aynı hataları tekrarlamak
"ilk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir." demiş dostoyevski.
devamını gör...
hacivat karagöz neden öldürüldü
hiçbir zaman eskimeyecek, değeri bilinmemiş bir filmdir. bir film düşünün ki; ilmek ilmek örülmüş bir senaryoya, kendi mizahi üslubunu yaratacak kadar özgün bir diyaloğa, dekor, kostüm, makyaj kısmında eşi benzeri görülmemiş bir renk cümbüşü sunan sanat yönetimine, üst düzey oyunculuklara, deneysel müziklere sahip olsun ve gişede çakılıp yönetmenine uzun süre film çekemeyecek kadar maddi zorluklar yaşatsın.
senaryosunu levent kazak'ın yazdığı, yönetmenliğini ezel akay'ın üstlendiği, başrolleri haluk bilginer ile beyazıt öztürk'ün paylaştığı ve kadrosunda güven kıraç, ayşen gruda, serdar gökhan, ragıp savaş gibi usta oyunculara yer veren bir filmdir.
senaryosunu levent kazak'ın yazdığı, yönetmenliğini ezel akay'ın üstlendiği, başrolleri haluk bilginer ile beyazıt öztürk'ün paylaştığı ve kadrosunda güven kıraç, ayşen gruda, serdar gökhan, ragıp savaş gibi usta oyunculara yer veren bir filmdir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
atanamamış tarih öğretmeni. şimdi ise otopark gişe çalışanı, vardiya arkadaşım da fransızca öğretmeni. kast sisteminde çürüyüp gidiyoruz işin özü.
devamını gör...
çocukları seviyorum reklamcılığı
bir de bunun başka şekilleri var: kedi seviyorum samimiyetsizliği
çocukları da seviyoruz kedileri de seviyoruz.
millet neye saracağını şaşırmış.
çocukları da seviyoruz kedileri de seviyoruz.
millet neye saracağını şaşırmış.
devamını gör...
uno
bir ekmek markası aynı zamanda. güzel çeşitleri var severek tüketiyorum.
devamını gör...
hayata dair ilginç tespitler
şu an hayatınızın en yaşlı dönemindesiniz ve bir daha asla bu kadar genç olamayacaksınız.
devamını gör...
takipten çıkan takipçi
izmir marşı ile karşılanır..
mehter marşı ile uğurlanır..
mehter marşı ile uğurlanır..
devamını gör...
edebiyat ne işe yarar sorunsalı
normalde şiir, edebiyat ve sanat havas işidir. aslında platon'cu tanım en harika tanımdır kanımca. psukhe'nin içine düştüğü anemnesis'ten* sonra insan sadece doxa'ya ulaşabilir. (bkz: doxa) düştükten sonra gerçekliğin bilgisi olan episteme idealar aleminde kalmıştır. insan bu bilgiyi ancak 'hatırlayabilir' ki, bunun adı (bkz: aletheia)dır. şiir ve sanat aslında episteme'yi hatırlamak isteyen insan için bir hatırlatma aracıdır. hatırlanmayanı hatırlatır, görünmeyeni görünür kılar, bilinmeyeni bildirir. bu tanımı 'şiirin nesir hali' olarak edebiyat için de yapabiliriz.
devamını gör...
yaşından büyük göstermek
annemin kardeşi mi sanmadilar? şöför öğrenci olduğuma mi inanmadi? beni üst sınıf sananlar mi olmadı? neler gördü bu gözler, neler duydu bu kulaklar a dostlar. he işime yarayan noktalar oldu mu? çok ama insan bi üzülmuyor da değil.
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
already.
devamını gör...
kaplumbağa
cheyenne yerlileri tarafından kutsal kabul edilen dünya tatlısı bir canlı türü. *
büyük ruhun yeryüzünün yaratılışında kaplumbağayı kullandığına inanırlar.
derler ki, toprak ana yaratılırken, ona ruhunu büyük ruh üflemiştir.
sonrasında ise büyük ruh elindeki bir parça çamuru, kaplumbağa'nın kabuğunun üzerine bırakmıştır.
kaplumbağa dünyanın yaratılışında bu ağır yükü sırtında taşımış, dağlara, ovalara, kısacası ''doğa ana''ya son şeklini vermiştir.
bu sebepledir ağır hareket edişimiz...
dünyanın yükünü sırtımızda taşımış olmanın verdiği mental yorgunluk, halen üzerimizdedir.
büyük ruhun yeryüzünün yaratılışında kaplumbağayı kullandığına inanırlar.
derler ki, toprak ana yaratılırken, ona ruhunu büyük ruh üflemiştir.
sonrasında ise büyük ruh elindeki bir parça çamuru, kaplumbağa'nın kabuğunun üzerine bırakmıştır.
kaplumbağa dünyanın yaratılışında bu ağır yükü sırtında taşımış, dağlara, ovalara, kısacası ''doğa ana''ya son şeklini vermiştir.
bu sebepledir ağır hareket edişimiz...
dünyanın yükünü sırtımızda taşımış olmanın verdiği mental yorgunluk, halen üzerimizdedir.
devamını gör...
misafirin çok az yemek yemesi üzerine hissettiğim
yemeklerimi beğenmiyordur paranoyası.
devamını gör...
değişken ruh haline sahip olmak
yanlış çağda yaşamanın stresindendir.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
bu ne lan galatasaray kongre salonu gibi herkes yaşlı.
devamını gör...
tatbilir
türk dil kurumunun yabancı bir kelime için uydurduğu kelime. tahmin edebilirsiniz belki, tatmayı seven, tat bilen adama ne denir, tabii ki gurme denir. gurme kelimesi için uydurulmuş ve tdk sözlüğüne girmiş bir kelimedir.
devamını gör...
yazarların yakın gelecekteki hayali
bir an önce ölmek.
devamını gör...
yazarların hayalleri
yaşlandığım zaman geriye baktığımda "istediğim hayatı yaşadım" diyebilmek istiyorum. hayallerimi gerçekleştirmiş, kendimi bulmuş ve onunla mutlu olmuş olmak istiyorum.
devamını gör...
romanizasyon
normalde latin harfleriyle yazılmayan bir dilin* öğrenimi ve okunması kolaylaşsın diye latin harfleriyle yazılması işi ve bunun için getirilen kurallar bütünü.
---
bir de ek bilgi: bizim kültürümüz için tek bir istisnası vardır, osmanlıca.
mesela:
عشق اميش هر نه وار عالمده
علم بر قيل و قال اميش انجق
yukarıda okuduğunuz fuzûlî alıntısının çevirisi şu şekildedir:
aşk imiş her ne var âlemde
ilm bir kîyl-ü kâl imiş ancak
görüldüğü üzere, yaptığımız işe her ne kadar "osmanlıcadan çeviri" desek de*, aslında çevirmeyiz; transkripte ederiz, romanize etmiş oluruz. normalde çeviri tabirinden anlamamız gereken olsa olsa günümüz türkçesiyle anlaşılabilir hâle getirmek olmalıydı. o da şöyle bir şey olurdu:
evrende her ne varsa aşkmış
ilim yalnızca bir dedikodudan ibaretmiş
osmanlıca hakkındaki kötü düşüncelerimi [#237019] hâlâ bütün benliğimle korumakla birlikte, buradan tarihçi meslektaşlarıma sesleniyorum: "ey tarihçiler, kendinize gelin."
---
bir de ek bilgi: bizim kültürümüz için tek bir istisnası vardır, osmanlıca.
mesela:
عشق اميش هر نه وار عالمده
علم بر قيل و قال اميش انجق
yukarıda okuduğunuz fuzûlî alıntısının çevirisi şu şekildedir:
aşk imiş her ne var âlemde
ilm bir kîyl-ü kâl imiş ancak
görüldüğü üzere, yaptığımız işe her ne kadar "osmanlıcadan çeviri" desek de*, aslında çevirmeyiz; transkripte ederiz, romanize etmiş oluruz. normalde çeviri tabirinden anlamamız gereken olsa olsa günümüz türkçesiyle anlaşılabilir hâle getirmek olmalıydı. o da şöyle bir şey olurdu:
evrende her ne varsa aşkmış
ilim yalnızca bir dedikodudan ibaretmiş
osmanlıca hakkındaki kötü düşüncelerimi [#237019] hâlâ bütün benliğimle korumakla birlikte, buradan tarihçi meslektaşlarıma sesleniyorum: "ey tarihçiler, kendinize gelin."
devamını gör...

