halkbank davası
bu paraları, bankanın kasası yerine, ayakkabı kutusu na saklayan banka degilmiydi?
o banka ise yırtar merak edilecek bir durum yok, nasılsa devlet garantisi altındadır.
o banka ise yırtar merak edilecek bir durum yok, nasılsa devlet garantisi altındadır.
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
bir sebepten ötürü hayatlarımızın birbirine dokunduğu bir insanın hayatındaki olumlu / müjde gibi bir gelişmeyi anne babasından önce sizinle paylaşması..
(bkz: çok güzel lan burası)
(bkz: çok güzel lan burası)
devamını gör...
güne bir sanat eseri bırak
devamını gör...
durumumuz yoktu sevisemedik
kendisine de söyledim bunu, bence sözlüğü çekilir ve güzel kılan ince detaylardan biri. en alakasiz başlıklarda bile tanımlarını okuyup gülebiliyorum. kaptırmayız kendisini, giderse de isyan bayraklarını çekeriz!!!
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
keyifle uyuyacağım.
devamını gör...
üç nokta yerine iki nokta kullanmak
üç nokta fazla uzun geldiği için yaptığım eylem. hem iki nokta daha asil değil mi sizce de? bence öyle..
iki nokta koydum tam şuraya
bize benziyorlar,
biri sen diğeri ben.
yan yanalar, birbirlerinden destek alıyorlar sanki
ve hiç ayrılmayacak gibiler
hep öyle kalsınlar..
iki nokta koydum tam şuraya
bize benziyorlar,
biri sen diğeri ben.
yan yanalar, birbirlerinden destek alıyorlar sanki
ve hiç ayrılmayacak gibiler
hep öyle kalsınlar..
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
alıştırma sürecinde olduğum muhabbet kuşuma bir süredir kafesin karşısına geçip garip sesler eşliğinde dans edercesine hem hareketler yapıp hem kafa sallayarak dikkatini cekip öğretmeye çalışıyordum. bugün oylece yerde yuvarlanirken kuşun kafeste kafasını acayip komik şekilde salladigini farkettim. mutlu oldum. aferin cicikus.
devamını gör...
günaydın sözlük
saat 6 buçuk lan, bu saatte kalkıp pozitif olmayı nasıl beceriyorsunuz?
sözlük negatifinden oldukça düz bir günaydın.
sözlük negatifinden oldukça düz bir günaydın.
devamını gör...
berberle müşteri arasındaki zaman algısı kaynaklı gerginlik
#1588266 sözlüğümüzün yazarlarının, üzerine öykü skillerini stilleyerek bahsettiği, edebi kaygılarla bezenmiş ve zaman algısının göreliliğinden kaynaklanan gerginlik. böyle gerginliğe can kurban. tatlı şey, nasıl da yazmış. sait misin faik misin, alemdağ'da bir yılan mısın, mahalle kahvesine gerginlik götüren lüzumsuz adam mısın? abalar da kafalar da yanık.
devamını gör...
erkeklerin güzel göründüğünü sandığı şeyler
bmw direksiyonu ile story .
devamını gör...
sözlük güncellemeleri
1-) toplu beğeni sınırlaması getirildi.
an itibarı ile, x yazar y yazara seri beğeni atamayacak.
2-) tanım kutusunda resim butona ihtiyaç duymadan tekrar yayına alındı.
video için buton devam ediyor.
an itibarı ile, x yazar y yazara seri beğeni atamayacak.
2-) tanım kutusunda resim butona ihtiyaç duymadan tekrar yayına alındı.
video için buton devam ediyor.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
son 10 kişiyi göremedim listede. kendimi arıyordum da bulamadım.
esprisi bir yana ilk on yazarın çoğunun yazdıklarıma beğeni bıraktığını farkedip mutlu olmamı sağlayan listedir.
neyse canım bizde gönüllerin en iyi on yazarından biriyizdir belki? o da mı değiliz? 50 kuruş verseydin? o da mı yok? peki.
esprisi bir yana ilk on yazarın çoğunun yazdıklarıma beğeni bıraktığını farkedip mutlu olmamı sağlayan listedir.
neyse canım bizde gönüllerin en iyi on yazarından biriyizdir belki? o da mı değiliz? 50 kuruş verseydin? o da mı yok? peki.
devamını gör...
hristiyanismail
baştan sona dallas gibi bir olay. oku oku birşey anlamıyorum. neyi nasıl yapıyorsunuz ve sonra nasıl anlaşılıyor. acep aklımızı bilim alanında mı kullansak.
devamını gör...
gün boyu uykusuz olmak ama gece olunca hiç uykunun olmaması
an itibariyle yaşadığım. sabah gözümü açtığımdan beri sanki hiç uyumamışım gibi uykum vardı. gün boyu sersem gibi gezdim. hatta telefonda kardeşimle konuşurken cümlenin yarısında içim uykuya geçti, cümlemi tamamlayamadım. dalga konusu da oldum haliyle. gündüz uyuyamam, yine de denedim olmadı. bir akşam olsa da yatıp uyusam dedim. şimdi olmuş gecenin yarısı, ben sanki 10 saatlik uykudan yeni uyanmış gibi zımba gibiyim. bir gram uykum yok. normalde yavaştan uykuya geçiş saatim olmasına rağmen hem de. sinir oldum kendime.
devamını gör...
bağış
polonyalı şair czeslaw milosz'un güzide şiirlerinden biri. new & collected poems'de gift ismi ile yer alan şiirin dilimize çevirisi de cevat çapan tarafından ustaca yapılmıştır. ikinci cihan harbi sırasında faşizm karşısında büyük bir direniş göstermiş olan milosz aynı zamanda savaşın yıkıcılığını da ilk elden tecrübe etmiş olmasına rağmen çoğu şiirinde olduğu gibi bağış şiirinde de yine o umutlu tutumunu yansıtmayı seçmiştir ki katliamın arasından çıkıp bunu başarabilmek ve sanat ile insanlara ulaştırmaya çalışmak hayranlık uyandırıcı. eleştirel şiirlerinden ziyade -ki yirminci yüzyılın portresi üst düzey bir şiirdir- bağış şiirindeki umut halinin basit ama etkili ifadesi şiiri bu denli etkili kılmaya yeter muhakkak. şiir zaman zaman ivan malinovski'nin 'izledi yakıcı bir göz umudumuzu ve yüreksizliğimizi' dizelerinin etkisini perçinleyen bir his uyandırsa bile reddedilemez bir gerçek ki bu şiirde umutsuzluğun ve savaşın gözünün içine bakmış olan bir adamın umuda dair cesareti mevcut. bazı fotoğraflar arkasındaki hikaye bilindiğinde etkili gelir ve bazı şiirler de biraz böyledir bana kalırsa. ilk okunduğunda basit hatta belki vasat görülebilecek bağış şiiri de şairini ezberledikten sonra devleşen şiirlerden. cevat çapan çevirisi ile:
ne mutlu bir gün.
sis erken dağıldı. bahçede çalıştım bütün gün.
sinekkuşları konuyordu hanımellerine.
sahip olmak istediğim hiçbir şey yoktu yeryüzünde.
kıskanabileceğim kimseyi tanımıyordum.
bana yapılan her kötülüğü unutmuştum bile.
bir zamanlar aynı insan olmuş olmaktan utanç duymuyordum.
hiçbir acı hissetmiyordum gövdemde.
doğrulurken denizi ve yelkenleri gördüm birden.
a day so happy.
fog lifted early, i worked in the garden.
hummingbirds were stopping over honeysuckle flowers.
there was no thing on earth i wanted to possess.
i knew no one worth my envying him.
whatever evil i had suffered, i forgot.
to think that once i was the same man did not embarrass me.
in my body i felt no pain.
when straightening up, i saw the blue sea and sails.
ne mutlu bir gün.
sis erken dağıldı. bahçede çalıştım bütün gün.
sinekkuşları konuyordu hanımellerine.
sahip olmak istediğim hiçbir şey yoktu yeryüzünde.
kıskanabileceğim kimseyi tanımıyordum.
bana yapılan her kötülüğü unutmuştum bile.
bir zamanlar aynı insan olmuş olmaktan utanç duymuyordum.
hiçbir acı hissetmiyordum gövdemde.
doğrulurken denizi ve yelkenleri gördüm birden.
a day so happy.
fog lifted early, i worked in the garden.
hummingbirds were stopping over honeysuckle flowers.
there was no thing on earth i wanted to possess.
i knew no one worth my envying him.
whatever evil i had suffered, i forgot.
to think that once i was the same man did not embarrass me.
in my body i felt no pain.
when straightening up, i saw the blue sea and sails.
devamını gör...
annelerin çocuklarına hitap şekilleri
babasının oğlu .
devamını gör...
apifobi
t: küçükken yuvalarını oymam hasebiyle*, biri kulağımı biri de çenemi ısırmıştı, o gün bugündür sahip olduğum fobi.
ayı gördüm; bozuntuya vermedim, yılan gördüm; kaçmadım, domuz sürüsü gördüm; korkmadım, köpekler tarafından istiklal caddesi'nde kovalandım; umursamadım, bu tırışka mahluku gördüğüm an koşarak türkiye turu atabilirim. yeter ki benden uzak dursun. saygımdan bal yemiyorum, gelip beni bulmayın sevgili arılar.
ayı gördüm; bozuntuya vermedim, yılan gördüm; kaçmadım, domuz sürüsü gördüm; korkmadım, köpekler tarafından istiklal caddesi'nde kovalandım; umursamadım, bu tırışka mahluku gördüğüm an koşarak türkiye turu atabilirim. yeter ki benden uzak dursun. saygımdan bal yemiyorum, gelip beni bulmayın sevgili arılar.
devamını gör...
yazarlığa normal sözlük'le başlayan yazar
önce okuyup öyle başlasınlar. pat diye yazar yapılıyorlar. ne başlık açmaktan haberleri var ne de tanım girmekten.
kitle önemli ama kaliteli kitle daha önemli.
kitle önemli ama kaliteli kitle daha önemli.
devamını gör...


