yüz yüze iletişimde başarısız olanların isteklerini telefon aracılığıyla daha kolay dile getireceğini düşünmesinin sonucu.

bağırarak işlemlerini daha kolay yaptıracaklarını sanmaktalar.
nedense çağrı merkezinde çalışanların eğitimsiz ya da vasıfsız olduğu düşünüldüğü için bir ego tatmin etme çabası da var.
oysa çağrı merkezinde çalışan pek çok kişi çok çok vasıflı.
devamını gör...

yapacak işlerimiz var daha kendisi ile.

çay ocağı açacağız en yolu bilinmez kasabanın birinde, müzik ve çay işlerine ben bakacağım, o da kasada oturacak.
sonra sıra ile birimiz müşteri diğerimiz mekan sahibi olacak.

sağolsun balkoninsanı güzel tanımlamış kendisini, sadece şunu ekleyeyim.

vefakar

dost isteyen bu beyefendinin mekanına uğrasın, inanın yarı yolda kalmaz.
devamını gör...

sözlük forum değildir.
sözlük wiki değildir.
sözlük forum ve wiki sentezi değildir.
sözlük ebeveynleri forum ve wiki değildir.

forumda armut üzerine ikili tartışmalar üçlü tartışmalar grup tartışmaları yapılır.
wikide armutun edebi, biyolojik, botanik, tarihsel vb tanımları yapılır.
sözlük armutun wiki halinin kişisel tecrübe ve yorum katılmış halidir.

yani sözlük forumla alakasızdır. wikinin samimiyetle gelişmişi gibidir.

wikide armutu anlatan sayfanın altına "sen armuttan ne anlarsın" yazılamaz. sözlükte de yazılamaz.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "falan ildeki armutlar diğerlerine nazaran suludur ama erken bozulur" yazılamaz. sözlükte yazılması tercih edilir.

wikiden yada benzer mecralardan kopyala/yapıştır bir yer de değildir sözlük. bir miniwiki değildir yani. bilakis wikinin kişisel tecrübeleri de kapsayan halidir. yani sözlükler wikinin parçası değildir. aksine, sözlükler wikileri içinde barındıran tecrübe tahtalarıdır.

ancak forumdan fersah fersah uzaktır sözlük. iki ve daha fazla kişinin karşılıklı muhabbet ortamı değildir. bu yüzdendir aynı başlığa birden fazla tanım girilememesi. forumlardaki gibi armut hakkında benim fikrime karşı/yandaş polemik geliştirilmez sözlüklerde. herkes kendi tecrübesini tanımlar ve bu tanım bir başkasının hoşuna gitmese o da tanımlar. odakta kişiler olmaz başlıklar olur.

"burası forum değil" ifadesi, yazılan tanımın kişinin fikrini diğerlerinin işine geldiği şekilde ifade etmemesi anlamında değildir. olayı sözlükten uzaklaştırıp iki ya da daha fazla kişi arasında polemiğe ya da muhabbete dönüştürülmemesi anlamındadır. odağın, başlık hakkındaki fikirlerimizden, tanımlayan kişilere doğru kaymaması hakkında uyarıdır.

neticede sözlük forum değildir. moderasyonun inisiyatifi ile forumsal başlıklara müsamaha gösterilen sözlüktür.

forumdan çok uzak bir başka özelliği de edit ahlakıdır. tanımını editlediğin zaman tanım altına editi ve amacını belirtmek de sözlük etiği gereği gereklidir. tanımını beğenen ve favoriliyenler ve editten sonra okuyacaklar için uyarıdır. "bu tanımdaki beğeniler editten önceki haline gelmiş olabilir. ben bu tanımda bunu bunu editledim" demeye çalışmaktır.

sözlüğün neden forum olmadığına dair sayfalarca yazılabilir ama o anafikir o sayfalar okunduğunda anlanılacak bir şey değildir. zamanla öğrenilir.piştikçe anlamlandırılır.

troller geçicidir yazarlar kalır.



metnin tamamını okumaya üşenenler için özet: üşendiyseniz okumalısınız. tam da sizin için yazıldı.
devamını gör...

dominos pizza çok pahalı olduğundan mütevellit iç malzemeleri kendim aldım. sucuk salam zeytin mısır sos gibi malzemelerin hepsini bir kaba koyup en yakın şubeye gittim. orada pizza açan güzel bir hanımefendi gördüm ve pardon usta bakar mısın diye seslendim. hanımefendi geldi ve buyurun dedi. ben de elimdeki malzemeleri göstererek bundan kaç tane bol malzemos çıkar dedim. o da böyle bi hizmetlerinin olmadığını sadece satın alma opsiyonun olduğunu belirtti. keşke böyle bir uygulama gelse. duy beni dominos!!!
devamını gör...

t: rus besteci ve kimyager aleksandr borovin'in prince igor adlı operasının en ünlü bölümü. buradan. hem bozkırda gezdirir hem de savaşa götürür. hem dingin hem de epiktir.

polovets, rusların kıpçaklara verdiği isimdir.* prens igor ise edebiyat derslerinde destanlar bahsinde hepimizin gördüğü igor destanı'nın kahramanıdır. her ne kadar kıpçaklar tarafından mağlup edilse de cesurca savaştığı söylenir.
besteye gelirsek, şiddetle tavsiye edilir.
devamını gör...

kadınlar çok çünkü yürüyen yok, yavşayan yok. keyfimizce at koşturuyoruz.
misss...*
devamını gör...

insanlara karşı duyduğum his.
uzaktan çok güzelsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tayland'ın önemli turizm merkezlerinden olan pattaya'da bulunur. oldukça nadide bir örnektir. tapınak, tamamen ahşaptan yapılmıştır ve tek bir çivi dahi çakılmamıştır. oldukça pahalı bir ağaçtan yapılan bu tapınakta çivi dahil hiçbir metal parça kullanılmamış. ağaçların oyulup birbirine geçirilmesi ile inşa edilmiştir.

yapımına 1981 yılında başlanmıştır. halen 250 ahşap ustası iç dekorlarını bitirmek için çalışmakta. 2025 yılında tamamen bitmesi planlanıyor.
okyanusun kıyısında bulunan bu tapınak, sürekli inşaat halindedir. sebebi ise okyanus sularının ahşapları tuzlu sudan yıpratmasıdır.

tapınakta din, felsefe ve sanat güzel bir şekilde harmanlanmış. cennet, dünya, baba, anne, ay, güneş ve yıldızlar ayrıntılı oymalar ve heykeller ile ziyaretçilere sunulmuş. budist, hindu, brahman unsurlar içerir.

tapınak, modern teknolojiyi dünya düzenini bozmak ve kirletmek için kullanan egoist insana bir tepki olarak inşa edilmiş.

tapınağın felsefesine göre, insanlar artık içsel huzur ve mutluluktan uzaklaşmış durumda ve doğayı kontrol etme çabaları ile bencil yaratıklar haline gelmiştir. ekonomik ve siyasi savaşlar ile tüm çabalarını bu dünya için harcayıp ölümden sonraki hayatı unutmuş durumda. işte tapınak, "insan medeniyetinin dini ve felsefi doğrudan beslendiğine inananların' tapınağı olarak tanımlıyor kendisini.

devamını gör...

birbirlerinin ikizi gibi olan, duruşları ve tavırlarıyla da birbirlerine çok benzeyen bireyler için kullanılan tabir. ancak bu gerçek hayata uyarlanmış biçiminin tanımıdır.

psikolojide doppelgänger (almanca. çift-gezen) kişinin paranormal ikinci ben'inini ifade eder. şizofreni başlangıcı sayılır, bireyin ruhsal olarak sallantıda olduğu dönemlerde ortaya çıktığından birçok kültürde kötü şansın habercisi olarak nitelenir.

bir alman inanışına göre doppelganger'i kişi kendisi yaratır. bu ikiz onun bilincinden beslendiği için sahibinin tüm karanlık yönlerini yansıtır.

somutlaştırmak adına örnek vereyim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu fotoğraftaki küçük kız rihanna'nın gerçek hayattaki doppelganger'i, yani ona benzeyen herhangi biri. eğer rihanna bunu depresyonda olduğu bir dönemde sanrı olarak tabir-i caizse kendisi yaratmış olsaydı, şizofrenik hasta sayılırdı. edgar allan poe ve dostoyevski gibi birçok usta yazarın kitaplarına da konu olmuştur. dostoyevski'nin the double'ı da o kitaplardan biridir ve kitap beyaz perdeye uyarlanmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ikili ilişkilerin anahtarı olabilecek kadar güzel ve doğru bir cümle. ikili ilişkilerde kırılmamak söz konusu değil elbet birbirimizi kırarız önemli olan gönül almak. yoksa birlikte bir ömür nasıl geçer?
devamını gör...

üniversiteye hazırlık sürecinde bölüm sonu canavarı gibi son anda ortaya çıkan, çoğu öğrencinin korkulu rüyası matematik konusu.

>>>sinüsler, kosinüsler, tanjantlar, kotanjantlar... bütün bunlarla kim neden uğraşır ki?
bütün bu soruların genç raikkonen'in aklını kurcaladığı bir günün sonunda, raikkonen'in bazı şeylere bakışı geri dönülmez biçimde değişecekti. bütün değişimler bir fikirden filizlenir, fikir de okuma ve düşünmenin meyvesidir. raikkonen de elbette -o günün sonunda- okuduğu için değişecekti.

yunanca "trigonon" (üçgen) ve "metron" (ölçmek) kelimelerinden türetilmiş olan trigonometri, üçgenlerin açıları ve kenarları arasındaki bağıntıyı inceler. matematiğin bir konusu kabul edilse de çıkışı astronomi ile mümkün olmuştur. bu nispeten yeni gibi görünen hesaplamaların basit hallerini babilliler ve eski mısırlılar hali hazırda biliyor idiler (ki bu da m.ö. 18. yy civarına tekabül ediyor).
sümerliler çemberi 360 eşit parçaya bölerken yunanlılar çemberde kirişler üzerine çalıştılar. araplar tanjant, kotanjant, sekant ve kosekant kavramlarını tanımlarken abbasiler döneminde ise trigonometri sahaya indi ve akdeniz'in çevresinin uzunluğu bu matematiksel yolla hesaplandı. ardından regiomontanus ve euler ile birlikte seyreden bir tarihsel akış trigomometriyi bugüne kadar getirdi.

>>>raikkonen okuyor ve anlam veremiyordu, çemberde açı, yay, kiriş derken nasıl oldu da tanjanta kotanjanta geçildi birden? burayı birazcık daha kurcalamalıydı.

trigonometrinin altı esas oranı (sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant, sekant, kosekant) arasındaki ilişkileri ilk ortaya koyan kişi iranlı ebu'l vefâ ve ortaya koyduğu birkaç bağıntı:

sin(a+b)=sin(a).cos(b)+cos(a).sin(b)
cos(2a)=1-2sin^2a
sin(2a)=2.sin(a).cos(a)

>>>bu bağıntıları tanıyordu genç raikkonen, az önce çözdüğü soruda kullanmıştı.

ebu'l vefâ, el mervezî'nin ilk kez önermiş olduğu tanjant ve sekant fonksiyonlarını tanımlamıştı. cebirde de bir devrime yol açmış ve ilk defa dördüncü dereceden denklemleri çözümlemişti.

>>>ebu'l vefâ trigonometrinin atası kabul ediliyordu. peki ya el mervezî kimdi? meraklı raikkonen büyük bir iştahla tekrar araştırmaya koyuldu.

habeş el hasib el mervezî. merv'li büyük türk matematikçi. el-harizmî'nin trigonometrisini ileri taşımış, ilk defa tanjant ve sekanttan bahsetmiştir.

>>>bir dakika, türk mü? nasıl yani, trigonometrinin yere basan ayaklarından birisi bir türk'e mi aitti? asla yapamadığı tanjantlı sorular geldi aklına raikkonen'in, ne hissedeceğini bilmiyordu. neden sonra kendine geldi ve sorular sormaya devam etti. peki el harizmî kimdi?
bu iş gittikçe karmaşıklaşıyordu genç raikkonen için. ama kararlıydı, bu trigonometriyi başına saranları tamamen deşifre edecekti.

ilk defa sinüs ve kosinüs cetvellerini oluşturan, bunların foksiyonları üzerinde çalışan kişi, doğunun büyük insanı el-harizmî. aynı zamanda cebrin ve algoritminin babası. kitabında kullandığı "al-jabr" kelimesi (anlamı restorasyon imiş. ikinci dereceden bir denklemde sadeleştirme amacıyla her iki tarafa sayı eklenmesi anlamına geliyormuş) "cebir" kelimesinin kökenini oluşturken isminin latin dilindeki karşılığı olan al-gorismi, algoritma kelimesine temel oluşturuyormuş.

>>>el-harizmî'yi duymuştu daha önce genç raikkonen, fakat ne cebrinden ne trigonometrisinden ne de algoritmisinden haberdardı. bir de birunî vardı, kimdi yahu o, harizmî ile karıştırıyordu hep raikkonen.

trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın bir birim olarak kabul edilmesini sağlayan kişi: birunî

>>>raikkonen iyiden iyiye sinirlenmişti, elini nereye atsa trigonometri çıkıyordu.

el-battanî. yunanlıların kirişlerinin yerine sinüs'ü kullanan, ilk defa kotanjantı tanımlayan matematikçi. el-mervezî'nin çalışmalarını incelemiş, sekant ve kosekantın işteş fonksiyonlarını keşfetmiş, kosekant hakkındaki ilk trigonometrik tabloyu hazırlamıştır. trigonometrik olarak keşfettiği bazı bağıntılar:

tan(a)=sin(a):cos(a)
sec(a)=√1+tan^2(a)
sin(x)=a.cos(x) olmak üzere sin(x)=a:(√1+a^2)

>>>her ne kadar burada karmakarışık gibi dursa da bu bağıntıları da sıklıkla kullanıyordu genç raikkonen çözdüğü sorularda. okumaya devam etti:

...modern trigonometrinin babalarından sayılan harran doğumlu el battanî....

>>>harran? evet evet harran, urfa harran hem de, battan kasabasından...
genç dostumuz şaşkınlık içerisinde sayfaları karıştırmaya devam ediyordu.

regiomontanus, napier, newton, euler....

>>>bütün yazılar birbiri içine giriyor, sayfa sesleri boğuklaşıyordu. genç raikkonen çıktığı "trigonometrici" avından elinde nihayet bir adresle dönmüştü: urfa, harran, battan kasabası.

>>>sınavlar geçti, yıllar geçti. bir gün urfa'ya giderse aklına mutlaka trigonometri gelecekti -artık o kadar da genç olmayan- raikkonen'in.

>>>geçen zamanda daha büyük bir araştırma da yapmıştı raikkonen. ve ulaştığı sonuç trigonometrinin bütün bu okuduklarından da eski olduğu; latinlere araplardan, araplara ise hintlilerden geçtiği, öncesinin bilinmediği idi. "trigonometrici" avından aslında eli boş döndüğünü böylece yıllar sonra anladı kimsesizlerinkimiraikkonen.
devamını gör...

inanan herkesin mübarek regaip kandili kutlu olsun, inşallah hayırlara vesile olur.
devamını gör...

taksiye normal binilir, gidilecek yer tarif edilir, sonra malum taksici tüm gün direksiyon sallamaktan sıkılmıştır muhabbet açmaya kalkar, siz de taksici muhabbetinden sıkılmış olduğunuzdan oracıkta yeni bir kimlik uydurursunuz kendinize sırf geyik olsun diye.
şöyle bir konuşma geçebilir:

+okuyor musun?
-yok.
+iş güç?
-internet kafe işletiyorum ben.
+hadi ya! para var mı o işte?
-ne diyorsun emmi darphane resmen.
+bizim yeğen de vs vs vs

şahsen ben bazen galeri sahibinin oğlu, amerika doğumlu moda tasarımcısı, konserine geç kalmış müzisyen taklidi falan yapıyorum, çok eğleniyorum, tavsiye edilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

22 kasım 2020 - 29 kasım 2020 kazananı zülal_kalender1 oldu.
son gün yapmış olduğu atakla haftanın şampiyonu olan yazarımız başarısının sırrını uzun tanımlar girmek olarak açıkladı.
kendisini kutlar, bizden kazandığı d&r 25 tl hediye çekini güle güle harcamasını dileriz.
devamını gör...

youtube son 1 yıldır komplo teorileri ile ilgili videoları silmeye başladı. buna dünya dışı yaşam, ufo fenomeni ve düz dünya teorisi ile ilgili içerikler dahil. yani bunun mantığını anlamış değilim sırf siz istemiyorsunuz diye neden insanların hakları kısıtlanıyor ne gizlenmeye çalışılıyor. şimdi girin youtube a doğru düzgün uzaylılarla ilgili video bulamazsınız kanıt niteliğinde sunulan. bilimsel olarak ortaya atılan her şey temelde teoriydi. komplo teorisi diye bir tabir bulmuşlar beğenmedikleri şeye yapıştırıyorlar.
artık insanlar bakmalı sormalı neden bu kurumları dünya dışı yaşam fikri bu kadar rahatsız ediyor.
devamını gör...

çok doğal bir şeydir. en yakın arkadaşım diyebileceğim kişilerin yarısı erkek ve hiç sorun yaşamadık yıllardır. kişiler kendini bilirse çok da güzel olunur.
devamını gör...


feriştah: seni seviyorumm mükremin

mükremin: beni sevmenin nedeni, seni sevmemdir

feriştah: beni sevilesi yapan senin sevgindir

mükremin: sev seni seveni ki sevdiğin de sevsin seni.

feriştah: seni gidi sevilesi hınzır seni
devamını gör...

puslu kıtalar atlası- ebrehe
notre dame' in kamburu- quasimido
oblomov- oblomov
bulantı-roquentin
otomatik portakal- alex
mai ve siyah- ahmet cemil
suç ve ceza- raskolnikov
beyaz geceler- nastenka
anna karanina- anna karanina
karamazov kardeşler- aleksey
satranç- dr.b
çalıkuşu- feride
sefiller- jean valjean
ölü ozanlar derneği- neil perry
beyaz gemi- çocuk
şeker portakalı- zeze
ince memed- ince memed
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim