8 kelimelik hikâyeler
bir hayalin peşinden bir ömür koşup yetişememek miydi hayat?
devamını gör...
diş fırçalarken evin içinde dolaşmak
istemsizce beş dakika boyunca hem diş fırçalama hem de evi tavaf etme olarak vuku bulan olay. yapmaktan vazgeçemediğim alışkanlıklarımdan birisi.
devamını gör...
atatürk'ün okunmasını tavsiye ettiği kitap
devamını gör...
midye yiyeceğinize pil kemirin
siz ne diyorsunuz vedat bey? midyenin içinde uranyum olsa yine emüklerim.
devamını gör...
sevgili ile yapılabilecek en güzel şey
ayyy türk kahvesi eşliğinde ölümüne dedikodu *
hele bir de erkek olan tarafta bayılıyorsa bu tarz konuşmalara mikemmel bir aktivite oluyor efenim amanın tadından yenmiyor *
hele bir de erkek olan tarafta bayılıyorsa bu tarz konuşmalara mikemmel bir aktivite oluyor efenim amanın tadından yenmiyor *
devamını gör...
otuz yıl savaşları
devamını gör...
avrupa’yı çekici kılan detaylar
yakın zamanda arazisinden tren yolu geçmiş ve devlet demiryolları ile mahkemelik olmuş biri olarak, ben tercihimi mülkiyet hakkının kutsal olmasından yana kullanıyorum. avrupa'da devlet senin bir malını alacaksa ya da içinden geçecekse fiyatı sen belirliyorsun..
ama türkiye'de öyle mi? satılmış bilirkişiler ve sonucu önceden belli mahkemelerle malını ederinden aşağı kapatmaya çalışan bir devlet buluyorsun karşında. kamu yararı dediler mi kalıyorsun öyle. sesini çıkaramıyorsun.
ama türkiye'de öyle mi? satılmış bilirkişiler ve sonucu önceden belli mahkemelerle malını ederinden aşağı kapatmaya çalışan bir devlet buluyorsun karşında. kamu yararı dediler mi kalıyorsun öyle. sesini çıkaramıyorsun.
devamını gör...
olmayan sebepten için sıkılması
(bkz: türkiyede yaşamak)
devamını gör...
çok güzel bir kadın olmak
bir durum.
her zaman iyi bir şey değildir. her türlü takıntılı tipin, sapığın dikkatini çekmek demektir. hemen hemen herkesin "faydalanmak" gibi niyetlerle yaklaştığı biri olmaktır. birçok konuda yeteneğine değil tipine bakarak bu kadınlara öncelik tanıyanlar, genellikle ilerleyen zamanlarda kadından farklı taleplerde bulunmak amacındadır. hele türkiye gibi kimsenin kimseye hayrına iş yapmadığı, karşılık beklemeden iyilik yapan kişi sayısının bir elin parmaklarını geçmediği ülkelerde güzel olmak, hiç ama hiç iyi bir özellik değildir.
her zaman iyi bir şey değildir. her türlü takıntılı tipin, sapığın dikkatini çekmek demektir. hemen hemen herkesin "faydalanmak" gibi niyetlerle yaklaştığı biri olmaktır. birçok konuda yeteneğine değil tipine bakarak bu kadınlara öncelik tanıyanlar, genellikle ilerleyen zamanlarda kadından farklı taleplerde bulunmak amacındadır. hele türkiye gibi kimsenin kimseye hayrına iş yapmadığı, karşılık beklemeden iyilik yapan kişi sayısının bir elin parmaklarını geçmediği ülkelerde güzel olmak, hiç ama hiç iyi bir özellik değildir.
devamını gör...
kansas
ilkbahar aylarında çıkan fırtınaları ile ünlü olan abd eyaletidir.
ayrıca abd'nin tam ortasında yer alan eyalettir.
ayrıca abd'nin tam ortasında yer alan eyalettir.
devamını gör...
i am melting lannn melting
gireceğim nickaltını kapak fotoğrafı yapacağını ilan etmiş yazarımız.
elin sümüklüsünü bu kadar büyütmemesi tavsiyesinde bulunmaya geldim.
tam 6 ay 1 haftadır bizimle.
nice 6 aylarımız olsun.
(bkz: kocaman alkış)
elin sümüklüsünü bu kadar büyütmemesi tavsiyesinde bulunmaya geldim.
tam 6 ay 1 haftadır bizimle.
nice 6 aylarımız olsun.
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
the rise of sodom and gomorrah
therion ‘ın en iyi parçalarından biridir. keman ve vokalin lezzetiyle ara ara kulak orgazmı da geçirtir.
devamını gör...
callisto guatelli paşa
1819 tarihinde italya'da dünyaya gelip 1899'da istanbul'da ölmüş bestekârdır. 1840'lı yıllarda istanbul'a gelerek muzıkâ-i hümâyun'a şeflik yaptı. çeşitli türk müzik makamlarını kullanmak suretiyle çok sesli batı müziği tarzında marşlar bestelemiştir. osmanlı sergi marşı ile aziziye marşı bu bestelerindendir.
guatelli paşa

aziziye marşı'nı sultan abdülaziz için bestelemiş olup bu bestesiyle de terfi ederek mirliva rütbesi almıştır:
guatelli paşa

aziziye marşı'nı sultan abdülaziz için bestelemiş olup bu bestesiyle de terfi ederek mirliva rütbesi almıştır:
devamını gör...
müslüm gürses
kendimi bildim bileli dinlediğim, öz babamdan daha çok sevdiğim insan.
nasıl ağlamıştım babayı kaybettiğimizde. ertesi gün kral tv'de art arda şarkılarını çalıyorlar diye okula gidememiş, ekranın başında oturmuştum saatlerce. en büyük keşkem herhangi bir konserine gidememiş olmaktır. son zamanlarındaki tarz değişikliğine bile darılmadım, kızmadım. arabesk halini nasıl sahiplendiysem affet'i de nilüfer'i de öyle sahiplendim. her ayrılıkta sana geldim, bazen mutluyken uzun zamandır dinlemediğimi fark edip yine geldim, sana ayıp olmasın diye. çok özledim be baba.
nasıl ağlamıştım babayı kaybettiğimizde. ertesi gün kral tv'de art arda şarkılarını çalıyorlar diye okula gidememiş, ekranın başında oturmuştum saatlerce. en büyük keşkem herhangi bir konserine gidememiş olmaktır. son zamanlarındaki tarz değişikliğine bile darılmadım, kızmadım. arabesk halini nasıl sahiplendiysem affet'i de nilüfer'i de öyle sahiplendim. her ayrılıkta sana geldim, bazen mutluyken uzun zamandır dinlemediğimi fark edip yine geldim, sana ayıp olmasın diye. çok özledim be baba.
devamını gör...
albayım beni nezahat ile evlendir
sorsalar söylerdim."vallahi" derdim,
"ben de bilmiyorum bu kadar derine tüpsüz nasıl daldığımı göğsümde bir ağırlık hissetmeden"
(bkz: ilhami algör)
"ben de bilmiyorum bu kadar derine tüpsüz nasıl daldığımı göğsümde bir ağırlık hissetmeden"
(bkz: ilhami algör)
devamını gör...
et mourir de plaisir
roger vadim tarafından yönetilen 1960 fransa yapımı erotik korku filmidir. filmin hikayesi, irlandalı yazar sheridan le fanu'nun carmilla (1872) adlı romanına dayanıyor.
konusundan spoiler vermeden biraz bahsedelim, modern bir avrupa malikanesinde geçen filmde carmilla adlı güzel bir kadın, arkadaşı georgia'nın kuzeni leopoldo ile nişanlanmasıyla duygusal olarak parçalanıyor. düğün günü geliyor çatıyor ve o sırada güzel bir maskeli balo düzenleniyor, tüm bu karmaşadan kaçmak isteyen carmilla, evin dışına çıkıp gezinirken atalarının mezarlığında dolaşmaya başlıyor, bu harabede dolaşırken bir anda korkuyor, ürküyor ve eve doğru koşuyor. film de tam bundan sonra başlıyor, eve bir vampir musallat oluyor.
filmin iyi kısımlarına bakacak olur isek, yönetmen, oldukça ürkütücü sahnelerlebirlikte le fanu'nun carmilla'sını kusursuz biçimde filme dökmeyi başarmış, yetmemiş oyuncular da üzerlerine düşeni öylesine güzel yapmışlar ki, bir anlığına filmin içerisinde hissedebiliyorsunuz kendinizi.
filmin kötü olan kısımlarından da bahsedecek olur isek, tam korku havasına girmişken bir anda sözlük trollerinin her an her yerde beliren kalitesiz cinsel girdilerini andıran kalitesiz cinsellik çıkıyor ortaya. arkanızda sizi kovalayan bir vampir var iken "son bi kere daha yiyişelim, o bize yetişemez gel bakim buraya..." gibi sahneler oldukça fazla, bu da insanın tüm film izleme ciddiyetini baltalıyor.
konusundan spoiler vermeden biraz bahsedelim, modern bir avrupa malikanesinde geçen filmde carmilla adlı güzel bir kadın, arkadaşı georgia'nın kuzeni leopoldo ile nişanlanmasıyla duygusal olarak parçalanıyor. düğün günü geliyor çatıyor ve o sırada güzel bir maskeli balo düzenleniyor, tüm bu karmaşadan kaçmak isteyen carmilla, evin dışına çıkıp gezinirken atalarının mezarlığında dolaşmaya başlıyor, bu harabede dolaşırken bir anda korkuyor, ürküyor ve eve doğru koşuyor. film de tam bundan sonra başlıyor, eve bir vampir musallat oluyor.
filmin iyi kısımlarına bakacak olur isek, yönetmen, oldukça ürkütücü sahnelerlebirlikte le fanu'nun carmilla'sını kusursuz biçimde filme dökmeyi başarmış, yetmemiş oyuncular da üzerlerine düşeni öylesine güzel yapmışlar ki, bir anlığına filmin içerisinde hissedebiliyorsunuz kendinizi.
filmin kötü olan kısımlarından da bahsedecek olur isek, tam korku havasına girmişken bir anda sözlük trollerinin her an her yerde beliren kalitesiz cinsel girdilerini andıran kalitesiz cinsellik çıkıyor ortaya. arkanızda sizi kovalayan bir vampir var iken "son bi kere daha yiyişelim, o bize yetişemez gel bakim buraya..." gibi sahneler oldukça fazla, bu da insanın tüm film izleme ciddiyetini baltalıyor.
devamını gör...
pişmanlık garantili tavsiyeler
eski sevgilinizle tekrar deneyin.
devamını gör...
yazarların çocukluk anıları
3. sınıfa gidiyordum bir cuma günü istiklal marşı okunacak, bilirsiniz müzik öğretmeni garip gurup el hareketleri yapar orkestra şefiymişçesine. ona çok özendim iyi bir şey yapıyorum sanıp aynılarını yapmaya çalıştım ve marş biter bitmez hayvan gibi cüsseli okul müdürünün tokadı yanağımda patladı, kulağım bile kıpkırmızı olmuştu sızlıyordu. nereden geldiğimi şaşırdım 9 yaşında çocuğa öyle vurulur mu ornitorenk evladı ya kulak zarım delinseydi. utanıp aileme anlatamadım top çarptı dedim, tüm hafta sonu aklıma geldikçe hüngür hüngür ağladım. düzgünce uyarsa zaten bir daha yapmayacağım kendi halinde cılız bir kız çocuğuydum. çok içerledim bak aklıma geldi yine çok kötüsünüz lan.
devamını gör...
kafa sözlük
ilk zamanlarından beri gelişimini ilgi ile takip ettiğimiz mecradır. online sayısı arttıkça bir ikilem meydana geliyor. onu bir yazayım dedim. ilerleyen zamanlarda hangi noktaya gider, hep birlikte göreceğiz.
malumunuz üyesi bol, trafiği bol sözlükler yanında bir de az kişinin uğradığı küçük sözlükler var. büyük sözlüklerde kitlesel insan davranışları sonucunda bir takım yararlı bilgilere ulaşabiliyoruz. tabii bu kitlesel davranış hali bir yeden sonra bayıyor.
küçük sözlüklerde daha seçilmiş başlıklar ya da üyelerin meşreplerine göre ilginç bilgilere ulaşmak mümkün. bu sözlüklerin de en büyük açmazı az katılım, az etkileşim ve tabii yönetimin olası keyfi davranışları oluyor.
gelişmelere baktığımız zaman şu an kafa sözlük bu iki uç arasında bir yerlerde duruyor ama sanırım en büyük sorun da bu. yani ne tam olarak gündem ile gündemi takip edebiliyoruz ne de o küçük sözlüklerdeki ilginç başlıklar listede kalabiliyor. yani başlıklar açılıyor ama diğer başlıklar yüzünden akıp gidiyor. iki arada bir derede kalmış durumda, umarım bu aşama uzun sürmez.
malumunuz üyesi bol, trafiği bol sözlükler yanında bir de az kişinin uğradığı küçük sözlükler var. büyük sözlüklerde kitlesel insan davranışları sonucunda bir takım yararlı bilgilere ulaşabiliyoruz. tabii bu kitlesel davranış hali bir yeden sonra bayıyor.
küçük sözlüklerde daha seçilmiş başlıklar ya da üyelerin meşreplerine göre ilginç bilgilere ulaşmak mümkün. bu sözlüklerin de en büyük açmazı az katılım, az etkileşim ve tabii yönetimin olası keyfi davranışları oluyor.
gelişmelere baktığımız zaman şu an kafa sözlük bu iki uç arasında bir yerlerde duruyor ama sanırım en büyük sorun da bu. yani ne tam olarak gündem ile gündemi takip edebiliyoruz ne de o küçük sözlüklerdeki ilginç başlıklar listede kalabiliyor. yani başlıklar açılıyor ama diğer başlıklar yüzünden akıp gidiyor. iki arada bir derede kalmış durumda, umarım bu aşama uzun sürmez.
devamını gör...
