hedefsiz, plansız, programsız, vakit geçirmek için okumanın hiçbir işe yaramaması.

yani ben bugüne kadar eğlence olsun diye dünya klasiklerini, ansiklopedileri vs. bitirip çok iyi yerlere gelen, makam mevki sahibi olan, parmakla gösterilen birilerini görmedim ama belli bir plan dahilinde, hedefine odaklanarak, hedefiyle ilgili kitap okuyup gayet güzel yerlere gelen, üreten ve parmakla gösterilen çok insan gördüm. en basitinden kendimizi düşünelim. meslek edinmemizi sağlayan ve geldiğimiz konuma bizi ulaştıran kitaplar gelişigüzel okuduğumuz değil belirli bir plan dahilinde, sindire sindire okuduğumuz bilimsel/kültürel kitaplardır.

o yüzden hedefsiz okumak yerine, kendimize, bizi bir üst noktaya taşıyacak hedefler koyup o hedefe ulaşmak için okuma yapmalıyız. aksi halde plansız ve hedefsiz kitap okumanın sosyal medyada haber veya twit okumaktan bir farkı olmayacaktır. sadece anlık bir zevk verecektir.
devamını gör...

street fighter'da zangief'e giderken u.s.s.r diyen karizma ses aklıma gelir.
devamını gör...

domates sevilmez mi yahuu? yaratıcının bize sunduğu en işe yarar meyve. lahmacuna koy, çiğköfte dürüme koy, sandviç yap, çorbasını yap, sos yap.. her şey yapabilirsin. canım domates.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıl bilmem kaç.

başrolde christoph waltz'un oynadığı bir terry gilliam filmi. terry gilliam genelde 12 maymun filmiyle tanınmıştır. zaten kendisini genellikle distopik kurgularda görürüz. haliyle the zero theorem (film) de bir distopya sayılabilir!

öncelikle zamanınız yoksa bu filmi izlemenizi önermem. çünkü epey vakit kaybıydı. çok fazla soru işareti kaldı sonda. ama bu soru işaretleri sizi eğlendirmiyor tam tersine canınızı sıkıyor. en azından benim canım epey sıkıldı. çünkü film hiç eğlenceli değildi. hiç! sıkıla sıkıla izledim ama izledim neticede... genele bakıldığında verdiği ve aşıladığı birkaç mesaj var. onun haricinde izlemek bir şey katar mı? hım. christoph waltz için izlenebilir tabii. birkaç ünlü oyuncu daha var örneğin david thewlis. biz onu harry potter serisinden remus lupin olarak biliyoruz.

varlık kırıcı olan ana karakterimiz sıfır teorisi adında bir şeyi kanıtlamaya çalışıyor. lakin adam akıllı belirtilmemiş de bu teorinin ne olduğu, bir sürü açık vardı. işte efendim, evren sonunda mutlak sıfır noktasına gidecek ve yok olacakmış ve bunu bilmelerine rağmen teoriyi ispat etmeye çalışıyorlarmış vs. vs. tabii varlık kırıcı olan karakterimiz bu teoriyi kanıtlamakta da pek başarılı olamadı.

film neyi öğretiyor? en azından piyanist ne anladı bu filmden? birkaç şey anladım sanırım. ve pek de önemli olduğunu düşünmüyorum.

insan neden vardır? insanın varoluşu niçindir ve ne için yaşar? bu soruları doğru zamanda doğru kişiye sormak gerekir. fakat o kişi kimdir? aslında kendimizizdir. ya da hiç kimsedir.

"kaos! kaos!" diye bağırıyor bu film. kaos tanrı'ya karşı, kaos düzene karşı, kaos inanca karşı ve kaos aşka karşı! kaosa karşı bir antitez bağırıyor: umrumda değilsin, benim tek umrumda olan aşk. (daha doğrusu gerçek...)

filmin teması kaos ile aşkın çatışması üzerine kurulu bile diyebilirim. * aşkın yerini cinsellik de bir noktada ikame edebilir. çünkü salt aşk filmi izlemiyoruz, insan doğası çok bariz bir şekilde ortadaydı. yani aşk filmi izleyeceğim diye izlemeye kalkarsanız olmaz...

neticede pek bir önemi de yok hayatın, diyor film bizlere. ki aşağı yukarı her film bu mesajı bize vermekte. hiçbir şeyin önemi yok! lakin aşk kazanıyor mu bu filmde? hayır, kazanmıyor. kaos da kazanmıyor. ama varlık kazanıyor işte.

kişinin amacı bir noktada kendisini tanrısallaştırmasıdır. insan kendi kendisinin tanrısı olmalıdır ve tanrısallaşmalıdır. kendiselleşmelidir veyahut. fakat bu belki de yalnızca kaosa kendimizi teslim ederek olabilir.

eğer neticede hayat yok olmak ise o halde niçin ısrar ederiz yok olmanın anlamını aramakta? bu soru da rahatlıkla yöneltilebilir.

hoşuma giden alıntılar:


"doğduğumuz andan itibaren ölmeye başlarız. buna ustaca planlanmış eskime deyin. er ya da geç ister dilenci ol ister kral, her şeyin sonunda ölüm vardır. çünkü hayat; ölümün muhteşem organizmasını enfekte eden bir virüs olarak görülebilir."

"+bu bob, yazın çalışıyor. -neden sana bob diyor? +bob herkese bob der. isimleri hatırlamanın beyin hücrelerini ziyan etmek olduğunu söylüyor."

"hiç dünyanın senin arkandan kıkırdadığı hissine kapıldın mı, dünyadaki herkes bir çeşit kozmik şakanın içindeymiş gibi? sen hariç herkes gülüyor, çünkü gülünecek olan şey sensin, hiç bu hisse kapıldın mı? "

"objektif araştırmalar, diğer herkes gibi önemsiz olduğumuza kanaat getirdi. biz, bir arı kovanındaki çalışan tek işçi arılardık milyonlarca diğerleri gibi, aynı zorunlu şeylere bağımlıydık. hoşnutsuzluğumuzu alkole, uyuşturucuya ve sekse karşı biledik.






yahu benim anlamadığım bu filmle ilgili niçin başrolümüz aşkı kendi eliyle itti! halbuki aşkın kendisi için bir kurtarıcı olduğunu da biliyordu. ama kendisini kaosa verdi. yani tam olarak verdi denemez ama aşkı da reddedince zaten kaosla baş başa kalmış oldu bir nevi. sanırım aşktan kaçmasının nedeni kadının ihanet ettiğini sanmasındandı. ya da ihanet etmesindendi. yine de kadının hüznü karşısında bu kadar soğukkanlı kalması neticede onu da üzdü. o da artık bir yalnız.

devamını gör...

sözlükte komik bir şey gördüğümde hahahahah butonu arıyorum. olsa da kullansak..
devamını gör...

pazardan alınan bir liralık kıyafetler. kapalı pazar sistemine geçilip pazar yeri kiraları deli gibi artmadan önce pazarlarda elli kuruşluk, bir liralık tezgahlar olurdu ve orada normalde belki 250 liraya alacağınız bir şeyi ufak bir defo yüzünden bir liraya alabilirdiniz. hatırladıkça kalbim üzülüyor. gerçek mutluluk sizdiniz pazar kıyafetleri.
devamını gör...

gece gündüz online listesinde bulunan moderatör, az salın lütfen kendisini:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

var böyle bisey. zorla sahura kaldırıp niye uyukluyosun diye kızardı bana.uykum olduğu için deyince daha da kızardı.neyse ki o zamanlar çok geride kaldı.
devamını gör...

bazen kendini dünya denilen gezegende fazlalık olup satürn'ünü arayan bir panda gibi hissedersin..
(bkz: satürnünü arayan panda)
devamını gör...

ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni. doğarken ağladı insan, bu son olsun,bu son.
devamını gör...

aydın’da fırat delikanlı isimli işkenceci homofobik kişi, “eşcinsel” olduğu gerekçesiyle işitme engelli engin elekçi’yi ağır biri şekilde şiddete maruz bırakıp bir de bunu paylaşmış.
hassas görsel içerir şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz.

umarım derhal tutuklanıp hak ettiği cezayı alır.

ülkemiz hatta dünya nereye gidiyor bilemiyorum. insanlar diğer tüm canlıların neden yaşam hakkına saygı duymakta bu kadar zorlanıyor? neden sevgi ve barışla yaşamak varken her yere nefretlerini kusuyorlar?
devamını gör...

bu dönemin insanları yalnızlaşıyor isteyerek ya da istemeyerek. kimse kimseye ihtiyaç duymuyor,güvenmiyor,anlamak istemiyor birini anlama gücünü içinde bulamıyor. sadece kadınlara özgü bir durum değil galiba genel olarak yaşanan durum.yalnızlığı tercih ediyoruz.
devamını gör...

i run each teen me?
a wet each team.
i run each make is tea your sun each.
higher them in each team.
catch bar duck each teen?
on bar duck each team.
why high one why.

ayran içtin mi?
evet içtim.
ayran içmek istiyorsan iç.
hayır demin içtin
kaç bardak içtin?
on bardak içtim.
vay hayvan vay.
fkldkfkdkd
devamını gör...

tirozin nötr bir aromatik amino asittir. proteinler için bir yapı taşıdır. peynir, tavuk ve yumurta gibi birçok yüksek proteinli gıdada bulunur.

vücutta, tirozin çoğunlukla beyinde katekolaminler (dopamin, norepinefrin ve epinefrin) adı verilen nörotransmitter sınıfının öncüsü olarak kullanılır. bu katekolaminler birçok farklı bilişsel işlevlerde kullanılırlar.
kaynak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaşarlı mantar tava orgazmik lezzettir.
devamını gör...

medeniyetsizliği köylülük diye nitelendirip kendi sanki bir haltmış gibi köylüyü aşağılayıcı nitelikte madde madde yazı yazmak mesela.
devamını gör...

unutulmaz firdevs yöreoğlülu repliğidir. keşke bizimde kendimizi toparlayıp gazlayabileceğimiz sözlerden biri olabilseydi .
devamını gör...

#726919 yazar kardeşimiz uzun uzun orucun faydalarından bahsetmiş. doğru da hepsi. ama o oruç senin tuttuğun oruçtan değil. anlayın artık şunu anlayın. lütfen.

tedavi için yapılan oruçta çok sık su tüketimi var. iyice anlamanız için yeniden yazıyorum. sağlık için tutulan oruçta su içiliyor.* hem de normalden daha fazla su içiliyor. minarel seviyesi yüksek sular tüketiyorlar. yani arabistan'da 18 saat susuz kalmak değil anladın mı ? tekrar yazmama gerek var mı ? su.

fiziksel zararından çok psikolojik rahatsızlıklarından bahsetmek isterdim ama bu sanırım inanç saygısızlığına giriyor. ama kendi inançlarımdan izninizle bahsedeceğim.

bence ahiret diye bir yer varsa şöyle olacak.

-merhaba hoş geldiniz. evet kontrol ediyorum amel defterinizi.
-bekliyorum.
-maalesef sizi cehenneme almak zorundayım. kız kardeşinize ve eşinize kapanması için baskı yapmışsınız. ayrıca 13 yaşında bir çocukla evlenmişsiniz. 2. kata alacağız şu kapıdan ilerleyiniz.
-ama ben oruç tuttum. hiç kaçırmadım. aç kaldım susuz kaldım. küfür falanda etmedim.
-beyefendi neden kendinizi aç, susuz bırakıyorsunuz? çılgın mısınız siz? ayrıca bu neden sizi cennete götürsün ? böyle bir şey yok.
-bana ver dendi!
-zorluk çıkarmayalım lütfen. ateşi harlayalım arkadaşlarr!
devamını gör...

"gelecekse beklenen beklemek güzeldir. özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. ve sevecekse sevilen, o hayat her şeye bedeldir."
devamını gör...

allah'ın* rahmeti ve bereketi.*

ya da alternatif için buyrun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim