eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
doğadan bahsediyorsun da eşcinsellik diğer canlılarda da mevcut. 'çoğalmama' gibi bir sorun da yaratmıyor, hetero nüfusa göre oranı belli ve dünyada çiftleşmeyi bekleyen son pandalar değiliz. aşağılamaktan dem vurmuşsun ancak bu tarz başlıkların ters psikoloji icerdigini düşünüyorum. sözlükte sürekli islama hakaret edildiğini iddia eden bir başlık okumuştum ve onu görene kadar dine hakaret eden bir yazı grubu görmemiştim. şimdi de sizi aşağılayan bir yazı göremiyorum, acaba 20 yıllık mağdur iktidarına özenmiş olabilir misiniz?
devamını gör...
küfür yok beyler küfür yok
kendisi bir ara izmir marşına küfür etmişti... yoksa yanlış mı hatırlıyorum?
devamını gör...
panama kanalı
1914 hizmete açılan ve zamanına göre mühendislik harikası olan kanaldır. atlas okyanusu ile pasifik okyanusu arasındaki seviye farkından dolayı havuz sisteminde / basamaklı bir şekilde yapılmıştır. 80 kilometre uzunluğundan kanaldan her yıl 75 bin civarında gemi geçmektedir. dünya gemi konteyner ticaretinin %37'si de panama kanalı'ndan yapılmaktadır.
devamını gör...
pame radyo yayını
"καίγομαι καίγομαι
ρίξε κι άλλο λάδι στη φωτιά
πνίγομαι πνίγομαι
πέτα με σε θάλασσα βαθιά"
yanarak dinlemelik program, diğer arkadaşlar kusura bakmasın ama en çok sevdiğim program ayrıca.
başarılar komşu kızı.
ρίξε κι άλλο λάδι στη φωτιά
πνίγομαι πνίγομαι
πέτα με σε θάλασσα βαθιά"
yanarak dinlemelik program, diğer arkadaşlar kusura bakmasın ama en çok sevdiğim program ayrıca.
başarılar komşu kızı.
devamını gör...
kadına şiddet uygulayan erkek
erkek değildir,insan da olmayan bir kimsedir.
devamını gör...
ilkokulda statü göstergesi olan şeyler
tekerlekli okul çantası.
devamını gör...
pinky ve android ile pembe robotik sakız radyo yayını
kodlama dersinin olacağını sandığım radyo yayını.
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
aşure
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
denize girmek.
devamını gör...
mir (yazar)
koca okyanusta nadir bulunan inci tanesi gibi sözlükte de nadir bulunan yazarlardan. boş işlerle uğraşmadan bilgi birikimini aktarmaya çalışıyor, aklı başında yorumlar yapıyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canlarım, şu anda esniyorum.
devamını gör...
fair play ödülü
mevcut ligimizde şuan önde olan takım trabzonspor ligin en centilmeni olarak görülüyor.
ligin en hırçını ise fatih karagümrük.
ligin en hırçını ise fatih karagümrük.
devamını gör...
yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip paylaşan insanlar
karşı çıkmadığım, zaman zaman da savunduğum hede. sebebi aslında basit, yemek fotoğrafı paylaşmanın görgüsüzlüğü hep "o yemeği yiyemeyen, aç insana kendisini kötü hissettirmeme" hassasiyetinden kaynaklanıyor. toplumda herkesin her yemeğe ulaşamıyor olduğu gerçeğini bu gerçeği olabildiğince gizleyerek, özünde aç ve yoksun olanın aslında o kadar aç yoksun olmadığına ikna çabası.
aç ve yoksun kişi mahrum kaldığı güzellikleri görmediğinden aslında konumunun ne kadar yoksun, sosyal hiyerarşide ne kadar geride olduğunun farkında olmuyor. çünkü etrafındaki herkes "abi biz de bi'şey yemiyoruz zaten merak etme" modunda stealth olarak takılıyor. gördüğü kadarı da onun bu eşitsizliğe sesini çıkarması için yeterli olmuyor, aç ve yoksulluğun sona ermesine de yaramıyor.
tam tersine herkes yemek fotoğrafı paylaşsa, herkesin sahip olduğu imkanlar herkes tarafından bilinse, hatta bunu yapmaya zorunlu olsalar, bunlardan mahrum olan insanların tepesi atar. "yeter lan yediğiniz içtiğiniz, hep güzel şeyler size niye bize yok? bizim suçumuz ne!?" diye sokaklara dökülürler.
biz bugüne kadar ''erdem ve ahlak'' kisvesi altında hep aslında göreceli olarak ayrıcalıklı kesime en az sıkıntı çıkaracak olan konforlu bir düzeneği sürdürüyoruz. anayasanda "sosyal devlet" diye geçiyorsun ama "aman ona toplumun ne kadar alt tabakasında olduğunu çok hissettirme" diyorsun. aman abi tadımız kaçmasın. sen yine portakallı pekin ördeğini ye ama bunu yaparken aç adama sistemin onu nasıl görmezden geldiğini hissettirme.
devlet burada bu temel eşitsizliği oluşturan ekonomik ve siyasi stratejilerin sahibi olarak sorumluluğu üstünden atmak için yine toplumu üstünüze sürecektir: "yemeğinin fotoğrafını paylaşıyorsan yemeğini de paylaş, iki fakiri de sen doyur" diyecektir. kendisi demez de topluma bunu dedirtir. oysa sen zaten o hesabı ödemek için harcadığın gelirinden de, üstüne hesabın kdv'sinden de sürekli olarak devletin topluca tutarlı ve iyi planlamayla doyurabileceği milyonlarca aç insanın parasını ödüyorsun. hepimiz ödüyoruz. sosyal devlette verginin temel amacı da budur, eşitsizliğin olumsuz etkilerini yok etmektir. halbuki bizde hükûmet, bu geliri seçimde varlığının devamlılığını sağlayacak unsurlara harcar. mesela duble yol yapar, köprü falan yapar. yemek vermez. verse de yeterince vermez.
seçmen de oyunu açları doyurmayı vaadedene değil de duble yol yapana verir. bu tercihiyle aslında kendi ahlakının sahteliğini de tescil eder. seçim sonrası da "aman abi olan var olmayan var bu yemek fotoğrafları olmuyor" der. aman diyim üçüncü boğaz köprüsünü, yeni havalimanını o adamın boğazından çaldıklarımızla yaptığımıza uyanır muyanır (!)
yemek fotoğraflarınızı paylaşın. en ağız sulandıracak instagram filtreleriyle, en lüks ışıklar altında, toplumun uçurumlarını en iyi veren kontrast ayarıyla.
aç ve yoksun kişi mahrum kaldığı güzellikleri görmediğinden aslında konumunun ne kadar yoksun, sosyal hiyerarşide ne kadar geride olduğunun farkında olmuyor. çünkü etrafındaki herkes "abi biz de bi'şey yemiyoruz zaten merak etme" modunda stealth olarak takılıyor. gördüğü kadarı da onun bu eşitsizliğe sesini çıkarması için yeterli olmuyor, aç ve yoksulluğun sona ermesine de yaramıyor.
tam tersine herkes yemek fotoğrafı paylaşsa, herkesin sahip olduğu imkanlar herkes tarafından bilinse, hatta bunu yapmaya zorunlu olsalar, bunlardan mahrum olan insanların tepesi atar. "yeter lan yediğiniz içtiğiniz, hep güzel şeyler size niye bize yok? bizim suçumuz ne!?" diye sokaklara dökülürler.
biz bugüne kadar ''erdem ve ahlak'' kisvesi altında hep aslında göreceli olarak ayrıcalıklı kesime en az sıkıntı çıkaracak olan konforlu bir düzeneği sürdürüyoruz. anayasanda "sosyal devlet" diye geçiyorsun ama "aman ona toplumun ne kadar alt tabakasında olduğunu çok hissettirme" diyorsun. aman abi tadımız kaçmasın. sen yine portakallı pekin ördeğini ye ama bunu yaparken aç adama sistemin onu nasıl görmezden geldiğini hissettirme.
devlet burada bu temel eşitsizliği oluşturan ekonomik ve siyasi stratejilerin sahibi olarak sorumluluğu üstünden atmak için yine toplumu üstünüze sürecektir: "yemeğinin fotoğrafını paylaşıyorsan yemeğini de paylaş, iki fakiri de sen doyur" diyecektir. kendisi demez de topluma bunu dedirtir. oysa sen zaten o hesabı ödemek için harcadığın gelirinden de, üstüne hesabın kdv'sinden de sürekli olarak devletin topluca tutarlı ve iyi planlamayla doyurabileceği milyonlarca aç insanın parasını ödüyorsun. hepimiz ödüyoruz. sosyal devlette verginin temel amacı da budur, eşitsizliğin olumsuz etkilerini yok etmektir. halbuki bizde hükûmet, bu geliri seçimde varlığının devamlılığını sağlayacak unsurlara harcar. mesela duble yol yapar, köprü falan yapar. yemek vermez. verse de yeterince vermez.
seçmen de oyunu açları doyurmayı vaadedene değil de duble yol yapana verir. bu tercihiyle aslında kendi ahlakının sahteliğini de tescil eder. seçim sonrası da "aman abi olan var olmayan var bu yemek fotoğrafları olmuyor" der. aman diyim üçüncü boğaz köprüsünü, yeni havalimanını o adamın boğazından çaldıklarımızla yaptığımıza uyanır muyanır (!)
yemek fotoğraflarınızı paylaşın. en ağız sulandıracak instagram filtreleriyle, en lüks ışıklar altında, toplumun uçurumlarını en iyi veren kontrast ayarıyla.
devamını gör...
sen daha iyisini yap örgütü
birini eleştirdiğinde "sen daha iyisini yap o zaman" diye ortaya çıkan pek mazisi olmayan örgüttür.
eskiden yoktu bu. mesela "tarkan'ın son albümünü beğenmedim" dediğinde kimse "çık sen daha iyisini yap" demezdi. gerçi büyük sanatçılar için hala böyle bir örgüt yok ama özellikle instagram, youtube ve twitch az ünlü ve yarım ünlü tayfasının örgütleri var.
bir şey görüyorsun. saçma geliyor. eleştiriyorsun ve hemen altında bitiyorlar "sen daha iyisini yap." neden yapayım kardeşim? "bu yeteri kadar saçma olmamış açılın daha saçmasını yaparım ben" mi diyeyim? "3 liralık bağışa öyle maymunluk yapılmaz, böyle yapılır" mı diyeyim anlamadım. şaklaban mıyım lan ben?
eskiden yoktu bu. mesela "tarkan'ın son albümünü beğenmedim" dediğinde kimse "çık sen daha iyisini yap" demezdi. gerçi büyük sanatçılar için hala böyle bir örgüt yok ama özellikle instagram, youtube ve twitch az ünlü ve yarım ünlü tayfasının örgütleri var.
bir şey görüyorsun. saçma geliyor. eleştiriyorsun ve hemen altında bitiyorlar "sen daha iyisini yap." neden yapayım kardeşim? "bu yeteri kadar saçma olmamış açılın daha saçmasını yaparım ben" mi diyeyim? "3 liralık bağışa öyle maymunluk yapılmaz, böyle yapılır" mı diyeyim anlamadım. şaklaban mıyım lan ben?
devamını gör...
90'larda satanizm
90'ların sonunda bir tane cinayet işlendi. yazıyla 1. yapanlar biz satanistiz o yüzden yaptık dediler. ve o olaydan sonra satanist avı başladı. reha muhtar ve savaş ay başta olmak üzere haberciler her gün satanistler şöyle kötü, böyle kötü, gençliğimiz nereye gidiyor temalı programlar yaptılar. emniyette satanist masası kuruldu. siyah giyinen, rock dinleyen herkes satanist muamelesi görmeye başladı. satanist demek de kedi kesen cinayet işleyen manyak demekti. yani halka ve devlete göre siyah giyiyorsan, saçın uzun ve küpe de takıyorsan sen sapık katilsin demekti.
ne demiştik satanist avı başladı ama ortada satanist yoktu. bir iki sene sürdü bu saçmalıklar ( uzun saçlıların dövülmesi, rock dinliyenlerin gözaltına alınması vb) sonra azalarak bitti. bitti ama ön yargılar yerleşti. halen satanist: kedi kesen katil. uzun saçlı rock dinliyen: satanist diye görür halkım.
ne demiştik satanist avı başladı ama ortada satanist yoktu. bir iki sene sürdü bu saçmalıklar ( uzun saçlıların dövülmesi, rock dinliyenlerin gözaltına alınması vb) sonra azalarak bitti. bitti ama ön yargılar yerleşti. halen satanist: kedi kesen katil. uzun saçlı rock dinliyen: satanist diye görür halkım.
devamını gör...
ölmeden önce yapılacak bir şey
dünyada iz bırakacak bir hareket yapmak ve isminin unutulmaması.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sevdiğimi asla belli edemiyorum. bildiğiniz odunum dostlar. sevgi sözcükleri ile aram zaten hiç yok. ne iltifat ne bir güzel söz. odun geldim odun gidiyorum.
devamını gör...
göbeklitepe
şanlıurfa merkezden yaklaşık 20 km ötede ören köyü civarında keşfedilmiş tapınak. bir çiftçinin t şeklinde bir kaya bulup bunu müzeye götürmesiyle burada kazı çalışmaları yapılmaya başlanıyor. ve t şeklinde bir çok taş bulunuyor. iki tanesi diğerlerinden daha büyük ve karşılıklı şekilde konumlanmış durumda. digerleri ise iki büyük taşın çevresinde yuvarlak bir biçimde dizilmiş. bu da buranın tapınak olduğu iddialarını güçlendiriyor. göbekli tepeden önce bilinen en eski tapınak 7 bin yıl öncesine ait bir tapınaktı. göbekli tepe 12 bin yıl öncesine ait bir tapınak yani milattan önce 10 binli yıllarda. göbekli tepeyi bu kadar özel ve gizemli yapan detaylardan biri de insanların yerleşik hayata geçmeden önce tapınak yapmaları. bilim adamları insanların önce yerleşik hayata geçip ondan sonra dinlerin oluştuğu görüşündeydiler. bırakın ibadet etmeyi o zamanın insanlarının avcı toplayıcı bir yasam sürdüğü ve belirli bir yerde toplanmadığı düşünülüyordu. ama göbekli tepe tüm bu düşünceleri çürüttü. insanların yılın belirli bir zamanı burada toplandığı ve ibadet ettiği düşünülüyor. yazı bile mö 3200 yılında bulunmuşken bu insanlar nasıl mesajlaşıyordu? neye göre, hangi zaman dilimine göre toplanıyordu? bunu henüz bilmiyoruz. yapılan kazılarda bulunan kafataslarının üzerinde bir takım oyma, kesme ve delik açma gibi bir takım işlemler yapıldığı da ortaya çıktı. eğer bu işlemler kişi ölmeden önce yapılmışsa ilk beyin ameliyatı, kişi öldükten sonra yapılmışsa ilk otopsi ile karşılaştık demektir. işin tuhaf yanı o dönemde insanların basit aletleri bile kullanmada acemi oldukları ve tekniklerinin çok zayıf olduklarını bilinmesiydi. bu da akıllara şu soruyu getiriyor. cilalı taş devrindeki insanlar sandığımız kadar ilkel değil miydi? insan düşündükçe işin içinden çıkamıyor. göbekli tepe, insanların geçmişte bir çok defa gelişip medeniyet kurduktan sonra pik noktaya ulaşıp sıfırdan her şeye başladığını iddia eden kesimin elini de güçlendiriyor. bölgede çalışmalar hala sürüyor. umarım bir çok soruyu cevaplayabiliriz.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
devamını gör...
goril
afrika'da yaşayan en güçlü ve aynı zamanda en iri otçul maymun türü. bazıları ağırlık olarak 250-300 kiloya ulaşır. bu güçlü yapılarına rağmen sakin kalmaya çalışır. çekilen birçok belgeselde yalnızca leoparlara karşı agresif davranış sergiledikleri görülmüştür. goril, ağır olmasına karşın ağaçlara en rahat tırmanan memeli türü.
devamını gör...
kitap hediye notu
"ruhun doysun" yazarım ben genelde, belki biraz fazla romantik ama hoşuma gidiyor.
devamını gör...