erkekte uzun saç
erkeğe, delikanlıya hatta ihtiyar delikanlıya bile yakışır. saç, eğer dalgalı ve at kuyruklu olursa tadından da yenmez. yalnız benim karşı olduğum husus, tüyü bitmemiş 3-4 yaşındaki erkek çocuklarının enseye kadar saçlarının uzatılması. böyle karşılaştığım çocuğun babasına kızının adını ne koydun? diye sorma gafletine düşüyorum.
hele biraz sabredin, çocuk ergenlik dönemine gelsin, sakalları çıksın, bir de saçlarını uzatsın, görün bakalım o zaman nasıl yere bakan yürek yakan bir erkek olacak.
hele biraz sabredin, çocuk ergenlik dönemine gelsin, sakalları çıksın, bir de saçlarını uzatsın, görün bakalım o zaman nasıl yere bakan yürek yakan bir erkek olacak.
devamını gör...
sorunlu aile hayatı
hiç olmamasıyla kafa kafaya yarışır.*
devamını gör...
ülkemizde matematiğin sevilmeme nedeni
konu yoğunluğundan kaynaklı oldugunu düşünüyorum diğer ülkelerdeki müfredatlara göre olsa daha rahat olur öğrenci algılamakta da zorlanmaz. bir de herkese aynı biçimde öğrenmeyi dayatıyorlar öğrencilerin hepsi yazıp çözmekle anlamıyor maalesef.
edit: bir de gerçek hayatta bu mat 2 kısmını mühendisler dışında kullanan yok öğrencinin beyninine niye bu kadar ağır ve gereksiz bilgi yükleme meraklısılar anlamadım.
edit: bir de gerçek hayatta bu mat 2 kısmını mühendisler dışında kullanan yok öğrencinin beyninine niye bu kadar ağır ve gereksiz bilgi yükleme meraklısılar anlamadım.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
panda bakıcılığı..
devamını gör...
sözlükteki cinsiyetçi başlıklar
anlayamadığım bir şekilde fazlasıyla olan durumdur. istikrarlı olarak "... olan kadınlar" "...kadınlara söylenenler" "kadınların..." türevi başlıklar görmekteyim. bu nedir yahu?
devamını gör...
steteskop
yunanca bir kelime olan stetoskop; stetos (göğüs) ve skopein (bakmak) kelimelerinin birleşmesinden oluşur.
1816 yılında fransız dr. rene theophile hyancinthe laennec tarafından icat edilmiştir.
kalp rahatsızlığı sebebiyle onu ziyarete gelen hastalarının zamanla göğsüne kulağını dayamaya utanan doktor, çocukların bir ağaç kütüğünün bir ucuna vurup çıkan sesi kütüğün diğer ucundan dinlemelerinden ilham alarak silindir tüp içerisini kağıtla doldurup tüpü kadının göğsüne koyduğunda tüpün açık olan ucundan hastanın kalp atışlarını rahatlıkla duyabildiğinin farkına vardı. bu fikirden yola çıkan laennec, 22 santimetre uzunluğunda ve 2.5 santimetre çapında ahşap bir tüp ile ilk gerçek steteskobu icat etti.
1816 yılında fransız dr. rene theophile hyancinthe laennec tarafından icat edilmiştir.
kalp rahatsızlığı sebebiyle onu ziyarete gelen hastalarının zamanla göğsüne kulağını dayamaya utanan doktor, çocukların bir ağaç kütüğünün bir ucuna vurup çıkan sesi kütüğün diğer ucundan dinlemelerinden ilham alarak silindir tüp içerisini kağıtla doldurup tüpü kadının göğsüne koyduğunda tüpün açık olan ucundan hastanın kalp atışlarını rahatlıkla duyabildiğinin farkına vardı. bu fikirden yola çıkan laennec, 22 santimetre uzunluğunda ve 2.5 santimetre çapında ahşap bir tüp ile ilk gerçek steteskobu icat etti.
devamını gör...
yaşı küçük yazarları sağ frame’e almak
ayriştirin efendim daha da ayristirin. cunku yetmedi bu kadar gruplasma. hadi bu insanlar sizin tabirinizle buyur, tecrube kazanir ama siz bu on yarginizla hayatiniza nasil devam edeceksiniz merak ediyorum.
devamını gör...
şarkı olmuş şiirler
özdemir asaf-cizik şiiri.
geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi.
(bkz: duman)
geleceğim, bekle dedi, gitti..
ben beklemedim, o da gelmedi.
ölüm gibi bir şey oldu..
ama kimse ölmedi.
(bkz: duman)
devamını gör...
kafa sözlük'ün kurulması
anladığım kadarıyla yoldaş ve birkaç arkadaşı, malum sözlükte para ile hesap satın almaların, trollük yapmaların, cinsiyetçiliğin, küfrün, saygısızlığın ve reklam bombardımanının aşırı artması sebebiyle kurmuş kafa sözlüğü. iyi de yapmışlar pandemide çok iyi geldi gerçekten, evde asosyallikten ölecek idik yoksa. teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk bisikletleri
bisiklete binmeyi üniversite dönemindeyken ilkokula giden kuzenimin bisikletinde öğrenmiş, sonrasında arkadaşımın bahçeye bıraktığı bisiklet ile geliştirip ilk kazasını yapmış bir bisiklet tutkunu olarak otuzumdan sonra alabildiğim ilk bisikleti de yeğenime kaptırdım. haydan gelen huya gider misali.
devamını gör...
amerika birleşik devletleri
soğuk savaş yıllarında nevada çölleri üzerinde atom bombası denemeleri yapıp, hem atmosferde, hem de çölde yerin altında onlarca atom bombası patlatmak suretiyle her yeri zehirlemiştir. daha sonra bu bombaların yarattığı nükleer serpintiden neredeyse gece parlayacak hale gelen sütleri imha etmek yerine fakir mahallelerde okul çocuklarına dağıtmış, kendi vatandaşının üzerine yıllarca stronsium 90 ve sezyum 137 yağdırmıştır. abd'deki felaket boyutlardaki kanser salgınını bilen biliyor.
günümüzde ise kendisine vergi veren vatandaşı yerine kapitalist baronlara hizmet ettiğinden, dünyanın her yerinde kota konan, bazı yerlerinde yasaklanan yüksek fruktozlu mısır şurubu belasını bol kepçeden herkese yedirip nüfusun %60'ından fazlasının obez olmasına göz yummuş, japonya'nın fukushima radyasyonları bulaşmış diye çöpe attığı balıkları ithal edip kendi vatandaşına yedirmiş, 2008 mortgage krizinde milyonlarca kişi evinden ve bütün birikiminden olurken bu krizin baş mimarı olarak ceplerini dolduran dolandırıcı bankerleri 'bailout' programıyla adeta ödüllendirmiş, vatandaşın vergilerinden trilyon dolarları ceplerine koyup, o paralarla milyon dolarlık çılgın lüks partiler vererek kendilerinin yüzünden evinden barkından olan vatandaşla alenen alay etmelerine sesini çıkarmamıştır.
kendi vatandaşına bunları reva gören bir devletin elalemin vatandaşına nasıl muamele etmesini bekliyoruz ki?
günümüzde ise kendisine vergi veren vatandaşı yerine kapitalist baronlara hizmet ettiğinden, dünyanın her yerinde kota konan, bazı yerlerinde yasaklanan yüksek fruktozlu mısır şurubu belasını bol kepçeden herkese yedirip nüfusun %60'ından fazlasının obez olmasına göz yummuş, japonya'nın fukushima radyasyonları bulaşmış diye çöpe attığı balıkları ithal edip kendi vatandaşına yedirmiş, 2008 mortgage krizinde milyonlarca kişi evinden ve bütün birikiminden olurken bu krizin baş mimarı olarak ceplerini dolduran dolandırıcı bankerleri 'bailout' programıyla adeta ödüllendirmiş, vatandaşın vergilerinden trilyon dolarları ceplerine koyup, o paralarla milyon dolarlık çılgın lüks partiler vererek kendilerinin yüzünden evinden barkından olan vatandaşla alenen alay etmelerine sesini çıkarmamıştır.
kendi vatandaşına bunları reva gören bir devletin elalemin vatandaşına nasıl muamele etmesini bekliyoruz ki?
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
bazen kendimi burda çok yalnız hissediyorum ve
korkuyorum.
kimse yok mu, gerçekten.
korkuyorum.
kimse yok mu, gerçekten.
devamını gör...
ali ismail korkmaz
gezi direnişi sırasında eskişehirde polis ve faşist halk işbirliğiyle 19 yaşında katledilen bir genç.
mağosa limanı (uyan ali’m uyan) türküsünü çok sevmeme rağmen 7 yıldır dinleyemiyorum bu olay yüzünden. yine bir fenerbahçeli olarak ne zaman ali ismail korkmaz, fenerbahçe yıkılmaz tezahüratı yapılsa içim burulur. ah ali’m ah.
mağosa limanı (uyan ali’m uyan) türküsünü çok sevmeme rağmen 7 yıldır dinleyemiyorum bu olay yüzünden. yine bir fenerbahçeli olarak ne zaman ali ismail korkmaz, fenerbahçe yıkılmaz tezahüratı yapılsa içim burulur. ah ali’m ah.
devamını gör...
yazılı olmayan kurallar
en güzel sohbetler kapı eşiğinde giderken başlar.
devamını gör...
aile
yeri gelince küstüren ama küseni de nasıl barıştıracağını bilen aynı kandan aynı candan insanlardan oluşan sosyalliğin öğrenildiği ilk kurum.
devamını gör...
paella
hem beyaz hem kırmızı şarap ile güzel giden bir ispanyol yemeği.
devamını gör...
benim için yaşayan en önemli şahsiyet
sevdiğim.
devamını gör...
bütün parçaların güzel olduğu albümler
devamını gör...
