tanımı gülücük ile bitirmek vs nokta ile bitirmek
smiley içine random şeysini de ekleyelim.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
devamını gör...
2021 yılı müze giriş ücretlerine yüzde 20 ile 35 arasında zam yapılması
müze, milli park, ören yeri giriş ücretleri zaten pahalıydı, yapılan %20 ila 35 arasındaki zamlarla, adeta uçtu.
en ucuz giriş 18 lira, en yüksek fiyatlı giriş ise 120 lira oldu.
bu tür yerlere girişin genellikle eş dost çoluk çocuk yani kalabalık bir kitleyle yapıldığı düşünülürse, artık müze, tarihi yer gezileri de hayal oldu diyebiliriz.
son zamlardan sonra bazı müzelerin giriş fiyatları şöyle oldu.
bodrum sualtı arkeoloji müzesi 90 tl muğla sedir adası 75 tl, pamukkale+pamukkale arkeoloji müzesi 110 tl,
ıhlara vadisi 55 tl,
side tiyatrosu 55 tl,
istanbul arkeoloji müzesi 60 tl,
türk ve islam eserleri müzesi 60 tl, çanakkale troia müzesi 60 tl,
ankara anadolu medeniyetleri müzesi 50 tl,
göbeklitepe ören yeri 55 tl.
efes antik kenti 120 tl.
bu arada müze kartlar da zamdan nasibini almış.
museum pass kart türkiye 600, museum pass akdeniz 360,
museum pass kapadokya 230, museum pass istanbul 360,
museum pass ege 360.
buradan
edit: aşağıda yapılan bir uyarı üzerine düzeltmedir.
müze kart ücretleri sabit kalmış. artan kart ücretleri , museum pass adlı , yabancı turistlerin belirli bir süre için kullanımina imkan veren kart imiş.
ancak burada da, türk vatandaşlarının kullandığı müze kartın, adeta bölgesel ve kısmi kullanıma uygun olduğu sorunu var.
örneğin topkapı sarayına bu kartla girebilirken, içerideki bazı bölümlere ayrıca tekrar bilet almak durumunda kalıyorsun.
yine yerebatan sarayına muzekartla giremiyorsun .
yani müze kart, her kapıyı açan bir anahtar değil maalesef.
en ucuz giriş 18 lira, en yüksek fiyatlı giriş ise 120 lira oldu.
bu tür yerlere girişin genellikle eş dost çoluk çocuk yani kalabalık bir kitleyle yapıldığı düşünülürse, artık müze, tarihi yer gezileri de hayal oldu diyebiliriz.
son zamlardan sonra bazı müzelerin giriş fiyatları şöyle oldu.
bodrum sualtı arkeoloji müzesi 90 tl muğla sedir adası 75 tl, pamukkale+pamukkale arkeoloji müzesi 110 tl,
ıhlara vadisi 55 tl,
side tiyatrosu 55 tl,
istanbul arkeoloji müzesi 60 tl,
türk ve islam eserleri müzesi 60 tl, çanakkale troia müzesi 60 tl,
ankara anadolu medeniyetleri müzesi 50 tl,
göbeklitepe ören yeri 55 tl.
efes antik kenti 120 tl.
bu arada müze kartlar da zamdan nasibini almış.
museum pass kart türkiye 600, museum pass akdeniz 360,
museum pass kapadokya 230, museum pass istanbul 360,
museum pass ege 360.
buradan
edit: aşağıda yapılan bir uyarı üzerine düzeltmedir.
müze kart ücretleri sabit kalmış. artan kart ücretleri , museum pass adlı , yabancı turistlerin belirli bir süre için kullanımina imkan veren kart imiş.
ancak burada da, türk vatandaşlarının kullandığı müze kartın, adeta bölgesel ve kısmi kullanıma uygun olduğu sorunu var.
örneğin topkapı sarayına bu kartla girebilirken, içerideki bazı bölümlere ayrıca tekrar bilet almak durumunda kalıyorsun.
yine yerebatan sarayına muzekartla giremiyorsun .
yani müze kart, her kapıyı açan bir anahtar değil maalesef.
devamını gör...
sokak hayvanlarını besliyoruz kampanyası
güzel bir kampanya.
aslında eski zamanlara kıyasla çok daha iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum sokak hayvanlarını besleme/barındırma çabalarının. tabi ki eskiden de vardı evde pişen yemeklerden artanları hayvanlar için dışarıya bırakan insanlar ama sosyal medyanın örgütleme gücü sayesinde çok daha fazla kişinin aklına düşürülmüş oldu bu tür davranışlar.
mesela eskiden sokakta çöpe bir şey atarken, çöpün içinden kedi fırlardı. o tatlış, aç mı aç küçük karnını doyurmak için nasibini çöplerde arardı çünkü kedicik. şimdi bakıyorum, yıllardır hiç çöpten fırlayan kedi yahut bir deri bir kemik köpek görmüyorum çok şükür. hele kediler, epey besili ve tontiş oldular son yıllarda.
biz de elden geldiğince, mümkün olduğunca katılmaya çalışıyoruz bu harekete. özellikle yazın su konusu da oldukça önemli. mümkünse uzun süre güneş almayan bölgelere koyun ki çok çabuk buharlaşmasın.
bu arada, kuşlar için de iyilik yapmaya çalışan arkadaşlar mümkünse ekmek, bisküvi gibi yiyecekler vermesin. bunlar kuşlar için pek sağlıklı değil hatta uzun vadede ölümcül diyorlar. internetten küçük bir araştırmayla daha faydalı yiyecekleri bulup verirseniz çok daha iyi olur.
seviyorum hayvanlara yardım eden insanları; iyi ki varlar.
aslında eski zamanlara kıyasla çok daha iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum sokak hayvanlarını besleme/barındırma çabalarının. tabi ki eskiden de vardı evde pişen yemeklerden artanları hayvanlar için dışarıya bırakan insanlar ama sosyal medyanın örgütleme gücü sayesinde çok daha fazla kişinin aklına düşürülmüş oldu bu tür davranışlar.
mesela eskiden sokakta çöpe bir şey atarken, çöpün içinden kedi fırlardı. o tatlış, aç mı aç küçük karnını doyurmak için nasibini çöplerde arardı çünkü kedicik. şimdi bakıyorum, yıllardır hiç çöpten fırlayan kedi yahut bir deri bir kemik köpek görmüyorum çok şükür. hele kediler, epey besili ve tontiş oldular son yıllarda.
biz de elden geldiğince, mümkün olduğunca katılmaya çalışıyoruz bu harekete. özellikle yazın su konusu da oldukça önemli. mümkünse uzun süre güneş almayan bölgelere koyun ki çok çabuk buharlaşmasın.
bu arada, kuşlar için de iyilik yapmaya çalışan arkadaşlar mümkünse ekmek, bisküvi gibi yiyecekler vermesin. bunlar kuşlar için pek sağlıklı değil hatta uzun vadede ölümcül diyorlar. internetten küçük bir araştırmayla daha faydalı yiyecekleri bulup verirseniz çok daha iyi olur.
seviyorum hayvanlara yardım eden insanları; iyi ki varlar.
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
kaygıyı yaratan, ifade ettiğini anlamak istemeyen insanlardır, sen kendini ifade ediyorsun güzel güzel ama, karşındaki kişi, onca laftan izahtan sonra,
"e sen bunu demek istemedinmi, şöyle demiştin ya" diyince...
yuh diyorum ya benim burda göbeğim çatlasın, üşenmeyim anlatıyım, uğraşıyım, o anlasın diye.. arkadaş yine kendi tahminini alsın kabul etsin..
adam/kadın haaala, kendi istediği anlamı çıkarmak için bir kelime bulup yine beni istediği gibi anlasın...
"bunu demek istemedinmi" nedir ya?
insanların söylediklerine değilde niye "güya" ima ettiklerine bakarsınız..
o yüzden bu ifade etmek konusunda ne kadar iyi olursanız olun, bazı şeylere çare yok.. bunlara çare yok maalesef..
*halk dilinde bunların bir adıda var ama çok kullanmaya başladım o kelimeyi, her yere de oluyor, yerine başka bir şey bulsam iyi olacak..
"e sen bunu demek istemedinmi, şöyle demiştin ya" diyince...
yuh diyorum ya benim burda göbeğim çatlasın, üşenmeyim anlatıyım, uğraşıyım, o anlasın diye.. arkadaş yine kendi tahminini alsın kabul etsin..
adam/kadın haaala, kendi istediği anlamı çıkarmak için bir kelime bulup yine beni istediği gibi anlasın...
"bunu demek istemedinmi" nedir ya?
insanların söylediklerine değilde niye "güya" ima ettiklerine bakarsınız..
o yüzden bu ifade etmek konusunda ne kadar iyi olursanız olun, bazı şeylere çare yok.. bunlara çare yok maalesef..
*halk dilinde bunların bir adıda var ama çok kullanmaya başladım o kelimeyi, her yere de oluyor, yerine başka bir şey bulsam iyi olacak..
devamını gör...
diyanetin baldızdan sonra hala ve teyzeye onay vermesi
çemberin birinci derece akrabalara doğru daralmakta olduğunu gösteren iğrenç ötesi haber.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
bir şeyi olması gerekenden fazla düşünmek. bir söz vardı; bir şeye karar verdikten sonra tekrar dönüp düşünmeyin. çünkü insanı haddinden fazla düşünmek kadar yoran başka bir şey yoktur. eylem aşamasına geçmeye bakın, en kötü tecrübe olur.
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
kaldırımın sadece renkli olan taşlarına basarak yürümek istemeyin. yere kapaklanabilirsiniz ve herkes size güler . gülmeleri sıkıntı değil de canınız yanar ve kitaplarınız çamur olur. şâyet yağmurlu bir havada kütüphaneden eve dönüyorsanız.
devamını gör...
zenginin horozu bile yumurtlar
kısır bir işten dahi parası sayesinde verim alabilen zengin insanları anlatan atasözü.
devamını gör...
animizm
doğaya ait olan her şeyde bilinçli bir canlılık bulunduğunu ileri süren görüş. her varlığın bir ruhu olduğuna inanıldığı için her türlü canlı cansız nesne ile iletişim kurulabileceğine inanılır. ilkel polinezya dinlerinden hala görülmekte birlikte şimdinin mitolojisi eski dinlerde de varlığına sık rastlanır.
devamını gör...
türk çocuklarının sürekli bağırıp ağlaması
bir gün bir arkadaşımla yemek yemek için güzel bir restorana gittik. yan masamızda tahminimce japon bir aile vardı. ilerleyen dakikalarda 3 yaşında olduğunu düşündüğümüz çocuklarından gık sesi dahi çıkmadı. çok da tatlı bir bebekti sevdik, falan filan.
sonra siparişimiz geldiği sıra çaprazımıza yine 3'lü yaşlarda çocuğu olan bir türk aile geldi. aman yarabbi. "yiyeceksin, yemeyecem, yiyeceksin, yemeyecem, x rahat dur çocuğum, durmayacam, x yerine otur, oturmayacam, eğvevee" sesleri ile korkan japon çocuğun da ağlamaya başlamasıyla ortalık yangın yeri. mahalle yanarken saçını taramak mentalitesiyle iplemeden yemeğimizi yedik o ayrı.
sonra siparişimiz geldiği sıra çaprazımıza yine 3'lü yaşlarda çocuğu olan bir türk aile geldi. aman yarabbi. "yiyeceksin, yemeyecem, yiyeceksin, yemeyecem, x rahat dur çocuğum, durmayacam, x yerine otur, oturmayacam, eğvevee" sesleri ile korkan japon çocuğun da ağlamaya başlamasıyla ortalık yangın yeri. mahalle yanarken saçını taramak mentalitesiyle iplemeden yemeğimizi yedik o ayrı.
devamını gör...
pame radyo yayını
pazar gecelerinin güzelliği olan yayın. her şeyin iyiye gitmeye başladığı bir ağustos ayı olsun.
devamını gör...
trt diyanet çocuk kanalı'nın kurulması
hay milli değerlerinizi ilmek ilmek ipeyim dediğim kurulma. değer mi bıraktınız her şeyi kullanana kullanana. soğuttunuz her şeyden.
istediğiniz kadar çırpının hahahha isterseniz evlere bedava milli değer kitapçığı falan dağıtın. boşa çaba hahahjskd
istediğiniz kadar çırpının hahahha isterseniz evlere bedava milli değer kitapçığı falan dağıtın. boşa çaba hahahjskd
devamını gör...
11 ocak 2021 ümitcan uygun’un tutuklanması
itiraf ettiği cinayetten ceza yememesi ayrı bir ironi. dün kendisini öldürmeye çalışan kocasını öldürdü diye hapse atıldı biri. gerçekten yazık. bu kadar kötü olmamalı adalet sistemimiz, bu kadar insaniyetimizi kaybetmiş olamayız.
devamını gör...
hacamat yaptıran basur hastasının anüsüne bardak kaçması
üç gündür bir adamın totosuna kaçan bardağı konuşuyoruz. harika vallahi. yalnız toto da totoymuş ha.
devamını gör...
türev almak
meslek lisesi mezunu olduğum için üniversitede öğrendiğim keyifli matematik işlemi. integral gibi onu da sonradan tanıdım ama çok sevdim. matematik candır gerisi heyecandır.
devamını gör...
dünya varmış denilesi anlar
son dakika golü niteliğinde anlardır.
çişi eve kadar tutup tuvalete parende ata ata gitmek bunlardan biridir.
çişi eve kadar tutup tuvalete parende ata ata gitmek bunlardan biridir.
devamını gör...
necip fazıl kısakürek
yaşamı uçlarda yaşamış bir şair. paris'te sabahlara kadar kumardan, süleymaniye de sabah namazlarına. şair annesini çok severmiş. ben çoğu şiirinde bu özlemi duydum. kanımca kaldırımlar şiirinde kucaklaştığı karanlık, sessizlik, muamma annesinden kalan boşluktur. sonra bir dönüm noktası var hayatında ama ne dönüm. ovardalığın bittiği, yazılanların çöpe atıldığı bir dönüm. abdülhakim arvasi adlı bir türk islâm âlimi ile tanışmasıdır bu dönüm noktası. sonra onun için başlar gerçek yaşam, ızdırap. ve dökülür dudaklardan o sözleri.
tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...
ve şairin en çok da eleştirildiği meselelerden biri de para için yazılar kaleme aldığı düşüncesidir. bu yavan düşünce pek istinatsız olarak dayatılmakta. müdafaa etmek değil amacım ama hamiliğin yüzyıllardır şairliğin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. bu konuda daha derin bilgiye rahmetli halil inalcık'ın şair ve patron kitabında bulabilirsiniz. bir hamisi olmayan divan şairi yoktur. yüzyıllardır devlet adamları şairlerin giderlerini karşılamışlar ve korumuşlardır. ve hatta bu şairler hayatlarında yaşamadığı hayata kavuşmuştur. şimdi biz divan şairlerini şairlikten mi atıcaz? kalkıp "ya para dinlenmiş nasıl şair?" gibi konunun k'sinden habersiz yorumlar yapınca gülünç oluyorsunuz. kaldı ki, para için yazı yazmanın etik olmadığı düşüncesi, ödülden ödüle koşan ama zengin olamayan komünist şairlerin düşünebileceği bir fikir gibi geliyor bana. kazansın ne olur ki?
neyse, bu editi yaptım çünkü bu editten önce burada çok cıvık bir şakam vardı (gülünmedi). böylelikle türk edebiyatında önemli bir yere sahip üstad hakkında genel birşeyler yazmış olduk, iyi oldu.
tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...
ve şairin en çok da eleştirildiği meselelerden biri de para için yazılar kaleme aldığı düşüncesidir. bu yavan düşünce pek istinatsız olarak dayatılmakta. müdafaa etmek değil amacım ama hamiliğin yüzyıllardır şairliğin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. bu konuda daha derin bilgiye rahmetli halil inalcık'ın şair ve patron kitabında bulabilirsiniz. bir hamisi olmayan divan şairi yoktur. yüzyıllardır devlet adamları şairlerin giderlerini karşılamışlar ve korumuşlardır. ve hatta bu şairler hayatlarında yaşamadığı hayata kavuşmuştur. şimdi biz divan şairlerini şairlikten mi atıcaz? kalkıp "ya para dinlenmiş nasıl şair?" gibi konunun k'sinden habersiz yorumlar yapınca gülünç oluyorsunuz. kaldı ki, para için yazı yazmanın etik olmadığı düşüncesi, ödülden ödüle koşan ama zengin olamayan komünist şairlerin düşünebileceği bir fikir gibi geliyor bana. kazansın ne olur ki?
neyse, bu editi yaptım çünkü bu editten önce burada çok cıvık bir şakam vardı (gülünmedi). böylelikle türk edebiyatında önemli bir yere sahip üstad hakkında genel birşeyler yazmış olduk, iyi oldu.
devamını gör...


