çirkin adam
devamını gör...
21 ocak 2021 henry onyekuru'nun galatasaray'a transferi
en nihayetinde yönetimin bitirmiş olduğu transfer. bu kez bonservisi ile birlikte diyorlar hadi hayırlısı diyelim son anda bir aksilik çıkmadan gelip atsın o imzayı. az kaldı kadıköy'e hissediyorum yine güzel bir gol yazacak yine birini arkasına takıp tüm stadı gezdirecek aslan parçası. sırada irfan can kahveci ile halil dervişoğlu var. birileri gidip 33 yaşında adamlarla uğraşadursun.
devamını gör...
yazar uçar entry kalır
sen uçuşu hatırla.
devamını gör...
o kız sana bakmaz
sevgili yarasa seneca uktesidir.
özgüveni alaşağı eden arkadaş cümlesidir. insanın sinirini de bozar ayrıca. karşıdaki hatunun bakacağı varsa da bu cümleden sonra bakmayacagi düşünülür. siz o arkadaşın dediğine bakmayın, gazlayin açılın. *
özgüveni alaşağı eden arkadaş cümlesidir. insanın sinirini de bozar ayrıca. karşıdaki hatunun bakacağı varsa da bu cümleden sonra bakmayacagi düşünülür. siz o arkadaşın dediğine bakmayın, gazlayin açılın. *
devamını gör...
atatürk olmasaydı türkiye'nin benzeyeceği ülke
sevr anlaşmasına göre iç anadoluya sıkışık , mısır ve pakistan arası bir ülke olurduk.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
zordur. o vaziyetleri bilirim. ama dahası dikkat edin dikişler yeni yeni patlamaya başladı. ülkede ekonomi falan kalmadı.
devamını gör...
hristiyan mezarlığı
müslüman mezarlığından farklı bir atmosfere sahiptir. düzenli ve şatafatlıdır. içi heykellerle dolu olur. bazılarının üzerinde de minyatür şatolar bulunur.
batı'da 18 yy'ın sonuna kadar mezarlıklar kentin orta yerinde, kilise bahçesinde olurmuş. 19. yüzyılda da kent dışına nakledildiler. kent içinde mezarlık olması, hastalık bulaşma korkusuna neden olunca, mezarlıklar kurarak ölüler ile aralarına mesafe koydular.
batı'da 18 yy'ın sonuna kadar mezarlıklar kentin orta yerinde, kilise bahçesinde olurmuş. 19. yüzyılda da kent dışına nakledildiler. kent içinde mezarlık olması, hastalık bulaşma korkusuna neden olunca, mezarlıklar kurarak ölüler ile aralarına mesafe koydular.
devamını gör...
en havalı ilçe isimleri
özellikle balıkesir ve muğla ilçeleri.
erdek, edremit, manyas, ayvalık, bodrum, fethiye, marmaris, datça.
üstelik bağlı oldukları illerden de daha havalı ve ünlüler.
erdek, edremit, manyas, ayvalık, bodrum, fethiye, marmaris, datça.
üstelik bağlı oldukları illerden de daha havalı ve ünlüler.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
“bir hadise var, kimse bilmiyor
olmuyor bende, deprem olmuyor.”
olmuyor bende, deprem olmuyor.”
devamını gör...
irtica
"gericilik" anlamına gelen kelimedir. sığınma anlamına gelen "iltica" ile karıştırılmamalıdır.
devamını gör...
üzgünken yapılanlar
üzgün olma durumunu ortadan kaldırmaya yaramasa bile en azından bir süreliğine unutmayı sağlayacak eylemlerdir.
üzgün olduğum zaman ilk olarak otomatik bir şekilde elim sigara paketine gider. bu yılların getirdiği bir alışkanlıktır bende. paketten çıkardığım dalı önce elimde bir süre tutarım, sonra derin bir nefes alıp dudağıma koyar yakarım. ilk dumanı dışarı verdiğimde o kadar de üzgün değilimdir artık. ya da bana öyle gelir. ki bana öyle gelmesi de yeterli bir yanılsamadır benim için.
üzgün olduğum zaman müzik dinlemek de seçenekler arasındadır. öyle çok entelektüel bir adam sayılmam. ama çok üzgün hissedersem vivaldi iyi gelir bana. bazen de rachmaninoff. hatta iyice kötü hissediyorsam kendimi tchaikovsky de düşünülebilir. son çare için ise alan silvestri’nin forrest gump filmimin açılış sahnesinde çalan müziğini tercih ederim.
üzgün olduğum zaman belli yazarlara ait belli kitaplara da başvurduğum olur. mesela mark twain, kazuo ishiguro, jonathan swift, franz kafka gibi yazarlar çok olumlu etkiler bırakır bende.
üzgün olduğum zamanlar yazı yazmak nihai kurtuluş yolumdur. yazdıkça üzgün olduğum şeyleri anlatır rahatlarım. sanki hiç yokmuş gibi olurlar yazdıkça. çok yazma nedenim belki de bundandır. uzun yazdığım için beni okumayanlara hak veriyorum ama benim de kendime göre nedenlerim var.*
unutmadan eklemem gereken bir şey daha var üzgünken yaptığım. rüzgarda hışırdayan çiğdemlerin sesi ve kokusu.
üzgün olduğum zaman ilk olarak otomatik bir şekilde elim sigara paketine gider. bu yılların getirdiği bir alışkanlıktır bende. paketten çıkardığım dalı önce elimde bir süre tutarım, sonra derin bir nefes alıp dudağıma koyar yakarım. ilk dumanı dışarı verdiğimde o kadar de üzgün değilimdir artık. ya da bana öyle gelir. ki bana öyle gelmesi de yeterli bir yanılsamadır benim için.
üzgün olduğum zaman müzik dinlemek de seçenekler arasındadır. öyle çok entelektüel bir adam sayılmam. ama çok üzgün hissedersem vivaldi iyi gelir bana. bazen de rachmaninoff. hatta iyice kötü hissediyorsam kendimi tchaikovsky de düşünülebilir. son çare için ise alan silvestri’nin forrest gump filmimin açılış sahnesinde çalan müziğini tercih ederim.
üzgün olduğum zaman belli yazarlara ait belli kitaplara da başvurduğum olur. mesela mark twain, kazuo ishiguro, jonathan swift, franz kafka gibi yazarlar çok olumlu etkiler bırakır bende.
üzgün olduğum zamanlar yazı yazmak nihai kurtuluş yolumdur. yazdıkça üzgün olduğum şeyleri anlatır rahatlarım. sanki hiç yokmuş gibi olurlar yazdıkça. çok yazma nedenim belki de bundandır. uzun yazdığım için beni okumayanlara hak veriyorum ama benim de kendime göre nedenlerim var.*
unutmadan eklemem gereken bir şey daha var üzgünken yaptığım. rüzgarda hışırdayan çiğdemlerin sesi ve kokusu.
devamını gör...
normal sözlük rütbe önerileri
sudokuların efendisi. hem efendi kişiliğimden, hem de sudoku çözmeyi sevdiğimden. *
devamını gör...
27 mart 2021 hamile çocuğun dini nikahlı eşi tarafından öldürülmesi
başlığı okurken neye üzüleyim bilemedim. 2021 yılında olmamıza rağmen hala bir sürü kadın cinayeti olmasına mı, öldürülen 17 yaşında hamile bir çocuk olmasına mı, dini nikahlı eşi tarafından katledilmesine mi.. kaç defa daha yeter dememiz lazım.. ne yapmamız lazım bunların bitmesi için..artık masumlar ölmesin..zarar görmesin.
devamını gör...
diyanetin baldızdan sonra hala ve teyzeye onay vermesi
çemberin birinci derece akrabalara doğru daralmakta olduğunu gösteren iğrenç ötesi haber.
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
daha önce pek çok sözlükte yazdım, kafa sözlük'e de birkaç gün önce geldim. gözlemlerimi ve önerilerimi bu başlığa da yazmak istiyorum. *
1. yazım kuralları: sözcüklerin yazılışından emin değilseniz lütfen kontrol edin.
tdk güncel sözlük
2. noktalama işaretleri: lütfen nokta ve virgül kullanın. bazı entryleri okumak nefessiz bırakıyor. "," iyi biri, lütfen kullanmaktan çekinmeyin.
3. başlık açmak: açtığınız başlıkta soru sormak ve anket yapmak istiyorsanız lütfen soru cümlesi olarak başlık açmayın.
örnek:
-bugün neye mutlu oldunuz? (-)
-yazarların bugünkü mutluluk nedeni (+)
4. düşünmek: yazarken lütfen düşünün. aklınıza gelen her şeyi yazıp kelime ishali olmuş gibi entry girmeyin. yazdığınızı bir dönüp okuyun, gerçekten bunu mu demek istediniz? anlaşılıyor musunuz?
5. bilgi kirliliği: yazdıklarınızdan emin değilseniz lütfen google'layarak kontrol edin. kontrol itibar kurtarır.
bu entry belki güncellenecek, belki güncellenmeyecek.
sözlüğün önümüzdeki günlerdeki durumuna göre karar verecek olan yazar beyanını okudunuz.
1. yazım kuralları: sözcüklerin yazılışından emin değilseniz lütfen kontrol edin.
tdk güncel sözlük
2. noktalama işaretleri: lütfen nokta ve virgül kullanın. bazı entryleri okumak nefessiz bırakıyor. "," iyi biri, lütfen kullanmaktan çekinmeyin.
3. başlık açmak: açtığınız başlıkta soru sormak ve anket yapmak istiyorsanız lütfen soru cümlesi olarak başlık açmayın.
örnek:
-bugün neye mutlu oldunuz? (-)
-yazarların bugünkü mutluluk nedeni (+)
4. düşünmek: yazarken lütfen düşünün. aklınıza gelen her şeyi yazıp kelime ishali olmuş gibi entry girmeyin. yazdığınızı bir dönüp okuyun, gerçekten bunu mu demek istediniz? anlaşılıyor musunuz?
5. bilgi kirliliği: yazdıklarınızdan emin değilseniz lütfen google'layarak kontrol edin. kontrol itibar kurtarır.
bu entry belki güncellenecek, belki güncellenmeyecek.
sözlüğün önümüzdeki günlerdeki durumuna göre karar verecek olan yazar beyanını okudunuz.
devamını gör...
bıyığın insanı tamamen değiştirebildiği gerçeği
bıyık erkeği baba yapar. babaların bıyığı olur. babamın bıyığı vardır. bıyık, insana bir ağırlık verir.
devamını gör...
düş yakamdan şeytan
amerikan rüyası... herkesin bir şekilde, kıyısından köşesinden de olsa, en azından belki bir kere, belki öylesine bir düş olarak, belki dandik amerikan filmlerinden birinde manhattan silüeti önünde yaşanan romantizme tav olarak, ya da atalarının köleliğinin üzerine basarak yükselen, boyunlarında nedensizce öldürülen atalarının mesuliyeti yerine ağır altın zincirler taşıyan siyahi bir şarkıcının klibini izlerken, yani işte bir şekilde aklına düşmüştür bu rüya.
peki gerek var mıdır bu özenti dolu hayranlığa? ya da bu hayranlık sahici midir? amerika dediğimiz ülke - yani eğer orda yaşamakta olan ve manasızca katledilen kızılderilileri saymazsak- 600 yıllık bir tarih. amerikalıların anlatmaya çalıştığı gibi oraya avrupa’dan göç edip bildiğimiz amerika’yı kuranlar da maceraperest insanlar değil, tutunamayanlar. yani amerika dev bir kaybedenler kulübü.
donald ray pollock bize bu muhteşem kitapta amerika’nın gerçek halini anlatıyor. tersine bir amerikan rüyası. dindarlığı sapkınlık derecesine taşıyanlar, dindarlığı kendi kirli amaçları için kullananlar, her durumda suçun bir türlüsüne bulaşanlar, tecavüz, hırsızlık, cinayet, pedofili, rüşvet ve daha nice kirlilik.
kitabı okuyup kapağını kapatınca avuçlarınızın terlemiş olduğunu ve içinizi bir sıkıntının kapladığını hissedeceksiniz.
kitabı bitirince filmini de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. etkileyici bir film olmasının yanı sıra filmdeki anlatıcının sesi size hiç yabancı gelmeyecek. “ cast” akıp bitene kadar bekleyin mutlaka.
peki gerek var mıdır bu özenti dolu hayranlığa? ya da bu hayranlık sahici midir? amerika dediğimiz ülke - yani eğer orda yaşamakta olan ve manasızca katledilen kızılderilileri saymazsak- 600 yıllık bir tarih. amerikalıların anlatmaya çalıştığı gibi oraya avrupa’dan göç edip bildiğimiz amerika’yı kuranlar da maceraperest insanlar değil, tutunamayanlar. yani amerika dev bir kaybedenler kulübü.
donald ray pollock bize bu muhteşem kitapta amerika’nın gerçek halini anlatıyor. tersine bir amerikan rüyası. dindarlığı sapkınlık derecesine taşıyanlar, dindarlığı kendi kirli amaçları için kullananlar, her durumda suçun bir türlüsüne bulaşanlar, tecavüz, hırsızlık, cinayet, pedofili, rüşvet ve daha nice kirlilik.
kitabı okuyup kapağını kapatınca avuçlarınızın terlemiş olduğunu ve içinizi bir sıkıntının kapladığını hissedeceksiniz.
kitabı bitirince filmini de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. etkileyici bir film olmasının yanı sıra filmdeki anlatıcının sesi size hiç yabancı gelmeyecek. “ cast” akıp bitene kadar bekleyin mutlaka.
devamını gör...
türkiye'de vegan olmak
haydi et yememeyi anladım ama hiç peynirsiz, sütsüz, yoğurtsuz bir hayat da düşünülebilir mi?
devamını gör...

