dinlediğin şarkının can alıcı sözü
önce kuşlar terk etti bu kenti
sonra insanlar birer birer
sonra insanlar birer birer
devamını gör...
görüntülü konuşma
şu pandemi günlerinde evde olduğumuz için sevdiklerimizle yapabileceğimiz en güzel eylemlerden biri. bir nebze de olsa insanı mutlu ediyor. yanınızda olmasını istediğiniz insanlar sizden uzakta olunca ne sesleri ne görüntüleri yetmiyor ama olsun hiç yoktan iyidir.
devamını gör...
hızlı konuşan insan
benimdir. istemsizce oluyordur. normal konuştuğumu düşünüyorum fakat videodur sestir dinleyince taramalıya bağladığımı fark ediyorum. genellikle mutlu bir sohbetteyken ya da sinirliyken hızlı konuşuyorum.
devamını gör...
sabah dolar olarak uyanmak
ömrü hayatı boyunca insan olarak görülmeyen değerin artık verileceğinin müjdecisidir.
her gün öldürülen, istismara uğrayan, şiddet gören, her geçen gün daha da değersizleşen insan canı bir kağıt parçası olarak nasıl da kıymete biner ama?!
düşünsenize her saat nasılsınız, değeriniz arttı mı, bana kazandırmaya devam ediyor mu diye düşünen bir sürü insan olacak hayatınızda! (bize dolar olma hayali kurduran hayat utansın ne diyelim..)
hatta ve hatta hiç abarmıtıyorum sizi yolda görseler şak diye ne kadar ettiğinizi anlayacaklar...
her gün öldürülen, istismara uğrayan, şiddet gören, her geçen gün daha da değersizleşen insan canı bir kağıt parçası olarak nasıl da kıymete biner ama?!
düşünsenize her saat nasılsınız, değeriniz arttı mı, bana kazandırmaya devam ediyor mu diye düşünen bir sürü insan olacak hayatınızda! (bize dolar olma hayali kurduran hayat utansın ne diyelim..)
hatta ve hatta hiç abarmıtıyorum sizi yolda görseler şak diye ne kadar ettiğinizi anlayacaklar...
devamını gör...
rayner unwin
1925-2000 yılları arasında yaşamış ingiliz yayıncı. allen & unwin adlı yayınevinin, babası stanley unwin'den sonraki yöneticisi. eğer the hobbit bugün varsa, biraz da bu eleman yüzünden. zira kendisi, hobbit'in yayınlanmadan önceki halini okuyarak eleştirisini yapan en önemli kişidir. hem de 10 yaşında. şöyle ki; birtakım tesadüfler sonucu hobbit'in, yayınlanmadan önceki bir daktilo nüshası susan dagnall isimli birine geçer. susan, kitabı okuyup çok beğenince, bir yandan tolkien'i kitabı tam manada bitirmeye teşvik ederken, diğer yandan da yayıncı stanley unwin'e kitabı basması yönünde telkinlerde bulunur. stanley, 'çocuk kitaplarını inceleyecek biri varsa, bu birisi de çocuk olmalı' minvalinde konuşarak, o sırada 10 yaşında olan rayner'a nüshayı verir ve ondan kitap bitiminde yazılı bir rapor ister. rayner ise bir şilinlik ücret karşılığında kitabı okur ve beğenir. 5-9 yaş arası için de uygundur, der. :)
kendisi daha sonradan birçok kitap da yazmış ve ayrıca tolkien hakkında birçok kısa belgesel hazırlamıştır.
kendisine 'eleman' falan dedik ama bence daha çok kişinin tanıması gereken biridir.
böyle küçük detayların bir araya gelerek büyük mucizeler oluşturmasına hayran birisi olarak, çok sevdim ben kendisini.
tolkien'in de dediği gibi; en bilgeler bile her sonu göremezler...
kendisi daha sonradan birçok kitap da yazmış ve ayrıca tolkien hakkında birçok kısa belgesel hazırlamıştır.
kendisine 'eleman' falan dedik ama bence daha çok kişinin tanıması gereken biridir.
böyle küçük detayların bir araya gelerek büyük mucizeler oluşturmasına hayran birisi olarak, çok sevdim ben kendisini.
tolkien'in de dediği gibi; en bilgeler bile her sonu göremezler...
devamını gör...
14 mart tıp bayramı
babamın günü. arayayım birazdan kızmasın bana.
devamını gör...
gent
her yıl düzenlenen ve 10-15 gün civarı süren 'gent festivali' ile bilinen belçika şehridir.
devamını gör...
sanat kulübü fotoğraf yarışması
yedinci fotoğraf yarışmamız sonuçlandı!
oylama sonucunda yarışmayı kazanan jupiter oldu, tebrikler!

yeni yarışmamız da bugün itibariyle başladı, en güzel şehir fotoğraflarınızı 29 ağustos pazar'a kadar bekliyoruz.
yarışmamız discord üzerinden yapılıyor ve tüm kulüplerin üyelerine açık. discord linki
herkese bol şans!
oylama sonucunda yarışmayı kazanan jupiter oldu, tebrikler!

yeni yarışmamız da bugün itibariyle başladı, en güzel şehir fotoğraflarınızı 29 ağustos pazar'a kadar bekliyoruz.
yarışmamız discord üzerinden yapılıyor ve tüm kulüplerin üyelerine açık. discord linki
herkese bol şans!
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
köpekleri çok minnoş bir hayvan gibi görüyoruz ama emin olun yanılıyoruz.
köpek dediğimiz hayvan bir kurt'u boğabilen, çenesi hemen hemen bir kurt kadar güçlü ve iri bir hayvan. bir ısırıkta bir insanı rahatça sakat bırakabilir.
asıl sorun sokakta köpek olması da değil aslında, köpeklerin çeteleşmesi, gruplaşması.
gruplaşınca çok tehlikeli bir hale geliyorlar ve inanılmaz saldırganlaşıyorlar.
ayrıca köpekten korkan insanlar da bir hayli fazla, köpekten değil insandan korkun gibi içi boş cümleleri söylemenin hiçbir anlamı yok. korku denen şey öyle bir iki lafla geçecek bir şey değil. kimse köpekler öldürülsün demiyor sadece sokaklardan daha iyi koşullarda yaşayabilecekleri bir yere toplanmaları hem onlar için hem insanlar için daha iyi olurdu.
köpek dediğimiz hayvan bir kurt'u boğabilen, çenesi hemen hemen bir kurt kadar güçlü ve iri bir hayvan. bir ısırıkta bir insanı rahatça sakat bırakabilir.
asıl sorun sokakta köpek olması da değil aslında, köpeklerin çeteleşmesi, gruplaşması.
gruplaşınca çok tehlikeli bir hale geliyorlar ve inanılmaz saldırganlaşıyorlar.
ayrıca köpekten korkan insanlar da bir hayli fazla, köpekten değil insandan korkun gibi içi boş cümleleri söylemenin hiçbir anlamı yok. korku denen şey öyle bir iki lafla geçecek bir şey değil. kimse köpekler öldürülsün demiyor sadece sokaklardan daha iyi koşullarda yaşayabilecekleri bir yere toplanmaları hem onlar için hem insanlar için daha iyi olurdu.
devamını gör...
nedir bu kadar zor olan sorusu
hayattaki her şeyin belirsiz olması.
resmen niye doğduğunu çözemeden ölecek olmak.
hayatın kendisi.
resmen niye doğduğunu çözemeden ölecek olmak.
hayatın kendisi.
devamını gör...
neslican tay'ı özlemek
bazı yaşayanlar ölümü hakeder, bazı ölüler yaşamayı diye bir söz okudum dün.
keşke daha çok yaşasaydı da umut olsaydı, keşke iyi insanlar kanser olmasa.
keşke hayat bu kadar acımasız olmasaydı neslican.
keşke daha çok yaşasaydı da umut olsaydı, keşke iyi insanlar kanser olmasa.
keşke hayat bu kadar acımasız olmasaydı neslican.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
böyle yazarların entrylerini okuduğumdan beri kendi aydınlanmamdan utanıyorum * öyle hoş bilgiler paylaşıyor ki sevgili bal porsuğu ; kaleminize, bilgilerinize zeval gelmesin efenim.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
sözlük erkekleri ağlıyor.*
şu dakikadan sonra jude law'a yüz vermeyen dışınızdaki irlandalı'nın çıtayı arşa çıkarması...*
şu dakikadan sonra jude law'a yüz vermeyen dışınızdaki irlandalı'nın çıtayı arşa çıkarması...*
devamını gör...
tanrılar çıldırmış olmalı serisi
uygarlık dediğimiz oluşuma yönelik hınzırca bir eleştiri getiren, afrika'nın ücra köşelerinde yaşayan ilkel insanların gözüyle uygar dünyayı ti'ye alan komik bir film.
devamını gör...
geç yazan kadın
sohbet keyifliyse mesajlar akar zaten. gecikmeye başlamışsa sıkılınmıştır, uzatmaya gerek yoktur. istemiyorsa hiç yazmaz.
devamını gör...
bir atın hikayesi
mark twain kitabıdır.
hepimizden üç kulaç daha derinde yaşayan ve döneminin kuşkusuz en büyük yazarı sayılan, william faulkner’ın kendini ve diğer amerikan yazarlarını onun varisi saydığı bir yazardır mark twain. katı bir emperyalist olan twain bu görüşünü 180 derecelik bir dönüşle tersine çevirir. o artık bir anti- emperyalisttir. ama mark twain’i mark twain yapan özellik bence bunların hiçbiri değldir.
o, benim okurken en çok güldüğüm yazardır. mizahın edebiyatı sulandırmadan nasıl yapılacağını en usta şekilde kanıtlamıştır edebiyat alemine hem de daha 1900’lü yıllara bile gelmeden. bazı mizahi öyküleri okurken insan sadece komik olduğunu ya da öyle olması gerektiğini anlar ve başka bir tepki vermez ancak mark twain okurken net bir tepkiniz vardır. gülersiniz. bize anlatmak istediklerini doğrudan anlatmaktansa daha farklı bir yol seçer twain ve der ki; “bir kediyi kuyruğundan taşıyan bir adam başka bir şekilde öğrenilecek bir şeyi öğrenir.” twain insanları güldürmenin neşelenmek için yeterli ve geçerli bir yol olduğuna inanır.
“bir atın hikayesi” bir öykü kitabıdır ve içinde “ölüm zarı” diye bilinen ünlü öykü de vardır. bloga yazmak için tekrar ve farklı bir yayından okuduğum kitap çevirinin önemini de bana bir kez daha göstermiş oldu. mark twain’i kötü bir çeviriden okumayınız. bu ek bilgiden sonra kitaba dönebilirim. “ölüm zarı”nda küçük bir çocuğun babasını hayatını nasıl kurtardığını anlatırken militarizme de hafiften bir dokundurur. “alonzo fıtz clarence and rosannah ethelton’ın aşkı” öyküsü ise garip bir aşk hikayesidir ki telefon marifetiyle sürdürülen ve nihayete erdirilen bir aşkı anlatır. zamane aşklarının örnek alması gereken bir öyküdür. “bir yargılama”da da önce idam edilip sonra yargılanmak istenen bir adamın hikayesi vardır ki ben okurken ciddi kahkahalar savurdum. en uzun hikaye olan “bir atın hikayesi”nde buffalo bill’in atının ağzından dinlersiniz öyküyü çoğu zaman ve bu öyküde yine askeri bir ortamda geçer ve içinde de çok sevimli bir kız çocuğu vardır.
mark twain çok büyük bir yazar olduğunu zaten ölmeden önce kanıtlama şansına erişmiş bir yazardır. okunmasını tavsiye etmek haddim değil elbette ama kitaplarına ilginizi çekmeye cesaret edebilirim sanırım. size yabancı olmadığına emin olduğum bu yazarı bir kez daha anma fırsatı olarak sunuyorum bu kitabı.
mark twain’in sözleriyle bitiriyorum yazımı:
araştır, hayal et ve keşfet…
hepimizden üç kulaç daha derinde yaşayan ve döneminin kuşkusuz en büyük yazarı sayılan, william faulkner’ın kendini ve diğer amerikan yazarlarını onun varisi saydığı bir yazardır mark twain. katı bir emperyalist olan twain bu görüşünü 180 derecelik bir dönüşle tersine çevirir. o artık bir anti- emperyalisttir. ama mark twain’i mark twain yapan özellik bence bunların hiçbiri değldir.
o, benim okurken en çok güldüğüm yazardır. mizahın edebiyatı sulandırmadan nasıl yapılacağını en usta şekilde kanıtlamıştır edebiyat alemine hem de daha 1900’lü yıllara bile gelmeden. bazı mizahi öyküleri okurken insan sadece komik olduğunu ya da öyle olması gerektiğini anlar ve başka bir tepki vermez ancak mark twain okurken net bir tepkiniz vardır. gülersiniz. bize anlatmak istediklerini doğrudan anlatmaktansa daha farklı bir yol seçer twain ve der ki; “bir kediyi kuyruğundan taşıyan bir adam başka bir şekilde öğrenilecek bir şeyi öğrenir.” twain insanları güldürmenin neşelenmek için yeterli ve geçerli bir yol olduğuna inanır.
“bir atın hikayesi” bir öykü kitabıdır ve içinde “ölüm zarı” diye bilinen ünlü öykü de vardır. bloga yazmak için tekrar ve farklı bir yayından okuduğum kitap çevirinin önemini de bana bir kez daha göstermiş oldu. mark twain’i kötü bir çeviriden okumayınız. bu ek bilgiden sonra kitaba dönebilirim. “ölüm zarı”nda küçük bir çocuğun babasını hayatını nasıl kurtardığını anlatırken militarizme de hafiften bir dokundurur. “alonzo fıtz clarence and rosannah ethelton’ın aşkı” öyküsü ise garip bir aşk hikayesidir ki telefon marifetiyle sürdürülen ve nihayete erdirilen bir aşkı anlatır. zamane aşklarının örnek alması gereken bir öyküdür. “bir yargılama”da da önce idam edilip sonra yargılanmak istenen bir adamın hikayesi vardır ki ben okurken ciddi kahkahalar savurdum. en uzun hikaye olan “bir atın hikayesi”nde buffalo bill’in atının ağzından dinlersiniz öyküyü çoğu zaman ve bu öyküde yine askeri bir ortamda geçer ve içinde de çok sevimli bir kız çocuğu vardır.
mark twain çok büyük bir yazar olduğunu zaten ölmeden önce kanıtlama şansına erişmiş bir yazardır. okunmasını tavsiye etmek haddim değil elbette ama kitaplarına ilginizi çekmeye cesaret edebilirim sanırım. size yabancı olmadığına emin olduğum bu yazarı bir kez daha anma fırsatı olarak sunuyorum bu kitabı.
mark twain’in sözleriyle bitiriyorum yazımı:
araştır, hayal et ve keşfet…
devamını gör...
zeytinyağı
ege'nin özellikle altınova-edremit arasındaki içkili sahil lokantalarında; masaya oturulduğunda istemeden getirilen, içine nane, dağ kekiği, haspir, karabiber, kırmızı biber, pul biber katılarak çeşni verilmiş olan; bu haliyle iştah açan ve midenin iç çeperine yapışarak alkolün daha uzun sürede kana karışmasını sağlayarak etkisini de azaltan; kepek ekmeğin tüylü kısmı bandırılarak yenildiğinde nefis bir tadı olan, olgunlaşmış iyi cins zeytin meyvesinin preslenmesi ile elde edilen yağlı sıvı yiyecek.
devamını gör...


