bir şeyin olmasını beklerken hissedilen sıkıntı. beklenen şey gerçekleştiği zaman duyulan sıkıntıdan her zaman daha fazladır beklerken duyulan sıkıntı.
mesela uzun otobüs yolculuğu veya uçak seyahati planladığınızda, o gün gelene kadar nasıl bineceğiniz, yolculuğun nasıl geçeceği hakkında kuruntu ve evham yapmanız bu beklenti ankisiyetesinden kaynaklıdır.
benimde sık sık yaşadığım bir kaygı örneğidir.
devamını gör...

sorunlu ev ortamı. eviniz kendinizi huzurlu hissettiğiniz , dinlenebileceğiniz, rahatlayabileceğiniz, özgür olduğunuz bir ortam olmalı. eğer evde sorunlu kişiler varsa bu sizin ruh halinizi bozar, kısıtlar, üretkenliğinizi ve yaşam kalitenizi düşürür.
devamını gör...

küçük kardeşimin bazı kelimeleri telaffuz edemeyişi beni kahkaha krizine sokuyor. mesela lunaparka 'lülüpark' diyor. ya da ismini bilmediği ev aletlerini ".. mıdır nedir?" deyip ona en çok benzettiği nesneyi kullanarak söylüyor.
bir de kahvemin köpüklü oluşu ve mutfağı tertemiz yaptıktan sonra ellerimi yıkayıp, havlu ile kurulamam.. ardından : "eserim bitti, harikayım yine." diyerek sigaramı yakmam.. bunlar aklıma geldi şimdilik.
devamını gör...

eşcinselliğe karşı çıkanlar (homofobikler) gizli eşcinseldir.
ayrıca ne hakla karşı çıkıyorsunuz ? bu insanların da hisleri, aşkları var.
edep yahu edep.
medeni olun azıcık!
saatler sonra gelen edit: güzel duyar kasmışım ha. bu arada burada yazdıklarımın hiçbirine katılmıyorum.
devamını gör...

"anneeeee böcek kaçtı kulağıma bu sefer. işte şimdi gerçekten oldu." çığlıklarının eksik olmadığı tarımsal iş.
devamını gör...

indie rock grubu.
dinlerken kalbimi sıkıştıran, hiç yapmadığım şeyleri yapma isteğini ruhumun en derinlerinde hissettiren, şahsım adına tehlikeli bir grup. hiç yokken gözlerimi doldurur. uyuşturur hipnotize eder ve ayarlarınızla oynar. her albümü dinlenesi, eşsiz.
ayrıca sevenleriyle iyi anlaşabileceğimi düşündürtür.

en bilindik şarkısı space song
myth
take care
troublemaker
levitation
lazuli
used to be
akıl sağlığımla oynayan şarkısı için lemon glowe
devamını gör...

#101537 no’lu tanımda bahsedildiği üzere türkiye’nin (bkz: umberto eco)’su, şiirleriyle edebiyat dünyamızın en nadide ödüllerinden cemal süreya, necatigil ödüllerini; denemeleriyle tdk ödülü alan, türkiye’nin en entelektüel kişilerinden olan (bkz: enis batur) tarafından kaleme alınan, ekim 2015’te (bkz: kırmızı kedi yayınları)’ndan yayımlanmış kitabıdır.

gün ortasında bir kafede, kahvenizi içerken;
mesai arasında 1 saatlik yemek molanızda,
yahut istanbul gibi bir şehirde, kadıköy’den ümraniye’ye trafiğin kilit olduğu bir saat diliminde yolculuk ederken bitirebileceğiniz kolaylıkta, dümdüz, sade, 84 sayfalık tuhaf bir kitap…

tuhaf çünkü şekil itibariyle değişik bir kitap...
sayfalar paragraftan oluşuyor. bu paragraflar yeri geliyor sayfanın tamamını dolduruyorken; yeri geliyor, sayfanın yarısı bile etmiyor.
yani biçim bakımından tuhaf geldi bana…

sonra çıkış noktası olarak tuhaf bir deneme…
çünkü daha kitabın başlarında şöyle bir şey karşılıyor sizi:

"eğer bir kış sabahı, trenin bir iki dakikalığına durduğu uzak bir ülkenin taşra istasyonundan binen tek yolcu, karşındaki boş koltuğa oturur ve senin yıllar önce yazdığın bir kitabı çıkarıp okumaya koyulursa, şaşırma.
bu sahne başka bir yazar tarafından senin için yazılmıştı."

yani bu denemeyi yazmaya enis batur’u iten şey bu şekilde gerçekleşen bir anı mıydı, yoksa sadece fikir olarak kafasında şekillenen bir şey miydi emin olamadım. sahneyi kafamda canlandırıp hem okurun, hem yazarın yerine koyduğumda kendimi, gerçekten çok tuhaf bir rastlantıyla tuhaf şeyler hissettim.

işte bu yüzden tuhaf bir kitap benim için…

enis batur’un kalemine hakim olmayan bir okur için tanışma kitabı diyemem, çünkü bazı cümleleri anlamlandırabilmek için defalarca okumak gerekebiliyor. evet basit bir kitap, çabuk bitiyor ama başlarda, bu 'defalarca okumak' bazı sabırsız okurları sıkabilir. işte tam o sıkılmanın başladığı anda kitap bir ivme kazanıyor aniden. bu yüzden de tuhaf bir kitap benim için. kurgu bakımından da tuhaf yani...

totale baktığımızda beğendiğim bir kitaptı. bazı cümleleri çok sevdim mesela:

‘’hayat yalnızca şimdiki zamanlardan oluşur.’’

‘’kitap , daha iyi bir dünyanın kılavuzu olabilir.’’

gibi..

deneme okurlarına tavsiyemdir.
keyifle okuyunuz.
devamını gör...

o zaman pilav ye sözüne muhattap kalan insandır.

bu bir yaş alma işareti. yani kabuklarını yemeye başlama. belli bir yaşa kadar o kabuklar yenmiyor, yenemiyor.

sonra bir güncelleme geliyor insana ve bir anda yiyorsun ve hatta lezzetli bile bulabiliyorsun. aynısı türk kahvesi içinde geçerli. keza maden suyu. bakın atlet giymekte böyle bir şey. uygun yaş profiline ulaştığınız an yazın bile giyiliyor o atlet.

hayatın belli dönemlerinde gelen güncellemeler sihirli bir değnek gibi insanı direk değiştiriyor. garip ama gerçek.
devamını gör...

ticari yolcu uçakları genellikle yerden 8.500-10.500 metre yükseklikte uçarlar. ancak maksimum yükseklik bundan biraz daha fazladır.
en büyük ticari yolcu uçağı yeryüzünden maksimum 12.200 metre yüksekliğe çıkabilecek şekilde tasarlanmıştır.

( az önce bir başlıkta, ' uçakların km.lerce yüksekte uçtuğu ' şeklinde bir ifadeye binaen, bu bilgi paylaşılmıştır. )
devamını gör...

fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış demektir. burada dikkat edilmesi gereken şey tek mal fiyatı değil, sepete dahil edilen tüm mallar olması gerektiği ve artışın bir defalık değil sürekli olması gerektiğidir. fiyatlar genel düzeyindeki sürekli düşüşe ise deflasyon denir. enflasyon artışı var ancak enflasyon artış hızının yavaşlamasına ise dezenflasyon denir. geçici (mevsimsel) etkilerden arındırılmış enflasyona çekirdek enflasyon denir. enflasyon ekonominin talep tarafından kaynaklı ise talep enflasyonu denir. enflasyon arz cephesinden kaynaklı ve maliyetlerin yükselmesi sonucu ortaya çıktıysa maliyet enflasyonu denir. ülkedeki yapısal sorunlardan kaynaklı ise yapısal enflasyon denir. ayrıca artış hızına göre, enflasyon çok düşük düzeyde ise mesela %3 gibi sürünen (ılımlı) enflasyon, iki haneli rakamlara ulaştıysa %15 gibi yüksek (dörtnala) enflasyon, artık enflasyon kontrol edilemez duruma ulaştıysa %300 gibi hiperenflasyon denir. hiperenflasyonu geçmişte almanya deneyimleri, bir gazete almak için bir el arabası para taşımak gerekiyordu.(şaka sananlar olabilir, şaka değil gerçek) deflasyonu ise japonya yaşadı. (başka bir başlıkta neden enflasyonun deflasyona göre iyi bir şey olduğunu açıklayacağım)
devamını gör...


adı yunanca chronos (zaman) ve logos (söz) sözcüklerinden türetilmiş, zamanı sıralayan ve olayları meydana geldikleri sıraya yerleştirmek için kullanılan bir yöntemdir. takvim sistemleriyle yakından ilgili olan insanlık tarihini kaydetmek için kullanılan kronoloji sistemleri, bunları kullanan insanların amacına, karmaşıklık derecesine ve becerilerine göre kapsam, doğruluk ve yöntem açısından farklılık gösterir.

tüm olayları meydana geldikleri sırayla ve doğru orantılı aralıklarla sabit bir ölçekte yerleştirmeyi amaçlayan bilimsel kronoloji, birçok disiplinde kullanılmaktadır ve çok geniş çağları kapsama almak için kullanılabilir. örneğin astronomi, binlerce milyon yıldaki kozmik olayların sırasını ölçer; jeoloji ve paleontoloji, dünya'nın ve yaşamın evriminin izini sürerken, yüzlerce veya binlerce milyon yıllık dönemleri kullanmak durumundadır. bunların kapsamı, doğruluğu ve yöntemi, ayrılmaz bir şekilde bağlı oldukları takvim sistemlerine göre değişiklik gösterdiği gibi, bunları kullanan insanların amacına, karmaşıklık derecesine ve becerisine göre de değişir.

antik tarihsel kronolojileri bilimsel kronoloji ile ilişkilendirmek zordur. eski halkların referans terimleri, modern standartlara göre değerlendirildiğinde belirsiz ve tutarsızdı ve yazıt ve yazılarının çoğu kaçınılmaz olarak zaman içerisinde ortadan kaybolmuştur.

arkeolojik kazıların sonuçlarıyla kayıtlarındaki boşluklar giderek daha fazla doldurulmakta ve tutarsızlıkları giderilmektedir. bu bulgulara rehberlik eden bilim adamları, önceden geçici olarak yapılmış kronolojik yeniden yapılandırmaları doğrulayabilir, çürütebilir veya değiştirebilir. astronomik hesaplama ve radyoaktif karbon içeriğiyle tarihlendirme yöntemleri, antik kronolojileri düzeltme çalışmasında da yardımcı olmaktadır.



kaynak
devamını gör...

çok ama çok büyük bir isimdir. kemal sunalı sadece komik biri zannetmek çok yanlıştır.
bu adam sanatçıdır bir kere büyük bir sanatçıdır hiç bir zaman hak ettiğini alamamıştır. filmleri televizyonda dolaşırken çıkıp bir şey dememiştir. (hala televizyonlarda dört dönüyor)
güldürü nedir ne değildir bütün meselelere hakim bir ustadır.
sinemada kemal sunal güldürüsü adlı makaleyi okuduktan sonra kendisine bakışım ve yaklaşımım değişti.
kendisini sadece komik biri zannedip izliyordum ama öyle değilmiş.
bir düşünmek lazım neden bu halk kemal sunal filmlerini sürekli izliyor yani bildiğin bir filmi neden sürekli izler bir insan? levent kırca bu konu hakkında şöyle diyor.
orada çok önemli bir şey var kemal sunal filmlerinde bizim halkımızın tavır ve davranışına yakın çok önemli geleneksel bir yapı var. kendi halkımızın bir parçası o bir demet yeşil soğan ,bir tencere kuru fasulye ,o bir dilim ekmek

bu aslında yıllardır sorduğumuz soruya bir cevap niteliğinde.
peki müjdat gezen kendisi hakkında neler diyor bir bakalım bu çok ayrı bir bakış açısı ve çok önemli.
bir kere kemal sunalın dünya çapında bir sinema suratı olduğu atlanıyor görmezlikten geliniyor. kemal sunal dünyanın neresinde olursa olsun ne kadar kötü film yaparsa yapsın tutar. çünkü sinemanın bir illüzyonu vardır. bütün mesele suratla ilgilidir.

kesinlikle çok büyük ve çok önemli bir söylem.
kendisinin filmlerinde komedi güldürü hep vardır ama izleriz çünkü dramatik bir tarafı da vardır bekleriz o dramatik tarafı.
yüzünü hep gülerken gördüğümüz kişinin dramatik bir şekilde üzülmesi veya kötü bir harekete maruz kalması seyirciyi çok derinden etkiler çünkü onu sahipleniriz.
kemal sunal hakkında bir sürü yorum var bir sürü söylem var ama bu iki söylemi ele almamın sebebi çok farklı.
herkes kendisinin iyi bir komedyen olduğunu biliyor ama suratını dramatik tarafını kaçırıyoruz.
not: alıntılar kemal sunal yüksek lisans tezinden alınmıştır.
devamını gör...


“mutsuzluğun son basamağı mutluluğun ilk basamağı demektir.”

dossi
devamını gör...

hayatımın en mutlu ânıymış bilmiyordum.
*
devamını gör...

prometheus sağlam heykeltıraşmış. şu balçık işinde de bayağı bayağı ustalaşmış. derler ki, beyzade boş zamanlarında oturup, insan ve hayvan figürleri yaparmış, sonrada bunlara ruh üflermiş. hani bilinen bir fıkra var ya, tam da o misal! balçık katmış, göz yaşı katmış, ruh katmış insan yapmış. işin içine göz yaşını niye karıştırmış orası muamma. belki de insanoğlunun sulu gözlü olmasının tek müsebbibi prometheus'tur. neyse asıl mevzu şu; prometheus içince biraz sapıtan bir abimizmiş. yani haddini hududunu pek bilmiyormuş. alkol abimizi fena çarpıyormuş. sen titan çocuğu da olsan, bu meret şişede durduğu gibi durmuyor. ağzınla içemiyorsan uzak duracaksın. her ne kadar zeus'a pabucunu ters giydirecek zekaya bile sahip olsan alkolizm adamı bitiriyor işte.

günlerden bir gün dionysos elinde birkaç şişe köpek öldüren ile dayanmış prometheus'un kapısına. gel demiş içelim güzelleşelim. bizim ateş hırsızı kayıtsız kalamamış bu davete. balıklama atlamış hemen, icabetin kralını yapmış. bak işte insan hayret ediyor, birader gelen zaten şarap tanrısı zıkkımın kökünü bile içse arkadaşı çarpmaz. sen onunla niye aynı masaya oturursun? azıcık aklı selim ol değil mi? yok işte, içmiş de içmiş. içtikçe de sapıtmış. dionysos gidince de oturmuş heykellerin başına. eh o kafa ile yapılan heykellerden kime ne hayır gelecek. gelmemişte zaten. insan denen kusurlu varlığın bütün arazlarının sebebi procan'ın alkol düşkünlüğü. ayık kafa ile yapsaymış bizi böylede illet yaratıklar olmazdık herhalde. titan çocuğu da olsan, meslek ahlakına sahip değilsen yarattığın yıkımlar büyük oluyor. sonra lunapark yakan manyaklarla aynı havayı solumak zorunda kalıyoruz. iyi halt etmişsin procan aferin sana!
devamını gör...

misafir çocukları yeryüzüne insanları sınamak için gönderilmiştir durumu.
(bkz: insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler)
(bkz: misafirin sinir eden davranışları)
devamını gör...

bingöl, solhan'da bulunan yüzen adalar yöre halkı tarafından keşfedilmiştir. bir krater gölü üzerinde 3 adet yüzen ada bulunmaktadır. adaların yapısını çayırlar, çeşitli otlar ve suda yetişen bitkiler oluşturmaktadır.

bu tür adaların gölde yüzmesinin sebebi ise; saz gibi birbirini tutan bitkilerin, sudan daha az yoğunlukta bir kara kütlesi oluşturmasıyla ortaya çıkmaktadır. birbirini tutan bu bitkiler su üzerinde sal gibi hareket etmekte ve rüzgarın estiği yöne göre yer değiştirmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

plajda insanlıktan çıkıp, radar görevi görmektir.
devamını gör...

yazdığı tanımları da silen yazardır. kafası güzeldir, sonradan ben ne yazdım yahu deme olasılığı yüksektir.
devamını gör...

unutun. hayatınızı yaşayın. anında geri döner.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim