yağmur, gece, mum ışığı, kış, şarap.
devamını gör...

özellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkan alerjik rahatsızlıktır.
majör kriterleri:
kaşıntı (en önemlisi),ailede atopi öyküsü,tipik morfoloji ve dağılım,infantlarda(bebeklerde) ekstensör kısımlarda likenifikasyon ve kronik tekrarlayan dermatit
minör kriterleri:
iktiyozis vulgaris,ıg e yüksekliği,keratokonus,anterior subkapsüler katarakt'tır.
devamını gör...

yapılması elzemdir. tarihe kanlı salı diye geçilmelidir. adminleri sözlüğe davet ediyorum.
devamını gör...

(bkz: şehvetiye tarikatı) kitabı ile türkiye’deki tarikatlar hakkında bilgi sahibi olduğum, kitabı okurken gerim gerim gerildiğim yazar.
devamını gör...

dark tranquillity’in 2002 yılında çıkarmış olduğu şahane bir melodik death metal albümüdür. albümün içinde yok yok azizim, her şarkı birbirinden değerlidir, altın gibidir adeta melodik death metalciler için. efendim şimdi dark tranquillity’in her albümü güzeldir fakat bu albümünün yeri ben de başkadır çünkü bu albümün enstrüman kalitesi oldukça fazladır. gitar soloları, atılan brutaller, şarkıların ahengi, sürükleyiciliği, duygudan duyguya geçirişi falan on numara beş yıldızdır.

yalan yok, the gallery ve projector albümlerinden sonra onları zirveye çıkaracak bir albüm yapmayacaklarını zannederdim ama bu albümle dark tranquillity yine yaptı yapacağını. adeta tekrar şahlandılar benim gözümde. neyse, albüme ait şarkıları şunlardır;

final resistance
hours passed in exile
monochromatic stains
single part of two
the treason wall
format c: for cortex
damage done
cathode ray sunshine
the enemy
ı, deception
white noise/black silence
ex nihilo
the poison well

bu şarkılar var ya ölüyü dirilten cinsten yemin ediyorum. hele ki format c: for cortex, damage done, single of part two, the treason wall hakikaten şahane şarkılar be.

melodik death metal bunlarla güzel, bunlarla anlamlı, bunlarla kaliteli be. bu albümüne de bittik hamdolsun.

damage done albümü şarjları videosu;
devamını gör...

dünyamız evren ve galaksi için ne kadar değerlidir ?

dünya, evrende yaşam barındırdığı bilinen tek yer. ancak galaksimiz ve evren için bu kadar önemli mi ? dünya bizim evimiz, yuvamız. böyle olduğu için de bizler için en önemli gezegen elbette dünya. ancak içerisinde 200-300 milyar yıldız barındıran bir galaksi için "eşsiz" olarak görmemiz doğru mudur ?

dünya; evren ya da galaksi için son derece sıradan bir yer. yapılan araştırmalara göre, muhtemelen başka gezegenlerde de yaşam başladı ve yok oldu. veya bilemediğimiz yerlerde halen yaşam gelişmeye devam ediyor olabilir. bu ihtimalin varlığını göz önünde bulundurmak gerek. dünya bizim için ne kadar önemliyse evren için de o kadar önemsiz olabilir.

bu devasa büyüklük içerisinde, aklımıza gelen en büyük yıldız olan stephenson 2-18'in veya karadelik ton-618'in bile galaksi veya evren için hiç bir önemi olmayabilir. çünkü galaksi ve dolayısıyla evren çok büyük ve bunlardan çokça var.

burada anlatmak istediğim fikir, dünya'nın sandığınız kadar büyük olmadığı ve evrende yalnız olmayabileceği gerçeği. matematiksel olarak bakınca dünyanın yalnız olmama ihtimali bir hayli yüksek. ve bu yüzden galaksi için de çok büyük bir önemi olmayabilir.

aslına bakarsanız eğer, samanyolu galaksisi de evren için çok büyük bir yer değil. yani büyüklük ne kadar artıyorsa, olasılıklar o kadar fazla.

umarım evrendeki başka uluslarla (varsa) karşılaşmamızda çok geri kalmış olmayız. ezilip, geçiliriz.
devamını gör...

bu millet yıllarca hatta hala güncel olarak define bulup zengin olacağına körü körüne inananlarla dolu veya kime çıkacağı belli piyangodan köşeyi döneceğine. diyeceğim o ki bizim millette kolay yoldan zengin olma hayali bitmez, ee bu bitmeyince işten anlamayan ama sırf bu olaya para yatırabilmeyi becerdi diye paranın katlayacağını düşünen keriz de bitmez. para kazanmak bu kadar kolay bir olay değil bunu da idrak edemeyen silkelensin yapacak bir şey yok. ha emek verir okur inceler, bu işten de anlıyordur tecrübesi vardır o adam risk alır kazanır hür iradesi, helal olsun denir. ama kemal sunal'ın çatıdan para attığı filmdeki gibi bedava kazanç misali coine saldırmak nedir dostlar?
devamını gör...

söz konusu tanım:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"psikolojim bozuldu". çocuğa iki laf söylüyosun anne-baba akşam ariyo çocuğun psikolojisi bozuluyormuş.
devamını gör...

ne özelde, ne kamusal alanda, ne de reel hayatta hiç kimsenin hiç kimseye küfür etme hakkı yoktur. küfreden varsa da kendi ayıbıdır. ağır küfür ettiyse hukuki işlem başlatmak en isabetli karar olacaktır.
devamını gör...

sesine aşık olduğum adam..
devamını gör...

geçmişteki benliklerimin çoktan öldüğünü ve benim onları gömmeyi akıl edemediğimi çakozlayıp inceden bi bırkıldım. şu şarkıları dinlerken heyecanlanan eski bir ben vardı ölmüş gitmiş haberim yok. şimdiki ben hiç tat alamıyorum bu şarkılardan. ve tabi diğer şeyler bir çok atmosfer ölüp gitmiş, hiç bir şeyin tadı kalmamış. aynı şeyle karşılaşmayı umuyorsun ama sen eskisi gibi değilsinki başka bir şeye dönüşmüş her şey.

tamam yenisi nerde yenisininde bir tadı tuzu olmak zorunda yeni bir kitabı eski kafayla okumaya çalışmak yada eski bir kitabı yeni bir kafayla okumaya çalışmak gibi bir şey daha daha ileri yaşlarda bu işin dozu artacak mı acaba? yoksa solan yaprakların tekrar yeşermesi mümkün müydü?
devamını gör...

atom ve moleküller, gözle görülmeyecek kadar küçük olduğundan, normal yollarla saymak mümkün değildir. bu nedenle belli sayıda atom içeren bir birim geliştirilmiş ve bu birim mol olarak adlandırılmıştır.
devamını gör...

cehaletlikle ne olum?
devamını gör...

müzisyenin ağzından çıkanla bizim kulağımızın duyduğunun bir olmama durumudur.

dışarıda deli dalgalar
kirpi duvarları yalar
beni bu sözler oyalar
aldırma gönül aldırma
aldırma gönül aldırma
gönül aldırma...

bizim vakamız biraz daha farklıdır. müzisyenin direk ağzından çıkanla kulağına girenin bir olmama ya da ağzından çıkanın kulağına girmeme durumudur. yazları minik sahil kasabamızda sokak canları için minik bir etkinlik düzenlemekteyiz. akşamları toplaşıp müzik yapılır toplanan paracıklar la canlarımızın tedavi ve mama masrafları karşılanır. grubumuzun solisti bir gün aldırma gönül şarkısını söylerken yukarıdaki şekliyle söylemiştir. pek severim edip akbayram'ı ve bu parçasını. kimsenin garip karşılamadığını görmek ayrıca şaşırmama neden olmuştur. kendimi sorgulatmıştır. meğer ilk kez istek üzerine söylemiş daha sonra doğru şekliyle repertuvarına almıştır.
devamını gör...

gündelik hayatta istemsizce söylediğimiz, alışkanlık edindiğimiz yalanlardır.
‘onun da sana selamı var.’ gibi.
devamını gör...

dilimize ergin altay tarafından ham toprak adı altında kazandırılmış ivan sergeyeviç turgenyev eseri. sanıyorum nov olarak da bilinmekte. turgenyev'in geç dönem eserlerinden biri olduğu için turgenyev karakterlerin ruh hallerini oldukça güçlü bir biçimde aktarmış kanımca. yazarın dönemin rusyasına karşı tutumunu her karakterde bir parça okumak mümkün ki belki yanlış bir düşünce ama solomin düşünceleri ve davranışları ile bana kalırsa turgenyev'i - özellikle hayatının son dönemlerindeki düşüncelerini- en çok yansıtan karakterlerden biriydi. yine de nejdanov hikayenin en temiz yazılmış karakteri; zihnindeki kırılganlık, davranışları, iç karmaşası ve tutarsızlıkları ile beraber etten kemikten bir insan figürü var karşımızda. ne kadar lirik bir dil ile sunulmuş bir ana hikaye olsa da -ki bana kalırsa bu hep biraz gerçekliği öldürmüştür- nejdanov tamamen sert ve sivri bir gerçeklik ile tasvir edilmiş. yaşamından intiharına kadar kurgudan uzak, gerçek hayattan kopuk olmayan bir karakter sunuyor turgenyev. dönemin taşrasına huzursuz edici bir yolculuk, toplum ve geleneklere karşı baskın bir dil ile yapılmamış hiciv denemeleri, aşk ve devrim bu eserin genel bir özeti aslında. blok'un güzel bir şiiri ile sonlandırayım tanımı:

"rusya, yoksul rusya!
kül rengi köy evlerin senin
ve rüzgârın taşıyıp getirdiği türküler
gözyaşları gibidir ilk sevgimin"



"why, what is the matter, alexai dmitritch, hamlet of russia? has something happened, or are you just simply depressed, without any particular cause?"

"oh, stop! mephistopheles of russia!” nejdanov exclaimed irritably. “ı am not in the mood for fencing with blunt witticisms just now.”


“goodbye, my dear friend, goodbye! when this reaches you, ı shall be no more. don’t ask why or wherefore, and don’t grieve; be sure that ı am better off now. take up our immortal pushkin and read over the description of the death of lensky in ‘yevgenia onegin.’ do you remember? the windows are white-washed. the mistress has gone—that’s all. there is nothing more for me to say. were ı to say all ı wanted to, it would take up too much time. but ı could not leave this world without telling you, or you might have gone on thinking of me as living and ı should have put a stain upon our friendship. goodbye; live well.—your friend, a. n.”

enough of this! ıs there not something higher and better in this world? ın other words, put on your filthy coat and go among the people... oh, yes, ı am just going.

devamını gör...

yılmadan, yorulmadan, sabırla, mücadeleye devam ediyor olmaları.
devamını gör...

her su teması sonrası kremlenin .
ben öyle yaşıyorum.
geceleri de zeytin yağına bulanın.
kapı, telefon falan yağlı kalıyor ama napcan işte cilt onlardan daha önemli.
devamını gör...

doğru olduğunu düşündüğüm tespit, karnı acıkan kimsenin istek ve öncelik sıralamaları da değişir. pek çok taviz verir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim