venn şeması
temeli aristoteles tarafından atılmış olan
- bütün a'lar b'dir
- bazı a'lar b'dir
- hiçbir a b değildir
- a ya b ya da c olabilir, her ikisi birden olamaz
gibi mantıksal önermelerin ingiliz matematikçi john venn tarafından 19. yüzyıl sonlarında şema haline getirilmesiyle ortaya çıkan çalışma.
örneğin aşağıdaki venn şemasında ayşe ve yusuf sadece futbol, ali sadece tenis, murat ve fatoş ise hem futbol hem tenis oynamaktadır. hem futbol hem tenis oynayanların bulunduğu bölgeye "kesişim kümesi", şemada görülen isimlerin hepsine birden "birleşim kümesi" denir.

görselin kaynağı
- bütün a'lar b'dir
- bazı a'lar b'dir
- hiçbir a b değildir
- a ya b ya da c olabilir, her ikisi birden olamaz
gibi mantıksal önermelerin ingiliz matematikçi john venn tarafından 19. yüzyıl sonlarında şema haline getirilmesiyle ortaya çıkan çalışma.
örneğin aşağıdaki venn şemasında ayşe ve yusuf sadece futbol, ali sadece tenis, murat ve fatoş ise hem futbol hem tenis oynamaktadır. hem futbol hem tenis oynayanların bulunduğu bölgeye "kesişim kümesi", şemada görülen isimlerin hepsine birden "birleşim kümesi" denir.

görselin kaynağı
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
yapay zeka ile programlanmış bir robota aşık olmakla aynı şeydir. yani aslında aşk falan değildir.
devamını gör...
sadece cahillerin kuracağı cümleler
cebindeki dilfonu cuhar!
devamını gör...
normal sözlük'te sürekli islam'ı kötüleyen başlık ve tanımlara müsaade etmek
bir durum.
biraz uzun yazacağım. umarım okuyan ve üzerinde düşünen birileri olur.
ben başlığı açan arkadaş adına da, genel olarak burada "yobaz", "ışid'ci zihniyet" denilen kişiler adına da yahut başka herhangi bir müslüman adına da konuşmayacağım. söyleyeceklerim tamamen kendi adıma söylemek istediklerim.
kimseyi ilgilendirmese de elhamdülillah müslümanım ve bunu söyleme amacım biraz olsun farklı açıdan bakmanızı sağlayabilmek. bunu belirtmişken şunu da eklemek istiyorum; inançsız olanların yahut başka bir dine inanan insanların hakkında da aynı saygısızlıkların yapılmasına kesinlikle karşıyım.
***
birkaç yorumda haklı olarak "saygı çerçevesinde" istenilen her şeyin yazılabileceği söylenmiş. ancak ben bazı başlıklarda kesinlikle bu konulara saygı çerçevesinde yaklaşılmadığını görüyorum. yine aynı şekilde "siz de karşı argüman sunun" demişsiniz çok doğru olarak ama bazen öyle şeyler yazılıyor, öyle hakaretler ediliyor ki, tartışmak bile mümkün olmuyor bazı insanlarla. kaldı ki karşı argüman dediğiniz şey, bir argümana karşılık sunulur. hakarete, karşı argüman sunulamaz.
siz inançsız arkadaşlardan -çoğunuz belki bunu okumayacak ya da umursamayacak ama- benim bir ricam var: bir inanca sahip olan tüm insanları, her şeye at gözlüğüyle bakan, bilimden ilimden uzak olan, beyinsiz hatta can almaya meraklı vahşiler olarak görmekten vazgeçmeniz.
etrafınızdaki insanları düşünün; annelerinizi, babalarınızı, çok sevdiğiniz arkadaşlarınızı... bunların içerisinde hiç inançlı insan yok mu? yoksa lafım yok ama varsa içlerinde hiç iyi insan yok mu diye sorarım bu kez. "arkadaşlarınız"ı da dahil ettiğime ve insan arkadaşını kendisi seçtiğine göre, mutlaka vardır. o halde neden tüm inananları kötülüyorsunuz? lütfen yapmayın bunu. zira kendi halinde inanan, kimseyi kırmamak için elinden geleni yapan, bilimle uğraşan (enrty'lerime bakabilirsiniz genelde hangi konular hakkında yazdığımı bilmiyorsanız) ve bu ülkede din adına olduğu söylenip de insanlara zarar verecek şekilde yapılan her şeye, aynen sizin gibi karşı olan insanları incitiyorsunuz bunu yaptığınızda.
***
gelelim bizim tarafa... benimle dindaş olan birçok arkadaşın tartışma şeklini son derece yanlış buluyorum. bakın öncelikle şunu söyleyeyim: bir müslüman düzgün konuşur, ağzından kötü söz çıkmaz. siz kalkıp insanlara küfrederek, hakaret ederek onlara bir şey anlatmaya çalışırsanız, haklı olarak kimse sizi dinlemez. ayrıca burada nadiren de olsa din hakkında düzgünce yazılıp "neden bu böyle?" diye sorulan sorular var ateist yazarlar tarafından. bunların karşılığında, ufacık bir araştırma ile bile ulaşılabilecek cevaplar dururken, kalkıp bunu soran kişiye laf sokuşturmaya çalışmak, islâm adına hiçbir faydası olmayan bir iş. üstelik mantık dahilinde cevaplamadığınız tüm sorular yine yeni yeniden karşınıza çıkıyor.
eğer ki insanlar dinden, dindarlardan nefret etmesin istiyorsanız, öncelikle insanlarla güzel konuşun. sonra boş beleş ve basmakalıp laflar yerine düzgün karşı kanıtlar ya da argümanlarla gelin lütfen. siz dine daha büyük zararlar veriyorsunuz, insanların ondan kaçmasına neden olarak. unutmayın ki peygamberimizin yaşadığı dönemde insanların müslüman olmasının öncelikli nedeni, bu dinde kimsenin aşağılanmadığını, adaletin en öncelikli konu olduğunu görmeleri ve onları dine davet eden kişilerin düzgün ve ahlaklı hareketleriydi. cihat dediğiniz şey ille de fetihle olmaz. dini sevdirmek, yaymak, insanları ona inandırmak gibi bir amacınız varsa, onu insanların nefret edeceği bir şey haline getirmeyin.
sabredip okuyan herkese teşekkür ederim. entry girme işime geri dönüyorum. siz de lütfen kavga etmeyin, ayırmam *
biraz uzun yazacağım. umarım okuyan ve üzerinde düşünen birileri olur.
ben başlığı açan arkadaş adına da, genel olarak burada "yobaz", "ışid'ci zihniyet" denilen kişiler adına da yahut başka herhangi bir müslüman adına da konuşmayacağım. söyleyeceklerim tamamen kendi adıma söylemek istediklerim.
kimseyi ilgilendirmese de elhamdülillah müslümanım ve bunu söyleme amacım biraz olsun farklı açıdan bakmanızı sağlayabilmek. bunu belirtmişken şunu da eklemek istiyorum; inançsız olanların yahut başka bir dine inanan insanların hakkında da aynı saygısızlıkların yapılmasına kesinlikle karşıyım.
***
birkaç yorumda haklı olarak "saygı çerçevesinde" istenilen her şeyin yazılabileceği söylenmiş. ancak ben bazı başlıklarda kesinlikle bu konulara saygı çerçevesinde yaklaşılmadığını görüyorum. yine aynı şekilde "siz de karşı argüman sunun" demişsiniz çok doğru olarak ama bazen öyle şeyler yazılıyor, öyle hakaretler ediliyor ki, tartışmak bile mümkün olmuyor bazı insanlarla. kaldı ki karşı argüman dediğiniz şey, bir argümana karşılık sunulur. hakarete, karşı argüman sunulamaz.
siz inançsız arkadaşlardan -çoğunuz belki bunu okumayacak ya da umursamayacak ama- benim bir ricam var: bir inanca sahip olan tüm insanları, her şeye at gözlüğüyle bakan, bilimden ilimden uzak olan, beyinsiz hatta can almaya meraklı vahşiler olarak görmekten vazgeçmeniz.
etrafınızdaki insanları düşünün; annelerinizi, babalarınızı, çok sevdiğiniz arkadaşlarınızı... bunların içerisinde hiç inançlı insan yok mu? yoksa lafım yok ama varsa içlerinde hiç iyi insan yok mu diye sorarım bu kez. "arkadaşlarınız"ı da dahil ettiğime ve insan arkadaşını kendisi seçtiğine göre, mutlaka vardır. o halde neden tüm inananları kötülüyorsunuz? lütfen yapmayın bunu. zira kendi halinde inanan, kimseyi kırmamak için elinden geleni yapan, bilimle uğraşan (enrty'lerime bakabilirsiniz genelde hangi konular hakkında yazdığımı bilmiyorsanız) ve bu ülkede din adına olduğu söylenip de insanlara zarar verecek şekilde yapılan her şeye, aynen sizin gibi karşı olan insanları incitiyorsunuz bunu yaptığınızda.
***
gelelim bizim tarafa... benimle dindaş olan birçok arkadaşın tartışma şeklini son derece yanlış buluyorum. bakın öncelikle şunu söyleyeyim: bir müslüman düzgün konuşur, ağzından kötü söz çıkmaz. siz kalkıp insanlara küfrederek, hakaret ederek onlara bir şey anlatmaya çalışırsanız, haklı olarak kimse sizi dinlemez. ayrıca burada nadiren de olsa din hakkında düzgünce yazılıp "neden bu böyle?" diye sorulan sorular var ateist yazarlar tarafından. bunların karşılığında, ufacık bir araştırma ile bile ulaşılabilecek cevaplar dururken, kalkıp bunu soran kişiye laf sokuşturmaya çalışmak, islâm adına hiçbir faydası olmayan bir iş. üstelik mantık dahilinde cevaplamadığınız tüm sorular yine yeni yeniden karşınıza çıkıyor.
eğer ki insanlar dinden, dindarlardan nefret etmesin istiyorsanız, öncelikle insanlarla güzel konuşun. sonra boş beleş ve basmakalıp laflar yerine düzgün karşı kanıtlar ya da argümanlarla gelin lütfen. siz dine daha büyük zararlar veriyorsunuz, insanların ondan kaçmasına neden olarak. unutmayın ki peygamberimizin yaşadığı dönemde insanların müslüman olmasının öncelikli nedeni, bu dinde kimsenin aşağılanmadığını, adaletin en öncelikli konu olduğunu görmeleri ve onları dine davet eden kişilerin düzgün ve ahlaklı hareketleriydi. cihat dediğiniz şey ille de fetihle olmaz. dini sevdirmek, yaymak, insanları ona inandırmak gibi bir amacınız varsa, onu insanların nefret edeceği bir şey haline getirmeyin.
sabredip okuyan herkese teşekkür ederim. entry girme işime geri dönüyorum. siz de lütfen kavga etmeyin, ayırmam *
devamını gör...
göz açıp kapayıncaya kadar bir kahve belgeseli
çok hoş replikler barındıran belgesel ve reklam filmi. bir gece, 1 saat 14 dakikamı ayırıp uykusuz kalmıştım; pişman değilim.
"geldiğimiz yere gitmiyor muyuz zaten?"
"şu anda düşünürken herkese haksızlık yapabilirim çünkü düşünüyorum."
"konuşmak çok fena, susmak en iyisi."
"keşke seçebilsek içinde sıkışıp kalacağımız bir zamanı, ânı... cennetimiz bu olsa... aynı ânı yaşayıp durmak sonsuza dek ama pek parlak, pek abartılı bir ânı aramak niye? belki de elimizde bir kahve fincanı, durup bakmak, bakmak... her şeyin yolunda olduğunu, mutlu olduğunu bilmeden mutlu olmak, göz açıp kapayıncaya kadar..."
"geldiğimiz yere gitmiyor muyuz zaten?"
"şu anda düşünürken herkese haksızlık yapabilirim çünkü düşünüyorum."
"konuşmak çok fena, susmak en iyisi."
"keşke seçebilsek içinde sıkışıp kalacağımız bir zamanı, ânı... cennetimiz bu olsa... aynı ânı yaşayıp durmak sonsuza dek ama pek parlak, pek abartılı bir ânı aramak niye? belki de elimizde bir kahve fincanı, durup bakmak, bakmak... her şeyin yolunda olduğunu, mutlu olduğunu bilmeden mutlu olmak, göz açıp kapayıncaya kadar..."
devamını gör...
bu devirde türkü dinleyen insan
çağın gerisinde kaldığımı da bugün öğrendim. neşet baba dan tut tolga candar a kadar hepsine helal i hos olsun.
devamını gör...
sözlüğü evi gibi görmek
ev değil ama şehir gibi görüyorum. farklı insanları ve kültürleri birleştiren kocaman bir şehir.
devamını gör...
hayatında hiç doğaüstü olay yaşamamış insan
kimse doğaüstü bir şey yaşamıyor lan dedirten başlıktır.
ama biz istisnayız. bizim evde uçan inekler, görünmez olabilen kumandalar vardır.
bu zevkleri tatmak istemezsiniz.
ama biz istisnayız. bizim evde uçan inekler, görünmez olabilen kumandalar vardır.
bu zevkleri tatmak istemezsiniz.
devamını gör...
geceye neşeli bir şarkı bırak
daha neşelisine rastlamadım.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
yaklaşık birkaç ay önce üniversite mezuniyeti için hocamızla görüşmüştük. tüm herkesin eşi, dostu rahat rahat gelebilsin diye uğraşıyorum ve o yüzden sizin mezuniyet eylül de olacak dendi.
bugün pat okuldan bi mail. yanınızda sadece iki kişi getirebilirsiniz yazmışlar. maile cevap; yani şimdi tabi kimse kusura bakmasın ama ben sizin yapacağınız işi.. tarzı bi mail atmamak için kendimi zor tuttum. velhasıl kelam dün de bu lanet mezuniyet için elbise,ayakkabı vs aldım. bugün de mezuniyete gitmekten vazgeçtim. ya hep ya hiç misali. kimse mümkünse benimle inatlaşmasın. zaten hepi topu 15-20 kişiyiz sınıfta. ne vardi ailelerimiz de yanımızda gelseydi... gitmiyorum ulayyn kendi mezuniyetime!!
bugün pat okuldan bi mail. yanınızda sadece iki kişi getirebilirsiniz yazmışlar. maile cevap; yani şimdi tabi kimse kusura bakmasın ama ben sizin yapacağınız işi.. tarzı bi mail atmamak için kendimi zor tuttum. velhasıl kelam dün de bu lanet mezuniyet için elbise,ayakkabı vs aldım. bugün de mezuniyete gitmekten vazgeçtim. ya hep ya hiç misali. kimse mümkünse benimle inatlaşmasın. zaten hepi topu 15-20 kişiyiz sınıfta. ne vardi ailelerimiz de yanımızda gelseydi... gitmiyorum ulayyn kendi mezuniyetime!!
devamını gör...
evde sıkıntıdan patlarken yapılan garip şeyler
kendine kendine konuşmak. bir kere başlayınca sohbet akıyor gidiyor valla. bi de bir komik bir komik sorma. şakalar espiriler kahkaha şelalesi...
devamını gör...
resimli kitap
okulönceci isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
genellikle anaokullarında kullanılan bir üründür. okula başlayacak olan çocukların görsel hafızalarını da okuma kabiliyetlerini de geliştirir.
bir kısmında kabartma vardır (dokunma duyusunu da geliştirmek için) bir kısmında ise yoktur.
genellikle anaokullarında kullanılan bir üründür. okula başlayacak olan çocukların görsel hafızalarını da okuma kabiliyetlerini de geliştirir.
bir kısmında kabartma vardır (dokunma duyusunu da geliştirmek için) bir kısmında ise yoktur.
devamını gör...
yoğurda toz şeker ekleyerek yemenin keyfi
bazı tatlar anlatılmaz yaşanır.
devamını gör...
cıva
atom numarası 80, simgesi hg olan element. kullanım alanı geniş olmakla beraber, zehirli bir madde olduğundan dikkatli kullanılmalıdır.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
life eternal
black metal janrının kurucu gruplarından mayhem'in, 1994 yılında yayımlanan de mysteriis dom sathanas isimli albümünün beşinci parçası. her ne kadar ismi "ebedi yaşam" sözcüğüne işaret etse de, doğum anı dehşetli bir ölümle gelir bu şarkının. 1991 senesinin 8 nisan'ıdır. grubun vokalisti per yngve ohlin, sahne adıyla "dead", önce bir bıçakla kollarını ve boynunu yaralar; ardından -kurtarılma ihtimalini tümden bertaraf etme niyetiyle olsa gerek- bir av tüfeğiyle beynini dağıtarak hayatına son verir. 22 yaşındaki ohlin'in intiharından geriye, etrafa saçılan kanlar için özür dileyerek söze başlayan kısa bir intihar notuyla birlikte, bahsi geçen şarkının "başka bir varoluş hayali"ni * dile getiren öksüz dizeleri kalır. intihar notunun kapanış cümlelerinde grup arkadaşlarına şöyle seslenir ohlin: "son bir selamlama olarak life eternal'ı sunuyorum. lanet şeyle ne istiyorsanız yapın". sözlerin yazarı, onları sahnede kendi sesiyle okuma imkanını ebediyen yitirmişti. ohlin'in intiharından sonra grubun vokalistliğini attila chisar devraldı. böylelikle life eternal, ilk kez, chisar'ın de mysteriis dom sathanas'ta sergilediği sıra dışı scream vocal tarzıyla black metal sahnesinde yankılandı.
devamını gör...
stoacılık
stoacılık roma hukukuna da yansımıştır. stoacılığın bir yansıması olarak şu üç ilke gösterilir: honeste vivere, alterum non laedere, suum cuique tribuere. yani "dürüst yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese hak ettiğini vermek".
devamını gör...
bazı kitapları bitirememek
o halde bırakıp bir zaman sonra yeniden başlarım. bir zaman, bir zaman, bir zaman daha.. sofie'nin dünyası'nı böyle yapmıştım.
sonraya bıraktığım bir diğer kitap da karamazov kardeşlerdir ki gerçekten o an ona eğilmek bana hayli zor geldi ve yarıda kesip bıraktım.
bir de saatleri ayarlama enstitüsü var ki onu, okumak için sanırım kırk fırın ekmek daha yemem lazım. o kadar sıkıcı, o kadar zorlayıcı geldi ki... onu öven şayet iki anadallı bir hocamız olmasaydı, zaten bu kadar merak duymazdım. kendisinden o kadar haz etmesem de masterda alanını seçmedim diye bana küsmesi aklımda ve bilime bakış açımda bir miktar düzey uyandırdı.
yazdıkça yazasım geliyor bu başlıkta. meğer ne çokmuş bıraktığım kitaplar. genelde romanları yarıda bırakır atarım ama bu kez başka bir kitap daha var: o da, amin maalouf'un. hepsi çatı bekçisi oldu. eski evin çatı katına bir çıksam. alacağım çok kitap var da... ahh daha gidemedim. kitaplığım pek bi boş geliyor bana şu an. şu klasikler de olmasa.
sonraya bıraktığım bir diğer kitap da karamazov kardeşlerdir ki gerçekten o an ona eğilmek bana hayli zor geldi ve yarıda kesip bıraktım.
bir de saatleri ayarlama enstitüsü var ki onu, okumak için sanırım kırk fırın ekmek daha yemem lazım. o kadar sıkıcı, o kadar zorlayıcı geldi ki... onu öven şayet iki anadallı bir hocamız olmasaydı, zaten bu kadar merak duymazdım. kendisinden o kadar haz etmesem de masterda alanını seçmedim diye bana küsmesi aklımda ve bilime bakış açımda bir miktar düzey uyandırdı.
yazdıkça yazasım geliyor bu başlıkta. meğer ne çokmuş bıraktığım kitaplar. genelde romanları yarıda bırakır atarım ama bu kez başka bir kitap daha var: o da, amin maalouf'un. hepsi çatı bekçisi oldu. eski evin çatı katına bir çıksam. alacağım çok kitap var da... ahh daha gidemedim. kitaplığım pek bi boş geliyor bana şu an. şu klasikler de olmasa.
devamını gör...
1 ağustos 2021 ateşin çocukları’nın açıklamaları
demekki evde bir açıklama metni yazsam(ki bundan daha iyi bir metin yazabileceğime eminim) ve ardından bunu bir twitter hesabından paylaşsam inanacak bi dünya dolusu insan varmış. hiç kimse sormuyor; madem propaganda için orman yaktın, niye görüntülerini paylaşmıyorsun? bu durumda bende çıkıp desemki “ben yaktım o ormanları, ağaçları sevmediğim için canım sıkıldı yaktım” hakikaten ben mi yakmış olacağım sizin gözünüzde. allah izan versin.
devamını gör...

