nerede aşırı zenginlik varsa orada aşırı yoksullukta vardir.asiri zenginliğe lüks tüketime karşı olmayan hic kimse yoksullarin,emekçilerin hakkini savunamaz.asiri tüketen herkes başkalarının hakkini yiyordur,emeğini somuruyordur.aşırı tuketim suctur. asiri zenginlik suctur.
yasasin esitlik!
yasasin özgürlük!
yasasin kardeslik!
yasasin emek!
yasasin 1 mayis!
devamını gör...

bu ara arkadaşlarının nickaltlarını sevimli kuş fotoğrafları ile süsleyen yazar. ben de kendisi için bir şiir yazayım madem:>

kuşa gider, gece gündüz demeden,
geçer tepe, ırmak, haşin dereden.
minnoş gönüllerde naçizane yer eden,
sevilesi insan, canım dostum yayladağ.

taş gibin vücudu, o bülbül sesi,
sanki dersin bir masal prensesi,
ama biraz hırçın, benden demesi.
ayakkabı numaran kaç ki yayladağ.

harcandı nice yiğitler, senin yolunda,
yer etmek için o biricik solunda.
bahtsız babıl türkü yazdı sonunda,
yine de bana mısın demez yayladağ.
devamını gör...

1642-1651 yılları arasında, ingiltere de yaşanmış olan iç savaştır. bu iç savaşın yaşandığı dönemde ingiltere kralı 1.charles tahtta oturmaktadır. koca ülkeyi iç savaşa götüren olaylar silsilesi ise bizzat bu kral tarafından başlatılmıştır.

kral, parlemento'dan izinsiz asker toplamaya kalkınca, parlamento bunun yasalara aykırı olduğunu ileri sürdü. 1.charles çok kızdı ve parlamento'nun liderini tutuklattı. bunun üzerine parlamento londra halkını ayaklandırdı ve bir kısmına silah verdi. kral bu gelişmeler üzerine londrayı terk etmek zorunda kaldı.bu gelişmeler üzerine kral ile parlamento arasında , amansız bir iç savaş başladı. asilzadeler, protestan ve katolik rahipler kral'ın tarafını tutuyordu. parlamentodan yana olanlarsa genel olarak halk ve bir kısım tacirlerdi. irlandılılar kral'ın, iskoçlar parlamentonun tarafındaydı.

savaş, dini ve siyasi karakterini de ortaya koymaya başladı. kral'ın ordusuna karşı, olivier cromwell adlı bir milletvekili, halktan asker topladı ve kindar bir zihniyetle kralcıları ezmeye başladı. "yuvarlak kafalılar" veya "perukasızlar" olarak da bilinen cromwell'in bu başıbozuklardan oluşan ordusu, kral'ın kendilerini eninde sonunda cezalandıracağını bildiklerinden, hükümetin ve kralın vatana ihanet ile yargılanması için parlamentoyu ciddi anlamda tesirleri altına aldılar. bu hengamede devleti tamamen ele geçirmek isteyen cromwell, bir darbeyle, kralcı olan 140 milletvekilini parlamento'dan uzaklaştırdı. diğer milletvekilleri de dehşete kapılarak bu diktatöre boyun eğdiler ve kralın yargılanması için oy vermek zorunda kaldılar. londra dışında kalan halk, krala sadık fakat kudretsizdi.

yüksek burjuva, armatör ve tacirlerse, devletçilik yapacağından korktukları krallarına karşı cephe almışlardı. tüm bu gelişmeler üzerine, 9 şubat 1649'da 1.charles, "zalim, vatan haini, katil ve memleket düşmanı" gibi dört ayrı sıfatla yargılandı ve idama mahkum edilip cezası infaz edildi.

ingiltere'de cumhuriyet ilan edildi. fakat gerçekte olan cromwell'in saltanatının başlangıcıydı.
devamını gör...

kafası karışmış, anaç bir arı olabilir.
edit:umarım hayatında ki olumluluklar da nick altına gelen tanımlar gibi ard arda olur tatlı arıcığın.
devamını gör...

en favori ve etkileyici plajlarımızdan olan ve fethiye'de bulunan ölüdeniz, bir alman gazetesi tarafından dünyanın en güzel plajı seçilmişti. çevresi kapalı bir gölü andıran ölüdeniz'in suyu çok dingin ve sığ olsa da su seviyesi sürekli olarak alçalıp yükseliyor. bu sebepten de deniz berrak ve tertemiz kalıyor.
devamını gör...

öyle bir şey varsa benim borcum dağlar kadar olmuştur.
devamını gör...

ikinci dünya savaşı'nda naziler, fransa'yı istila ettiklerinde zıpkın gibi sarışın alman subayları karşısında fransız kadınlarının ayakları yerden kesilirmiş.
devamını gör...

protesto bir haktır. yasaldır. protesto hakkını kullanan gençliği kötüleyen zihniyet sakattır. demokrasi mücadelesi veren herkesin arkasındayız. üniversiteler akademi yeridir, memuriyet yeri değil. rektör atanmaz seçilir.
devamını gör...

ben ifşalandım.

siz devam edin.
devamını gör...

resulullah efendimizin ilk hanımı. hz. hatice, mekke'deki en zengin tüccarlarından birisiydi. varaka bin nevfel'in kuzeniydi. 2 kez evlenmişti. 40 yaşına gelmişti. ikinci kocası öldüğünden beri kendi adına ticaret yapacak bir adam görevlendirmek, adeti haline gelmişti. hz. muhammed, mekke'de el-emîn yani güvenilir, şerefli olarak tanınıyordu. hz. hatice de, suriye'ye gidecek kervanını yönetmesi için ona haber gönderdi. ona ücret olarak, o zamana kadar bir kureyşliye ödediği fiyatın iki katını ödemişti. daha sonra hz. muhammed ticaret için gitti ve geri döndü. daha sonra hz. hatice, hz. muhammed'in yolculuğunu ve yaptığı alışverişleri anlatışını dinledi. çok kâr etmişti. fakat hz. hatice, şimdi bunları düşünmüyordu. çünkü hz. hatice şu an olayı değil, olayı anlatanı * düşünüyordu. hz. muhammed çoğu kaynağın bildirdiğine göre orta boyluydu(bazı kaynaklara göre orta boyludan biraz uzun), başı büyüktü, ince, geniş omuzluydu, vücudundaki organları orantılı bir biçimdeydi, saç-sakalı siyah ve sıktı ve dümdüz değildi, hafif dalgalıydı. saçları, omuzları ile kulak memesi arasına kadar uzuyordu. sakalı nerdeyse saçlarının uzunluğuna kadar iniyordu. gözünün yuvarlakları genişti, alnı genişti, kirpikleri uzundu, kaşları geniş ve biraz çatıktı(hilal kaşlı da denir). eski kaynakların çoğunluğuna göre gözleri siyahtı, fakat bazı kaynaklara göre kahverengi, açık kahverengidir. ağzı geniş ve güzel şekilliydi. burnu kemerliydi(ya da uzaktan bakınca hafif kavisli gözüküyordu). bıyıklarını hiç üst dudağına kadar uzatmazdı, bu yüzden dudaklarının güzelliği açık bir şekilde gözükmekteydi. güneşin bronzlaştırmış olduğu beyaz cildi vardı(kaynaklara göre nuranî beyazdı, yani ne kırmızı tenli, ne de beyaz tenli olarak tarif edilebilir, nur saçıyordu, buna nuranî beyaz denir). ve hz. hatice de 40 yaşındaydı, ama hâlâ güzeldi. hz. muhammed sanırsam 25 yaşında bulunuyordu.

hz. muhammed gidince, hz. hatice hemen, bir arkadaşına danıştı. arkadaşı, aralarını yapmaya söz verdi. hz. hatice'nin arkadaşı hz. muhammed'e gitti ve neden evlenmediğini sordu. hz. muhammed şöyle buyurdu:

maddi imkânlarım yetersiz.

hz. hatice'nin arkadaşı(nufeyse) şöyle sordu:

fakat eğer sana imkân verilirse; güzelliğin, zenginliğin, soyluluğun varolduğu bir anlaşmaya çağırılsan ne dersin?

hz. muhammed şöyle sordu:

o kim?

nufeyse şöyle dedi:

hatice.

hz. muhammed şöyle sordu:

ben böyle bir evliliği nasıl yapabilirim?

nufeyse şöyle dedi:

orasını bana bırak!

hz. muhammed şöyle buyurdu:

o halde benden olan taraf tamam.

nufeyse konuştuklarını hz. hatice'ye iletti. o da hz. muhammed'e gelmesi için haber gönderdi. geldiğinde ona şöyle söyledi:

ey amcamoğlu! seni akrabam olman sebebiyle yahut o ya da bu gruba bağlanmadan orta yolda yer aldığın için seviyorum; seni güvenilirliğin, doğru sözlü ve güzel huylu olduğun için seviyorum.

sonra da ona evlenme teklif etti.

hz. hatice vefat edince de, hz. muhammed, hz. hatice'yi övmüştür ki hz. aişe kıskanıp şöyle demiştir:

o yaşlı kadını ne anıp duruyorsun? allah onun yerine sana daha iyisini verdi.

bunun üzerine hz. muhammed şöyle buyurdu:

allah bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. çünkü herkes beni inkar ederken, o bana iman etti. herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti. insanlar mallarını esirgerken bana arka çıktı. ve allah teala bana ondan çocuklar nasib etti.

bunun üzerine hz. aişe şöyle dedi:

bir daha hatîce hakkında kötü söz söylemeyeceğim.
devamını gör...

homofobik olanlar uzak dursun. karakterleri, farklı ülkelerde çekilmiş sahneleri ve konusu itibariyle çok özenle hazırlanmış bir yapım. beğenmediğim tarafları da var tabi. bazı sahnelerinde gereksiz dram kasılması, riley karakterinin o kısık insanı sinir eden ses tonu ve bazı gizemlerin çözülmeden olaya girilmesi gibi. ama wolfgang sen nesin öyle…. meksikalı gay çift favorimdi valla örnek ilişki budur dedim. çok tatlılar özellikle diego riveranın resminin önünde oturup konuştukları an, aşık oldum sahneye.
ön yargıları bir tarafa bırakıp izlenmesi gereken bir yapım.
devamını gör...

bir gün okuldan erkenden arabayla alındım ve eve götürüldüm hayatımın dengesi şaştı her zaman başkaları için kurulan cenaze çadırı babam için kuruldu ve ben sinir krizi geçirdim bundan daha bok bir anım yok hadi eyw
devamını gör...

artık günümüzde insanlar toplum içindeki görev ve iş bölümüne dayalı sosyal statülerinden çok; sahip oldukları gelirler ve harcama güçleri ile sınıflandırılarak sosyo-ekonomik statüleri tanımlanmaktadır.

uluslararası sosyo-ekonomik statü: en üstten başlayarak a,b,c,d,e. ve bunların birbirlerine geçmiş kırılımları.
ülkemizde ise genellikle üst-orta-alt gelir grubuna dahil olma şeklinde sınıflandırma yaygındır ve orta sınıf gitgide erimektedir.
devamını gör...

böyle dinsiz, böyle hırsız gelmedi
bizim toprak toprak olduktan beri
bunun gibi daha arsız gelmedi
bu kadar sap yeyip saman bırakan
ağzı çirkin yüzü nursuz gelmedi

zehir ile yaremizi elledi
ateş ile terimizi yelledi
bizim elin anasını belledi
böyle dinsiz böyle hırsız gelmedi

der mahzuni insanların zorbası
terimizden pişti havyar çorbası
dün boynunda gezer iken torbası
yüzü kara gitti ama karsız gelmedi

gibi daha bir çok taşlamanın ve mükemmel eserlerin sahibi büyük usta halk ozanı aşık mahzuni şerif'i ölüm yıldönümünde saygı, sevgi ve özlemle anıyorum. ruhu şad, devr-i daim olsun..
devamını gör...

arabanın içinde yağmuru dinliyorum.
devamını gör...

biraz önce özelden aldığım mesaj.

tabiki ismini vermek istemem ama ibret olsun diyerek buradan sesleniyorum; gerçekten buna gerek var mı?

hadi onu geçtim nasıl destek vereyim? en nefret ettiğim random beğenileri atarak mı, yoksa sana başlık mı satayım?
popintondan mı itekleyeyim? iple mi çekeyim, ibanına para mı atayım napayım.

harbiden ya dur sorayım nasıl destek olabilirmişim.


senin için biraz önce inandığım yaratana dua ettim. umarım yeterli olur.
devamını gör...

eşitlik.
devamını gör...

100 bin tane yazar olup da 500 aktif yazar olacağına 1.000 tane yazar olsun 500'ü aktif olsun. kaliteli içerik bence daha önemli.
devamını gör...

--- alıntı ---

yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki, züleyha. bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.

--- alıntı ---

(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...

başlığı okuduktan sonra aklıma doğum günümü arkadaşlarımın hatırlamadığı geldi...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim