normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bu tanımı okuyan kişidir. *
devamını gör...
karanlık madde
doğrudan gözlenemeyen ve varlığı ancak dolaylı yollardan kanıtlanabilen, evrenin büyük bir kısmını oluşturduğu tahmin edilen madde.
gözleyemiyorsak varlığını nereden biliyoruz sorusu gelebilir akıllara. detaylara girmeden bunu bilmenin 2 yolundan bahsedeyim. galaksilerdeki yıldızların, galaksi merkezine olan uzaklıklarına bağlı hız değerlerinden elde edilen bilgiler, galaksi içerisinde gözle görünenden çok daha fazla madde olması gerektiğini gösteriyor. ayrıca evrende kozmik mikrodalga fon ışınımı adını verdiğimiz bir radyasyon türü var ve bu radyasyona ilişkin gözlem ve ölçümler de karanlık maddenin var olması gerektiği sonucuna ulaştırıyor bilim insanlarını.
gözleyemiyorsak varlığını nereden biliyoruz sorusu gelebilir akıllara. detaylara girmeden bunu bilmenin 2 yolundan bahsedeyim. galaksilerdeki yıldızların, galaksi merkezine olan uzaklıklarına bağlı hız değerlerinden elde edilen bilgiler, galaksi içerisinde gözle görünenden çok daha fazla madde olması gerektiğini gösteriyor. ayrıca evrende kozmik mikrodalga fon ışınımı adını verdiğimiz bir radyasyon türü var ve bu radyasyona ilişkin gözlem ve ölçümler de karanlık maddenin var olması gerektiği sonucuna ulaştırıyor bilim insanlarını.
devamını gör...
ölü çiçeği
başlığı görüp hakkında verilen bilgiyi okuyunca neye benzediğini merak ettim ve ufak bir araştırmayla da adının “sığırkuyruğu otu” olduğunu öğrendiğim bitki.
kırda, bayırda, yol kenarında çok olur bundan. ben çocukken dayımlar derede balık yakalardı bu otla. o yüzden balıkotu derlerdi. suda bir taşa vurarak içindeki maddeyi açığa çıkardıklarını, bu madde de balığı sersemlettiği için kolay yakaladıklarını söylerlerdi.
defineye meraklı küçük dayımın bu otu duymamış olması da ilginç.*
bu arada tohum için elbette çiçek açıyor. çiçekli-çiçeksiz iki fotoğrafını da ekleyip amme hizmetimi bitireyim.
kırda, bayırda, yol kenarında çok olur bundan. ben çocukken dayımlar derede balık yakalardı bu otla. o yüzden balıkotu derlerdi. suda bir taşa vurarak içindeki maddeyi açığa çıkardıklarını, bu madde de balığı sersemlettiği için kolay yakaladıklarını söylerlerdi.
defineye meraklı küçük dayımın bu otu duymamış olması da ilginç.*
bu arada tohum için elbette çiçek açıyor. çiçekli-çiçeksiz iki fotoğrafını da ekleyip amme hizmetimi bitireyim.
devamını gör...
laptop recai
(bkz: vj bülent)
devamını gör...
iş başvurularında dış görünüşün önemi
girdiği tüm görüşmelerde teklif aşamasına gelen ve yakışıklı olmayan bir çalışan olarak önemli olmadığını düşünüyorum. ancak bu tanım gerçek anlamda kurumsal firmalar için geçerlidir.
devamını gör...
çöpünü elinde taşıyabilmek
bazen şehir şehir gezdirdiğim oluyor.*
memleket turu falan.
memleket turu falan.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
bir gün bizim cengaverler ile cenk etmekteyiz.cenk sonrası çok fena yorulmuşuz.gittik bir kayalığın oraya oturduk.cengaverler uyuyup kaldılar.beni uyku bir türlü tutmadı.altıncı hislerim devrede.tehlike çanları çalıyor.
bir anda bir ses işittim.böyle yılan sesi mi desem kartal çığlığımı desem acayip bir ses.merak bu ya yerimde duramadım.gidip baktım hemen.ama gitmekte ne gitmek.en yüksek kayanın tepesine kadar çıktım.bir ne göreyim.ejderiya yuvası.yuvada 6 yumurta.gözlerim parladı.cenk sonrası zaten acıkmışız bir omlet ne kadar güzel gider.yanaştım yuvaya kaptım 2 yumurta.birini önüme bağladım birini arkama.tam yuvadan ayrılcam yine o ses.anaları çıka geldi.ana ejderiya.kapkara pulları kan kırmızısı gözleri.pençesini sallayıverdi bana.hey yavrum hey.öle bir pençe atam öldürem bize söker mi.atlayıverdim kenara ,kaçtım.ejderiya bu kapışmaya gelmez mecbur topuk atcaz. başladım bayır aşa koşmaya.ana ejderiya açtı ağzını 'vhaaaauuvvv' ateş atıverdi.bir adım önceme geldi.bir patlama ben bir uçuş.kayalıklardan aşa yavaş çekim uçuşumu hatırlıyorum en son.
ağaçların arasında açtım gözlerimi.cengaverler başıma toplanmış.nolduğunu merak ediyorlar.'yok birşey omlet yapcaktım sadece'dedim.aklıma geldi yumurtalar vardı.etrafıma bakıverdim.yumurtalardan biri kırılmış.en azından biri sağlamdı.yarımda olsa karnımız doyacaktı.'odun toplayın bana ateş hazırlayın menüde omlet var' dedim cengaverlere.
ateşi yaktılar.bu sırada ben de düz bir taşı taban yapıp yanına taşlar dizdiğim çamurla yapıştırdığım bir tava yapmıştım.koydum ateşin üstüne.tava ısınmaya başladı.tam yumurtaya yöneldim bir de ne göreyim.yumurta içerden kırılmaya başladı.gözlerimi ovuşturdum.gene aç kalacaktık.neyse içerden önce bir kafa çıktı çığlık ata ata.sonra gözlerini açınca ilk bana baktı boncuk boncuk kan kırmızı gözleriyle.nasılda anasına benziyordu.çıktı yumurtadan geldi yanıma sırnaşıverdi.cengaverler 'oo omletten ejderiya çevirmeye mi geçtik' dediler.bir bizimkilere baktım bir de ejderiya yavrusuna.aldığım gibi sıcak tavayı çaktım suraltlarına bir darbede 3 cengaver yerde.(hala suratlarında tava iziyle gezerler.)'bu ejderiya'ya dokunanı yemeğime ara sıcak yaparım ' dedim.
o günden beridir ejderiyaları büyütür,eğitirim.ejderiyasını eğitmek isteyen varsa dm'den ulaşabilir.ejderiya eğitmek bizim işimiz.
bir anda bir ses işittim.böyle yılan sesi mi desem kartal çığlığımı desem acayip bir ses.merak bu ya yerimde duramadım.gidip baktım hemen.ama gitmekte ne gitmek.en yüksek kayanın tepesine kadar çıktım.bir ne göreyim.ejderiya yuvası.yuvada 6 yumurta.gözlerim parladı.cenk sonrası zaten acıkmışız bir omlet ne kadar güzel gider.yanaştım yuvaya kaptım 2 yumurta.birini önüme bağladım birini arkama.tam yuvadan ayrılcam yine o ses.anaları çıka geldi.ana ejderiya.kapkara pulları kan kırmızısı gözleri.pençesini sallayıverdi bana.hey yavrum hey.öle bir pençe atam öldürem bize söker mi.atlayıverdim kenara ,kaçtım.ejderiya bu kapışmaya gelmez mecbur topuk atcaz. başladım bayır aşa koşmaya.ana ejderiya açtı ağzını 'vhaaaauuvvv' ateş atıverdi.bir adım önceme geldi.bir patlama ben bir uçuş.kayalıklardan aşa yavaş çekim uçuşumu hatırlıyorum en son.
ağaçların arasında açtım gözlerimi.cengaverler başıma toplanmış.nolduğunu merak ediyorlar.'yok birşey omlet yapcaktım sadece'dedim.aklıma geldi yumurtalar vardı.etrafıma bakıverdim.yumurtalardan biri kırılmış.en azından biri sağlamdı.yarımda olsa karnımız doyacaktı.'odun toplayın bana ateş hazırlayın menüde omlet var' dedim cengaverlere.
ateşi yaktılar.bu sırada ben de düz bir taşı taban yapıp yanına taşlar dizdiğim çamurla yapıştırdığım bir tava yapmıştım.koydum ateşin üstüne.tava ısınmaya başladı.tam yumurtaya yöneldim bir de ne göreyim.yumurta içerden kırılmaya başladı.gözlerimi ovuşturdum.gene aç kalacaktık.neyse içerden önce bir kafa çıktı çığlık ata ata.sonra gözlerini açınca ilk bana baktı boncuk boncuk kan kırmızı gözleriyle.nasılda anasına benziyordu.çıktı yumurtadan geldi yanıma sırnaşıverdi.cengaverler 'oo omletten ejderiya çevirmeye mi geçtik' dediler.bir bizimkilere baktım bir de ejderiya yavrusuna.aldığım gibi sıcak tavayı çaktım suraltlarına bir darbede 3 cengaver yerde.(hala suratlarında tava iziyle gezerler.)'bu ejderiya'ya dokunanı yemeğime ara sıcak yaparım ' dedim.
o günden beridir ejderiyaları büyütür,eğitirim.ejderiyasını eğitmek isteyen varsa dm'den ulaşabilir.ejderiya eğitmek bizim işimiz.
devamını gör...
ayla
ışığın, atmosferde bulunan altıgen buz kristallerinin bir yüzünden girip, 22 derecelik kırılmaya uğraması ve kristalin başka yüzünden çıkması sonucu görülen doğa olayı. gözlenen cismin etrafında parlak bir halka gibi görünür. ay aylası ve güneş aylası olmak üzere farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.
ay aylasına örnek:

güneş aylasına örnek:

***
@lol ukdesidir.
ay aylasına örnek:

güneş aylasına örnek:

***
@lol ukdesidir.
devamını gör...
renkli çorap giyen insan
benimdir. çoraplarımla tanınırım bu yüzden. yeni bir koleksiyon yaptım geçen hafta.. muzlu, avakadolu, limonlu, meyveli, sebzeli ne ararsanız var.. rengarenk oooh ne güzel. *
devamını gör...
ten renginin sıcaklık ile ilişkisi
gördüğüm kadarıyla esmer tenliler sıcak ve güneşli havalarda daha rahat iken
beyaz tenliler özellikle soğuk havalarda çok daha rahatlarlar diğer insanlara göre.
sizce de öyle değilmi
açık tenli bütün turistlerim yada kardeşim mesela güneş görünce koşarak kaçıyorlar, soğuk havada ben ölürken onlar t-shirt le geziyorlar ve rahatlar.
ancak ben kardeşim gibi değilim esmerim, adeta bi güneş taparım, güneş çıkınca gezer, batarken yok oluyorum.
diğer esmer tenli arkadaşlarım veya turistler dende hep daha esmer olanlar, güneş altında kalmaktan memnunlar.
sizin gözlemlerinizde böyle değil mi?
beyaz tenliler özellikle soğuk havalarda çok daha rahatlarlar diğer insanlara göre.
sizce de öyle değilmi
açık tenli bütün turistlerim yada kardeşim mesela güneş görünce koşarak kaçıyorlar, soğuk havada ben ölürken onlar t-shirt le geziyorlar ve rahatlar.
ancak ben kardeşim gibi değilim esmerim, adeta bi güneş taparım, güneş çıkınca gezer, batarken yok oluyorum.
diğer esmer tenli arkadaşlarım veya turistler dende hep daha esmer olanlar, güneş altında kalmaktan memnunlar.
sizin gözlemlerinizde böyle değil mi?
devamını gör...
mideme saygım yok yiyecek ve içecekleri
sabahın 6 sında yenen patos acılı cips. esenler otogarının tuvaletinde bunu sabahın 6sında bayıla bayıla yiyen 60 yaşlarında teyzeyi gördükten sonra olaylara bakış açım değişmişti. yalnızca midesine değil kainata saygısı yoktu bence.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
sürekli söyleniyorum. herşeye ama.
devamını gör...
sevgiliyi aldatmanın en büyük hak olması
"nasıl da güzel geliyor insana, sırtından vurmak insanı."
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
devamını gör...
ece temelkuran
biz burada devrim yapıyoruz sinyorita kitabının yazarı. kitap chavez yönetimindeki venezualla 'yı anlatıyordu. kalemini severim.
ayrıca kendisi izmirlidir. hemşerimdir.
ayrıca kendisi izmirlidir. hemşerimdir.
devamını gör...
köftede en sık kullanılan hileler
(bkz: bim kıyması)
devamını gör...
liberalizm
modern liberalizmin doğduğu geliştiği yerin ingiltere olmasında benim kanaatimce yönetici elit ile halkın farklı kökenden gelmesi bir hayli etkili olmuştur. roma'nın britanya'dan çekilmesinden beri bu bölgeyi yöneten asillerle, halk çoğunlukla farklı kültürlerden gelmiştir. ango-sakson göçleri sırasında asiller bu cermen savaşçılarken, yerel briton onların tebaalarını oluşturmuştur. zamanla sakson kültürü zamanla bu kelt tebaayı asimile etmiştir, bu arada saksonlar da britonlar gibi hristiyanlaşmış böylelikle yeni bir britanya kültürü yaratılmıştır. bu yeni kültür ilk olarak danimarkalı vikinglerce sonrasında fransa'ya yerleşmiş vikinglerin yönettiği feodal normandiya düklüğünce boyunduruk altına alınmıştır.
yabancı asillerin boyunduruğu altında ingiliz halkının ve ironik bir şekilde anglo-norman asillerinin, yönetimde temsil edilmenin önemini, devlet yani mutlak güç ve tebaa arasında ilişkiyi, kral john gibi tiranların bu temsil haklarını nasıl elinden alabileceklerini öğretmiş ve bu ivmeyle libaralizme giden yol açılmıştır.
bu aşamadan sonra britanya'da ne despot mutlakiyetçi fransız kralları, rus çarları, ne faşist veya sosyalist diktatoryalar yer bulamamıştır. avrupa'nın fanatizminden uzak kalarak pax britannica'yı emin adımlarla ilerlemişlerdir.
türklerin de eğer benzer refaha kavuşması arzulanıyorsa, bu devlet ile tebaa ilişkisini anlaması, ota boka vatan sağ olsun demek yerine taleplerini iletmesi daha doğru olacaktır.
türkiye cumhuriyeti maalesef kurulduğu tarihten bu yana ne siyasi ne ekonomik refahın olduğu bir dönem yaşamıştır ancak buna karşın halk ekonomik ve siyasi belirsizliğe rağmen halk kendi talepleri doğrultusunda ülkeyi şekillendirmek yerine mutlak gücün korkarak seslerini çıkarmamışlardır.
yabancı asillerin boyunduruğu altında ingiliz halkının ve ironik bir şekilde anglo-norman asillerinin, yönetimde temsil edilmenin önemini, devlet yani mutlak güç ve tebaa arasında ilişkiyi, kral john gibi tiranların bu temsil haklarını nasıl elinden alabileceklerini öğretmiş ve bu ivmeyle libaralizme giden yol açılmıştır.
bu aşamadan sonra britanya'da ne despot mutlakiyetçi fransız kralları, rus çarları, ne faşist veya sosyalist diktatoryalar yer bulamamıştır. avrupa'nın fanatizminden uzak kalarak pax britannica'yı emin adımlarla ilerlemişlerdir.
türklerin de eğer benzer refaha kavuşması arzulanıyorsa, bu devlet ile tebaa ilişkisini anlaması, ota boka vatan sağ olsun demek yerine taleplerini iletmesi daha doğru olacaktır.
türkiye cumhuriyeti maalesef kurulduğu tarihten bu yana ne siyasi ne ekonomik refahın olduğu bir dönem yaşamıştır ancak buna karşın halk ekonomik ve siyasi belirsizliğe rağmen halk kendi talepleri doğrultusunda ülkeyi şekillendirmek yerine mutlak gücün korkarak seslerini çıkarmamışlardır.
devamını gör...
yazarların terapi yöntemleri
gökyüzünü izlemek.
devamını gör...



