a.palatina descendes
a.maxillaris'in dalı olan damak çevresini kanlandıran damardır.
devamını gör...
yakın arkadaşının seni sevdiğini öğrenmek
mümkün olduğu kadar kırmadan, incitmeden bulunan en güzel bahaneyle durum anlatılması icab eder. yalandan bulunacak bir bahaneyle hem daha kolay bir şekilde bu durum çözülebilir. ama ne olursa olsun üzülmemelidir, kalbi kırılmamalıdır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
dun hoslandigim kadin "bence beni seviyorsun ve ben seninle denemeye hazirim" dedi "ne alakasi var" dedim birazdan raki bardagini gozume soksam ben bunu hakettim derim.
hukumet kadin filminde dedigi gibi ben benim agzima....
hukumet kadin filminde dedigi gibi ben benim agzima....
devamını gör...
günler aylar yıllar
hayatla inatlaşan bir adam ve köpeğinin öyküsü. evet tam anlamıyla böyle bir tanım yapmak gerekiyor zira amcamız ve köpeği adeta hayatla inatlaşıyorlar. sen mi galip geleceksin yoksa ben mi yarışına giriyorlar. şimdi hikayeyi biraz baştan alacak olursak buradan sonrası için yola spoiler uyarısı ile devam edeceğiz.
amcamız en başta köylüler ayrılırken biraz tembellik ediyor gibi geldi bana. şimdi kim kalkıp buradan gidecek teee o kadar yolu yahu der gibiydi sanki. yani o tarlada bulduğu bir fidan bana çok da gerçekçi gelmedi orada kalması adına üşengeçliğinin bir kılıfıydı sanki.
fakat sonra amcamızın samimiyetine inanmaya başladığımız bir dizi olaylar oldu ki yahu bu adam resmen hayatla inatlaşıyor ölüme meydan okuyor dedim kendime okuduğum her satırda. öykü ile ilgili benim canımı sıkan en büyük nokta çeviri oldu.
küfürler bana çok geçmedi açıkçası. şimdi tabii kitap çince, hal böyle olunca orjinal dilinden okuyamıyorum e çeviriyi yapan çevirmen de bu işin uzmanı bir itirazım yok. ama ne bileyim küfürler bana çok geçmedi kitapta. neyse çok küfür yoktu zaten.
kitapla ilgili en güzel şey şuydu kitap hayal satmıyordu. tamam inatçılığı, hayata tutunmayı, mücadeleyi vs öğretiyordu belki ama şunu da alt metin olarak kocaman puntolarla aslında yazıyordu zihnimize: "hayata karşı mücadelenizde kazanan hayat olur. kıçı ile inatlaşan altına sıçar."
nihayetinde de öyle oldu, mısır büyüdü ama mısırın büyüdüğünü kim gördü ki? bana geçmedi hikayenin sonu. şu eleştiriyi yapacaklar olacaktır bu entryimi okuyunca. yahu işte oldu adam kazandı mısır yetişti kendisi gübre oldu. oldu kardeşim olmadı demiyorum ama nihayetinde adam öldü. o mısır mahsulünü alıp köpeciği ile yiyebildi mi? hayır.
işte böyle bir öyküdür bu kitap. lianke yazı dili olarak betimlemelerinde çok başarılı değildi bence bu öyküsünde. bana öyle geldi en azından. betimlemeler bana pek geçmedi. daha düz bir anlatımı vardı zihnimde çok canlanmadı o öykü. ama inatlaşması bana geçti hoşuma gitti inatlaşan insanları severim.
amcamız en başta köylüler ayrılırken biraz tembellik ediyor gibi geldi bana. şimdi kim kalkıp buradan gidecek teee o kadar yolu yahu der gibiydi sanki. yani o tarlada bulduğu bir fidan bana çok da gerçekçi gelmedi orada kalması adına üşengeçliğinin bir kılıfıydı sanki.
fakat sonra amcamızın samimiyetine inanmaya başladığımız bir dizi olaylar oldu ki yahu bu adam resmen hayatla inatlaşıyor ölüme meydan okuyor dedim kendime okuduğum her satırda. öykü ile ilgili benim canımı sıkan en büyük nokta çeviri oldu.
küfürler bana çok geçmedi açıkçası. şimdi tabii kitap çince, hal böyle olunca orjinal dilinden okuyamıyorum e çeviriyi yapan çevirmen de bu işin uzmanı bir itirazım yok. ama ne bileyim küfürler bana çok geçmedi kitapta. neyse çok küfür yoktu zaten.
kitapla ilgili en güzel şey şuydu kitap hayal satmıyordu. tamam inatçılığı, hayata tutunmayı, mücadeleyi vs öğretiyordu belki ama şunu da alt metin olarak kocaman puntolarla aslında yazıyordu zihnimize: "hayata karşı mücadelenizde kazanan hayat olur. kıçı ile inatlaşan altına sıçar."
nihayetinde de öyle oldu, mısır büyüdü ama mısırın büyüdüğünü kim gördü ki? bana geçmedi hikayenin sonu. şu eleştiriyi yapacaklar olacaktır bu entryimi okuyunca. yahu işte oldu adam kazandı mısır yetişti kendisi gübre oldu. oldu kardeşim olmadı demiyorum ama nihayetinde adam öldü. o mısır mahsulünü alıp köpeciği ile yiyebildi mi? hayır.
işte böyle bir öyküdür bu kitap. lianke yazı dili olarak betimlemelerinde çok başarılı değildi bence bu öyküsünde. bana öyle geldi en azından. betimlemeler bana pek geçmedi. daha düz bir anlatımı vardı zihnimde çok canlanmadı o öykü. ama inatlaşması bana geçti hoşuma gitti inatlaşan insanları severim.
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi
bu başlığa yazdım yazdım sildim, sildim sildim yazdım. öfkeliyim, uzun süre sonra ilk kez böylesi öfkeliyim. önceleri aklıma şehit öğretmenler listesi geldi sonrasında 24 kasımda bana gelen hediyenin üzerindeki şöyle bir not; ''bize düşünmek, sorgulamak, yeniden başlamak ve cesur olmak konusunda ilham olan sevgili supportgirl öğretmenimize'' düşünmeden edemiyorum zarar mı verdik? tehlikeli şeyler mi öğrettik diye....
ne için çalıştık yıllarca biz? ne için öldürüldü meslektaşlarımız? ne için yapıyoruz bu mesleği? bu çocuklara sorgulamayı biz öğrettik,* haksızlık karşısında boyun eğmemeyi, inanmazsınız sınıf başkalarını seçerken oy kullandılar..... eee ne demiş atalarımız; ''alışmış, kudurmuştan beterdir'
şimdi, kaderine boyun eğmesin diye yetiştirdiğimiz o onurlu çocuklar; okullarından uzaklaştırıldı, göz altına alındı, darp edildi. merak ediyorum içiniz rahat mı? eylem bilirkişiliğine soyunan sizler, sizlere soruyorum... lgbt+ olmaz efendim, metal müzikli olmaz, halaylı olmaz efendim diyenler böylesi oldu mu? yakışık aldı mı hiç?
ne için çalıştık yıllarca biz? ne için öldürüldü meslektaşlarımız? ne için yapıyoruz bu mesleği? bu çocuklara sorgulamayı biz öğrettik,* haksızlık karşısında boyun eğmemeyi, inanmazsınız sınıf başkalarını seçerken oy kullandılar..... eee ne demiş atalarımız; ''alışmış, kudurmuştan beterdir'
şimdi, kaderine boyun eğmesin diye yetiştirdiğimiz o onurlu çocuklar; okullarından uzaklaştırıldı, göz altına alındı, darp edildi. merak ediyorum içiniz rahat mı? eylem bilirkişiliğine soyunan sizler, sizlere soruyorum... lgbt+ olmaz efendim, metal müzikli olmaz, halaylı olmaz efendim diyenler böylesi oldu mu? yakışık aldı mı hiç?
devamını gör...
uzay gemisini ışık hızıyla sürerken yan taraftan camı aç işareti yapan uzay magandası
magandaların her yerde olduğunu gösteren durumdur. camı açtığınız anda uzay boşluğunda son hızla erimeniz mümkün, bu sebeple açmayınız kesinlikle.
devamını gör...
how i met your mother
ted'i ilk gördüğümde "işte bu ben" dedim. kişiliğime bu kadar uyabilir. diziyi izlerken kendi hayatımı izlermiş gibi oluyorum.
t: legen, wait for it, dary. legendary bir dizi.
t: legen, wait for it, dary. legendary bir dizi.
devamını gör...
1 mart 2021 liselilerin isyan etmesi
haklı tepkileridir. plansız hareket edilmekte, ziya okulları kapattığında yayınladığı bildirilerde uzaktan eğitim süresince sınav yapılmayacağı yazıyordu. şimdi ise uzaktan eğitim süresindeki konular için sınav yapılacak. bu durumun herkes için olacağını hatırlatmak isterim. köyünde yaşayıp bölge okuluna taşımalı olarak götürülen çocuğu da kapsıyor. akp köy okullarını kapattığı için bursa'da bile taşra yerlerde çocuklar köyünde değil bölge okulunda yatılı ya da taşımalı okuyorlar, bu süreçte de online eğitimlere ne kadar katılabildiler? muallak.
devamını gör...
bir gıda işletmesinde size sunulan hijyene güvenmek
'göz görmeyince gönül katlanır'
devamını gör...
sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı
"her zaman güzel öten kuğular, ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde, belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerini sevindiklerinden, daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar. ama insanlar ölümden korktukları için kuğulara iftira atarak, üzüntüden öttüklerini, yaklaşan ölümleri için ağıt yaktıklarını söylerler. oysa genel inanışa göre kederlerinden öttükleri varsayıan bülbül, kırlangıç, ibibik gibi kuşlar da dahil olmak üzere, hiçbir kuşun aç olduğunda, üşüdüğünde ya da başka herhangi bir sıkıntı yaşadığında ötmediğini hiç akıllarına getirmezler. "*
devamını gör...
türkiye'ye beyin göçünü özendiriyoruz
azıcık batıdan göçsünler de batının ahlaksızlığını da alalım, doğununki çekilmiyor.
devamını gör...
oruç tutan ateist
bunları görünce bir gülesim geliyor. yaradandan korkmuyor da ana babasından korkuyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
yaşlandıkça foto yayınlamaya hevesi kalmıyor insanın azizim.
devamını gör...
herkesin potansiyel terörist olması
kendi gibi düşünmeyen herkese çamur atmaktır.
devamını gör...
normal sözlük’e girince bildirim görmek
tek tek bildirimlere girip,kim hangi tanımımı beğenmiş- favlamiş diye baktığım güzel bildirimciklerdir. gerçekten de tek tek bakarım öyle de bir ruh hastasıyım.
genelde bildirimler de görünen her yazarın profilini girip inceler, eğer profilindeki yazıları beğenirsem takip ederim. bir nevi sözlükte yeni yazarları da keşfetmenizi sağlayan bildirimlerdir de denilebilir. bir diğer güzel özelliği ise beğeni aldıkça yazma şevkinizin oluşması, moral ve motivasyon açısından yazdıkça yazmanızın gelmesidir.
bir de 2 ay önceki ruh halinizle şimdiki ruh halinizi görmenizi, böylelikle de kendi tanımlarınızı bir kere daha gözden geçirmenizi, eklemek istediğiniz bir şey var ise eklemenizi sağlar.
eee daha ne olsundur, beğenin gari.
genelde bildirimler de görünen her yazarın profilini girip inceler, eğer profilindeki yazıları beğenirsem takip ederim. bir nevi sözlükte yeni yazarları da keşfetmenizi sağlayan bildirimlerdir de denilebilir. bir diğer güzel özelliği ise beğeni aldıkça yazma şevkinizin oluşması, moral ve motivasyon açısından yazdıkça yazmanızın gelmesidir.
bir de 2 ay önceki ruh halinizle şimdiki ruh halinizi görmenizi, böylelikle de kendi tanımlarınızı bir kere daha gözden geçirmenizi, eklemek istediğiniz bir şey var ise eklemenizi sağlar.
eee daha ne olsundur, beğenin gari.
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
bazı yazarlarımızın fikirlerine anlam verememekle beraber şunu söylemek isterim ki yerçekiminin olmadığını söyleyen,bebeklere yapılan aşıların işe yaramaz olduğunu söyleyen makaleler ve bilimsel yazılarda var.o zaman ne yapıyormuşuz her gördüğümüz duyduğumuz çalışmayı ciddiye almıyormuşuz.kaldı ki bir insan çok yemek yaptığı için yada ağır bir işte çalıştığı için kimliksel farklılaşmaya bürünmez aksine siz kadın şunu yapar erkek bunu yapar diye kesin yargılarla çerçevelediğiniz için yaptıkları size garip gelir.yani şunu demek istiyorum ki "kadınsılaşma" yada "erkeksileşme" diye bir şey yoktur. çünkü her insanın kendi doğruları ve kendi (bkz: nomal)leri vardır ve bu sizin normal sınırlarınız içinde kalmak zorunda değil yani demek istediğim bir kadın pekala sizin "kadınsı" bulduğunuz ojesini sürüp yine sizin "erkeksi" bulduğunuz dozeri kullanabilir.bu tamamen insanın öz benliğiyle alakalıdır ve ahlaksız bir durum yoktur. bana kalırsa iki tarafında işten kaçmak için uydurduğu bahanelerdir efendim.bunun yerine sizinle aynı temel görüşte biriyle bir hayat geçirmeniz daha kolay olacaktır.umarım derdimi anlatabilmişimdir.iyi geceler dilerim.
devamını gör...
anonim kalmanın önemi
benim için çok fazla nedeni ve önemi olan durumdur.
devamını gör...
maske takmasına rağmen makyaj yapan kadın
arada ben de yapıyorum. çünkü canım öyle istiyor.
devamını gör...


