geçen gün yaşadığım ve ardından panik atak geçirmeme sebep olan olay. bir anda kendi bedenim benim bedenim değilmiş; vücudum, kollarım benim değilmiş gibi hissettim. sanki başka bir dünyadanmışım da bu bedene hapsolmuşum gibi, bir ekrandan yaşanan olayları izliyormuşum gibi bir his. biliyorum anlatması çok zor. ama bir o kadar da korkutucu ve değişik bir his.
kendimi çıldıracak ya da delirecekmişim gibi hissettim. kalp krizi geçiriyorum sandık bi' an. sonucunda kendimi hastanede buldum. bir sakinleştirici iğne beni kendime getirdi.
aman diyim siz çok düşünmeyin.
devamını gör...

günaydın güzel insanlar.*
devamını gör...

hepinizin hayatınızın bir noktasında hamur yoğurduğunu varsayıyorum, meme hamur gibi olmalıdır.

ama hamurun ilk baştaki hali değil, parmağa yapışan falan...o ne öyle ıyh.

az un, alabildiğince su. matematik basit.

hamuru yoğururken büyükannelerin el hareketlerine dikkat edin, mıncırarak yoğurma doğru bir yoğurma hareketidir. hatta, sicilya'lı anneannelerimiz bu hareketi yaparken işin içine biraz daha kalça hareketleri eklerler ki baskıyı iyice içine alsın, hamur iyice yumuşasın.

hamuru hamur yapan kısım ise bekleme evresidir.

hamurunuzu top haline getirip streç filme sarıp buzdolabında 10-15 dk bekletin.

çıktığında elinizde olan şey ideal bir memedir:

yumuşak, elastik, doğal*, ve el dolduran bir meme.

işin cılkını çıkartmak isterseniz parmağınızla dürtüp geri sekip sekmediğini kontrol edebilirsiniz, etini az pişmiş - orta az pişmiş sevenler dediğimi anlayacaktır. yine de bu testi sevgiliniz üzerinde denemeyin.

memenin kıvamı tamamdır, boyuta gelirsek;

ne zaman koca memeli bir hatun görsem hüzünlenirim... neden mi?

çünkü memelerin aslında çok basit bir denklemi vardır.

meme rezervi / dünya üzerindeki kadın sayısı.

diyelim ki, dünyada sadece 3 kadın ve 18 memelik rezerv var. bu, kadın başına 6 meme rezervi demektir.

kadın1 rezervden memelerini alacağı zaman 6 yerine kazara 9 meme alırsa ne olur? kalan 2 kadının meme rezervi 4,5 olur. 1,5luk meme eksiği çıkar.

benzer bir şekilde kadın 1 de mundar olur, sırt ağrıları vs.

bu yüzden memelerin dağıtımında adaletli olunmalıdır.

koca memeli kadınlar...hak yiyorsunuz.

açıkçası, bir avucun üzerindeki her meme israftır.

ha elbette pornolarda şurda burda kafam kadar memeler görüp delleniyoruz ama, efektiflik açısından büyük meme hep dezavantajdadır. oysa "ele gelen" meme öyle midir? canım benim...

azıcık sıkarsın, yanlardan çok hafifçe taşar...playdoh gibidir orta halli meme.

kıymetini bilin!

p.s. farkındaysanız işi yemek üzerinden anlattım. bu da "erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer" sözümüzün doğrulunu kanıtlayan nice argümandan biridir.
devamını gör...

bazende budur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üniversite mezunu olmak.
devamını gör...

büyük usta hem bilim insanı hem de bir bilim kurgu yazarıdır. kendisi yazmak eylemini nefes almakla eşdeğer tutmuştur. daha 20 yaşında vakıf gibi bir bilim-kurgu kutsalı olan seriyi yazmaya başlamıştır.

yahudi asıllı abd vatandaşı rusya doğumludur. daha küçük yaşlarında her daldan kitap okumaya başlamıştır. bu sayede hayalgücü olağanüstü gelişmiştir. okuma sırası da hayli karışıktır kitaplarına başlamadan önce biraz okuma yapmak gerekebilir fakat başlayınca su gibi akar.

"ölümden sonra yaşama inanmıyorum, bu
yüzden ömrümü cehennemden ya da daha kötüsü cennetten korkarak geçirmek zorunda değilim. cehennemin işkenceleri ne olursa olsun, cennetin sıkıcılığının daha beter olacağını düşünüyorum."

“bilimde duyması en heyecan verici ve bir çok keşfin habercisi olan söz ‘buldum!‘ değil, şudur: 'bu çok eğlenceliymiş'"
devamını gör...

bir yunus emre şiiri. bu şiiri dorian pek güzel şekilde rock müziğe adapte etmiştir. bakınız;
dorian-gel gör beni

iş bu entry epey uzun nitelikte olup yunus emre ve başka bir şarkı da yer alan bir sözlerdeki kadın-erkek metaforunu inceleyecektir. neden erkek sürekli bir kadını kovalar, arar? bu erkek ve kadın ile asıl anlatılmak istenen nedir? kadın neden böyle bir arayış içine girmez bu irdelenecektir. çok çok uzun bir entry olacak olup, okuması vakit alacaktır. bilgilerinize.

yunus emren'nin şiiri şu şekildedir;

ben yürürüm yana yana
aşk boyadı beni kana
ne âkilem ne divane
gel gör beni aşk neyledi

gâh eserim yeller gibi
gâh tozarım yollar gibi
gâh akarım seller gibi
gel gör beni aşk neyledi

akar suların çağlarım
dertli ciğerim dağlarım
şeyhim anuban ağlarım
gel gör beni aşk neyledi

ya elim al kaldır beni
ya vaslına erdir beni
çok ağlattın güldür beni
gel gör beni aşk neyledi

ben yürürüm ilden ile
şeyh anarım dilden dile
gurbette halim kim bile
gel gör beni aşk neyledi

mecnun oluban yürürüm
ol yâri düşte görürüm
uyanıp melûl olurum
gel gör beni aşk neyledi

miskin yunus biçareyim
baştan ayağa yareyim
dost elinde avareyim
gel gör beni aşk neyledi



aynı zamanda metropolis'in de bir şarkısıdır.
metropolis - gel gör beni
melis danişmend - gel gör beni (metropolis)


gel gör beni
bu aşk neyledi
yine dönmedim
bak ölmedim

sen bıçak sırtı
kemiklerime dayalı
ben biley taşı
satılmış bir ruh sana

dar bu yol, gidilmiyor
bastığım yer bir var bir yok
gel de gör, zehir bu yol
kaç milattır anlayan yok

tepemde cellat zaman
elim kolum bağlı
koparsa kopsun başım
zaten yerde aklım

ben bir seferi adam
sen o vazgeçilmez kadın
bak şimdi her şey talan
ömür yalan dolan

gel gör beni
bu aşk neyledi
gel gör beni
aşkın zehir gibi


yunus emre şiirinden farklı sözlere sahip ancak; o bağlamda düşünürseniz bu şarkıyı da benzer anlamlar çıkarmak mümkün. metropolis şarkısında da yunus emre şiirinde şu özellik dikkatimi çeker. yunus diyor ki;

mecnun oluban yürürüm
ol yâri düşte görürüm


metropolis ise;
ben bir seferi adam
sen o vazgeçilmez kadın


bu iki kısımda da görürürüz ki bir erkek bir yari, vazgeçilmez bir kadını aramaktadır. tasavvufta bu arayış pek sık karşımıza çıkar. peki ama hiç düşündük mü neden hep bir erkek bir kadını, bir aşkı arar, kovalar durur? neden kadın kişi ya da şair bu aşkın peşine düşmez?

(bkz: gönül tekin) hocamızın simurg'un kanadı isimli kitabını okuyorum bir süredir. gönül hocamızın divan edebiyatı, tasavvuf edebiyatı ve çağatay edebiyatı ile sümer mitleri arasındaki bağlantıyı inceleyen makalelerinden oluşan bir kitapta şöyle bir makalesi mevcut; feyzi çelebi'nin şem ü pervanesi. 17. yüzyıl'da feyzi çelebi'nin yazdığı bu mesneviyi incelerken; feyzi'nin bu mesnevide kullandığı sanatların, mitlerin daha önce yaşamış tasavvuf alimlerindeki izini süren gönül hocamız şöyle ilginç şeyler anlatır bize. 1200'lü yıllarda mevlana ile çağdaş sayılabilecek yıllarda yaşayan, kübrevi tarikatı mensubu necmeddin-i daye'nin yazdığı mirsadü'l ibad mine'l-mebde ile l-mead isimli eserini inceler önce gönül hocamız. onun inceleme notlarında bu kadın-erkek olayı ile ilgili bölümlerin bir kısmını aynen yazıyorum. copy paste değil, alın teri. bu arada makale 100 küsür sayfalık bir makale, tamamını okumak isteyen kitabı satın alıp makaleye erişebilir.


".... necmeddin-i daye''ye göre göre bütün mahlukatların(alemlerin, yani kainatın) yaratılmasının sebebi insandır. insanın yaratılma sebebi kalbidir. kalbin yaratılmasının sebebi ise marifettir.

marifet ise allah'ın insan emanetidir(33:72 "biz emaneti... ve dağlara teklif ettik, onlar bunu yüklenmekten çekindiler... onu insan yüklendi"). çünkü bu emaneti yalnız insan taşıyabilir. marifet dinin içinde gizlidir. insan ne kadar dindar olursa marifetten o kadar çok hissesi olur. şu halde marifet dinin meyvesidir ve bu meyve yalnızca insanın kalbinde meydana gelir...

...görüldüğü gibi kalp bütün görünen ve görünmeyen alemlerin özünü kendinde toplamıştır, yani kainatta ne varsa onun bir paraleli insanın kalbinde bulunmaktadır. bu yüzden de marifeti ancak kalp bilebilir. insanın vücudundaki hiçbir başka organ marifeti, dolayısıyla imanı da taşıyamaz. şu halde insanın görünen ve görünmeyen alemleri bilmesi için insan ruhunun bedende cisim bulması ve kalbin teşekkül etmesi gerektir. çünkü daye'ye göre insandaki bilgi organları ancak insan ruhunun beden bulması ile mükemmelleşecektir. ancak o zaman marifet tam olarak bilinecektir. şu halde nasıl dış dünyayı bilmek için gereken organları, yani görme, işitme, dokunma, tatma, koklama olarak beş duygu varsa, görünmeyen ruhi alemi(batın) bilmek için de ayrı bilme organları bulunmaktadır. bunlar nefis, akıl, kalp, sır, ruh ve hafi olmak üzere beş tanedir"


bu kısımdan sonra gönül hocamız, daye'ye göre batini bize gösterecek bu beş organı anlatır. derecelerini, işlevlerini vs anlatır uzun uzun. fakat yukarıdaki paragrafta anladığımız üzere;
marifetin yani allah'ı bilmenin ve onunla bir olabilmenin yolu ruh ve bedenin uyumlu bir şekilde bir olması, ikisinin de birbirini eğitmesi, dizginlemesi gerekir. ve bu ikisi birbirini doğru bir şekilde bulmayı arzuladığı, aradığı aşikar. tıpkı yunus'un aradığı gibi. peki neden erkek-kadın metaforu var sürekli. bakalım necmeddin-i daye nasıl açıklamış bunu. bu arada şunu da söylemeden geçemem; gönül hoca hem feyzi'nin eserini hem de necmeddin'in eserini paragraf paragraf orijinal metininden inceler bu kitapta. dipnotlar da konu ile ilgili yazılmış başka makaleleri, başka tasavvuf alimlerinin eserlerini ve yorumlarını da bize kaynak olarak verir. neyse geçelim, eril-dişil olayına.


".... necmeddin-i daye'ye göre nefis insanın en büyük düşmanıdır. onu terbiye etmek savaşların en büyüğüdür. ama nefsini terbiye eden sonunda nefsini tanır ve nefsini tanıyan da allah'ı bilir."


gördüğümüz üzere nefis hem düşmanımız hem de sırra, marifete vakıf olmamız için vazgeçilmez bir unsur.


"ancak terslik şuradadır ki nefis bilinmeyince terbiye edilmez. nefsin terbiyesi tam olarak başarılamazsa allah'ın bilgisine erişilemez....

.... bu nefsin yeri insanın kalbi olmakla birlikte o kalpten çıkarak insanın bütün vücudunu sarar...
...bu durumda insanın vücudunu hayatta tutan bütün hayati güçler nefsin içinde toplanıyor. bütün istekler, çoğalma içgüdüsü, kendini koruma içgüdüsü, zevk alma vs. ve bu güçlerle ilgili pratik akıl yani insan egosunun menfaatlerini düşünen ve isteyen akıl, nefsi meydana getiriyor."

yeni nefis hem allah'ı bilmemiz için hem de yaşamamız için vazgeçilmez derecede önemli bir kavram. çünkü nefis olmazsa hayatını devam ettiremeyeceksin ve yine allah'ı, sırrı, marifeti bilemeyeceksin. yukardaki pasajdan sonra, insan ve hayvan nefsinin farkından (kalıcılık vasfı) bahsedilir, nefsin bedenle beraber ölmeyip canlı kaldığı ve cennet-cehenneme gidişinden bahsedilir. nefsin neden baki kaldığını ise necmeddin şöyle açıklar;

"... insan nefsinin bir parçası alem-i ervahtan (ruhlar dünyasından) gelmiştir. işte önceliği olmayan, yani allah tarafından sonradan yaratılmış olan ruhlar alemi ve melekut alemi bakidir. allah ruhlar aleminden ruhu kendi nefsiyle insanın bedenine üflediği için (15:29), ruh bedene girdiğinde, yani ruh bedenle izdivaç kıldığından(evlendiğinden) nefs beka sıfatını kazanmış oldu. bu şuna benzer; bir erkek olarak düşünülen ruh-can) bir kadın olarak düşünülen bir bedenle evlendiği zaman onlardan iki çocuk doğar. bunlardan biri kız, biri erkektir. kız, nefs olup annesi bedene, erkek kalp olup babası ruha benzer. beden su ve topraktan yani en aşağı seviyede olan maddeden yaratıldığı için anneye benzeyen nefs, kötülüklerle doludur. ama babası ruh olduğu için, kendisinde ruhun sıfatı olan beka sıfatı bulunmaktadır."


necmeddin-i daye ve gönül hocamız daha sonra nefsin terbiyesini inceler. ardından feyzi'nin eseri ve sümerdeki karşılıkları incelenir detaylı olarak.

fakat anlayacağımız üzere; mecnun'un, yunus'un, nice tasavvuf ehlinin aradığı o çok güzel, mükemmel ve "vazgeçilmez" kadın nefstir. onsuz sırra, marifete, allah'ı bilmeye ulaşılamaz. çünkü hem çok güzeldir hem de yaşamımızı devam ettirmemize yarayan bütün özellikleri ihtiva eder. insanın varoluş amacı da o marifeti ve allah'ı bilmek olduğu için de bu nefsi bir şekilde dizginleyip var ederek o sırra vakıf olmaya çalışmadır. nefsin annesi olan beden, ruhtan sonra topraktan yaratıldığı için daha aşağıda ve kötülüklerle dolu iken. babası olan ruh; allah'ın nefesinin bir tezahürü olup daha önce yaratıldığı için herrhangi bir kötülük barındırmaz. çünkü allah mutlak olarak iyidir.

bu hikaye adem ve havva'nın hikayesine de benzemekte. adem de önce yaratılmıştır ve herhangi bir kötülük barındırmaz. ne zamanki sonra yaratılan kadın gelir; günah başlar.
devamını gör...

insan doğasına aykırı bulduğum yaşam tarzıdır. insan, rahat yaşamaya alışkın bir canlı değildir. insan, strese alışkın ve her an tetikte olması gereken bir canlı türü. modern dünyada elbette ki bu olay kırılacaktır ancak bu geçiş sürecinde doğamıza uygun olmayan bu yaşam tarzı, sosyal hayatta sorunlar yaşamamıza sebep olabilir. bunun yanında rutin, her durumdan alınan zevki yavaş yavaş öldürür. çünkü mükerrer eylemler, insan beynini bu eylemlere alıştırır. o yüzden rutin ve düzenli hayat insanlar için ne kadar önemli olsa da bir yaşam heyecanınızı arttırabilmek için belirli aralıklarla rutin dışına çıkmanız gerekmektedir. bu elbette ki benim fikrim fakat bir gözleme de dayalı diyebiliriz. metropollerdeki rutin hayatından muzdarip beyaz yakalıların sürekli olarak başka bir hayatı arzulaması da rutinin keyifsizliğini gözler önüne sermektedir. elbette ki bir gün yamaç paraşütü yapıp diğer gün işe gidemezsiniz fakat farklı hobiler edinmek veyahut bu hobilerin içerisinde farklı dallara ayrılmak da güzel bir seçenek olabilir. rutinin bir diğer kötü yanı ise yine beynin mükerrer eylemlere alışmışlık durumundan kaynaklanır. yaşam süreniz rutin sayesinde hızlı geçer. beynin alıştığı eylemler, zamanın size göre hızlı geçmesini sağlar. bunun çok önemli bir kanıtı vardır. hayatınızın ilk 10 senesini düşünün. ne kadar uzun geliyor değil mi? muhtemelen ondan sonraki 40 yıla denk bir süre gibi hissedeceksiniz. bunun nedeni olarak düşünülen şey, hayatınızın ilk 10 senesinde her eylemi yeni yeni deneyimlemeniz ve bunun da beyniniz için bir tecrübe kazanımı olduğundan zamanın sizin için yavaş akmasıdır. ancak bu eylemler rutinleştikçe alışırsınız ve zaman sizin için hızlanarak geçer. bu yüzden rutin dışına çıkmakta fayda vardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

troll başlığı sanmıştım oysa.
devamını gör...

murat menteş'e göre 3 milyar saniye. *


şeyhim beni yetmişlere ışınla
3 milyar saniyem bitmeden önce
sonsuzluğu bükeyim, kalan ömrümce
tasavvuf strese iyi geliyor bence
şeyhim adım kara listede, eyvah
görünmüyor hicret yolunda vaha
açamam, açamazsın, açılmaz şeyhim
sıfırın içine bir delik daha
şeyhim 14 milyar yıl ne çabuk geçti
yaş kırk oldu kırklara karışamadım
ben defterden sildim ölümsüzlüğü
şeyhim kainata alışamadım
şeyhim kainata alışamadım


devamını gör...

hep birlikte nice bayramlar görmemiz dileğiyle,iyi bayramlar.
devamını gör...

(bkz: eşcinsel olduğumu nasıl öğrendim)
teşekkürler.
devamını gör...

''siz, ipe değil yıldızlara çekilmiş onurumuzsunuz.
siz, bizim rüyalarımızı gören gündüz düşçüleriydiniz.
kaç bin kadın, kaç bin erkek, kaç bin çocuk, muradından doğurdu sizi.
bütün bir ülke, 49 yıldır o ipte sallanıyor.''
şükrü erbaş

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben küçükken sarı saçlı ,yeşil gözlüymüşüm.
(gerçekte; siyah saç kahverengi göz 1.65 boy )
işte bunlar hep evrim
devamını gör...

gecenin ikisinde kalkıp 10 yıl önceki kavgada soylemedigim söz için delirmek
devamını gör...

kemal sunal.
devamını gör...

bir kara kedi sevdim az önce
karnı doymuştu emindim
karalığını bulaştırdım içime
dündü, onun yoluyla inandım
sonra üç adım attım kendime
bir kara kedinin gölgesinde
bir mevsim geçti adı ağustos
yoluna baktım, yoktun anca toz
meridyenler takip etti yokluğunu
ve sensizlik yazdık tüm duvarlara
kara kedi benim yarı benliğimdi
utandı kaldı yarı yolda boylu boyunca.
devamını gör...

illa deli gibi roman, şiir okunacak diye bi'şey yok... çoğu konuda; fikirden önce 'bilgi' sahibi olup, az ve öz konuşan, nerede kimle vakit geçireceğini bilen numunelik elemanların yaşam tarzı.
devamını gör...

gaba enzimi ; sağlıklı beyinde epilepsi nöbetlerini engelleyen bir kimyasaldır.
her insanda az veya çok bulunur.
bazı insanlarda gaba enzimi eksikliği epilepsi nöbetlerine sebep olur. bu nadiren görülür.
bazı insanlarda gaba enzimi yeterli miktarda olduğu halde ; reseptör hatalarından dolayı beyin, var olan enzimi, algılayamaz ve kullanamaz. haliyle epilepsi nöbetleri başlar.
böyle hastalara ; çok miktarda pridoksin takviyesi yapılarak ; beyindeki gaba enzimi üretimi, üç, beş kat arttırlır. çok miktarda artan gaba enzimi sayesinde, reseptörler bu enzimi algılamaya başlar ve epilepsi nöbetlerini durdurur.
devamını gör...

ingiliz eski milli futbolcudur. futbol tarihinin en iyi santraforlarından biridir.

onu hep siyah beyaz newcastle formasıyla hatırlarız. kariyerinde southampton, blackburn ve newcastle united forması giymiştir. kendisi premier ligte 441 maçta forma giyip 260 gol atıp 61 asist yapmıştır.
kendisi kendine has gol sevinciyle ve golün her türlüsünü atmasıyla futbolseverlerin gönlünde taht kurmuştur. gelmiş geçmiş en karizmatik forvetlerden biridir. newcastle kulübüne duyduğu saygı ve sevgi onun en büyük özelliklerindendir. st james park önünde heykeli vardır öyle değerli öyle önemlidir siyah beyazlılar için.

newcastle united takımına konsantre olmak için 30 yaşında milli takımı bırakmıştır. milli takımda 63 maçta 30 gol atmıştır.
kendisi golün her türlüsünü atabilen eski tip santraforlardan birisiydi. ceza sahası dışından kafa golleri atıp tribünlere elini kaldırırdı.
kendisiyle manchester united ve alex ferguson baya yakından ilgilenmiştir ama tercihi siyah beyaz formadan yana olmuştur.
bir ödül töreninde alex ferguson ona bizde olsaydın kaç tane daha madalya alabileceğini düşünebiliyor musun demiştir. yılların golcüsü shearer ise size gelmiş olsaydım kaç tane daha avrupa kupası kazanmış olacağınızı düşünebiliyor musun demiştir.

zamanında izlediğim bir belgeselde newcastle halkının shearera yaklaşımını çok ilginç bulmuştum. adama tapıyorlardı. bildiğiniz tapıyorlardı. okul isimlerinden tutun park bahçe isimlerine kadar onun isimlerini veriyorlardı. bir şehrin özgürlük umutları olmuş bir adam lan bu dedim.
kendisi futbolculuğundan sonra newcastle kulübünde teknik direktörlük yaptı ama pek başarılı olamadı. şu an yorumculuk yapıyor.
kendisi jubile maçında sakatlığı yüzünden oynayamayan ve oynamadığı maçın sonunda penaltı atarak son golünü atan ferguson amcanın deyimiyle profesyonellerin profesyonelidir.
çok büyüksün shearer.

resimag.com/p1/1b0379aacade.jpeg
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim