çok hoş bir bitiriş cümlesi.
devamını gör...

pişkinliğin verdiği miskinlikle, size işi düştüğünü yoksa yüzünüze bile bakmayacağını kolaylıkla anlayabileceğiniz tip.
devamını gör...

otoparktan çıkarken bir gün, otopark görevlisinin uzaktan " abi gel gel, sol yap sol yap, şimdi kır, biraz daha gel abi..." diye diye yanına kadar gitmemle birlikte kadın olduğumu fark etmesiyle "abla kusura bakma erkek sandım" demesi sonrası olmamaya karar verdiğim kadındır. he ne oldu... bir sene sonra yine kesildi o saçlar. rahatlığına düşkünlüktür çünkü kısa saç.
devamını gör...

bir hızla kimseyi anlayıp dinlemeden giden kişilerin çok pişman olup geri dönmesidir.
devamını gör...

5 gün aç kalmıştım, param yoktu bir ekmek bile alacak. çok zoruma gitmişti.
devamını gör...

soru soran başlıkların her türlüsü.

bir de noktalama işareti kullanılan başlıklar var. evlerden uzak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece kitap okumak için bile yolculuğa çıktığımı biliyorum, kalabalıklar iş çıkışında yorgun giderken ben kendimi kitaba kaptırmayı seviyorum.otururum oturmam hiç farketmez,ses var ya da yok duyulmaz.otobus olmasın yeter*
kitap..dağda bayırda,tenhada kalabalıkta..her yerde.yeter ki iste!*
devamını gör...

coğrafya kelimesini ilk kullanan eratosthenes'in çizmiş olduğu harita kapak fotoğrafımı süslüyor. tabi o zamanlarda* sadece kuzey afrika, avrupa ve asya'nın bir kısmı biliniyordu.
devamını gör...

ben kesinlikle ve kesinlikle normal basılı kitabı seçerim bu versusta.

bir kere e-kitapta istediğim kitabımı istediğim gibi kullanamıyorum. istediğim yerlerin altını çizemiyorum. henüz yeni bir sistem olduğu için arşivi oldukça kısıtlı ve makinesi çok pahalı. makinesinin kendisini bir türlü amorti ettiğini düşünelim ama bu sefer de makinenin şarjının bitecek olması, belli bir süre sonra gözleri ağrıtacak olması durumları var.

bence e kitabın sadece iki avantajı var: kitabın basımı için ağaç kesilmiyor olması ve basılı kitaptan daha az yer kaplıyor olması. başka bir avantajı olduğunu düşünmüyorum.

basılı kitap ise öyle mi? milyonlarca kitap var, arşivi oldukça geniş yani. istediğim zaman istediğim cümlelerin altını çizebiliyorum, kitaba dokunabiliyorum. kitabı hissedebiliyorum ve bu beni okumaya teşvik ettiriyor. kitaplarımı kütüphanemde gördükçe bana bir okuma isteği geliyor, o basılı olan ve dolabımda durmakta olan kitaplar beni okumaya çağırıyor.

en önemlisi ise basılı kitapların şarjı bitmiyor ve e-kitap makinesi gibi gözleri ağrıtmıyor uzun bir süre.

yani demek o ki ben kesinlikle ve kesinlikle basılı kitabı, e-kitaba tercih ederim. belki e-kitaba göre biraz daha fazla para veririm kitaba ama olsun, buna değer...
devamını gör...

kısa ve güzel tanımlar giren yazar arkadaşımız.

takipteyiz efendim, nice güzel tanımlara.
devamını gör...

ne yazsam bilemedim ya cümle o kadar değişik başlayıp bi o kadar değişik yere gidiyor ki ne alaka diyorsun.
ya tamam sen kuzeninle yine evlen ama ülke ekonomisinin bu durumla alakası nedir? baslık parası yüzünden mi kuzeni sectin, kayıvalide damping mi yaptı, yabancı değilsin diye %5 iskonto mu yaptı.
koli bandıyla baldızı eşantiyon diye mi bantladı
devamını gör...

bir numaralı kaybeden olma ihtimali yüksek olan taraftır, daha çok seven.

çok seven karşıdakini ister istemez çok darlar, üstüne düşer.

üstüne düşülen kadın ya da erkek kaçar uzaklaşır.

her şeyi dozunda yapmak, dozunda bırakmak lazım. yoksa kaybeden olursunuz.
devamını gör...

üniversite sınavı öncesi zaten streslisin,saç baş darmadağın sınav başvurusu yapmak için okuluna gidiyorsun kayıt yaparken küçük bir kamera var oraya bakmanı istiyorlar-yani benim zamanımda bu şekildeydi-sende anlamsız bir ifade takınarak bakıyorsun bön bön..sonra ne mi oluyor? üniversite'yi kazanıyorsun öğrenci kartının üzerinde işte o yorgun yüz, saklıyorsun herkesten kimsenin eline geçmemesi için savaş veriyorsun hep dalga konusu oluyor, kimse birbirine öğrenci kartını gösteremiyor. bir zamanların tatlı trajedisini paylaşmak istedim sizlerle..
devamını gör...

ölümde buluşucaz ali kaptaaaaan !!!!!

dağlanacak ciğer bırakmamıştın be mete *
devamını gör...

made in türkiye nedir allasen? yarısı ingilizce yarısı türkçe. plaza edebiyatı mı kasıyorlar sarayda napıyorlar.
devamını gör...

alişan.
devamını gör...

hiç unutmam bir gün diye başlama zevkini vermeyeceğim kendime. neyse.

kpssye hazirlandigim donem, kurstan çıktım eve gitmek için dolmuşa bindim, bir yandan da deneme sınavı sorularını kontrol ediyorum. ücreti odemedigimi fark ettim. cuzdanimda sadece 5 lira olduğunu biliyorum, onu alıp hızlıca şoföre götürüp verdim, aklım sorularda. para üstü bekliyorum ayakta. o an şoförün 'aman tanrım' tepkisiyle elindeki paraya baktım. para değil beyaz bi kağıt parçası. hiç bakmadan elimdeki o kağıdı şoföre uzatmisim. sonra gerçek para verip rahatladim, denemeyi kontrol etmeyi eve bıraktım. bi sakin dönüş yolu.

otobüse akbil basmak yerine kredi kartını tutup, ses gelmesini beklerken şoförün oradan çekmiyor maalesef demesi, otobuse binmeden hemen önce kart çıkarmak yerine evin anahtarını çıkarıp, son anda fark etmek şeklinde çeşitlenen dalgınlıklarımdan dinlediniz. herkese iyi geceler, sağlık ve mutlulukla kalın.
devamını gör...

bahis yapmayı seven biriyim. o yüzden konuyla ilgili birkaç kelam edeyim dedim. evvela bahis için yatırdığım parayı unuturum. benim için yok hükmündedir. keyfim için harcadığım bir paradır ve bu paranın dönüşü olacağı beklentisine girmem. yıllardır bu oyun içerisinde kendime göre yarattığım alışkanlıklarım var. bunları bozmadığım müddetçe de ağzımın tadı bozulmuyor. misal ben genelde tek farklı bitecek maçlar ve beraberlik kokan maçları bulmaya çalışırım. onların haricinde kendimi dağıtmam. sistem kuponu yaparım ve misli kupon yapma işine skor bahsi hariç hiç bulaşmam. türkiye ligine ve çoğu tanınan lige bahis yapmam. misal kafama silah dayasanız üç büyüklerin maçlarına bana bahis oynatamazsınız. yüzde bir milyon emin de olsanız, beni filistin askısında da sallandırsanız o bahsi bana yaptıramazsınız. zira kendinizden bir kere ödün verirseniz bu oyun sizi bitirir. avrupa'daki tanınmış büyük takımların maçlarına da hiç bulaşmam.

dedim ya kendime göre alışkanlıklarım var. oynamayı sevdiğim bahis türü anlamında kendimce belirlediğim ligler var. bilinenin aksine bu iş için brezilya seri-a ve özellikle seri-b biçilmiş kaftandır. yani maçlar öyle çok gollü geçmez. farklı skorlar da çıkar ama az çıkar. istikrar abidesi takımlar vardır. 2-1'e 1-0'a abone olan, onlardan asla vazgeçmem. mesela geçen sene coritiba'nın çok ekmeğini yedim. tabi netice de sokağa attığınız para gibi baksanız da ortaya bir para koyuyorsunuz. o yüzden ders çalışır gibi çalışırım bu merete. hakkını veririm yani. mükellef bir oran yakalamışsam da tuttuğu gün çekerim. bırakmam hesapta. bahis yapılacak kadar tutar kafidir. o yüzden gerisini hesapta bulundurmanın lüzumu yoktur. şeytan meytan dürter maazallah! oh ihaleyi yine bıraktık şeytana. garibim zaten her şeyden sorumlu.

neyse efendim bahis bile emek işidir, çalışma işidir ve bazıları şaşıracaktır ama disiplin işidir. yoksa 2250 yıldızlı otellerde tatil yapma hayali kurarken, kendinizi simit satarken bulabilirsiniz. bu iş keyif işidir bunu akıldan çıkarmamak lazım. sınırınızı bilmiyorsanız ve hırs yapıyorsanız hiç bulaşmamanız gerekir. yok efendim x kişiden borç almıştım, elime para geçti, şu maça basayım paramı katlayayım falan moduna girerseniz yıkım yakındır. kendinizi tefeciye bulaşmış sayabilirsiniz zira böyle çok örnek gördüm. kaybettikçe bulup, buluşturup zararınızı gidermeye kalktığınız an kendi ipinizi çekmişsiniz demektir.

hülasa; bahis yapmayı seviyorum. kuponlarım tutunca bundan da büyük keyif alıyorum. ama asla kendi çizgimin dışına çıkmıyorum. çünkü gördüğüm örnekler beynime o kırmızı çizginin geçilmemesi gerektiğini çivi gibi çaktı. o yüzden bu işin müptelası olacaksanız da kontrollü müptela olun, huzurunuzun ve yaşam dinamiklerinizin altına dinamit koymayın.

neyse bugün güzel maçlar var gidip biraz kupon çalışması yapayım *

tanım: dünyadaki bahis oranlarına kıyasla daha düşük oranlara sahip olan, azı karar çoğu zarar keyifli bir oyun türü.
devamını gör...

tanım yazmaya üşendiğim başlık. zira çok var. ama onlar kendilerini biliyor zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim