karşılıklı nickaltı giren erkek ve kadın
bir mahsuru mu var dediğim başlıktır.
ben mesela, sevdiğim yazar kimse överim. kadınmış, erkekmiş her kim ise beni ilgilendirmiyor. ben burada tutankamonun laneti olarak varım. ne fazlası ne eksiği değilim. sadece yazarım. burada çok değerli insanlar ile konuşuyorum. onlardan çok şey öğreniyorum. hem yazıyor, hem muhabbet ediyor hem de seve seve nickaltı giriyorum.*
ben mesela, sevdiğim yazar kimse överim. kadınmış, erkekmiş her kim ise beni ilgilendirmiyor. ben burada tutankamonun laneti olarak varım. ne fazlası ne eksiği değilim. sadece yazarım. burada çok değerli insanlar ile konuşuyorum. onlardan çok şey öğreniyorum. hem yazıyor, hem muhabbet ediyor hem de seve seve nickaltı giriyorum.*
devamını gör...
yüksek askeri şura
--- alıntı ---
yüksek askerî şûra (kısaca yaş), ankara'da yalnızca barış zamanlarında görev yapmak üzere oluşturulan kurul. yüksek askerî şûra ilk olarak 1972 yılında toplanmıştır.
yüksek askerî şûra, cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği cumhurbaşkanı yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanır. cumhurbaşkanı gerektiğinde şûrayı toplayabilir. cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında, adalet, içişleri, dışişleri, hazine ve maliye, millî eğitim, millî savunma bakanları, genelkurmay başkanı, kara, hava ve deniz kuvvetleri komutanlarından kurulur. gündemin özelliğine göre şûra toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.
yüksek askerî şûranın gündemi; cumhurbaşkanı tarafından belirlenir ve cumhurbaşkanı yardımcısı ile genelkurmay başkanının önerileri dikkate alınarak cumhurbaşkanınca düzenlenir. şûra genel sekreterliğini millî savunma bakanı yürütür. şûra üyesi bakanlar ile diğer bakanların gündeme girmesini istedikleri konular, şûra genel sekreteri tarafından cumhurbaşkanına sunulmaktadır.
yüksek askeri şuranın kuruluş ve görevleri hakkında cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre yüksek askeri şûranın görevleri şunlardır:
genelkurmay başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik anafikrin (konseptin) tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususlarında görüş bildirmek;
silahlı kuvvetlerin anaprogram ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek;
silahlı kuvvetlerle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek;
cumhurbaşkanının lüzum gördüğü hallerde silahlı kuvvetlerle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek;
mevzuatla verilen görevleri yapmak
yüksek askeri şûra, bütün üyelerin katılması ile toplanır. ancak özürü olanlar toplantıya katılamayacaklarını (toplantı gününden önce) şûra sekretaryasına bildirirler.
kararlar toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. oylarda eşitlik halinde başkanın katıldığı tarafın oyları geçerli sayılır. oylama işlemi aksine bir karar alınmadıkça açık olarak yapılır.
toplantıya katılamayan üyeler, gündemdeki konular hakkında, görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler.
askeri şûra kararları cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül eder.
--- alıntı --- buradan
yüksek askerî şûra (kısaca yaş), ankara'da yalnızca barış zamanlarında görev yapmak üzere oluşturulan kurul. yüksek askerî şûra ilk olarak 1972 yılında toplanmıştır.
yüksek askerî şûra, cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği cumhurbaşkanı yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanır. cumhurbaşkanı gerektiğinde şûrayı toplayabilir. cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında, adalet, içişleri, dışişleri, hazine ve maliye, millî eğitim, millî savunma bakanları, genelkurmay başkanı, kara, hava ve deniz kuvvetleri komutanlarından kurulur. gündemin özelliğine göre şûra toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.
yüksek askerî şûranın gündemi; cumhurbaşkanı tarafından belirlenir ve cumhurbaşkanı yardımcısı ile genelkurmay başkanının önerileri dikkate alınarak cumhurbaşkanınca düzenlenir. şûra genel sekreterliğini millî savunma bakanı yürütür. şûra üyesi bakanlar ile diğer bakanların gündeme girmesini istedikleri konular, şûra genel sekreteri tarafından cumhurbaşkanına sunulmaktadır.
yüksek askeri şuranın kuruluş ve görevleri hakkında cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre yüksek askeri şûranın görevleri şunlardır:
genelkurmay başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik anafikrin (konseptin) tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususlarında görüş bildirmek;
silahlı kuvvetlerin anaprogram ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek;
silahlı kuvvetlerle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek;
cumhurbaşkanının lüzum gördüğü hallerde silahlı kuvvetlerle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek;
mevzuatla verilen görevleri yapmak
yüksek askeri şûra, bütün üyelerin katılması ile toplanır. ancak özürü olanlar toplantıya katılamayacaklarını (toplantı gününden önce) şûra sekretaryasına bildirirler.
kararlar toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınır. oylarda eşitlik halinde başkanın katıldığı tarafın oyları geçerli sayılır. oylama işlemi aksine bir karar alınmadıkça açık olarak yapılır.
toplantıya katılamayan üyeler, gündemdeki konular hakkında, görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler.
askeri şûra kararları cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül eder.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
hale
meleklerin kafasının üstündeki o parlak halkaya verilen isim
devamını gör...
nutuk’u yasaklamak
bu da oldu. nutuk’ta yer alan ifadelerin öğrenciler için olumsuz örnek teşkil edeceği gerekçesiyle mersin çamlıyayla ilçe milli eğitim müdürlüğünce yasaklanması durumu.
yoruma ne hacet. ne desek boş. adım adım test ediyorlar cumhuriyetin tüm kurucu değerlerini.
buradan
zorunlu edit:
öncelikle meb'in açıklamasından gidelim: meb basın açıklamasında aşağıda yer alan ifadelerle olayı yalanlıyor:
1- ''bir sosyal medya hesabından "müdürlüğümüze ait resmi yazının üstü kapatılarak", "çamlıyayla'da ülkü ocakları tarafından gençlere dağıtılmak istenen nutuk kitabına mustafa kemal atatürk'ün gençlere kötü örnek olacak resmi ve sözleri nedeniyle izin verilmediği" şeklinde yapılan paylaşım kesinlikle gerçek dışıdır.''
bu yalanlamasından sonra hemen alt kısımda yalan dediği belgeyi alın orijinali bu diyerek yayınlıyor ki bu belge zaten sosyal medyada dolaşan belge.
meb'in yayımladığı belge:

açıklamada her alan diğer sorunlu kısım ise şöyle:
2-''...orijinalinden değiştirilmiş, gerçek nutuk'tan farklı olan, öğrencilerin gelişim seviyesine uygun olmayan söz konusu kitabın öğrencilere dağıtılmasına izin verilmesi....suç oluşturacağından kitabın dağıtılması komisyonumuzca uygun görülmemiştir.''
bu açıklamada da nutuk'un ''tahrif'' edildiği iddiası var..nutuk öncelikle kutsal kitap değildir. gerçek nutuk ifadesi bile başlı başına sorunludur. burada ''sadeleştirilmiş'' ifadesi daha doğru olurdu. öte yandan, varsayalım ki gerçek nutuk'tan farklı.. yani aslında vahdettin'e ya da osmanlı'ya karşı o ifadelerin kullanılmadığı mı anlatılmaya çalışılıyor meb tarafından? halbuki realite öyle mi tabii ki değil: yapıkredi yayınlarından ilk baskısı 2011 yılında çıkmış nutuk'un 597. sayfasından aynen aktarıyorum:
fi’l-hakika, her ne sebep ve suretle olursa olsun, vahideddin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde, tehlikede görebilecek
kadar âdi bir mahlûkun, bir dakika dahi olsa, bir milletin re’s-i kârında bulunduğunu düşünmek ne hazindir! şâyân-ı teşekkürdür ki bu alçak, mevrus saltanat makamından millet tarafından ıskat olunduktan sonra,
denâetini itmâm etmiş bulunuyor. türk milletinin bu takaddümü elbette, takdire lâyıktır. âciz, âdi his ve idrâkten mahrum bir mahlûk, kabul eden, herhangi bir ecnebinin himayesine girebilir, fakat böyle bir mahlûkun, bütün islâmların halifesi sıfatını hâiz bulunduğunu ifade etmek elbette muvâfık değildir. böyle bir telâkkinin doğru olabilmesi, evvel emirde, bütün islâm kitlelerinin esir olmaları şartına vâbestedir. halbuki cihanda hakikat, böyle midir? biz, türkler, bütün tarih-i hayatımızca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz! kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün fazla, sefilâne sürükleyebilmek için, her türlü mezelleti
mübâh gören halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik. bu suretle devletlerin, milletlerin, yekdiğeriyle münasebatında
şahısların, bâhusûs mensup olduğu devlet ve milletin zararına da olsa, şahsî vaziyet ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespâyelerinehemmiyeti olamayacağı hakikat-i malûmesini teyid ettik.
'
son olarak da atatürk'ün elinde sigara bulunan meşhur fotoğrafı.. ya bir şeyi anlamaktan aciz insanlar gerçekten.. şekle takılmayı maalesef resmi bir politika olarak uygulamaktayız. biz diyoruz, fikir.. düşünce.. bilim.. insanlık.. bunlar diyor saç sakal türban sigara içki şu bu..biz diyoruz.. nitelik.. onlar hayır.. ille de nicelik.. en büyük en büyük.. en harika büyük.
ayrıca, mavi çatı yayınlarından çıkan nutuk da bildiğiniz üzere kültür bakanlığı logosunu taşıyan resmi izinle çıkan nutuk'tur.. dr'den rahatlıkla alabilirsiniz. buradan
yani özetle ortada bir yasaklama mevcuttur.. lokal düzeyde denenmiş fakat akim kalmıştır..fakat yine deneyeceklerdir.
yoruma ne hacet. ne desek boş. adım adım test ediyorlar cumhuriyetin tüm kurucu değerlerini.
buradan
zorunlu edit:
öncelikle meb'in açıklamasından gidelim: meb basın açıklamasında aşağıda yer alan ifadelerle olayı yalanlıyor:
1- ''bir sosyal medya hesabından "müdürlüğümüze ait resmi yazının üstü kapatılarak", "çamlıyayla'da ülkü ocakları tarafından gençlere dağıtılmak istenen nutuk kitabına mustafa kemal atatürk'ün gençlere kötü örnek olacak resmi ve sözleri nedeniyle izin verilmediği" şeklinde yapılan paylaşım kesinlikle gerçek dışıdır.''
bu yalanlamasından sonra hemen alt kısımda yalan dediği belgeyi alın orijinali bu diyerek yayınlıyor ki bu belge zaten sosyal medyada dolaşan belge.
meb'in yayımladığı belge:

açıklamada her alan diğer sorunlu kısım ise şöyle:
2-''...orijinalinden değiştirilmiş, gerçek nutuk'tan farklı olan, öğrencilerin gelişim seviyesine uygun olmayan söz konusu kitabın öğrencilere dağıtılmasına izin verilmesi....suç oluşturacağından kitabın dağıtılması komisyonumuzca uygun görülmemiştir.''
bu açıklamada da nutuk'un ''tahrif'' edildiği iddiası var..nutuk öncelikle kutsal kitap değildir. gerçek nutuk ifadesi bile başlı başına sorunludur. burada ''sadeleştirilmiş'' ifadesi daha doğru olurdu. öte yandan, varsayalım ki gerçek nutuk'tan farklı.. yani aslında vahdettin'e ya da osmanlı'ya karşı o ifadelerin kullanılmadığı mı anlatılmaya çalışılıyor meb tarafından? halbuki realite öyle mi tabii ki değil: yapıkredi yayınlarından ilk baskısı 2011 yılında çıkmış nutuk'un 597. sayfasından aynen aktarıyorum:
fi’l-hakika, her ne sebep ve suretle olursa olsun, vahideddin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde, tehlikede görebilecek
kadar âdi bir mahlûkun, bir dakika dahi olsa, bir milletin re’s-i kârında bulunduğunu düşünmek ne hazindir! şâyân-ı teşekkürdür ki bu alçak, mevrus saltanat makamından millet tarafından ıskat olunduktan sonra,
denâetini itmâm etmiş bulunuyor. türk milletinin bu takaddümü elbette, takdire lâyıktır. âciz, âdi his ve idrâkten mahrum bir mahlûk, kabul eden, herhangi bir ecnebinin himayesine girebilir, fakat böyle bir mahlûkun, bütün islâmların halifesi sıfatını hâiz bulunduğunu ifade etmek elbette muvâfık değildir. böyle bir telâkkinin doğru olabilmesi, evvel emirde, bütün islâm kitlelerinin esir olmaları şartına vâbestedir. halbuki cihanda hakikat, böyle midir? biz, türkler, bütün tarih-i hayatımızca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz! kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün fazla, sefilâne sürükleyebilmek için, her türlü mezelleti
mübâh gören halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik. bu suretle devletlerin, milletlerin, yekdiğeriyle münasebatında
şahısların, bâhusûs mensup olduğu devlet ve milletin zararına da olsa, şahsî vaziyet ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespâyelerinehemmiyeti olamayacağı hakikat-i malûmesini teyid ettik.
son olarak da atatürk'ün elinde sigara bulunan meşhur fotoğrafı.. ya bir şeyi anlamaktan aciz insanlar gerçekten.. şekle takılmayı maalesef resmi bir politika olarak uygulamaktayız. biz diyoruz, fikir.. düşünce.. bilim.. insanlık.. bunlar diyor saç sakal türban sigara içki şu bu..biz diyoruz.. nitelik.. onlar hayır.. ille de nicelik.. en büyük en büyük.. en harika büyük.
ayrıca, mavi çatı yayınlarından çıkan nutuk da bildiğiniz üzere kültür bakanlığı logosunu taşıyan resmi izinle çıkan nutuk'tur.. dr'den rahatlıkla alabilirsiniz. buradan
yani özetle ortada bir yasaklama mevcuttur.. lokal düzeyde denenmiş fakat akim kalmıştır..fakat yine deneyeceklerdir.
devamını gör...
büyük resmi görmek
büyük resmi görmek zordur .çok uzaklaşmak gerekir resimden.soyutlaması gerekir insanın kendini .ama bizim insanımızın büyük resmi görmesi için bakması yeterli.
devamını gör...
pqueen
youtubeda maalesef karşıma çıkmış olan itici ötesi yayıncı. ıkına ıkına her boka gülmesi, şiveli komik olma çabaları ve gerekli gereksiz bağırması kulakları kanatacak cinsten.
devamını gör...
kitap alıntıları
hemingway'in çanlar kimin için çalıyor kitabında geçer.... şunu sorar hemingway:
"şimdiden başka bir şey yok. ne dün var ne de kesinlikle yarın. bunu öğrenmen için kaç yaşına gelmen gerek?"
"şimdiden başka bir şey yok. ne dün var ne de kesinlikle yarın. bunu öğrenmen için kaç yaşına gelmen gerek?"
devamını gör...
geceye yaşamak için bir sebep bırak
insani guzellestiren ne varsa onu yaymak mesela...sahi bundan guzel amac mi olur yasamak icin? bir omurluk sebeptir hem, insan hayatinin her donemine hitap edebilir de genclige, yetiskinlige, yasliliga. dolu dolu yasama hissi verir insana, umutlari yesertir, kalbi genc tutar, iyi niyeti kalici kilar. kendini de etrafini ciceklendirmesine olanak saglar...
devamını gör...
yapılırken mantıklı görünen eylemler
ben buradan atlarım lan diye düşünmek.
e tabi sonra bacak alçıdayken aslında mantıksız olduğunu analiz etmek için yeterli vaktiniz oluyor.
e tabi sonra bacak alçıdayken aslında mantıksız olduğunu analiz etmek için yeterli vaktiniz oluyor.
devamını gör...
sahaf
artık basımı yapılmayan eski ya da ikinci el dergi, gazete ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla takas edildiği küçük işletmelerde ki kitap kurdu kişilerdir.
devamını gör...
hiç bitmeyecek sanılan şeyler
annemin ömrü
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar o zaman.
yalnız yattığım ve yalnız kalktığım günleri özledim püfff. yanı başımda bir fındık kurdu uyuyor bir zamandır. hoş benim üç azmandan sonra bu fındık kurdu pek zararsız ama olsun. kolum, bacağım değecek uyandıracağım ya da bir yerini acıtacağım diye tedirgin uyuyorum.
benim zibidiler orda burda. yanıma alamıyorum bir süredir. geçen gün alayım dedim üçü birden gece yarısı yatağa çıkartma yapınca fındık kurdunun aklı çıkıyordu. koca cüsseleriyle insanların göbeklerine atlamak nedir arkadaş? neden yapıyorsunuz bunu?

geçen sabahtan bir fotoğraf buraya attım mı emin değilim. aman olsun idare edi verin attıysamda. benle yatamayınca abimi sarmışlar. adamcağız üç zararsız kuştan sonra bu haydutlarla geçirdiği bir haftayı unutamayacak. sabahları yanlarına indiğimde cokcok hep böyle tepesinde bekliyor oluyor.
ben içeri girince bu ne yatıyor hala be bakışı atıyor. çocuğum in dayının üstünden diyorum miyyvv diyor. abim kalkacak çekyat düzelecek onlarda açtıkları bölümden çekyatın altına girip oyun oynayacaklar. her gün aynı tantana. şimdi başlamışlardır hadi kalklara saat geldi.
çekyat mı? he bizim bety aşkı oradada aradığı için. sanki evde bir köşeye yakışıklı bir erkek sakladım. her yere girip bakmaya onu bulmaya çalışıyor. benim evde olmadığım bir vakit çekyatın döşemesini açmış bizim garibanlar şimdi orada oyun oynuyor.
neysem efem herkeslere bol tebessümü sabahlar. çekyatlara dikkat.
yalnız yattığım ve yalnız kalktığım günleri özledim püfff. yanı başımda bir fındık kurdu uyuyor bir zamandır. hoş benim üç azmandan sonra bu fındık kurdu pek zararsız ama olsun. kolum, bacağım değecek uyandıracağım ya da bir yerini acıtacağım diye tedirgin uyuyorum.
benim zibidiler orda burda. yanıma alamıyorum bir süredir. geçen gün alayım dedim üçü birden gece yarısı yatağa çıkartma yapınca fındık kurdunun aklı çıkıyordu. koca cüsseleriyle insanların göbeklerine atlamak nedir arkadaş? neden yapıyorsunuz bunu?

geçen sabahtan bir fotoğraf buraya attım mı emin değilim. aman olsun idare edi verin attıysamda. benle yatamayınca abimi sarmışlar. adamcağız üç zararsız kuştan sonra bu haydutlarla geçirdiği bir haftayı unutamayacak. sabahları yanlarına indiğimde cokcok hep böyle tepesinde bekliyor oluyor.
ben içeri girince bu ne yatıyor hala be bakışı atıyor. çocuğum in dayının üstünden diyorum miyyvv diyor. abim kalkacak çekyat düzelecek onlarda açtıkları bölümden çekyatın altına girip oyun oynayacaklar. her gün aynı tantana. şimdi başlamışlardır hadi kalklara saat geldi.
çekyat mı? he bizim bety aşkı oradada aradığı için. sanki evde bir köşeye yakışıklı bir erkek sakladım. her yere girip bakmaya onu bulmaya çalışıyor. benim evde olmadığım bir vakit çekyatın döşemesini açmış bizim garibanlar şimdi orada oyun oynuyor.
neysem efem herkeslere bol tebessümü sabahlar. çekyatlara dikkat.
devamını gör...
her şeyi içine atan insan
benimdir. gün sonunda ağlayarak günlüğüme yazarım. eşşek kadar oldum bu huyumu bir türlü değiştiremiyorum.
tanım: her şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışan insan.
tanım: her şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışan insan.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
eski telefonum durduk yere kapanıp bozulmuştu. ben de youtube'da benim eski telefonla aynı model bir telefonun tamir videosuna denk geldim * burda istemsizce gülüyorsunuz değil mi ? neyse efendim, tornavida vs. gereken ekipmanları alıp usta bir tamirci gibi oturdum masanın başına. tek tek vidaları söktüm. 1 tane vida sökülmedi, o da tamirin tuzu biberi olsun dedim, bıraktım öyle. vidaları söküp çıkan kapağı hafif çıkarıp döndürdüm.
30 dakikalık tamir videosunun ilk beş dakikasını izlediğim için telefonu tamir edebileceğimi düşündüm. zaten bu arka kapağı çıkarma kısmı 15 dakika* videoda ki adam "pin ucunu da kaldırın, tozunu alın. 1'er dakika arayla takıp çıkarın" dedi. oraya kadar hallettim. ondan sonraki aşamalar
benim lisede gördüğüm elektrik-elektronik engin bilgilerimi zorladı. yok ekran kartını çıkart, yok bataryayı çıkart, yanlardaki kabloyu sök, 3 kulhu 1 elham oku...
1 saat uğraşın sonunda minik vidalari söve söve geri takıp sıktım. aşırı mutsuzum şuan. onca emek boşa gitti *
benden size bir deli tavsiyesi. tamir videolarını sonuna kadar izleyin. dereyi görmeden paçayı sıvamayın, ayağınızı yorganınıza göre...
30 dakikalık tamir videosunun ilk beş dakikasını izlediğim için telefonu tamir edebileceğimi düşündüm. zaten bu arka kapağı çıkarma kısmı 15 dakika* videoda ki adam "pin ucunu da kaldırın, tozunu alın. 1'er dakika arayla takıp çıkarın" dedi. oraya kadar hallettim. ondan sonraki aşamalar
benim lisede gördüğüm elektrik-elektronik engin bilgilerimi zorladı. yok ekran kartını çıkart, yok bataryayı çıkart, yanlardaki kabloyu sök, 3 kulhu 1 elham oku...
1 saat uğraşın sonunda minik vidalari söve söve geri takıp sıktım. aşırı mutsuzum şuan. onca emek boşa gitti *
benden size bir deli tavsiyesi. tamir videolarını sonuna kadar izleyin. dereyi görmeden paçayı sıvamayın, ayağınızı yorganınıza göre...
devamını gör...
bireysel silahlanma
bu ülkede kanunlar var. silahı her önüne gelen öyle alamıyor, almak için belli nedenler gerekiyor. illegal yollarla alanlar da, her gün haberlere konu oluyor. illegal yollardan alanların ağır cezalar alması gerekiyor.
devamını gör...
sıfır araç fiyatları
aslında bu vergi sistemi yerli üretimi arttırmak için yapılmış zamanında. ama yerli üretim olmayınca devlete geçim kaynağı olmuş. teşekkürler türkiye.
devamını gör...
the crown
benim bu diziye başlama sebebim tamamen prenses diana'yı konu alması sebebiyle oldu. dizinin popüleritesinden de beğenildiğinden de haberim yoktu. diana'nın evlilik sürecini dizi 4.sezonda konu aldığından izlemeye direkt 4.sezondan başlamıştım.
bilenler biliyordur. ama yine de eklemeden geçemeyeceğim.
seneler önce charles ve diana yeni evli iken röportaj veriyor. gazeteci soruyor. aşık mısınız? diana hiç düşünmeden cevap veriyor. "evet, tabii ki" diye . o kadar masum, o kadar saf ki zaten yaşı bir hayli küçük. ama doğallığı ve çocuksuluğu hareketlerine ve davranışlarına bir hayli yansıyor.
charles ise "aşk ne demekse" diye bir cevap veriyor.
orada belliydi aslında diana aşkın size hiç yakışmayacağı, hiç olmadığı, olamayacağı.
seneler sonra bbc'ye verdiği röportajda zaten diana bu yanıtı unutamadığından ve tuhaflığından bahsediyor.
bu sahne birebir yansıtılmış gerçeği gibi canlandırılmış resmen.
çok başarılı.
4.sezonu izleyeli bayağı oldu.
ama şu günlerde 1.sezondan başlayıp tüm bölümleri izlemeye karar verdim.
ilk bölümler şu anki ingiliz kraliçesi 2.elizabeth'in gençliğinden başlıyor.
kendisinden önce en uzun tahtta kalma unvanlarından birine sahip olan kişi ise kral henry'in evlenebilmek için uğruna kilise kurduğu ve sonra idam ettirdiği anne boleyn'in kızı 1.elizabeth'dir. o da 45 sene hüküm sürmüş kraliçe.
bu elizabethler'de bir şey var, uzun yaşıyorlar ve istikrarlı bir duruş sergiliyorlar demek ki*
bu süreçte boleyn kızı kitabında anlatılıyor, filmide çekildi.
seneler önce kitabı okuduktan sonra merak edip filmi de izlemiştim.
kraliyet ailesinde çok acayip hikayeler var. derinlerine bayağı inince.
bilenler biliyordur. ama yine de eklemeden geçemeyeceğim.
seneler önce charles ve diana yeni evli iken röportaj veriyor. gazeteci soruyor. aşık mısınız? diana hiç düşünmeden cevap veriyor. "evet, tabii ki" diye . o kadar masum, o kadar saf ki zaten yaşı bir hayli küçük. ama doğallığı ve çocuksuluğu hareketlerine ve davranışlarına bir hayli yansıyor.
charles ise "aşk ne demekse" diye bir cevap veriyor.
orada belliydi aslında diana aşkın size hiç yakışmayacağı, hiç olmadığı, olamayacağı.
seneler sonra bbc'ye verdiği röportajda zaten diana bu yanıtı unutamadığından ve tuhaflığından bahsediyor.
bu sahne birebir yansıtılmış gerçeği gibi canlandırılmış resmen.
çok başarılı.
4.sezonu izleyeli bayağı oldu.
ama şu günlerde 1.sezondan başlayıp tüm bölümleri izlemeye karar verdim.
ilk bölümler şu anki ingiliz kraliçesi 2.elizabeth'in gençliğinden başlıyor.
kendisinden önce en uzun tahtta kalma unvanlarından birine sahip olan kişi ise kral henry'in evlenebilmek için uğruna kilise kurduğu ve sonra idam ettirdiği anne boleyn'in kızı 1.elizabeth'dir. o da 45 sene hüküm sürmüş kraliçe.
bu elizabethler'de bir şey var, uzun yaşıyorlar ve istikrarlı bir duruş sergiliyorlar demek ki*
bu süreçte boleyn kızı kitabında anlatılıyor, filmide çekildi.
seneler önce kitabı okuduktan sonra merak edip filmi de izlemiştim.
kraliyet ailesinde çok acayip hikayeler var. derinlerine bayağı inince.
devamını gör...
18 yaşında olup çok fazla ilişkisi olmamış olan insan
ilkokulu boş geçmiş insandır. kınıyorum, ben daha ana okulunda çok hızlıydım.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
balkonda kahve içmeyi düşünüyordum. balkondayım, kahvem de önümde. anlayamadığım bir şekilde nerdeyse yarım saattir bakışıyoruz kendisiyle.
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
zaten öleceksin o yüzden hiç uğraşma.
devamını gör...