anlamak
oliver sacks, karısını şapka sanan adam kitabında bir hastasından bahsediyor. hasta, başına aldığı darbe sonucu görme yetisini kaybetmiş. daha doğrusu beyninin, görmeyle alakalı olan kısmı zarar gördüğü için görmekle ilgili hiçbir şeyi bilmiyormuş artık. görmekle ilgili kelimeleri, mesela renkleri anlamıyormuş. körmüş, ancak kör olduğunun da farkında değilmiş. böylece kendi körlüğünü göremeyen kör olmuş.
anlamak da aynı şekilde. bazı şeyleri anladığımızı iddia ediyoruz, lakin ya anlamayı anlamamışsak?
anlamak da aynı şekilde. bazı şeyleri anladığımızı iddia ediyoruz, lakin ya anlamayı anlamamışsak?
devamını gör...
türk rock tarihinin en iyi solosu
erkin koray-cemalim
cem karaca-gecenin karasını
şunları dinlerken büyülenmemek elde değil.
cem karaca-gecenin karasını
şunları dinlerken büyülenmemek elde değil.
devamını gör...
vatan hainliği örnekleri
vatanını sevmemenin bir çok versiyonu olabileceğini gösteren örneklerdir.
vapurda başıma gelen bir olayı hatırlattı bu başlık bana.
5 6 yaşlarında bir çocuk dedesiyle oturmuş denizi izliyorlardı. çocuk elindeki krakeri bitirdikten sonra ambalajını denize attı. tam da yanımda duruyorlardı. önce biraz bekledim baktım dededen bir tepki yok. çocuğu uyardım ve dedim ki, çöplerimizi denize atmamalıyız denizler kirlenir dedim. bir çocuğun anlayabileceği bir üslupta söyledim ama vay efendim sen misin bunu diyen. dedesi çemkirmeye başladı sana ne filan gibisinden. sustum. o dedenin torununu uyarması gerektiği yerde bana çemkirmesi benim için bir vatan hainliğidir. o torun büyüyecek ve denizlere çöp atmaya devam edecek ve muhtemelen dedesi gibi bir insan olacak. çünkü onun çevresinde gördüğü örnek bu.
vapurda başıma gelen bir olayı hatırlattı bu başlık bana.
5 6 yaşlarında bir çocuk dedesiyle oturmuş denizi izliyorlardı. çocuk elindeki krakeri bitirdikten sonra ambalajını denize attı. tam da yanımda duruyorlardı. önce biraz bekledim baktım dededen bir tepki yok. çocuğu uyardım ve dedim ki, çöplerimizi denize atmamalıyız denizler kirlenir dedim. bir çocuğun anlayabileceği bir üslupta söyledim ama vay efendim sen misin bunu diyen. dedesi çemkirmeye başladı sana ne filan gibisinden. sustum. o dedenin torununu uyarması gerektiği yerde bana çemkirmesi benim için bir vatan hainliğidir. o torun büyüyecek ve denizlere çöp atmaya devam edecek ve muhtemelen dedesi gibi bir insan olacak. çünkü onun çevresinde gördüğü örnek bu.
devamını gör...
tinder avcısı
netflix platformunda yayınlanan, özgün ismi tinder swindler ( tinder üçkağıtçısı) diye geçen belgesel film, son zamanlarda isminden söz ettiriyor. belgeselde sahtekar ve dolandırıcı bir kişiliği olan adam konu ediliyor.
bu dolandırıcı kişisi, tinder isimli arkadaşlık sitesinden 40 yaş civarında kadın arkadaş arıyor, daha doğrusu kadın avına çıkıyor. 40'lı yaşları tercih etmesinin sebebi de, o yaşta ve yalnız kadınları kolay kandırabilmek ve banka hesaplarında kallavi miktar para birikimlerinin olmasını tahmin edebilmesi.
tinder'de böyle bir kadın bulunca da samimiyeti ilerletip, kadını lüks restorana götürüyor. restoran personelince de tanınan ve saygı duyulan bir müşteri olmuş. en pahalı yemek ve şaraplardan ısmarlıyor. soyadı da bir elmas milyarderinin oğlu ile uyuştuğu için, kendini de öyle tanıtıyor. hatta kendini şirkette özel pozisyonda gösterip kadına uçak bileti yolluyor, başka ülkeye gidip orada da lüks restoran ve lüks otellere gidiyorlar.
sonra kadın, adama aşık oluyor, adama bağlanıyor. adam sonra kadından acil ve çeşitli bahanelerle para istiyor. kadın da kalbine giren adamdan parayı esirgemeyip 10 bin dolar ile başlayıp, 100 bin, hatta 400 bin dolara kadar yükselen paraları adama veriyor. sonra da adam ortalıkta yok, ne arıyor ve ne soruyor. artık zamanını sonraki yolunacak tavuğa ayırmış. yani önceki kadından aldığı parayla lüks hayatını devam ettiriyor ve yeni tanıştığı kadından da para almaya hazırlanıyor. bizdeki ünlü kastelli, saadet zinciri, çiftlikbank gibi bir dolandırıcılık oyunu.
sonra dolandırıcı yakalanıyor. ama dolandırdığı kadınlar ona kıyamıyorlar, hatta içinde hala da kendini seven kadın var. bu yüzden de az bir para cezasıyla kurtuluyor. ismi de şimon hayut ve ülkesi israil'de serbest dolaşıyor.
bu dolandırıcı kişisi, tinder isimli arkadaşlık sitesinden 40 yaş civarında kadın arkadaş arıyor, daha doğrusu kadın avına çıkıyor. 40'lı yaşları tercih etmesinin sebebi de, o yaşta ve yalnız kadınları kolay kandırabilmek ve banka hesaplarında kallavi miktar para birikimlerinin olmasını tahmin edebilmesi.
tinder'de böyle bir kadın bulunca da samimiyeti ilerletip, kadını lüks restorana götürüyor. restoran personelince de tanınan ve saygı duyulan bir müşteri olmuş. en pahalı yemek ve şaraplardan ısmarlıyor. soyadı da bir elmas milyarderinin oğlu ile uyuştuğu için, kendini de öyle tanıtıyor. hatta kendini şirkette özel pozisyonda gösterip kadına uçak bileti yolluyor, başka ülkeye gidip orada da lüks restoran ve lüks otellere gidiyorlar.
sonra kadın, adama aşık oluyor, adama bağlanıyor. adam sonra kadından acil ve çeşitli bahanelerle para istiyor. kadın da kalbine giren adamdan parayı esirgemeyip 10 bin dolar ile başlayıp, 100 bin, hatta 400 bin dolara kadar yükselen paraları adama veriyor. sonra da adam ortalıkta yok, ne arıyor ve ne soruyor. artık zamanını sonraki yolunacak tavuğa ayırmış. yani önceki kadından aldığı parayla lüks hayatını devam ettiriyor ve yeni tanıştığı kadından da para almaya hazırlanıyor. bizdeki ünlü kastelli, saadet zinciri, çiftlikbank gibi bir dolandırıcılık oyunu.
sonra dolandırıcı yakalanıyor. ama dolandırdığı kadınlar ona kıyamıyorlar, hatta içinde hala da kendini seven kadın var. bu yüzden de az bir para cezasıyla kurtuluyor. ismi de şimon hayut ve ülkesi israil'de serbest dolaşıyor.
devamını gör...
nocturnal animals
başrollerini amy adams ve jake gyllenhaal'ın oynadığı senaryosu ve yönetmenliğini stilist, yönetmen tom ford'un üstlendiği gerilim-gizem türü filmdir. stilist bir yönetmenin elinden çıkan bu işte sanatsal karelere çok rastlıyoruz. filmin giriş kısmı bu estetiğe karşı tavır alınan algı yanılsaması gibiydi rahatsız edici ve aykırı.
iç içe geçmiş iki hikayeyle başlıyorsunuz. labirent havası katılmış, parçaları yavaş yavaş birleştiriyorsunuz.diken üzerinde izleyip, psikolojik savaş veriyorsunuz.
otobandaki aracın diğer arabanın üzerine sürmesi, araca kaza yaptırması sahne gerilimini üzerinize bırakıyor resmen. aracın zorla kapılarının açılması, belalı tiplerin saldırısı oldukça gerçekci yansıtılmış. yer yer izlerken zorluyor.çaresizliği dibine kadar hissettiriyor.
yaratılan iki dünya simgelerle anlatılmış. bazen bu semboller tek bir görüntüyle karşınıza çıkıyor. filmin sonuna doğru kafanızda oturuyor bazı şeyler. sürekli anlatılan bu iki durum arasında bağ kurmaya çalışılması merak uyandırtıyor. sonlara doğru can sıkıcı klişeler olsada sonunun izleyeciye bırakılmış olması güzeldi.
genel hatlarıyla aşk,acımasızlık,intikam duygularına yer verilmiş. bir çok kişi'nin eleştirmesine rağmen çekimi bana göre dikkat çekiciydi. kasvetli bir tablo izlenimi yaratılmış.
amy adams'ın soğuk ve çekici havası olan susan rolüne uygunluğu tartışılmaz. psikolojik gerilim filmlerinde donukluğuyla ayrı bir hava katıyor bu oyuncu. jake gyllenhall'in iki rol için kullanılması zekiceydi. susan'ın kocası edward'ı iyi oynadığını ama diğer hikayedeki rolü için duygu geçisini tam yansıtamadığını düşünüyorum. belki de öyle olması gerekiyordu bilemiyorum.
bazı görüntülerin akıllara kazınacağı bir ruh'un acı çekmesi tasvirinin iyi yapıldığı izlenebilinirliği olan bir film. farklı bir tür izlemek istiyorsanız bence değer.
iç içe geçmiş iki hikayeyle başlıyorsunuz. labirent havası katılmış, parçaları yavaş yavaş birleştiriyorsunuz.diken üzerinde izleyip, psikolojik savaş veriyorsunuz.
otobandaki aracın diğer arabanın üzerine sürmesi, araca kaza yaptırması sahne gerilimini üzerinize bırakıyor resmen. aracın zorla kapılarının açılması, belalı tiplerin saldırısı oldukça gerçekci yansıtılmış. yer yer izlerken zorluyor.çaresizliği dibine kadar hissettiriyor.
yaratılan iki dünya simgelerle anlatılmış. bazen bu semboller tek bir görüntüyle karşınıza çıkıyor. filmin sonuna doğru kafanızda oturuyor bazı şeyler. sürekli anlatılan bu iki durum arasında bağ kurmaya çalışılması merak uyandırtıyor. sonlara doğru can sıkıcı klişeler olsada sonunun izleyeciye bırakılmış olması güzeldi.
genel hatlarıyla aşk,acımasızlık,intikam duygularına yer verilmiş. bir çok kişi'nin eleştirmesine rağmen çekimi bana göre dikkat çekiciydi. kasvetli bir tablo izlenimi yaratılmış.
amy adams'ın soğuk ve çekici havası olan susan rolüne uygunluğu tartışılmaz. psikolojik gerilim filmlerinde donukluğuyla ayrı bir hava katıyor bu oyuncu. jake gyllenhall'in iki rol için kullanılması zekiceydi. susan'ın kocası edward'ı iyi oynadığını ama diğer hikayedeki rolü için duygu geçisini tam yansıtamadığını düşünüyorum. belki de öyle olması gerekiyordu bilemiyorum.
bazı görüntülerin akıllara kazınacağı bir ruh'un acı çekmesi tasvirinin iyi yapıldığı izlenebilinirliği olan bir film. farklı bir tür izlemek istiyorsanız bence değer.
devamını gör...
kharoon
rüşvetçi hergelenin tekidir. dante'yi bile karşı kıyıya geçirmemiştir. parayı vermemişsen ya da arkandan ölüm merasimi yapılmamışsa sittin sene styx nehrini geçemiyorsun. zaten et but kalmamış neredeyse adamda, iskelet sayılırsın, ne yapacaksın o kadar parayı? öbür tarafa mı götüreceksin diyeceğimde adam zaten orada takılıyor.
millet bir umut elysion'a alınır mıyım diye korku içinde kıyıya gelmiş, elleri ayakları titriyor. tabiri caizse mabatları üç buçuk atıyor, sen kalkıyorsun bu garibanları harcayamayacağın altın sikke için söğüşlüyorsun. tüm dünya mitolojileri içerisinde yer alan en rezil karakter bu adam. vahşi kapitalizmin ilham kaynağı bile olabilir. zira sizi ölümünüzden sonra dahi söğüşleme fikrini kesin bu hergeleden aldılar. zaten bu adamların çoğu tartarus'a gidecek, sürekli yinelenen bir acıyla ilelebet orada takılacaklar, paralarıyla bu garibanları rezil etmenin bir manası var mı? hiç mi vicdanın yok? bu nasıl bir para aşkıdır?
sürekli seyri sefer halindesin. kıyıda bıraktıklarını eşek arıları sokuyor. börtü böcek dişliyor. adamlar/kadınlar çılgınlar gibi çığlık atıyor. yahu bir imana gel be adam. para hırsından azıcık vaz geç. yok anam babam bu vicdansızsa söylenebilecek tek kelime yok.
zeus bildiği gibi yapsın diyeceğimde, o da çapkınlık yapmaktan başını kaldıramadığı için bu işlerle ilgilenemiyor. sistem bozuk. balık baştan kokar diye boşuna dememişler.

michelangelo'da böyle resmetmiş kendisini. sanırsın beysbol oynuyor. fakirle uğraşmak kolay kharon efendi; delikanlıysan biraz da zenginlerin karşısına çık!
millet bir umut elysion'a alınır mıyım diye korku içinde kıyıya gelmiş, elleri ayakları titriyor. tabiri caizse mabatları üç buçuk atıyor, sen kalkıyorsun bu garibanları harcayamayacağın altın sikke için söğüşlüyorsun. tüm dünya mitolojileri içerisinde yer alan en rezil karakter bu adam. vahşi kapitalizmin ilham kaynağı bile olabilir. zira sizi ölümünüzden sonra dahi söğüşleme fikrini kesin bu hergeleden aldılar. zaten bu adamların çoğu tartarus'a gidecek, sürekli yinelenen bir acıyla ilelebet orada takılacaklar, paralarıyla bu garibanları rezil etmenin bir manası var mı? hiç mi vicdanın yok? bu nasıl bir para aşkıdır?
sürekli seyri sefer halindesin. kıyıda bıraktıklarını eşek arıları sokuyor. börtü böcek dişliyor. adamlar/kadınlar çılgınlar gibi çığlık atıyor. yahu bir imana gel be adam. para hırsından azıcık vaz geç. yok anam babam bu vicdansızsa söylenebilecek tek kelime yok.
zeus bildiği gibi yapsın diyeceğimde, o da çapkınlık yapmaktan başını kaldıramadığı için bu işlerle ilgilenemiyor. sistem bozuk. balık baştan kokar diye boşuna dememişler.

michelangelo'da böyle resmetmiş kendisini. sanırsın beysbol oynuyor. fakirle uğraşmak kolay kharon efendi; delikanlıysan biraz da zenginlerin karşısına çık!
devamını gör...
toplum baskısından nickaltı girmeye korkmak
yalnız olmadığımı düşünüyorum bu konuda, valla kimse kankam değil beğendiğim için yazdım diye not düşesim geliyor.
not: kankacılık müessesesi var sözlükte o ayrı.
not: kankacılık müessesesi var sözlükte o ayrı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının stres atma yöntemleri
ukde doldurmak.
radyo dinlemek.
yemek yapmak.
yazmak.
çay.
radyo dinlemek.
yemek yapmak.
yazmak.
çay.
devamını gör...
saçtan sakaldan kolye yaptıran insanlar
insan midelerimi yok diye bir düşünmüyor değil
gerçekten iğrenç yapmayın böyle şeyler ben bir kusup gelcem
gerçekten iğrenç yapmayın böyle şeyler ben bir kusup gelcem
devamını gör...
babaya mektup
franz kafka’nın düzen üzerine olan görüşlerini aktardığı eseridir. babası ile olan ilişkisini, aile kavramını ve babasının üzerinde kurmak istediği hakimiyeti anlatır. anne ve babanın aslında çocuklara birer figüran olduğunu, onları izleyerek gözlemleyerek hareketlerinin ve düşüncelerinin şekillendiğini görebiliriz. ebeveynlerin çocuklar üzerinde kurmak istediği hakimiyeti ve baskıcı durumların, ileriye dönük büyük travmalar yaşatabildiğini anlayabiliriz.
--- alıntı ---
o zaman ve her zaman tek ihtiyacım olan şey desteklenmekti. senin mutlak fiziksel varlığın bile beni eziyordu. mesela şunu kabinde sık sık birlikte soyunduğumuzu hatırlıyorum. ben sıska, kırılgan ve narinken, sen güçlü, yapılı ve iri yarı bir adamdın. kabinde bile kendimi zavallı biri olarak görürdüm, üstelik sadece senin önünde değil, tüm dünyanın önünde çünkü benim gözümde sen her şeyin ölçütüydün.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
o zaman ve her zaman tek ihtiyacım olan şey desteklenmekti. senin mutlak fiziksel varlığın bile beni eziyordu. mesela şunu kabinde sık sık birlikte soyunduğumuzu hatırlıyorum. ben sıska, kırılgan ve narinken, sen güçlü, yapılı ve iri yarı bir adamdın. kabinde bile kendimi zavallı biri olarak görürdüm, üstelik sadece senin önünde değil, tüm dünyanın önünde çünkü benim gözümde sen her şeyin ölçütüydün.
--- alıntı ---
devamını gör...
yazarları sözlüğe küstürmek
olur öyle şeyler denilesi durum. ben sanırım 6 ay civarı yoktum. özel hayat buna esas sebepti lakin sözlüğü fazla ciddiyete almak saçma. bırakın sahipleri düşünsün. benim tasalanmamı gerektiren bir durum yok. mükemmel olan , kusursuz olan hiçbir şey de yok. eksikler nerede üstüne düşünülür ve giderirler ya da gidermezler. yine beni ilgilendiren bir şey yok . bugün sözlüklerin eski cazibesi kalmadığını düşünürsek bizler hala radyo dinleyen yaşlılar gibiyiz. keyif almadığınız bir ortamda bulunmak istemiyorsanız gidersiniz ve siteminizi gösterirsiniz.
devamını gör...
sokak ortasında öğrencilere bakarak mastürbasyon yapan adam
yuh!
bu adam potansiyel tecavüzcü başka birşey değil. bugün insan içinde mastürbasyona kalkan yarın tenhada birini kıstırır.
t: insanların ne denli sapıttığını bir kez daha ortaya çıkaran bir adet potansiyel tecavüzcü.
bu adam potansiyel tecavüzcü başka birşey değil. bugün insan içinde mastürbasyona kalkan yarın tenhada birini kıstırır.
t: insanların ne denli sapıttığını bir kez daha ortaya çıkaran bir adet potansiyel tecavüzcü.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
nşa'da videoları ×2'de izlerken eyluling hanım'ın hızına yetişemeyip 1.75'te izledim, tebrikler.*
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
t: kafa sözlük'ün youtube hesabında yayınlanan ilk röportaj.
devamını gör...
burçlarla ilgili az bilinenler
ben de iyi bir insanım gerçekten. *
burç: ikizler
yükselen: ikizler
burç: ikizler
yükselen: ikizler
devamını gör...
en iyi polisiye cinayet dizileri
(bkz: profilage)
devamını gör...
25 kasım kadına yönelik şiddetle mücadele günü
benimle birlikte tekrar edin,
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
kadın cinayetleri politiktir.
istanbul sözleşmesi hayat kurtarır.
devamını gör...
tanım düzenleme
sevimsiz iş.
orhun yazıtları gibi döktürmüşüm. kontrol de etmişim, düzeltmişim yanlış kısımları. gönder'e basmışım. sonra bir bakmışım ki kocaaa metinde 1 tane harf hatası... istemek yazamamışım da isyemek gibi bir şey yazmışım mesela. gitti güzelim tanımın mükemmel bütünlüğü!
şakası bir yana da, tek harf için düzeltme yapmak cidden gıcık bir durum.
orhun yazıtları gibi döktürmüşüm. kontrol de etmişim, düzeltmişim yanlış kısımları. gönder'e basmışım. sonra bir bakmışım ki kocaaa metinde 1 tane harf hatası... istemek yazamamışım da isyemek gibi bir şey yazmışım mesela. gitti güzelim tanımın mükemmel bütünlüğü!
şakası bir yana da, tek harf için düzeltme yapmak cidden gıcık bir durum.
devamını gör...
güzel kadın isimleri
- leyla
- begüm
- sanem
- asya
- figen
- füsun.
- begüm
- sanem
- asya
- figen
- füsun.
devamını gör...
normal sözlük'te sürekli islam'ı kötüleyen başlık ve tanımlara müsaade etmek
bazı ateist yazarların islam'ı eleştirmeyi abarttığı son derece açık.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
| turgut uyar
| turgut uyar
devamını gör...