0 bölü 0'ın belirsizlik nedeni
matematiksel bir soru.
çıkış noktası biraz da aşağıdaki düşünceden kaynaklanır:
0 / 0'ı elde etmek için, önce 0'a gittikçe yaklaşan sayıları birbirlerine bölelim.
0,1 / 0,1 = 1
0,00001 / 0,00001 = 1
0,00000001 / 0,00000001 = 1
.
.
.
görüyoruz ki sayı 0'a ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, kendisine bölümü 1 çıkıyor. bunu negatif sayılarla da yaparsak sonuç değişmeyecek. öyleyse bu sonuçtan bir yaklaşımda bulunabiliriz:
"bölen ve bölünen sayılar küçülüp tam 0 olduğunda da 0 / 0 = 1 olacak" şeklinde...
peki o zaman bunu bir de 0 ile deneyelim. 0'ı, kendisine gittikçe yaklaşan sayılara bölelim.
0 / 0,1 = 0
0 / 0,00001 = 0
0 / 0,00000001 = 0
.
.
.
buradan da bir yaklaşımda bulunabiliriz o halde:
"bölen sayılar iyice küçülüp tam 0 olduğunda da 0 / 0 = 0 olacak" şeklinde...
ama bir dakika! az önceki yaklaşımımız 0 / 0 = 1 derken bu seferki 0 / 0 = 0 diyor. işte matematikçiler tam da bu noktada bunu tanımsız olarak bırakmayı tercih ettiler.
***
herhangi bir sayının 0'a bölümünde de benzer mantık yürütülür.
sayımızı, gittikçe 0'a yaklaşan sayılara bölelim bakalım:
3 / 0,1 = 30
3 / 0, 00001 = 300.000
3 / 0, 0000001 = 30.000.000
.
.
.
diyebiliriz ki, bölmede kullandığımız sayı 0'a yaklaştıkça sonuç büyüyor. o halde bir yaklaşımda bulunabiliriz:
"bölen sayı küçülüp tam 0 olduğunda sayı / 0 = +sonsuz olacak" şeklinde.
peki aynı işi negatif sayılarla yapalım.
3 / -0,1 = -30
3 / -0, 00001 = -300.000
3 / -0, 0000001 = -30.000.000
.
.
.
bir yaklaşım da buradan elde ettik:
"bölen sayı küçülüp tam 0 olduğunda sayı / 0 = -sonsuz olacak" şeklinde.
işte yine tutarsız bir durum çıktı ortaya: sayı / 0 = + sonsuz mu, yoksa - sonsuz mu? matematikçiler bunu da tanımsız olarak bırakmayı tercih ettiler.
***
burada bir de "belirsiz mi tanımsız mı?" sorusu çıkıyor ortaya ama onu da başka yazıda anlatırım artık.
çıkış noktası biraz da aşağıdaki düşünceden kaynaklanır:
0 / 0'ı elde etmek için, önce 0'a gittikçe yaklaşan sayıları birbirlerine bölelim.
0,1 / 0,1 = 1
0,00001 / 0,00001 = 1
0,00000001 / 0,00000001 = 1
.
.
.
görüyoruz ki sayı 0'a ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, kendisine bölümü 1 çıkıyor. bunu negatif sayılarla da yaparsak sonuç değişmeyecek. öyleyse bu sonuçtan bir yaklaşımda bulunabiliriz:
"bölen ve bölünen sayılar küçülüp tam 0 olduğunda da 0 / 0 = 1 olacak" şeklinde...
peki o zaman bunu bir de 0 ile deneyelim. 0'ı, kendisine gittikçe yaklaşan sayılara bölelim.
0 / 0,1 = 0
0 / 0,00001 = 0
0 / 0,00000001 = 0
.
.
.
buradan da bir yaklaşımda bulunabiliriz o halde:
"bölen sayılar iyice küçülüp tam 0 olduğunda da 0 / 0 = 0 olacak" şeklinde...
ama bir dakika! az önceki yaklaşımımız 0 / 0 = 1 derken bu seferki 0 / 0 = 0 diyor. işte matematikçiler tam da bu noktada bunu tanımsız olarak bırakmayı tercih ettiler.
***
herhangi bir sayının 0'a bölümünde de benzer mantık yürütülür.
sayımızı, gittikçe 0'a yaklaşan sayılara bölelim bakalım:
3 / 0,1 = 30
3 / 0, 00001 = 300.000
3 / 0, 0000001 = 30.000.000
.
.
.
diyebiliriz ki, bölmede kullandığımız sayı 0'a yaklaştıkça sonuç büyüyor. o halde bir yaklaşımda bulunabiliriz:
"bölen sayı küçülüp tam 0 olduğunda sayı / 0 = +sonsuz olacak" şeklinde.
peki aynı işi negatif sayılarla yapalım.
3 / -0,1 = -30
3 / -0, 00001 = -300.000
3 / -0, 0000001 = -30.000.000
.
.
.
bir yaklaşım da buradan elde ettik:
"bölen sayı küçülüp tam 0 olduğunda sayı / 0 = -sonsuz olacak" şeklinde.
işte yine tutarsız bir durum çıktı ortaya: sayı / 0 = + sonsuz mu, yoksa - sonsuz mu? matematikçiler bunu da tanımsız olarak bırakmayı tercih ettiler.
***
burada bir de "belirsiz mi tanımsız mı?" sorusu çıkıyor ortaya ama onu da başka yazıda anlatırım artık.
devamını gör...
yolda görsem selam vermem diyeceğimiz ünlüler
alişan
devamını gör...
geleceğe dair umudunu yeşertecek şey
zaten umudunu yitirdiğin anda yaşamak sadece bir formalite. ne olursa olsun her şeye karşı umutluyum, bazen yanıldığım olsa bile.
devamını gör...
cumhurbaşkanının yetkilerinin sorgulanması sağlıklı değil
demokrasi olan ülkede herkes herkesi sorgulayabilir . eğer sorgulanamıyorsa demokrasi yoktur.
devamını gör...
normal sözlük online listesi
sözlükte çevrimiçi yazarları ve fink attıkları başlıkları görebileceğiniz liste.
iko kendini en başa almış. diğerleri de uçurulacaklar sırasına göre listeleniyormuş.
iko kendini en başa almış. diğerleri de uçurulacaklar sırasına göre listeleniyormuş.
devamını gör...
ayrı evlerde yaşanan evlilik
dünyanın en saçma fikri olabilir. bunun için evli olmaya gerek yok ki. öyle bir müesseseye dahil olmak anlamsız kalıyor. diğer türlü destekleyebileceğim bir görüş olabilirdi.
devamını gör...
şükrü erbaş sözü
ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
devamını gör...
karşı cinste hayran olunan özellik
sadece karşı cinste değil tüm insanlarda, zeka..
devamını gör...
leğen gibi poposuyla dar pantolon giyen kadın
dışarıda milletin gtüne bakarak dolaşan yazar beyanıdır.
(ben bakmam hiç. leğenmiş, kovaymış farketmez. farketmez derken banane anlamında. bakmam ya hani o açıdan.)
(ben bakmam hiç. leğenmiş, kovaymış farketmez. farketmez derken banane anlamında. bakmam ya hani o açıdan.)
devamını gör...
no further questions your honor
hollywood filmlerinde eğer kahramanın yolu mahkemeye düşüyorsa bu sözü duymamamız imkan dahilinde değildir. daha önce objection your honor başlığında yazdığım gibi bu başlık da olmazsa olmazdır.
bu replikten hemen önce afili avukat sanık sandalyesinde oturan ve zengin, zeki ve inanılmaz havalı avukatın zekası karşısında titremekte olan tanığa çok sıradan sorular sorarak tanığın kendine güvenmeye başlayarak gardını düşürmesini sağlar.
ama avukat kendine güvenmektedir hala, bu her halinden bellidir. tanığa hiç bakmadan salonda dolaşır, arada bir saygıdeğer jüri üyeleri ile cilveleşir, savunma makamına nanik yapar ve tekrar tanık sandalyesinin önüne gelir.
hala özgüveni yerinde olan tanık sağlı sollu sorularla sersemletildikten sonra o en can alıcı soru gelir. tanığın hiç beklemediği soru klişe filmlerde “ olay anında sizi miss. perkins’in evinin yakınlarında gören bir tanığımız var, buna ne dersiniz gibi bir soru?”, daha sıra dışı fimlerde ise “ maktulün elmalı turta sevdiğini biliyoruz, günlüğe yazmış, siz de en son amasya’da tatil yapmışsınız, bu tatilin amacı neydi?” gibi saçma sapan ama herkesin zekice bulduğu bir sorudur.
işte bu can alıcı soru ile jüriye şüphe, iddia rakip avukata korku veren avukatımız yargıça döner, italyan takım elbisesini düzeltir, önünü ilikler ve kol düğmelerini yeni gelin gibi ışıldayarak “ no further questions your honor” der.
zaten ağanın sorusu üzerine soru olmaz.
bu replikten hemen önce afili avukat sanık sandalyesinde oturan ve zengin, zeki ve inanılmaz havalı avukatın zekası karşısında titremekte olan tanığa çok sıradan sorular sorarak tanığın kendine güvenmeye başlayarak gardını düşürmesini sağlar.
ama avukat kendine güvenmektedir hala, bu her halinden bellidir. tanığa hiç bakmadan salonda dolaşır, arada bir saygıdeğer jüri üyeleri ile cilveleşir, savunma makamına nanik yapar ve tekrar tanık sandalyesinin önüne gelir.
hala özgüveni yerinde olan tanık sağlı sollu sorularla sersemletildikten sonra o en can alıcı soru gelir. tanığın hiç beklemediği soru klişe filmlerde “ olay anında sizi miss. perkins’in evinin yakınlarında gören bir tanığımız var, buna ne dersiniz gibi bir soru?”, daha sıra dışı fimlerde ise “ maktulün elmalı turta sevdiğini biliyoruz, günlüğe yazmış, siz de en son amasya’da tatil yapmışsınız, bu tatilin amacı neydi?” gibi saçma sapan ama herkesin zekice bulduğu bir sorudur.
işte bu can alıcı soru ile jüriye şüphe, iddia rakip avukata korku veren avukatımız yargıça döner, italyan takım elbisesini düzeltir, önünü ilikler ve kol düğmelerini yeni gelin gibi ışıldayarak “ no further questions your honor” der.
zaten ağanın sorusu üzerine soru olmaz.
devamını gör...
oidipus kompleksi
oidipus doğduğunda babası laios'u öldüreceğine ve annesiyle evleneceğine dair bir kehanet verilir, babası kehanetin gerçekleşmemesi için oğlunu öldürtmeye karar verir. çocuğu öldürmek üzere görevlendirilen kişi çocuğu öldürmez ve dağa bayıra salar. bir çoban çocuğu bulur ve büyütür. (bazı rivayetlerde çocuğu corinth kralının büyüttüğü söylenir) aradan yıllar geçer. oidipus'un yolu laios'un krallığına düşer. kral oğlunu tanımaz oğlu kralı ve oidipus laios'u öldürür sonra da laios'un karısıyla yani annesiyle evlenir. (bkz: kahramanın doğuş miti)
sevgili freud'umuz bu durumu (her durumu bağladığı gibi) cinselliğe bağlar ve bu durum oidipus sendromu olarak literatüre geçer.
aynı durumun kadın versiyonu ise (bkz: elektra kompleksi)'dir.
sevgili freud'umuz bu durumu (her durumu bağladığı gibi) cinselliğe bağlar ve bu durum oidipus sendromu olarak literatüre geçer.
aynı durumun kadın versiyonu ise (bkz: elektra kompleksi)'dir.
devamını gör...
laz
karadeniz bölgesinde bulunan bir etnik grup. çoğunlukla rize, artvin ve gürcistan'da bulunurlar ancak ilginçtir ki, osmanlı döneminde lazistan trabzon'a bağlı bir sancaktı. trabzon'da laz oldukça azdır diğer şehirlere göre.
bir bilgi daha. lazca'da "çöp" kelimesi yoktur. çünkü lazca doğa ile özdeşleşmiştir ve doğada çöp olmaz.
bir bilgi daha. lazca'da "çöp" kelimesi yoktur. çünkü lazca doğa ile özdeşleşmiştir ve doğada çöp olmaz.
devamını gör...
uykusuzluk nedenleri
stres.
devamını gör...
anormal olan ama normal görünen şeyler
her ürüne nerdeyse fiyatı kadar vergi ödeyerek iki katı fiyata almak.
bir sigara alıyorsun, bir tane de saraya alıyorsun.
bir çikolata alıyorsun, dur dur meclistekilerin canı çeler bir tane de onlara alıyorsun.
bir sigara alıyorsun, bir tane de saraya alıyorsun.
bir çikolata alıyorsun, dur dur meclistekilerin canı çeler bir tane de onlara alıyorsun.
devamını gör...
hürgeneraliye
çok kaliteli yazıları olan ve beğenilerini eksik etmeyen yazar arkadaşımızdır.
çok da kibardır kendileri.
takipteyiz efendim.
çok da kibardır kendileri.
takipteyiz efendim.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en sevilen siyasetçi
(bkz: adnan kahveci)
devamını gör...
frederic edwin church
1826-1900 yılları arasında yaşamış romantizm temsilcilerinden, amerikalı ressam. thomas cole ile beraber romantizm tarzında manzara ressamlığı üzerine yoğunlaşan hudson river okulu ekolündendir.
güney amerika'ya, avrupa'ya ve orta doğu'ya, hatta kuzey kutbu'na seyahat etmiş.
bu sebeple eserlerinde sizi petra'ya el khasne petra (1874),
bazen athena'ya parthenon (1871),
belki niagara şelaleleri'ne niagara (1857),
ya da suriye'ye syria by the sea (1873) götürebiliyor.

the icebergs (1861)
ya da alıyor sizi kutuplara götürüyor ve siz kutuplara gitmiş gibi etkilenerek eser karşısında kalakalıyorsunuz.
eserlerinde geniş manzaraları çok heybetli ve muhteşem bir biçimde resmediyor. oturup cidden cenneti mi çizmeye çalışmış diye sorgulatıyor insanı. herhangi bir manzaraya veya resmine zaten istisnasız hayran olan benim gibiler için paha biçilemez bir ressam. döneminde de değer gören bir ressam olmuş.

rainy season in the tropics (1866)
tanım içine 32 resim eklememek için beğendiğim başka eserlerini de iliştiriyorum:
cotopaxi (1862)
the andes of ecuador (1855)
aegean sea (1877)
the meteor of 1860 (1860)
aurora borealis (1865)
başka eserlerini incelemek isteyenler için buradan
kaynak
güney amerika'ya, avrupa'ya ve orta doğu'ya, hatta kuzey kutbu'na seyahat etmiş.
bu sebeple eserlerinde sizi petra'ya el khasne petra (1874),
bazen athena'ya parthenon (1871),
belki niagara şelaleleri'ne niagara (1857),
ya da suriye'ye syria by the sea (1873) götürebiliyor.
the icebergs (1861)
ya da alıyor sizi kutuplara götürüyor ve siz kutuplara gitmiş gibi etkilenerek eser karşısında kalakalıyorsunuz.
eserlerinde geniş manzaraları çok heybetli ve muhteşem bir biçimde resmediyor. oturup cidden cenneti mi çizmeye çalışmış diye sorgulatıyor insanı. herhangi bir manzaraya veya resmine zaten istisnasız hayran olan benim gibiler için paha biçilemez bir ressam. döneminde de değer gören bir ressam olmuş.
rainy season in the tropics (1866)
tanım içine 32 resim eklememek için beğendiğim başka eserlerini de iliştiriyorum:
cotopaxi (1862)
the andes of ecuador (1855)
aegean sea (1877)
the meteor of 1860 (1860)
aurora borealis (1865)
başka eserlerini incelemek isteyenler için buradan
kaynak
devamını gör...

