tamamen kötü niyetli ve ticari amaçlı kitaplar.
devamını gör...

filmi, dizisi, kitabı kısacası her şeyi ile bana göre en iyi kurgusal karakterdir. benedict’in oynadığı sherlock favorimdir.
devamını gör...

öldüğü zaman karısı, danimarkalı bir diplomatla evlenmiş. diplomat, mezar taşına da burada mozart'ın eşinin ikinci kocası yatıyor yazdırmıştır.
devamını gör...

sahaf ve kitapevlerinin gereksiz tavırlarına maruz kalmak istemeyen, yüzde 50 kar elde etmeye çalışan çakallara pas atmayan kişidir. kitabevi gezdiği falan da yoktur. bütçesine göre davranan akıllı insandır.

amazonda kitaplar 5 liraya kadar düşmüşken affedersiniz de ben on katı ücret ödemeyi övemem.
devamını gör...

herhangi bir konu üzerinde sizin gibi düşünmeyen kişilere karşı verilen agresif tepkiler; sözlükte, sosyal medyada ya da en genel tanımıyla insanlarla yüzyüze olmadığımız alanlarda kontrol edilemeyecek kadar artıyor.

siz o konuyu çok düşünmüş, çok sorgulamış olabilirsiniz ama hepimizin farklı bakış açıları, farklı yaşanmışlıkları var. sizinle taban tabana zıt düşünen kişinin sizden az sorguladığını tam olarak bilemezsiniz. insan gibi çok yönlü düşünebilen ve birçok farklı duygusu olan canlılar için tek doğru olabileceğini düşünmüyorum. dinler, siyasi görüşler, tutulan takımlar vs. herkesin kendi ölçütleriyle karar verdiği seçimler. siz ne kadar özgürseniz karşınızdaki de o kadar özgür.

bunu kabul etmemek internet ortamında linç kültürünü de beraberinde getiriyor. internette olan bir olay çok hızlı yayılıyor ve silinmeyecek şekilde kalıyorken birkaç klavye hareketiyle sonucunu düşünmeden istediğimizi yapabiliyoruz. düşünmeden yapılan bu eylemlerin sonunda zarar gören, zorbalığa uğrayan hatta intihar eden birçok insan oluyor. bunu dert edinen insanlar da var aslında aklıma gelen ilk örnek 196sekiz youtube kanalında armağan çağlayan'ın birçok internet figürüyle röportaj yapması.(belki bu kanalın asıl amacı internet zorbalığını bitirmek değildir ama en azından benim için etkisi var diyebilirim.) bu videolar izlediğinde, karşındakini dinlediğinde kendini enes batura hak verirken buluyorsun. sadece dinlemek gerekiyor. her konuyla ilgili ahkâm kesmek gerçekten çok kolay ama insancıl değil.

"everyone you meet is fighting a battle you know nothing about. be kind. always."
tanıştığın herkes, hakkında hiçbir şey bilmediğin bir savaş veriyor. nazik ol.her zaman.


devamını gör...

leo huberman'ın sosyalizmi 4 ana başlık altında; 1-) kapitalizmin sosyalist açıdan tahlili, 2-) sosyalizm kapitalizmi suçluyor, 3-) değişmeyi savunanlar, 4-) sosyalizm, irdelediği eser.


bir sınıf mal sahipliği ile, öteki sınıf emeği ile yaşıyor. kapitalist sınıf, gelirini, başkalarını kendi hesabına çalıştırarak elde eder; oysa işçi sınıfı, gelirini, yaptığı işin karşılığı ücret biçiminde sağlar. yaşamak için gerekli malların üretiminde emek baş yeri tuttuğuna göre, emeği sağlayanın bunun karşılığında çok cömertçe ödüllendirildiğini sanabilirsiniz. oysa hiç de böyle değildir. kapitalist toplumda en çok çalışan değil, en fazla şeye sahip olan, gelirden aslan payını alır. sy 10

amerikan halkına yutturulmak istenen en büyük yalanlardan biri de, ekonomik sistemimizin, "serbest özel teşebbüs" sistemi olduğunu durup dinlenmeden öne sürülmesidir. bu, doğru değildir. ekonomik sistemimizin yalnız bir kısmı, rekabetçi, serbest ve bireycidir. geri kalan tam tersidir: tekelleştirilmiş, denetim altına alınmış ve kolektivisttir. sy 15

bu kadar geniş bir egemenliğe sahip bulunan tekelci kapitalistlerin, fiyatları diledikleri gibi saptamak durumunda olduklarını görüp anlamak güç değildir. ve böyle yapıyorlar. fiyatları, en fazla karı elde edecek noktada saptıyorlar. bunu, ya kendi aralarında anlaşarak yapıyorlar veya en güçlü kumpanya fiyatı ilan ediyorlar, ötekilerde " kaptanı izle" oyununa katılıyorlar. bir de sık sık olduğu gibi, temel patentleri denetimleri altında bulunduruyorlar ve gerekli üretim iznini, ancak kendi çizgilerinde gitmeyi kabul edenlere veriyorlar. sy 17

kapitalist sınıf, işçi sınıfını sömürerek, servetle, güçle ve itibarla cömertçe ödüllendirilmiş; oysa işçi sınıfı, güvensizlik, yoksulluk, sefil hayat koşulları içine itilmiştir.
bu durumda, mevcut mülkiyet ilişkisinin - azınlığın bu denli yararına, çoğunluğun bu denli zararına olan bu mülkiyet ilişkisinin- devamını sağlamak için bir yol, bir yöntem bulunması gerekir. zengin azınlığın, emekçi çoğunluk üzerinde, toplumsal ve ekonomik egemenliğinin sürüp gitmesini sağlayacak güce sahip bir kurumun varlığı zorunludur.
böyle bir kuruluş da vardır: devlet. sy 27

kapitalizmin propagandacıları, bizi, sosyalizmin, özgürlüklerin sonu demek olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. oysa gerçek tam tersidir. sosyalizm, özgürlüğün başlangıcıdır. sosyalizm, insanlığa en büyük acıları veren kötülüklerden kurtulmak demektir: ücret köleliğinden, sefaletten, toplumsal eşitsizlikten ,güvensizlikten, ırk ayrımından, savaştan kurtuluş demektir.
sosyalizm, uluslararası bir harekettir. programı dünyanın bütün ülkelerinde aynıdır: vahşi rekabet sistemi yerine, işbirliğine dayanan uygar yönetimi koymaktır. her insanın refahının bütün insanların refahı ile gerçekleşebileceği insanların kardeşliğine dayanan toplumu kurmaktır.
sosyalizm, gerçekleşemeyecek bir düş değildir. toplumsal evrim sürecinde bir ileri adımdır ve gerçekleşme zamanı gelmiştir. sy 91
devamını gör...

genel kültürüme oldukça katkı sağlayan, kendisinin normalde ne kadar bilgili olduğunu merak ettiğim yazar gibi yazar. sıradan bir profil değildir onunkisi. içeri girerken elinize kağıt kalem almayı unutmayın.
devamını gör...

alex de souza gitti, ondan sonra herhangi birine '' gitme '' demeyi bıraktım.
devamını gör...

derinlikli düşünebilme kabiliyetlerinin gelişmemiş olmasından mütevellittir. kadınlar kadar geniş bir perspektiften bakamıyorlar.
devamını gör...

çünkü köşe yastığıyım.
devamını gör...

en başta empati ve hoşgörü.daha sonra da insan olduğumuzu anlamaya değecek herşey.
devamını gör...

bir kadının ağlamasıyla eş değer durumdur. hepimiz insanız yahu.
devamını gör...

kıyıda köşede kalmış, okunup geçilmiş üzerinde pek durulmamış bir satır arası olurdu. ne anlattığından kendisinin bile haberi yok.
devamını gör...

(bkz: ulan şu yaşlı moruklar yok mu)
(bkz: yık olm yık lan)
(bkz: devletsiz millet ney)
(bkz: valiliğin karşısında oturmuş cigara içiyorum)

canım sıkıldıkça açıp izlediğim ezbere bildiğim videonun ana temasıdır.
devamını gör...

biraz insanlari uzak tutun benden.
yav çocuklar allah rızası için güneş gidiyor ya.
ne kadar anlayışsızsınız ya.
güneş gidiyor güneş!
devamını gör...

gördükçe içime sıkıntı veren nick. her seferinde de okuyorum nicki.
edit: gelen her bildirimde yine okuyorum bu nicki. beğenmeyin arkadaşlar lütfen.
devamını gör...

başlığın ilk tanımı neden silinmiş?
devamını gör...

bazen içten içe hüzünlendiren durum. özelden yazıp gaffur gibi " yoksa beni beğenmiyor musun?" demek istiyorum bazen.
devamını gör...

tavsiye vermeye çalışan insanların sıklıkla kullandığı bir söz öbeğidir.
devamını gör...

ankara'nın yüksek yerlerinde nihayet kar yağmaya başladı. öyle güzel yağıyor ki, işi gücü bırakıp yağışı izleyesin geliyor. umarım kuruyan topraklarımıza ve susuzluğumuza şifa olur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim