ellere iltifat etmek
nedense ellere önem veriyorum ya. kendi elime de, yok şu nemlendirici yok şu yağ yok şu oje... uğraşır dururum. güzel ellere bayılıyorum. ben ne kadar uğraşsam da istediğim gibi olmuyor.*
edit: ve iltifatlarımı asla esirgemem. bazı insanlar buna alınıyor ama.*
edit: ve iltifatlarımı asla esirgemem. bazı insanlar buna alınıyor ama.*
devamını gör...
yazılacak kitabın ilk cümlesi
"nereye gidersem gideyim, gerisin geri sessizliğimin içine dönüp geliyorum..."
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
her şeyin kendisi ile ilgili olduğunu zannetmesi.
değil abicim, seninle ilgisi yok.
değil abicim, seninle ilgisi yok.
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
ruhu şad olsun! atıp tutanlara bakmayın, zamanında gerektiği gibi davranmış.
edit: kafatasçı diyenlerin entrylerine bakabilirsiniz, genellikle kürtçülük oynuyorlar.
edit: kafatasçı diyenlerin entrylerine bakabilirsiniz, genellikle kürtçülük oynuyorlar.
devamını gör...
eski sevgili ile yeniden başlamak
yapılmaması gerekendir. sizleri “eski” yapan sorun ne ise önünüze tekrar çıkacaktır. ben bu sorunları aşarım diyorsanız. neden ayrıldınız lan o zaman diye sorarlar? aşk bu! bitireceksen buna değmeli. sağlam durun! bir süre sonra yüzünü unutursunuz. ama yüzsüzlügünü asla! hayatınıza yeni biri girecektir. ve dokunacaktır sizin yaralarınıza. iyileştirecektir. siz de gerçek aşk buymuş diyeceksiniz. eski sevgili ise arada bir aklınıza gelecek bir “tanıdık” ya da “tanıyamadık” olacaktır.
erkek ya da kadın fark etmez;
“kaşarların peşinden koşan, fareden başka nedir ki?”
beyne format atın. hayatı kaçırmayın.
erkek ya da kadın fark etmez;
“kaşarların peşinden koşan, fareden başka nedir ki?”
beyne format atın. hayatı kaçırmayın.
devamını gör...
zübük
--- alıntı ---
şimdi çok iyi anladım ki, zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.
bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübüklükler çıkıyor.
oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz...
--- alıntı ---
şimdi çok iyi anladım ki, zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.
bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübüklükler çıkıyor.
oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz...
--- alıntı ---
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
yağız anadolu delikanlısı. kara kaş kara göz bir kardeşimizdir. ilgilenen gelin adayları ile görümce sıfatıyla mülakat yapabilirim.
devamını gör...
eski dünya
asya, avrupa ve afrika kıtasının 3'ünü kapsayan genel isimdir.
devamını gör...
uykusuzkahve
naif ,kibar ve her şeyden önce pırlanta gibi bir kalbi olan güzel insan . sözlüğün ilk zamanlarımdan beri kendisine yazdığım herhangi bir problemde her zaman oldukça profesyonel yaklaşan ,yapıcı ve çözüm odaklı birisiydi. kendisi sayesinde sözlüğümüzün birçok etkinliğine de iştirak ettim. şöyle söyleyim bazı insanları anlatmak için kelimeler yetersiz kalır işte kendisi de o kadar eşsiz ve değerli bir insan ayrıca oldukça da güçlü . umarım yeniden aramıza döner . beni nerede bulacağını biliyorsun ...
devamını gör...
bal porsuğu
birçok ilginç özelliği var ama aralarından favorim şu; yavru bir fili bile anında öldürebilen kobra yılanlarına saldırıyor, sokulup zehirlendiğinde de bir süre bayılıp ayrılıyor sonra da yılanı yemeye devam ediyorlar (???????).
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
devamını gör...
akışta kendi nickini gören yazarın kalp çarpıntısı
biz oraları geçeli çok oldu yeğen! nickaltımızı övdüler de sıvadılar da! alıştık artık, aşağılık insanoğluyuz sonuçta! (bkz: sısısısı)
devamını gör...
yazarların bu sene okuduğu kitap sayısı
okudugun kitaplara göre değişir sevgili ivanmılınski, 1000-2000 sayfalık ağır klasiklerden gidiyorsan 5-6 dahi kâfidir. 100 sayfalık kitaplardan gidiyorsan 100 üzeri de çıkabilir, karışık gidersen 40-50 normal.
devamını gör...
normal sözlük'te erkek yazar istemiyoruz kampanyası
resimdeki metin ve başlık çok da alakalı değil*. ben orada erkeklerin gitmesi gerektiğini savunan bir şey görmüyorum.
devamını gör...
muz ağacı
aslında bir ağaç değil, ağaç görünümünde dev bir otsu bitki. muz meyvesi ağaçta sapsarı olgunlaşmıyor, ancak koparıldığı zaman renk değiştirmeye başlıyor.
devamını gör...
metalci gençliğin tarihe karışması
masum bir 24 yaşındaki gencim ve evet metalciyim işte metalciyim,
ezdiniz hor gördünüz, bagetlerle dövdünüz, penayla tokatladınız.
tek suçum slipknot, motörhead tşirtü giymek diye alay ettiniz evet metalciyim.
atayist dediniz uzun siyah saçlarıma ,gözümdeki rimelle adelet gibi doğdum karşınıza,
lanet olsun evet metalciyim, ben metalciyim işte.
(bkz: akroştiş)
ezdiniz hor gördünüz, bagetlerle dövdünüz, penayla tokatladınız.
tek suçum slipknot, motörhead tşirtü giymek diye alay ettiniz evet metalciyim.
atayist dediniz uzun siyah saçlarıma ,gözümdeki rimelle adelet gibi doğdum karşınıza,
lanet olsun evet metalciyim, ben metalciyim işte.
(bkz: akroştiş)
devamını gör...
kitap okumayı meziyet sanan insan
meziyet, erdem demektir. erdem ise ahlakın övdüğü iyilik, yardımseverlik ve bilgelik gibi niteliklerin ortak adıdır. kitaplardan bu gibi nitelikler edinilebildiği için kitap okumayı meziyet sanmak gayet doğaldır.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
zaten istanbul sözleşmesinin içerisinde yer almamız formalitedendi. yoksa hangi madde uygulanırken gördünüz ülkede.
ilerde başımız ağrımasın, siz sözleşmeye ters davranıyorsunuz demesinler diye ayrıldık, kafamız rahat bundan sonra.
zaten kadın kesmek serbestti ülkede, bundan sonra amaan pff diyerek kafalarını çevirecekler olaylara.
ilerde başımız ağrımasın, siz sözleşmeye ters davranıyorsunuz demesinler diye ayrıldık, kafamız rahat bundan sonra.
zaten kadın kesmek serbestti ülkede, bundan sonra amaan pff diyerek kafalarını çevirecekler olaylara.
devamını gör...
karısı dururken ev işi yapan erkeğe söylenebilecek şeyler
ellerine sağlık bebiş ellerin dert görmesin
devamını gör...
monad
kartezyen düşüncenin özne/nesne dualizmini aşma çabası felsefenin adeta bi kanseri haline gelmişti. holistik bi anlayış sevdasıyla nice yiğitler bu yolda can vermiş, niceleri de ajdar'ın müziğinde dans eden müslüm gibi ciğerci kedisi misali konuya uzak kalmışlardı. işte böyle bir zamanda ortaya leibniz çıkıp özne/nesneyi, bilim/dini ve kültür/doğayı birleştirecek bir kelepçe bulduğunu iddia edecek, lakin kant gelecek 'hoop hemşerim nereye' diyecek ve özellikle leibnizci zaman/mekan anlayışının üzerine kurulu olan monadı tarihin tozlu, leş gibi sayfalarına gönderecek.
leibniz kartezyen düşüncenin aksine nesneye gerçeklik atfetmez. hatta töz de değildir*. (daha sonra kant leibniz'e seri töz getirecek)
maddenin gerçekliği ile ilgili descartesci metafizik konuyu yeterince temellendiremez ve doyurucu açıklama vermez. leibniz'e göre maddenin ana özelliği öyle yer kaplama falan değil, korunum vardır. yani ne demek bu, kartezyen anlayışa göre kuvvet hareketin niceliğidir. madde uzamsaldır ve dolayısıyla tüm gerçekliğin ölçümü yapılabilir. kuvveti hareketi ve hareketin niceliğine indirgenebilmesi mümkündür. tanrı tarafından da korunan hareketin toplamıdır madde dediğimiz şey ve biz bu sayede bilim yaparız.(m.v =p) klasik mekaniğin atası descartes..
ancak leibniz, madde hareketin niceliğine indirgenemez, maddenin esasında nitelik olarak kuvvet vardır, der. yani korunan m.v'nin karesidir. yani uzun lafın kısası skolastik düşünceyle descartesci fiziği uzlaştırma çabası gibidir biraz bu hareket. kant'ın da ömrünün yirmi iki senesini verdiği ve boşa kürek çektiğini farkettiği fizik ve metafiziği kapsayıcı bir felsefi sistem oluşturma çabası, leibniz için de asli motivasyon kaynağıdır. o sebeple leibniz olmadan kant eksik anlaşılır.
aslında burada leibniz'in töz anlayışı da çokomelsiz çok önemli, özellikle spinoza'dan ayrıldığı noktalar önemli ancak başlık töz başlığı değil yapacak bi şey yok.
sahi monad neydi.. monad şerefti, haysiyetti.. monad ramazan pidesiydi.. bayram çikolatasıydı.. ama asıl olarak bölünemezlerin toplamından ibaret olan bileşiklere giren bölünemez cevherdir. atomla falan karışmasın, monadlar atom değildir, elektron değildir, kuark, nötrino, foton hiç değildir. gerçi fiziksel atom diye bi şeyden ne kadar bahsedebiliriz o da ayrı konu. neyse monadların önünde tartışmayalım. monadlar sadece bir takım nitelikler itibariyla farklılıklar arz edebilir ve bu farklılıklar sayesinde maddedeki değişim gerçekleşir. onun haricinde bildiğimiz cevherdir monadlar. ayrıca leibnizci mantıkta da her doğru önermenin nesnesidir.
leibniz kartezyen düşüncenin aksine nesneye gerçeklik atfetmez. hatta töz de değildir*. (daha sonra kant leibniz'e seri töz getirecek)
maddenin gerçekliği ile ilgili descartesci metafizik konuyu yeterince temellendiremez ve doyurucu açıklama vermez. leibniz'e göre maddenin ana özelliği öyle yer kaplama falan değil, korunum vardır. yani ne demek bu, kartezyen anlayışa göre kuvvet hareketin niceliğidir. madde uzamsaldır ve dolayısıyla tüm gerçekliğin ölçümü yapılabilir. kuvveti hareketi ve hareketin niceliğine indirgenebilmesi mümkündür. tanrı tarafından da korunan hareketin toplamıdır madde dediğimiz şey ve biz bu sayede bilim yaparız.(m.v =p) klasik mekaniğin atası descartes..
ancak leibniz, madde hareketin niceliğine indirgenemez, maddenin esasında nitelik olarak kuvvet vardır, der. yani korunan m.v'nin karesidir. yani uzun lafın kısası skolastik düşünceyle descartesci fiziği uzlaştırma çabası gibidir biraz bu hareket. kant'ın da ömrünün yirmi iki senesini verdiği ve boşa kürek çektiğini farkettiği fizik ve metafiziği kapsayıcı bir felsefi sistem oluşturma çabası, leibniz için de asli motivasyon kaynağıdır. o sebeple leibniz olmadan kant eksik anlaşılır.
aslında burada leibniz'in töz anlayışı da çokomelsiz çok önemli, özellikle spinoza'dan ayrıldığı noktalar önemli ancak başlık töz başlığı değil yapacak bi şey yok.
sahi monad neydi.. monad şerefti, haysiyetti.. monad ramazan pidesiydi.. bayram çikolatasıydı.. ama asıl olarak bölünemezlerin toplamından ibaret olan bileşiklere giren bölünemez cevherdir. atomla falan karışmasın, monadlar atom değildir, elektron değildir, kuark, nötrino, foton hiç değildir. gerçi fiziksel atom diye bi şeyden ne kadar bahsedebiliriz o da ayrı konu. neyse monadların önünde tartışmayalım. monadlar sadece bir takım nitelikler itibariyla farklılıklar arz edebilir ve bu farklılıklar sayesinde maddedeki değişim gerçekleşir. onun haricinde bildiğimiz cevherdir monadlar. ayrıca leibnizci mantıkta da her doğru önermenin nesnesidir.
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
kadirşinas. değerbilir anlamına gelir.
tanım: telaffuz etmeyi sevdiğimiz kelimeleri paylaştığımız başlık.
tanım: telaffuz etmeyi sevdiğimiz kelimeleri paylaştığımız başlık.
devamını gör...