iki çeşit insan vardır
bu dünyada iki tür insan var: biri konuşan tür, diğeri de yapan tür. insanların çoğu sadece konuşur, tek yaptıkları budur. ama sözün bittiği noktada dünyayı değiştiren yapanlardır. yaparen bizi de değiştirirler, bu yüzden de onları asla unutmayız. siz hangisisiniz? sadece konuşuyor musunuz yoksa yerinizden kalkıp bir şeyler yapıyor musunuz? çünkü inanın bana geri kalan ne varsa kahve dedikodusundan başka bir şey değil.
(bkz: şehrin azizleri)
(bkz: şehrin azizleri)
devamını gör...
ruhi su
bağlaması ve bas bariton sesiyle sosyalist türküler söyleyen özgün müzik sanatçısı. siyasi görüşünden dolayı zamanında devlet operasından kovulmuş, gene siyasi görüşünden dolayı yıllarca hapiste çürütülmüş.
devamını gör...
140journos
fetöcü ali babacan'dan sonra terörist selahattin demirtaş'ı güzellemekte olan propaganda kanalı
coğrafya kader isimli videosuyla propaganda yapmaktadır.
türkiye cumhuriyeti gençlerini hedef alıyorlar. hdp, pkk-kck yapılanması için siyasi bir kazanımdır. hdp'den asla vazgeçemezler.
coğrafya kader mi?
yukarıdaki video pkk-kck yapılanması hakkında detaylı bilgi vermektedir. teşekkürler (bkz: erlik)
edit: erlik, söz konusu propaganda videosunu detaylı bir şekilde şu youtube yayınında anlatıyor. 140journos kanalının propaganda tekniklerini kullanarak izleyiciyi manipüle ettiğini çok açık bir şekilde anlatmış.
coğrafya kader isimli videosuyla propaganda yapmaktadır.
türkiye cumhuriyeti gençlerini hedef alıyorlar. hdp, pkk-kck yapılanması için siyasi bir kazanımdır. hdp'den asla vazgeçemezler.
coğrafya kader mi?
yukarıdaki video pkk-kck yapılanması hakkında detaylı bilgi vermektedir. teşekkürler (bkz: erlik)
edit: erlik, söz konusu propaganda videosunu detaylı bir şekilde şu youtube yayınında anlatıyor. 140journos kanalının propaganda tekniklerini kullanarak izleyiciyi manipüle ettiğini çok açık bir şekilde anlatmış.
devamını gör...
triangle
*christopher smith'in yönetmen koltuğunda oturduğu 2009 yapımı korku/gerilim filmidir. başrol melissa george iken liam hemsworth, michael dorman, rachel carpani, emma lung ve henry nixon başrole eşlik eder.
jess isimli başrolümüz, tommy adındaki engelli oğluyla birlikte yaşamaktadır. pek kolay bir hayatı yoktur ancak arkadaşlarıyla birlikte çıkacağı bir tekne gezisi onun zor günleri için kendisine iyi gelecektir. victor, greg, sally, downey ve heather'ın bulunduğu arkadaş grubuyla birlikte denize açılırlar. ancak aralarından victor, jess'de bir gariplik olduğunu sezer. tabii ki jess ile diğerlerine kıyasla daha yakın olan greg bu durumu umursamaz. tekne gezintilerine sakince devam ettikleri sırada, birden bire rüzgârın kesildiğini fark ederler. motoru da durdurdukları için tekne denizin ortasında öylece kalır. ancak ileriden gelen gri bulutlar bir fırtınanın habercisidir. tam o sırada telsizden bir çağrı alırlar. bu çağrı,bir kadın tarafından istenilen yardım çağrısıdır. ancak ses kesildiği için bir şey anlaşılmamıştır. zaten bu arkadaş grubu yaşanan fırtına ile birlikte bunu düşüncek değildir.
fırtına, gemiyi alabora etmiştir ve heather hariç tüm arkadaş grubu öylece ortalıkta kalmıştır. tam o anda, ileriden yardımlarına yetişen büyük bir gemi yaklaşır. yardım istediklerini belirterek gemiye girerler ancak içeride kimse yoktur. bir süre öylece bakınırlar. aynı zamanda heather'ın da burada olabileceğini düşünürler fakat heather'ı bırak, tek bir insan bile görünmez. tüm bunların tuhaf olduğunun farkında olan aslında jess'dir. buraya daha önce gelmiş gibi hissettiğinden bahseder ama bu greg için mantıklı değildir. tam tartıştıkları sırada bir tablo görürler. bu, sisyphos'un tablosudur.
sisyphos, sonsuza kadar bir kayayı tepeden yuvarlamakla cezalandırılmıştır. bu kayayı tepeye tam çıkaracakken kaya ile birlikte aşağı doğru sürüklenecektir. bu bir döngüdür ve sisyphos'un cezasıdır. bu tablo ve hikâye arkadaş grubunun dikkatini çekse de oyalanmamaları gerektiğini düşünerek yollarına devam ederler. artık olaylar sarpa sarmaktadır. herkes ayrı bir yere ayrılır ve jess gemide birinin olduğunu fark eder. ancak kimseyi bulamadığı gibi arkadaş grubundan victor yara alır, greg öldürülür. tüm gözler jess'e döner çünkü greg ölmeden önce kendisini vuranın jess olduğunu söyler. o andan sonra geriye kalan downey, sally ve jess de peşlerindeki silahlı biri yüzünden kaçmak zorunda kalır. ancak ne sally ne de downey hayatta kalmayı başarabilir.
jess tek başına kaldıktan sonra silahla teknede gezinen kişinin peşinden geldiğini fark eder. onunla bir arbede yaşadıktan sonra kendisini kurtarır ancak bu kişi ölmeden önce jess'e, "eve gitmek için onları öldürmek zorundasın." der. bunun üzerine jess hiçbir şey anlayamaz ama tam o anda, tıpkı biraz önce kendisinin arkadaşlarıyla bu gemiden yardım istediği gibi ileriden gelen arkadaşlarını ve kendisini görür. arkadaşları gemiye bindikten sonra onları uyarmaya çalışır ama kimse ona kulak asmaz. aynı şeyler bir döngü olarak yeniden yaşandığında, jess arkadaşlarını öldürmeye çalışananın kendisi olduğunu anlar. kendini bu durumdan kurtarmak için arkadaşlarını korumaya çalışır ancak yaptığı tek şey döngünün içindeki küçük bölümleri değiştirmektir. yaşanan şeyin sonucu değişmeyeceğini anladıktan sonra, sonuca varmak için arkadaşlarını öldürür. kendisi ile bir arbede yaşayıp denizden atıldıktan sonra kendini evinde bulur. eve girmeden önce içeriden gördüğü manzara, kendisinin çocuğunu azarladığını ve bağırdığı bir andan ibarettir. jess kendini tutamayarak evdeki kendisini öldürür ve oğluyla birlikte evinden kaçar. ancak yolda bir kaza yapar ve öldürdüğü benliğini ve oğlunu yerde ölü halde görürken öylece izler. arkasından bir taksi sürücüsü yaklaşır ve hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini, ama onu istediği yere götürebileceğini söyler. fakat jess hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayamamıştır, tıpkı sisyphos'un kayayı tepeye çıkarmaya çalışması gibi; kendini ve oğlunu kurtarmak adına taksiciyle birlikte sahile, arkadaşlarının planladığı tekne gezintisine katılır.
jess isimli başrolümüz, tommy adındaki engelli oğluyla birlikte yaşamaktadır. pek kolay bir hayatı yoktur ancak arkadaşlarıyla birlikte çıkacağı bir tekne gezisi onun zor günleri için kendisine iyi gelecektir. victor, greg, sally, downey ve heather'ın bulunduğu arkadaş grubuyla birlikte denize açılırlar. ancak aralarından victor, jess'de bir gariplik olduğunu sezer. tabii ki jess ile diğerlerine kıyasla daha yakın olan greg bu durumu umursamaz. tekne gezintilerine sakince devam ettikleri sırada, birden bire rüzgârın kesildiğini fark ederler. motoru da durdurdukları için tekne denizin ortasında öylece kalır. ancak ileriden gelen gri bulutlar bir fırtınanın habercisidir. tam o sırada telsizden bir çağrı alırlar. bu çağrı,bir kadın tarafından istenilen yardım çağrısıdır. ancak ses kesildiği için bir şey anlaşılmamıştır. zaten bu arkadaş grubu yaşanan fırtına ile birlikte bunu düşüncek değildir.
fırtına, gemiyi alabora etmiştir ve heather hariç tüm arkadaş grubu öylece ortalıkta kalmıştır. tam o anda, ileriden yardımlarına yetişen büyük bir gemi yaklaşır. yardım istediklerini belirterek gemiye girerler ancak içeride kimse yoktur. bir süre öylece bakınırlar. aynı zamanda heather'ın da burada olabileceğini düşünürler fakat heather'ı bırak, tek bir insan bile görünmez. tüm bunların tuhaf olduğunun farkında olan aslında jess'dir. buraya daha önce gelmiş gibi hissettiğinden bahseder ama bu greg için mantıklı değildir. tam tartıştıkları sırada bir tablo görürler. bu, sisyphos'un tablosudur.
sisyphos, sonsuza kadar bir kayayı tepeden yuvarlamakla cezalandırılmıştır. bu kayayı tepeye tam çıkaracakken kaya ile birlikte aşağı doğru sürüklenecektir. bu bir döngüdür ve sisyphos'un cezasıdır. bu tablo ve hikâye arkadaş grubunun dikkatini çekse de oyalanmamaları gerektiğini düşünerek yollarına devam ederler. artık olaylar sarpa sarmaktadır. herkes ayrı bir yere ayrılır ve jess gemide birinin olduğunu fark eder. ancak kimseyi bulamadığı gibi arkadaş grubundan victor yara alır, greg öldürülür. tüm gözler jess'e döner çünkü greg ölmeden önce kendisini vuranın jess olduğunu söyler. o andan sonra geriye kalan downey, sally ve jess de peşlerindeki silahlı biri yüzünden kaçmak zorunda kalır. ancak ne sally ne de downey hayatta kalmayı başarabilir.
jess tek başına kaldıktan sonra silahla teknede gezinen kişinin peşinden geldiğini fark eder. onunla bir arbede yaşadıktan sonra kendisini kurtarır ancak bu kişi ölmeden önce jess'e, "eve gitmek için onları öldürmek zorundasın." der. bunun üzerine jess hiçbir şey anlayamaz ama tam o anda, tıpkı biraz önce kendisinin arkadaşlarıyla bu gemiden yardım istediği gibi ileriden gelen arkadaşlarını ve kendisini görür. arkadaşları gemiye bindikten sonra onları uyarmaya çalışır ama kimse ona kulak asmaz. aynı şeyler bir döngü olarak yeniden yaşandığında, jess arkadaşlarını öldürmeye çalışananın kendisi olduğunu anlar. kendini bu durumdan kurtarmak için arkadaşlarını korumaya çalışır ancak yaptığı tek şey döngünün içindeki küçük bölümleri değiştirmektir. yaşanan şeyin sonucu değişmeyeceğini anladıktan sonra, sonuca varmak için arkadaşlarını öldürür. kendisi ile bir arbede yaşayıp denizden atıldıktan sonra kendini evinde bulur. eve girmeden önce içeriden gördüğü manzara, kendisinin çocuğunu azarladığını ve bağırdığı bir andan ibarettir. jess kendini tutamayarak evdeki kendisini öldürür ve oğluyla birlikte evinden kaçar. ancak yolda bir kaza yapar ve öldürdüğü benliğini ve oğlunu yerde ölü halde görürken öylece izler. arkasından bir taksi sürücüsü yaklaşır ve hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini, ama onu istediği yere götürebileceğini söyler. fakat jess hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayamamıştır, tıpkı sisyphos'un kayayı tepeye çıkarmaya çalışması gibi; kendini ve oğlunu kurtarmak adına taksiciyle birlikte sahile, arkadaşlarının planladığı tekne gezintisine katılır.
devamını gör...
kiloda artış fark edildiğinde yapılan ilk şey
yemeği az yemek, kilo aldıran kalorili şeylerden uzak durmak en azından bir süre.
akşam 7-8 den sonra yemek yememe gibi çeşitli aktivitelerdir.
akşam 7-8 den sonra yemek yememe gibi çeşitli aktivitelerdir.
devamını gör...
şıpsevdi
çilek-muz ve portakal-ananas olarak iki çeşidini bildiğim şekerli sakız. kokusu bile insanı çiğnemeye teşvik ediyordu, sonuç olarak da çeneyi fena yoruyordu.
devamını gör...
sevgilisi olmayan bireylerin yaptıkları
kendinizi geliştirin. kütüphanenizde okunmadık kitap, listenizde izlenmedik film bırakmayın. araştırın, belgesel izleyin.
kendinize bir sevgilinin katamayacağı şeyleri katın dediğim başlıktır.
kendinize bir sevgilinin katamayacağı şeyleri katın dediğim başlıktır.
devamını gör...
yazarların olmak istediği şiir
bize kâfir demiş müftî efendi,
tutayım ben ana diyem müselmân,
vardıkda yarın rûz-i cezâ’ya,
ikimiz de çıkarız anda yalan!”
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
devamını gör...
sevgiliyle ciddi bir şekilde tartışırken akla beter ali'nin şugarke mage kako şarkısının gelmesi
(bkz: yaman mizahşörsün delikanlı)
devamını gör...
aşı yaptırırsanız eş cinsel olursunuz
aşı için beni motive eden bir uyarı oldu.
denemek gerek.
denemek gerek.
devamını gör...
#helaletmiyorum
bu saatten sonra silivri falan korkutamaz insanları. korkutmamalı.
devamını gör...
asla derdi bitmeyen arkadaş
(bkz: başlık nick uyumu)
devamını gör...
kriminoloji
ord. prof. dr. sulhi dönmezer'e göre konusu;
“toplumsal normlardan sapma şekillerinden suç denilen insan davranış, tavır ve hareketlerini ve suç olayını, suçu yapan süreçleri, sosyal bir gerçek olarak ceza adalet sisteminin işleyişini, suç ile suçlu ve sosyal çevre ilişkilerini incelemek, suçun sebep ve etmenlerini mümkün olduğunca belirlemek, suça sebebiyet veren unsurları, süreçleri izah etmek ve bu hususlarda elde edilen bilgilerle söz konusu suç denilen sosyal kötülüğü en etkin şekilde yok etmek veya mümkün olduğunca azaltacak strateji ve teknikleri belirlemek” olan bilim dalıdır.
suç bilimi olarak da ifade edilmektedir.
tanımın kaynağı
“toplumsal normlardan sapma şekillerinden suç denilen insan davranış, tavır ve hareketlerini ve suç olayını, suçu yapan süreçleri, sosyal bir gerçek olarak ceza adalet sisteminin işleyişini, suç ile suçlu ve sosyal çevre ilişkilerini incelemek, suçun sebep ve etmenlerini mümkün olduğunca belirlemek, suça sebebiyet veren unsurları, süreçleri izah etmek ve bu hususlarda elde edilen bilgilerle söz konusu suç denilen sosyal kötülüğü en etkin şekilde yok etmek veya mümkün olduğunca azaltacak strateji ve teknikleri belirlemek” olan bilim dalıdır.
suç bilimi olarak da ifade edilmektedir.
tanımın kaynağı
devamını gör...
ciddiye almak
son yıllarda sık sık denk geldiğim, can sıkıcı olaylara konu olan söz dizisi.
burada da sık sık denk geliyoruz. "burayı ciddiye almayın/her şeyi ciddiye almayın/insanları ciddiye almayın/buradaki yazarları ciddiye almayın" vesaire...
alın kardeşim! insanları ciddiye alın tabii ki. karşınızda bireyler var, toplum var. ciddiye alacaksınız ki kimse kimseye saygısızlık yapmasın, kimse kimsenin hakkını yemesin... sizce de ülkede zaten tepeden tırnağa bir ciddiyetsizlik sorunu yok mu? bence artık insanları da hayatı da ciddiye almayı deneyin. *
bu demek değil ki biri size bir şey derse oturun ağlayın yahut ters bir durumla karşılaşırsanız aylarca kafanıza takın. bunlar aynı şeyler değil. insanları ciddiye almak onlara saygı duymakken bu son ikisi takıntılı olmak anlamına geliyor. arada fark var.
her neyse. ciddiye alınmak hatta adam yerine konmak istiyorsanız siz de ciddiye almayı öğrenmelisiniz.
işbu tanım bir başka sevimsiz deyim olan "duyar kasmak" maksadıyla yazılmadı. ben diyeceğimi derim, isteyen yapar istemeyen yapmaz sonuçta ama toplumsal hayatımız pek de güzel ve sağlıklı değil, hepiniz farkındasınız bunun. bu yüzden alışkanlıklarımızı biraz değiştirmemizin icap ettiği çok açık.
burada da sık sık denk geliyoruz. "burayı ciddiye almayın/her şeyi ciddiye almayın/insanları ciddiye almayın/buradaki yazarları ciddiye almayın" vesaire...
alın kardeşim! insanları ciddiye alın tabii ki. karşınızda bireyler var, toplum var. ciddiye alacaksınız ki kimse kimseye saygısızlık yapmasın, kimse kimsenin hakkını yemesin... sizce de ülkede zaten tepeden tırnağa bir ciddiyetsizlik sorunu yok mu? bence artık insanları da hayatı da ciddiye almayı deneyin. *
bu demek değil ki biri size bir şey derse oturun ağlayın yahut ters bir durumla karşılaşırsanız aylarca kafanıza takın. bunlar aynı şeyler değil. insanları ciddiye almak onlara saygı duymakken bu son ikisi takıntılı olmak anlamına geliyor. arada fark var.
her neyse. ciddiye alınmak hatta adam yerine konmak istiyorsanız siz de ciddiye almayı öğrenmelisiniz.
işbu tanım bir başka sevimsiz deyim olan "duyar kasmak" maksadıyla yazılmadı. ben diyeceğimi derim, isteyen yapar istemeyen yapmaz sonuçta ama toplumsal hayatımız pek de güzel ve sağlıklı değil, hepiniz farkındasınız bunun. bu yüzden alışkanlıklarımızı biraz değiştirmemizin icap ettiği çok açık.
devamını gör...
günün sözü
sabır, insanoğlunun tek kalesidir. *
ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...
ceza yazan polise az yaz diyen vatandaş
adam gibi adamdır. vatandaşla çok afedersiniz billur geçenlere karşı gösterilecek güzel bir tepkidir. halkın cebinde beş kuruş yok, tencere kaynamıyor, eti bıraktım tavuk yiyemez oldu insanlar fakat bir yanda halktan tamamen kopmuş, zannımca birileri ülke hakkında ne derse ona inanan ve ona göre politika izleyen bir yönetim var. polis asayişi ve halkın güvenliğini sağlama görevini ikinci plana bırakmış. vatandaş mağdur, mağdur kaba kuvvetten başka bir şeyle karşılaşmıyor. ülkenin suyu kaynıyor, işletmeciler, esnaf, emeklisi artık canına tak etmiş. dün intihar eden kişi sayısına bakın. yazık günah bu ülkeye. bu cendereden ülkece en kısa zamanda çıkmak dileğiyle.
devamını gör...
sözlükte yazmak
deneyimleri, bilgi ve birikimleri okunan ve ilgi duyulan bir mecra'da yazmak.
"aha da buraya yazıyorum." sanki başka yazacak yerim var da. hakikaten yazacak yerimiz yok arkadaşlar.
"aha da buraya yazıyorum." sanki başka yazacak yerim var da. hakikaten yazacak yerimiz yok arkadaşlar.
devamını gör...
öykü karayel
çok nahif, çok yetenekli bir kadın kendisi. rolü ne olursa olsun bulunduğu her yapıma bir kalite katıyor. herkesin daha fazla ün, polemik ve skandal diye uğraşıp durduğu zamanlarda magazin kameralarına bağımlı bir hayat sürmemesi de bence hayran olunası bir başka güzel özelliğidir.
devamını gör...


