ülkecek herhangi bir iletişim platformunu öldürüyesiye kullanmadığımızı henüz görmedim.
ortada ücretsiz bir uygulama varsa milletçe bunu sonuna kadar sömürüyoruz,
hatta bir türk ergen sözü der ki; yha uyuma konuşalım.

eskiden msn vardı, o zamanlarda da herkes her şeyi msn'den konuşurdu ve telefon dakika fiyatları pahalıydı ama şimdi internet paketleri dakika fiyatlarından daha pahalı olmasina ragmen, o parmaklarımız (ki telefonu alttan destekleyen serçe parmak özellikle) ağırana kadar whatsapp'ta yazışıyor.
oysa konuşsan ses tonundan dolayı iletişım daha kuvvetli olacak ve zaman tasarrufu da sağlayacak.
devamını gör...

ah bir bilsem. her sabah içimde kocaman bir neşe ile uyanırım. hic o uyuku mahmuru ses bile olmaz bende.
uyanır uyanmaz dans edebilen biriyim. tüm bu kaos arasında bu neşe niye ve neden? ah bir bilsem...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


" yazdığım şey iyi olmasa da, rutinimin bozulmaması için her gün hiç aksatmadan yazmam gerekiyor." bu cümle tolstoy'un 1860'ların ortasında savaş ve barış'ı yazmakla meşgulken kaleme aldığı günlüğünde yer alan görece az sayıdaki yazılarından birinde yer alıyordu. günlükte nasıl bir rutine göre yaşadığını açıklamasa da, en büyük oğlu sergey, rusya'nın tula bölgesindeki aile evleri yasnaya polyana'da geçirdiği günlerde tolstoy'un nasıl bir program izlediğini kaydetmişti.

eylülden mayısa dek, biz çocuklar ve öğretmenlerimiz sekizle dokuz arasında uyanıp kahvaltı etmek üzere salona giderdik. dokuzdan sonra babam yıkanmamış ve giyinmemiş bir halde, üzerinde sabahlığı ve karmaşık sakallarıyla yatak odasından çıkıp salonun altındaki odada güne hazırlanırdı. yolda onunla karşılaşırsak, bizi aceleyle ve isteksizce selamlardı. babamız yıkanana dek huysuz oluyor, derdik. sonra o da kahvaltı etmek için üst kata çıkar ve genellikle iki haşlanmış yumurta yerdi. bunun ardından öğleden sonra beşe dek hiçbir şey yemezdi. sonradan, 1880'in sonunda, saat iki ya da üçte öğle yemeği yemeye başladı. kahvaltıda fazla konuşmaz, kısa süre sonra bir bardak çayla birlikte çalışma odasına çekilirdi. bu andan itibaren akşam yemeğine kadar onu nerdeyse hiç görmezdik.

sergey'in anlattığına göre tolstoy kendini dış dünyadan soyutlayarak çalışırdı; kimsenin çalışma odasına girmesine izin vermez, rahatsız edilmeyeceğinden emin olmak için bitişik odalara açılan kapıları da kilitlerdi. (tolstoy'un kızı tatyana bununla örtüşmeyen başka bir açıklama yapmış, annelerinin çalışma odasına girmesine izin verildiğini, kocası yazarken divanda oturup sessizce dikiş diktiğini belirtmişti.) tolstoy akşam yemeğinden sonra genellikle arazi üzerinde yapılan bir çalışmayı denetlemek için yürüyüşe çıkar ya da ata binerdi. ardından çok daha neşeli bir ruh haliyle yeniden ailesine katılırdı. sergey şöyle yazmıştı:

beşte, babamın genellikle geç katıldığı akşam yemeğimizi yerdik. o gün edindiği izlenimler yüzünden heyecanlanmış olur, bize onlardan bahsederdi. çoğunlukla yemekten sonra kitap okur ya da eğer misafir varsa onlarla sohbet ederdi; bazen de bize yüksek sesle kitap okur ya da derslerimizle ilgilenirdi. on civarında evin (yasyana) tüm sakinleri çay içmek için yeniden bir araya gelirdi. uyumadan önce yine kitap okurdu- eskiden bir de piyano çalardı. ardından gece bire doğru yatağına çekilirdi.


kaynak: günlük ritüeller, mason currey
devamını gör...

yedi göbekten, tamam abartmayalım da şöyle temizinden iki üç göbekten izmirli biri olarak varlığından bir iki sene önce filan haberdar olduğum ve tadını beğenmediğim tatlı ama görseniz şehirde bunu sevmeyen herhalde sadece ben varım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahsiyet dizisinde bu tablo ile harika bir replik geçer. yazıma başlamadan önce ilk olarak o sözü paylaşmak isterim sizlerle.
‘’aslında bu tablo diyor ki: eğer bir suç işlemek istiyorsan ama suçlanmak istemiyorsan, tek yapman gereken etrafına bir kalabalık toplamak. çünkü bir suçu yeterince büyük bir kalabalıkla birlikte işlersen o artık suç değildir.”

1872 yılında jerome tarafından çizilen bu tablo döneminin toplum yapısını harika bir şekilde aktarıyor bizlere. bilindiği üzere antik roma döneminde insanlar collesium'u doldurarak adeta kendilerinden geçerek gladyatör dövüşlerini izliyorlardı. dönemin en büyük eğlence organizyonu olan bu dövüşlerde insanlar birbirlerine karşı ya da vahşi hayvanlara karşı dövüştürülüyordu. gladyatörler genel olarak savaş esiri ve kölelerden oluşmaktaydı. ilerleyen zamanlarda ise kendi isteği ile gladyatör olan kişiler de olmuştur. bu gladyatörlerin seçim şansı yoktu. hayatta kalmak için yapması gereken şey dövüşü kazanmaktı. işte bu noktada gladyatörün hayatını tek bir parmak hareketi belirliyordu. dövüş sırasında imparator baş parmağını yukarı kaldırırsa, gladyatörün hayatı bağışlanıyordu. eğer baş parmağını aşağı indirirse bu gladyatör için ölüm demekti. tabii bu hareketi aynı zamanda seyirciler de yapmaktaydı. yani halk gün içinde onlarca insanın ölümüne karar verip daha sonra hiçbir şey yokmuş gibi evlerine dönmekteydi. yani kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verecek bir toplum. eğlence için çok sıradan bir şekilde insanların hayatını sonlandıran bir toplum. kim bilir belki de modern dünyadan da izler bulabiliriz bu tabloda.
devamını gör...

kesinlikle mutluluk.
devamını gör...

bir kişi hangi statüye sahip olursa olsun, ne kadar büyük şeyler başarmış olursa olsun cinsiyetçi olabilirmiş demek ki. bir insan sırf belli bir statüye sahip diye yanlışlarına susamayız, söylediği her şeyi doğru kabul edemeyiz. bu daha büyük yanlışları getirir.
devamını gör...

efendim görüyorum ki bizim s- seviye büyücü sınıfı sözlük avcımız kafa iznine çıkmış. detaylı bilgi için #952913.
hazır kafa iznindeyken biraz gerçekleri konuşalım zira kendisi burada olsaydı eğer her zamanki "yakarım köylerinizi içerisinde sizler varken #929688" gibisinden çiçek kokan tehditlerini savururdu.ayrıca şu iletisi ile #1058691 uzak akrabası gri hokkabaz'ın şarabı fazla kaçırmak suretiyle moria madenlerindeki koskoca köprüden aşağı düşmesi ile sonuçlanan olay gibi bizi bırakıp gitmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendimizi birer frodo gibi hissetmemize sebebiyet verdiği için kızgın mıyız tabi ki değiliz eminim kafası güzel bir şekilde geri dönüp madalyaları toplamaya devam edecektir.yazdığı çoğu şeyi anlamadan okuyorum ve garip bir şekilde hoşuma gidiyor.profilinde gezerken bir tutam ilginç bilgilerden oluşan bu kokuyu ciğerlerime çekiyorum ve hemen uzaklaşıyorum çünkü ciğerlerim aşırı bilgi yetmezliğinden iflas edebilir.

günlerden bir gün yine sözlük kahvesinin önüne atmışım taburemi çay bardağında dibi bir türlü erimeyen ve tortu olarak kalan bol şekerli kakaomu yudumluyorum , komşu mahallenin muhtar azası koşmaktan nefes nefese kalmış vaziyette yanıma geldi. selam sabah vermeden doğrudan konuya girdi

"efendim bizim mahallede b seviye bir zindan açıldı hemen gelebilir misiniz"

"gelirim ama sen bize mıngırdan haber ver" dedim.

muhtar azası bunu duyunca boynunu büktü güneşini kaybetmiş ayçiçeği gibi kıyamadım tamam hadi geliyorum dedim. b seviye olsa bile zorlu bir zindan içerisinde kim bilir nasıl zebaniler var. hemen güzel bir ekip toplamam lazım diye düşündüm. şu an isimlerini gizli tutmak istediğim bir sözlük takımı topladım. fakat bir kişi eksikti büyücümüz yoktu.şöhreti dillerden dillere dolanan, raistlin'in çırağı olduğu söylenen büyücü gg-san aklıma geldi. bütün gün evinde gizli araştırmalar ve türlü türlü çizimler yaparmış. #953066#946690 hatta bu gizli planlarını bazı iletilerinde paylaşırmış. #103741

derler ki şu iki şarkı onun için bestelenmiş.





evet videodaki gibi muazzam bir büyücü olduğu söyleniyordu.sözlük telepati mesaj kutusuna hemen portakal attım.kısa bir sohbet sonrası tam bir "liliana vess" detay olduğunu öğrendim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

necromancer özelliğini çok dile getirmezmiş fakat dünya üzerindeki en güçlü necromancer olduğunu söyledi.efendim uzak akrabası gri hokkabaz'a yardım için orta dünyaya yolculuk edip sauron ile vs mi atmamış, wow dünyasına gidip guldan'ı yerden yere mi vurmamış, hatta bu olanları öğrenen raistlin, hemen gg-san'ı çırak almış yanına. kendisinin yalancısıyım efendim.


sauron detay

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gul'dan detay

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

raistlin detay

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendisi zindan sonrası kazancın %72'sini istedi. böyle bir öz geçmiş ile az bile istemişti hemen balıklama atladım kabul ettim teklifini.bu kadar parayı napacağını sorduğum zaman tabiri caizse "itlik ,serserilik ,vandallık" yaparak harcayacağını nerde gece orada sabah han han dolaşacağını söyledi. kişinin kendi tercihidir dedim ertesi gün buluşmak üzere sözleşerek vedalaştık.

ertesi gün ne mi oldu? sırra kadem basarak kafa iznine ayrıldı. gri hokkabazın yüzük kardeşliği denilen aylaklar takımını yüz üstü bırakıp kaçtığı gibi bizim zindan takımını da yüz üstü bırakıp ortadan yok oldu.gg-san o kadar söz verdin zindan temizleyeceğiz diye hani neredesin ? bak 7 gün geçti zindan yaratıkları şehirde volta atıyorlar yakın zaman da şu an bulunduğun lokasyona da gelirler söylemedi deme sonra.

anlıyorum kaos dünyasına bayılıyorsun ama bizim gibi sıradan insanlara acımanı öneririm.bir holy knight olarak sana şunu söylüyor ve nickaltından uzaklaşıyorum.

–devletlü gg-san !devlet tehlikededir.eğer necromancer king iseniz, buyurun partinin başına geçin! yok eğer necromancer king değilseniz ve partinin lideri ben isem, sizi, partime başkumandan olarak nasb ve tâyin eyliyorum!..”

yoksa sonuç şöyle olacaktır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kitap okumayı zaman kaybı olarak görmeleri
takım tutar gibi siyasi parti tutmaları
devamını gör...

oldukça güzel hikayesi olan bir filmdir. ailesiyle birlikte kaybolan chihiro'nun büyülü bir dünyada kendini bulmasıyla başlar olaylar. aslında oldukça ürkek bir kızdır. anne babasının domuza dönüşmesiyle birlikte tek başına kalır ve korktuğu bu dünyada hayatta kalması gerekir.
mücadele ettiği onca şeyden sonra ise artık cesurdur. ailesini kurtarmak için elinden geleni yapar. bu karakter değişimi çok iyiydi. acele etmeden yavaş yavaş işlediler. bir de koşulsuz bir sevgi vardı filmde. haku ve sen arasında. çok keyif alarak izledim.
filmin sonundaki şarkı
devamını gör...

her türlü soru için buradan
bu konu hakkında hassas olalım arkadaşlar.
devamını gör...

rusya’nın hitler’i (bkz: adolf hitler)
devamını gör...

"ben bu çağdan nefret ettim. etimle, kemiğimle nefret ettim." cahit zarifoğlu
devamını gör...

ilginç olay, yatırımı yapan firma ise alibaba. bu yatırımla birlikte trendyol’un şirket değerlemesi 11 milyar dolara çıkmış.

uzun uzun okumak isteyenler için:


mevcut ortağı alibaba’dan sermaye arttırımı için 330 milyon dolar yatırım alan trendyol’un şirket değerlemesi 11 milyar dolara çıktı. reklam yatırımları sayesinde küçük esnafa adeta can suyu olan trendyol, türkiye’de e-ticaretin büyümesine de katkı sağlıyor.

alibaba’nın trendyol’dan %3 daha hisse alması sayesinde firmada nisan 2020’de 3.75 milyar dolar değerleme sahibiyken, bugün 11 milyar dolarlık bir değerlemeye sahip. türkiye’nin en değerli şirketleri arasına giriş yapan trendyol, geleceğin en büyük perakende pazarı olarak gösteriliyor. ilk çıktığı günlerde sadece “küçük bir girişim” olarak gösterilen firmanın bugün değeri gerçekten inanılmaz.

alibaba.com yaptığı yeni yatırımla beraber mevcut hisselerini %86.5’e yükseltti. demet suzan mutlu üçok %6.96, evren üçok %5.55, begüm tekin 0.78, zeki güçlü kaya %0.21 hisseye sahip. böyle bir açıdan baktığınızda alibaba.com şu anda trendyol’un en büyük ve güçlü hissedarı olarak karşımıza çıkıyor. trendyol.com halka arz edilir mi bilinmez ancak alibaba.com’un yakında tüm hisseleri almak isteyeceği kesin.

kaynak:

www.webtekno.com/trendyolun...
devamını gör...

teyzemin sahiplendiği köpeğin ismidir. ben de nereden geliyor bu isim diye düşünüyordum.
devamını gör...

acaba hangi sözlük yazarı hangi sözlük yazarları ile tanışmak istemekte diye merak edenleri buluşturan başlık.
devamını gör...

baskıyı evde kendim alsam, papatya çayımı demlesem, hırş hırş diye sayfalarını çevire çevire okusam telif davası açmazsın değil mi sevgili trevor?*
devamını gör...

o sırada yıllardan beri televizyona çıkan erdoğan'ın özel davetlisi bülent ersoy:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir sevdicek tarafından sarılmaya hasret kaldım. umarım bu kişi hayırlı ise karşıma çıkar.
devamını gör...

pekiyi-siz bilirsiniz
pekala-öyle olsun.
ikisininde gerçek anlamı, çok iyi, çok güzel.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim