türkiye'de kadınların hep mağdur olması
her kadın, mağdur değildir.
her erkek, saldırgan değildir.
her kadın, masum değildir.
her erkek, kadın düşmanı değildir.
her kadın, şiddete maruz kalmıyor.
her erkek, şiddet uygulamıyor.
her erkek, saldırgan değildir.
her kadın, masum değildir.
her erkek, kadın düşmanı değildir.
her kadın, şiddete maruz kalmıyor.
her erkek, şiddet uygulamıyor.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
giremeyeceğim bir yeni liste daha.
fakat güzel düşünülmüş ve iko belediyesi tarafından da yapılmış. tebrikler.
fakat güzel düşünülmüş ve iko belediyesi tarafından da yapılmış. tebrikler.
devamını gör...
cinsiyetçi başlık açanlar uçurulsun kampanyası
+1
çok çok fazla haklı bulduğum, katıldığım kampanyadır. yoksa burası da değerini kaybedecek.
çok çok fazla haklı bulduğum, katıldığım kampanyadır. yoksa burası da değerini kaybedecek.
devamını gör...
spawn
kendisi istihbarat şube müdürümdür. hiçbir şey gözünden kaçmaz boşuna dedektif demiyoruz. yürü be.*
devamını gör...
osman öcalan'ı trt'ye ecevit çıkardı
oldu alüminyum, doları da ecevit'in dna'sı mezarından yükseltiyor hımm hımm.
devamını gör...
dilden düşmeyen reklam sloganları
nat nat nat çokonat
garanti bbva
garanti bbva
devamını gör...
vikipedi'den kopyala yapıştır başlık açmak
bildiğim kadarıyla copy-paste içerik format kurallarına da aykırıdır. ekstradan böyle başlık açmaktansa durumu şikayet etseniz çok daha kolay çözülebilir sanki. en az copy-paste içerik kadar gereksiz başlık olmuş.
devamını gör...
kek
yapmayı da yemeği de çok sevdiğim unlu mamül. her çeşidini pofuduk pofuduk yapabildiğim fakat tariflerimi paylaşmaya çekindiğim şekerlilerimdendir. herşeyin olduğu gibi kek yapmanın da bir usulü bir adabı vardır. malzemeleri sırasıyla koymaz, usulünce çırpmazsanız kek kabarmaz.
devamını gör...
tutulemma
türk amatör astronom ve astrofotoğrafçılardan biri olan tunç tezel'in dünya astronomi literatürüne kazandırdığı, analemmanın bir versiyonu olan kelime.
tunç tezel, analemma çalışmasını, güneş tutulmasının türkiye'den izlenebildiği bir yıla denk getirmiş. bu nedenle karelerden birinde güneş'in tutulma anı yer alıyor. böylece analemma ve tutulma kelimelerinin bir bileşimi olan tutulemma kelimesi ortaya çıkmış.
ortaya çıkan görüntü şöyle:

alternatif link:
tunç tezel, analemma çalışmasını, güneş tutulmasının türkiye'den izlenebildiği bir yıla denk getirmiş. bu nedenle karelerden birinde güneş'in tutulma anı yer alıyor. böylece analemma ve tutulma kelimelerinin bir bileşimi olan tutulemma kelimesi ortaya çıkmış.
ortaya çıkan görüntü şöyle:

alternatif link:
devamını gör...
çocuğuna kendi mesleğinden isim vermek
devamını gör...
fagositoz
''yalancı ayak'' adı verilen sistem ile gerçekleştirilen işlemdir.
devamını gör...
üniversitede yanlış bölümü tercih ettiğini anlamak
sanırım bundan da kötüsü en başından hiç istemediğin bölüme aile zoruyla gitmektir. gerçi bir bölüme büyük hayallerle başlayıp sonradan yanılmak da çok kırıcı olur.
devamını gör...
uyuyamamak
insanı yavaş yavaş öldüren bir şey. mental fonksiyonları mahvediyor.
devamını gör...
bir madalyam bile yok anlıyor musun serzenişi
dün rüyamda sayıkladığım serzeniştir.
bana da madalya verin lan.
ayrıca geçmişte yazdığımız madalya hak eden tanımların madalyasını nasıl verecekler merak ediyorum. benim tanımlar biraz fazla çok uğraştıracaktır.
neyse madalya verin lan bana.
bana da madalya verin lan.
ayrıca geçmişte yazdığımız madalya hak eden tanımların madalyasını nasıl verecekler merak ediyorum. benim tanımlar biraz fazla çok uğraştıracaktır.
neyse madalya verin lan bana.
devamını gör...
seraphita
bir honore de balzac romanıdır.
bazı kitaplar edebiyat dünyasının kutsal kitaplarıdır. mesela benim için ilahi komedya, don quijotte, karamazov kardeşler ve dönüşüm bunlardan birkaçı.
seraphita da onlardan biri oldu benim için okur okumaz. çok derin bir kitap seraphita. okurken durup dakikalarca düşünmenizi gerektirecek, sadece okumakla kalmayıp daha fazla araştırma yapmanıza neden olacak, düşünme şekliniz üzerinde etkileri olacak bir kitap.
seraphita kitabın bazı bölümlerinde yüzüne bakılamayacak kadar güzel, insanların başı döndüren bir genç kızken, bazı bölümlerde erkek güzelliğinin simgesi bir delikanlı olarak çıkıyor karşımıza. erkeğe dönüştüğünde adı seraphitus olarak değişirken sahip olduğu özellikleri aynen muhafaza ediyor seraphita.
seraph aslında seraphim sözcüğünün çoğulu. birçok antik metinde ve birçok dinde en kutsal kabul edilen meleklere verilen isim. altı kanadı olan bu melekler, inanışa göre tanrının tahtının etrafında dönmekte.

balzac bu akıl almaz kitapta insanı tanrı, ruh, kadın ve erkek üzerine düşünmeye sevk ederken edebiyatın gücünü de bir kez daha kanıtlıyor. okuduğum en güçlü, en çarpıcı ve en görkemli metinlerden biri bu roman.
balzac’ın edebiyat tanrıları arasındaki yerini güçlendiren bu kitabı okumazsanız çok eksik kalkacaksınız.
bazı kitaplar edebiyat dünyasının kutsal kitaplarıdır. mesela benim için ilahi komedya, don quijotte, karamazov kardeşler ve dönüşüm bunlardan birkaçı.
seraphita da onlardan biri oldu benim için okur okumaz. çok derin bir kitap seraphita. okurken durup dakikalarca düşünmenizi gerektirecek, sadece okumakla kalmayıp daha fazla araştırma yapmanıza neden olacak, düşünme şekliniz üzerinde etkileri olacak bir kitap.
seraphita kitabın bazı bölümlerinde yüzüne bakılamayacak kadar güzel, insanların başı döndüren bir genç kızken, bazı bölümlerde erkek güzelliğinin simgesi bir delikanlı olarak çıkıyor karşımıza. erkeğe dönüştüğünde adı seraphitus olarak değişirken sahip olduğu özellikleri aynen muhafaza ediyor seraphita.
seraph aslında seraphim sözcüğünün çoğulu. birçok antik metinde ve birçok dinde en kutsal kabul edilen meleklere verilen isim. altı kanadı olan bu melekler, inanışa göre tanrının tahtının etrafında dönmekte.

balzac bu akıl almaz kitapta insanı tanrı, ruh, kadın ve erkek üzerine düşünmeye sevk ederken edebiyatın gücünü de bir kez daha kanıtlıyor. okuduğum en güçlü, en çarpıcı ve en görkemli metinlerden biri bu roman.
balzac’ın edebiyat tanrıları arasındaki yerini güçlendiren bu kitabı okumazsanız çok eksik kalkacaksınız.
devamını gör...
engellenen yazarın hala tanımlarınızı artılaması
tavşan dağa küsmüş dağın haberi yoktur durumu bu.
belki tanımları değerlendirirken yazara göre değilde beğenisine göre değerlendirme yapıyordur. yani misal ben bazen akışta tanım okurken yazara dikkat bile etmiyorum. şimdi beni engellemiş sayın yazar ben nereden bileyim yani hem engellese kaç yazar o tanım o fikir benim için doğru ve beğenilesiyse beğenirim. kime ne?
biri beni kedi paylaşıyorum ve onun girdiği başlığa farklı fikirde bir tanım girdim diye engellemişti. ve bunu alalen yazmıştı yine aynı başlığa. sonra bir süre başlıklardan bana gönderme yapmaya devam etti. ki bu kişiyle bir merhabamız birbirimizin tanımlarını okumuşluğumuz bile yok. hani bu nefret nereden geliyor bilmiyorum. onun girdiği tanımı fark bile etmeden o a demişken ben b demişim. sonra profiline girip bu arkadaş bana niye saldırdı diye baktığımda anladım ki mesaj atacaktım beni engellediğini gördüm. gerçekten engellemişti yani. neyse baktım bir süre bu da yetmemiş uzun bir süre bana gönderme yapıyor sonra ben o gün dellendim (aslında o gün çok zor bir gün geçirmiştim ve sözlüğe girdiğimde olayı görünce patlama noktam olmuştu. yoksa normalde yine gülüp geçmem gerekiyordu. gerçi uzun soluklu bir meseleydi aynı durumu daha öncede yapmıştı bunun etkiside büyük.) ve buna devam edersen bir sonraki adresim nickaltın olacak yazdım. ve ilginçtir ki hiç alakasız kişiler kendi üstüne alındı ya da üzerine vazife kabul etti bu sözü. ya da kendilerince dalga geçmeye çalıştılar. gördüm ve güldüm bunlara. hiçbirine cevap bile vermedim. o kişiyle aramda olan durum çok başkaydı ona sinirlenme olayım onun tavrı vs işte. ama diğerlerinin tepkileri bir hayli komik geldi ki. aralarında sevdiğim yazarlar bile vardı. o kişi olmak üzere hiçbirini enellemedim. gerek duymadım çünkü burayı onlar kadar ciddiye almıyorum. yo yo sözlüğü değil. evet sözlüğü pek ciddiye alıyorum ve seviyorum ama bu tavırla, artık onun adı ciddiye almak mı nedir bilemiyorum? bu tavırla yaklaşamıyorum sözlüğe ve tanımlara.
hah alemler ya milleti kolluyorlar kim ne demiş neye ne tepki vermiş. milletin tanımlarına göndermeler falan sürekli başkalarını eleştirme çabaları gülünesi durumlar. hani her şeyin en iyisini ben biliyorum havası, bir kasmalar çocuk çocuk hareketler. ego yarışları, tanımlar üzerinden had bildirme ama diğer yandan had bilmeme olayları. yaşlarına vereyim diyorum? aman verdim gitti hahaha.
bu arada o beni engelleyen vatandaş uçmağa gitmiş. üzüldüm yani duyunca ama sürekli oraya buraya saldırmanın sonu bu. diğerlerine duyurular.
az sakin olun, kasmayın, kastırmayın ya da öte de oynayın...
saygılar... *
belki tanımları değerlendirirken yazara göre değilde beğenisine göre değerlendirme yapıyordur. yani misal ben bazen akışta tanım okurken yazara dikkat bile etmiyorum. şimdi beni engellemiş sayın yazar ben nereden bileyim yani hem engellese kaç yazar o tanım o fikir benim için doğru ve beğenilesiyse beğenirim. kime ne?
biri beni kedi paylaşıyorum ve onun girdiği başlığa farklı fikirde bir tanım girdim diye engellemişti. ve bunu alalen yazmıştı yine aynı başlığa. sonra bir süre başlıklardan bana gönderme yapmaya devam etti. ki bu kişiyle bir merhabamız birbirimizin tanımlarını okumuşluğumuz bile yok. hani bu nefret nereden geliyor bilmiyorum. onun girdiği tanımı fark bile etmeden o a demişken ben b demişim. sonra profiline girip bu arkadaş bana niye saldırdı diye baktığımda anladım ki mesaj atacaktım beni engellediğini gördüm. gerçekten engellemişti yani. neyse baktım bir süre bu da yetmemiş uzun bir süre bana gönderme yapıyor sonra ben o gün dellendim (aslında o gün çok zor bir gün geçirmiştim ve sözlüğe girdiğimde olayı görünce patlama noktam olmuştu. yoksa normalde yine gülüp geçmem gerekiyordu. gerçi uzun soluklu bir meseleydi aynı durumu daha öncede yapmıştı bunun etkiside büyük.) ve buna devam edersen bir sonraki adresim nickaltın olacak yazdım. ve ilginçtir ki hiç alakasız kişiler kendi üstüne alındı ya da üzerine vazife kabul etti bu sözü. ya da kendilerince dalga geçmeye çalıştılar. gördüm ve güldüm bunlara. hiçbirine cevap bile vermedim. o kişiyle aramda olan durum çok başkaydı ona sinirlenme olayım onun tavrı vs işte. ama diğerlerinin tepkileri bir hayli komik geldi ki. aralarında sevdiğim yazarlar bile vardı. o kişi olmak üzere hiçbirini enellemedim. gerek duymadım çünkü burayı onlar kadar ciddiye almıyorum. yo yo sözlüğü değil. evet sözlüğü pek ciddiye alıyorum ve seviyorum ama bu tavırla, artık onun adı ciddiye almak mı nedir bilemiyorum? bu tavırla yaklaşamıyorum sözlüğe ve tanımlara.
hah alemler ya milleti kolluyorlar kim ne demiş neye ne tepki vermiş. milletin tanımlarına göndermeler falan sürekli başkalarını eleştirme çabaları gülünesi durumlar. hani her şeyin en iyisini ben biliyorum havası, bir kasmalar çocuk çocuk hareketler. ego yarışları, tanımlar üzerinden had bildirme ama diğer yandan had bilmeme olayları. yaşlarına vereyim diyorum? aman verdim gitti hahaha.
bu arada o beni engelleyen vatandaş uçmağa gitmiş. üzüldüm yani duyunca ama sürekli oraya buraya saldırmanın sonu bu. diğerlerine duyurular.
az sakin olun, kasmayın, kastırmayın ya da öte de oynayın...
saygılar... *
devamını gör...
sol ayağım
christy brown'ın kendi hayatını kaleme aldığı ,her satırda acıları hissettiğiniz ,duygulandığınız bir otobiyografi . çok çocuklu bir ailede her şeye rağmen yılmayan ,hayallerinin peşindeki birinin isterse her şeyin imkanlı olduğunu gözler önüne sermiştir. özellikle bütün çocuklara okutulmasının elzem olduğunu düşündüğüm ve iyi ki okumuşum dediğim bir eser .
devamını gör...
uzun hava
halk müziğinin ölçüsüz olan formuna denir. uzun havalar, anadolu'nun değişik bölgelerinde bozlak, türkmani, maya, hoyrat, divan, ağıt gibi adlarla anılır. bunlar genellikle karacaoğlan, emrah, ruhsati, sümmani ve daha birçok bilinen halk ozanlarının deyişleri üzerine yakılmıştır.
devamını gör...

