bir quentin tarantino filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosu yönetmen quentin tarantino tarafından elmore leonard’ın rum punch isimli romanında uyarlanmıştır. ve bu filmin dev bir kadrosu vardır bana göre. hatta quentin tarantino filmlerinde pek görülmedik şekilde oyunculuklar ön plana çıkmıştır. çok tanıdık oyuncular vardır filmde: tüm zamanların en iyisi robert de niro, her rolü bir üst seviyeye taşıyan samuel l. jackson, bu filmdeki rolüyle oscar adayı olan robert forster, büyük hayranlık duyduğum michael keaton, bu filmde nefes kesen bir güzellikte olan bridget fonda ve esas kadın pam grier.

quentin tarantino’nun kenarda kalmış bir filmi olsa da benim en sevdiklerimdendir. elbette içinde yönetmenin olmazsa olmazları vardır. film boyunca bolca ayak görürüz. bridget fonda bu konuda özel seçilmiş gibidir. diyaloglar her zamanki gibi muhteşemdir ve elbette diğer filmler kadar olmasa da bu filmde de kanlı sahneler vardır. özellikle robert de niro’nun otoparkta ateş ettiği sahne favorimdir.

bir hostesin kaçakçılık işlerini girip daha sonra itirafçı olduktan sonra hayatta kalma çabasını bir labirent içinde anlatan izlenesi bir filmdir.
devamını gör...

kelebek ve martı dövmesi olan kadınlar seviştim ben, heeey bana bakın ben seviştiiiiim hahahayt mı diyorlar yani? inanın bunu sözlüklerden duydum. bu bana çok saçma ve biraz da kadını damgalayan bir şeymiş gibi geldi.

sevişip bu dövmeleri yaptıran vardır muhakkak ancak bu dövmeleri olan kadınların seks kölesi olduklarını düşünmek, böyle bir damgalama tuhaf.

ulan ben omzuma kelebek dövmesi yaptıracaktım vazgeçtim.
devamını gör...

tutunamayanlar bence de abartılıyor. yani oğuz atay kötü yazıyor, kitap berbat falan demiyorum yanlış anlaşılmasın. demek istediğim; kitap anlaşılması zor bir kitap bir kere yani okudum diyenlerin büyük bir çoğunluğu okuduğundan bir şey anlamadı. he anlamak zorunda da değil zaten kimse, anlamadı diye kimsenin zekasına da hakaret edecek değilim. kitabın içinde tarihsel olaylar, şiirler, dini konularda ve edebi yönde alıntılarla birbiriyle iç içe geçmiş farklı konular var. yani anlamak biraz emek istiyor. ayrıca dili ağırdır ve daha önce oğuz atay tarzı edebi yazın türlerine alışkın değilseniz okurken sıkılır ve zorlanırsınız.

son olarak değineceğim nokta ise kitapta geçmeyen alıntılar... twitter, instagram ve bilimum sözlüklerde geçmeyen alıntılar paylaşılıp fav peşinde koşuluyor. oğuz atay kitabının bu hallere düştüğünü görse ne derdi bilemiyorum.* he bi de herkes okumuş ve muhteşem olduğunu iddia ederek dolanıyor ortalıkta. demem o ki tutunamayanlar abartılıyor ama okumanın değil okumamanın ve anlamamanın üzerlerinde oluşturduğu baskıdan...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

depresyonun en büyük belirtilerinden biridir. bunu isteksizlik takip eder. bir süre sonra ne yemek yemek istersiniz ne de kapıdan dışarı adım atmak. zaman kavramınız bile kaybolur gider. gündüzler geceler bir süre sonra birbirine karışır. kesinlikle kendinizi bu moda bırakmayın.
devamını gör...



söylenecek söz yok...
devamını gör...

ortaokul, lise ve üniversitenin bir yılı onlardan biri gibiydim. yukarıdaki bir yazarın dediği gibi belki de takdir edilme duygusu ile heves etmiştim. ama en büyük sebebi babamın baskılarıydi. lise hayatımda okulun en çirkin kızı olma şerefine nail olmuş olsamda bu bile beni ondan korumaya yetmiyordu.
muhafazakar bir ailenin kızı olmayı üç kelime ile tanımlarsam:
baskı, baskı, daha çok baskı.
olurdu.
neden dar giydin, neden parfüm sıktın, neden eve beş dakika geç kaldın, neden bu kitabı okudun?
tabii ki 'muhafazakar' bir aileye sahip olmanın yanında benim babam biraz ruh hastasıydı.
açtım saçımı tabii ki. iyi ki yaşamışım dediğim şeylerden sonra anladım. ben istediğim ben değildim. onların istediği kişi olmuştum. ve bir şeyler yapmasaydım şuan evliydim belki de. herkesle düşman gibi olduk. onlardan olmadığım, dayatmalarına susmadığım, olmak istediğim kişi olduğum için. pişman değilim. sadece bu ömür boyunca geçmeyecek bir travma biliyorum. geçenlerde biri bu yaşadıklarını üç dört yılda atlatamazsın dedi. bilmiyorum. sadece şuan olmaktan memnun olduğum biriyim. bize hatıra kalan tabuları, travmaları ve muhafazakarların genelinde olan dindar münafıkları tekmeliyorum. siyasal islamıda.

ben ve benim gibilere gülten akın'ın kestim kara saçlarımı şiirini hediye ediyorum.

kestim kara saçlarımı -n'olacak şimdi-
devamını gör...

feminizm değil ama feminizm adı altında erkek düşmanlığı yapmak çöplüktür. feminizm her iki cinsiyetin de haklarını korur oysa. bazıları olayı yanlış anlayıp erkek düşmanlığına çeviriyor işi.
devamını gör...

düşmanı hep çok uzakta arıyoruz ama aslında düşman genelde çok daha yakında.. düşman içeride... bazen o kadar yakında ki vücudumuzda, bir uzvumuzda.. bazen bir uzvumuz bize isyan ediyor, tümör üretiyor, bedenden alınmak suretiyle bizi terk ediyor. içsel çatışma, böyle bir şey olsa gerek.
devamını gör...

kolay gelsin sevgili moderasyon. ben bir yıldan fazladır buradayım. gündemi yakalamak için sözlüğe girmiyorum çünkü çoğu gelişme ya sözlükte yer bulmuyor ya da yüzeysel olarak geçiliyor. bu konuya eğilmeniz beni mutlu etti.
onun dışındaki başlıklarda geçen yıla oranla çok güzel gelişmeler var.
film, dizi, kitap, blog güzel ama müzik de bunlara eklenmeli. müziğin bin bir türü var diyebilirsiniz ama film, kitap ya da blog az mı peki derim.
güzel albüm yorumları, yenilerden öneriler, soundlara yeni yorumlar da olmalı diye düşünüyorum.
ben yazarken altta şarkı çalıyor mesela, sözlükte müziğe ayrı bir başlık açmamak haksızlık.
sözlüğün gelişiminde katkı sağlayan ilk yüzden biri olduğuma göre kendime pay çıkarmanın mahsuru yok kanaatindeyim. burada hepimizin bir anlamda birbirimizin hayatına dokunduğuna inanıyorum. iyi ki buradayım dedirttiğiniz her başlık için sağ olun, var olun sevgili sözlük arkadaşlarım.
devamını gör...

sözel bir bölüm okumaktır.

sözel bir bölüm okumak için, sözel yanınızın kuvvetli olması gerekir.

sözel yanınızın kuvvetli olması demek, kıyısından kenarından edebiyat bilgisinin de olmasını gerektirir.

zira tarihi anlayabilmek için, edebiyatı da anlayabilmek gerekir.

ancak tarih bölümü okuyup, bitirip hala dahi anlamındaki de'leri ayıramıyorsanız, açıkta kalmanız olasıdır.

toparlarsak: açıkta kalıp suçu çevreye atmak yerine, kendinizi geliştirebilirseniz; belki bir gün şirinleri görebileceğiniz bir tarihçi olmanız için gerekli olan eylemdir.
devamını gör...

giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir, ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir...
devamını gör...

çok benimsediğim bir sözlük oldu burası. kimseyle dost olmadım, arkadaş edinmek gibi bir niyetim yok ama ortam samimiyet kokuyor. iyi ki varsınız, sizleri okumak güzel.
devamını gör...

hiç olmamış bir hikaye bu...
devamını gör...

bu yaşta hala "annem izin vermiyor." diyerek ortamlardan kaçıyorum.*
devamını gör...

çok şahane bir yazar. çok iyi niyetli. bir yazarda iyi niyet ararım ben ve bu yazar ziyadesiyle hakkını veriyor bunun. her şey gönlünce olsun güzel yazar, hak ediyorsun güzel şeyleri.

yürüyedur anasını satıyım. *
devamını gör...

bir aktrollün hezeyanı. herkesi kendileri gibi sanıyorlar.
devamını gör...

yalaka , dönem adamı, çomar eğlendiren bir şark kurnazı.
devamını gör...

mardin denilince akla gelen ince tel işlemeciliği, el sanatı. sahip çıkılması gereken kültür mirasıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim