hayatınızın rengi
ormanlar gibi yeşil, deniz gibi mavi.
devamını gör...
hala zevkle izlenen çizgi filmler
devamını gör...
duolingo
fransızca'ya tekrar başladığım, dil pratiği için ideal, eğlenceli bir uygulama. ama günlük pratikleri yapmam için mail falan atmış bana. biraz ısrarlı kendisi.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
bir de ''günde 15 dakika sana bir dil öğretebilir. günde 15 dakika sosyal medya ne yapabilir?'' diyor. haklı.
devamını gör...
hayat cinsel yolla bulaşan ölümcül bir hastalıktır
jacques dutronc tarafından söylenmiş tespit gibi tespit dediğim söz.
devamını gör...
tanrı olmak zor iş
kitap aslında biraz 1984'ten biraz da mülksüzlerden esintiler taşır. kitabı sürükleyici kılan şey kanımca anton karakteridir. yoksa strugatski kardeşlerin anlatım tekniği olarak diğer eserlerinden daha geridedir. faşizan polis devleti uygulamaları vesaire bunlar alışık olduğumuz kurgular ama kurgunun bu kitapta biraz daha zenginleştirilmiş olduğunu görüyoruz. bilim adamlarının, doktorların, sanatçıların ve benzeri yaratıcı meslek gruplarının tabiri caizse av haline dönüştüğü bir dünya var arkanar'da... işte anton burada vicdan muhasebesi kartı ile devreye giriyor. zorbaların arasında zorbalığı hazmedemeyen bir adam olarak karşımıza çıkıyor. bir de kendi içsel çatışmaları ve saklaması gereken gerçekler var. bu arada baskıcı yönetim yüzünden halkın gösterdiği bir tutum var ki, gerçek dünyada da durum kitaptakinin aynısı. bir yanda tüm olanlar karşısında içten içe karşı çıkmak isteseler dahi çeşitli sebeplerden ötürü susanlar, diğer yanda bu deliliğe övgü düzenler. yani toplumun şirazesi kaymış. ahı gitmiş vahı kalmış. yani yaşayabilmek adına sergilenen bir boyun eğişin sert bir örneğidir arkanar toplumu. sanırım size başka toplumları anımsatmıştır bu durum * yok birbirimizden farkımız hepimiz bu evrenin çocuklarıyız*
kitapla ilgili çok fazla ipucu vermek istemem ama cidden okunasıdır. zaten noon evrenine dair olan tüm kitaplar okunasıdır benim gözümde onlar arasında bir ayrım gözetmem. kurgu kitapların, baskıcı yönetim ve dizayn edilen toplum analizlerini seviyorsanız bu kitabı da seversiniz diye düşünüyorum. anton'u ise daha çok seversiniz.
kitapla ilgili çok fazla ipucu vermek istemem ama cidden okunasıdır. zaten noon evrenine dair olan tüm kitaplar okunasıdır benim gözümde onlar arasında bir ayrım gözetmem. kurgu kitapların, baskıcı yönetim ve dizayn edilen toplum analizlerini seviyorsanız bu kitabı da seversiniz diye düşünüyorum. anton'u ise daha çok seversiniz.
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
varoluşsal olarak camus'yü etkileyen kierkegaard ve camus'den alıntı paylaşacağım.
yaşamla alakalı albert camus şöyle der:
--- alıntı ---
"yaşamın anlamsız olduğuna karar vermekle, yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. yaşam anlamsızdır ancak yaşamaya değerdir."
--- alıntı ---
soren aabye kierkegaard ise:
--- alıntı ---
"hayat sadece geriye doğru anlaşılabilir ancak ileri doğru yaşanmak zorundadır."
"dünyaya ne zaman gelmek istediğimizi kimse sormaz, ne zaman gitmek istediğimizi de. hayat ne kadar boş ve anlamsız; bir insanın üzerine üç kürek toprak atıp gömüyor, arabadan iniyor, arabaya geri biniyor ve birbirimizi hâlâ yeterli yaşayacak ömrümüz kaldığı için teselli ediyoruz. fakat üçle on arasında ne kadar fark var ki; neden bu işi hemen halletmeyelim?”
--- alıntı ---
fakat unutulmamalıdır ki gerçek öğrenilmek için değil, kabul edilmek için vardır; öyle ya da böyle. hayat gibi. bizlere özünde kabul etmek düşer. kabul edip, bir noktada gerçeği ve ölümü kucaklamak. fakat ölmekten bahsetmiyorum. bütünsel bir bakış açısıyla özümsemekten bahsediyorum bütün bu trajediyi. tabii ben biraz felsefi bağlamda ele aldım konuyu. demem o ki intihar etmek için var olan sebepler vardır ve makuldür. aynı şekilde intihar etmemek için de sebepler vardır ve makuldür. özünde böyle bir gerçeklik içerisinde yaşadığımızdan her şeye şüphe duyulmalıdır. yaşama da ölüme de. neticede yaşam belki de tüm bu tablo karşısında anlamsızlığa kavuşur. fakat tablonun çerçevesi insanı daha da derin bir dehşete düşürür: bütün bu tablo, başından beri yalan ürünü olmasın?
yaşamla alakalı albert camus şöyle der:
--- alıntı ---
"yaşamın anlamsız olduğuna karar vermekle, yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. yaşam anlamsızdır ancak yaşamaya değerdir."
--- alıntı ---
soren aabye kierkegaard ise:
--- alıntı ---
"hayat sadece geriye doğru anlaşılabilir ancak ileri doğru yaşanmak zorundadır."
"dünyaya ne zaman gelmek istediğimizi kimse sormaz, ne zaman gitmek istediğimizi de. hayat ne kadar boş ve anlamsız; bir insanın üzerine üç kürek toprak atıp gömüyor, arabadan iniyor, arabaya geri biniyor ve birbirimizi hâlâ yeterli yaşayacak ömrümüz kaldığı için teselli ediyoruz. fakat üçle on arasında ne kadar fark var ki; neden bu işi hemen halletmeyelim?”
--- alıntı ---
fakat unutulmamalıdır ki gerçek öğrenilmek için değil, kabul edilmek için vardır; öyle ya da böyle. hayat gibi. bizlere özünde kabul etmek düşer. kabul edip, bir noktada gerçeği ve ölümü kucaklamak. fakat ölmekten bahsetmiyorum. bütünsel bir bakış açısıyla özümsemekten bahsediyorum bütün bu trajediyi. tabii ben biraz felsefi bağlamda ele aldım konuyu. demem o ki intihar etmek için var olan sebepler vardır ve makuldür. aynı şekilde intihar etmemek için de sebepler vardır ve makuldür. özünde böyle bir gerçeklik içerisinde yaşadığımızdan her şeye şüphe duyulmalıdır. yaşama da ölüme de. neticede yaşam belki de tüm bu tablo karşısında anlamsızlığa kavuşur. fakat tablonun çerçevesi insanı daha da derin bir dehşete düşürür: bütün bu tablo, başından beri yalan ürünü olmasın?
devamını gör...
24 aralık 2020 uber'in erişim kararının kaldırılması
mobil uygulama sayesinde yolcular ve sürücü arasında bağ kuran uber'in uygulaması geçtiğimiz yıllarda ülkemizde kaldırıldı. istanbul otomobilciler esnaf odası ile birleşik taksiciler derneği’nin, şikayetlerinden uber'e haksız rekabet davası açılıp, uber'e erişim engellemesiyle sonuçlanmıştı.
istinaf mahkemesi bugün bu kararı bozarak uber’e erişim engelini kaldırması hadisesi.
ayrıntılar, buradan
istinaf mahkemesi bugün bu kararı bozarak uber’e erişim engelini kaldırması hadisesi.
ayrıntılar, buradan
devamını gör...
sürekli eleştiren insan
bu senin değil, onun bir problemi olduğunu gösterir, fazla kafaya takmadan eleştiriden çıkaracağınız bir ders varsa çıkarın, yolunuza devam edin...
devamını gör...
kadınların öz saygısı var mıdır
soldan soldan akıp giden başlıkları birbiri ardına okuyunca ortaya çıkan saçma sapan durumdur:
(bkz: müslüman kadınların özsaygısı var mıdır sorunsalı)
(bkz: ateist olan kadının özsaygısı var mı sorunsalı)
(bkz: yahudi kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)
(bkz: budist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)
biraz daha devam ederse saçmalığın dozu artacaktır.
(bkz: müslüman kadınların özsaygısı var mıdır sorunsalı)
(bkz: ateist olan kadının özsaygısı var mı sorunsalı)
(bkz: yahudi kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)
(bkz: budist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)
biraz daha devam ederse saçmalığın dozu artacaktır.
devamını gör...
çöpçüler kralı
devamını gör...
linç yerim korkusuyla hiçbir konuda dürüst olamamak
bir süre sonra dürüstlük kavramını sorgulatacak olan durumdur. maalesef günümüzde oluşan ilginç bir linç kültürü var ve sağolsun sosyal medya bile bu ateşe odun atıyor, harlıyor ateşi habire. bu korkuyla da devam edersek dürüstlük, güven gibi kavramlar da tarihe karışacak yavaş yavaş. insani özelliklerimiz yok olacak, kişiler arası ilişkiler de iyice bozulacaktır devamında...
lütfen çocuklarınıza dürüstlük kavramını öğretmeye çalışın. ileride çok ihtiyacımız olacak çünkü...
lütfen çocuklarınıza dürüstlük kavramını öğretmeye çalışın. ileride çok ihtiyacımız olacak çünkü...
devamını gör...
beyni ihmal edip salt vücut ve kıyafete yatırım yapmak
vücuda yatırım hariç katıldığım önermedir zira filozofların da dediği gibi ''mutluluk vücut sağlığındadır'' .
ancak kıyafet vs. ihtiyaçtan fazlası (bkz: bence) boş iştir.
ancak kıyafet vs. ihtiyaçtan fazlası (bkz: bence) boş iştir.
devamını gör...
2021'de george orwell teliflerinin düşecek olması
o meşhur 1984 (kitap) ve animal farm (kitap) kitaplarının yazarı george orwell 21 ocak 1950 yılında aramızdan ayrıldı. ardında 1984 gibi dev bir distopya, hayvan çiftliği gibi mükemmel bir romanı, aspidistra gibi muhteşem bir sistem eleştirisi romanının yanında bir çok ölümsüz eser bıraktı. çok değil bir ay sonra ölümünün ardından 70 yıl geçmiş olacak. bilindiği üzere telif eserlerinin süresi, eser sahibi öldükten sonra 70 yıl vârislerine geçer ve 70 yılın ardından telif hakkı düşer. artık isteyen herkes herhangi bir izin gerekmeksizin telif süresi düşmüş bu eserleri istediği formatta yazar, çizer,basar...
peki bu ne anlama geliyor?
artık bim'de yoğurt almaya giderken kasanın yanında kitap standının içinde o meşhur 1984'ün pespaye bir basımıyla karşılaşacak, hayvan çiftliği'ni gerçek anlamda hayvan pazarlarında bulacak, yol kenarlarında, benzin istasyonlarında kilosu 3 liradan aspidistra, boğulmamak için kitaplarının küfür gibi çevirilerini göreceksiniz. bol bol instagram storylerinde kahve lekeli george orwell göreceksiniz. telifi düşmeden önce bu kadar popüler olan bir yazarın telifi düştükten sonra ne hale geleceğini varın da siz hayal edin. aynı durum sabahattin alieserlerinde baş göstermişti. her 3 storyden birinin kürk mantolu madonna, kuyucaklı yusuf yahut içimizdeki şeytan olmasının nedeni işte bu durumdu. 2018'e girerek sabahattin ali'nin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmişti ve telifi düşmüştü. şok marketlerde 2 liraya kürk mantolu madonna vardı, siz düşünün.
hali hazırda distopyanın kara dörtlemesinin (biz, fahrenheit 451, cesur yeni dünya ve 1984)ilk üç kitabı ithaki yayınları'nda harıl harıl basımı yapılıyor. 1984 kitabının türkiye telif hakkı can yayınları'ndaydı. bu senenin sonunda bu hak da ellerinden kayacağından her yerde bol bol ithaki yayınları'nın bu dört kitaplı setin reklamlarını da görmeye hazır olun.
elbette telif de ortadan kalktıktan sonra can yayınlarında bu kitapların fiyatlarında hatırı sayılır bir düşme olacaktır. alacak arkadaşlar yine de gidip can yayınlarından almalarını salık veriyorum.
peki bu ne anlama geliyor?
artık bim'de yoğurt almaya giderken kasanın yanında kitap standının içinde o meşhur 1984'ün pespaye bir basımıyla karşılaşacak, hayvan çiftliği'ni gerçek anlamda hayvan pazarlarında bulacak, yol kenarlarında, benzin istasyonlarında kilosu 3 liradan aspidistra, boğulmamak için kitaplarının küfür gibi çevirilerini göreceksiniz. bol bol instagram storylerinde kahve lekeli george orwell göreceksiniz. telifi düşmeden önce bu kadar popüler olan bir yazarın telifi düştükten sonra ne hale geleceğini varın da siz hayal edin. aynı durum sabahattin alieserlerinde baş göstermişti. her 3 storyden birinin kürk mantolu madonna, kuyucaklı yusuf yahut içimizdeki şeytan olmasının nedeni işte bu durumdu. 2018'e girerek sabahattin ali'nin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmişti ve telifi düşmüştü. şok marketlerde 2 liraya kürk mantolu madonna vardı, siz düşünün.
hali hazırda distopyanın kara dörtlemesinin (biz, fahrenheit 451, cesur yeni dünya ve 1984)ilk üç kitabı ithaki yayınları'nda harıl harıl basımı yapılıyor. 1984 kitabının türkiye telif hakkı can yayınları'ndaydı. bu senenin sonunda bu hak da ellerinden kayacağından her yerde bol bol ithaki yayınları'nın bu dört kitaplı setin reklamlarını da görmeye hazır olun.
elbette telif de ortadan kalktıktan sonra can yayınlarında bu kitapların fiyatlarında hatırı sayılır bir düşme olacaktır. alacak arkadaşlar yine de gidip can yayınlarından almalarını salık veriyorum.
devamını gör...
evinizde bulunmasından en çok keyif aldığınız eşya
battaniyem ve her türlü yastık.*
-battaniyeme hava soğukmuş sıcakmış fark etmeden sarılıp oturmayı film izlemeyi ve onunla evde gezmeyi aşırı seviyorum* e uyumam için daha doğrusu her türlü uyurum ben ama rahat uyumam için yastık önemli ama eğer uyku bi eşya olsaydı cevabım belliydi zaten.*
-battaniyeme hava soğukmuş sıcakmış fark etmeden sarılıp oturmayı film izlemeyi ve onunla evde gezmeyi aşırı seviyorum* e uyumam için daha doğrusu her türlü uyurum ben ama rahat uyumam için yastık önemli ama eğer uyku bi eşya olsaydı cevabım belliydi zaten.*
devamını gör...
en yüksek maaşı hak eden meslek grupları
ben tropico oynarken en yüksek maaşı askerlere veriyorum, kafam rahat oluyor. isyan mı var, yolla orduyu. zaten halkın da elinde pek bir şey olmuyor direnecek. çok dikkat çeken isyankar profildeki insanlar da tesadüf eseri* bir kazaya kurban gidiyor hep. içimde küçük bir diktatör var galiba.
devamını gör...
woody allen
yahudi sinemacıdır. üvey kızıyla aşk ilişkisi yaşamak başta olmak üzere, marjinal yaşantısıyla her daim gündemdedir. ayrıca, muhteşem filmlere imza atmış yönetmendir, her biri başyapıt mertebesine yakın filmlerinden bazıları;
(bkz: radio days)
(bkz: match point) (favorim)
(bkz: annie hall)
(bkz: midnight in paris)
(bkz: husbands and wives)
(bkz: the purple rose of cairo)
(bkz: vicky cristina barcelona)
(bkz: manhattan murder mystery)
(bkz: whatever works)
filmlerinin çoğunda, karakterlerin bir çoğu melankolik, arıza tiplerdir. ancak, beyazperdeye çok güçlü olarak yansır bu karakterler, genelde bir aşk hikayesini, bazen yanlış anlaşılmalar, bazen de marjinal yaşamların verdiği absürdlüklerle komikleştirir. aynı zamanda yönetmen, mekan olarak bir şehrin tamamını kullanır, bu şehir bazen barselona, bazen paris, bazen londra, bazen de new york olur. filmleri ilginizi çekmese bile, arka plandaki şehir manzaraları takdire şayandır.
(bkz: radio days)
(bkz: match point) (favorim)
(bkz: annie hall)
(bkz: midnight in paris)
(bkz: husbands and wives)
(bkz: the purple rose of cairo)
(bkz: vicky cristina barcelona)
(bkz: manhattan murder mystery)
(bkz: whatever works)
filmlerinin çoğunda, karakterlerin bir çoğu melankolik, arıza tiplerdir. ancak, beyazperdeye çok güçlü olarak yansır bu karakterler, genelde bir aşk hikayesini, bazen yanlış anlaşılmalar, bazen de marjinal yaşamların verdiği absürdlüklerle komikleştirir. aynı zamanda yönetmen, mekan olarak bir şehrin tamamını kullanır, bu şehir bazen barselona, bazen paris, bazen londra, bazen de new york olur. filmleri ilginizi çekmese bile, arka plandaki şehir manzaraları takdire şayandır.
devamını gör...
sürekli mutsuz olan insan
kronik bir hastalık gibidir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...

