bülbülü öldürmek
harper lee' nin romanının ilk adı ‘atticus’ dur. fakat, kitabın yazarı lee, kitabın ismini sadece bir karaktere bağlamanın son derece sınırlandırıcı olduğunu düşünerek kitabın ismini değiştirmiş.
devamını gör...
tarikatların bitmeme nedeni
“akıl evvel nakil müevveldir” diye çok sevdiğim bir söz var. aslında bu sözü iki farklı yere de çekebiliyoruz fakat benim bahsetmek istediğim; aklın, insanın sahip olduğu en büyük değerlerden birisi olmasıdır. eğer aklı devreden çıkarırsanız hem asıl olan ortadan kalkar hem nakil farklılaşıp versiyonları türer. bu yüzden nakledileni direkt almaktan ziyada akıl süzgecinden geçirmek gereklidir ki bu da oldukça zor görünmektedir. romantik insanlarız, haliyle duygularımızı kullanıyoruz düşünmek için.
august rodin’in düşünen adam heykelini birçoğumuz biliyoruz. ülkemizde bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bulunanı, evet. o heykel, birçok kişi tarafından parça parça yapılmış olsa da heykelin bitiminden sonra başhekimin heykel hakkında söyledikleri kayda değerdir ve aynen şunları söyler: “hastane dışındakilerin durumu içeridekilerden daha kötü, bu heykel onların durumu ne olacak diye düşünüyor.” der.
kadim toplumlar şeytanı; kötülüğün kişilik kazanmış hali, zihni bulandıran ve aklı karıştıran olarak tanımladıkları için akla önem veren yoktu. şeytana has bir yetiymiş gibi bakılıyordu aklı kullanmak. “şeytan hepimizden akıllı” gibi sözler de hem o dönemlerde hem de şu anda bile düşünmenin aleyhine kullanılır.
konuyu daha da dallandırıp budaklandırmadan kısaca; düşünmekten daha insani bir eylem olmadığını, bunu şeytanlaştırmanın da akıl kârı olmadığı söyleyerek kapatalım bu bahsi de.
tanım: aklı geri, nakli ön planda tutan insanların olması sebebiyle.
august rodin’in düşünen adam heykelini birçoğumuz biliyoruz. ülkemizde bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bulunanı, evet. o heykel, birçok kişi tarafından parça parça yapılmış olsa da heykelin bitiminden sonra başhekimin heykel hakkında söyledikleri kayda değerdir ve aynen şunları söyler: “hastane dışındakilerin durumu içeridekilerden daha kötü, bu heykel onların durumu ne olacak diye düşünüyor.” der.
kadim toplumlar şeytanı; kötülüğün kişilik kazanmış hali, zihni bulandıran ve aklı karıştıran olarak tanımladıkları için akla önem veren yoktu. şeytana has bir yetiymiş gibi bakılıyordu aklı kullanmak. “şeytan hepimizden akıllı” gibi sözler de hem o dönemlerde hem de şu anda bile düşünmenin aleyhine kullanılır.
konuyu daha da dallandırıp budaklandırmadan kısaca; düşünmekten daha insani bir eylem olmadığını, bunu şeytanlaştırmanın da akıl kârı olmadığı söyleyerek kapatalım bu bahsi de.
tanım: aklı geri, nakli ön planda tutan insanların olması sebebiyle.
devamını gör...
ortopsikiyatri
ruh sağlığının korunması yükseltilmesi ve sağlıklı duygusal gelişime yönelik yöntemler geliştirme ve uygulama konusu ile ilgilenen psikiyatri dalıdır.
devamını gör...
alter ego
kısaca içinde yaşayan öbür kişi/kişiler. kontrol altında tutamadığın zaman ise şizofreniye doğru devam eder.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
içeriklerini beğenerek takip ettiğim; açtığı/seçtiği başlıkları, tanımlarını ve tanımlarında kullandığı görsel materyalleri profesyonelce bulduğum; yazarların ufkunu iki katına çıkartan yüreği güzel, zihni açık bir kafa sözlük yazarı.
devamını gör...
otobüste uyulması gereken adabımuaşeret kuralları
insanları nasıl rahatsız etmem diye düşünüldüğünde akıllara gelen kurallardır.
devamını gör...
misafir çocuğunun sürekli su istemesi
amerikan emperyalizmine hizmet eden bir davranış daha. nerede görsem tanırım. maksat su kıtlığı çıkartıp orta doğuda savaş çıkartmak ve kartların yeniden dağıtılmasını sağlamaktır. oyun kağıdı baronları ellerini ovuşturdu yine. hissediyorum.
bir diğer ihtimal çocuğun bir şey isteyince onun gerçekleştiğini görmesi hoşuna gitmiş olabilir. su istemeyi yeni öğrenmiş çocuğun mutluluğuna mani olmayın arkadaşlar, orta doğuda savaş çıkmasına sebep olsa bile.
bir diğer ihtimal çocuğun bir şey isteyince onun gerçekleştiğini görmesi hoşuna gitmiş olabilir. su istemeyi yeni öğrenmiş çocuğun mutluluğuna mani olmayın arkadaşlar, orta doğuda savaş çıkmasına sebep olsa bile.
devamını gör...
lilliput etkisi
kitlesel yok oluşların ardından hayatta kalan hayvan türlerinin vücut boyutlarının giderek küçülmesine verilen ad.
devamını gör...
rokoko
avrupa'da barok dönemden, klasik döneme geçişi hazırlayan 18. yüzyıl stilidir.
bu stilde; barok dönemdeki kalın çizgilerin yerini renk ve ifade özgürlüğü almış, duygusallık ve duyarlılık daha gösterişli ve esprili bir şekilde öne çıkmıştır.
dönemin bestecileri tarafından yalın bir homofonik şekilde geliştirilmiştir. bu sanat anlayışının temelinde; güç kaybını sürdüren aristokrasinin yanında parçalanmaya başlayan orta sınıfların beğenisini temsil etmek vardır.
bu stilde; barok dönemdeki kalın çizgilerin yerini renk ve ifade özgürlüğü almış, duygusallık ve duyarlılık daha gösterişli ve esprili bir şekilde öne çıkmıştır.
dönemin bestecileri tarafından yalın bir homofonik şekilde geliştirilmiştir. bu sanat anlayışının temelinde; güç kaybını sürdüren aristokrasinin yanında parçalanmaya başlayan orta sınıfların beğenisini temsil etmek vardır.
devamını gör...
seks otobüsü
başlığı okuduğumda acaba yeni bir film mi dediğim olaydır.
devamını gör...
ölmek
o kadar yavaş ölüyoruz ki, yaşadığımızı sanıyoruz.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"kuşkonmaz dallarına astım kendimi
sedir ağaçlarına gül yapraklarına
başımı taşlara vurdum
göz bebeklerimde büyük camlar parçalandı
tanrısal duygular içindeydim
bütün tanrısızlığımdan uzakta
bir kemiklerinin sertliğini aldım
bir teninin aklığını
sonra sıcaklığını dudaklarının
gel bak
sana bir tanrı getirdim
gel bak
bir tanrı yarattım senden."
ümit yaşar oğuzcan
sedir ağaçlarına gül yapraklarına
başımı taşlara vurdum
göz bebeklerimde büyük camlar parçalandı
tanrısal duygular içindeydim
bütün tanrısızlığımdan uzakta
bir kemiklerinin sertliğini aldım
bir teninin aklığını
sonra sıcaklığını dudaklarının
gel bak
sana bir tanrı getirdim
gel bak
bir tanrı yarattım senden."
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
kitaplardaki en etkileyici giriş cümlesi
bugün annem öldü, belki de dün bilmiyorum.
albert camus-yabancı.
albert camus-yabancı.
devamını gör...
ders çalışırken renkli kalem kullanmak
dozunda ve doğru şekilde kullanılırsa etkilidir.
çeşitli araçlar mevcuttur:
tükenmez kalem, fosforlu kalem,...
kullanılacak kağıda göre daha da çeşitlenebilir.
çeşitli araçlar mevcuttur:
tükenmez kalem, fosforlu kalem,...
kullanılacak kağıda göre daha da çeşitlenebilir.
devamını gör...
kekre
'tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk.' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
hayatın yarışmaya dönmesi
insanlar iş bulma yarısında malum ihtiyaçlar için değil hayatta kalmak için yaşıyoruz
devamını gör...
illiyetilezilyet
yazdıklarını beğenerek takip ettiğim ve elazığlı olduğunu düşündüğüm değerli bir yazar.
devamını gör...


