heyecanı ve hayat enerjisi yüksek kız arkadaşımızdır. şöyle giyinir, boyu şu kadardırları geçin, hayattan zevk almaya bakın.
devamını gör...

ilişkilerin yapı taşıdır. "aynı tenden mi yaratıldık acaba?" diye sorduran dokununca huzur verici nitelikte olmasıdır.
devamını gör...

mola süreniz dolmuştur. otobüsteki yerlerinizi almanız önemle rica olunur
devamını gör...

bunlar bir tek bana mı göstermeklik geliyor sorusunu bugün sabah, dünyada başka hiçbir derdim yokmuş gibi, kendime sorduğum, çiftler.
bunda, böyle bir çiftin daha boşanma kararıyla ayrıldığını öğrenmenin etkisi oldu tabii.
canımlar, hayatımın anlamları, sensiz ölürüm alt yazılı, el ele dudak dudağa pozlarını dün atmışlardı halbuki.
onlar gibi en az 5 çiftin daha ayrıldığını deneyimleyince, aslında görünen ve yaşanan çok farklı olabilir tezi doğrulandı benim için.
edit: bu çiftler, öz hakiki arkadaşlarım. yani ünlü çift değiller. onları kaale alıp, düşünüp, başlık açmam zaten. hdhshhshs durduk yere ünlülere niye trip atmışım ben. çok uykusuzum bugün çook.
devamını gör...

beğenilen yazar seri oy almıyor,
sayılı oy alıyor bu sayede.
beğeni enflasyonu düştü o kadar.
taşlar yerinden oynamadı.
mızıkçılık yapanlar kendini belli etti.
ponçik olan*, samimi olan, kıymetli olan yazar da belli oldu.
devamını gör...

eyvahlar olsun toy yazarlığımın bir göstergesi varmış dediğim başlıktır. ara ara kullanırım.
(bkz: allahın bildiğini kuldan saklamamak)
devamını gör...

yemek yerken yalnızsındır, arabada yan koltuk boştur, yatak soğuktur hep, bazen tek kelime etmeden günü bitirdiğin olur, bir yüze, bir çift göze, bir sıcak gülüşe hasretsindir.
ama bir türlü bitmeyen ve biteceğine inanmadığın bir yalnızlık çöker kaderinin üstüne.
devamını gör...

dance w ur ghost isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

ingiliz bir şarkıcıdır. ben ilk defa rockabye isimli şarkıda dinlemiştim kendisini ve hayran oldum. sesi çok harika bence.
devamını gör...

sevgi.
devamını gör...

günaydın sözlük, sözlükçüm.
sabaha karşı 5'te uyumuş olmam dışında muhteşem bir güne uyandım.
tatlış mı tatlış bir 'merhaba, nasılsın?' aldım sabah sabah.

tabi 10 benim için uyuma saati değil bunu herkes bilir. (sevdiklerim, sevenlerim, hayranlarım) * (herkesin işi yok beni takip etsin hah haspam ya) *
neyse efem 'aa bu saatte uyuyor musun? dur sonra arayayım' dedi ama nafile ben uyanmıştım bile.

kahve içiyorum şimdi taa uzak yollardan gelen bir kahve. sağ olsun, zaten yılların hatırı varken birkaç 40 yıl daha kitledi daha sonra tekrar deneyiniz 'arkadaşım ben bu kadar yılın hatırıyla ne yapayım, al istemem' dedim üstüme attı kaçtı trabzon'a doğru. zaten hep böyle yapar borçlu bırakır beni kendine.

şimdi biz üniversite arkadaşıyız hatta aynı ev hatta aynı oda. neyse efem ben çıkmışım evden apar topar dağıtmışım kendi bölümümü ohh içim rahat. derken eve bir geliyorum toplanmış ve karşı koltuğuma kurulmuş bir adet smile surat. mecbur seviniyoruz ama içimden geçiriyorum 'ben bir bahane bulup nasıl dağıtırım burayı yine?' diye.

hah ben hep bir bahane bulup dağıttım o hiç üşenmedi hep topladı. yoo niye ben pis, pasaklı, dağınık olacakmışım. siz dağınıksınız, ben fazla düzene karşıyım o kadar!

biz biraz kalabalıktık evde maddi nedenlerden dolayı. o zamanın zonguldak' ında oturduğumuz ev 750-900 aralarındaydı. ben kredi olarak 160 burs olarakta 100 lira alıyordum ve tüm cebime giren buydu. arkadaşlarında benden farkı yoktu. varın gerisini siz düşünün. (konu çok dağıldı ehü ehü)

neyse efem ben bir ara dağınıklık kutusu yapmıştım kendime. çekyatımın hemen köşesinde duruyor hem ev halkını rahatsız etmiyor hem benim ara ara görüp ohh neyse dağınık bir yerim var deyip huzur buluyordum. işte günlerden bir gün bir arkadaşımızın bir şeyi kayboldu başka bir arkadaşımız da gayri ihtiyari banu'nun kutusuna bak oradadır dedi. ben tabi saydım sövdüm (içimden) * 'sen ne demeyr çalışıyorsun? ben hırsız mıyım?' deyip atarımı yapıp odama gidip kapımı çarptım. tabi ev halkı şok. benden beklenmeyecek hareket evin neşe kaynağı, evin delisinden beklenmeyecek bir hareket. herkes suspus. akşam saatleri zaten sanırım uykumda var yattım uyudum. sabah kalktım odada rutin işler sonra kutum aklıma geldi az karıştırıp keyfim yerine gelsin dedim. nasıl huzur nasıl... derken anam kızın zımbırtısı benim kutumdan çıktı ehü ehü çeşitli şebeklikler. durduk yere ev halkına kahvaltı hazırlanıp ultra şaklabanlıklar yapıp gönüller alındı tabi. yahu o zımbırtının orada ne işi var hala anlamış değilim.

bu arada genelde sakin bir insanım ama ara ara 40 yolda bir (ki ben 33 yaşındayım) uca akarım. bir yükselirim ben bile beni tanımam. neysem efem bu daha az olsun diye meditasyon yapıyoruz işte.

bu arada kahvem bitti kalkıp kahvaltı hazırlamam lazım. sakin sakin bir vukuat yok içimden geldi. ayrıca artık topluyum, toplum baskısı beni toplu olmaya itti. değil mi daha sonra tekrar deneyiniz ? yaa tamam kabul be odamda hala bir bölüm, bölümler, odam komple dağınık. herkesin dağınıklığına kimse karışamaz hıh.

günaydın demiş miydim?
günaydın ahali..
günaydın benim gibi kısa fitilli meditasyon severler..
günaydın hiç bir yeri olmasa bile beyninin içini, ruhunun bir köşesini dağıtanlar, günaydın banuca mağdurları...
haydin selametle..
devamını gör...

yuyuyta. açıklamama gerek yok herhalde.
devamını gör...

yaklaşık 10 gündür buradayım yani daha yeni sayılırım ancak üslübunda problemler olsa bile yazar arkadaşımız dikkat çekmeye çalıştığı şeyler nedeniyle kıymetli bir metin yazmıştır, ki beğeni sayısı da bunun bir kanıtı olarak kabul edilebilir. yani pek çok kişi bu problemler ile ilgili ortak bir paydada buluşmuş.
bununla birlikte, bana göre işin sıkıcı olan kısmı şudur. aynı konular ile ilgili buna benzer düşünceler yine dile getirilecek ve bu da sözlüğün ilerlemesi için oldukça büyük bir engel teşkil etmektedir. bu sorunun çözümü de yazarların* tanım yaparken elinden geldiğince emek göstermesinden geçiyor. tabii ki de siyasal gündem ile ilgili başlık açılması zorunlu değil ancak buradaki tanımlarda diğer sosyal medya mecralarımda gördüğüm tanımlara oranla daha farklı veya yaratıcı şeyler görmek isterim.*
kısacası sözlüğün gelişimi için şu soru cevaplanmalıdır. kafa sözlük tanımları, diğer sözlüklerde yapılan tanımlara oranla neden daha farklıdır ya da daha öne çıkmalıdır?
devamını gör...

cumhurbaşkanı erdoğan'ın melih bulu'yu boğaziçi üniversitesi’ne rektör olarak ataması ile ilgili açıklama yapan boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri, “kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!” dedi.

boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri, “kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!” başlıklı bildiri yayımladı.

1 ocak 2021 gece yarısı, 1980’lerin askerî vesayet rejiminden sonra ilk kez boğaziçi üniversitesine kurum dışından bir rektör atandığı belirtilen boğaziçi üniversitesi öğretim üyeleri bildirisinde; şöyle denildi:

“bu durum 2016’dan bu yana ağırlaşarak sürmekte olan, rektör seçimlerini ortadan kaldıran antidemokratik uygulamaların bir devamıdır. üniversitemizin akademik özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden bu uygulamayı kabul etmiyoruz. üniversite senatomuzun 2012 yılında kabul ettiği aşağıdaki ilkelerden vazgeçmiyoruz:

üniversitelerin herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması ve siyaset aracı olarak kullanılmaması, bilimsel ve toplumsal gelişim açısından vazgeçilmezdir.
üniversitelerde karar alma yetkisinin demokratik yöntemlerle seçilmiş̧ kurullarda ve akademik yöneticilerde olması özerklik için şarttır. rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı gibi akademik yöneticiler atamayla değil seçimle belirlenmelidir.

üniversitelerin, özerk anayasal kurumlar olarak, akademik programlarını ve araştırma politikalarını öğretim elemanlarınca ve/veya üniversite kurullarınca kararlaştırılarak belirlemesi, bilimsel özgürlüğün ve yaratıcılığın şartlarındandır.
üniversitemizin tüm bileşenleri ile birlikte bu ilkelerin takipçisiyiz.

--- alıntı ---

www.evrensel.net/haber/4226...

--- alıntı ---
devamını gör...

ileride üzülmeyeceğiniz şeylere şu an üzülüyorsunuz. üzülmenin bile keyfini çıkarın hayatınızın değerini bilin . empati kurmayı öğrenin okuyun geliştirin kendinizi belgesel seyredin içki için eğlenin sevişin insanlar tanıyın demek istediğim başlıktır.
devamını gör...

kavga eden çift görüldüğünde ayırmaya kimse gelmez sessizce köşeden seyredilir de öpüşen çift görüldüğünde herkes ahlak bekçisi kesilir. bize ne, sana ne, kime ne?
devamını gör...

m.ö. 100 yılında doğan jül sezar'ın normal doğumla dünyaya gelememesi hadisesi üzerine valide hanımının karnı kesilecek kendisi dünyaya getirilmiştir. bu durum üzere annesi vefat etmiştir. fakat bu kesiklere de sezar kesiği adı verilmeye başlanmıştır. ismin çıkış noktası budur. ayrıca dönemin kadınları bu kesiğin kutsal olduğuna inanırlar.

ha bence denilmeli mi? hayır. sezar kesiği daha havalı.

+ayy canım bende işte geçen sene sezar kesiği ile doğum yaptım.
devamını gör...


mahalle mektebi uzak... kış, soğuk, kar... paltom yok...
üşüyorum, ellerim donuyor.
annem haki renkli kalın bezden bir çanta dikti bana.
kitabımı, defterimi çantama koyuyorum.
soğukta elim üşüdüğünden çantayı tutamazdım, kolumun altına sıkıştırırdım; soğuktan korunmak için elimi de çantanın altına alırdım.
okul dönüşü eve gelince ellerim sızım sızım sızlar... bir akşam, eve geldim yine, annem: "çantan nerde?" dedi.
eğilip kolumun altına baktım, çanta yok... yolda, soğuktan elim uyuşmuş, parmaklarım duyarlığını yitirmiş, çantanın düştüğünden haberim bile olmamış. dönüp baktım, aradım geçtiğim yolları; çanta yok...

babam bu olayı, sonraları çok başka türlü anlatırdı: "yepyeni bir çanta almıştım... çok pahalı bir çanta... çok güzel bir çanta... sağlam çanta... üç gözü vardı çantanın... hem de kilidi vardı çantanın... o güzelim çantayı taşıdığı ilk gün yolda düşürmemiş mi elleri üşüyüp de... vah benim oğlum... 'çantan nerde?' diye sorup da kolunun altında göremeyince çantayı, başladı ağlamaya... 'ağlama oğlum, ben sana daha iyisini alırım' dedim. daha güzel bir çanta aldım...“
babam böyle anlatırdı; anlata anlata, bu anlattıklarına iyice inanmıştı. babam, içinden geçenleri, dileğini anlatıyordu. dileğini olmuş sanıp, inanarak anlatıyordu. hiç bir zaman: baba öyle değildi diyemedim.

o, gülerek anlatırdı, ben de gülerek dinlerdim.
çoğumuz kendi suçumuzmuş gibi yoksulluğumuzdan utanırız. ben de yıllarca yoksulluk ayıbımdan utandım, taa yazar olana dek... çoğunluğun yoksul olduğu ülkede, yoksulluğun değil, varlıklılığın daha utanılası olduğunu yazarlığa başlayınca anladım.


aziz nesin - böyle gelmiş böyle gitmez

saygı ve özlemle...
devamını gör...

cindir.

bu gece itibari ile kendisine olan guvenim sifirlanmistir, ikna etmek icin bir kamyon dorsesi havuca ihtiyaci vardir.

cv’ni de sakin yollama, 23 nisan’da sana koltugumu vermeyecegim kucuk rakun. mukavvalardan merdiven yapsan da olll maaazzz.

ps: hayal ettigim nickalti bu degildi.*

bidigit: bu tanim tamamen troll icermektedir, ayrica ikna olundu eyluled %100

iii la le lo, hoccakal kardesim deniz!*
devamını gör...

zamanında tükürüğün sobanın üzerinde cızlamasını seyretmekten zevk alan şimdilerde anne baba olmuş nesildir.
devamını gör...

1545 senesi yapımı bronzino tablosu. isminden de anlaşılacağı üzere tabloda 4 belirgin figür vardır. venüs'ü en ortada bir elinde elma ve diğer elinde bir ok ile görüyoruz. aşk tanrısı cupid(eros) ise ona şehvetle sarılmış sol tarafta(bu ikisi ana-oğul bu arada). tablonun sağında ise ellerinde güller tutan bir çocuk görüyoruz ki bu da büyük olasılık ile neşe ve aptallığı temsil ediyor. en üstte ise kronos sırtında kum saati ile tabloyu içten yırtıp atmak istercesine çekiyor tabloyu kaplayan örtüyü.
hemen cupid'in arkasında ise tablonun en tezat karakteri duruyor. tam olarak kim olduğu bilinmese de kıskançlığa bir gönderme deniyor. çığlığını duymamak çok zor.
tam olarak neyi anlattığı bilinmiyor eserin. ama şahsen ben tüm olayın kronos'ta bittiğine ve tablonun esas karakterinin o olduğuna inanıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim