hiçbir siyasi görüşe sahip olmamak
aslında normal olandır. zamanla fark ettim ki bir siyasi partiden ülkenin bilmem kaç yıllık sorununu çözmesini beklemek fazla iyimser bir şeymiş. bu toorakların en büyük sorunu bu heralde;birinin gelip bizi kurtarmasını beklemek. ama bu gerçekci bir şey değil. her seferinde hayal kırıklığı yaşıyoruz malesef. ki zaten siyaset yalansız olmaz demişler. bizi kaldırmaları için birini seçmek çok ahmakça. ama üzerimize düşeni yapmaya mecburuz. her şeye rağmen ülkelerin kaderi bu aptal seçimlere bağlı olabiliyor.
devamını gör...
duşa çıplak giren insan
devamını gör...
normal sözlük'e saldırı yapılması
sanırım yine iko uyurken biri düğmelerle oynadı.
(al bozdunuz işte cıks cıks)
(al bozdunuz işte cıks cıks)
devamını gör...
friedrich hölderlin
atilla ilhan'ın biraz paris şiirinde şu şekilde yer alır;
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hayli dargın sesi kalın ve titrek
umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
üstelik incittim de istemeyerek
akşamdı samanyolu patlamıştı
bütün sacre coeur silme akordeon
mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
şakakları ter içinde gece saat on
kibrit aranıyor göğüs geçirerek
bütün sevgilerinde yanılmıştı
bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain
yüzü cermenlerin en eski hüznü
hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü
adı yağmur mu akşamüstü mü
uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
gecesi kaydı mı nedense beni arar
dilinde özürler bilerek bilmeyerek
zenciler çaldı mı cazın hali başka
oturduğu yerde içtikçe eksilerek
barın camlarına orospular çiziliyor
özlem büyük korku epeyce şaka
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hanidir içimden bir başkası geçiyor
gözlerim hanidir ondan uzakta
hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hayli dargın sesi kalın ve titrek
umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
üstelik incittim de istemeyerek
akşamdı samanyolu patlamıştı
bütün sacre coeur silme akordeon
mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
şakakları ter içinde gece saat on
kibrit aranıyor göğüs geçirerek
bütün sevgilerinde yanılmıştı
bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain
yüzü cermenlerin en eski hüznü
hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü
adı yağmur mu akşamüstü mü
uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
gecesi kaydı mı nedense beni arar
dilinde özürler bilerek bilmeyerek
zenciler çaldı mı cazın hali başka
oturduğu yerde içtikçe eksilerek
barın camlarına orospular çiziliyor
özlem büyük korku epeyce şaka
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hanidir içimden bir başkası geçiyor
gözlerim hanidir ondan uzakta
hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
"yazın beni de! " diyerek araya girdiğim turnuva.
devamını gör...
ben seni çok sevdim
ben seni çok sevdim
devamını gör...
now you see me
türkçe adı sihirbazlar çetesi olan,2013 yapımı amerikan yapımı gerilim ve sihirli soygun konulu bir filmdir.
senaryosunu ed solomon , boaz yakın ve edward ricourt tarafından yazılmış oyunculuklarını ise jesse eisenberg , mark ruffalo , woody harrelson , isla fisher , dave franco , mélanie laurent , michael caine ve morgan freeman yapıyor.
afişini de paylaşalım;

filmle ilgli bir önemsiz detay verelim:
-film sonunda fransa'da bulunan ve üzerinde binlerce asma kilitli köprü gerçekten vardır. 2015 yılında belediyeye gelen şikayetler üzerine kaldırılmıştır. ya göz değdi yada sihir ne dersiniz?
değerli arkadaşlar; eğer ki yanılsamaları seviyorsanız, intikamdan hoşlanıyorsanız ve en önemlisi ters köşelerden büyük bir haz alıyorsanız bu film tam sizlik.
şimdi spoiler. yaklaşmayın çarpılırsınız.
mahşerin dört atlısı hristiyanlıkta kıyameti getiren alamettir. usta dört sihirbaz, felaketin habercisi olmaları için davet edilirler. egosu ve cüzdanı büyük bir iş adamını arkalarına alarak gösteriler düzenlemeye başlarlar. bu gösterilerde okus pokus denilerek bir dizi soygun gerçekleştirilir. ve alınan para halka dağıtılır.
fbi, interpol bu sihirbazlar tarafından aptal yerine konulur.
bakalım ajanlarımız bu hırsızların sihrini anlayabilecekler mi?
şimdi eleştiriler: her şeyi anladım anladım da bu dört sihirbaz neden bu işe kalkıştı onu anlamadım. o eksik bırakılmış onlara vaad edilen neydi?
umarım ikinci filmde bunu görebiliriz...aksi halde hayal kırıklığına uğrayacağım.
senaryosunu ed solomon , boaz yakın ve edward ricourt tarafından yazılmış oyunculuklarını ise jesse eisenberg , mark ruffalo , woody harrelson , isla fisher , dave franco , mélanie laurent , michael caine ve morgan freeman yapıyor.
afişini de paylaşalım;

filmle ilgli bir önemsiz detay verelim:
-film sonunda fransa'da bulunan ve üzerinde binlerce asma kilitli köprü gerçekten vardır. 2015 yılında belediyeye gelen şikayetler üzerine kaldırılmıştır. ya göz değdi yada sihir ne dersiniz?
değerli arkadaşlar; eğer ki yanılsamaları seviyorsanız, intikamdan hoşlanıyorsanız ve en önemlisi ters köşelerden büyük bir haz alıyorsanız bu film tam sizlik.
şimdi spoiler. yaklaşmayın çarpılırsınız.
mahşerin dört atlısı hristiyanlıkta kıyameti getiren alamettir. usta dört sihirbaz, felaketin habercisi olmaları için davet edilirler. egosu ve cüzdanı büyük bir iş adamını arkalarına alarak gösteriler düzenlemeye başlarlar. bu gösterilerde okus pokus denilerek bir dizi soygun gerçekleştirilir. ve alınan para halka dağıtılır.
fbi, interpol bu sihirbazlar tarafından aptal yerine konulur.
bakalım ajanlarımız bu hırsızların sihrini anlayabilecekler mi?
şimdi eleştiriler: her şeyi anladım anladım da bu dört sihirbaz neden bu işe kalkıştı onu anlamadım. o eksik bırakılmış onlara vaad edilen neydi?
umarım ikinci filmde bunu görebiliriz...aksi halde hayal kırıklığına uğrayacağım.
devamını gör...
duvar yazıları
devamını gör...
maske yakında hayatımızdan çıkacak
asla inanmadığım ifadedir.
devamını gör...
semaver ateşinde çay yapmak için ağaç kesmek
terbiyesizliktir tek kelime ile. bunlar hep kural tanımaz insanlarımızın eseri. bu da onun bir yansıması. etrafımızda gördüğümüz her şey bize hizmet etmek için var diye düşünüyoruz. hal böyle olunca semaver için ağaç kesersin, mangal için orman yakarsın vs.
hayır bu semaver çayına güzelleme yapanları da hiç anlamıyorum. normal demlenmiş çay ile arasında ne gibi bir fark var? ben bir fark olduğunu düşünmüyorum, edindiğim tecrübeden de bu sonuca vardım.
neyse belediye yerine fidan dikmiş bari.
hayır bu semaver çayına güzelleme yapanları da hiç anlamıyorum. normal demlenmiş çay ile arasında ne gibi bir fark var? ben bir fark olduğunu düşünmüyorum, edindiğim tecrübeden de bu sonuca vardım.
neyse belediye yerine fidan dikmiş bari.
devamını gör...
yaşar kemal
eserlerinin çoğu köyde ve köylünün dünyasında geçmesine rağmen, doğu'dan batı'ya uzanan bir gökkuşağı gibi bütün insanlığa ve zamana hitap etmeyi başarmıştır.
romanlarında tabiatı, yaşadığı coğrafyayı, insanı ve toplumu ile beraber anlamaya çalışarak aktarmıştır. insanın tabiatla olan ilişkisini tasvir etmek için ise kendine has bir dil kurmuştur. çevreci bir bakış açısıyla toroslar ve çukurova coğrafyasını romanlaştırmıştır.
romanlarında tabiatı, yaşadığı coğrafyayı, insanı ve toplumu ile beraber anlamaya çalışarak aktarmıştır. insanın tabiatla olan ilişkisini tasvir etmek için ise kendine has bir dil kurmuştur. çevreci bir bakış açısıyla toroslar ve çukurova coğrafyasını romanlaştırmıştır.
devamını gör...
lor peyniri
çoğunlukla peynirci ya da şarküterilerde bulunan tuzsuz haliyle anne işi lor kurabiyesi, ayvalık usulü lor tatlısı* ve/veya cheesecake yapılan peynir türü. ben o kadar uğraşamam derseniz de cânım karadut reçeliyle harika kahvaltılık olur bundan. *
devamını gör...
sen benimsin ben senin
t: neşet ertaş'ın bir şarkısı.
"beni eller gibi görme
sen benimsin ben seninim
gel seni benden ayırma
gel seni benden ayırma
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
senin galbin benim galbim
sana malumdur her halım
kaçma benden nazlı gülüm
kaçma benden nazlı gülüm
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
kalpten kalbe bir yol vardır
gözünen görünmez sırdır
ikimizin kalbi birdir
ikimizin kalbi birdir
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
galbimi galbinde duyan
halım değil midir ayan
garibi bu hala koyan
garibi bu hala koyan
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim"
kaan boşnak cover'ı da bulunuyorşuradan
"beni eller gibi görme
sen benimsin ben seninim
gel seni benden ayırma
gel seni benden ayırma
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
senin galbin benim galbim
sana malumdur her halım
kaçma benden nazlı gülüm
kaçma benden nazlı gülüm
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
kalpten kalbe bir yol vardır
gözünen görünmez sırdır
ikimizin kalbi birdir
ikimizin kalbi birdir
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim
galbimi galbinde duyan
halım değil midir ayan
garibi bu hala koyan
garibi bu hala koyan
sen benimsin ben seninim
sen benimsin ben seninim"
kaan boşnak cover'ı da bulunuyorşuradan
devamını gör...
wolfgang amadeus mozart
öldüğü zaman karısı, danimarkalı bir diplomatla evlenmiş. diplomat, mezar taşına da burada mozart'ın eşinin ikinci kocası yatıyor yazdırmıştır.
devamını gör...
hristiyanismail
bu tür konularda ne kadar geri planda olmayı tercih etsem de, hali hazırda 3 aydır süregelen ve bir türlü sona ermeyen suçlama haline son vermek için, kendisine karşı cevap hakkımı kullanmak istediğim yazar.
sevgili yazarımız, üye olduğu ilk günlerde akışta sürekli olarak tanım spamlıyordu. 1 gün kadar çaylağa çekip, gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra yazarlığa devam etmesi sağlandı.
kendisinin de kabul ettiği üzere, bazı yazarlar hristiyanismail tarafından rahatsız edildiklerini moderasyona beyan etti. aynı yazarlar sonrasında ise, yönetimin hristiyanismail'i koruduğu ve ona karşı işlem yapılmadığını beyan ederek sözlükten uzaklaştı.
sevgili yazarımızın bahsettiği gibi, kendisine takıntılı bir ruh halinde olsaydım, aylar öncesinden işlem sağlayabilecek şikayetler mevcuttu.
bu zamana kadar sözlükte hiçbir konuyu bireyselleştirmedim, bireyselleştirmem.
zaten böyle bir yapıda olsam da moderasyonda oturttuğumuz sistem bana izin vermez.
bu tür önemli kararları oy çokluğu ile alırız, salt benim fikrim önemsizdir.
bundan iki hafta öncesine kadar aylardır iletişim kurmamış olmamıza rağmen, benimle ilgili ardı arkası kesilmeyen, envai çeşit suçlamalar içeren tanımlar girmekteydi.
bu konuda ne bir uyarı aldı ne de herhangi bir tanımına dokunuldu.
iki hafta önce, "şimdi bir kadın yazarla daha tartışıyorum, taciz olarak yorumlama kişisel meselem" diyerek bana ulaştı.
yine aynı şekilde, özel mesaja müdahale etmediğimizi, olayı sözlük içine taşımamasını izah ettim ve konuyu kapattım.
kısacası aylardır "mesajlarım okunuyor, pavlov bana acayip kafayı taktı, şöyle kötü biri, böyle tiksinç biri, kadın kankalarını kolluyor (ki korunan yazarlar ne hikmetse teker teker kafa iznine çıkmış durumda)" gibi mesnetsiz ifadelerin tamamının altı boş.
kaale almadığım için cevap verme tenezzülünde dahi bulunmuyordum.
benimle alakalı dilediğiniz eleştiriyi yapınız, dokunmam.
derdim sözlüktür ve sözlüğün format ve kurallar dahilinde işleyişini sağlamaktır.
hristiyanismail de sözlüğün formatına uymayarak, kuralların içinden geçmeye çabaladığı için ceza almıştır.
tutmayan bir başlığındaki tanımını, tutana kadar silip tekrar giriyor. bu sayede akışta hep en üstte göstermeye çalışıyor
ve bunu sürekli olarak yapıyor.
hristiyanismail gibi birkaç yazar sözlükteki genel düzeni bozmaktaydı. sözlüğün genelinin bu konuda rahatsızlık duyması ile, geçen hafta düzenli olarak yapmış olduğumuz moderasyon toplantısında bu konuyu da görüştük.
oy çokluğu ile belirli bir süre çaylağa çekilmesi kararlaştırıldı.
yani kendisinin beyan ettiği gibi, tek ceza yiyen benim algısının da tamamen içi boş.
gelgelelim çaylaklığı açıldıktan sonra dahi, benimle bir kişisel meselesi varmış gibi göstererek kendi yapmış olduğu format ihlallerini saklamaya çalışıyor.
uzun lafın kısası, hiçbir kurala uymayayım bana da kimse dokunmasın mantığında ilerliyor.
biz buna izin vermeyiz.
kendisi, diğer her yazar gibi kurallara uyarsa burada dilediği kadar yazarlık yapabilir. ancak sürekli forumsal içerik üreterek, tutmayan içeriklerini tekrar tekrar akışa göndererek bütün topluluğa zorla okutmaya devam ettiği sürece, diğer her yazar gibi cezaya muhatap olacaktır.
son olarak, bu zamana kadar kendisi ile yaptığımız bütün özel mesajlaşmaları, dileyen kişiye ulaştırabilir. benden kendisine izin var. hepsini okumak 3 dakika ya sürer ya sürmez. bu konuşmaların tamamını tarihleriyle beraber alarak, okuyan her yazar ile gerek discord üzerinden gerek sözlükten iletişim kurmaya açığım.
bu zamana kadar hakkımda söylediği her şey uydurmadır. temel amacı ceza alacağını bildiği ve belirli konularda uyarıldığı için "pavlov bana taktı" algısını oluşturmak üzerinedir.
sevgili yazarımız, üye olduğu ilk günlerde akışta sürekli olarak tanım spamlıyordu. 1 gün kadar çaylağa çekip, gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra yazarlığa devam etmesi sağlandı.
kendisinin de kabul ettiği üzere, bazı yazarlar hristiyanismail tarafından rahatsız edildiklerini moderasyona beyan etti. aynı yazarlar sonrasında ise, yönetimin hristiyanismail'i koruduğu ve ona karşı işlem yapılmadığını beyan ederek sözlükten uzaklaştı.
sevgili yazarımızın bahsettiği gibi, kendisine takıntılı bir ruh halinde olsaydım, aylar öncesinden işlem sağlayabilecek şikayetler mevcuttu.
bu zamana kadar sözlükte hiçbir konuyu bireyselleştirmedim, bireyselleştirmem.
zaten böyle bir yapıda olsam da moderasyonda oturttuğumuz sistem bana izin vermez.
bu tür önemli kararları oy çokluğu ile alırız, salt benim fikrim önemsizdir.
bundan iki hafta öncesine kadar aylardır iletişim kurmamış olmamıza rağmen, benimle ilgili ardı arkası kesilmeyen, envai çeşit suçlamalar içeren tanımlar girmekteydi.
bu konuda ne bir uyarı aldı ne de herhangi bir tanımına dokunuldu.
iki hafta önce, "şimdi bir kadın yazarla daha tartışıyorum, taciz olarak yorumlama kişisel meselem" diyerek bana ulaştı.
yine aynı şekilde, özel mesaja müdahale etmediğimizi, olayı sözlük içine taşımamasını izah ettim ve konuyu kapattım.
kısacası aylardır "mesajlarım okunuyor, pavlov bana acayip kafayı taktı, şöyle kötü biri, böyle tiksinç biri, kadın kankalarını kolluyor (ki korunan yazarlar ne hikmetse teker teker kafa iznine çıkmış durumda)" gibi mesnetsiz ifadelerin tamamının altı boş.
kaale almadığım için cevap verme tenezzülünde dahi bulunmuyordum.
benimle alakalı dilediğiniz eleştiriyi yapınız, dokunmam.
derdim sözlüktür ve sözlüğün format ve kurallar dahilinde işleyişini sağlamaktır.
hristiyanismail de sözlüğün formatına uymayarak, kuralların içinden geçmeye çabaladığı için ceza almıştır.
tutmayan bir başlığındaki tanımını, tutana kadar silip tekrar giriyor. bu sayede akışta hep en üstte göstermeye çalışıyor
ve bunu sürekli olarak yapıyor.
hristiyanismail gibi birkaç yazar sözlükteki genel düzeni bozmaktaydı. sözlüğün genelinin bu konuda rahatsızlık duyması ile, geçen hafta düzenli olarak yapmış olduğumuz moderasyon toplantısında bu konuyu da görüştük.
oy çokluğu ile belirli bir süre çaylağa çekilmesi kararlaştırıldı.
yani kendisinin beyan ettiği gibi, tek ceza yiyen benim algısının da tamamen içi boş.
gelgelelim çaylaklığı açıldıktan sonra dahi, benimle bir kişisel meselesi varmış gibi göstererek kendi yapmış olduğu format ihlallerini saklamaya çalışıyor.
uzun lafın kısası, hiçbir kurala uymayayım bana da kimse dokunmasın mantığında ilerliyor.
biz buna izin vermeyiz.
kendisi, diğer her yazar gibi kurallara uyarsa burada dilediği kadar yazarlık yapabilir. ancak sürekli forumsal içerik üreterek, tutmayan içeriklerini tekrar tekrar akışa göndererek bütün topluluğa zorla okutmaya devam ettiği sürece, diğer her yazar gibi cezaya muhatap olacaktır.
son olarak, bu zamana kadar kendisi ile yaptığımız bütün özel mesajlaşmaları, dileyen kişiye ulaştırabilir. benden kendisine izin var. hepsini okumak 3 dakika ya sürer ya sürmez. bu konuşmaların tamamını tarihleriyle beraber alarak, okuyan her yazar ile gerek discord üzerinden gerek sözlükten iletişim kurmaya açığım.
bu zamana kadar hakkımda söylediği her şey uydurmadır. temel amacı ceza alacağını bildiği ve belirli konularda uyarıldığı için "pavlov bana taktı" algısını oluşturmak üzerinedir.
devamını gör...
insan iyi midir kötü müdür sorunsalı
bin yıllardır sorulan ve tanım itibariyle insana net bir özellik yüklenmesini gerektiren soru öbeğidir ..
ıyi kelimesi tdk sözlük anlamı ile: istenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan
tdk
kötü kelimesi ise yine tdk sözlük anlamı ile :istenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena,
şeklindedir..
buradan özetle iyi ve kötü kavramları gözleme dayalı olgulardır ve tüm dinsel kurumlarda bu olguyu temel alarak oluşturulmuştur.
halbuki insanların diğer entrylerde de özetlediği gibi insan tam iyi ya da tam kotu olarak tanımlanamayacak bir varlıktır ve ikisinin ortasında bir yerlerde dolanıyor desek sanırım herkes hem fikir olacaktır ..
çocuklarla ilgili yapılmış bir deney ise çocukların eğitimle daha iyi varlıklara dönüşebildiği ve eğitim olmazsa kötü davranışlar sergileyebileceği olgusunu anlatır ki kelimeleri değiştirirsek doğru bir deneydir..
ahlaki ilkeler doğuştan mı geliyor?
şimdi izninizle iyi kelimesi yerine vicdanı kötü kelimesi yerine ise nefsani kelimesini koyalım ve konuyu bu şekilde ele almaya çalışalım..
insan varlık olarak tekamül etmeye gelişmeye çalışan bir varlıktır ve maddeyi daha yeni tanımaya çalışan bir varlık olarak nefsani yönü her daim ağır basabilir çünkü maddenin cezbedici yapısı gereği kendisini madde ile eşkoşmaya yatkındır ve bunun için de egoist/nefsani davranabilir ki bu dünyaya gelirken genetik yatkınlığımızda gayet net görünmektedir. ve fakat videodaki eğitimle belli bir seviyeye getirebilen çocuklar örneği üzerinden devam edersek, insan varlığı nefsaniyetten kurtularak vicdan varlığına dönüşebilir ve bunu eğitimle belli bir seviyeye getirmek ve insanı tümden bir vicdan varlığına dönüştürmek doğru inisiyasyon (bkz: inisiyasyon) yöntemleri eşliğinde her daim mümkündür...
sonuca gelirsek insan ne iyi ne de kötüdür , insan her daim özündeki bilgiyi keşfetmek için tekamül (bkz: tekamül) etmeye çalışan ve bunu yapabilmek içinde sürekli madde ile etkileşimde bulunan bir varlıktır.
ıyi kelimesi tdk sözlük anlamı ile: istenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan
tdk
kötü kelimesi ise yine tdk sözlük anlamı ile :istenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena,
şeklindedir..
buradan özetle iyi ve kötü kavramları gözleme dayalı olgulardır ve tüm dinsel kurumlarda bu olguyu temel alarak oluşturulmuştur.
halbuki insanların diğer entrylerde de özetlediği gibi insan tam iyi ya da tam kotu olarak tanımlanamayacak bir varlıktır ve ikisinin ortasında bir yerlerde dolanıyor desek sanırım herkes hem fikir olacaktır ..
çocuklarla ilgili yapılmış bir deney ise çocukların eğitimle daha iyi varlıklara dönüşebildiği ve eğitim olmazsa kötü davranışlar sergileyebileceği olgusunu anlatır ki kelimeleri değiştirirsek doğru bir deneydir..
ahlaki ilkeler doğuştan mı geliyor?
şimdi izninizle iyi kelimesi yerine vicdanı kötü kelimesi yerine ise nefsani kelimesini koyalım ve konuyu bu şekilde ele almaya çalışalım..
insan varlık olarak tekamül etmeye gelişmeye çalışan bir varlıktır ve maddeyi daha yeni tanımaya çalışan bir varlık olarak nefsani yönü her daim ağır basabilir çünkü maddenin cezbedici yapısı gereği kendisini madde ile eşkoşmaya yatkındır ve bunun için de egoist/nefsani davranabilir ki bu dünyaya gelirken genetik yatkınlığımızda gayet net görünmektedir. ve fakat videodaki eğitimle belli bir seviyeye getirebilen çocuklar örneği üzerinden devam edersek, insan varlığı nefsaniyetten kurtularak vicdan varlığına dönüşebilir ve bunu eğitimle belli bir seviyeye getirmek ve insanı tümden bir vicdan varlığına dönüştürmek doğru inisiyasyon (bkz: inisiyasyon) yöntemleri eşliğinde her daim mümkündür...
sonuca gelirsek insan ne iyi ne de kötüdür , insan her daim özündeki bilgiyi keşfetmek için tekamül (bkz: tekamül) etmeye çalışan ve bunu yapabilmek içinde sürekli madde ile etkileşimde bulunan bir varlıktır.
devamını gör...
normal sözlük'ün yan etkileri
t: yazdıkça yazasınızın gelmesidir.
sağımdaki solumdaki melekler bu kadar yazmadı yav.
bir ortama girildiği zaman 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyen kelimeler günlük konuşma dilime nakış işler gibi işlendi. bazen bende ağzımdan çıkan kelimelere hayret ediyorum.
sabahları millet manitasından,eşinden dostundan bildirim almak uğruna telefona sarılırken ben "bak bakayım whis bugün kimler tanımlarını okumuş da oylamış?" diyorum. her birine ayrı ayrı bakarım kaçırmam.
sözlükte 3,5 sevdiğim yazarla dedikodu,gıybet bağımlılığımız oluştu. ama ona gıybet demeyelim de kafa dengi insanlarla hoş sohbet mohbet etmek diyelim *
bazen de kendinizi x yazarın tanımı veya açtığı saçma başlıklara sinirlenip sitem ederken bulabilirsiniz. o da tanimlari ve basliklari engelle butonuyla hallolacak şeyler.
sağımdaki solumdaki melekler bu kadar yazmadı yav.
bir ortama girildiği zaman 40 yıl düşünsem aklıma gelmeyen kelimeler günlük konuşma dilime nakış işler gibi işlendi. bazen bende ağzımdan çıkan kelimelere hayret ediyorum.
sabahları millet manitasından,eşinden dostundan bildirim almak uğruna telefona sarılırken ben "bak bakayım whis bugün kimler tanımlarını okumuş da oylamış?" diyorum. her birine ayrı ayrı bakarım kaçırmam.
sözlükte 3,5 sevdiğim yazarla dedikodu,gıybet bağımlılığımız oluştu. ama ona gıybet demeyelim de kafa dengi insanlarla hoş sohbet mohbet etmek diyelim *
bazen de kendinizi x yazarın tanımı veya açtığı saçma başlıklara sinirlenip sitem ederken bulabilirsiniz. o da tanimlari ve basliklari engelle butonuyla hallolacak şeyler.
devamını gör...
herkesin yapmak istediği ama yapamadığı şeyler
deli gibi bağırmak istiyorum. sanki içimdeki yangınlar o zaman sönecekmiş gibi.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumları
yazarların psikolojik durumlarını paylaştıkları başlıktır. üzmüştür ...
bu başlığa yazan veya yazmak isteyip yazmayan tüm yazarlara selam eder en yakın zamanda da neye ihtiyaçları varsa kavuşmalarını dilerim. *
" umut belki de gelecek sayfadadır. kapatma kitabı. "
bu başlığa yazan veya yazmak isteyip yazmayan tüm yazarlara selam eder en yakın zamanda da neye ihtiyaçları varsa kavuşmalarını dilerim. *
" umut belki de gelecek sayfadadır. kapatma kitabı. "
devamını gör...

