ağaca sarılmak
çocukluğumdan beri en sevdiğim aktivitelerden. sanki ağacın geçirdiği onlarca mevsime, dalına konan kuşlara sarılır gibi...
küçükken okul yolunda bir sürü ağaca sarıla sarıla okula gidermişim. hatta babam birinde kesilen bir ağacın kalan kök kısmına sarılıp ağladığımı ona üzülme diye teselli ettiğimi anlatır durur.
erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine depresyon tedavisine sırf civardaki kocaman ağaçlara sarılmak icin gittim desem yalan olmaz. hastane civarındaki cadde ve sokaklarda dokusu pürüssüz ağaçların adını kime sorsam farklı bir şey dedi. ayrıca civarda öyle devasa ağaçlar var ki, gördüğüm an yanlarına koşarak gitmemek için heyecanımı zor zapt ediyorum.
sarılmak yeterince abes iken bir de koşarak sarılırsam, hastaneden kaçtığımı düşünebilirler.*
bir de salkım söğüt ve kavak ağacı tutkum var ki evlerden ırak. öldüğüm zaman bir salkım söğüt veya kavak dibine gömülmeyi çok isterim.
ağaçlara sarılın, sarılanları sevin.
küçükken okul yolunda bir sürü ağaca sarıla sarıla okula gidermişim. hatta babam birinde kesilen bir ağacın kalan kök kısmına sarılıp ağladığımı ona üzülme diye teselli ettiğimi anlatır durur.
erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine depresyon tedavisine sırf civardaki kocaman ağaçlara sarılmak icin gittim desem yalan olmaz. hastane civarındaki cadde ve sokaklarda dokusu pürüssüz ağaçların adını kime sorsam farklı bir şey dedi. ayrıca civarda öyle devasa ağaçlar var ki, gördüğüm an yanlarına koşarak gitmemek için heyecanımı zor zapt ediyorum.
sarılmak yeterince abes iken bir de koşarak sarılırsam, hastaneden kaçtığımı düşünebilirler.*
bir de salkım söğüt ve kavak ağacı tutkum var ki evlerden ırak. öldüğüm zaman bir salkım söğüt veya kavak dibine gömülmeyi çok isterim.
ağaçlara sarılın, sarılanları sevin.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan vs recep tayyip erdoğan
vs kazanır.
devamını gör...
kleopatra
kleopatra (κλεοπάτρα) adı yunanca “şanlı babadan gelen kişi” anlamına geliyor.
antik mısır'ın son hellenistik kraliçesidir.
kleopatra, güzelliği, zekası ve hırsı sayesinde günümüzün en çok tanınan kadın hükümdarlarından biri olarak anılır.
bazı kaynaklarda 7 dil bazı kaynaklarda 9 dil bildiği yazılır.bu dillerden bazıları ise arapça, ibranice, habeşçe, ermenice ve farsça.
kleopatra’nın makyajı 4 kurşun bazlı madde içeriyordu ve antik mısır’da oldukça yaygın olan göz enfeksiyonunu engellemek için kullanıldığı söyleniyor.
bazı rivayetlerde kleopatra’nın kendini bir kobraya sokturarak intihar ettiği söylenir. ancak son araştırmalar, ölüm sebebinin kolayca hazırlanan bir zehir olduğunu kanıtlar nitelikte.kleopatra öldüğünde sadece 39 yaşındaydı ve mezarlığı hala bulunamıyor.

kahire müzesinden kleopatra heykeli.
antik mısır'ın son hellenistik kraliçesidir.
kleopatra, güzelliği, zekası ve hırsı sayesinde günümüzün en çok tanınan kadın hükümdarlarından biri olarak anılır.
bazı kaynaklarda 7 dil bazı kaynaklarda 9 dil bildiği yazılır.bu dillerden bazıları ise arapça, ibranice, habeşçe, ermenice ve farsça.
kleopatra’nın makyajı 4 kurşun bazlı madde içeriyordu ve antik mısır’da oldukça yaygın olan göz enfeksiyonunu engellemek için kullanıldığı söyleniyor.
bazı rivayetlerde kleopatra’nın kendini bir kobraya sokturarak intihar ettiği söylenir. ancak son araştırmalar, ölüm sebebinin kolayca hazırlanan bir zehir olduğunu kanıtlar nitelikte.kleopatra öldüğünde sadece 39 yaşındaydı ve mezarlığı hala bulunamıyor.

kahire müzesinden kleopatra heykeli.
devamını gör...
kargo
evde beni bulurlar mı korkusunu çoktan geçtiğim olay.yanlış şehre gitmesin gerisi önemli değil.birde telefonu zinhar açmıyor kargo şirketleri.öüşteri hizmetlerine bağlanmaya çalışıyosunuz oda hayal.mail atıyosun umarım sorununuz çözülmüştür diye geri cevap geliyor 1 ay sonra sjsjsjsjs.umarım çözülmüştür ne lan sjsjsjjs.
devamını gör...
burçlara inanmak
kendi adıma mantıklı bulmadığım aktivite. tabi en temelde bakıldığında, bir inanıştır ve her inanış gibi inanan kişiye haz sağlama amacı güder. eğer kişi gerekli mutluluğa veya geri bildirime erişiyorsa, kalanlar pek de önemli değildir
devamını gör...
saça kına yakmak
yıllar öncesine 22 yaşıma aldı götürdü beni bu başlık.
saçları 3 numaraya vurduktan sonra saçlar daha güçlü olsunndiye anam çocukken saçlarıma sık sık yakardı bunu o yüzden yabancı değilimdir. zaten sarı saç mavi göz çocukken turuncu kafa siritmazdi.
fakat yillar sonra gecelerden bir gece banyoda gördüm saçlarımda kepek mi vardı işsizlikten mı neyse tuttum epeyce yaktım yine. sarışın olduğum için haliyle açık saçta bu tarz şeyler kat kat daha fazla belli eder kendini bu yüzden sabah kalktım saçı yıkadım bir baktım aynaya jesus h. christ. saç saç değil izmir mandalina festivaline dönmüş. tabi ev ahalisi görünce gözlerinden yaş gelene kadar güldüler. dedim ben insan içine nasıl çıkarım böyle!!? en son boya fikri geldi. ulan kendi saç rengimde boya tonu da bulamıyorum, bir yandan boya reyonuna bakan erkek olmanın da gurur kiriciligi ile kardeşime diyorum ben bakamam git sen bak getir. neyse buldum bir tane derken bilmem kaç kat boya sürdük saça ki saçın panayır havası gitsin.
ardından kına zayıflıyor üstteki boya zayıflıyor derken alttan epey güzel bir renk karışımı çıkmıştı. böylelikle ömrü hayatımda yaptığım son maymunluk olarak da anılarda kaldı bu hadise.
saçları 3 numaraya vurduktan sonra saçlar daha güçlü olsunndiye anam çocukken saçlarıma sık sık yakardı bunu o yüzden yabancı değilimdir. zaten sarı saç mavi göz çocukken turuncu kafa siritmazdi.
fakat yillar sonra gecelerden bir gece banyoda gördüm saçlarımda kepek mi vardı işsizlikten mı neyse tuttum epeyce yaktım yine. sarışın olduğum için haliyle açık saçta bu tarz şeyler kat kat daha fazla belli eder kendini bu yüzden sabah kalktım saçı yıkadım bir baktım aynaya jesus h. christ. saç saç değil izmir mandalina festivaline dönmüş. tabi ev ahalisi görünce gözlerinden yaş gelene kadar güldüler. dedim ben insan içine nasıl çıkarım böyle!!? en son boya fikri geldi. ulan kendi saç rengimde boya tonu da bulamıyorum, bir yandan boya reyonuna bakan erkek olmanın da gurur kiriciligi ile kardeşime diyorum ben bakamam git sen bak getir. neyse buldum bir tane derken bilmem kaç kat boya sürdük saça ki saçın panayır havası gitsin.
ardından kına zayıflıyor üstteki boya zayıflıyor derken alttan epey güzel bir renk karışımı çıkmıştı. böylelikle ömrü hayatımda yaptığım son maymunluk olarak da anılarda kaldı bu hadise.
devamını gör...
içinde gitme kelimesi geçen şarkı
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
dört üç üç bizim idealimiz
yolu çizmiş johann abimiz
cm fm ile olmaz bu işler
kupa kaldırmak bizim işimiz
yolu çizmiş johann abimiz
cm fm ile olmaz bu işler
kupa kaldırmak bizim işimiz
devamını gör...
beautiful boy
timothee chalamet ile steve carell'ın başrollerini paylaştığı film.
david'in uyuşturucu bağımlısı oğlu nic'e yardım etmeye çalışmasını konu alıyor.
iyi baba rolleri steve carell'a cuk oturuyor, timothee chalamet ise müthiş bi oyunculuk sergiliyor.
yavaş ilerleyen ama sıkmayan, güzel şarkılara sahip bir film.
beğendiğim birini bırakıyorum
david'in uyuşturucu bağımlısı oğlu nic'e yardım etmeye çalışmasını konu alıyor.
iyi baba rolleri steve carell'a cuk oturuyor, timothee chalamet ise müthiş bi oyunculuk sergiliyor.
yavaş ilerleyen ama sıkmayan, güzel şarkılara sahip bir film.
beğendiğim birini bırakıyorum
devamını gör...
daddy (yazar)
apartman boşluğu yayınında dinlediğim kadarıyla harika bir diksiyonu olan kafa sözlük yazarı. buradan da en azından türkiye şartlarına göre iyi bir okuyucu olduğu sonucuna varmakta haksız mıyım?
devamını gör...
suskunlar
ihsan oktay anar'ın 2007 yılında iletişim yayınlarından yayınlanan romanıdır.
bu kitap mezarlıklar arasında sükuneti arayanların kitabı, hafta sonu sadece kafa dinlemeye bir mezara bakıp düşünmek için mezarlığa giden gariplerin okuyabileceği kitaptır, bunu yapmayan biriyseniz ya da bu davranış size çok garip geliyorsa hiç başlamayın derim.
eğer hala okumayı planlıyorsanız bu kitabı, hazırlıklı olmalısınız çünkü sayın ihsan oktay anar musikiyle hicvi, aşkla korkuyu, merhametle kini bir araya getirerek öyle bir karışım yapmış ki okuduğunuz her satır sizi hayretlere sürükleyecek çünkü bir paragrafta etrafta kimseler olmasa kahkaha atarım şimdi diyebileceğiniz bir satır okurken bir sonraki paragrafta ağlamak üzere olduğunuzu fark edeceksiniz…
kitapta ben en çok muhayyer hüseyin efendiyi sevdim. (muhayyer lakabını cemaat içinde kazara yellenmesi sonucu almıştır. bu kazadan sonra hem hayrete düşmesi hem de yellenirken çıkan sesin “muhayyer” perdesinde olduğunun musiki üstatlarınca tespiti, ona böyle bir lakabın takılmasına vesile olmuştu.) ve eflatunu (ona neden eflatun dendiğini de okuyun öğrenin yahu) sevdim.
bu kitap mezarlıklar arasında sükuneti arayanların kitabı, hafta sonu sadece kafa dinlemeye bir mezara bakıp düşünmek için mezarlığa giden gariplerin okuyabileceği kitaptır, bunu yapmayan biriyseniz ya da bu davranış size çok garip geliyorsa hiç başlamayın derim.
eğer hala okumayı planlıyorsanız bu kitabı, hazırlıklı olmalısınız çünkü sayın ihsan oktay anar musikiyle hicvi, aşkla korkuyu, merhametle kini bir araya getirerek öyle bir karışım yapmış ki okuduğunuz her satır sizi hayretlere sürükleyecek çünkü bir paragrafta etrafta kimseler olmasa kahkaha atarım şimdi diyebileceğiniz bir satır okurken bir sonraki paragrafta ağlamak üzere olduğunuzu fark edeceksiniz…
kitapta ben en çok muhayyer hüseyin efendiyi sevdim. (muhayyer lakabını cemaat içinde kazara yellenmesi sonucu almıştır. bu kazadan sonra hem hayrete düşmesi hem de yellenirken çıkan sesin “muhayyer” perdesinde olduğunun musiki üstatlarınca tespiti, ona böyle bir lakabın takılmasına vesile olmuştu.) ve eflatunu (ona neden eflatun dendiğini de okuyun öğrenin yahu) sevdim.
devamını gör...
kulaklık
yüzyıllardır en sevdiğim dostum. bana hep duymak istediklerimi söylediği için mi acaba ? bazen kafası karışır uğraşır açarım, bir lastik toka takarim. bazen kalbi kırılır simli bantla yapıştırır neşesini yerine getiririm. bazen sesi kısılır yenilerim ama en iyi hoparlör sistemleri yerine onun kulağıma fisildamasını tercih ederim.
devamını gör...
göğe bakma durağı
turgut uyarın kalpleri titreten şiiri.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
devamını gör...
istanbul boğazı'nın 2 veya 3 yıl içinde donacak olması
ooooo evet gençlerrrr, herkes telefonları bu tarihe kadar değiştirsin! 850 mp kameralı bir şeyler şart! boğazda yürüme, boğazda şebeklik, boğazda selfie, boğazda buza dilim yapıştı tiktoku, boğazda evlenme teklifi ve düğün resimleri ve de storyleri are loading...
devamını gör...
anoreksiya nervoza
bir yeme bozukluğudur. kişi zayıf olduğu halde kendisini şişman olarak algılar ve kilo almamak için yemek yemeyi reddeder.
45 kilonun altına düştükleri görülür.
sağlığı tehdit eden bir bozukluktur.
45 kilonun altına düştükleri görülür.
sağlığı tehdit eden bir bozukluktur.
devamını gör...
muhammed ali
aslı float like a butterfly, sting like a bee = "kelebek gibi süzül, arı gibi sok" olan meşhur lafını 1964 ylında sonny liston ile yaptığı ünvan maçında ilk kez söylemiştir. 1962'den beri dünya ağır siklet şampiyonu olan sonny liston'a karşı, muhammed ali favori değildir. ileride dövüş tarzınıda tanımlamak için kullanacağı meşhur cümleyi söyler:
"float like a butterfly, sting like a bee. the hands can't hit what the eyes can't see=kelebek gibi süzül, arı gibi sok. eller gözlerin göremediğine vuramaz."
spor tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olup hayatı mücadele ile geçmiştir. 17 ocak 1942 de louisville, kentucky de doğmuş olup gerçek adı cassius marcellus clay jr. dur. babasının adı da cassius marcellus clay miş.
hem baba hem de oğulun ismini aldığı cassius marcellus clay 19. yüzyılda babasından kendisine miras kalan 40 köleyi serbest bırakmasıyla bilinen bir çiftçi olup köleliğin kaldırılması için çalışmıştır.
muhammed ali’nin büyük dedesi abe grady bir irlandalıydı. dedesinin 1860’ larda göç ederek kentucky’ye yerleştiği biliniyor. orada serbest kalmış bir köle ile evlenen grady’nin torunlarından biri de muhammed ali’nin annesidir.
boksa başlama hikayesine gelince. 1954 ekim ayında bisikleti çalınmış. o dönemde 12 yaşında olan clay, hırsızlığı louisville polisine bildirmiş. kendisiyle ilgilenen polis memuru joe martin ona dövüşmeyi öğrenmesi gerektiğini söylemiş ve o günden itibaren onu kanatları altına almış. yalnızca 6 hafta sonunda clay, ilk boks mücadelesini kazanmış.
muhammed ali 18 yaşında liseden mezun olduktan sonra 1960 roma yaz olimpiyatlarında hafif ağır siklet kategorisinde altın madalya kazanır. kendi biyografisinde bahsettiğine göre ali, louisville’e geri döndükten sonra altın madalyasını ohio nehri üzerindeki köprüden aşağı fırlatarak ırkçılığı protesto eder. 1996 atlanta yaz olimpiyatları açılış töreninde, nehire attığı o madalya yerine yeni bir madalya verilmiş ve kendisi olimpiyat ateşini yakmakla onurlandırılmıştır.
sonny liston’u mağlup ederek yeni ağır sıklet boks şampiyonu unvanını aldığı gecenin ertesi günü yaptığı açıklamada artık müslüman olduğunu paylaşır. yanında duran malcolm x ile birlikte gazetecilere isminin bir “köle ismi” olduğunu ve artık cassius x ismini kullanacağını söyler. dönemin müslüman lideri elijah muhammed kendisine 6 mart 1964’te muhammed ali ismini verene dek bu ismi kullanıyor. muhammed ali’ nin sonny liston’ a karşı elde ettiği ilk ağır sıklet boks şampiyonluğu maçında kullandığı eldivenler neredeyse 50 yıl sonra 836 bin dolara alıcı bulmuş. muhammed ali, unvanı aldığı bu maçta yalnızca 630 bin dolar kazanmış.
1967’de vietnam savaşı patlak verdiğinde, ali amerika birleşik devletleri ordusuna hizmet etmeyi inançsal sebepleri öne sürerek reddediyor. dönemin ağır sıklet boks şampiyonu hemen tutuklanıyor ve new york eyalet atletik komisyonu unvanını geri alarak lisansını da askıya alıyor.
muhammed ali, asker kaçağı olmak suçundan hüküm giyer ve beş yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılır. yine de serbest kalan ali’nin lisansı 1970’de aktif hale getirilir. daha fazla bekleyemeyen ali, ekim 1970’de jerry quarry’i nakavt ederek ringlere geri döner.
43 aylık ceza süresinde muhammed ali “buck white” isimli bir müzikalin başrolünde görev alır. müzikal 2 aralık 1969 tarihinde new york’ ta bulunan george abbott tiyatrosunda gösterime girer. yapımda siyahi bir profesörü oynayan muhammad ali, eleştirmenlerden olumlu yorumlar alır.
1974 yılında muhammed ali, o dönem 25 yaşında olan ve hiç yenilmemiş george foreman’e karşı bir unvan maçına çıkma şansı elde eder. dönemin zaire başkanı mobutu sese seko, iki boksöre de 5’er milyon dolar ödeyerek bu maçın kendi ülkesinin başkenti kinshasa’da oynanmasını sağlar.
maçın amerikan izleyici kitlesi tarafından izlenebilmesini sağlamak adına maç afrika’da güneş doğmadan hemen önce başlatılır. (türkiye saati ile sabaha karşı 04:00 da) muhammed ali karşılaşmayı 8. rauntda gelen nakavt ile kazanır.
daha sonra parkinson hastalığına yakalanır, kalan ömrünü kendi gibi bu hastalığa yakalanan michael j. fox ile birlikte senatoda bu hastalık ile ilgili fon ayarlamaya çalışır. 2 haziran 2016 da solunum problemleri nedeniye yaşamını kaybeder.
kendisi bir şekilde meşhur rocky filmine de ilham kaynağı olmuştur. bkz: #217201
"float like a butterfly, sting like a bee. the hands can't hit what the eyes can't see=kelebek gibi süzül, arı gibi sok. eller gözlerin göremediğine vuramaz."
spor tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olup hayatı mücadele ile geçmiştir. 17 ocak 1942 de louisville, kentucky de doğmuş olup gerçek adı cassius marcellus clay jr. dur. babasının adı da cassius marcellus clay miş.
hem baba hem de oğulun ismini aldığı cassius marcellus clay 19. yüzyılda babasından kendisine miras kalan 40 köleyi serbest bırakmasıyla bilinen bir çiftçi olup köleliğin kaldırılması için çalışmıştır.
muhammed ali’nin büyük dedesi abe grady bir irlandalıydı. dedesinin 1860’ larda göç ederek kentucky’ye yerleştiği biliniyor. orada serbest kalmış bir köle ile evlenen grady’nin torunlarından biri de muhammed ali’nin annesidir.
boksa başlama hikayesine gelince. 1954 ekim ayında bisikleti çalınmış. o dönemde 12 yaşında olan clay, hırsızlığı louisville polisine bildirmiş. kendisiyle ilgilenen polis memuru joe martin ona dövüşmeyi öğrenmesi gerektiğini söylemiş ve o günden itibaren onu kanatları altına almış. yalnızca 6 hafta sonunda clay, ilk boks mücadelesini kazanmış.
muhammed ali 18 yaşında liseden mezun olduktan sonra 1960 roma yaz olimpiyatlarında hafif ağır siklet kategorisinde altın madalya kazanır. kendi biyografisinde bahsettiğine göre ali, louisville’e geri döndükten sonra altın madalyasını ohio nehri üzerindeki köprüden aşağı fırlatarak ırkçılığı protesto eder. 1996 atlanta yaz olimpiyatları açılış töreninde, nehire attığı o madalya yerine yeni bir madalya verilmiş ve kendisi olimpiyat ateşini yakmakla onurlandırılmıştır.
sonny liston’u mağlup ederek yeni ağır sıklet boks şampiyonu unvanını aldığı gecenin ertesi günü yaptığı açıklamada artık müslüman olduğunu paylaşır. yanında duran malcolm x ile birlikte gazetecilere isminin bir “köle ismi” olduğunu ve artık cassius x ismini kullanacağını söyler. dönemin müslüman lideri elijah muhammed kendisine 6 mart 1964’te muhammed ali ismini verene dek bu ismi kullanıyor. muhammed ali’ nin sonny liston’ a karşı elde ettiği ilk ağır sıklet boks şampiyonluğu maçında kullandığı eldivenler neredeyse 50 yıl sonra 836 bin dolara alıcı bulmuş. muhammed ali, unvanı aldığı bu maçta yalnızca 630 bin dolar kazanmış.
1967’de vietnam savaşı patlak verdiğinde, ali amerika birleşik devletleri ordusuna hizmet etmeyi inançsal sebepleri öne sürerek reddediyor. dönemin ağır sıklet boks şampiyonu hemen tutuklanıyor ve new york eyalet atletik komisyonu unvanını geri alarak lisansını da askıya alıyor.
muhammed ali, asker kaçağı olmak suçundan hüküm giyer ve beş yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılır. yine de serbest kalan ali’nin lisansı 1970’de aktif hale getirilir. daha fazla bekleyemeyen ali, ekim 1970’de jerry quarry’i nakavt ederek ringlere geri döner.
43 aylık ceza süresinde muhammed ali “buck white” isimli bir müzikalin başrolünde görev alır. müzikal 2 aralık 1969 tarihinde new york’ ta bulunan george abbott tiyatrosunda gösterime girer. yapımda siyahi bir profesörü oynayan muhammad ali, eleştirmenlerden olumlu yorumlar alır.
1974 yılında muhammed ali, o dönem 25 yaşında olan ve hiç yenilmemiş george foreman’e karşı bir unvan maçına çıkma şansı elde eder. dönemin zaire başkanı mobutu sese seko, iki boksöre de 5’er milyon dolar ödeyerek bu maçın kendi ülkesinin başkenti kinshasa’da oynanmasını sağlar.
maçın amerikan izleyici kitlesi tarafından izlenebilmesini sağlamak adına maç afrika’da güneş doğmadan hemen önce başlatılır. (türkiye saati ile sabaha karşı 04:00 da) muhammed ali karşılaşmayı 8. rauntda gelen nakavt ile kazanır.
daha sonra parkinson hastalığına yakalanır, kalan ömrünü kendi gibi bu hastalığa yakalanan michael j. fox ile birlikte senatoda bu hastalık ile ilgili fon ayarlamaya çalışır. 2 haziran 2016 da solunum problemleri nedeniye yaşamını kaybeder.
kendisi bir şekilde meşhur rocky filmine de ilham kaynağı olmuştur. bkz: #217201
devamını gör...
yazarları iğrendiren hareketler
eliyle ağzı perdelemeden kürdanla uluorta diş karıştırma.
devamını gör...
siddal
kalemi gerçekten manasının çok çok ötesinde kuvvetli bir yazar.
efendim okurken farklı farklı duygulara sürüklüyor sizi sayın yazar. kah gülüyor kah hüzünleniyor kah anılarla harmanlanmış bir evde o yana bu yana savrulmuş gibi oluyorsunuz. *
zaten kendinizde sayfasını ziyaret edip okumaya daldığınızda bunların kuru iltifatlar olmadığını göreceksiniz. *
duygularınıza hakim olmayı unutmayın bakın benden uyarması. baktınız az hırpalandınız* bana gelin az goy goy yapıp boş cümlelerin içinden geçelim.
kıymetli topraklardasınız kıymet bilin.
sevgiler sayın yazar.
efendim okurken farklı farklı duygulara sürüklüyor sizi sayın yazar. kah gülüyor kah hüzünleniyor kah anılarla harmanlanmış bir evde o yana bu yana savrulmuş gibi oluyorsunuz. *
zaten kendinizde sayfasını ziyaret edip okumaya daldığınızda bunların kuru iltifatlar olmadığını göreceksiniz. *
duygularınıza hakim olmayı unutmayın bakın benden uyarması. baktınız az hırpalandınız* bana gelin az goy goy yapıp boş cümlelerin içinden geçelim.
kıymetli topraklardasınız kıymet bilin.
sevgiler sayın yazar.
devamını gör...
normal sözlük'teki aile ortamı
#759599 realist bakış açısından dolayı tebrik etmekle birlikte evet güzel, hoş bir ortam var. birçok yazarı severek takip ediyorum ve gördüğümde artık tanıdık görmüşüm gibi oluyor. ama aile bana da biraz abartı geldi.
devamını gör...
