babam diye kayıtlı. halâ silemedim.
devamını gör...

aklmızda kalanları yazma köşemiz ben başlıyorum.
covid-19 aşısının halkımıza ücretsiz vurulmasını öneren önerge akp ve mhp oylarıyla reddedildi.
devamını gör...

programmable logic controller' ın kısatmasıdır. türkçeye programlanabilir mantıksal denetleyici veya programlanabilir lojik kontrolör diye çevirebiliriz. plc içine yüklediğiniz program neticesinde çıkışlarından kontrol sağlayan otomatik bir araçtır. monitör ve klavyesi olmayan bilgisayarda diyebilliriz bunlara. 1968 de ilk kez kullanılmaya başlanmış, şöyle bir şey:

plc’ lerden önce kontaktör röle ile devrelerde kontrol sağlanmaktaydı. bu ikisi de (çok detaya girmeden anlatırsak) üzerinden elektrik geçerek devreyi açıp kapayan kontrol elemanlarıdır. devrelerde bunlar çok fazla kullanıldığı için bir arıza durumunda arızayı takip edip bulmak ve yenisi ile değiştirmek hem zahmetli hem de masraflıydı. ayrıca sistemi değiştirmek istediğinizde epey uğraşmak gerekiyordu.

plc de ise yüklü olan program sayesinde, girişten gelen sinyal kendi içinde işlenerek sanki fiziki bir devre var da onun içindeki kontaktör röleler çalışıyormuş gibi işlem yapar. eskiden devrede çok fazla kontaktör, röle v.s kullanılırken plc devresiyle bu bir kaç taneye düşürülmüştür. kullanılan malzeme azaltılıp ekonomik yönden bir iyileştirme yapılmıştır. böylece herhangi bir değişiklikte devrenin tamamen değiştirilmesi önlenmiştir ve büyük bir zaman tasarrufu sağlanmıştır. plc lerin eski tip röleli sistemlere göre avantajları şöyle sıralanabilir:

- her şeyden önce kompakt bir yapıda olduklarından kötü çevre koşullarında, özellikle tozlu ortamlarda, röleli kumanda devrelerine göre daha güvenlidir.
- güvenilirliği yüksek, bakımı kolaydır. devrelerde arıza aramayı kolaylaştırır.
- bilgisayarla ve diğer kontrolörle haberleşme olanağı vardır. bu özelliği, bilgisayarlı otomasyon işlemine olanak sağlar.
- arıza yapma ihtimali azdır. bir plc için arızalar arası ortalama süre yaklaşık olarak 8.000 saattir.
- kontrol devresinin işlevi yazılımla sağlandığından, kontrol devresini tasarlamak, röleli bir devrenin tasarımından daha kolaydır.
- bütün kontrol işlevleri yazılımla gerçekleştiğinden, farklı uygulama ve çalışma programlarını sağlamak son derece kolaydır ve donanımın değiştirilmesine gerek kalmaksızın yazılımın değiştirilmesi yeterlidir.
- röleli kontrol devrelerine göre çok daha az yer kaplarlar.
devamını gör...

sol taraftan bir çıtırt sesi gelir önce. kalırsın öyle, diğerlerini de seri beğendiğini anlarsın nick altlarından. sonra madagaskar filmindeki küçük lemur gibi dolar gözlerin. bu aldatılmışlık hissi seni insanlardan biraz daha uzaklaştırır.
devamını gör...

göremiyorum.
devamını gör...

ilk tanımı ile nedense aşağıdaki sahneyi hatırlatmış olan başlığa konu olan deney (1.15'ten itibaren izleyiniz):


bu işlerin sonu da tam olarak şu:
devamını gör...

bizim türklerin, sanki hayat memat meselesiymiş gibi; "eren ismi: türkçe kökenlidir." ,"eren, türk'tür!" , "eren'in annesi türk; babası alman" cümlelerini, yabancı youtube ve benzeri sosyal platformların altında dönen tartışmaların sebebidir (ki, "eren ismi: türkçe kökenlidir." tabii ki normal ve haklı bir savunma; ama diğer üstte yazdığım savlar çok komik, saçma ve utandırıcı cidden). tabii koskoca türk a.o.t severleri bundan ibaret değil. zamanında ve şu anda da bu konu hala popüler. sadece belirtmek isterim.

aslında paralel bir dünyayı anlatıyor ve orada sadece temsili kültür söz konusu. bizim dünyamıza ait hiçbir millet yok orada. sadece temsili kültür söz konusu.

konusuna gelirsek, geçmişleri hakkında pek bilgileri olmayan bir toplulukta, doyumsuzca insan yiyen devler tarafından duvara hapsedilmesi ve bu hapis edildikleri duvarlardan kurtulmaya çalışan izcilerin hikayesini ele alır. ana karakterimiz eren, ailesi ve evlatlık olan mikasa ve ikisinin de arkadaşı olan, armin ile mutlu bir mütevazi hayat sürüyorlardı. taa ki devasa titan ortaya çıkmasıyla beraber, mensup olduğu duvarı yıkana dek. eren, mikasa hariç ailesini trajik şekilde kaybeder. faciadan kurtulduktan sonra intikam hırsıyla yanan eren, armin ve mikasa ile izcilere katılır. ve karakterimizin macerası tam olarak orada başlar.

seri, öncelikle ilk animem olur. benim için çok özel bir seridir. beni yepyeni eşsiz eserlere keşfetmemdeki vesile olan ilk adımı attırmıştır.
( sıralama yok hepsi eşsiz : ) )
hunter x hunter,
gintama,
berserk,
naruto (ikinci animemdir.),
claymore,
jojo,
danshi koukousei no nichijou,
one piece,
noragami,
dragon ball
ve daha bir sürü!
devamını gör...

fingirdemek de neymiş, biz direkt dm'den yürüyüp sonra ev partisi verip gruplaşıyoruz.
devamını gör...

melek kızım. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saniyede 144 kere ekrandaki görüntüyü yenileyen monitörlerdir. hz zaten bildiğiniz üzere hertz'in kısaltması olup bir saniyede bir şeyin kaç kere yapıldığını belirtir.
konu oyun oynamak olunca şunu söyleyebilirim ki 60hz ile 144hz gerçekten çok farklı. normalde 60hz akıcı geliyor ancak 144hz ile bir kez oynayınca oyun o kadar akıcı geliyor ki geri 60hz'e dönmeniz çok zor. akıcılığın yanı sıra responsiveness (hızlı tepki verme) de artıyor. böylelikle yaptığınız hareketler ekrana daha çabuk yansıyor ve bu size rekabetçi oyunlarda bir avantaj sağlıyor. rekabetçi olmayan oyunlarda da avantaj sağlamasa dahi oyunu çok daha zevkli hale getiriyor. şimdi buna küçük bir bakış atalım.

varsayımlar: karelerin ekran kartı tarafından eşit zamanlarda üretildiği (frame pacing'i görmezden geliyorum), 144 fps alabildiğiniz.

bu durumda 60hz bir ekran 16.6msde bir yeni görüntü üretecektir. 144hz bir monitör ise yaklaşık 7msde bir yeni bir görüntü üretecektir. buradan yaklaşık bir 9.5ms fark var. bunun yanında 60hz olan bir ekranın yüksek ihtimalle 5ms tepki süresine ve 144hz olanın da 1ms tepki süresine sahip olacağını varsayarsak o zaman 4ms de buradan ekleniyor ve size 13.5mslik bir fark oluşuyor. peki bu 13.5ms neye yarar? hiçbir şeye. ancak aşırı rekabetçiyseniz bu farkı hissedebilirsiniz ancak aksi durumlarda pek hissetmezsiniz bu kadar kısa bir zaman farkını. yine de bu, 144hz bir monitör kullanınca ekranın çok daha hızlı tepki verdiğini ve çok daha akıcı bir görüntü sunduğunu değiştirmiyor. eğer imkanınız varsa 144hz monitör deneyimlemelisiniz.
devamını gör...

spora başlamadan önce şekersiz ve sütsüz içilmesi durumunda enerji verdiğinden de tercih ediliyor olabilir.
devamını gör...

kapalı alan korkusu olan insanların, yüksek gökdelenler nedeniyle zorluk yaşayabileceği şehir. filmlerde görülenin aksine; cafcaflı hayatı dışında; bir de evsizlerin hayatı vardır. her sokak arasında kartonlarda yatan insanları görebilirsiniz, eğer akşam sokaklara çıkarsanız; kolum boyundaki farelere rastgelebilirsiniz.

edit: o fareleri gördükten sonra, bir ara splinter usta gerçek olabilir mi acaba diye düşünmüştüm.
devamını gör...

azimle sıçan taşı elbet deler dediğim başlıktır. yeni yazarlar durmadan yazsın. illa ki kapı aralanacak ve hüloooggg diye usta yazarların yanına kapaklanacaklar.
devamını gör...

iç mi, dış mı? *
devamını gör...

istanbul valisi fahrettin kerim gökay 'ın 1950'li yıllarda çıkardığı çevreye zarar veren sarhoşların doktorlar tarafından iğne ile kusturulmasını öngören uygulaması.

"içkisi, turşusu, kebabı ile 15 liralık bir sofra düzmüştüm, hepsi gitti"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hukuki olarak çokça tartışılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynağı
kaynak: önder kaya
devamını gör...

bilinenin aksine
"şeyhim beni 70'lere ışınla" değildir doğrusu
"şeyhim beni yetmişlere ışınla" şeklindedir.
ikisinin arasında anlam farkı vardır.
devamını gör...

(bkz: the revenant (film))
devamını gör...

terk edilmek kuşkusuz ki bir gocunma, hazımsızlık ve beraberinde aşağılık kompleksini ortaya çıkaran durum. nedenini çözememekle beraber çevrenizden böyle bir şey duyuyorsanız da 'he tamam sen daha terk edicisin.' deyip hızla uzaklaşmak en mantıklısı.
devamını gör...

evet o benim.. icabet edemediklerim olduysa affola..
devamını gör...

tüm yazarların her entry'sini tek tek okumadan ve hepsiyle sohbet etmeden cevap verecek olmanın saçma olduğu soru. herkes herkesin ne yazdığını biliyor mu, nasıl biri olduğu hakkında fikir sahibi mi burada? belki henüz tanımadıklarınızın içinde çok daha fazla seveceğiniz insanlar vardır.

ayrıca neden 1-2 kişinin ismini verip, diğer insanları incitelim ki? böyle şeyleri insan kendisine saklamalı diye düşünüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim