haftaya açılırsa dağda geçireceğim.
devamını gör...

kitap alışverişi yapmak.
devamını gör...

kız 20 yaşındadır erkek henüz daha 11.
devamını gör...

sana yüzme bilmeyen kuşlarımı
ellerinden yeryüzüne düşmekten
yorgun düştüğüm düşlerimi
sensiz hiçbir şeye yaramayan
gülüşlerimi bırakıyorum.
sana belki uğrarsın diye
açılmış bir gönül kafesi,
bir yangının külünü
yeniden yakacak hevesi,
başka birine 'sensiz yaşamam' demek
için benden aldığın nefesi bırakıyorum.
sana affetmekten asla
vazgeçemediğim suçlarımı,
seninle buluşmak için
gidemediğim beşiktaş maçlarını
ve intiharımın ipuçlarını bırakıyorum.
ben sana ezberlediğim şiirin
ardından kalan son iki cümle,
sana istikbalim kadar uykusuz
karanlık ve biçare bir gece,
isminden bile güzel
gözlerine kurduğum iki hece,
yakışıklı prensin seni öpmesine
kıyamadığım 6 cüce bırakıyorum.
ben sana düşen her yaprağa sela okuyan
aşkların ve şarkıların sözlerini,
belki ağlayasın gelirse diye
hülya avşar'ın mavi gözlerini,
ben sana baharı bekleyen
kumruların güzlerini bırakıyorum..
yani ben sana her şeyimi bırakıyorum..*
devamını gör...

özgür epey bir zamandır içiyordu.
beraber de içtik. beethoven dinlerken içtik. mozart dinlerken içtik. türk marşı ile halay çekmişliğimiz bile var. requiem ile içip içip birbirimizi kutsadığımız zamanlar oldu. moonlight sonata dinleyip büyük aşklarımızdan bahsettiğimiz anlar da.

ama bu kadarı yeterdi. yapma dedim. bu kadarı bünyeye zarar dedim. bana karışma mito bir şey olmaz dedi.
neyse efendim içkiye artık ara veren yazarımız kendini bitkisel çaylara ve yürüyüşe verdi.

ankara’ya doğanın bir hediyesidir eymir. ankaralılar iyi bilir eymir’de yürüyüş yapmanın muhteşemliğini.
özgür de madem yürüyüşe başladım, kendimi eymir’in güzelim kollarına bırakıyım dedi.
yürüdü özgür. özgür yürüdü.
haşortmanını üzerine geçirip de öyle yürüdü.

geçen hafta sonu nathalie matthys’in johann sebastian bach besteleri isimli dinletisi vardı. bu fırsatı kaçırır mıyım hiç. hemen iki bilet kaptım.

özgür ile bir takım olmak için ben de haşortmanımı giydim. eşofman giycektim ama onu yalnız bırakmamak adına giymedim.
soluğu eymir’de aldım. özgür yürüyordu. hadi dedim gidiyoruz. konserden bahsettim. pek mutlu oldu. benim kadar bach tutkunu değildi ama olsundu yine de severdi bach ı. o mozart tutkunuydu.

haşortmanlarımızla pek bir asildik, asırlık salonda. salon beyefendileri, fularlı abiler, entel ablalar nedense bize bakıyorlardı. bizim keyfimiz yerindeydi ama. muhteşem bir konserdi.konserden bir kesiti şuraya bırakayım.


sözlüğün, sevilen yazarı sevgili özgür sen yaz hep. biz zevle okuyalım seni.
devamını gör...

güleç, güler yüzlü, gül gibi güzel, rahat ve huzur içinde yaşayan anlamına geliyor.
ısmimden mütevellit olsa gerek gülleri ve gülden olan her şeye aşığım*.
devamını gör...

efendim, soya fasulyesini biliyorsunuz, mucizevi bir bitkidir ve bu bitki olmasa veganlar yerini neyle doldururdu bilinmez. işte bu soya fasulyesi uzun süre suda bekletildiğinde ya da haşlandığında, suyu (ve ezildiğinde de) püresi ortaya çıkar ya, işte o püreli suyu süzdüğünüzde soya sütü elde edersiniz. bu soya sütünü tekrar kaynattığınızda, içine asit ta da tuzlu bileşiklerle (evlerde genellikle limon ve az biraz elma sirkesi kullanılıyor.) kestirirseniz, sonra da bu kesik sütü bir tülbent yardımıyla süzdürürseniz, tofu peyniri elde etmiş oluyorsunuz. ondan sonra her türlü yemekte rahatlıkla kullanabilirsiniz. ister sandviç hazırlayın, ister salatada kullanın, ister fırınlayın, isterseniz japonların yaptığı gibi biraz zeytinyağı, biraz soya sosu ve taze soğanla tek başına tüketin. işte size besin değeri son derece yüksek, besleyici, vitamin deposu bir yiyecek. sağ olasın soya fasulyesi, sağ olasın tofu.
devamını gör...

böyle, yeni gelişen bir platformda önemli olanın; çok yazılmasından ziyade kaliteli içerik üretilmesi olduğu için, olmayan sorunsaldır.
devamını gör...

ölmekten son derece korkuyor çünkü henüz yaşayabilmiş değil.
franz kafka
devamını gör...

söz uçar sözlük kalır ,an geçer anı kalır.
öyle bir an gelir, geriye dönüp baktığınızda 'ne günlerdi ama ' dersiniz. bu da tam olarak öyle güzel ve faydalı bir iş işte.
benim de zevkle ve merakla takip ettiğim değerli yazarların yazılarını gördüm dergide.ilerleyen sayılarda yeni yazarlar keşfedecek olmanın heyecanını şimdiden taşıyorum.kim bilir ilerde dijital ortamdan materyal ortama numunelik/koleksiyonluk bir kaç sayı basılır.emeği geçenlerin ellerine, emeklerine sağlık.
devamını gör...

baş parmaklarla doldurulası 2 adet çukur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

canım köyüm :)
devamını gör...

pirinç pilavını ilk denemesinde yapabilen cindir. resmen lapa oldu biraz şeker atsam sütlaç olacaktı.
devamını gör...

kendisi aynasızlara katılmış. kendisine kolay gelsin dileklerimi sunuyorum. fakat iş yoğunluğundan program yapmamaya başlarsa bozuşuruz. eylem yaparız. tüm aynasızları toplayıp gelse, isyanı bastıramaz.*
devamını gör...

üst edit: az önce bir şey farkettim. moderatörler iko'yu ciddiye bile almıyor. yoldaş'a gelen eki ayırmışlar ama iko'ya gelen eki ayırmamışlar, yazıklar olsun.

iko şu an bu başlıkta.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mutluluk bir görünüp bir kaybolan şeydir. güneş ve yağmur gibi. küçük mutlulukların gölgelerinde şekilleniyor hayat.
devamını gör...

doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı
yağmurun,bulutların rüzgarla sökün ettiği.
ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla
gelmez;onu bulup getiren insanlardır.

bertolt brecht
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
markete çıkıyordum baktım köprüleri kaldırmışlar dedim bir foto atayım sözlüğe hiç atmadım. dostoyevskinin şehrinden selam.
devamını gör...

bazı girdilerine denk gelince diyorum ki, aaa ne güzel demişsin ağzına sağlık.. sonra başka bazı girdilerine denk geliyorum ve bu ikisini aynı kişi yazmış olamaz herhalde, diyorum. ve evet o başka bazı girdiler canımı sıkıyor.
kendime bunu niye dert ettim bilmiyorum ama madem başlığı var, yazayım dedim.
devamını gör...

çocuğuna “dur” dememesi. çocuğu tatlı dille uyarsanız dahi kendi sorumsuzluğunu görmezden gelip sizin söylediklerinize alınması, göz devirmesi, kendisine batması.

bize bir gün gelen misafir çocuk telsiz telefonun olduğu odada kapıyı kapatmış telefonla diğer odada ki babasının cebini arayıp kihkihkih gülüyor. baba “bu sizin numara” dedi. olayı fark edince oğlunun aradığını söyledim be adam bi kalk yerinden değil mi? bir şey söyle. çocuk benim hattımdan sürekli birilerini arıyor. anasının, babasının hiiiiiç umuru değil zaten. e iş başa düştü. kestim hesabını yapacak bir şey yok. çocuk falan dinlemem. az disiplin öğretin veletlerinize.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim