köyün tek öğretmeni olan babam; sabah erkenden kalkar ,okula gider,sobayı yakar ,okulun kapısında öğrencileri beklerdi.o zamanlar üç dört yaşlarında olan ben ve kardeşim de uyanır uyanmaz okula koşar babamla birlikte öğrencileri beklemeye koyulurduk.zira lojmanda kalıyorduk, evimiz okulun bahçesindeydi ve o okul en çok bizimdi.

birazdan ellerinde yakacak odunlarla öğrenciler görünürdü bahçe kapısında.mavinin her tonunda önlükleriyle köy çocukları.kimisinin küçülmüş,kimisinin solmuş,kimisinin güneş'ten mora çalan önlükleri vardı üzerlerinde.coğunun önlüğünün sağında solunda soba yanığı izler ...son ana bırakılan kurutma telaşı ya da ısınma çabası neticesinde ateşe yenik düşmüş gazi önlüklerdi bunlar.

babam günaydın'a,iyi aksamlar'a falan çok önem verirdi.o yüzden sınıf kapısında parola söyler gibi 'günaydın' der öyle geçerdi çocuklar içeri.

okulda tek sınıf vardı.tüm öğrenciler aynı yerde eğitim görürdü.

babam "birler şu fişi yazsın,ikiler resim cizsin,üçler sessiz okuma çalışması yapsın,dörtler şiiri defterine yazsın, beşler problemleri çözsün "şeklinde ders işlerdi.kardeşim ve ben de sınıfta dolaşır, çoğu kardeş ya da akraba olan çocuklar arasında silgi taşırdık ondan ona.ben küçülen tebeşirlerle tahtanın köşesine çiçekler çizmeye bayılırdım.

bu şekilde geçen bir kaç yılın ardından benim de birlerin sırasına oturma vaktim gelmişti.kardeşimin ise daha iki yılı vardı.ben sıkıcı fişleri deftere geçirirken çaktırmadan ortalıkta dolaşan kardeşimi izler, içimden okumak hiç eğlenceli değilmiş diye geçirirdim.ama akşam eve gidince kardeşime uyuyana kadar birinci sınıfın nasıl güzel,nasıl keyifli olduğunu anlatırdım.nasıl abartarak anlattıysam çocuk altı yaşında okula başladı.

o günleri düşündüğümde aklıma diğer öğrencilerden babamı kıskandığım,babamın ilgisini kazanmak için çok emek sarf ettiğim,sadece kendi sınıfımı değil diğer sınıfları da dinleyerek en iyi olmaya çalıştığım ve çok uğraşmama /içimden defalarca tekrar etmeme rağmen babama "öğretmenim"diyemeyişim gelir.

şimdi ise artık emekli olmuş babama baktıkça onun ne kadar iyi bir öğretmen olduğunu hatırlarım ama hala bütün "öğretmenim"ler "baba"sözcüğünün içinde saklı.
devamını gör...

27 haziran 1574- ilk sanat tarihçisi olarak bilinen italyan ressam, mimar, yazar ve tarihçi giorgio vasari'nin (1511-1574) ölüm yıl dönümü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel the last judgement (1572-1579) floransa katedrali'nin kubbesi
devamını gör...

ayrılın arkadaşlar, bir tane hayatınız var. kimsenin sizi kötü hissettirmek gibi bir lüksü yok bu hayatta. kan bağın olan insanlara bile bi noktadan sonra mesafe koyabiliyorsan, ayrılırsın. bir süre ağlar, ömür boyu kafan rahat yaşarsın.
devamını gör...

3 yaşımda verildigimde 3 sene kalacağımı biliyordum tabiki ama çok ağlamıştım o gece.
sonraki geceler de hep böyle devam etmişti.
istenmeyen olmak o yaşta çok ağır gelmişti.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olabildiğim yerde olmak istemiyorum; istediğim yerde de olamıyorum: iki yandan da zavallı durumdayım.

itiraflar, augustinus.
devamını gör...

şöyle yapalım; siz erkekler "kız kankalarınıza", onları sevgililerinize tercih edecek kadar yapışmayın ve bu durum ortadan kalksın, diye düşündüren yöntemler.

ayrıca beni, "diye düşündüren" kalıplı bir tanıma ittiğiniz için esefle kınıyorum sizi bayım!

hani tipik "berkay öyle biri değil" savunmasından şikayetçisiniz ya, tüm suçu kızlara yüklemeyin ve birer "berkay" olmaktan vazgeçin (bu isim sahiplerinden özür diliyorum.) kankalığınızı kendi aranızda, erkeklerle yapın. bu konu da burada kapanmış olsun.
devamını gör...

bir ayağımız çukurda zaten. bulaşmayın artık bize.
devamını gör...

lan oğlum o tostun içine kilosu 100 lira olan sucuk ile kilosu 50 lira olan kaşar peyniri koyuyorum, bunun neresi varoşluk awk.
devamını gör...

24 şubat 2021'de netflix'te ilk sezonu yayınlanmış dizidir. baş rolünde antonia gentry ve brianne howey yer almakta.
konusu, iki çocuk annesi georgia'nın, kocası ölünce başka bir şehre taşınması ve orada gelişen olaylardır. üstelik o adam georgia'nın hayatına giren ne ilk erkektir ne de iki çocuğundan birinin babası. ginny ise georgia'nın tek kızıdır. bir de erkek kardeşi vardır. ginny, sürekli taşınmaktan yorulmuş, beş kere okul değiştirdiği için hiç arkadaş bulamamıştır. georgia, bu seferkinin farklı olacağını söyler. bir süre olur da. ginny yeni evine, okuluna alışır, arkadaş edinir ve hayatında ilk kez sevgilisi olur. georgia başkanın yanında güzel bir işe başlar, ailesi oldukça mutludur. tabii hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmez. iyiyi kötü yapmakta ve her şeyi mahvetmekte georgia'nın üstüne yoktur çünkü. dizinin 10 bölümlük ilk sezonunu iki günde bitirdim. aşk, arkadaşlık, anne-kız çatışması, hayata tutunmaya çalışmak gibi temaları işleyen bu dizi netflix'te de oldukça rağbet görmüş. e bu kadar rağbet görünce de ikinci sezonun geleceği kesinleşti.*))
devamını gör...

önce yüzme bilmek.
ben yüzmeyi öğrendikten sonra almayı düşünüyorum
devamını gör...

odada aşk acısı çekerken oturma odasından gelen hadi lan yemek yiyoz sesi kadar rahatsız edici bir sestir.

not: başlık sahibini yine kendi başlığıyla başbaşa bırakıyorum.
devamını gör...

ütülenecek olanları sandalyenin üstüne koydum,bugün bitiriver onları ,hadi bakim,yaparsın sen,aslansın,kaplansın sen.*
devamını gör...

ironik olan; dünya çapında en ünlü aşçılar erkek iken, yemek yapan erkek görünce şaşırılıyor olmasıdır.
devamını gör...

yıldız tilbe'nin şu şarkısında çok kişi aynı yanılgıya düşmüş, kendim de dinledim gerçekten de böyle anlaşılıyor :

doğrusu :
hafife alma aşk vurur insana

yanlış anlaşılanı :
hafize abla aşk vurur insana.
devamını gör...

2010 yılında staj yaparken kazandığım ilk maaş, 138 lira falandı ama nasıl bereketliyse kendime o zamanların baya popüler olan nokia c6-01' ini 600 tl'ye almıştım*.
devamını gör...

eminim sen de üzülmüşsündür ama benim saçlarım ağardı.
devamını gör...

"hep umutla yaşadım, diyormuşsun,
ama kalmadı, diyormuşsun, bende artık
umutlanacak güç bile.
ne umduydun peki?
gel keyfim gel bir savaş mı?
yanıldığın belli:
durum senin bildiğin gibi de değil,
durum çok daha kötü.

harcamazsak gücümüzün üstünde bir çaba,
hapı yutacağız.
göremezsek gerekenden daha çok iş,
silinip gideceğiz.
dört gözle bekler düşmanlarımız,
bekler yelkenler indirilsin.

kavga adamakıllı kızıştı,
savaşçılar iyicene yorgun düştü.
savaşçılar çok yoruldu mu
savaş yitirildi demektir,
bilirsin.
"
devamını gör...

gözden uzak olanın gönülden ırak olması durumudur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim