yazarların en türk özelliği
günde 5 demlik çay içebilme potansiyeline sahibim.
devamını gör...
modern zamanın mutlulukları
alınan beğeniler, gelen takipler
devamını gör...
osler nodülleri
enfektif endokardit rahatsızlığında görülen parmak ucundaki ağrılı lezyondur.
avuç içi ağrısız lezyon ise janeway lekeleridir.
avuç içi ağrısız lezyon ise janeway lekeleridir.
devamını gör...
babayla kavga etmek
haftada 1 yaşadığım hede. bağımlılık yaptı bırakamıyorum. ama en çok da ben zarar görüyorum.
devamını gör...
sözlüğü cami gibi kullanmak
birkaç yazarın nedense insanları durmadan dine davet ettiği bazı öğretileri durmadan sunduğunu gördükten sonra aklıma gelen durumdur. yapmayın etmeyin kardeşim ben de müslümanım ama burası yanlış yer. fikirlerinizi ortaya atın ancak bunu yapmayın. burası bunun için kurulmadı. tanrı nedir? insan nedir? gibi başlıklar altında toplanmanızı öneririm.
devamını gör...
gabriel garcia marquez
büyülü gerçekçilik akımının öncüsü kolombiyalı yazar.
cien anos de soledad, en amor en los tiempos del colera, cronica de una muerte anunciada, memoria de mis putas tristes başta olmak üzere 20. yüzyıl edebiyat tarihine geçen pek çok eser vermiştir. 1982 yılında nobel edebiyat ödülü'nü almıştır. ölümünden sonra kolombiya devlet başkanı tarafından "bugüne kadar yaşamış en büyük kolombiyalı" ilan edilmiştir.
cien anos de soledad, en amor en los tiempos del colera, cronica de una muerte anunciada, memoria de mis putas tristes başta olmak üzere 20. yüzyıl edebiyat tarihine geçen pek çok eser vermiştir. 1982 yılında nobel edebiyat ödülü'nü almıştır. ölümünden sonra kolombiya devlet başkanı tarafından "bugüne kadar yaşamış en büyük kolombiyalı" ilan edilmiştir.
devamını gör...
güzel bir kadın olmayıp sevgili hayali kurmak
devamını gör...
kafadandeniz
konuşmasıyla, hayata bakış açısıyla ve müzik kültürü ile beni kendine hayran bırakmış yazardır ve yayıncıdır. kendisi ile radyo üzerine tanıştık iyi ki tanıştık! playlistlerine çökmek gibi planlarım var eh bunu buradan dile getireyim. yayınların güzellikle dolsun sevgili kafadandeniz! *
devamını gör...
six degrees of separation
türkçede "ayrımın altı derecesi" olarak ifade edilir. gezegendeki herhangi birinin bir kimseye uzaklığının ortalama olarak 5 veya 6 kişi olduğunu iddia eden bir teoridir.
bu iddia ilk olarak 1929 yılında macar yazar karinty tarafından "zincirler" adlı hikayesine konu olmuştur. daha sonra 1950 yıllarında iki matematikçi tarafından matematiksel ifadelere dökülmeye çalışılmıştır ancak sonuçtan asla tatmin olunamamıştır. 1967 yılında ise amerikan sosyolog miligram bu teoriyi ispatlayabilmek için bir çalışma yapmış ve bu çalışmaya da küçük dünya sorun adını vermiştir.
küçük dünya sorunu
miligram orta batıdaki rastgele birkaç insandan hiç tanımadıkları bir adama bir paket göndermelerini istiyor. bu insanların elinde bulunan bilgiler yalnızca: adamın ismi-soyismi, amerika'da yaşadığı eyalet ve yaptığı meslek. insanlar arkadaşlarının da çevrelerini hesaba katarak ellerinde bulunan paketi bir arkadaşına veriyor, o arkadaşı diğerine, o diğerine derken paketler ulaşması gereken yere ulaşıyor. paketin ulaşma uzunluğu ortalama olarak 5-7 kişi olarak hesaplanıyor.
the oracle of bacon
oracle of bacon, brett tjaden tarafından oluşturulmuş bir internet sitesidir. sitenin asıl amacı herhangi bir oyuncu ile kevin bacon arasındaki bağı hesaplamak olsa da herhangi iki oyuncunun uzaklığını da hesaplayabilirsiniz. site iki oyuncunun oynadığı dizilerden ortak insanları birleştirerek bir yol oluşturma temelli işliyor. örn:


2001 yılında watts adlı bir profesör kolombiya üniversitesinde miligram'ın yapmış olduğunu deneyi e-posta yolu ile gerçekleştiriyor. bunun sonucunda da ,tahmin edildiği üzere, e-postanın son kişiye ulaşma uzunluğu tam 6 kişi çıkıyor.
2008 yılında microsoft 180 milyar kullanıcıyı birbirine bağlayarak bu teoriyi kanıtlamak için minimum zincir uzunluğunu hesaplıyor ve tam olarak 6.6 kişi çıkıyor.
2016 yılında ise facebook, kullanıcılarının aralarındaki ortalama uzunluğun 3.5 kişiye kadar düştüğünü belirtmiştir. bu da bize teknolojinin ilerlemesiyle zincirin kısaldığını gösteriyor.
bu teori en başta her insanın yaklaşık 44 kişi tanıdığı varsayılarak ilerletilse de gelişen teknolojiyle bu sayı 100 kişiye çıkarılmıştır. yani sizin tanıdığınız her 100 kişi birbirinden farklı 100 kişi daha tanıdığında zaten henüz 2. zincirde ulaşabildiğiniz kişi sayısı 10.000'e çıkıyor. 100 kişiden daha az kişiyi tanıyor olsanız dahi tanıdığınız bir kişi normalden daha fazla insanı tanıyor olacak ve dengeyi kuracaktır.
bu zincirler devam ettiğinde ve 6. zincire ulaştığınızda teoride ortalama bir trilyon insana ulaşmış oluyorsunuz, ki bu dünya nüfusundan çok daha büyük bir sayı demek...
kaynaklar
1
2
3
bu iddia ilk olarak 1929 yılında macar yazar karinty tarafından "zincirler" adlı hikayesine konu olmuştur. daha sonra 1950 yıllarında iki matematikçi tarafından matematiksel ifadelere dökülmeye çalışılmıştır ancak sonuçtan asla tatmin olunamamıştır. 1967 yılında ise amerikan sosyolog miligram bu teoriyi ispatlayabilmek için bir çalışma yapmış ve bu çalışmaya da küçük dünya sorun adını vermiştir.
küçük dünya sorunu
miligram orta batıdaki rastgele birkaç insandan hiç tanımadıkları bir adama bir paket göndermelerini istiyor. bu insanların elinde bulunan bilgiler yalnızca: adamın ismi-soyismi, amerika'da yaşadığı eyalet ve yaptığı meslek. insanlar arkadaşlarının da çevrelerini hesaba katarak ellerinde bulunan paketi bir arkadaşına veriyor, o arkadaşı diğerine, o diğerine derken paketler ulaşması gereken yere ulaşıyor. paketin ulaşma uzunluğu ortalama olarak 5-7 kişi olarak hesaplanıyor.
the oracle of bacon
oracle of bacon, brett tjaden tarafından oluşturulmuş bir internet sitesidir. sitenin asıl amacı herhangi bir oyuncu ile kevin bacon arasındaki bağı hesaplamak olsa da herhangi iki oyuncunun uzaklığını da hesaplayabilirsiniz. site iki oyuncunun oynadığı dizilerden ortak insanları birleştirerek bir yol oluşturma temelli işliyor. örn:


2001 yılında watts adlı bir profesör kolombiya üniversitesinde miligram'ın yapmış olduğunu deneyi e-posta yolu ile gerçekleştiriyor. bunun sonucunda da ,tahmin edildiği üzere, e-postanın son kişiye ulaşma uzunluğu tam 6 kişi çıkıyor.
2008 yılında microsoft 180 milyar kullanıcıyı birbirine bağlayarak bu teoriyi kanıtlamak için minimum zincir uzunluğunu hesaplıyor ve tam olarak 6.6 kişi çıkıyor.
2016 yılında ise facebook, kullanıcılarının aralarındaki ortalama uzunluğun 3.5 kişiye kadar düştüğünü belirtmiştir. bu da bize teknolojinin ilerlemesiyle zincirin kısaldığını gösteriyor.
bu teori en başta her insanın yaklaşık 44 kişi tanıdığı varsayılarak ilerletilse de gelişen teknolojiyle bu sayı 100 kişiye çıkarılmıştır. yani sizin tanıdığınız her 100 kişi birbirinden farklı 100 kişi daha tanıdığında zaten henüz 2. zincirde ulaşabildiğiniz kişi sayısı 10.000'e çıkıyor. 100 kişiden daha az kişiyi tanıyor olsanız dahi tanıdığınız bir kişi normalden daha fazla insanı tanıyor olacak ve dengeyi kuracaktır.
bu zincirler devam ettiğinde ve 6. zincire ulaştığınızda teoride ortalama bir trilyon insana ulaşmış oluyorsunuz, ki bu dünya nüfusundan çok daha büyük bir sayı demek...
kaynaklar
1
2
3
devamını gör...
teleferik
uludağ, kartepe, erciyes ve denizli gibi yerlerde kullandığım ; genelde kışın orda bulunduğum için o kadar yükseğe çıkarken resmen soğuktan donduğum durduğunda inmek için zor kıpırdadığım ulaşım aracı. gerçekten manzara çok güzel olsa da havaya bağlı olarak açık teleferiğe binmemenizi tavsiye ederim ama .*
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
bir süre sonra napıyoduk biz diyerek eğleneceğimiz turnuva..
yaz benide badi dediğim organizasyon.
satranç, tavla, kelimelik varmı arttıran..
yaz benide badi dediğim organizasyon.
satranç, tavla, kelimelik varmı arttıran..
devamını gör...
normal sözlük'te yazarlara kurucu üye unvanı verilsin kampanyası
bana kurmay kurucu üye yazın lütfen, herkes haddini bilecek saksı değilim bennn!!!
(bkz: ne önemi var böyle şeylerin)
(bkz: ne önemi var böyle şeylerin)
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
tek başına vakit geçirmekten keyif alan, kendi problemini kendi çözebilen, çözemiyorsa da kimseye minnet etmeden onunla yaşamayı öğrenen, övgüyle çoğalmayıp, yergiyle azalmayan birinden yalnızlık hiçbir şey eksiltmez. *
devamını gör...
edebiyat
bir nevi tatlı dil. yazarak kandırma.
devamını gör...
my chemical romance
2001 yılında müzik kariyerine başlamış, adam gibi emolar lakabını sonuna kadar hak eden, müthiş alternatif rock müzik grubu.
gerard way, ray toro, frank ıero ve mikey way'den oluşan bu hoş müzik grubu bir dönem birçoğumuzun mcr tişörtleri, polarları giymesine vesile oldu... ergenlik dönemimde dövmesini bile yaptırmayı düşünüyordum...
2002 yılında, ilk albümleri i brought you my bullets you brought me your love'ı piyasaya sürüp oldukça dikkat çektiler. 2004 yılında three cheers for sweet revenge çıktı, yerinde sayıyor izlenimi uyandırmış olsa da birçok insan için, yine de güzel albümdü. ve hemen ardından, bir müzik grubunun başına gelebilecek en ama en güzel şey geldi... 2006 yılında the black parade çıktı, bu albüm ile adam gibi emo olduklarını kanıtladı bu abiler... sizleri welcome to the black parade dinlemeye davet ediyorum...
2010 yılında danger days: the true lives of the fabulous killjoys gibi yine hoş bir albüm yayınladılar ve hemen ardından 2012 yılında son stüdyo albümleri conventional weapons çıktı, kötünün iyisiydi. bir yıl sonra, 2019 yılında tekrar birleşmek üzere dağıldılar...
gerard way, ray toro, frank ıero ve mikey way'den oluşan bu hoş müzik grubu bir dönem birçoğumuzun mcr tişörtleri, polarları giymesine vesile oldu... ergenlik dönemimde dövmesini bile yaptırmayı düşünüyordum...
2002 yılında, ilk albümleri i brought you my bullets you brought me your love'ı piyasaya sürüp oldukça dikkat çektiler. 2004 yılında three cheers for sweet revenge çıktı, yerinde sayıyor izlenimi uyandırmış olsa da birçok insan için, yine de güzel albümdü. ve hemen ardından, bir müzik grubunun başına gelebilecek en ama en güzel şey geldi... 2006 yılında the black parade çıktı, bu albüm ile adam gibi emo olduklarını kanıtladı bu abiler... sizleri welcome to the black parade dinlemeye davet ediyorum...
2010 yılında danger days: the true lives of the fabulous killjoys gibi yine hoş bir albüm yayınladılar ve hemen ardından 2012 yılında son stüdyo albümleri conventional weapons çıktı, kötünün iyisiydi. bir yıl sonra, 2019 yılında tekrar birleşmek üzere dağıldılar...
devamını gör...
alabama
yaşadıkları topraklara adlarını veren, muskogee dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
bugünkü alabama eyaletinin kuzeyinde yaşıyorlardı. bazı fransız kürk tacirleriyle görüşselerde, ilk yoğun beyaz göçmen dalgasını fransız ve kızılderili savaşı'ndan sonra gelen ingilizlerden gördüler. ufak çatışmalar olsada, yerlerinden edildiler ve bugünkü texas topraklarına gittiler.
texas'ın a.b.d eyaleti olmasından sonra çoğu orada kalsada, bazıları oklahoma'ya gitti.
bugün hâla bu iki eyalette yaşıyorlar ama tamamen asimile olmuşlardır ve dillerini konuşabilen kimse yoktur.
bugünkü alabama eyaletinin kuzeyinde yaşıyorlardı. bazı fransız kürk tacirleriyle görüşselerde, ilk yoğun beyaz göçmen dalgasını fransız ve kızılderili savaşı'ndan sonra gelen ingilizlerden gördüler. ufak çatışmalar olsada, yerlerinden edildiler ve bugünkü texas topraklarına gittiler.
texas'ın a.b.d eyaleti olmasından sonra çoğu orada kalsada, bazıları oklahoma'ya gitti.
bugün hâla bu iki eyalette yaşıyorlar ama tamamen asimile olmuşlardır ve dillerini konuşabilen kimse yoktur.
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
tam da bugün görmem ne kadar manidar.. hayatta en değer verdiğim insanlardan birini kaybedeli tam 1 yıl oldu. aklımda hep kötü anılar.. yapamadıklarım, soyleyemediklerim... koskoca ömründe sevildiğini gerçekten hissetti mi bilmiyorum. ama buraya yazmak istiyorum. seni çok sevdik
devamını gör...
regl anıları
çooook seneler önce, merakıma her zamanki gibi yenik düştüğüm bir anda ''aaaa aybaşı o muymuş, ben o da maaş gibi ayın başında oluyor sanıyordum'' tepkisiyle anlatılanı kavradığımı belirtmiştim.
bu bir regl anısı sayılır mı emin değilim.
bu bir regl anısı sayılır mı emin değilim.
devamını gör...
ilk maaşla alınan şeyler
ilk maaşımı aldığımda 10 yaşındaydım. pastanede haftada 20 liraya çıraklık yapmaya başlamıştım. yıl 2007-2008 falan. haftalığımı aldığımda parmaklarımın arasına sıkıştırdım sımsıkı, koşarak anneme verdim ve pazar alışverişine çıktık. o zamanlar 20 liraya pazar yapılabiliyordu..
devamını gör...
