kardeşi olanların bildiği şeyler
kavga etmek, dalga geçmek, aşağılamaktır. ama bunu sadece ben yapabilirim. başkası asla.
devamını gör...
burunlu otobüs
zamanın gerisinde geçen türk filmlerinde görebileceğimiz taşıt. bazen hollywood filmlerinde de boy gösterir. amerikalı'dan ziyade şoförleri meksikalı'dır.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
sözlük emekçisi, kurucusu.ilk artısını aldım da geldim. başka sitelerde olsa büyük lüks sayılırdı belki*halkla iç içe bir sözlük.yine gülücük.
devamını gör...
meja (yazar)
''meja dili ve edebiyatı'' adı altında sözlükte yeni bir bölüm açılacağını duydum. faydalı olacaktır diye düşünüyorum. kendisinin açtığı bazı başlıklar bana bir kaç ışık yılı uzakta oluyor. zira ilgi alanlarıma girmiyor. tabi onları anlayacağım diye kırk takla atarken, kabuğumun üzerinde ters dönüyorum ki, vay halime. neyse işi çözdüm ama, yavaş yavaş öğreniyorum. yakında kaplumbağalar ve yapay zeka adında bir makale yayınlamak niyetindeyim.
işin latifesi bir yana kalemi daim olsun diyelim. okuyoruz, öğreniyoruz fazlasına ne hacet.
işin latifesi bir yana kalemi daim olsun diyelim. okuyoruz, öğreniyoruz fazlasına ne hacet.
devamını gör...
sikkim eyaleti
hindistan’ın kuzey doğusundaki sikkim eyaleti, bir zamanlar himalayalar'da kurulu küçük bir krallıktı. 1975'te yapılan bir referandum sonucunda hindistan'a bağlanmıştır. bir dağ oyularak inşa edilen sikkim’deki pakyong havalimanı güzelliğinin yanında “mühendislik harikası” olarak da tanımlanır ve pek çok kişi tarafından dünyanın en güzel havaalanı olarak görülür. havaalanı zirveler, buzullar ve yüksek göllerin yer aldığı sikkim eyaletindeki turizmi canlandırmış durumdadır.
eyalet aynı zamanda dünyanın en yüksek üçüncü dağı olan kanchenjunga'ya da ev sahipliği yapar.
eyalet aynı zamanda dünyanın en yüksek üçüncü dağı olan kanchenjunga'ya da ev sahipliği yapar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
mandalinayı çok sevdiğimden ve bazen canım çok çektiğinden oda arkadaşımın mandalinasından gizlice bir tane yiyorum. hayır ya ne demek hırsızlık göz hakkı aaaa çok ayıp sakın demeyin öyle şeyler bana ağlarım.
devamını gör...
hristiyanismail
an itibariyle çaylaklığı sona eren yazar. desteğiniz için çok teşekkür ediyorum dostlar. hiçbir başarı cezasız kalmaz.
devamını gör...
sözlüğün ekşimeye başlaması
sol akışta boş konularda boş muhabbetler yapan, aklına gelen her naneyi başlık haline getiren, patavatsız, görgüsüz yazarlardan, trollcüklerden dolayı meydana gelen durumdur.
yoksa birbirini öven, beğenen ya da karikatür paylaşanlar yüzünden ekşime gibi bir durum söz konusu değildir!
yoksa birbirini öven, beğenen ya da karikatür paylaşanlar yüzünden ekşime gibi bir durum söz konusu değildir!
devamını gör...
patron mutlu son istiyor
2014 yılında kıvanç baruönü’nün yönetmenliğinde yılmaz erdoğan'ın senaristliğinde çekilen romantik komedi filmidir.
sinan (tolga çevik) filmde şaşkın bir senaristi oynamaktadır. patronu isfendiyar onu ürgüp'e bir film yazması için gönderir. üç şartı vardır. aman öyle çok abartılacak şartlar değil canım. komik olsun, içinde aşk olsun ve mutlu sonla bitsin. ne var bunlarda sanki hıh?
sinan ürgüp'e gelir gelmesine ama yazma işini bir türlü beceremez. uğraşırda uğraşır başlangıcını bile yapamaz. ah bir başlasa zaten.
sinan küçük bir butik otele gelir. tam giriş yapacakken bir güzel girer kapıdan içeri sinan'ın aklını başından iyice alacak olan. eylül! ( sinan'ın 'lambadan çıkan cin dile benden ne dilersen dediğinde dilenecek üç şeyden üçü de sensin' dediği kadın.) sevimli, akıllı, tatlı mı tatlı...
fakat sinan'ı kötü bir sürpriz bekler. eylül (ezgi mola) nişanlıdır. hemde eski dost yeni düşman olan faruk'la (murat başoğlu). faruk'la sinan çok eskiden can arkadaşlardır. faruk sinan'ın sevgilisini alır elinden. sonra o dostluk düşmanlığa dönüşür. sinan unutmaz faruk umursamaz yıllar geçer. faruk çok çok ünlü bir aktör olur ve butik otel sahibi izzet beyin kızı eylül ile nişanlanır. ama faruk hak eder mi eylül'ü sinan'ın aklını karıştıran budur.
sinan kendi aşkını yazmaya koyulur. çokta güzel gider isfendiyar'ın dibi düşer aa bir bakar sonu yok. çabuk dön oraya ve bu filmin sonunu mutlu yaz der. peki ya sinan bunu becerebilecek mi?
film renkli karakterler barındırıyor içinde. atçı arif rolüyle erkan can sinan'a arkadaşlık yapıyor film boyu. araba tamircisiyle (mustafa uzunyılmaz) diyalogları güldürüyor. taksici lokman'la (ersin korkut) yine gülümsetiyor.
gerek oyunculuk gerek müzikler, gerek görsel güzellik çekiyor seyirciyi filme.
iyi seyirler efem...
sinan (tolga çevik) filmde şaşkın bir senaristi oynamaktadır. patronu isfendiyar onu ürgüp'e bir film yazması için gönderir. üç şartı vardır. aman öyle çok abartılacak şartlar değil canım. komik olsun, içinde aşk olsun ve mutlu sonla bitsin. ne var bunlarda sanki hıh?
sinan ürgüp'e gelir gelmesine ama yazma işini bir türlü beceremez. uğraşırda uğraşır başlangıcını bile yapamaz. ah bir başlasa zaten.
sinan küçük bir butik otele gelir. tam giriş yapacakken bir güzel girer kapıdan içeri sinan'ın aklını başından iyice alacak olan. eylül! ( sinan'ın 'lambadan çıkan cin dile benden ne dilersen dediğinde dilenecek üç şeyden üçü de sensin' dediği kadın.) sevimli, akıllı, tatlı mı tatlı...
fakat sinan'ı kötü bir sürpriz bekler. eylül (ezgi mola) nişanlıdır. hemde eski dost yeni düşman olan faruk'la (murat başoğlu). faruk'la sinan çok eskiden can arkadaşlardır. faruk sinan'ın sevgilisini alır elinden. sonra o dostluk düşmanlığa dönüşür. sinan unutmaz faruk umursamaz yıllar geçer. faruk çok çok ünlü bir aktör olur ve butik otel sahibi izzet beyin kızı eylül ile nişanlanır. ama faruk hak eder mi eylül'ü sinan'ın aklını karıştıran budur.
sinan kendi aşkını yazmaya koyulur. çokta güzel gider isfendiyar'ın dibi düşer aa bir bakar sonu yok. çabuk dön oraya ve bu filmin sonunu mutlu yaz der. peki ya sinan bunu becerebilecek mi?
film renkli karakterler barındırıyor içinde. atçı arif rolüyle erkan can sinan'a arkadaşlık yapıyor film boyu. araba tamircisiyle (mustafa uzunyılmaz) diyalogları güldürüyor. taksici lokman'la (ersin korkut) yine gülümsetiyor.
gerek oyunculuk gerek müzikler, gerek görsel güzellik çekiyor seyirciyi filme.
iyi seyirler efem...
devamını gör...
alkolün dehidrasyon etkisi
hayat kurtaran bilgiler kuşağında sponsorunuz buyucu ile bu hafta alkol ve yarattığı susuzluk etkisini inceliyoruz. hazırsanız kemerlerinizi bağlayın, başlıyoruz.
1. alkol boş mideyle içilirse çok daha hızlı emilir ve kana karışır. bu yüzden alkolün yanında yemek, veya yemeğin üstüne içmek alkolün emilmesini yavaşlatır. yemek yemek iyidir. yemek iyidir dedik diye de biranın yanında hamburger gömüp sonra "yauv bira çok göbek yapıyor kilo aldırıyor" falan demeyin. bir şişe 33lük bira 139 kalori, yani 2.5 yeşil elma kadar falan. bakınız kaynak.
2. alkol tükettikçe kanda birikimi artacaktır. kan vücuttaki her yere erişim sağlayan bir şey olduğu için bu da bütün organlarınızın bundan etkileneceği anlamına gelir. daha fazla alkol, beyne giden daha fazla alkol, uyuşukluk ve kafa karışıklığı, sarhoşluk vs. sistem bu şekilde işliyor.
3. peki ne yapmak lazım. kandaki alkol miktarını azaltmak gerekiyor. bunu da 2 şekilde yaparsınız. a) karaciğeriniz alkolü parçalar, b) işer ve alkolü atarsınız.
4. alkol metabolizması çok yavaştır. karaciğer bütün çabasına rağmen 1 saatte en fazla bir 33lük birayı, veya bir küçük kadeh şarabı, veya bir shot likörü parçalayabilir. fazlası yok.
5. alkol parçalanınca ortaya asetaldehit çıkar, ki kendisi pek de sevimli bir kimyasal değil. toksik yani. karaciğeriniz bunu da asetat denen toksik olmayan forma dönüştürür.
alkol bu asetaldehite dönüşmeden önce, kanda birikir diye bahsettiğim üzre vücudun her yerinden saptanabilir. örneğin akciğerler. alkolmetreye üflediğinizde verdiğiniz havayla birlikte alkol de üflersiniz. o da cihazda birtakım reaksiyonlara girerek kandaki yaklaşık alkol miktarını gösterir. bu madde için özel bakınızlar: (bkz: alkolmetre) (bkz: blood alcohol concentration)
6. alkol, ayrıca vücut metabolizmasına da etkiyerek vasopressin denen hormonun üretim miktarını azaltır. bu hormon sizin sürekli çişe çıkmanızı engelleyen hormon. vücutta su tutulumunu sağlar. antidiüretiktir. bu hormon az üretilirse çok fazla çişe çıkarsınız, su kaybedersiniz, dehidrasyona uğrarsınız.
7. velhasıl, alkolle birlikte bol bol su için. içmezseniz hem alkolün metabolitlerinden kurtulmak için atılan su, hem de alkolün doğrudan işettirmesi yüzünden su kaybedersiniz ve kan miktarınız azalır. bu da kandaki alkol oranını artırır. ayrıca alkolün parçalanması, su kaybına kıyasla çok yavaştır. yani çok hızlı su kaybedersiniz ama yavaş yavaş alkolü parçalarsınız. bu durumu dengelemek için de su tüketip kan alkol seviyesini düşük tutmanız lazım.
1. alkol boş mideyle içilirse çok daha hızlı emilir ve kana karışır. bu yüzden alkolün yanında yemek, veya yemeğin üstüne içmek alkolün emilmesini yavaşlatır. yemek yemek iyidir. yemek iyidir dedik diye de biranın yanında hamburger gömüp sonra "yauv bira çok göbek yapıyor kilo aldırıyor" falan demeyin. bir şişe 33lük bira 139 kalori, yani 2.5 yeşil elma kadar falan. bakınız kaynak.
2. alkol tükettikçe kanda birikimi artacaktır. kan vücuttaki her yere erişim sağlayan bir şey olduğu için bu da bütün organlarınızın bundan etkileneceği anlamına gelir. daha fazla alkol, beyne giden daha fazla alkol, uyuşukluk ve kafa karışıklığı, sarhoşluk vs. sistem bu şekilde işliyor.
3. peki ne yapmak lazım. kandaki alkol miktarını azaltmak gerekiyor. bunu da 2 şekilde yaparsınız. a) karaciğeriniz alkolü parçalar, b) işer ve alkolü atarsınız.
4. alkol metabolizması çok yavaştır. karaciğer bütün çabasına rağmen 1 saatte en fazla bir 33lük birayı, veya bir küçük kadeh şarabı, veya bir shot likörü parçalayabilir. fazlası yok.
5. alkol parçalanınca ortaya asetaldehit çıkar, ki kendisi pek de sevimli bir kimyasal değil. toksik yani. karaciğeriniz bunu da asetat denen toksik olmayan forma dönüştürür.
alkol bu asetaldehite dönüşmeden önce, kanda birikir diye bahsettiğim üzre vücudun her yerinden saptanabilir. örneğin akciğerler. alkolmetreye üflediğinizde verdiğiniz havayla birlikte alkol de üflersiniz. o da cihazda birtakım reaksiyonlara girerek kandaki yaklaşık alkol miktarını gösterir. bu madde için özel bakınızlar: (bkz: alkolmetre) (bkz: blood alcohol concentration)
6. alkol, ayrıca vücut metabolizmasına da etkiyerek vasopressin denen hormonun üretim miktarını azaltır. bu hormon sizin sürekli çişe çıkmanızı engelleyen hormon. vücutta su tutulumunu sağlar. antidiüretiktir. bu hormon az üretilirse çok fazla çişe çıkarsınız, su kaybedersiniz, dehidrasyona uğrarsınız.
7. velhasıl, alkolle birlikte bol bol su için. içmezseniz hem alkolün metabolitlerinden kurtulmak için atılan su, hem de alkolün doğrudan işettirmesi yüzünden su kaybedersiniz ve kan miktarınız azalır. bu da kandaki alkol oranını artırır. ayrıca alkolün parçalanması, su kaybına kıyasla çok yavaştır. yani çok hızlı su kaybedersiniz ama yavaş yavaş alkolü parçalarsınız. bu durumu dengelemek için de su tüketip kan alkol seviyesini düşük tutmanız lazım.
devamını gör...
homo sapiens
modern insanın en yakın atası. günümüz insanı homo sapiens'in alt türü olan homo sapiens sapiens olarak isimlendirilir ki bunun nedeni düşündüğünün üzerine düşünebilen insan anlamına gelmesidir. bu tanım, descartes'in cogito ergo sum ifadesine dayanır. o halde kısaca diyebiliriz ki homo sapiens ve homo sapiens sapiens arasındaki fark, bir bilinçlilik-aydınlanma farkıdır.
devamını gör...
normal sözlük’ün çok sıkıcı olması sorunsalı
buraya yazan 49 yazarın* bu başlığa yazmak yerine diğer başlıklara yazmaya başlayarak çözebileceği, sorunsal olmayan sorunsaldır.
akıştan sıkılan arkadaşları (bkz: rastgele butonu) 'na alalım. çekinmeyin yazın valla formata uygun yazdığınız sürece kızmıyolla.
akıştan sıkılan arkadaşları (bkz: rastgele butonu) 'na alalım. çekinmeyin yazın valla formata uygun yazdığınız sürece kızmıyolla.
devamını gör...
sohbeti devam ettirme çabaları
çabayla devam eden sohbetten hayır gelmez
devamını gör...
15 ocak 2021 hollanda hükümeti istifa etmesi
biz siyasette böyle onurlu davranışlara alışkın değiliz. adam çalıyor ama çalışıyor deriz.
devamını gör...
ilişkilerden edinilen tecrübe
annesi gibi x kişisisinin her şeyine koşmayın.
hep verici taraf olmayın.
vazgeçilmez olduğunu hissettirmeyin.
size ait yaşamdan,arkadaşlarınızdan, kişisel alanınızdan ve hobilerinizden asla ama asla vazgeçmeyin.
aile problemleri ve çocukluğa dair travmaları olanlardan uzak durun.
hep verici taraf olmayın.
vazgeçilmez olduğunu hissettirmeyin.
size ait yaşamdan,arkadaşlarınızdan, kişisel alanınızdan ve hobilerinizden asla ama asla vazgeçmeyin.
aile problemleri ve çocukluğa dair travmaları olanlardan uzak durun.
devamını gör...




