bugünün anlam ve önemi
16 yaşıma girdiğim gün
"doğum günüm"
"doğum günüm"
devamını gör...
şah ismail
ı. ismail veya şah ismail, safevî tarikatı'nın lideri, safevi devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı. ismail'in egemenlik dönemi, iran tarihinin en önemli dönemlerinden biridir.
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
safevi tarikatı, safiyüddin ishak tarafından güney azerbaycan’ın erdebil kentinde kurulmuş bir sufi tarikatdır. --- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük'te takip
ya o da bir şeymi, üye olduktan 2 hafta sonra "online" sekmesini gördüm.
rezil olmayayım diye kimseye de soramadım, arıyorum arıyorum kim online kim offline bilemiyorum, taaki tesadüfen bön bön sayfaya bakarken baktım online ikonu bana selektör yapıyor.
rezil olmayayım diye kimseye de soramadım, arıyorum arıyorum kim online kim offline bilemiyorum, taaki tesadüfen bön bön sayfaya bakarken baktım online ikonu bana selektör yapıyor.
devamını gör...
milliyetçilik hastalıktır
pelinsu 16 yaşında. pelinsu solcu bir kız; kedi annesi, ateist. kadıköy'de ikamet ediyor pelinsu. pelinsu işçi babasının okulunda harcasın diye verdiği harçlığı hdp eylemlerinde, kadıköy'de bira içmeye harcıyor. pelinsu aydınlanmış, pelinsu var ya nasıl da entel. fularlı seni.
pelinsu milliyetçilik hastalıktır diyor hdp eylemlerinde, katil polis diye ağlıyor. pelinsu'nun hali çok dramatik. pelinsu baran'la tanışıyor. baran çok çakal. baran bu işi biliyor. götürüyor kızı. pelinsu gırtlak kanseri oluyor. pelinsu hasta. pelinsu'ya yazık.
t: bir klişe.
pelinsu milliyetçilik hastalıktır diyor hdp eylemlerinde, katil polis diye ağlıyor. pelinsu'nun hali çok dramatik. pelinsu baran'la tanışıyor. baran çok çakal. baran bu işi biliyor. götürüyor kızı. pelinsu gırtlak kanseri oluyor. pelinsu hasta. pelinsu'ya yazık.
t: bir klişe.
devamını gör...
popüler olduğu için saldırmak
genel olarak beceriksiz ve kendi yaptıkları ile bir yere gelemeyen, yeteneksiz insanların sıklıkla başvurduğu bir yöntem. öenmsiyormuyuz? tabi ki hayır. kudursunlar efendim hasetlerinden çatır çatır çatlasınlar. çok da şeyimdeydi afedersin.
devamını gör...
baykuş besleyenlere tavsiyeler
öncelikle evde devamlı olarak beslenmemesi gerekir, yasaktır. benimki gibi akşamları evinize uğruyorsa olabilir. ve bilin ki sizi tanıyorlar. zeki canlılar.ben tavukla alıştırdım. bir hafta sürdü. arada eve de giriyor ama evde canlı hayvan besliyorsanız onu avlamaya kalkar dikkat edin. çığlığı çok güzel ama desibel olarak yüksek. vahşi hayvandır. evcil kedi köpek gibi beslenmez. uğraması çok güzel. ve hep aynı saatte geliyor.
devamını gör...
ay'a gerçekten gidildi mi sorunsalı
arkadaşlar neil amcam gerçekten aya çıktı. bakın sırf neil amcamın onuru için burada itiraf ediyorum evet ben neil armstrong'un yeğeniyim. hatta beni de götürdü. tabi bu formumla değil. yanına giderken yemek al demişler bu da portakal almış cebine koymuş. dönüşte de o portakalı yemeyi unuttuğu için getirip babama vermiş babam da ay görmüş portakal deyip afiyetle yemiş. yani ben ay'a vitamin basan ilk portakalım.
devamını gör...
kötü insanlara hayvan diyerek hakaret edilmesi
kötü insanlara değil, prefrontal korteksini kullanmayan insanlara "hayvan" diyerek hakaret edilir.
insanı hayvandan ayıran en önemli özelliği aklını kullanabilmesidir,kullanmayıp iç güdüleriyle hareket ettiğinde hayvan ithamına maruz kalınabilir.
örnek: kırmızı ışıkta geçen bir trafik magandası. hayvanların ışığı anlamayıp geçmesi beklenir, kaldı ki bazı hayvanlar eğitilerek ışıkları da öğrenebilirken bu tarz insanlar için hiç umut ışığı bulunmamaktadır.
insanı hayvandan ayıran en önemli özelliği aklını kullanabilmesidir,kullanmayıp iç güdüleriyle hareket ettiğinde hayvan ithamına maruz kalınabilir.
örnek: kırmızı ışıkta geçen bir trafik magandası. hayvanların ışığı anlamayıp geçmesi beklenir, kaldı ki bazı hayvanlar eğitilerek ışıkları da öğrenebilirken bu tarz insanlar için hiç umut ışığı bulunmamaktadır.
devamını gör...
kendini yazmazsa ölecek hastalığı
kişilerle ilgili anket başlıklarında bazı yazarların tutulduğu illet.
"şunu yapan yazarlar"
aa ben!
"bunu yapmayan yazarlar"
bu benim.
"harika yazarlar"
ben en harikayım.
"çirkin yazarlar"
en çirkin benim.
bruh! yapmayın, etmeyin gözünüzü seveyim!
"şunu yapan yazarlar"
aa ben!
"bunu yapmayan yazarlar"
bu benim.
"harika yazarlar"
ben en harikayım.
"çirkin yazarlar"
en çirkin benim.
bruh! yapmayın, etmeyin gözünüzü seveyim!
devamını gör...
geceye psikolojik bir telkin bırak
acı çekiyorsan tadını çıkar,yeterli gücü bulduğunda zaten ayağa kalkacaksın.
devamını gör...
avokado
sert haliyle tüketen, meyve gibi katur kutur yiyen pişman olur. en güzeli onun bir yumuşak hali var kabuğu siyahlaşmaya başladığında tüketmeye hazır oluyor. zaten meyveden daha büyük bir çekirdek çıkacak. kalan meyve senin olsun. ister avokado sos yap, ister salataya koy, ister dilim dilim kes limon sık ye.
çekirdeği sakın atmayınız. şimdi bir bardak alıyoruz. avoka çekirdeğine çok derin olmayacak şekilde 4 tarafından kürdan geçiriyoruz. bardağa avokanun alt kısmına değecek kadar su doldurup çekirdeği yerleştiriyoruz. 1 ay içinde çekirdek çatlayıp filizleniyor ondan sonra hızlı büyüyor. daha sonra ev içinde yetiştirebileceğiniz mini mini avokadocuklarınız oluyor. artık torunlarınız yer meyvelerini.
çekirdeği sakın atmayınız. şimdi bir bardak alıyoruz. avoka çekirdeğine çok derin olmayacak şekilde 4 tarafından kürdan geçiriyoruz. bardağa avokanun alt kısmına değecek kadar su doldurup çekirdeği yerleştiriyoruz. 1 ay içinde çekirdek çatlayıp filizleniyor ondan sonra hızlı büyüyor. daha sonra ev içinde yetiştirebileceğiniz mini mini avokadocuklarınız oluyor. artık torunlarınız yer meyvelerini.
devamını gör...
mesaj alan yazar şaşkınlığı
genelde yaptığım ironiye ithafen mesaj alıyorum ve çok şaşırıyorum. neden tanrım diyerek.
devamını gör...
biz çocukken
biz çocukken yurtdışına çıkma hayalleri, babamızın emekli maaşı ile nasıl geçineceği vb. düşünceler mevcut değildi. biz çocukken memlekette doktor, mühendis, avukat olup hayat arkadaşımızla neleri paylaşabiliriz diye düşünürdük. bu kadar birbirimizi tüketip geceleri kafamızı yastığa rahat koymazdık. dedikleri gibi sanki biz büyüdük ve kirlendi dünya.
edit: radyoda okudukları zaman farkettim, aynı alıntıyı yapmışız başka bir yazar arkadaş ile dikkatsizliğimin kusuruna bakmayın lütfen.
edit: radyoda okudukları zaman farkettim, aynı alıntıyı yapmışız başka bir yazar arkadaş ile dikkatsizliğimin kusuruna bakmayın lütfen.
devamını gör...
lions in a cage
pentagram'ın osmanlı dönemindeki kafes usulünü tam 51 yıl tahtı bekleyen üçüncü osman'ın gözünden anlattığı güzel bir parça. şarkının sözlerini tarihle harmanlayıp anlatmaya çalışacağım.
öncelikle osmanlı devletinde on yedinci asra gelinceye kadar padişahı belirlemede yerleşik bir usulün olmadığını söylemek lazım. bu anlayışın bir yansımasına fatih kanunnamesi'nde geçen "evladımdan her kime saltanat müyesser olursa" kısmını örnek olarak verebiliriz. belki bu şekilde tahta en liyakatli olanın geçeceği düşünülmüştür. eski türk devlet geleneğinde tahta kimin geçeceği konusunda yerleşik bir usulün olmamasını, devletin sadece hükümdarın değil, hükümdarlık ailesinin ortak bir malı olmasına dayandırabiliriz. bunun sonucu olarak tahtta birden fazla kişinin söz hakkına sahip olması bir sorun teşkil etmiş ve on yedinci asra kadar tahta geçmede iki farklı usul kullanılmıştır.
bunlardan birincisi seçim usulüdür. padişah öldüğünde yerine geçecek şehzade merkezdeki dar bir kadronun seçimiyle belirlenir. ikinci usul ise tahttaki padişah tarafından yerine geçecek kimsenin belirlenmesidir. buna ahd denir.
osmanlı tarihinde on yedinci asra kadar bu iki yolun dışında olmak üzere başka bir yol ile tahta çıkan tek padişah yavuz sultan selim'dir. babası ikinci bayezıt'ın, şehzade ahmed'i veliaht olarak düşündüğünü anlayan selim, arkasına yeniçerilerin de desteğini alarak, bir nevi zor kullanarak, babasının tahtı kendisine bırakmasını sağlamıştır.
tüm bunlar tahtta birden fazla kişinin söz sahibi olması sebebiyle taht mücadelelerine engel olamamıştır. taht kavgalarını önlemenin bir yolu olarak, tahta geçen osmanlı padişahının nizam-ı alem için hayatta bulunan kardeşlerini katlettirmesi uygun görülmüştür.
konuyu biraz açmak gerekirse, kardeş katlinden kasıt, tahta geçen padişaha isyan eden ve onu devirip yerine geçmek isteyen şehzadelerin öldürülmesi değil, buna teşebbüs dahi etmeyen şehzadelerin öldürülmesidir. hatta bu durum çocuk yaşta şehzadeleri de kapsamış ve halk nazarında büyük tepki çekmiştir. osmanlı tarihi boyunca bu şekilde öldürülen şehzade sayısı elli civarındadır.
çocuk yaşta şehzadelerin öldürülmesinin en uç örneği üçüncü mehmet döneminde gerçekleşmiştir. tahta çıkar çıkmaz ilk işi bebek yaşta 19 kardeşini boğdurtmak olmuştur. (20 kız kardeşini ve babasının hamile bıraktığı cariyeleri ve daha sonrasında 16 yaşındaki oğlunu da öldürtmüştür. babası (gbkz: üçüncü murat)'ın 130 çocuğu olduğu söylenir.) sonrasında kafes usulünü getirmiştir. oğlu birinci ahmet de tahta geçecek şehzadenin çocuk yaşta olması sebebiyle ekber ve erşed sistemini getirmiştir.
kafes sistemi ile şehzadelerin sancağa çıkma uygulaması son buldu. bu durum sarayda dışarıdan izole bir şekilde hayat süren şehzadeler üzerinde ruhsal ve fiziksel anlamda genellikle kötü bir etki bırakmıştır. kafesten çıkma ihtimalleri ekber ve erşed sistemine göre tahta çıkmaya uygun olmalarıydı. ekber ve erşed sistemi tahta en yaşlı ve aklı başında olanın geçmesini şart koşmuştur. böylelikle padişahı belirlemede yerleşik bir usul oluşmuş ve kardeş katlinin önüne geçilmiştir.
evet, şimdi ufaktan şarkıya geçiş yapmaya çalışalım. şarkıya konu olan üçüncü osman tam 51 yıl kafes hayatı yaşamıştır. kafes hayatında şehzadeler dışarıdan izole bir şekilde ya eceliyle ölmeyi ya da bir gün tahta çıkmayı bekliyorlar. dünyadan bir haber olmaları sebebiyle tahta çıktıklarında devlet işlerinde genellikle başarı gösteremez, onların yerine devlet işlerine vezirler bakar. kafes hayatlarında çocuk sahibi olmaları yasaktır. maksat şehzade sayısının tutulup olası bir taht mücadelesine sebebiyet verilmemesidir. tahta geçmeye uygun kişi sayısının çokluğu, tahta geçen kişinin uzun yıllar tahtta kalma gibi bir kaç ihtimal sebebiyle, üçüncü osman 51 yıl boyunca kafes hayatı yaşamıştır. kaldı ki bu en uzun kafes süresidir.
şarkı sözlerini dikkate alarak bir kaç şey söylemek gerekirse, çok önceden doğmuş olmayı dilemiş midir? kesinlikle. kafes hayatı bir zindan hayatı gibi midir? evet, fakat ortada bile isteye yapılmış bir kötülük yok. yine de ruhsal ve fiziksel olarak şehzadeleri yıpratan bir süreç. hele hele bu süre 51 yıl ise şarkıdaki ima adeta gerçek gibi. sıra ona geldiğinde kimsenin canını bağışlamamış mıdır? hayır, tahtta kısa süre (3 yıl) kalmış, istanbul yangınlarını saymazsak nispeten sakin geçen bir dönemde padişahlık yapmıştır. fakat içinden bunları geçirmediğine kimse yüzde yüz emin olamaz.
şarkıda geçen "kardeşlerimi de öldürdüm ben yapmam gerektiğinde" geçmişe atıf muhtemelen. şarkının sonundaki, "ne yaparsan yap" tek kanun olacak! kısmı aleister crowley'e ait bir söz. o adam başka bir dünya zaten. swh
öncelikle osmanlı devletinde on yedinci asra gelinceye kadar padişahı belirlemede yerleşik bir usulün olmadığını söylemek lazım. bu anlayışın bir yansımasına fatih kanunnamesi'nde geçen "evladımdan her kime saltanat müyesser olursa" kısmını örnek olarak verebiliriz. belki bu şekilde tahta en liyakatli olanın geçeceği düşünülmüştür. eski türk devlet geleneğinde tahta kimin geçeceği konusunda yerleşik bir usulün olmamasını, devletin sadece hükümdarın değil, hükümdarlık ailesinin ortak bir malı olmasına dayandırabiliriz. bunun sonucu olarak tahtta birden fazla kişinin söz hakkına sahip olması bir sorun teşkil etmiş ve on yedinci asra kadar tahta geçmede iki farklı usul kullanılmıştır.
bunlardan birincisi seçim usulüdür. padişah öldüğünde yerine geçecek şehzade merkezdeki dar bir kadronun seçimiyle belirlenir. ikinci usul ise tahttaki padişah tarafından yerine geçecek kimsenin belirlenmesidir. buna ahd denir.
osmanlı tarihinde on yedinci asra kadar bu iki yolun dışında olmak üzere başka bir yol ile tahta çıkan tek padişah yavuz sultan selim'dir. babası ikinci bayezıt'ın, şehzade ahmed'i veliaht olarak düşündüğünü anlayan selim, arkasına yeniçerilerin de desteğini alarak, bir nevi zor kullanarak, babasının tahtı kendisine bırakmasını sağlamıştır.
tüm bunlar tahtta birden fazla kişinin söz sahibi olması sebebiyle taht mücadelelerine engel olamamıştır. taht kavgalarını önlemenin bir yolu olarak, tahta geçen osmanlı padişahının nizam-ı alem için hayatta bulunan kardeşlerini katlettirmesi uygun görülmüştür.
konuyu biraz açmak gerekirse, kardeş katlinden kasıt, tahta geçen padişaha isyan eden ve onu devirip yerine geçmek isteyen şehzadelerin öldürülmesi değil, buna teşebbüs dahi etmeyen şehzadelerin öldürülmesidir. hatta bu durum çocuk yaşta şehzadeleri de kapsamış ve halk nazarında büyük tepki çekmiştir. osmanlı tarihi boyunca bu şekilde öldürülen şehzade sayısı elli civarındadır.
çocuk yaşta şehzadelerin öldürülmesinin en uç örneği üçüncü mehmet döneminde gerçekleşmiştir. tahta çıkar çıkmaz ilk işi bebek yaşta 19 kardeşini boğdurtmak olmuştur. (20 kız kardeşini ve babasının hamile bıraktığı cariyeleri ve daha sonrasında 16 yaşındaki oğlunu da öldürtmüştür. babası (gbkz: üçüncü murat)'ın 130 çocuğu olduğu söylenir.) sonrasında kafes usulünü getirmiştir. oğlu birinci ahmet de tahta geçecek şehzadenin çocuk yaşta olması sebebiyle ekber ve erşed sistemini getirmiştir.
kafes sistemi ile şehzadelerin sancağa çıkma uygulaması son buldu. bu durum sarayda dışarıdan izole bir şekilde hayat süren şehzadeler üzerinde ruhsal ve fiziksel anlamda genellikle kötü bir etki bırakmıştır. kafesten çıkma ihtimalleri ekber ve erşed sistemine göre tahta çıkmaya uygun olmalarıydı. ekber ve erşed sistemi tahta en yaşlı ve aklı başında olanın geçmesini şart koşmuştur. böylelikle padişahı belirlemede yerleşik bir usul oluşmuş ve kardeş katlinin önüne geçilmiştir.
evet, şimdi ufaktan şarkıya geçiş yapmaya çalışalım. şarkıya konu olan üçüncü osman tam 51 yıl kafes hayatı yaşamıştır. kafes hayatında şehzadeler dışarıdan izole bir şekilde ya eceliyle ölmeyi ya da bir gün tahta çıkmayı bekliyorlar. dünyadan bir haber olmaları sebebiyle tahta çıktıklarında devlet işlerinde genellikle başarı gösteremez, onların yerine devlet işlerine vezirler bakar. kafes hayatlarında çocuk sahibi olmaları yasaktır. maksat şehzade sayısının tutulup olası bir taht mücadelesine sebebiyet verilmemesidir. tahta geçmeye uygun kişi sayısının çokluğu, tahta geçen kişinin uzun yıllar tahtta kalma gibi bir kaç ihtimal sebebiyle, üçüncü osman 51 yıl boyunca kafes hayatı yaşamıştır. kaldı ki bu en uzun kafes süresidir.
şarkı sözlerini dikkate alarak bir kaç şey söylemek gerekirse, çok önceden doğmuş olmayı dilemiş midir? kesinlikle. kafes hayatı bir zindan hayatı gibi midir? evet, fakat ortada bile isteye yapılmış bir kötülük yok. yine de ruhsal ve fiziksel olarak şehzadeleri yıpratan bir süreç. hele hele bu süre 51 yıl ise şarkıdaki ima adeta gerçek gibi. sıra ona geldiğinde kimsenin canını bağışlamamış mıdır? hayır, tahtta kısa süre (3 yıl) kalmış, istanbul yangınlarını saymazsak nispeten sakin geçen bir dönemde padişahlık yapmıştır. fakat içinden bunları geçirmediğine kimse yüzde yüz emin olamaz.
şarkıda geçen "kardeşlerimi de öldürdüm ben yapmam gerektiğinde" geçmişe atıf muhtemelen. şarkının sonundaki, "ne yaparsan yap" tek kanun olacak! kısmı aleister crowley'e ait bir söz. o adam başka bir dünya zaten. swh
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
karamozov biraderler.
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
sanki bu ânı daha önce yaşamış gibi olmak.
devamını gör...
yazarların normal sözlük'ü keşfettiği yerler
“youtube günlüğüm” adlı kanalın sahibi göksu sayesinde keşfettim.
devamını gör...
artık görüşülmeyen yakın arkadaş
ne zaman ki onlara onlar gibi yaklaşmaya başladım ve bıraktım, çabanın sadece benim tarafımdan zorla yürütüldüğünü fark ettiğim an çoğu şey için geç kalmıştım. üzgünüm. artık görüşmeyip geride bırakarak önümüze bakmak en doğrusu.
devamını gör...
flört ile sevgililik arasındaki farklar
flört z kuşağıyla ve sosyal medya vıcıklığıyla gelen bir kavram. bir eş anlamı yan cepte dursun. seçmeli ders gibi bir sürü flört yapılıp arasından sevgili seçen mi istersin, birine aşıkken işte hüsamettin var ama o flörtüm o ayrı taam mı? diyen mi istersin. kısacası gerçekte olmayan iğrenç bir şımarıklık. birini görünce kalbin daha hızlı atıyorsa, o da benzer belirtiler yaşıyorsa sevgiliğe adım atarsın bitti.
devamını gör...
