sevgilisi tarafından hak ettiği değeri göremeyen kadın
umutsuzluğun dışavurumudur. yıllarca iç sesimle beraber böyle ezik çiftleri uzaktan izlerim, bi sabah cartt diye uyandım. korkudan, başka erkeklerin öcü gibi geldiği bu türden hanımların bir çoğu da kaçıp kurtulmak istiyorlar.
güzel bir kadın ve birlikte olduğu kıl tüy bir herif varsa, şansımı deneme özgürlüğümden alıkoyamaz beni kimse. en kötü tokat yerim. en iyi, şampuan kokan bir kadınla gece doyarım. risk almadan mutlu olamayız. artık hayal etmeyi bırakıp eyleme dökelim düşüncelerimizi.
yanında erkek arkadaşı olan üzgün her kadın, bir umuttur. o hayvan onun değerini bilmediyse biz ona hak ettiğini vermeliyiz. illaki veririz. olayımız bu.
güzel bir kadın ve birlikte olduğu kıl tüy bir herif varsa, şansımı deneme özgürlüğümden alıkoyamaz beni kimse. en kötü tokat yerim. en iyi, şampuan kokan bir kadınla gece doyarım. risk almadan mutlu olamayız. artık hayal etmeyi bırakıp eyleme dökelim düşüncelerimizi.
yanında erkek arkadaşı olan üzgün her kadın, bir umuttur. o hayvan onun değerini bilmediyse biz ona hak ettiğini vermeliyiz. illaki veririz. olayımız bu.
devamını gör...
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü
sözlükte nickini okuması zor ama okumayı başarınca gülümseten aramıza yeni katılmış yazarımız. ekşi'den geldiğini belirtmiştir. hoş gelmiş aramıza.
okuyamayanlar için türkçe karakterlerle nickini yazıyorum: ağzındaki-kanı-silip-işte-şimdi-kızan-dövüşçü .
okuyamayanlar için türkçe karakterlerle nickini yazıyorum: ağzındaki-kanı-silip-işte-şimdi-kızan-dövüşçü .
devamını gör...
burhan altıntop replikleri
bir aralar bu rolünde kendimi bulmuşluğum vardı.
devamını gör...
kadınlarınızı hafifçe dövünüz
(bkz: ona küçük tokatlar atın)
devamını gör...
eylül (mehmet rauf)
bazı romanlar vardır ismini herkes bilir ama okuyanı azdır. aynı vadideki zambak gibi. belki de yazarın verdiği isimden şöhreti yakalamıştır bu eser. ismini ve nasıl bir kitap olduğunu okul zamanı edebiyat derslerinden çok kişi bilir ama okuyanı azdır.
devamını gör...
alın yazısı
meşhur sahneleri, müziği ve oyuncuları ile akla kazınan, ilk tanımda da belirtildiği üzere, uyarlama bir filmdir.
kanımca yeşilçam’ın en ikonik filmlerindendir. herkese şiddetle filmi izlemelerini tavsiye etmekle birlikte, en önemli ikonik sahneleri paylaşayım efenim:
kült sahneler:
- film zaten başlangıçtaki jenerik görselleri ile yakalar izleyiciyi

iran orijinal filmdeki müzik aynen kullanılmıştır ki, ne müziktir o. şimdiki gibi yetenekli bir kişinin klavye ve dijital darbeleri değil de, kayıt odasına aynı anda girmiş orkestranın emeği ile esfandiar monfaredzadeh döktürmüştür:
- normalde topuğuna basarak ayakkabısını giymeyi tercih eden başrol oyuncusu haydar (cüneyt arkın) intikam öncesi topuğuna takar parmağını ve düzeltir ayakkabıyı. bu arada transparan çorap da dikkatten kaçmaz

- herkesin terlediği hamamda soğukkanlı bir şekilde adam doğrama. tabi bir de intikam sonrası duş altında rahatlamaca.

- fötr şapkası ile eskilerin büyük belalısı, şimdinin ise hacca gidip tövbe etmiş kasabı, evin büyük abisi (erol taş)


- dakikasında haydar’ın (cüneyt arkın) cazibesine kapılıp, sarı şehmus’un (baş kötü adamın) yerini belli eden ablanın odasında, bu yaptığı iyilik yetmezmiş gibi abla bir de vücudunu haydar’a sunmaktan kendisini alamaz. peki ablamız soyunurken haydar ne yapar? ikonik tespih sahnesiyle manitanın soyunmasını beklerken intikam hesaplarındadır.

- haydar, intikam alacağı hasımlarını takipteyken, bir başka arzu nesnesi sigara ağızlığını da pek havalı kullanır

- mezbahada büyükbaş değil, intikam kurbanı töreni vardır:

hülasa, yeşilçam nostaljisi ile efsane bir film izlemek isterseniz buyrun size tek parça kayıt efenim. bir kaç efsane sahne de siz paylaşırsanız ne ala:
kanımca yeşilçam’ın en ikonik filmlerindendir. herkese şiddetle filmi izlemelerini tavsiye etmekle birlikte, en önemli ikonik sahneleri paylaşayım efenim:
kült sahneler:
- film zaten başlangıçtaki jenerik görselleri ile yakalar izleyiciyi

iran orijinal filmdeki müzik aynen kullanılmıştır ki, ne müziktir o. şimdiki gibi yetenekli bir kişinin klavye ve dijital darbeleri değil de, kayıt odasına aynı anda girmiş orkestranın emeği ile esfandiar monfaredzadeh döktürmüştür:
- normalde topuğuna basarak ayakkabısını giymeyi tercih eden başrol oyuncusu haydar (cüneyt arkın) intikam öncesi topuğuna takar parmağını ve düzeltir ayakkabıyı. bu arada transparan çorap da dikkatten kaçmaz

- herkesin terlediği hamamda soğukkanlı bir şekilde adam doğrama. tabi bir de intikam sonrası duş altında rahatlamaca.

- fötr şapkası ile eskilerin büyük belalısı, şimdinin ise hacca gidip tövbe etmiş kasabı, evin büyük abisi (erol taş)


- dakikasında haydar’ın (cüneyt arkın) cazibesine kapılıp, sarı şehmus’un (baş kötü adamın) yerini belli eden ablanın odasında, bu yaptığı iyilik yetmezmiş gibi abla bir de vücudunu haydar’a sunmaktan kendisini alamaz. peki ablamız soyunurken haydar ne yapar? ikonik tespih sahnesiyle manitanın soyunmasını beklerken intikam hesaplarındadır.

- haydar, intikam alacağı hasımlarını takipteyken, bir başka arzu nesnesi sigara ağızlığını da pek havalı kullanır

- mezbahada büyükbaş değil, intikam kurbanı töreni vardır:

hülasa, yeşilçam nostaljisi ile efsane bir film izlemek isterseniz buyrun size tek parça kayıt efenim. bir kaç efsane sahne de siz paylaşırsanız ne ala:
devamını gör...
antidepresan etkisi gösteren şeyler
kitap okumak, yürümek, spor yapmak, yeni bişey öğrenmek, açık hava da vakit geçirmek, gırıl gırıl kedi sevmek, sevdiklerine sarılmak, ertelediğin bişey yapmak için harekete geçmek, fazla uykudan kaçınmak sağlıklı beslenmeye çalışmak ve ağlamak.
devamını gör...
16 haziran 2021 türkiye galler maçı
eşek bile , düştüğü yoldan tekrar geçmez ,ama bizim futbolcular aynı pozisyonun ellinci tekrarından golu yedi, ne diyeyim, kanalı değiştirin belgesel seyredin hurda avcıları başlamış.
devamını gör...
islam'ın evrimle çelişmemesi
bir müslüman olarak kesin bir şekilde evrim olmuştur diyemem ama olabilir derim. insan suresi'nin ilk ayeti "insanın üzerinden, henüz anılmaya değer bir şey olmadan önce uzun bir dönem geçmemişmiydi ?"
işin garibi genelde müslümanların tepki verdiği evrimle islamın uyuşabilmesi görüşüne, kafa sözlükte, islamdan nefret edenler daha çok tepki gösteriyor. normalde biri benim savunduğum bir şeyi savunsa ne güzel derim ama bazı yazarlar islamdan öyle nefret ediyorki hayır, olamaz, islam ve bizim savunduğumuz bir şey benzeyemez kafasındalar.
işin garibi genelde müslümanların tepki verdiği evrimle islamın uyuşabilmesi görüşüne, kafa sözlükte, islamdan nefret edenler daha çok tepki gösteriyor. normalde biri benim savunduğum bir şeyi savunsa ne güzel derim ama bazı yazarlar islamdan öyle nefret ediyorki hayır, olamaz, islam ve bizim savunduğumuz bir şey benzeyemez kafasındalar.
devamını gör...
plastinasyon
plastinasyon, ilk olarak 1977'de alman anatomist "gunther von hagens" tarafından geliştirilmiş bir doku koruma yöntemidir. türkiye'de ise ilk modern uygulamayı "dr. selçuk tunalı" yapmıştır. yaşamsal fonksiyonlarını kaybetmiş bir insan, hayvan veya bitkinin belirli bir dokusu veya tüm vücudu alınır, su ve yağ çekilir ve ortamdan uzaklaştırılır. yerini ise kokmayan, çürümeyen, dokunulabilen plastikler alır. böylece kadavra* veya doku uzun süre saklanabilir.
*
plastinasyon işleminde dört adım uygulanır:
1) sabitleme
2) dehidrasyon*
3) vakumda zorla emprenye etme*
4) sertleştirme
ilk adım olan fiksasyon* sürecinde çoğunlukla formaldehit bazlı olmak üzere belirli koruyucu solüsyonlarla dokunun ayrılması önlenir. bu süreç boyunca dokuda aynı zamanda sertleşme de gözlemlenebilir. bu işlem numunenin şeklini ve yapısını korumasını sağlar.
gerekli diseksiyonlar* yapıldıktan sonra numune, hacmi plastinasyon işlemi uygulanan dokunun 10 katı kadar olan asetonla doldurulmuş küvete bırakılır. aseton altı hafta boyunca sadece 2 kere yenilenir. işlemin sonunda aseton, hücreleri doldurmuş olur.
bu aşamada numune; polyester, silikon kauçuk veya epoksi reçine gibi sıvı polimerlerin içine yerleştirilir. eş zamanlı olarak vakum oluşturarak asetonun düşük sıcaklıkta kaynaması sağlanır. hücreleri terk eden asetonun yerini hızlıca sıvı polimerler doldurur.
son olarak ise plastik; gaz, ısı veya ultraviyole ışık ile sertleştirilir. bu işleme tabii tutulan numunelere şekil verilmesi oldukça kolaylaşır.
*
plastinasyon işlemi uygulanmış doku ve vücutlar sergilerde gösterime açılabiliyor. 2012 yılında türkiye'de de gerçekleştirilmiş olan "body worlds" sergisi buna bir örnektir.
kaynakça
!! yazının bu bölümünden sonra karşınıza çıkacak olan görseller bazı kişiler için rahatsız edici olabilir. hassas bir bünyeniz varsa lütfen daha fazla aşağı inmeyin. işlem hakkında tüm bilgiler üstte verilmiştir!!
*
*plastinasyon işleminde dört adım uygulanır:
1) sabitleme
2) dehidrasyon*
3) vakumda zorla emprenye etme*
4) sertleştirme
ilk adım olan fiksasyon* sürecinde çoğunlukla formaldehit bazlı olmak üzere belirli koruyucu solüsyonlarla dokunun ayrılması önlenir. bu süreç boyunca dokuda aynı zamanda sertleşme de gözlemlenebilir. bu işlem numunenin şeklini ve yapısını korumasını sağlar.
gerekli diseksiyonlar* yapıldıktan sonra numune, hacmi plastinasyon işlemi uygulanan dokunun 10 katı kadar olan asetonla doldurulmuş küvete bırakılır. aseton altı hafta boyunca sadece 2 kere yenilenir. işlemin sonunda aseton, hücreleri doldurmuş olur.
bu aşamada numune; polyester, silikon kauçuk veya epoksi reçine gibi sıvı polimerlerin içine yerleştirilir. eş zamanlı olarak vakum oluşturarak asetonun düşük sıcaklıkta kaynaması sağlanır. hücreleri terk eden asetonun yerini hızlıca sıvı polimerler doldurur.
son olarak ise plastik; gaz, ısı veya ultraviyole ışık ile sertleştirilir. bu işleme tabii tutulan numunelere şekil verilmesi oldukça kolaylaşır.
*plastinasyon işlemi uygulanmış doku ve vücutlar sergilerde gösterime açılabiliyor. 2012 yılında türkiye'de de gerçekleştirilmiş olan "body worlds" sergisi buna bir örnektir.
kaynakça
!! yazının bu bölümünden sonra karşınıza çıkacak olan görseller bazı kişiler için rahatsız edici olabilir. hassas bir bünyeniz varsa lütfen daha fazla aşağı inmeyin. işlem hakkında tüm bilgiler üstte verilmiştir!!
*
devamını gör...
sevilen türkünün en vurucu sözleri
bir fırtına tuttu bizi, deryaya kardı
o bizim kavuşmalarımız a yarim, mahşere kaldı
bu aralar türkülere dalmış bir birey olarak doldurduğum anket başlığı.*
o bizim kavuşmalarımız a yarim, mahşere kaldı
bu aralar türkülere dalmış bir birey olarak doldurduğum anket başlığı.*
devamını gör...
yabancı
bu yazıyı belki dün yazdım, belki de bugündü. tam hatırlamıyorum. önemi var mı onu da bilmiyorum. muhtemelen yoktur ama yine de içimde tuhaf bir uzaklaşma duygusuyla oturdum bekliyorum.
albert camus’un anlatmak her zaman zordur zaten. anlatmaya başlamamak için binbir neden bulur insan ama kaçınılmaz son her zaman gelir. o yüzden onunla ilgili yazıların ne zaman yazıldığı da hiçbir zaman mühim olmamıştır ve muhtemelen de hiçbir zaman olmayacaktır.
albert camus bir röportaj esnasında kendisine bir muhabir tarafından en absürt ölüm şeklinin ne olduğu sorulduğunda trafik kazasında ölmek olduğunu söylemiştir. ve bilin bakalım ne oldu? camus bir imza töreninden dönerken trafik kazasında öldü. absürtlük camus’yü ölürken bile yalnız bırakmadı. var oluşunun anlamlanması için ihtiyaç duyduğu şey belki de buydu zaten.
romanın kahramanı mersault da bir absürtlük denizinde yüzmektedir. belki bu yüzden onu ilk deniz kenarında görürüz. mersault her şeyi aynı kayıtsızlık karşılar. doğal bir ölümle giden annesini de, cinayete kurban giden arap’ı da, yaşadığı ilişkiyi de...
mersault doğal olmayan bir inziva içinde çok doğal bir şekilde yaşayan ve kayıtsızlıkla kaplanmış bir yaşayan ölüdür.
okunmaya değer mi bilmiyorum ama okumazsanız eksik kalacaksınız. yine de siz bilirsiniz.
albert camus’un anlatmak her zaman zordur zaten. anlatmaya başlamamak için binbir neden bulur insan ama kaçınılmaz son her zaman gelir. o yüzden onunla ilgili yazıların ne zaman yazıldığı da hiçbir zaman mühim olmamıştır ve muhtemelen de hiçbir zaman olmayacaktır.
albert camus bir röportaj esnasında kendisine bir muhabir tarafından en absürt ölüm şeklinin ne olduğu sorulduğunda trafik kazasında ölmek olduğunu söylemiştir. ve bilin bakalım ne oldu? camus bir imza töreninden dönerken trafik kazasında öldü. absürtlük camus’yü ölürken bile yalnız bırakmadı. var oluşunun anlamlanması için ihtiyaç duyduğu şey belki de buydu zaten.
romanın kahramanı mersault da bir absürtlük denizinde yüzmektedir. belki bu yüzden onu ilk deniz kenarında görürüz. mersault her şeyi aynı kayıtsızlık karşılar. doğal bir ölümle giden annesini de, cinayete kurban giden arap’ı da, yaşadığı ilişkiyi de...
mersault doğal olmayan bir inziva içinde çok doğal bir şekilde yaşayan ve kayıtsızlıkla kaplanmış bir yaşayan ölüdür.
okunmaya değer mi bilmiyorum ama okumazsanız eksik kalacaksınız. yine de siz bilirsiniz.
devamını gör...
kuban kazak korosu
slav kazaklarının oluşturduğu, içerisinde çokça kafkas ezgileri barındıran korodur.
solisti viktor sorokin olup en sevdiğim parçaları, when we were at war'dır.
türkçe altyazı eklenmiş halini de buldum.
solisti viktor sorokin olup en sevdiğim parçaları, when we were at war'dır.
türkçe altyazı eklenmiş halini de buldum.
devamını gör...
insan
tanıklık ve hoşgörü dengesini kurabilirse başarabilendir ki bu denge benim için yüzde yetmiş beş tanıklık, yüzde yirmi beş hoşgörüdür. biraz hoşgörü lütfen.
devamını gör...
yastığın sadece kenarlarını kullanmak
yaptığım davranıştır. bir yastığın ortasını kullanırken asla uykuya dalamam. benim için yastığın kenarları eşsiz birer mücevherdir. fizik yasaları izin verse de bir yastıkta 17 kenar olsa keşke. yalnızca 4 tane var ve bu başlı başına büyük sorun.
devamını gör...
sosyal mesafe
koşullandırılmak istenilen mesâfedir. halbuki insan, sosyal bir varlıktır. zihin ve gönüllere sosyal mesâfeler konularak insan hastalıktan korunmaz ama yalnızlığını ve mutsuzluğunu arttırır. olması gereken, ''sosyal mesâfe'' değil; ''fizikî mesâfe''dir. fizikî mesâfe, insanlarla aramızdaki tatlı dilimizi, güler yüzümüzü, yardımlaşma duygumuzu, iyi temennilerimizi, birbirimize karşı hayır duâlarımızı, kısacası sosyalliğimizi ve insanlığımızı tüketmemelidir.
devamını gör...
insanlık tarihindeki en önemli icat
1 - dil - ki insan iletişim kurabilsin, bunun getirileri çok fazla çünkü herşeyin başı
2- yazı - tarihi ve bilgi aktarımını üst seviylere çıkarmış, insanlık yazıdan sonra hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı
3 - sanırım ateş, bu da hemen hemen herşeye yarıyor, yani şuanli teknoloji kullanmak için gereken enerji yada ısı bile hala bu ilkel icadımız sayesinde gerçekleşiyor.
2- yazı - tarihi ve bilgi aktarımını üst seviylere çıkarmış, insanlık yazıdan sonra hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı
3 - sanırım ateş, bu da hemen hemen herşeye yarıyor, yani şuanli teknoloji kullanmak için gereken enerji yada ısı bile hala bu ilkel icadımız sayesinde gerçekleşiyor.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bir parça hüzünlendiren başlık.
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
devamını gör...

