serengeti yaylaları gibidir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem bireysel olarak hem de bir ilişki içinde insanı yiyip bitiren bir his.
güvende hissetmek yemek içmek kadar önemli bir ihtiyaç bence. güvende hissetmediğimiz her an daha da kabuğumuza çekiliyoruz daha da kapatıyoruz kendimizi dışarıya ve böylece daha da yalnızlaşıyoruz.
kalabalıklar içinde yalnız hissetmenin en büyük nedeni budur belki de, her şeyden biraz olsa yetinebiliriz ama emin olmadığımız güven duygusuyla asla kendimizi rahat hissedemeyiz.
devamını gör...

kendine bağlı bir kumdanlı beldesi vardır.
devamını gör...

sagra special çikolata satan dükkandı. şu an aktif satan var mı bilmiyorum ama doksanlarda zinciri vardı. çikolata kreması satılırdı ve çeşmeden çikolata akardı.

çocukken hansel ve gratel masalında çikolata evi arayan ben, o evin çimentosunu sagra special çikolata çeşmesinde bulmuştum.

(bkz: çarli ve çikolata fabrikası)
devamını gör...

gerekli eleştiri.
devamını gör...

haksızdı zaten. kanunlar önünde suçu kanitlanmamis insana kendi kafasına göre suçlu gösterip asagilayip hakaret etme hakkı yok. miktar da az bence. insanlara hakaret etmenin cezası 5 bin lira olmamalı. hem adaleti savunup, kanunların yetersiz olduğundan bahsedip, dava dosyasını görmeden, bu alanda yetkili olmadan hem kendi adalet terazsine göre
insanları hedef haline getirmenin cezası bu olmamalı.
devamını gör...

akıllara şunu getirmiş kasabadır.
devamını gör...

sinirden ağladım. çok da güzel ağladım, helal olsun bana.
devamını gör...

öncelerden bir iki şarkısını beğenerek dinlediğim,
instagramdaki afrika gezisi görüntülerinden sonra, fanları arasına girdiğim, merhametli şarkıcı.
allah yolunu açık etsin.
www.instagram.com/reel/CNg9...
devamını gör...

bi sammır quin olamadık anasını stym.. o kadar pp’mize de taç maç koyduk... şu an ağlıyorum gidip günlüğüme yazıcam.
devamını gör...

bir camı düşmüş gözlüğüyle anımsarım ben ulus baker'i. kıymeti sadece kısıtlı çevrelerce anlaşılan bir düşünür, ne yazık ki. onun için sadece sosyolog sıfatını kullanmam mümkün değil. siyaset üzerine çalışmalarıyla, medya eleştirileriyle, deleuze ve spinoza'yı anlaması ve anlatmasıyla çok kıymetli katkıları var. odtü'de hocalık yapmıştır bir dönem.

youtube'dan bazı konuşmalarının kayıtlarına ulaşılabilir.
devamını gör...

bundan seneler seneler evvel unlu bir psikoloğun bir radyo yayinindaki konusmasina denk geldim. hiç unutamadiğim bir cumle kurdu; "hayattaki en buyuk imtihan ne yokluk, ne aclik, ne susuzluktur. hicbir sey huzursuz bir ailede yasamak kadar zor degildir" demisti. herkesin yasadigi kendine zordur ama saniyorum hakli, hem de cok hakli. hicbir sikinti huzursuz olduğun yerde bulunmak kadar insanin ruhunu öldurmuyor-muş.
devamını gör...

edebiyat araştırmacısı, dilbilimci halil açıkgöz bilim için dipnot yapmak, dedikodu yapmaktır, derdi. allah rahmet eylesin. bence de böyledir, makale yazmak da aynen odur makalenin büyük çoğunluğu da dipnottur. "şu şunu söylemiştir", "bu bunu ortaya koymuştur", "bu ise bu konuda bunu demiştir", "şu şu şu şunu aktarmıştır", eh son olarak da "bende şunu diyorum" dersin.

ama... yazmak kolay değildir bu yazı türünü, bilimdir, makale. makaleyi de bilimsel yapmak gerekir, henüz bu konuda büyük konuşacak kıvamda değilim lakin problemi dahi olmayan yazıları makale diye dergilerde görmek sanıyorum bilime gönül vermiş kişileri mutlu etmiyordur. boşluk doldurun boşluk.
devamını gör...

gerçekten alındığım şeyler genelde ailem bir şey dediğinde oluyor.* ama onun dışında, eski sevgilim bir keresinde " tam bir hayal kırıklığısın" demişti. baya alınmıştım zamanında.
devamını gör...

'eğer tribünden gelen sesler süren savaşlardaki mazlumun sesini kısıyorsa futbol da afyondur' demiş şair.

velhasılı bizlerde mankurtlaştırma yaratacak tüm şeyler afyondur.
devamını gör...

dinlemiyorum sanılmasın, istek şarkılarım ve yetişemediğim güzel doksanlar yılları için nöbetteyim dostlarım, iyi dinlemeler olsun hepimize!
sevgili yazar bu güzel radyoda sesin hiç kısılmasın, nice yayınlara, nice şarkılara!!
devamını gör...

bas seslerinin notasyonu için kullanılır. fa anahtarının diziliminde sol anahtarında olduğu gibi en alt çizgi ''mi'' değil ''sol'' notasını gösterir.
semboller şu şekildedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eşlerini yalnız bırakmak istememelerindendir. kadınlar için de yanında güvendiği birinin olmasını istiyordur belki.
devamını gör...

bulut - muhabbet kuşu
ama uçamadığı için konuşan civciv diyoruz.
devamını gör...

vııı. henry'nin, uğrunda siyasi/dini yasaları bile değiştirmeyi göze aldığı eski ingiltere kraliçesi. aynı zamanda 45 yıl boyunca ingiltere kraliçesi olan ı. elizabeth'in de annesidir.

boleyn kızının romanlara, filmlere, dizilere konu olmuş hayatı oldukça trajik biçimde sonlandı.

hayatını anlatacağım ama biraz da, bu konuyu işleyen tüm dizi, film ve kitapların spoiler'ını vermiş olacağım. ona göre okumalısınız bu sürükleyici yaşam öyküsünü.

***

olaylar şöyle başlar:

vııı. henry, tudor hanedanındandır. abisi, galler prensi olan arthur tudor, aragonlu catherine ile evlendikten 14 ay sonra ölür. catherine, henry ile evlendirilir. henry, krallığın devamı için erkek çocuk bekler ancak catherine'in mary dışındaki tüm hamilelikleri düşükle sonuçlanır.

henry erkek evlat sahibi olamadığı için mutsuzdur. aslında catherine, kendisinden birkaç yaş da büyük olduğundan, henry ile bir anne şefkati benzeri hislerle oldukça iyi ilgilenmekte ve erkek çocuk konusu dışındaki evlilikleri gayet iyi yürümektedir. fakat kral son derece çapkın bir tiptir. erkek çocuk sahibi olamamak, etrafındaki kadınlara alıcı gözüyle bakmasının önünü açar ve bingo! bir gün onu görür: anne boleyn.

***

anne, saraya gelmeden önce başka ülkelerin kraliçeleri için nedimelik yapmıştır. son derece dikkat çekici ve neşeli bir kızdır. tuhaf olan, o sırada kardeşi mary'nin, henry'nin metresi olmasıdır. anne, kendisini geliştirmesi için tekrar yurt dışına gönderilir. bu kez gerçekten erkeklerle, hatta kralla bile, birçok konuda aşık atabilecek seviyede eğitim gördüğünden, kendine güveni son derece yerindedir. bir yandan da gözünü, hırslı ailesinin de teşvikiyle, kraliçelik makamına dikmiştir. üstelik kardeşi gibi metres olarak kalmaya hiç mi hiç niyeti yoktur.

aldığı eğitim ve kendine güveniyle kralın ilgisini çekmeyi başarır. catherine'i de, kardeşi mary'i de kralın gözünden düşürür. henry körkütük aşıktır ve anne ile evlenebilmek adına her şeyi göze alır. ancak bir sorun vardır; dönemin oldukça sıkı olan dini yasakları nedeniyle, böyle bir şey yapması neredeyse imkânsızdır. fakat henry kafaya koymuştur anne ile evlenmeyi. bu uğurda bir çıkış yolu ararken bir şey bulur: o anki kraliçe catherine'in, abisiyle olan evliliği...

henry çalışmalara başlar. abisinin karısıyla evlendiği için lanetlendiğini söylemeye başlar herkese. lanetlendiği için de çocuğu olmamaktadır. bu nedenle o evliliğin mutlaka ama mutlaka bitmesi gerekmektedir. catherine, hayatta kalan kızları mary'i hatırlatır ve lanetlenmiş olsaydılar mary'nin de doğmayacak olduğu gerçeğini gözüne sokar henry'nin. fakat henry nuh der, peygamber demez.

katolik kilisesi de henry'nin karşısındadır bu konuda. tabii işin içinde siyasi bir boyut da vardır. ingiltere ile başta ispanya olmak üzere diğer bazı ülkelerin ilişkilerinin bozulması bu evliliğin bozulmasına bağlıdır çünkü. ancak hiçbir şey henry'nin umurunda değildir. bu nedenle vatikan ile de ilişkisini keser ve anglikan kilisesi'ni kurar. dini konularda da yetkiyi kendisi ele alır. böylece kendi boşanmasını da onaylar ve anne ile evlenir. ancak henry'den başka seven yoktur yeni kraliçeyi...

***

boleyn kızı, evlenmelerinden önce krala sürekli olarak erkek evlat doğurma vaadinde bulunmuştur. catherine "beceremiyor"dur ama anne bu işi kesinlikle yapacaktır. kral da büyük bir umutla o günleri beklemeye başlar. ancak işler hiç de umdukları gibi olmaz. anne, önce bir kız çocuğu doğurur ki bu kız daha sonra kraliçe olacak olan ı. elizabeth'tir. fakat bundan sonra arka arkaya düşükler yapmaya başlar. tıpkı catherine'in durumuna düşmüştür artık çünkü kral yavaş yavaş anne'in hırslarından da kendisinden de bıkmıştır ve erkek çocuk doğuramıyor oluşu nedeniyle, kralın gözü yine başka kadınlara kaymaya başlamıştır.

kral bu kez, saraydaki genç bir kadın olan jane seymour'a aşık olur. halk zaten eski kraliçe catherine'den yanadır ve anne'den nefret etmektedir. onu, krala büyü yaparak kendisine bağlayan bir cadı olarak görmektedirler. bu söylentiler kralın kulağına kadar gelir ve kral da aynen bu şekilde düşünmeye başlar.

***

anne için tehlike çanları çalmaya başlamıştır. zira kral bu kez de ondan kurtulmayı koymuştur kafasına. gözünün önünde jane ile kırıştırmaktadır. anne ise catherine'in tersine, bunları görmezden gelebilecek bir tip değildir. kıskançlık krizleri geçirir, herkesin önünde krala hakaretler ettiği zamanlar bile olur... en sonunda kral, ondan kurtulmak için düğmeye basar.

yıl 1536'dır. mark smeaton, henry norris, sir francis weston, william brereton ve kendi abisi george boleyn ile zina yapmakla suçlanır anne boleyn. üstelik abisinin karısı bile bu yönde ifade vermiştir gizlice. zina suçuna vatana ihaneti de eklerler ve bu konuların hiçbirine ilişkin yeterli delil olmadığı halde, bahsi geçen tüm isimler suçlu bulunarak idama mahkûm edilir. özel olarak getirilen bir fransız cellat, anne'in infazını gerçekleştirir.

anlaşılan o ki catherine'in ahının bedelini tamamen onunla aynı duruma düşerek, hatta daha da ağır biçimde ödemiştir. zira catherine idam edilerek değil, hasta yatağında ölmüştü.

***

bu konulara ilgisi olanlar aşağıdaki eserlere bir göz atmalı derim. kitap, film, dizi karışık yazıyorum:

- the tudors
- boleyn kızı
- anne of the thousand days
- the six wives of henry vııı
- henry vııı and his six wives
- henry vııı


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim