pozitivizmin kurucusudur.
devamını gör...

ıçerisindeki kimyasal enerjiyi belli bir kimyasal reaksiyon sonucu elektrik enerjisine çeviren güç sağlayıcı. asıl amacı marş motoruna ilk ateşlemeyi yapması için gerekli olan elektrik enerjisini sağlamaktır.

regülatör tarafından motor gücünden elde edilen enerji tekrar aküyü şarj etmek için kullanılır.
(bkz: marş motoru)
devamını gör...

sağlıklı bir ilişki için olması gerekendir. eskiden kendinden tamamen farklı biriyle olmanın birbirinin tamamlayıcısı olduğunu düşünürdüm. (bkz: dikotomi) fakat benzer ideolojiye sahip olmadan aynı yol üzerinde ilerlemenin zor olduğunun farkına vardım. neticede o yolda birliktesiniz ve aynı pencereden bak(a)madığınızdan karşınıza en ufak bir engel çıktığında bile ortak bir noktada buluşamayıp düşüp kalmanız olası.
devamını gör...

sen de boyamalısın belki diye düşündüren ifadedir. misal kafanın içini şöyle bahar çiçeği pembesine boyasan hayat daha zevkli olur.
devamını gör...

fenomen olmak için sözlüklerde saçmalayanlarla ölümüne kapışacak grup.

bu tür çabalar nerede olursa olsun gülünç ve anlamsız gelir bana.
devamını gör...

uzay yolculuğu, dünya'dan atmosfer dışına veya dış uzayda gerçekleştirilen yolculuktur. uzay yolculukları, insanlı veya insansız uzay araçları ile bilimsel, askerî veya ticarî amaçlarla gerçekleştirilir.
kozmosa ilk girişi yapmak, tek başıma onunla karşı karşıya gelmek, doğayla hiç görülmemiş bir düello yapmak, bundan daha ötesi hayal edilebilir mi? yuri gagarin uzaya çıkan ilk insan. 12 nisan 1961'de vostok uzay aracıyla uzaya çıktı.
insanlı uzay yolculuğu projeleri, 21. yüzyılda da keşif atılımlarının odağında yer alıyor.
nasa, yunan ay tanrıçası "artemis"in adı verilen yeni keşif görevi kapsamında 2024 yılına kadar ay'a insanlı seferler düzenlemeyi amaçlıyor. 2028 yılına kadar sürmesi planlanan seferlerin ardından ay yörüngesinde bir uzay istasyonu kurulması ve burayı basamak olarak kullanarak mars'a insanlı seferler düzenlenmesi hedefleniyor.
rusya "soyuz", çin "shenzhou" mekikleriyle insanlı yörünge yolculuklarını sürdürmeyi hedeflerken hindistan yeni geliştirdiği "gaganyaan" personel taşıyıcı uzay mekiğiyle 2021 sonunda yörünge seferi yaparak insanlı uzay yolcuğu gerçekleştiren dördüncü ülke olmayı hedefliyor.
öte yandan japonya, iran ve malezya da insanlı uzay programları başlattıklarını duyururken, spacex, virgin galactic, blue origin ve spaceshiptwo gibi şirketler yörünge ve alt-yörüngeye turistik amaçlı yolcu taşımak için mekikler ve uzay araçları geliştiriyor.

houston, burası apollo 11... penceremde dünya var. michael collins, apollo 11 astronotu

ay'dan bakarken uluslararası siyaset çok zavallı görünüyor. bir politikacıyı ensesinden tutup çeyrek milyon mil kadar uzağa götürüp 'şuna (dünya'ya) bir bak, seni o.. .. çuğu' diyesin geliyor. edgar mitchel, apollo 14 astronotu

insan türünün -uzaya yayılmadıkları sürece- bir sonraki bin yılda yaşayacağını sanmıyorum. tek bir gezegende yaşamı sonlandırabilecek çok fazla kaza gerçekleşebilir. ama ben iyimserim. yıldızlara ulaşacağız. stephen hawking

şimdiden yaşamı dünya'nın ötesine taşımamız oldukça önemlidir. bu dünya tarihinin dört milyar yıllık sürenin sonundaki ilk imkanımız ve bu pencere uzun bir süre boyunca açık kalabilir -ki öyledir diye umuyorum- yada kısa bir süreliğine de açık kalabilir. tedbirli olmalıyız ve şimdiden bir şeyler yapmalıyız. elon musk

dinozorlar yok oldu çünkü bir uzay programları yoktu. larry niven

gökyüzü sadece uçmaktan korkanların sınırıdır. bob bello

19. yüzyılda insanlar kuzeybatı geçişi'ni arıyorlardı. gemiler kayboldu ve cesur insanlar hayatlarını kaybetti, ama bu hiçbir zaman dünyanın bu bölgesine tekrar gitmedikleri anlamına gelmiyor. bunun uzay keşfi için de geçerli olduğunu düşünüyorum. jonh l. phillip

uzayın son değil ama bir sonraki sınır olduğunu ve fethedilecek bir şey olarak değil, keşfedilecek bir yer olarak görüyorum. neil degrasse tyson

sanki dışına çıkılmaması gereken sihirli bir çemberin içerisindeymişiz gibi bu gezegende insan ırkını susturmak isteyen dar görüşlü insanlara ait fikirlerin aksine, günün birinde liverpool'dan new york'a yaptığımız seyahat gibi aynı rahatlık, hız ve kesinlik ile ay'a, diğer gezegenlere ve yıldızlara seyahat edeceğiz. jules verne

uzun vadede her medeniyet uzaydaki etkilerden dolayı tehlike altında olacaktır. varlığını sürdüren her medeniyet uzay yolculuklarına çıkmak zorundadır, sırf romantik olduğundan yada keşfetme arzusundan dolayı değil, ama düşünülebilecek en mantıklı şey için: hayatta kalmak... eğer uzun-vadeli hayatta kalışımız tehdit altındaysa, türümüze olan temel sorumluluğumuz diğer dünyalara seyahat etmektir. carl sagan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o anki özgüvenle dünyaya hükmedebilirmişsin gibi gelir.
devamını gör...

robin'in kevin'i seçip barney'ye 'hayır' anlamında başını sallaması.
ted'in elinde süt şişesiyle boş odaya girip mavi fransız kornosunu yerde görmesi.
lily'nin ted'e 'sometimes i wish i wasn't a mom' demesi.
louis evlenme teklifi edince tracy'nin max'ten izin istemesi.
barney'in kızına "you are the love of my life. everything i have and everything i am is yours. forever." demesi.
devamını gör...

benim için; gece evin herhangi bir yerinden sesler gelmesi. yüreğim ağzıma geliyor, anksiyetem tutuyor. na böyle kalıyorum;*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir de yalnızken depreme yakalanmak.
devamını gör...

çok kısa kesiyorum. trabzonda üni öğrencisiyiz. yurdun komünist güvenlikçerini dövdük atıldık. eve çıktık ev eşyamız henüz yok. boş evde temiz elbiseleri salona serip 4 avanak yatıyoruz sarılıp. ev arkadaşlarımdan birinin 5+1 ses sistemi var memleketten getirmiş. bu arada apartmanda bizden başka kimse yok. yüksek giriş katta oturuyoruz bir tek biz varız bir de karşı komşu var ağrılı 3 erkek inşaat işçisi abilerimiz. ama muhabbetimiz yok pek yeni taşındık diye. biz de rahatız, rahatsız olacak birileri yok diye gecenin 1'inde son ses açtık "recebim-kabahatim sevmekse" şarkısını horon tepiyoz patır kütür parkelerde. bir anda saba makamında ezan sesi duyuldu. allahuekber şeklinde. hepimiz durup birbirimize baktık. herkes duydu mu diye. ama sanki abdurrahman el ussi okuyor ezanı öyle bir ses. gecenin 1 inde ne ezanı bu ya derken herkes duyunca bir ürperdik yani. neyse 1 2 dk geçti açtık geri horonu tepiyoz bir daha duyduk bi anda allaaaaaaaaahuekbeeerrrr diye saba makamında ezan. allahım o an ki refleksten film çekilir. ben camdan atladım biri mutfaktan çıkmaya çalışıp ocağa tırmanıyo panikten kapıyı denk getiremiyo , biri balkona koştu biri kapıya. hepimiz attık kendimizi dışarı. dedik bi imama mı gitsek diye. dedik gidelim. caminin yanında kütüphane var. oflu bi müezzin var 7/24 orda duruyor adam. bulduk onu anlattık durumu. bizim hoca efendi fıkıhlı biridir sabah namazına gelir birazdan dedi çay koydu bize. biz dedik ara gelsin biz bekleyemeyiz o kadar. sagolsun hocayı uyandırdık geldi. anlattık durumu dedi bi gidelim eve. kütüphaneden de kuran hediye etti bize evinizde olsun diye. eve gittik. kapıdan girer girmez gozkeri faltaşı gibi açıldı imamın. dolandı odalarda biraz dualar etti. sonra salona kuranı astı geldi bize dediği şey şu..
evi sahiplenmişler, siz bu evden çıkın gençler rahatsız etmesinler sizi.
biz dedik ki tövbe bismillah hocam ezan neyin nesiydi.
hoca odanın bi köşesine bakıp görmediğimiz bişeyi görür gibi gülümsedi, aranızda bir şerif var sizin dedi. ve sizler nasıl dua aldıysanız artık şükredin dedi. siz onları rahatsız etmişsiniz. size saldıracaklarmış ama müslüman cinler gelip ezan okuyarak onları kaçırmışlar dedi. o gün müslüman oldum galiba ben dua ede ede. ahhahah. neyse sonrası da o evden çıktık sabaha kadar uyuyamadık zaten oturup etrafa baktık mal mal. şerif dediği arkadaş da yozgatlı bu arada. benle alakası yok. 66 sorgun tayfa.
buna benzer üç beş olay daha yaşadım farklı zaman dilimlerinde. alıştım artık korkmuyom. kanka olduk elemanlarla.
devamını gör...

adımla çağırılınca tenezzül etmeyip anlamsız kelimelerle çağırılınca çıkıp gelirdim.
devamını gör...

çevreme baktığımda y ve z kuşağının evliliklerde (yüksek oranda)başarısız olduğu yadsınamaz gerçektir. bakıyorum x kuşağına çiftler kavga ediyor hemen akşamında barıştıklarını görüyoruz. peki nedir bunun sebepleri y ve z kuşağının şımarık olması mı, doyumsuz olmaları mı yada sosyal medyanın ve teknolojinin hayatımızı şekillendirmesine kadar olan etkisi mi ?
dipnot; buraya destan olacak şekilde nedenleri sıralayabilirim ama siz yazarların fikirlerini görmek isterim.
devamını gör...

"var mısın ki, yok olmaktan korkuyorsun?"*
devamını gör...

ben her zaman herkesin anonim kalmasından yanayım. yoldaş benjamin’in de söylediği gibi maske kullanılabilir bence.
maksat büyüsü kaçmasın
devamını gör...

kimseyi takip etmek için bir ölçüt koymam. bugün yazdığı çok hoşuma gider, yarın yazdıkları sinirlerimi hoplatabilir. bu gayet normal ve sırf bu yüzden değerlendirme yapmam. tanımadığım, görmediğim, üç oturup beş kalkmadığım bir yazarı sırf okumak için kriter koymak ne kadar da komik geldi bana. insanlar her şeyi kategorize etme merakı içindeler. maslow'un kankası çoğu. bir grafik, bir piramit, bir hiyerarşi olsun bunlara. sen şusun, bu budur, şu da şundan aparmış, bu da bundan koparmış, bu aslında bunu yapmıştı. aynen benim şimdi yaptığım gibi, üzgünüm. ama şunu itiraf etmeliyim bak. niklerinin altına "şahane yazıyor tebrik etmeliyim" yazısını görünce kendinden geçip orgazm olan tipler var. sırf o yazıyı görebilmek için bir günde yüz entry girebilecek duruma gelebiliyorlar bunlar. benden uzak dursunlar.
devamını gör...

mesafeler sizin için gerçekten bir sorun olmayacaksa ilişkiye başlayın.
3 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşayıp daha sonra " ben yapamıyorum yiaa" triplerine girmeyin.

sevgi, anlayış ve güven ister. o kişinin başka bir şehirde, ülkede yaşaması sizin ekstradan anlayışli olmanızı ve karşı tarafa güven duymanızı gerektirecektir. ama zaten uzak mesafe ilişkisine başlayınca bunları göze almış olmuyor musunuz?

uzak mesafe ilişkisi diger ilişkilere oranla daha zordur. önemli olan ise mesafeleri kapatacak, yolların önünü açacak şekilde ilişkiyi yaşamaktır.

ama siz yine de yakin mesafe ilişkisine bi bakın derim, en azından çok yazmıyor.
devamını gör...

boğaziçi üniversitesi rektörü melih bulu'nun cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınması olayıdır. haber sitelerine az önce düştü.

buradan
devamını gör...

vücudun birçok yerinde aşırı biriken sıvı sonucu oluşan şişliklere ödem denir. ödem atmak ise dokularda gereksiz biriken sıvının vücuttan uzaklaştırılmasıdır.

peki ödem nasıl atılır?

öncelikle ödemin sebebi araştırılmalıdır. herhangi bir hastalıktan kaynaklı ise buna göre bi tedavi yöntemi uygulanmalıdır. endikasyon yoksa ödemi atmanın bazı yollarına başvurulur. düzenli ve yeteri kadar uyku, düzenli spor ve tuz alımını azaltmakla* vücutta gereksiz biriken sıvıdan kurtulabilir. tabii sıvı biriktirir korkusuyla su alımından kaçınmamak gerekir. özellikle sık sık su içilmelidir. bunun dışında ödemi atmayı kolaylaştıracak bazı besinler vardır. ananas, kiraz , muz, kivi, nar, yoğurt, yeşil çay, maydanoz, salatalık, beyaz lahana vs vs.
devamını gör...

bir çok hata yapmana sebep olur .çünkü o eksikliği gidermeye çalışırken aptalca şeyler yaparsın ve daha da hırçınlaşırsın.ilerde kendi çocuklarına sevgi veremeyebilirsin .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim