büyük bir erdemdir, insanın içindeki farklı duygu ve istek mekanizmaları sürekli bir şeyler isteme halindedir. eğer insan bunların hepsini kabul edip her istek mekanizmasını eyleme çevirseydi, ondaki istek mekanizmasının hayvanlarınkinden farkı kalmayacaktı.

bundan dolayı insanın duygularından hangisini eyleme çevireceğine karar vermesi gerekir. insanın karakteri bu kararlar neticesinde şekillenir. mesela zevk ve huzuru birbirinden ayıramamış bir insan anlık zevkleri huzur zannedip daha kısa yoldan mutluluklar arar ise zaman geçtikçe elinde bir şey kalmayacaktır,

terbiyenin mânâsıda budur, kısa yol çoğu zaman doğru yol değildir. kişi ne istediğini çok iyi bilmeli, ihtimal ki kendisi için kötü olacak bir şeyi istiyordur.

insanı yaratan allah insanlara bu özelliğinden de bahsediyor.

" insan, şerri de hayrı istediği gibi ister. insan pek acelecidir! "

ve yed'u el insânu bi eş şerri duâe-hu bi el hayri ve kâne el insânu acûlen

وَيَدْعُ الإِنسَانُ بِالشَّرِّ دُعَاءهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الإِنسَانُ عَجُولاً

isra 11

-

hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı seviyorsunuz.

kellâ bel tuhıbbûne el âcilete

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ

kıyâme suresi 20
devamını gör...

eğer sadece fav atıyorsam okuyacak vaktim yoktur. sonra dönüp mutlaka okuyorum. okumadan da asla beğenmem.
devamını gör...

bazen hiçbir şey yapmana gerek yoktur.
devamını gör...

burada amacın kadından çok 'türban' üzerinden belirli bir kesime işaret etmek olduğunu düşünmek istediğim başlık. zira söz konusu kesimi en iyi ifade etme ağaçlarından birisi türban.
haa , yanılıyormuyum, asla ,
çünkü türbanı bu duruma getiren kendileri .
mesela benim ailemdeki bir çok kadın, rahmetli annem de dahil başını kapatırdı.
ama türbanla değil, baş örtüsüyle.
devamını gör...

biraz amcaoğlu olmaktır.
devamını gör...

rammstein'in en sağlam şarkılarından biridir. almanca melek (angel) anlamına gelmektedir ayrıca.

devamını gör...

almanya'dan ziyade almanları örnek almamız gereken çok şey var. misal vermek gerekirse sigara içtin lak diye izmariti sallıyoruz ülkece halbuki izmaritin ateşini düşür ne kadar uzak olursa olsun çöp kutusuna at. atamıyor musun çöp uzakta mı? bir küçük selpak poşedi olsun cebinde koy ona sonra salla. almanlar hiç bir çöpü bütün halinde atmaz. kağıt ayrı yere, bitkisel ürünler ayrı yere, plastik ayrı yere. hepsinin ayrı çöpü var günleri var ve herkes buna uyuyor. israftan nefret ederler ve tutmaya bayılırlar. çalışma disiplinleri harikadır. türkler az mı çalışıyor elbette hayır ancak sistem ve disiplin yok. bizde mesai süreleri uzun verim yerlerde onlarda mesailer daha orantılı verim yüksek. her işin başı eğitim. öğrencimize çöpü çöpe atmayı, kişisel temizlik ve bakımı, iş disipinini okulda vermek zorundayız. bizim eğitim sistemi öğretmenin derse girip dersi vermesi üzerine kurulu. ekip çalışması birlikte ürün ortaya koyma vs yok. sıfır. böyle olunca da almanya almanya oluyor bizde neden böyleyiz diye sorunu siyasette arıyoruz. halbuki sorun sistemde.
devamını gör...

1. dünya savaşı'nda erkekler savaşa gidince bu cemiyet enver paşa tarafından 1916 yılında kurulmuştur ve böylelikle kadınlar üretime geçmiştir. cemiyetin kurulmasında enver paşa'nın eşi naciye sultan'ın da büyük payı vardır.

bu sayede kadın sosyolojik açıdan birçok değişim yaşamış, işgücüne katılmış ve kadının toplum içerisindeki rolünü ve gerekliliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
devamını gör...

şu anda twitchteki çoğu yayıncının* da aralarında bulunduğu,21.yy'ın gereksinimlerine ayak uydurmuş dilencilik çeşidi. en büyük farkı ise insanlardan dilendiği halde dilenci olduklarını kabul etmemeleridir. aynı şekilde bu gibi dilencilere para yağdıran "saf" insanlar da bunun dilencilik olmadığını,sevdiği yayınıcıya destek olduğunu belirtir. umarım yakın zamanda dijital zabıta diye bir şey ortaya çıkar da bu illetten kurtuluruz.
devamını gör...

kalbim paramparça ama sana topladım geldim
cem adrian-ben geldim
devamını gör...

zühd sahibi olanlara verilen isim. kısacası; haramdan korkan, kaçan ve yaklaşmayan, bununla da kalmayıp helal olan şeylere de şüphe ile yaklaşan kişilerdir zahidler.

* peygamber efendimizin karpuz yemesiyle alakalı hiç bir rivayet olmadığından dolayı, karpuzun tadını bilmeyen ve ağzına koymayan zahidler vardır tarihte. hayret edilesidir.
devamını gör...

paris

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

koku kaydedici.

sevdiğimiz insanların ve mutlu olduğumuz anların kokularını kaydedebilmek, o günleri anımsadığımızda kokuyu içimize çekip anılarımıza doğru zamanda yolculuğa çıkmak...
devamını gör...

"hoşgeldin canımın içi arkadaşım" dediğim yazar.
devamını gör...

latince'de ve bugünkü batı dillerinde geçen rex sözcüğü kral, baş, önder, lider demektir. hindistan'daki raja da bu sözcüktür. dilimize arapça rais'ten giren reis sözcüğü de aynı. rejim ve film yönetmeni anlamına gelen rejisör sözcüğü de bunlarla akraba sözcükler.
devamını gör...

özelsiniz demişler.
eksik olmasınlar, yazarları çok olsun.
devamını gör...

benim ama hayatı boyunca cihangir ya da nişantaşında yaşayıp, bir kez olsun saldırgan sokak köpeği görmediği halde, köpekler sokaklarındır korkuyorsanız dışarı çıkmayın diyen pembe popolu arkadaşlar gibi yerleşmek istemiyorum. onlar bahçe kazıyıp organik sebze yiyeceğini falan sanıyor. 3 gün sonra köylülerin ne kadar acımasız olduğunu görüp ağlıyorlar.

daha girişte hem köylülere, hem şehirlilere hem de sokak köpeklerine sallamayı başardım. biraz sakinleşelim. şiir yazıyorum. okurken derin bir nefes alıp her şeye tekrar başlıyoruz.

avcumda unutulmuş binlerce gölge
yeraltında öldürülmeyi bekledim
günışığı vururken gözüme
ölmeyecektim

katilim yoktu,
katilim çok

babamların köyü yok. hepsi elinden hiçbir iş gelmeyen, anca para kazanmayı bilen, kavga çıkaran erkek görünce kaçan istanbul çocukları. babam hiç köy görmemiş, kibarliktan çıldırıyor. tokat atılınca ihihi yaaaaa biraz daha sert vur falan diyor. kusura bakmasın ama öyle. bir gün durup dururken biri beni itekledi, döndü o kişiden özür diledi. 19 yaşında arkadaşların köyüne gittim meraktan. karadeniz'i karış karış gezdik. gece vardık, sabah kalktık, gezmeye gidelim dediler, 10 cm topukluyu giydim çıktım köy yoluna. beni görenler orada istanbullular maldır düşüncesini kaptı. akşam geldim, bir domuzu köpeklere parçalattıkları görüntüleri kahkahalar eşliğinde izlediklerini görünce ağlama krizine girdim, oradan ben başka bir düşünceyi kaptım. burada söylemeyeyim.

biz oradan buralara gezerken gördüklerimi bir gün kitap haline getirmeyi düşünüyorum. kafama sıkıp intihar süsü vermesinler diye ölmeden 1 hafta önce yayınlayacağım.

sonra ben köyü istanbul ve yakını şehirler ile sınırlı bıraktım. çanakkale ile birkaç kez münasebetimiz oldu, bayılırım. ıstanbul köylerine yine bayılırım ama yerlilerine çok bulaşmam. bi yakınım yaşıyor istanbul'da köyde, kızcağız bir gün taksiyle eve gelmiş, taksici ile adı cıkmış. çamaşır astım bir gün kapısından geçen ipe, gelen geçen adımı beceriksize çıkardı. milletin canı sıkılıyor. kahvenin önünden 2 kez geçince kendini onlara göstermek için bunu yaptığını düşünüyorlar. köyler böyledir. köylerde yaşayıp böyle olmadığını iddia edenlere ya he diyorum.

haliyle ben zevkime uygun döşenmiş müstakil villa, birkaç italyan yardımcı, bahçemin içinde gezinen at ve midilliler ile sınırlı bir köy yaşamı çok istiyorum. böyle 10 metrelik duvarlar yaptırırım ki korkup gelmesinler. çok önemli bu kısım.
bu yazdıklarım sizlere şımarıklık gibi mi geliyor?

şuraya taş bırakıyorum, dilerseniz fırlatabilirsiniz. ama yüzüme gelmesin, yüzümle para kazanıyorum.

editiminişi: sokaklar köpeklerindir o. belki de köpekler sokaklarındır. disleksi çünkü.
devamını gör...

"sen nereye, ben oraya, adım adım.
insan sevdikçe iyileşiyor artık anladım."


"bana bir şey söyle ilkbahar gibi...
çiçek aç mesela, veya yağ rahmet olarak içime. veya gökkuşağı ol, sar ruhumu...
bir şey söyle,
sözü aşsın, öze değsin...
bir şey söyle yanındayım mesela?"


"bir tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur."


ikinci yeninin öncü şairlerindendir. ayrılık, kavuşma, özlem gibi birçok konuyu en çok da insanı anlatan şiirler yazmıştır. bu sözler de sevdiklerimdendir.
devamını gör...

''ölmeden mezara koydular beni''

aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun.
devamını gör...

mesele atatürk'ün sorgulanması, yaptıklarının tartışılması hiç olmadı. nerede bir yobaz veya bölücü varsa tek amaçları atanın şahsiyetine ve en büyük eseri cumhuriyete saldırmak olmuştur. demokrat parti döneminde atatürk ve atatürk dönemi çok da güzel sorgulanmış ve tartışılmıştır -günümüzden de fazla-. durum yoğun cahilliğin ve bir kaç gerici piçin "hilafeti kaldırdılar!", "din elden gidiya!" gibi söylemleri ile öyle bir hale gelmişti ki sadece atatürk değil devletin şekli tartışılır hale gelmişti, küfür kıyameti saymıyorum. sonra tabii demokrat parti 5816 sayılı kanunu* çıkartmak zorunda kalmıştır. bugün bile arabımsıların en ıslak hayali bu kanunun kalkmasıdır. yani atatürk bugün bu ülkede bir kişiden çok daha fazla tartışılabiliniyor, onu hiç dert etmeyin. ha, kamâlizmi adeta din olarak görmüş ve gören kimseler de olmuştur, yoktur demek yanlış olur. bu kişiler de aslında ona ve düşüncelerine kastetmeden zarar vermişlerdir.

bu arada türk gencinin atasının hatırasını kanunla koruması gayet yüz kızartıcı bir durumdur. çağdaş bir medeniyete atacağımız ilk adımda böyle bir kanunun hiçbir kitabımızda yeri olmaz, olmamalıdır. ancak o güne değin hâkime değil kanuna güveneceğim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim