türkçeye geçen yaz birden bire diye çevireceğimiz 1959 yapımı bu film, türkiye'de bir yaz macerası adıyla gösterime girmiş.


"tennessee williams'ın aynı isimli oyununa dayanan 1959 amerikan yapımı, amerika'nın güneyine ait gotik gizem filmi. filmin yönetmeni joseph l. mankiewicz ve yapımcısı sam spiegel. jack hildyard'ın sinematografisi ve oliver messel'in yapım tasarımı ile çevrildi.
adaylıklar: en iyi kadın oyuncu oscar'ı, siyah-beyaz film dalında en iyi sanat yönetimi oscar'ı (iç dekorasyon)
ödüller: altın küre drama dalında en iyi kadın sinema oyuncusu ödülü, david di donatello altın plaket ödülü
senaryo: tennessee williams, gore vidal"


eski ve siyah-beyaz filmlerden hoşlanıyorsanız, bu film tam size göre. filmde üç dev yıldız var ve bu yıldızlar öyle sıradan değil, sinema tarihine yön veren isimler. bir kere başrolde sinemanın en çok oscar almış oyuncularından biri katharine hepburn var. epey yaşlı bu film çekildiğinde. ama o neredeyse ölünceye kadar emekli olmayanlardan. gerçi çok çok uzun yaşadığı için bu mümkün olmuyor ama oscar rekoru meryl streep tarafından kırılıncaya kadar tek. ki,
meryl streep bile iki başrol, bir yardımcı kadın oyuncu ödülüne sahipken, katharine üç başrolle hala tek.
filmde güzeller güzeli elizabeth taylor da var, daha ne olsun. ve 27 yaşının en muhteşem güzelliği içinde ışıl ışıl. bu iki büyük oyuncunun yanında da onlardan hiç aşağı kalmayan montgomery clift var. evet, bu film izlenir arkadaşlar. (haa, yukarıda kısacık gotik gizem deyip konusu hakkında başka hiçbir şey söylemedim ya, bence bu iki sözcük de bu sözlükte çok olduğunu bildiğim her türlü gerilim hayranlığına sahip yazarları zaten mest edecektir.)

ilgiliye not: filmin baş erkek oyuncusu bir 'gay' olmasına rağmen hayatı boyunca elizabeth taylor'a aşık olan montgomery clift. ve ilginçtir bir başka 'gay' michael jackson da, kendisiyle tanıştığında artık epey yaşlı olan elizabeth taylor'a büyük bir hayranlık duyuyordu ve bu da ölünceye kadar sürdü.

filmden yola çıkarak yine ilgilisine başka bir not daha: kendi oyunundan uyarlanan bu filmde senarist olarak da çalışan ünlü amerikalı yazar tennessee williams'ın, o yıllarda montgomery clift'e aşık olduğu söylenir. gerçekten ilginç bir üçgenler karmaşası.

şimdilik son not: ı know what you did last summer filmlerinin de isim anası olur kendisi.*
devamını gör...

-buse senin nick altına yazmışlar hayırdır?
+timothy arkadaşım o ya sakin olur musun.
-bak kızım ben sevdim mi tam severim.
+timothy sakin ol lütfen.
-attırırım onu sözlükten.
+öff hiç dinlemiyorsun ki.
-seviyorum kızım sevdalıyım sana anlasana.
+gerçekten miiğğğ?
-gerçek tabi ne sandın.
+yaaaaaaa!
-ben sevdim mi sahiplenirim buse.
+şapşolozsun yaa!
-o nick altı gidecek.
devamını gör...

yazar arkadaşımı tanımını silmeyip bizimle paylaştığı için tebrik ediyoruz. bak oldu. tanımlarını severek takip ediyorum, lütfen artık silme bizimle paylaş. okuyanların var.
devamını gör...

başarı nedeni söyleyebilmek için ortada bir başarı olması gerekli. online sayısının sebebi bu kadar insanın kendini başka bir mecraya ait hissetmemesi olabilir ve tabi ki sözlüğün kullanışlı oluşu da etkili tabi ki.
devamını gör...

bugunden. bahar göz kırpmış!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimdir. lakin aldığım her beğeniye değil de sevdiğim yazarlardan aldığım beğenilere çok mutlu oluyorum.
devamını gör...

az önce anlamını yeni öğrendiğim üç ilginç kelimeyi gireyim dedim ki, bir de baktım hepsi zaten başka yazarlar çoktan girilmiş. inanın hepsi de kolay kolay kitaplarda falan rastlayabileceğiniz kelimeler değil.

bazen beni şaşırtıyorsunuz sözlük, gerçekten sevindim bak…

ilgili kelimeler de tebşir, muştulamak ve kenafir idi. ilk ikisi aynı anlama geliyor gerçi ama olsun.*
devamını gör...

özellikle pazar gününü üşenerek geçirmek isteyenlere gelsin. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgili günlük bugün yine
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyle yaşamak da zor işte.
devamını gör...

ekside uzun zamandir yazarim. ancak protesto halinde olduğum icin uzun zamandir siteye girmiyorum bile. yeni bir platformda caylak olarak baslamak inanin bana hic koymuyor. ben dusunduklerimi ozgurce ifade edebildigim surece nickimin onune gelecek yazar veya caylak etiketi umrumda degil. yazdıklarımın okunmasını da cok umursamiyorum acikcasi. eger birileri tarafindan ilginc ve faydali entryler girdigim dusunulur ve takibe alinirsam bu yazar unvanı almaktan daha kiymetlidir benim icin. eksideki caylak zamanlarimi hatirlayarak benim gibi caylak statusundeki arkadaslara diyecegim sudur ki derdiniz unvan olmasin. sizi kucuk gorerek ego masturbasyonu yapanlar olacaktir. bu her zaman olur. derdiniz farkinizi ortaya koymak, kimliğinizi yansitmak, düşüncelerinizi ifade etmek ama bunlari yaparken hiç kimseyi hor gormeden, asagilamadan yapmak olmali.
bu arada söylemeden gecemeyecegim sanirim. caylak olmayi da özlemişim (bkz: swh)

edit: bunu yazdığım esnada yazar oldugumu öğrendim. ne diyeyim hayat sürprizlerle dolu :)
devamını gör...

oldukça itici bir kelime.
bir zamanlar evli olmayan kadınların nüfus cüzdanında bu ibare yer alırmış.

herhangi bir cinsel deneyim yaşamamış kadın için söylenir.
cinsel deneyim yaşamamış olan erkeğe ise bakir denir.

arapça ya da farsça olduğunu düşünmüştüm ben bu kelimenin.
ama her iki dilde de yeri yok.

bakire kelimesini sanırım biz üretmişiz.
sonra bir tabuya dönüşmüş toplumda.
devamını gör...

21.00’da epey keyifli dakikalar geçireceğiz kafa sözlük ailesi. toplaşın kahveleri alıp dinleyelim! zippodan çıkan çınn sesi ve 21oz’un emeklerine çokça sağlık. kafa kafaya güzellikler sizinle olsun!
devamını gör...

adı türkiye olmayan bir ülkenin meclis genel kurul salonu'nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş.

konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş.
birinci marangoz:
“500 tlye olur bu iş” demiş. “200 malzeme, 200 işçilik, 100 kâr.”
bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
- siz aynı işi kaça yaparsınız?
- 2,500 lira.
- nasıl olur bu kadar fiyat farkı?
- 1000 bana, 1000 size... 500 de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar.

ihale ikinci marangoza verilmiş.
devamını gör...

bildiğim en iyi şey, yardım istemeyi bilmediğim.

bir şeyi ben yaparım derken, bunu bencil olduğum için ya da her şeyi en iyi ben bilirim diye değil, yardım istemeyi, yardım nasıl istenir bilmediğimden öyle derim.
devamını gör...

candır, kan yapar. ama ülkemizdeki 'çoğu' erkeğin gözünde 'basit' kadın algısı yaratır. oysa ne basittir ne başka bir şey. aksine seni istiyor ve bunu belirtiyor işte ne bekliyorsun daha hoşlanıyorsan evet de. *
devamını gör...

ingiliz filozof thomas hobbes’un doğadaki insan için kullandığı; kurt metaforuyla yoketme güdüsünün kolaylıkla saldırganlaştırabileceğine gönderme yaptığı “insan insanın kurdudur” anlamına gelen tabiri.
devamını gör...

bağıra bağıra yazdım seni içime,
bir kez olsun yüzünü güldüremedim.
devamını gör...

inanmayanların çürütemediği değil, inananların, inanmayanlar tarafından çürütüldüğüne bir türlü inanamadığı, teori olmayan iddia.

bilimsel çalışma aşamaları:
1. problemi tanımlayıp ortaya koymak
2. bilgi/veri toplamak
3. hipotez kurmak
4. tahmin yapmak
5. kontrollü deney yapmak
6. teori üretmek
7. sonucu kanun haline getirmek

öncelikle 1. maddeden başlarsak, dünya'nın şekline ilişkin herhangi bir problem yok. elimizde neye benzediği çoktan * kanıtlanmış bir şekil dururken, dünyanın şekli, üzerinde çalışılması gereken bir problem değil.

hadi diyelim ki emin olmak istiyoruz ve bunu bir problem olarak kabul ettik. aradaki basamakların hiçbirini usulüne uygun şekilde halletmeden teori aşamasına nasıl geçildiği soru işareti. o nedenle bu konuyu teori olarak anmak çok da doğru değil.

***

kelimelere takılmayalım dedik ve konuya başka yanından bakmak istedik diyelim.

- atmosferin gözümüze "oynadığı oyunlar" küreselliğin bir sonucudur.

- kuzey yarım küre, güney yarım küre ve tam ekvator üzerinde görebileceğiniz yıldızlar birbirinden farklıdır. bunların kaç saat gökyüzünde kaldığı, ne zaman doğup ne zaman battığı, hiç doğmayan ya da batmayan yıldızların neden bu hareketlere sahip olduğu gibi soruların cevapları küresel geometri ile çok rahat biçimde açıklanabilmektedir. dünya'nın düz olması durumunda tüm ülkelerden aynı yıldızları görmeniz gerekirdi.

- yıldız izi fotoğrafları, bulunduğunuz yarım küreye göre farklılık gösterir. düz bir dünyada böyle bir fark göremezsiniz.

- ay tutulmaları esnasında dünya'nın gölgesi ay'ın üzerine düşer. bu gölgenin yuvarlak olduğu net şekilde görülür. tutulmalar sırasında ay'ın ya da güneş'in önüne gizemli bir cisim geçmez. neyin, hangi cisim önüne ne zaman geçeceği, geometrik olarak hesaplanabildiğinden, hangi tutulmanın ne zaman, hangi biçimde gerçekleşeceği önceden bilinir. gök olayları yıllığında da sıralı şekilde verilir.

neyse, uzun uzun tüm astronomi konularını, neyin hangi model ve hesaplamalarla nasıl yapıldığını sayıp dökecek değilim. bilim dünyasındaki insanlar bu tür asılsız iddialara gülüp geçmeyi tercih eder ve bunlara tek tek cevap vermeyi vakit kaybı sayarlar. o nedenledir ki düz dünyacılar, kimse kendilerine cevap veremiyor zanneder. sosyal medyada kurdukları gruplarda cevap verenleri de dakika geçmeden gruptan atarlar (tecrübeyle ve tanıdıkların tecrübeleriyle sabit.)

bu insanlara inandıkları şeyin yanlış olduğunu kanıtlamanın bir yolu yok çünkü kanıtın kanıtlığını kabul etmiyorlar. bu paradokstan kurtulamazsınız.

***

"nasa bizi kandırıyor" mevzusuna gelince... diyelim ki öyle, tamam. sizin hiç mi kendi ülkenizin bilim insanlarına saygınız, inancınız yok? bakın bu entryde anlattığım keşif, bizzat tanıdığım hocalar tarafından, inanmadığınız fizik ve matematik hesapları kullanılarak yapılan gözlemlerle bulundu.

düz dünyacıların çoğuna göre newton fiziği falan da yalanmış. beğenmediğiniz o mekanik formüllerini mühendisler de kullanıyor, mimarlar da, benzer meslek sahipleri de... bunlar toptan yalan olsaydı sağlam binalar, köprüler yapılamaz, her şey yalan olurdu. ayrıca tüm bu mesleklerde çalışanlar için de "mühendisler bizi kandırıyor" gibi cümleler kurmanız gerekirdi.

***

son olarak... bunlardan biri, bir youtuber dünyanın dönmediğini kanıtlamaya çalıştığı bir videosunda dünyanın döndüğünü kanıtladı. "bu kabul edilemez" diye çıldırıyordu en son gördüğümde...

yine newton fiziğini beğenmeyen bir tanesi de kendi yaptığı roketle uzaya gitmeye kalkıştığında yere çakılıp öldü geçen yıl.

bilimi çok fazla küçümsüyorsunuz. yapmayın. sorgulamak, uyanık olmak, akıllı olmak bu değil.

edit: neil degrasse tyson'ın o sözleri söylemesinin nedeni farklı. "kütle çekimini tarif edebiliriz, cisimlere ne yaptığını söyleyebiliriz, onu ölçebiliriz ama kütle çekimi nedir diye sorarsanız cevap bilmiyorum olur." şeklinde bir ifadesi var. kütle çekiminin kuantum kuramıyla uzlaştırılamıyor oluşu, graviton adlı teorik parçacığın gözlenememiş olması, kuantum köpüğü teorisini gözlemlerle kanıtlayamamış olmamız gibi bazı nedenleri var kütle çekiminin ne olduğunu tam olarak bilmiyor oluşumuzun.

neyse...
devamını gör...

yağmurdan sonra ne çıkar?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim