hasan can kaya
vatandaşın yuvasına mahkum olduğu günlerde bir çok youtube yayıncısı gibi fırsattan istifade ederek kendini ortaya atan, modası geçmiş bir rutini tekrar tekrar insanların gözlerine sokmak suretiyle şöhret basamaklarını tırmanan ve son olarak acun ile işbirliğine girerek içeriklerine acun'un platformundan devam eden yayıncıdır.
cem yılmaz'ın çoğu misafir olduğu programda, röportajlarında ve hatta gösterilerinde dahi zaman zaman yer verdiği bir husus var. diyor ki, seyirci ile atışarak, şakalaşarak, laf sokarak show yapmak bir yere kadar kabul görür.
hatta kendisi de stand up yapmaya ilk başladığı dönemler bu tip hatalar yaptığını dile getirdi.
şimdi hasan can kaya'ya dönüyoruz, yaptığı işin formatı ne? seyirircilerin zaaflarını, günlük rutinleri, rezil olabileceği durumları öne çıkartarak söverek güldürmek. iyi de bu yeni bir şey değil ki? lafı gediğine oturtur şekilde sövdüğün vakit recep ivedik'e de gülüyoruz, mahalleden ahmet amcaya da gülüyoruz, haliyle hasan can'a da gülüyoruz.
sonuçta ne oldu, pandemi döneminde millet evde tıkılı iken iki kakırdadı iki güldü, normal hayatına yavaş yavaş geçiş yapınca kaynadı gitti. 5-6 ay öncesine kadar sosyal medya hesaplarında bile minik minik videoları döner dururdu bak buna nasıl giydirmişler, şuna nasıl sövmüşler, ay kadın nasıl rezil oldu bilmem ne... şimdi? malzeme bitti.
-en büyük fantazin ne?
+uludağdan kaymak
-kayma erbabı mısın hehehehehe....
bariz bir şekilde hasan can kaya'da bu şekilde devam edemeyeceğinin farkında, bence. çünkü farklı içeriklere, farklı projelere yöneliyor, senaryodur, dizidir vs.
varsa kabiliyeti, ki var gibi görünüyor, bu cendereden kendini kurtaracaktır.
cem yılmaz'ın çoğu misafir olduğu programda, röportajlarında ve hatta gösterilerinde dahi zaman zaman yer verdiği bir husus var. diyor ki, seyirci ile atışarak, şakalaşarak, laf sokarak show yapmak bir yere kadar kabul görür.
hatta kendisi de stand up yapmaya ilk başladığı dönemler bu tip hatalar yaptığını dile getirdi.
şimdi hasan can kaya'ya dönüyoruz, yaptığı işin formatı ne? seyirircilerin zaaflarını, günlük rutinleri, rezil olabileceği durumları öne çıkartarak söverek güldürmek. iyi de bu yeni bir şey değil ki? lafı gediğine oturtur şekilde sövdüğün vakit recep ivedik'e de gülüyoruz, mahalleden ahmet amcaya da gülüyoruz, haliyle hasan can'a da gülüyoruz.
sonuçta ne oldu, pandemi döneminde millet evde tıkılı iken iki kakırdadı iki güldü, normal hayatına yavaş yavaş geçiş yapınca kaynadı gitti. 5-6 ay öncesine kadar sosyal medya hesaplarında bile minik minik videoları döner dururdu bak buna nasıl giydirmişler, şuna nasıl sövmüşler, ay kadın nasıl rezil oldu bilmem ne... şimdi? malzeme bitti.
-en büyük fantazin ne?
+uludağdan kaymak
-kayma erbabı mısın hehehehehe....
bariz bir şekilde hasan can kaya'da bu şekilde devam edemeyeceğinin farkında, bence. çünkü farklı içeriklere, farklı projelere yöneliyor, senaryodur, dizidir vs.
varsa kabiliyeti, ki var gibi görünüyor, bu cendereden kendini kurtaracaktır.
devamını gör...
(tematik)
semra
sözlükte ''esmer, esmer güzeli'' anlamlarına gelen sözcüktür.
aynı zamanda bir kadın ismidir.
aynı zamanda bir kadın ismidir.
devamını gör...
kalbim acıdı
“bir gün yolda yürüyordum,
bir şarkı duydum.
kalbim acıdı...”
ulen böyle şarkı mı olur ya? bırakın eski sevgiliyi, geçen ay düğmesi kopan gömleğimi bile özledim.
bir kazım koyuncu / umay umay düeti.
“bundan böyle dağ dağ dolaşırım,
yüreğim çok yaralı, derdim var.”
bir gün rakı içerken o geldi aklıma! kalbim acıdı. bu kadar!
bir şarkı duydum.
kalbim acıdı...”
ulen böyle şarkı mı olur ya? bırakın eski sevgiliyi, geçen ay düğmesi kopan gömleğimi bile özledim.
bir kazım koyuncu / umay umay düeti.
“bundan böyle dağ dağ dolaşırım,
yüreğim çok yaralı, derdim var.”
bir gün rakı içerken o geldi aklıma! kalbim acıdı. bu kadar!
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil."
nazım hikmet ran/tahir ile zühre meselesi
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil."
nazım hikmet ran/tahir ile zühre meselesi
devamını gör...
eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
daha önce prize benzetilmiştik bu sefer pillere benzetilmişiz. doğa kanunu filan diye zırvalamış ama doğada da eşcinsellik var o ne olacak?
(başlığı açan yazarın diğer tanımlarına baktım da kendini atatürk düşmanı olarak tanımlamış aktroll şikayet edip geçin.)
(başlığı açan yazarın diğer tanımlarına baktım da kendini atatürk düşmanı olarak tanımlamış aktroll şikayet edip geçin.)
devamını gör...
normal sözlük'te takip
ne yazık ki bir çok yazarımızın henüz keşfetmediği bir sözlük özelliği.
devamını gör...
dandelin küreleri
bir koniye ve içerisinden geçen bir düzleme teğet olan küreler. germinal pierre dandelin adlı fransız matematikçi tarafından tanımlandıklarından onun adıyla anılırlar. bazı matematiksel ispatlarda, astronomideki gök cisimlerine ilişkin bazı hareketlerin açıklanmasında kullanılırlar.
şekilde görülen m ve m' merkezli küreler, birer dandelin küresidir:

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)
şekilde görülen m ve m' merkezli küreler, birer dandelin küresidir:

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...
where are they now (kısa film)
bir steve cutts kısa animasyon filmidir.

çocukluğumuzun çizgi film karakterleri hayatımıza belli bir zaman boyunca çok önemli yerler tutmuştur. teenage mutant ninja turtles izlediğim dönemler raphael olurdum mesela ben. ya da ne bileyim işte thunder cats izlerken tigera. herkesin de böyle çocuksu roleplayleri mutlaka vardır, olmuştur.
sonra 2018 yılında çekilen başrolünde ewan mcgregor’un oynadığı christopher robin filminde olduğu gibi o eski dostları unutup büyüyoruz. ve biz büyüdükçe her sabah uyanmamızı bekleyen çizgi film karakterleri kendi dünyaları içinde kayboluyor teker teker.
işte bu filmde ünlerini kaybeden çizgi film karakterlerinin yıllar sonraki hikayeleri ağırlıklı olarak robert zemeckis’in yönettiği who framed rogger rabbit? filminin kadın kahramanı jessica rabbit’in ağzından anlatılıyor. tabii ki yan koltukta rogger rabbit. ama sadece bu ikili değil filmde olan. şirinlerden he-man’e, super mario’dan charlie brown’a, inspector gadget’tan garfiled’a kadar herkes var bu kısa filmde ama bizim hatırladığımızdan çok farklı şekilde.
zaman herkese karşı acımasız ister zengin olan ister fakir, ister ünlü olan ister sıradan, ister insan olun ister çizgi film karakteri. zaman size istediğini yapacaktır.
where are they now?

çocukluğumuzun çizgi film karakterleri hayatımıza belli bir zaman boyunca çok önemli yerler tutmuştur. teenage mutant ninja turtles izlediğim dönemler raphael olurdum mesela ben. ya da ne bileyim işte thunder cats izlerken tigera. herkesin de böyle çocuksu roleplayleri mutlaka vardır, olmuştur.
sonra 2018 yılında çekilen başrolünde ewan mcgregor’un oynadığı christopher robin filminde olduğu gibi o eski dostları unutup büyüyoruz. ve biz büyüdükçe her sabah uyanmamızı bekleyen çizgi film karakterleri kendi dünyaları içinde kayboluyor teker teker.
işte bu filmde ünlerini kaybeden çizgi film karakterlerinin yıllar sonraki hikayeleri ağırlıklı olarak robert zemeckis’in yönettiği who framed rogger rabbit? filminin kadın kahramanı jessica rabbit’in ağzından anlatılıyor. tabii ki yan koltukta rogger rabbit. ama sadece bu ikili değil filmde olan. şirinlerden he-man’e, super mario’dan charlie brown’a, inspector gadget’tan garfiled’a kadar herkes var bu kısa filmde ama bizim hatırladığımızdan çok farklı şekilde.
zaman herkese karşı acımasız ister zengin olan ister fakir, ister ünlü olan ister sıradan, ister insan olun ister çizgi film karakteri. zaman size istediğini yapacaktır.
where are they now?
devamını gör...
terazi burcu erkeği
23 ekim doğumlu ve türünün son gün temsilcisi olarak ;
öncelikle çok çaktırmasak da aslında çok basit adamlarız. lakin siz kadınlar her zaman içerik yerime ambalaja tav olduğunuz için, gayet zoruz. alın size paradoks, çözün ulen beni.
sonrasında, her şeyimiz çok şeffaftır ve gerçektir. yapmacıklık yakışmaz bize. evet yalan söyleriz götümüz sıkışınca o ayrı dava ama samimiyetsiz, riyakar asla olmayız. üzüntümüz de gerçektir, flörtümüz de, aşkımız da, sevgimiz de, öfkemiz de, tribimiz de.
içimizde aslında 7 yaşında şebek bir çocuk vardır ama o çocuğu asla herkese göstermeyiz. çünkü gösterirsek o çocuğu bol bol ağlatacağınızı biliriz. o yüzden iyi bir kadın olursanız, belki bir gün o çocuğu görebilirsiniz ehehe.
çok güzel ikna eder, manipüle ederiz ve ruhunuzun en hassas zerresi bile farkında olmaz. ağzımız güzel laf yapar, daima kendimizi "derin" bir insan olarak yetiştirme konusunda dörtnala koşarız. hatta bunu kendimize dert ediniriz ve bunun derdiyle ayrı bir dertleniriz. asla entelektüel olmayacağımız gerçeğiyle..
en sert öz eleştirileri kendi kendimize yaparız. hatta öyle ayarsız yaparız ki, kendi kendimizi mahvederiz.
estetik, sanatsal zevklerimize güvenebilirsiniz. zira bunlara hem kafa yorarız, hem kafa patlatırız, eh biraz kadınları etkilemek için de yaptığımız oluyor ana genellikle biz de mutlaka sanatın birkaç koluyla hobi olarak ilgili oluyoruz.
ilgi ve sevgi manyağıyız. bize verildikçe, biz büyütüp karşıya tatlı bir ikram yaparız. tabağı asla boş götürmeyiz ama bizim tabaklar "ciddi bir süre" boş gelirse, başka kadınlarla flört etmeyi severiz. güzel de flört ederiz. mutlaka o kadından bir şey ya da bir şeyler almış oluruz, her anlamda.
çok küçük şeylerle gerçekte mutlu olabiliriz ve kesinlikle objektif, adiliz. tamam arada dengesiz oluyoruz ama kendi halimize azıcık bırakırsınız, fabrika ayarlarımıza zaten döneriz.
inatçı, bazen geri kafalı, bazen haddinden fazla hırslı, eğer bizi cidden üzerseniz bazen inanılmaz sadist ama mutlaka başarılı olan dominant ama dominantliğini gayet nazik bir şekilde yapan adamlarız. siz yönetiyorum zannederken yönetildiğiniz farkında bile olmazsınız.
ara ara varoluşsal kaygılarla dertlere gark oluruz. bazıları ben gibi depresyon atlatır hatta.
eğer gerçekten şarteri atarsa da, geri vitesi yoktur. bam bam gider. eğer bir adam seveceksiniz, bir adamla dost olacaksanız, hatta bir adamla düşman bile olacaksınız. terazi olsun. en azından delikanlı olur, hem tavırlarında, hem duygularında, hem de davranışlarında.
eh bu hayatta düşmanın bile delikanlısı makbul.
ama siz yine de bizi sevin. çok güzel aile kurarız len biz. yeter ki bizi sevgisiz, sevişmesiz, şefkatsiz, merhametsiz ve ilgisiz bırakmayın. zor görünümlü, bazen gerçekten zor, bazen de gerçekten şifresi "1234" kredi kartı gibi basit adamlarız.
sevgi adamıyız biz. ne sevmeye, ne sevilmeye, ne de sevişmeye doyarız. laf aramızda, çok temiz ve güzel sevişiriz. neticede yetişkiniz hepimiz, sansüre gerek yok.
romantizmin dibi biz de. siz farkında değilken uyuyuşunuzu seyreder, siz uyurken sizi sayısız kez öperiz. kendi içimizde bazen dengesiz olsak da, biz düzen, rutin ve denge adamıyız. bize istediğimizi veren kadını öyle bir severiz ki, diğer kadınların onunu gibi sevilmediği için heriflere çatır çatır trip atar.
samimiyiz len işte. sevin bizi.
öncelikle çok çaktırmasak da aslında çok basit adamlarız. lakin siz kadınlar her zaman içerik yerime ambalaja tav olduğunuz için, gayet zoruz. alın size paradoks, çözün ulen beni.
sonrasında, her şeyimiz çok şeffaftır ve gerçektir. yapmacıklık yakışmaz bize. evet yalan söyleriz götümüz sıkışınca o ayrı dava ama samimiyetsiz, riyakar asla olmayız. üzüntümüz de gerçektir, flörtümüz de, aşkımız da, sevgimiz de, öfkemiz de, tribimiz de.
içimizde aslında 7 yaşında şebek bir çocuk vardır ama o çocuğu asla herkese göstermeyiz. çünkü gösterirsek o çocuğu bol bol ağlatacağınızı biliriz. o yüzden iyi bir kadın olursanız, belki bir gün o çocuğu görebilirsiniz ehehe.
çok güzel ikna eder, manipüle ederiz ve ruhunuzun en hassas zerresi bile farkında olmaz. ağzımız güzel laf yapar, daima kendimizi "derin" bir insan olarak yetiştirme konusunda dörtnala koşarız. hatta bunu kendimize dert ediniriz ve bunun derdiyle ayrı bir dertleniriz. asla entelektüel olmayacağımız gerçeğiyle..
en sert öz eleştirileri kendi kendimize yaparız. hatta öyle ayarsız yaparız ki, kendi kendimizi mahvederiz.
estetik, sanatsal zevklerimize güvenebilirsiniz. zira bunlara hem kafa yorarız, hem kafa patlatırız, eh biraz kadınları etkilemek için de yaptığımız oluyor ana genellikle biz de mutlaka sanatın birkaç koluyla hobi olarak ilgili oluyoruz.
ilgi ve sevgi manyağıyız. bize verildikçe, biz büyütüp karşıya tatlı bir ikram yaparız. tabağı asla boş götürmeyiz ama bizim tabaklar "ciddi bir süre" boş gelirse, başka kadınlarla flört etmeyi severiz. güzel de flört ederiz. mutlaka o kadından bir şey ya da bir şeyler almış oluruz, her anlamda.
çok küçük şeylerle gerçekte mutlu olabiliriz ve kesinlikle objektif, adiliz. tamam arada dengesiz oluyoruz ama kendi halimize azıcık bırakırsınız, fabrika ayarlarımıza zaten döneriz.
inatçı, bazen geri kafalı, bazen haddinden fazla hırslı, eğer bizi cidden üzerseniz bazen inanılmaz sadist ama mutlaka başarılı olan dominant ama dominantliğini gayet nazik bir şekilde yapan adamlarız. siz yönetiyorum zannederken yönetildiğiniz farkında bile olmazsınız.
ara ara varoluşsal kaygılarla dertlere gark oluruz. bazıları ben gibi depresyon atlatır hatta.
eğer gerçekten şarteri atarsa da, geri vitesi yoktur. bam bam gider. eğer bir adam seveceksiniz, bir adamla dost olacaksanız, hatta bir adamla düşman bile olacaksınız. terazi olsun. en azından delikanlı olur, hem tavırlarında, hem duygularında, hem de davranışlarında.
eh bu hayatta düşmanın bile delikanlısı makbul.
ama siz yine de bizi sevin. çok güzel aile kurarız len biz. yeter ki bizi sevgisiz, sevişmesiz, şefkatsiz, merhametsiz ve ilgisiz bırakmayın. zor görünümlü, bazen gerçekten zor, bazen de gerçekten şifresi "1234" kredi kartı gibi basit adamlarız.
sevgi adamıyız biz. ne sevmeye, ne sevilmeye, ne de sevişmeye doyarız. laf aramızda, çok temiz ve güzel sevişiriz. neticede yetişkiniz hepimiz, sansüre gerek yok.
romantizmin dibi biz de. siz farkında değilken uyuyuşunuzu seyreder, siz uyurken sizi sayısız kez öperiz. kendi içimizde bazen dengesiz olsak da, biz düzen, rutin ve denge adamıyız. bize istediğimizi veren kadını öyle bir severiz ki, diğer kadınların onunu gibi sevilmediği için heriflere çatır çatır trip atar.
samimiyiz len işte. sevin bizi.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
haaaave you met ted?
devamını gör...
tomris umay
kullanıcı adını görüp bir anlığına şaşırdığım sözlük yazarı. tomris ve umay isimlerini oldum olası sevmişimdir hatta bir kızım olsa bu isimlerden hangisini verirdim diye düşünmüşlüğüm bile vardır.
devamını gör...
septik şok
genellikle gram negatif bakteriler tarafından salgılanan endotoksinler in dolaşıma karışması sonucu damarlarda genişleme kan basıncında belirgin düşme solunum sayısında artma ve komaya kadar ilerleyebilen klinik durumdur.
devamını gör...
fmf
mezara kadar sizinle gelen kalıtsal rahatsızlık. maalesef bir tedavisi yok. anca atağı azaltıcı haplar mevcut bildiğim kadarıyla. bu sebeple çocuk sahibi olmaktan imtina ediyorum. bahsedildiği gibi, iyi bir doktora denk gelmek gerek. aksi halde yine söylendiği gibi apandisitten olabilirsiniz.
nasıl anlaşılır lan bu diyenler için... herhangi bir dahiliye bölümüne gidiyorsunuz romatoloji bölümüne yönlendirilmek istediğinizi söylüyorsunuz. onlar da sizi başından atıp yönlendiriyorlar.
nasıl anlaşılır lan bu diyenler için... herhangi bir dahiliye bölümüne gidiyorsunuz romatoloji bölümüne yönlendirilmek istediğinizi söylüyorsunuz. onlar da sizi başından atıp yönlendiriyorlar.
devamını gör...
karşılıksız aşk
hele ilk olan aşksa insanı yaşamaktan vazgeçirebilir ama yine de umutlu ol güzel insan seni seven biri mutlaka karşına çıkacaktır.
devamını gör...
pandemide özlenen şeyler
pandemiden önce her yaz kamp yapmaya gittiğimiz bir yer vardı * yazları 3 ay çadır kurduğumuz o sahilde tekrar çadır kurmayı, mangal yapmayı, akşamları ateş yakmayı, çocuklara ateşin etrafında hikayeler anlatmayı, ormandan topladığımız çam kozalakları ile yaktığımız semaverden çam kokulu çay içmeyi, çadır komşularıyla sohbet etmeyi, ateş sönünce dalga sesleri eşliğinde yıldızları izlemeyi, kayan yıldızları saymayı, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmayı, köyden aldığımız kahvaltılıkla kahvaltı yapmayı, denize girmeyi ve akşam ne yemek yapacağımı düşünme derdi olmadan her akşam mangal yapmayı çok özledim..
devamını gör...
the satanic bible
türkçeye şeytan incili olarak çevrilmiş, anton szandor lavey'in bir kitabı. şöyle ki, bunu okumamış insanlar hakkında çok tuhaf yorumlar yapabilir, farklı bir bakış açısıyla yaklaşabilir. iki kez bitirmiş bir insan olarak söyleyebilirim ki oldukça alaycı bir dille yazılmış hem tanrı hem de insan eleştirisi bulunduran bir kitap. okuduktan sonra ciddi anlamda insanı etkiliyor, içindeki gizli kalmış narsistliği dışarı çıkaracak bir tünel açabiliyor ruhuna.
dahası da, adam gerçekten bazı yerlerde çok komik bir dille dalga geçmiş.
misal, ritüeller için ayrılan kısımda dualar bırakmış. doğu avrupa dilleride saçma cümleler barındırıyor hepsi, herhangi bir anlamı yok. benim "makarnaportakalsuyusomon balığıkömürmadeni" gibi bir dua yazmamla eşdeğer.
dahası da, adam gerçekten bazı yerlerde çok komik bir dille dalga geçmiş.
misal, ritüeller için ayrılan kısımda dualar bırakmış. doğu avrupa dilleride saçma cümleler barındırıyor hepsi, herhangi bir anlamı yok. benim "makarnaportakalsuyusomon balığıkömürmadeni" gibi bir dua yazmamla eşdeğer.
devamını gör...
zor zamanlarını tek başına atlatan insan
zor zamanları etrafındakilere de zor görünüp, akabinde terk edilmekle sonuçlanan bir süreçtir. maalesef kimseyi tanıyamazsınız, en yakınınızdaki dahil. zor zamanlar bir şekilde tek başına ve kimsesiz geçer, geçer ama bıraktığı yara, yıkım hiç bir zaman geçmez.
devamını gör...


