iz-le radyo yayını
interaktif bir öykü mü, canlı yayında, hımmm çok ilginç diye başlayan bir sohbetin ardı. biz denedik. üretmekten de oldukça keyif aldık. umuyoruz ki siz de eşlikçimiz olur iz'lerden yola çıkıp bir öykünün inşasına el atarsınız.
n: bu bir hatırlatma ve davet tanımıdır. herkese değil, kurmacayı gönlünde taşıyanlara. o halde cuma akşamı iz-le radyo yayını başlığında... *
n: bu bir hatırlatma ve davet tanımıdır. herkese değil, kurmacayı gönlünde taşıyanlara. o halde cuma akşamı iz-le radyo yayını başlığında... *
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın oradaki.
bugün izmir 39 derece ve mahalleye çok güzel bir kız gelmiş.
bugün izmir 39 derece ve mahalleye çok güzel bir kız gelmiş.
devamını gör...
gördüğünüz zaman midenizi bulandıran kıyafetler
erkeklerin giydiği dar kot. böyle bir rezalet yok, olamaz ya.
devamını gör...
sözlük yazarlarının konuştuğu kişi sayısı
asıl başlık (bkz: kafa sözlük yazarlarının kafa sözlük'ten konuştuğu kişi sayısı) olacaktı ama malum harf sınırı.
t: kafa sözlük yazarlarının kafa sözlük chatinden konuştuğu kişi sayısını paylaştıkları başlık.
ben başlayayım.
ilk geldiğimde mesaj atan karambol ve kafa sözlük hesabı dahil tam 114. şaka değil. tek tek saydım.
t: kafa sözlük yazarlarının kafa sözlük chatinden konuştuğu kişi sayısını paylaştıkları başlık.
ben başlayayım.
ilk geldiğimde mesaj atan karambol ve kafa sözlük hesabı dahil tam 114. şaka değil. tek tek saydım.
devamını gör...
seri tanım silme özgürlüğü
yav bunun üzerine bin tane başlık açıldı üstelik şikayet hattı başlığı da mevcut. bu tarz yeni açılan başlıklar “ben ilgi görmek istiyorum”dur bana göre.
ne yazdın ki bu kadar? roman mı yazdın? entrylerin dursa ne olacak? ha devlete mi sövdün? e yazarken göze almışsın bunu zaten kardeşim.
anonimliğine zeval mi gelecek diye endişelisin? sanmıyorum, çünkü pp koymuşsun. net olmasa da polis savcı vs isteyen netleştirir görüntüyü. neyse ne.
demek istediğim sözlükteki bitmez vedaların yazarları gına getirdiniz anacım. bir kere de showsuz çözün meselenizi.
ne yazdın ki bu kadar? roman mı yazdın? entrylerin dursa ne olacak? ha devlete mi sövdün? e yazarken göze almışsın bunu zaten kardeşim.
anonimliğine zeval mi gelecek diye endişelisin? sanmıyorum, çünkü pp koymuşsun. net olmasa da polis savcı vs isteyen netleştirir görüntüyü. neyse ne.
demek istediğim sözlükteki bitmez vedaların yazarları gına getirdiniz anacım. bir kere de showsuz çözün meselenizi.
devamını gör...
din kitlelerin afyonudur
'eğer tribünden gelen sesler süren savaşlardaki mazlumun sesini kısıyorsa futbol da afyondur' demiş şair.
velhasılı bizlerde mankurtlaştırma yaratacak tüm şeyler afyondur.
velhasılı bizlerde mankurtlaştırma yaratacak tüm şeyler afyondur.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
2.
kum taneleri ayaklarının altında minik fısıltılar halinde kayıp gidiyordu. kadın merak içinde kumları izliyor, attığı her adımda bir sağa bir sola kaçışmalarını görüyordu. ama duyamıyordu. çünkü rüzgarın uğultusu ve dalgaların sesi bu milyonlarca minik fısıltıyı bastıracak kadar güçlüydü. hızlı adımlarla yürüyor. attığı her adımda hedefine ulaşacakmış gibi hissediyordu. oysa ne gittiği bir yer vardı ne de gitmek istediği.
kulaklığını taktı. kum tanelerini duyamıyorsa müziğin ritmini yakalayacaktı. rastgele bir parçayı açtı. kanun sesi doldu kulağına. melike şahin kara orman ne çok severdi bu şarkıyı.
"içine işlemiş sır derdin ne?
geçtin mi ürkerek hiç kendinden?
bam telinin üstünde bi' yere
konmuş bir kuştum döndüm evime."
içine çektiği her bir nefesle beraber hüznün de dolmasına izin verdi. uzun bir yol olacaktı bu. döndü. okumaya başladı kendini. uzun zamandır yapmadığı, yapmaktan korktuğu yüzleşmenin vakti gelip çatmıştı. sahi onun sırları neydi? anlatmaktan en çok korktuğu acısı?.. yüreğinin derinlerine doğru uzandı. tuttu taa en diplerde sakladıklarını. bu değil dedi, bunun hala biraz közü var ama bu da sönmek üzere, peki ya bu? evet, evet işte buydu. şu ara en çok kendini acıtan "kendi iki yüzlülüğüydü."
konuş bakalım, dedi. madem iki yüzlüsün anlat. koy ikisini de şuraya döksün herkes eteklerindeki taşı, ne olacaksa olsun artık.
+ senin kahkahaların asıl suçlu.
- saçmalama kahkahalarım benim bütünüm, asıl senin ağlak halin sıkıntı.
+ ben en azından dürüstüm acı çekerken o gülüş nedir? insanlar seni hep neşeli, hayattan zevk alan biri diye tanımlıyor. oysa geceleri yastığına başını koyduğunda gelmeyen sabahları kimseye anlatamıyorsun.
-uyandığımda yeni bir gün doğuyor farkındasın değil mi? güneşle birlikte hüzün de gidiyor. ve keyif alıyorum yaşamaktan. senin şu meymenetsiz halin yüzünden hep o bitmeyen upuzun geceler. ne olurdu sanki biraz daha umursamaz olsan? her söylenen cümleyi, her acıyı en dibine kadar yaşamak için tekrar tekrar düşünmesen.
+ senin gibi yapayım yani, yok sayayım. bu eğlenceli, aaa bu çok komik, bu ne kadar da keyifli. hayatının yarısından çoğu hüzünlü. yadsıyarak yok edemiyorsun. yok saydığında sadece biraz daha ötelemiş oluyorsun ve sonrasında koskocaman dağlar ile yüzleşiyoruz, kendine gel.
- tamam hadi söyle. değiştiremeyeceğimiz, düzeltemeyeceğimiz ne var?
+ ellerinin arasından kayıp gitmesine izin verdiğin o yıldız mesela?
-...
+ susarsın tabii. ne oldu? acıdı değil mi? hani sana çok benziyordu. hani şu hayatta kendin gibi olan diğer yarını bulmuştun? sesi huzur veriyordu. gülüşü, gününü aydınlatıyordu. "seninle konuşacağımız, okuyacağımız , anlatacağımız sekizi yüz elli iki bin kilometre var." demiştin zeze'den alıntılayarak. ne oldu söyle? neden cesur değilsin? birazcık yürekli olsaydın, biraz hüzne dayanabilseydin şimdi bu konuşmayı yapmak lüzumunda bile olmayacaktık.
- anlamıyorsun. senin için baş etmek kolay. benim için değil. çıkmazlarla yüzleşemiyorum. bilinmezlik beni korkutuyor. yeni başlangıçlar da öyle. bilmediğim bir yerde, yaşamadığım bir yürekte yeniden başlayamam ki. alışık olduğum bir hayatım, bir düzenim var. yıllardır çabaladım bu dünyayı kurmak için. çok emek verdim. şimdi hepsini elimin tersi ile itemem ki. hem bunu istemiyorum da. üstelik sen inanmasan da gerçekliğine, mutluyum da. evet bazen yaşadıklarım, geçmişim ağır geliyor; yeni bir başlangıç yapmak istiyorum ama üzerine düşündüğümde diyorum ki hayır ben mutluyum. terazi eşit diyorum ya hep, aslında değil. mutluluğum, mutsuzluğuma üstün ki hala buradayım.
+ yani onu da unutarak öldüreceksin, o çok sevdiğin zeze gibi?
- hayır. ona bir söz verdim. unuttun mu? hatırlayarak yaşatacağız birbirimizi , demiştim. onu unutmuyorum. günüme gülerek devam etsem de senin kazanmana izin verip hüzünlensem de o, hep orada olacak. yüreğimin bir parçası onun. sadece hayatımda olmayacak.
+ anladım biz iflah olmayacağız. bu savaş hep devam edecek. senin zaferin güneşin, benimse karanlık. ama onu yüreğinde yaşatmayı düşündüğün her gün ben de burada olacağım unutma. çünkü o senin kaçmak istediğin tarafın ve yokluğu da hep acıtacak.
-acıtacak. acıtsın. eğer onu yaşatmanın bedeli senin güçlenmense de unutma ne kadar acısa da her gün yeniden güneş doğacak. uyandığımda yine bir gülümseme ilişecek yüzüme.
kum taneleri ayaklarının altında minik fısıltılar halinde kayıp gidiyordu. kadın merak içinde kumları izliyor, attığı her adımda bir sağa bir sola kaçışmalarını görüyordu. ama duyamıyordu. çünkü rüzgarın uğultusu ve dalgaların sesi bu milyonlarca minik fısıltıyı bastıracak kadar güçlüydü. hızlı adımlarla yürüyor. attığı her adımda hedefine ulaşacakmış gibi hissediyordu. oysa ne gittiği bir yer vardı ne de gitmek istediği.
kulaklığını taktı. kum tanelerini duyamıyorsa müziğin ritmini yakalayacaktı. rastgele bir parçayı açtı. kanun sesi doldu kulağına. melike şahin kara orman ne çok severdi bu şarkıyı.
"içine işlemiş sır derdin ne?
geçtin mi ürkerek hiç kendinden?
bam telinin üstünde bi' yere
konmuş bir kuştum döndüm evime."
içine çektiği her bir nefesle beraber hüznün de dolmasına izin verdi. uzun bir yol olacaktı bu. döndü. okumaya başladı kendini. uzun zamandır yapmadığı, yapmaktan korktuğu yüzleşmenin vakti gelip çatmıştı. sahi onun sırları neydi? anlatmaktan en çok korktuğu acısı?.. yüreğinin derinlerine doğru uzandı. tuttu taa en diplerde sakladıklarını. bu değil dedi, bunun hala biraz közü var ama bu da sönmek üzere, peki ya bu? evet, evet işte buydu. şu ara en çok kendini acıtan "kendi iki yüzlülüğüydü."
konuş bakalım, dedi. madem iki yüzlüsün anlat. koy ikisini de şuraya döksün herkes eteklerindeki taşı, ne olacaksa olsun artık.
+ senin kahkahaların asıl suçlu.
- saçmalama kahkahalarım benim bütünüm, asıl senin ağlak halin sıkıntı.
+ ben en azından dürüstüm acı çekerken o gülüş nedir? insanlar seni hep neşeli, hayattan zevk alan biri diye tanımlıyor. oysa geceleri yastığına başını koyduğunda gelmeyen sabahları kimseye anlatamıyorsun.
-uyandığımda yeni bir gün doğuyor farkındasın değil mi? güneşle birlikte hüzün de gidiyor. ve keyif alıyorum yaşamaktan. senin şu meymenetsiz halin yüzünden hep o bitmeyen upuzun geceler. ne olurdu sanki biraz daha umursamaz olsan? her söylenen cümleyi, her acıyı en dibine kadar yaşamak için tekrar tekrar düşünmesen.
+ senin gibi yapayım yani, yok sayayım. bu eğlenceli, aaa bu çok komik, bu ne kadar da keyifli. hayatının yarısından çoğu hüzünlü. yadsıyarak yok edemiyorsun. yok saydığında sadece biraz daha ötelemiş oluyorsun ve sonrasında koskocaman dağlar ile yüzleşiyoruz, kendine gel.
- tamam hadi söyle. değiştiremeyeceğimiz, düzeltemeyeceğimiz ne var?
+ ellerinin arasından kayıp gitmesine izin verdiğin o yıldız mesela?
-...
+ susarsın tabii. ne oldu? acıdı değil mi? hani sana çok benziyordu. hani şu hayatta kendin gibi olan diğer yarını bulmuştun? sesi huzur veriyordu. gülüşü, gününü aydınlatıyordu. "seninle konuşacağımız, okuyacağımız , anlatacağımız sekizi yüz elli iki bin kilometre var." demiştin zeze'den alıntılayarak. ne oldu söyle? neden cesur değilsin? birazcık yürekli olsaydın, biraz hüzne dayanabilseydin şimdi bu konuşmayı yapmak lüzumunda bile olmayacaktık.
- anlamıyorsun. senin için baş etmek kolay. benim için değil. çıkmazlarla yüzleşemiyorum. bilinmezlik beni korkutuyor. yeni başlangıçlar da öyle. bilmediğim bir yerde, yaşamadığım bir yürekte yeniden başlayamam ki. alışık olduğum bir hayatım, bir düzenim var. yıllardır çabaladım bu dünyayı kurmak için. çok emek verdim. şimdi hepsini elimin tersi ile itemem ki. hem bunu istemiyorum da. üstelik sen inanmasan da gerçekliğine, mutluyum da. evet bazen yaşadıklarım, geçmişim ağır geliyor; yeni bir başlangıç yapmak istiyorum ama üzerine düşündüğümde diyorum ki hayır ben mutluyum. terazi eşit diyorum ya hep, aslında değil. mutluluğum, mutsuzluğuma üstün ki hala buradayım.
+ yani onu da unutarak öldüreceksin, o çok sevdiğin zeze gibi?
- hayır. ona bir söz verdim. unuttun mu? hatırlayarak yaşatacağız birbirimizi , demiştim. onu unutmuyorum. günüme gülerek devam etsem de senin kazanmana izin verip hüzünlensem de o, hep orada olacak. yüreğimin bir parçası onun. sadece hayatımda olmayacak.
+ anladım biz iflah olmayacağız. bu savaş hep devam edecek. senin zaferin güneşin, benimse karanlık. ama onu yüreğinde yaşatmayı düşündüğün her gün ben de burada olacağım unutma. çünkü o senin kaçmak istediğin tarafın ve yokluğu da hep acıtacak.
-acıtacak. acıtsın. eğer onu yaşatmanın bedeli senin güçlenmense de unutma ne kadar acısa da her gün yeniden güneş doğacak. uyandığımda yine bir gülümseme ilişecek yüzüme.
devamını gör...
arayıp sormayan kızın senden hoşlanma ihtimali
devamını gör...
markalaşmış normal sözlük yazarları
kimsenin gidişi infial yaratmaz. kimler geldi kimler geçti, 2-3 gün sonra konuşulma oranları gözle görülür derecede azaldı ve bitti. unutmak demeyelim ama o olacağı sanılan büyük infial kimsede olmadı, olmaz.
devamını gör...
hiç mi yok
vallahi de billahi de yok be abi. satıcıda bir mahçubiyet ve ispatlama durumu söz konusu olur. senden önce bir abi geldi, aa bak şurada ona da yok dedim. müşteri ikna edilmeye çalışılır.
devamını gör...
kadın yazarların şu an yaptıkları
babanlayım.
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
başlığı açan arkadaştan daha fazla ciddiye alacağım kesindir.
devamını gör...
siftah
miktarı önemli olmayan kavramdır.
bereket getirdiğine inanılır.
siftah yapılacak ürün için pazarlık yapılmaz.
bereket getirdiğine inanılır.
siftah yapılacak ürün için pazarlık yapılmaz.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
dipteyim,sondayım,depresyondayım. yalvarırım gel de kurtar.
devamını gör...
küpe takan erkek modeli
içinde bulunduğum model.
çirkinim ama küpe takmanın bana yakıştığını düşünüyorum.
çirkinim ama küpe takmanın bana yakıştığını düşünüyorum.
devamını gör...
sevgiliyi aldatmak
"aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun, medeni hali şerefsizdir." aziz nesin
devamını gör...
ralph
her işim bir garip benim, bugün olur dediğim, yarın olur toz duman.
püf diye üflerler beni, çizerler üzerimi, işlerine geldiği zaman.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
sus ya da çek git diyorlar, teke tek gelmiyorlar, yumruğumu sıktığım zaman.
bir karanlık sardı beni, çökertti gök kubbemi, hadi yine işiniz tamam.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
püf diye üflerler beni, çizerler üzerimi, işlerine geldiği zaman.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
sus ya da çek git diyorlar, teke tek gelmiyorlar, yumruğumu sıktığım zaman.
bir karanlık sardı beni, çökertti gök kubbemi, hadi yine işiniz tamam.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
devamını gör...
anın fotoğrafı
kazanıldığında anı kaybettiren.
devamını gör...

