kutsal dağdır. tanrılar her gün göbek atar orada, eros psyche ile bakışırken afrodit kıskanç kayınvalideyi oynar mesela.*
zeus da gelen geçene aşık olur orada. gerçekten büyülü demek ki.
devamını gör...

sözlük içinde genelde bkz vermek için kullanılan kalıp.

esasında bir temel fıkrasında geçen bu kalıbın tanımını girmişken fıkrayı da yazalım, elimize yapışmaz ne de olsa.*

"temel ve dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. polislerden biri bağırmış bu esnada “duuur, onun bunun çocuğu!”. (ps: yazar burada sansür uygulamıştır)

temel dursun'a dönmüş:

– beni tanıdılar dursun, sen kaç!
devamını gör...

özgüven ile tip arasında bir bağlantı kurabilmek için odada dönüp duruyorum ama cık olmuyor.
devamını gör...

çok merak ettiğim bir duygu. çok özel bir durum olduğunu düşünüyorum. ikizim olmasını çok isterdim açıkçası.
devamını gör...

e bileni de öldürüyorlar.
(bkz: turan dursun)
devamını gör...

datça olsun lütfen datça’ya ışınlayın beniiiii*.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okumakta olduğum "akış" kitabında bahsedilen teori. yazar, akış anlarını optimum deneyim olarak ifade etmekte.

"anonim güçler tarafından sarsılmak yerine kendi eylemlerimizden sorumlu hissettiğimiz ve kendi kaderimizin efendisi olduğumuz zamanları da yaşarız. nadiren bu olduğunda bir tür neşe ve uzun süre tadı çıkarılan bir haz hissi duyarız ve böyle anlar hayatın nasıl olması gerektiğine dair belleğimizde bir dönüm noktası olur. optimum deneyim dediğimiz budur. sıkı bir rotaya bağlıyken rüzgar denizcinin saçlarını savurduğunda, tekne dalgaların arasından bir kırbaç gibi ileri atıldığında, yelkenler, gövde, rüzgar ve denizin uyumlu uğultusu denizcinin damarlarında attığında denizcinin hissettiği budur. tuvalin üzerindeki renkler birbiriyle manyetik bir gerilim yarattığında ve şaşkın yaratıcının önünde yeni bir şey, yaşayan bir biçim oluşturduğunda ressamın hissettiği budur."

kitap hiçbir reçete sunmuyor, kişisel gelişim vaat etmiyor. bu yüzden her bir kavramı detaylandırıyor ve akış teorisini tam anlamıyla anlamamızı istiyor. bittiğinde uzun bir şekilde editleyeceğim.
devamını gör...

kimse kimseyi anlayamaz. çevrendekilerin zihninde tasavvur eden sene göre, kendi yakıştırdığı sıfatlar kadarsın. birilerinden seni anlamalarını beklemek tuhaf geliyor. ne kadar anlayacak, nasıl anlayacak? bunu bilemezsin. emin olamazsın. anlamasın daha iyi. neyi anlamadığını biliyorsun en azından.
devamını gör...

dinlerken başka bir iş yapmamaya ve göz temasına gayret ediyorum ancak her zaman değil. yıllarca bize okullarda çocuklarla konuşurken amerikan sit-com dizilerde olduğu gibi el ele göz göze oturup etkin bir dinleme yapmamızı öğrettiler. bu bir yere kadar doğru. göz teması ve uygun bedensel temas çocuğun rahatlaması kendine ve bana güven duyması kendini rahat ifade etmesi için çok anlamlı gerçekten ama arkadaş ben de o sırada gerçekten yetiştirmek zorunda olduğum bir işle uğraşıyorum. sınıfta isem bir başka cocuga yardım ediyor ya da bir sonraki etkinlik için malzeme hazırlıyorum. evde isem birazdan aç kurtlar gibi üstüme saldirmasinlar diye yemek hazırlıyorum falan. bu yüzden konusmaya başladığında dürüstçe söylüyorum. "eğer anlatacağım şey çok önemli ve uzun bir konu ise biraz sabret önce işimi bitireyim. ya da sen konuş ben hem işimi yapıp hem seni dinlemeye calisayim." burada karar ona ait. ancak her istediğinde karşısında onu dinleyecek birisi olmayabileceğini de bilmek zorunda. arkadaşları onu hep göz teması ve etkin şekilde dinlemeyecek çünkü.

dinlerken yorum yapmak yerine "hmm"
"anladım"
"..... oldu demek."
"sen bu konuda ne hissettin?"
"sence nasıl olmalıydı?"
"sonra ne oldu?" gibi sorularla konuşmaya ve duygu düşüncelerini anlatmaya teşvik etmek benim altın kuralım. ben genelde konuşma bitince "benimle paylaştığın icin teşekkür ederim. ne kadar güzel anlattın. çok iyi anladım."
diyor ve bekliyorum. genelde " sen ne diyorsun bu konuda ?" minvalinde bir soru gelene kadar yorum yapmıyorum. çunku çocuk benden yardım istemiyor sadece paylaşmak istiyor böylece çocuk başka zaman tekrar gelip benimle konuşmak için güven duyuyor. konu ciddi ve önemli ise o zaman elbette "bu konuda ben de kendi düşüncemi söyleyeyim ama karar sana ait" diyerek fikrimi ya da kuralını belirtiyorum.

çocukları dinlemek kolay değil. konudan sapmadan, kekelemeden, dürüst ve adil şekilde bir şey anlatmaları gerçekten zor, çok zor. hatta anlamlı ve gerekli bir şey anlatma olasılıkları da düşük. yalnız bazen o ciddiye almadığınız absurd hikayelerin içinden bilinçaltının kosesinde kıvrılıp kalmış bir canavar da çıkabiliyor.
insanı anlamanin en basit ve iyi yolu onu dinlemek. yüz hatlarını, ses tonunu, el kol hareketlerini, kelimelerini seçerken koyduğu tavrı dinlemek belki de anlattıklarından bile değerli.
devamını gör...

willie dixon'ın, moody waters'ın söylemesi için yazdığı blues tarihinin en değerli şarkılarından birisidir. adam resmen terzi inceliğinde çalışmış, kıyafeti waters'in üzerine cuk diye oturtmuştur. ayrıca şarkı chess records tarafından piyasaya 45'lik olarak sürüldüğünde, plak şirketinin o güne kadar ki, en büyük satış rakamına ulaşmasına sebep olmuştur.

moody waters yorumu ile orjinal şarkı

jimi hendrix yorumu

eric clapton yorumu

jeff healey band yorumu (waters'ı bir kenara koyarsak bence en iyisi)
devamını gör...

sırf bir gün sokakta röportaja denk gelirim de telefonunu çıkar diyen bir dayıyla karşılaşırız diye eski antenli telefonlardan almak istiyorum. çıkarıp kafasına vurmak için.
devamını gör...

bu tür her başlığa yazdığım ve yazmaya devem edeceğim bir hakan günday alıntısıdır
.--- alıntı ---

doğu'da kızlar, kadın doğar. ecellerinden önce ölürler. ilk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki toprak bile artık dişidir. bu yüzden toprak ana diye bilinir. perilerin şanı buradan gelir. diri diri gömüle gömüle toprağı bile kadın yapmışlardır. bu yüzden verimsiz ve çoraktır. buna da, kadının intikamı denir.

--- alıntı ---
devamını gör...

türkiye'de bir elin parmağını geçmeyecek kadar kalmış nesildir. gittikçe azalıyor.
devamını gör...

harika bir komplo teorisyeniyim.
devamını gör...

geçmiş.
geçmişte kalmıyor maalesef.
devamını gör...

televizyondan dizi takip etmem, huyum değildir. genelde dikkatimi çeken bir senaryo olursa dizi bittikten sonra internetten sara sara izlerim. son yaz dizisini sosyal medyada çatışma sırasındaki kız isteme sahnesinden bir kesitle fark ettim. ali atay fanatikliğim tuttu yine, açtım ilk bölümlerini izledim ve düne varan bir serüven* başladı. öncelikle söylemem gerekir ki yağmur karakteri (hafsanur sancaktutan) o kadar ama o kadar itici geliyor ki bana onun sahneleri sürekli geçiyorum. hareketleri samimiyetsiz, senaryo gereği de daha 18-19 yaşında bir genç kıza gereksizce olgunluk itelemeye çalışmışlar efsane eğreti. akgün'e (alperen duymaz) hiç girmiyorum yine daha 20 yaşında bir delikanlı belinde silahla, ağır abi replikleriyle adam yaralamalar, mekan işletmeler. eh yavrum o kadar da iyi oyunculuğu var ki aslında, bunu savcıyla olan sahnelerinden anlayabiliyoruz, hep o samimiyette kalsa keşke. neyse dizi içerisinde çok fazla tutarsız detaylar mevcut. ama neticede yerli diziler yersiz uzun diyoruz ve yerli dizilerin mantığını az çok biliyoruz. çoktaşeyapmamak lazım o yüzden. dün yayınlanan sezon finaline gelecek olursak ki bu kısmı spoiler ve bir miktar tahmin içerir. bölümün başından beri biri ya da birilerinin öleceğinin farkındaydık. iç sesim yağmur'un ölüp diziden çıkmasını dilerken, mantıksal olarak selçuk taşkın'ın ölmesi kesindi. leyla ile mecnun'un çekimlerinin başlayacak olması ise savcı selim kara'nın suikast sonucu ölmesi ve diziden çıkmasını gerektirirdi. yani ben böyle kurmuştum kendimi. ama hiçbir şey öyle olmadı. yine birtakım ters köşe yapmaya çalışmalarla dizi bambaşka bir yere evrildi. canan öldü ya da en azından ölmüş gibi gösterildi. burası hala şaibeli bir ters köşe de buradan gelebilir. gökhan öldü, akgün abi katili oldu. gökhan'da zamanında anne katili olmuş zaten. ve genel olarak gelecek sezonun istanbul'da devam edeceği de kesinleşmiş oldu. (eh çeşme'de maliyetler yazın gelmesiyle arttı haliyle) her şey karman çorman oldu ve l&m başlarsa bu diziyle bağım kalmayacağını bildiğimden editlememek üzere son yaz defterini burada kapatıyorum. kıps.
devamını gör...

cem adrian ile olan kül şarkısı çok güzel.
buyurun.
devamını gör...

nice psikolojik sorunların en temel sebebidir. ayrıca bu ihtiyacı aşabileni bu dünyada ölümden başka bir şey yıkmaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükçe bir dikili ormanımız olmasın mı?
olsun.

tema - hatıra ormanı oluşturma
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim