m. kemal'in dersim için zehirli gaz siparişi iddiası
eğitim, bilim, fen vb. konularla ilgili değil de atatürk'ü karalamak için kıyasıya yarışıyorlar. cehalet ne diye sorarlarsa, "atatürk'ün kurduğu ülkede atatürk'ü karalamak" dersiniz.
devamını gör...
muse
muse sözcüğünün en temelde grekçe'den gelen iki anlamı vardır.
1. "ilham perisi, şiir tanrıçası"
bu anlamın yunan mitolojisinde ilham ve şiir tanrıçası olan (bkz: mousa)'dan geldiği görülür.
2. "düşünceye dalma, derin düşünme."
1. "ilham perisi, şiir tanrıçası"
bu anlamın yunan mitolojisinde ilham ve şiir tanrıçası olan (bkz: mousa)'dan geldiği görülür.
2. "düşünceye dalma, derin düşünme."
devamını gör...
10 yıl içinde toplantılara ışınlanarak gideceksiniz
ışınlanarak gitmeyi becerdiğimiz yerde neden toplantıya gidiyoruz diye düşünmeme sebep olan açıklamalardır. yahu kardeşim ben ışınlansam toplantıya mı giderim ulan.
devamını gör...
chp iktidara gelse helak olacağımız gerçeği
oğlum zaten helak olduk . ne yapacaklar bundan sonra, gelip g...zu mu s....ler ? git allasen.
devamını gör...
duygusal zekası yüksek olan insanların ortak özellikleri
sosyal zekalarının da yüksek olması...
karşıdaki insanların gerek jest gerek mimik hareketlerini kısaca beden dillerini doğru duygularla eşleştirecek şekilde analiz edebilmeleri.
insanları yadırgamamaları,
yargılamamaları,
herkesi kendi şartları altında değerlendirebilmeleri...
duygusallık değişkendir. hepsinde görülmesi mümkün olmayabilir. ama duyguludurlar. yani duyguların farkında. kişiyi anlar, şartlarına göre duyarlı davranır.
karşıdaki insanların gerek jest gerek mimik hareketlerini kısaca beden dillerini doğru duygularla eşleştirecek şekilde analiz edebilmeleri.
insanları yadırgamamaları,
yargılamamaları,
herkesi kendi şartları altında değerlendirebilmeleri...
duygusallık değişkendir. hepsinde görülmesi mümkün olmayabilir. ama duyguludurlar. yani duyguların farkında. kişiyi anlar, şartlarına göre duyarlı davranır.
devamını gör...
teyze vs hala
hala en gereksiz akraba mıdır? :( bir hala olarak çok üzüldüm bunu duyduğuma. benim teyzem yok, bir tane halam var. halam köyde yaşadığı için çok görüşemiyoruz haliyle pek bir yakınlığımız yok ama ben kendi yeğenime tüm gün baktığımı, oyunlar oynattığımı hatırladıkça ağlayasım geliyor. yeğenimin teyzesi olmadığını hatırlayınca da biraz mutlu oluyorum çünkü en çok ben sevicem onu!! en çok ben!!
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
asker eğlencesi.
devamını gör...
nefelometri
proteinlerin,sülfosalisilat veya tca gibi maddelerle oluşturduğu bulanıklığa çarparak yansıyan ışığın ölçümüne dayanan biyokimyasal metottur.
devamını gör...
yeni doğmuş bebek
çok bebek, çok küçük bebek.
dün bir arkadaş ortamında otururken canım ablamın 7 yaşında ikizleri gösterirken kullandığı tabir, tanım.
'çok bebeklerdi onları gördüğümde' dedi. anaları 'hee evet yeni doğmuşlardı. bir kaç günlüklerdi' dedi. ablam devam etti 'ya çok küçük bebektiler. yani şey küçük bebeklerdi, bebeklerdi işte.'
ayrıca benim o ortamda ne işim vardı hala şaibeli. sanırım aç karnımı doyurmaya gitmiş sonrasında gelen misafirlerin arasında sıkışmış kalmıştım.
gerçi biraz geçmişe gittik gelen kadını pek tanımam. çok bebekleri hiç tanımam. ama annesini tanır ve çok severim. yıllardır görmüyorum az biraz ondan dem vurduk.
dobra, dediğim dedik çaldığım düdük bir kadındı. iri yarı, bir ortama girdim mi insanı tırstıracak cinsten. konuşmaya başladı mı zaten tam salak savar. tahammülü kalmamıştı insanlara özellikle beyin yerine başka organlarını kullananlara.
yani sanki kadın ölmüş gibi konuşuyorum ama hala hayatta. aynı şehirdeyiz hatta. yıllardır görmüyorum.
yıllardır görmediğim ne çok insan var kim bilir? bazısı yanı başımda. en dibimde dokunabildiğim ama hüzünlerini hissedemediğim. güzin ablalığı çok boşlamışım.
eskiden insanlarla konuşarak, onları dinleyerek analiz ederdim. şimdi bir bakışım yetiyor. en azından topuklayacak kadar . *
dün bir arkadaş ortamında otururken canım ablamın 7 yaşında ikizleri gösterirken kullandığı tabir, tanım.
'çok bebeklerdi onları gördüğümde' dedi. anaları 'hee evet yeni doğmuşlardı. bir kaç günlüklerdi' dedi. ablam devam etti 'ya çok küçük bebektiler. yani şey küçük bebeklerdi, bebeklerdi işte.'
ayrıca benim o ortamda ne işim vardı hala şaibeli. sanırım aç karnımı doyurmaya gitmiş sonrasında gelen misafirlerin arasında sıkışmış kalmıştım.
gerçi biraz geçmişe gittik gelen kadını pek tanımam. çok bebekleri hiç tanımam. ama annesini tanır ve çok severim. yıllardır görmüyorum az biraz ondan dem vurduk.
dobra, dediğim dedik çaldığım düdük bir kadındı. iri yarı, bir ortama girdim mi insanı tırstıracak cinsten. konuşmaya başladı mı zaten tam salak savar. tahammülü kalmamıştı insanlara özellikle beyin yerine başka organlarını kullananlara.
yani sanki kadın ölmüş gibi konuşuyorum ama hala hayatta. aynı şehirdeyiz hatta. yıllardır görmüyorum.
yıllardır görmediğim ne çok insan var kim bilir? bazısı yanı başımda. en dibimde dokunabildiğim ama hüzünlerini hissedemediğim. güzin ablalığı çok boşlamışım.
eskiden insanlarla konuşarak, onları dinleyerek analiz ederdim. şimdi bir bakışım yetiyor. en azından topuklayacak kadar . *
devamını gör...
derslere askerlerin girdiği karanlık dönem
bizim derse de girmişti böyle üst düzey rütbeli. o zamanlar yunanistan ile aramız kötü, ha savaştık savaşacağız. bu konuyu oradan bir açtı ve "allah'ın izniyle beş dakikada atina'yı alırız, sonra da akropolis tapınağının orada cuma namazını kılarız "demişti de, bizi iyi bir gaza getirmişti.
devamını gör...
fellah köftesi
tadını çok sevdiğim ve aile yemeklerinde yapıp götürdüğüm; ana malzemesi bulgur, baharat olan, özellikle sunumunda domates sosunda iri sarımsak tanecikleri, kıyılmış maydanoz ve en son krema şeklinde yoğurt gezdiririm, eee ne demişler: "yeme de yanında yat" *
devamını gör...
gelirken ekmek al
şermin yaşar, nam-ı diğer oyuncu anne'nin öykü kitabı.
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
devamını gör...
çelebi mehmet
kardeşleri süleyman, isa ve musa çelebi ile olan mücadelesini zoraki olarak kanlı bir şekilde bastırdıktan sonra 10 yıl süren ve osmanlı devletinde büyük bir yara olan fetret devrini bitirmiş olan 5.osmanlı padişahı. osmanlı devletinin ikinci kurusucu adıyla da anılır.
devamını gör...
kendini kandırma sözleri
o uyuşturucu değil, pudra şekeri idi .
devamını gör...
bastırılan istekler
gece gece gelen yemek yeme isteği.
devamını gör...
braille alfabesi
görme engelli insanların okuyabilmesi için kullanılan alfabe. 1821'de louis braille tarafından geliştirilen alfabede, harfler ve rakamları ifade eden iki kolon ve her iki kolonda üçer nokta bulunuyor. bu altı noktanın çeşitli şekillerde kabartılmasıyla görme engelli kişiler yazıları okuyabiliyor.
devamını gör...
alıngan erkek çekiciliği
(bkz: yengeç burcu)
devamını gör...
2 ocak 2021 abd savunma bütçesinin yasalaştırılması
abd başkanı trump'ın daha önce veto ettiği 2021 savunma bütçesi, temsilciler meclisi'nin ardından senato'da da kabul edilerek yasalaştı. tasarıda, türkiye’nin s-400’leri teslim almasının caatsa kapsamında rusya ile önemli bir işlem olarak kabul edildiği ve ndaa’nın yasalaşmasından sonra 30 gün içinde türkiye’de s-400 alımına müdahil olanlara caatsa yaptırımlarının uygulanması talep edildi. ancak türkiye'ye zaten söz konusu yaptırımlar uygulandığı için yeniden yaptırım uygulanması beklenmiyor.
link
link
devamını gör...

