2017 yılında çekilmiş yönetmen ve senaristliğini yılmaz erdoğan'ın yaptığı romantik komedi filmidir.

haybeden gerçeküstü aşk'ın filme çevrilmiş halidir.


başrollerde,
aylin kontente
bülent emrah parlak
büşra pekin
çağlar çorumlu
fatih artman
gupse özay
serkan keskin
şebnem bozoklu

4 çiftin ilişki başlangıcı, gelişmesi ve bitmeye yaklaşmasını ele alıyor. ilişkilerin zorluklarına, benzerliklerine ve ayrılıklarına değiniyor. aslında değişik bir bakış açısı denebilir. zamanınız bolsa ve yahu ne izlesem derseniz izleyebilirsiniz. tabi romantik komedi türünü seviyorsanız yoksa hiç yaklaşmayın.

ben izlerken keyif almıştım açıkçası zaten komedi filmlerinden çok bir beklentim yok. bir iki güldürsün o ara kafamı başka şeylerle oyalasın yeter. genelde bu tarz filmleri canım sıkkınken açayım da oynasın modundayken izliyorum. ee beğenirsem ne ala. kadroyu seviyorum zaten ekip güzel. atom parçalansın bende bilgi sahibi olayım demiyorsanız izleyin. abi romantik komedi işte ya ne gibi bir beklentiniz var bilmiyorum ama açın bakın sarmadıysa kapatın.

bu arada filmin müziği ara ara dilime takılır. çok az bir bölümünü biliyor olmama rağmen saatlerce üzerime yapışır. müzik iyi müzik güzel müziğe laf yok.

iyi seyirler...
devamını gör...

ben açıyorum. kadınlara yürümüyorum. şimdi siz erkekleri bu şekilde genelleyerek savunduğunuz feminizm'e karşı olmuyor musunuz? bence oluyorsunuz.

tanım: genelleme ve önyargı içeren başlık.
devamını gör...

yoksayarım, kızarım, kırılırım, söverim, o an orada yaşarım meseleyi. ertesi güne taşımam. küs uyumayalım olayı var bi de. ya hemen tartışılıp çözülmeli ya da kopmalı. belirsizlik, gri alanda kalma hiç tarzım değil. bana küsenler de oluyo arada. ağzımdan çıkan bi söze alınan, gücenen oluyo. ne gerek var sessizce triplenmeye? söyle o an oracıkta hatalıysam, sığır gibi davrandıysam fark edeyim, özrümü dileyeyim. ya da tam tersi, kendi açımdan anlatayım sen hatanı gör. yapımdan dolayı fazla eleştirici olabiliyorum, realist bakış açımdan dolayı kırıyorum insanları fark etmeden ama amaç bu değil kesinlikle. dobrayım, patavatsızım da demiyorum. aklımdan geçenin dilimde olması dezavantajı diyelim. olaylara tarafsız bakıp yorumluyorum. bu bazen karşıya kibirliymişim gibi yansıyor ama öyle değil işte içerisi. en çok kendimi eleştiriyorum, yiyorum, dövüyorum. bilmiyolar.

bilmiyolar ki ben sadece sevdiklerimi eleştirir, uzun uzadıya anlatmaya çalışırım ve kimseye küsemem. hayatımdan çıkarırım.
devamını gör...

yıllardır aynı keyifle.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*

*

*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kızılderili eşyaları ve bibloları.

başında bulunamadığım bir taşınma esnasında, bir kısmının kaybolması ise halen içimin cız etmesine sebep oluyor.

başlık sayesinde gece gece yine aklıma geldi.

efkâr bastı.
devamını gör...

(bkz: jack davenport)
devamını gör...

hem bir tanrı yaratabilecek kadar zeki, hem kendi yarattığı tanrı tarafından yaratıldığına inanacak kadar aptal, hem de bu durumun saçmalığını fark edip dile getiren türdeşlerini kâfir ilan edip katledecek kadar manyak bir türdür.

eved.
devamını gör...

terlikle yürümeyin.
bir de şu tadilat bitsin ya 3 yıldır matkapla komşuluk yapıyoruz.
devamını gör...

varken? sen varken sen mi bakacaksın bana?*
çok garip(saçma demek istemiyorum) bir tabir 'kendine iyi bak'. ne yani sen demesen ben kendime kötü mü bakarım.ya da aklıma mı gelmez.
tüh bak iyi bak dedi,şimdi kendime kötü de davranmam.
yersiz yükseldim,neyse.saçma(!) işte*
devamını gör...

(bkz: mutluluk)
devamını gör...

"sana içimi döksem,
beraber toplar mıyız?"

-ilhan berk
devamını gör...

su ana kadar basliginin acilmadigina sasirdigim tablo. hikayesi de oldukca ünlü esasinda. tablonun adi simon ve pero, babasını emziren kadın olarak da biliniyor. eser 1635 yillarinda peter paul rubens tarafindan yapildi.
tablonun hikayesi ise şöyle; simon yasli denebilecek zengin bir tuccardir. islemedigi bir suctan oturu de doneminin en yaygin cezasi olan açlık cezasina carptiriliyor. bu cezaya gore de mahkum, ölene kadar aç birakiliyor. pero ise simon'un yeni dogum yapmis kizi. babasinin islemedigi bir suctan oturu cezalandirilmasina da icten ice razi degil. o da kendince bir yontem arayisi icerisine giriyor. bu arada cezaevinde her gun ortalama 20 dakikalik gorus izni var ve pero'da bebegiyle baraber her gun babasini ziyarete gidiyor. her ziyaretten once pero goguslerinde sut depolanmasi icin bebegini bir sureligine emzirmeyi kesiyor. ziyaret zamani geldiginde ise, gardiyanlari bebegini emzirme bahanesiyle disari cikartarak, bir gogsunde babasini bir gogsunde bebegini emziriyor. cezaevinde ortalama her mahkum 40 gunluk aclik suresini goremezken, simon'un 40 gun gecmesine ragmen ölmemesi, cezaevi yetkililerini hayli şaşırtır. hatta bu durum kulaktan kulaga yayilarak krala kadar gider. simon'un ustun gucleri oldugundan endiselenen kral da korkudan simon'u serbest birakir. yani kizi pero babasinin hayatini kurtarir kisaca. google aramalarinda hikaye ile alakali bircok tablo bulunmaktadir, asagiya eklediklerim peter paul rubens' ait olan eserlerdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendimi bu felsefeye uyarlamayı ne kadar çok istesem de karşımdakinin cehalet seviyesine göre dayanamayıp, gelişine yapıştırıyorum. sonra ne gerek vardı diyorum ama ben böyleyim. işime yaramayacak şeylerle uğraşmamayı, zamanı daha iyi değerlendirmeyi, iletişimin herkes çok kolay olmadığını bu en iyi şekilde kullanmak gerektiğini vb. ama içimdeki doğruyu düzeltme, ona bir şeyler katabilme en azından bakış açısı katma isteğinden alı koyamıyorum. içimdeki milliyetçiliği buradan kopartamıyorum. sonunda işi gücü bırakacağız siyasete gireceğiz onu istiyorlar.

tanım: politik bir tavır sergilemek. (bkz: ortacı)
devamını gör...

meles çayı kıyılarında dünyaya gelmiş, memleketimiz ve dünyanın en büyük şairlerinden, şairlerin piri, canımın canı kör destancım. geze geze, düğünde şölende anlatırmış destanları. elbette tüm destanlar onun değil, zamanla tüm destanları kendinde toplayarak kaynak, bin pınarın gözü olup çıkmış. (bkz: dengbej)ler falan bu gelenekten çıkmışlardır. o abimize yunan diyemeyiz. döneminin egemen ulusu yunanlara (bkz: helenler)tabiki işi gereği güzelleme yapsa da (ekmek parası işte) gönlünün (bkz: troya)lılardan, (bkz: karya)lılardan yana olduğunu anlarız. öz be öz (bkz: anadolu)lu, öz be öz yurdum insanıdır. keşke bugün yaşadaydı da kahvede falan hikayelerini dinleyebilseydik...
devamını gör...

yeterince akışmadıkları için olabilir dediğim konu. benimki düştüğüne göre akışkan bir nickim var. *
devamını gör...

there is no girl on the internet.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olasılıksız, empati ve oz kitaplarının yazarıdır. yazarlıkta çok iyi olduğunu düşünüyorum. kitapları efsane.
devamını gör...

üç hürel - bir sevmek bin defa ölmek demekmiş
buradan dinleyebilirsiniz

slash - anastasia*
buradan

keny arkana - la rage*
ve buradan

t: hangi birini bırakayım dediğim başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim