bazı durumlarda asla sorulmaması gereken sorular
durumlara göre değişen sorulmaması gereken sorular listesi:
- neden öldü? - baş sağlığı dileyin, anlatmak isterse zaten anlatacaktır. tekrar aynı anı yaşatmanın anlamı yok.
- neden gidiyorsun?- samimiyete göre bir kere, samimi değilseniz hiç sorulmaması gerekir. anlatmak isterse zaten anlatacaktır.
- neden üzgünsün? bir kere sorduktan sonra karşısınızdaki cevap vermiyorsa ısrar etmeyin. anlatmak isterse anlatacaktır.
- neden böylesin? aman aman, sakın ha!
- sınavdan kaç aldın? yerine sınavın nasıl geçti?
gibi sıralanabilir.
- neden öldü? - baş sağlığı dileyin, anlatmak isterse zaten anlatacaktır. tekrar aynı anı yaşatmanın anlamı yok.
- neden gidiyorsun?- samimiyete göre bir kere, samimi değilseniz hiç sorulmaması gerekir. anlatmak isterse zaten anlatacaktır.
- neden üzgünsün? bir kere sorduktan sonra karşısınızdaki cevap vermiyorsa ısrar etmeyin. anlatmak isterse anlatacaktır.
- neden böylesin? aman aman, sakın ha!
- sınavdan kaç aldın? yerine sınavın nasıl geçti?
gibi sıralanabilir.
devamını gör...
çektiği dandik dundik fotoğrafları sanat eseri sanan tip
ama duvara bantlanan muz sanat eseriydi, hani?
devamını gör...
apartman boşluğu programının yayından kaldırılması
çarşamba günü yapılan yayın sözlüğün ilk canlı yayınıdır.
radyonun tanıtıldığı, haftalık düzenli yayın yapacak bütün yazarların sırası ile konuk alındığı bir yayındı.
hatta ben de fırsat bulup gerek sözlük ve kuruluş hikayesi hakkında, gerekse radyo hakkında bir kaç kelam ettim.
ilk yayın olduğu için 3 saat olması normaldi, özeldi ve bir kerelikti çünkü.
dansöz bulsak, sabaha kadar da sürerdi.
apartman boşluğu için konuşulan, her perşembe 1 saatti.
geçtiğimiz perşembe günü 1. saatin bitiminden sonra programı uzatmak istemesi ve radyo yöneticimizin buna izin vermemiş olması konuyu buralara getirmiş.
yazarımız ısrarla, "çarşamba günü izin verildi bana niye izin verilmiyor" gibi bir eleştiri yapıyor.
eleştiri yapılabilir, keşke daha çok yapılsa yanlışlarımızı çok daha fazla görme imkanımız olsa.
ama burada bu arkadaşlarımızın grup olarak yaptığı şey eleştirmek değil itham etmek.
kime niçin ve neden torpil geçelim ? bunlar hoş şeyler değil.
kendisine de belirtildiği gibi, açılış yayını bu. sabahlara kadar konfeti atabilirdik.
tanım: yayından kaldırılmayan, sahiplerinin isteği ile yayın hayatına son verilen program.
burada bile bir mağduriyet yaratma çabası... nedir yahu bu?
radyo orada, perşembe günü için de haftalık olağan akışa program yazılmış, istenirse haftaya perşembe yine program aynı saat aralığında gerçekleştirilebilir.
hem yayın yapmak istemeyip, hem yönetim yayından kaldırmış gibi göstermek bana hiç etik gelmiyor.
ek olarak : apartman boşluğu yayındayken, başlığının altına girilen eleştiri tanımlarına cevap olarak canlı yayınında "beğenmiyorsanız defolun gidin" denilen bir programı radyo yöneticisi nasıl uzatsın?
insanlar iki radyo dinleyecek, eğleneceğiz şu yapılanlara, şu tantanaya bak allasen *
radyonun tanıtıldığı, haftalık düzenli yayın yapacak bütün yazarların sırası ile konuk alındığı bir yayındı.
hatta ben de fırsat bulup gerek sözlük ve kuruluş hikayesi hakkında, gerekse radyo hakkında bir kaç kelam ettim.
ilk yayın olduğu için 3 saat olması normaldi, özeldi ve bir kerelikti çünkü.
dansöz bulsak, sabaha kadar da sürerdi.
apartman boşluğu için konuşulan, her perşembe 1 saatti.
geçtiğimiz perşembe günü 1. saatin bitiminden sonra programı uzatmak istemesi ve radyo yöneticimizin buna izin vermemiş olması konuyu buralara getirmiş.
yazarımız ısrarla, "çarşamba günü izin verildi bana niye izin verilmiyor" gibi bir eleştiri yapıyor.
eleştiri yapılabilir, keşke daha çok yapılsa yanlışlarımızı çok daha fazla görme imkanımız olsa.
ama burada bu arkadaşlarımızın grup olarak yaptığı şey eleştirmek değil itham etmek.
kime niçin ve neden torpil geçelim ? bunlar hoş şeyler değil.
kendisine de belirtildiği gibi, açılış yayını bu. sabahlara kadar konfeti atabilirdik.
tanım: yayından kaldırılmayan, sahiplerinin isteği ile yayın hayatına son verilen program.
burada bile bir mağduriyet yaratma çabası... nedir yahu bu?
radyo orada, perşembe günü için de haftalık olağan akışa program yazılmış, istenirse haftaya perşembe yine program aynı saat aralığında gerçekleştirilebilir.
hem yayın yapmak istemeyip, hem yönetim yayından kaldırmış gibi göstermek bana hiç etik gelmiyor.
ek olarak : apartman boşluğu yayındayken, başlığının altına girilen eleştiri tanımlarına cevap olarak canlı yayınında "beğenmiyorsanız defolun gidin" denilen bir programı radyo yöneticisi nasıl uzatsın?
insanlar iki radyo dinleyecek, eğleneceğiz şu yapılanlara, şu tantanaya bak allasen *
devamını gör...
ne oldum delisi olmak
william shakespeare' in hamlet oyunundaki karakterlerden biri olan ophelia' nın da dilinden dökülmüş bir söz öbeğidir.
"ne oldum delisi ne olacağını bilir mi?" diye soruverir bizlere.
ekler sonra:
"fırıncı kızı şımarmış,
ekmek vermemiş isa'ya,
baykuş olmuş sonra.."
"ne oldum delisi ne olacağını bilir mi?" diye soruverir bizlere.
ekler sonra:
"fırıncı kızı şımarmış,
ekmek vermemiş isa'ya,
baykuş olmuş sonra.."
devamını gör...
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi
kendini gerçekleştirmenin en tepede bulunduğu ve bunun bize ne kadar çok mutluluk vereceğini çok güzel anlatan bir hiyerarşi.
devamını gör...
dergah açsa müridi olurum dediğiniz normal sözlük yazarı
(bkz: ıvanmılınskı) bugün desin gider yüz sürerim. söyle hocam derim, ne yapalım? nerden başlayalım?
devamını gör...
ekşi sözlük
kadrolu çaylaklığından usanıp son zamanlarda giderek düşen yazar kalitesiyle birlikte terk etme kararı aldığım, türkiye'nin ilk katılımcı sözlüğüdür. öte yandan kafa sözlük'ü tanımama da vesile olmuştur.
devamını gör...
arkadaş grubunun dağılması
arkadaş grubuna eklenen elaman sayısı arttıkça kendini gösteren kaçınılmaz son.
nerde çokluk orda bokluk diye boşuna dememişler neticede. genelde arkadaş grubunun içinde de bir gruplar oluşur. misal üçlü arkadaş grubunda genelde biri dışlanır, yan yana sokakta yürürken mutlaka biri arkada kalır. gruptaki arkadaş sayı arttıkça kendini grubun lideri gibi gören, egosu yüksek biri muhakkak vardır. hep onun başının altından çıkar olaylar. biri ortamdan ayrılsın anında rakı masasına meze olur o kişi. arkadaş grubu dağılmadan önce zaten ufak tefek pürüzler hep çıkar. taraflar kendi aralarında ittifak kurar, olağanüstü hal ilan edilir ve bir karara bağlanır. kendi aralarında dağılan grupları daha büyük sürprizler bekler. ittifaklar da bozulabilir neticede. genelde bu arkadaş grubunda iyi anlaşamayan, sürekli kavga eden, bi küsen bi barışan bağımsız ve tarafsız kişiler daha iyi arkadaş olur. söyleyin şimdi bana zıt kutuplar birbirini nasıl çekmesin? bi onlar görüşmeye, muhabbeti sürdürmeye devam eder. ittifaklar şok tabii.
genelde kız arkadaş gruplarının başına gelir bu olaylar. bakın erkeklerinin arkadaş gruplarına? adamlar gamsız, ota boka bahane uydurup pürüz çıkarmazlar, o yüzden yıllarca bozulmaz bu heriflerin arkadaş grupları, dağılmaz, ilk günkü tazeliğini korur. "hop hop osman top osman!! alınıp darılmadın deme la, akşama hüseyinlerde toplanıyoruz, gelesiin".
peki ya karma ise bu arkadaş grupları... kızlar yine kanlı bıçaklı, erkekler ise 2 taraflı oynar. bi aysu'ya hak verir mert, bi cemre'ye. maksat iki dişi ile konuşsun, maksat bi kız yüzü görsün mert. yoksa yemiş mert arkadaşlığı, grubu. önünde iki kız kanlı bıçaklı kavga etse mert "bana da bi kırbaç darbesi" der.
biz çok kişiydik. bu yolda ölenler oldu, mum gibi sönenler oldu. sonra iki kişi kaldık. muma paramız yetmez oldu.
nerde çokluk orda bokluk diye boşuna dememişler neticede. genelde arkadaş grubunun içinde de bir gruplar oluşur. misal üçlü arkadaş grubunda genelde biri dışlanır, yan yana sokakta yürürken mutlaka biri arkada kalır. gruptaki arkadaş sayı arttıkça kendini grubun lideri gibi gören, egosu yüksek biri muhakkak vardır. hep onun başının altından çıkar olaylar. biri ortamdan ayrılsın anında rakı masasına meze olur o kişi. arkadaş grubu dağılmadan önce zaten ufak tefek pürüzler hep çıkar. taraflar kendi aralarında ittifak kurar, olağanüstü hal ilan edilir ve bir karara bağlanır. kendi aralarında dağılan grupları daha büyük sürprizler bekler. ittifaklar da bozulabilir neticede. genelde bu arkadaş grubunda iyi anlaşamayan, sürekli kavga eden, bi küsen bi barışan bağımsız ve tarafsız kişiler daha iyi arkadaş olur. söyleyin şimdi bana zıt kutuplar birbirini nasıl çekmesin? bi onlar görüşmeye, muhabbeti sürdürmeye devam eder. ittifaklar şok tabii.
genelde kız arkadaş gruplarının başına gelir bu olaylar. bakın erkeklerinin arkadaş gruplarına? adamlar gamsız, ota boka bahane uydurup pürüz çıkarmazlar, o yüzden yıllarca bozulmaz bu heriflerin arkadaş grupları, dağılmaz, ilk günkü tazeliğini korur. "hop hop osman top osman!! alınıp darılmadın deme la, akşama hüseyinlerde toplanıyoruz, gelesiin".
peki ya karma ise bu arkadaş grupları... kızlar yine kanlı bıçaklı, erkekler ise 2 taraflı oynar. bi aysu'ya hak verir mert, bi cemre'ye. maksat iki dişi ile konuşsun, maksat bi kız yüzü görsün mert. yoksa yemiş mert arkadaşlığı, grubu. önünde iki kız kanlı bıçaklı kavga etse mert "bana da bi kırbaç darbesi" der.
biz çok kişiydik. bu yolda ölenler oldu, mum gibi sönenler oldu. sonra iki kişi kaldık. muma paramız yetmez oldu.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
yaklaşık 8 dakika sonra kendi seçtiğim şarkılarla ama kafamız nasıl güzel radyo programı başlayana kadar devam edeceğim.
bu süreçte istek parçası olanlar varsa mesaj kutuma portakal atabilir.
bu süreçte istek parçası olanlar varsa mesaj kutuma portakal atabilir.
devamını gör...
diyete başlamak isteyip başlayamamak
ahterbin ukdesidir.
ben doğru pazartesiyi bekliyorum hep ondan.
ben doğru pazartesiyi bekliyorum hep ondan.
devamını gör...
yakışıklı olmadığı için yazdıkları da yakışıklı olmayan yazar
ben değilim.
ben buraların en yakışıklısıyım*
ben buraların en yakışıklısıyım*
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
güneş'in anonsuyla tam gece yarısı güneş gibi doğduğu, bizi de oynattığı yayın.
devamını gör...
moralimizden bile kötü olan şeyler
ev kiraları.
devamını gör...
küresel üçgen
bir küresel yüzey üzerinde bulunan, iç açıları toplamı 180 dereceden büyük, 540 dereceden küçük olan üçgen.

görselin linki
görselin linki
devamını gör...
taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter
eski türkçe ağu zehir demek.
insan içindekini saklayamaz mutlaka dışa sızdırır.
arapçada"kelime"nin bir diğer anlamı "yara izi" demektir.
bu yüzden dili zehirli olanların kelimeleri yara izi olarak kalıyor.
taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter, nice yumşak söylese sözü savaşa benzer.
insan içindekini saklayamaz mutlaka dışa sızdırır.
arapçada"kelime"nin bir diğer anlamı "yara izi" demektir.
bu yüzden dili zehirli olanların kelimeleri yara izi olarak kalıyor.
taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter, nice yumşak söylese sözü savaşa benzer.
devamını gör...
normal sözlük haykırma köşesi
vakityle radyo d de polat labar 'ın programından esinlenerek açtığım başlık, programa katılan insanlar, ilgili kişiye, makama, geçmişe ulaşmayacağını bilseler bile, bazı olayları durumları pişmanlıkları keşkeleri içlerinde tutmak yerine radyoda haykırıyorlardı, arada hepimizin böyle birt bölgeye ihtiyacı olur diye düşündüm, ufak bir çakıl taşı ile başlıyorum
bu sabah trafikte şeridine girmemem için önündeki aracın tamponuna yapışan arkadaşa sesleniyorum,* ulan beni önüne almadın da işe 30 dakika erken mi gittin, kahvaltının en güzel yerine mi yetiştin, çayın ilk deminin sana mı verdiler, patron konfetiylemi karşıladı seni, prim mi aldın, her sabah birlikte çekiyoruz bu zıkkımı yol istiyorum ya yol, canını değil.
bu sabah trafikte şeridine girmemem için önündeki aracın tamponuna yapışan arkadaşa sesleniyorum,* ulan beni önüne almadın da işe 30 dakika erken mi gittin, kahvaltının en güzel yerine mi yetiştin, çayın ilk deminin sana mı verdiler, patron konfetiylemi karşıladı seni, prim mi aldın, her sabah birlikte çekiyoruz bu zıkkımı yol istiyorum ya yol, canını değil.
devamını gör...
özel mesajda küfreden yazar
ne özelde, ne kamusal alanda, ne de reel hayatta hiç kimsenin hiç kimseye küfür etme hakkı yoktur. küfreden varsa da kendi ayıbıdır. ağır küfür ettiyse hukuki işlem başlatmak en isabetli karar olacaktır.
devamını gör...
yazarların istekleri
benim bi ölesim var toprak atın üstüme
devamını gör...
benyusuf
bir sezgin kaymaz kitabıdır.
ankara'yı çok seviyorum ben. demetevler ve yenimahalle'de oturdum. hastane durağında inerdim metrodan her zaman ve ordan binerdim. onkoloji hastanesi. sokaklarını bilirim hem demet'in hem yenimahalle'nin. karşıyaka mezarlığını da bilirim. daha birçok yerini bilirim ama anlatsam tamamen konudan sapmış olacağım ya da niyet ettiğimden fazla gireceğim konunun içine.
küçük bir çocukken annem sabiş gibi idi benim de. benim yaşımdaki çoğu insanın da öyledir eminim. misafirlikte yaramazlık yaptığım zaman tuvalete götürüp etimi burduğu zamanları hiç unutmam. daha da bir şeycik demem.
köpekleri de çok severim ben. insanların kibri altında ezilen köpekleri. sokak köpeklerine yapılan zulme karşı içimde derin bir nefret var. bu zulmü destekleyen cani ve acizlere karşı da. üstelik herhangi bir hayvana zulüm yapmayı marifet sayıp buna karşı duranlara saldıranlar da var. ama konumuz bu değil.
bu kitap benim ve benim gibilerin hayatını anlatıyor. evet kitabın sonunda ağladım ama o zamana kadar yüzümde bir gülümseme oldu hep. kendimi gördüm kitapta, kendimi buldum.
ben sezgin kaymaz'ı çok seviyorum.
ankara'yı çok seviyorum ben. demetevler ve yenimahalle'de oturdum. hastane durağında inerdim metrodan her zaman ve ordan binerdim. onkoloji hastanesi. sokaklarını bilirim hem demet'in hem yenimahalle'nin. karşıyaka mezarlığını da bilirim. daha birçok yerini bilirim ama anlatsam tamamen konudan sapmış olacağım ya da niyet ettiğimden fazla gireceğim konunun içine.
küçük bir çocukken annem sabiş gibi idi benim de. benim yaşımdaki çoğu insanın da öyledir eminim. misafirlikte yaramazlık yaptığım zaman tuvalete götürüp etimi burduğu zamanları hiç unutmam. daha da bir şeycik demem.
köpekleri de çok severim ben. insanların kibri altında ezilen köpekleri. sokak köpeklerine yapılan zulme karşı içimde derin bir nefret var. bu zulmü destekleyen cani ve acizlere karşı da. üstelik herhangi bir hayvana zulüm yapmayı marifet sayıp buna karşı duranlara saldıranlar da var. ama konumuz bu değil.
bu kitap benim ve benim gibilerin hayatını anlatıyor. evet kitabın sonunda ağladım ama o zamana kadar yüzümde bir gülümseme oldu hep. kendimi gördüm kitapta, kendimi buldum.
ben sezgin kaymaz'ı çok seviyorum.
devamını gör...
