kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çeşitli sos tarifleri vereceğim başlıktır.

bu sosun ismi bende kalsın, sizde kendinize özgü bir isim düşünürsünüz. öncelikle malzemeleri hazır edip tezgaha koyalım.

hepsinden birer tane olmak üzere:

- soğan,
- sarımsak,
- konserve mexica fasulyesi,
- sıvı yağ,
- tuz,
- isteğe bağlı kekik ve karabiber
- domates suyu veya püresi, evde yoksa mutfakta çareler tükenmez şeklinde salça da kullanabilirsiniz.

öncelikle küçük bir tencere veya tavaya soğan ve sarımsağı doğrayalım. sonrasında göz kararı sıvıyağı koyalım ve biraz pişirelim. ardından diğer tüm malzemeleride ekleyelim ve ocağın altını kısalım. burası mühim bak altını kısmazsan her yere sıçrar o domates suyu.

şimdi spaghetti suyunu tencereye koyup, boş beklemeyelim. bir yandan hazırladığımız sosu karıştıralım yoksa fasulyeler dibe yapışır. ocağınızın kalitesine göre 15-20 dakikada hazır. spaghettiler pişip, süzgeçe alındıktan sonra boş olan tencereye biraz sıvı yağ ekleyip spaghettiyi geri koyarsanız yapışmaz altı. tabağınıza da bir iki kepçe sos döküp yiyin.

oooooh kebab.

*
devamını gör...

freud purosu, bal porsuğu, tenturdiyot tam gaz devam arkadaşlar...
devamını gör...

sözlüğümüzün kuruluş felsefesini artık iyice kavradıktan sonra benim de aldığım karardır...
örnek bir yazar olmak için, daha iyi bir sözlük için elimi taşın altına koyuyorum...
inanılmaz bir motivasyon hissediyorum içimde.

arkadaşlar ben de sözlüğe ve bu sözlüğün kıymetli emektarlarına layık bir yazar olmak için entel olmak istiyorum...
artık her zamankinden daha fazla kitap okuyup, bildiklerimi ve öğrendiklerimi de en güzel ifadelerle sözlüğümüzde paylaşmak istiyorum... artık yersiz sistem eleştirilerini, boş beleş muhabbetleri bırakarak sözlüğümüze yakışan bir yazar olarak bu yolda ilerlemek istiyorum... bana örnek teşkil eden arkadaşlarıma, feyz aldığım arkadaşlarıma, kıymetli moderatör ve editör arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi iletiyor, bize bu güzel ortamı ve şartları sağlayan, sözlüğü düşünen herkesi yanaklarından öpüyorum.. artık ben de bir entelim... ben de içinizden biriyim. ben de artık bu aileden biriyim. oh şükürler olsun. çok sevinçliyim.
devamını gör...

anamla içtiğimiz son kahveler.. buyrun beklerim. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu tatlı teyzemizin fotoğrafını görüp gülücüklere boğulmamdan sonra araştırmama neden olan gecedir.
edirne'nin keşan ilçesine bağlı çamlıca köyünde, balkan geleneğiymiş bu etkinlik. hallowen'ın türk versiyonu gibi düşünün. genç-yaşlı herkes korkutucu bir kostüm ve makyajlarla kabak tatlısı dağıtmış ve kabak tatlısı pişirmeyen insanların ise camlarına saldırıp "bocuuuuk,kabak veriin" gibi cümleler ile etkinliğin güçlendirilmesi amaçlanmış. rivayete göre ise bocuk o evden uzaklaşırsa eve bolluk bereket geliyormuş. ve bu etkinlik de turistlerin dikkatini çekmiş. iş baya büyüyecek desenize!

aşağıdaki videonun her detayı ayrı bi mükemmel. teyzemizin yanaklarından kıvılcımlar çıkıyormuş mesela. gülme krizine girdim gece gece ahahaha...
bocuuuukkk
devamını gör...

buradan 92 yaşında cinsel istismara uğrayıp öldürülen hanım pınarlı'nın haberine ulaşabilirsiniz.

buradan 9 aylık hamile olduğu halde tecavüze uğrayıp öldürülen suriye'li kadının haberine ulaşabilirsiniz.

buradan 17 aylık bebeğe cinsel istismarda bulunup ölmesine sebebiyet veren ruh hastalarının haberine ulaşabilirsiniz.

(bkz: yağmur k.) buradan cinsel istismara uğrayıp sonrasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 9 yaşında ki yağmur'un haberine ulaşabilirsiniz.

yukarıda görüldüğü gibi istismarcı, hastalıklı zihinlere sahip insanların herhangi özel bir tercihleri yok. herkes bir gün istismarcı bir sapığın hedefi olabilir. dolayısıyla ne giymiş, ne yemiş, nerede hangi saatte bulunmuş gibi istirmacıyı korumaya onunla empati kurmaya yönelik bayanlarda bulunanlar acilen en yakın hastanenin psikiyatri servisinden ivedikle randevu almalıdır. yoksa 9 yaşında ki yağmur'da mı tahrik etmişti? 92 yaşında ki hanım ninede mi memelerini adamın gözüne sokmuştu? 17 aylık bebekte mi bacak şov yapmıştı...

allah hepinize akıl,fikir ve vicdan nasip etsin.
devamını gör...

türk malıdır olmalıdır o zaman.
devamını gör...

laaaan ne yaptım lan ben dedirtiyor insana.
o kadar önemli ve hayati bilgiler yazmıştım ki, hem de bir yerden alıntı yapmadan kendi tecrübelerim doğrultusunda.
yazım üslubuna dikkat ederek,imla kullanarak.
ulan be çok üzücü lan..
devamını gör...

insanların; birbirini kırmadan, birbirlerine küfür ve hakaret etmeden fikirlerini özgürce söyleyebileceği bir platform olur umarım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erdemsizliktir. kişide kötü niyet aranmalıdır. dur bir ortalığı karıştırıp galeyana getireyim çünkü bana yanlış yapıldı bana ne canım özür dilendiyse ben bildiğimi okuyacağım işte deyip çocuklaşmaktır. görmezden gelinmelidir. fakat mide bulantısı geçmemekte görmezden gelinememektedir.
devamını gör...

bazen nasıl hissettiğinizin değil ama nasıl hissetmeniz gerektiğinin insanlarda bir karşılığı olur. nasıl yani? şöyle ki; hayatınızda çok güzel ya da çok kötü bir gelişme olmuştur ve herkes nasıl hissettiğinizi bildiğini düşünür. yalnızca o önemli olaya odaklanır ve belirleyicinin o olduğunu düşünürler. düşünürüz. evet biz de yaparız bunu.

insan, güzel bir gelişmeye sevinmelidir ve hiçbir şey onu üzmemelidir. kötü bir şey olduysa kolay kolay gülemez ya da gülmemelidir. iyi hissedemez, bir an için onu üzen her neyse aklından çıkaramaz. kesin yalnız kalmak da istiyordur, aman üstelememek lazım.

hâlbuki bu şekilde yaşamıyoruz. olur olmadık zamanlarda gülmek, ağlamak, hissetmek ya da hissetmemek istiyoruz. nasıl olduğumuz sorulsun ve cevabı bizden gelsin istiyoruz. çünkü tek bir şeyin belirleyiciliğinden hoşlanmıyoruz. ee tabii hayat da bir yandan akıp gidiyor ve her şey zıttıyla var olup bir denge kuruyor. hayat bize dönüp "bugün en mutlu günün, hiçbir aksilik olmayacak" demiyor ki.

gel gelelim bu kadar konuştuk bir yere bağlayalım. her şeyi sorup da bir onu es geçtiğimiz "nasılsın" sorusu bazen tam da ihtiyaç duyulandır. soralım, sorun, sorsunlar.
devamını gör...

en bi sevdiğim, eğlendiğim aktivitelerden biridir. kalabalık ve eğlenmeyi bilen bir arkadaş ortamıyla harika olur. burda sesinizin güzel olması, beğenilmeniz çokta önemli değil. bırakın müzik sizi kanatlandırsın, mutlu etsin. gerisi boş.
devamını gör...

küçük su birikintisi.
devamını gör...

yüz yaşına geldim hasta olunca hala bebekmişim gibi davranıyor. çok spesifik bir örnek ama son dört gündür başıma gelip 'iyi misin"diye sorup "ama şimdi kötü olsan da sen bana söylemezsin ki üzülmeyeyim diye" deyip gidiyor ve bunu gün içerisinde defalarca tekrar ediyor. ne yapayım kadın, canım yanıyor elbet ama seninkini de yakmanın ne alemi var.
devamını gör...

tüm bunlar, umarım gerçekleşmez ama büyük bir depremin habercisi gibi duruyor.

şimdiden gerekli önlemlerin alınması şart.
devamını gör...

bir nathaniel hawthorne öyküsüdür.

büyüleyici bir roman olan kızıl harf ile tanıdığımız ve alegorik ve sembolik masalların usta yazarı olan nathaniel hawthorne’un en sevdiğim öyküsüdür.

öyküyle ilgili yazacaklarımdan önce hawthorne ile ilgili söylemek istediğim bir iki cümle var. hawthorne’un büyük dedesi bir yargıçtı ve ününü cadı olmakla suçlanan kadınlara verdiği cezalarla tanınırdı. hawthorne ailesinin zamanla çöküş yaşamasının bu günahın bir bedeli olduğunu düşünmüş ve her fırsatta bu konuda af dilemiştir.

gelelim öykümüze; çocukken bir arkadaşımız vardı, çok ilginç bir çocuktu. bir gün saklambaç oynarken öyle bir saklandı ki kimse onu bulamadı. sanırım saklandıkça ve bulunamadıkça bundan aldığı keyif arttıkça arttı ve ortaya çıkmamaya karar verdi. biz bir süre sonra onu aramaktan vaz geçip başka bir oyuna geçmiş olsak da o saklanmaya devam etmekten kendini alamadı. o kadar ileri götürdü ki bu durumu akşam ezanı okunup herkes eve gittiğinde o hala saklanmaktaydı. ailesi gece vakti mahalleyi ayağa kaldırana kadar da ortaya çıkmadı. sanırım onun için, o gün saklanmak oyunun bir parçası olmaktan çıkmış ve bir amaç haline gelmişti. uzadıkça süre, neden saklandığını bile unutup sadece saklanmaya odaklanmıştı. ve başkalarının saçmalık olarak görebileceği şey onun takıntılı gerçekliği haline gelmişti.

wakefield da böyle bir öykü. bir gün evinden çıkıp geceyi tek başına geçirmeye karar veren kahramanımızın hikayesi 20 yıllık bir kayboluşa dönüşür. evinin tam karşısında bir ev tutup eşini izleyen kahramanımız, eşinin onun yokluğunu nasıl karşılayacağını gözlemlemek ister. onun kaybolması eşini nasıl da yerle bir edecektir. ama bu kaybolma oyunu yirmi yıl boyunca sürer ve bir süre sonra anlamını yitirmeye başlar herkes için, sadece kahramanımız için önem taşımaktadır artık. oyun ancak kahramanımız 20 yıl sonra evinin kapısını açınca son bulur.

elma dersem çık armut dersem çıkma sözündeki armut nihai bir amacın vücut bulmuş hali olur.
devamını gör...

günaydın insanlar!
bugün de açlığı bastırmak için yenen kepekli bisküvi gibi uyandım.
belki de uyanmadım, uyanamadım.
beş dakika bekle git.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seni bulmaktan önce aramak isterim
seni sevmekten önce anlamak isterim
seni bir ömür boyu bitirmek değil de
sana hep hep yeniden başlamak isterim

bu kadar güzel ve anlamlı şiirleri,bu kadar büyük anlamları bu kadar az kelimeyle anlatabilen şair.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim