normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
virginia woolf - deniz feneri
devamını gör...
selene
selene, (roma'da luna) yunan mitolojisindeki ay tanrıçası. hyperion ve theia isimli titanların kızıdır. zeus'tan pandia isminde kızı olmuştur.
helios *'un ve eos * 'un kızkardeşidir. helios gökyüzündeki yolculuğunu bitirdiğinde, selene'nin yolculuğu başlar.
pandoranın kutusundan çıkan son çıkan şey olan umudu korumakla görevliydi.
helios *'un ve eos * 'un kızkardeşidir. helios gökyüzündeki yolculuğunu bitirdiğinde, selene'nin yolculuğu başlar.
pandoranın kutusundan çıkan son çıkan şey olan umudu korumakla görevliydi.
devamını gör...
koronavirüsün bize öğrettikleri
çin'de wuhan adında bir şehir olduğunu öğretti.
devamını gör...
asidite
şarabın sert ve tırmalayıcı niteliğini belirleyen unsurlardan biridir. şarabın muhteviyatındaki asit oranına tekabül eder.
dinlendirilmiş şaraplarda bu oran daha yüksektir. çoğunlukla tanenle karıştırılır. içtiğiniz bir şarabın asiditesi konusunda şöyle bir test yapabilirsiniz. eğer şarap sert ve ağzınızda tükrük salgısını arttıran bir yapıdaysa asiditesi yüksektir.
dinlendirilmiş şaraplarda bu oran daha yüksektir. çoğunlukla tanenle karıştırılır. içtiğiniz bir şarabın asiditesi konusunda şöyle bir test yapabilirsiniz. eğer şarap sert ve ağzınızda tükrük salgısını arttıran bir yapıdaysa asiditesi yüksektir.
devamını gör...
spor yapmayan erkek
kasların da bir kullanım ömrü olduğunu düşünen, onları erkenden bitirip yaşlanınca pert olmanın sürdürülebilir olmadığına kanaat eden, spor yapmayan kadın gibi düşünendir.
devamını gör...
homo solitarius
gelecekteki insana dair john fowles tanımı.
homo: bunu biliyonuz zaten, insan.
solitarius: münzevi, bilen.
homo: bunu biliyonuz zaten, insan.
solitarius: münzevi, bilen.
devamını gör...
bir sözlük yazarına aşık olmak
kafasozluk.com/entry/274870 şu tanımımda yazdığım tutkulu şiirde de görülebilecek üzere başıma gelmiş korkunç durumdur. ah yoldaş, sarhoş ettin beni güzelliğinle. elbet bir gün biz de kavuşacağız, admin olsan da...
devamını gör...
fuzzy lee
biri alfa mı dedi? işte alfanın yazar olmuş hali. girdiği ortamda kimse sigarasını,cüzdanını,çakmağını masanın üstüne bırakamaz. öyle bir alfadır ki erkek olsanız bile arada kadın olmanızı dileyecek derecede. o derece yani. ses kaydımla hayallerini suya düşürdüğüm için üzgünüm führerim. benim kaydı dinlerken eklediğim videodaki gibi (0:55- 1:01) tepki verdiğine yemin edebilirim ama ispatlayamam.
ayrıca öyle yardımsever bir yazar ki eminim cebinde 5 tl si kalmış bile olsa ekmek almaz size verir. borç istemeyeceğim korkmayın führerim. tavla turnuvası düzenleyip bitmesini istemeyecek kadar da hassas yürekli bir yazardır.biterse bir çok yazar kaybetmiş olacağı için bitmesini hiç istememektedir. komünist düşüncelere sahip tam bir faşizm sevdalısıdır. "heil hitler" hatırnazdır,size sevgisini sık sık belirtir.
profil resmi aynen böyledir.

hiç aldanmayın sert tanımlarına ve trolmüş izlenimi yaratmaya çalışmasına.eminim her tanımını bu şekilde düşünerek yapıyordur. namıdiğer "cedric" böyle bir ifşa yaptığım için beni toplama kampına göndermeyecek kadar da tatlı ve sevimli bir yazarımızdır.
ayrıca öyle yardımsever bir yazar ki eminim cebinde 5 tl si kalmış bile olsa ekmek almaz size verir. borç istemeyeceğim korkmayın führerim. tavla turnuvası düzenleyip bitmesini istemeyecek kadar da hassas yürekli bir yazardır.biterse bir çok yazar kaybetmiş olacağı için bitmesini hiç istememektedir. komünist düşüncelere sahip tam bir faşizm sevdalısıdır. "heil hitler" hatırnazdır,size sevgisini sık sık belirtir.
profil resmi aynen böyledir.

hiç aldanmayın sert tanımlarına ve trolmüş izlenimi yaratmaya çalışmasına.eminim her tanımını bu şekilde düşünerek yapıyordur. namıdiğer "cedric" böyle bir ifşa yaptığım için beni toplama kampına göndermeyecek kadar da tatlı ve sevimli bir yazarımızdır.
devamını gör...
kitap okuma alışkanlığı
hangi kitapları okuduğunu söyleyin size onun kim olduğunu söyleyeyim.
-ralph waldo emerson
-ralph waldo emerson
devamını gör...
otodeterminizm
kişiye özgürlük ve ahlaki ortam hazır olarak sunulmaz; fakat bu, kişinin asla özgür olamayacağı anlamına gelmez. çünkü otodeterminizm de kişi kendi özgürlüğünü kendi yaratır.bu özgürlüğün tek sınırı vardır ve o da tanrı ya da doğa gibi dış etkenler tarafından değil, ancak insan aklının kendisi tarafından konulmuş bir sınır olabilir. bu sebeple, insan aklını kullanarak özgürleşebilir.
devamını gör...
çapa
1 yıl ikamet ettiğim semttir, yeri bende başkadır. ah o yokuşları yok mu.. ağlaya ağlaya inip çıkmışlığım çoktur *
arkadaşımla tatlı krizimiz tuttuğunda tramvay durağını tam karşısındaki bolulu hasan ustadan profiterol gömerdik.
başvekil caddesinde kaldırımda yatan obez kedinin öldüğünü öğrenince çok üzülmüştüm, o kadar tombuldu ki düzgün şekilde yatamazdı bile, ah be kedicik.
arkadaşımla tatlı krizimiz tuttuğunda tramvay durağını tam karşısındaki bolulu hasan ustadan profiterol gömerdik.
başvekil caddesinde kaldırımda yatan obez kedinin öldüğünü öğrenince çok üzülmüştüm, o kadar tombuldu ki düzgün şekilde yatamazdı bile, ah be kedicik.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin önünde rezil olmak
genelde hep öyle olur zaten. ah bir sakarlık gelir elim ayağıma dolanır, saçma sapan konuşur cümlelerimi toplayamam.
devamını gör...
belki ben
bir nâzım hikmet ran şiiridir.
belki ben
o günden
çok daha evvel,
köprü başında sallanarak
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
belki ben
o günden
çok daha sonra ,
matruş çenemde ak bir sakalın izi
sağ kalacağım...
ve ben
o günden
çok daha sonra:
sağ kalırsam eğer,
şehrin meydan kenarlarında yaslanıp
duvarlara
son kavgadan benim gibi sağ kalan
ihtiyarlara,
bayram akşamlarında keman
çalacağım...
etrafta mükemmel bir gecenin
ışıklı kaldırımları
ve yeni şarkılar söyleyen
yeni insanların
adımları...
belki ben
o günden
çok daha evvel,
köprü başında sallanarak
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
belki ben
o günden
çok daha sonra ,
matruş çenemde ak bir sakalın izi
sağ kalacağım...
ve ben
o günden
çok daha sonra:
sağ kalırsam eğer,
şehrin meydan kenarlarında yaslanıp
duvarlara
son kavgadan benim gibi sağ kalan
ihtiyarlara,
bayram akşamlarında keman
çalacağım...
etrafta mükemmel bir gecenin
ışıklı kaldırımları
ve yeni şarkılar söyleyen
yeni insanların
adımları...
devamını gör...
aldatıcı yem
kamış olta ile avcılıkta kullanılan yapay yemlere denir. örnek olarak cansız balık, iskandil zoka, sahte böcek, balık görünümlü metal vb.
devamını gör...
dark
başrol oyuncularının "bazen biz de anlamıyoruz" dediği, ilk sezon itibariyle çok iyi ya deyip izlemeye başladığım ve son sezonun ortalarında bu ne yaa artık yeter deyip izlemeyi bıraktığım, anlaşılması bölümler ilerledikçe gerçekten güçleşen, zamanda yolculuğu, bu yolculuk sırasında zamana müdahale edilmesiyle insanların başına gelenleri anlatan alman yapımı bir netflix dizisi.
izlemediyseniz ve izlemeye karar verdiyseniz, kağıdınız kaleminiz hazır olsun. kim kimdi, kim hangi zamanda kiminleydi, kim kimin hangi zamanda neyiydi notlar alın. hatta şemalar çıkarın. ihtiyacınız olacak.
www.birgun.net/haber/dark-i...
izlemediyseniz ve izlemeye karar verdiyseniz, kağıdınız kaleminiz hazır olsun. kim kimdi, kim hangi zamanda kiminleydi, kim kimin hangi zamanda neyiydi notlar alın. hatta şemalar çıkarın. ihtiyacınız olacak.
www.birgun.net/haber/dark-i...
devamını gör...
ülkemizde küçümsenen meslekler
çobanlık ve çiftçilik tarım yani komple küçümsenen bir meslek. temiz iş kafasıyla burun kıvrılan bu sektör bence en iyisi bebeyim.
devamını gör...
zengin bir eş bulma hayali
o zaman güzel ve gerçekten yaşanmış bir olayı alıntılayarak bu başlığa güzel bir tanımla katkıda bulunalım.
--- alıntı ---
çok ilginç bir yazışma bu; belki daha önce okumuş olanlarınız vardır. fakat internette dolaşan bu yazıyı sizlerle paylaşmaktan kendimi alamadım. adam, dünyanın en ünlü finans şirketlerinden birinin başkanı olabilir. ama burada “güzin abla”lık yapıyor. hem de çok yerinde ve tam benlik bir cevap veriyor, zengin koca peşindeki kıza. bu sıkıntılı günlerde biraz gülümsemek hiç de fena olmayacak sanırım.
dünyanın en büyük finans şirketlerinden j.p. morgan’ın ceo’su james dimon, zengin koca avcısı bir kızın attığı elektronik postaya bakın nasıl cevap veriyor.
önce kızın j.p. morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:
“sayın morgan, size karşı dürüst olacağım. bu yıl 25 yaşına giriyorum. çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat new york’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. çok şey istemiyorum.
sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? hepiniz evli misiniz? bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. central park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
size alçak gönüllülükle soruyorum;
1) zengin bekârlar nerede takılır? (lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)
2) hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım? 3) çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler.
4) kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? benim hedefim evlenmek. zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”
saygılarımla
bayan güzel
işte dımon’un kıza yanıtı
“sevgili bayan güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.
lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.
detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: a kişisi güzelliği sağlar, b kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.
aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
wall street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.
sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.
bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”
ceo j.p. morgan
--- alıntı --- kaynak burdan buyrunuz
evet adam resmen seni napayım. zaten ben zenginim kiralarım on sene sonra bi daha kiralarım demiş. yani güzel hanımlar boşverin zengin kocayı falan, çalışın çabalayın emek verin kendi ayaklarınızın üzerinde durun. başkalarının attığı temellerin üzerinde durmayın. zengin kadın bulurum diye gezen hemcinslerime zaten tek kelime etmeyeceğim. (bkz: suratınıza tükürmek isterdim,ama ondan da anlamazsınız ki siz)
--- alıntı ---
çok ilginç bir yazışma bu; belki daha önce okumuş olanlarınız vardır. fakat internette dolaşan bu yazıyı sizlerle paylaşmaktan kendimi alamadım. adam, dünyanın en ünlü finans şirketlerinden birinin başkanı olabilir. ama burada “güzin abla”lık yapıyor. hem de çok yerinde ve tam benlik bir cevap veriyor, zengin koca peşindeki kıza. bu sıkıntılı günlerde biraz gülümsemek hiç de fena olmayacak sanırım.
dünyanın en büyük finans şirketlerinden j.p. morgan’ın ceo’su james dimon, zengin koca avcısı bir kızın attığı elektronik postaya bakın nasıl cevap veriyor.
önce kızın j.p. morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:
“sayın morgan, size karşı dürüst olacağım. bu yıl 25 yaşına giriyorum. çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat new york’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. çok şey istemiyorum.
sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? hepiniz evli misiniz? bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. central park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
size alçak gönüllülükle soruyorum;
1) zengin bekârlar nerede takılır? (lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)
2) hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım? 3) çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler.
4) kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? benim hedefim evlenmek. zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”
saygılarımla
bayan güzel
işte dımon’un kıza yanıtı
“sevgili bayan güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.
lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.
detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: a kişisi güzelliği sağlar, b kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.
aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
wall street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.
sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.
bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”
ceo j.p. morgan
--- alıntı --- kaynak burdan buyrunuz
evet adam resmen seni napayım. zaten ben zenginim kiralarım on sene sonra bi daha kiralarım demiş. yani güzel hanımlar boşverin zengin kocayı falan, çalışın çabalayın emek verin kendi ayaklarınızın üzerinde durun. başkalarının attığı temellerin üzerinde durmayın. zengin kadın bulurum diye gezen hemcinslerime zaten tek kelime etmeyeceğim. (bkz: suratınıza tükürmek isterdim,ama ondan da anlamazsınız ki siz)
devamını gör...
yazarların sevdiği albüm kapakları

a question of balance / kansas + bütün albüm kapakları

rage against the machine

therion / les fleurs du mal

yenilerden de bad bonez / michael seyer. bu kapak son iki yıldır falan ruh durumumun dışavurumu olabilir.

bir de son olarak bu kapağı da koymazsam olmaz. çünkü fotoğraf bana çok hüzünlü geliyor. yol kenarına düşen oyuncak ayı, süratle giden araba. o kadar tanıdık ki... gideceğimiz yere ulaşma telaşı yüzünden içimizde yitip gidenleri, hedefe ulaşmak adına yolda kaybettiklerimizi hatırlatıyor.
devamını gör...
kıskanmak ve imrenmek arasındaki fark
imrenmek iyi anlamda kıskançlıktır.
kıskançlık ise kötü anlamda imrenmedir.
ne diyorum ben ya.
kıskançlık ise kötü anlamda imrenmedir.
ne diyorum ben ya.
devamını gör...
