her işim bir garip benim, bugün olur dediğim, yarın olur toz duman.
püf diye üflerler beni, çizerler üzerimi, işlerine geldiği zaman.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.

al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.


sus ya da çek git diyorlar, teke tek gelmiyorlar, yumruğumu sıktığım zaman.
bir karanlık sardı beni, çökertti gök kubbemi, hadi yine işiniz tamam.
yok! aradım tüm dostları, doldurdum masaları, devirdim sabahları, bulamadım
yok! silmişler tüm izleri, bildiğim tüm gizleri, inandığım sözleri, bulamadım.

al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.

al derler, vermeni isterler ki dönsün dolap, yürüsün işler,
bak derler, ama görme isterler ki bilinmesin kirli işler.
sev derler, nefret et isterler ki sürsün savaş, yürüsün işler,
bil derler, ama kör ol isterler ki unutulsun kanlı işler.
devamını gör...

aynı islamdaki helal kesim gibi olan, yahudi tradisyonundaki et kesim esasıdır.

aranızda bazı arkadaşlarım yurtdışına çıktıkları zaman lokantalarda hop oturup hop kalkıyor ''ayyy pork domuz yemesek bariiii'' diye... sonra dana kaburgalara falan saldırılıyor... aslında ne kadar gereksiz bir şey. ayrıca, doğu avrupa'daki çükomastik sovyet eskisi ülkeleri falan saymazsak kimse size afedersiniz puştluğuna domuz eti falan yedirmez. çünkü adamlar bizim gibi sığır değiller. orada da lokantalarda marketlerde her şeyin üzerinde yazıyor domuz mu değil mi vs.

herneyse; domuza bu kadar kıllanıyorsunuz. hassasiyetiniz için tebrikler. ancak yurtdışına çıktığınız zaman herhangi bir sığır eti de yememelisiniz çünkü islam kurallarına göre duası okunup kanı boşaltılmış hayvanın etini yemediğiniz için yine redzone'da kalıyorsunuz. ha bu kadar yemeden içmeden nem kapıyorsanız da şayet, ya yurtdışına hiç çıkmayın ya da vegan beslenin oralarda...

ama tabi bu tarz dilemmalar türk toplumundaki kültürel özellikleri görmemiz açısından da enteresan. aslında islama göre haram olan pek çok gıda ürünü tüketilmekte... ancak domuz eti ultra sevilmiyor bizde... eh tabi bunun da altında yatan bir tarihsel altyapı var. islam öncesinde de türkler domuz eti yemez, domuz beslemezlerdi. çünkü pis olarak kabul edilirdi... böyle de bir nüans var...
devamını gör...

neden unutasınız ki? insan ulen bu! unutmak olur mu? bırakın kalsın sizinle.

ancak bu durum size acı veriyorsa, bunu hafifletmek hatta sorunsuz hale getirmek mümkün.

beyninizde yeni bilgilere yer açın. merak ettiğiniz, ilgilenmek isteyip fırsat bulamadığınız bir alan hakkında kendinizi geliştirin. beyininiz, yeni bilgileri hafızanızda canlı tutacak ve eski bilgileri biraz daha gerilerde saklayacaktır. kendinize ne kadar yeni bilgi yüklerseniz, sizin canınızı sıkan geçmiş yavaş yavaş belleğin dibine doğru itilecektir. bir süre sonra ise “o” kişi sizin için sorun olmayacaktır. bu kadar basit.

hadi iyisiniz. yine hayat kurtardım.

bilimsel makale yazdım valla.
devamını gör...

ali fuat başgil tarafından kaleme alınmış ,kendi eğitim hayatından yola çıkarak gençlere nasihat veren ve çok faydalı bulduğum kitap.yazarımız ordinaryüs ünvanını sahip hukuk profesörüdür.merhum yurtdışında grenoble üniversitesi hukuk fakültesi ve paris hukuk fakültesinde eğitim almıştır.herkese tavsiye edeceğim bir eser.
devamını gör...

dışına çıkılmazsa, dünyanın en güzel şehri hissi uyandırır.
devamını gör...

bazıları için baba diye yazılır yara diye okunur.
devamını gör...

ege.
devamını gör...

tamam kraliçem, en mağdur sensin.

iyi ki bir ödül aldın var ya! bu arada kesinlikle tamer abi haklı.

bir kere ödül alacaksan ; karşındaki adama cisim muamelesi yapmayacaksın, gözlerine bakacaksın, elini sıkıp ödülünü alıp, konuşacaksın. ayrıca konuşmada konudan konuya zıplıyor. yok kadın hikayesi çekilmiyor da bla bla.

otur üret, proje yap, kafa yor, çabala, sizi engelleyen, zorlayan, alıkoyan mı var bacım? neden erkek yönetmenler daha baskın? oturup öz eleştiri yaptınız mı? yok, anca çar çar çene.

hem feminist, hem mağdur. ulan bir insan da bir kez daha mağduriyet ossurmasın be.

ulan mağduriyet tam bir imaj ve malzeme oldu. iktidar bunu yapıp tutunca, herkes kendine bir mağduriyet enjekte ediyor, üretiyor, uyduruyor, yaratıyor ve bundan prim yapıyor.

hani senin gecendi dün, tamer'i daha fazla anmayalım demiştin.

twitter.com/NiyalApla/statu...

sonra taklidini yapıyorsun. bu nasıl iş be "apla" anlat hele bana? işinize gelince mağdur, işinize gelince kadın oluyorsunuz.

işte bu ikiyüzlülüğüe ayarım.

hayır 2 tweet sonrası da istanbul sözleşmesi. hayırdır ödülden ne ara istanbul sözleşmesine geldik? feminazi yapıyorsunuz siz, feminizm değil.

feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik muhtelif ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan harekete denir.

eşitliği yakalamayı kendi çabanızla yapacaksanız yalnız, erkekleri itin götüne sokarak değil. feminaziler hiç çekilmiyor gerçekten. böyle kadınları gördükçe iyi ki yalnızım diyorum. böyle bir kadınla sevgili olsam gerçekten saniyesinde terk ederim, yaşanılmaz böyle tiplerle.

eşit olacaksanız serbest piyasa, liyakat ile gelin. sırf kadınsınız diye, etek giydiniz, makyaj yaptınız, regl oluyorsunuz diye değil. emeğinizle gelin be kardeşim. az saygınlık be!

sanki nuri bilge ceylan gibi bir kadın yönetmen var da kadına zorla iş yaptırmıyorlar. sanki erdal beşikçioğlu gibi tiyatrocu var da oyunlara çıkartmıyorlar. öyle mağdurlar yani, ama çözüme gelince icraat yok.
devamını gör...

erkekliğin yazılı olmayan kurallarından biridir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#1049398

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocukluğuma ait bi dolu saçma anı var. saçma diyerek haksızlık ediyorum belki ama biri var ki, yeri gelmişken yıllar önce "ki" bağlacını sıklıkla kullanmanın samimiyetsizlik göstergesi olduğunu okumuştum bir yerde ve yazık ki kimin düşüncesiydi hatırlamıyorum. bu zehirli düşünce, yazarken arka planda çalışan engellerimden biri oldu. demek ki evet, "ki" bağlacını yine kullandım, söz, güçlü bir silaha dõnüşebiliyor, şeklindeki klişe ifadeyi tam olarak bu noktada kullanırsam, yazıma bir esneme payı verip okuyanı "bir çay kahve içsem iyi olur"seçeneğine yönlendirebilirim. yazarların mı yoksa cerrahların mı daha çok tanrı' yı oynadığını bilemem. bir zamandan sonra yazmamı onlara sınırlı-sınırsız hayatlar vermemi bekleyen kurgu ya da gerçek kişilerin beni bu konuda sıkıştırdıklarını hissediyorum. hiçbirinin bunu yapmakla ilgili baskısı yok aslında. bir önceki cümlemle ondan da öncekini çürütmüş oldum. sözcükler, dört nala bana doğru koşarken birilerini yakalıyorum. rakamlar da görünür hale gelmiyor değil. onları şimdilik saati sorduğumda, bir de tekrarlarda, ha bir de maaş günlerinde yakalıyorum. bir ki ses.

bir süredir ters çevrilmiş bir fincan benzetmesine sığındığım üzerime kapanan dünya vardı. bir ara vermiştim ya da koşullar gereğiydi. sözcükler geliniz ve göğümü çözünüz demek istiyorum.

çocukluk anım mı? sanıyorum dört-beş yaşlarımdaydım. başına patates bağlayan annemin şiddetli bu ağrı karşısında kıvrandığını görünce yüzümü tükürüklerim ile kaplamışım. yaptığımın farkında değildim, inanılmaz ilkel ve o oranda doğaldı. yüzümün o halini görünce dehşete düşen komşu teyze bu kadar tepki vermeseydi belki acı karşısında hissizleşen yanıma bir katkı yapmazdı. en azından mide bulandırıcı bile olsa bir çabam söz konusuydu. bunun gibi daha nice kendimi keşfetme öyküleri yazmalıyım. bunun için zehiri azaltmam gerek. başkaları ne düşünür zehirini, evet onu azaltmalıyım.

sakin ol küçük kız geçecek. yakıştı yüzüne hani, hala güzelsin.
devamını gör...

hıçkıra hıçkıra ağlamaktan daha hazini hıçkıramadan ağlamaktır. anlamazsınız nasıl olduğunu ama gözyaşınız akar, nasıl bu kadar çok aktığına şaşarsınız. böyle bir ağlama anımda dikkat ettim yıllar önce, bir göz damlası çene hizama varmadan 4. evet dördüncü göz damlası göz pınarımdan ayrılmıştı. öyle bir zamanda neden bunu saydığım hakkında hiç bir fikrim yok. zaten o zamanlar herhangi bir şey hakkında da fikrim yoktu, tek bildiğim ağlamaktı. sanıyorum ki en hızlı ağlama sınırım bu, bu konuda bir rekor deneme çalışmam olmadı.

edit: bu arada istanbul ağlamak için şahane bir şehir, metrobüste ağladım, avmde ağladım, kadıköyde bir bankta oturup ağladım da bir çingene çiçekçi genç kadından başka kimse dokunmadı bana. tabii tavsiye etmiyorum ağlamayın ama durum böyle, yani 5-6 sene önce böyleydi artık ağlamıyorum test edemedim.
devamını gör...

yönetim kısmı ne yaşandı bilemem.
ben bu sözlükte bir yazar olarak yazıyorum: üzüldüm. yazılarına hayran kaldığımı belirtmek istiyorum. hatta yazım tarzı bana ilham kaynağı olmuştur. burada bana bir şeyler katan ender yazarlardandı kendisi. bal porsuğu, kuzguncuktaki vişne için çok değerli bir yazar olarak kalacak. bunu buraya yazalım kalsın burada...
zaten vişne'nin sevdiği üç gün yaşıyor misali oldu bu. kalbimiz seninle yazısı hiç olmadı ki sana porsuk.offf be..

bir heybeli kaldı elimizde...
devamını gör...

adminler gelirse konuşmanın yasak olucağı buluşmadır.
devamını gör...

fakirlik.
devamını gör...

hoşlanma belirtisi diye duydum. ya da artık bu kadın-erkek ilişki uzmanlarını dinlememeliyim.
devamını gör...

dış güzellik olmadan işlevini yitirecek olan güzellik türüdür.
dışı güzel olmayanın, içi merak edilmiyor.
devamını gör...

saygı ve eğitim. saygısız cahil doldu her yer.
devamını gör...

hiç kimse birbirini eşit derecede sevemez. her zaman bir taraf daha çok seven, değer veren taraf olacaktır. önemli olan sevildiğini hissetmektir..
devamını gör...

vizyonunu beğendiğim, ve çok da güzel olduğunu düşündüğüm, arayüzü basit, kullanımı basit, iyi ki bir şans vermişim dedirten ve görünüşe bakılırsa bayağı zamanımı harcayacağım, yakın zamanda yazar sayısı ve içeriğinin artmasını umduğum yeni bir sözlük.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim