komedidir. en büyük talihli türkiye varlık fonu olmuştur.

--- alıntı ---

milli piyango özel yılbaşı çekilişinde 100 milyon tl’lik büyük ikramiye bir adet çeyrek bilete isabet etti. satılmayan üç biletin ikramiye tutarı türkiye varlık fonu’na aktarıldı.

--- alıntı ---
devamını gör...

ünsal ünlü : eski parlamento muhabiri, gündem ve ekonomi hakkında harika işleri var.
tarih obası : tarih severler için bakılması gereken bir kanal.
murat soner : kötü kötü türk dizileri ile iyi dalga geçiyor.
coşkun aral anlatıyor : başarılı savaş muhabiri coşkun aral'ın anılarını, mesleki hayatını anlattığı kanal.
dost kayaoğlu : oyun incelemeleri ile yıllardır izleyenlerinin yüzünü güldürür kendisi.
ezgi'nin kanalı : geek kültür ve gündemi takip etmek için güzel bir kanal.
çilem akar : ingilizce videoları ve pozitifliği ile sizi kendine bağlayan bir kanal.
flu tv : ilker canikligil'in kişisel okulu gibi kullandığı kanal.
geekyapar : dedeler sofrası bile izlemeye değer.
evrim ağacı : biyolojiye hele hele evrime ilgisi olan insanların radarına alması gereken bir kanal.
medyascope : bağımsız medya takip etmek isteyen, gazeteciliğe aç insanlar için bir içim su gibi kanal.
allianz motto müzik : müziğe ilgisi olan insanların içinden çıkamayacağı bir kanal.
anadolu rock revival project : anadolu rock efsanelerini, gizli kalmış şaheserleri dinlemek ve keşfetmek için bire bir kanal.
devamını gör...

şampuan reklamındaki saçlar,yıkayıp çıkınca asla öyle olmayacak herkes çok iyi biliyor.
devamını gör...

ılkokuldayken cuma günleri sınıfın masa örtülerini evine götürüp annesine yıkattırıp ütülettirdikten sonra pazartesi günü okula tertemiz geri getiren nesildir. bir de sömestr tatilinde perdeler eklenirdi bunun yanına.
devamını gör...

ped. bu kadar elzem olan bir şeyin tüm vergileri kaldırılarak satışa sunulması gerek. ihtiyaç yahu bu.
devamını gör...

ayna gurubunun senenin tam da bu zamanları için olan şarkısı.
tabi ki 90'lardan.
her yer mis gibi gül kokuyor, şarkısı da eksik olmasın de mi?
güller açtı bak sahillerde
ben sana hasret mecnun bu ellerde.

devamını gör...

çocukken babam nike, adidas, puma gibi yerlerin sevk kısımlarında çalışırdı. bazen içerisinde mont, tişört gelen kolilerin ufacık bir yerleri yırtık olurdu, o yırtıktan dolayı da sevk edecekleri bayiler bunu kabul etmezdi, babamlar da o kolileri yırtar ve içerisindeki tişörtleri, eşofmanları falan çalışanlar ile birlikte paylaşırdı.

birçok nike giysinin etiketine bakınca made in vietnam yazısını görürdüm, o çocuk halimle anneme "anne, vietnam savaşını amerika kazanmamış mıydı?" diye sorardım.

yaşım ilerledikçe bu olayı araştırmak için çok fırsatım oldu, amerika'da, ingiltere'de vietnam savaşı sonrası bile dönen sistematik savaşı tarafsızca anlatmış gazetecilerin olmasıyla ben de oldukça aydınlandım diyebilirim, bana göre vietnam savaşının resmi bitiş tarihi 15 mayıs 1975'tir, ama o 15 mayıs 1975 sonrası gayriresmi bir savaş daha başlatmışlardır vietnam'a, bu amerikalılar agent blue isminde bir ilaç üretiyorlar, bu ürettikleri ilaç, toprak ile temas edince toprağı tamamen kurutacak bir madde, pirinç gibi vietnam'ın temel gıda kaynaklarını kullanılamaz, tüketilemez hale getiren cinsten.

savaş boyunca zaten bol bol bu ilacı kullanıyor amerika ama vurucu kısım vietnam'dan çekildiği kısımda başlıyor, verebilecekleri en büyük zararı vermeye karar verip çekildikleri her kısma bu ilacı serpiyorlar.
bu ilaç onlarca yıl boyunca sürecek olan büyük bir yemek kıtlığına sebebiyet veriyor, zira topraktan verim alacakları hiçbir şey olmuyor vietnamlı kardeşlerimizin, yetmiyor bir de amerika tarafından ambargo yiyorlar.

sovytler, çin ve küba gibi devletler yardım etmeye çalışıyor ama ne fayda... sonrası mı? kapitalizmin en göreceli yanı olan giysi üretim fabrikalarında köle gibi çalışmaya giden süreç başlıyor.
devamını gör...

çölyak
devamını gör...

dayımın aile geleneği olan saçmalık.
dedem kendi adını dayıma vermiş, dayım oğluna verdi, oğlu yani kuzenim de kendi oğluna koydu şu an. hayır nesilden nesile aktardıkları isim de hüseyin!
devamını gör...

radyoyu kapatmak ve kedimi alnından öpmek.
yarını görebilmeyi umudetmek.
devamını gör...

ekside uzun zamandir yazarim. ancak protesto halinde olduğum icin uzun zamandir siteye girmiyorum bile. yeni bir platformda caylak olarak baslamak inanin bana hic koymuyor. ben dusunduklerimi ozgurce ifade edebildigim surece nickimin onune gelecek yazar veya caylak etiketi umrumda degil. yazdıklarımın okunmasını da cok umursamiyorum acikcasi. eger birileri tarafindan ilginc ve faydali entryler girdigim dusunulur ve takibe alinirsam bu yazar unvanı almaktan daha kiymetlidir benim icin. eksideki caylak zamanlarimi hatirlayarak benim gibi caylak statusundeki arkadaslara diyecegim sudur ki derdiniz unvan olmasin. sizi kucuk gorerek ego masturbasyonu yapanlar olacaktir. bu her zaman olur. derdiniz farkinizi ortaya koymak, kimliğinizi yansitmak, düşüncelerinizi ifade etmek ama bunlari yaparken hiç kimseyi hor gormeden, asagilamadan yapmak olmali.
bu arada söylemeden gecemeyecegim sanirim. caylak olmayi da özlemişim (bkz: swh)

edit: bunu yazdığım esnada yazar oldugumu öğrendim. ne diyeyim hayat sürprizlerle dolu :)
devamını gör...

ilk sırayı ben alıyorum. ne zaman uyanırsam uyanayım ilk önce kahve.. şöyle güzel sertçe sütsüz ve şekersiz filtre kahve olmazsa olmazımdır. olmuyor değilse beyin gündüz modunu açmıyor.

edit: altta ki yazar arkadaşa sormak isterim: içinizde afyon tarlasımı var efendim? yarım litre kahve nedir? o nasıl bir afyondur? emniyeetin kulağına gitmesin rontgene götürürler valla..
devamını gör...

her gün pijama giydiğim için sorun etmediğim olay.
devamını gör...

battal gazi’nin atının adıdır.

battal gazi aslında emeviler döneminde bizans’a karşı büyük başarılar kazanmış arap bir savaşçıdır ama zamanla olağanüstü güçlerle donatılmış ve hakkında devirden devire anlatılan hikayeler uydurulmuş bir türk kahraman dönüşür. battal, türk kahramanlara verilen bir isimdir aslında.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
battal gazi’nin atı olan aşkar devzade de tıpkı battal gazi gibi olağanüstü niteliklere sahiptir. bazı kaynaklara göre peygamber soyundan gelen battal gazi için gökten indirilmiş, bazı kaynaklara göre ise kabe toprağından yaratılmıştır.

aşkar devzade’nin ölümsüz olduğuna inanılır. zaman içinde birçok sahip değiştirmiştir. adem peygamberden beri peygamberlerin ve halifelerin atı olduğu bile iddia edilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aşkar devzade’nin ölümsüz olmanın yanı sıra konuşabildiğine hatta uçabildiğine de inanılır. ve bu olağanüstü özellikleri ile ait olduğu battal gazi’ye büyük yardımları dokunmuş ve destanların yazılmasına da vesile olmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aşkar’ın kırk gün boyunca karanlıkta tutularak evcilleştirildiği ve itaat etmeye alıştırıldığı anlatılır özellikle battalname adlı eserde. karşıma çıkan eserlerde rengi ile ilgili bir bilgi yok ama bazı çizimlerde siyah bazılarında ise beyaz bir at olarak resmedilir.

islamı dünyanın her yerine yaymak isteyen battal gazi ile birlikte kahraman olarak kabul edilir.
devamını gör...

2012 senesinde, bir arkadaşımın halası ankara onkoloji hastanesinde tedavi görüyordu. birlikte hastaneye gittik. o halasının yanına çıktı ben de bahçede takılıyordum. keşke arkadaşımla hastaneye gitmeseydim ya da onunla yukarı çıksaydım şeklinde düşündürten cümleleri, 30-35 yaşları arası bir adamdan duydum. adam, telefonla, dayısı olduğunu sonradan öğrendiğim kişiyle sessizce konuşuyordu. bir anda gözlerinden yaşlar boşalarak “ dayı allah rızası için yardım et, çocuk ölüyor” dedi. sesinde, bu çaresizlik denen meret sonuna kadar vardı. dayısında belki de yardım edecek güç vardı. belki de daha önce de gitti kapısına ama son çare mi diyelim yoksa çaresizlik mi diyelim tekrardan ona yalvarmak zorunda kalıyordu. ben resmen koşar adım kaçtım ordan. elimden bir şey de gelmiyordu. o konuşmalara o kadar şahit olmak bile yetmişti çaresizliği anlamama.

daha kötüsü de günler geçiyor ama çaresizlik kavramına hiç mi hiç karşı koyan bir şey olmuyor. son zamanlarda ismini daha çok duyduğumuz, sma denen illet.

bir babasın, anasın. çalışıyorsun, vergi veriyorsun, sağlık için sigortanı ödüyorsun. sen tüm tedbirlerini almışken ve çalıştığın devlet çocuğunu kanunlarla ekstra güvence altına almışken, çocuğun sma oluyor. güvendiğin ve katkı sağladığın bu çark, bu derdine derman olmuyor.

bu hastalığın bir çözümü olmasa, başımızı öne eğip takdiri ilahi kelimesini kullanıp hep birlikte üzülelim. ama çözüm var ve birileri parayı bastırıp, ilaçları getirtip çocuğunu yaşatırken, kimilerinin de gözlerinin önünde, parasızlıktan göz göre göre ölüyor. sıra, bütün insanları da geçip “ bütün çocuklar eşittir, bazıları daha eşittir” e kadar mı düştü?

hem çare var hem de çaresizlik. bu sanki çaresizlikten daha kötü.
devamını gör...

sen evde kalirsin
devamını gör...

çok üzgünüm gerçekten. en güzel yaşlar işsizlik sıkıntısıyla harcanıyor keşke böyle olmasa. kimse haketmiyor bunu.
devamını gör...

sahte kabadayı filmindeki dikiştutmaz sabri’nin adamlarına tedbir anlamında söylediği ikaz cümlesidir. burası karışacak vaziyet alın
devamını gör...

bağlı bulunduğu kırklareli il merkezinden daha gelişmiş olan güzel ilçe.

ne yazık ki içinden doğayı katleden ve insan sağlığını tehdit eden bir nehir de geçmektedir. (bkz: ergene nehri)

@işimbu tarafından gönderilen mesaj üzerine ekleme: tabii ki nehir salt nehir olmakla doğaya ve insanlara zarar vermiyor. sanayi atıklarıyla acımasızca kirletilmesi sebebiyle bu noktaya gelindi.
devamını gör...

bu hayat da ne ki!.. dar, karanlık odam
sıkıntı dolu; pencereden rüzgar giriyor...
dışarıdaki tek vişne ağacı bile
donmuş camdan görünmez oldu. belki çoktan ölmüştür.
hayat mı bu!


dostoyevski | ezilenler
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim