kadının ablası 9 kere şikayette bulunduk ama nafile sonuç ortada demiş. görüntüler twitter'a düşünce hemen gözaltı. çok şükür bugün de adaleti sosyal medyadan sağladık. hem de kadınlar gününe 1 gün kalmış iken ! hem de küçücük bir çocuğun gözleri önünde çığlık çığlığa anne diye haykırırken! . kadın yer de yatarken 3,5 kişi çıkıp da onu bu hale getiren allahin belasını bir güzel dövmüşler. keşke hemen müdahale edilseydi de kadin orda çocuğunun gözleri önünde bunları yaşamasaydı. keşke bunları hiç yaşamasaydı. 9 kere şikayette bulunmasaydı çünkü ilk sikayetinde hapse girseydi o pislik. keşke hiç bunlar yaşanmamış olsaydı. keşke ve yine keşke.
son 65 günde 67 kadın öldürülmüş. 1 kişiyi koruyamiyorsak hiçbirimiz güvende değiliz demektir.
evet yine her yerden kadına şiddete hayır etiketleri ile 1,2 gün gündemde kalacağız peki ya sonra?
dün yavrulari yanan bi köpeğin gözlerine bakamadık bugün de yine yavrusunun yanında dayak yiyen bir anneyi gördü bu gözler. cidden nefret ettim ben her şeyden. bu son olsun artık cidden bu son olsun.
devamını gör...

apolitik olmak için yalnızca kendi çıkarlarını düşünmen lazım ve o kadar büyük bir refah seviyesinde olmalısın ki a partisiymiş b partisiymiş umrunda olmamalı. yok yoksulun vergisi çar çur ediliyormuş, insanlar eve ekmek götüremiyormuş seni asla ilgilendirmemeli. sen keyfine bakmalısın. tabii bir de sinir sistemin çok sağlıklı olmalı ve tabii ki bir de vicdanın çok gaddar olmalı. bu kadar basit
devamını gör...

bisikletle çıkıldığında ayak bileklerinin ırzına geçilir.
naz'a giderken keyifle çıkılır.
malazgirt bulvarı yapılmadan önce a4 yokuşunun sonu ve drunk'ın otoparkının birleştiği noktada, gıda otoparkından ve hatta devrimden çok daha eğlenceli toplaşmalar olurdu. üzerinden tam 11 sene geçmiş....
devamını gör...

yutdışına yerleşmek ile taçlandırılmadığı sürece anlamını yitirir.
devamını gör...

"göklerde ve yerde ne varsa hepsinin mülkiyeti allah’a aittir. içinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de allah sizi ondan hesaba çeker. sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder; allah her şeye kadirdir." bakara-284
devamını gör...

--- alıntı ---

1966 yılında, amerika'nın tanınmış yalan makinası uzmanı cleve backster, güvenlik görevlilerine poligraf aygıtı'nı kullanımı eğitimini verdiği okulunda uykusuz bir gece geçirirken, sırf eğlence olsun diye yalan makinasının elektrotlarını kocaman yapraklı tropikal bir bitkinin üzerine yerleştirdi. yalan makinası çeşitli korku, sevinç, şaşkınlık gibi durumların elektriksel değişimlerini ölçtüğüne göre, belki bitki de sulandığında seviniyordur diye düşündü.

bitkiyi suladığındai dalvanometre zikzaklar aşağı doğru indi. oysa bacskter yukarı doğru bir hareket bekliyordu. bitkinin yaprağını sıcak kahveye soktuğunda da beklediği tepkiyi göremedi. sonunda kibriti alıp bitkiyi yakmayı düşündüğünde herşey değişti. bitki çılgınca galvanometrenin ibresini tavan yaptırdı. backster duruma inanamadı. "nasıl yani?" dedi kendi kendine. "bitki düşüncelerimi mi okudu?"

insanlık tarihinin önünde yeni bir dünya açılıyordu artık. deneyler deneyleri kovaladı. bitkilerin sadece düşünceleri okumakla kalmayıp, çevrelerindeki herşeyi hissettikleri de çıktı ortaya.kaynar suya atılan karideslerin ölümlerini, birinin eline iğne battığında duyduğu acıyı da hissediyordu bitkiler. hatta kilometrelerce ötede yaşanan sevinç ve üzüntüleride hissediyordu. korkudan baygınlık dahi geçiriyordu.

birgün şehir dışından gelen bir botanikçi içeri girdiinde büyün bitkiler sessizleşti. hiç birinden tepki gelmiyordu. sanki hepsi birden sessizliğe bürünmüştü. o botanikçi havaalanından uçağa binip gittikten 45 dakika sonra yeniden tepki vermeye başladılar. botanikçinin bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öprendiğinde neden öyle tepki verdiklerini anlamış oldu backster.

bacster yeni bir deney tasarladı. 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. görevlerden biri gece yarısı gelip labaratuvardaki bitkilerden birini parçalamaktı. ertesi gün o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde, bütün bitkiler çılgınlar gibi haykırmaya başladı. galvanometrelerin neden tavan yaptığını böylece daha iyi anlamış oldu backster.

bu deneyden sonra anlaşıldı ki bitkiler sadeece hissetmiyor, aynı zamanda hafızaları da var. ve amerika a bazı adli vakalarda bitkilerin şahitliğine başvurulmaya başlandı. bitkiler asla yanlış sonuç vermiyordu, çünkü yalan gibi birşeyin varlığından haberleri dahi yoktu. bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca, dünyanın dört bir yanında bilim adamları konu üzerine çalışmalara başladılar. sonuçlar ise inanılmazdı.

koparılmış bir yaprak kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyordu.120 kilomete ileride ki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor, insanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkiler ilede paylaşıyor, kendisine kötü davranılan bir bitki üzüntüsünden intihar dahi edebiliyor. yanındaki bitkinin susuz kalması durumdan kendi suyunu onunla paylaşıyor.

bitkiler, bütün canlılarla iletişim kurma konusunda bizim hayallerimizin ötesinde bir hassasiyete sahip. her biri doğanın bir parçası. belki birgün onları daha iyi anlama imkanımız olursa belki bize tarihin bütün yaşanmışlıklarını anlatabilirler.

--- alıntı ---
kaynak:bitkilerin gizli yaşamı-peter tompkins.
devamını gör...

yakışan taksın, kesinlikle tuhaf bir durum değil.
devamını gör...

çok geçmiş olsun kardeşim. bu saldırıları ben de çok yaşadım. nerede işsiz, arsız varsa bu işlerle uğraşıyor işte.
ne diyelim, tekrar geçmiş olsun.
devamını gör...

doğru sözleri yok ki, hangi yalanlarını yazayım buraya dedirten başlıktır.

tabii ki işini severek ve düzgün bir şekilde yapan kargocu insanlarımızı bu kategoriye dahil etmiyoruz.
devamını gör...

fiyatı öğrenildiğinde "geçen yıldan kalan kalemlik ile gitsek fiyattan düşer misiniz?" diye insanın sorası gelen durumdur.
hem naneli şekerim de duruyor. bence güzel fikirdi.
devamını gör...

tarım ve orman bakanı bekir pakdemirli'nin açıklamalarıdır. kendisinin ve diğer bakanların hiçbir halta yaramadığını ve sadece erdoğan'ın piyonu olduğunu bu açıklamalardan anlayabiliriz aslında. kendi bakanlığında kendi karar alamayan bakanlar var şaka gibi. bir zahmet erdoğan'a söyleyin de kendine bir tane saray az yaptırsın, bir tane uçak az alsın da yangın söndürme uçağı alsın.


tarım ve orman bakanı bekir pakdemirli, "envanterimizde yangın söndürme uçağımız ve helikopterimiz yok, bu ezelden beri böyle. envantere de uçak alımı ile ilgili sayın cumhurbaşkanının talimatı ile çalışmalara başladık. şu andaki uçakların tedarikçisi de thk." açıklamasını yaptı.

tarım ve orman bakanı bekir pakdemirli, çevre ve şehircilik bakanı murat kurum, dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu ve ulaştırma ve altyapı bakanı adil karaismailoğlu orman yangınlarıyla ilgili ortak açıklama yaptı.


buradan
devamını gör...

"gülmeyecek bu yüzü
neden verdin bana yâ râb?"



edit: ufak bir elektrik çarpması hissettim. yoksa???
günlük isyan dozumuzu da aldık bu başlık sayesinde...
devamını gör...

aslında başlığın gereksiz olduğunu düşünsem de profilimde zaten ilgili fotoğraf yer aldığından, meraklısını zahmetten kurtarmak için başlığa eklemekte beis görmedim.

not: benle beraber o kokuyu alıyorsunuz degilmi? sadece hemcinslerim abanirsa eğer daha da kesinleşecek o koku. geliyor gelmekte olan.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: kendi halinde eğlenen insanlara laf soyleyen herbokologlar gelmiş tam olmuş. başlığa dahil olmamak, uplamamak daha makul bir seçenekken ve konu başlığı "sözlük yazarlarının fotoğrafları" iken...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel *
devamını gör...

sen 3 milyar 750 milyor milyon parayı ne yaptın.
devamını gör...

mikemmel olan kadındır.
yükseleni aslan olan ise ütopyadır.
like me.
devamını gör...

"evil cannot create anything new, they can only corrupt and ruin what good forces have made."

çok manidar.
devamını gör...

askerliğin amacının silah kullanma ve savaş disiplini öğrenme temeline dayalı olması gerektiğini ve bu doğrultuda her vatandaşın bu eğitimi almasının elzem olduğunu savunuyorum. kadınların yapamayacağını falan da asla düşünmüyorum. ancak askerliğini yapmış kadına bu ülkenin erkekleri hazır mı ondan emin değilim. zira ezebilecekleri bir kadın bulmaları zor olacak. israilli kadınlara bakarak ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. siz tamamsanız, biz zaten tamamız valla.
devamını gör...

prof.dr.arif özaydın’ın söylemiyle mecburen, vekaleten kendisini güzel sanatlar fakültesi dekanı olarak atama hadisesi.
sayın rektör ve dekan bu konu hakkında kadro sıkıntısı nedeniyle böyle bir karar aldığı " geldiği zaman atanır. bir doçent var, onu yardımcım yaptım. işleri o yürütüyor. ben anlamam o işlerden, kalkıp da sanat dersine girmem.ben öğrenciyken iktisadi idari bilimler fakültesi dekanlığını bir mühendis yaptı. acı ve vahim bir şeydi. ben de mecbur kaldığım için yapıyorum dekanlığı, yoksa hayatta yapmam. bana teklif edilse de yapmam. sizin bildiğiniz bir profesör varsa atayalım." diyerek sarf ettiği sözlerle anlaşılmıştı.
cumhuriyet'in iddiasına göre "gsf’deki resim bölümünün akademik kadrosunda bir profesörün" olduğu belirtildi.
kaynak
devamını gör...

yeni yayın dönemine girişini - yine- kahretsin ki derste olduğum için dinleyemeyeceğim..
ama kırk yama 'cığımın kahkahasını tanımını okurken bile duydum... bence dinlemelisiniz çünkü gerçekten kahkaha tufanı!
yayından önce güsel qıslar aykut arkadaşımıza iyi dileklerini iletirlerse çok daha kaliteli bir yayın olacaktır fikrimce.
bu arada her yayının sonunda aykut: *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim