nörüyon
ne yapıyorsun kelimesinin en çirkin şekilde söylenişi.
kayseri’ye özgüdür.
kayseri’ye özgüdür.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
tatlım her şeyin istediğin gibi olması imkansız
devamını gör...
iskenderun
çocukluğumun geçtiği şehir. pek çok ilden büyüktür. balıkçıların ağ çektiği uçsuz bucaksız sahili, doğan çay bahçesinin çocuk parkı, petek pastanesinin künefesi, efesin dürümü, çocukluk arkadaşım rahmo, sıcak ve nem.
daha büyüdüğümde, babaannemi ziyarete gittiğimde, dışarı çıkmadan önce giyeceğim kıyafetleri derin dondurucuya koyardım. kot pantalon yarım saat idare ederdi dışarıda. hey gidi günler.
daha büyüdüğümde, babaannemi ziyarete gittiğimde, dışarı çıkmadan önce giyeceğim kıyafetleri derin dondurucuya koyardım. kot pantalon yarım saat idare ederdi dışarıda. hey gidi günler.
devamını gör...
ailenin en küçük çocuğu
genel olarak tekne kazıntısı veyahut emekli ikramiyesi olarak adlandırılan çocuk.
devamını gör...
sevişmek isteyen kızlar
sevişirler. en doğal haklarıdır. kilit vursanız işlemez.
devamını gör...
gözlüklü şirin
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözünün canlı kanıtı. şirin baba yokken düzeni sağlamak istediği için, doğruları söylediği için itilen hor görülen bana sorarsanız on numara şirindir.
devamını gör...
eş cinsel sözlük yazarları
sadece dahil olmak istemiş.. bizde varız bizi unutmayın demiş sevgili yazar.. ne kadar da ilkelsiniz.. heterosunuz diye hiçbirinize küçük altın takmiyorlar..
devamını gör...
göbeklitepe
devamını gör...
bir şarkıda geçen en acı söz
oysa ben bu gece, yüreğim elimde, sana bir sırrımı söyleyecektim.*
devamını gör...
çağacık
eski türkçe'de çocuk demek. kelime, zamanla yuvarlana yuvarlana dilimize çocuk olarak yerleşmiş.
devamını gör...
sözlükte bazı yazarların linç etmeye meyilli olması
dikkatimi çekiyor, bir anda organize olumlu şeyler yazabiliyorlar aynı anda birbirlerini gazlayıp olumsuz şeyler yazabiliyorlar. hatta ağır hakaret edebiliyorlar.
devamını gör...
erdoğan'ın kitap çıkarması
devamını gör...
pantolon
orijini fransızca le pantolon kelimesidir.
kelimenin kökeni roma’da ruhani kişiliğiyle tanınan ve yine burada 303 yılında diocletion tarafından başı kesilmek suretiyle öldürülmüş bir din adamı, fizikçi ve aynı zamanda hıristiyan hekimlerin piri olarak anılan aziz pantaleone’e dayanır. buradan
pantolonun ilk defa asyada kullanıldığı düşünülmekte. pantolana dair ilk kayıtlar m.ö 6. yüzyılda avrasya'dan gelen kabilelerde kadın ve erkeklerin giydiği diz altı - bilek seviyesinde pantolondan bahsedilmekte. bu dönemde farsların, sarmatyalıların, ermenilerin ve orta asya halklarının pantolon giydiği belgelenmekte.
kimi türk tarihçiler ise pantolonun orijini türklerin giydiği potura dayandırmakta.
orijini hangi millet olursa olsun pantolon ilk çıkış noktasında hem kadınların hem erkeklerin giydiği bir kıyafetken, zaman içinde modern anlamda pantolon batı dünyasında sadece erkek kıyafetine dönüşmüştür. türkiye'de dahil olmak üzere asyada ise pantolon tarzı şalvar ve benzerleri kadın tarafından kullanılmıştır.
amerika'da ve avrupa'da kadınlar son derece rahat ve kullanışlı olan bu kıyafeti günlük hayatta kullanabilmek için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. 1851'de elizabeth smith miller amerika'da etek altı türk pantolonu denilen şalvarı sunmuştur. bloomers olarak adlandırılan u kıyafet kısa ceketle giyilmekteydi.

1960 ve 70'lerde kadın haklları derneklerinin eylemleri ve baskılarıyla amerika ve avrupa'da pantolon kadınlar için uygun bir kıyafet olarak görülmeye başlamıştır. bugün pantolon tekrar ilk çıkış noktasında olduğu gibi her cinsiyetten insanın günlük kıyafeti olmuştur.
türkiye'de ise 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başından itibaren şalvar ve potur gibi kıyafetler aşağılanmaya başlanırken, 19. yüzyılda modern kadın demek avrupanın sıkıcı ve cinsiyetçi modern kıyafetini giyen kadın anlamına gelmiştir. şalvarın yerine artık dar, diz altı etekler vardır.
şalvar giymek köylü kıyafeti olarak aşağılanmakla birlikte hala namus anlamında kabul edilirken, modern anlamda pantolon özellikle anadolu kasabalarında tepkiyle karşılanmıştır. ilk defa modern anlamda pantolon giyen kadınlara 1910 - 1920'lerde rastlamakla birlikte
kadınların pantolonu sıradan günlük kıyafet olarak yurdun hemen her yerinde kullanabilir hale gelmesi 1990'ları bulmuştur. bugün hala kimi muhafazakar ailelerde tartışma yaratan bir kıyafettir. 2000'li yıllarda pantolon giydiği için ailesi tarafından öldürülen, şiddete uğrayan kadınların haberleri hala zaman zaman gazetelerde yer almaktadır. pantolon giydiği için 2005 yılında öldürülen 18 yaşındaki halime, pantolon giydiği için şiddete uğrayan kadınlar türkiye'de özellikle kimi sosyal gruplarda kadının kıyafetini seçme özgürlüğünün bile olmadığını göstermektedir.
kelimenin kökeni roma’da ruhani kişiliğiyle tanınan ve yine burada 303 yılında diocletion tarafından başı kesilmek suretiyle öldürülmüş bir din adamı, fizikçi ve aynı zamanda hıristiyan hekimlerin piri olarak anılan aziz pantaleone’e dayanır. buradan
pantolonun ilk defa asyada kullanıldığı düşünülmekte. pantolana dair ilk kayıtlar m.ö 6. yüzyılda avrasya'dan gelen kabilelerde kadın ve erkeklerin giydiği diz altı - bilek seviyesinde pantolondan bahsedilmekte. bu dönemde farsların, sarmatyalıların, ermenilerin ve orta asya halklarının pantolon giydiği belgelenmekte.
kimi türk tarihçiler ise pantolonun orijini türklerin giydiği potura dayandırmakta.
orijini hangi millet olursa olsun pantolon ilk çıkış noktasında hem kadınların hem erkeklerin giydiği bir kıyafetken, zaman içinde modern anlamda pantolon batı dünyasında sadece erkek kıyafetine dönüşmüştür. türkiye'de dahil olmak üzere asyada ise pantolon tarzı şalvar ve benzerleri kadın tarafından kullanılmıştır.
amerika'da ve avrupa'da kadınlar son derece rahat ve kullanışlı olan bu kıyafeti günlük hayatta kullanabilmek için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. 1851'de elizabeth smith miller amerika'da etek altı türk pantolonu denilen şalvarı sunmuştur. bloomers olarak adlandırılan u kıyafet kısa ceketle giyilmekteydi.

1960 ve 70'lerde kadın haklları derneklerinin eylemleri ve baskılarıyla amerika ve avrupa'da pantolon kadınlar için uygun bir kıyafet olarak görülmeye başlamıştır. bugün pantolon tekrar ilk çıkış noktasında olduğu gibi her cinsiyetten insanın günlük kıyafeti olmuştur.
türkiye'de ise 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başından itibaren şalvar ve potur gibi kıyafetler aşağılanmaya başlanırken, 19. yüzyılda modern kadın demek avrupanın sıkıcı ve cinsiyetçi modern kıyafetini giyen kadın anlamına gelmiştir. şalvarın yerine artık dar, diz altı etekler vardır.
şalvar giymek köylü kıyafeti olarak aşağılanmakla birlikte hala namus anlamında kabul edilirken, modern anlamda pantolon özellikle anadolu kasabalarında tepkiyle karşılanmıştır. ilk defa modern anlamda pantolon giyen kadınlara 1910 - 1920'lerde rastlamakla birlikte
kadınların pantolonu sıradan günlük kıyafet olarak yurdun hemen her yerinde kullanabilir hale gelmesi 1990'ları bulmuştur. bugün hala kimi muhafazakar ailelerde tartışma yaratan bir kıyafettir. 2000'li yıllarda pantolon giydiği için ailesi tarafından öldürülen, şiddete uğrayan kadınların haberleri hala zaman zaman gazetelerde yer almaktadır. pantolon giydiği için 2005 yılında öldürülen 18 yaşındaki halime, pantolon giydiği için şiddete uğrayan kadınlar türkiye'de özellikle kimi sosyal gruplarda kadının kıyafetini seçme özgürlüğünün bile olmadığını göstermektedir.
devamını gör...
ümit burnu
cape point yada cape of good hope. cape town şehrinin güneyindedir. 1488 yılında portekiz'li kaşif bartolomeu dias tarafından keşfedilip " fırtınalar burnu" ismi verildi ama sonradan isim korkutucu bulunup ümit burnu denildi. gidenlerin özellikle babun'lara dikkat etmesi gerekir. elinizde yada görünür şekilde çantada yiyecek taşımayın, babunlar kapabilir ve o sırada size zarar verebilir.
genelde afrika kıtasının en güneyi olarak düşünülür ama aslında agulhas burnu, cape agulhas en güney ucudur.
genelde afrika kıtasının en güneyi olarak düşünülür ama aslında agulhas burnu, cape agulhas en güney ucudur.
devamını gör...
66. sone
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
william shakespeare
çeviri : can yücel
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
william shakespeare
çeviri : can yücel
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
efsane.yonca'dan.
devamını gör...
2021'in ilk entrysi
sağlık ve huzur diliyorum hepimiz adına...
devamını gör...
normal sözlük ana dilde başlık açma kısıtlaması
bu şekilde başlık açmak serbest bırakılacaksa yönetimin yazarların bunu engelleyebileceği bir seçenek sunması gerekli. kim ne yazıyorsa yazsın ancak takdir edersiniz ki ben de okuyamadığım bir alfabeyi sürekli akış kısmında görmek istemiyorum.
edit: anlatım bozukluğu
edit: anlatım bozukluğu
devamını gör...
orta kafa gol radyo yayını
sözlükte futbol konuşulmuyor dedik, bu seviyede konuşuluyordu da biz mi istemedik *
sevgili gomercan hocam, ali koç'un en büyük hatası aykut kocaman'ı göndermesi miydi ?
değerli yorumlarınızı beklemedeyim.
sevgili gomercan hocam, ali koç'un en büyük hatası aykut kocaman'ı göndermesi miydi ?
değerli yorumlarınızı beklemedeyim.
devamını gör...
