geçenlerde her zaman sahip olduğum agresif tavrım karşısında takındığı nazik ve sakin üslubuyla beni etkilemiş bir sözlük hanımefendisi.
devamını gör...

ilk günündeki adam/kadın ile son günündeki adam/kadın'ın bir olmaması.
devamını gör...

taşra üniversitesinde okumak da adı bilinmeyen herhangi bir özel üniversitede okumak da sayın yazar arkadaşımız da dediği gibi tamamen zaman kaybıdır.

ben de üniversiteye hazırlanan bir öğrenci olduğum için az çok hakimim bu konulara.

bu sene mezun olarak gireceğim sınava. eğer isteseydim birçok özel üniversitede tam burslu olarak veya herhangi bir taşra devlet üniversitesinde okuyabilirdim ama maalesef ki üniversitelerin bir prestiji var.

atıyorum istanbul üniversitesi ile sıradan bir özel üniversitenin veya taşra üniversitesinin diplomasının prestiji aynı olmuyor.

bu sebeple eğer ki benim gibi üniversite sınavına hazırlanıyorsanız elinizden geleni ardınıza koymayın ve prestij sahibi bir üniversite kazanmaya çalışın.
devamını gör...

bir jonathan swift hikayesidir.

aslında hikayeden çok çok ötesidir. bu öykü ingiltere parlamentosuna sunulan bir tekliftir. irlandanın yüz aklarından biri olan; edebiyat dünyasında var olduğu, bize yazdığı mükemmellikleri okuma fırsatı sunduğu, bu teklifi yaparak zulme başkaldırının ne kadar gerekli olduğunu tüylerimizi diken diken ederek bize hatırlattığı için minnettar olduğumuz bir edebiyat tanrısı olan swift irlandalıdır.

bu teklifin parlamentoya sunulduğu esnada irlanda 500 yıldır ingiltere’nin yönetimi altında inim inim inleyen insanlarla doludur. swift defalarca ingiltere’ye kafa tutmuş ama istediği ve beklediği tepkiyi ancak bu teklifle alabilmiştir.

kıtlık ve kuraklık yüzünden yerle yeksan olan insanlar, bir de ingiltere’nin insanlık dışı baskıları ile uğraşmaktadır. fakirlikten kırılmaktadır halk. tam da bu anda jonathan swift’in aklına sadece jonathan swift’in aklına gelebilecek bir çözüm önerisi gelir.

parlamentoya kıtlık sorununu çözmek için, nüfus planlamasına katkıda bulunmak için, fakir insan sayısını azaltmak ve üretimi arttırmak için öyle bir öneri sunar ki insanın tüyleri hep teklifin şiddetinden hem swift’in dehasından ötürü diken diken olur.

bu teklifi okuyup değerlendirin bence ve büyük ustanın zekası ve hiciv yeteneği karşısında saygıyla eğilin.
devamını gör...

ne alakası var, kıskançların boş boş konuşması.
iki oğlum var ikisi de çok yakışıklı.
maşallahları var. *
devamını gör...

tabi olmaz çünkü hayalini kurduk.
devamını gör...

t.c. simülasyonu diyip duruyorduk gerçek oldu. hadi bakalım başlayalım oyuna.
devamını gör...

son olmayacak programdır*.
dinlemedeyiz*.
devamını gör...

efsanevi yiğit özgür karikatürünün sözlük formatına uydurulmuş hali.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgilinin geçmişi hakkında kıskançlık duymak. bakınız sibel alaş ne güzel demiş,
"gel, sormam kimler öpmüş dudaklarını
gel, bir dokunuş unutturur günahlarını"

şarkı için çilekli link
devamını gör...

ayşe kulin izledim dün.
gelecek algımı güncelledim.
kadın 80 yaşında taş gibi duruyor, taş gibi yazıyor, ağzından yakışıklı lafını düşürmüyor.
kimi insan yaşlandıkça ne kadar da hoşlaşıyor.
önümde beni bekleyen çok verimli 35 senem var modundayım.
plana ne hacet görelim mevla neyler neylerse güzel eyler.
devamını gör...

gözlerin düşer aklıma

üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim
kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm.
ne senin o dilsiz uzaklığın
ne benim bu rezil gerçeğim
bir çift kanat kesilir gövdem
çıkar gelirim; esmerliğine senin
günışığı giyinmiş o sıcacık tenine.
akşam yüzüme yüzüm sulara
bir korku gölgesi gibi vurdukça
düşerine sığınırım senin, aydınlık
anılarına..
gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin
saçların, avuçlarıma
alırım, tel tel sarınır
ısınır avunurum...
*

gün geçmiyor ki sevdiğim şairlerin beni anlatan başka bir şiirine daha rastlamayayım. o zaman bu da bu günün şiiri olsun.
devamını gör...

genellikle, fransız devrimi’nin (bkz: bastille) baskınıyla başladığı kabul edilir. oysa devrim daha önce, bir tavşan kıyımıyla başlamıştır. (bkz: états généraux) 1789 mayısında versailles’da toplanmıştı. meclis, aralarında soyluların avlanma hakları da bulunan feodal hakların kaldırılmasını görüşüyordu. delege olarak toplantılara katılmış olan camille desmoulins, 10 haziran tarihinde, yani bastille baskınından bir ay önce, babasına yazdığı bir mektupta şunları anlatıyordu

“bretanlar şikâyet dosyalarındaki (cahiers de doléance) bazı maddeleri geçici olarak yürürlüğe sokuyorlar. güvercinleri ve av hayvanlarını öldürüyorlar. buralarda 50 delikanlı yabani tavşanlarla ada tavşanlarına karşı inanılmaz bir kıyıma giriştiler. söylendiğine göre, st. germain ovasında, nöbetçilerin gözlerinin önünde dört ya da beş bin hayvanı öldürmüşler.”

eylemciler bir insana yönelmeden önce basit gördükleri hedeflere yönelmişlerdi. sonrasında asıl olay bastille günü olur. o gün bütün şehir silahlanır. ayaklanma kralın adaletine karşıdır; bu adalet saldırılan ve işgal edilen binada cisimleşmiştir. mahkûmlar serbest bırakılır, böylece onlar da kitleye katılabilirler. bastille’in savunmasından sorumlu olan komutanla yardımcıları idam edilir. bu arada hırsızlar da sokak lambalarının direklerine asılır. bastille yerle bir edilir; taş üstünde taş kalmaz. adalet, iki temel öğesiyle, yani idam cezası verme ve affetme yetkisiyle birlikte halkın eline geçer.
devamını gör...

off bunu yaşayanın iç sesi;
salak niye ağlıyorsun, salak niye gözlerin doldu, saçmalama kendine gel...
devamını gör...

yapılan çalışmalar sonucunda insandan gizlendiği ortaya çıkan çiçek.

genellikle çin'de, daha az olmak kaydıyla da bhutan'da görülen sarımsı yeşil, ampul şeklindeki çiçeğinin çapı yaklaşık 2 cm kadar. boyu ise maksimum 7 cm'ye kadar uzayabiliyor. çiçeğin 2000 yıldan daha uzun zamandır, insanlar tarafından alternatif tıpta kullanıldığı biliniyor.

yakın zamanda yapılan bir çalışma, çiçeğin toplandığı bölgelerde, görülmemek için bulunduğu zemine rengini uydurarak bir çeşit kamuflaj davranışı geliştirdiği gözlenmiş. insanların pek ulaşamadığı bölgelerde yeşil kalan çiçek, fazlaca toplandığı yerlerde kahverengi veya gri tonlara bürünerek, kendisini ortamdaki taşa toprağa benzetiyormuş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, allthatsinteresting. com'dan alıntıdır.)

edit: imla/düzeltme. urlalı'ya teşekkür ediyorum.
devamını gör...


kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez...
devamını gör...

iki üçgenin ters ve düz olarak üst üste gelmesi ile oluşan altı köşeli yıldızdır. heksagram da denir. yahudi inancına göre davud yıldızı, davud kalkanı (magen david), islam inancına göre süleyman mührü olarak anılır. binlerce yıldır farklı inanç ve medeniyetler tarafından kullanılmaktadır.

bu sembolün niyeyse benim nazarımda farklı bir yeri var. çok etkiliyor beni. küçük bir çocukken her yere çiziyordum bunu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: how i met your mother (dizi)) lilly aldrin çok sefer kullanmıştır. en çok ona yakışır.
devamını gör...

uzun boylu olmanın zararları başlığına "ulan ne problemler var be" diye bakan, kısa boylu yazarların derdini anlattığı başlık.

kısa boyluluğun en bilinen zararı, kısa olmaktır. evet.

edit: biri de gelip derdini girmemiş. sözlüğün bir kısası benim herhalde.
devamını gör...

biraz önce markette duyduğum söz.

1919'da, yüz yıldan daha uzun zaman önce, dünyanın saygı duyduğu liderin önderliğinde, onurlu ve namuslu insanların kanı ile sulanmış bir ülkenin temelleri atılmaya başlandı. çok kısa zamanda; 20 yıldan çok daha kısa bir zamanda sefaletin içinden sanata değer veren, ekonomisi hızla gelişen, eğitime önem veren, kadına olması gereken haklarını dünyadan önce veren bir ülke haline geldik. çok kolay okudunuz bu cümleleri; bir kez daha düşünün. açlık, acı, sefalet, kan... insanlar ailelerini kaybetti. hayal bile edemeyeceğiniz acılar çekti ve bu kıyametin içinden hızla ve dünya ile yarışabilecek bir ülke kuruldu.

şimdi geldiğimiz nokta bu: "anne keşke çok paramız olsaydı". ucuz bir marketin, ucuz ürünlerini alan ve market sepetine bile ihtiyaç duymayacak kadar az gıda alan bir aile. bu sözleri duyarken ben utandım ama halkın seçtiği ve halka hizmet etmesi gereken kişiler nasıl olur da utanmaz? o kanlı savaşların üzerinden neredeyse bir asır geçti. kimseyi suçlamıyorum. üzerine düşünülecek bir konu paylaşıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim