kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



bir birol güven dizisidir. 24 ocak 2012 tarihinde trt1 de yayınlanmaya başlamıştır. dizi sitcom türündedir. dizinin senaryosu birol güven, murat aras, eray yasin gök ve deniz gök tarafından yazılıyor. dizinin yönetmenliğini 2012 yılında birol güven yapıyordu. günümüzde ve son bir kaç senedir bora tekay yapmaktadır.

dizinin başrol oyuncuları rasim öztekin, özlem türkad, şoray uzun, ayşe tolga, ilker ayrık'tır. dizi 2012 den beri yayın hayatına devam ediyordur. bir ara yayınlanmıyordu ama son 2 senedir tekrar yayınlanıyor ve hala keyifli şekilde ilerliyor.

dizi seksenler döneminde geçen bir sitcom dizisidir. dönemin ayrıntılarını ve durumunu çok güzel ve esprili şekilde seyirciye aktarılır.
o dönemi yaşayamayan insanlar için çok güzel bir nimet olarak görüyorum. dizide bulunan kostümler, mekanlar, evler, diyaloglar, esnaflar, müzikler, ev dekorasyonları hepsi dönemin ayrıntılarını ve halini çok güzel anlatıyor. şahsen o dönemi yaşayamayan bir genç olarak izlemeyi çok seviyorum. o sıcaklık o samimiyet komşuluk ilişkileri içimi ısıtıyor. esnafların yaklaşımı ve oluşan birliktelik beni mutlu ediyor. yeni çıkan icatların veya ürünlerin gösterilmesi, oyuncuların şaşırması çok tatlı geliyor. vay be demek böyleymiş diyorum. bizim için sıradan gelen şeylere onların o dönem şaşırması ve mucizevi bir şeymiş gibi hissetmesi çok güzel aktarılıyor. bu durumda oyunculara büyük iş düşüyor. özellikle başrol oyuncuları şoray uzun ve türkad şoray ve yaşarken rasim öztekin bu işi çok güzel başarıyorlardı. sanırım o oyuncular o dönemi yaşadıkları içindi.

özellikle dizide bulunan mahalle ve yıllar geçtikçe değişmesi dizinin hoş ayrıntılarından. mahallede bulunan esnaflar ve yaptıkları meslekler ve o mesleklerin döneme göre uygun icra edilmesi yine hoş ayrıntılardan. kahveci, manav, yorgancı gibi. en sevdiğim oyunculardan birisi kahveci mesut. o adam gerçek hayatta kahveci olsa şaşırmam. muhteşem oynuyor rolünü.

uzun süredir izlediğim ve izlerken keyif aldığım bir yapım. rastgele açıyorum bir bölüm ve keyifle izliyorum. özellikle ramazan ayı ve yılbaşı bölümlerini çok seviyorum. izlemeyen yazar arkadaşlara cidden tavsiye ederim. ilk sezonları tam anlamıyla müthiş bir sitcom örneği. sonralarında bozuldu kısmına katılıyorum ama çıtayı çok fazla düşürmediler hala belirli bir seviyenin üstünde. tavsiye ederim. seksenler demişken rasim öztekin abiyi rahmetle anıyorum. huzur içinde uyusun.
devamını gör...

güzel ve şık mekanları tasvir etmek için sıkça kullanılan bir kelime.
devamını gör...

hamile kadınların aşermesi gibi kitap aşeriyorum, bir sürü kitap almak istiyorum ve tabii ki param yetmiyor.
devamını gör...

eğer ölen kişi yakın tanıdığınız ise ölü bir bedene değil, o yakınınıza dokunmuş olursunuz. aranızdaki bağ ölü ya da diri olmasını umursamaz ya da korku hissetmezsiniz.
devamını gör...

eveeet izlerken baya keyif duyduğum bir video olmuş , eminim herkes çok sevecek. sevgili moderatör arkadaşlarım ellerinize sağlık eksik olmayın emi!! *
devamını gör...

tarihi 8. ve 9. yüzyıla dayanan renk, çin'de seramik ve mücevherleri boyamak için kullanıldığı biliniyor. hatta auguste renoir ve van gogh'un da aralarında bulunduğu ressamların, bu toz boyayı pahalı olan deniz mavisine alternatif olarak kullandıkları biliniyor.
devamını gör...

aslında erkeklerin daha fazla cinayete kurban gidiyor olmasına karşın, bu şekilde isimlendirilmesi kavramsal olarak doğru olmayan cinayetlerdir.

sebebi; erkeklerin istisnai durumlar haricinde ve çok büyük bir çoğunlukla "erkek" olmalarının getirdiği sebeplerden değil başka nedenlerle öldürülüyor olmasıdır. karşılan kavga vb. olaylar, alacak verecek meselesi gibi bireysel nedenler gibi örneğin.

oysa kadınların öldürülmesine kadın cinayetleri adı verilmesinin nedeni bunun tam tersidir. yani kadınlar, en azından kadın cinayetleri bağlamında, genel olarak "kadın" olmanın getirdiği sebeplerden ötürü şiddete maruz kalır veya cinayete kurban giderler.

buradan da anlaşılacağı üzere bu konu, tamamen neden-sonuç ilişkisi ekseninde olup konunun cinsiyet savaşları ekseninde tartışılması doğru değildir.
devamını gör...

keyifliyken de kahve, üzgünken de kahve.
devamını gör...

neresinden başlamalı bilmiyorum. bu filmi izlemeyi devamlı erteliyordum bu akşama kadar. nedeni malum. filmin en kötü yeri sanırım bir kurgu olmaması. kurgu değil çünkü çocuklar hala ölüyor, kimliksiz ve hayatsız yaşıyor, aç kalıyor, sürünüyorlar. bu film adaletsiz bir dünyanın konu alındığı film işte. birilerinin çocukları ağzında gümüş kaşıkla doğarken, diğerleri hayatta kalabilmek için savaş veriyor. bulunduğu ortamdan suça bulaşmadan çıkabilmesi zaten mümkün değil.

yok edilmiş hayaller, yitip giden hayatlar ve bunlarla birlikte küçük bir bedenin içindeki öfke, ağzından tek bir cümleyle çıkıyor. "ailemi dava etmek istiyorum çünkü beni hayata getirdiler."
devamını gör...

halkı her zaman ateşle. asla soğumasına izin verme.
-hatalı olduğunu veya yanlış yaptığını asla kabul etme.
-asla rakibinin üstün bir yanı olduğunu kabul etme.
-asla kendinden başka bir seçeneğe hareket alanı bırakma.
-asla kabahat üstlenme.
-sadece bir rakibine odaklan ve kötü giden herşeyin suçunu onun üzerine yık.
-halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
-bir yalanı yeteri sıklıkla tekrarlarsan, halk eninde sonunda ona inanır.

goebbels'in şiarıdır, çok tanıdık geldi değil mi? o da basın&yayına en başında el koyup onun sayesinde gerçekleştirebilmişti bunları. iyi ki o dönemdeki yahudiler kadar azınlıkta değiliz kendi ülkemizde...
devamını gör...

günaydın, sözlüğün güzel insanları. gününüzün güzel geçmesi dileğiyle.
devamını gör...

tanımlarımı favlayan dişilerin zaman zaman kendime sordurdukları sual. bazı geceler kendimle kavga bile ediyorum bu yüzden. çünkü oyluyor, favlıyor, çok güzel ok; ama bu favorilerin bir anlamı olmalı öyle değil mi? sevmiyorsa niye favlasın, evlenmeyeceksek niye favlasın?

aklımda deli sorular sözlük.
devamını gör...

eskişehir'in çiğ böreğidir. hamurun içine konan soğanlı etin çiğ olması sebebiyle bu adı aldığını öne sürerler. bazıları ise bu adın kıpçak dilindeki çi-lezzetli kelimesinden geldiğini belirtir. kimileri de şığbörek olduğunu öne sürer. bu iddiayı savunanların dayanağı da böreğin kızgın yağa atınca çıkarttığı şığ sesidir.
devamını gör...

ben buraya nasıl geldim,insan biraz araştırır be.üniversite olucak bir de ilkokul'um daha iyiydi düşüncesi muhakkak aklından geçer.
herkeste bir boşluk duygusu kimi çok heyecanlı ,kimisi ben buna nasıl yaklaşabilirim düşüncesiyle kendini gösterme çabası içinde olur. kimi de tam ağladı tam ağlayacak.durmadan sorulan sorular,öğretmenler hakkında dönen şehir efsaneleri,bir üst sınıfın yapamazsınız vallaha çok zor korkutmaları.heyecanlı ama tam bir kaos günü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyaz gömleği, jöleli saçları, kliplerindeki karizmatik duruşu ile 90’ların güzel çıkış yapan seslerindendir.

o bilmese bile pek çok anım vardır kendisiyle. çocukken bu adama hayrandım ben. mesela yaşandı bitti şarkısı benim için tam bir efsanedir. onu da o başlıkta anlatırım. *

bu adamı sevdiğim günler ne güzel günlermiş. kıymet bilememişiz.
devamını gör...

birçoğu kitaptan kitaba değişmekle birlikte ihmal edilebilir şeylerdir. ama bir tanesi var ki sinir bozması için kitabın sadece evrensel olarak algılanabilir şeklinde olması yeterli.

bir yere uzanmış kitabınızı okuyorsunuz. okuduğunuz muhtemelen heyecanlı da bir şey ama gözleriniz hafiften kayıyor. arada göz kapaklarınızın kapandığını fark etmenize rağmen ısrarla "bari şu bölümü bitireyim" diye direniyorsunuz. o sırada, yani siz tüm dikkatinizi satırlara verdiğiniz sırada, evet tam o sırada burnunuzun üstüne paaat diye bir şey düşüyor. burnunuzun direği ve gözlük kullanıyorsanız göz çevreniz okuduğunuzun kitabın ağırlığıyla doğru orantılı olarak sızlıyor. o tok sesle birlikte sinirlenip gözlerinizi birden açıyorsunuz ki her yer karanlık, yüzünüzdeki ağırlıkla uyuyakaldığınızı fark ediyorsunuz. yüzünüzden kitabı kaldırdığınızda etraf aydınlanıyor. bütün bunlar da sadece bir iki saniye içinde olup bitiyor. inadınızın durumuna göre de bu vurdulu kırdılı sahne dört beş defa tekrarlanıyor. ne tipo'su ne çeviri hatası, şunun kadar sinir bozucu başka bir olay bilmiyorum.

sırf şu sebepten kendimi hep tavana yansıtılabilir ve el ya da baş hareketiyle çevrilebilir bir kitap düzeneği icat ederken hayal ediyorum. sonra vazgeçiyorum, kesin biri yapmıştır bunu diye. burnum yamuldu yamulacağı kadar zaten, höf. *
devamını gör...

potasyum kanal blokajı yapan beta blokör antiaritmik ajandır.
ekg'de qt uzaması görülür.
devamını gör...

bugün başıma gelendir. kaçmak istediğin bir hayat olunca mümkün olabiliyormuş demek ki.
devamını gör...

önyargılı başlık.
bir haftadır buradayım,
ne izmire gavur , ne de konyaya yobaz diyen bir entry veya başlık görmedim.
eğer varsa , başlık sahibi tarafından eklenmesi uygun olur .
aksi halde eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma durumu olur bu durum ...
ayrıca her konuda olduğu gibi , şehirler konusunda yorum ve tespitler yapmak da oldukça doğal bir durum olup , meseleye siyasi gözle yaklaşılıyor demek , fikri neyse zikri odur mevzusu durumudur...
konyanın mutaassıp muhafazakar yapısıyla, izmirin modern çizgisine atıfta bulunmak, siyaset yapmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır...

edit : başlık sahibi bana özelden mesaj yoluyla ' bir bitmediniz ' diyor .
belli ki yazıda da belirttiğim gibi önyargıyla buraya gelmiş, birilerine saldırmak için yer arıyor.
ben düşüncemi yazar geçerim.
kimin ne düşündüğü umrumda değil.
yaptığım tespit yanlış ise , doğrusunu ortaya koyar beni ikna edersin , ben senden özür de dilerim.
ama başka bir icraat yok ve salt kuru saldırıysa amaç, ben de sana,
' biz değil, siz biteceksiniz ' der geçerim...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim