yoldaş ben ibneyim
böyle bir kitap olduğunu ilk defa burada görüyorum.*
devamını gör...
breaking bad
6 yıl aradan sonra 1 hafta gibi bir sürede tekrar izlediğim mükemmel dizi. better call saul'u izledikten sonra 2. kez izleyince ilk izlemede kaçırılan bir çok detayı yakalamak mümkün. araya 5 yıl gibi bir süre koyunca da tekrar izlerken hiç sıkmıyor.
keşke ölmeden o paraları çatır çatır yiyebilseydin ww reyiz.
keşke ölmeden o paraları çatır çatır yiyebilseydin ww reyiz.
devamını gör...
yazarların bedava olmasını istediği 3 şey
'bedava' şiirini aklıma getiren başlıktır. nedendir bilemem.
bedava yaşıyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yağmur çamur bedava;
otomobillerin dışı,
sinemaların kapısı,
camekanlar bedava;
peynir ekmek değil ama
acı su bedava;
kelle fiyatına hürriyet,
esirlik bedava;
bedava yaşıyoruz, bedava.
orhan veli
bedava yaşıyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yağmur çamur bedava;
otomobillerin dışı,
sinemaların kapısı,
camekanlar bedava;
peynir ekmek değil ama
acı su bedava;
kelle fiyatına hürriyet,
esirlik bedava;
bedava yaşıyoruz, bedava.
orhan veli
devamını gör...
amele yanığı
(bkz: hepdeğişiyor) isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
uzun bir süre güneş altında kıyafetlerinizle kaldığınızda kıyafet korumasında olan bölgelerin beyaz, vücudun diğer bölgelerinin ise başlarda kırmızımsı bir renge büründüğü, daha sonra bronzlaştığı yanıktır.
ilk birkaç gün kırmızı olan yerlere dokunmak ölümden beterdir, acayip can yakar.
acısını azaltmak için yoğurt sürülmesi tavsiye edilir ama nafiledir, başa gelen çekilecektir.
bir diğer tavsiye ise güneşe çıkılmadan önce güneş kremi sürülmesidir, bu biraz daha etkili olmaktadır.
eğer kişi birkaç gün dayanabilirse o kırmızı yerleri patates gibi soymanın zevkine ulaşacaktır.
dayanıklı değilse o birkaç gün neredeyse yıl gibi gelecektir.
ben de daha çocuklen denize, havuza girdiğim zaman veya güneşin altında uzun süre kaldığım zaman sık sık olurdu hatta şöyle diyeyim alışana kadar canım çıkardı. ama insan het şeye alıştığı gibi bunada alışıyor sevgişi yazarlar. mesela ben birkaç yaz sonra alıştım bu lanet duruma. artık güneşin altında ne kadar kalırsam kalayım ne vücudumda amele yanığı oluyor ne de bir süre sonra vücudumda patates gibi soymak için deri kalkması oluyor.
uzun bir süre güneş altında kıyafetlerinizle kaldığınızda kıyafet korumasında olan bölgelerin beyaz, vücudun diğer bölgelerinin ise başlarda kırmızımsı bir renge büründüğü, daha sonra bronzlaştığı yanıktır.
ilk birkaç gün kırmızı olan yerlere dokunmak ölümden beterdir, acayip can yakar.
acısını azaltmak için yoğurt sürülmesi tavsiye edilir ama nafiledir, başa gelen çekilecektir.
bir diğer tavsiye ise güneşe çıkılmadan önce güneş kremi sürülmesidir, bu biraz daha etkili olmaktadır.
eğer kişi birkaç gün dayanabilirse o kırmızı yerleri patates gibi soymanın zevkine ulaşacaktır.
dayanıklı değilse o birkaç gün neredeyse yıl gibi gelecektir.
ben de daha çocuklen denize, havuza girdiğim zaman veya güneşin altında uzun süre kaldığım zaman sık sık olurdu hatta şöyle diyeyim alışana kadar canım çıkardı. ama insan het şeye alıştığı gibi bunada alışıyor sevgişi yazarlar. mesela ben birkaç yaz sonra alıştım bu lanet duruma. artık güneşin altında ne kadar kalırsam kalayım ne vücudumda amele yanığı oluyor ne de bir süre sonra vücudumda patates gibi soymak için deri kalkması oluyor.
devamını gör...
kendini bilmek
kişinin kendini; yani kusurlarını, zaaflarını, hırs ve isteklerini, ne yaptığını, ne yapabileceğini ve ne yapması gerektiğini bilmesi; insan olmanın insanca yaşamanın ne olduğunun farkına varması hali...
dolayısıyla;
benliğinin farkına varmış herkes için genel bir kural olarak ifade edebiliriz ki, maddi, manevi ve ahlaki bir ilerlemenin meydana gelmesi ancak bu tür iyi niyetli çabalarla gerçekleşir...
dostoyevski;
"gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, hesaba çeken insandır..."
dolayısıyla;
benliğinin farkına varmış herkes için genel bir kural olarak ifade edebiliriz ki, maddi, manevi ve ahlaki bir ilerlemenin meydana gelmesi ancak bu tür iyi niyetli çabalarla gerçekleşir...
dostoyevski;
"gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, hesaba çeken insandır..."
devamını gör...
normal sözlük'te anonim olmak
bana göre olmayan durum.
nasılsam öyle yazıyorum.
kullandığım sosyal medyalar profilimde mevcut.
sözlükte yazdığımı çocuklarım biliyor
onların da okuyabileceği şeyler yazıyorum.
ne fazlayım ne eksik.
içim dışım bir. *
nasılsam öyle yazıyorum.
kullandığım sosyal medyalar profilimde mevcut.
sözlükte yazdığımı çocuklarım biliyor
onların da okuyabileceği şeyler yazıyorum.
ne fazlayım ne eksik.
içim dışım bir. *
devamını gör...
anneliğin kutsallaştırılması
bu başlığı zamanında açmıştım. bu süreçte birçok girdi yapıldı. girdilerin bir kısmı ise yazdığım entrye cevap niteliğinde oldu. cevap niteliğinde entrylerin bazıları da anne olmuş kişiler tarafından yazıldı.
üzülerek gözlemliyorum ki, bu toplumun en büyük problemlerinden biri okumaya üşenmek veya okuduğunu anlamlandıramamaktır. yazdığım entryde anneliğin büyük bir emek olduğunu düşündüğümü açıkça belirtmene rağmen, karşıt görüş olarak anneliğin cefakar bir eylem olduğunu yazan birçok sözlük yazarı oldu. kutsallaştırma eyleminin , erkek egemen toplumun kadın üzerindeki hegemonyasının bir baskı aracı olduğunu anlatmama rağmen, rahatsızlığın büyük kısmı annelerden geldi.
okuyup, anlayıp, karşıt fikirler üretenleri seviyorum. okumadan veya okuduğunu anlayamadan cevap yazmaya çalışan romantik insanlara ise artık şaşmıyorum.
üzülerek gözlemliyorum ki, bu toplumun en büyük problemlerinden biri okumaya üşenmek veya okuduğunu anlamlandıramamaktır. yazdığım entryde anneliğin büyük bir emek olduğunu düşündüğümü açıkça belirtmene rağmen, karşıt görüş olarak anneliğin cefakar bir eylem olduğunu yazan birçok sözlük yazarı oldu. kutsallaştırma eyleminin , erkek egemen toplumun kadın üzerindeki hegemonyasının bir baskı aracı olduğunu anlatmama rağmen, rahatsızlığın büyük kısmı annelerden geldi.
okuyup, anlayıp, karşıt fikirler üretenleri seviyorum. okumadan veya okuduğunu anlayamadan cevap yazmaya çalışan romantik insanlara ise artık şaşmıyorum.
devamını gör...
muhadram
peygamber(saa) hayattayken, islam a giren ve onunla görüşememiş olanlara verilen isim.
devamını gör...
libido ve zeka ilişkisi
bu giri #362694 no'lu tanıma cevaben girilmektedir. aslında direkt mesaj atardım ilgili arkadaşa ama "bilimin gölgesine sığınıp kendi ahlaki yargılarımı etrafa saçmakla" itham edildiğim için buraya yazmaya karar verdim.
ben bir bilim insanı olarak, bilime sığınmak derken neyi kastediyorsunuz onu pek anlayamadım? biz bir şeyi bilimle açıklayamayacaksak neyle açıklayalım? bilimsel verileri paylaşarak ortada bir tartışma ortamı yaratmak isterken "bastırılmış kadınlık" ile itham olundum. #207358 no'lu bir tanımımda cinselliğin ne denli önem arz ettiğini kısaca anlatmıştım. burada kendimi anlatacak değilim. kimsenin libido ölçerliğini de yapmıyoruz burada.
tanımımı eleştirebilirsiniz ama kişisel olarak kadınlığıma laf söyleyemezsiniz efendim. teşekkürler.
ben bir bilim insanı olarak, bilime sığınmak derken neyi kastediyorsunuz onu pek anlayamadım? biz bir şeyi bilimle açıklayamayacaksak neyle açıklayalım? bilimsel verileri paylaşarak ortada bir tartışma ortamı yaratmak isterken "bastırılmış kadınlık" ile itham olundum. #207358 no'lu bir tanımımda cinselliğin ne denli önem arz ettiğini kısaca anlatmıştım. burada kendimi anlatacak değilim. kimsenin libido ölçerliğini de yapmıyoruz burada.
tanımımı eleştirebilirsiniz ama kişisel olarak kadınlığıma laf söyleyemezsiniz efendim. teşekkürler.
devamını gör...
meja (yazar)
astronom olduğunu düşündüğüm güzide bir yazarımız. sözlüğü art arda bilgi içerikli tanımlar girerken dikkatimi çekti ve abandım takip tuşuna. tabi tanımlarında kaybolurken içimde bir ukde olarak kalan fizik okumak arzumu da hatırlatıp beni derin düşüncelere gark etti.
devamını gör...
odada aşk acısı çekerken oturma odasından gelen hadi lan yemek yiyoz sesi
ergenlik sürecimin en travmatik olayı. odamda kız arkadaşımdan ayrıldığım için gotik gotik takılıp mcr dinliyorum son ses. oturma odasından ses geliyo "hadi la yemek yiyos" o anda romantizm, aşk acısı kalmıyor tabii. patates oturtma giren bünyede aşk acısı mı kalır anasını satim
devamını gör...
pantolonu patlatmış yazarlar
ortaokul ve lise yıllarımda çok fazla başıma gelen durumdur.
hatta artık bıkmıştım ve yanımda eşofman taşımaya başlamıştım. bir süre sonra da 'başlarım len müdürüne de kıyafetine de' deyip pantolon giymeyi bırakmış ve eşofmanla okula gitmeye başlamıştım. biraz da kilolu olduğum için kimse fark etmemişti neyse ki.
hatta artık bıkmıştım ve yanımda eşofman taşımaya başlamıştım. bir süre sonra da 'başlarım len müdürüne de kıyafetine de' deyip pantolon giymeyi bırakmış ve eşofmanla okula gitmeye başlamıştım. biraz da kilolu olduğum için kimse fark etmemişti neyse ki.
devamını gör...
yeditepe istanbul
senaristliği meral okay'a ait, şampiyonlar ligi gibi bir oyuncu kadrosuna sahip olan, müziklerini yeni türkü'nün yaptığı; oyunculuğu, konusu, senaryosu ve müzikleri ile trt'den beklenmeyecek kalitede bir yapım.
bu kadar kelam etmişken bu dizinin neden, ne kadar, ne olduğuna dair bir kuple:
buradan
bu kadar kelam etmişken bu dizinin neden, ne kadar, ne olduğuna dair bir kuple:
buradan
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yaa bir miniği duydum anonsta. hadi kalk oynayalım beraber :)
devamını gör...
fantastik edebiyat
içerisinde kurgu ırklar, diyarlar, genellikle sihir ve büyünün bulunduğu, birçok konunun gerçek hayata paralel olarak işlendiği zor bir yazın türüdür.
#38588 şeklinde bu edebiyat türünü tanımlayanlar, hayal gücünden yoksun, düşünüp üretemeyen ve en önemlisi her şeyin merkezine parayı koymuş, yaşamını bu yolda heba edenlerdir. kendilerinin fantastik edebiyat türünden anlamasını beklemek abesle iştigaldir. toplum içinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar şeklinde tanımlanırlar.
sadece tolkien - yüzüklerin efendisi ekseninde bu dünyayı tanımlamaya kalkmak, resimden ve ressamdan bahsederken bir tek mona lisa konuşmaktır.
bu türün önemli yazarları arasında ursula le guin, r.a. salvatore, david edding, terry brooks, brandon sanderson, george r.r. martin, raymond e. feist, patrick rothfuss, terry pratchett, tracy hickman, margaret weis, nail gaiman, scott lynch gibi isimler vardır.
üstelik bu isimlerden bazıları sir ünvanı ile onurlandırılmıştır.
kaçış edebiyatı olduğu bir noktada doğrudur. ancak hangi roman, hangi öykü, hangi şiir ya da sanatın hangi dalı sizi içinde bulunduğunuz ortamdan, duygusal durumunuzdan ya da o anki sıkıntılı halinizden uzaklaştırmıyor? insanların sanata ve edebiyata yönelmesinin tek sebebi, gerçekliği dibine kadar yaşamak istemesi midir?
iyi ki kitaplar var.
#38588 şeklinde bu edebiyat türünü tanımlayanlar, hayal gücünden yoksun, düşünüp üretemeyen ve en önemlisi her şeyin merkezine parayı koymuş, yaşamını bu yolda heba edenlerdir. kendilerinin fantastik edebiyat türünden anlamasını beklemek abesle iştigaldir. toplum içinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar şeklinde tanımlanırlar.
sadece tolkien - yüzüklerin efendisi ekseninde bu dünyayı tanımlamaya kalkmak, resimden ve ressamdan bahsederken bir tek mona lisa konuşmaktır.
bu türün önemli yazarları arasında ursula le guin, r.a. salvatore, david edding, terry brooks, brandon sanderson, george r.r. martin, raymond e. feist, patrick rothfuss, terry pratchett, tracy hickman, margaret weis, nail gaiman, scott lynch gibi isimler vardır.
üstelik bu isimlerden bazıları sir ünvanı ile onurlandırılmıştır.
kaçış edebiyatı olduğu bir noktada doğrudur. ancak hangi roman, hangi öykü, hangi şiir ya da sanatın hangi dalı sizi içinde bulunduğunuz ortamdan, duygusal durumunuzdan ya da o anki sıkıntılı halinizden uzaklaştırmıyor? insanların sanata ve edebiyata yönelmesinin tek sebebi, gerçekliği dibine kadar yaşamak istemesi midir?
iyi ki kitaplar var.
devamını gör...
kadınların evlenince iki soyad kullanması
şimdi kızlık soyadıyla meslekte tanınmışsın, kaşeni bastırmışsın, herkes seni öyle tanıyor, biliyor, sonra bir gün hop diye evleniyorsun, bambaşka bir soyadını alınca önceki soyadıyla yaptığın kariyer sanki çöpe gitmiş gibi oluyor ki bunu yaşamamak için ben de iki soyadı kullanmayı tercih ettim, hiçbir sorun da yaşamadım, mutluyum, memnunum...
devamını gör...
bir günde dört vatandaşın geçim sıkıntısından intihar etmesi
biri de bucadan gelen acı haber. sonra belediye başkanınız çıkar piyasaya. instagramdan üzünçlü paylaşımda bulunur. halbuki aynı başkan 3 gün önce çevik 1 meydanda belediye adına düzenlenen, kuryenin taksiciye sosyal mesafeli sopayla iftar kumanyası verme temalı reklamı için en işlek caddenin trafiğini kilitleyeceği paraları destek amaçlı kullansaydı belki böyle bir sonuç olmayacaktı.
devamını gör...
mezardan hortlayan zombinin hele bi su ver yeğenim ağzımız dilimiz kurudu demesi
iç anadolu'da zombi virüsünün çıktığını gösterir. zombi de olsa dayı dayıdır. hemen bir su verilmesi gerekmektedir.
devamını gör...
unisex isimler
bir tanıdığım burcu isimli asker arkadaşı olduğunu söylemişti.ötesi yok.
devamını gör...
kedi öpmek
kedileri çok sevmeme rağmen hiç yapmadığım eylemdir.
devamını gör...