yazarların en ünlü etkileşimi
nedenini hala bilmediğim bir şekilde metin şentürk beni twitter'da takip ediyor
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sözlükteki trollerin açtıkları başlıkları okuyup tüm laflarımı bir hışımla anında hazırlayıp tam yazacakken sanki elektrik çarpmış gibi bir anda kendime geliyorum ve parmaklarımı usulca klavyeden çekiyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
bu gün ankara gri, bence biraz da hüzünlü.
bir derdi olduğunu sanmam. biraz düşünmek istiyor olabilir. ya da yorulmuş olabilir. yormuştur onu belki insanlar.
hüzün; içsel duygulanım, gönül üzgünlüğü, iç kapanıklıklığı anlamına geliyor. yani çok da kötü bir şey değil. hatta iyi bir şey. ardından güzel şeyler gelir hüznün. hayır olsun inşallah.
ona ve sözlüğe bizim oralardan bir uşak olan ekin uzunlar'dan,
hüznün gemileri 'ni yolluyorum.
bu gün ankara gri, bence biraz da hüzünlü.
bir derdi olduğunu sanmam. biraz düşünmek istiyor olabilir. ya da yorulmuş olabilir. yormuştur onu belki insanlar.
hüzün; içsel duygulanım, gönül üzgünlüğü, iç kapanıklıklığı anlamına geliyor. yani çok da kötü bir şey değil. hatta iyi bir şey. ardından güzel şeyler gelir hüznün. hayır olsun inşallah.
ona ve sözlüğe bizim oralardan bir uşak olan ekin uzunlar'dan,
hüznün gemileri 'ni yolluyorum.
devamını gör...
uzat sarı saçlarını rapunzel
aramıza yeni katılan ve nicki ile eğlenceli bir hava veren kafa sözlük yazarı. keyifli sözlükler diliyorum kendisine.
devamını gör...
matematik yapamıyorsan çöpsün
en berbat olduğumuz konuya en büyük önemi verince böyle saçma sapan bir şey çıkmış ortaya. ülke matematiksel dehası dolu olsa da yapamayan dışlansa aklım alabilir. lakin bu konuda eleştiri yapanlar genelde türkçe konuşamayan tipler oluyor.
devamını gör...
aristarkhos
dünyanın güneş etrafında döndüğünü iddia eden ilk kişi olması ile ünlü yunan'lı gökbilimci'dir.
devamını gör...
hamam
eskiden insanların sadece yıkanıp temizlendikleri bir yer olmaktan öte çeşitli eğlenceler düzenledikleri, beraber yemek yedikleri hatta damat hamamı, gelin hamamı, sünnet hamamı gibi özel günlere yönelik adetlere ve törenlere de ev sahipliği yapmış mekanlardır.
bu kadar aktiviteye merkez olmuş hamamlarda ayrıca aşağıdaki hamam kitabesinde yer aldığı üzere ders niteliğindeki gayet manidar şu güzel sözler de yer almış;
"tıynetin nâ pâk ise, hayr umma sen germâbeden
önce tathîr-i kalb et, sonra tathîr-i beden."
tıynet:huy,yaradılış
germ:sıcak +ab:su =germabe= ılıca,hamam
tathir:temizleme,paklama
huyun temiz,iyi değilse, kirli pis bir karaktere sahipsen hamamdan bir şey bekleme.
gerçek manada temizlik iyilik istiyorsan önce kalbini temizle,sonra bedenini gibi bir anlam taşıyor.
bu kadar aktiviteye merkez olmuş hamamlarda ayrıca aşağıdaki hamam kitabesinde yer aldığı üzere ders niteliğindeki gayet manidar şu güzel sözler de yer almış;
"tıynetin nâ pâk ise, hayr umma sen germâbeden
önce tathîr-i kalb et, sonra tathîr-i beden."
tıynet:huy,yaradılış
germ:sıcak +ab:su =germabe= ılıca,hamam
tathir:temizleme,paklama
huyun temiz,iyi değilse, kirli pis bir karaktere sahipsen hamamdan bir şey bekleme.
gerçek manada temizlik iyilik istiyorsan önce kalbini temizle,sonra bedenini gibi bir anlam taşıyor.
devamını gör...
yazarların yazmayı tercih ettiği başlıklar
*konuların beğenilmemesi, çözüm
bulunabilecek birşey değildir, "bence"
*ilgilendiğimiz başlıkları yazabileceğimiz bir
başlığa ihtiyaç yoktur, burda yazıp, tartışıp
yine yapılacak şey, başlık açmak
olduğundan, vakit kaybıdır, "bence"
*sevgili yazar #işimbu
sürekli kendi ilgi alanlarınızı takip ederek
tek düze bir yaklaşımı körüklemiyorsunuz,
(aksine o konuyu okuyanlar için + oluyor)
bu yaptığınız şey sözlüğün renklerini
oluşturuyor zaten, "ben" benim zevk ve
renk tercihlerimi dikkate almadığınızı,
bunun bana "dikte etmek" olduğunu
düşünmedim
*fikir beyanı beklediğiniz şey, ilgi alanlarının
yazılması ise, yazılmış, ama bu tanımların
bir yere katkısı görünmüyor,
*sizin salt aynı konuları takip ettiğinizi, aynı
konuları aradığınızı ben şahsen
farketmedim, bu yüzden egoist
olamazsınız, çünkü özgürsünüz
bulunabilecek birşey değildir, "bence"
*ilgilendiğimiz başlıkları yazabileceğimiz bir
başlığa ihtiyaç yoktur, burda yazıp, tartışıp
yine yapılacak şey, başlık açmak
olduğundan, vakit kaybıdır, "bence"
*sevgili yazar #işimbu
sürekli kendi ilgi alanlarınızı takip ederek
tek düze bir yaklaşımı körüklemiyorsunuz,
(aksine o konuyu okuyanlar için + oluyor)
bu yaptığınız şey sözlüğün renklerini
oluşturuyor zaten, "ben" benim zevk ve
renk tercihlerimi dikkate almadığınızı,
bunun bana "dikte etmek" olduğunu
düşünmedim
*fikir beyanı beklediğiniz şey, ilgi alanlarının
yazılması ise, yazılmış, ama bu tanımların
bir yere katkısı görünmüyor,
*sizin salt aynı konuları takip ettiğinizi, aynı
konuları aradığınızı ben şahsen
farketmedim, bu yüzden egoist
olamazsınız, çünkü özgürsünüz
devamını gör...
mckinsey & company
1926 yılında university of chicago profesörü james o. mckinsey tarafından kurulan dünyanın en "prestijli" kabul edilen (bkz: yönetim danışmanlığı) şirketi. ayrıca dünyanın ilk yönetim danışmanlığı olduğu zannedilir ama değildir, ilk için (bkz: arthur d. little)
şirketin bugünkü şeklini almasında ise 1940 ve -50lerde ceo'luğunu yapan martin bower etkili olmuştur. bower döneminde ortaya konulan ve hala şirketin kültürünün önemli parçaları olan prensiplerden bazıları şöyledir:
- danışmanlar müşterilerin çıkarlarını mck gelirlerinin önüne koyar
- hiçbir şekilde müşterileri ile ilgili bilgileri iş dışında kimseyle tartışmaz
- müşterinin görüşüne karşı da olsa doğruyu söyler
- sadece yapılması gerekli olan ve mckinsey'nin iyi yapabileceği işleri üstlenir
- "up or out" politikası: şirket içinde beklenen hızda yükselemeyen danışmanların şirketten ayrılması istenir
ayrıca şirketin yine kullanılmaya devam eden ortak bir dili vardır - örneğin, danışmanları sundukları hizmetten bahsederken asla "satmak" kelimesini kullanmaz, yaptıkları projeye "study" veya "engagement" der, vs.
türkiye'de ise 1995 yılından beri hizmet vermektedir, türkiye "bölgesi" içinde istanbul, ankara ve bakü'de ofisleri vardır. yönetici ortağı can kendi'dir.
şirketin bugünkü şeklini almasında ise 1940 ve -50lerde ceo'luğunu yapan martin bower etkili olmuştur. bower döneminde ortaya konulan ve hala şirketin kültürünün önemli parçaları olan prensiplerden bazıları şöyledir:
- danışmanlar müşterilerin çıkarlarını mck gelirlerinin önüne koyar
- hiçbir şekilde müşterileri ile ilgili bilgileri iş dışında kimseyle tartışmaz
- müşterinin görüşüne karşı da olsa doğruyu söyler
- sadece yapılması gerekli olan ve mckinsey'nin iyi yapabileceği işleri üstlenir
- "up or out" politikası: şirket içinde beklenen hızda yükselemeyen danışmanların şirketten ayrılması istenir
ayrıca şirketin yine kullanılmaya devam eden ortak bir dili vardır - örneğin, danışmanları sundukları hizmetten bahsederken asla "satmak" kelimesini kullanmaz, yaptıkları projeye "study" veya "engagement" der, vs.
türkiye'de ise 1995 yılından beri hizmet vermektedir, türkiye "bölgesi" içinde istanbul, ankara ve bakü'de ofisleri vardır. yönetici ortağı can kendi'dir.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
mustafa kemal atatürk - cumhuriyeti ilan etmek.
devamını gör...
sakıncalı piyade
uğur mumcu'nun 12 mart muhtırası dönemine ilişkin içeriğe sahip kitabı.
patnos'da çok şey kazandım. orada, "halk" dediğimiz soyut kavramın ne olduğunu canlı örneklerle anladım. siirtli maşallah çavuşu, trabzonlu osman çavuşu, denizlili havancı niyazi'yi, kırklarelili recep'i, mersinli mithat'ı, ankaralı dinçay'ı tanıdım. her biri, birer insanlık simgesi gibi çevremizde, bizlere, "hoca nasrettin gibi ağlayan, bayburtlu zihni gibi gülen", halkın en taze güllerini sundular. yüreklerimize duygu pınarlarından şelâleler akıttılar. erlik işleminden sonraki aşamalar, işleri büsbütün arap saçına döndürdü. şimdi ne er sayılıyorum ne de yedek subay...
uğur mumcu, sakıncalı piyade
ilk baskısı 1977 yılında yapılan kitap 116 sayfa.
ellerin dert görmesin uğur mumcu! sakıncalı piyade’yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. kendi yazdıklarıma gülemem. ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.
aziz nesin
ayrıca bu tamlama, türk dili kurumu'na göre "kendisine pek güvenilmeyen, huzursuzluk çıkarabilecek kimse." anlamında kullanılıyor.
patnos'da çok şey kazandım. orada, "halk" dediğimiz soyut kavramın ne olduğunu canlı örneklerle anladım. siirtli maşallah çavuşu, trabzonlu osman çavuşu, denizlili havancı niyazi'yi, kırklarelili recep'i, mersinli mithat'ı, ankaralı dinçay'ı tanıdım. her biri, birer insanlık simgesi gibi çevremizde, bizlere, "hoca nasrettin gibi ağlayan, bayburtlu zihni gibi gülen", halkın en taze güllerini sundular. yüreklerimize duygu pınarlarından şelâleler akıttılar. erlik işleminden sonraki aşamalar, işleri büsbütün arap saçına döndürdü. şimdi ne er sayılıyorum ne de yedek subay...
uğur mumcu, sakıncalı piyade
ilk baskısı 1977 yılında yapılan kitap 116 sayfa.
ellerin dert görmesin uğur mumcu! sakıncalı piyade’yi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. kendi yazdıklarıma gülemem. ama senin yazdıklarını gülerek okudum. ‘acı acı gülmek’ deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.
aziz nesin
ayrıca bu tamlama, türk dili kurumu'na göre "kendisine pek güvenilmeyen, huzursuzluk çıkarabilecek kimse." anlamında kullanılıyor.
devamını gör...
ışid'in yok ettiği tarihi miras
bazı yerleri put kırıyoruz reklamları için patlatsalarda, büyük kısmını "birilerine" sattıkları söyleniyordu. muhtemelen 50 sene sonra ortam sakinleşince bir ülkenin müzesinde çıkar.
devamını gör...
ağır kombine immün yetmezlik
ing. (kıs) severe combined immunodeficiency (scid)
türkçe literatürde de scid olarak kendine yer bulan bu klinik tabloya göre hastamız doğuştan b ve t lenfositlerini üretemez. lenfosit denilen hücreler sizin hayatınız boyunca bağışıklık hafızanızı tutan, aşı olduğunuzda tepki veren (bunlar olmazsa aşı tutmaz), hedefe yönelik reaksiyonun geliştiği bileşenlerdir. bağışıklık sistemini bir ordu gibi düşünürseniz t lenfositler jandarma komando ise, b lenfositler de topçudur. t lenfositler hava indirmeyse b lenfositler helikopterdir. t lenfositler göğüs göğse muharip kuvvetlerdir, ellerinde ne varsa kullanırlar. temel taktikleri yakaladığı düşmanla yakın temasa girerek yüzeyinde delik açmak olsa da sitokin (telsiz) kullanarak diğer birimleri de aktive edebilir. b lenfositler ise göğüs göğse muharebeye girmez. düşmanla mücadelede en çok kullandıkları yöntem uzaktan bombardımandır. hedefe güdümlü füze (antikor) kullanarak düşmanı işaretler, gözden kaçırılan düşman birimleri görünür kılar veya işlev görmelerini engeller.
çok militarize ettim olayı ama gerçekten immün sistem ile mevcut harp teknikleri birbirlerine benziyor. eğer siz ordunuzdan dağ komando birliklerini (t lenfositler) ve hava desteğini (b lenfositler) kaldırırsanız terörle mücadele (enfeksiyon) edemezsiniz. ordu yapılanmanız gereği bu birimleri hiç planlamadıysanız zaten durumunuz vahim, sürekli sınırlarınızdan içeri terörist dolacak (patojen. bakteri, virüs, mantar vs) demektir. bunu bir yere kadar engelleyebilirsiniz, mevcut ordunuz ve polis gücünüz elbet işlev görür halde fakat tıpkı orduda olduğu gibi immün sistemde de her bileşen diğerini etkiliyor. yapmanız gereken en iyi çözüm nasıl ki dağ komandoları yetiştirmek ve helikopter satın almak ise, scid tanısı konulan kişiye de kemik iliği nakli yapmak en temel ve basit çözümdür.
david vetter isimli meşhur bir çocuk varmış eskiden, bubble kid olarak ararsanız bulabilirsiniz muhtemelen. bağışıklığı çok kötü olduğu için çocuk balonun içinde yaşamış 12 yaşına kadar. kız kardeşinden kemik iliği nakli yapıldıktan 15 gün sonra ise burkitt lenfomasından hayatını kaybetmiş. otopsi sonucu kız kardeşin iliğinde dormant ebv olduğu bulunmuş, yani çocuğu bilmeden öldürmüşler. hayat hikayesini fotoğraflarla falan bulabilirseniz çok dokunaklı, sokaklarda astronot gibi dolaşan bir çocuk... hayır ağlamıyorum.
sizi de ağlatayım-1
sizi de ağlatayım-2
türkçe literatürde de scid olarak kendine yer bulan bu klinik tabloya göre hastamız doğuştan b ve t lenfositlerini üretemez. lenfosit denilen hücreler sizin hayatınız boyunca bağışıklık hafızanızı tutan, aşı olduğunuzda tepki veren (bunlar olmazsa aşı tutmaz), hedefe yönelik reaksiyonun geliştiği bileşenlerdir. bağışıklık sistemini bir ordu gibi düşünürseniz t lenfositler jandarma komando ise, b lenfositler de topçudur. t lenfositler hava indirmeyse b lenfositler helikopterdir. t lenfositler göğüs göğse muharip kuvvetlerdir, ellerinde ne varsa kullanırlar. temel taktikleri yakaladığı düşmanla yakın temasa girerek yüzeyinde delik açmak olsa da sitokin (telsiz) kullanarak diğer birimleri de aktive edebilir. b lenfositler ise göğüs göğse muharebeye girmez. düşmanla mücadelede en çok kullandıkları yöntem uzaktan bombardımandır. hedefe güdümlü füze (antikor) kullanarak düşmanı işaretler, gözden kaçırılan düşman birimleri görünür kılar veya işlev görmelerini engeller.
çok militarize ettim olayı ama gerçekten immün sistem ile mevcut harp teknikleri birbirlerine benziyor. eğer siz ordunuzdan dağ komando birliklerini (t lenfositler) ve hava desteğini (b lenfositler) kaldırırsanız terörle mücadele (enfeksiyon) edemezsiniz. ordu yapılanmanız gereği bu birimleri hiç planlamadıysanız zaten durumunuz vahim, sürekli sınırlarınızdan içeri terörist dolacak (patojen. bakteri, virüs, mantar vs) demektir. bunu bir yere kadar engelleyebilirsiniz, mevcut ordunuz ve polis gücünüz elbet işlev görür halde fakat tıpkı orduda olduğu gibi immün sistemde de her bileşen diğerini etkiliyor. yapmanız gereken en iyi çözüm nasıl ki dağ komandoları yetiştirmek ve helikopter satın almak ise, scid tanısı konulan kişiye de kemik iliği nakli yapmak en temel ve basit çözümdür.
david vetter isimli meşhur bir çocuk varmış eskiden, bubble kid olarak ararsanız bulabilirsiniz muhtemelen. bağışıklığı çok kötü olduğu için çocuk balonun içinde yaşamış 12 yaşına kadar. kız kardeşinden kemik iliği nakli yapıldıktan 15 gün sonra ise burkitt lenfomasından hayatını kaybetmiş. otopsi sonucu kız kardeşin iliğinde dormant ebv olduğu bulunmuş, yani çocuğu bilmeden öldürmüşler. hayat hikayesini fotoğraflarla falan bulabilirseniz çok dokunaklı, sokaklarda astronot gibi dolaşan bir çocuk... hayır ağlamıyorum.
sizi de ağlatayım-1
sizi de ağlatayım-2
devamını gör...
amazon.com.tr
bugüne kadar birçok siteden alışveriş yaptım ama hiçbirinden amazon kadar memnun kalmadım. çok hızlı ve müşteriye değer veren alışveriş sitesi. hız kısmı şaka değil yeri geldi gece 12 de verdiğim sipariş ertesi sabah 11 de elime ulaştı. eğer alacağım üründe aşırı bir fiyat farkı yoksa ilk seçeneğim her zaman kendisi olacaktır.
devamını gör...
the office
t: şahsım devleti adına bugüne kadar bana en fazla keyif veren sitcom dizisidir. aslı u.k versiyonudur.
ilk sezon yayınlanınca pek beğenilmemiş diye okumuştum, hatta devam etmeyecekmiş bile. oysa ilk sezon da çok iyiydi. (örn. michael'ın, mil başına bağış yaptığı kendisine söylenince ağzı yarı açık donup kalması.)
birçok insana göre u.k versiyonu daha iyidir. ricky gervais etkisi olabilir.
peki, nedir diğer sitcomlardan ayrılan özellikleri?
1. gülme efekti olmaması (salakmışız gibi nerede güleceğimize karar verilmemesi de diyebiliriz.)
2. çekim yöntemi: çoğu zaman tek kamera üzerinden ve sahne geçişlerinin de ani kamera manevralarıyla çekilmesi
3. karakterlerin değişimi ve sürekli farklı olayların yaşanması: örneğin kevin'in değişimi.
4. karakterlerin tek tek seyirciyle teması olması.
daha da arttırılabilir.*
ilk sezon yayınlanınca pek beğenilmemiş diye okumuştum, hatta devam etmeyecekmiş bile. oysa ilk sezon da çok iyiydi. (örn. michael'ın, mil başına bağış yaptığı kendisine söylenince ağzı yarı açık donup kalması.)
birçok insana göre u.k versiyonu daha iyidir. ricky gervais etkisi olabilir.
peki, nedir diğer sitcomlardan ayrılan özellikleri?
1. gülme efekti olmaması (salakmışız gibi nerede güleceğimize karar verilmemesi de diyebiliriz.)
2. çekim yöntemi: çoğu zaman tek kamera üzerinden ve sahne geçişlerinin de ani kamera manevralarıyla çekilmesi
3. karakterlerin değişimi ve sürekli farklı olayların yaşanması: örneğin kevin'in değişimi.
4. karakterlerin tek tek seyirciyle teması olması.
daha da arttırılabilir.*
devamını gör...
karma puanını bir kere kullanınca asla kullanılabilir karma puanına eşit olmaması
(bkz: bütün sırrı bozdun ya)
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
sagopa kajmerin ayakkabısını çözmüştüm en ünlü etkileşimimdir.
ayrıca sagopa kajmerin ayakkabısı ile çiğnediği sigarayı içmiştim.
beyinsizdim.
ayrıca sagopa kajmerin ayakkabısı ile çiğnediği sigarayı içmiştim.
beyinsizdim.
devamını gör...
zümrüd-ü anka (yazar)
hüma kuşu ve tuğrul kuşu olarak da bilinen efsanevi kuşun ismidir aynı zamanda kafa sözlük’de yazardaşımızdır. dünyada yalnızca bir tane olduğuna inanılan zümrüd-ü anka sözlüğümüzde de birtanedir. zümrüd-ü anka efsaneye göre bilgi ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilir. kafa sözlük zümrüd- ü anka’mızında bildiği her şeyi bize aktaracağından eminim. şimdiden takibime alıp ilk sıralardan yer kaptığım için kendimi şanslı hissediyorum.
devamını gör...
