her biri hayat dersidir anlayana. bir örnek bırakıverelim.

derler: aşık ve sarhoş cehennemlik olacak!
bu söz ki gönüllere sanma korku salacak.
giderse cehenneme tüm aşık ve sarhoşlar;
küçük yapın cenneti, yarın bomboş kalacak
(bkz: ömer hayyam)
devamını gör...

"intihar keseciği" olarak da adlandırılır. aslında intihardan ziyade bir savunma ya da oluşum, başkalaşım aşamasıdır.
ölümden sonra da bu organel grupları otolizi sağlayarak çürümeye yardımcı olur.
devamını gör...

tek başına yapılan uzun yürüyüşlerdir. kuluçka döneminde yalpalamış, bir şey üreteceğim ama ne, zihnimde bir şey var fakat yok gibi de, ilham perilerim istifa etmiş gibi diyenler için tavsiye olunur. ben demiyorum, william miller diyor.
devamını gör...

kimsenin beni tanımadığı bir mecrada yazmak istemekle başlamış olduğum yolculuktur. önyargısız, kimsenin hakkımda bir şey bilmediği bir yerde yazmak daha güzel.
devamını gör...

bir kedinin ikinci evi çöphane iken nereye kadar acıkmasın? ve üzerine fırlatılan ağırlıklardan nasıl ürkmesin?
o sadece karnını doyuruyordu. oraya kendi çöpünü bırakan sokağın adamı, kadını, çocuğu korktu ondan. kedi de onlardan korkup boyunlarına atladı. tırnak tırnaktı korkusu.

günü geceye uzatarak işleyen bu aynı çizgilerin artığı.
uzandığı yere kadar uzasın boynum.


tüm kaygıları bir madalyon gibi boynunda taşıyan buzdan bir cehenneme dönüştüğünde insan...
"öyle sandığınız gibi değil" demişti biri. ben bilmiyorum ve sandığıma da sığmıyor zaten gerçek.
devamını gör...

sağlığın yerinde olduğu her an bence. sağlık gidince hiçbir anın değeri kalmıyor.
devamını gör...

çok çok gülümseten turuncu.*
devamını gör...

abla yüzüne tükürseler yarabbi şükür diyeceksin ben ne okudum ya yukarıda? oğlunu istismar* etmişler, gelmiş burada eve bağlılığı arttı diyor allahım sabır ver. dini abartan herkesten çok korkuyorum, aklını bu kadar ayak altına alabilen insanlardan çok korkuyorum.

tanım: ülkenin içinden geçen topluluklardan birisi.
devamını gör...

bir cümle.

evet, mesela üst komşunun gürültüsünden kaçmanın en güzel yolu, sesi kökleyip şarkı dinlemek. hatta tavana, yukarıya dönük şekilde monte edilebilecek bir ses sistemiyle "iadeigürültü"de bulunarak bir taşla iki kuş da vurabilirsiniz.
devamını gör...

arka koltuğun rahat olmamasının sebebi öndeki ayıların koltuğu sonuna kadar arkaya çekmesidir.
devamını gör...

karaciğer naklini düşünüyordur.
devamını gör...

lise yıllarımda sofie'nin dünyası (kitap) ile başlamıştım. felsefeyi, kavramlarını ve tarihindeki düşünürleri temel düzeyde anlamak için iyi bir başlangıç olmuştu. kronolojik olarak ilerler ve böylelikle düşünce sistemleri arasındaki bağlantıları kurabilirsiniz. sonrasında gelişen merakla spesifik olarak ilgilenmek için felsefecileri ya da çağları belirliyorsunuz.
devamını gör...

çocukları olduğu halde hala bakire olan, kocası cengiz le de cinsel hayatını ihmal ettiği için kameralar önünde tartışan yürekli kadın.

yazar olanı da hoş gelmiş.
devamını gör...

ikinci kez dayı olmuş yazardır. normalde nickaltı up olayını hiç sevmem ama sizinle paylaşmak istedim. mutluluk paylaştıkça çoğalır. imkanım olsa belediye otobüslerine dayı oldum ulan diye reklam bile verebilirim.
devamını gör...

türkü dinlemeyi medeniyetten saymayan yazara bak hele. zil sesi falan saçmalıktır,* bu tanımda tek haklılık yanı bu yazarın. fakat tanımın geri kalanı yazarın saçmalamasıdır. al sana sanat sn. yazar! dinle ufkun açılsın. özünü kaybetme* he illaki kaybedeceksen de eleştirirken haddini bil! müziğimsiymiş... hadi ordan..!

devamını gör...

belli bir saatten sonra özellikle mantılı, lahmacunlu tanımlara bir kısıtlama getirilmeli diye düşünerek acıktığım başlık .
devamını gör...

başıma gelen, ansızın karşıma çıkan levhadır.
devamını gör...

insan senaryoda berkun oya, kadroda haluk bilginer, engin günaydın, binnur kaya, irem sak, okan yalabık, öner erkan, fatih artman; konuk oyuncu olarak halit ergenç, bergüzar korel gibi isimleri görünce çok çarpıcı bir film bekliyor.

acaba kim şöyle bir kadroyu toplayıp deneysel bir şeyler deneyelim diye bir öneride bulundu, gerçekten merak ediyorum. film genel anlamıyla eğlenceli ama bir olmamışlık var. sanki senaryonun bir kısmını birileri yazmış da tamamlayacağı yerleri sonraya bırakmış, başka biri gelip senaryoyu devam ettirmiş ve o yerleri tamamlayamamış gibi. hatta abartarak söyleyeyim sanki 5-6 bölümlük bir mini dizi için başlanmış da filme çevirmişler gibi. karakterler var, içi boş. o karakterler neden var anlamıyoruz.

--! spoiler !--

mesela bu küçük caner karakteri neden anlatıldı bize? sadece denyo sahnesi için mi izledik? (çocuk oyuncunun başarısı da muazzamdı bu arada. karakteri sevmesem de oyuncu müthis.)

fatih artman'ın oynadığı karakter neden var? derinliğine neden inilmedi? dışarıda yemek yeme sahnesinin bize vermek istediği şey ne? yemeksepeti olmasa böyle olurdunuz demek mi istenmiş?

irem sak'ın oynadığı sevgili karakteri neden o kadar uzun tutulmuş? tamam anladık, kadın asıl olayı göremiyor bir noktaya takılıp kalıyor da. kolye muhabbetine kustum yani. film bunla başladı, 3-4 farklı yerde yeniden gösterildi ve bununla bitti.

erbil'e çorba getiren kadın karakter ve erbil'in karısıyla konuştuğu sahne neden var?

youtuber çocuğun ailesinin olduğu sahne niye var? gerçekten filmde bize ekstra ne kattı?

--! spoiler !--
devamını gör...

(bkz: tabii lan manyak mısın)
devamını gör...

gereksiz bir hareket laf kalabalığı ayrıca insanların boş yere sinirleri bozmaktan başka bir şey değil
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim