kendi kendine konuşmaktır.
devamını gör...

hiç bir hazzı yok yahu.
insan ulaşınca hevesini alıyor.
ekşide yazar olmak için ömrümü verdim çaylak çaylak takıldım.
şimdi yazarım bir numarası yokmuş.
asıl numara yazar olmakta değilmiş.
asıl numara fikirleri sevilen bir yazar olmaktaymış.
devamını gör...

sri lanka'da gerçekleşen trajikomik hadise.
sri lanka sağlık bakanı pavithra wanniarachchi, bir büyücünün covid-19' a karşı %100 başarılı ve içenlerin bir daha bu illete korunaklı olacaklarını iddia ettiği karışımı hem içmişti hem de insanların kullanması yönünde teşvikte bulunmuştu.
büyücünün büyülü iksir diye lanse ettiği karışım bakanı covid-19'a karşı koruyamadı.
bakanlık tarafından yapılan açıklamada, wanniarachchi’nin koronavirüs testinin pozitif çıkması sonucu hastanede tedaviye alındığı bildirildi.
kaynak
devamını gör...

mastor ukdesi

bakteriler diş çürümesine,bakteri artıkları ise ağız kokusuna sebep olur.

çürük dişin kokusu ise dişçi koltuğunda çok fena çıkıyor,o diş oyulurken.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa izninde olduğum dönemde bir sürü ukdemi doldurmuş müthiş şahsiyet.

ukdelerimi bir bir açıkladığı için kendisine teşekkür eder, ışıklar içinde yaşamasını* temenni ederim.
devamını gör...

tanımları okudukça.*

-önceki tanımları okuyor musunuz sevgili yazar?

+ okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum.

- ama biz hissediyoruz.
devamını gör...

kin tutan anlamına gelen sözcük. ayrıca şahane bir murder king şarkısı.

devamını gör...

sıcaaakkkkkk!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

empati yapamamaktan kaynaklanan durumdur. bir empati yapsak hepsi geçecek aslında. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

piyanist ukdesi.
1452-1498 yıllarında yaşamış, 4 yıl boyunca floransa'nın yöneticiliğini yapmış olan din adamı. eğitimine tıp okuyarak başlamış ama yarıda bırakıp floransa'da din adamı olmayı seçmiş.
floransa bu dönemde sanatın ve bilimin şehri, rönesans'ın merkezi. tüm sanatçılar burada, medici ailesinin himayesinde.
vaazlarında medici ailesini, yöneticileri kötü yönetim ve yolsuzlukla suçluyor, kiliseyi eleştirip reform yapılması gerektiğini savunuyor ve bu vaazları halkın dikkatini çektikçe etrafı kalabalıklaşıyor. lorenzo de' medici bile kendisinden çekiniyor.
lorenzo'nun ölümü ve oğlu ii. piero'nun zayıf yönetimi sonucu halkın sığındığı yeni lider oluyor kendisi. medici ailesi şehirden sürülüyor ve savonarola floransa'yı ''tanrı'nın şehri'' yapabilmek için yeni bir cumhuriyet kuruyor.
ahlaksızlıkla mücadele için yeni yasalar çıkarıyor, şenlikler ve oyunlar yasaklanıyor, kıyafet reformu getiriliyor. kadınların sokakta dolaşmaması gerektiğini savunuyor, günahkarlar şehri olan floransa'nın tanrı'nın şehri olabilmesi için bu reformlara ihtiyaç olduğuna halkı ikna etmeyi de başarıyor.
savonarola'ya göre insan eliyle yaratılmış her şey şeytan eliyle yapılmış sayılır ve günahtır. bu fikirle 1497'den itibaren sanat ve bilimle ilgili tüm eserlerin toplanıp yakılması için harekete geçiyor: bonfire of the vanities. şehir merkezinde yakılan ateşlerde mücevherler, heykeller, aynalar, süslü kıyafetler, kitaplar, satranç takımları ve enstrümanlar, yani lüks olarak görülebilecek her şey yakılmaya başlanmış. halk bu din adamına o kadar bağlı ki evlerinde ne varsa getirip ateşe atıyorlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ludwig von langenmantel - savonarola preaching against prodigality (1879)
sanat eserleri yakılması gereken eşyaların başında geliyor ve floransa sanatın beşiği olduğu için bulmak çok zor değil. burada sandro botticelli'den bahsetmek lazım çünkü kendisi savonarola'nın sıkı takipçisi. vaazlarından etkilenerek resim yapmayı bırakıyor ve bu ateşe kendi eserlerini yakarak katkıda bulunuyor. evet botticelli. vasari ''sanatçıların hayat hikayeleri'' eserinde botticelli için şunu not düşmüş:

“botticelli savonarola’nın yandaşıydı, işte bu yüzden resmi bıraktı ve başka gelir kaynağı olmadığı için de epey sıkıntıya düştü. yine de cemaatin üyesi olarak kalmakta direterek piagnoni’ye (o zamanki adıyla “sızlananlar”) katıldı ve çalışmalarını bir yana bıraktı; dolayısıyla ihtiyarladığında o kadar yoksul düştü ki eğer lorenzo de medici, dostları ve başka değerli kimseler yeteneğinden ötürü onu sevdikleri için yardımına koşmasalardı neredeyse açlıktan ölecekti.”

neyse ki bu çılgınlık çok uzun sürmüyor. kilise aleyhine verdiği vaazlar papa'nın hoşuna gitmemiş olacak, 1497'de aforoz ediliyor ve 1498'de tutuklanması için emir veriliyor. bu arada halk da kendisine sırt çevirmeye başlıyor doğal olarak. savonarola insanları ikna edebilmek için özel güçleri olduğuna ve mucizeler yaptığına inandırmaya çalışsa da tutuklanıyor ve 1498'in mayıs ayında yakılarak idam ediliyor.
insanlık tarihinin en önemli dönemlerinden birinde, botticelli'yi bile müridi yapabilmiş, kim bilir kaç eseri yok etmiş sanat ve bilim düşmanı bir insan, kendi yaktığı ateşte yanarak yok olup gidiyor böylece.
kaynak
kaynak
devamını gör...

bireyin vücudunda herhangi bir bölümünü beğenmemesi ve bununla sürekli ve aşırı uğraşması, bu durumun kişinin duygularını aşırı derecede etkilemesi, kişiyi depresyona sürüklemesi durumuna dismorfofobi adı verilir. kişinin normal görünmesine rağmen çirkin olduğunu düşünmesidir.halk arasında "ayna hastalığı" olarak bilinir.

dismorfofobi için daha sık kullanılan terim beden dismorfik bozukluktur. bu hastalık daha çok ergenlik döneminde başlasa da, her yaştaki insanda görülebilir ve başlayabilir. ayrıca hem erkek hem kadınları etkiler. ancak dismorfofobi kadınlarda daha sık görülür.
devamını gör...

kadın filozof yok değil vardır fakat kadınlara yüklenen misyon bunun görülmesini engellemiştir. bu başlık 'neden az sayıda kadın filozof var' olsa daha doğru olacaktır.
bunun da sebebi kadınların yüzyıllardır köle vasfında görülmesidir. hiyerarşik bir düzen içinde en alt tabakada olduğunuza inandırılmanızdır. düşünün ki ortadoğuda kadın olduğunuz için bile hayata tutunamazken, yaşayamazken nasıl olur da oturup yaşam üzerine düşünebilirsiniz. yahut yine yalnızca erkek bireyin varlığıyla anlam kazanacağına inandırırsanız, refah vermezseniz, sürekli iş üstüne iş yüklerseniz nasıl olur da kadın düşünür, sorgular. zaten ona verilmiş hayat bile yüce kişilerce(!) bağışlanmış hayattır.
devamını gör...

eğer iyi bir yazar olursanız, siz de bir gün nickaltı aşkınızı görebilirsiniz.
devamını gör...

eeeh bee! bitmeyen pazartesi yaşıyorum. kişisel bakımdı, ev toplaması, bulaşık, çamaşır yıkaması, katlaması, yemek yapması, fatura yatırmasıydı, bebekleri kreşe götür/getir, yemek yedirmesiydi derken tükendim. ben bittim, gün bitmedi!

güç bela düştüğüm iki kuple rahat anında bu ikilinin enerjisinden faydalanmak üzere akşam dinleyeceğim yayındır. teşeka.
devamını gör...

evvela başlık değişmiş iyi olmuş. başlığı açan arkadaşımızın anlatmak istediğine daha yakın gibi.

öyle iletiler yazılıyor ki, rahmetli uğur mumcu'yu anmadan edemiyor insan. ''bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.'' sözü ağızlara pelesenk olsa da, aforizmadan öteye gitmiyor. böyle güzel bir sözü dahi içselleştirme sorunumuz var.

yukarıda bir arkadaş diyor ki; kemalizm mustafa kemali diktatör olarak lanse etmek için uydurulmuş. hayreti mucip. vallahi pes. güzel kardeşim bu bilginin kaynağı ne? zira tarihi gerçeklikle uzaktan yakından ilişkisi yok.

kemalizm kavramı "türk kurtuluş savaşı" sırasında ortaya çıktı. yani sene 1919. henüz türkiye cumhuriyeti devleti ortada yok. mustafa kemal bir bağımsızlık mücadelesinin lideri konumunda, ülke yönetmiyor. teknik olarak zaten diktatör olamaz!

peki bu tabir o dönemde hangi anlama geliyor; mustafa kemal'den taraf olanlar, kemalciler, milli kurtuluşcular vs. vs.

bunu gerek dış basında, gerekse devletler arası yazışmalarda görüyoruz. hatta saray dahi celaliler nitelemesi ile birlikte bu tabiri kullanmaya başlıyor.

misal lumbord, curzona yazdığı mektupta kemalistlerin sevri yırtıp atacaklarını söylüyor.

böyle binlerce yazışma var.

neyse sonra savaş kazanılıyor. ve mazlum doğu halklarında yarattığı intiba "kemalist zafer". bu tarz başlıklar ve söylemler ortaya çıkıyor.

hal böyle olunca, "türk kurtuluş savaşı" kemalist zafer olarak adlandırılınca, kavram iyice oturmaya başlıyor. cumhuriyet kurulduktan sonra türk devrimleri kemalist devrimler olarak literatüre giriyor.

türk tarih kurumunun yayınladığı tarih serisinde 6 ok "kemalizm ilkeleri" olarak yer alıyor. sene 1931 mustafa kemal hayatta!

1932 ise kadro hareketinin orta çıktığı yıl. yakup kadriler, şevket süreyyalar, nedim töreler, kemalizmin fikri alt yapısını anlatmak amacıyla bu dergiyi çıkarıyorlar. mustafa kemal yine hayatta!

chf/chp kurultay metinleri, mustafa kemalin konuşmaları, halk evleri yayınları... kavram daha da güçlenerek kullanılıyor.

neyse çok uzatmak istemiyorum zira sayfalarca yazılır lakin bütün somut kanıtlar ortada duruyor. öğrenmek isteyen açar okur.

ben şuraya geleceğim; türkiye de 80 sonrası kitleler atatürkçülük kavramına sarıldı. bu kavram kemalizmin iğdiş edilmiş halidir. natocu ve amerikancı kenan evrenin bizlere hediyesidir. yani aslında "evrenizm"i "kemalizm"in yerine koymaktasınız.

işte başlığı açan arkadaş da, mustafa kemali sevdiğini söyleyen ama ona dair hiçbir gerçekliği öğrenmek için kılını kıpırdatmayan kitleyi eleştiriyor.

sonuna kadar da, haklı...

haddim olmayarak naçizane tavsiye;

sevin ama kendinize yontmayın. size uymayan taraflarını yontup, sevginizi meşrulaştırmaya çalışmayın...

okuyun yahu. çok mu zor? konuşma metinlerini, ttk tarih dergilerini, kadro sayılarını, arşivleri, medeni bilgileri vs vs...

tekrar altını çiziyorum mustafa kemal bu coğrafya da saygıyı hak eden en önemli tarihi figür... ama sevenleri dahi onu araştırmaktan imtina edip, fikirsel anlamda yan gelip yatıyorsa kimseye söz söyleme hakları kalmaz.
devamını gör...

gece denize girmek.
devamını gör...

minimalizm içerikli videolar izlerken videodaki kişinin çantasını çok beğenip almaya kalkmıştım. minimalizmden maksimalizme geçiş ..
devamını gör...

önceki kuşakların mahvettiği türkiye'de doğmak.
devamını gör...

özellikle hava soğukken yaşanılan durum. eğer tatil günüyse sabah banyo yaparım diye güne başlanır, akşama kadar ertelenir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim