osman öcalan'ın gebermesi
erbil'de bir hastanede gerçekleşen kutlu olay. teşekkürler covid-19.
istediği toprağa kavuşmuş.
istediği toprağa kavuşmuş.
devamını gör...
demiseksüel
canı seks çekenin kendi ile bağlantı kurduğu demi seks demi diye onaylayandir.
devamını gör...
bir erkeğe nasıl tecavüz edilir
196. eğer bir adam başka bir adamın gözünü çıkarırsa onun gözü de çıkarılır.
197. eğer bir kişi başkasının kemiğini kırarsa onun kemiği de kırılır.
yukarıdaki hammurabi kanunları günümüzde hükmünü yitirmiştir elbette. ancak bazen insan düşünmeden edemiyor, kısasa kısas ilkesi hala bazı suçlar için uygun olabilir mi diye? her şeyi bir kenara bırakalım bütün suçları ve tecavüzü başka bir noktaya alalımve onun üzerinde yazalım biraz. daha önce “ 12 yaşındaydım bisikletime atladım ve okulun yolunu tuttum başka bir kitabın yorumunu yazarken de bahsetmiştim, hem de çok kısa bir zaman önce. tecavüz, basit bir ceza ile geçiştirilecek bir suç değildir. bence kısasa kısas ilkesi bu suç için bire birdir. hatırlayın, toplumsal hafızadaki gedikler ve güdüklükler eğer size uğramadıysa unutmadınız zaten, pippa bacca olayını, barış gelini picca, üzerinde gelinliği ile ülke ülke gezen bir sanatçıdır. bizde de bilirsiniz, hem kadın kutsaldır, hem gelinlik… picca, yolculuğu esnasında bir kaç hayvan pisliğinin tecavüzüne uğradıktan sonra öldürülür. bu haberi okuduğumda günlerce beynimde dolaşıp durmuştu hala da aklımın bir köşesindedir. ancak yapılan yorumlar televizyonda elbette ki bu tecavüzü lanetler nitelikteydi ama halk arasında pippa’ya kızanların sayısı da az değildi. ne işi vardı mesela kadın başına yollarda? neden otostop yapıyordu ki sanki, burası türkiye, başka yere benzemez? başka bir şey bulamamış mıydı üzerine giyecek? şimdi bu sorulara ben yanıt veriyorum: pippa bir amaç uğruna yollara düşmüştü, anlatacak şeyleri vardı. olmasaydı bile, tecavüz haklı görülemezdi. otostopta eylemin bir aracıydı ve evet burası türkiye, namus erkeklerin çarpık zihinlerinden sorulur, tecavüz ettikleri insanların namusu kirlenir, kendilerininkine halel gelmez. bir boy abdestidir erkeğe gereken, arınmak için. gelinlik, birçok insana sadece gerdek anını hatırlatsa da daha derin manaları vardı, anlatmama bile gerek yok. pippa’ya reva görülenden sonra hammurabi kanunlarının tecavüz konusunda uygulanması gerektiğini ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım ki marta tıkkanen bu konuyu kendince ve de dahice kurgulamış.
kitap iki çocuk annesi olan ve çocuklarının velayeti mahkeme tarafından boşandığı eşine verilen kütüphan yardımcısı tova’nın bir barda dans ettiği adamın tecavüzüne uğraması ve bu olayı polise bildirmemesi üzerine kurulmuş. tova polise gidemiyor çünkü bütün toplumlarda tecavüzün utancı failde değil mağdurda saklanmaktadır. tecavüz etmek değil, tecavüze uğramak utanç vesilesidir. tova, erkek egemen bir toplumda her alanda kadınların arka planda kalmasındanzaten mustariptir.kadınlar yaşlandıklarında yenisiyle değiştirilecem bir meta olarak görülürler. kadınlanr aşağılanmaktan ve tartaklanmaktan hoşlanan acizlerdir. tova buna şiddetle karşı çıkar. başına gelen tecavüzden sonra içinde büyüyen şiddet ve kin ona parlak bir fikir esinler. tova, tecavüzcüsü martti wester’e tecavüz etmeye ve onu da aynı utanca düşürmeye karar verir. olayların gelişimindeki ahenk ne kadar büyük ve dertli bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu bize gösterir. ayrıca hikaye sadece tecavüzle sınırlı kalmaz. tova’nın geçmişte kalan üç aşkı da farklı şekillerde karşımıza çıkar. çocuk yetiştirme konusunda eski kocası olan ve ziyadesiyle maço davranan jon randrers’la düştüğü anlaşmazlık da bize başka bir hikaye anlatmaktadır.
“bir erkeğe nasıl tecavüz edilir?” erkek egemen toplumlara, erkek çocukların yetiştirilme tarzındaki çarpıklıklara, erkeklerin kadınlar hakkında sahip olduğu hastalıklı saplantılara kin dolu ama mantıklı ve akıllıca bir cevap.
197. eğer bir kişi başkasının kemiğini kırarsa onun kemiği de kırılır.
yukarıdaki hammurabi kanunları günümüzde hükmünü yitirmiştir elbette. ancak bazen insan düşünmeden edemiyor, kısasa kısas ilkesi hala bazı suçlar için uygun olabilir mi diye? her şeyi bir kenara bırakalım bütün suçları ve tecavüzü başka bir noktaya alalımve onun üzerinde yazalım biraz. daha önce “ 12 yaşındaydım bisikletime atladım ve okulun yolunu tuttum başka bir kitabın yorumunu yazarken de bahsetmiştim, hem de çok kısa bir zaman önce. tecavüz, basit bir ceza ile geçiştirilecek bir suç değildir. bence kısasa kısas ilkesi bu suç için bire birdir. hatırlayın, toplumsal hafızadaki gedikler ve güdüklükler eğer size uğramadıysa unutmadınız zaten, pippa bacca olayını, barış gelini picca, üzerinde gelinliği ile ülke ülke gezen bir sanatçıdır. bizde de bilirsiniz, hem kadın kutsaldır, hem gelinlik… picca, yolculuğu esnasında bir kaç hayvan pisliğinin tecavüzüne uğradıktan sonra öldürülür. bu haberi okuduğumda günlerce beynimde dolaşıp durmuştu hala da aklımın bir köşesindedir. ancak yapılan yorumlar televizyonda elbette ki bu tecavüzü lanetler nitelikteydi ama halk arasında pippa’ya kızanların sayısı da az değildi. ne işi vardı mesela kadın başına yollarda? neden otostop yapıyordu ki sanki, burası türkiye, başka yere benzemez? başka bir şey bulamamış mıydı üzerine giyecek? şimdi bu sorulara ben yanıt veriyorum: pippa bir amaç uğruna yollara düşmüştü, anlatacak şeyleri vardı. olmasaydı bile, tecavüz haklı görülemezdi. otostopta eylemin bir aracıydı ve evet burası türkiye, namus erkeklerin çarpık zihinlerinden sorulur, tecavüz ettikleri insanların namusu kirlenir, kendilerininkine halel gelmez. bir boy abdestidir erkeğe gereken, arınmak için. gelinlik, birçok insana sadece gerdek anını hatırlatsa da daha derin manaları vardı, anlatmama bile gerek yok. pippa’ya reva görülenden sonra hammurabi kanunlarının tecavüz konusunda uygulanması gerektiğini ciddi ciddi düşünmeye başlamıştım ki marta tıkkanen bu konuyu kendince ve de dahice kurgulamış.
kitap iki çocuk annesi olan ve çocuklarının velayeti mahkeme tarafından boşandığı eşine verilen kütüphan yardımcısı tova’nın bir barda dans ettiği adamın tecavüzüne uğraması ve bu olayı polise bildirmemesi üzerine kurulmuş. tova polise gidemiyor çünkü bütün toplumlarda tecavüzün utancı failde değil mağdurda saklanmaktadır. tecavüz etmek değil, tecavüze uğramak utanç vesilesidir. tova, erkek egemen bir toplumda her alanda kadınların arka planda kalmasındanzaten mustariptir.kadınlar yaşlandıklarında yenisiyle değiştirilecem bir meta olarak görülürler. kadınlanr aşağılanmaktan ve tartaklanmaktan hoşlanan acizlerdir. tova buna şiddetle karşı çıkar. başına gelen tecavüzden sonra içinde büyüyen şiddet ve kin ona parlak bir fikir esinler. tova, tecavüzcüsü martti wester’e tecavüz etmeye ve onu da aynı utanca düşürmeye karar verir. olayların gelişimindeki ahenk ne kadar büyük ve dertli bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu bize gösterir. ayrıca hikaye sadece tecavüzle sınırlı kalmaz. tova’nın geçmişte kalan üç aşkı da farklı şekillerde karşımıza çıkar. çocuk yetiştirme konusunda eski kocası olan ve ziyadesiyle maço davranan jon randrers’la düştüğü anlaşmazlık da bize başka bir hikaye anlatmaktadır.
“bir erkeğe nasıl tecavüz edilir?” erkek egemen toplumlara, erkek çocukların yetiştirilme tarzındaki çarpıklıklara, erkeklerin kadınlar hakkında sahip olduğu hastalıklı saplantılara kin dolu ama mantıklı ve akıllıca bir cevap.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
(bkz: oo kaos alırım bir dal)
yakın zamanda, canım kaos çekiyor dedim, zihinimi okuyan google reklamları gibi, sözlük imdadıma yetişti. şaka bir yana dövüşmen guzum.
bazı yazarların aksine, burada sadece(!) fikirlerimizle var olduğumuzun bilince olarak, yorum yapmadan edemedim.
bal porsuğu, takip ettiğim, okuduğum ve kendi halinde bilgi yazıp duran bir yazar olarak gördüğüm birisiydi. fakat, tabiri caizse sessiz atın çiftesi pek olur gibi bir şaşkınlık yaşadım. kendisiyle bir kelime dahi yazışmam olmadığı için özelinde bir şey demiycem, tanımıyorum. fakat uzun uzun yazmış bir sürü kişi. ağır işsiz olarak, üşenmedin okudum. her türlü görüş var pek tabii ama ben de okuduklarımdan, az buçuk anlam çıkartabilecek kadar yaşadım bu hayatta.
çıkartığım anlam: porsuk haksız.
objektif olarak söylüyorum ki, bir sözlük yönetimi, sözlük girdilerle ayakta kalırken, bilgi(!) ıçerikli girdi yazan birisini fantezi olsun diye banlamaz. belli ki olayların perde arkası var ve yönetim ss mevcut diyor.
kaldı ki benim haklı bir davam olsa, sessiz kalarak ya da bir kaç yazara mesaj atarak vakit harcamam. aleni herkesin görebileceği yere yorumumu yazarım.
ayrıca bunu sadece porsuk özelinde söylemiyorum, bir kısım yazarlar çook fazla her şeyi kişiselleştiriyor. gündemleri sadece troll. troll kelimesinden kusucam az kaldı. 5000 yazar var, 10 tane troll sayarım. hadi sizin güzel hatrınıza 20 olsun. geri kalanlar neden meydanı onlara bırakıyor peki? yazın dostum sizde. her yer sizin yazınızla dolsun ama yok. gündem sabit sizde.
neyse bal porsuğu'na döneyim. hayatında istemediğin bir şeyi, sen istemedin diye, o şeyin hayattan yok edilmesini beklemenin pembe bir rüya olduğunu deneyimlemiş oldun.
sözlükten bir bal porsuğu geçti.
yakın zamanda, canım kaos çekiyor dedim, zihinimi okuyan google reklamları gibi, sözlük imdadıma yetişti. şaka bir yana dövüşmen guzum.
bazı yazarların aksine, burada sadece(!) fikirlerimizle var olduğumuzun bilince olarak, yorum yapmadan edemedim.
bal porsuğu, takip ettiğim, okuduğum ve kendi halinde bilgi yazıp duran bir yazar olarak gördüğüm birisiydi. fakat, tabiri caizse sessiz atın çiftesi pek olur gibi bir şaşkınlık yaşadım. kendisiyle bir kelime dahi yazışmam olmadığı için özelinde bir şey demiycem, tanımıyorum. fakat uzun uzun yazmış bir sürü kişi. ağır işsiz olarak, üşenmedin okudum. her türlü görüş var pek tabii ama ben de okuduklarımdan, az buçuk anlam çıkartabilecek kadar yaşadım bu hayatta.
çıkartığım anlam: porsuk haksız.
objektif olarak söylüyorum ki, bir sözlük yönetimi, sözlük girdilerle ayakta kalırken, bilgi(!) ıçerikli girdi yazan birisini fantezi olsun diye banlamaz. belli ki olayların perde arkası var ve yönetim ss mevcut diyor.
kaldı ki benim haklı bir davam olsa, sessiz kalarak ya da bir kaç yazara mesaj atarak vakit harcamam. aleni herkesin görebileceği yere yorumumu yazarım.
ayrıca bunu sadece porsuk özelinde söylemiyorum, bir kısım yazarlar çook fazla her şeyi kişiselleştiriyor. gündemleri sadece troll. troll kelimesinden kusucam az kaldı. 5000 yazar var, 10 tane troll sayarım. hadi sizin güzel hatrınıza 20 olsun. geri kalanlar neden meydanı onlara bırakıyor peki? yazın dostum sizde. her yer sizin yazınızla dolsun ama yok. gündem sabit sizde.
neyse bal porsuğu'na döneyim. hayatında istemediğin bir şeyi, sen istemedin diye, o şeyin hayattan yok edilmesini beklemenin pembe bir rüya olduğunu deneyimlemiş oldun.
sözlükten bir bal porsuğu geçti.
devamını gör...
normal sözlük algoritması
bence çok güzel bir algoritma.
aniden bir başlık canlanıyor ve bende hoşuma giderse yazıyorum.
hele film, müzik, kitap gibi bir başlıksa ve boşluktaysam çok işime geliyor doğrusu.
ha bu arada, eski bir başlığın canladığını, ona bugün tanım girilmediğini yanındaki tanım sayısından anlayabilirsiniz. burada başlıklara girilen ortalama tanım sayısı 15 hadi 20 diyelim. eski başlıklar canladığında 150 yazdığı bile oluyor.
az uyanık olun yau.
yarasayla sözlük sömürme rehberi. irtibat için 0543.."
aniden bir başlık canlanıyor ve bende hoşuma giderse yazıyorum.
hele film, müzik, kitap gibi bir başlıksa ve boşluktaysam çok işime geliyor doğrusu.
ha bu arada, eski bir başlığın canladığını, ona bugün tanım girilmediğini yanındaki tanım sayısından anlayabilirsiniz. burada başlıklara girilen ortalama tanım sayısı 15 hadi 20 diyelim. eski başlıklar canladığında 150 yazdığı bile oluyor.
az uyanık olun yau.
yarasayla sözlük sömürme rehberi. irtibat için 0543.."
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
heh bir de profiterol diyin tam olsun. adananın üstüne güzel giderdi bak. off ben uyumaya gidiyorum.
devamını gör...
herkesin en büyük derdi kendinde sanması
aslında doğru bir durumdur. derdin büyüklüğünü ölçmek için bir yöntem yok, varsa söyleyin. o zaman nasıl karar vereceğiz hangi derdin daha büyük olduğuna? beni en çok üzen şey daha büyük derttir benim için. tabi başkasının derdi beni çok üzmediği için kendi derdimi en büyük dert sayarım.
-ben derde dert demem, dert benim olmadıkça.
-ben derde dert demem, dert benim olmadıkça.
devamını gör...
gözün kenarını öpmek vs dudak kenarını öpmek
devamını gör...
iri sarkık memeli kadın vs küçük dik memeli kadın
yazarına; kategorize etmek istemiyorsan, neden açtın diye sorulması gereken başlık. sen açmasaydın, ben şu an buraya yazmıyor olurdum.
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
bazen bunlardan biri de ben oluyorum. tercihim genelde starbucks tarzı garson olmayan, ya da garsonların zırt pırt ne alırsınız diye sormadığı mekanlar oluyor.
böyle biri olmaya sebep çoğunlukla gidecek, beraber vakit geçirmeye değecek birinin olmaması. ama bu demek değil ki herhangi biriye muhabbete açlık duyuyorum. o da değil... yani biriyle mekana gidince sıkılıyorum bazen. boş boş samimiyetsiz muhabbetleri sevmiyorum.
bu dünyada en güzel arkadaş yanyana susabildiğin, susarken de çok şey paylaşabildiğin arkadaş değil midir ? öylesini bulursan al yanına besle, büyüt, bağrına bas arkadaşlığını.
sürekli "hiç konuşmuyorsun, muhabbete hiç katılmıyorsun, telefonuna bakma, şunu yapma, buraya dönme, bana bak, şebek ol beni eğlendir." diyen insanlarla hayatı bıraktım, bir kaç saat bile geçmez. o da çekilecek çile değil anlayacağınız. ben öyle arkadaşı da istemem yanımda.
bir şeyler anlatmak istediğimde dinleyecek, o bir şeyler anlatmak istediğinde dinleyeceğim ama susmak istediğimizde de susacağımız bir ilişki ve arkadaşlık en güzel olanıdır. ama onu da bulmak gerçekten güç.
kısacası yalnızlık esasen cidden bir tercihtir. dolaylı ya da dolaysız, bunu sen seçersin.
böyle biri olmaya sebep çoğunlukla gidecek, beraber vakit geçirmeye değecek birinin olmaması. ama bu demek değil ki herhangi biriye muhabbete açlık duyuyorum. o da değil... yani biriyle mekana gidince sıkılıyorum bazen. boş boş samimiyetsiz muhabbetleri sevmiyorum.
bu dünyada en güzel arkadaş yanyana susabildiğin, susarken de çok şey paylaşabildiğin arkadaş değil midir ? öylesini bulursan al yanına besle, büyüt, bağrına bas arkadaşlığını.
sürekli "hiç konuşmuyorsun, muhabbete hiç katılmıyorsun, telefonuna bakma, şunu yapma, buraya dönme, bana bak, şebek ol beni eğlendir." diyen insanlarla hayatı bıraktım, bir kaç saat bile geçmez. o da çekilecek çile değil anlayacağınız. ben öyle arkadaşı da istemem yanımda.
bir şeyler anlatmak istediğimde dinleyecek, o bir şeyler anlatmak istediğinde dinleyeceğim ama susmak istediğimizde de susacağımız bir ilişki ve arkadaşlık en güzel olanıdır. ama onu da bulmak gerçekten güç.
kısacası yalnızlık esasen cidden bir tercihtir. dolaylı ya da dolaysız, bunu sen seçersin.
devamını gör...
bol giyimli kukla
sözlükte kimliği bilinmeyen kimseler tarafından tacize uğrayan yazarım.
bilinmesini isterimki kimselere yedirmem*
bilinmesini isterimki kimselere yedirmem*
devamını gör...
franz kafka
her seferinde istemsizce frida kahlo'yla karıştırdığım yazar. hayır neden ama anlamıyorum ki? biri kadın biri erkek biri yazar biri ressam biri meksikalı biri praglı. her seferinde 'ya bu kadın yazar değil miydi?' oluyorum. değil güzel arkadaşım değil. çok korkuyorum bir gün toplum içinde bu cahilliğimi açık edeceğim diye. içimden 40 kere tekrar ediyorum tamam şimdi oldu diyorum hoopp 3 gün sonra aynı olay. düş yakamdan frida abla düş lütfen.
devamını gör...
scuba diving
tüplü dalış anlamına gelmektedir. çok uzun bir tarihi vardır. dünya üzerinde ilk dalışın mö 4500'lerde mezopotamya'da gerçekleştirildiğine dair kanıtlar bulunmuştur. hatta mö 330'larda büyük iskender, bilinen ilk tüplü dalışı gerçekleştirmiştir *. halihazırda dünya üzerinde 3,5 milyondan fazla dalgıç vardır.
*scuba: self contained underwater breathing apparatus
*scuba: self contained underwater breathing apparatus
devamını gör...
kitap okuyoruz
deneme 1,2,3
kitap okuyoruz biz.* demdeme hoca'dan inciler duymak isterseniz bekleriz. neler okumadık ki! sözlüğü sevmeme vesile olan grup.
ve köylü yazardan ironiler ile ne ironiler ne ironiler..
sizleride bekleriz... gelin bir çayımızı için. birlikte okuyalım.
kitap okuyoruz biz.* demdeme hoca'dan inciler duymak isterseniz bekleriz. neler okumadık ki! sözlüğü sevmeme vesile olan grup.
ve köylü yazardan ironiler ile ne ironiler ne ironiler..
sizleride bekleriz... gelin bir çayımızı için. birlikte okuyalım.
devamını gör...
insanın en hastalıklı duygusu
saplantı..
o kadar kötü birşey ki... size yaptırmayacağı şey yok..
o kadar kötü birşey ki... size yaptırmayacağı şey yok..
devamını gör...
insanı en çok perişan eden durum
arada kalmak
devamını gör...
rasyonalizm
ampirizme göre , insan bilgiye yalnız deneyimlediği zaman ulaşabilir. doğuştan bir bilgi getiremez. bir şeyi de deneyimlemedikçe bilemez. bu düşünce çok mantıksız. çünkü halihazırda şuan yaşadığımız dönemde bir bilgiyi deneyimlemeden bilmek çocuk oyuncağı. en basitinden : seks. seks yapmadan seksin ne olduğunu bilmek mümkün müdür. tabiki mümkündür. sonuçta dünyada evrensel bir şekilde insanların genel deneyimleri aynıdır bu konuda ve hiç seks yapmamış insan bu bilgileri öğrenebilir. demek ki ampirizm burada çöker. ancak burada şöyle bir deneyimcilik olabilir ; dünyada seksin nasıl yapıldığı , hangi pozisyonda yapılabildiği ve ortalama kadınların ve erkeklerin ne sürede boşalacağı gibi konular genel olarak bilinir ve bunlar için ampirizme gerek yoktur. lakin , kişi kendi deneyiminde neler yaşayacağını yapmadan bilemez. böylece deneyimcilik kısmen haklıdır. bu yüzden en mantıklı olan akılcılıktır. akılcılık , insanın bilgiyi duyular yoluyla değil doğuştan getirdiğini ve zihinde mevcut olduğunu söyler. bu doğrudur çünkü deneyim şartı olsaydı , tarihteki ilk seksi yapanlar bunu yapamazlardı. dolayısıyla içgüdüler bile doğuştan , zihinde kategorize bir şekilde geliyor olmalıdır. sadece bu bilgileri ortaya çıkarmak için insan zihni bunlara sıfatlar takıp somutlaştırmak zorundadır.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
büyük insanlığın toprağında gölge yok
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.
tamamı
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.
tamamı
devamını gör...
ekşi sözlük'ün normal sözlük sansürü
anlamsız olay.
daha da anlamsız ve komik olan şeyse bazı yorumlar... reklam yapılmasına izin verilmez tabii gibi bir şey yazmış biri. yahu bunun reklamla ilgisi ne! iyi yazan da var kötü yazan da. normal sözlük diye bir ortam var sonuçta. hakkında başlık da açılır, yorum da yazılır. birisi hepsiburada'nın başlığını açtığında genellikle olumlu yorum yapılsa reklam diye onu da mı sansürleyeceksiniz? kafalara bak!
burada da ekşi başlığı, uludağ vesaire başlıkları var. haklarında iyi yazan da var kötü yazan da. bunlar görünüyor sol frame'de. bir yerle ilgili görüşlerini yazan insanların ekserisi iyi şeyler yazınca bunun adına reklam diyen gitsin bir doktora görünsün. resmen düşmanlık yaptıkları için sansürlüyorlar. yakışmıyor diyeceğim ama ekşi işte... yakışmış.
daha da anlamsız ve komik olan şeyse bazı yorumlar... reklam yapılmasına izin verilmez tabii gibi bir şey yazmış biri. yahu bunun reklamla ilgisi ne! iyi yazan da var kötü yazan da. normal sözlük diye bir ortam var sonuçta. hakkında başlık da açılır, yorum da yazılır. birisi hepsiburada'nın başlığını açtığında genellikle olumlu yorum yapılsa reklam diye onu da mı sansürleyeceksiniz? kafalara bak!
burada da ekşi başlığı, uludağ vesaire başlıkları var. haklarında iyi yazan da var kötü yazan da. bunlar görünüyor sol frame'de. bir yerle ilgili görüşlerini yazan insanların ekserisi iyi şeyler yazınca bunun adına reklam diyen gitsin bir doktora görünsün. resmen düşmanlık yaptıkları için sansürlüyorlar. yakışmıyor diyeceğim ama ekşi işte... yakışmış.
devamını gör...