spartacus
dizi hakkında yeterince bilgi verilmiş sanırım. ben kahramanın kendisinden, spartacus'ten söz edeyim biraz.
kısaca özetlersek m.ö 73-71 yılları arasında o dönemin süper gücü roma'ya karşı köle ayaklanmasına önderlik etmiş kişidir.
m.ö 109 - 72 yılları arasında yaşadığı söylenir. kendisi trakyalıdır. roma ordusunda süvari olarak görev yaparken emirlere karşı gelip* köle statüsüne düşürüldüğü ve capua kentindeki bir gladyatör okuluna satıldığı söylenir. burada başarılı olmus, gladyatör olarak belli bir üne de kavuşmuştur. bir noktadan sonra ünlü de olsa kölelikten kurtulmak istemiş, diğer gladyatörlerle birlikte isyan ederek önce okulu daha sonra da kenti ele geçirerek köleleri azat etmiştir. isyanın büyümesiyle birlikte başka köleler de kaçarak kendisine katılmış, bu sayede kölelerden oluşan büyük bir ordu kurmuş, hatta üzerine gönderilen iki büyük roma lejyonunu da yenmeyi başarmıştır.* güney italya bir dönem bu köle ordusunun kontrolünde kalmıştır.
spartacus roma'yı ele geçirip köleliği kaldırmayı değil, kurtardıklarıyla birlikte alp dağlarında saklanmayı düşünüyordu. ancak beraberindekiler bu fikri kabul etmediler ve roma'yı ele geçirme hevesine düştüler. sonuç olarak spartacus, marcus crassus yönetimindeki orduya yenilerek güneye çekilir. oradan sicilya'ya kaçmayı denediyse de başaramamıştır. cesedi bulunamamış olsa da romalılarca öldürüldüğü düşünülmektedir. crassus yakaladığı 6000 köleyi çarmıha gererek appia yolunu bu kölelerin cesetleriyle doldurmuştur. *
spartacus'un isyanı, özgürlükçü ve eşitlikçi karakteri sebebiyle özellikle sol kesim tarafından sahip çıkılan bir isyan olmuştur. karl marx onu "benim kahramanlarından biri" diye tanımlamış, 1919’da ayaklanan alman işçi sınıfının örgütünün adı spartaküs birliği olmuştur.
1960 yılında amerikalı yazar howard fast'in romanından uyarlanan filmi çekilmiş. bu film, spartacus adının çağımızda da büyük kitlelerce duyulmasını sağlamıştır. oldukça güzel bir filmdir. yönetmenliğini stanley kubrick yapmış, başrollerde ise kirk douglas, laurence olivier gibi usta isimler rol almıştır. film 4 dalda oscar almıştır. *
tanımı spartacus'e atfedilen bir sözle bitirelim.
"dün, sahiplerimiz için yaşıyorduk. yarın ise kendimiz için öleceğiz. işte özgürlük budur.”
kısaca özetlersek m.ö 73-71 yılları arasında o dönemin süper gücü roma'ya karşı köle ayaklanmasına önderlik etmiş kişidir.
m.ö 109 - 72 yılları arasında yaşadığı söylenir. kendisi trakyalıdır. roma ordusunda süvari olarak görev yaparken emirlere karşı gelip* köle statüsüne düşürüldüğü ve capua kentindeki bir gladyatör okuluna satıldığı söylenir. burada başarılı olmus, gladyatör olarak belli bir üne de kavuşmuştur. bir noktadan sonra ünlü de olsa kölelikten kurtulmak istemiş, diğer gladyatörlerle birlikte isyan ederek önce okulu daha sonra da kenti ele geçirerek köleleri azat etmiştir. isyanın büyümesiyle birlikte başka köleler de kaçarak kendisine katılmış, bu sayede kölelerden oluşan büyük bir ordu kurmuş, hatta üzerine gönderilen iki büyük roma lejyonunu da yenmeyi başarmıştır.* güney italya bir dönem bu köle ordusunun kontrolünde kalmıştır.
spartacus roma'yı ele geçirip köleliği kaldırmayı değil, kurtardıklarıyla birlikte alp dağlarında saklanmayı düşünüyordu. ancak beraberindekiler bu fikri kabul etmediler ve roma'yı ele geçirme hevesine düştüler. sonuç olarak spartacus, marcus crassus yönetimindeki orduya yenilerek güneye çekilir. oradan sicilya'ya kaçmayı denediyse de başaramamıştır. cesedi bulunamamış olsa da romalılarca öldürüldüğü düşünülmektedir. crassus yakaladığı 6000 köleyi çarmıha gererek appia yolunu bu kölelerin cesetleriyle doldurmuştur. *
spartacus'un isyanı, özgürlükçü ve eşitlikçi karakteri sebebiyle özellikle sol kesim tarafından sahip çıkılan bir isyan olmuştur. karl marx onu "benim kahramanlarından biri" diye tanımlamış, 1919’da ayaklanan alman işçi sınıfının örgütünün adı spartaküs birliği olmuştur.
1960 yılında amerikalı yazar howard fast'in romanından uyarlanan filmi çekilmiş. bu film, spartacus adının çağımızda da büyük kitlelerce duyulmasını sağlamıştır. oldukça güzel bir filmdir. yönetmenliğini stanley kubrick yapmış, başrollerde ise kirk douglas, laurence olivier gibi usta isimler rol almıştır. film 4 dalda oscar almıştır. *
tanımı spartacus'e atfedilen bir sözle bitirelim.
"dün, sahiplerimiz için yaşıyorduk. yarın ise kendimiz için öleceğiz. işte özgürlük budur.”
devamını gör...
işçiyi öğretmeni aşılamadan libya'ya aşı bağışlayan ülke
türkiye.
devamını gör...
the sopranos
birini geçenlerde olmak üzere iki kez izlediğim dizi, sanırım üçüncüye döneceğim ama şu dikkatimi çekti. artık ilk izlediğimde ergen olmamdan mı bilmem “mafya” izlemişim daha çok. ikinciyi 30 yaşından sonra izleyince en çok ilgimi çeken şey (bkz: tony soprano) ve psikolog (bkz: jennifer melfi) arasındaki diyaloglar oldu. dikkat kesilerek izledim tüm konuşmaları.
ergenken de çok güzel bulmuştum, bu yaştan sonra da çok güzel buldum. alınan tad değişmiyor, ne kadar övülse azdır.
ergenken de çok güzel bulmuştum, bu yaştan sonra da çok güzel buldum. alınan tad değişmiyor, ne kadar övülse azdır.
devamını gör...
artikain
diş hekimliğinde kullanılan etkisi hızlı başlayan,ester bağı içeren amid yapılı lokal anesteziktir.
plazmada parçalanabilir yapıda olan tek amid yapılı lokal anesteziktir.
plazmada parçalanabilir yapıda olan tek amid yapılı lokal anesteziktir.
devamını gör...
12 ocak 2021 dsö'nün abd yaptırımlarını deldiği iddiası
--- alıntı ---
koronavirüs salgınıyla mücadele sürerken dsö ile ilgili ortaya atılan iddia gündeme damgasını vurdu. söz konusu iddiaya göre, dsö tarafından birleşik arap emirlikleri’nden (bae) yola çıkarılan tıbbi malzemelerin, libya’nın doğusunda yer alan hafter güçlerinin kontrolündeki bingazi şehrine gönderilmesi sırasında suriye’nin en büyük ikinci havayolu firması “cham wings’e” ait uçak kullanıldı. ortaya atılan iddia dsö’nün libya ofisinin resmi twitter hesabından yapılan paylaşımla ortaya çıktı. iddiaların hedefindeki hava yolu firması “cham wings” geçtiğimiz günlerde suriye’den libya’ya hafter saflarında savaşmak üzere giden askerleri taşımasıyla gündeme gelmişti.sağlam kaynaklara dayandırılan istihbarata göre ‘cham wings’ havayollarına ait uçakların modelleri ve kuyruk numaraları, libya’ya yasadışı yollar kullanarak milis güçlerini nakleden uçaklarla birebir eşleşiyor. bu verilerin, abd hazine bakanlığı’nın yaptırım kararlarında da kullanmış olması iddiaları güçlendiriyor.
buradan
--- alıntı ---
koronavirüs salgınıyla mücadele sürerken dsö ile ilgili ortaya atılan iddia gündeme damgasını vurdu. söz konusu iddiaya göre, dsö tarafından birleşik arap emirlikleri’nden (bae) yola çıkarılan tıbbi malzemelerin, libya’nın doğusunda yer alan hafter güçlerinin kontrolündeki bingazi şehrine gönderilmesi sırasında suriye’nin en büyük ikinci havayolu firması “cham wings’e” ait uçak kullanıldı. ortaya atılan iddia dsö’nün libya ofisinin resmi twitter hesabından yapılan paylaşımla ortaya çıktı. iddiaların hedefindeki hava yolu firması “cham wings” geçtiğimiz günlerde suriye’den libya’ya hafter saflarında savaşmak üzere giden askerleri taşımasıyla gündeme gelmişti.sağlam kaynaklara dayandırılan istihbarata göre ‘cham wings’ havayollarına ait uçakların modelleri ve kuyruk numaraları, libya’ya yasadışı yollar kullanarak milis güçlerini nakleden uçaklarla birebir eşleşiyor. bu verilerin, abd hazine bakanlığı’nın yaptırım kararlarında da kullanmış olması iddiaları güçlendiriyor.
buradan--- alıntı ---
devamını gör...
matteo bocelli
ünlü italyan tenor andrea bocelli' nin oğludur ve bir müzisyendir. 23 yaşında olmasına rağmen kendisi birçok filmin arka plan müziğini yapmış bir isimdir ki tabii babasının şöhreti bundaki en büyük etkendir. ayrıca babasıyla yaptığı düetler de meşhurdur. zaten görme engelli babasının yanından pek ayrılmaz; ona yardımcı olur devamlı. sesi ise bize andrea bocelli'yi anımsatmakla beraber kendisi onun kadar büyük bir yetenek değildir ne yazık ki. fakat andrea bocelli de matteo kadar yakışıklı değildir sonuçta. yani hem yetenek hem de güzellik tanrı vergisi unsurlar olduğuna göre,burada tabiatın gayet dengeli bir iş çıkardığından söz edebiliriz*.
andrea-matteo bocelli, fall on me düeti oldukça etkileyicidir. burada baba-oğul sırt sırta verip birbirlerinden güç aldıklarını ifade etmek istemişlerdir ki bu da çok anlamlıdır. ayrıca burada, gözleri görmeyen bir babanın oğluna gurur dolu bakışını görmekteyiz*;
disney aslan kral filminden can you feel the love tonight;
queen grubunun efsanevi şarkısı love of my life'ın matteo tarafından yorumu;
andrea-matteo bocelli, fall on me düeti oldukça etkileyicidir. burada baba-oğul sırt sırta verip birbirlerinden güç aldıklarını ifade etmek istemişlerdir ki bu da çok anlamlıdır. ayrıca burada, gözleri görmeyen bir babanın oğluna gurur dolu bakışını görmekteyiz*;
disney aslan kral filminden can you feel the love tonight;
queen grubunun efsanevi şarkısı love of my life'ın matteo tarafından yorumu;
devamını gör...
püskevit denince akla gelen
püskevit denince akla hemen onun adı gelir bahçeli bahçeli bahçeli.
devamını gör...
doğum kontrol teknikleri
istenilen sayıda çocuğa sahip olduktan sonra erkek ise dursun, kadın ise yeter ismini koymak.
dedelerimiz, ninelerimiz sağolsun.
alternatif tıp son kale swh.
dedelerimiz, ninelerimiz sağolsun.
alternatif tıp son kale swh.
devamını gör...
yaşamayı sevenleri sevmeyenler örgütü
gizli bir örgüttür, kendileri dahil olmak üzere bu örgüte üye olduklarını bilmezler. herkesin mutsuz olması gerektiğine dair bir inanç taşırlar.
yaşamak dolu olan insanları küçümsemek ve yargılamak üyeliğin şiarıdır.
mutlu olan insanların hayattaki her şeylerinin yolunda gittiğini ve hiçbir problemleri olmadığını düşünürler. onların mutlu olması ve kendi mutsuzlukları hayatın adaletsiz olmasıyla ilişkilidir. başkasının yaşama sevinci kendi mutsuzluğunu körükler.
yaşamak dolu olan insanları küçümsemek ve yargılamak üyeliğin şiarıdır.
mutlu olan insanların hayattaki her şeylerinin yolunda gittiğini ve hiçbir problemleri olmadığını düşünürler. onların mutlu olması ve kendi mutsuzlukları hayatın adaletsiz olmasıyla ilişkilidir. başkasının yaşama sevinci kendi mutsuzluğunu körükler.
devamını gör...
kekeme birine kekeleyerek cevap vermek
insanlığın zekatından nasip alamayan insan davranışı. empati yapıyorum ayağına insanları niye üzüyorsunuz ki, andaval mısınız?
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
kartopu oynamak..
dün dışarıda birbirine kartopu atan insanların yanından geçerken kendimi uzaylı gibi hissettim, bunun nesi eğlenceli...
şimdi arkadaş kartopundan kaçan kişinin omzuna atmayı başarıyor, noluyo atınca,
diyelimki kaçmayı başardı, o zaman noluyo.. yani genel olarak noluyo?
ne için bu yaygara..
dün dışarıda birbirine kartopu atan insanların yanından geçerken kendimi uzaylı gibi hissettim, bunun nesi eğlenceli...
şimdi arkadaş kartopundan kaçan kişinin omzuna atmayı başarıyor, noluyo atınca,
diyelimki kaçmayı başardı, o zaman noluyo.. yani genel olarak noluyo?
ne için bu yaygara..
devamını gör...
başkalaşım
genellikle böcekler için kullanılan bir terimdir.
canlının tırtıl durumundan yetişkin, kanatlı evreye geçişi için olarak tanımlanır.
canlının tırtıl durumundan yetişkin, kanatlı evreye geçişi için olarak tanımlanır.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en iyi sitcom
the office, sitcom tarzına bakışınızı değiştirir, bir daha sitcom izleyemez yapar bireyi.
dönüp dönüp izlediğim sahnesi ise michael'ın hezeyanı
dönüp dönüp izlediğim sahnesi ise michael'ın hezeyanı
devamını gör...
çay tiryakiliği
rizeli olduğumdan dolayı mıdır bilinmez ama günde 10 kupa bardağı geçiyor. ayrıca 2 kupa filtre kahve içiyorum. (abartısız) azaltmam gerek galiba şu an fark ettim.
edit: oha abi napıyonuz 20 bardak çay ne
edit: oha abi napıyonuz 20 bardak çay ne
devamını gör...
ekşi sözlük'ün normal sözlük'ü sansürlemesi
kafanın başından beri buradayım, ekşi yazarlığım da çok eskilere dayanır.
benim 2 arkadaşımın hesabı, kafa sözlük'ü övdü diye kapatıldı.
bunu da över övmez yapmadılar, sistematik olarak 1 hafta 10 gün kadar beklediler, bambaşka alakasız bir entry'i sebep göstererek uçurdular.
benim 2 arkadaşımın hesabı, kafa sözlük'ü övdü diye kapatıldı.
bunu da över övmez yapmadılar, sistematik olarak 1 hafta 10 gün kadar beklediler, bambaşka alakasız bir entry'i sebep göstererek uçurdular.
devamını gör...
aylak adam
yusuf atılgan'ın tarzını ve hissettirmek istediği bilinç karmaşasını başlarda hazmetmek zor olsa da zamanla akıcı bir okuma sağlayan kaliteli bir kitaptır.
c.'de gördüğüm şey onun çocukluk travmasıyla karışık oedipus kompleksinin, c.'nin yaşam tarzını ve yaşama bakış açısını ne denli belirlediğiydi. c., pek ortalıkta görünmeyen, göründüğü zaman da sıkıcı bir sessizliğin sebebi olan, şefkatin ve huzurun kaynağı olan c.'nin teyzesini kendisinden uzaklaştıran babasını sevmiyordu. kulak olayı da cabası. c.'nin aylaklığının sebebi bana göre babasıydı. bu aylaklık, frank underwood'un babasının mezarına işemesinin c.'nin yaşam tarzında karşılığıydı. c.'ye ne iş yaparsın diye sorduklarında bir keresinde "aylakım ben, çalınmış paraları yerim." demişti. topluma karşı izleyici tavrını, yabancılığını ve hoşnutsuzluğunu da göz önüne alırsak babasından kaynaklı bu aylaklık c.'nin işine geliyordu.
belirsizliğin içinde türlü senaryolar kurup "nedir bana acı çektiren? ne istiyorum? kimim ben?" sorularını aşmış bay c.; her şeyin farkındaydı, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyordu. belirsizliğin ne denli acı çektirici olduğunu bilirim, midem bulanır belirsizlikten. bay c. bana kesinliğin daha acı çektirici olduğunun çıkarımını yapmamı sağladı. insanların tutunduğu unsurları gülünç bulan c.; bir kurguya, bir arzuya tutunmuştu. c, ayşe'nin günlüğünde 23 temmuzun yanına yazılmış "onu seviyorum" cümlesini okuduğunda içinden "yalan! beni sevseydin o günün 23 temmuz olduğunu bilmezdin" demişti. yusuf atılgan'ın aşka bakış açısı mıdır yoksa insanlarda sık rastlanılan şu arzuya ve kurguya bilinçsizce düşkünlüğe dikkat çekmek istemesi midir bilinmez. oscar wilde ne güzel söylemiş; "hayatta iki türlü trajedi vardır: biri istediğini elde edememek, diğeriyse istediğini elde etmektir."
c.'de gördüğüm şey onun çocukluk travmasıyla karışık oedipus kompleksinin, c.'nin yaşam tarzını ve yaşama bakış açısını ne denli belirlediğiydi. c., pek ortalıkta görünmeyen, göründüğü zaman da sıkıcı bir sessizliğin sebebi olan, şefkatin ve huzurun kaynağı olan c.'nin teyzesini kendisinden uzaklaştıran babasını sevmiyordu. kulak olayı da cabası. c.'nin aylaklığının sebebi bana göre babasıydı. bu aylaklık, frank underwood'un babasının mezarına işemesinin c.'nin yaşam tarzında karşılığıydı. c.'ye ne iş yaparsın diye sorduklarında bir keresinde "aylakım ben, çalınmış paraları yerim." demişti. topluma karşı izleyici tavrını, yabancılığını ve hoşnutsuzluğunu da göz önüne alırsak babasından kaynaklı bu aylaklık c.'nin işine geliyordu.
belirsizliğin içinde türlü senaryolar kurup "nedir bana acı çektiren? ne istiyorum? kimim ben?" sorularını aşmış bay c.; her şeyin farkındaydı, kim olduğunu ve ne istediğini çok iyi biliyordu. belirsizliğin ne denli acı çektirici olduğunu bilirim, midem bulanır belirsizlikten. bay c. bana kesinliğin daha acı çektirici olduğunun çıkarımını yapmamı sağladı. insanların tutunduğu unsurları gülünç bulan c.; bir kurguya, bir arzuya tutunmuştu. c, ayşe'nin günlüğünde 23 temmuzun yanına yazılmış "onu seviyorum" cümlesini okuduğunda içinden "yalan! beni sevseydin o günün 23 temmuz olduğunu bilmezdin" demişti. yusuf atılgan'ın aşka bakış açısı mıdır yoksa insanlarda sık rastlanılan şu arzuya ve kurguya bilinçsizce düşkünlüğe dikkat çekmek istemesi midir bilinmez. oscar wilde ne güzel söylemiş; "hayatta iki türlü trajedi vardır: biri istediğini elde edememek, diğeriyse istediğini elde etmektir."
devamını gör...
sevgili ile fuckbuddy'yi tanıştırmak
normalleştirdiklerinizi görmek bile mide bulandırıcı dediğim başlıktır.
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
aniden korkutan durumlardır. mesela kaldırımda yürürken birden bire ayakkabı bağıma dolaşıp yola düşmek ve bir arabanın kafamon üzerinden geçmesi. otobüste birinin cinnet geçirip bana saldırması. yolculukta önümüzü teröristlerin kesmesi ve beni kaçırmaları...
devamını gör...

