yapılmış en aptalca dalgınlık
geçen hafta eşyalarımı eve göndermek için kargo şubesine gittim. görevli "şurada mı yaşıyorsunuz?" diye sorunca ben de "evet." dedim. aradan birkaç dakika geçti, "sizde mi orada yaşadınız? bayağı iyi biliyorsunuz." dedim.. adam ne dese beğenirsiniz? "bergen hanım, sistemde ikamet adresinizi görüntüleyebiliyorum." yerin dibine girdim... o birkaç dakikayı ömrümden silmek istiyorum... kendimi hiç bu kadar aptal hissetmemiştim.. içimden "allah'ım beni yok etttt!" diye bağırdım...
devamını gör...
baldız baldan tatlıdır
baldız baldan tatlıdır değil . daldız baldan tatlıdır olması gereken söz.
daldız petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak anlamına gelir.
daldız petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak anlamına gelir.
devamını gör...
son ada
''zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.''
--! spoiler !--
bir gün, adaya görevden ayrılan albayın gelmesiyle ada kabusa dönüşüyor. işte tüm olay burada başlıyor. geldiği günden itibaren "medeniyet" ve "demokrasi" adı altında yaptıkları doğa ve toplumun tüm dengesini bozuyor. sözde bunların hepsini oy birliği ile milletin birlik ve beraberliği için yaptığını söylüyor. ancak alınan kararların sonucu umdukları gibi olmuyor. adayı git gide bir felakete sürüklüyor. bu sırada ada halkı ise sonuçta devlet adamı diye düşünerek bir sonraki kurtarıcı projeyi heyecanla destekliyor. karşı çıkanlara düşman gözüyle bakılıyor, ötekileştiriliyor. bir zamanlar neşeyle sohbet ettikleri insanlar, zenginlik vaadi için dostlarının yüzüne bakmıyor.
kitapta geçen bu olaylar bana günümüz düzenini hatırlattı. hatta kitapta belli bir yer adının olmaması ve karakterlerin noterci, bakkal, başkan, yazar, müzisyen gibi isimlerle geçmesinin de buna bağlı olduğunu düşünüyorum. akıcı bir üslupla sorgulayarak okuyabilirsiniz.
--! spoiler !--
bir gün, adaya görevden ayrılan albayın gelmesiyle ada kabusa dönüşüyor. işte tüm olay burada başlıyor. geldiği günden itibaren "medeniyet" ve "demokrasi" adı altında yaptıkları doğa ve toplumun tüm dengesini bozuyor. sözde bunların hepsini oy birliği ile milletin birlik ve beraberliği için yaptığını söylüyor. ancak alınan kararların sonucu umdukları gibi olmuyor. adayı git gide bir felakete sürüklüyor. bu sırada ada halkı ise sonuçta devlet adamı diye düşünerek bir sonraki kurtarıcı projeyi heyecanla destekliyor. karşı çıkanlara düşman gözüyle bakılıyor, ötekileştiriliyor. bir zamanlar neşeyle sohbet ettikleri insanlar, zenginlik vaadi için dostlarının yüzüne bakmıyor.
kitapta geçen bu olaylar bana günümüz düzenini hatırlattı. hatta kitapta belli bir yer adının olmaması ve karakterlerin noterci, bakkal, başkan, yazar, müzisyen gibi isimlerle geçmesinin de buna bağlı olduğunu düşünüyorum. akıcı bir üslupla sorgulayarak okuyabilirsiniz.
devamını gör...
hayırsız evlat
hayırsız evlat
yaş 19 larda falan herhalde net hatırlamıyorum. babamla bir tartışmaya giriyoruz okuyacaksın diye diretiyor bana benimde okulda gözüm yok okumak istemiyorum. istediğim yetenek sınavına girip resim bölümünü okumak istiyordum onda da ailemden destek bulamadım. neyse babam artık işi inada bindirdi ya okuyacaksın ya da benim yaptığım işi yapacaksın dedi. bende cifcilik yapmak istemiyorum. tabi annem perişan en çok o üzülüyor bu duruma. cebimde 5 kuruş yok evi terk etmeyi düşünüyorum. bir kaç kişiyi aradım antalya'nın ilçesi manavgat'ta iş buldum sonra ertesi gün annemi ikna ettim yol parasını aldım ama kolay olmadı. anam benim ağladı gitme diye çok dil döktü. kafama koydum ve çıktım yola. güzel sahil boyunda deniz manzaralı yolda manzaranın keyfini çıkararak yolu bitirdim ve arkadaş karşıladı beni. o gün dinlendikten sonra patron ile tanıştırdı, detayları konuştuk ve işe başladım. orda çok değil ya 2 3 ay kadar çalıştık ve arkadaş ile aynı anda bırakıp geri memlekete adana'ya döndük. eve donemiyoruz tabiki baba küstü benimle konuşmuyor. ablamın yanına gittim orda kaldım. eniştem de çerçeve işi yapıyordu o zamanlar bende yanında çalışmaya başladım. işi hemen öğrendim dükkanı tek başıma idare etmeye başladım. sevdim esnaflık güzeldi. insanlarla konuşmak, onları ikna etmek ve en önemlisi yeni insanlar ile tanışmak. ama şu zaman yerinde durmuyor ki askerlik geldi çattı. baba ile daha konuşmuyoruz. biraz birikim yaptım ablam eniştem annem de destek çıktı. manisa'ya acemi birliğine yola çıktım. 35 gün sürdü acemilik zordu, zaman geçmek bilmedi. neyse ki usta birliğim 30. günümde belli oldu. izmir ordu evine çıktı. mutluluktan havalara uçtum. güzel bir yerde askerlik yapacağım. izmir'e vardıktan ortalama 2 hafta geçmeden askerde ne görev yapacağım belli oldu. resepsiyon görevlisi oldum. aradan bir kaç ay daha geçti ve telefon geldi. tabi ben ordu evi resepsiyon görevlisi mustafa diye açtım telefonu. karşı hatta babam nasılsın oğlum dedi. gözlerim yaşlar geldi hatta şuan bile duygulandım gözlerim sulu sulu yazmaya devam ediyorum ekranı zor görüyorum. hayırsız evlat artık hayırlı evlat olma yolunda ilerlemeye başladı. biraz zaman alsada istediğini yaptım. askerden sonra okuyup memur oldum onun için. hatta onun istediği bölümü okudum...
yaş 19 larda falan herhalde net hatırlamıyorum. babamla bir tartışmaya giriyoruz okuyacaksın diye diretiyor bana benimde okulda gözüm yok okumak istemiyorum. istediğim yetenek sınavına girip resim bölümünü okumak istiyordum onda da ailemden destek bulamadım. neyse babam artık işi inada bindirdi ya okuyacaksın ya da benim yaptığım işi yapacaksın dedi. bende cifcilik yapmak istemiyorum. tabi annem perişan en çok o üzülüyor bu duruma. cebimde 5 kuruş yok evi terk etmeyi düşünüyorum. bir kaç kişiyi aradım antalya'nın ilçesi manavgat'ta iş buldum sonra ertesi gün annemi ikna ettim yol parasını aldım ama kolay olmadı. anam benim ağladı gitme diye çok dil döktü. kafama koydum ve çıktım yola. güzel sahil boyunda deniz manzaralı yolda manzaranın keyfini çıkararak yolu bitirdim ve arkadaş karşıladı beni. o gün dinlendikten sonra patron ile tanıştırdı, detayları konuştuk ve işe başladım. orda çok değil ya 2 3 ay kadar çalıştık ve arkadaş ile aynı anda bırakıp geri memlekete adana'ya döndük. eve donemiyoruz tabiki baba küstü benimle konuşmuyor. ablamın yanına gittim orda kaldım. eniştem de çerçeve işi yapıyordu o zamanlar bende yanında çalışmaya başladım. işi hemen öğrendim dükkanı tek başıma idare etmeye başladım. sevdim esnaflık güzeldi. insanlarla konuşmak, onları ikna etmek ve en önemlisi yeni insanlar ile tanışmak. ama şu zaman yerinde durmuyor ki askerlik geldi çattı. baba ile daha konuşmuyoruz. biraz birikim yaptım ablam eniştem annem de destek çıktı. manisa'ya acemi birliğine yola çıktım. 35 gün sürdü acemilik zordu, zaman geçmek bilmedi. neyse ki usta birliğim 30. günümde belli oldu. izmir ordu evine çıktı. mutluluktan havalara uçtum. güzel bir yerde askerlik yapacağım. izmir'e vardıktan ortalama 2 hafta geçmeden askerde ne görev yapacağım belli oldu. resepsiyon görevlisi oldum. aradan bir kaç ay daha geçti ve telefon geldi. tabi ben ordu evi resepsiyon görevlisi mustafa diye açtım telefonu. karşı hatta babam nasılsın oğlum dedi. gözlerim yaşlar geldi hatta şuan bile duygulandım gözlerim sulu sulu yazmaya devam ediyorum ekranı zor görüyorum. hayırsız evlat artık hayırlı evlat olma yolunda ilerlemeye başladı. biraz zaman alsada istediğini yaptım. askerden sonra okuyup memur oldum onun için. hatta onun istediği bölümü okudum...
devamını gör...
kafa izni
bi temiz hava al da rahatla olayının sözlükteki adı.
sözlükte canını sıkan olay mı var? hiç polemiğe girme al kafa iznini sadece kendini dinle.
yazasın mı yok? yazıp yazıp siliyor musun? al bi kafa izni, kendini yazmaya hissettiğin zaman gel, kalıp yazamadıkça daha çok tribe gireceksin çünkü.
ortamdan mı sıkıldın? eskisi kadar sözlükte kalitenin kalmadığını mı düşünüyorsun ? sensin kalitesiz * al bi kafa izni sıkıldığın ortamdan uzaklaşmak iyi gelecektir. nasıl olsa geri geleceksin. ( yönetimden azar yemeyelim şimdi durduk yere)
yönetime mi sinirlendin? yazarlarla mı tartıştın? olayı çözemeyenlerden misin? çözdükçe işler daha mı sarpa sarıyor? al bi kafa izni öfken, sinirin geçene kadar bekle. az özle burayı bal porsucuk seniii.
hesabımı dondur butonuna tıkladığın an elinde terlikle sözlük kapısında bekleyecek moderatörlere inat al o kafa iznini alll *
nasıl olsa hepimizin dönüp dolaşıp geleceği yer yine burası.
-kafa sözlükte en çok kafa iznine çıkan gezginden nasihatler kitabımı d&r hediye çekinizle satın alabilirsiniz .
(bkz: kafa izni hayat kurtarır)
sözlükte canını sıkan olay mı var? hiç polemiğe girme al kafa iznini sadece kendini dinle.
yazasın mı yok? yazıp yazıp siliyor musun? al bi kafa izni, kendini yazmaya hissettiğin zaman gel, kalıp yazamadıkça daha çok tribe gireceksin çünkü.
ortamdan mı sıkıldın? eskisi kadar sözlükte kalitenin kalmadığını mı düşünüyorsun ? sensin kalitesiz * al bi kafa izni sıkıldığın ortamdan uzaklaşmak iyi gelecektir. nasıl olsa geri geleceksin. ( yönetimden azar yemeyelim şimdi durduk yere)
yönetime mi sinirlendin? yazarlarla mı tartıştın? olayı çözemeyenlerden misin? çözdükçe işler daha mı sarpa sarıyor? al bi kafa izni öfken, sinirin geçene kadar bekle. az özle burayı bal porsucuk seniii.
hesabımı dondur butonuna tıkladığın an elinde terlikle sözlük kapısında bekleyecek moderatörlere inat al o kafa iznini alll *
nasıl olsa hepimizin dönüp dolaşıp geleceği yer yine burası.
-kafa sözlükte en çok kafa iznine çıkan gezginden nasihatler kitabımı d&r hediye çekinizle satın alabilirsiniz .
(bkz: kafa izni hayat kurtarır)
devamını gör...
14 şubat 2021 hdp açıklaması

hdp merkez yürütme kurulunun 14 şubat 2021 13 vatandaşımızın şehit edilmesi olayıyla ilgili parti web sitesi üzerinen gerçekleştirdiği açıklamadır.
merkez yürütme kurulumuzun açıklaması:
10 şubat 2021’de tsk’nın kürdistan bölgesel yönetimi toprakları içinde yer alan gare bölgesi’ne yönelik yürüttüğü operasyonlara ilişkin olarak milli savunma bakanı hulusi akar’ın gece yarısı yaptığı açıklamada 13 vatandaşın naaşına ulaşıldığı ifade edilmiştir. operasyon sırasında bu kişilerden ayrı olarak birçok insanın hayatını kaybettiği de verilen bilgiler arasındadır.
basına yansıyan bilgi ve yorumlara göre söz konusu 13 vatandaşın uzun süredir pkk’nin elinde tutulduğu bilinen asker, polis ve devlet görevlileri olduğu anlaşılıyor.
halkların demokratik partisi olarak, bu sınır ötesi operasyon sonucunda, uzun süredir pkk’nin elinde tutulan ve kendilerini silahlı bir saldırıdan koruma imkanından mahrum olan 13 kişi ve hayatını kaybeden herkes için derin üzüntülerimizi, kayıpların ailelerine ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
40 yıldır süregelen ve on binlerce yaşama mal olan çatışma boyunca, daha önce de pkk tarafından asker, polis ve devlet görevlileri alıkonmuş, ancak alıkonanların canlarına bir zarar gelmemesi ve en kısa zamanda serbest bırakılmaları için başlatılan diplomatik çabalar her zaman olumlu sonuç vermişti. insan hakları örgütleri ve barış aktivistlerinin oluşturdukları inisiyatiflerin yürüttükleri görüşmeler sonucunda alıkonanların tümü eksiksiz ve sağ salim evlerine dönmüşlerdi.
halkların demokratik partisi, barışa ve çatışmasızlık gayretlerine katkı verme sorumluluğuyla alıkondukları günden itibaren asker, polis ve devlet görevlilerinin aileleriyle temas halinde oldu. yakınları ve evlatlarının serbest bırakılması için çare arayan aileler insan hakları derneği (ihd) yöneticileriyle birlikte 2015, 2016 ve 2019’da 4 kez meclis grubumuzu ziyaret ederek yakınlarının özgürlüğüne kavuşması için gayret göstermemiz dileğinde bulundular. hem bu görüşmelerimizde hem de basın toplantılarında ve meclis genel kurulu’nda yaptığımız açıklamalarda, iktidarın ve diğer partilerin de bu çabalara katılması halinde, payımıza düşen her tür görev ve sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu açıkça ifade ettik.
halkların demokratik partisi, ailelerin ve kamuoyunun soru ve taleplerini tbmm gündemine taşımasına karşın, bu çabalarımız yanıtsız bırakıldı. iktidar, ailelerin çırpınışlarına olumlu veya olumsuz hiçbir yanıt vermediği gibi, kimi aileleri de diyarbakır il binamız önünde süregiden oturmaya dahil etti.
oysa iktidarın alıkonulanların serbest bırakılması için gösterilen çabaları cesaretlendirerek, sivil toplum örgütleri, barış aktivistleri ve etkin politik şahsiyetlerden bir heyet oluşturarak, onların ailelerine kavuşması için yolu açması, önceki örneklerin de gösterdiği gibi pekala mümkündü. ne yazık ki, görevlilerinin yaşam ve özgürlüğü için üzerine düşen diplomatik ve insani sorumlulukları üstlenmekten kaçınan iktidar, maksadı ve hedefi belirsiz bir askeri operasyon ile yaşamlarını riske attığı ve sonunda ailelerine naaşlarını teslim ettiği kayıpların sorumluluğunu, bu süreçte daima ailelerin yanında durmuş olan partimize yükleme çabasına girişmektedir. bunu hiçbir vicdan kabul etmez.
iktidar, partimizden hesap sorma değil, kayıpların ailelerine ve topluma hesap verme konumundadır. aynı şekilde pkk de hayatları kendilerine emanet olan tutsakların nasıl can verdiklerine, bu ölümlerdeki kendi sorumluluklarının ne olduğuna ilişkin olarak türkiye ve dünya kamuoyunu bilgilendirmelidir.
ankara, hewler ve bağdat hükümetleri ulusal ve uluslararası basının kayıpların gerçekleştiği bölgede gözlem yapmasının önünü açmalıdır. ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerini de bu olayı araştırmak üzere harekete geçmeye çağırıyoruz. bu ölümler, tüm ayrıntılarıyla araştırılmalıdır.
alıkonanların yaşamları rastlantılara ve çatışma ortamının insafına bırakılmamalı, ailelerin ve kamuoyunun talebine karşılık, pkk elinde tutmaya devam ettiği kişileri salıvermelidir.
bu vesileyle, hayat kayıplarının önüne geçilmesinin temelli ve sonuç alıcı tek yolunun çatışma politikalarına son verilmesi, kürt sorununun çözümsüzlüğünün demokratik ve barışçıl yollarla aşılması olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.
bir kez daha hayatını kaybedenlere rahmet, aile ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi bildiriyoruz.
halkların demokratik partisi
merkez yürütme kurulu
14 şubat 2021
kaynak: hdp.org.tr/tr/merkez-yurutm...
devamını gör...
romain gary
zamanında emile ajar takma adıyla yazdığı romanlar ile büyüttüğü isim, kendi isminden bile daha popüler olan fransız deha.
acıdır ki eşiyle aynı kaderi paylaşarak intihar etmiştir. ikinci benliği olan emile ajar'ın kimliğini ölene dek gizli tutmayı başarmıştır.
acıdır ki eşiyle aynı kaderi paylaşarak intihar etmiştir. ikinci benliği olan emile ajar'ın kimliğini ölene dek gizli tutmayı başarmıştır.
devamını gör...
kar şiiri
orhan veli'nin efsane şiiridir. insanı duygulandırır*.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
vallahi çok güzelsin kadın!
ama ufak bi' ricam olacak ;
ya beni şair yap, ya da bırak şiirin olayım.
ama ufak bi' ricam olacak ;
ya beni şair yap, ya da bırak şiirin olayım.
devamını gör...
keşke orda olsaydım denilen anlar
cumhuriyetin ilan edildiği an mecliste olmak ve o anı canlı izlemek isterdim. koskocaman başarılı bir çağın kapanışı ve yepyeni bir çağın başlangıcı arasında olmak heyecan verirdi herhalde.
devamını gör...
kedilere sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi
-miyaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
devamını gör...
y kușağından z kușağına tavsiyeler
her kuşağa gençliğinde tü kaka dendi. ciddiye almayın. hayatın tadını çıkarmaya bakın*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
la loba; kemikleri toplayıp saklar, en çok da kurt kemiklerini.
sonra şarkısını söylemeye başlar, kemikler ete kemiğe bürünür ve kurt soluk alıp vermeye başlar.
sonra şarkısını söylemeye başlar, kemikler ete kemiğe bürünür ve kurt soluk alıp vermeye başlar.
devamını gör...






