doğal sakinleştiriciler
20 barfiks sonrası sakinleşme naçizane olacaktır.
devamını gör...
javier pena
bir zamanlar 'iyi ve kötü'nün mutlak çizgi ile ayrıldığı bir yer altı dünyasında gri renkli bir adama denk gelinmiş.
insanlar şaşkın bir biçimde konuşmaya başlamışlar. iyiler, ya bu adam bizim tarafımızda olmasın kötülük ile savaşımızda ona nasıl güvenicez olmaz derken; kötüler, adam akıllı fesat düşüncelere sahip bile değil bizimle işi olmaz bunun diyerek dışlamışlar.
peki herkesin kesin bir çizgiyle ayrıldığı bu hayatta javier pena nasıl olmuştu da gri bir renge sahip olmuş? bir çok evre, çıkılan basamak, yaşanılan hayat ama en önemlisi bir kadın. o hayatındayken her şey dupduru ve güzel geliyormuş pena'ya. siyahların peşinden koşuyor, her bir kötülüğün cezasını sonsuzluk ateşinin içine atıyormuş. bitmek bilmez savaşın gururlu temsilcisi imiş.
sonra bir gün gitmiş kadın. yok olmuş. pena hiçbir iz bulamamış, anlamlandıramamış da bu trajedinin sebebini. kendini milkshake vermiş, sabahlara kadar kederden içiyormuş. işte o ara asil ajanlık işini de boşlamış. başlarım böyle dünyaya demiş. iyiliğin düsturunu kaybetmiş. ama yüreğinde bir yerde inanç olduğu için de kötü de olamamış.
bu sebeptendir ki ünlü ajan javier pena o günden sonra gri renkli yalnız bir adam olmuş.
insanlar şaşkın bir biçimde konuşmaya başlamışlar. iyiler, ya bu adam bizim tarafımızda olmasın kötülük ile savaşımızda ona nasıl güvenicez olmaz derken; kötüler, adam akıllı fesat düşüncelere sahip bile değil bizimle işi olmaz bunun diyerek dışlamışlar.
peki herkesin kesin bir çizgiyle ayrıldığı bu hayatta javier pena nasıl olmuştu da gri bir renge sahip olmuş? bir çok evre, çıkılan basamak, yaşanılan hayat ama en önemlisi bir kadın. o hayatındayken her şey dupduru ve güzel geliyormuş pena'ya. siyahların peşinden koşuyor, her bir kötülüğün cezasını sonsuzluk ateşinin içine atıyormuş. bitmek bilmez savaşın gururlu temsilcisi imiş.
sonra bir gün gitmiş kadın. yok olmuş. pena hiçbir iz bulamamış, anlamlandıramamış da bu trajedinin sebebini. kendini milkshake vermiş, sabahlara kadar kederden içiyormuş. işte o ara asil ajanlık işini de boşlamış. başlarım böyle dünyaya demiş. iyiliğin düsturunu kaybetmiş. ama yüreğinde bir yerde inanç olduğu için de kötü de olamamış.
bu sebeptendir ki ünlü ajan javier pena o günden sonra gri renkli yalnız bir adam olmuş.
devamını gör...
canı sıkılanlara tavsiyeler
kelin merhemi olsa başına sürer, dediğim durum.
devamını gör...
dedesi adam vurmuş normal sözlük yazarları
adam değil de kadın vurmuş bizimki:anasını.
biz bunu neden yaptık ki şimdi sayın yazarlar?ben adam vurabilir miyim acaba diye mi bakıyoruz?
biz bunu neden yaptık ki şimdi sayın yazarlar?ben adam vurabilir miyim acaba diye mi bakıyoruz?
devamını gör...
bir kez olsun ses ver
son günlerde ülkemizde yaşananlara ithafen başarılı bir çalışma..
heja, yener çevik, xir, eko fresh ve kamufle'nin birlikte seslendirdiği, circle music etiketiyle yayınlanan parça.
yener çevik
elini öpmen lazım saçını sevmen lazım yoluna ölmen lazım harbi deli kanlıysan
kadına cennet haktır bilmiyorsan öğren bak yapılan ayıba şeklimiz farklı
işte şiddet ata dini dili ırkı yok
sessiz kalmasın kimse bu işin sonu yok
dönüpde kendini delikanlı sananda çok bunları atın içeri yada bizi aynı yere sok
kadını dövene itene yakana bildir
erkekliğini bozarım senin kalkan ekini indir
ortamına dalgana kavgana adamlığın eksik
bu gevşeğe birşeyler dicem çok ayıp kestik
xir
siddet nefret ofke imdat kanlar ciglik sansur susler beter yildik artik yeter bulut kiya
korkma ses et
erkek kadin degil insan once herkes
töre namus vahşet kader değil bizzat
sozunu yukselt
sesini degil
cahillik etme insan gülmek ister
susmak değil
üzerine e yakışanı giymek ozgurce sokakta gezip
istihdam lazım kadina daha cok istismar değil
heja
son kez olsun son kez
cennet benim bir kez
ayaklarımın altında
yine yokmuşum ölüyorum aslında
lütfen ölme lütfen
lütfen ölme anne
sabah olsan beni öpsen
bulut olsam yağsam üstüne
eko fresh
bak sesiz kalma genç sana var bir örnek dürüst bir erkek adam kadınları dövmez
böyle bir çirkin insan yarında bir görcek kimse onu sevmez yapayalnız ölcek
kızlara saldırılmaz el kaldırılmaz yine eşini dövüpte yinemi sen aldın bir şans
eski zamanı bırak moruk bu yanlış bir tarz kendini sert görüyon ama aslında senin altın ıslak
nerde benim schwesterlerim ben hepinizi desteklerim
kız kardeşlerimi pek severim yüzünüze dokunmasın hiç bir zaman erkek eli
kamufle
namus bekçisi olmak sana düşmez terbiye olmak zor mu?
kadın insandır insan bizler insan oğlu
kalbine matem doldu. empati noksan dostum.
hülya özmen, canan nergiz, nurcan, fatma kökoğlu.
şüpheli ölümler kıskançlıklar baskılar adet olur.
sana kimse bi cariye olmaz dingil neyine bu aptal gurur.
nalet töreleri batsın. ıbreti alem utansın.
her sene yüzde otuz bi oranla cinayet artar durur!
herkesin aşkı değerli. herkes kıskanır elbet.
ama şiddet farklı bi eylem söyle bu nası bi nefret!
ya medet ya insaf söyle nerde bu hakkaniyet!
bu dava cinsiyet değil tamamen insaniyet!
heja, yener çevik, xir, eko fresh ve kamufle'nin birlikte seslendirdiği, circle music etiketiyle yayınlanan parça.
yener çevik
elini öpmen lazım saçını sevmen lazım yoluna ölmen lazım harbi deli kanlıysan
kadına cennet haktır bilmiyorsan öğren bak yapılan ayıba şeklimiz farklı
işte şiddet ata dini dili ırkı yok
sessiz kalmasın kimse bu işin sonu yok
dönüpde kendini delikanlı sananda çok bunları atın içeri yada bizi aynı yere sok
kadını dövene itene yakana bildir
erkekliğini bozarım senin kalkan ekini indir
ortamına dalgana kavgana adamlığın eksik
bu gevşeğe birşeyler dicem çok ayıp kestik
xir
siddet nefret ofke imdat kanlar ciglik sansur susler beter yildik artik yeter bulut kiya
korkma ses et
erkek kadin degil insan once herkes
töre namus vahşet kader değil bizzat
sozunu yukselt
sesini degil
cahillik etme insan gülmek ister
susmak değil
üzerine e yakışanı giymek ozgurce sokakta gezip
istihdam lazım kadina daha cok istismar değil
heja
son kez olsun son kez
cennet benim bir kez
ayaklarımın altında
yine yokmuşum ölüyorum aslında
lütfen ölme lütfen
lütfen ölme anne
sabah olsan beni öpsen
bulut olsam yağsam üstüne
eko fresh
bak sesiz kalma genç sana var bir örnek dürüst bir erkek adam kadınları dövmez
böyle bir çirkin insan yarında bir görcek kimse onu sevmez yapayalnız ölcek
kızlara saldırılmaz el kaldırılmaz yine eşini dövüpte yinemi sen aldın bir şans
eski zamanı bırak moruk bu yanlış bir tarz kendini sert görüyon ama aslında senin altın ıslak
nerde benim schwesterlerim ben hepinizi desteklerim
kız kardeşlerimi pek severim yüzünüze dokunmasın hiç bir zaman erkek eli
kamufle
namus bekçisi olmak sana düşmez terbiye olmak zor mu?
kadın insandır insan bizler insan oğlu
kalbine matem doldu. empati noksan dostum.
hülya özmen, canan nergiz, nurcan, fatma kökoğlu.
şüpheli ölümler kıskançlıklar baskılar adet olur.
sana kimse bi cariye olmaz dingil neyine bu aptal gurur.
nalet töreleri batsın. ıbreti alem utansın.
her sene yüzde otuz bi oranla cinayet artar durur!
herkesin aşkı değerli. herkes kıskanır elbet.
ama şiddet farklı bi eylem söyle bu nası bi nefret!
ya medet ya insaf söyle nerde bu hakkaniyet!
bu dava cinsiyet değil tamamen insaniyet!
devamını gör...
biraz da entelektüel yazarlardan bahsedilmesi
hocam entelektüel olacakken yazım hatası yapmışsınız?*
devamını gör...
karşı cinste tahammül edilemeyen özellikler
çok küfür etmesi.
devamını gör...
yazarların zenginlik ölçütü
her gün pringles yiyen insanlar zengindir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
mavi, maviydi gökyüzü
bulutlar beyaz, beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı...
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber,
bir türkü ki gamlı, uzun,
ve sen gülünce açan güller,
beyaz, beyazdı bulutlar,
gölgeler buğulu, derin;
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin.
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde;
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde...
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında.
ahmet hamdi tanpınar
ayrıca bestelenmiş ve ayşegül aldinç tarafından seslendirilmiştir. dinlemek isteyenler için videoyu da ekledim.
bulutlar beyaz, beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı...
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber,
bir türkü ki gamlı, uzun,
ve sen gülünce açan güller,
beyaz, beyazdı bulutlar,
gölgeler buğulu, derin;
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin.
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde;
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde...
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında.
ahmet hamdi tanpınar
ayrıca bestelenmiş ve ayşegül aldinç tarafından seslendirilmiştir. dinlemek isteyenler için videoyu da ekledim.
devamını gör...
amk kelimesinin küfür sansürüne zaten uygun olması
hemen açıklıyorum. sözlükte %51 sansür uygulayarak küfür yazabiliyoruz. amk kelimesini incelediğimiz zaman açıkça görüyoruz ki küfrün zaten %51'den fazlası sansürlü. am*** k**** . 7 sembol sansür için kullanılan yıldızlar, küfrün tamamı ise 10 harften oluşuyor.
yani amk yazarken otomatik olarak %70 sansürlü şekilde küfür etmiş oluyoruz.
yani amk yazarken otomatik olarak %70 sansürlü şekilde küfür etmiş oluyoruz.
devamını gör...
üstteki yazara bir şarkı öner
gün boyu dilinden düşmeyecek. emin misin dinlemek istediğine?
peki, sen bilirsin.
uyarmıştım.
peki, sen bilirsin.
uyarmıştım.
devamını gör...
moderatörler neden bu kadar kibar sorunsalı
anlam veremediğim sorunsal. çok sakinler.çok anlayışlılar. uslu uslu duruyorlar. işkilleniyorum.saygılar.
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
you gonna carry that weight.
(bkz: cowboy bebop)
(bkz: cowboy bebop)
devamını gör...
en yakındaki kitabın 17. sayfasının 3. cümlesi
"oturdum."
kitabın en kısa cümlesine denk geldim. hâlbuki ne umutlarla açmıştım kitabı. belki de karşılaştığım cümleyle günüm değişecekti. "vay be nasıl da denk geldi" diyecektim. olmadı.
kitabın en kısa cümlesine denk geldim. hâlbuki ne umutlarla açmıştım kitabı. belki de karşılaştığım cümleyle günüm değişecekti. "vay be nasıl da denk geldi" diyecektim. olmadı.
devamını gör...
merak edilen yazlık sarayın mimari görüntüleri
vatandaşa tasarruf uygulayın diyen cumhurbaşkanlığının, reisin yeni sarayından yeni görüntüler. az önce kredi ödeyip geldim. şimdi bu sarayı görüyorum. içimden ne küfürler ediyorum keşke bilseler. hanımı da az yiyin diyordu kibarca geçtiğimiz günlerde. gerçi bu halka müstahak ama yine de zoruma gidiyor.
devamını gör...
anne
ucunda kendi ölümü bile olsa yavrusunu bırakmayan,
yavrusu için tüm dünyaya meydan okuyan canlıdır.
tam da şu kuş gibidir.
twitter.com/Gabriele_Corno/...
yavrusu için tüm dünyaya meydan okuyan canlıdır.
tam da şu kuş gibidir.
twitter.com/Gabriele_Corno/...
devamını gör...
hanımeli
bizim oralarda yılan uyutan da denilir bu güzel bitkiye. az balından yemedik , kokusu zaten ölüyü diriltir.
-bizim orayı soracak olursanız aşağı new orleans*
-bizim orayı soracak olursanız aşağı new orleans*
devamını gör...
düşünümsellik
pierre bourdieu'nun sosyolojisidir.
toplumsal aktörlerin sürekli olarak rasyonel ve ekonomik çıkarlara göre hareket ettiklerini savunan rasyonel eylem kuramına karşı aktörlerin içkin bir pratik mantığa, sezgiye ve de bedensel yatkınlığa göre hareket ettiklerini savunan, bu bakımdan da toplumsal dünyada beden ile pratiklerin mantığına önem veren bir sosyolojidir.
bourdieu'ya göre düşünümsellik, bireysel olandaki toplumsalı, mahremin altında gizlenen kişisel-olmayanı, özeldeki evrenseli keşfettirerek entelektüeli yanılsamadan kurtarabilir.
bourdieu'nun geliştirdiği kavramları anlatmak için oyun metaforu örneği en bilindik örnektir.
buna göre aktörlerin oyunu oynadığı yer alandır. (sosyolojik anlamda mücadelenin sürdüğü yer). oyuncular oyuna dahil olmak için o oyundan elde edecekleri çıkarları (bu çıkarlar illusio kavramına denk düşer) doğrultusunda oyunu oynamaya değer bulur ve kuralları (yani (i: doxa) ) sorgulamazlar. oyuna dahil olmak demek, alanın yerleşik düzenini yani kuralları benimsemek, sorgulamamak demektir.
her oyuncunun oyunda kullanmak üzere elinde bazı kozlar vardır ve bu kozlar bourdieu'nun sermaye kavramını karşılar. ekonomik (maddi kaynaklar), kültürel (özellikle eğitim), toplumsal (ilişkiler ağı) sermaye tipleridir. bu sermaye tiplerinin pratikteki yansıması ve/veya toplamı simgesel sermayeyi oluşturur. bireyler sermayeleri oranında alanda bir yer edinirler.
bourdeiu'ya göre modern endüstri toplumlarında en temel karşıtlık kültürel sermaye ile ekonomik sermaye arasındadır. "ekonomik sermayenin (servet, gelir, mal-mülk) dağılımı hiyerarşinin baskın ilkesi, kültürel sermayenin (bilgi, kültür, eğitim) dağılımı ise hiyerarşinin daha az baskın ilkesidir" ve bu "zıtlık iktidar alanını şekillendirir".
tüm bunlar ışığında bireyler oyunun sonunda elde edeceklerine inandıkları çıkarlar doğrultusunda kendilerini sonuca götürecek yollara aşina olmaya başlarlar. bu davranış kalıpları, karşılaşılan durumlar neticesinde bireylerin bir yatkınlıklar bütünü oluşturmasına yol açar. bourdieu bu yatkınlıklar bütününe habitus der.
alan habitusu yapılandırma eğilimindeyken, habitus da alana dair algıyı yapılandırma eğilimindedir.
habitus, bilinçlilik gerektirmeyen bir bilme biçiminin, planlı olmayan bir niyetliliğin/yönelmişliğin, dünyadaki düzenliliklere pratik hakimiyetin bir ilkesidir.
son olarak bourdieu'nun yaşadığımız dünyadaki çok katmanlı sınıf sistemine cuk oturan simgesel şiddet kavramından kısaca bahsedeyim.
bir örnekle her anlamda büyük bir sermayeye sahip olmanın ayrıcalığını taşıyan iktidar, yeniden üretimini yani var olan düzeninin devamını sağlamak için, fiziksel şiddet içermeyen bir baskı uygular.
kendini kabul ettirme sürecinde iktidarın elinde bulunan baskı araçları simgesel sermayeyi oluşturur. örneğin x toplumunda iktidar, toplumun önemseyeceği unsurları (din, toplumsal aidiyet, kültürel aidiyet, ekonomik şahlanış vb..) kullanarak varlığını devam ettirmeye çalışabilir. bu durum topluma kendini güvende hissetme duygusu yaşatır. simgesel şiddetin en önemli özelliği egemenlik ve boyun eğme ilişkilerinin sevgi ilişkilerine, iktidarın karizmaya ya da duygusal bir hoşnutluk yaratabilecek bir cazibeye, yani gönüllü bir sömürü ilişkisine dönüşmesidir.
toplumsal aktörlerin sürekli olarak rasyonel ve ekonomik çıkarlara göre hareket ettiklerini savunan rasyonel eylem kuramına karşı aktörlerin içkin bir pratik mantığa, sezgiye ve de bedensel yatkınlığa göre hareket ettiklerini savunan, bu bakımdan da toplumsal dünyada beden ile pratiklerin mantığına önem veren bir sosyolojidir.
bourdieu'ya göre düşünümsellik, bireysel olandaki toplumsalı, mahremin altında gizlenen kişisel-olmayanı, özeldeki evrenseli keşfettirerek entelektüeli yanılsamadan kurtarabilir.
bourdieu'nun geliştirdiği kavramları anlatmak için oyun metaforu örneği en bilindik örnektir.
buna göre aktörlerin oyunu oynadığı yer alandır. (sosyolojik anlamda mücadelenin sürdüğü yer). oyuncular oyuna dahil olmak için o oyundan elde edecekleri çıkarları (bu çıkarlar illusio kavramına denk düşer) doğrultusunda oyunu oynamaya değer bulur ve kuralları (yani (i: doxa) ) sorgulamazlar. oyuna dahil olmak demek, alanın yerleşik düzenini yani kuralları benimsemek, sorgulamamak demektir.
her oyuncunun oyunda kullanmak üzere elinde bazı kozlar vardır ve bu kozlar bourdieu'nun sermaye kavramını karşılar. ekonomik (maddi kaynaklar), kültürel (özellikle eğitim), toplumsal (ilişkiler ağı) sermaye tipleridir. bu sermaye tiplerinin pratikteki yansıması ve/veya toplamı simgesel sermayeyi oluşturur. bireyler sermayeleri oranında alanda bir yer edinirler.
bourdeiu'ya göre modern endüstri toplumlarında en temel karşıtlık kültürel sermaye ile ekonomik sermaye arasındadır. "ekonomik sermayenin (servet, gelir, mal-mülk) dağılımı hiyerarşinin baskın ilkesi, kültürel sermayenin (bilgi, kültür, eğitim) dağılımı ise hiyerarşinin daha az baskın ilkesidir" ve bu "zıtlık iktidar alanını şekillendirir".
tüm bunlar ışığında bireyler oyunun sonunda elde edeceklerine inandıkları çıkarlar doğrultusunda kendilerini sonuca götürecek yollara aşina olmaya başlarlar. bu davranış kalıpları, karşılaşılan durumlar neticesinde bireylerin bir yatkınlıklar bütünü oluşturmasına yol açar. bourdieu bu yatkınlıklar bütününe habitus der.
alan habitusu yapılandırma eğilimindeyken, habitus da alana dair algıyı yapılandırma eğilimindedir.
habitus, bilinçlilik gerektirmeyen bir bilme biçiminin, planlı olmayan bir niyetliliğin/yönelmişliğin, dünyadaki düzenliliklere pratik hakimiyetin bir ilkesidir.
son olarak bourdieu'nun yaşadığımız dünyadaki çok katmanlı sınıf sistemine cuk oturan simgesel şiddet kavramından kısaca bahsedeyim.
bir örnekle her anlamda büyük bir sermayeye sahip olmanın ayrıcalığını taşıyan iktidar, yeniden üretimini yani var olan düzeninin devamını sağlamak için, fiziksel şiddet içermeyen bir baskı uygular.
kendini kabul ettirme sürecinde iktidarın elinde bulunan baskı araçları simgesel sermayeyi oluşturur. örneğin x toplumunda iktidar, toplumun önemseyeceği unsurları (din, toplumsal aidiyet, kültürel aidiyet, ekonomik şahlanış vb..) kullanarak varlığını devam ettirmeye çalışabilir. bu durum topluma kendini güvende hissetme duygusu yaşatır. simgesel şiddetin en önemli özelliği egemenlik ve boyun eğme ilişkilerinin sevgi ilişkilerine, iktidarın karizmaya ya da duygusal bir hoşnutluk yaratabilecek bir cazibeye, yani gönüllü bir sömürü ilişkisine dönüşmesidir.
devamını gör...

