su tabancası
şimdi şekilli şüküllü olan, yok pompalı 40 mt. atan olan, benim çocukluğumda leğen plastiğinden şeffaf basit bir tabanca şeklinde mütevazi bir oyuncaktı. bayılırdım bu oyuncağıma.
devamını gör...
kitap yardımımızın ulaşması
aşağıdaki videodan görülebilecek hadise.
batman'ın çarıklı ortaokulu'nda şehidimiz olcay çiftçi anısına kurulan kütüphanemize kitaplarımız ulaştı.
henüz ulaşmamış, yolda olan kitaplarımız da mevcut.
böyle bir güzelliğe katkı sunan bütün yazarlarıma teşekkür ederim.
(bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
batman'ın çarıklı ortaokulu'nda şehidimiz olcay çiftçi anısına kurulan kütüphanemize kitaplarımız ulaştı.
henüz ulaşmamış, yolda olan kitaplarımız da mevcut.
böyle bir güzelliğe katkı sunan bütün yazarlarıma teşekkür ederim.
(bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
devamını gör...
her şey para değil
üzgünüm ama her şey paradır. hayatta kalmak ve bu hayatı en iyi şekilde geçirmek için para lazım.
iyi bir eğitim için para gerekir.
sağlam bir evde oturmak için para gerekir.
konforlu bir arabaya binmek için para gerekir.
karantina durumunda evden işe devam edebilmek veya bir süre ara vermek için para gerekir.
sporla ilgilenmek, sanatla uğraşmak, enstrüman çalmak için para gerekir.
kimse size bunları al kardeşim diyip vermez. iyi bir hayatın iyi bir kariyerle mümkün olduğuna inanıyorum.
iyi bir eğitim için para gerekir.
sağlam bir evde oturmak için para gerekir.
konforlu bir arabaya binmek için para gerekir.
karantina durumunda evden işe devam edebilmek veya bir süre ara vermek için para gerekir.
sporla ilgilenmek, sanatla uğraşmak, enstrüman çalmak için para gerekir.
kimse size bunları al kardeşim diyip vermez. iyi bir hayatın iyi bir kariyerle mümkün olduğuna inanıyorum.
devamını gör...
beğenilen entryi oylamayı unutmak
artık daha dikkatliyim dediğim başlık.
devamını gör...
trabzon
fenerbahçe forması giyilmeyen şehir
devamını gör...
libido düşüren şeyler
partnerin olmaması.
devamını gör...
garip fobiler
benim de sahip olduğum birkaç garip fobi:
eisoptrophobia: ayna fobisi
anablephobia: yukarı bakma fobisi
astraphobia: gök gürültüsü ve şimşek fobisi
atychiphobia: başarısız olma fobisi
catagelophobia: küçük düşme fobisi
coulrophobia: palyaço fobisi
phobophobia: fobi sahibi olma fobisi
bunlar daha önce az da olsa başka insanlarda da rastladığım fobilerdi. aşağıdakiler ise başka kimsede rastlamadığım, hiçbir yerde de benzerini göremediğim fobiler:
perde fobisi (beyaz güneşlik perdeye asla uzun süre bakmam)
koltuk fobisi (içinde bir koltuk olan odada yalnız isem asla koltuğa oturmam, ona en uzak yerde dururum. odada birkaç kişi varsa koltuğa oturan tek kişi asla olmam)
tavan fobisi (yukarı bakma fobisinin modifiye hali. kapalı alanlarda tavana mümkün olduğu kadar bakmam, bakacaksam da odanın köşesinde durup bakarım, tüm odayı görüş alanıma alırım)
bir de adını koyamadığım bir fobi var. herhangi bir yerde asla ortada bir yere oturamama fobisi diyebilirim illaki bi isim vermem gerekiyorsa. herhangi bir yerde asla orta bir yere oturmam, zorunda değilsem. zorundaysam da huzursuzluktan içim içimi kemirir. kenarlara ve köşelere oturmayı tercih ederim.
eisoptrophobia: ayna fobisi
anablephobia: yukarı bakma fobisi
astraphobia: gök gürültüsü ve şimşek fobisi
atychiphobia: başarısız olma fobisi
catagelophobia: küçük düşme fobisi
coulrophobia: palyaço fobisi
phobophobia: fobi sahibi olma fobisi
bunlar daha önce az da olsa başka insanlarda da rastladığım fobilerdi. aşağıdakiler ise başka kimsede rastlamadığım, hiçbir yerde de benzerini göremediğim fobiler:
perde fobisi (beyaz güneşlik perdeye asla uzun süre bakmam)
koltuk fobisi (içinde bir koltuk olan odada yalnız isem asla koltuğa oturmam, ona en uzak yerde dururum. odada birkaç kişi varsa koltuğa oturan tek kişi asla olmam)
tavan fobisi (yukarı bakma fobisinin modifiye hali. kapalı alanlarda tavana mümkün olduğu kadar bakmam, bakacaksam da odanın köşesinde durup bakarım, tüm odayı görüş alanıma alırım)
bir de adını koyamadığım bir fobi var. herhangi bir yerde asla ortada bir yere oturamama fobisi diyebilirim illaki bi isim vermem gerekiyorsa. herhangi bir yerde asla orta bir yere oturmam, zorunda değilsem. zorundaysam da huzursuzluktan içim içimi kemirir. kenarlara ve köşelere oturmayı tercih ederim.
devamını gör...
tersi ve yüzü
(bkz: tersi ve yüzü)
camusun yirmi iki yaşında yazdığı denemesidir. tersi ve yüzünün anlatıcısı, susar susmaz yaşlılığını düşünen geveze bir yaşlı adamın duygularını belirtmek için " yarın her şey değişecek, yarın." der, hemen arkasından da ekler : " birdenbire yarının da böyle olacağını anlıyor, öbür günün de, tüm öteki günlerin de. bu çaresiz buluş eziyor onu. işte bu türlü düşünceler öldürür adamı.
camusun yirmi iki yaşında yazdığı denemesidir. tersi ve yüzünün anlatıcısı, susar susmaz yaşlılığını düşünen geveze bir yaşlı adamın duygularını belirtmek için " yarın her şey değişecek, yarın." der, hemen arkasından da ekler : " birdenbire yarının da böyle olacağını anlıyor, öbür günün de, tüm öteki günlerin de. bu çaresiz buluş eziyor onu. işte bu türlü düşünceler öldürür adamı.
devamını gör...
kişilik doğuştan mı gelir çevreden mi edinilir sorunsalı
karakter ve kişilik aynı şeydir deriz ama...
bence karakter doğuştan gelendir, iskelettir yani, mizaçtır. zaten değiştiremediklerin ya da çok zor değiştirdiklerinin altına bakarsan onu görürsün. soğuk biri olman yüksek ihtimalle çevrenden dolayı değil. cıvıl cıvıl bir ortamda büyüyen biri de keza no frost olarak adlandırılabiliyorken aynı şeyi ciddi ortamlarda büyüyen birinde bu kadar keskin göremeyebilirsin.
kişiliğe gelirsek. daha genel hissettiriyor. sahip olduğun bütün fiziksel olmayan, kişisel özelliklerini içeriyor. davranışların, tutumların, mizacın, huyların, alışkanlıkların.
varolan karakterini ne yöne şekillendirdiğin, zaten varolan senin üstüne ne koyduğundur bana göre ki bu da biz farkında olmadan çevreden topladığımız şeylerin ortalamasına yakın çıkıyor.
lakin kişi isterse daha doğrusu farkında olursa. farkında olarak karakterini şekillendirmek isterse ne çevre ne doğuştan gelen özellikler onu yalnızca bir yere kadar etkileyebilir. bana göre kişilik farkındalığın kadardır. öyle ortamlarda büyümüş insanlar var ki hayranlıkla bakakalırsın kendini nasıl geliştirmiş diye görmediği kötülük kalmamıştır belki ama ona melek sıfatını yakıştıran vardır. bazıları da vardır ki sırf ceza olsun diye meleklerin arasına, cennete atılmış ama kendisi hariç herkese ceza olmuş bir şeytan gibidir. kendini fark ettiğin, kendine hakim olduğun kadardır kişilik.
bence karakter doğuştan gelendir, iskelettir yani, mizaçtır. zaten değiştiremediklerin ya da çok zor değiştirdiklerinin altına bakarsan onu görürsün. soğuk biri olman yüksek ihtimalle çevrenden dolayı değil. cıvıl cıvıl bir ortamda büyüyen biri de keza no frost olarak adlandırılabiliyorken aynı şeyi ciddi ortamlarda büyüyen birinde bu kadar keskin göremeyebilirsin.
kişiliğe gelirsek. daha genel hissettiriyor. sahip olduğun bütün fiziksel olmayan, kişisel özelliklerini içeriyor. davranışların, tutumların, mizacın, huyların, alışkanlıkların.
varolan karakterini ne yöne şekillendirdiğin, zaten varolan senin üstüne ne koyduğundur bana göre ki bu da biz farkında olmadan çevreden topladığımız şeylerin ortalamasına yakın çıkıyor.
lakin kişi isterse daha doğrusu farkında olursa. farkında olarak karakterini şekillendirmek isterse ne çevre ne doğuştan gelen özellikler onu yalnızca bir yere kadar etkileyebilir. bana göre kişilik farkındalığın kadardır. öyle ortamlarda büyümüş insanlar var ki hayranlıkla bakakalırsın kendini nasıl geliştirmiş diye görmediği kötülük kalmamıştır belki ama ona melek sıfatını yakıştıran vardır. bazıları da vardır ki sırf ceza olsun diye meleklerin arasına, cennete atılmış ama kendisi hariç herkese ceza olmuş bir şeytan gibidir. kendini fark ettiğin, kendine hakim olduğun kadardır kişilik.
devamını gör...
psikologların aşırı ücret talep etmesi
emlakçılar kadar değildir.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
alarko kombi gerçek kombi gerçek konfor
arkadaşımın tc kimlik numarası ve seri numarası.
arkadaşımın tc kimlik numarası ve seri numarası.
devamını gör...
kedilerin yolda yürürken durup sizi kesmeleri
"yaa seenn ne kadaaarr tatlısınn öylee" derim ve sevmek için yaklaşırım. sokaktaki kediler sevgi için ölüyorlar ya. hemen yanaşır.
devamını gör...
üzgünken yapılanlar
üzgünlük haline bünye alışıkta, mutlu olunca çok panik oluyorum.
devamını gör...
ıtır esen
ünlü senarist ve yönetmen yavuz turgul'un eşidir.
onu izlediğim son yapım 2001-2002 arası yeditepe istanbul isimli diziydi.
onu izlediğim son yapım 2001-2002 arası yeditepe istanbul isimli diziydi.
devamını gör...
caesarion
çocukken tahta çıkan antik mısır kralı. annesi antik mısır'ın bihteri kleopatra'dır. babasını adından tahmin etmişsinizdir zaten, roma'nın behlülü sezar'dır. yani babasının sezar olduğu kabul ediliyor. fakat, bu kesin değildir. yani babasının sezar olduğunu kesin değil. eğer öyleyse, bu çocuk sezar'ın tek erkek çocuğudur.
tahta 3 yaşında çıkmış çocuk. sezar, caesarion 3 yaşındayken, adnan bey yani brütüs tarafından öldürüldü. normalde bihterin ölmesi gerekiyordu ama bir yanlışlık olmuş, bu da iyidir. senaryo karıştı, sezar adnan bey olmalıydı ama neyse. böyle olunca, bihter ve bülent yani caesarion mısır'a döndüler.
ve bizim namıdiğer bülent, kral oldu daha 3 yaşındayken. annesi bihter de kraliçe oldu. ikisi birlikte yönetime geçtiler yani. daha sonra çocuk tek başına kral oldu, ama ana yüreği işte, hep çocuğun işlerine karışmış, çocuğun yerine kendisi yönetmiş resmen. daha sonra, beşir yani antonius ve casus sait yani augustus arasında kavga çıkmış.
bu dönemde, antonius demiş ki yahu bırak kavgayı augustus, gel tahta çıkalım, roma kralı olalım. yanlarına süleyman efendiyi yani lepidus'u da almışlar. tabi aslında bu şerefsiz beşir, yani bizim bu antonius, casus sait ve süleyman efendiyi öylesine yanına almış, sonuçta biri casus, diğerini de bilen bilir yani başımıza iş çıkarmasınlar diyerekten. antonius kendisi aslında roma yönetimini elinde tutmuş.
tabi bu antonius, demiş ki, ben bu bihtere (kleopatra) bi yürüyeceğim, zaten behlül yok, kız boşta. almış, kleopatra ve kleopatra'nın biricik oğlu bülent yani caesarion'a bazı topraklar vermiş ve mevki vermiş. peki sizce neden? sayın yazarlar, kleopatra, beşirden 3 tane çocuk yapmış. bak sinirlenmemek elde değil, herkesten bir çocuk yapıyor. hatta caesarion, "kralların kralı" ilan ediliyor. hani antonius herhalde şey demiş, ya caesarion da sonuçta oğlum sayılır üvey oğlum, buna da bi güzellik yapalım.
augustus, sezar'ın yeğeni ve evlatlık oğluydu. zaten bu sebepten dolayı güç elde etmişti. fakat, antonius, augustus'un canını tehlikeye attı. yani, caesarion'u, sezar'ın öz oğlu ilan etti.. bundan sonra, antonius ve augustus ilişkileri, çok kötüleşti. hatta bir daha hiç düzelmeyecek kadar. augustus bir bahaneyle, antonius'a ve kleopatra'ya karşı savaş açtı.
yıl oldu m.ö. 30. bakın, caesarion daha 17 yaşında. augustus, mısır'ı işgal etti. kleopatra dedi ki, oğlum, caesarion hindistan'a kaç, augustus seni yaşatmaz. augustus, iskenderiye kentini de ele geçirdi.
augustus şehre girdi, antonius aha bu augustus beni yaşatmaz diyerek intihar etti. kleopatra da, aha bu augustus beni de yaşatmaz diyerek, "augustus beni de mi yaşatmican, beni beni, bihterini!" diyerek intihar etti. yani caesarion daha 17 yaşında, annesi yok napsın bu çocuk, babası da yok. ortada kaldı.
caesarion'un muhafızları ve öğretmeni, "iskenderiye'ye dön, affedilcen çocuum" diyerek çocuğu kandırdılar. bazı kaynaklara göre de ona ihanet ettiler. bu konu kesin olarak bilinmiyor.
ve augustus o tarihi cümleyi kurdu, "buraya, 2 sezardan 1 tanesi fazlalık olarak gelir." ardından caesarion'u öldürttü.
bir nevi, aşk-ı mısır da diyebiliriz biz bu olaya.
tahta 3 yaşında çıkmış çocuk. sezar, caesarion 3 yaşındayken, adnan bey yani brütüs tarafından öldürüldü. normalde bihterin ölmesi gerekiyordu ama bir yanlışlık olmuş, bu da iyidir. senaryo karıştı, sezar adnan bey olmalıydı ama neyse. böyle olunca, bihter ve bülent yani caesarion mısır'a döndüler.
ve bizim namıdiğer bülent, kral oldu daha 3 yaşındayken. annesi bihter de kraliçe oldu. ikisi birlikte yönetime geçtiler yani. daha sonra çocuk tek başına kral oldu, ama ana yüreği işte, hep çocuğun işlerine karışmış, çocuğun yerine kendisi yönetmiş resmen. daha sonra, beşir yani antonius ve casus sait yani augustus arasında kavga çıkmış.
bu dönemde, antonius demiş ki yahu bırak kavgayı augustus, gel tahta çıkalım, roma kralı olalım. yanlarına süleyman efendiyi yani lepidus'u da almışlar. tabi aslında bu şerefsiz beşir, yani bizim bu antonius, casus sait ve süleyman efendiyi öylesine yanına almış, sonuçta biri casus, diğerini de bilen bilir yani başımıza iş çıkarmasınlar diyerekten. antonius kendisi aslında roma yönetimini elinde tutmuş.
tabi bu antonius, demiş ki, ben bu bihtere (kleopatra) bi yürüyeceğim, zaten behlül yok, kız boşta. almış, kleopatra ve kleopatra'nın biricik oğlu bülent yani caesarion'a bazı topraklar vermiş ve mevki vermiş. peki sizce neden? sayın yazarlar, kleopatra, beşirden 3 tane çocuk yapmış. bak sinirlenmemek elde değil, herkesten bir çocuk yapıyor. hatta caesarion, "kralların kralı" ilan ediliyor. hani antonius herhalde şey demiş, ya caesarion da sonuçta oğlum sayılır üvey oğlum, buna da bi güzellik yapalım.
augustus, sezar'ın yeğeni ve evlatlık oğluydu. zaten bu sebepten dolayı güç elde etmişti. fakat, antonius, augustus'un canını tehlikeye attı. yani, caesarion'u, sezar'ın öz oğlu ilan etti.. bundan sonra, antonius ve augustus ilişkileri, çok kötüleşti. hatta bir daha hiç düzelmeyecek kadar. augustus bir bahaneyle, antonius'a ve kleopatra'ya karşı savaş açtı.
yıl oldu m.ö. 30. bakın, caesarion daha 17 yaşında. augustus, mısır'ı işgal etti. kleopatra dedi ki, oğlum, caesarion hindistan'a kaç, augustus seni yaşatmaz. augustus, iskenderiye kentini de ele geçirdi.
augustus şehre girdi, antonius aha bu augustus beni yaşatmaz diyerek intihar etti. kleopatra da, aha bu augustus beni de yaşatmaz diyerek, "augustus beni de mi yaşatmican, beni beni, bihterini!" diyerek intihar etti. yani caesarion daha 17 yaşında, annesi yok napsın bu çocuk, babası da yok. ortada kaldı.
caesarion'un muhafızları ve öğretmeni, "iskenderiye'ye dön, affedilcen çocuum" diyerek çocuğu kandırdılar. bazı kaynaklara göre de ona ihanet ettiler. bu konu kesin olarak bilinmiyor.
ve augustus o tarihi cümleyi kurdu, "buraya, 2 sezardan 1 tanesi fazlalık olarak gelir." ardından caesarion'u öldürttü.
bir nevi, aşk-ı mısır da diyebiliriz biz bu olaya.
devamını gör...
mesafe
"mesafenin önemi yoktur...
burnunun dibinde olsa ne olacak?
seni anlamıyorsa!
ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda
en ihtiyaç duyduğun anda,
iki satırıyla bile olsa
bir çırpıda yanı başında.
mesafe uzaklıklarda değil,
mesafe fedâkarlıkta."*
gerçekten de mesafelerin bir önemi yok. sizi anlamayan insanlar yanı başınızda olsa ne yazar. kalabalıklar arasında siz yine yalnızsınızdır.
ama sizi anlayan kişi dünyanın öbür ucunda da olsa aslında yanınızda. çünkü onun bir cümlesi, bir bakışı, bir gülüşü yeter... sizi anladığını belli eden bir mimik bile yeter.
o yüzden boş verin mesafeleri siz iki yürek arasındaki mesafeye bakın işte en önemlisi o. iki yürek arasında mesafe yoksa onlar zaten ebediyen beraberdir. kilometrelerce uzakta olsalar da...
burnunun dibinde olsa ne olacak?
seni anlamıyorsa!
ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda
en ihtiyaç duyduğun anda,
iki satırıyla bile olsa
bir çırpıda yanı başında.
mesafe uzaklıklarda değil,
mesafe fedâkarlıkta."*
gerçekten de mesafelerin bir önemi yok. sizi anlamayan insanlar yanı başınızda olsa ne yazar. kalabalıklar arasında siz yine yalnızsınızdır.
ama sizi anlayan kişi dünyanın öbür ucunda da olsa aslında yanınızda. çünkü onun bir cümlesi, bir bakışı, bir gülüşü yeter... sizi anladığını belli eden bir mimik bile yeter.
o yüzden boş verin mesafeleri siz iki yürek arasındaki mesafeye bakın işte en önemlisi o. iki yürek arasında mesafe yoksa onlar zaten ebediyen beraberdir. kilometrelerce uzakta olsalar da...
devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
bombok. bu küfür sayılır mı acaba sayılmasın öyle çünkü.
devamını gör...
okuduğunu anlamadan atar yapmak
sözlükte çok var böylelerinden. adam bambaşka bir şey yazmış altında saçmalamalar, linç girişimleri havada uçuşuyor. okuyun, anlayın.
daha doğrusu biri duyar kasıyor* diğerleri de ona uyuyor. neden? getirisi var çünkü. karma, beğeni, ıvır zıvır.
(bkz: sürü psikolojisi)
daha doğrusu biri duyar kasıyor* diğerleri de ona uyuyor. neden? getirisi var çünkü. karma, beğeni, ıvır zıvır.
(bkz: sürü psikolojisi)
devamını gör...

