-gözlükle banyoya girmek
-gözlükle uyumak
-yağmur yağarken ıslanması
-basketbol ve futbol oynamak
-yatmadan önce uyku sersemliğiyle gözlüğü rastgele bir yere koyup sabah kalkıldığında körebe oynar gibi korkuyla karışık gözlüğü aramak.
devamını gör...

psikolojik rahatsızlıkların altında yatanın neler olduğunun merak edilmesiyle ortaya çıkan sorudur. cevabı ise kalıtım ve çevre denip bırakılacak kadar basit değildir. ne de olsa insan, "biyopsikososyal" bir canlıdır. sorunların kökeni, kabaca psikososyal ve nörolojik etkenler başlıklarında ele alınabilir.

etiyoloji (nedenbilim), rahatsızlıklara sebep olan değişkenleri açıklamakta yardımcı olur. genetik-çevre ikilisini basit örnekle açıklamak gerekirse, ailede x psikolojik rahatsızlığa sahip kişi/ler varsa sizin bu rahatsızlığa genetik olarak yatkın olduğunuzu söyleyebiliriz. ama sağlıklı bir çevrede (temel ihtiyaçlarınızın karşılandığı, koşulsuz sevgiyle büyüdüğünüz ortam vb.) yetişmişseniz, sizinle aynı genetik yatkınlığa sahip ama sağlıklı bir çevrede yetişmemiş diğer bir kişinin x psikolojik rahatsızlığı yaşaması çok daha yüksek bir olasılık dahilindedir.
devamını gör...

bu durum genelde kadının dominant olduğu bir ailede büyüyen çocuklarda görürüz der alfred adler.
çocuk annesiyle çok yakın olur ve ruhsal tatminini o yönde yaşar. daha sonra okula gittiğinde sporla ilgilenmez, diğer kişiler onla dalga geçer ve aşağılık kompleksine girmeye başlar. kendini kız gibi davranarak kabul görüldüğü bir tiyatro oyunu veya toplumda takdir edildiğinde asıl saygıyı kadın olarak alacağını düşünür ve bu uzun vadede cinsel sorunlara yol açar.
alfred adler yaşamın anlamı.
devamını gör...

mahlas değil takma ad olmadigi kesin*
devamını gör...

canım memleketimde sürekli ılık ılık esen rüzgardır.genelde yağmuru beraberinde getirir.rüzgarına bile hasret kaldık be kardeşim.
devamını gör...

evde yatarken bile giymeyeceğim t-shirtlerdir. gözümden kan damladı. ama hayatsız sözlük sevdalıları mutlaka bayılarak giyecektir. ücretsiz olması gözleri yaşartmıştır. ellerinize sağlık.

edit: aşağıda bir yazar kardeşimiz karma puanı toplamaya çalışıyor ben küçük bir yardımda bulundum bir el atarsak harika olur.
devamını gör...

ailecene sevenler olarak, dahil olduğum başlık.
tüm hafta o günü beklerdik.
misafirlerle beraber izlediğimiz bile olurdu.
tek kanallı, tek tvli güzel günlerdi.
devamını gör...

üniversite yıllarında hayatın felç olduğu, stres yoğunluğu üst seviyede ve bitmek bilmeyen bir süreç olarak kendini hissettiren akademik dönemin bir parçası. fakat bazıları için okul yılları bitince hayatin kendisi dev bir sınav haftasına dönüşüyor. bitmiyor üstelik. o sınav haftasının bitişinde gelen rahatlama hissi de yok. devamlı bir geç kalmışlık hissi ve bu saatten sonra yetişir mi acaba kaygısı? fakülte yıllarımın sınav haftalarını bile çok özledim.
devamını gör...

bir ekonominin normal çalışma seviyesindeyken mevcut olan işsizlik düzeyine verilen isimdir. genellikle bu oran %5'tir.
devamını gör...

yani illa kendi ismimizi mi verelim, insanı zorla günaha sokacaksınız. oh jesus..

neyse ben her zaman derim, birine imreneceksem bu sözlükte o kişi örnek vatandaş’tır. beyefendiliği, yardımseverliği, bilgisi, görgüsü inanılmaz bir adamdır. ben çok severim kendisini.
devamını gör...

rengin - aldatıldık
devamını gör...

yarın 8 mart malum. dün gece çocuklar anneleri için yarın hediye alma planı yaparken bana ve annelerine yakalandılar. sürpriz patladı tabii. gece gece üzgün yattı yumurcaklar.

hem o patlayan sürprizi telafi etmek hem de çocukların keyfini yerine getirmek üzere onlardan önce uyanıp kahvaltı hazırlığına giriştim. çok alışık olmadığım bir şey aslında. kahvaltıda da en sevdikleri şeyi yaptım. menemen.

defalarca annelerinden menemenimin* methini duyan çocuklar çok istiyordu yapmamı. demek ki daha önce de yapmışım. evet yaptım bugün. şuan etrafta koşuşturuyorlar heyecanla. anneleri son dokunuşları yapıyor kahvaltıya. sofra serildi bile. birazdan gelecek kahvaltıyla güne başlayacağız.

hem mutlu çocukları hem de çocuklar gibi şen bir eşi kim istemez ki! ama bunun için biraz da çabalamak gerek değil mi?*

mutlu pazarlar…

mutlu edit: (bkz: ona küçük sürprizler yapın)
devamını gör...

"bir tebessümüne yenik düştükleriniz, kırk yıllık gülüşlerinizi alır elinizden..."
devamını gör...

girince de çıkmak istememek diye devam eder
devamını gör...

herkes kafa sözlüğün onda biri kadar duyarlı olsa kitapsız okul kalmaz.
devamını gör...

bugün tam bir yıldır yazarı olduğum sözlük.
benim bir kitabı okumaya başlamam, bir şarkıyı dinlemeye başlamam, bir diziyi ve bir filmi izlemeye başlamam her zaman ilk 2 saniyedeki hissimle olur. dünya'yı kasıp kavuran bir şey olsa dahi o 2 saniyede başlayamadıysam asla başlayamam bir daha.
1 sene öncesine kadar bir sözlük dışında diğer hiç bir sözlükte o 2 saniye hissiyatını yaşayamamışken, bu sözlüğe ön araştırma yapmadan, düşünmeden girip kayıt olmam ve yazmaya başlamam sanırım bir dakikayı geçmedi. hislerime de güvenirim. bu konuda normal sözlük beni hiç yanıltmadı. burada her şey mükemmel demiyorum elbette ama gelişim adımlarını anbean yaşamak*, bir şey talep edince çözülemese bile kibar bir karşılık almak, her çeşit yazarın itiş kakış yapmadan* bir arada yaşaması, radyosu, dergisi, kütüphanesi, yardım kampanyaları vs. vs. çok güzel vakit geçirtti bana.
nice yıllarımız olsun..
devamını gör...

"bedava peynir,yalnızca fare kapanında olur" diyerek dahil olduğum başlık.

emek vermeden, ter dökmeden kazanılan paranın, bir kalıcılığı olmaz.

hızlı ya da kolay para kazanmak gibi düşünceler peşinde koşmak yerine, yeni fikirler üretmeye, daha iyi bir çalışma azmine sahip olmaya çalışmak, uzun vadede faydalı olacaktır.*
devamını gör...

yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olmak.
devamını gör...

yönetmenliğini aykut düz’ün yaptığı ama filmi yarıda bıraktığı içim yapımcı hüsnü çetiner’in tamamladığı filmdir.

aynı isimde bir yılmaz güney filmi de varmış ama bu filmin başrol oyucusu bulut aras. 1983 yapımı film iki düşman kardeşin hikayesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmi iyi bir film değil; çekimler kötü, olay örgüsü ağır aksak ilerliyor, oyunculuklar vasat ama benim için önemli bir film çünkü çok çok küçük bir yaşta izlediğim ve ne anladıysam artık son sahnesinde ağladığım filmdir. hatta ilkokul yıllarında bir dönem en sevdiğim filmdi. muhtemelen benden başka kimse de izlememiştir filmi.

eskiden yaşanan bir olay yüzünden araları açılan iki kardeşten biri ayrıldığı memleketine geri döner. kardeşi bu şehirde jandarmadır. aralarındaki gerginlik sürerken yıllar önce büyük kardeş cemil’in baltayla sakat bıraktığı para babası adam vurulur cemil’in yanında, cemil adamı vuran kişiyi kovalar ki karda kışta uzun uzun bu sahneleri izleriz. nedense bu esnada suç da cemil’e kalır. tabii ki cemil’in peşine düşen küçük kardeşi olan jandarmadır.

filmde uzun bir sevişme sahnesi var nazan saatçi ile bulut aras’ın ama neden var anlamadım. yönetmen filmi yarıda bırakmış. yadigar ejder çekimler esnasında kalp krizi geçirmiş. nazan saatçi filmi çekerken kör olmuş. tam bir anlamsızlıklar komedisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yine de son sahneden o kadar etkilenmiştim ki çocuk aklımla yıllardır aklımdan çıkmaz o sahne. nereden aklıma geldi bilmiyorum ama iyi ki de gelmiş.

film izlenecek bir film değil ama merak ederseniz youtube’da mevcut.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim