insanı deli eden sesler
en fenası ağız şapırdatma sesi.
devamını gör...
bazı insanların atatürk'ü sevmeme sebebi
koskoca ülkeyi kurarsın. dehasındır.
gözlerin yaşarana kadar kitap okursun.
hatta gazi olursun.
ama gelir içtiĝin iki yudum rakıyı görürler.
biz başarılı insanları cezalandıran bir toplumuz. kabul edin.
gözlerin yaşarana kadar kitap okursun.
hatta gazi olursun.
ama gelir içtiĝin iki yudum rakıyı görürler.
biz başarılı insanları cezalandıran bir toplumuz. kabul edin.
devamını gör...
bir masum mor menekse
2023'te erdoğan'ı tekrar seçip 2028'de de soylu'yu başkan yapacağız diye bir fantezisi var. bak hocu çok ciddiyim benim bu kadar çılgın bir fantezim yok.
devamını gör...
sözlük yazarlarının gittikleri ilk yabancı ülke
macaristan - budapeşte.
devamını gör...
1. normal sözlük kampı
kafa sözlük yazarlarının katılıp acayip zevk alacağı aktivite. yönetim ile kamp programını ayarlıyoruz. her şey belli olunca yoldaş gece 3'te duyurusunu yapacak. kamp yeri olarak bana yakın olduğundan fethiye kabak koyu olacak. hayırlı kamplar olsun.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
dik dik bakan insan silsilesi.
devamını gör...
türk kızlarının etli butlu olmasının nedeni
şahsen etli butluyum ve sizin bu düşüncelerinize kırılıyorum ve bu düşünceye sahip olduğunuz için adınıza da üzülüyorum.
peki etli butlu bir kız olma nedenimi size açıklayayım ki bence benim gibi bu sorunu yaşayan insanlarda vardır :
annem ve babam etli butlu insanlar olduğu için malesef her yediğim lokma bana kilo olarak yansıyor hadi bu sorun değil az ye o zaman diyeceksiniz. evde kaldığım süreçte ve strese girdiğimde dalarken bile yemek yediğimi unutuyorum lokmalarımı unutuyorum ve depresyona girdiğimde bazı insanlar gibi iştahım kapanmıyor aksina iştahım daha çok açılıyor. bir çok defa kilo verip almışlığımda oldu ve bir sorun varken o sorunu halletmeye çalışırken diğer bir sorunu halledemiyorum yani tek bir şeye odaklanıyorum kilo vericeksem de sadece ona odaklana biliyorum bu benim şahsi sorunum belki benim gibi bu durumu yaşayan başka kişilerde vardır. neyse yeteri kadar uzattım, diyeceğim o ki her milletten her ırktan bizim gibi etli butluu löpür löpür, bıngıl bıgıl kişiler var yani bunu bir " türk kızı sorunu" gibi göstermekde saçma lütfen şu insanların ne yediğini ne içtiğini şunusuna bunusuna karışmayın bu başlığı gördüğümde üzüldüm ve bunun gibi şeylerden dolayı bir çok insanın özgüveni kırılıyor.
peki etli butlu bir kız olma nedenimi size açıklayayım ki bence benim gibi bu sorunu yaşayan insanlarda vardır :
annem ve babam etli butlu insanlar olduğu için malesef her yediğim lokma bana kilo olarak yansıyor hadi bu sorun değil az ye o zaman diyeceksiniz. evde kaldığım süreçte ve strese girdiğimde dalarken bile yemek yediğimi unutuyorum lokmalarımı unutuyorum ve depresyona girdiğimde bazı insanlar gibi iştahım kapanmıyor aksina iştahım daha çok açılıyor. bir çok defa kilo verip almışlığımda oldu ve bir sorun varken o sorunu halletmeye çalışırken diğer bir sorunu halledemiyorum yani tek bir şeye odaklanıyorum kilo vericeksem de sadece ona odaklana biliyorum bu benim şahsi sorunum belki benim gibi bu durumu yaşayan başka kişilerde vardır. neyse yeteri kadar uzattım, diyeceğim o ki her milletten her ırktan bizim gibi etli butluu löpür löpür, bıngıl bıgıl kişiler var yani bunu bir " türk kızı sorunu" gibi göstermekde saçma lütfen şu insanların ne yediğini ne içtiğini şunusuna bunusuna karışmayın bu başlığı gördüğümde üzüldüm ve bunun gibi şeylerden dolayı bir çok insanın özgüveni kırılıyor.
devamını gör...
bir yazar sizi engellemeye başladı
artık gelmesi gereken özellik. yazık, dostumus kim bilioz düçmanımızı bilmiyoruz. ya ben onu hunharca oyluyorsam? ayıp ya.
devamını gör...
ekşi sözlük’te çaylak olmak vs normal sözlük’te çaylak olmak
ekşi sözlükte, değersiz bir insan topluluğu olan çaylaklar, kafa sözlük’te baş tacı edilmiştir. çok değerlilerdir. sözlüğü geliştirecek ve yüceltecek olanlar onlardır.
devamını gör...
türkiye'de en mutlu kesim okul bitirmeyenler
türkiye istatistik kurumu (tüik) 2020 yılına ilişkin "yaşam memnuniyeti araştırması" sonuçlarını açıkladı.
buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2019'da yüzde 52,4 olarak kayıtlara geçerken, geçen yıl yüzde 48,2 oldu. ayrıca geçen yıl en yüksek mutluluk oranı, yüzde 54,4 ile herhangi bir okul mezunu olmayanlarda görüldü.
haber linki
buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2019'da yüzde 52,4 olarak kayıtlara geçerken, geçen yıl yüzde 48,2 oldu. ayrıca geçen yıl en yüksek mutluluk oranı, yüzde 54,4 ile herhangi bir okul mezunu olmayanlarda görüldü.
haber linki
devamını gör...
entity
ingilizce varlık anlamına gelmektedir.
sidney j. furie tarafından yönetilen ve 1978 tarihli aynı adlı romanını uyarlayan frank de felitta tarafından yazılan 1982 amerikan yapımı doğaüstü korku filmidir. filmde barbara hershey, los angeles'ta görünmez bir saldırgan tarafından tecavüze uğrayan ve işkence gören bekar bir anne olarak rol alıyor.
küçük yaşlarda ekranlarda gösterildiğini hatırladığım bu ilginç film ; bir nevi cin tarzı bir varlığın bir kadına musallat olmasını konu alıyordu.uzun süre yalnız banyoya girerken tereddüt ettirebilecek etkisi olan yapım.
sidney j. furie tarafından yönetilen ve 1978 tarihli aynı adlı romanını uyarlayan frank de felitta tarafından yazılan 1982 amerikan yapımı doğaüstü korku filmidir. filmde barbara hershey, los angeles'ta görünmez bir saldırgan tarafından tecavüze uğrayan ve işkence gören bekar bir anne olarak rol alıyor.
küçük yaşlarda ekranlarda gösterildiğini hatırladığım bu ilginç film ; bir nevi cin tarzı bir varlığın bir kadına musallat olmasını konu alıyordu.uzun süre yalnız banyoya girerken tereddüt ettirebilecek etkisi olan yapım.
devamını gör...
maliye bakanı olarak tuzluk atamak
devamını gör...
vatan hainliği örnekleri
düşünmek, sorgulamak, hak talep etmek...
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
benim anneme göre, onun iyi olmadığı konu yok.
tek bir şey desem kızabilir.
annem söz konusu olunca ben haddimi bilirim.
tek bir şey desem kızabilir.
annem söz konusu olunca ben haddimi bilirim.
devamını gör...
aspidistra
george orwell’ın ,ismini o dönemde statü atlama sembolü olan aspidistra çiçeğinden alan romanı. kitap olaylardan çok, 29 yaşındaki kahramanımız gordon comstock’un düşüncelerinden ve duygularından oluşmaktadır.
konusu kısaca şöyle: bir kitapçıda çalışan gordon comstock , pansiyon tarzı bir binada eski bir odada yaşamaktadır. ucu ucuna yaşamaktadır. cebinde hiçbir zaman yeterli parası olmaz ve son paralarını yemeğe mi sigaraya mı harcaması gerektiği konusunda sürekli düşünce halindedir.
eline iyi iş fırsatları geçmiştir, ama o ‘sıkıntıya’ gelememiştir. düzene uyup iyi yaşamak yerine, parasız kalmayı tercih etmiştir ama yine mutsuzdur ve hayatındaki her kötü olayı parasızlığına vurur. kitap klübüne çağrılmamasını, arkadaşının ona göz devirmesini gibi.
o sırada bir sevgilisi de vardır. iyi bir kızdır ama parasızlığının verdiği özgüvensizlikle kıza da ters davranmaktadır. o dönem statü sembolü olan ve sınıf atlayan herkesin evinde bulunan aspidistrayı da eleştirmektedir.gordon düzene uyacak mı? yoksa cebinde metelikle sefalet içinde yaşamaya devam mı edecektir?
yazım dili çok sade, betimlemeleri yerinde. gordon’un zihninde yaşadığınızı hissediyorsunuz adeta. karakterin duygularını ve düşüncelerini mükemmel şekilde yansıtmış. hani gün içinde kafamızdan milyon tane düşünce geçer ya, yazarımız o düşünceleri yazıya iletecek kadar iyi bir karakter oluşturmuş.
içiniz ara ara sıkılacak, gordon’a üzülecek,acıyacak çoğu zaman da kızacaksınız. olaydan ziyade karakter etrafında dönen kitapları sevenler için iyi bir tercih olacaktır.
kitabın başlangıcında yer alan pavlus’un korintoslulara gönderdiği 1.mektup’dan alıntı şöyle:
insanoğlunun ve meleklerin diliyle konuşsam da,param olmadığından,ses üfleyen bir trompet ya da çınlayan çembalo konumundayım. geleceği görme,bütün gizemleri anlama yetim olsa da ,dağları yerinden oynatacağıma inansam da param yoksa, bir hiçim. bütün varlığımı yoksulları doyurmaya adasam da ,yakılmak üzere bedenimi sunsam da, param yoksa bunların hiçbir yararı yok. para çok acı çeker, naziktir; para kıskanmaz, para kendini övmez,şişinmez,uygunsuz davranmaz,kendini düşünmez, kolay aldanmaz,kötü şey düşünmez;eşitsizlikten hoşlanmaz,ama hakikatle coşar; her şeye katlanır,her şeye inanır,her şeyi umar,her şeye dayanır.ve şimdi ,inanç,umut ve para hüküm sürmekte ;bu üçü egemen,ama içlerinde en yücesi para.
konusu kısaca şöyle: bir kitapçıda çalışan gordon comstock , pansiyon tarzı bir binada eski bir odada yaşamaktadır. ucu ucuna yaşamaktadır. cebinde hiçbir zaman yeterli parası olmaz ve son paralarını yemeğe mi sigaraya mı harcaması gerektiği konusunda sürekli düşünce halindedir.
eline iyi iş fırsatları geçmiştir, ama o ‘sıkıntıya’ gelememiştir. düzene uyup iyi yaşamak yerine, parasız kalmayı tercih etmiştir ama yine mutsuzdur ve hayatındaki her kötü olayı parasızlığına vurur. kitap klübüne çağrılmamasını, arkadaşının ona göz devirmesini gibi.
o sırada bir sevgilisi de vardır. iyi bir kızdır ama parasızlığının verdiği özgüvensizlikle kıza da ters davranmaktadır. o dönem statü sembolü olan ve sınıf atlayan herkesin evinde bulunan aspidistrayı da eleştirmektedir.gordon düzene uyacak mı? yoksa cebinde metelikle sefalet içinde yaşamaya devam mı edecektir?
yazım dili çok sade, betimlemeleri yerinde. gordon’un zihninde yaşadığınızı hissediyorsunuz adeta. karakterin duygularını ve düşüncelerini mükemmel şekilde yansıtmış. hani gün içinde kafamızdan milyon tane düşünce geçer ya, yazarımız o düşünceleri yazıya iletecek kadar iyi bir karakter oluşturmuş.
içiniz ara ara sıkılacak, gordon’a üzülecek,acıyacak çoğu zaman da kızacaksınız. olaydan ziyade karakter etrafında dönen kitapları sevenler için iyi bir tercih olacaktır.
kitabın başlangıcında yer alan pavlus’un korintoslulara gönderdiği 1.mektup’dan alıntı şöyle:
insanoğlunun ve meleklerin diliyle konuşsam da,param olmadığından,ses üfleyen bir trompet ya da çınlayan çembalo konumundayım. geleceği görme,bütün gizemleri anlama yetim olsa da ,dağları yerinden oynatacağıma inansam da param yoksa, bir hiçim. bütün varlığımı yoksulları doyurmaya adasam da ,yakılmak üzere bedenimi sunsam da, param yoksa bunların hiçbir yararı yok. para çok acı çeker, naziktir; para kıskanmaz, para kendini övmez,şişinmez,uygunsuz davranmaz,kendini düşünmez, kolay aldanmaz,kötü şey düşünmez;eşitsizlikten hoşlanmaz,ama hakikatle coşar; her şeye katlanır,her şeye inanır,her şeyi umar,her şeye dayanır.ve şimdi ,inanç,umut ve para hüküm sürmekte ;bu üçü egemen,ama içlerinde en yücesi para.
devamını gör...
seri oylamanın sözlüğe zarar verdiği gerçeği
açık konuşayım ne haftalık puan tablosu ne de kafa rozetleri umrumda. hoşuma giden bir başlık olursa yazarım. merak ettiğim bir konuda bilgi başlığı açan olursa okurum . güzel olan her şeyi beğenirim ve favorilerim.
devamını gör...
heretic anthem
yıllar önce, ergenlik çağındayken yaşadığım anlamsız öfkeyi, dağı taşı "öpesim" olduğu o zamanları bana hatırlatan gaz bir slipknot şarkısıdır.
bakmayın öyle, ben slipknot'ın iki şarkısını bilirim. biri budur.
"if you are 5-5-5, then i am 6-6-6!!!"
dipnot: işbu tanım, bendenizin 666. başlığı ve 1111'inci entry'sidir. daha öncesinde de 666. tanımımı 666 entrysini girerek doldurmuştum.
bakmayın öyle, ben slipknot'ın iki şarkısını bilirim. biri budur.
"if you are 5-5-5, then i am 6-6-6!!!"
dipnot: işbu tanım, bendenizin 666. başlığı ve 1111'inci entry'sidir. daha öncesinde de 666. tanımımı 666 entrysini girerek doldurmuştum.
devamını gör...
bir şehir bir kütüphane
(bkz: ninova kütüphanesi) (bkz: asurbanipal kütüphanesi)
sami kökenli bir mezopotamya uygarlığı olan asur uygarlığı m.ö. 2000 yılında kuruldu.ninova,dicle nehri’nin batı kıyısında bulunan ve bir dönem asur devleti’ne başkentliğini yapan bir eskiçağ kentiydi.günümüzde musul şehrinin hemen yanında bulunmaktadır.asurluların son kralı olarak bilinen aşurbanipal tarafından m.ö. 626 yılında asur’un başkenti ninova’da kurulan kütüphane bilinen en eski ve ilk kütüphanedir kral aşurbanipal ise ilk kütüphane kurucusu olarak tarihe geçmiş ve kütüphane bu sebeple asurbanipal kütüphanesi olarak da anılmaktadır.
zalimliği ve savaş alanındaki başarılarıyla anılan kral asurpanibal, bilim alanında da bir şeyler yaparak iz bırakmayı hedeflemiş ve bu hedefine ulaşmak için yazıcılarına verdiği emir ile hakimiyeti altında olan tüm topraklardaki yazılı belgeleri ninova’ya getirmelerini istemişti. böylece tapınak kitaplıklarında bulunan ilmi, dini ve edebi metinler toplanarak devasa bir koleksiyon oluşturdu.günümüze ulaşan en önemli eserler ise yaradılış ve gılgamış destanı’dır bunun yanı sıra;büyüler, atasözleri, dualar, masallar, mektuplar, ticari belgeler, makbuz senetleri, kanunlar, sümerce-akadça sözlükler ve özel yazışmaların kütüphane koleksiyonu içerisinde bulunduğu yapılan arkeolijik çalışmalar sonucu belgelenmiştir.
asur uygarlığı son kral asurbanipal’in ölümünden sonra babil ve med uygarlıklarının ittifakı sonucunda m.ö. 609 yılında yıkıldı.ninova şehrinin ele geçirilmesinin ardından şehir büyük tahribat görmüş,kütüphanede bu tahribattan kendine düşen payı almıştı.günümüze kadar ulaşamayan kütüphanenin kalıntıları 1850 yılında,asur uygarlığının yok oluşundan neredeyse 2400 yıl sonra,ingiliz arkeolog austen henry layard tarafından musul'da gerçekleştirilen kazılar sonucu bulunmuştur.gerçekleşen kazılarda 30.000 kadar tablet ve yazılı eserin bulunmuş olması kütüphanenin ne denli zengin bir içeriğe sahip olduğunu göstermekte.kazılar sonucu çıkartılan tabletler günümüzde ingiltere'de bulunan "british museum"da sergilenmeye devam etmektedir.
kral asurbanipal heykeli/clevland müzesi-abd

ninova şehrinin tasviri


kazılar sonucu bulunan gılgamış destan'ının yazılı olduğu tablet ve diğer örnekler
sami kökenli bir mezopotamya uygarlığı olan asur uygarlığı m.ö. 2000 yılında kuruldu.ninova,dicle nehri’nin batı kıyısında bulunan ve bir dönem asur devleti’ne başkentliğini yapan bir eskiçağ kentiydi.günümüzde musul şehrinin hemen yanında bulunmaktadır.asurluların son kralı olarak bilinen aşurbanipal tarafından m.ö. 626 yılında asur’un başkenti ninova’da kurulan kütüphane bilinen en eski ve ilk kütüphanedir kral aşurbanipal ise ilk kütüphane kurucusu olarak tarihe geçmiş ve kütüphane bu sebeple asurbanipal kütüphanesi olarak da anılmaktadır.
zalimliği ve savaş alanındaki başarılarıyla anılan kral asurpanibal, bilim alanında da bir şeyler yaparak iz bırakmayı hedeflemiş ve bu hedefine ulaşmak için yazıcılarına verdiği emir ile hakimiyeti altında olan tüm topraklardaki yazılı belgeleri ninova’ya getirmelerini istemişti. böylece tapınak kitaplıklarında bulunan ilmi, dini ve edebi metinler toplanarak devasa bir koleksiyon oluşturdu.günümüze ulaşan en önemli eserler ise yaradılış ve gılgamış destanı’dır bunun yanı sıra;büyüler, atasözleri, dualar, masallar, mektuplar, ticari belgeler, makbuz senetleri, kanunlar, sümerce-akadça sözlükler ve özel yazışmaların kütüphane koleksiyonu içerisinde bulunduğu yapılan arkeolijik çalışmalar sonucu belgelenmiştir.
asur uygarlığı son kral asurbanipal’in ölümünden sonra babil ve med uygarlıklarının ittifakı sonucunda m.ö. 609 yılında yıkıldı.ninova şehrinin ele geçirilmesinin ardından şehir büyük tahribat görmüş,kütüphanede bu tahribattan kendine düşen payı almıştı.günümüze kadar ulaşamayan kütüphanenin kalıntıları 1850 yılında,asur uygarlığının yok oluşundan neredeyse 2400 yıl sonra,ingiliz arkeolog austen henry layard tarafından musul'da gerçekleştirilen kazılar sonucu bulunmuştur.gerçekleşen kazılarda 30.000 kadar tablet ve yazılı eserin bulunmuş olması kütüphanenin ne denli zengin bir içeriğe sahip olduğunu göstermekte.kazılar sonucu çıkartılan tabletler günümüzde ingiltere'de bulunan "british museum"da sergilenmeye devam etmektedir.
kral asurbanipal heykeli/clevland müzesi-abd

ninova şehrinin tasviri


kazılar sonucu bulunan gılgamış destan'ının yazılı olduğu tablet ve diğer örnekler

devamını gör...
gogol’un dar paltosu
tanımları beyin ödül yolumu çoşturan yazar.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"yalaka inek kasabın bıçağını yalar."
devamını gör...