yazarların evcil hayvanlarının fotoğrafları
nasıl fotoğraf koyulduğunu bilmediğim için çocuğunu millete gösterme aşkıyla yanıp tutuşan ebeveyn hevesini içimde bırakan başlıktır.
devamını gör...
potemkin zırhlısı
1925 sscb yapımı olan sergei eisenstein tarafından yönetilmiş sessiz bir filmdir.
sessiz bir film olmasına rağmen sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak ve muhtemelen eisenstein'ın en büyük eseri olarak kabul edilen filmin orjinal adı bronenosets potemkin olup ingilizce battleship potemkin olarak bilinir.
eisenstein'ın kendine özgü kurgu teorilerini hayata nasıl geçirdiğini gösteren bir filmdir. eisenstein, filmlerini çok sayıda çektiği karelerden oluşturur ve bu sahneleri birbiri peşi sıra ustaca kurgular. kahraman olarak bireyleri değil kitleyi ele alması ile özgün bir yönetmendir. filmin konusu, 1905 ayaklanması sırasında rus gemisi prens potemkin'de meydana gelen isyandır. bu ve daha sonra çarlık rusyasında olan ayaklanmalar 1917 ekim devriminin kıvılcımı olacaktır.
birkaç ülkede bu film komünizmi yayacağı endişesi ile uzun süre yasaklı kalmıştır. fransa, bu yasağı; 1953'te rus lider joseph stalin'in ölümünden sonra kaldırmıştır, benzer şekilde ingiltere'de film 1954'e kadar yasaklı kalmıştır
yıllar boyunca sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen potemkin zırhlısı' nın en ünlü sahnesi sinema tarihine odessa merdivenleri olarak geçen sahnedir ve eisenstein’ın kurgu anlayışının en çarpıcı örneğidir. rejim askerleri tarafından ateş açıldığında merdivenlerden aşağıya doğru kaçışan insanların genel plandaki görüntüleri, korku dolu gözleri, bağırtılar, sendeleyerek düşen, ayaklar altında ezilen insanlar yakın çekimde gösterilir ve anlatım güçlendirilir.
filmde ki odessa merdivenleri sahnesi pek çok filmde şu veya bu şekilde kullanılmıştır. kullanıldığı filmler aşağıdaki videodan görülebilir, hangi filmler yok ki?
bunlar arasında en çok bilineni 1987 yapımı the untouchables filminde de uzun uzun kullanılmıştır :
orjinal filmdeki sahne :
sessiz bir film olmasına rağmen sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak ve muhtemelen eisenstein'ın en büyük eseri olarak kabul edilen filmin orjinal adı bronenosets potemkin olup ingilizce battleship potemkin olarak bilinir.
eisenstein'ın kendine özgü kurgu teorilerini hayata nasıl geçirdiğini gösteren bir filmdir. eisenstein, filmlerini çok sayıda çektiği karelerden oluşturur ve bu sahneleri birbiri peşi sıra ustaca kurgular. kahraman olarak bireyleri değil kitleyi ele alması ile özgün bir yönetmendir. filmin konusu, 1905 ayaklanması sırasında rus gemisi prens potemkin'de meydana gelen isyandır. bu ve daha sonra çarlık rusyasında olan ayaklanmalar 1917 ekim devriminin kıvılcımı olacaktır.
birkaç ülkede bu film komünizmi yayacağı endişesi ile uzun süre yasaklı kalmıştır. fransa, bu yasağı; 1953'te rus lider joseph stalin'in ölümünden sonra kaldırmıştır, benzer şekilde ingiltere'de film 1954'e kadar yasaklı kalmıştır
yıllar boyunca sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen potemkin zırhlısı' nın en ünlü sahnesi sinema tarihine odessa merdivenleri olarak geçen sahnedir ve eisenstein’ın kurgu anlayışının en çarpıcı örneğidir. rejim askerleri tarafından ateş açıldığında merdivenlerden aşağıya doğru kaçışan insanların genel plandaki görüntüleri, korku dolu gözleri, bağırtılar, sendeleyerek düşen, ayaklar altında ezilen insanlar yakın çekimde gösterilir ve anlatım güçlendirilir.
filmde ki odessa merdivenleri sahnesi pek çok filmde şu veya bu şekilde kullanılmıştır. kullanıldığı filmler aşağıdaki videodan görülebilir, hangi filmler yok ki?
bunlar arasında en çok bilineni 1987 yapımı the untouchables filminde de uzun uzun kullanılmıştır :
orjinal filmdeki sahne :
devamını gör...
aşkım biz şimdi neyiz
devamını gör...
aynı bilgisayarı 7 yıl kullanmak
o süreler göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğinden, normal bulduğum durum.
şimdilerde dünyanın parasını verip alıyoruz, değil 7, 17 sene idare etsin istiyorum valla.
önceleri teknolojik ürünlerin son çıkanlarını almaya çalışırdım, şimdi ilgim/merakım da kalmadı, işimi görsün modundayım. resmen paraya kıyamıyorum telefon, pc gibi ürünleri alırken artık. o yüzden uzun süre idare etsin istiyorum. yaşlandım galiba. *
şimdilerde dünyanın parasını verip alıyoruz, değil 7, 17 sene idare etsin istiyorum valla.
önceleri teknolojik ürünlerin son çıkanlarını almaya çalışırdım, şimdi ilgim/merakım da kalmadı, işimi görsün modundayım. resmen paraya kıyamıyorum telefon, pc gibi ürünleri alırken artık. o yüzden uzun süre idare etsin istiyorum. yaşlandım galiba. *
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
ağzındaki yarım gülüşü ile efe, kavak yellerinden aklımda kalan sevdiğim tek insan. benim de pinhani, kavak yelleri ile tanıştığım bir grup.
ama aradan yıllar geçtikten sonra pinhani'yi daha ünlenmeden tanıyan ve de çok popüler olmayan şarkılarını cımbızla çekip bulup her duygusunu onlarla yansıtan birini tanımıştım. güzel anılar canlandı zihnimde.
ve keyifli bir ton, bize ulaştı yine sayende. iyi yayınlar imperactus. *
ama aradan yıllar geçtikten sonra pinhani'yi daha ünlenmeden tanıyan ve de çok popüler olmayan şarkılarını cımbızla çekip bulup her duygusunu onlarla yansıtan birini tanımıştım. güzel anılar canlandı zihnimde.
ve keyifli bir ton, bize ulaştı yine sayende. iyi yayınlar imperactus. *
devamını gör...
ucemak
10 aydır bizimle olan arşivcimiz.
son aylarda yazmayı bırakıp, okuyucu moduna geçse de, puan tablosunda halen 6.sıradadır.
ne diyelim, tez zamanda tanımlarını okumak nasip olsun.
son aylarda yazmayı bırakıp, okuyucu moduna geçse de, puan tablosunda halen 6.sıradadır.
ne diyelim, tez zamanda tanımlarını okumak nasip olsun.
devamını gör...
peekay
2014 yapımı,rajkumar hirani yönetmenliğinde olan hint filmi. başrolü, filmlerini severek izlediğim aamir khan ve anushka üstleniyor.
filmin senaristliğini, 3 idiots da senaristliğini yapan,rajkumar hirani,abhijat joshi ve vidhu vinod chopra üstleniyor. bu 3 senarist 3 idiots da eğitim sistemini eleştirirken, bu filmde de tanrı kavramını eleştiriyor. bir yazar, dünya görüşlerini yazı ile açıklarken, bir ressam resimle, dansçı ise dansıyla anlatmaya çalışır. bu 3 senarist de bunu ekrana esprili bir dille başarılı şekilde aktarıyor. hani gülerken düşündürdü deriz ya, bu film için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
filmin konusu kısaca şöyle: aamir khan(peekay) araştırma yapmak için dünyaya inen bir uzaylıdır. indiğinde ise çıplaktır ve boynunda onun uzay gemisini kontrol eden bir kolye vardır. iner inmez kumandayı çaldırmıştır. sonrasında kime kumandayı sorsa ‘ben nereden bileyim, tanrı bilir’ cevabıyla karşılaşmıştır. tanrıya kumandasını ona getirmesi için dua edecektir ama şöyle bir sorun vardır. her birinin inanç ritüelleri farklı bir çok tanrı vardır ; hangisinden isteyeceği konusunda şaşırmıştır ve hepsini denemeye karar verir.
sonrasında kendisine eşlik edecek jaggu ise; belçika’da okurken pakistanlı bir müslümana aşık olur. ama babası bu ilişkiye karşı çıkar ve din adamı tapasvi’ye danışır. o da ,sevgilisi olan sarfaraz’ın onu aldatacağını ve terkedeceğini söyler. jaggu, babasına tapasvi’nin yanıldığını kanıtlamak için onunla evlenmeye karar verir ama evlenecekleri gün sarfanaz gelmemiştir. sonrasında ülkesine dönen jaggu, habercilik yapmaya başlamış ve tesadüfen peekay (p.k) ile karşılaşır.
filmi gülerek izlemekle birlikte, yapılan tespitler harikaydı. kendi gezegeninde kimsenin yalan söylememesi ve yalan söylemeye ihtiyacı olmamasından dolayı bir çok yanlış anlaşılmalarla karşılaşmıştır. insanların dili de karışıktır;tek bir cümle farklı bir çok anlama gelebilmekteydi.insanların neden farklı inançları ve farklı tanrıları olduğunu idrak edemez. bu farklılığı yaratan neydi? her çocuk, sonradan tabi olacağı tanrının işaretiyle mi doğmaktaydı? tanrıya ulaşmanın yolunun bu olmadığını ifade etmek için kullandığı ‘yanlış numara’ , tüm ülkeye yayılmıştı;vatandaşlardan gelen videolardan birinde vatandaşın biri bir misyoneri işaret ederek ‘bu adam hristiyan olmazsam cehenneme gideceğimi söylüyor; tanrı hristiyan olmamı isteseydi beni hristiyan bir ailede dünyaya getirmez miydi?’ diyor. bu artık sorgulamaya başlamanın dalga dalga yayıldığını anlatmaktadır. insanlar ancak korkularından sıyrılıp, sorgulamaya başladıkları zaman doğruyu bulabilirler.
filmin sonlarında peekay’in konuşması aslında tüm filmin ana fikri niteliğinde: ‘dünyada 2 tane tanrı var; biri tüm dünyayı, kainatı yaratan tanrı; diğeri de sizin yarattığınız tanrı’.
imdb puanı: 8,1/10. benim gözümde ise 10 üzerinden 10.
filmin senaristliğini, 3 idiots da senaristliğini yapan,rajkumar hirani,abhijat joshi ve vidhu vinod chopra üstleniyor. bu 3 senarist 3 idiots da eğitim sistemini eleştirirken, bu filmde de tanrı kavramını eleştiriyor. bir yazar, dünya görüşlerini yazı ile açıklarken, bir ressam resimle, dansçı ise dansıyla anlatmaya çalışır. bu 3 senarist de bunu ekrana esprili bir dille başarılı şekilde aktarıyor. hani gülerken düşündürdü deriz ya, bu film için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
filmin konusu kısaca şöyle: aamir khan(peekay) araştırma yapmak için dünyaya inen bir uzaylıdır. indiğinde ise çıplaktır ve boynunda onun uzay gemisini kontrol eden bir kolye vardır. iner inmez kumandayı çaldırmıştır. sonrasında kime kumandayı sorsa ‘ben nereden bileyim, tanrı bilir’ cevabıyla karşılaşmıştır. tanrıya kumandasını ona getirmesi için dua edecektir ama şöyle bir sorun vardır. her birinin inanç ritüelleri farklı bir çok tanrı vardır ; hangisinden isteyeceği konusunda şaşırmıştır ve hepsini denemeye karar verir.
sonrasında kendisine eşlik edecek jaggu ise; belçika’da okurken pakistanlı bir müslümana aşık olur. ama babası bu ilişkiye karşı çıkar ve din adamı tapasvi’ye danışır. o da ,sevgilisi olan sarfaraz’ın onu aldatacağını ve terkedeceğini söyler. jaggu, babasına tapasvi’nin yanıldığını kanıtlamak için onunla evlenmeye karar verir ama evlenecekleri gün sarfanaz gelmemiştir. sonrasında ülkesine dönen jaggu, habercilik yapmaya başlamış ve tesadüfen peekay (p.k) ile karşılaşır.
filmi gülerek izlemekle birlikte, yapılan tespitler harikaydı. kendi gezegeninde kimsenin yalan söylememesi ve yalan söylemeye ihtiyacı olmamasından dolayı bir çok yanlış anlaşılmalarla karşılaşmıştır. insanların dili de karışıktır;tek bir cümle farklı bir çok anlama gelebilmekteydi.insanların neden farklı inançları ve farklı tanrıları olduğunu idrak edemez. bu farklılığı yaratan neydi? her çocuk, sonradan tabi olacağı tanrının işaretiyle mi doğmaktaydı? tanrıya ulaşmanın yolunun bu olmadığını ifade etmek için kullandığı ‘yanlış numara’ , tüm ülkeye yayılmıştı;vatandaşlardan gelen videolardan birinde vatandaşın biri bir misyoneri işaret ederek ‘bu adam hristiyan olmazsam cehenneme gideceğimi söylüyor; tanrı hristiyan olmamı isteseydi beni hristiyan bir ailede dünyaya getirmez miydi?’ diyor. bu artık sorgulamaya başlamanın dalga dalga yayıldığını anlatmaktadır. insanlar ancak korkularından sıyrılıp, sorgulamaya başladıkları zaman doğruyu bulabilirler.
filmin sonlarında peekay’in konuşması aslında tüm filmin ana fikri niteliğinde: ‘dünyada 2 tane tanrı var; biri tüm dünyayı, kainatı yaratan tanrı; diğeri de sizin yarattığınız tanrı’.
imdb puanı: 8,1/10. benim gözümde ise 10 üzerinden 10.
devamını gör...
scooby doo
gözlüklü,turuncu kazaklı velma'mız nedense hep tektir.cesur,koca yürekli zeki kızımız.
devamını gör...
kedisever satanist (yazar)
uludağ sözlükten tanıdığım ve sohbeti iyi olan bir başka yazar. kavimler göçü gibi mübarek. uludağdan tanıdığım birçok yazar gelmiş buraya*
yazsın dursun efendim.
yazsın dursun efendim.
devamını gör...
yazarların eksikliğini hissettiği şeyler
son zamanlarda "ilham" eksikliği.
bazılarımıza göre oksijen gibidir yazmak. ve düşünün ki uzun zamandır yazamamak...
bazılarımıza göre oksijen gibidir yazmak. ve düşünün ki uzun zamandır yazamamak...
devamını gör...
evrene mesaj yollamak
yıllardır pozitif enerji yollayıp bir sonuç alamayanlar başlığa küfür etmeye gelecekler .
devamını gör...
kızların efendi erkek yerine kaba erkek tercihi
dayak atan erkeklerle birlikte oluyor diye kadınları suçlu göstererek efendi erkek oluyorsunuz öyle mi?
devamını gör...
başörtülü biri ile evlenmek
sorun olmayacak eylem, herkesin kendi görüşü.
zihni kapalı olmasın yeter ki.
zihni kapalı olmasın yeter ki.
devamını gör...
o stratos
tıfılaki bu senin için dediğim zeybekiko.
ikiyi bitirdim, yerime dönerken kulaklıkta bu başladı, hakkını verdim, iki döndüm, alkışı da kaptım haberin olsun!
notis sfakianis imzalı bir şarkı, zeybekiko!
semt basmane, kafa xios, araç spotify!
ikiyi bitirdim, yerime dönerken kulaklıkta bu başladı, hakkını verdim, iki döndüm, alkışı da kaptım haberin olsun!
notis sfakianis imzalı bir şarkı, zeybekiko!
semt basmane, kafa xios, araç spotify!
devamını gör...
ölmeden önce okunması gereken kitaplar
jack london-martın eden.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
öztürk - yalnızım
devamını gör...
mutluyken dinlenilenilen şarkılar
dolu kadehi ters tut-karanlık,yalan,aldattım
cadmium-be with you
ozbi-o bi karamel
cadmium-be with you
ozbi-o bi karamel
devamını gör...


