bazen kendi tercihi değildir. yapısı budur.
belki de laneti...

mutluluğunu paylaşma hususunda mâhirdir, zorluğu ve sıkıntıyı ise ruhunun en dibine hapseder. belki yanlış yerde, yanlış zamanda bulur onu zorluk, paylaşamaz.yahut paylaşmakla değeri artan mutluluk olgusunun aksine, yansıttıkça benliğini âcz içinde ve değersiz hissettiren muvakkat bir mevcudiyet olarak görür zorluğu.

akıl almaktan nefret eder bir yapısı bile olsa,köpeğin kemik aradığı gibi kendisine akıl verebilecek bir insan arar da bazen bulamaz, bulsa isteyemez. çünkü zor olanı seçen bizatihi kendisidir.

ağlayacaksan oynamayalım...

oyunu kendisi istemiştir, ağlamayacaktır. ve ağlamadan bitirir oyunu, bilmem kaç bin damla gözyaşını göğüs kafesine sıkıştırıp. belki bundan sebep , paylaşırken bile bir mutlu ânı durulur birden, ruhu dalar gider çetin dalgalı mazi okyanusuna.

göğsünde , kendi kendine tedavi ettiği irili ufaklı onca kurşun yarasına karşın madalya da alamamıştır. hoş; madalya, şilt beratı, taltifnâme bekleseydi, devlet memuru olurdu zaten.

güçlü olduğu tartışmaya açık olup, yorgun olduğu muhakkak olan insan.
devamını gör...

türk toplumu olarak sanata olan ilgimiz ve yaklaşımımız zaman içinde dalgalanmalar göstermiş ve yaşadığımız 21. yüzyılda herhalde en kötü zamanlarını geçirmekte.

göktürklerden başlayıp, selçuklu, osmanlı devirlerinden türkiye cumhuriyetine uzanan devir göz önüne alınırsa cumhuriyet döneminde hem eski devirlerin eserlerini koruma hem de önceki devirlerin kendine has yetkinlikte eserlerinin yanına yenilerini koymakta sıkıntı yaşadığımız söylenebilir.

bugün osmanlıdan kalma çeşmelerin grafiti ve aşk mektupları mağduru olduğu, selçuklu sultanlarının mezarlarındaki kemiklerin köpeklere mama olduğu kaotik bir dönemden geçerken sanatta çığır açmamızı pek bekleyemezdik tabi.

birçoğunuz görüp duyuyordur, bir yerlerde yeni yerleştirilen bir heykelin haftasında tahribata uğratıldığını ya da emek verilip şehrin güzel yerlerine yerleştirilen resimlerin amatör ressamların hışmına uğradığını.

büyük ihtimalle eğitim sistemimizde sanata ayrılan yerin kısıtlı olması ve bu bilincin aşılanmaması bu noktaya getirdi bizi toplum olarak.

bugün sanat sergilerine gitmek belirli bir zümre dışında normal insanlara pek de hitap etmeyen boş bir aktivite olarak görülüyor.
devamını gör...

bu nasıl yazılmamış acaba? ilk sıraya yazılması gerekirdi.

- iki yıllık mı? dört yıllık mı?
devamını gör...

"congenital insensitivity to pain with anhydrosis" olarak geçer. ama kısaltması olarak "cipa" kullanılır. yani "anhidrozlu ağrıya doğuştan gelen bir duyarsızlık" olarak çevirirsem yanlış olmayacağını düşünüyorum. ağrıyı, sıcaklığı hissetmiyor hastalarımız. aynı zamanda terleyemiyor. sizin çekmeye katlanamayacağınız çok ciddi ağrıları bile. diğer bir adı ise "hsan ıv" yani "hereditary sensory and autonomic neuropathy type ıv" yani çevirirsek "kalıtımsal sensöriyel otonomik nöropati dördüncü türü".

acı, ağrı, sıcaklık, soğukluktan sorumlu olan genlerde meydana gelen genetik bir mutasyon neden olur. otozomal resesif bir hastalıktır. ngf* adlı protein ile bu genimizin sağladığı* nörotrofik tirozin kinaz reseptörü anne karnındayken etkileşim içinde olmalı bu sayede de sinir sistemimiz gelişmeli. ama işte bu hastalarımızda gen mutasyona uğradığı için zincirin geri kalan halkaları da pek mümkün olmuyor böylece ağrıyı falan hisseden hücrelerimiz de gelişmiyor.

genetik bir rahatsızlık olduğu için akraba evlilikleri olduğu durumlarda görülme olasılığı daha yüksek ve en çok negev bedevileri diye geçen toplumda yaygın. dünyada kayıtlara geçen yaklaşık 100 kişide bulunuyor. baya bir nadir görülen bir hastalık. çok şükür yani.

daha önceden de dediğim gibi vücut ısılarını dengeleyemiyorlar ve terlemiyorlar. bu yüzden bebekler hipertermi nöbetleri geçirebilirler. zaten bir kısmı da yaklaşık üç yaşlarına kadar bu yüzden hayatlarını kaybeder. ebeveynlerinin acayip dikkatli olması gerek çünkü malum acıyı hissetmiyorlar ve bu yüzden kendilerine çok fazla zarar veriyorlar fark etmeden.
devamını gör...

bu tivitte belirtilmiş olduğunu düşündüğüm anlayış.
devamını gör...

tüm diğer sanatlar gibi edebiyat da, gerçeğin çıplaklığı karşısında insanın ihtiyaç duyduğu en güzel yalan(lar)dır.
devamını gör...

öfke patlamasına 5 kala yaşanılan hadise. o hırsla sigara ters yakılır, ne konuşacağını bilemezsin.
devamını gör...

alegori (bkz: temsilî istiare) sanatının en iyi kullanıldığı eserlerden biri. mö 500'lerde ezop masalları ile başlayan, beydeba-kelile ve dimne, şeyhî-harname ve la fontaine öyküleri ile günümüze kadar uzanan fabl türünü doruk noktasına ulaştırmış diyebiliriz. alegori kimi zaman öyküyü daha vurucu kılmak için kullanılırken kimi zaman cengiz aytmatov'un yaptığı gibi (bkz: beyaz gemi), (bkz: cengiz han'a küsen bulut) rejimin merceğinden kurtulmak için tatbik edilir. wikipedia dahil pek çok mecrada hangi hayvanın kimi temsil ettiği yazılıp çizilmiş. ben de naçizane bir katkıda bulunmak, kenarda kıyıda kalmış karakter ve olayların kimi/neyi temsil ettiğine dair fikirlerimi ilave etmek istiyorum:

boxer: barış zamanında işçi sınıfı, savaş sırasında kızıl ordu askerleri.
bay jones ve arkadaşlarının çiftliği basması: 1941 barbarossa harekâtı.
yel değirmeninin havaya uçurulması: savaşın başında kızıl ordu'nun aldığı büyük yenilgiler ve moskova'ya dek geri çekiliş.
köpekler: nkvd ve çeka görevlileri
hayvanların ürünlerine el konulması: holodomor (2019 yapımı mr. jones filmi bu konuyla alakalıdır.)

eminim sembolize edilen daha pek çok kişi ve olay vardır. böyle muhteşem bir eseri edebiyata kazandırdığı için george orwell (eric arthur blair) iyi ki geçmiş bu dünyadan dedirtir. yeri gelmişken ispanya iç savaşı'nı samimi bir dille anlattığı katalonya'ya selam, bizzat tanık olduğu sömürge düzenini aktardığı burma günleri, yoksulluğu ve dibe vurmayı tüm çıplaklığıyla kaleme aldığı paris ve londra'da beş parasız kitaplarını da öneririm. 1984'ü söylemeye gerek yok zaten.
devamını gör...

önce kendinle ilgili hayal kırıklığı yaşarsın sonra yorgunluğunu üzerinden bir güzel atarsın.
devamını gör...

—moralinizi bozması, sürekli yapıcı olmayan şekilde eleştirmesi, özgüveninize zarar vermesi
— onunla konuşurken ya da zaman geçirirken sıkılmanız
—o kişi ya da kişiler yüzünden üzülmeniz ve bunun sürekli devam eden bir durum haline gelmesi

benzer durumları hayatınızdaki insanlarla yaşıyorsanız arkadaşınız, akrabanız, sevdiğiniz biri dahi olsa tamamen hayatınızdan çıkaramasanız bile aranıza mesafe koyun. kendinize bu iyiliği yapma şansı tanıyın.
devamını gör...

işten eve geldiğim zaman “hoş geldin annecim” diyen dünya tatlısı bi oğlum var lan daha ne olsun? o öyle dedikçe güçlü bir şekilde yoluma devam ediyorum, hiçbir şey beni yıldıramıyor. onun için mücadeleye devam, pes etmek yok!!! çocuğum mutlu olsun ben her halükarda bu hayatla savaşırım sorun olmaz.
devamını gör...

nadir gördüğüm asaletidir..

sen bir konuya girmeden, asla senin sınırlarına yaklaşacak soru da sormayan, konu da açmayan..

konuşmaya can attığı konular olmayan, sanki kadın gerizekalıymış gibi, gökyüzünden geçen uçak sesi duysa, dili dışarda köpek gibi alakalı alakasız, lafı hep malum konuya getirmeyen, buralara kadar düşmeyen, tenezzül etmeyen, ihtiyaç duymayan o kadar az erkek varki...

kısaca önce insan gibi konuşabilen, karakterli biri olması...
devamını gör...

levent'in yumrukla hastaları hayata döndürmesi.
hasan'ın bir kuzunun hayatını kurtarması.
suat'ın "ellerim benim her şeyim." diye triplere girmesi.
devamını gör...

ıslaksa pek bi acıtır.
devamını gör...

arkadaşlarla top oynar ve mahalledeki çeşmeden terli terli suyumuzu içer sonra da bakkalda ekmek arası bişeyler yaptırıp sanki günlerdir açmışız gibi yerdik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sen benim kim olduğumu biliyor musun?"
"bu alemde bizi herkes tanır."
"kocişimle kahve keyfi."
devamını gör...

ülkemizde bu tabirin ete kemiğe bürünmüş hali için: (bkz: demet akalın).
devamını gör...

17 kasım 2020 kafa sözlük günün ünlüsü seçilen yazarımız.

(bkz: kafa sözlük günün instagram postu)
devamını gör...

normaldir. insanın görünüşüyle değil de zekasıyla, bilgisiyle ya da yorumuyla beğeni toplaması her zaman için daha tatmin edicidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim