kafa’nın genel algı düzeyi ve ayşe arman samimiyetinde ilerleyen sığ hali belli ama...

sadece iki ayağı olduğu için kendini çok yeterli hisseden ve gördüğü her engelliye abartı bir nezaketle yaklaşan orta yaş plaza insanından nefret ediyorum.

karşısındaki zihinsel engelliye, işitme engelli muamelesi yapıp bas bas bağırarak "merhabaaaaaaaa nasılsın bakalımmmmmmmmm" diyen rahatsızlardan da keza.

bir insana her fırsatta, -çoğunluktan- farklı olduğunu hissettirmek için uç hareketler yapmak adiliktir.

bu tarz tipler ilk tartışmada "kes sesini be sakat" eşiğine kadar düşer.

engellileri bu boktan hayata ve bu aptallara karşı hazırlamak için daha özel terapiler lazım.

ayaklarıyla resim yapan bir kıza bu resmi picasso bile yapamazdı demek, tekerlekli sandalye ile basketbol oynayan birisine michael jordan gibisin demek büyük bir dönek kişilik gerektirir.

onlara sürekli farklı olduğunu vurgulayan bu dümbükler olduğu için bu insanlar sadece beyin gücü gerektiren yaratıcılıklarını daha iyi yansıtacakları alanlara kanalize olamıyorlar.
devamını gör...

niye sadece 1 ay diye beni merakta bırakan protesto. komple ceketi alıp gidemeyeceksen ne diye giderim bak ha diye tehdit edersin ki? ha bu kadar abartmaya gerek yok, bir kaç gün trip atar yazmaya devam ederim diyorsan da, sorununu dile getir ve at yine tribini. bir ay diye sınır koymak neden? neden 29 gün değil ya da 32 gün değil? takılarım ben böyle şeylere.
devamını gör...

2006-2008 arası ergenlik dönemini geçiren kadın kişilerinin idolü olan, o dönemki netlog ve myspace gibi sosyal medya hesaplarını fotoğrafları'nın süslediği ünlü. görmekten bıkmıştık bir ara.
devamını gör...

yarın sınavı var güzel kalplinin. dönüp geldiğinde kocaman ailesini onu kucaklayacak. uçan balonları hazır ettim. beklemedeyim..
devamını gör...

hayatımda hiç görmediğim, eğer görürsem büyük ihtimalle kökünden dikkatlice alıp evimde büyüteceğim şans getirdiği söylenen bitki. ben şansa inanmam, başarının tek sırrı... aaa bi saniye reklam serbest mi?
devamını gör...

sağlık, zayıflama, güzellik ile ilgili haberler açıldığında isminden bahsettiren sıvı.
devamını gör...

ne demiş shakespeare

"kaybettiğin yerde bekleme, güçsüzler öyle yapar.
sana kapanan kapıyı bir daha çalma,
kapanan kapıyı acizler çalar."*
devamını gör...

(bkz: acil servis)
devamını gör...

genel olarak kuantum mekaniğinde bir gözlem tek bir kesin sonuç öngörmez. bunun yerine muhtemel bir dizi farklı sonuç öngörür ve bize bunların hangisinin ne kadar olası olduğunu söyler. aynı ölçümü aynı biçimde başlayan, birbirine benzer, çok sayıda sistem üzerinde yaparsak elde edeceğimiz ölçüm sonucu, belli sayıda olayda x, belli sayıda farklı olayda y olur. sonucun x veya y olacağı seferlerin yaklaşık sayısını öngörebiliriz, ancak tekil bir ölçümün sonucunu öngöremeyiz. bu yüzden kuantum mekaniği bilime kaçınılamaz bir öngörülemezlik veya rastlantısallık öğesi ekler.
devamını gör...

yani kusura bakmasin ama o sicaklikta bi de ben sana çarparım diyecegim tiptir.
devamını gör...

#313334 bunu şuraya iliştireyim.

dünyada kendinize yer bulamazsanız falan en azından ikamet edecek bir kaç yeriniz olsun. bu bahtsız tosbağanın size kıyağıdır. imamın kayığına binmeden önce bana da dünyada bir yer açarsanız gönlüm ziyadesiyle şenlenir.

başlık sahibine zihin açıcı tespiti için ayrıca teşekkür ederim. o değilde gecenin bir yarısı o bizi güldürdü eru'da onu güldürsün dilerim.

bir cüce hoşnutsuzluğu ve aksiliği de sezmedim değil.

o yüzden kendisini reorx'a havale etmem daha doğru bir tercih olur.
devamını gör...

jack kerouac ve william s. burroughs kitabıdır.

1944 yılında bir cinayet işlenir ve bu cinayetin sorumlusu olan genç adamla birlikte olayı örtbas etmekle suçlanan iki adam daha tutuklanır. bu iki adamdan biri beat kuşağının kutsal kitabı sayabileceğimiz “yolda”nın yazarıjack kerouac diğeri ise jack’in yakın arkadaşı ve “naked lunch”ın yazarı olan william s. burroughs’tur.

bu ikili yıllar sonra bu olaydan esinlenerek bir roman yazmaya karar verirler ve ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar romanını ortaklaşa yazarlar, roman yazıldıktan yarım asır sonra yayımlanabilir. ama aslında bu roman beat kuşağının ayak sesleridir. romanı ortaklaşa yazma hadisesi oldukça keyifli bir seyahat olacak okurlar için zira jack’in bıraktığı yerden sözü william alacak ve her ikisinin bakış açısından cinayet öncesini ve sonrasını okuyabileceksiniz. cinayet kadar dönemin kayıp gençliğini de anlatan romanda phil – katil- çok ilginç tespitleri olan entellektüel bir gençtir.

tıpkı grubun diğer elemanları gibi, ama bu grubun entelektüel olmalarının yanısıra diğer özellikleri de ziyadesiyle baskındır. örneğin; alkol, esrar, eşcinsellik, biseksüellik, hırsızlık… beat kuşağının bize layıkıyla anlattığı her şey. phil’in şu tespiti ise tekrar okunmaya değer bir noktaya dokunmaktadır;


herkes sanatçı olmalı. mutlak toplum tam bir sanatçı toplumu olmalıdır. sanatçı vatandaşlarıdan her biri ruhsal çemberini tamamlamalıdır. insanın ruhsal yaşamının çemberini kast ediyorum. deneyim çemberini sanatsal anlamda ve sanat yoluyla tamamlarsınız ve topluma bireysel yaratıcı katkınız budur. mutlak toplum öncesindeki sanatçılar, mutlak sanatçı vatandaşın çağdaş modelleridirler. sanırım sanatçı insanların sayısı arttıkça mutlak sanatçı topluma giderek daha çok yaklaşılır. yeni vizyonu sadece sanatçılar bulabilir.”


bu tespitlerin sahibi olan kişi küçük bir baltayla bir adamın kafasını yarıp onu yedinci kattan aşağı atan adamla aynı kişidir.
jack kerouac ve william s. burroughs o dönem henüz ünlenmemiş oldukları için bu romanı yayımlatmayı başaramazlar. kerouac kitap için;

“gayet varouşçuydu., dönemin egemen odu buydu, ama varoluşçuluk henüz amerika’da yaygınlaşmamıştı. kitabın maddi getirisi olmazdı.” diyor.

ancak kitap 2005 yılında yayınlandıktan sonra artık herkesin bu kitaba hazır olduğu görüldü.

kitabın isminin geldiği yer ise çok ilginç ama bunu size söylemek istemiyorum.
william saroyander ki; her şeyin bir zamanı vardır, cinayetin bile” (ben jack’in yalancısıyım)
devamını gör...

ruhunun güzel olması,
her konuda rahatlıkla konuşabilmek,
sadık olması.
devamını gör...

satranç 1400 yıldır oynanmasına rağmen bütün taşların kombinasyonuyla yapılabilecek tüm maçlar henüz oynanmamıştır.

çok kısa bir hesapla beyaz için ilk hamle 20 farklı şekilde oynanabilir. aynı şekilde siyahın hamlesiyle ilk hamlelerden 400 farklı kombinasyon elde ediliyor. şimdi taşların en az serbest olduğu yani kombinasyonun en düşük olacağı, atların perifere oynandığı ilk hamleler yapılmış olsun; ikinci hamlede iki taraf için de 19ar hamle ihtimali oluyor bu da 361 yapar. en sığ ilk hamlelerden sonra bile siyah ikinci hamlesinde 144400 olasılıktan birini oynamış oluyor. bu sadece varolan piyonların diğer taşların önünü açmadığı senaryoda, henüz karşıt taşların da çarpışamadığı bir durumken, toplam hamle sayısının belli olmadığı ve hamle tekrarı yapılabilen bir oyun için akıl almaz değerlerde olasılığa ulaşmak işten bile değil.

edit: ilk hamlede atları perifere oynayan satranç oyuncusu yoktur, anlamsızdır. satranç bilmeyenler için bu kombinasyon ortaya çıkıyor. o nedenle dünyanın sonu da gelse bütün maçlar oynanamayacak*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç birbirimizi kandırmayalım, genelde "ay git be, slk mısın defol!!" türü şeylerdir ama seneler önce bir kadın bana "benim sahibim var" demişti, onu hiç unutmadım.*
devamını gör...

türkçe, sessiz harflerin sonuna “e” ünlüsü getirilerek okunan bir dildi. daha sonra nedeni bilinmeyen bir sebepten k’yi “ka” olarak değiştiren kimliği belirsiz bir grup insan, uzun bir aradan sonra h’yi de “ha” olarak okumaya başladı. sıradaki şanssız harfin hangisi olduğunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
devamını gör...

param var tavırları. yapmayın hemcinslerim. lütfen.
devamını gör...

birkaç yıl önce meme kanseri şüphesi ile hastaneye gittim. ama o ihtimal bile insanı öyle bir düşürüyor ki.. elle muayene ettim önce ve kitleler vardı, sonra doktor muayenesi, ultrason derken sadece ihtimal olarak kaldı.. gerçekten çok kötü bir durum. geçen gün yine kitle hissettim, yine aynı korku ile doldum ama geçti çok şükür. tüm hastalara şifa dilerim..
devamını gör...

chinese democracy albümünün 13 numaraları şarkısı. axl rose'un cam kırıkları gibi insanın ruhuna saplanan sesinden mi yoksa sözlerin ağırlığından mı bilinmez sersemletici bir etkisi var şarkının. o meşhur solosunda gitar resmen hayat bulmuş. albümün diğer şarkılarına nazaran biraz melankolik olsa bile öyle bir albümden iyi sıyrılmıştır. çoğu gitaristin düştüğü bir hata vardır; ilk dinleyişte şarkının sözlerini genelde duymaz ve gitarist ne halt etmiş acaba diye odaklanır ama this ı love izin vermiyor buna, axl şarkıya girdiği an sesinden başka bir şeye odaklanmak mümkün değil. ayrıca gitar çalmaya yeni başlamış arkadaşlara önerilmez, hiç etmeyin şarkıyı.*


ı just can't let it die
'cause her heart's just like mine
she holds her pain inside

so if you ask me why
she wouldn't say goodbye
ı know somewhere inside

there is a special light
still shining bright
and even on the darkest night
she can't deny
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim