naat
kelime anlamı olarak övmek, methetmek anlamlarına gelen kelime, hz. muhammed'i övmek veya niteliklerini aktarmak amacıyla yazılan şiirler için kullanılmıştır. naatları yazan kişilere na’t-gü, naatları dinsel törenlerde okuyan kişilere de na’t-han denir.
arif nihat asya'nın 'naat' şiiri ve fuzulinin su kasidesi naat örnekleridir.
arif nihat asya'nın 'naat' şiiri ve fuzulinin su kasidesi naat örnekleridir.
devamını gör...
narsist kişilerle baş etme yolları
narsizim aslında bir savunma mekanizmasıdır, bu kişiler kendi aşağılık komplekslerini narsizim ile bastırırlar.
devamını gör...
fakirler intihar etseydi memleketin yarısı intihar ederdi
intiharın psikolojik olduğu kadar sosyolojik bir durum olduğunu bilmeyen bir belediye başkanının söylemidir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"bütün bunların üstüne
hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim
sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
adın kurtuluştur ama söylememeliyim
can kuşum, umudum, canım sevgilim."
hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim
sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
adın kurtuluştur ama söylememeliyim
can kuşum, umudum, canım sevgilim."
devamını gör...
kadınlar yazmasa hiçbir erkek sözlüklerde durmazdı
kendi bakış açınla bizleri uyardığın icin çok teşekkür ederim. yalnız şöyle bir durum var.
benim sosyal medyadan, hatta isim vereyim facebook karikatür grubundan tanışıp arkadaş olduğum biri vardı. sosyal medyada sanki çok çapkın kolpa biri gibi takılmasına rağmen; gerçek hayatta annesine çay demleyip kahvaltı hazırlayan, akşama ne pişirsem diye fikir alan, kız kardeşine çok zayıf yorulur diye temizliğe yardıma giden, sevgilisi ile kurabiye yapan aşırı naif biriydi.
senin de altından böyle biri çıkacak ya dur bakalım.*
benim sosyal medyadan, hatta isim vereyim facebook karikatür grubundan tanışıp arkadaş olduğum biri vardı. sosyal medyada sanki çok çapkın kolpa biri gibi takılmasına rağmen; gerçek hayatta annesine çay demleyip kahvaltı hazırlayan, akşama ne pişirsem diye fikir alan, kız kardeşine çok zayıf yorulur diye temizliğe yardıma giden, sevgilisi ile kurabiye yapan aşırı naif biriydi.
senin de altından böyle biri çıkacak ya dur bakalım.*
devamını gör...
renkli mahlas
pembe, açık mavi, mor gibi seçenekleri olsaydı seve seve 8bin kullanılabilir karmamı harcayabileceğim, yalnızca 30 gün süren, sözlüğün medarı iftiharı olan özellik.
ilk alan kişi kayıtlara göre ıvanmılınskı, ondan sonra meja hanımcığım geliyor. nasıl hissettirdiğini onlara sormamız lazım. yalnız şöyle bir şey var ve muhtemelen birçok kişi bu konuda hemfikiriz; yeşil fazla şey. şey işte. şunu bir mor yapın, ne bileyim renk seçimini kendimizin yapabileceği bir buton olsun ya da. tabii, turuncu, sarı ve lacivert olmasın. mor için de iko ile anlaşabiliriz sanırım.
iko lütfen çeşitli renkler, ne olursun, çeşit.
ilk alan kişi kayıtlara göre ıvanmılınskı, ondan sonra meja hanımcığım geliyor. nasıl hissettirdiğini onlara sormamız lazım. yalnız şöyle bir şey var ve muhtemelen birçok kişi bu konuda hemfikiriz; yeşil fazla şey. şey işte. şunu bir mor yapın, ne bileyim renk seçimini kendimizin yapabileceği bir buton olsun ya da. tabii, turuncu, sarı ve lacivert olmasın. mor için de iko ile anlaşabiliriz sanırım.
iko lütfen çeşitli renkler, ne olursun, çeşit.
devamını gör...
mustafa sağyaşar
yaşamakta olan en büyük değerlerimizden biri. hala çok güzel bir sesi var ve çok güzel şarkı söyler . kendisinin 1998 yılında kültür bakanlığınca verilen devlet sanatçısı ünvanı vardır bu yaşına rağmen kafa sesine kendisi gibi çıkabilen bir kişi daha yoktur tahminimce. müziğe profesyonel olarak 1951 yılında ankara radyosu'nda başladı. bugüne kadar 128 45'lik plak, 12 taş plak, 9 uzun çalar yaptı. 400'ü aşkın parça yorumlamış olup trt repertuvarında iki de bestesi bulunmaktadır. (viki de yazan rakamlara bakmayınız efendim) kendisi gibi sanatçı olan cemil ve ayşe isminde iki evladı bulunmaktadır. hala bizi kendisinden mahrum bırakmayıp müjdat gezen sanat merkezi’nin türk sanat müziği bölüm başkanlığını, kız kulesi tsm korosu ve istanbul tapu kadastrolular tsm korosu şefliğini devam ettirmektedir ve her cuma trt nağme radyosunda saat 20:00'de "mustafa sağyaşar sizlerle" programını sürdürmektedir. zeytin gölüm sana meylim nedendir, beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın ve karam türkülerini bir başka okumakta olup insanın içine bir ok gibi saplamaktadır.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
devamını gör...
habertürk'te göğüs dekoltesi sansürü
(bkz: gereksiz duyarlarda bugün)
her seyin mukemmel, rayında gittigi ulkemizde yapilacak haber bulunamadigindan yapilan haberdir. bunun baska aciklamasi olamaz cunku...
her seyin mukemmel, rayında gittigi ulkemizde yapilacak haber bulunamadigindan yapilan haberdir. bunun baska aciklamasi olamaz cunku...
devamını gör...
boşa gittiğine en çok üzülünen şeyler
zaman.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
bencillikten arınmış, düşünmeyi öğrenmiş ve ahlaki temelleri oturmuş bir insanlıktır. bunların hepsi de düzgün bir eğitim öğretim ile olabilecek şeyler. yani eğitim sistemini düzeltmek şart*.
devamını gör...
sözlüğe fotoğraf yüklemek
sözlüğe kendi fotoğrafınızı yüklemek isterseniz, kendinizin üzerine basın çıkan linki buraya yapıştırın.
çakallara örnek foti yok.
çakallara örnek foti yok.
devamını gör...
bobiler.org
tam olarak 2006 yılında oldu bobiler.org ile tanışmam.
o zamandan bu zamana kaliteyi bozmadılar, aksine daha da yükselttiler.
ve halen mail adresime düzenli olarak monteleri göndermeye devam ediyorlar.
önceleri sadece fotoğraf monteleri ile dikkat çekerken, instagram ile birlikte video montajlarına da el atmışlar ve bu konuda da fazlasıyla başarılılar.*
o zamandan bu zamana kaliteyi bozmadılar, aksine daha da yükselttiler.
ve halen mail adresime düzenli olarak monteleri göndermeye devam ediyorlar.
önceleri sadece fotoğraf monteleri ile dikkat çekerken, instagram ile birlikte video montajlarına da el atmışlar ve bu konuda da fazlasıyla başarılılar.*
devamını gör...
ehliyet sınavı tüyoları
dur kalk noktasından sonra, yeşil ışık yandığında yani kısaca kalkışlarda vitesi bire almayı unutmayın. heyecana bağlı olarak en çok yapılan hatalardan biri. sonra araba laps diye yolun ortasında söner daha çok strese girersiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başına gelmiş trajikomik olaylar
üniversite zamanı eve dönerken yanlış trene binmemle başıma gelen olaylar silsilesi... başlıyorum!
istanbul'a giden değil de gelen trene arkadaşım tarafından "trenin geliyor, trenin geliyor" diye sepet misali bindirildim. önce anlaşılmıyor tabii, yarım saat geçtikten sonra bilet kontrol için biri geldi yanıma ve konuşma şöyle gerçekleşti:
-istanbul'a gidiyormuşsunuz?
-e tabii
-ama bu ankara treni!
ben adama bakıyorum, adam bana bakıyor e dedim yapacak bir şey yok ilk durakta ineyim geri bineyim bari diye konuşurken görevliden gelen cevap:
-ama bu ekspres tren yani durmuyor.
o andan itibaren artık ankaralı oldum yapacak hiçbir şey yoktu. derken biri konuşmaya şahit olmuş, resmen bana ölesiye acımış şeklinde bakarak ankara'da okuduğunu bana yardım edeceğini söyledi. iyi dedik gidiyoruz artık dağ tepe. sonra gene bir aksilik, oturduğum koltukta başkasının koltuğuymuş beni alıp arkalara bir yerlere oturttular. umudumun son kalesi, bana yardımcı olacak arkadaşı da kaybetmiş oldum.
o arada evdekiler de arıyor tabii. ben yanlış trene bindim diyorum evdekiler doğru söyle kaçtın mı diyor! yahu neden ankara'ya kaçayım. neden kaçmamı beklediler hala meraktayım tabii.
neyse tren bir şehir merkezinde durdu. insem mi diye düşünürken, hazır kayboldum son durağa kadar gideyim bari dedim. sonuç olarak son durakta indim. bir baktım bana acıyla bakan arkadaş arkamdan bağırıyor. sordum az önce bir yerde durdu tren orada inecektim aslında diye. olur mu ya orası sincan diyor. ne bileyim ben!
ikimiz yan yana dururken arkadaşı karşılamaya biri geldi. çocuk bir arkadaşına bakıyor bir bana bakıyor.
sevgilisi olsa tanır, değilse kimim ben? olayı açıklığa kavuşturdum hemen. yanlış trene binmişim arkadaşınız bana yardım ediyor diye anlattım. çocuk gülecek gülemiyor. güleceksen gül arkadaşım şu an çok absürt bir durumdayız alınmam yani dedim. orada bir sinirlerimiz boşaldı tabii.
veee beni aştiye gönderdiler. uğurlarken iyice tembih ettiler şuradan git buradan git diye. nasıl bir potansiyel gördülerse artık, benden çok korktular herhalde. bu da böyle bir anımdır.
istanbul'a giden değil de gelen trene arkadaşım tarafından "trenin geliyor, trenin geliyor" diye sepet misali bindirildim. önce anlaşılmıyor tabii, yarım saat geçtikten sonra bilet kontrol için biri geldi yanıma ve konuşma şöyle gerçekleşti:
-istanbul'a gidiyormuşsunuz?
-e tabii
-ama bu ankara treni!
ben adama bakıyorum, adam bana bakıyor e dedim yapacak bir şey yok ilk durakta ineyim geri bineyim bari diye konuşurken görevliden gelen cevap:
-ama bu ekspres tren yani durmuyor.
o andan itibaren artık ankaralı oldum yapacak hiçbir şey yoktu. derken biri konuşmaya şahit olmuş, resmen bana ölesiye acımış şeklinde bakarak ankara'da okuduğunu bana yardım edeceğini söyledi. iyi dedik gidiyoruz artık dağ tepe. sonra gene bir aksilik, oturduğum koltukta başkasının koltuğuymuş beni alıp arkalara bir yerlere oturttular. umudumun son kalesi, bana yardımcı olacak arkadaşı da kaybetmiş oldum.
o arada evdekiler de arıyor tabii. ben yanlış trene bindim diyorum evdekiler doğru söyle kaçtın mı diyor! yahu neden ankara'ya kaçayım. neden kaçmamı beklediler hala meraktayım tabii.
neyse tren bir şehir merkezinde durdu. insem mi diye düşünürken, hazır kayboldum son durağa kadar gideyim bari dedim. sonuç olarak son durakta indim. bir baktım bana acıyla bakan arkadaş arkamdan bağırıyor. sordum az önce bir yerde durdu tren orada inecektim aslında diye. olur mu ya orası sincan diyor. ne bileyim ben!
ikimiz yan yana dururken arkadaşı karşılamaya biri geldi. çocuk bir arkadaşına bakıyor bir bana bakıyor.
sevgilisi olsa tanır, değilse kimim ben? olayı açıklığa kavuşturdum hemen. yanlış trene binmişim arkadaşınız bana yardım ediyor diye anlattım. çocuk gülecek gülemiyor. güleceksen gül arkadaşım şu an çok absürt bir durumdayız alınmam yani dedim. orada bir sinirlerimiz boşaldı tabii.
veee beni aştiye gönderdiler. uğurlarken iyice tembih ettiler şuradan git buradan git diye. nasıl bir potansiyel gördülerse artık, benden çok korktular herhalde. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
favlayan yazarın asıl amacı
efendim başkalarının amacı nedir bilmem. az önce de biri bunu "flörtleşme" olduğunu söylemişti. şimdi başka şeylerle karıştırmayayım aklınızı.
neyse, ben favlamışsam "ulan ne güzel yazmış, tam altına imza atmalık" demek için atmışımdır, bu da böyle biline.
neyse, ben favlamışsam "ulan ne güzel yazmış, tam altına imza atmalık" demek için atmışımdır, bu da böyle biline.
devamını gör...
aklından geçirdiğin şeylerin günlük hayatta karşına çıkması
fark edildiğinin ilk zamanlarında korkutan, sonraları yavaştan alışılmaya başlanan mümkün olan durumdur.
(bkz: precognition)
(bkz: precognition)
devamını gör...
esnaf lokantası
çorbaları ve sulu yemekleri nefis mekan.tamamı olmasa da büyük çoğunluğu böyledir.
devamını gör...
kilo aldırmasa bıkmadan yenilecek gıdalar
tost, taze ekmek arası kaşar, mantı, kıymalı makarna, tereyağlı pilav, kıymalı börek, poaça, çikolatalı açma, sade açma, pizza, lahmacun, profiterollü pasta, alman pastası, ekler............
acıktığım "an" aklıma gelen yiyecekler bunlar, ama yediklerim omlet, ızgara sebze, haşlanmış tavuk :(
acıktığım "an" aklıma gelen yiyecekler bunlar, ama yediklerim omlet, ızgara sebze, haşlanmış tavuk :(
devamını gör...
800 tanıma kitap kampanyasını sosyal yardım kampanyasına dönüştürelim
varım dediğim başlıktır.
devamını gör...
