(bkz: gardrop fuat)
devamını gör...

klasik gitar & akordiyon
devamını gör...

latince kökenli sözcüktür. karşı tarafa hasetle ve imrenerek bakmak anlamına gelmektedir.

-genel olarak çevremizde çok fazla bulunan lakin kendilerini belli etmeyen insanlardır.
devamını gör...

yüzyüzeyken konuşuruz'un cenaze evi şarkısında da yer almış şiirdir. epey güzeldir. ben yüzyüzeyken konuşuruz sevmem.
devamını gör...

devrin skywalker ukdesi.

birinden vazgeçmem gerekirse sevgiliden vazgeçerim.* bilemiyorum çok zor. sevgili, sözlük, sevgili, sözlük,... aman tanrım! bu tıpkı sophie'nin seçimi gibi. ofofofof. ikisini de seviyorum. ikisi de benim bebeklerim. herkes yerini bilse ya. hatta işi abartıp sözlük arası sevgili yapmak istiyorum. en kötü papatya yapraklarını sırayla kopararak tercih yapmaya çalışırım.
devamını gör...

ayfer tunç “bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi” adlı romanıyla yazın dünyasına bir hareketlilik getirdi ama bence ayfer tunç’un en iyi kitabı “aziz bey hadisesi”dir ve bu öykü kitabının en iyi öyküsü de kitabın adını taşıyan öyküdür.

ayfer tunç bu kitapta bize 5 öykü anlatıyor. beş güzel öykü. kitabın ilk öyküsü ve adaşı olan “aziz bey hadisesi”de tanburi aziz bey’in ölümünden sonra hikaye başa sarılarak anlatılıyor. birçok raslantı aziz bey’in hayatını şekillendiriyor.

aziz bey’in kişiliği dedesinin ve babasının kişiliğinin bir karmasıdır. gururludur aziz bey ve duyguludur da. babasına kafa tutup sevdiği kızın ardından beyrut’a gider, kızdan yüz bulamayınca, dil bilmez, iz bilmez ortalarda kalır. bir ermeni ona yardım eder ve tanbur çalarak hayatını kazanmasını sağlar. babası aziz bey’in tanbur çalmasına oldum olası karşıdır. ama aziz bey’in hayata kalması için tanbur çalması şarttır. ki bu cümle çok önemlidir.aziz bey istanbul’a döndüğünde annesini ölmüş bulur ve babası tarafından affedilmez. babası ölenen kadar onu affetmeyecektir.

aziz bey istanbul’da bir üstad olarak yaşamını sürdürür aynı gece birçok yerde sahne aldığı olur ve bu debdebe salaş meyhanelerde son bulur. son çalıştığı meyhaneden saygılı bir şekilde kovulmaya çalışsa da hüznü ve gururu buna engel olur ama sonunda yaka paça atıldığında, artık yaşamasına gerek kalmamıştır çünkü aziz bey’in hayata kalması için tanbur çalması şarttır.

diğer bir “kadın hikayeleri yüzünden” de kendi halinde bir esnaf olan bir adamın, yan dükkana taşınan kız düşkünü esnafla bir akşam felekten gece çalmasıyla başlar.o adamın kadınlarla olan münasebetinden ve eve geç kaldığında karısının yüzündeki merak ve endişeden büyük haz alan adam, her gece yeni senaryolar kurguluyıp, karısını kadınlarla ilişkisi olduğuna inandırır. bu esnafımızın küçük oyunudur. ama bu oyun kontrolden çıkınca karısının kendini asmasıyla son bulur;

“…ama kalbi olan bir kadındı. ben yok sandım.”

soğuktan kurtulmak için bir hamam giren semavi bey’in öyküsünün adı “soğuk geçen bir kış”tır. semavi bey karısına o kadar düşkündür ki onu bir saniye yalnız bırakmaz. lafın gelişi değil gerçekten bir saniye bile yanından ayrılmaz. artık bu dayanılmaz hale geldiğinde kadın semavi bey’e beni hiç bırkamayacak mısın diye sorar, semavi bey bin saniye bile deyip aşkını ispat ettiğinde kadının elindeki gaz lambası yere düşer ve kadın alev alır. o günden sonra semavi bey ateşe dayanamaz. ısınmak için gittiği hamamda karısına kavuştuğunda bunlar geçmektedir aklından.

diğer üç öykü de yukarıda anlatılanlar kadar kaliteli ve okunmaya değer. bu öyküler bulup okumak sana düşer. kırmızı azap, gerçekle kurguyu birbirine karıştırır mesela; bir kar yolcusu kurtlarla garip bir oyun oyanayan adamın aşk öyküsüdür; mikail’in kalbi durdu ise hem aşk hem düşmanlıkla karılmış muzip ve hüzünlü bir öyküdür. benden bu kadar, gerisi sana kalmış…
devamını gör...

sözlüğün yazılımcısı olarak en ucuz rozeti alacak bile karmam yok. yaşamak bu mu? adalet bu mu? emeklerimin karşılığı bu mu? kaç karma ulen bi rozet?
devamını gör...

bir şey beklemiyorum.
devamını gör...

“etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! kitaplarımızı ve hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız.”
devamını gör...

geçmişte çok yakınımda yaşayarak öğrendiğim, hastaya bipap adı verilen cihazlarla ve bir maske vasıtasıyla çift yönlü hava verilmek suretiyle kişinin uyku anındaki nefes alış verişinde düzen sağlamayı ve bu yolla uyku kalitesinin yükselmesini amaçlayan, tedavi süreci oldukça zor ve uzun hastalık.
hastanın, geceleri yüzünde bir savaş uçağı pilotunu anımsatan maskeyle uyumak zorunda kalması, yaşayan için olduğu kadar çevresindekiler için de zor bir durum ve süreçtir.

şöyle bir "kara mizah" örneği de aklımda kalmıştı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şanlıurfa

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok özlediğim oğlumun nasılsa çok ciddi gözüktüğü eski bir anı
devamını gör...

sözlüğün kalitesini düşürdükleri görüşüne katıldığım tiplerdir.

elbette beğeni alınca, beğenen kişinin profiline gidip inceleyebilirsiniz. beğenen kişinin kaliteli tanımları var ise keşfedip takibe bile alabilirsiniz. (trol, bilgi veya eğlence başlıkları girebilir. asıl mesele formata uygun olmasıdır.) sözlükteki asıl amaç etkileşimdir zaten. lakin sırf tanımınızı beğendi diye siz de beğenmeye başladığınız an kalite düşer, seçicilik azalır.

okuyun, okunun efenim ama popüleriteye boyun eğmeyin..

edit: imla
devamını gör...

(bkz: bir insandan vazgeçmek)

kötü zamanda geldiyseniz yaralı zamanında denk gelmişsiniz demektir. haliyle de insan kurtulabilecek neyi varsa kurtarma derdindedir. akılsa akıl sağlığı,ruhsa ruh sağlığı. bu birey kendisini bu şekilde acıların etkisini en aza indirebileceği düşünür. gemi batmakta iken atılan ilk şey haliyle siz olursunuz.

birey hayatına birini almak hem ister hem istemez. kararsızdır. yetecek enerjisi kalmamıştır. haliyle kendi içinde sık sık çelişecek, bu da karşı bireyi olumsuz etkileyecektir.o yüzden dalgalar durulunca gelmek en iyisidir.

şu da sorulabilir. kötü anında yanında olmayacaksam ne zaman olucam? inanın insanlar nankördür. unuturlar. nisyan kökünden gelmiştir. haliyle kimseye yarabandi olurum diye yaklaşmayın. ikiniz de yaralanırsınız.
devamını gör...

sözlüğün en enerjik kadınını ben kapıp kendime kanka yaptım. limonluekşilisalata enerjinle şarkıyı solladın. *
devamını gör...

ekonomik krizin parametresini atla ölçen türktür.

"kağan dohuma vergi koydu gene, işler kesat. ekonomi bozdu.."
"yok öyle bi şey andam, baksana herkesin otağının önünde iki tane atı var. akşamları millet birbirine gidip kımız içiyor. nerede bu ekonomik kriz?"
"iyi de abi alım gücümüz?"
"kriz mriz yok.. hem kağan gitsin de yerine kim gelsin, kültigin mi gelsin birader? kime oy verecez?"
"haklısın abi"
devamını gör...

gittikleri bir restoranda gelen hesabı öderken türk lirası ile burnunu silerek dalga geçen turistlerdir.
kendilerince türk lirasının onlar için ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışmışlar.
devamını gör...

vicdan yoksunu yaratıklar . gözünü yuman, susan görmezden gelen yaratıklar. 7 yaşındaki 9 yaşındaki çocuk bunları yaşamadan nasıl anlatır, yazar ve çizer? kaldı ki üç farklı kurumdan alınan sağlık raporları istismarı doğruluyor.
ama sonuç tutuksuz yargılama.
şu haberi dün gece uyumadan okudum. bütün gece doğru düzgün uyuyamadım. o çocukların ve onlar gibi birçok çocuğun yaşadıklarını tahmin bile edemiyorum. nasıl bu kadar kör, sağır, dilsiz ve vicdansız olabiliyorsunuz? bildiğin insanlık suçu işleniyor. elinizi vicdanınıza koyun, varsa tabi vicdanınız...
ıçimden geçenleri ifade edecek kelime bulamıyorum.
devamını gör...

dikkatli olunmalı. üşümesin bu çocuk diyor nenem ve benim yatağımı sobanın dibine seriyor. tabiki bende sağa sola derken sobaya yapışmışım. yorganın sobaya temas etmesiyle yangın çıkartıyordum nerdeyse. kışın gece vakti kapıyı pencereyi açtık dumanın odadan dağılmasını bekledik. yorgana ne kadar su döksekte pamuk içten içe yanmaya devam ediyordu.
devamını gör...

kılcal damarlarla doku sıvısı arasındaki madde alışverişinin gerçekleşme şeklini açıklayan ilke.

edit: biraz karışmış cümleler. uyarı için @dandun'a teşekkür ediyorum ve yeniden düzenliyorum.

kılcal damarların atar damar kısmında, damardan doku sıvısına doğru madde geçişi olur.

toplardamar ucuna gidilince madde geçişi, doku sıvısından kılcal damarlara doğru olur. bunu nedeni kan basıncı ile ozmotik basınç arasındaki dengenin, iki uçta farklı tarafın lehine oluşudur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim