çilek-muz ve portakal-ananas olarak iki çeşidini bildiğim şekerli sakız. kokusu bile insanı çiğnemeye teşvik ediyordu, sonuç olarak da çeneyi fena yoruyordu.
devamını gör...

bu başlığa engelli insanların hayatları boyunca yaşadığı bir takım sorunları yazarak faydalı olmaya çalışacağım.

1)ailelerin yeterince donanımlı olmaması maddesi ile başlayayım;

öncelikle gebelik döneminde tanılanan çocuklarla ilgili ailelerin yeterli eğitime tabi tutulmaması sebebiyle hem ebeveynler hem de çocuğun yakın çevresinde bir kargaşa durumu söz konusu oluyor. ne ile karşı karşıya olduğunu bilmeyen aile çocuğa karşı tepkisel yaklaşabiliyor, istemeyebiliyor veya engel durumunu reddedebiliyor.
-reddetme evresi bambaşka bir başlıkta yeniden incelenebilir ancak sebeplerinden birisi kuşkusuz bu kaygı durumu- yine yakın çevresinde bulunan bireylerce bu engel durumunun sorumlusu ebeveynlermiş gibi bir tepki doğuyor ve bu sebep ile aileler bile dağılıyor malesef.

2) tanılama süreci sorunları;

bu maddeyi alt basamaklarına ayırarak incelemek daha sağlıklı olacak geliyor bana.

engel durumunun tanılanma süreci ne kadar erken başlar ise çocuğu hayata kazandırmamız o kadar mümkün oluyor ancak buna rağmen hastanelerde oluşan sonsuz yoğunluk sebebi ile tanılayacak hekimlere ulaşmak ayları bulabiliyor özellikle çift tanılı ve ekstra sendromlar yaşayan çocuklarda farklı branşlarda uzmanlaşmış hekimlerce tedavi edilmesi gerektiği için süreç iyice kör düğüm halini alıyor.
-hekim arkadaşlar alınmasın lütfen derdim emekçi ile değil-
bu durumun sonucunda ise çocuklar aylarca rehabilitasyon merkezlerinden eğitim alamıyorlar ve ciddi bir zaman kaybı yaşanıyor.

itiraz mercilerinin yavaş ilerlemesi yine bürokratik bir problem. 5 dakikada tanı koyması beklenen yetkin kişiler elbette otizmli çocuğa; zihinsel engelli raporu verebiliyor yada reaktif bağlanma bozukluğugibi tanılanması görece daha zor tanıları gözden kaçırabiliyorlar ve bu sebeple rehberlik araştırma merkezinde yapılan değerlendirme testleri ile bir uyumsuzluk oluyor ve yine rapor kurumlara ulaşmadığı için eğitim süreci başlayamıyor. bu tür durumlar karşısında itiraz mercileri çok önem kazanıyor.

son olarak bu maddenin altında incelenmesi gereken bir diğer konuda hastanelere erişim engellileri. toplu taşıma kullanamayan veya farklı sebepler ile sosyal hayata karışması mümkün olmayan çocukların ulaşımları hasta nakil araçları ile gerçekleştirilmiyor ve bu yük rehabilitasyon merkezlerinin üzerine yükleniyor.

3) okul ve rehabilitasyon merkezi süreci sorunları;

bugün sektör çalışanlarının bildiği bir gerçek varsa o da şüphesiz; bir dönem iş yeri açma belgesi alıp bugün rehabilitasyon merkezi işleten kurum sahipleridir. eğitimden zerre anlamayan kişiler öğretmenlere hede hödö emirler yağdırarak iş yaptırıyor ve bu durumun sonucunda facia düzeyde eğitim veren kurumlar varlıklarını sürdürüyor.
-evet, tüpçü doğru okudunuz.-

bir diğer problem ise eğitim fakülteleri müfredatlarında yeterince özel eğitim dersleri olmaması sebebiyle özellikle sınıf öğretmenleri çok ciddi zorluklar çekiyor. hangi durum karşısında nasıl tepki vereceğini bilemeyen öğretmenler davranış problemlerinin iyice palazlanmasına sebep olabiliyor veya veliler arasında olası bir didişmeye farkında olmadan sebebiyet verebiliyor. elbette, 30 çocuk içerisinde davranış problemleri olan bir çocuğu kontrol etmek kolay değildir ancak unutulmamalıdır ki; rehabilitasyon merkezleri destek eğitim kurumlarıdır, ana eğitim merkezi değil,

diğer bir sorun ise iş okullarında yeterince mesleki branş olmaması sebebiyle çocuklar sosyal hayatta somut iş olanağı olan meslek yerine daha çok günü geçirmelik işler öğreniyorlar ve bu hayata katılmaları noktasında bağımsızlıklarını ciddi manada olumsuz etkiliyor.

4) çevresel düzenlemelerin yetersizliği;

daha yazılacak yığınla şey var aslında ama son madde olarak ekliyorum bunu.

ülkemizde bir şeyleri -mış/miş gibi yapma hastalığının hızlı bir şekilde tedavi edilmesi gerektiğinin bir göstergesidir aslında bu madde.

görme engelliler için sarı şeritler döşenir ama ortasına ağaç dikilir.
ortopedik engelliler için sempozyum düzenlenir ama asansörü olmayan bina tercih edilir.
otizmliler için etkinlik düzenlenir ama pavyona gelinmiş gibi gözleri kör eden mor-mavi ışıklar döşenir velhasıl kelam bir şeyleri yapıyor olmak için değil gerçekten faydalı olmak için yapmak gerekiyor.
devamını gör...

ee ben de size soruyorum, ne yapicam?
devamını gör...

oturduğum yerden kaba ve kalp kırıcı olduğumu öğrendim.
devamını gör...

ışık doğudan yükselir anlamına gelen latince deyiş. yani uygarlığın temeli mezopotamya'dır.

lakin deyiş şu şekilde devam eder, ex occidente doxa. yani bilgi batıdan.

doğudan yükselen ışık, batıyı aydınlatır gibi de düşünülebilir.
devamını gör...

ders çalışma isteği getiren ve direkt öğrenmemizi sağlayan haplar.
devamını gör...

ilk başlıkta yazarlığın hakkını veren, yazar gibi yazar ilanı. (bkz: ücretsiz kısırlaştırma)
devamını gör...

dünya genelinde yirmibir ülkenin hükümet veya devlet başkanlığında kadınlar yer alsa da, birkaçı hariç neredeyse hepsinin ülkemizden daha müreffeh olması sonucu ortaya çıkan önermedir.

angela merkel - almanya
mette frederiksen - danimarka
jacinda ardern - yeni zelanda
sanna marin - finlandiya
erna solberg - norveç
katrin jakobsdottir - izlanda gibi.

tabi burada karşılıklı bir durum da söz konusu. uzunca süredir kalkınmasını tamamlamış, insan hakları ve cinsiyet eşitliği problemini çözmüş, hırsız arsız tayfayı devlet içerisinde barındırmayan veya minimumda tutabilen ülkelerden bahsediyoruz. haliyle daha rasyonel davranışlar sergileyen bir halk söz konusu. durum böyle olunca -bence erkeklerden daha akıllı olan *- kadın yöneticiler söz sahibi olup, ülkelerini başarı ile yönetebiliyorlar. kendilerini buradan bir kez daha tebrik ediyorum.

haliyle toplumun içerisinde, hamile kadın sokağa çıkmasın, başı açık kadın perdesiz ev gibidir, kadın dediğin insan içinde gülmemeli diyen neandertaller de olmuyor.
devamını gör...

- gözlerin ne renk?
+ kahverengi.
- benimki de lipton ice tea yeşili.
devamını gör...

dünyaya rağbet etmemek.
nefsâni zevk ve arzudan kendini çekerek ibâdete vermek.
devamını gör...

benim gibi babaların kaçınılmaz eylemi.
ben ona terörize değil de aşkı demeyi tercih ederim.bizim kuşak yoklukların kuşağı olduğu için meyve olayı aslında vericilikten kaynaklı. bir de iletişim aracı olan bir ritüel aslında. günümüzde ebeveynlerle bir arada yemek bile yemeyecekler çocuklar neredeyse.
atlet olayı bende de var. oğullarıma mutlaka giydirir, bellerine bile bakarım. ben de atletsiz bir şey giyemeyenlerdenim çünkü. çocuklar geceleri üşütünce altlarına kaçırıyorlar çünkü.
30 yaş üstüne laf eden köftehorlar, nereden bileceksiniz babanızın hangi kaygılarla sizi terörize ettiğini. gidin sarılın adama, iki meyvesini yiyin. yarın öbür gün gölgen yeterdi diye ağlarsınız.
devamını gör...

hazır gündem yoğun ilken çaktırmadan tüm alkollü içeceklere %17.08 zam gelmiş bulunmaktadır.
unutmayınız ki; içki bütün kötülüklerin anasıdır ve sizi yavaş yavaş öldürür. işte bu nedenle iktidardaki haramiler , soyup soğana çevirmenlik camianın sağlıklı kalabilmesi adına elinden geleni yapmaktadır. twitter.com/vaziyetcomtr/st...
devamını gör...

seslerin ifşa olduğu toplantıdır.
devamını gör...

hayko cepkin imzalı en güzel eserlerden biri, eski bir hatıra, hiçbir şeyin dibinde olanların kılavuzu.

"bitmez sandı
yoksul beynin
sorma artık kimim neyim
olsun sende merhametim
bundan sonra seninleyim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur birdaha

gözümde yaş
bomboş elim
hiçbir şeyin
dibindeyim
geçmiş her gün
hikayemdir
böyle bilsin sevdiklerim

hiç aklında yokken bir ışık yanar

yol gözümü dağlıyor bak
ağlasan da boş
bendeki zehir kadar sarhoş
bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş
tadı yok çok zor olur bir daha"

devamını gör...

geçmiyor muymuş diye düşündürdü bu başlık beni. ben ne zaman kendimi kötü hissetsem, bi şeyi kafama taksam üzülsem uyurum. bana iyi gelceğini bilirim ve hiç işe yaramasa bile biraz dinlenmek, düşüncelerimden uzak kalmak iyi gelir mutlu eder beni. o yüzden eğer uyuyabilme şansınız varsa uyuyun, dinlenin, sakinleşin.
devamını gör...

uludağ sözlük, kafa sözlük'e baksın, tasarım ve tema nasıl oluyormuş görsün.
devamını gör...

-nurten! ben arkadaşlarla bir yere kadar gidip gelicem.karşıdan karşıya geçerken iskenderin elini tutarım.
kireçburnu'nun patavatsız bakkalı, çay onda içilir.eşi nurtenden çok korkar, nurten de korkulmayacak gibi değildir hani.
devamını gör...

senin çocuğun da senin gibi olur inşallah o zaman anlarsın beni.
devamını gör...

beni yak kendini yak her şeyi yak bir kıvılcım yeter ben hazırım bak şarkısını söylerken gaza gelen duman grubunun, satın aldığı dağ başını ateşe vermesi sonucu itfaiyenin olay yerine intikal etmesi durumudur .
devamını gör...

bilmiyorum canım daha ne kadar yanabilir?
ya da bilmiyorum içimde ayak basılmamış bir hüzün,
çekilmemiş bir acı kaldı mı?
en dibi gördüm mü?

dıştan normal benim ama içimde sönmeyen bir volkan var gibi,
etrafında dolanıp duruyorum.
patladı patlayacak diye sessizce çekiyorum canımı yakan offf'ları.
gözyaşlarımı arka odalara sakladım,
başka bir şey için ağladığıma ikna etmeye çabalıyorken buluyorum kendimi
olmadık bir anda aslında sana, bize ağlarken.

bütün hüzünlü şarkılar bana yazılmış gibi geliyor,
acı çekmekten hoşlanır gibi döne döne dinliyorum bazılarını,
o ateş çemberinin dışına çıkmak istemiyorum ilginç şekilde,
acımla baş başa yanmak istiyorum içinde.

ben artık bu kadar sevdiğim sen misin?
yoksa ben içimde senden bağımsız sevilecek bir sen yarattım da onu mu seviyorum?
niye seviyorum? neden seviyorum? bilmiyorum.
ve ben öznesi "biz" olmayan bir cümlenin herhangi bir kelimesi olmak istemiyorum artık..*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim