kalan müzik'in kurucusu olan yapımcı. vefat etmiş, devri daim olsun.

twitter.com/MazlumCimen/sta...
devamını gör...

faşist olmadığını defaatle dile getiren ve hala kendisine faşist diyenleri başlığı altında gördüğümüz kimsedir.
ırkçılık kelimesinden faşizm manası çıkaranlara göre ise türk katili stalin'e 'beni siz yarattınız' diyen nazım hikmet ise sevgi kelebeğidir! ırkçılık kendi ırkını sevmek ve onun mutluluğu için yaşamaktır. 'siyasi ictimai mezhebim türkçülüktür' diyen insana faşist demek ise tam olarak türk düşmanı olan cahil kimselerin işidir.
konu fazla dağılmadan tanım kısmına gelirsek;
türk milletinin yetiştirdiği değerli bir tarihçi, şair, yazar, ideolog, fikir ve dava adamıdır. hayatında hiç eğilmemiştir. çünkü kendisinin de dediği gibi:

"şerefliler taviz vermez, şerefin tavizi yoktur."
devamını gör...

bazı insanlar vardır, kısacık hayata koca bir ömür sığdırırlar.
bazı insanlar vardır, koca ömre tek bir hayat dahi sığdıramazlar.

bazı insanlar vardır, sadece geçmişte yaşarlar.
bazı insanlar vardır, gelecekten korkarlar.

tercihlerdir nasıl bir hayat yaşayacağımızı belirleyen,
tercihlerdir bizi olduğumuz kişiye dönüştüren.

kimisi korkmayı tercih eder, kimisi kaçmayı, kimisi savaşmayı, kimisi teslim olmayı, kimisi yaşamayı, ​kimisi ise sadece seyretmeyi tercih eder.

yıllar geçerken ve bölümler sona erip yeni sayfalar çevrilirken, geriye bakar insan.
nasıl oldu? ve nasıl olabilirdi? diye sorar kendine.

tek bir şansın olsa neyi değiştirirdin diye sorar kendine.

belki sende sormuşsundur. yazar isen yayında konuşuruz.

makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesi saat 00:00 da sözlük radyosunda. radyo.kafasozluk.com/
devamını gör...

insanı insan yapan beyin bölümüdür.hem bilinçli hareketler hem de düşünmek gibi bilişsel aktiviteler burada gerçekleşir. evrimsel süreçteki en büyük kazanımımızdır.

benim için ilgi çeken kısmı ise yeterince gelişmediğinde insanların amigdalası ile hareket etmesidir. bir insanın çocukken prefrontal cortex’indeki sinir hücreleri arasında yeteri kadar bağlantı oluşmazsa yani zeka geriliği olursa adeta içgüdü deposu olan amigdala’lası ile hareket eder. bu yüzden şiddete eğilim, fiziksel gücü çokça önemli sanma, silah gibi aletleri güç aracı sanma gibi ilkel davranışlar aptal insanlarda daha çok görülür.
devamını gör...

sevgili sözlük yazarları, kullandığım kip emir kipi değil geniş zaman kipi.
hemen, sen de kimsin moduna girmeyin.
ben kim olduğumun farkındayım, bu da bana yetiyor.
sözlük huzur evi gibi olsun derdinde değilim ama gerilim filmi gibi de olmasın bi zahmet.
tatlı, keyifli, makul düzeyde muzur, makul düzeyde gırgır yapın birbirinize.
sınır bilin.
vişnemde dahil yönetim kimseyi bir başkasının zorbalığından kayırmıyor.
format diyorlar, bir de herkese yetişkin muamelesi yapıyorlar. ya da yiyin birbirinizi, kalan sağlar bize yeter de diyor olabilirler.
neyse, yönetim format yönetimi olduğu için, etik olanla olmayanla bir işi olmadığı için, burda yetişkin olan biz yazarlar, etik olmalı ve etik kalmalıyız.
yetişkinler etik olur etik kalırsa, çoluk çocukta belli olur.
2 eylül etik sözlük günü için milat olsun.
zor olmasa gerek herkesin sınırı ötekinin sınırına kadar.
yoksa kızacam
ziya paşa'ya uyacam ona göre.
nush ile uslanmayanı etmeli tekdir tekdirle uslanmayanın hakkı kötektir
devamını gör...

insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı toplum yapılarında, bireylerin birbirine yararcı değil zararcı olması. şiddetin ve bencilliğin artması durumu. dahası maladaptasyon geçiren toplumlarda bir çıkar yolu bulmak, çözüm üretmek imkansız ayrıca başka kültürlere vahşet gelecek ritüelller, radikal kültür kabul edilebilir. buna örnek olarak toplum yapıları şu şekilde anlatılmış.

britanyalı saygıdeğer sosyal antropolog evans pritchard klasik eseri "the nuer" adlı kitabında; sudanlı erkeklerin küçük bir kışkırtmayla birbirleriyle çoğunlukla kavga ettiklerini, bazen bu kavgaların ölümle noktalandığını yazmıştı. jale halkı gibi, nuerler de bunun gibi şiddeti veya yol açtığı misilleme güdüsünü önleme konusunda etkili bir araca sahip değildi. söylendiği üzere bilakis nuer halkı bu duruma bitmeyen bir kan davası diyordu. pritchard bunu "nuer halkının gerektiği kadar gıda almamış olmasına" bağladı. buna rağmen kıt hayvancılıkla zar zor geçinen bu insanlar, hayvancılık hastalıklarına karşı tarıma yönelmek vb çözüm üretmek yerine, hayvancılıkta inatçıydılar.

bolivya'nın doğusunda yer alan tropik ormanlarda avcılık, balıkçılık ve tarla ekip biçerek yaşamış sirion6 yerlilerini düşünelim. allan r. holmberg bir bireyin diğerine karşı aile içinde bile hissiz olmasının kendisini "şaşkına çevirmeyi asla durdurmayacağını" yazmıştı. bunu göstermek için, "tüm gün avlandıktan sonra kampa dönüş yolunda karanlığa yakalanmış bir adamın" tipik olduğu söylenen bir hikayesini şöyle anlatmaktadır: "ay ışığının olmadığı bir gecede kaybolmuş bir adam defalarca yardım istemiş, siriono yakınlarındaki bir kampta yaşayan akrabaları ise adamın çığlıklarını duymalarına rağmen önemsememişler. yarım saat sonra bağırma sesi kesildiğinde, adamın kız kardeşi neşeli bir şekilde: 'bir jaguar onu kapmış olmalı' demiş. aslında, bu avcı geceyi bir ağaca tırmanarak ağacın tepesinde geçirmişti. o karanlık gecenin sabahında kampa döndüğünde kimse onu karşılamamıştı. bunun yerine kız kardeşi yakaladığı avların küçük bir kısmını verdi diye acılı bir serzenişte bulunmuştu. holmberg, siriono halkının kavga ettiğini, yemekleri bir yerlere gizlemek, paylaşmayı reddetmek, tek başına gece ya da ormanda yemek, aile üyelerinden saklamak, özellikle kadınların yemekleri vajinalrına gizlemesi gibi konularda birbirleriyle sürekli kavga ettiklerini de ifade etmiştir.

siriono'da gıda daima kısıtlı ve açlık hayatın değişmez bir gerçeğiydi. bazı grupların nerdeyse açlıktan ölmenin eşiğine geldiği zamanlar olurdu. aslında göçebe hayata ayak uyduramayan hasta ve yaşlı insanlar dışlanırdı, bazen göç eden grubun arkasında acınacak halde ölene kadar sürünmeye bırakılırdı.

kültür ve din çoğunlukla bu başıbozukluğu dizginlemeye çalışan adaptif kendiliğinden ortaya çıkan kurallar bütünüydü. bize göre topluma zararlı, tehlikeli olsa da bu patternlerin çıkış nedeni, zarardan çok topluma yararı olması.

eğer büyücülük gibi belli bir inanç sisteminin bir topluma zararlı olabileceği kabul edilirse, onun zararlarından çok daha fazla ağır basan faydalarının da olduğu hemen öne sürülür. örneğin clyde kluckhohn ve dorothea leighton klasik etnografyalan the navaho aralarındaki büyücülerin varlığı hakkında yaygın navaho inancının korku ürettiği, şiddete yol açtığı ve bazen masum insanların trajik acılar çekmesine neden olduğu sonucuna vardılar. yine de, clyde kluckhohn ve dorothea leighton, navahoların akrabalarına ve hayatın kendi tehlikelerine karşı hissettiği tüm düşmanlığı büyücülere yönlendirmesine izin vererek büyücülük inançlarının "toplumun çekirdeğini sağlam tuttuğu" ve dahası, zenginlerin ve güçlülerin çok aşırı güce ulaşmasını engellediği ve genelde sosyal açıdan bölücü eylemleri önleme amacına hizmet ettiğini gördüler.

sonuç, maslow ihtiyaçlarının ilk adımlarını tamamlayamayan toplumlardan, modern fikirler, eşitlik, hukuk beklemek doğru olmaz. aynı şekilde gerçek dışı inançlar sisteminin de kültür olmasına şaşırmak. gelir düşüklüğü ile giderek artan şiddet ve insanların yoksullaştıkça daha fantastik fikirlere kendilerini kaptırması bana türk toplumunu hatırlattıç.
devamını gör...

abur cubur olsun yeter hepsini yerim hayvanım ben
devamını gör...

enerji kaynaklarının bir ömür idareli kullanılmasının burçlara göre yorumu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevişmeyi de çok seviyorlar, ben de seviyorum. lan yoksa...
devamını gör...

kırıp saklanarak uzun bir süre gerileceğime gider hemen söylerdim. birkaç dakika kızsa da çabucak üstü kapanırdı olayın. ayrıca açık sözlülük yaptığım için bir daha evde bir şey kırıldığında kendim itiraf etmediğim sürece kimse benden şüphelenmezdi. stratejik ilerliyormuşum resmen.
devamını gör...

bizim aydının büfesinin adı neydi? ay büfe mi dın büfe mi?
devamını gör...

karavandaki adam ayrıca telaffuzları kıskansırmıyor değil hani.
devamını gör...

benim bu, kimseden yardım isteyip minnet etmem, kimse de yarın bir gün karşıma çıkıp ama ben sana bunu yaptım şunu ettim diye hesap soramaz, var mı bundan daha iyi kafa rahatlığı.
devamını gör...

elimden tutun korkuyorum.
şaka bir yana başlıyoruz hadi bakalım..
devamını gör...

şimdi efenim, pnömoni (zatürre) bir akciğer enfeksiyonu çeşididir. bronkopnömoni ise alveollerde enfeksiyona sebep olan bir pnömoni türüdür. alveollerinde iltihaplanma olan birinin de doğal olarak solunum yolları tıkanır. bu nedenle nefes almakta zorluk çekilir. sigara içmek, aşırı alkol ve beslenmeye göre riski artar. bebekler ve yaşlılar ise daha yaygın görülen risk grubu içerisindedir. onun dışında astım gibi kronik bir rahatsızlığa sahip olanlarda, bazı otoimmün rahatsızlıklara sahip olanlarda risk daha fazladır.

genelde bakteri kaynaklı görülen bir hastalıktır. birincil etken staphylococcus aureus (nazofarenkste kolonize) onun dışında haemophilus influenzae kaynaklı olabilir, pseudomonas aeruginosa, escherichia coli, klebsiella pneumoniae ve proteus kaynaklı olabilir. bunlar da öksürük, hapşırma yoluyla bulaşabilir.

çocuklarda ateş, uyuyamama, iştah kesilmesi, düşük kan oksijen seviyesi, hızlı kalp atışı belirtileri varsa; yetişkinlerde ise, ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş ağrısı, titreme, terleme, nefes alış hızının artması belirtileri varsa, koşa koşa doktora gidiyorsunuz. doktor da sizi stetoskop ile muayene ettikten sonra, bir takım testlere sokacak; röntgen, kan sayımı, kan ve balgam kültürleri, bronkoskopi, ct taraması (bilgisayar tomografisi) ve nabız oksimetresi. bu testler ve doktor muayenesi sayesinde sizin hasta olup olmamanız belirlenecek.

viral yollu ise, genelde tedavisiz atlatılır, bakteri yollu olanlar ise genelde antibiyotik tedavisi ile geçer. yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar ise genelde hastaneye yatar. onlara intravenöz, antibiyotik, gerekliyse oksijen verilerek bir tedavi uygulanır.
devamını gör...

çok süper bir söz gerçekten…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

taribo west'in yanındaysa tanka dönüşen,defansın her yerinde hatta ön liberoda bile oynatabileceğiniz süper futbolcu.
niye yedeğim ya da oyundan çıkarıldım demez,sadece işini yapar.
devamını gör...

geleneksel bir hint müziği çalgısı. tarihi milattan sonra 1300'lü yıllara kadar uzanıyor. mistik etkisi, yankılı büyüleyici sesi bu çalgıyı, yeryüzündeki bütün telli çalgılardan ayıran bir özelliktir.
devamını gör...

an itibariyle cümbür cemaat kulağımızın pasını silmek üzre beklemedeyiz anacığım.

nice güzel bayramlarımız olsun..
devamını gör...

geçen torunlarına masal anlatırken takma dişleri yerinden fırladı denilen yazar. 87 yaşında adamın böyle hâli de anlatılır mı kardeşim ayıptır!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim