miyop olmanın zorlukları
karşıdan gelen insanları cinayet haberlerindeki fotoğraflar gibi yüzü mozaikli şekilde görmek.
devamını gör...
nuh’un gemisi şırnak’ta olsa bile karadan yürütüp ağrı’ya getireceğim
ağrı belediye başkanı savcı sayan söylemi.
vallahi yalan söylüyorlar. kuran-ı kerim’de cudi diyor. şırnak demiyor ki. ağrı’nın da cudi bölgesi var. kaldı ki nuh’un gemisi 5137 metrelik ağrı dağı dururken 2 bin metrelik cudi’ye niye otursun? o zaman büyük tufan’da, rakımı 2000 olan erzurum’u su basmamış olmalı. bıraksınlar bu işi. ha şunu da söyleyeyim, eğer nuh’un gemisi şırnak’ta olsa bile karadan yürütüp ağrı’ya getireceğim. bu da böyle bilinsin.
kaynak
vallahi yalan söylüyorlar. kuran-ı kerim’de cudi diyor. şırnak demiyor ki. ağrı’nın da cudi bölgesi var. kaldı ki nuh’un gemisi 5137 metrelik ağrı dağı dururken 2 bin metrelik cudi’ye niye otursun? o zaman büyük tufan’da, rakımı 2000 olan erzurum’u su basmamış olmalı. bıraksınlar bu işi. ha şunu da söyleyeyim, eğer nuh’un gemisi şırnak’ta olsa bile karadan yürütüp ağrı’ya getireceğim. bu da böyle bilinsin.
kaynak
devamını gör...
the it crowd
şahane komik bir ingiliz channel 4 sitcom dizisidir. 5 sezon çekilmiştir. 2006'da yayınlanmaya başlamıştır. senaristi graham linehan'dir. dizide jen, moss ve roy adında bilgi işlem çalışanlarının iş hayatlarından oldukça komik kesitlere yer verilir.
devamını gör...
türkiye'de gençlerin yüzde 77'sinin işinden memnun olması
gayet doğru bir istatistiktir zira şu türkiye'de değil memnun olmak öpüp de başına koyanlar vardır bir işi olduğu için
devamını gör...
hachiko
saf bir sevgi , saf bir vefanın hikayesi.
richard gere ve joan allen'in başrol olarak yer aldığı 2009 çıkışlı filmdir. kurgu olsa da japonya'da yaşanmış bir hikayeyi izleyicilere aktarmıştır.
izlemeden önce hikayeyi hiç bilmeden izlemiştim. filmin sonunda yaşanmış bir hikaye olduğunun anlatılıp hachikonun gerçek fotoğraflarının da gösterilmesi beni çok etkilemişti.
bu köpeğe insanların çoğundan daha fazla saygı gösteririm ben. japonlar da öyle yapmış.
hachiko'nun son yolculuğu
richard gere ve joan allen'in başrol olarak yer aldığı 2009 çıkışlı filmdir. kurgu olsa da japonya'da yaşanmış bir hikayeyi izleyicilere aktarmıştır.
izlemeden önce hikayeyi hiç bilmeden izlemiştim. filmin sonunda yaşanmış bir hikaye olduğunun anlatılıp hachikonun gerçek fotoğraflarının da gösterilmesi beni çok etkilemişti.
bu köpeğe insanların çoğundan daha fazla saygı gösteririm ben. japonlar da öyle yapmış.
hachiko'nun son yolculuğu
devamını gör...
fenomen olma çabasıyla tiktok'ta saçmalayanlar
fenomen olmak için sözlüklerde saçmalayanlarla ölümüne kapışacak grup.
bu tür çabalar nerede olursa olsun gülünç ve anlamsız gelir bana.
bu tür çabalar nerede olursa olsun gülünç ve anlamsız gelir bana.
devamını gör...
mete gazoz
helal olsun sana çocuk milyonluk davarlar 0 çekip ülkeyi rezil ederken efsane oldun sen, türkiyenin aydınlık yüzü sensin.
devamını gör...
bir yazar ya da şair neden yazma ihtiyacı duyar sorunsalı
bitmeyen anlatma meramı.
devamını gör...
kız isteme cinsiyetçi midir sorunsalı
bence gereksiz ve abartılan bir adet. umarım yakında tarihin tozlu raflarında yerini alır.
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
hannibal lecter.
devamını gör...
almanya denince akla gelenler
berlin duvarı.
devamını gör...
hesabını donduranlar vatan hainidir
katıldığım başlıktır.
ne olur sözlükte oy kullanmayanlar favorilemeyenler vatan haini ilan edilsin.
ne olur sözlükte oy kullanmayanlar favorilemeyenler vatan haini ilan edilsin.
devamını gör...
daha daha nasılsınız
ayvayı yediğinizi gösteren sorudur. ortam bombadır.
devamını gör...
kitapların pahalı olduğu gerçeği
her şeyden vergi al da, kitaplardan alma yahu, alma! diyerek katılacağım başlıktır.
yazarlık gerçekten çok önemli ve çok, çok fazla emek isteyen bir meslektir. bunu kim inkar edebilir? onlar kendilerini bazen tamamen yaşadıkları bu dünyadan soyutlarlar yaratacağı yeni dünyaları tamamen anlayabilmek için, farklı dünyaların içlerine girerler gece yarıları mum ışıklarının yansımalarında. akıllarda kalabilecek yeni karakterler yaratmak için, normal bir insanın düşünebildiğinden çok ama çok fazla düşünmek gerekir. doğru kelimeyi doğru satıra yerleştirmek hiç de kolay bir şey değildir.
tamam ! tabii ki de bu güzel insanlar, bu yazarlar da para kazanacak, yayın evleri de para kazanacak fakat, stefan zweig'ın romanlarına bu kadar kolay ulaşabiliyorken, oğuz atay'ın tutunamayanlar romanını niye almakta zorlanıyoruz arkadaş? neden bir kitap bu kadar pahalı olabiliyor?
bırakın da çocuklar kitapların huzur verici kokularıyla büyüyebilsinler be. çevirebilsinler yapraklarını doya doya bu mükemmel sanat şaheserlerinin.
içinde fazlasıyla ders çalışma hevesi olan bir öğrenci test kitabı almakta zorlanıyor bu ülkede farkında mıyız?
dünyanın en güzel alışkanlıklarından birini sırf fiyatları yüzünden kazanamamak çok acı değil mi?
sokaklarda bile olmalı kitaplar; duraklara konulmalı okumalı diye gençler beş dakikalığına bile olsa.
kitap okuma oranının artması için çok çok güzel uygulamalar yapılmalı, belki de ilk iş olarak kitap fiyatlarının düzenlenmesinden başlanılmalı.
ama, nerede... ?
yazarlık gerçekten çok önemli ve çok, çok fazla emek isteyen bir meslektir. bunu kim inkar edebilir? onlar kendilerini bazen tamamen yaşadıkları bu dünyadan soyutlarlar yaratacağı yeni dünyaları tamamen anlayabilmek için, farklı dünyaların içlerine girerler gece yarıları mum ışıklarının yansımalarında. akıllarda kalabilecek yeni karakterler yaratmak için, normal bir insanın düşünebildiğinden çok ama çok fazla düşünmek gerekir. doğru kelimeyi doğru satıra yerleştirmek hiç de kolay bir şey değildir.
tamam ! tabii ki de bu güzel insanlar, bu yazarlar da para kazanacak, yayın evleri de para kazanacak fakat, stefan zweig'ın romanlarına bu kadar kolay ulaşabiliyorken, oğuz atay'ın tutunamayanlar romanını niye almakta zorlanıyoruz arkadaş? neden bir kitap bu kadar pahalı olabiliyor?
bırakın da çocuklar kitapların huzur verici kokularıyla büyüyebilsinler be. çevirebilsinler yapraklarını doya doya bu mükemmel sanat şaheserlerinin.
içinde fazlasıyla ders çalışma hevesi olan bir öğrenci test kitabı almakta zorlanıyor bu ülkede farkında mıyız?
dünyanın en güzel alışkanlıklarından birini sırf fiyatları yüzünden kazanamamak çok acı değil mi?
sokaklarda bile olmalı kitaplar; duraklara konulmalı okumalı diye gençler beş dakikalığına bile olsa.
kitap okuma oranının artması için çok çok güzel uygulamalar yapılmalı, belki de ilk iş olarak kitap fiyatlarının düzenlenmesinden başlanılmalı.
ama, nerede... ?
devamını gör...
sözlük troll veri tabanı
(bkz: abdulseyidbincabbar)
devamını gör...
intihara teşebbüs eden sözlük yazarları veri tabanı
bu ciddi bir konudur, geyik olsun diye açılamayacak kadar zor bir başlıktır. teşebbüs eden kişiyi yaralar, utandırır. zaten müteşebbis de kolay kolay itiraf etmez kendini niye haritadan silmek istediğini... veri tabanı sıfır. hepimiz yaşayarak her gün intihar etmiyor muyuz zaten? yatağından mutlu fırlayan yoksa isim vermeye de gerek yok...
devamını gör...
crossing the bridge the sound of istanbul
2005 yapımı, 1 saat 30 dakikalık, belgesel-müzikal fatih akın filmi.
ara ara tekrar izlemelik film nedir sorusunun cevabıdır benim için.
dünyaya, insanın yaşamına, kültüre nice göndermeler yapar. istanbul’dan hüzünlendiren keyiflendiren, özlenen manzaralar da sunar. ara ara beyoğlu'nun ara sokaklarında da gezdirir. keşan'a da götürür.
donçiç yukarıda yazmış, kalanları da ben ilave edeyim. kimler var başka:
mercan dede, selim sesler, sezen aksu, replikas.
nur içinde yatsın özellikle selim babayı istiklaldeki mekanlarda da olsa canlı dinlemiş olmak çok keyifli hatıralar.
zevkler değişiyor, popüler müzik değişiyor ancak o yıllara ve o yıllara kadar olan müziğe meraklı gençler izlemeli. 30’luk ve üzeri ablalar abiler zaten izlemiştir ancak izlemedilerse hafta sonu kısıtlamalarında yapılabilecekler listesinde ilk sıraya alsınlar.
müzik ve istanbul severler için kıymetli bir hazinedir bu film.
keşke daha iyi kayıtlara ulaşabilsek.
youtube da hem altyazılı hem orjinal kaydı var.
film türkçeye;
''istanbul hatırası: köprüyü geçmek'' diye çevrilmiş.
son olarak alexander hacke gerçekten hissetmiş çok keyif almış çekimlerde.
ara ara tekrar izlemelik film nedir sorusunun cevabıdır benim için.
dünyaya, insanın yaşamına, kültüre nice göndermeler yapar. istanbul’dan hüzünlendiren keyiflendiren, özlenen manzaralar da sunar. ara ara beyoğlu'nun ara sokaklarında da gezdirir. keşan'a da götürür.
donçiç yukarıda yazmış, kalanları da ben ilave edeyim. kimler var başka:
mercan dede, selim sesler, sezen aksu, replikas.
nur içinde yatsın özellikle selim babayı istiklaldeki mekanlarda da olsa canlı dinlemiş olmak çok keyifli hatıralar.
zevkler değişiyor, popüler müzik değişiyor ancak o yıllara ve o yıllara kadar olan müziğe meraklı gençler izlemeli. 30’luk ve üzeri ablalar abiler zaten izlemiştir ancak izlemedilerse hafta sonu kısıtlamalarında yapılabilecekler listesinde ilk sıraya alsınlar.
müzik ve istanbul severler için kıymetli bir hazinedir bu film.
keşke daha iyi kayıtlara ulaşabilsek.
youtube da hem altyazılı hem orjinal kaydı var.
film türkçeye;
''istanbul hatırası: köprüyü geçmek'' diye çevrilmiş.
son olarak alexander hacke gerçekten hissetmiş çok keyif almış çekimlerde.
devamını gör...


