18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
bukalemunlar ölünce siyaha yakın koyu bir renk alır.
edit: daha ilk yayından bu kadar yüklenmeyin bence arkadaşlar. insan biraz tutuk oluyor (kendimden biliyorum). ilerleyen yayınlarda biraz daha açılacaklardır bence.
edit: daha ilk yayından bu kadar yüklenmeyin bence arkadaşlar. insan biraz tutuk oluyor (kendimden biliyorum). ilerleyen yayınlarda biraz daha açılacaklardır bence.
devamını gör...
kadın bas gitaristler
bazı müzik enstrümanları kadının elinde daha estetik durur. arp, çello ya da bas gitar gibi. bas gitarı konuşturan kadınlara tarafımdan bir saygı duruşu. bazıları dünyaca ünlü isimlerle çalışmış, bazıları solo artist ve şarkıcı aynı zamanda. ve çok yetenekliler.
carol kaye: the beach boys, monkees, the doors, neil diamond, simon and garfunkel, nancy sinatra, frank zappa gibi devlerle çalışmış, film ve dizi müzikleri yapmış, on binden fazla kayıtta çalmış emektar müzisyen.
gail ann dorsey: david bowie, lenny kravitz
d’arcy wretzky: the smashing pumpkins
melissa auf der maur: hole, the smashing pumpkins
nicole fiorentino: the smashing pumpkins, bizou
hillary woods: jj72
nik west: prince
divinity roxx: beyonce
mohini dey
tal wilkenfeld: jeff beck
esperanza spalding
ıda nielsen: prince, 3rdeyegirl
meshell ndegeocello
rhonda smith: jeff beck, prince
yolanda charles
kinga glyk
buket doran- şebnem ferah
cemre kabaş- koray candemir
saya gray
tanya o’callaghan
frescia belmar
lucy clifford
marta altesa- youtube’da yaptığı cover’larla tanınıp jamiraquai ile çaldı
carol kaye: the beach boys, monkees, the doors, neil diamond, simon and garfunkel, nancy sinatra, frank zappa gibi devlerle çalışmış, film ve dizi müzikleri yapmış, on binden fazla kayıtta çalmış emektar müzisyen.
gail ann dorsey: david bowie, lenny kravitz
d’arcy wretzky: the smashing pumpkins
melissa auf der maur: hole, the smashing pumpkins
nicole fiorentino: the smashing pumpkins, bizou
hillary woods: jj72
nik west: prince
divinity roxx: beyonce
mohini dey
tal wilkenfeld: jeff beck
esperanza spalding
ıda nielsen: prince, 3rdeyegirl
meshell ndegeocello
rhonda smith: jeff beck, prince
yolanda charles
kinga glyk
buket doran- şebnem ferah
cemre kabaş- koray candemir
saya gray
tanya o’callaghan
frescia belmar
lucy clifford
marta altesa- youtube’da yaptığı cover’larla tanınıp jamiraquai ile çaldı
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
dinci takılmaktansa dinsiz olmasını yeğlerim. en azından adamın içi dışı bir!
devamını gör...
contra
aşırı zor bölümleri olan nintendo atari oyunu.
devamını gör...
lionel messi
sene sonunda efsane olduğu takımdan ayrılacak olan futbolcu. göreceğiz bakalım barcelona harici bir takımda adından söz ettirebilecek mi?
devamını gör...
yükseklik fobisi
şahsen yaşadığım fobi. hayattaki tek korkum.
devamını gör...
restoran çalışanlarının itirafları
-bir kokteylde ya da açık büfe verilen bir davette kullanılan bardaklar defalarca yeniden kullanılıyor. "şöyle bir" sudan geçiriliyor sadece.
-yine bu tarz davetlerin olduğu yerlerde gelen catering şirketi tuvalet hariç her yeri mutfağa dönüştürme potansiyeline sahip. çalışanlar genelde üniversite öğrencileri oluyor ve çok büyük bir çoğunluğu günlük çalışıyor. hijyene ne kadar önem verirler siz düşünün.
-organik, hakiki limonata, portakal suyu gibi şeyler yazan her ürün asla öyle değildir. hadi asla demeyelim de %99 diyelim.
-bir kahvaltı mekanında tükettiğiniz çoğu şey bimden alınmıştır. verdiğiniz fiyatların karşılığı ürünler değildir.
-yine bu tarz davetlerin olduğu yerlerde gelen catering şirketi tuvalet hariç her yeri mutfağa dönüştürme potansiyeline sahip. çalışanlar genelde üniversite öğrencileri oluyor ve çok büyük bir çoğunluğu günlük çalışıyor. hijyene ne kadar önem verirler siz düşünün.
-organik, hakiki limonata, portakal suyu gibi şeyler yazan her ürün asla öyle değildir. hadi asla demeyelim de %99 diyelim.
-bir kahvaltı mekanında tükettiğiniz çoğu şey bimden alınmıştır. verdiğiniz fiyatların karşılığı ürünler değildir.
devamını gör...
1 aralık
yarının 2 aralık olacağının habercisi, düne göre bir* artan gün.*
devamını gör...
sendika
üyelerin sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla kurulan tüzel kişiliğe sahip örgüttür.
devamını gör...
yasemin mori
asıl ismi yasemin aygün savgı olan, mori lakaplı türk rok müzik sanatçısı.
2008 yılında, hayvanlar albümü ile çıkışını yapan, bana ve çoğu kimseye göre kült bir albüm bırakan morikız; dört sene sonra (bkz: deli bando) albümü ile bize bir kez daha merhaba dedi. araştırmayı, denemeyi, keşfetmeyi, yenilenmeyi pek çok seven morikızımız; 2015 yılında bambaşka bir albüm olan (bkz: finnari kakaraska) ile kendini gösterdi. ardından (bkz: estrella) albümü geldi.
şahsımca en güzel şarkıları için tıklayınız;
aslında bir konu var
mutsuz punk
ellerimin karası
gel-ajda pekkan cover
kuzgun
bırak bu rock'n roll'u
üzerimde kehanetin - en sevdiğim
yanlış bilmiyorsam en son beni bana bırak isimli bir şarkı yaptı. onu da sevmiştim ben.
2008 yılında, hayvanlar albümü ile çıkışını yapan, bana ve çoğu kimseye göre kült bir albüm bırakan morikız; dört sene sonra (bkz: deli bando) albümü ile bize bir kez daha merhaba dedi. araştırmayı, denemeyi, keşfetmeyi, yenilenmeyi pek çok seven morikızımız; 2015 yılında bambaşka bir albüm olan (bkz: finnari kakaraska) ile kendini gösterdi. ardından (bkz: estrella) albümü geldi.
şahsımca en güzel şarkıları için tıklayınız;
aslında bir konu var
mutsuz punk
ellerimin karası
gel-ajda pekkan cover
kuzgun
bırak bu rock'n roll'u
üzerimde kehanetin - en sevdiğim
yanlış bilmiyorsam en son beni bana bırak isimli bir şarkı yaptı. onu da sevmiştim ben.
devamını gör...
domestic hıyar
değmezdi arkadaşlar ya, bunca şeye, kırmaya, kötülüğe. hiç değmezdi. gitti işte? ne geçti ele?
devamını gör...
yazarların flört sayıları
#938022
yemedim, yemem.
o kadar flörtü olan kişinin sözlükte üçüncü olacak vakti olmaz.
bugünde gerçekleri açığa çıkardım, rica ederim.
yemedim, yemem.
o kadar flörtü olan kişinin sözlükte üçüncü olacak vakti olmaz.
bugünde gerçekleri açığa çıkardım, rica ederim.
devamını gör...
türk dizilerindeki gerçekçi olma takıntısı
gerçekçi olduklarını düşünmüyorum. bildiğin hepsi romantikler. kurgular hep aynı klişelerden gidiyor. zengin-fakir, iyi-kötü gibi hep zıt karakterler rekabet halinde. özellikle hep en çok beğenilen reytingi yüksek denilen tüm dizilerde çok da ahım şahım bir senaryo da yok. hep şaşalı gösterişli mekanlar, kıyafetler, güzel kızlar, erkekler, vıcık vıcık şeylerle işi götürüyorlar. ben gerçekçilik derken yani toplumu gerçekçi bir şekilde yansıtan dizilerin çok da olmadığını söylemek istiyorum. dizilere baksan hep bu gösterişli karnı tokların entrikalı hayatlarını sunuyorlar. belki de millet demek ki böyle hayatları görmek istiyor da olabilir. millet masallara inanmak istiyor, güzel kızların, yakışıklı erkeklerin boğaza nazır evlerinde yaşadıkları aşkları, entrikaları, pervasızlığını izlemek istiyor. talep var ki bu saçmalıklara arz da var. bence dizilerin geneli böyle. toplumsal gerçekçi üç beş dizi görmüşümdür sadece. ben bu açıdan bakmak istedim geneli maalesef abuk subuk pembe diziler.
devamını gör...
eritre
1993 yılında etiyopya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş ve ülke olmuştur. nüfusunun büyük çoğunluğu kırsal alanlarda yaşar.
devamını gör...
the last judgement
papa paul, michelangelo’nun eserlerini hem anlıyor hem de destekliyordu ama papa’nın çevresindeki birçok insan, son yargı tasvirini açıkça eleştiriyordu.
bu tasvirin korkunç olduğunu ve havariler ve meleklerin düzgün anlatılmadığını, zira havarilerin bu dünyaya ait hiçbir zaaflarının görünmediğini ve meleklerin de cennet’in güzelliklerini taşımadıklarını savunuyorlardı. hatta olayı bir boyut ileri taşıdılar. coşkunluk içerisindeki varlıkların cinsel organlarının ve uzuvlarının genelevde bile bu kadar rahatlıkla birbirinin gözlerinin içine bakarak sergilenmeyeceğini söylüyorlardı.
1555’te papalığa geçen ve son yargı tasvirine bakan papa iv.paul, michelangelo ağabeyimizde freski uygun hale getirmesini istemiş. michelangelo ağabeyimiz cevabı da, “papa’ya bunun küçük bir mesele olduğunu ve bu tasvirin kolaylıkla uygun hale getirebileceğini söyleyin; ona dünyayı uygun bir yer haline getirmesini söyleyin, böylece resim sanatı da buna uyacaktır.” olmuş…
yine de michelangelo ağabeyimizin ölümünden kısa bir süre sonra peştamallar ve başka bez parçaları eklenerek, bazı durumlarda da kasıtlı olarak resme kalıcı ararlar verilerek, freski uygun hale getirmiş vatikan.

michelangelo’nun şeytanları, işkence ettikleri sırada sadece renkleriyle ve pençeleriyle insanlardan farklı görünürler. bu görüntüdeki en mükemmel şey, lanetli kişinin kaderine boyun eğmişi görünmesidir; ilk defa lanetlendiklerinin ve karşı koyamayacaklarının farkına varıyorlar. bu ifade cehenneme doğru çekilirken yüzünü saklayan ve korkudan felç olmuş durumda olan adamda verilen ayrıntıda mükemmel bir biçimde anlatılmıştır.

michelangelo eseri tam olarak bitirmeden insanlara göstermeye niyeti yoktur, ama işler yolunda gitmez ve resmin yapılışı sırasında bir ara yapı iskeleti alçaltıldığında ayin sorumlusu biagio de cesena, göz ucuyla freski görmüş ve korkunç olduğunu düşündüğü çıplak figürleri papa’ya şikayet etmiştir… işler karışır, cesena, papa’ya michelangelo’ya figürleri değiştirtme konusunda baskılar yapar ama papa’dan aldığı cevap cehennemin yetki alanında olmadığı ve bu yüzden bunu istemeyeceği olduğunda, cesena küplere biner, ama onu asıl kızdıran şey bambaşka olacaktır…
michelangelo, cesena’yı daha da beter halde getirmiş için onu cehennem prensi minos olarak tasvir eder son yargı’da, bu da freskin sağ alt köşesinde beline yılan dolanmış bir şekilde gösterilmektedir. aklıma her gelişinde gülüyorum bu olaya ıdsıofjsddoıfjsd

mezarlarından kalkıp yargı için çağrılan bu ölü çift, yukarı çekilmek için bir tespihe tutunmaktadırlar. bu resim kiliseyi terk edip tespihi bırakan protestanlık inancının sapkınlığı yerine, kilisenin doğru öğretilerine bağlı kalmayı temsil ediyor olabilir. bu resim hem son yargı anını, hem de kiliseyi ve o dönemde reform sırasında aldığı darbelerle karşılık vermeye çalışan kötü, yozlaşmış yöntemlerini resmeden freskin verdiği mesaj için bir ipucudur.

gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere… michelangelo, kendisini genç isa’nın altında ve orta kısmın sağında bir bulutun üzerinde duran aziz bartholomew olarak resmetmiştir. bütün havariler şehitliklerini simgeleyen bir nesne tutmaktadırlar, michelangelo belki de sanatı uğruna harcadığı çabalar için acı bir şaka olarak kendi yüzülmüş derisini tutmaktadır.
bu güzel eseri üç boyutlu görmek için sizi şuaya alalım:
www.vatican.va/various/capp...
bu tasvirin korkunç olduğunu ve havariler ve meleklerin düzgün anlatılmadığını, zira havarilerin bu dünyaya ait hiçbir zaaflarının görünmediğini ve meleklerin de cennet’in güzelliklerini taşımadıklarını savunuyorlardı. hatta olayı bir boyut ileri taşıdılar. coşkunluk içerisindeki varlıkların cinsel organlarının ve uzuvlarının genelevde bile bu kadar rahatlıkla birbirinin gözlerinin içine bakarak sergilenmeyeceğini söylüyorlardı.
1555’te papalığa geçen ve son yargı tasvirine bakan papa iv.paul, michelangelo ağabeyimizde freski uygun hale getirmesini istemiş. michelangelo ağabeyimiz cevabı da, “papa’ya bunun küçük bir mesele olduğunu ve bu tasvirin kolaylıkla uygun hale getirebileceğini söyleyin; ona dünyayı uygun bir yer haline getirmesini söyleyin, böylece resim sanatı da buna uyacaktır.” olmuş…
yine de michelangelo ağabeyimizin ölümünden kısa bir süre sonra peştamallar ve başka bez parçaları eklenerek, bazı durumlarda da kasıtlı olarak resme kalıcı ararlar verilerek, freski uygun hale getirmiş vatikan.

michelangelo’nun şeytanları, işkence ettikleri sırada sadece renkleriyle ve pençeleriyle insanlardan farklı görünürler. bu görüntüdeki en mükemmel şey, lanetli kişinin kaderine boyun eğmişi görünmesidir; ilk defa lanetlendiklerinin ve karşı koyamayacaklarının farkına varıyorlar. bu ifade cehenneme doğru çekilirken yüzünü saklayan ve korkudan felç olmuş durumda olan adamda verilen ayrıntıda mükemmel bir biçimde anlatılmıştır.

michelangelo eseri tam olarak bitirmeden insanlara göstermeye niyeti yoktur, ama işler yolunda gitmez ve resmin yapılışı sırasında bir ara yapı iskeleti alçaltıldığında ayin sorumlusu biagio de cesena, göz ucuyla freski görmüş ve korkunç olduğunu düşündüğü çıplak figürleri papa’ya şikayet etmiştir… işler karışır, cesena, papa’ya michelangelo’ya figürleri değiştirtme konusunda baskılar yapar ama papa’dan aldığı cevap cehennemin yetki alanında olmadığı ve bu yüzden bunu istemeyeceği olduğunda, cesena küplere biner, ama onu asıl kızdıran şey bambaşka olacaktır…
michelangelo, cesena’yı daha da beter halde getirmiş için onu cehennem prensi minos olarak tasvir eder son yargı’da, bu da freskin sağ alt köşesinde beline yılan dolanmış bir şekilde gösterilmektedir. aklıma her gelişinde gülüyorum bu olaya ıdsıofjsddoıfjsd

mezarlarından kalkıp yargı için çağrılan bu ölü çift, yukarı çekilmek için bir tespihe tutunmaktadırlar. bu resim kiliseyi terk edip tespihi bırakan protestanlık inancının sapkınlığı yerine, kilisenin doğru öğretilerine bağlı kalmayı temsil ediyor olabilir. bu resim hem son yargı anını, hem de kiliseyi ve o dönemde reform sırasında aldığı darbelerle karşılık vermeye çalışan kötü, yozlaşmış yöntemlerini resmeden freskin verdiği mesaj için bir ipucudur.

gelelim dananın kuyruğunun koptuğu yere… michelangelo, kendisini genç isa’nın altında ve orta kısmın sağında bir bulutun üzerinde duran aziz bartholomew olarak resmetmiştir. bütün havariler şehitliklerini simgeleyen bir nesne tutmaktadırlar, michelangelo belki de sanatı uğruna harcadığı çabalar için acı bir şaka olarak kendi yüzülmüş derisini tutmaktadır.
bu güzel eseri üç boyutlu görmek için sizi şuaya alalım:
www.vatican.va/various/capp...
devamını gör...
orhan veli dizeleri
mükemmel bir şiir. aşağıya bırakıyorum.
uludağ'da karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
uludağ'da karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
devamını gör...
spiritüel satanizm
şeytanın ruhani bir boyutta yaşadığına inanıp onunla iletişim kuran, şeytanı bir bilge, ona kilisenin taktığı bir isme ithafen ışık getiren, bilgi fısıldayan bir bilge olarak gören insanların içinde bulunduğu bir inanç.
bir dönem ilgi duyup araştırmıştım, içinde bulunan arkadaşlarım da oldu, onlarla da bol bol konuştum spiritüel satanizm hakkında, bana şeytan ayetleri isminde bir pdf göndermişti, onun izinden gidenlerden birinin trans yolu ile şeytanın ağzından yazdıklarıymış sözde, ama tuhaf biçimde okurken içine çekmişti beni, çok farklı, belki de insana en yakın sözcükleri kullanmış, ötekileştirmekten çok birleştirmek ister gibiydi.
merak eden olursa mesajdan paylaşırım.
bir dönem ilgi duyup araştırmıştım, içinde bulunan arkadaşlarım da oldu, onlarla da bol bol konuştum spiritüel satanizm hakkında, bana şeytan ayetleri isminde bir pdf göndermişti, onun izinden gidenlerden birinin trans yolu ile şeytanın ağzından yazdıklarıymış sözde, ama tuhaf biçimde okurken içine çekmişti beni, çok farklı, belki de insana en yakın sözcükleri kullanmış, ötekileştirmekten çok birleştirmek ister gibiydi.
merak eden olursa mesajdan paylaşırım.
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
uçmaya, uçurmaya meraklı bir garip furyadır aldı başını gitti. başlıklar saçma oluşlarıyla birbiriyle yarışıyor.
sizin kafa uçmuş! sen uçursan ne, uçurmasan ne alüminyum dediğim başlıklardan sadece biri..
sizin kafa uçmuş! sen uçursan ne, uçurmasan ne alüminyum dediğim başlıklardan sadece biri..
devamını gör...
ave maria
franz schubert'e ait katolik ilahidir.bestelenmesinin ardından opera eseri olarak sahnelerde büyük sanatçılar* tarafından seslendirilmiş, dinleyicisini de büyük bir huzura sevketmiştir.aslen bir duadır fakat refah seviyesinin yüksek(fikrimce görgünün de nispeten az ) olduğu bazı ortamlarda sık seslendirilen bir eserdir aynı zamanda.orjinal metinde sözleri latince olup 'selam sana meryem' veya 'kutsal meryem' gibi anlamlara gelir.uzun bir dua olmamakla birlikte yavaş okunmakta ve kelimeler tekrar edilerek anlamına vurgu yapılmaktadır. kuşkusuz ave maria denildiği zaman akla gelen en mükemmel yorumcu andrea bocelli'dir fakat mirusia'dan ve andre rieu orkestrasından dinlemek de oldukça etkileyicidir.
sözleri şöyledir:
ave maria, gratia plena
dominus tecum
benedicta tu in mulieribus
et benedictus fructus ventris tui, jesus.
sancta maria, mater dei
ora pro nobis peccatoribus
nunc, et in hora mortis nostrae.
amen.
mirusia ve johann strauss orkestrası tarafından yorumu:
sözleri şöyledir:
ave maria, gratia plena
dominus tecum
benedicta tu in mulieribus
et benedictus fructus ventris tui, jesus.
sancta maria, mater dei
ora pro nobis peccatoribus
nunc, et in hora mortis nostrae.
amen.
mirusia ve johann strauss orkestrası tarafından yorumu:
devamını gör...
