işsizliğin sebebi devlet..

hiç düşündünüzmü, iş arayan herkesin işe girdiğini.. ya da bu mümkünmü? bilen varmı.. herkes işe girmesede en azından kısmen rahatlatsalar milleti.. bizi nelere razı olmak zorunda bırakıyorlar ya..

iş yok.. çünkü insanlar para kazanamıyor, esnaf bir şey satamıyor, parayla temizlik yapan, manikür yapan, boya badana yapan, iş yapamıyor, parası az olan bir halk var ortada.. iyi yaşamak için, parası yetmeyen bir halk, kendine bakmak için, evine bakmak için, karnını doyurduktan sonra, yaşadığını hissetmesi için, sadece kendisi istediği için hiçbir şey yapamıyor, işin kötüsü daha önceden yapmaya alıştığı şeylerden de, belkide yediği bazı besinlerden bile vazgeçmek zorunda kaldığı bir dönem yaşıyor..

yani insanların paraya ihtiyacı var, en etkili çözüm, bari belli bir yaş grubunu emekli etseler, piyasaya çok güzel etkileri olacaktır, ama yok sevgili sözlük maalesef yok...
bu iktidar yemin etmiş dibine kadar almaya, hep almaya, hepsini almaya, yoksa borca girip almaya ama vermemeye, vermek yok, gram vermek yok kimseye, ne para.. ne rahat.. işe de kendi adamları giriyor.. yazarken içime fenalık geldi, gittikleri günü görürüz inşallah...
devamını gör...

senelerdir kitap okuyorum bu pozlardan sonra kitap okumayı bırakıyorum dediğim başlıktır.
midem bulandı yemin ederim.
devamını gör...

açıkçası pek umrumda olan bir durum değil. espirimi yaparım kimse gülmese bile kahkahalarla gülerim diğerleri de gülme şeklime güler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neşeli insanlardır. az kalmışlardır.
kıymet bilin.

yolda yürürken durduk yere gülen insanların artması dileğiyle.
durduk yere çocuk döven.
kadına bağıran çağıran.
millete söven vsvs insanlar belki bir nebze azalır.
gülmekten korkmayın azcık siz de deneyin.
yolda, evde, okulda, işte...
bak problem şuysa anlarım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daha zeki durmayı bende isterdim ama bana zeka mı neşe mi deseler portakalı seçerim. çok seviyorum ya nasıl sulu sulu nasıl tatlı mmmm.

kafalar yine karışık günaydınlar o zaman.
devamını gör...

ne pavyon gibi yapay cennet ne bar gibi aşırı gürültülü ne de diğer lüks mekânlar gibi gereksiz pahalı ve itici. memlekette keyifle içilecek en güzide mekan. imkanları bol müşterisi çeşit çeşittir. hem yemeğini yiyebilirsin hem maçını izlersin hem de muhabbetini edersin.

üstelik birahane sahipleri genelde ağır abi oldukları için mekanda sorun neredeyse hiç çıkmaz. kavgası gürültüsü yoktur.
devamını gör...

albüm oluşturup arada bakarsın anlarım. geçmişi yad etmek iyidir. ama çerçeveletip duvara asmak o öldüğü ve sen yaşadığın için kendinden utanmak gibi bir şey olur. sürekli aklında bu olur.
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın kova burcu tuhafı.

fırça yiyorum efenim;

+ nerdesin sen bu vakte kadar?
- ya anlattım ya, muhabbet ettim arkadaşla, o yüzden uyanamadım.
+ her sabah böyle mi olacak?
- yok be ya, denk geldi işte, bi de kadın sarhoştu çenesi durmadı.*
+ olmasın, insanım filan demem senin de alırım dalağını
- tanısan severs...
+ sıs la!!!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zor bir günün sonunda içinde biriktirdiklerinin boğazında oluşturduğu yumruyla, cenin pozisyonunda usul usul akmaya başlayan ve durdurulamayan gözyaşlarının yastığı ıslatması ve uyumaya çalışmak. zordur hem de çok zor.
devamını gör...

sözlüğe giriş yaptıktan sonra sözlükte uzun süredir yazdıklarını, sözlüğün kıdemlilerinden olduklarını muhakkak belirtme ihtiyacı hisseden ilginç insanlar. kırmızı halı mı bekliyorsun güzel kardeşim? istiklal marşı da okunsun mu sen sözlüğe giriş yapınca, herkes sana tapınsın mı?

eleştiri adam sabah nemrutluğuynan bildirdi.
devamını gör...

bir yere yetişmek için fazla telaşlı bir ay
anı yaşamak içinse fazla ihtiraslı
vakur gibi görünen günler ise çok heyecanlı
vakit yetmiyor bir kere
sonsuzluğu hapsettim suretine
nüktedan bakışmalar
kalıyor hatıralarıyla
zaman bir kaptan edasıyla
siniyor her bir köşeye
sihrini sergiliyor inanmayan suretlere
değiştiriyor dünü, bugünü ve dahi anlamları
hapsediyor kendi gerçekliğine.
devamını gör...

''ama matta incili 'nde ne denirdi: 'yarının derdi yarının olsun. her günün derdi kendine yeter...' ''

onur ünlü' nün kalemi ve yönetmenliğinden çıkan 'itirazım var' isimli filmin devamı niteliğinde 2020 temmuzda yayımlanan bu kitapta; kahramanımız selman bulut 'la, imamlıktan istifa ettikten hemen sonra bir pavyonda bağlama çalarak hayatını idame ettirirken karşılaşıyoruz.

onur ünlü 'yü seviyorum. yani daha doğrusu yaptığı işleri, yazdıklarını okumayı falan seviyorum. yoksa konuştuğu zaman söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum zira konuşurken kullandığı cümleleri seçmeye uğraştığı kadar, cümlelerin ağzından çıktıktan sonra anlaşılmaması üzerine de o kadar uğraşıyor bence...

itirazım var 'a çok gülmüştüm. hesabım var 'ı okurken çok daha fazla güldüğümü belirtmeliyim. bir kere selman bulut çok acayip bir adam. yani üstünde uzun uzun düşünülmüş, kafa yorulmuş, benim için neredeyse harikaya yakın bir kurgusal karakter. eski bir imam, gençliğinde boksla uğraşmış, antropoloji okumuş, felsefe ve edebiyata oldukça hakim, aynı zamanda bağlama çalan bir satranç tutkunu... yani böyle garip değişkenlerin, bileşenlerin bir bünyede vücut bulmaları/bulabilmiş olmanın ihtimalleri bile nedense bana çok garip bir keyif veriyor.

24 saat riv riv riv kemençe, tulum çalınan; erkan ocaklı, ismail türüt, recebim, gökhan birben, volkan konak ve daha ismini sayamadığım bir sürü karadenizli sanatçının severek dinlenildiği bir evde yetişmiş bir çocuk olarak tuttum bağlamaya heves ettim, ders kurs almadan kendi kendime yetecek kadar kurcalayarak öğrendim. ben de alevi deyişlerine en az selman bulut kadar düşkünümdür mesela...belki de bundandır selman bulut'u kendime çok yakın görmem, bilemedim...

bu gereksiz detaydan sonra kitaba tekrar dönecek olursak spoiler vermeden bir kaç şey paylaşmak istiyorum. mesela kurgu ve olay örgüsünü beğendim. okurken, okuduklarınızı takip ederken, birleştirirken yorulmadım hiç. yağ gibi akıp gitti kitap. ayrıca kitaptan uyarlanan bir film gibi değil de filmden sonra kitabı okumak karakterleri gözünüzde canlandırabilmenize de çok yardımcı oluyor. mesela kitaptaki tüm selman bulut konuşmalarını serkan keskin 'in sesiyle okudum zihnimde. efrahim 'i umut kurt 'un sesiyle okudum. cihan başkomiser 'in sesini osman sonant 'la okudum ve bu acayip hoşuma gitti...

umarım yakın bir zamanda çekilir de sinemada izleyebilirim.. itirazım var 'ı izleyen herkese tavsiyemdir.

kitaptan bir alıntıyla başlamıştım girdiye, spoiler sayılmayacaksa kitaptan küçük bir diyalog paylaşarak da sonlandırmak istiyorum:

'' tarih öğretmeni falan değilmiş mesela abi..'' dedi simlâ üzgün üzgün...
''tahmin etmiştim'' diye homurdandı selman bulut. ''imam-ı azam 'ı bile duymamıştı hayatında...''
''imam-ı azam mı konuştunuz abi randevuya çıktığınız kadınla?''
''konuşamadık işte'' diye hayıflandı selman bulut...
devamını gör...

yazar ahalisinin dert serme mekanı.

diyecekler ki kafa sözlük için öneriler başlığına yaz. hayır efendim, buraya yazacağım. neden biliyor musun sevgili moderasyon? çünkü her şeyi, her entryi, her başlığı kafanıza göre taşımanızdan sıkıldım. eğer o işin cılkı çıkmamış olsa emin olun kafa sözlük için öneriler başlığına yazardım. dine karşı din.

rahatsız olmaya başladım. bakın, küfürsüz yazmayı artık hemen hemen herkes kabullendi ve onayladı. dahası zaten bunu kabul etmeyenin burada ne işi var? fakat benim ve benim gibi düşünenlerin takıldığı nokta argo ve hafif bel altı muhabbetlere adeta 35 yaşında çılgın bakireler gibi yaklaşmanız. arkadaşım ben buraya bir şeyler öğrenmek,okumak için geldiğim gibi biraz da makara yapmaya geliyorum. hatta ve hatta kız ayarlayacağım ulan. sana ne?
devamını gör...

gayet normaldir. fatih terim'in bile maaşlı eleman olarak adlandırılıdığı yerde ki haklıdır böyle adlandırılması gayet normaldir. o maaşlı elemandır. sen de sözlüğün gönüllü elemanısın. ayrıca ne amaçla yazdığını bilemem ama art niyetli olduğu kanısında da değilim.

cumhurbaşkanı örneği verilmiş ama sap ile saman karışmış orada biraz. cumhurbaşkanı bana kendi vatandaşım diyemez zira ben türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım ve ben ya da benim gibi türkiye cumhuriyeti vatandaşları seçerek onu oraya getirdi.

ama patronum bana pek tabii işçim diyebilir. zira onun işletmesinde para karşılığı çalışıyorum. hiçbir zorunluluğum yok orada çalışmakla ilgili ve onun da beni çalıştırmakla ilgili.

ekleme: örnek verince kendimizi işçi gördüğümüzü düşünen tipler verdikleri örnekle yoldaş'ı da cumhurbaşkanı diye hayal edip diğer insanları yermek için kullandıkları kraldan çok kralcı olmuyorlar ellaam. * kimsenin işçisi de değilim savunucusu da. yoldaş'a da "şey" edecek bir durumum yok. ama sizdeki bu alınganlık hayret ettiriyor insana. takılmayın bu kadar ya hu.
devamını gör...

limonlu kek yaparken, limon ve kabuğunu limonata mantığı ile yaparım ki böylece kek daha aromatik ve daha sarı olur. ( bir de uyuz bir kardeşiniz varsa; o en ince rende ile rendelenmiş limon kabuğunu görmek istemeyen, onun çenesinden kurtulursunuz)

malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
3/4 su bardağı süt
1.5 limon-1 yemek kaşığı şeker (bu şeker limon kabuğunu ovalamak için)
1 kabartma tozu
2.5-3 bardak un
tepsiyi yağlamak icin katı yağ

yapılışı: yumurta ve şeker , şeker eriyip yumurta ile kabarıncaya kadar yaklaşık 4-5 dakika çırpılır. limonun kabuklarının sarı kısmı derin bir kaba rendelenir ardından 1 yemek kaşığı şeker ilave edilir ve kaşığın arkası ile bir süre ezilir. toz şeker sararıp hatta bir miktar eriyinceye kadar. sonra limon suyu bu karışıma ilave edilir ve karıştırılır. ardından bu karışım tel süzgeçle süzülerek şeker ve yumurta karışımına ilave edilir. sonrasında süt, sıvı yağ eklenir. bu aşamadan sonra keki mümkünse el çarpıcısı ile yavaş yavaş karıştırıp içine kabartma tozu ile karıştırılıp elenmiş un ilave edilir. eger tepsi 30 cmlik düz fırın tepsisi veya klasik dikdörtgen borcamsa 180°de 20-25 dakika pisirilir. dilimli kek kalıbı ise önce 180°de 15 dakika, sonra 160°de 15 dakika kürdanla kontrol edilerek pişirilir.
devamını gör...

tipi. çadır. amerikan filmlerinin etkisiyle, bütün kızılderililer ile bütünleşmiş bir görüntüsü olsada, aslında sadece kuzey amerika'nın büyük ovalar (great plains) bölgesindeki kızılderililer tarafından kullanılan çadır. sioux dilinde thipi konut, ev demektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ifade özgürlüğü ile alakası olmayan durumdur. insanların kutsalına ki bu inek de olabilir bal mumu heykeli de olabilir laf etmek normal davranış değildir. senin dinin sana, benim dinim bana demişler. en basitinden bir ateist için ifade özgürlüğü '' islama inanmıyorum. araştırdım bazı ayetler bana göre bilimle çelişiyor mantıksız ve tutarsızdır. '' bunda en ufak alay yoktur ve buna laf edenler yobaz ve çomardır.
devamını gör...

(bkz: vaveyla): çığlık, yaygara, feryat
(bkz: lafügüzaf): faydası olmayan söz
(bkz: namütenahi): ucu bucağı olmayan, sonsuz.
(bkz: hemdem): yakın dost, arkadaş
(bkz: merdümgiriz): kalabalık ortamdan hoşlanmayan yalnızlık isteyen kişi
(bkz: girift): birbiri içine girerek çözülemeyecek biçimde karışmış olan.
(bkz: safderun): saf, temiz kalpli, kolayca aldatılabilen
(bkz: berceste): edebiyatta güzel, ince anlamlı, kolayca hatırlanan yapısı sağlam dize ya da beyit
(bkz: mübrem): vazgeçilmez olan
(bkz: zeyrek): uyanık, akıllı
(bkz: güzeşte): geçmiş,geride kalmış
(bkz: abis): denizlerde güneş ışığının ulaşamadığı en derin kısım
(bkz: şekerrenk): araya soğukluk girmiş dostluk
devamını gör...

bu sure huzur suresidir. bu sure ilaçtır.

elem neşrah leke sadrake.
ve vedagnâ anke vizrake.
ellezî enkada zahrake.
ve rafe’nâ leke zikrak.
fe inne meal usri yusrân.
inne meal usri yusrâ.
fe izâ feragte fensab.
ve ilâ rabbike fergab.

rahmân ve rahîm olan allah’ın adıyla
biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
ve ağır yükünü kaldırmadık mı?
o senin sırtını ezen yükünü.
senin şanını yükseltmedik mi?
şüphe yok ki, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.
evet, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.

buradan
devamını gör...

yakın zamandaki şarkılarını dinlediğim ve sevdiğim söylenemez. ama 80'lerdeki müzikleri masumane bir havadaydı. o dönemin başındaki ağır, depresif bir şarkı. şarkının ortasında ve bitimindeki bağlama solosu, bu müziği sevmeyen ve dinlemeyen bir insanı bile alıp götürür o derece. bu bağlama sesi için bile dinlemeye değer.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim