çaylak tanımlarını göster seçeneğini açan yazarlar
görür görmez açanlardan biriyim. çaylak kardeşlerimide sonuna kadar elimden geldiğince ve bilgim yettiğince destekleyeceğim. onlar bizim canımız ciğerimiz geleceğimiz çaylak kardeşlerimiz,lütfen kimseyi ötekileştirmeyin.
devamını gör...
twitch türkiye kara para aklama
benim gibi düzenli olarak twitch izlemeyen, böyle bir kültürü olmayan bir insanı bile 3 saat boyunca bir yayını izlemeye mecbur bırakan bir olaydan bahsedeceğim şimdi. galiba en son 2014-15 yıllarında game of thrones'un yeni bölümünü beklerken bu kadar heyecan yaşamıştım. bu olaylara tanık olduğum yayın gece geç saatlerde olmasa bir çekirdek almak için markete gidebilirdim..
bu ayın başlarında twitch hacklenmiş ve yayıncılara ait gelir gibi bilgiler sızdırılmıştı. yayıncıların bazıları yansıtılan bilgilerin yanlış olduğunu iddia etse de twitch resmen verilerin doğruluğunu itiraf etmişti. ülkemizde her olayda olduğu gibi bu olay da birkaç gün kadar konuşuldu, insanlar dönen büyük paralara şaşırdı ve sonra unutuldu.
ama sanıyorum paylaşılan verilerin (çok büyük bir datadan bahsediyoruz) tamamını tek tek inceleyen bazı çılgın arkadaşlar bir şey fark ettiler. bazı yayıncıların gelirlerinde enteresan rakamlar vardı. tüm olaylar bu şekilde başlamış oldu ve bir süredir knight online yayıncıları arasında dolandırıcılık gibi iddialar gündeme gelmeye başladı. 23 ekim'de jahrein bu konuyla ilgili bir tweet de atmıştı. buradan buradaki iddiaya göre çok az izlenen ve popüler olmayan yayıncılar bile 2500 dolar* üzerinde bir kazanç elde ediyordu.
bu olayların gündeme gelmesi ile birlikte knight online camiasında olan bazı isimlerin kafasında parçalar yerine oturmaya başlamıştı bile. çünkü bildiğim kadarıyla bu zamana kadar birçok defa 50-100 bin liralık item harcamaları yapılmıştı. tabi ki bu olaylardan önce çoğu insan "bu paralar nereden geliyor ya?" falan diye konuşurken çoğunun btc ile uğraştığını ya da zaten zengin olduğunu düşünüyorlardı. twitch'in hacklenmesinden sonra verilerin ifşa olması gibi daha sonra frmtr'de bu sefer knight online yayıncıları ile ilgili ayrıntılı veriler paylaşılmıştı.buradan bu ifşalar arasında yayıncıların dolandırıcılarla arasındaki diyaloglar da mevcut.
şimdii, gelelim dolandırıcılığın detaylarına. öncelikle şunu söyleyeyim, ne ararsanız var. dolandırıcılığı yapan kişilerin çalıntı kredi kartlar üzerinden transfer yaptığı düşünülüyor. şöyle ki, bu çalıntı kredi kartlarını nakit paraya çeviremeyen bazı kişiler belli yayıncılara ulaşıp pazarlık yapmışlar. kısaca "ben sana her ay 2500 dolar göndereceğim, yarısını bana göndereceksin." gibi bir pazarlık bu. onlarca yayıncının bu işe karıştığı veriler üzerinden anlaşılıyor. tabi ki bu donateleri yayın dışı gönderiyorlar ve yayıncıdan başka kimse görmemiş oluyor. ama tabi bu işe girip daha ilk aydan twitch tarafından kanalı bit donatelerine kapatılan yayıncılar da var.
bunun dışında bir diğer olay ise, reklam dolandırıcılığı. o da şu şekilde gerçekleşiyor. sanıyorum twitch üzerinden yayın yapan bir kişi izleyicilerine yarım saatte bir reklam izletebiliyor.* dolandırıcılarla anlaşan yayıncılar edindiği bir eklenti sayesinde 2-3 dakika veya 8 dakikada bir reklam izletebiliyorlar. işin daha da komik yanı, bazıları bu reklamları aslında gerçek olmayan botlara izletiyorlar. bazı yayıncıların sırf bu yüzden yayınlarını normalinden daha uzun tuttuğu hatta dizi-film yayını gibi uzun yayınlar yaptığı söylentileri var. "ohhh chill yayın abi yeaa" derken alttan da botlar reklamları izliyor. ay sonu 3000 dolar trinkkkk. bu reklam dolandırıcılığı ile 3-5 izlenen bir yayıncının bile toplamda 20 bin dolar üzerinde para cukkaladığı konuşuluyor, ki bence %99 ihtimalle de doğrudur bu. bu illegal aktivitelerden dolayı kanalı kapatılmasına rağmen yeni bir kanal açıp oradan aynı şekilde devam eden yayıncılar bile var.* hatta "ooo paralar yağıyor auuu" deyip kuzenini, kardeşini yayıncılığa bulaştırıp "biraz da komisyon yiyelim" diyenler de olmuş. ne diyelim, yarasın.
yayıncıların bazıları bit'ler üzerinden dolandırıcılık yapmış, bazıları yalnızca reklam dolandırıcılığı. "ya bana yetmez" deyip ikisini birden yapan da var. bu işlere bulaşıp ulan noluyo diyen de var tabi. bazı yayıncılar reklamlardan parayı vurduğunu görünce birkaç yayıncı arkadaşına durumdan bahsediyorlar. tabi "legal" olduğunu söyleyerek. bu gariplerim de inanıyor. diğer ay hesabına sınırlama getirilince de tabi ortalık karışıyor.
tabi artık bu olayların tümü iddia olmaktan çıktı. ortalıkta bir dolandırıcılık olduğu ve onlarca yayıncının bu işlerden on binlerce dolar para cukkaladığı bir gerçek. birkaç isimin bu işlerden totalde 90 bin dolar civarında cukka yaptığı söyleniyor. sadece bu işi kimler yaptı, kim başlattı, yayıncılara ulaşan bu dolandırıcılar kim, bir çete mi, gibi soruların cevabı bilinmiyor. bu arada bu işlere bulaşmamış yayıncılar tarafından cimer'e şikayet edilmesi için ifşa ve gündem yayınları da yapıldı tabi. valla sonuçları merakla bekliyorum. 3 sezon dizi çıkar gibi..
bu ayın başlarında twitch hacklenmiş ve yayıncılara ait gelir gibi bilgiler sızdırılmıştı. yayıncıların bazıları yansıtılan bilgilerin yanlış olduğunu iddia etse de twitch resmen verilerin doğruluğunu itiraf etmişti. ülkemizde her olayda olduğu gibi bu olay da birkaç gün kadar konuşuldu, insanlar dönen büyük paralara şaşırdı ve sonra unutuldu.
ama sanıyorum paylaşılan verilerin (çok büyük bir datadan bahsediyoruz) tamamını tek tek inceleyen bazı çılgın arkadaşlar bir şey fark ettiler. bazı yayıncıların gelirlerinde enteresan rakamlar vardı. tüm olaylar bu şekilde başlamış oldu ve bir süredir knight online yayıncıları arasında dolandırıcılık gibi iddialar gündeme gelmeye başladı. 23 ekim'de jahrein bu konuyla ilgili bir tweet de atmıştı. buradan buradaki iddiaya göre çok az izlenen ve popüler olmayan yayıncılar bile 2500 dolar* üzerinde bir kazanç elde ediyordu.
bu olayların gündeme gelmesi ile birlikte knight online camiasında olan bazı isimlerin kafasında parçalar yerine oturmaya başlamıştı bile. çünkü bildiğim kadarıyla bu zamana kadar birçok defa 50-100 bin liralık item harcamaları yapılmıştı. tabi ki bu olaylardan önce çoğu insan "bu paralar nereden geliyor ya?" falan diye konuşurken çoğunun btc ile uğraştığını ya da zaten zengin olduğunu düşünüyorlardı. twitch'in hacklenmesinden sonra verilerin ifşa olması gibi daha sonra frmtr'de bu sefer knight online yayıncıları ile ilgili ayrıntılı veriler paylaşılmıştı.buradan bu ifşalar arasında yayıncıların dolandırıcılarla arasındaki diyaloglar da mevcut.
şimdii, gelelim dolandırıcılığın detaylarına. öncelikle şunu söyleyeyim, ne ararsanız var. dolandırıcılığı yapan kişilerin çalıntı kredi kartlar üzerinden transfer yaptığı düşünülüyor. şöyle ki, bu çalıntı kredi kartlarını nakit paraya çeviremeyen bazı kişiler belli yayıncılara ulaşıp pazarlık yapmışlar. kısaca "ben sana her ay 2500 dolar göndereceğim, yarısını bana göndereceksin." gibi bir pazarlık bu. onlarca yayıncının bu işe karıştığı veriler üzerinden anlaşılıyor. tabi ki bu donateleri yayın dışı gönderiyorlar ve yayıncıdan başka kimse görmemiş oluyor. ama tabi bu işe girip daha ilk aydan twitch tarafından kanalı bit donatelerine kapatılan yayıncılar da var.
bunun dışında bir diğer olay ise, reklam dolandırıcılığı. o da şu şekilde gerçekleşiyor. sanıyorum twitch üzerinden yayın yapan bir kişi izleyicilerine yarım saatte bir reklam izletebiliyor.* dolandırıcılarla anlaşan yayıncılar edindiği bir eklenti sayesinde 2-3 dakika veya 8 dakikada bir reklam izletebiliyorlar. işin daha da komik yanı, bazıları bu reklamları aslında gerçek olmayan botlara izletiyorlar. bazı yayıncıların sırf bu yüzden yayınlarını normalinden daha uzun tuttuğu hatta dizi-film yayını gibi uzun yayınlar yaptığı söylentileri var. "ohhh chill yayın abi yeaa" derken alttan da botlar reklamları izliyor. ay sonu 3000 dolar trinkkkk. bu reklam dolandırıcılığı ile 3-5 izlenen bir yayıncının bile toplamda 20 bin dolar üzerinde para cukkaladığı konuşuluyor, ki bence %99 ihtimalle de doğrudur bu. bu illegal aktivitelerden dolayı kanalı kapatılmasına rağmen yeni bir kanal açıp oradan aynı şekilde devam eden yayıncılar bile var.* hatta "ooo paralar yağıyor auuu" deyip kuzenini, kardeşini yayıncılığa bulaştırıp "biraz da komisyon yiyelim" diyenler de olmuş. ne diyelim, yarasın.
yayıncıların bazıları bit'ler üzerinden dolandırıcılık yapmış, bazıları yalnızca reklam dolandırıcılığı. "ya bana yetmez" deyip ikisini birden yapan da var. bu işlere bulaşıp ulan noluyo diyen de var tabi. bazı yayıncılar reklamlardan parayı vurduğunu görünce birkaç yayıncı arkadaşına durumdan bahsediyorlar. tabi "legal" olduğunu söyleyerek. bu gariplerim de inanıyor. diğer ay hesabına sınırlama getirilince de tabi ortalık karışıyor.
tabi artık bu olayların tümü iddia olmaktan çıktı. ortalıkta bir dolandırıcılık olduğu ve onlarca yayıncının bu işlerden on binlerce dolar para cukkaladığı bir gerçek. birkaç isimin bu işlerden totalde 90 bin dolar civarında cukka yaptığı söyleniyor. sadece bu işi kimler yaptı, kim başlattı, yayıncılara ulaşan bu dolandırıcılar kim, bir çete mi, gibi soruların cevabı bilinmiyor. bu arada bu işlere bulaşmamış yayıncılar tarafından cimer'e şikayet edilmesi için ifşa ve gündem yayınları da yapıldı tabi. valla sonuçları merakla bekliyorum. 3 sezon dizi çıkar gibi..
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
atıf yılmaz
gelmiş geçmiş en iyi aşk filmlerinden biri sayılan selvi boylum al yazmalım filminin yönetmeni. aşk filmleri dışında gülmece ağırlıklı şekerpare ile kırsal sorunlara değindiği adak filminin de yönetmenliğini yapmıştır. ama en fazla da feminist hareketin yükselişe geçtiği dönemler kadın merkezli filmlere ağırlık vermiş yönetmendir. her dönem yaşanan gelişmeler sinema sanatı üzerinde etkisini gösterdiğinden, sinemada da kadın temasını işlemek için önemli adımlar atılmıştır. bu yüzden kadın filmlerinin rejisörü olarak türk sinemasında isim bırakmıştır. kimlik arayışında olan, erkek egemen düzene karşı mücadele veren, cinselliğini keşfeden, geleneksel tabuları kıran, toplumdaki cinsiyet bakış açısı ile savaşan kadınları filmlerinin kahramanı yapmış ve sinemaya aktaran bir yönetmen olmuştur. filmleri de 1980'li yıllarda çekmiş olup, bu dönemde çektiği filmlerin çoğunluğu kadın temalı filmlerdir.
1960'lı yıllarda çekmiş olduğu utanç, kuma, cemo isimli filmleriyle ilk örneklerini vermiş olup, 1980'lere gelindiğinde de mine, dağınık yatak, bir yudum sevgi, adı vasfiye, asiye nasıl kurtulur, kadının adı yok, dul bir kadın, ahhh belinda, düş gezginleri isimli filmleriyle kadınları beyazperdede görünür duruma getirmiştir.
1960'lı yıllarda çekmiş olduğu utanç, kuma, cemo isimli filmleriyle ilk örneklerini vermiş olup, 1980'lere gelindiğinde de mine, dağınık yatak, bir yudum sevgi, adı vasfiye, asiye nasıl kurtulur, kadının adı yok, dul bir kadın, ahhh belinda, düş gezginleri isimli filmleriyle kadınları beyazperdede görünür duruma getirmiştir.
devamını gör...
kadınlara mı gidiyorsun kırbacını unutma
alt anlam aramaya gerek yok. nietzche bdsm sevdasından etmiştir bu lafı.
devamını gör...
arkadaşın ölmesi
bu acıyı burada nasıl tarif edeyim?
devamını gör...
aşk
bu başlığa gelmemek için kendimi çoook dizginledim. çünkü aşk benim için hep yaralayıcı oldu.
ben var gücüyle seven, sevgisinden kendini ihmal eden, şartsız koşulsuz affeden bir kadındım hep sevdiğim insana karşı. artık öyle değilim çünkü o kadar öldürücü bir zehir ki ben kendimi kaybettim. yolumu, inandıklarımı, içimdeki o çocuk heyecanını..
ben bir vakitler aşka aşıktım, o denli yüceydi benim için sevmek. ama şimdi... aşk dediklerinde buruk bir gülümseme fırlatırım ortaya geçerim. çünkü aşklar da eskisi gibi değil insanlar da.
böyle sevince dünyam o insan olurdu, annesi gibi korur, düşünürdüm. hoş, aşk bir kere olmaz diyen de var bir kere olur diyen de. bu yüzden bir daha aşık olur muyum? bilmiyorum ama en fazla çok severim gibime geliyor. ben öyle yürekten sevip, aklı başından atanlardandım. uzun süredir yalnızlığın saltanatını kurduğum için, yaşayacağım ilk ilişki ne denli değiştiğimi, büyüdüğümü ve eski ben'den geriye nelerin kaldığını gösterecek.
ama kalbimi kırdıran sevdalar istemiyorum, canımı yakacak bir insanı daha kaldıramam. boş ver, iyidir böyle herhalde. ama bazen... yaptığım fedakârlıkların sadece biri, beslediğim aşkın da binde biri bana uğrasın istiyorum da.. çok şey istiyorsun bergen. sana ne için "aşığım" dediklerini biliyorsun. o yüzden kendimi severek o arayı kapamaya çalışıyorum. sonuçta herkes sevilecek diye bir şey yok. ben daha bu konu ile ilgili çok yazarım da yaşadıklarımı anlatmıyorum pek. neyse, yak bir dal. ha bu arada:
-aşk?
+o beni öldürür.
ben var gücüyle seven, sevgisinden kendini ihmal eden, şartsız koşulsuz affeden bir kadındım hep sevdiğim insana karşı. artık öyle değilim çünkü o kadar öldürücü bir zehir ki ben kendimi kaybettim. yolumu, inandıklarımı, içimdeki o çocuk heyecanını..
ben bir vakitler aşka aşıktım, o denli yüceydi benim için sevmek. ama şimdi... aşk dediklerinde buruk bir gülümseme fırlatırım ortaya geçerim. çünkü aşklar da eskisi gibi değil insanlar da.
böyle sevince dünyam o insan olurdu, annesi gibi korur, düşünürdüm. hoş, aşk bir kere olmaz diyen de var bir kere olur diyen de. bu yüzden bir daha aşık olur muyum? bilmiyorum ama en fazla çok severim gibime geliyor. ben öyle yürekten sevip, aklı başından atanlardandım. uzun süredir yalnızlığın saltanatını kurduğum için, yaşayacağım ilk ilişki ne denli değiştiğimi, büyüdüğümü ve eski ben'den geriye nelerin kaldığını gösterecek.
ama kalbimi kırdıran sevdalar istemiyorum, canımı yakacak bir insanı daha kaldıramam. boş ver, iyidir böyle herhalde. ama bazen... yaptığım fedakârlıkların sadece biri, beslediğim aşkın da binde biri bana uğrasın istiyorum da.. çok şey istiyorsun bergen. sana ne için "aşığım" dediklerini biliyorsun. o yüzden kendimi severek o arayı kapamaya çalışıyorum. sonuçta herkes sevilecek diye bir şey yok. ben daha bu konu ile ilgili çok yazarım da yaşadıklarımı anlatmıyorum pek. neyse, yak bir dal. ha bu arada:
-aşk?
+o beni öldürür.
devamını gör...
her şeyi halletmiş olmanın kafa rahatlığı
gerçekte her şeyi halletmek mümkün değil ama kafada bitirmekle bu rahatlığa ulaşılabiliyor, şöyle ki değiştirebileceğin şeyler için çözüm üretmek, değiştiremeyeceğin şeyleri kabullenmek ile insana bir ferahlık geliyor. *
devamını gör...
normal sözlük ne lan
devamını gör...
alman pastası
en sevdiğim alman. lakin bunu tertemiz ,eli yüzü kremaya bulaştırmadan yemek biraz zor olabiliyor.çikolatı olanları tercih sebebimdir.
devamını gör...
akıllı çocuk saati
kızım için bugün bir tane satın aldığım saat.
bizim çocukluğumuzda saatle iletişim kurabilen kara şimşek dizisinde michael knight vardı. arabayla konuşurdu gerçi ama çok özenirdik. aradan geçen yıllarda bir lüks olmaktan çıkıp neredeyse ihtiyaç haline gelmiş bir teknoloji oldu. günümüzde güvensiz bir toplum haline geldiğimizden dolayı, çocuğunuzu takip edip konuşabilmek açısından önemli bir yere sahip sim kartlı saatler. gps sayesinde çocuğunuzun yerini öğrenebilir, konuşma özelliği sayesinde konuşabilir, sesli mesaj gönderebilirsiniz . bazı saatlerde kamera özelliği de var. belirlediğiniz kişiler haricinde karşılıklı arama yapılamıyor. ha unutmadan. bir de saati gösteriyor tabii.
almak isteyenlere ipucu vermesi açısından gördüğüm modellerin bir listesini yaptım.
piyasada bir çok modeli mevcut. özellikle turkcell ve vodafone iki model satıyor. alcatel ve wicky. ben vodafone alcatel olanını tercih ettim. turkcell'e göre daha ucuzdu. turkcell 145 tl * 12 ay iken vodafone 126 tl * 12 ay'lık bir fiyat çıkardı. muhtemelen türk telekom'un da vardır tarifesi ancak bakmadım. bu fiyatlar, mobil hat dahil fiyatlar elbette.
piyasadaki saatler ve güncel fiyatları aşağıda. ancak hatsız fiyatları olduğunu belirtmek gerek.
smartbell : 315 tl
wicky : 1258 tl
bilicra : 568 tl
oxigen : 244 tl
alcatel : 1093 tl
kaynak
alcatel seçmemin sebebi kvk'nın servis vermesi oldu.* wicky için ise istanbul'da bir yetkili servisi olduğu söylendi. diğer ucuz saatlere de pek güvenemedim açıkçası.
sorusu olan arkadaşlar özelden ulaşabilirler.
not: bu tanım forumsal olarak algılanabilir ancak bilgi de içermektedir.
bizim çocukluğumuzda saatle iletişim kurabilen kara şimşek dizisinde michael knight vardı. arabayla konuşurdu gerçi ama çok özenirdik. aradan geçen yıllarda bir lüks olmaktan çıkıp neredeyse ihtiyaç haline gelmiş bir teknoloji oldu. günümüzde güvensiz bir toplum haline geldiğimizden dolayı, çocuğunuzu takip edip konuşabilmek açısından önemli bir yere sahip sim kartlı saatler. gps sayesinde çocuğunuzun yerini öğrenebilir, konuşma özelliği sayesinde konuşabilir, sesli mesaj gönderebilirsiniz . bazı saatlerde kamera özelliği de var. belirlediğiniz kişiler haricinde karşılıklı arama yapılamıyor. ha unutmadan. bir de saati gösteriyor tabii.
almak isteyenlere ipucu vermesi açısından gördüğüm modellerin bir listesini yaptım.
piyasada bir çok modeli mevcut. özellikle turkcell ve vodafone iki model satıyor. alcatel ve wicky. ben vodafone alcatel olanını tercih ettim. turkcell'e göre daha ucuzdu. turkcell 145 tl * 12 ay iken vodafone 126 tl * 12 ay'lık bir fiyat çıkardı. muhtemelen türk telekom'un da vardır tarifesi ancak bakmadım. bu fiyatlar, mobil hat dahil fiyatlar elbette.
piyasadaki saatler ve güncel fiyatları aşağıda. ancak hatsız fiyatları olduğunu belirtmek gerek.
smartbell : 315 tl
wicky : 1258 tl
bilicra : 568 tl
oxigen : 244 tl
alcatel : 1093 tl
kaynak
alcatel seçmemin sebebi kvk'nın servis vermesi oldu.* wicky için ise istanbul'da bir yetkili servisi olduğu söylendi. diğer ucuz saatlere de pek güvenemedim açıkçası.
sorusu olan arkadaşlar özelden ulaşabilirler.
not: bu tanım forumsal olarak algılanabilir ancak bilgi de içermektedir.
devamını gör...
sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak
yaza yaza inandırmayla uğraşacağına resmini koyan yazar olmaktır.
devamını gör...
doktor
bunca zaman bu meslekle ilgili bu kadar az tanım girilmesine şaşırdığım başlıktır. kendilerini sever sayarız.
devamını gör...
ülkemizde para kaptıracak çok fazla insan olması
insana 'tek fakir ben miyim' diye sorgulatan gerçektir. yahu bu insanların o kadar parası var ki, gidip böyle saçma sapan yerlere yatırım yapıyorlar hiç düşünmeden. ama bir ihtiyaç sahibine faydam dokunsun, şu param bir işe yarasın, hatta bu kadar çalıştım şu parayla azıcık tatil yapayım, eğleneyim diye düşünmez bu kişiler. sosyologlar için hazine niteliğinde bu ülke kesinlikle.
devamını gör...
sözlüğe yaş kısıtlaması gelsin sorunsalı
gerek yok. hoşlanmadığın bir yazar varsa engelle gitsin bu kadar basit.
devamını gör...






