kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük.
erken uyumama rağmen tepetaklak uyandım. geç uyandım. tatsız uyandım. hava da kötü... o halde kahveler kafalara dikilsin, kendimize gelelim. herkese güzel bir hafta dilerim*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

orta asya ve islam kültürü gereği içimize işleyen onlarca lezzetin kendi açımdan her ne kadar istesem de olmama engel olduğu, azımsanmaması gereken önemli bir tüketim alışkanlığıdır. hayvanların çeşitli caniliklerle önümüze sunulması fikri kanımca herkese kötü gelse de vejetaryenliği marjinallik, modernlik ya da batılılık gibi gören gerici kesim olmadık hoşgörüsüzlüklerle vejetaryen kişileri linç edebilmekte. öncelikle elbette herkes istediği gibi beslenebilir ancak kimisinin oruç tutanlara gösterilmesini istediği saygıyı bir kesim bu gibi kişilere göstermiyor ne yazık ki.
devamını gör...

bazen insan olduğumdan bile şüphe ediyorum dedirten başlık. etrafta uzaylı gibi dolaşmak çok yorucu oluyor. herkesleşmek için neler vermezdim.
devamını gör...

bunu söylemek acı veriyor ama (bkz: hayırlı forumlar).
devamını gör...

genelde beline kadar pantolonu çeken, itici bulduğum ve etrafımda bir tane bile olmayan kişi tipi. ayrıca garip tavırlarıyla kilometrelerce öteden tespit edilebilmektedir.
devamını gör...

küçük yaşlarda umutsuzluğa düşmeyi öğrendikleri için şanssız bir nesil fakat bilinçli olup kendilerini iyi yetiştirebilirlerse geleceğin umudu olma ihtimalleri de yok değil.
devamını gör...

başlık sahibi gayet naif duygularla dile getirmiş durumu. saçma sapan ensest fikirlerinizi kendinize saklayın.
devamını gör...

evine de gofret yapma makinesi almazsın be dedirten, işini çok severek yaptığı belli, "tencereyi ocağa ekliyürüz." repliği dillere pelesenk olmuş youtube kanalı.
devamını gör...

gerçekten son zamanlarda gördüğüm en dehşet verici haber. bir insan nasıl bu kadar vicdansız olabilir aklım almıyor resimlere bakamadım.

bir de meseleyi isteyen istediğiyle sevişsin istediğini yapsın diye diye bu hale geldik diyen falan var. ablacım kendi isteğiyle birlikte olan yetişkin insanlarla istismara uğramış çocukları bir mi tutuyorsun sen? ortada bir tecavüz var sen kalkıp hala yetişkin insanların sevişmesine takıyorsun kafayı. hep sizin gibiler yüzünden oluyor aslında bunlar. şu zihniyete bak yazarken de mi hiç düşünmedin utanmadın? küçük bir çocuğun tecavüze uğraması umrunda değil kalkmış hala milletin ne giydiğine ne ettiğine karışıyor. yemin ederim vicdansızın önde gidenisiniz.
devamını gör...

scarlett..
devamını gör...

maalesef modern dünyanın veba’sı..

cinsellik..

insanlar birbirleri ile bu devirde seks için beraber oluyor, birbirlerini sevdikleri için değil.karşınızdaki insanın kişisel zevkini, size duydugu sevgiden fazla önemsemesi bence çirkin bir tavır ve güvenilmez.


gerçekten sevgi dediğiniz şey; “ hassasiyet ve gurur” barındırır.sevdiğine dokunmaya kıyamazsın, bırak dokunmayı teklif dahi edemezsin.

sizi ,kendi onurunuzla/ hayatınızdaki varlığı arasında seçim yapmaya zorlayan kişi, üzgünüm cinsiyeti ne olursa olsun “ sevgili “ olamaz.insanın bir çizgisi ve limiti vardır.herkesin ahlakı kendisine özeldir ama biri sırf onunla sevişmiyorsun diye seni bırakıyorsa, bırakın zaten gitsin.onun aradığı belli ki sevgi değil.masaya düzgün bir ücret bütünü bırakın, sapıklığını kendisine uygun yerde gidersin. - insanların canını “ sevgiyi” bahane ederek yakmasın,günahına girmesin.


şu bir gerçek ki ; cinselliği öyle böyle bir kez yaşamış kişi bırakıldığında, incitildiğinde ya da başka sebeplerle - yoldan çıkıyor ve bakıyorsunuz
“ zaten bir kez yaşadım artık gerisinin önemi yok” diyerek kişisel saygısını sıfırlıyor, gerçekten ahlakini kaybediyor.böyle insanlara, bu tarz çirkin insanların kurbanları diyorum ben. biri hayatınıza dalıyor, canınıza okuyup çıkıyor.kandırıyor, aldatıyor, incitiyor ve daha niceleri..

evlenirken ama “ ideal - temiz- saf “ olanı arıyor. oldu canım başka? önce geçmişinizdeki günahları bir temizleyin, girdiğiniz veballer için helallik alın diyesim geliyor.insanın kendisine olan saygısını almak, birinin yoldan çıkmasının sebebi olmak küçük lokma değil öyle.

en büyük riya ; sevgi- aşk olgusunu bahane olarak kullanıp, insanın bedeninden kar elde etmektir.
buda = günümüz türkiye’sinin özeti.
devamını gör...

doğuştan gelen yetenekleri iyi bir eğitimle harmanlamak.

piyanonun başında da uyusam, fazıl say olamam, sebebi, doğuştan gelmeyenlerdir.
devamını gör...

dümenciler gelmeye başladı. normal zamanda atıp tutarlar şöyle yapalım böyle yapalım diye, 1 gün yayın yaparsın "ay o gün işim vardı" " ay teyzemin oğlu hamile" "ay başka zamana artık" tabi tabi eminim başka zamanadır.
yayın saatinde orada görüşmek dileği ile köftehorlar.
devamını gör...

1914 kuşağının en önemli sanatçılarından, sembolist ressam.
eserlerindeki ışığı resmedişine bayıldığım bir sanatçı. kullandığı pastel tonlardan mı ışığı resmedişinden mi bilmem, eserin ona ait olduğu kendini belli ediyor. sakıp sabancı müzesi'ndeki şu eserini özellikle eklemek isterim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel mihrişah sultan dairesi

bugün kendisinin mezarını tesadüf eseri görme fırsatı buldum. pierre loti tepesinde. kafenin hemen yanında, dibinde de mısırcı ve kestaneci var. bakımsız halde ve kalabalığın içinde kalmış. bu kadar değerli bir sanatçının mezarının hiç değilse etrafını kapatsalarmış. hiç bir şeye saygımız yok. yazık.
devamını gör...

kısaca "ahlaki davranışlar tanrı tarafından emredildiği için mi ahlakidir, yoksa ahlaki olduğu için mi tanrı tarafından emredilmiştir" sorusundan oluşan bir ikilemdir. bu soru din felsefesinin temel sorularından birisidir. bu soruyu "bir şey tanrı iyi dediği için mi iyidir, yoksa zaten iyi olduğu için mi tanrı o şeye iyi demektedir" şeklinde de sorabiliriz.

eğer birinci seçeneği kabul edersek, iyiliğin ve kötülüğün tek mutlak kriteri olarak tanrı'yı kabul ederiz. yani hiçbir şey kendiliğinden iyi ya da kötü olmadığını kabul etmiş oluruz. yani iyi şeylerin kendiliğinden bir anlamı yoktur ve tanrı bunları iyi kabul ettiği için iyidir demek zorunda kalırız. bu noktada gelen eleştiriler ise ilahi emirlerin keyfi olduğudur. "tanrı x yerine neden y'yi emretmiştir?" sorusunun cevabı sadece "çünkü tanrı öyle istiyor" olacaktır. bu noktada bir de david hume tarafından ortaya atılmış olgu-değer problemi eleştirisi vardır. david hume bulgusunu şöyle açıklar: "şimdiye kadar karşılaştığım bütün ahlak sistemlerinde şuna tanık oldum. ahlakçı, belli bir yere kadar normal bir biçimde akıl yürütmeye koyulmakta fakat sonunda tanrının varlığına veya insani faaliyetlere ilişkin bir dizi yargılara varmaktadır. burada insanı hayrete düşüren bir husus vardır. şöyle ki, varılan sonuçlara ilişkin ifadelerde “…dır” (is) veya “değildir” (is not) gibi yer alması gereken bağlantılar yerine zorunluluk ve ödev bildiren ifadeleri ("meli" veya "malı" takılarıyla ifade edilen fiilleri) görmekteyiz. son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir. her şeyden önce bu değişiklik yeni bir ilişkiyi dile getirmektedir. bunun bir gerekçesi olmalıdır. bu yeni ilişki, kendisinden tam anlamıyla farklı olan yargılardan nasıl doğmaktadır?" burda anlatılan problem sonucunda olay tamamen tanrı x'i yapmamı istiyor o halde x'i yapmalıyım durumuna dönüşmesidir. yani olgudan değere geçiş söz konusudur. burdaki geçiş ise keyfilik olarak adlandırılmıştır.

şayet ikinci seçeneği kabul edersek, bir şey kendiliğinden iyi olduğu için tanrı ona iyi demiştir olarak kabul ederiz. bu da tanrı'nın iradesinden bağımsız bir iyilik kötülük kavramı ortaya çıkarır. her şeyi tanrı yaratmış olsa da, yarattığı şeylerin iyi ya da kötü olması tanrı'ya bağlı değildir bu görüşe göre. yarattıklarının bazıları kendiliğinden iyi veya kötüdür. bu durum da temellendirmede sorunlar ortaya çıkarır. burda düşünmemiz gereken ise eğer tanrı'nın emirlerinden bağımsız ahlaki kurallar var ise, bu da tanrı'nın hakimiyetinin sınırsız olmadığını ortaya çıkarır. bu da tanrı'dan bağımsız ahlaki kuralların varlığının bir de bu kuralı ortaya koyanlar olacağını gösterir bizlere. teizmin temel argümanlarından birisi tanrısız bir ahlaki düzenin imkansız olduğudur. eğer bu seçeneği kabul edersek, bu da bizleri tanrısız ahlaki kurallarının varlığına ulaştırır.

mesela bir şeyin iyi veya kötü olması tanrı'ya bağlıdır seçeneğini kabul ettikten sonra, tanrı mutlak iyidir, kötü buyurmaz demek de bir mantık hatası ortaya çıkarır. çünkü ilk seçenekte bir şeyin kötü olmasının tanrı'ya bağlı olduğunu kabul etmiştik. diğer seçenekte kötü buyurmaz demek ortaya bir çelişki çıkarır.

iki durumda da mutlak iyinin tanımına ulaşamayız. ilk seçenekte tanrı iyi dediği için iyidir olarak kabul ederiz, ikinci seçenekte ise iyi olduğu için tanrı emretmiştir deriz.
devamını gör...

yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki, züleyha. bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.(bkz: yedi güzel adam)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevimli hayvan.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki yıl önceydi. biz cahil izmirliler bir gecede yün yorgandan yazlık çarşaflara geçiş yaptığımız için mayıs ayında çocuklara terlik , tişört, şort giydirip düştük eskişehir yoluna. tüm gün bu iç anadolu şehrini "burası gölge çok soğuk, burası güneş çok sıcak" diye diye gezdikten sonra inönü caddesinde yagmura yakalndik. porsuk kenarındaki pastanelerden birisine sığındık. 2.5 saat boyunca yağmur yağdı, biz çay içtik, küçük oğlum çikolataya doydu, büyük oğlum babasının kucaginda uykuya daldi, biz sohbet ettik, ben yine insanları şekerci vitrindeki rengarenk şekerleri izleyen küçük çocuklar gibi meraklı ve hayran bakışlarla izledim. ben izledikçe eşim bana güldü. işte orhan pamuk'un romanında söylediği gibi o "chrysalism" benim için de "hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim