yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
5-d sınıfından berke'nin yolda bulduğu monami kutusuna dandik pastel boya koyması.
devamını gör...
vejetaryen olmaya çalışanlara tavsiyeler
yaklaşık dört yıldır bu beslenme yöntemini benimsedim. besin değerleri konusu zaten araştırılarak bulunur. ben biraz yarattığı toplumsal sorunlar üzerinden tavsiye vermek isterim. toplumsal dediğim, arkadaş, aile, eş dost etkileşimleri. şimdiden söyleyeyim bunlar aşılması kolay problemlerdir. yeter ki siz bu kararı almanız konusunda kendinizi ikna edin. vejetaryenlik gerçekten kolaydır.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
devamını gör...
şeyhim beni ışınla
murat menteş'e ait olan kaan boşnak'ın harika yorumladığı bir şiirdir.
şeyhim beni ışınla
şeyhim beni 70’lere ışınla,
3 milyar saniyem bitmeden önce
sonsuzluğu bükeyim, kalan ömrümce.
tasavvuf strese iyi geliyor bence.
bir fırt ab-ı hayat versene şeyhim
dindirsin faniliğin hararetini.
bitsin mutat prova, deney, tatbikat;
ecel formalitesi, azap rutini.
şeyhim nedir bütün bu illüzyonlar seraplar?
aşk üçgeni, meşk dairesi, kudret karesi,
zeval kulvarındaki zırhlı araçlar?
şimdi yani tam şu an kaderde ne var?
şeyhim adım kara listede, aha!
görünmüyor hicret rotasındaki vaha
açamam, açamazsın, açılmaz şeyhim,
sıfırın ortasına bir delik daha.
şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti
yaş kırk oldu kırklara karışamadım
ben defterden sildim ölümsüzlüğü
şeyhim kainata alışamadım.
şeyhim beni ışınla
şeyhim beni 70’lere ışınla,
3 milyar saniyem bitmeden önce
sonsuzluğu bükeyim, kalan ömrümce.
tasavvuf strese iyi geliyor bence.
bir fırt ab-ı hayat versene şeyhim
dindirsin faniliğin hararetini.
bitsin mutat prova, deney, tatbikat;
ecel formalitesi, azap rutini.
şeyhim nedir bütün bu illüzyonlar seraplar?
aşk üçgeni, meşk dairesi, kudret karesi,
zeval kulvarındaki zırhlı araçlar?
şimdi yani tam şu an kaderde ne var?
şeyhim adım kara listede, aha!
görünmüyor hicret rotasındaki vaha
açamam, açamazsın, açılmaz şeyhim,
sıfırın ortasına bir delik daha.
şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti
yaş kırk oldu kırklara karışamadım
ben defterden sildim ölümsüzlüğü
şeyhim kainata alışamadım.
devamını gör...
film önerileri
film önerisi diye filmin adını yazmak yerine, kim hangi filmi neden önerdiğini yazarsa bence daha anlamlı olur. misal ben en son the hunted filmini izledim.
benicio del toro oynuyor. bu adamın filmlerini seviyorum. filmin konusuna gelirsek, tanrı ibrahim'e diyor ki oğlunu benim için kurban et. ibrahim de oğlunu kurban edecekken tanrı ona kurban etmesi için bir koç yolluyor.
film bu anlatı ile başlıyor. filmin ana teması bu ama film aslında aksiyon filmi. özel kuvvetlerde görevli bir asker post travmatik stres bozukluğu yaşıyor. herkesi öldürmeye başlıyor.
1 adam herkese karşı filmlerinden biri ama fark şu. silahla değil bıçakla savaşan bir asker bu.
benicio del toro oynuyor. bu adamın filmlerini seviyorum. filmin konusuna gelirsek, tanrı ibrahim'e diyor ki oğlunu benim için kurban et. ibrahim de oğlunu kurban edecekken tanrı ona kurban etmesi için bir koç yolluyor.
film bu anlatı ile başlıyor. filmin ana teması bu ama film aslında aksiyon filmi. özel kuvvetlerde görevli bir asker post travmatik stres bozukluğu yaşıyor. herkesi öldürmeye başlıyor.
1 adam herkese karşı filmlerinden biri ama fark şu. silahla değil bıçakla savaşan bir asker bu.
devamını gör...
annelerin garip huyları
sevmediğim ve umrumda olmayan kişilerin ne yaptığını anlatması.başkası olsa derisini yüzerim ama anne olunca akan sular duruyor.
devamını gör...
bandırma vapuru
sunay akın'ın ağzından umudu taşıyan vapur...
"bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. mücadeleden yılmak yok, tamam mı?"
mustafa kemal atatürk
"bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. mücadeleden yılmak yok, tamam mı?"
mustafa kemal atatürk
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
maksim gorki - benim üniversitelerim.
devamını gör...
çat
sözlükte "katı, sert bir nesneden kırılırken çıkan ses ya da böyle iki nesne birbirine çarptığında çıkan ses." anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
kanarya adaları ismini düşünüldüğü gibi kuşlardan almaz. köpek türü olan "(bkz: perro de preso canario)"den alır.
devamını gör...
erkek tacizine uğramamak için erkek taklidi yapmak
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
uzun bir aradan sonra bir araya geldiğimiz küçük kurbağa'dan enstantane diyaloglar.
birlikte oturmuş çekirdeklerimizi çitleyip "kahramanlık sırası bizde" adlı çocuk süper kahraman filmini izlerken dönüp
-teyze, çocukların tapusuna ne deniyordu?
-nasıl yani çocukların tapusu mu var?
-hani ona kim bakıyorsa ona vekalet mi ne veriyorlar ya onu diyorum.
kahkahalar eşliğinde açıklıyorum. çocukların tapusu olmaz, ona bakan kişiyi ifade etmek için o tabir, adı da velayet diye. sonrasında da bir soru daha geliyor.
- niye hep velayet anneye veriliyor peki, babalar çocuğuna bakamaz mı?
buradan sonrası komik değil tabii. cinsiyetçi yetişmesin diye uygun kelimeler ile bebeğin küçükken anneye daha çok ihtiyacı olduğundan dem verip kapatıyorum konuyu.
filmi biraz daha izliyoruz. dikkatini çok uzun süre bir şeyde tutamadığından tekrar dönüyor.
-teyziskom sana bir soru daha. 15 kere 30 kaç eder?
-450
- vavv tebrikler. (kahkaha atıyor ve devam ediyor) ama ben doğru cevabı bilmiyorum ki. sadece ona kadar çarpmayı öğrendim.
birlikte oturmuş çekirdeklerimizi çitleyip "kahramanlık sırası bizde" adlı çocuk süper kahraman filmini izlerken dönüp
-teyze, çocukların tapusuna ne deniyordu?
-nasıl yani çocukların tapusu mu var?
-hani ona kim bakıyorsa ona vekalet mi ne veriyorlar ya onu diyorum.
kahkahalar eşliğinde açıklıyorum. çocukların tapusu olmaz, ona bakan kişiyi ifade etmek için o tabir, adı da velayet diye. sonrasında da bir soru daha geliyor.
- niye hep velayet anneye veriliyor peki, babalar çocuğuna bakamaz mı?
buradan sonrası komik değil tabii. cinsiyetçi yetişmesin diye uygun kelimeler ile bebeğin küçükken anneye daha çok ihtiyacı olduğundan dem verip kapatıyorum konuyu.
filmi biraz daha izliyoruz. dikkatini çok uzun süre bir şeyde tutamadığından tekrar dönüyor.
-teyziskom sana bir soru daha. 15 kere 30 kaç eder?
-450
- vavv tebrikler. (kahkaha atıyor ve devam ediyor) ama ben doğru cevabı bilmiyorum ki. sadece ona kadar çarpmayı öğrendim.
devamını gör...
normal sözlük'ü çağrıştıran kelimeler
portakal.
devamını gör...
exxen yapımı bu benim masalım'ın ilk fragmanının yayınlanması
görüntü zehirlenmesi geçirten olay. ...ülkesinde kıytırık reality show karakteri yıldız olur en gereksiz şarkıcısı da başrol oynar zaten, işin şaşırtan kısmı bu olayın bağımsız bir platformda gerçekleşiyor olması.*
devamını gör...
güne bir söz bırak
saksıdaki çiçeği seviyorsunuz fakat kaldırımdakinin üstüne basıp geçiyorsunuz.
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
sizin çevrenizdeki kadınların espri yapamaması tüm kadınların espri yapamadığı anlamına gelmez.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
yazılanları beğenmeme seçeneği de olmalı. fakat beğenenler ve beğenmeyenler bilinmemeli. favorilemek aynen kalabilir. o ayrı bir durum. beğenmek anlamına gelmez.
ayrıca düzenlenmiş entry'lerde eski entry'ler görünmemeli. örnek bu entry; bir imla hatası yaptım ve düzenledim. eski entry'nin görünmesi imla kuralı açısından okuyucuyu etkilemese bile yine de entry'de anlam karmaşası olabilir ve yazar bunu düzeltmiştir. yeni hali girilmiş olan eski entry'nin okunması okuyucuyu yanlış yönlendirebilir. son yazılanın esas olması ve yazara bu konuda alan açılması gerekir. ayrıca şu da var; belki de bu durumu sadece yazarlar görmüyorlardır. sözlüğe üye olmayan okurlar da görüyor olabilirler; ben denemedim; -ki yazarlar da aslında aynı zamanda okurlardır. bu durum çokomelli değil. bizzat önemli.
ayrıca düzenlenmiş entry'lerde eski entry'ler görünmemeli. örnek bu entry; bir imla hatası yaptım ve düzenledim. eski entry'nin görünmesi imla kuralı açısından okuyucuyu etkilemese bile yine de entry'de anlam karmaşası olabilir ve yazar bunu düzeltmiştir. yeni hali girilmiş olan eski entry'nin okunması okuyucuyu yanlış yönlendirebilir. son yazılanın esas olması ve yazara bu konuda alan açılması gerekir. ayrıca şu da var; belki de bu durumu sadece yazarlar görmüyorlardır. sözlüğe üye olmayan okurlar da görüyor olabilirler; ben denemedim; -ki yazarlar da aslında aynı zamanda okurlardır. bu durum çokomelli değil. bizzat önemli.
devamını gör...




