ud sesinin huzur veren etkisi
yadsınması mümkün olmayan, duyan herkesin mutlaka hissettiği ve hangi eserde olursa olsun varlığını duyuran etkidir.
eğer bir şarkının içinde ud varsa, o şarkı ud sesi eşliğinde yapılmışsa ya da daha da iyisi sadece ud ile çalınmışsa dinlemelere doyamıyorum. belki sadece benim için geçerli olan bir durum ama ud sesi her durumda bana derin ve sarsılmaz bir huzur veriyor. ki huzur bu dünyada en zor bulunacak duygulardan biridir.
mesela smooth criminal sevdiğim bir şarkıdır ama ahmed alshaiba’nın ud ile cover yaptığı versiyonu benim için orijinali kadar iyidir ve orijinalinden farklı olarak da bana tatlı bir huzur verir.
bir gün üniversite bahçesinde bir arkadaşımla ders beklerken benim tanımadığım ama arkadaşımın arkadaşı olan biri elinde uduyla yanımıza geldi. o zamanlar izlediğimiz unutma beni diye bir dizi vardı. metin şentürk ve şevket altuğ’un oynadığı. dizi müziği udla çalınan unutma beni diye bir şarkı idi. istedik çaldı arkadaşımız. ağaçların altında o şarkıyı udla canlı canlı dinlemek müthiş bir keyifti. sanki göklerden gelen o gümbür gümbür ama hassas ses o an beni her zamankinden fazla etkilemişti.
anın ve ud sesinin verdiği huzuru hissettiğim nadir anlardan biriydi. derse doğru giderken arkadaşımıza tosun paşa’yı da çalıp çalamayacağını sordum. güldük, eğlendik ve ben bloka doğru yürümeye başladım. tam o an tosun paşa’nın o ikonik şarkısı çalmaya başladı arkamdan. dönüp bakmadım. ama çok mutlu oldum.
evet, hakiki tosun paşa benim!
eğer bir şarkının içinde ud varsa, o şarkı ud sesi eşliğinde yapılmışsa ya da daha da iyisi sadece ud ile çalınmışsa dinlemelere doyamıyorum. belki sadece benim için geçerli olan bir durum ama ud sesi her durumda bana derin ve sarsılmaz bir huzur veriyor. ki huzur bu dünyada en zor bulunacak duygulardan biridir.
mesela smooth criminal sevdiğim bir şarkıdır ama ahmed alshaiba’nın ud ile cover yaptığı versiyonu benim için orijinali kadar iyidir ve orijinalinden farklı olarak da bana tatlı bir huzur verir.
bir gün üniversite bahçesinde bir arkadaşımla ders beklerken benim tanımadığım ama arkadaşımın arkadaşı olan biri elinde uduyla yanımıza geldi. o zamanlar izlediğimiz unutma beni diye bir dizi vardı. metin şentürk ve şevket altuğ’un oynadığı. dizi müziği udla çalınan unutma beni diye bir şarkı idi. istedik çaldı arkadaşımız. ağaçların altında o şarkıyı udla canlı canlı dinlemek müthiş bir keyifti. sanki göklerden gelen o gümbür gümbür ama hassas ses o an beni her zamankinden fazla etkilemişti.
anın ve ud sesinin verdiği huzuru hissettiğim nadir anlardan biriydi. derse doğru giderken arkadaşımıza tosun paşa’yı da çalıp çalamayacağını sordum. güldük, eğlendik ve ben bloka doğru yürümeye başladım. tam o an tosun paşa’nın o ikonik şarkısı çalmaya başladı arkamdan. dönüp bakmadım. ama çok mutlu oldum.
evet, hakiki tosun paşa benim!
devamını gör...
iko (yazar)
ne deseniz hayır demeyen, en kötü o da olur bir gün diye naifçe cevaplayan, kibar ve mütevazı kurucu yazar.
devamını gör...
bir erkeğin en güzel yeri
boynudur, kokusunu cekmek icin idealdir. omuzlari da unutmayalim. sevilen adamin omuzlari dunyanin en huzurlu yeri olabilir. guzel bir manzaraya dalarken ozellikle başı yaslamak icin kullanilabilir mesela. gozler birde seviyorsa cok guzel bakarlar.
devamını gör...
dünyanın en kapsamlı yurtlarının türkiye'de olması
saçmalıktır.
şu ana kadar 2 yurt deneyimim oldu, biri türkiye’de biri almanya’da. türkiye’de odtü yurtlarında kaldım. bilen bilir kyk yurtlarına bin basar ama hala eksiklikleri var. giriş/ çıkış saati, odaya istediğin kişiyi alamama veya sabahları kafa sayımı gibi ilkel ve insanlık dışı yönlerine girmiyorum bile. su kesintisi olur anons gelir yan yurtta duş alabilirsiniz diye. yurt görevlisi dan diye girer odana, kitli kapıyı da açar önemli değil çünkü.
almanya’da marburg üniversitesinin yurdunda kaldım. adamlar o kadar aşmış ki sadece tek kişilik oda veriyorlar. yurtta spor salonu da vardı bar da. eksisi yok mu? var. internet. internet yoktu yurtta ama onun da çözümü vardı tabii.
sonuç olarak yurda ev misyonu yüklemişlerdi. ne çocuk gibi davranıyorlardı ne de köpek gibi insanları minnacık odaya tıkıyorlardı.
şu ana kadar 2 yurt deneyimim oldu, biri türkiye’de biri almanya’da. türkiye’de odtü yurtlarında kaldım. bilen bilir kyk yurtlarına bin basar ama hala eksiklikleri var. giriş/ çıkış saati, odaya istediğin kişiyi alamama veya sabahları kafa sayımı gibi ilkel ve insanlık dışı yönlerine girmiyorum bile. su kesintisi olur anons gelir yan yurtta duş alabilirsiniz diye. yurt görevlisi dan diye girer odana, kitli kapıyı da açar önemli değil çünkü.
almanya’da marburg üniversitesinin yurdunda kaldım. adamlar o kadar aşmış ki sadece tek kişilik oda veriyorlar. yurtta spor salonu da vardı bar da. eksisi yok mu? var. internet. internet yoktu yurtta ama onun da çözümü vardı tabii.
sonuç olarak yurda ev misyonu yüklemişlerdi. ne çocuk gibi davranıyorlardı ne de köpek gibi insanları minnacık odaya tıkıyorlardı.
devamını gör...
türkiye'de yaşayamam diyenlerin bilet paralarını vermek
türkiye cumhuriyeti başkanı mareşali süpergücü galaksinin koruyucusu sithlerin düşmanı yüce efendimiz r.t.e'nin başlattığı mükemmel kampanya.
tüh be kendi biletini alanlar olarak çok üzüldük şuan. resmen kaçırdık bomba gibi kampanyayı.
tüh be kendi biletini alanlar olarak çok üzüldük şuan. resmen kaçırdık bomba gibi kampanyayı.
devamını gör...
eskale etmek
nihai kararın verilemediği, askıda olan bir konuyu bir üst merciyee taşımak anlamına gelir.
örnek olarak, 'müdürünü çağır bana' cümlesinden sonra, müdürün gelip konuya el atması eskale etmek olarak görülebilir.
örnek olarak, 'müdürünü çağır bana' cümlesinden sonra, müdürün gelip konuya el atması eskale etmek olarak görülebilir.
devamını gör...
dr. doom
ilk defa 1962 yılında fantastik dörtlü'nün 5. sayısında yer alan hayali karakterdir. stan lee ve jack kirby tarafından yaratılmıştır. asıl adı ise victor van doom'dur. oldukça zorlu bir çocukluk geçiren dr. doom'un annesi bir büyücüdür, babası ise bir şifacıdır. büyü gücünü annesinden almaktadır kısacası. yaşadığı ülke olan latveria'nın hükümdarının * eşini babası tedavi edemediğinden dolayı baron'dan babasıyla kaçarken soğuktan dolayı babasını da kaybetmektedir. annesi de sanırsam mephisto'ya ruhunu sattığından ötürü kendi hayatına son vermek istiyordu galiba.
hem annesini hem de babasını kaybeden doom, haliyle intikam duygusu ile yanmaktadır. abd'de üniversitede reed richards ile tanışacaktır. bir süre oldukça iyi bir arkadaşlık ilişkisi kuran bu ikili bildiğiniz üzere bir süre sonra birbirlerinin en büyük düşmanı olacaktır. bunun sebebi ise annesini* kurtarmak için kendi tasarladığı makineyi çalıştırdığı anda makinede problem çıkmasından dolayı yüzünün büyük bir kısmının yanmasıdır. sonrasında ben grimm*'nin makineyi kurcaladığından dolayı bu problemin ortaya çıktığı anlaşılmıştır. buna bağlı olarak o meşhur zırhını kullanmaya başlar.
hem bir büyücü hem de bilimle oldukça içli dışlı olduğundan dolayı çok güçlü bir karakterdir ve yenilmesi oldukça zordur. öyle ki doombots gibi bir icadı vardır. adam kendisi ile eşit güce bir robot ordusu yapıyor öyle söyleyeyim.
bu kadar anlattıktan sonra latveria'nın diktatörü olacağını söylemek abesle iştigal kaçacaktır. buradan bu başlığı açmama esin kaynağı olan kendisine ait 2019-2020 yılları arasında 10 fasiküle sahip doctor doom çizgi romanına geçelim. çok kısaca anlatmak gerekirse latveria'da kendisine yönelik bir darbe girişimi vardır ve bu esnada da dünya tehdit altındadır. dr doom her bu darbe girişimi ile uğraşırken hem de dünya'yı kurtarmaya çalışmaktadır.
peki bu çizgi romanın önemi ne? dr. doom'un karakterini oldukça iyi yansıtan bir çizgi romandır. öyle ki buradan ve az önce bahsetmiş olduğum çizgi romanın 4. sayısından görebileceğiniz üzere:
kendisinin iyi versiyonu dr. doom'u iyiliğe ikna etmeye çalışırken adam buna ikna olmuyor ve iyi versiyonunu yok edip onun üzerine iyi versiyonun yaşadığı evreni de yok ediyor. kısacası ben hiçbir zaman iyi olmayacağım deyip evreni yok eden bir manyak. ayrıca bu çizgi romanda da cehennemde dr doom ile mephisto kavga ederken ölüm dr. doom'a en iyi hizmetkarı olacağını söylüyor. bundan dolayı da ölüm dr doom'u hayata geri gönderiyor.
spoilerdaki 2 olayı baz alırsanız kendisi delilik konusunda thanos'a rahmet okutur vallahi. ben çizgi romanı okurken çok zevk aldım. isteyenler ile bütün sayılarını paylaşabilrim. adamın en karizmatik fotolarından birkaçını da bırakayım şuraya:



kaynaklar:
doctor doom (2019-2020) çizgi roman serisi
lee, stan (w), kirby, jack (a). "origin of doctor doom" fantastic four annual 2 (1964), marvel comics
tanımdaki sitenin aynısı
dr doom'un kudreti ve yaşadıkları ile ilgili bir reddit başlığı
edit: bazı yerlerde darth vader'e esin kaynağı olduğu söylenmektedir.
edit 2: bazı bilgiler daha doğru bir şekilde aktarıldı.
hem annesini hem de babasını kaybeden doom, haliyle intikam duygusu ile yanmaktadır. abd'de üniversitede reed richards ile tanışacaktır. bir süre oldukça iyi bir arkadaşlık ilişkisi kuran bu ikili bildiğiniz üzere bir süre sonra birbirlerinin en büyük düşmanı olacaktır. bunun sebebi ise annesini* kurtarmak için kendi tasarladığı makineyi çalıştırdığı anda makinede problem çıkmasından dolayı yüzünün büyük bir kısmının yanmasıdır. sonrasında ben grimm*'nin makineyi kurcaladığından dolayı bu problemin ortaya çıktığı anlaşılmıştır. buna bağlı olarak o meşhur zırhını kullanmaya başlar.
hem bir büyücü hem de bilimle oldukça içli dışlı olduğundan dolayı çok güçlü bir karakterdir ve yenilmesi oldukça zordur. öyle ki doombots gibi bir icadı vardır. adam kendisi ile eşit güce bir robot ordusu yapıyor öyle söyleyeyim.
bu kadar anlattıktan sonra latveria'nın diktatörü olacağını söylemek abesle iştigal kaçacaktır. buradan bu başlığı açmama esin kaynağı olan kendisine ait 2019-2020 yılları arasında 10 fasiküle sahip doctor doom çizgi romanına geçelim. çok kısaca anlatmak gerekirse latveria'da kendisine yönelik bir darbe girişimi vardır ve bu esnada da dünya tehdit altındadır. dr doom her bu darbe girişimi ile uğraşırken hem de dünya'yı kurtarmaya çalışmaktadır.
peki bu çizgi romanın önemi ne? dr. doom'un karakterini oldukça iyi yansıtan bir çizgi romandır. öyle ki buradan ve az önce bahsetmiş olduğum çizgi romanın 4. sayısından görebileceğiniz üzere:
kendisinin iyi versiyonu dr. doom'u iyiliğe ikna etmeye çalışırken adam buna ikna olmuyor ve iyi versiyonunu yok edip onun üzerine iyi versiyonun yaşadığı evreni de yok ediyor. kısacası ben hiçbir zaman iyi olmayacağım deyip evreni yok eden bir manyak. ayrıca bu çizgi romanda da cehennemde dr doom ile mephisto kavga ederken ölüm dr. doom'a en iyi hizmetkarı olacağını söylüyor. bundan dolayı da ölüm dr doom'u hayata geri gönderiyor.
spoilerdaki 2 olayı baz alırsanız kendisi delilik konusunda thanos'a rahmet okutur vallahi. ben çizgi romanı okurken çok zevk aldım. isteyenler ile bütün sayılarını paylaşabilrim. adamın en karizmatik fotolarından birkaçını da bırakayım şuraya:



kaynaklar:
doctor doom (2019-2020) çizgi roman serisi
lee, stan (w), kirby, jack (a). "origin of doctor doom" fantastic four annual 2 (1964), marvel comics
tanımdaki sitenin aynısı
dr doom'un kudreti ve yaşadıkları ile ilgili bir reddit başlığı
edit: bazı yerlerde darth vader'e esin kaynağı olduğu söylenmektedir.
edit 2: bazı bilgiler daha doğru bir şekilde aktarıldı.
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
kulaklık takıp yürümek. denize karşı boş bir bank bulup izlemek.
devamını gör...
sigarayı bıraktım temiz havayı içime çektim
içenler sayesinde temiz bir hava bulmak zor ama buldukça çekiyoruz temiz hava.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
evi içki kokusu ile doldurdunuz akşam akşam. açın şu pencereleri.
devamını gör...
renkli mahlas alanların biraz şey olması
isterlerse allamei cihan olsunlar, almayacam.
mevcut renkler beni çekmiyor.
renk skalası genişlese belki.
mevcut renkler beni çekmiyor.
renk skalası genişlese belki.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
benim çakıl taşlarım var irili ufaklı kaybolduğumda yere yayıp yol yaptığım
devamını gör...
türkiye uçan araçlarla dünya liderliğine oynayacak
bir gün gene uçuyoruz...
devamını gör...
rem uykusu
uykuda geçirdiğimiz zamanı boşa geçmiş zaman diye düşünmemeliyiz, (ki ben düşünüyordum ta ki uykunun neden gerekli olduğunu tam olarak öğrenene kadar) ne kadar uyku yeterli kısmı kişiye göre değişiklik gösterse de herkesin fizyolojik saati kadar uykuya ihtiyacı vardır. (herhangi bir uyaran veya uyarıcı olmadan kendi kendine uyanmaktan bahsediyorum.)
ben neden bu aralar normalden daha fazla uykuya ihtiyaç duyuyorum diye düşünürken, daha önceden uyku esnasında beyin'in faaliyetleri hakkında okuduğum, bildiğim, dinlediğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum.
rem uykusu uykunun bir bölümüdür ve bence en değerli bölümüdür. uyku esnasında beynimiz derin dalga uykusu ve rem uykusu şeklinde bir döngü halindedir. rem uykusu sırasında beynimiz gün içerisinde bilerek yada bilmeyerek aldığımız tüm bilgileri yada yaşadığımız olayları ayrıştırır. önemli yada önemsiz olduğuna karar verir ve bu bilgileri bir nevi arşivler. (yaşadığımız olayların bize duygusal olarak nasıl etki ettiğine bakarak önemlilik derecesi belirlenir)
beyin omirilik sıvısını bu rem uykusunda göndererek beynimizi gereksiz şeylerden temizlediğini okuduğumda çok şaşırmıştım. kişiye göre bu rem uykusunun süresi değişiyor özellikle bebeklerde uykunun büyük bölümü rem uykusu iken yaşlı insanlar da rem uykusu süresi daha kısadır. bununda yeni öğrenilen bilgi sayısının azlığı çokluğu ile alakalı olduğuna dair tüm araştırmalar.
bu durumda eğer vücudunuz illa uyumak istiyor ise bu bilgiler doğrultusunda, direnmemek lazım ve kendinizi uykuya bırakmak lazım bırakalım muhteşem işlevini yerine getirsin beynimiz..
aksine ona yardımcı olmak lazım diye düşünüyorum, rahat bir uyku için belli bir saatten sonra ağır şeyler yememeli, egzersiz yapmalı, yürüyüş yapmalı yada sıcak bir duş alıp kendimizi uykuya bırakabiliriz..
ben neden bu aralar normalden daha fazla uykuya ihtiyaç duyuyorum diye düşünürken, daha önceden uyku esnasında beyin'in faaliyetleri hakkında okuduğum, bildiğim, dinlediğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum.
rem uykusu uykunun bir bölümüdür ve bence en değerli bölümüdür. uyku esnasında beynimiz derin dalga uykusu ve rem uykusu şeklinde bir döngü halindedir. rem uykusu sırasında beynimiz gün içerisinde bilerek yada bilmeyerek aldığımız tüm bilgileri yada yaşadığımız olayları ayrıştırır. önemli yada önemsiz olduğuna karar verir ve bu bilgileri bir nevi arşivler. (yaşadığımız olayların bize duygusal olarak nasıl etki ettiğine bakarak önemlilik derecesi belirlenir)
beyin omirilik sıvısını bu rem uykusunda göndererek beynimizi gereksiz şeylerden temizlediğini okuduğumda çok şaşırmıştım. kişiye göre bu rem uykusunun süresi değişiyor özellikle bebeklerde uykunun büyük bölümü rem uykusu iken yaşlı insanlar da rem uykusu süresi daha kısadır. bununda yeni öğrenilen bilgi sayısının azlığı çokluğu ile alakalı olduğuna dair tüm araştırmalar.
bu durumda eğer vücudunuz illa uyumak istiyor ise bu bilgiler doğrultusunda, direnmemek lazım ve kendinizi uykuya bırakmak lazım bırakalım muhteşem işlevini yerine getirsin beynimiz..
aksine ona yardımcı olmak lazım diye düşünüyorum, rahat bir uyku için belli bir saatten sonra ağır şeyler yememeli, egzersiz yapmalı, yürüyüş yapmalı yada sıcak bir duş alıp kendimizi uykuya bırakabiliriz..
devamını gör...
planck zamanı
bir ışığın plank uzunluğunu geçmesi için gereken zamana denir. 10 üzeri -43
ölçebileceğimiz en küçük mesafedir. bundan daha kısasına, ne gücümüz, ne bilgisayarlarımız ne de mikroskoplarımız yetmiyor.
ölçebileceğimiz en küçük mesafedir. bundan daha kısasına, ne gücümüz, ne bilgisayarlarımız ne de mikroskoplarımız yetmiyor.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
gemi azıya almak
sözlükte ''at gemini azı dişleri arasına alıp etkisiz bir duruma getirerek binicisinin yönetiminden kendini kurtarmak ve alabildiğine koşmak.'' anlamına gelen söz öbeğidir.
devamını gör...
pandoranın kutusundakiler
kutunun içinden hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya, şehvet, özetle insanları rahatsız edecek ve felakete götürecek bütün kötülükler çıkmış.
bütün kötülükler arasında insanları yaşatacak yegâne kötülük olan umut dışarı çıkamamış, kutunun içinde kalmıştı. nietzsche‘nin “umut en son kötülüktür. çünkü işkenceyi uzatır.” sözü bu mitolojik efsaneden esinlenilmiştir.
bütün kötülükler arasında insanları yaşatacak yegâne kötülük olan umut dışarı çıkamamış, kutunun içinde kalmıştı. nietzsche‘nin “umut en son kötülüktür. çünkü işkenceyi uzatır.” sözü bu mitolojik efsaneden esinlenilmiştir.
devamını gör...
boğazı kurumak
çoğunlukla işim gereği bol bol toplantıya girdiğim için gün içerisinde bana kendisini yaşatan fiildir. eğer bu durumda su * içmezseniz bitmek bilmeyen bir öksürük krizi sizi bekliyor demektir.
devamını gör...
başlık sahibini es geçip diğer tüm entryleri oylamak
sofraya oturup karın doyurduktan sonra, sofranın sahibine kesene bereket dememek gibidir.
terbiyesizliktir, aile terbiyesi almamaktır.
ne biçim çocuklar yetiştirmişsinizdir, zehir zıkkım olsundur.
bak yine sinirlendim.
terbiyesizliktir, aile terbiyesi almamaktır.
ne biçim çocuklar yetiştirmişsinizdir, zehir zıkkım olsundur.
bak yine sinirlendim.
devamını gör...
