düşün ki tanrı bunu okuyor
naptın sattın mı dobloyu?...elde edemediğime dönüşmüşken ve buna alışmışken niye şimdi? şakaların canımı acıtıyor yapma.
devamını gör...
distopik
distopya, olmasını istemediğimiz gerçekleşmesinden korktuğumuz toplum veya oluşumdur. kelime anlamı olarak ütopyanın tam tersi olarak kabul edilir. distopya durumunu anlatan kitap veya filmler distopik olarak nitelendirilir.
devamını gör...
eladar the dark
özlenen simalardan biridir. kazayı okur okumaz içim bir kötü oldu, çok geçmiş olsun efendim. umarım en kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz.
hoş geldiniz, değerlisiniz.
hoş geldiniz, değerlisiniz.
devamını gör...
aynı şehirde yaşayan yazarlar buluşsun
zirveye gitmek istediğimde engellendim. bir daha davos'a gelmem.
devamını gör...
aydınlanma felsefesi
17. ve 18. yüzyılda benimsenmeye başlanmış düşünce sistemi.
bilime, doğaya, insanın aklına, insanın mutluluğuna karşı olan her düşünceye karşı olan bu felsefe ön yargıları yıkmak istemiştir. rönesans ve reform hareketlerine dayanır.
akla duyulan güvenin artmasıyla her türlü dogmaya, baskıcı otoriteye karşı gelinmiştir.
bilime, doğaya, insanın aklına, insanın mutluluğuna karşı olan her düşünceye karşı olan bu felsefe ön yargıları yıkmak istemiştir. rönesans ve reform hareketlerine dayanır.
akla duyulan güvenin artmasıyla her türlü dogmaya, baskıcı otoriteye karşı gelinmiştir.
devamını gör...
iyi arkadaş olunan birinden zamanla uzaklaşmak
hayatın götürülerinden biridir.
hepimizin çok sevdiği, güvendiği arkadaşları vardır veya olmuştur. hatta bazı arkadaşlıklar yılları bile devirir artık aile gibi olur.
fakat en nihayetinde aile bile farklı bireylerden oluşan bir topluluktur ve burada bile insanların yollarını ayırdığı görülür.
bu da öyledir işte. ister yılları eskitmiş olsun, ister yeni olsun, ister türlü türlü zorluklara beraber göğüs germiş olun, olmayınca olmuyor.
bazı huylarını alttan alıyorsunuz, elinizden geleni yapıyorsunuz ama tahammülün de limiti var. eğer sürekli götürüyorsa sizden, ister istemez uzaklaşıyorsunuz.
tabi güven de sarsıldı ise aradaki, o zaman zaten arkadaşlığın bir anlamı kalmıyor.
başta da yazdığım gibi, hayatın götürülerinden biri.
başlangıcı olan her şeyin mutlaka bir sonu da oluyor.
hepimizin çok sevdiği, güvendiği arkadaşları vardır veya olmuştur. hatta bazı arkadaşlıklar yılları bile devirir artık aile gibi olur.
fakat en nihayetinde aile bile farklı bireylerden oluşan bir topluluktur ve burada bile insanların yollarını ayırdığı görülür.
bu da öyledir işte. ister yılları eskitmiş olsun, ister yeni olsun, ister türlü türlü zorluklara beraber göğüs germiş olun, olmayınca olmuyor.
bazı huylarını alttan alıyorsunuz, elinizden geleni yapıyorsunuz ama tahammülün de limiti var. eğer sürekli götürüyorsa sizden, ister istemez uzaklaşıyorsunuz.
tabi güven de sarsıldı ise aradaki, o zaman zaten arkadaşlığın bir anlamı kalmıyor.
başta da yazdığım gibi, hayatın götürülerinden biri.
başlangıcı olan her şeyin mutlaka bir sonu da oluyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaptığı mesleğin en zor yanı
dukkani kapatip eve gidemiyorsun.
devamını gör...
yazarların en çok kullandığı organı
en çok hangisi bilemem ama en az kullandığımız kulaklarımızdır. kimse kimseyi dinlememektedir.
devamını gör...
hayvanlaşan insan
sabahattin ali'nin içimizdeki şeytan kitabından sonra emile zola nın içimizdeki hayvan anlamına da gelen bu kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederek başlamak istiyorum. çarpıcı bir roman, karanlık, vahşi ama ders niteliğinde.
başlarda çok durağan ilerleyen fakat sonlara doğru arap atı gibi açılan elinizden bırakamayacağınız bu romanın konusuna gelelim o hâlde;
raubaud kıskançlık nöbetleri geçirdiği vakit eşi, séverine'nin kötü anısından intikam almak isteyecektir. bir cinayet ile vuku bulacak bu olay beraberinde bir şahit bırakacaktır. bu kişi makinist jocques'dir. öldürme dürtüsü olan (hoşlandığı kadınları öldürerek sahip olma isteği) bu insan séverine olan bağından ötürü susacak ama lanetli olaylar zincirlerinin kapısını açacaktır. bu hikaye için bir lokomotif seçilmiş. kitaplarda dünyevi'nin en iyi sembolü bu trenlerdir.
kitaptaki herkes hasta. yazar, vahşi insan hep ister sloganıyla yola çıkıyor. doyumsuz istekler; hırs, intikam, kıskançlık, bastırılamayan arzu ve beraberinde getirdiği öldürme isteği, alkolizm, kumarbazlık, sefalet gibi korkunç sonuçlar yaratıyor.
ah, dünyanın dört bir yanından gelen, neyi ezip geçtiğini bilmeyen ve buna aldırmayan, cehennemin dibine gitmeye
çok hevesli şu sürekli insan seli!
insan, içgüdülerini dizginlenmezse, az ile yetinmeyi bilmezse hep daha fazlası için bağıran saldıraya geçen bir hayvana dönüşecektir. bastırılamayan iç güdüler için yalnızca hayvani kurallar geçerlidir. çünkü şiddet ve öldürme isteği hayvana özgüdür. peki bu sefalete sürükleyen duygulardan arınmak için ne yapmalı?
insan hiçbir zaman mantığı bir köşeye fırlatmamalı. sahip olma isteğini dizginlemeli. nerede durması gerektiğini bilmeli. bencilliğin, kıskançlığın ve intikamın sadece bireyin kendisine değil etrafında bulunan suçsuz insanlara da zararı vardır.
yalnızız! o kadar yalnızız ki, birbirimizin kolları arasında ölsek bile kimsenin ruhu duymaz!
başlarda çok durağan ilerleyen fakat sonlara doğru arap atı gibi açılan elinizden bırakamayacağınız bu romanın konusuna gelelim o hâlde;
raubaud kıskançlık nöbetleri geçirdiği vakit eşi, séverine'nin kötü anısından intikam almak isteyecektir. bir cinayet ile vuku bulacak bu olay beraberinde bir şahit bırakacaktır. bu kişi makinist jocques'dir. öldürme dürtüsü olan (hoşlandığı kadınları öldürerek sahip olma isteği) bu insan séverine olan bağından ötürü susacak ama lanetli olaylar zincirlerinin kapısını açacaktır. bu hikaye için bir lokomotif seçilmiş. kitaplarda dünyevi'nin en iyi sembolü bu trenlerdir.
kitaptaki herkes hasta. yazar, vahşi insan hep ister sloganıyla yola çıkıyor. doyumsuz istekler; hırs, intikam, kıskançlık, bastırılamayan arzu ve beraberinde getirdiği öldürme isteği, alkolizm, kumarbazlık, sefalet gibi korkunç sonuçlar yaratıyor.
ah, dünyanın dört bir yanından gelen, neyi ezip geçtiğini bilmeyen ve buna aldırmayan, cehennemin dibine gitmeye
çok hevesli şu sürekli insan seli!
insan, içgüdülerini dizginlenmezse, az ile yetinmeyi bilmezse hep daha fazlası için bağıran saldıraya geçen bir hayvana dönüşecektir. bastırılamayan iç güdüler için yalnızca hayvani kurallar geçerlidir. çünkü şiddet ve öldürme isteği hayvana özgüdür. peki bu sefalete sürükleyen duygulardan arınmak için ne yapmalı?
insan hiçbir zaman mantığı bir köşeye fırlatmamalı. sahip olma isteğini dizginlemeli. nerede durması gerektiğini bilmeli. bencilliğin, kıskançlığın ve intikamın sadece bireyin kendisine değil etrafında bulunan suçsuz insanlara da zararı vardır.
yalnızız! o kadar yalnızız ki, birbirimizin kolları arasında ölsek bile kimsenin ruhu duymaz!
devamını gör...
catawba
avrupa'lılar ilk geldiğinde, north carolina, south carolina ve virginia'nın güneyinde yaşayan, siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
onları ilk görüp kaydeden avrupalılar, 1540'larda güneyden gelen ispanyol'lardı ve 20 bin kişilik bir kabile olduğunu yazdılar. catawba'lar kuzeydeki seneca ve lenape'lerle sık sık savaştılar. 1680'lerde ingiliz'ler catawba topraklarına geldiler. topraklarının çoğu beyazlarca ele geçirildiği için onlara yakın yaşamaları sonucu, salgın hastalık kaptılar ve nüfusları çok düştü. amerikan bağımsızlık savaşı'nda kolonileri tuttular. nüfusları o kadar düştü ki 1800'lerin başlarında sadece 100 civarı insan yaşıyordu. nüfusları azaldıkça, kendilerine verilen rezervasyon topraklarıda yeni antlaşmalarla azaldı.
bugün, south carolina ve north carolina sınırındaki, iki eyaletin topraklarında bulunan bir rezervasyonda yaşıyorlar.
onları ilk görüp kaydeden avrupalılar, 1540'larda güneyden gelen ispanyol'lardı ve 20 bin kişilik bir kabile olduğunu yazdılar. catawba'lar kuzeydeki seneca ve lenape'lerle sık sık savaştılar. 1680'lerde ingiliz'ler catawba topraklarına geldiler. topraklarının çoğu beyazlarca ele geçirildiği için onlara yakın yaşamaları sonucu, salgın hastalık kaptılar ve nüfusları çok düştü. amerikan bağımsızlık savaşı'nda kolonileri tuttular. nüfusları o kadar düştü ki 1800'lerin başlarında sadece 100 civarı insan yaşıyordu. nüfusları azaldıkça, kendilerine verilen rezervasyon topraklarıda yeni antlaşmalarla azaldı.
bugün, south carolina ve north carolina sınırındaki, iki eyaletin topraklarında bulunan bir rezervasyonda yaşıyorlar.
devamını gör...
normal sözlük'ün yavaşlaması
bir süredir benimde başımda olan beladır.
arkadaşlar yavaş girin siteye alooo yüklenmeyin yahu sıkıntı oluyor bak.
arkadaşlar yavaş girin siteye alooo yüklenmeyin yahu sıkıntı oluyor bak.
devamını gör...
şeytan olsaydınız yapacağınız şeyler
bazı insanlara “yerimde gözün mü var ? “ diye sorardım .
devamını gör...
yeni zelanda
hayatımın geri kalanını yaşamak istediğim, çoluğa çocuğa karışmayı arzuladığım güzel insanların yaşadığı uzak çok uzak, seküler, çoğulcu ve gerçekten de demokratik bir ülke. camiiye yapılan terör saldırısı sonrasında meclislerinde kur'an tilaveti yapılmıştı, ülkede çapında mevlüt okutmuşlardı; varın siz düşünün çoğulculuğunu. bizim ülkemizde de sinagoga saldırı düzenleniyor, onlarca türk vatandaşı musevi hayatını kaybediyor; milletçe ''oh olsun!'' demediğimiz kalıyor.
coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
devamını gör...
evlenilecek kişiye verilebilecek garantiler
yemek, şirinlik hem karın doyurur hem kalbi ısıtır.
buraya geliştirdiğim skilleri yazmama gerek yok, onu benle evlenecek adam bilir. size ne yahu?
buraya geliştirdiğim skilleri yazmama gerek yok, onu benle evlenecek adam bilir. size ne yahu?
devamını gör...
paranla rezil olmak
eğer boyunuz (erkek) ortalamanın üstündeyse şehirlerarası otobüs kullanmak örnek verilebilir.
devamını gör...
akut abaza vs kronik abaza
peşin edit :bu tanım silinecektir
akut abaza: normalde abaza olmadığı halde taş gibi bir hatun görünce birden abazaya evrilen , abaza olmaya yatkın bireydir. geçici bir durumdur.
kronik abaza: uçan kuştan yerde yürüyen her dişi bireye kadar saran , kadının sadece nefes almasının yeterli bir kriter olduğu abaza türüdür.
akut abaza: normalde abaza olmadığı halde taş gibi bir hatun görünce birden abazaya evrilen , abaza olmaya yatkın bireydir. geçici bir durumdur.
kronik abaza: uçan kuştan yerde yürüyen her dişi bireye kadar saran , kadının sadece nefes almasının yeterli bir kriter olduğu abaza türüdür.
devamını gör...
zaten yapacağın şeyin söylenmesi
çoğu zaman o işi yapmamama veya uzun süre ertelememe sebep olan durumdur.
devamını gör...
tanımsız ukde doldurmak
bilen yazarların bilmeyenleri gömdüğü başlık.*
ben de öyle başlıyordum*.sonradan sayın sevgili meja bir başlığım altında beni gömünce anladım böyle olmaması gerektiğini.
gömmeyin,ivanmilinski gibi doğru düzgün anlatın ki böyle kavgalı gürültülü olmasın.e mi guzum?*
herkes herkesi gömüyor.*
birileri ezilenlerin elinden tutmalı ve bu, ezilen ben olabilirim.*
ben de öyle başlıyordum*.sonradan sayın sevgili meja bir başlığım altında beni gömünce anladım böyle olmaması gerektiğini.
gömmeyin,ivanmilinski gibi doğru düzgün anlatın ki böyle kavgalı gürültülü olmasın.e mi guzum?*
herkes herkesi gömüyor.*
birileri ezilenlerin elinden tutmalı ve bu, ezilen ben olabilirim.*
devamını gör...

