gidip yüz yüze konuşmayı reddetmek. kesinlikle bu, insanlar problemlerini çözmek için ilgili kişiyle konuşmaktansa başkalarıyla konuşmayı tercih ediyor.
devamını gör...

kıtmir cennete giden tek köpekmiş ve bir iddiaya göre kıtmirin selamı var denilince saldıracak olan ya da havlayan köpek sakinleşiyormuş.
(bkz: batıl inanç)
devamını gör...

hobileri: kitap okumak, marul yemek, aynaya bakıp ötmek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni bazen yoran ve beni salın artık diye feveran ettiğim fobidir. (belki de sadece ben öyle hissediyorumdur. bir inek gibi oturduğum yerden geviş getirerek yaşamak cazip gelmeye başladı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ülkenin her yerinde görülebilecek çeviri türleridir.
devamını gör...

kendi çantamda olanları söylüyorum; kitap, kalem, not defteri, çubuk kraker, su, maske, krem, ıslak mendil, cüzdanım, ve biraz ekmek. yolda kedi köpek görürsem hemen vermek için. evet. ben çok iyi bi insanım... teşekkürler.
devamını gör...

bir idam mahkumunun son günü.
-victor hugo
devamını gör...

cem karaca-tamirci çırağı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çinlilerin türklere olan zulümlerini anlatan orhun abidelerinin genel merkezin önündeki kopyasının önünde olmasıyla fazlasıyla manidar ve ironik olan hadisedir. tabii, orhun abideleri aynı zamanda türk boylarının birbirlerine attıkları kelekleri de konu ediniyor. bu yönden bakınca da düşündürücü.

(bkz: orhun abideleri)
devamını gör...

(bkz: herbokolog)
devamını gör...

(bkz: sagopa kajmer)
devamını gör...

3. kişi.
devamını gör...

sirtakiyi ve rakıyı bırakıp,hey douglas'a göt sallamaya gelendir.
w/ @eyluling

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendini açıklamaya eskisi kadar istek duymamak, enerji hissetmemek
devamını gör...

ramazanda herkes diğer zamanlarda sadece ben:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilgi, bölüşüldükçe artan bir hazinedir. diğer yazarların hazinelerinden faydalanarak zenginleşmek ne kadar da güzel.
sözlüklerdeki kullanıcıların çoğunluğunu ergenler oluşturur. onlar da anket, troll, futbol, forum, diğer yazarlara sataşma gibi başlıklarda yoğunlaşır. 30 yaş üstü yazarlara teyze, amca deyip dalga geçerler. nick altlarına anlamsız sözler yazıp ilgi çekmek isterler.
kötü niyetli değillerdir ama kendilerini anlayan pek olmaz. sevgisiz büyütüyorlar çocukları. konuştukça anlıyorsunuz ki içini dökecek birini arıyorlar.
özgün tanımlara %10 daha fazla karma puana gelince…ileriki aylarda bilgi kategorisinde belli bir beğeni sayısına ulaşmış yazarlar için teşvik amacıyla kafa store’dan nobel ödülü çıkartması gibi sürpriz bir hediye iyi olur.
bilgi kategorisi açılması iyi olmuş yoldaş benjamin franklin. sen de iko da sade bir teşekkürden daha fazlasını hak ediyorsunuz. sözlüğün gelişmesi için emeği geçen herkes sağ olsun.
sadece bir iyi vardır, bilgi. sadece bir kötü vardır, cehalet - sokrates.
devamını gör...

hasan izzettin dinamo'nun çok bilinmeyen ama kesinlikle okunması gereken kitabıdır.
hasan izzettin dinamo kurtuluş savaşı yıllarını en fazla yokluk ve kimsesizlik içinde geçiren yazarlarımızdandır. kitapta savaşın acımasızlığı insanların savaş sırasında yaşadığı kıtlığı, acı ve kayıplara rağmen hayatta kalmaya çalışmaları çok çarpıcı ve gerçekti. karınlarını doyurabilmek için türlü çareler ürettikleri, yakında ölen yakınlarının yaslarını yaşayamamaları gibi acıları yazar gerçekten çok iyi ifade etmiş.
hasan izzettin dinamo kendi yaşam öyküsü savaş ve açlar'da gerçek olaylara sadık kalarak romanı oluşturur. konuları ne abartmış ne de fazla törpülemiştir.
romanın kahramanı bir anadolu ailesidir. ailenin hiçbiri öğrenim görmemiş ama hepsi dürüst ve zeki insanlardır. temel çavuş iyi bir aile babası olup tipik bir karadeniz insanıdır. şakire ise eşi ve dört çocuğunu yitirmesine rağmen hayatın yakasını bırakmayan bir anadolu kadınıdır. her ikisi de olumsuzluklar yada felaketler karşısında yılgınlık ve teslimiyet göstermez. kısaca kitap savaşın o tüm acımasızlığını gözler önüne seriyor.
savaş ve açlar belgesel özelliğinin yanı sıra toplumcu gerçekçi edebiyatımızın en önemli örneklerinden biridir.
bu arada kitap cengiz aytmatov'un 'toprak ana' kitabına çok benzer ama bence 'toprak ana' altınsa savaş ve açlar keşfedilmemiş bir elmastır.
edit:ekleme
devamını gör...

uzun bir süre devam eden arkadaşlıklardandır. ancak; süre mefhumu kişiden kişiye değişiklik gösterir. ben de uzun bir süre böyle bir arkadaşım var sanıyordum. sınıf başkanı olduğum için herkesle samimiydim; sıra arkadaşımla daha bir başkaydı elbette. annemse her zaman “ben onu sevmiyorum, arkadaşlığınızda hep sen verici taraf oluyorsun ve çok bencil.” diyordu. ben de anneme “yapma etme canımın içi öyle bir insan değil.” diyordum. zaman geçti. dört senelik lise eğitiminin üzerine dört sene de üniversite eğitimi ekledik. ikimiz de farklı şehirlerdeydik. buluşmalarımız okuldan eve gelebildiğimiz zamanlarda olmaya başladı. şöyle bir kendimi çektim ve olan her şeye uzaktan baktım. sürekli “ona giden” kişi bendim. onunla buluşmak için uzun mesafeler kat edip, iki üç saat geçirip yine eve dönüyordum. o ise ailesinden izin alamadığı için ortak bi nokta belirleyemediğimizi söylerdi. en sonun noktayı da doğum günümde beni yalnız bırakışıyla koymuş oldu. kardeş dediğim diğer insanlar beni kandırıp bana doğum günü sürprizi hazırlamışken; o yine aile bahanesine dayanıp gelmemişti. koskocaman bireyler olmuştuk. oysaki ben onu hiçbir zaman yalnız bırakmamıştım.

evet, mutlu ya da mutsuz olduğum günlerde sevdiğimizi sandığımız insanların tavırları önemli oluyor. ben bu ilişkide hep veren , (maddi ya da manevi) giden taraf olmuşum. annem haklıymış. şimdi benden giden insanlardan vazgeçmesi daha kolay oluyor ve kimseye anlam yüklememeye çalışıyorum. çünkü; insan vazgeçendir. benden çoktan vazgeçmiş birinden geç de olsa vazgeçmiş oldum.

yine de lise arkadaşlıkları çok başkadır. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir yolcuya

dur yolcu! bilmeden gelip bastığın
bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
bir vatan kalbinin attığı yerdir.

bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
gördüğün bu tümsek anadolu'nda,
istiklal uğrunda, namus yolunda
can veren mehmed’in yattığı yerdir.

bu tümsek, koparken büyük zelzele,
son vatan parçası geçerken ele,
mehmed’in düşmanı boğdugu sele
mübarek kanını kattığı yerdir.

düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
bir harbin sonunda bütün milletin
hürriyet zevkini tattığı yerdir.

necmettin halil onan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim