türkiye'de ve dünyada islam'a yönelişin iyice hız kazanmasının nedeni
böyle bir durum, yöneliş yoktur. yazar arkadaş bununla ilgili bir kaynak ya da makale gösterirse daha iyi olur.
konda'nın yaptığı bir araştırmaya göre son 10 yılda kendisini dindar muhafazakar olarak adlandıranlar gençlerin oranı yüzde 28'den yüzde 15'e geriledi. araştırma gençlerin inanç seviyesi ve örtünme oranlarının ülke geneline göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.
buradan
konda'nın yaptığı bir araştırmaya göre son 10 yılda kendisini dindar muhafazakar olarak adlandıranlar gençlerin oranı yüzde 28'den yüzde 15'e geriledi. araştırma gençlerin inanç seviyesi ve örtünme oranlarının ülke geneline göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.
buradan
devamını gör...
en son alınan iltifat
en son aldığım değil ama en hoşuma gideni bırakayım şuraya,
kampüste, üzerimde sarı bluzumla telaşla koştururken bir arı geldi, önce yüzüme doğru uçtuğu için kafamı salladım duraksadım. sonra üzerime kondu. o anda karşıdan geldiğini farketmediğim ve tanımadığım genç bir bey, yaa sizi çiçek zannetti, haksız da değil dedi,gülümsedi gitti. öylesine güzel bir sözdü ama gün güzelleştirdi.
kampüste, üzerimde sarı bluzumla telaşla koştururken bir arı geldi, önce yüzüme doğru uçtuğu için kafamı salladım duraksadım. sonra üzerime kondu. o anda karşıdan geldiğini farketmediğim ve tanımadığım genç bir bey, yaa sizi çiçek zannetti, haksız da değil dedi,gülümsedi gitti. öylesine güzel bir sözdü ama gün güzelleştirdi.
devamını gör...
gilaburu
çok kötü bir kokusu var. tadıda ekşimsi gibi. deneyecekseniz haberiniz olsun.
devamını gör...
chicken translate
pek lezzetli bir yemek *
devamını gör...
yiyip yiyip kilo almayan insan
doğru besinleri tüketiyorsa gayet normal bir durumdur.
hayatınızda şekere yer yoksa yemek yemek kilo aldırmaz. önemli olan düzgün beslenmektir.
hayatınızda şekere yer yoksa yemek yemek kilo aldırmaz. önemli olan düzgün beslenmektir.
devamını gör...
nohut kahvesi
birinci dünya savaşı yıllarında yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebi ile kahve çekirdeklerine ulaşamayan insanımızın vazgeçemediği kahve keyfine bulduğu alternatiftir.
haşlanan nohut kurutulduktan sonra kahve çekirdekleri gibi kavrulur ve öğütülür. hazırlanışı ve servisi de türk kahvesinin aynısıdır. çanakkalenin biga ilçesinde hala nohut kahvesi içebileceğiniz mekanlar mevcuttur.
çanakkaleye gidip tatmamış olsam da hediye olarak gelince denemiş ve sevmiştim. türk kahvesine de benzemektedir.
yapılışı hakkında çekilen haber videosunu huzurlarınıza bırakırım.
haşlanan nohut kurutulduktan sonra kahve çekirdekleri gibi kavrulur ve öğütülür. hazırlanışı ve servisi de türk kahvesinin aynısıdır. çanakkalenin biga ilçesinde hala nohut kahvesi içebileceğiniz mekanlar mevcuttur.
çanakkaleye gidip tatmamış olsam da hediye olarak gelince denemiş ve sevmiştim. türk kahvesine de benzemektedir.
yapılışı hakkında çekilen haber videosunu huzurlarınıza bırakırım.
devamını gör...
köyde hiç yaşamayanların bilemeyeceği şey
çok var ama özetlemek gerekirse; bütün köy güzellemelerinin şehirli beyaz yakalıların ıslak düşlerinden ibaret olduğu
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
(bkz: split (film)) - (bkz: james mcavoy) filmde çoklu kişilik bozukluğu olan ana karakteri kevin wendell crumb'ı canladırmıştır.
filmin ana karakteri kevin’ın 23 farklı kişiliği olduğunu öğrensek de, son sahnede eklenen the beast ile bunun 24’e tamamlandığını söylemek mümkün. beyazperdede ise bahsi geçen 24 karakterin yalnızca 8 tanesinin james mcavoy tarafından canlandırıldığını görürüz. bu 24 farklı karakteri sıralayacak olursak;
barry, jade, orwell, kevin, heinrich, norma, goddard, dennis, hedwig, bernice, patricia, polly, luke, rakel, felida, ansel, jalin, kat, b.t., samuel, mary reynolds, mr. pritchard ve 24. kişilik olarak tanımlayabileceğimiz the beast. jenerikte sıralanan 8 farklı kişilik ise, dennis, patricia, hedwig, the beast, kevin wendell crumb, barry, orwell ve jade olarak karşımıza çıkar. kaynak:buradan
filmin ana karakteri kevin’ın 23 farklı kişiliği olduğunu öğrensek de, son sahnede eklenen the beast ile bunun 24’e tamamlandığını söylemek mümkün. beyazperdede ise bahsi geçen 24 karakterin yalnızca 8 tanesinin james mcavoy tarafından canlandırıldığını görürüz. bu 24 farklı karakteri sıralayacak olursak;
barry, jade, orwell, kevin, heinrich, norma, goddard, dennis, hedwig, bernice, patricia, polly, luke, rakel, felida, ansel, jalin, kat, b.t., samuel, mary reynolds, mr. pritchard ve 24. kişilik olarak tanımlayabileceğimiz the beast. jenerikte sıralanan 8 farklı kişilik ise, dennis, patricia, hedwig, the beast, kevin wendell crumb, barry, orwell ve jade olarak karşımıza çıkar. kaynak:buradan
devamını gör...
5 ağustos 2021 ümitcan uygun’un gözaltına alınması
çoğu “insanın” mağdur suçlayıcılığı yaptığı olay. tepki gösterilmesi gereken şey ümitcan uygun’un dışarda olması, tutuklanmaması.bir kadını daha öldürmüş olması.
devamını gör...
ahmet hamdi tanpınar
devamını gör...
john william godward
1861-1922 yılları arasında yaşamış, victorian neoklasisizmin önemli temsilcilerinden, ingiliz ressam.
utangaç bir kişiliği olmasına rağmen sir lawrence alma-tadema ile tanışması ona yardımcı olmuş, eserleri kraliyet sanat akademisi'nde sergilenmeye başlamıştır. ailesinin isteklerine rağmen sanat eğitimi almaya başlaması ailesinin onu reddetmesine ve ona ait tüm resimleri, belgeleri yok etmelerine sebep olmuştur.
1910'larda picasso'nun modern tarzının daha popüler olmasıyla eserlerini satmakta zorluk çekmeye başlamış, eserleri zamanı geçmiş ve eski olarak nitelendirilmeye, eleştirilmeye başlanmıştır.
61 yaşında, ardında dünyanın kendisi ve picasso için çok küçük olduğunu söyleyen bir not bırakarak intihar etmiştir.
eserlerinde çok güzel kadınları çok güzel manzaralar önünde çizmiştir. bu kadınlar bazen hayvan postları üzerinde düşünceli bir şekilde yatarken dolce far niente (1904), bazen sadece bir çiçeğe bakarak kim bilir neyi düşlüyorlar. summer flowers (1903)
kadınların masumane duruşları, bakışları ve düşünceli yüzleri üzerinden eserin konusunu çok etkileyici bir şekilde yansıtabilmiş ressam. eserlerine bakarken insanın geriye ışınlanıp güzel bir deniz manzarası önünde tüm gün hiç bir şey yapmadan oturası geliyor.
ayrıca eserlerdeki kıyafetler ve özellikle renk tonları beni benden alıyor. şu elbisedeki morun rengini başka bir yerde görmedim.
bir kaç eserini iliştireyim:
when the heart is young (1902)
the love letter (1913)
dolce far niente (1897)
the quiet pet (1906)
daha fazla eserini görmek için buradan
kaynak
utangaç bir kişiliği olmasına rağmen sir lawrence alma-tadema ile tanışması ona yardımcı olmuş, eserleri kraliyet sanat akademisi'nde sergilenmeye başlamıştır. ailesinin isteklerine rağmen sanat eğitimi almaya başlaması ailesinin onu reddetmesine ve ona ait tüm resimleri, belgeleri yok etmelerine sebep olmuştur.
1910'larda picasso'nun modern tarzının daha popüler olmasıyla eserlerini satmakta zorluk çekmeye başlamış, eserleri zamanı geçmiş ve eski olarak nitelendirilmeye, eleştirilmeye başlanmıştır.
61 yaşında, ardında dünyanın kendisi ve picasso için çok küçük olduğunu söyleyen bir not bırakarak intihar etmiştir.
eserlerinde çok güzel kadınları çok güzel manzaralar önünde çizmiştir. bu kadınlar bazen hayvan postları üzerinde düşünceli bir şekilde yatarken dolce far niente (1904), bazen sadece bir çiçeğe bakarak kim bilir neyi düşlüyorlar. summer flowers (1903)
kadınların masumane duruşları, bakışları ve düşünceli yüzleri üzerinden eserin konusunu çok etkileyici bir şekilde yansıtabilmiş ressam. eserlerine bakarken insanın geriye ışınlanıp güzel bir deniz manzarası önünde tüm gün hiç bir şey yapmadan oturası geliyor.
ayrıca eserlerdeki kıyafetler ve özellikle renk tonları beni benden alıyor. şu elbisedeki morun rengini başka bir yerde görmedim.
bir kaç eserini iliştireyim:
when the heart is young (1902)
the love letter (1913)
dolce far niente (1897)
the quiet pet (1906)
daha fazla eserini görmek için buradan
kaynak
devamını gör...
intihar notu
mutlaka bırakılmasını düşündüğüm nottur.
ha tabii siz ben öldükten sonra milletin kafasını karıştırıp merak içinde bırakmayı sevecek bir p*çim diyosanız, bırakmadan ölebilirsiniz.
ha tabii siz ben öldükten sonra milletin kafasını karıştırıp merak içinde bırakmayı sevecek bir p*çim diyosanız, bırakmadan ölebilirsiniz.
devamını gör...
türk gencinin ömrünü mahveden üç şey
cehalet, cahillik ve cühelalık..
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmesi
doğrudan akademik zeka değil aslında*zekanın uzantısı başka göstergeler. hoş sohbet olması mesela. ne istediğini bilmesi de önemli. kadının nelerden hoşlandığını yakalaması, kabalaşmadan zorlamadan isteklerini ifade edebilmesi*, duyarlı olması, geri çekilmeyi alttan almayı bilmesi... işin özü paslaşmayı bilmesi. gelişine göre karşılık vermeyi çözecek kadar aklını kullanabilmesi. bunu için de eski travmalarını halletmiş, ders çıkarmış, olgunlaşmış olması lazım. baklavayı hepimiz seviyoruz ama çoğunlukla bakıp geçiyoruz.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yüzüncü entry'mi girerim şerefinize,
mutlu yıllar dilerim her birinize,
tıkılıp kaldık bu gece evlerimizde,
seneye görüşürüz olduk birer aziz-azize.
mutlu yıllar dilerim her birinize,
tıkılıp kaldık bu gece evlerimizde,
seneye görüşürüz olduk birer aziz-azize.
devamını gör...
bülbülü öldürmek
herkes genelde romandan bahseder, ben de biraz filminden bahsedeyim. romanı bir çırpıda okur bitirirsiniz çok güzeldir. ancak filmi sindire sindire seyretmek gerek çünkü filmde sinema adına pek çok detay var.
1963 akademi ödüllerinde 8 dalda aday olur, üç tanesini alır. bunlardan ikisi ; en iyi erkek oyuncu akademi ödülü - gregory peck ve en iyi uyarlama senaryo akademi ödülü - horton foote dir. kazandığı diğer ödül en iyi sanat yönetmeni akademi ödülüdür. o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında ödülü alır.
aday olup kaybettiği ödüller ise:
en iyi film akademi ödülü yapımcısı alan j. pakula ile,
en iyi yönetmen akademi ödülü için robert mulligan,
en iyi yardımcı kadın oyuncu akademi ödülü için mary badham,
en iyi görüntü yönetmeni akademi ödülü için russell harlan ( o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında aday olmuştur.),
en iyi film müziği akademi ödülü elmer bernstein
ilginç olabilecek bir kaç bilgi :
- rol gregory peck' e teklif edilince peck kitabı satın alıp tek oturuşta kitabı bitirmiş ve tereddütsüz rolü kabul etmiş.
- senaryo ödülünü alan horton foote ödülü almayı hiç beklemediği için oscar törenine katılmamış bu nedenle kazandığı ödülü filmin yapımcısı ( aynı zamanda pek çok filmde de başarılı yönetmenlik yapan) alan j. pakula onun adına ödülü almış.
- atticus finch’in kızı scout’ı canlandıran mary badham, henüz 10 yaşındayken oscar’a aday gösterilerek o dönemde oscar’a aday olan en genç isim olmuş ve o sene ironik bir şekilde ödülü bir başka çocuk oyuncu patty duke’a kaybetmiş.
- robert duvall' ın sinemada ki ilk rolü bu filmdedir. rolü için saçlarını sarıya boyatan, karakterinin fiziksel özelliği için altı hafta boyunca güneş görmeden, role hazırlanma sürecinin çoğunu insanlardan kaçarak geçirmiş.
- filmin açılış sahnesinin çekildiği gün romanın yazarı harper lee seti ziyaret eder ve o sahne sırasında ağlamaya başlar. sahnenin çekimleri bitince peck, harper lee’nin yanına gelir ve neden ağladığını sorar. atticus karakterini kendi babasından esinlenerek yazan lee ise peck’in babasına epey benzediğini, hatta babasının belli bir yaştan sonra sahip olduğu ufak göbeğin aynısının peck’te de olduğunu söyler ünlü oyuncuya. peck ise gayet karizmatik bir cevap verir : “o bahsettiğin göbek değil harper, sağlam bir oyunculuk.”
- yazarın babası amasa lee de atticus gibi yalnızca bir avukat değil, ayrıca eyalet meclis üyesidir ve atticus gibi dul kalmış bir babadır. amasa lee de finch gibi siyahi bir davalının avukatlığını yapmıştır.
- gregory peck, rolüne hazırlanırken amasa lee ile tanışma şansına erişir, fakat filmin çekimleri sırasında baba lee hayatını kaybeder. harper lee ise film tamamlandıktan sonra babasına benzerliğinden ötürü babasının saatini ve zincirini peck’e verir. atticus finch ile oscar ödülü’ne uzanan peck ise ödül törenine bu saati ve zinciri takarak giderek bir saygı duruşunda bulunmuş olur.
- ünlü mahkeme sahnesinde, tom robinson’ı canlandıran brock peters konuşması sırasında ağlamaya başlar. sahnenin provaları sırasında karakterin ağlaması ile ilgili bir şey konuşulmamıştır. brock, sahnenin yoğunluğu ile konuşması esasında ağlamaya başlar ve sahne bu şekilde filmde yer alır.
-yukarıda belirttiğim sanat yönetmenliği oscarını almasında en büyük etken sanat yönetmenleri alexander golitzen ve henry bumsteadin kitapta olayların geçtiği maycomb kasabasını 225 bin dolar bütçe ile yeniden inşa etmeleridir. otuzdan fazla binanın yer aldığı bu yeniden yapım kasabada, sadece güney eyaletlerinde görülen yapı özelliklerine bile dikkat edilmiştir. filmin mahkeme salonu da bu şekilde yeniden inşa edilir.
- gregory peck'in mahkemedeki 7 dakika 30 saniye süren kapanış konuşması tek seferde çekilmiş. peck, oscarı kazandıktan sonra bu sahne ile ödülü alacağına emin olduğunu söylemiş.
imdb.com sitesinden çevrilmiştir.
1963 akademi ödüllerinde 8 dalda aday olur, üç tanesini alır. bunlardan ikisi ; en iyi erkek oyuncu akademi ödülü - gregory peck ve en iyi uyarlama senaryo akademi ödülü - horton foote dir. kazandığı diğer ödül en iyi sanat yönetmeni akademi ödülüdür. o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında ödülü alır.
aday olup kaybettiği ödüller ise:
en iyi film akademi ödülü yapımcısı alan j. pakula ile,
en iyi yönetmen akademi ödülü için robert mulligan,
en iyi yardımcı kadın oyuncu akademi ödülü için mary badham,
en iyi görüntü yönetmeni akademi ödülü için russell harlan ( o zaman bu ödül siyah-beyaz ve renkli filmler için ikiye ayrılmıştır. siyah-beyaz dalında aday olmuştur.),
en iyi film müziği akademi ödülü elmer bernstein
ilginç olabilecek bir kaç bilgi :
- rol gregory peck' e teklif edilince peck kitabı satın alıp tek oturuşta kitabı bitirmiş ve tereddütsüz rolü kabul etmiş.
- senaryo ödülünü alan horton foote ödülü almayı hiç beklemediği için oscar törenine katılmamış bu nedenle kazandığı ödülü filmin yapımcısı ( aynı zamanda pek çok filmde de başarılı yönetmenlik yapan) alan j. pakula onun adına ödülü almış.
- atticus finch’in kızı scout’ı canlandıran mary badham, henüz 10 yaşındayken oscar’a aday gösterilerek o dönemde oscar’a aday olan en genç isim olmuş ve o sene ironik bir şekilde ödülü bir başka çocuk oyuncu patty duke’a kaybetmiş.
- robert duvall' ın sinemada ki ilk rolü bu filmdedir. rolü için saçlarını sarıya boyatan, karakterinin fiziksel özelliği için altı hafta boyunca güneş görmeden, role hazırlanma sürecinin çoğunu insanlardan kaçarak geçirmiş.
- filmin açılış sahnesinin çekildiği gün romanın yazarı harper lee seti ziyaret eder ve o sahne sırasında ağlamaya başlar. sahnenin çekimleri bitince peck, harper lee’nin yanına gelir ve neden ağladığını sorar. atticus karakterini kendi babasından esinlenerek yazan lee ise peck’in babasına epey benzediğini, hatta babasının belli bir yaştan sonra sahip olduğu ufak göbeğin aynısının peck’te de olduğunu söyler ünlü oyuncuya. peck ise gayet karizmatik bir cevap verir : “o bahsettiğin göbek değil harper, sağlam bir oyunculuk.”
- yazarın babası amasa lee de atticus gibi yalnızca bir avukat değil, ayrıca eyalet meclis üyesidir ve atticus gibi dul kalmış bir babadır. amasa lee de finch gibi siyahi bir davalının avukatlığını yapmıştır.
- gregory peck, rolüne hazırlanırken amasa lee ile tanışma şansına erişir, fakat filmin çekimleri sırasında baba lee hayatını kaybeder. harper lee ise film tamamlandıktan sonra babasına benzerliğinden ötürü babasının saatini ve zincirini peck’e verir. atticus finch ile oscar ödülü’ne uzanan peck ise ödül törenine bu saati ve zinciri takarak giderek bir saygı duruşunda bulunmuş olur.
- ünlü mahkeme sahnesinde, tom robinson’ı canlandıran brock peters konuşması sırasında ağlamaya başlar. sahnenin provaları sırasında karakterin ağlaması ile ilgili bir şey konuşulmamıştır. brock, sahnenin yoğunluğu ile konuşması esasında ağlamaya başlar ve sahne bu şekilde filmde yer alır.
-yukarıda belirttiğim sanat yönetmenliği oscarını almasında en büyük etken sanat yönetmenleri alexander golitzen ve henry bumsteadin kitapta olayların geçtiği maycomb kasabasını 225 bin dolar bütçe ile yeniden inşa etmeleridir. otuzdan fazla binanın yer aldığı bu yeniden yapım kasabada, sadece güney eyaletlerinde görülen yapı özelliklerine bile dikkat edilmiştir. filmin mahkeme salonu da bu şekilde yeniden inşa edilir.
- gregory peck'in mahkemedeki 7 dakika 30 saniye süren kapanış konuşması tek seferde çekilmiş. peck, oscarı kazandıktan sonra bu sahne ile ödülü alacağına emin olduğunu söylemiş.
imdb.com sitesinden çevrilmiştir.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
küfür serbest olsa neler derim de kendimi tutuyorum. siz beni etmiş kabul edin lütfen.
devamını gör...
misafirliğe gidilen ev sahibinin sinir eden davranışları
sürekli dolanıp durması.
başım dönüyor, ben ondan fazla yoruluyorum. üstüne rahat edemiyorum. yardım etmek için kalksam mı kalkmasam mı arada kalıyorum.
yahu bi otur da sohbet falan edelim, kusana kadar yemek içmek için ya da sen ortalık toplarken seni izlemek için gelmedim. oturayım mı gideyim mi, ben n’apayım diye düşünürken pişman oluyorum gittiğime.
ekleme: bir de yediğinizi içtiğinizi sayan tipler var ki evlerden ırak. bazen mecbur kalıp gitmek zorunda kalıyorsunuz işte.
ekleme 2: sürekli bir şeyleri dökecekmişsiniz gibi davranan ya da koltuğun yastıklarını bozduğunuzu belli edercesine dik dik bakanlardan da nefret ediyorum.
başım dönüyor, ben ondan fazla yoruluyorum. üstüne rahat edemiyorum. yardım etmek için kalksam mı kalkmasam mı arada kalıyorum.
yahu bi otur da sohbet falan edelim, kusana kadar yemek içmek için ya da sen ortalık toplarken seni izlemek için gelmedim. oturayım mı gideyim mi, ben n’apayım diye düşünürken pişman oluyorum gittiğime.
ekleme: bir de yediğinizi içtiğinizi sayan tipler var ki evlerden ırak. bazen mecbur kalıp gitmek zorunda kalıyorsunuz işte.
ekleme 2: sürekli bir şeyleri dökecekmişsiniz gibi davranan ya da koltuğun yastıklarını bozduğunuzu belli edercesine dik dik bakanlardan da nefret ediyorum.
devamını gör...
sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
yavuz sultan selim'in şah ismail'e yazdığı şiirdir.
"sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
sadıkane belki ol alemde serdar olur
yar olur ağyar olur serdar olur didar olur" şiirin özelliği; soldan sağa ve yukarıdan aşağı okunduğunda mısraların aynı olmasıdır. yani dizelerin ilk kelimeleri birinci dizeyi, ikinci kelimeleri ikinci dizeyi verir.
"sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
sadıkane belki ol alemde serdar olur
yar olur ağyar olur serdar olur didar olur" şiirin özelliği; soldan sağa ve yukarıdan aşağı okunduğunda mısraların aynı olmasıdır. yani dizelerin ilk kelimeleri birinci dizeyi, ikinci kelimeleri ikinci dizeyi verir.
devamını gör...
cinsiyetsiz soyunma kabinleri istiyoruz
duyduğum en mantıksız şey
devamını gör...