sözlüğün en büyük vurgunu
1 milyon karakteri geçen bir tanım yazan yazar beyanı. lakin iko yemiş mi? tabii ki yememiş.*
devamını gör...
şema terapi
cocukluktan baslayan, muhtemelen kücük yaslarda yasadıgınız olaylara karsı gelistirdiginiz ve siz fark edene kadar hayatınız boyunca tekrar eden semalardır. young ve arkadasları tarafından gelistirilmis, bilissel davranıscı terapi yontemiyle cozülmeye calısılmaktadır.
devamını gör...
sol frame'de doğru düzgün başlık olmaması sorunsalı
bunu buraya bırakıyorum, arada uplıcam.
evet... dindindin diye baslik varmis saka gibi
evet... dindindin diye baslik varmis saka gibi
devamını gör...
sözlükte kafa dengi insan olmaması
biz neciyiz burda ayıp ayıpp! dediğim serzeniş.
devamını gör...
erkeklerin yüzde 97'si aynı anda 4 kızı idare ediyor düşüncesi
şuan beraber olduğum erkek arkadaşımla konuşmaya başladığımızda diğer konuştuğu ( onun arkadaş olarak gördüğü onların görmediği ) kızlara yola vermesini ben sağlamıştım. ee yuvayı dişi kuş yapar demişler şimdi evleniyoruz...
devamını gör...
kafa sözlük
an itibariyle şurada #1204536 ifşamın sızdırıldığı sözlüktür. ne özel hayata ne mahreme saygı kalmış. neyse 9/10 veriyorum kendime. 1 puanı yarım kaldığı için kırdım.*
devamını gör...
karpal tünel sendromu
median sinirin tuzak nöropatisi olarak bilinen hastalıktır.
el ayası,ilk 3.5 parmak da ağrı, uyuşma, karıncalanma,elektriklenme şikayetler arasında yer alır.
geceleri uyuşma ile hasta uyanır ve çok spesifik bir bulgudur.
sıklıkla menopozal dönemdeki kadınlarda görülür ayriyeten uzun süre diyaliz alan hastalarda da görülebilmektedir.
bilek bandları analjezikler kullanılabilse de cerrahi tedavi semptomları en çok azaltan yöntemdir.
el ayası,ilk 3.5 parmak da ağrı, uyuşma, karıncalanma,elektriklenme şikayetler arasında yer alır.
geceleri uyuşma ile hasta uyanır ve çok spesifik bir bulgudur.
sıklıkla menopozal dönemdeki kadınlarda görülür ayriyeten uzun süre diyaliz alan hastalarda da görülebilmektedir.
bilek bandları analjezikler kullanılabilse de cerrahi tedavi semptomları en çok azaltan yöntemdir.
devamını gör...
kaliteli yaşam için ucuz öneriler
*beslenme işini çözmek..
kafanız daha fazla çalışıyor, beyin
fonksiyonlarınız gelişiyor, ama bunu
oturtmak çok zor, prof. sinan canan 3-4 yıl
sürdü diyor özellikle akşam birşey
yememek uykudan başlayıp komple
hayatınızı değiştiriyor
sinan canan ın
doğru beslenme bilgelik getirir yada buna
benzer başlığı olan bir videosu var
+açlıkla ilgili bütün videoları izleyin/yazıları
okuyun, fiziksel olarak sizin için "yeteri
kadar" ihtiyacınız nedir bir zahmet
öğrenip uygulamaya çalışın
yeteri kadar ve doğru karbonhidrat alıp
süt ürünlerini kesip, 23:00-05:00 arası
iyi uyku ile eski beslenme şeklindeki
fiziksel ve mental enerjiniz 4 katına
çıkıyor, hayatınızdaki herşey hızlanıyor,
vücudunuz temizlendiği ve boş yükleri
olmadığı için rahatlıyor kendini onarıyor
ondan sonra kafanız daha çok çalışıyor
ve daha yaratıcı oluyorsunuz, daha
verimli oluyorsunuz, boyum 1.70 hem
50 hem 100 kiloyu görmüş, hem
ailemle hem iş hayatımda hem özel
hayatımda yaşadığım ilişkilerde hep
otoriteyle kavga halinde olmuş ve
bunuda ya obez yada aşırı zayıflayarak
yaşamış birisi olarak söylüyorum,
karbonhidrat, şeker, tatlandırıcılı
ürünlerde dahil ve süt ürünleri.. insanın
vücudunu, beynini bloke ediyor,
yavaşlatıyor bile denmez, resmen
durduruyor, öldürüyor..
*yukarıdaki maddeyi yapabilirseniz herşeyi
hızla hallediyorsunuz zaten, önce sağlıklı
ve iyi bakılan, iyi görünen bir vücuda sahip
olduğunuz için, kendinize daha iyi
davranıyorsunuz otomatik olarak,
ve sizin güzel vücudunuza, ruhunuza
saygısızlık edenleri artık anında
saniyesinde farkedip duygusal olarak da
sınırlarınızı netleştiriyorsunuz (sınırlar diye
bir kitap var, beslenmeyle birlikte bunuda
okursanız, sizi kimse tutamaz)
*belki bu ikinci maddedeki farkındalık
sadece beslenmeyle olmaz ama inanın
çok yardımı oluyor.. en azından sürekli
kafanıza takılan birşeyler varsa, içinize
sinmeyen birşeyler varsa, benim gibi..
onları zorlamaya enerjiniz, cesaretiniz
oluyor ve bir yerde çözülüyor...
kolay gelsin.
kafanız daha fazla çalışıyor, beyin
fonksiyonlarınız gelişiyor, ama bunu
oturtmak çok zor, prof. sinan canan 3-4 yıl
sürdü diyor özellikle akşam birşey
yememek uykudan başlayıp komple
hayatınızı değiştiriyor
sinan canan ın
doğru beslenme bilgelik getirir yada buna
benzer başlığı olan bir videosu var
+açlıkla ilgili bütün videoları izleyin/yazıları
okuyun, fiziksel olarak sizin için "yeteri
kadar" ihtiyacınız nedir bir zahmet
öğrenip uygulamaya çalışın
yeteri kadar ve doğru karbonhidrat alıp
süt ürünlerini kesip, 23:00-05:00 arası
iyi uyku ile eski beslenme şeklindeki
fiziksel ve mental enerjiniz 4 katına
çıkıyor, hayatınızdaki herşey hızlanıyor,
vücudunuz temizlendiği ve boş yükleri
olmadığı için rahatlıyor kendini onarıyor
ondan sonra kafanız daha çok çalışıyor
ve daha yaratıcı oluyorsunuz, daha
verimli oluyorsunuz, boyum 1.70 hem
50 hem 100 kiloyu görmüş, hem
ailemle hem iş hayatımda hem özel
hayatımda yaşadığım ilişkilerde hep
otoriteyle kavga halinde olmuş ve
bunuda ya obez yada aşırı zayıflayarak
yaşamış birisi olarak söylüyorum,
karbonhidrat, şeker, tatlandırıcılı
ürünlerde dahil ve süt ürünleri.. insanın
vücudunu, beynini bloke ediyor,
yavaşlatıyor bile denmez, resmen
durduruyor, öldürüyor..
*yukarıdaki maddeyi yapabilirseniz herşeyi
hızla hallediyorsunuz zaten, önce sağlıklı
ve iyi bakılan, iyi görünen bir vücuda sahip
olduğunuz için, kendinize daha iyi
davranıyorsunuz otomatik olarak,
ve sizin güzel vücudunuza, ruhunuza
saygısızlık edenleri artık anında
saniyesinde farkedip duygusal olarak da
sınırlarınızı netleştiriyorsunuz (sınırlar diye
bir kitap var, beslenmeyle birlikte bunuda
okursanız, sizi kimse tutamaz)
*belki bu ikinci maddedeki farkındalık
sadece beslenmeyle olmaz ama inanın
çok yardımı oluyor.. en azından sürekli
kafanıza takılan birşeyler varsa, içinize
sinmeyen birşeyler varsa, benim gibi..
onları zorlamaya enerjiniz, cesaretiniz
oluyor ve bir yerde çözülüyor...
kolay gelsin.
devamını gör...
hereke
deniz kenarında bulunan kocaeli'ne bağlı halıları ile ünlü semt.
içinde 1843 yılında kurulmuş halı fabrikası bulunmaktadır. cumhuriyet döneminde sümerbanka bağlanmış, günümüzde ise müze olarak faaliyet göstermektedir.
bunun haricinde tarihi yapı olarak alman imparatoru kaiser wilhelm köşkü ve surlarının çoğu yıkılmış olan hereke kalesi bulunmaktadır.
kocaeli üniversitesinin eski kampüsü 99 depreminde zarar görmeden önce bir çok fakülte geçici olarak merkezinde bulunan marshall kampüsünde eğitim vermiş, daha sonra da yeni yapılan izmit umuttepe kampüsüne taşınmıştır.
ben de böylelikle umuttepeye taşınmadan önce düşük bir kira ile full deniz manzaralı evde öğrenciliğimin iki senesini burada geçirdim.
içinde 1843 yılında kurulmuş halı fabrikası bulunmaktadır. cumhuriyet döneminde sümerbanka bağlanmış, günümüzde ise müze olarak faaliyet göstermektedir.
bunun haricinde tarihi yapı olarak alman imparatoru kaiser wilhelm köşkü ve surlarının çoğu yıkılmış olan hereke kalesi bulunmaktadır.
kocaeli üniversitesinin eski kampüsü 99 depreminde zarar görmeden önce bir çok fakülte geçici olarak merkezinde bulunan marshall kampüsünde eğitim vermiş, daha sonra da yeni yapılan izmit umuttepe kampüsüne taşınmıştır.
ben de böylelikle umuttepeye taşınmadan önce düşük bir kira ile full deniz manzaralı evde öğrenciliğimin iki senesini burada geçirdim.
devamını gör...
gök tengri
gök tengri / tengricilik
araplaştırılmadan yani islamiyet öncesi, eski atalarımın türklerin dini "gök tengri"cilik
"bu inancın kökenleri hun türkleri’ne kadar dayanmaktadır. öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir tanrı olduğuna inanılmış ve türk hakanları’nın da bu tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. türk tarihi’nde kut anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “tanrı’nın onadığı” anlamına gelmektedir.
göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları tanrı olarak nitelememişlerdir. örneğin güneş figürü, türk kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece gök tanrı tarafından türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
eski türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
eski türkler, tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (bozkurt efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
tengriciliğin inanç esasları:
tek tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. öyle ki attila’nın sırf bazı türkler’in mezarları margus papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
orhun abideleri’nde rastlanan tengri lafzı, köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. öyle ki büyük hun hakanı mete han bile tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
gök tanrı inancında ahiret, cennet ve cehennem :
bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır."
araplaştırılmadan yani islamiyet öncesi, eski atalarımın türklerin dini "gök tengri"cilik
"bu inancın kökenleri hun türkleri’ne kadar dayanmaktadır. öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir tanrı olduğuna inanılmış ve türk hakanları’nın da bu tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. türk tarihi’nde kut anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “tanrı’nın onadığı” anlamına gelmektedir.
göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları tanrı olarak nitelememişlerdir. örneğin güneş figürü, türk kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece gök tanrı tarafından türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
eski türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
eski türkler, tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (bozkurt efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
tengriciliğin inanç esasları:
tek tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. öyle ki attila’nın sırf bazı türkler’in mezarları margus papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
orhun abideleri’nde rastlanan tengri lafzı, köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. öyle ki büyük hun hakanı mete han bile tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
gök tanrı inancında ahiret, cennet ve cehennem :
bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır."
devamını gör...
akarsu (yazar)
kalemi kıvrak ve gülmece sosuna bulanmış tanımlarla kendisini ifade eden çiçeği burnunda bir sözlük yazarı.
devamını gör...
umut sarıkaya tipi mutsuzluk tanımları
ıslak banyo terliğini çorapla giymek.
devamını gör...
aşk
bir elif şafak kitabıdır.
sadece “ çiçek abbas” ve “ komser şekspir” filmleri sayesinde yönetmen olarak görebildiğim, kendisinden kesinlikle hoşlanmadığım, saçma sapan bir yönetmen olan ve reklam yönetmenliğinde bile elinden bir iş gelmeyen sinan çetin, mevlana ile ilgili bir film yapmaya karar verir ve bunun için de elif şafak ile anlaşır. elif şafak hikayeyi yazar ama sinan çetin yazılan hikayeyi hiç beğenmez.
proje rafa kalkar. elif şafak bu hikayeyi bir roman yapar. ama romandan başka her şeye benzer. yine de tam bir pazarlama harikası çıkar ortaya. çok satsın diye de pembe ve gri olmak üzere iki kapak yaptırır. istediği gibi de olur. böylelikle kadınlar pembe erkekler gri kapaklı kitabı alabilecektir. edebi inceliğe bakar mısınız? (!) hiç cinsiyetçi bir yaklaşım da değil!
az yetenekli bir yönetmenin bile sinemaya aktarmaya değer bulmadığı bu romanımsı oluşum türkiye okurları tarafından çok sevilir, bir anda çok satan olur. her yerde reklamları döner, billboardlar elif şafak’ın aşkından geçilmez. edebiyat tarihinde yeri olur mu bilemem ama pop kültürümüzün vaz geçilmezi olacağı kesindir.
acaba elif şafak mı daha kötü yazar sinan çetin mi daha kötü yönetmen karar veremedim. bence berabere!
sadece “ çiçek abbas” ve “ komser şekspir” filmleri sayesinde yönetmen olarak görebildiğim, kendisinden kesinlikle hoşlanmadığım, saçma sapan bir yönetmen olan ve reklam yönetmenliğinde bile elinden bir iş gelmeyen sinan çetin, mevlana ile ilgili bir film yapmaya karar verir ve bunun için de elif şafak ile anlaşır. elif şafak hikayeyi yazar ama sinan çetin yazılan hikayeyi hiç beğenmez.
proje rafa kalkar. elif şafak bu hikayeyi bir roman yapar. ama romandan başka her şeye benzer. yine de tam bir pazarlama harikası çıkar ortaya. çok satsın diye de pembe ve gri olmak üzere iki kapak yaptırır. istediği gibi de olur. böylelikle kadınlar pembe erkekler gri kapaklı kitabı alabilecektir. edebi inceliğe bakar mısınız? (!) hiç cinsiyetçi bir yaklaşım da değil!
az yetenekli bir yönetmenin bile sinemaya aktarmaya değer bulmadığı bu romanımsı oluşum türkiye okurları tarafından çok sevilir, bir anda çok satan olur. her yerde reklamları döner, billboardlar elif şafak’ın aşkından geçilmez. edebiyat tarihinde yeri olur mu bilemem ama pop kültürümüzün vaz geçilmezi olacağı kesindir.
acaba elif şafak mı daha kötü yazar sinan çetin mi daha kötü yönetmen karar veremedim. bence berabere!
devamını gör...
miguel de cervantes saavedra
inebahtı savaşı'nda sol eline isabet eden top güllesi sebebiyle sol elini kullanamaz hale gelen lepanto çolağı. sağ elinin şanı için sol elini kaybettiğini söylemiştir.
devamını gör...
boyu 155 cm olan kız
şirin kızlardır. uzunlar da şirindir. boy önemsiz yani tabi perde asmıyorsanız.
devamını gör...
günün şiiri
günün şiirini paylaştığımız başlıktır.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
orhan veli kanık.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
orhan veli kanık.
devamını gör...
gülümseten normal sözlük yazarları
devamını gör...
az gelişmiş ülkelerde tartışılan konular
gündemi takip etmeniz yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
devamını gör...

