erkeklerle daha iyi anlaşan kadın
kadınla erkek arasında sex dışında iletişim şekilleri de olduğunu idrak edemeyen saygıdan bihaber olan çomarların yollu diye yaftaladığı kadındır
yakın arkadaşlarının çoğunun erkek olmasının nedeni onlarla hemcinsi olan arkadaşlarına göre daha fazla ortak paydası olmasıdır
yakın arkadaşlarının çoğunun erkek olmasının nedeni onlarla hemcinsi olan arkadaşlarına göre daha fazla ortak paydası olmasıdır
devamını gör...
şeriat yandaşı küçük çocuk
bu çocuk 10 yıl sonra ateist, en azından deist olmazsa, gelin bu entryi yüzüme fırlatın.
devamını gör...
yeni bir sayfada sana bakmak
yılmaz erdoğan şiiri.
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
"içinde benzetmeler olan"
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok ..
.....
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah'a inanmaktır
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
"içinde benzetmeler olan"
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok ..
.....
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah'a inanmaktır
devamını gör...
zamanın rengi
mavidir, deniz mavisi zaman.
devamını gör...
delik balonu şişirme çabası
cahile laf anlatmaya çalışmak gibi bir çabadır.
gereksizdir.
gereksizdir.
devamını gör...
istanbul’da yaşamanın maliyeti
büyükşehirde (ist.izm.ank) gibi şehirlerde yaşamanın maliyeti bir ömür dur, üç kuruş daha fazla kazanalım , daha rahat bir hayat yaşayalım diye ; aslında karşılığında hayatımızı veriyoruz, sağlığımızı, zamanımızı kaybediyoruz.
maddi olarak maliyeti en az 15 bin tl dir 4 kişilik bir aile için.
maddi olarak maliyeti en az 15 bin tl dir 4 kişilik bir aile için.
devamını gör...
legolas elf gözlerin neler görüyor
benim kulaklarım keskin, gözler miyop legolas. *
devamını gör...
ayşegül sünetçioğlu
tiyatro kampında atölyesine katıldığım, bilgisinden ve enerjisinde aydınlandığım oyuncu ve koreograf harika bir insandır.
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
1984 istanbul doğumlu tiyatro sanatçısıdır. 2008 yılında dokuz eylül üniversitesi oyunculuk bölümünden mezun oldu. 2008 yılından beri bornova belediyesi şehir tiyatrolarında eğitmen ve oyuncu olarak çalışmaktadır. şimdilerde yoluna istanbul'da devam etmektedir.
tiyatro oyunları
thesmophoria bayramı -bir dağ masalı- /hareket tasarımı / yönetmen
pireli varyete /oyuncu / yönetmen / uyarlayan
cadı avı /oyuncu
ziyaret /dördüncü, öğretmen, koby, makinist
savaş baba /lamia / koreograf
albayın karısı /koreograf
jean-paul marat /oyuncu
kral lear / soytarı
süleyman ve öbürsüler /koreograf
köleler adası /arlequin / koreograf
işgüzar bir tekerrür /koreograf
marat & sade /oyuncu / koreograf
devamını gör...
koklaması zevkli olan şeyler
-tütsü.
-kokulu mum.
-yasemin çiçeği.
-fırından gelen kek kokusu.
-hindistan cevizi yağlı kahvenin kokusu.
-kokulu mum.
-yasemin çiçeği.
-fırından gelen kek kokusu.
-hindistan cevizi yağlı kahvenin kokusu.
devamını gör...
normal sözlük'te anonim olmak
"sizi sırayla mı yolluyorlar" demek istediğim bir yazar savı. sözlük dediğin bu değil mi paşam? facebook demişsin evet bak karamelliturta nickli yazar amcaoğlu benim. face evet, ondan.
adresimi biliyorlarmış haha. keşke yeraltı sığınağı inşa etseydi yoldaş oradan girerdik sözlüğe*
adresimi biliyorlarmış haha. keşke yeraltı sığınağı inşa etseydi yoldaş oradan girerdik sözlüğe*
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ön yargılıyım. bir kelimenin altında binlerce mana ararım. birine kırılırsam affetmem. geçmişe takılıp kalırım. dünya benim gibiler için bir cehennemdir.
devamını gör...
sözlükteki birinden etkilenmek
açıkçası zeka içeren her şeye karşı bir zaafım var. bu yüzden zeki olduğunu düşündüğüm bazı yazarlardan ister istemez etkileniyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
devamını gör...
steampunk
buhar çılğınlığı; buharda ki ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren dıştan yanmalı motorlar ile çalışan buhar makinelerinin yaygın olarak kullanıldığı, ağır döküm sanayi araçlarının insanla buluştuğu ve toplumları temelinden etkilemiş, tamamen newton fiziğinin hakim olduğu dönemdir.
özellikle viktorya dönemi ingiltere'sinde ve amerikanın vahşi batısında etkili olmuş bu dönem, kurgusal teknolojiler ve gerçek teknolojik yenilikler içeren retrofütüristik* bilim kurgu alt türü olarak anılmaktadır.
günümüzde bilimkurgu alt türü olmaktan çıkmış ve moda, mühendislik, müzik, sanat gibi farklı yaşam biçimlerine yayılmış durumdadır.
steampunk türündeki ilk roman mervyn peake*nin, gormenghast* serisinin üçüncü kitabı olan 1959 yılında yazdığı titus alone* kitabıdır. tim powers*ın yazdığı anubis kapıları* da bu türdeki en iyi kitaptır.
bu türde çekilmiş filmlerde vardır; wild wild west*, mortal engines* ve sucker punch bana göre en iyileridir.
özellikle viktorya dönemi ingiltere'sinde ve amerikanın vahşi batısında etkili olmuş bu dönem, kurgusal teknolojiler ve gerçek teknolojik yenilikler içeren retrofütüristik* bilim kurgu alt türü olarak anılmaktadır.
günümüzde bilimkurgu alt türü olmaktan çıkmış ve moda, mühendislik, müzik, sanat gibi farklı yaşam biçimlerine yayılmış durumdadır.

steampunk türündeki ilk roman mervyn peake*nin, gormenghast* serisinin üçüncü kitabı olan 1959 yılında yazdığı titus alone* kitabıdır. tim powers*ın yazdığı anubis kapıları* da bu türdeki en iyi kitaptır.
bu türde çekilmiş filmlerde vardır; wild wild west*, mortal engines* ve sucker punch bana göre en iyileridir.
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
"insanın kendine dayanabilmesi ve boşluğa düşmemesi için kendini gerçekten sevmesi gerekir." her şey insanın kendini sevebilmesi ile başlar . çünkü içinde olmayan şeyi başkasına veremez insan. çünkü boşluğa düşmemek için kendine tutunabilmelidir en çok.
devamını gör...
enerji ve tabii lan manyak mısın bakanlığı
sürekli iftiraya uğrayan ülkenin yüz akı olan bakanlıktır. neymiş efendim zamanında seçim günü sayım yapılırken elektrikler kesilmişmiş. e olabilir efendim. elektriği veren de allah, alan da allah. bakanlık ne yapsın ?
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
sizin bu yapmak istediklerinizi , gerçekleştirecek cin olmak isterdim.
devamını gör...
anarşi
anarşizmin ünlü düşünürlerinden biri olan kropotkin, anarşi, anarşizm ve anarşist komünizmin temellerini ve ilkelerini irdelediği bu çalışmasında, felsefesi ve idealleri üzerinde durduğu anarşi kavramını bütün boyutlarıyla ele alarak bilimsel bir temele oturtuyor. anarşinin bir düş değil, insanın doğal bir davranışı olduğu ve toplum yaşamında kendiliğinden ortaya çıktığını ileri süren kropotkin, uygar insanın, günün birinde yargıçsız, jandarmasız, gardiyansız kalıvermesi fikrinden korktuğunu söyler; ve bunu, eğitim yoluyla insanın kafasına yerleştirilen otoritenin vazgeçilmezliği zihniyetine bağlar:
"çocukluktan mezara tüm eğitimimiz yönetimin gerekliliğine ve yararlı etkilerine inançla beslenir. felsefi sistemler bu bakış açısını desteklemek için oluşturulmuştur; tarih bu görüş noktasından yazılmıştır; hukuk teorileri aynı amaçla dolaşıma sokulmuş ve tasarlanmıştır. tüm siyaset aynı ilkeye dayanır; yönetim gücünü ele geçirmek!"
- gerçekten de, iktisadi kölelik var oldukça özgürlükten söz etmenin nafile olduğunu günümüzde çok iyi bilmekteyiz. "özgürlükten söz etme-yoksulluk köleliktir." sözü boş bir söz değildir: bu söz geniş işçi kitlelerinin fikirlerinde yer etmiştir, dönemin tüm edebiyatına sinmiştir, başkalarının yoksulluğuyla yaşayanları bile peşinden sürükler ve geçmişte, sömürüye hakları olduğunu ortaya koyuşlarındaki kibri geri alır onlardan. sy 18
- halkın zihniyeti şunu da hissetmektedir ki eğer patronun işgücünü satın alma ve denetleme rolünü devlet üstlenmek zorunda kalırsa, bu da iğrenç bir zorbalıktan başka bir şey olmayacaktır. sy 27
-anarşistlerin geleceğe dair bir düş dünyasında yaşadıkları ve bugünün dünyasına gözlerini kapadıkları sık söylenen bir şeydir. belki de, bugünün dünyasını fazlasıyla görüyoruz, gerçek renkleriyle hem de, yakamızı bırakmayan bu otoriter önyargılar ormanında baltayla dolaşmamızın nedeni budur. bizler ne hayal aleminde yaşıyoruz, ne de insanları olduklarından daha iyi hayal ediyoruz, onları oldukları gibi görüyoruz. bu nedenle, insanların en iyisinin bile otoritenin uygulamalarıyla özde kötü kılındığını; güçler dengesi ve yetkililerin denetimi teorisinin, iktidara sahip olanların, aşağıladıkları egemen halkı, yönetenin kendileri olduğuna inandırmak için ürettikleri ikiyüzlü bir formül olduğunu ileri sürüyoruz. bu insanları tanıdığımız için, yokluklarında insanların birbirlerini boğazlayacaklarını düşünenlere şöyle sesleniyoruz. "sınır dışı edilirken, yoksul tebam bensiz ne yapar." diye haykıran kral gibi düşünüyorsunuz. sy 35-36
- ve onlar, değerden düşmüş insan metasını boğazlayanlar , katledenler, öldürenler, kamu esenliği için boğazlamak, kurşuna dizmek ve öldürmek gerektiğini öğütleyen özdeyişi din bellemiş olanlar, insan yaşamına yeterince saygı gösterilmiyor diye şikayet ediyorlar! hayır, bayan ve bay yurttaşlar, toplum kısasa kısas yasasına başvurdukça, din ve yasa, kışla ve adalet sarayı, hapishane ve sanayi zindanı, basın ve okul, bireyin yaşamını azami oranda küçümsemeyi öğrettikçe, isyancıların bu topluma saygı göstermesini beklemeyin! bu, toplumda asla rastlanmayan yumuşaklığı ve gönül yüceliğini onlardan beklemek olur.
siz de bizim gibi, bireyin tam özgürlüğüne ve sonuç olarak yaşamına saygı gösterilmesini istiyorsanız, hangi biçim altında olursa olsun, insanın insan tarafından yönetilmesini mecburen reddetmek zorundasınız, uzun süre şiddetle karşı çıktığınız anarşinin ilkelerini kabul etmek zorundasınız. bu ideali en iyi gerçekleştirebilecek ve sizi isyan ettiren her türlü şiddete son verecek toplum biçimlerini siz de bizimle birlikte aramalısınız. sy 50
devamını gör...


