özledim mesajı
atamazsın o mesajı. atmamalısındır.
devamını gör...
helal kesim dinozor eti yemiş efsane nesil
200 milyon yıl önce yaşamış şanslı nesildir. taştan oyma mızraklarla avladıkları dinozoru bir şükür ayini sonrası dini kurallara uygun olarak kesip eş dost ve ihtiyaç sahipleriyle birlikte karınlarını doyuran görmüş geçirmiş nesildir. hayatta kalma konusundaki engin deneyimleriyle insanlığa ufuk açan katkılarda bulunmuş ve onlara ilham vermiştir.
devamını gör...
normal sözlük'teki sessizlik
beni dovduler abi dedim kimse gelip seylerin elinden almadi beni. bu yuzden olusan bi sessizlikti ama gecti artik mesela dun aksam bir erkek yazarin baska erkek yazardan nude istemesi ve talebinin yerine gelmesi sonucu sozluk sessizligini erol tas kahkahalarimla bozdum.
devamını gör...
geceye güzel bir kadın görseli bırak
devamını gör...
inanmak
bir şeyin varlığını kabul etmektir. inancı yitirmek ise sonrasında acı vericidir.
ilk önce tanrıya inanmayı bıraktım sonra da aşka. bugün fark ettim ki ikisi de bende aynı hayal kırıklığını uyandırdı.
küçük bir kızken allah'a inanıyordum. üzüldüğüm zaman dua ediyor; her şeyin geçeceğine, bunların bir sınav olduğuna, tanrının bizi sevdiğine inanıyordum.
aşk ise bir büyüydü benim için. birini gerçekten sevince iliklerine dek hissediyorsun bunu. yarattığı his, biri için vazgeçilmez olma duygusu, yanında yaşlanacağın biri olması ve güven mutluluğu getiriyordu.
şimdi ise onların yerinde kocaman bir boşluk var. içimde büyüyor. ve nasıl durduracağımı bilmiyorum.
bir hata yaptığımda bu şeytanın işi olmuyor. ve tüm suç bana kalıyor. kendini affetmek ise bir başkasını suçlamaktan çok daha zor geliyor.
yanında olduğum adama dair hislerimi ise nasıl isimlendireciğimi bilmiyorum. sevgi, heyececan, arzu... evet bunlar var. ama bu benim inandığım aşk değil.
iflah olmaz bir romantiğim ben. ve evet sanırım acı en derinden hissedebildiğim tek duygu. bir şeyler hissetmek için bazen bana acı veren şeyler yapıyorum. çünkü hissiz olmak, boşlukta asılı kalmak demek. ve ben boşlukla nasıl savaşılır bilmiyorum, mağlubiyeti ise hiç sevmiyorum.
yeniden hissetmek, inanmak istiyorum.
ilk önce tanrıya inanmayı bıraktım sonra da aşka. bugün fark ettim ki ikisi de bende aynı hayal kırıklığını uyandırdı.
küçük bir kızken allah'a inanıyordum. üzüldüğüm zaman dua ediyor; her şeyin geçeceğine, bunların bir sınav olduğuna, tanrının bizi sevdiğine inanıyordum.
aşk ise bir büyüydü benim için. birini gerçekten sevince iliklerine dek hissediyorsun bunu. yarattığı his, biri için vazgeçilmez olma duygusu, yanında yaşlanacağın biri olması ve güven mutluluğu getiriyordu.
şimdi ise onların yerinde kocaman bir boşluk var. içimde büyüyor. ve nasıl durduracağımı bilmiyorum.
bir hata yaptığımda bu şeytanın işi olmuyor. ve tüm suç bana kalıyor. kendini affetmek ise bir başkasını suçlamaktan çok daha zor geliyor.
yanında olduğum adama dair hislerimi ise nasıl isimlendireciğimi bilmiyorum. sevgi, heyececan, arzu... evet bunlar var. ama bu benim inandığım aşk değil.
iflah olmaz bir romantiğim ben. ve evet sanırım acı en derinden hissedebildiğim tek duygu. bir şeyler hissetmek için bazen bana acı veren şeyler yapıyorum. çünkü hissiz olmak, boşlukta asılı kalmak demek. ve ben boşlukla nasıl savaşılır bilmiyorum, mağlubiyeti ise hiç sevmiyorum.
yeniden hissetmek, inanmak istiyorum.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi olayının çok abartılması
okuyun da çok büyüttüğümüz sözleşmenin ne işe yaradığını görün.
yıllar önce 21 yaşında çarşaflı bir kadına barodan avukat olarak görevlendirilmiştim. buradaki çarşaf vurgusu tamamen bağlı bulunduğu tarikatle ilgilidir ve kesinlikle ayrımcılık içermemektedir. yanlış anlaşılmak istemem.kadın 8.5 aylık hamileydi. kadının eşi bir camide imamdı ve hamile olduğu halde kadını tekmeleyerek dövmüştü. 20 aylık büyük kızını da annesinden koparmış ve kadını sokağa atmıştı. kadın ağzı yüzü dağılmış vaziyette ve iki gözü iki çeşme ofise geldi. hemen 6284 sk gereği tedbir talep ettim ve istanbul sözleşmesi'ne atıf yaparak 20 aylık bebeğin annesine teslim edilmesini sağladım. sonra da müftlüğe başvurarak imam hakkında soruşturma açılmasını sağladım. hatta konuyu basına açacağımı söyleyerek müftülüğü harekete geçmeye zorladım. 8.5 aylık hamile kadının bebekleriyle birlikte kurtulmasını istanbul sözleşmesi sağladı. genç kadının annesi arada bir beni arar ve kendi bildiği dille teşekkür eder. "kızım da torunlarım da senin emeğin ve çabanla kurtuldu" der. ben işimi yaptım elbette. ama elimde başvuracağım bir uluslararası sözleşme vardı ve yargıcı ikna ederek 2 gün içinde gerekli tüm tedbirleri almasını ve işlemleri yapmasını kolaylaştıran istanbul sözleşmesi olmuştu. dünkü cb kararından o hamile kadın ölse veya 20 aylık bebeğe bir zarar gelse daha çok mutlu olacaklarını anladım
.
kaynak
yıllar önce 21 yaşında çarşaflı bir kadına barodan avukat olarak görevlendirilmiştim. buradaki çarşaf vurgusu tamamen bağlı bulunduğu tarikatle ilgilidir ve kesinlikle ayrımcılık içermemektedir. yanlış anlaşılmak istemem.kadın 8.5 aylık hamileydi. kadının eşi bir camide imamdı ve hamile olduğu halde kadını tekmeleyerek dövmüştü. 20 aylık büyük kızını da annesinden koparmış ve kadını sokağa atmıştı. kadın ağzı yüzü dağılmış vaziyette ve iki gözü iki çeşme ofise geldi. hemen 6284 sk gereği tedbir talep ettim ve istanbul sözleşmesi'ne atıf yaparak 20 aylık bebeğin annesine teslim edilmesini sağladım. sonra da müftlüğe başvurarak imam hakkında soruşturma açılmasını sağladım. hatta konuyu basına açacağımı söyleyerek müftülüğü harekete geçmeye zorladım. 8.5 aylık hamile kadının bebekleriyle birlikte kurtulmasını istanbul sözleşmesi sağladı. genç kadının annesi arada bir beni arar ve kendi bildiği dille teşekkür eder. "kızım da torunlarım da senin emeğin ve çabanla kurtuldu" der. ben işimi yaptım elbette. ama elimde başvuracağım bir uluslararası sözleşme vardı ve yargıcı ikna ederek 2 gün içinde gerekli tüm tedbirleri almasını ve işlemleri yapmasını kolaylaştıran istanbul sözleşmesi olmuştu. dünkü cb kararından o hamile kadın ölse veya 20 aylık bebeğe bir zarar gelse daha çok mutlu olacaklarını anladım
kaynak
devamını gör...
bu aralar sözlüğün tenhalaşması
açıkcası gündem başlıkları tutmuyor, bilgi edinebileceğimiz başlık sayısı çok az. sol frame de ‘kadın ve sex’ üzerine başlıklar gırla. başlık açıyorsun ‘içerik’ milletin dikkatini çekmediği için tanım giren yok. açılan başlığa yada yazılan tanımı eleştirdiğinde adam koşa koşa ‘nickaltına’ birşeyler yazıyor. ee birde arada pr çalışması yapılan yazarlar var.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
"nemsin be?
sevgili, dost, yâr, arkadaş...
hepsi.
en çok da en ilk de leylâsın bana.
bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın.
uçan kuşum, akan suyumsun.
seni anlatabilmek seni.
ben cehennem çarklarından kurtuldum,
üşüyorum kapama gözlerini..."
sevgili, dost, yâr, arkadaş...
hepsi.
en çok da en ilk de leylâsın bana.
bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın.
uçan kuşum, akan suyumsun.
seni anlatabilmek seni.
ben cehennem çarklarından kurtuldum,
üşüyorum kapama gözlerini..."
devamını gör...
beğenilen entryi oylamayı unutmak
insanları motive etmek yazmalarını sağlamak için unutmamak gereklidir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
galiba ince bi hastalığa yakalandım. insanları mutlu etme hastalığı. birini mutlu edince kendim o kişiden daha mutlu oluyorum. bu bencilce mi, iyi mi kötü mü hiçbir fikrim yok
devamını gör...
karnavalkızı
daha önce doğum günümde kimsenin doğum gününü kutlamamıştım*. doğum günün kutlu olsun sevgili karnavalkızı.
sevdiklerinle birlikte mutlu ve huzurlu bir ömür dilerim. mutlu yıllar, keyifli sözlükler.
sevdiklerinle birlikte mutlu ve huzurlu bir ömür dilerim. mutlu yıllar, keyifli sözlükler.
devamını gör...
gönül dağı
her gönül kırıldığında dağdan kayalar düşer.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
devamını gör...
obez insanlardan ekstra sağlık vergisi alınsın
obez bir vatandaşım ama şükür genetik bir sorunum yok. lahmacun arasına 2 şiş adana koyarım yerim, 3 kase sütlacı tek gömerim yani kendim ettim kendim buldum durumundayım.
lakin vergi vs gibi uygulama yapılması oldukça saçma olur. en iyisi devlet desteği ile diyetisyen hizmeti verilmesidir.
lakin vergi vs gibi uygulama yapılması oldukça saçma olur. en iyisi devlet desteği ile diyetisyen hizmeti verilmesidir.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
milkanın mor ineğinin var olduğunu sanmak.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
sürekli aldatılan t.c başkanı.
devamını gör...
davranış terapisi
hastaların istenmeyen davranışlarını değerlendirmede fobiler,cinsel sorunlar ve sosyal ilişkileri artırmak gibi konularda yardımcı olmaktır.
devamını gör...
lazerle göz çizdirme ameliyatı
tam 2 hafta önce geçirdiğim operasyon. ameliyat olmadan önce benim de çok çekincelerim vardı dolayısıyla sözlüklerdeki kişilerin yazdıklarını okumuştum hep. operasyondan önce, benim gibi buraları okuyanlar için kendi tecrübemi aktarayım.
öncelikle, ameliyat hakikaten çok kısa sürüyor. dışarı çıktığında 5 dkda bitmiş olduğunu anladığın ameliyat, içerde sanki 10 15 dk gibi geldi bana. ameliyat esnasında sadece gözü vakumladıkları ilk kısımda bir tık baskı ve acı hissettim onun dışında hiçbir acı yoktu. her şeyin gözünüzün önünde yapılıyor olması biraz garip, görüyorsunuz çünkü işlemleri. ameliyattan çıktıktan 45 dk sonra falan anestezi etkisini kaybetmeye başlıyor ve yanmalar beraberinde geliyor. doktor eve gidip uyusan daha iyi olur dediği için eve gider gitmez uyudum. sadece damlalarımın katılması için gözlerimi açtım. 5 6 saat sonra uyandığımda nerdeyse yanma ve batmalar tamamen bitmişti. ben ameliyatı saat 17'de olduğum için sabaha kadar tekrar uyudum ve sabah kalktığımda hiçbir eser yoktu acıya dair. ertesi sabah doktor muayenesinde doktorun gösterdiği tüm yazıları okudum. onun dışında ilk 2 3 gün buğulu gördüğüm için yazıları okumak için vs zorlamadım gözlerimi. 3. günden sonra zaten göz toparlıyor ve okumaya başlıyorsun her şeyi. yalnız, ikinci haftadan itibaren her ilaç sıktığımda, biraz ışığa maruz kaldığımda ya da güneş gözlüğüne rağmen güneşte durduğumda gözlerim dehşet derecede yanmaya başladı. ameliyattan sonra bile bu kadar acı çekmemiştim. şu an 14 gün geçti, bakalım kontrollerde numaram ne çıkacak. bu arada gözlerim 2.5 miyop - 3.5 astigmata sahipti.
edit: 5 ay sonraki göz kontrolümde miyopum tamamen sıfırlanmış, astigmatım da 0.25. her şeyden çok memnunum. yanmalar ve batmalar göz çok kuru kaldığında çok feci oluyor. o yüzden devamlı olarak gözyaşı kullanmak durumundayım. 6 ay sonra yavaş yavaş toparlar demişti doktor, bekliyoruz bakalım.
öncelikle, ameliyat hakikaten çok kısa sürüyor. dışarı çıktığında 5 dkda bitmiş olduğunu anladığın ameliyat, içerde sanki 10 15 dk gibi geldi bana. ameliyat esnasında sadece gözü vakumladıkları ilk kısımda bir tık baskı ve acı hissettim onun dışında hiçbir acı yoktu. her şeyin gözünüzün önünde yapılıyor olması biraz garip, görüyorsunuz çünkü işlemleri. ameliyattan çıktıktan 45 dk sonra falan anestezi etkisini kaybetmeye başlıyor ve yanmalar beraberinde geliyor. doktor eve gidip uyusan daha iyi olur dediği için eve gider gitmez uyudum. sadece damlalarımın katılması için gözlerimi açtım. 5 6 saat sonra uyandığımda nerdeyse yanma ve batmalar tamamen bitmişti. ben ameliyatı saat 17'de olduğum için sabaha kadar tekrar uyudum ve sabah kalktığımda hiçbir eser yoktu acıya dair. ertesi sabah doktor muayenesinde doktorun gösterdiği tüm yazıları okudum. onun dışında ilk 2 3 gün buğulu gördüğüm için yazıları okumak için vs zorlamadım gözlerimi. 3. günden sonra zaten göz toparlıyor ve okumaya başlıyorsun her şeyi. yalnız, ikinci haftadan itibaren her ilaç sıktığımda, biraz ışığa maruz kaldığımda ya da güneş gözlüğüne rağmen güneşte durduğumda gözlerim dehşet derecede yanmaya başladı. ameliyattan sonra bile bu kadar acı çekmemiştim. şu an 14 gün geçti, bakalım kontrollerde numaram ne çıkacak. bu arada gözlerim 2.5 miyop - 3.5 astigmata sahipti.
edit: 5 ay sonraki göz kontrolümde miyopum tamamen sıfırlanmış, astigmatım da 0.25. her şeyden çok memnunum. yanmalar ve batmalar göz çok kuru kaldığında çok feci oluyor. o yüzden devamlı olarak gözyaşı kullanmak durumundayım. 6 ay sonra yavaş yavaş toparlar demişti doktor, bekliyoruz bakalım.
devamını gör...
caligula
yüzen saraylar inşa ettirmiş, üzerine değerli taşlar kakılan gemilerle denizlere açılmış, eritilmiş inci içmiş *öh*, kendisinin tanrı olduğunu iddia etmiş ve kendisine tapmayanı da yok etmeyi amaçlamış, zihinsel konuda ne yazık ki hasta olan *gerçi bedensel olarak da hastaydı* antik roma imparatoru. imparatorların en çılgını...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının edinmek istediği kitaplar
gombrich-sanatın öyküsü. cep boyu bile bu kadar pahalı olabilir mi ya...
devamını gör...

