128milyardolar.net
t: "128 milyar dolar nerde" sorusunun, siteye dönüştürülmüş halidir. 128 milyar dolar ile neler alabileceğinizi göstermek amacıyla tasarlanmıştır. köprü alabilirsiniz.*
devamını gör...
izonomi
bir ifadeyle, kökeni iyonya olan, yönetme ve yönetilmenin olmadığı, paylaşım esaslı yönetim anlayışı.
devamını gör...
chandler bing
friends dizisinin sevilen sempatik karakteri. kendisi çok komik ve yakışıklıdır. sitcom severler onu bir ayrı sever.
devamını gör...
samsung'un yeni asistanı
samsung gündemden yararlanarak (bkz: lady dimitrescu) ilginç bir strateji denemiş.

apple'ı çok zor durumda bırakacak.

apple'ı çok zor durumda bırakacak.
devamını gör...
meja (yazar)
sözlükte vakit geçirmeyi epey azaltmıştım fakat tesadüf ettiğim tanımlarını okumak o kadar keyifli oldu ki sözlüğe böyle bir yazar gerekmiş diyebilirim. sayın yazarım emeklerinize sağlık.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
bu arkadaşın profiline şöyle bir girip baktım. 3 haftadır tek bir tanımı yok.
savunan arkadaşların geneli, "muhalifti uçuruldu", " faşist yönetim eleştiri kaldıramadı uçurdu" tarzında yaklaşmış.
bu bile yoldaş'ın düştüğü not "demek ki fazlası var, eksiği yok" olarak düşündürdü.
bal porsuğu'nun tek bir tanımını çıkarıp gösterin "muhalif yada eleştiri" tarzında olsun, ben bulamadım.
demek ki bu adam üşenmemiş, tuttuğu her yazara kendi çapında özelden yada farklı yerlerden bir güzel algısını yapmış.
iki yüzlü insan tipinden hayatım boyunca nefret etmişimdir.
o zaman bende çok kaliteli tanımlar giriyorum. kafa sözlükten önce 20 yıllık farklı sözlüklerde geçmişim var.
bu sözlükte sadece benim istediğim olacak. bunları beğenmiyorum uçuracaksın. hadsizin biri, benim nick altıma olumsuz tanım girmiş, hemen silinsin. yoksa ne mi yaparım? ....
içten pazarlıklı bir iki yüzlü olarak, yüzünüze güler arkanızdan hepinizi boklarım.
not: bu olayların iç yüzünün açığa çıkması için, bence bal porsuğunun özelden yazdığı her yazar elini taşın altına koyup, sözlük hakkında neler söylediğini bu nick altına dökmeli.
savunan arkadaşların geneli, "muhalifti uçuruldu", " faşist yönetim eleştiri kaldıramadı uçurdu" tarzında yaklaşmış.
bu bile yoldaş'ın düştüğü not "demek ki fazlası var, eksiği yok" olarak düşündürdü.
bal porsuğu'nun tek bir tanımını çıkarıp gösterin "muhalif yada eleştiri" tarzında olsun, ben bulamadım.
demek ki bu adam üşenmemiş, tuttuğu her yazara kendi çapında özelden yada farklı yerlerden bir güzel algısını yapmış.
iki yüzlü insan tipinden hayatım boyunca nefret etmişimdir.
o zaman bende çok kaliteli tanımlar giriyorum. kafa sözlükten önce 20 yıllık farklı sözlüklerde geçmişim var.
bu sözlükte sadece benim istediğim olacak. bunları beğenmiyorum uçuracaksın. hadsizin biri, benim nick altıma olumsuz tanım girmiş, hemen silinsin. yoksa ne mi yaparım? ....
içten pazarlıklı bir iki yüzlü olarak, yüzünüze güler arkanızdan hepinizi boklarım.
not: bu olayların iç yüzünün açığa çıkması için, bence bal porsuğunun özelden yazdığı her yazar elini taşın altına koyup, sözlük hakkında neler söylediğini bu nick altına dökmeli.
devamını gör...
püskül
sondaj isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sözlükte 'ipekten, sırmadan ya da herhangi bir iplikten yapılan, süs olarak bir ucundan bir şeye bağlanan, öteki ucu serbest saçak durumundaki iplik demeti.' anlamına gelen sözcüktür.
aynı zamanda mısır gibi bitkilerde oluşan uzun ve tüysü yapılara da püskül denir.
sözlükte 'ipekten, sırmadan ya da herhangi bir iplikten yapılan, süs olarak bir ucundan bir şeye bağlanan, öteki ucu serbest saçak durumundaki iplik demeti.' anlamına gelen sözcüktür.
aynı zamanda mısır gibi bitkilerde oluşan uzun ve tüysü yapılara da püskül denir.
devamını gör...
muhabbet kuşunun ölmesi
benim de liseye hazırlık dönemimde vardı kuşum. şaşkın'dı adı. pirinç pilavı yemiş ertesi güne şişmişti yavrucak. çok ağlamıştım.
devamını gör...
öğretmen tribi
çok biliyorsan çık kendin anlat
sınava girecek olan ben değilim
sınavda da öyle cevaplarsın o zaman
ben sizin ananız babanız değilim beni alakadar etmez
ben dersi anlatır çıkarım
sınava girecek olan ben değilim
sınavda da öyle cevaplarsın o zaman
ben sizin ananız babanız değilim beni alakadar etmez
ben dersi anlatır çıkarım
devamını gör...
çok fena cehaletin döndüğü düşünülen yerler
insanların düşüncelerini anlattığı yerlerin %95’i.
devamını gör...
ilkokulda dışlanmak
dışlanmadım ama dışlanan başka bir sınıf arkadaşıma şahit olmuştum. kız, bize oranla biraz fazla gelişmişti. boyu uzun, hafif kiloluydu. 1. sınıf öğrencisi gibi değil de daha çok 4.-5. sınıf öğrencisi gibiydi.1 sınıfın 2. dönemine kadar okuma yazma öğrenemediği için de çok dışlanırdı. ailesinin maddi yetersizliğinden ötürü anne ve babası çalıştığı için, onunla pek ilgilenemezlerdi. ellerinden avuçlarından arttırdıkları ile bu kıza zar zor defter,kalem, okul malzemesi alırlardı.
sınıftaki diğer öğrenciler okuma yazmayı yeni öğrendikleri için ve kendilerini bir şey sandıkları için, kızın defterine saçma sapan şeyler çizer, küfürler yazarlardı. hatta bazen o defterin sayfalarını yırtıp çöpe atarlardı. onunla oyun oynamazlar, onu yok sayarlardı. okul çantasını tekmeler, kızın montunu bilerek yere atarlardı.
annesi bir gün kizinin defterinde ki yazıları görmüş. okula geldi kadin, kıyameti koparıyor. haklı da. tüm sınıfa bağırdı, çağırdı.sınıf hocamızla konuştu ve gitti. 3,4 öğrencinin uğraştığı ve dışladığı o kıza şimdi tüm sınıf cephe almıştı. 2. dönemin bitmesine az kalmıştı. herkes kızın yüzüne karsi okuma yazma ogrenemedigi için sınıfta kalacaksın!!! diye dalga geçmeye başladılar. bir tek ben anlayabiliyordum onu. üzülüyordum haline.
gittim bir teneffüs yanına. beni görünce dalga geçeceğimi sandı, koydu sıraya kafasını uyuyormuş gibi yapmaya başladı. alışmıştı çünkü kendisiyle dalga geçilmesine, çözümü uyuyo numarası yapmak da bulmuştu. "bak dedim ona sana defterimi vereceğim ve benim yazdıklarımı yazmaya çalış, ben sana okuma yazma öğreteceğim " demiştim. hoş benim durumum da çok farklı değildi ondan. yazmam da sıkıntı yoktu ama okurken heyecanlanırdım. her şeyi birbirine karıştırırdım. neyse 1-2 aya yakın tüm boş anlarımızda,teneffüste bazen okul çıkışlarında ders çalıştık. sonunda az da olsa bir ilerleme olmuştu onda. yazmaya ve yazdığını okumaya başlamıştı.
benimle arasının iyi olduğunu gören diğer sınıf arkadaşlarım da onla konuşmaya başlamıştı. artık dalga geçmiyorlar,eşyalarına zarar vermiyorlardı. çocuk psikolojisi işte. neyi görüyorsa onu örnek alıyor. zorba davranırsan zorbalık yapmaya, iyi davranırsan iyi yaklaşmaya başlıyor.
hatta hiç unutmam ikimiz de okuma yazma öğrenince yakamıza takılan o kırmızı kurdeleyi aldığımız da sevinçten ağlamıştık*
sınıftaki diğer öğrenciler okuma yazmayı yeni öğrendikleri için ve kendilerini bir şey sandıkları için, kızın defterine saçma sapan şeyler çizer, küfürler yazarlardı. hatta bazen o defterin sayfalarını yırtıp çöpe atarlardı. onunla oyun oynamazlar, onu yok sayarlardı. okul çantasını tekmeler, kızın montunu bilerek yere atarlardı.
annesi bir gün kizinin defterinde ki yazıları görmüş. okula geldi kadin, kıyameti koparıyor. haklı da. tüm sınıfa bağırdı, çağırdı.sınıf hocamızla konuştu ve gitti. 3,4 öğrencinin uğraştığı ve dışladığı o kıza şimdi tüm sınıf cephe almıştı. 2. dönemin bitmesine az kalmıştı. herkes kızın yüzüne karsi okuma yazma ogrenemedigi için sınıfta kalacaksın!!! diye dalga geçmeye başladılar. bir tek ben anlayabiliyordum onu. üzülüyordum haline.
gittim bir teneffüs yanına. beni görünce dalga geçeceğimi sandı, koydu sıraya kafasını uyuyormuş gibi yapmaya başladı. alışmıştı çünkü kendisiyle dalga geçilmesine, çözümü uyuyo numarası yapmak da bulmuştu. "bak dedim ona sana defterimi vereceğim ve benim yazdıklarımı yazmaya çalış, ben sana okuma yazma öğreteceğim " demiştim. hoş benim durumum da çok farklı değildi ondan. yazmam da sıkıntı yoktu ama okurken heyecanlanırdım. her şeyi birbirine karıştırırdım. neyse 1-2 aya yakın tüm boş anlarımızda,teneffüste bazen okul çıkışlarında ders çalıştık. sonunda az da olsa bir ilerleme olmuştu onda. yazmaya ve yazdığını okumaya başlamıştı.
benimle arasının iyi olduğunu gören diğer sınıf arkadaşlarım da onla konuşmaya başlamıştı. artık dalga geçmiyorlar,eşyalarına zarar vermiyorlardı. çocuk psikolojisi işte. neyi görüyorsa onu örnek alıyor. zorba davranırsan zorbalık yapmaya, iyi davranırsan iyi yaklaşmaya başlıyor.
hatta hiç unutmam ikimiz de okuma yazma öğrenince yakamıza takılan o kırmızı kurdeleyi aldığımız da sevinçten ağlamıştık*
devamını gör...
sanat para için midir sanat için mi sorunsalı
çıkış noktası ne para içindir ne de sanat için.
sanat bir ihtiyaçtır.
anlatma ihtiyacı.
hayatı boyunca sanatın seyircisi olmuş bir ruhun daha fazla bunun dışında kalamaması, karşı koyamamasıdır.
bir el hareketinin, tek bir nefesinin enstrümanda çıkardığı sesi duymak ister.
tuvalin üzerinde kendi elleriyle tuttuğu fırçanın bırakacağı izi, renklerin birleşimini görmek ister.
belki de bunların hiçbiri değildir. yalnızca dünyaya bir anı bırakmak istiyordur, bilemiyorum. ama hepsinin kayıtsız kalamamaktan ileri geldiğini biliyorum.
sanat bir ihtiyaçtır.
anlatma ihtiyacı.
hayatı boyunca sanatın seyircisi olmuş bir ruhun daha fazla bunun dışında kalamaması, karşı koyamamasıdır.
bir el hareketinin, tek bir nefesinin enstrümanda çıkardığı sesi duymak ister.
tuvalin üzerinde kendi elleriyle tuttuğu fırçanın bırakacağı izi, renklerin birleşimini görmek ister.
belki de bunların hiçbiri değildir. yalnızca dünyaya bir anı bırakmak istiyordur, bilemiyorum. ama hepsinin kayıtsız kalamamaktan ileri geldiğini biliyorum.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
x mahlaslı yazar sizi çaya davet etti bildirimi beklenmektedir. keki ben yaparım.
devamını gör...
lord of the rings rise to war
lotr temalı mobil strateji oyunudur. klasik bir şekilde kale güçlendirip, maden işgal edip, ekonomi kurup asker basıyoruz, diğer ırkları fethetmeye doğru yollanıyoruz.
seçebileceğimiz fraksiyonlar şöyle;
arnor, inşaat maliyetlerinden kısıyor. özel askeri kuzey kolcusu.
ısengard; silahlandırma maliyetini kısıyor. özel askeri snaga thrak.
lindon; ahşap toplama bonusu veriyor. özel askeri noldor atışçısı.
gondor; inşaat süresinden kısıyor. özel askeri kuğu şövalyesi.
lothlorien, komutan deneyimi bonusu veriyor. özel askeri sınır muhafızı.
erebor, çağrı süresinden kısıyor. özel askeri demir savaşçı.
mordor, üretim bonusu veriyor, özel askeri çapulcu.
rohan, savaşa gitme hız bonusu veriyor, özel askeri başkumandan.
rhun, npc ordulara hasar bonusu veriyor, özel askeri savaş arabası.
angmar, kuşatma hasar bonusu veriyor, özel askeri günahkar.
oyunun güzel tarafı bir yandan görevler vasıtası ile hikayeyi takip ediyorken, sadece o kulvarda kalmayıp bağımsız bir şekilde de yönlendirmeye devam edebiliyorsunuz. tabi senaryonun da akması şart ama açık bir harita sayesinde temponuzu belirlemeniz mümkün.
her strateji oyununda olduğu gibi topluluklar önem arz ediyor. aynı fraksiyonlardaki klanlar birbirleri ile geçinemezler ise fethedilmeleri an meselesi oluyor. o yüzden aynı fraksiyondaki farklı klanların da bir arada çalışması oyunun kilit noktalarından biri.
hedef ise orta dünya haritasında en çok bölgeyi ele geçirip dol guldur'da bulunan güç yüzüğünü ele geçirmek. ben de yeni başladım, süresi ile ilgili bilgi veremeyeceğim fakat zannediyorum ki bir sezon 3-4 ay sürüyor. sezon bittiğinde geliştirdiğiniz kaleniz ve kahramanlarınız aynı seviye ile sizde kalmaya devam ederken kazandığınız tüm toprak sıfırlanarak her şeye baştan başlıyorsunuz.
strateji sevenler kaçırmasın derim, zira oyun kesinlikle pay to win değil. elbet avantajları var, lakin sistem sizi ezdirmeyecek kadar rekabetçi.
seçebileceğimiz fraksiyonlar şöyle;
arnor, inşaat maliyetlerinden kısıyor. özel askeri kuzey kolcusu.
ısengard; silahlandırma maliyetini kısıyor. özel askeri snaga thrak.
lindon; ahşap toplama bonusu veriyor. özel askeri noldor atışçısı.
gondor; inşaat süresinden kısıyor. özel askeri kuğu şövalyesi.
lothlorien, komutan deneyimi bonusu veriyor. özel askeri sınır muhafızı.
erebor, çağrı süresinden kısıyor. özel askeri demir savaşçı.
mordor, üretim bonusu veriyor, özel askeri çapulcu.
rohan, savaşa gitme hız bonusu veriyor, özel askeri başkumandan.
rhun, npc ordulara hasar bonusu veriyor, özel askeri savaş arabası.
angmar, kuşatma hasar bonusu veriyor, özel askeri günahkar.
oyunun güzel tarafı bir yandan görevler vasıtası ile hikayeyi takip ediyorken, sadece o kulvarda kalmayıp bağımsız bir şekilde de yönlendirmeye devam edebiliyorsunuz. tabi senaryonun da akması şart ama açık bir harita sayesinde temponuzu belirlemeniz mümkün.
her strateji oyununda olduğu gibi topluluklar önem arz ediyor. aynı fraksiyonlardaki klanlar birbirleri ile geçinemezler ise fethedilmeleri an meselesi oluyor. o yüzden aynı fraksiyondaki farklı klanların da bir arada çalışması oyunun kilit noktalarından biri.
hedef ise orta dünya haritasında en çok bölgeyi ele geçirip dol guldur'da bulunan güç yüzüğünü ele geçirmek. ben de yeni başladım, süresi ile ilgili bilgi veremeyeceğim fakat zannediyorum ki bir sezon 3-4 ay sürüyor. sezon bittiğinde geliştirdiğiniz kaleniz ve kahramanlarınız aynı seviye ile sizde kalmaya devam ederken kazandığınız tüm toprak sıfırlanarak her şeye baştan başlıyorsunuz.
strateji sevenler kaçırmasın derim, zira oyun kesinlikle pay to win değil. elbet avantajları var, lakin sistem sizi ezdirmeyecek kadar rekabetçi.
devamını gör...
regaip
açılması yasaklanan regaip kandili başlığının ilk sözcüğü. buradan tüm sözlüğün kandilini kutluyorum. ama ben başka bir konuya değineceğim.
şimdi regaip kandili bildiğimiz gibi hz. muhammed efendimizin ana rahmine düştüğü gün olarak söyleniyor. bir kere bunun doğruluğu yok. diyelim ki öyle peygamber efendimizin bu hesaplamaya göre erken doğduğu -yaklaşık bir ay- ortaya çıkar ki, ben şahsen böyle bir şey duymadım, okumadım. sonra bu ritüel (ben böyle tanımlamak istiyorum çünkü bu günün kutlanmasının kuran-ı kerim'de yeri yok.) xıı. asırda kutlanmaya başlamış, daha sonraki asırlarda yer edinmiş (tekkelerin etkisi ile) xvı. - xvıı. asırlarda görüyoruz ki şiirin bir konusu haline de gelmiş. ve günümüze değin önemli ve muhafaza edinmesi gereken bir gelenek olarak görülmüş. kanaatim ve itikatımca mahremi ifşâ etmesinden dolayı bu kandil pek yakışıksız. böyle olduğu gibi aslında bu günün üç ayların başlangıç haftasının ilk cuma gecesini belirtmesi ve (ibadetle) kutlanmasını öğütlemesi dışında bir özelliğini de göremedim. kutlama noktasına gelince millet (ekseriyetle) bu gecenin kutsi bir gece olduğuna kani durumdadır. bununla uğraşmak beyhude ama en azından ne olduğunu bildirmek gerekir. söylediklerime muhalif ilahiyatçı arkadaşlarımızın görüşlerine açığım, bu konuda. yeniden kandilinizi (üç aylara girmemizi) kutluyorum.
şimdi regaip kandili bildiğimiz gibi hz. muhammed efendimizin ana rahmine düştüğü gün olarak söyleniyor. bir kere bunun doğruluğu yok. diyelim ki öyle peygamber efendimizin bu hesaplamaya göre erken doğduğu -yaklaşık bir ay- ortaya çıkar ki, ben şahsen böyle bir şey duymadım, okumadım. sonra bu ritüel (ben böyle tanımlamak istiyorum çünkü bu günün kutlanmasının kuran-ı kerim'de yeri yok.) xıı. asırda kutlanmaya başlamış, daha sonraki asırlarda yer edinmiş (tekkelerin etkisi ile) xvı. - xvıı. asırlarda görüyoruz ki şiirin bir konusu haline de gelmiş. ve günümüze değin önemli ve muhafaza edinmesi gereken bir gelenek olarak görülmüş. kanaatim ve itikatımca mahremi ifşâ etmesinden dolayı bu kandil pek yakışıksız. böyle olduğu gibi aslında bu günün üç ayların başlangıç haftasının ilk cuma gecesini belirtmesi ve (ibadetle) kutlanmasını öğütlemesi dışında bir özelliğini de göremedim. kutlama noktasına gelince millet (ekseriyetle) bu gecenin kutsi bir gece olduğuna kani durumdadır. bununla uğraşmak beyhude ama en azından ne olduğunu bildirmek gerekir. söylediklerime muhalif ilahiyatçı arkadaşlarımızın görüşlerine açığım, bu konuda. yeniden kandilinizi (üç aylara girmemizi) kutluyorum.
devamını gör...
napıyorsunuz
konya civarında "nişleyivirin?" maraş civarinda "nootiinn?" trakya'da "napiyon bea", ege de "napıp durun?" ,karadeniz de "napaysun?" şeklinde sorulan sorudur.
devamını gör...
o yar gelir
yaşar kemal'den yavuz bingöl'e, aynur haşhaş'tan hatice aslan'a ve hatta paul dwyer'a kadar birçok kişi tarafından birçok defa seslendirilmiş durduk yere can yakan van türküsü.
cem adrian & zeynep karababa
el oğlunu/kızını ben kendime yar sandım, yüreğime hançer de soktu gül sandım
cem adrian & zeynep karababa
el oğlunu/kızını ben kendime yar sandım, yüreğime hançer de soktu gül sandım
devamını gör...
normal sözlük erkeklerinin biraz şey olmaları
beyefendi.
devamını gör...

