en derin duyguları açık ettikten sonra çöken pişmanlık hissi
içindeki kırılgan gerçek kendisini göstermiştir. bu zamana kadar insanların kirli düşüncelerinden koruduğu masum benliğini birine açmıştır. eğer buna değmeyeceğini düşündüyse buna pişman olmuştur. çünkü o duygular, o düsünceler kendisi için fazlasıyla özel ve değerlidir. insanların zihinlerinde kirlensin istemez. koruduğu özel alanına kolay kolay birini almak istemez, gerçekten hak ettiği biri olduğunu düşünene kadar. karşısındakine duvarlarını indirdiğinde, onun seni her halinle görmesine izin verdiğinde ve o kişi buna değmiyorsa eğer kişi kendisini çıplak kalmış gibi hisseder. kendisi için çok önemli olan şeyler ona anlamsız gelmiş olabilir. bunu fark ettiğinde duvarlarını eskisinden de daha kalın örer.
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
20. yüzyılın aruz vezniyle şiir yazan en iyi şairi. örnek;
geri gelen mektup
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
geri gelen mektup
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
devamını gör...
şarkılarda sorulan en zor soru
sakin ve eğlenceli bir şarkı gibi görünse de en zor soruları soran şarkılardan biridir. aklıma engelli bir çocuğun ailesine beni kabullenebilecek misiniz minvalinde sordugu soruları getirir.
benimle oynar mısın? bülent ortaçgil
su olsam, ateş olsam
göklerdeki güneş olsam
konuşmasam taş olsam
yine de oynar mısın benimle?
sus olsam, kusur olsam
ağızdaki küfür olsam
doğuştan esir olsam
yine de oynar mısın benimle?
sayılmasam kaç olsam
toprakdaki güç olsam
aptal gibi suç olsam
yine de oynar mısın benimle?
benimle oynar mısın?
benimle oynar mısın?
su olsam, ateş olsam
göklerdeki güneş olsam
konuşmasam taş olsam
yine de oynar mısın benimle?
benimle oynar mısın?
benimle oynar mısın?
buradan
benimle oynar mısın? bülent ortaçgil
su olsam, ateş olsam
göklerdeki güneş olsam
konuşmasam taş olsam
yine de oynar mısın benimle?
sus olsam, kusur olsam
ağızdaki küfür olsam
doğuştan esir olsam
yine de oynar mısın benimle?
sayılmasam kaç olsam
toprakdaki güç olsam
aptal gibi suç olsam
yine de oynar mısın benimle?
benimle oynar mısın?
benimle oynar mısın?
su olsam, ateş olsam
göklerdeki güneş olsam
konuşmasam taş olsam
yine de oynar mısın benimle?
benimle oynar mısın?
benimle oynar mısın?
buradan
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
bi yanım çok mutlu olsa da diğer yanım çok kırgın hayata. bu kadar kötü ve nankör insan varken iyi olanların onların yanında solup gitmelerine, hep üzülen taraf olmalarına anlam veremiyorum ama yine de kötü ve beni üzen insan kadar hayatımda olan beni destekleyen iyi insanların da olduğunu bilmek beni mutlu ediyo, hayata umutla bakıyorum yine onlar sayesinde*.
devamını gör...
normal sözlük'ün 1 milyon entryi geçmesi
hayırlı olsun. iki ay önce geldiğim sözlük gözlerimin önünde kocaman oluyor, duygulandım vallahi.
nice bir milyonlara sözlük!
nice bir milyonlara sözlük!
devamını gör...
donanımhaber ölücüleri
buzulların derinliklerinde gün yüzüne çıkmayı bekleyen virüsler gibidirler her tarafta gözleri kulakları vardır benekli sırtlanların aralarında oluşturduğu dayanışma vardır nerede indirim, kampanya, etkinlik varsa affetmezler indirim için 4-5 kredi kartını takla attırmaktan imtina etmezler.
devamını gör...
mahalle maçı
çok önemli bir olaydır. ciddiye alınmalıdır. maçtan sonra mahalleye dönüldüğünde hayatınız bıraktığı gibi olmayabilir. attığınız ya da kaçırdığınız goller, yedikleriniz tutamadıklarınız mahalledeki saygınlığınızı etkiler.
kendine has kuralları vardır:
1. atan alır: top zorlu bir yere gittiğinde ropu atan kişi almayan gitmek zorundadır.
2. alan atar: ilk kuralın tersi olan bu durumda topu atan kişi mızıkçılık yaparsa topu almaya giden takımın oyuncusu atışı kullanır.
3. üç korner bir penaltı: nedeni pek bilinmese de korner kullanmak yerine 3 kornere ulaşınca bir penaltı hakkı kazanılır ve kornerlerin sayımı büyük sorunlar çıkarır.
4. penaltı kullanmak: penaltı kullanılırken eğer kaleci değiştirilse penaltının kaçması durumunda ikinci penaltı kullanılır.
5. boyu aşan top: bir topun gol sayılabilmesi için kalecinin boyunu aşmayan bir şekilde kaleye girmesi gerekir. bu yüzden genelde takımın en kısa boylusu kaleye geçirilip avantaj sağlanabilir.
6. direk üstü: iki taşla belirlenen direkler manyetik çekim gücüne sahiptir. çünkü köşeye giden bütün toplar nedense hep bu taşların tam üzerinden geçer ve golle sonuçlanmaz.
7. adamın kabul etti: herhangi bir anlaşmazlık anında rakip takımdan bir kişinin karşı takım lehinde bir ifade kullanması anında sarılınan argümandır.
her yerinden öpüyorum rüştü...
kendine has kuralları vardır:
1. atan alır: top zorlu bir yere gittiğinde ropu atan kişi almayan gitmek zorundadır.
2. alan atar: ilk kuralın tersi olan bu durumda topu atan kişi mızıkçılık yaparsa topu almaya giden takımın oyuncusu atışı kullanır.
3. üç korner bir penaltı: nedeni pek bilinmese de korner kullanmak yerine 3 kornere ulaşınca bir penaltı hakkı kazanılır ve kornerlerin sayımı büyük sorunlar çıkarır.
4. penaltı kullanmak: penaltı kullanılırken eğer kaleci değiştirilse penaltının kaçması durumunda ikinci penaltı kullanılır.
5. boyu aşan top: bir topun gol sayılabilmesi için kalecinin boyunu aşmayan bir şekilde kaleye girmesi gerekir. bu yüzden genelde takımın en kısa boylusu kaleye geçirilip avantaj sağlanabilir.
6. direk üstü: iki taşla belirlenen direkler manyetik çekim gücüne sahiptir. çünkü köşeye giden bütün toplar nedense hep bu taşların tam üzerinden geçer ve golle sonuçlanmaz.
7. adamın kabul etti: herhangi bir anlaşmazlık anında rakip takımdan bir kişinin karşı takım lehinde bir ifade kullanması anında sarılınan argümandır.
her yerinden öpüyorum rüştü...
devamını gör...
ikinci defa sorulan soruya neyse boşver diyen insan
inanılmaz derecede gıcık eden insandır. suratına şöyle bi' tane patlatılmak istenir.
ulan madem o kadar meraklıydın ilk başta, iki saniye daha sabredip bir daha söylesene işte. insanın heyecanını ve enerjisini de sömürür bunlar. tam dayaklık...
ulan madem o kadar meraklıydın ilk başta, iki saniye daha sabredip bir daha söylesene işte. insanın heyecanını ve enerjisini de sömürür bunlar. tam dayaklık...
devamını gör...
sinirden ağlamak
en sinir olduğum insani özelliğim. ağlamasam, öyle güzel konuşup, kendimi savunucam ki, ama ağlayınca sinirlendiğim kişi bir de teselliye felan başlıyorya, kendimi imha edesim geliyor o an.
devamını gör...
normal sözlük erkeklerinin aşırı kaba ve kırıcı olmaları
oturduğum yerden kaba ve kalp kırıcı olduğumu öğrendim.
devamını gör...
oğlunuz zeki ama çalışmıyor
bir eğitimci yalanı. özel okullarda söylerler daha çok bu lafı. ama yanlış yapıyorlar, peki neden?
herkesin erişebileceği bir kapasite var nihayetinde, herkes okumak zorunda da değil. bu yalanı söyleyerek bir nevi çocuğun geleceğini kararttıklarını düşünüyorum para düşkünü eğitimcilerin.
ailelerin yaptıkları yanlış ise şu: herkes çocuğunu iyi kötü tanır, ne yapabileceğini ne yapamayacağını yani kapasitesini iyi kötü tahmin eder. olmuyorsa zorlama kardeşim ver güzel bir zanaata hiç değilse geleceği kurtulsun.
ama böyle yapmıyorlar, çünkü falanın çocuğu okudu, bizimki neden okumasın? neyi eksik? bu köhnemiş düşünce yüzünden arafta büyüyen ne yaptığını bilmeyen çocuklar var.
kaç milyon tane 2 yıllık işletme mezunu var aramızda? sırf üniversite okumuş olmak için okunan bölümler. türkiye de bu kadar işletme yok zaten anasını satayım.
odtü işletme falan okursun anlarım da bilecik şeyh edebali işletme ne lan? ne olmayı amaçlıyorsun oradan mezun olarak, sabancı da ceo falan mı?
herkesin erişebileceği bir kapasite var nihayetinde, herkes okumak zorunda da değil. bu yalanı söyleyerek bir nevi çocuğun geleceğini kararttıklarını düşünüyorum para düşkünü eğitimcilerin.
ailelerin yaptıkları yanlış ise şu: herkes çocuğunu iyi kötü tanır, ne yapabileceğini ne yapamayacağını yani kapasitesini iyi kötü tahmin eder. olmuyorsa zorlama kardeşim ver güzel bir zanaata hiç değilse geleceği kurtulsun.
ama böyle yapmıyorlar, çünkü falanın çocuğu okudu, bizimki neden okumasın? neyi eksik? bu köhnemiş düşünce yüzünden arafta büyüyen ne yaptığını bilmeyen çocuklar var.
kaç milyon tane 2 yıllık işletme mezunu var aramızda? sırf üniversite okumuş olmak için okunan bölümler. türkiye de bu kadar işletme yok zaten anasını satayım.
odtü işletme falan okursun anlarım da bilecik şeyh edebali işletme ne lan? ne olmayı amaçlıyorsun oradan mezun olarak, sabancı da ceo falan mı?
devamını gör...
starcraft
efsane gerçek zamanlı strateji oyunudur. oyunda, terran, zerg ve protos olmak üzere üç ırk bulunur. oyun, galaksinin başka bir yerinde, koprulu sektör olarak isimlendirilen bir yerde geçmektedir.
terranlar, insan benzeri bir ırktır. bu ırk, emperyalist monarşik bir yönetimdedir. robotize ve mekanize askeri birlikleri bulunmaktadır. büyük uzay gemilerine sahiptirler. ayrıca, nükleer silah kullanabilen tek ırktır. güçleri, bilimsel ve teknolojik silahlara dayanır.
zergler, xel'naga denilen bir başka üstün ırkın tasarladığı böcek benzeri kabuklu, pençeli bir ırktır. bu ırk kendi evriminin kontrolünü ele geçirmiştir. teknolojik silahlara sahip olmaktan çok, evrimsel süreçlerle kendilerini mutasyona uğratıp farklı biyolojik silahlarla donatılmış canlılara dönüşebilmektedirler. zergler bireysel hareket edememektedirler. overmind denilen bir büyük beyin, overlord denilen büyük antenlere sahip canlılar ile tüm zergleri kontrol etmektedir.
protoslar ise kadim bir uzaylı ırktır. bu ırk telepatik yollarla haberleşme yetenekleri geliştirmiştir. görünmezlik teknolojileri ve enerji kalkanları bulunmaktadır. boyutlar arası seyahat yapabilmektedirler. ağız ve kulakları yoktur. psişik güçleri sayesinde düşmanlarını yok edebilmektedirler. çok teknolojik silahlara ve uzay gemilerine sahiptirler. bu ırkın xel'naga denilen üstün ırk ile bir ilişkişi bulunmaktadır.
olaylar terranların ilk olarak zergler ve sonrasında protoslarla karşılaşması ile gelişir.
diğer iki ırktan habersiz olan terranlar birden bire kendilerini büyük bir savaşın içinde bulurlar.
terranlar, insan benzeri bir ırktır. bu ırk, emperyalist monarşik bir yönetimdedir. robotize ve mekanize askeri birlikleri bulunmaktadır. büyük uzay gemilerine sahiptirler. ayrıca, nükleer silah kullanabilen tek ırktır. güçleri, bilimsel ve teknolojik silahlara dayanır.
zergler, xel'naga denilen bir başka üstün ırkın tasarladığı böcek benzeri kabuklu, pençeli bir ırktır. bu ırk kendi evriminin kontrolünü ele geçirmiştir. teknolojik silahlara sahip olmaktan çok, evrimsel süreçlerle kendilerini mutasyona uğratıp farklı biyolojik silahlarla donatılmış canlılara dönüşebilmektedirler. zergler bireysel hareket edememektedirler. overmind denilen bir büyük beyin, overlord denilen büyük antenlere sahip canlılar ile tüm zergleri kontrol etmektedir.
protoslar ise kadim bir uzaylı ırktır. bu ırk telepatik yollarla haberleşme yetenekleri geliştirmiştir. görünmezlik teknolojileri ve enerji kalkanları bulunmaktadır. boyutlar arası seyahat yapabilmektedirler. ağız ve kulakları yoktur. psişik güçleri sayesinde düşmanlarını yok edebilmektedirler. çok teknolojik silahlara ve uzay gemilerine sahiptirler. bu ırkın xel'naga denilen üstün ırk ile bir ilişkişi bulunmaktadır.
olaylar terranların ilk olarak zergler ve sonrasında protoslarla karşılaşması ile gelişir.
diğer iki ırktan habersiz olan terranlar birden bire kendilerini büyük bir savaşın içinde bulurlar.
devamını gör...
termoskop
1597 yılında galileo galilei tarafından icat edilen, bir sıcaklık farkının değerini vermeden sadece varlığını gösteren alet. bu icat aslında ilk termometredir.
içinde bulunan ufak, bir çeşit şamandıraya benzeyen cisimler, etraftaki sıcaklığın değişimine ve yoğunluk farkına bağlı olarak yükselir veya alçalır. böylece sıcaklığı derece olarak ölçmese de, sıcaklık değişimin gösterir.
içinde bulunan ufak, bir çeşit şamandıraya benzeyen cisimler, etraftaki sıcaklığın değişimine ve yoğunluk farkına bağlı olarak yükselir veya alçalır. böylece sıcaklığı derece olarak ölçmese de, sıcaklık değişimin gösterir.
devamını gör...
günün sözü
"beni, sizi anlamak zorunda bırakmayın. daha önemli işlerim var."
charles bukowski
charles bukowski
devamını gör...
normal sözlük diş hekimleri topluluğu
sonuna kadar desteklediğim topluluktur. herkes bilir diş hastalığı, diş rahatsızlığı nasıl süründürür insanı. dişçilerimiz kesinlikle gölgede kalmış kahramanlarımızdır.
her türlü uplanması gereken başlık.
+1
her türlü uplanması gereken başlık.
+1
devamını gör...
susmak
başlığı görünce aklıma gelen söz...sahi ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?????
susuştu yüzün
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun....
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?....
yılmaz erdoğan
susuştu yüzün
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun....
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?....
yılmaz erdoğan
devamını gör...
onu bunu bilmem anlamam
"işte meydan, işte can" kısmını amanın nasıl sevdiğim; duman grubunun yine, kendilerine has tarzlarıyla söylediği seni kendime sakladım şarkısında geçen söz grubu. meraklısı için, buyrun efenim:
devamını gör...
unutulmaz kurtlar vadisi replikleri
sen benim geceleri uyuduğumu mu zannediyorsun memati
devamını gör...
