çok normal bir şey nüfusun öyle veya böyle eğitim düzeyi arttıkça doğurganlık azalır.
devamını gör...

zeka gerisi ergen işi. hayatını bu şekilde idame ettirecek olması gayet düşündürücü. kul hakkı bonusları toplanıyor. gerisi allahu alem.
devamını gör...

her insan şiir yazamaz. her insanın mürekkebinden anlamlı sözler damlayamaz. yaşanmışlıklarınız olmalı. mutlu olduğunuz, ağladığınız, kızdığınız, kırıldığınız anlar. ondan sonra bu duygularınızı iyi ifade edebilmelisiniz, ki sanırım bu yetenek işi oluyor. yani kelimelerle dans etmeniz gerek. bu her babayiğidin harcı değil.
devamını gör...

biz bunlarla büyüdük diye değil gerçekten çok güzellerdi dimi ama. çok güzel bir akşam yaşattınız hepiniz, var olun sevgili yazarlar.
devamını gör...

dün gece bety hanım taarruza geçtiğinden bu gece yavrucakları odalara kapadık. tabi başlarınada bir asker diktik.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
canım asker cokcok bu görev için biçilmiş kaftan.
hiç uykusu muykusu gelmedi kesinlikle.
alın kanıt.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
burada 'yiiiieeeyyyttt anamı kesen ben babamı kıtır kıtır doğrayan ben var mı ulenn benim ciciklerime yan bakan' diyor.

kadırgalı cokcok kıvamında geziyor evin içinde. fesi, omzuna attığı ceketi ve pıççağğ eksik. hep miiuuvv miiaavvv moouvv maauuvv diyerek onları işaret ediyor.

aldım odalarına gezdi yanlarında kokladı biraz derken papağan bey tısladı ve oğlum kaçacak yer aradı. şu çocuğun kalbini kıran kırana yahu. o kocaman cüssenin içinde pammııkk gibi bir kalp var.

kimi sevse öteliyor kendisini. pek sevgi dolu benim dinazorum ama işte diğer canlılar bu durumu henüz kanıksayamadı. olan hep benim pıtırcık yüreklime oluyor.

herkeslere iyi, tatlı, güzel geceler...
kalbinizin ışığı yarınınızı aydınlatsın.
sevgiler...
devamını gör...

lise.
din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmeni:
-kimler oruç tutuyor?
eller havaya kalkar.
arka sırada sınıfın en haylazından ses gelir:
-kimler kafir?
ne saçma değil mi?
nitekim öğretmen yaptığı hatanın farkına varır:
-ne biçim konuşuyorsun öyle. tuttuğun oruçla mı övünüyorsun?
ah hocam, o soru niye soruldu o zaman. çocuk öyle bir tehlikeli ki, hoca bir gazı verse etrafa güzel selamlar çakacak, öyle berbat bir cinsten. ama dedim ya hoca yine de insan evladıydı bir şekilde kapattı mevzuyu. tam tersi olsaydı neler olurdu bir düşünün?
çocuğun oruç tutmayanlara karşı nefretini de biliyorduk zaten iyice tescillemiş olduk.

sonunu nereye bağlayacağım: veli toplantısı olur, din kültürü öğretmeni beni örnek öğrenci seçer, anneme teşekkürler eder. ne güzel evlat yetiştirmişsinizler söylenir. bunlar söylenmez değil mi dostlar ama ben söyleyeceğim, söylenmeli de. yeri gelir bu çocuk dualarda takılır, oruçları tutmaz ama din ögretmeni tarafından 'güzel yetiştirilmiş çocuk' olarak lanse edilir. kafirci çocuğun annesi ise veli toplantısını ağlayarak terk eder. ve belki de ben nerede yanlış yaptım der. halbuki oruçlar, namazlar tamdı ama bir düşünün acaba yanlış neredeydi?
sevgi emekti demek istedim sonunda çünkü nefret duygusu ölmeden, başkalarının canını yakarak yapılan ibadet sadece addır. yürekten, sevgiyle yapabilenlere de helal olsun diyorum. bizim sorunumuz yobazlarladır bunu da belirtelim.
devamını gör...

ilkokul çocuklarının yazdığı şiirlere benzer köşe yazıları yazan gazetecidir.

siyasi duruşundan bağımsız olarak değerlendirildiğinde kayda değer bir yanı yoktur. atatürkçü köşe yazarı eksikliği olduğu bir dönemde bu eksikliği kapatmak için fırsat yakalamış tuhaf bir adamdır.

hükümete muhalefet eden herkesi baş tacı etmenin mantıksızlığının somut bir örneğidir. hükümeti eleştirmek bir marifet değildir, yanlış gördüğünü söyleyebilmek bir yetenek değildir. onu ben de buradaki birçok yazar da yapıyor, hatta bu sözlükte okuduğum birçok yazar bu gazeteciden çok daha iyi yapıyor bu işi.

köşe yazılarına baktığım zaman gördüğüm 4 sözcük ve bolca üç noktadan oluşan yazılardan ibaret. birçok insanın düşündüğü gibi de zekice yazılmış yazılar değil bunlar ama bir dönem sosyal medyada “ yılmaz özdil’in yeni yazısı” pohpohlaması ile popülerliği arttı nedense. kafa sözlükte yazar olsa çok da ciddiye alınmazdı mesela.

kısa ve öz yazmak elbette ki eleştirilecek bir şey değil, kimsenin üslubuna laf etmek tarzım değildir ancak yazdıklarının içinde akılda kalan bir tane vurucu cümle de mi olmaz?

zamanında mümtaz soysal bir köşe yazısı yazar, yazının başlığı “ bulutsuzluk özlemi”dir ve bu isim yıllarca başarı ile müzik yapan bir gruba isim babası olur. yanlış hatırlamıyorsam islam çupi bir milli maçtan sonra bir köşe yazısı yazar, yazının başlığı “ ne hakla?”dır ve o kadar çok şey anlatır ki. cumhuriyet gazetesinde çetin altan bir yazısında “ işkencecilerimi affettim” diye bir yazı yazar ve yazının her yerinden kalite akar, ece temelkuran’ın her yazısı edebi bir eser gibi işlenmiştir mesela. özgür mumcu babadan miras bir yetenekle okunmaya değer yazılar yazar ama kimse muhteşem “ mustafa kemal” kitabı ile şov yapan özdil kadar ses getiremez.

tuhaftır insanlarımız. muhalefeti destekleyen de iktidarı destekleyen de yetenekleri göz ardı ederek kendi duymak istediğini söyleyeni baş tacı ediyor.
devamını gör...

dördüncü boyut olarak kabul ettiğimiz zaman içerisinde ileri ya da geriye doğru hareket etmeyi sağlayan kurgusal araç.

kurgusal desem de, büyük hadron çarpıştırıcısı aslında bir çeşit zaman makinesi. bu makine içerisinde parçacıklar, ışık hızının yaklaşık % 99.999999 oranına kadar hızlandırılabiliyor. bu bir anlamda anlık olarak geleceğe yolculuk yapan parçacıklar demek.

bu arada, bazı fizikçilerin gerçek bir zaman makinesi yapılabileceğine olan inancı sürüyor. fizikte bir şeyin matematiksel olarak ispatlanması gerekir önce. matematik herhangi bir şeyin olmasının mümkün olduğunu söylüyorsa o şey genellikle yapılabilir demektir. matematik, zamanda yolculuk için herhangi bir engel olmadığını gösteriyor. bu da zaman kavramını belki de bizim çok yanlış anlıyor olduğumuz gerçeğini çıkarıyor ortaya.
devamını gör...

christopher'ın bazen geceleri bazen de gündüzleri gördüğü bir rüyası var ve bu rüya gündüz görülüyorsa buna hayal deniyor.
rüyada bütün insanlık bir virüse yakalanıyor. ve virüs sadece bir insanın yüzüne bakarak bulaşıyor bu yüzden oldukça bulaşıcı. virüse yakalan kişiler bazı rüyalarda koltuklarından kalkamıyor ve de orada yemeden, içmeden durdukları için ölüyorlar. bazen de virüs onları yüksek bir yerden atlamaya ya da suya girip boğulmaya zorluyor, böylelikle hiçbir ceset de kalmamış oluyor. *
virüs tüm dünyaya yayıldıktan sonra geriye kimsenin yüzüne bakmayan ya da baktıklarında şu şekilleri anlamayan insanlar kalıyor:? ? ? ?
ve bu insanların hepsi christopher gibi özel kişiler.
ve bu rüyada christopher çok mutlu * çünkü istediği her yere gidebilir ve bu esnada kimse onunla konuşmaz ya da dokunmak zorunda kalmaz, kimsenin sorularını yanıtlamak zorunda kalmaz ve de hiçbir yere * gitme zorunluluğu yoktur. evinde kalıp istediği yemekleri * yer ve kimse ona karışmaz. istediği kadar video oynayabilir ya da başkalarına rahatsızlık veren sesleri * çıkarabilir.
rüyadaki hayat stabil, karmaşadan-kalabalıktan uzak ve anlayabildiği bir hayattır ve bu christopher'ı mutlu eder. gerçek hayat mı? o biraz daha zor. çoğu zaman insanların kurduğu karmaşık cümleleri ve de ardındaki metoforları anlamak onun için oldukça karmaşık. o matematik gibi kesin olan ve bir bilgisayarda olduğu gibi zihninde belirebilen şeyler ile rahat ediyor. var olmayan şeylere * inanan insanları anlayamıyor ve ölüm ona göre kötü bir şey değil çünkü yıllar içinde vücudumuzun parçaları çimlerde, ağaçlarda oradan da tekrar başka hayvanlarda hayat bulabilir.
ve "süper iyi günler" christopher'ın gözlerinden kendi yazdığı bir polisiye romanla bizlere aktarılır.
kurgu bir çocuğun dilinden anlatıldığı için oldukça sade ve yalın * ama asla sıkıcı değil. bir filmi bile sıkılıp en az iki ara verip izlediğim şu günlerde kitabı iki oturuşta bitirdiğimi ve okumanın benim için oldukça keyifli olduğunu söylemeliyim.
ve kendime çıkardığım bir ders karşındaki özel bir insan olmasa bile daha basit kelimeler kullan. çünkü önemli olan afilli cümleler kurmak değil, karşındakine aktarabilmek.
son söz art arda beş kırmızı araba görmeseniz bile yalnızca iyi ve süper iyi günleriniz olsun. okuyun, pişman olmayacaksınız.
en son söz : gaunter o'dimm teşekkür ederim öneri için.
devamını gör...

ülkemizin ekonomik durumunu gözler önüne seren durumdur.

bu durum vatandaşın değil itibardan tasarruf olmaz diyenlerin suçudur.

türkiye, dünyanın en bereketli topraklarına sahip olan anadolu coğrafyasında bulunmaktadır.

meyvelerin ve sebzelerin en güzel yetişeceği topraktır anadolu toprakları...

sadece meyve ve sebze üzerine çalışsak bile hem kendimize hem de dünyanın her ülkesine yetecek kadar meyve ve sebze üretebiliriz.

sadece yumurta üzerine çalışsak bile hem kendimize hem de dünyanın her ülkesine yetecek kadar yumurta üretebiliriz.

ama biz üretimi ve kalkınmayı değil, ihracatı tercih ettik.

verimli topraklara sahip olmayan rusya bile domates üretmeye başladı.

biz ise verimli topraklarımıza rağmen hala ithal etmeye devam ediyoruz.

beğenmediğimiz suriye bize patates satıyor.

bu toprakların taşında bile patates yetişir yahu.
devamını gör...

öyle bir özellik olduğunu bile bilmiyorum. ama niye kapatayım canım? zaten kafa sözlüğe girince mutlu olma sebeplerimin basında geliyor. beğeni olmayınca da bir üzüntü geliyor. öyle işte.
devamını gör...

reuters'in son dakika haberine göre suudi arabistanın başkenti riyad da büyük bir patlama meydana gelmiş.

füze saldırısı olduğu detaylar arasında.
kaynak
devamını gör...

her gördüğümde girdiğim başlık. sinirlerim bozuluyor yazılan her programı merak edip indirip deniyorum.
yaz kardeşim onu da indireceğim.
devamını gör...

karşısındaki insanın düşüncesine saygı duymak yerine onu manipüle edip fikrini değiştirmeye çalışması.
devamını gör...

'güz' insanıdır...*
nereden anladım?
tabii ki tanımlarından...
eylül seviyor, şarap seviyor, şiir seviyor...
az yazıyor, öz yazıyor...
öz yazmaya devam etmeli midir bilemiyorum fakat çok yazmaya bir an önce başlamalıdır...*
devamını gör...

anne'anneler ve babannelerin izlediği sıfır oyunculuk ve kötü senaryo barındıran "yemin ve emanet" dizilerini lütfen bitirin diyeceğim başlıktır.
devamını gör...

ülkeyi yönetmekte olan akp’nin son icraatıdır.
konu ile ilgili açıklama şöyle yapılmış : “inisiyatif bir irade ortaya çıktıktan sonra, öncelikle bilim kurulu kurulacak. ardından siyasi olarak ak parti ve cumhur ittifakı hukukçu kurmayları bu çalışmanın içeriğiyle bir araya gelecek. taslak metin kamuoyuna ve diğer siyasi partilere teklif edilecek. son olarak parlamento süreci işletilecek”
bir de işe gazi mustafa kemal atatürk karıştırılmış : “bu anayasanın ismi ‘yeniden kuruluş anayasası’ olacak. çünkü gazi mustafa kemal, izmir iktisat kongresi’nde yaptığı bir konuşmada, ‘arkadaşlar ülkemizi düşman işgalinden kurtardık, topraklarımızdaki işgali sonlandırdık. ancak aynı istiklal mücadelesini ekonomide, diplomaside, hukukta, sağlıkta, havacılıkta, üretimde ve ihracatta her alanda gerçekleştirmeliyiz’ diyor.” anlayan beri gelsin.
gerçekten bu zihniyeti anlamak mümkün değil. ülke birileri tarafından işgal altında mı? neyi kimden kurutacaklar bunlar? zaten körler sağırlar misali kendi oluşturacakları bir bilim kurulu bütün çalışmayı yapacak olan. kamuoyuna ve siyasi partilere de biz bunu yaptık alın bakın diyecekler .
ülke gerçekten emsali görülmemiş bir hıyanet içinde arkadaşlar.
www.demokrathaber.org/siyas...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buraya bile yağıyorsa bu sistem tamamdır benim için.
lokasyon: acıbadem
devamını gör...

empati kabiliyetine sahip araştırmacı ve mantıklı olan insandır.
devamını gör...

yazık bir gecede cahil kalacaklar, üzüldüm doğrusu*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim