öyle anlar var ki, trajik bir hikayenin baş kahramanısınız. hastalık çaresizlik duygusu içerdiğinden çok hassas bir durumdasınızdır.

doktor eline tahlil sonucunu almış incelerken hafif bir kalp çarpıntısı eşlik ediyor. kimi kendi için kimi yakını için endişeleniyor. vee beklenilen cümleler ağızdan çıkıyor. buraya kadar normal bir anlatım tercih ettim. şimdi trajik bir hikayeyi trajikomiğe çeviriyorum bir diğer başrol doktorumuzun katkılarıyla..
o doktorumuz aynen şu cümleleri sarf ediyor:
( hasta yakının şaşkın karşılığı ile birlikte)

-of of of buna ne olmuş böyle..
aman aman.
+ ne olmuş doktor bey,
-yarın gelin hemen parça alacağız.
+peki ne olmuş.
- sen hastayı kap getir.
+kötü bir şey mi doktor bey,
-hasta kaç yaşında
+80
-bana baksana, sen o kadar yaşayacak mısın?
+ııı..
-yarın sabahtan gelin.

puzzle parçalarını birleştir ve ne olduğunu anlamaya çalış. doktor dili ve edebiyatı diye bir şey var. tabii bir de bunun hastası var. onun için de yaşanılan ayrı bir hikaye var o da bir ara yazıya dökülür.
devamını gör...

toplulukları inceleyen aynı zamanda, idrardan cahil olup olmadığınızı anlayabilen bilim dalıdır.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mustafa kemal atatürk'ün hâkimiyet-i milliye gazetesine verdiği 22 nisan 1921 tarihli demecinde de ifade ettiği üzere, kesinlikle ödün verilemeyecek tek olgunun millet egemenliği ve bağımsızlık olması sebebiyle, her geçen sene daha da artan bir coşkuyla kutlamaya devam edeceğimiz bayram.


"bence bir millette haysiyetin, gururun, namusun ve insanlığın oluşması ve devam etmesi, kesin olarak o milletin özgürlüğüne ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür. ben kendi adıma, bu saydığım özelliklere çok önem veririm ve bu özelliklerin bende olduğunu iddia edebilmem için, milletimin de aynı özelliklere sahip olmasını gerekli görüyorum. ben, yaşayabilmek için, mutlaka, bağımsız bir milletin çocuğu kalmalıyım. bu nedenle millî bağımsızlık bence bir hayatî meseledir. millet ve ülkenin çıkarları gerektirdiğinde, insanlığı oluşturan milletlerden her biriyle medeniyet gereklerinden biri olan, dostluk ve politik ilişkilerini büyük bir incelikle kabul ederim. ancak benim milletimi tutsak etmek isteyen herhangi bir milletin de, bu amacından vaz geçene dek amansız düşmanıyım."

mustafa kemal atatürk, 22 nisan 1921, hâkimiyet-i milliye.

kaynak: “atatürk’ün söylev ve demeçleri” sf. 103. ankaenstitusu.com/wp-conten...
devamını gör...

zehirdir.

sevgili kıraç. niyetin iyi olabilir belki. ama her şeyin fazlası zarar derler ya. bu ülke gençleri yıllardır milliyetçilik ve islamcılık gibi tamamıyla soyut iki değerin yaylım ateşine tabi tutuluyor. bir kısım insan adeta zehirlendi. diğer bir grup milliyetçiliğin ve islamcılığın arkasına her türlü pisliğin gizlendiğini gördü, tiksindi.

bak sevgili kıraç. ben kendini ulusalcı diye tanımlayanlardan biriyim. sen de kendini atatürkçü olarak tanımlıyorsun. peki öyleyse sormak zorundayım, ne yapmıştı atatürk? savaştan sonra üniformasını çıkardı. o pırıl pırıl takım elbiselerini giydi. istese tam takım üniformasıyla orduyu arkasına alıp ittihatçılar gibi askeri diktatörlük kurardı.

ama o ne yaptı, konumuz o diye sadece müzikten örnek verelim. musiki muallim mektebini açtı, istanbul belediye konservatuarını ve ankara devlet konservatuarını kurdu. istanbul opera cemiyetini kurdu. özsoy operası bizzat onun denetimiyle yazıldı. sayısız opera, operet, müzikal, balolar ve bale gösterisi onun döneminde ülkemize girdi. onlarca saygın müzisyenin yetişmesine imkan tanıdı.

müziğe eşlik etti, dans etti, zeybek oynadı. ortadoğu diktatörleri gibi kamuflaj üstüne güneş gözlüğü takmadı. propaganda marşları ezberletmek yerine halka 'beyefendi' nedir, nasıl olunur onu öğretti. sanata saygıyı, beğeni edinmeyi, estetik zevkleri kazandırmak istedi.

ya sen ne yapıyorsun? şu yaptığın müzik hangi heyacanı, hangi coşkuyu, hangi estetik duygumuz uyandıracak içimizde allah aşkına. dandik bir ritim. içine biraz asker koyayım, biraz mehmetçik, biraz savaş, bir tutam da bayrak serpiştirdik mi tamamdır.

tamam değil kıraç kardeşim. yıllar yılı merkez sağ iktidarda. yıllar yılı bayrak ve din pompalanıyor. ama ne ekonomi toparlanıyor, ne yolsuzluğun önü alınabiliyor ne de toplumsal barış ve huzur sağlanabiliyor. gelişmiş ülkelerin çocukları her gün vatan, bayrak diye ortalıkta mı dolanıyor? elin ingilizi bayrak desenli çorap, hatta don giyiyorken senden 40 kat kaliteli hayat yaşıyor.

bu gençlik dünyayı tanıyor sevgili kıraç. artık soyut değerlerin hüküm sürdüğü romantik çağlarda yaşamıyoruz. bayrak deyip durmak karın doyurmuyor. seninse mehmetçikle bir tuttuğun topçu zaten milyonlar kazanıyor. sıkıntıyı çeken biziz yani, yapacaksan bize yap bir şarkı. yoksa da bırak iki maç izeleyecek garibanın sinirini bozma.
devamını gör...

iki evetle başlar, gelin ve damat evet der ve evlilik başlar.
biterken bir evet yok, hakim de evet demez.
mastor şunu bi anlat hele ne dedin burda?*

bu arada beyanlar eşit önemde, kadının beyanı meselesi ceza hukukunda önem kazanıyor.
devamını gör...

(bkz: zorunlu askerliğin bitmesi gerekliliği)
meslek olarak yapanlar yine yapsın ama erkeklerin hayatından zaten 6 ayı çalıyor. bir de kadınlardan mı çalınsın?

askerlik kadınlara da getirilirse el mahkum tabii ki giderim ama ne öğreniyorsunuz askerlikte? 50 tane adamı bir tane koğuşa tıkıyorlar yatak düzenlemeyi, tıraş olmayı öğretiyorlar.
devamını gör...

tipimizin tanımlarımızın önüne geçmemesi için tercih ediliyor. çünkü her ne kadar yok desek de tipe göre yargılama önyargısı bulunuyor insanlarda.
devamını gör...

evde kahve içip fal kapadım. saçma günlerden birisi daha.
devamını gör...

"yalan olduğunu bilsen dahi inanacaksın insanoğluna, yani dinleyeceksin onu, niçin yalan söylediğini anlamaya çalışacaksın. bazen yalan, insanın özünü doğrulardan daha çok açığa vurur. "

konavalov
devamını gör...

yeğenlerim.
o kadar seviyorum onları ki tarif edilemez bir sevgi bu. büyük olan yeğenim doğduğunda o kadar mutlu olmuştum ki, niye bu kadar mutlu olduğumu ben de anlamamıştım. sonra ilk adımı attığında, hele bana ilk amca dediği zaman, o mutlulukların en güzeliydi. büyüğü bu yıl okula başladı, sabah okula giderken odamın kapısını açıp amca ben okula gidiyorum hadi bay bay deyip kocaman sarılıyor ki güne mutlu başlıyorum. o okula gidince küçüğüyle oyunlar oynayıp, çizgi film seyrediyoruz ki küçükken çizgi film izlerken bu kadar mutlu olmamıştım. birgün büyüyecekler, büyüyünce de beni hep böyle mutlu ederler mi?
devamını gör...

fare olacakken salatalık olmaya karar vermiş, sağ olsun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: #923618 * hayır efendim gülmüş olduğum sizinle barışmış oldugumu göstermiyor. *
devamını gör...

çok uzun bir cümlenin ortasında gelirse bu his o cümleyi bitirmek çok güç gelir bana .
devamını gör...

tüm zamanların en çok tanım girmiş yazarlarının listelendiği istatiktir. merak edenler, istatistikler başlığından erişebilir.

benden siz değerli yazarlarımıza kıyak niteliğinde bir amme hizmeti olsun: tıkla gör bebişim
devamını gör...

ben hep 50 liralık yeni yıl kutladığım için beni etkilememiştir. kafa durumu normaldir.
devamını gör...


kocaeli’nin izmit ilçesinde 18 yaşından küçük bir şahıs, aynı yaştaki sevgisini darp ederek kamera ile kayda aldı. sosyal medyada yayılan görüntüler sonrasında şahıs gözaltına alındı.

sosyal medyada yayınlanan görüntülerde ise e.ü., 18 yaşından küçük olduğu öğrenilen sevgilisini önce tokatlıyor, itip düşürdüğü bankta ise saçından tutarak darp etmeyi sürdürüyor. darp anlarında ise genç kızın ağladığı görülüyor.


bu gidiş nereye? diye sormadan edemiyor insan. nedir bu? amaç ne? neler oluyor bu millete? anlam vermek iyice zorlaştı.

youtube videosu:


kaynak: www.sozcu.com.tr/2021/gunde...
devamını gör...

benim üstümde bir yazar olmadığına göre, cümle kurmayı size bırakıyorum.

t: yazarların, bir üstündeki yazarın mahlasını kuracağı cümle içinde yazmak/kullanmak.
devamını gör...

göktaşı düşmesi ve dolunay’a bağlıyorum ben.
devamını gör...

bir üstteki arkadaşa cevaben; vücudun dışında bulunma sebebi sperm üretiminin devamı açısından önemlidir. spermler vücut ısısı değişiminden olumsuz etkilenirler, testis sıcaklığı daima vücut ısısından 2 derece daha düşük olmak zorundadır. kabakulak ya da havale gibi çok ateşli hastalıklar geçirmekte olan erkeklerin testislerine buz torbaları koyarlar, kısır kalmasınlar diye.

tanım: orijinalı testis olan bir erkek organı'nın argodaki karşılığı olan kelime. bir diğer alternatif için; (bkz: billur)
devamını gör...

deneme yazarı, şair, hikayeci diyebileceğimiz nice yazarlar varmış da kafa sözlük'te yazıyorlarmış.
devamını gör...

mansur yavaş ırkçı değil, milliyetçi birisi.

mhp ve onların şiddet meyilli, chauvinist tabanı nedeniyle milliyetçiliğe belli bir antipati duyulsa da 3-5 basmakalıp kelime ile tüm milliyetçileri eleştiremezsiniz. ayrıca mansur yavaş dürüst, işini iyi yapan birisi. herkesin liyakat istediği bu günlerde eleştirebilecek birisi değil.

sosyal medyada paylaşımlar sırasında kullanılan cümlelerin çoğu hoşuma gitmese de 3 mayıs türkçülük gününü ben de kutlarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim