sokak kedisi sahiplenmek
hele bir de engelli sahiplendiyseniz yaşayacağınız huzurun tarifi yok.
devamını gör...
gelecek nesile öneriler
bıraksınlar matematiği fiziği kimyayı ,
tüm enerjilerini ' tarih 'e versinler.
çünkü tarih ,
' dünü tanımak, bugünü kavramak, geleceği sezinlemektir.'
bizim bugün en büyük sorunumuz, yukarıda tanımlanan tarihi bilmememiz ,
gençler bunu başardıkları zaman bir çok engel de aşılmış olacak .
japonların okula ilk başlayan çocukları, atom bombasının atıldığı ve hala bir tek ot'un bile yaşayamadığı hiroşimaya götürmeleri, turistik bir seyahat değildir.
çok değil, 45 de atom bombası yiyip,
bugün dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olmak , tesadüfi bir sonuç değildir.
edit : başlık başa kalmış.
açan her nedense terketmiş başlığı.
tüm enerjilerini ' tarih 'e versinler.
çünkü tarih ,
' dünü tanımak, bugünü kavramak, geleceği sezinlemektir.'
bizim bugün en büyük sorunumuz, yukarıda tanımlanan tarihi bilmememiz ,
gençler bunu başardıkları zaman bir çok engel de aşılmış olacak .
japonların okula ilk başlayan çocukları, atom bombasının atıldığı ve hala bir tek ot'un bile yaşayamadığı hiroşimaya götürmeleri, turistik bir seyahat değildir.
çok değil, 45 de atom bombası yiyip,
bugün dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olmak , tesadüfi bir sonuç değildir.
edit : başlık başa kalmış.
açan her nedense terketmiş başlığı.
devamını gör...
ayrılık acısı geçer mi sorunsalı
geçer elbet efendim. bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer; ama mutlaka geçer.
| oğuz atay
| oğuz atay
devamını gör...
uyumamak için direnmek
ruhsal yapının fizyolojik yapıya başkaldırısı. *
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
anlaşamadığınız insanlarla fazla samimi olmayın. başlangıçta ne kadar eğleniyor olsanız ve ne kadar iyi hissetseniz de sorunlar sonradan gün yüzüne çıkıyor.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
bir kimseye dini inancı ve siyasi tercihi sorulmaz.
devamını gör...
erkek olsaydım
erkek olsam çok racon bir abiniz olurdum sayın yazarlar
alemde bir fiyakamız olurdu
şuan bile çoğu tanıdığım erkekten daha delikanlıyım
alemde bir fiyakamız olurdu
şuan bile çoğu tanıdığım erkekten daha delikanlıyım
devamını gör...
avrupa yakası
avrupa yakası, sinan çetin'in yapımcılığını ve gülse birsel'in senaryosunu üstlendiği bir durum komedisidir. ilk bölümü 11 şubat 2004 tarihinde atv ekranlarında gösterime girmiştir.
burhan altıntop,şahika koçarslanlı,kubilay peynircioğlu,şehsuvar,selin yerebakan gibi tipik ve efsanevi karakterler barındırın,antidepresan etkisinde bir dizidir bana göre.
hatta uyarımı yapayım izlemeye yeni başlayacak olan varsa bağımlılık yapabilir. öyle ki bir noktadan sonra müzik gibi dinliyorsunuz arka planda çalıyor yemek yerken,buluşmaya hazırlanırken,evi toplarken.
bana göre sıcacık hisler ve huzur barındıran bir dizidir ve bir sitcom olmaktan da ötedir.
ne kadar şerefsiz olsan da seviyoruz seni tokatlı fıstık burhan.
burhan altıntop,şahika koçarslanlı,kubilay peynircioğlu,şehsuvar,selin yerebakan gibi tipik ve efsanevi karakterler barındırın,antidepresan etkisinde bir dizidir bana göre.
hatta uyarımı yapayım izlemeye yeni başlayacak olan varsa bağımlılık yapabilir. öyle ki bir noktadan sonra müzik gibi dinliyorsunuz arka planda çalıyor yemek yerken,buluşmaya hazırlanırken,evi toplarken.
bana göre sıcacık hisler ve huzur barındıran bir dizidir ve bir sitcom olmaktan da ötedir.
ne kadar şerefsiz olsan da seviyoruz seni tokatlı fıstık burhan.
devamını gör...
yaşasaydı asla akp’li olmazdı dediğiniz insanlar
mehmet akif asla olmazdı. bilenler bilir dönemin yıldız mukimine yazdığı şiiri.
devamını gör...
yeni nick
kişisel iletisindeki mesajı çözdüğüm *, şapşal ancak tatlış, gezegenimin medar-ı iftiharı olan yazar.
biraz kıvrak zekâsından bana da geçmiş olacak ki çamaşır makinesinin yediği çorabı mıçmaması gibi başlıklar açmaya heveslendim. sonra lucifer'ın hatrına entel olmaya devam etmem gerektiği geldi aklıma. şimdi elimde hiçbir işime yaramayacak delik adamı, italya'daki dev peluş tavşan gibi başlıklarla kalakaldım. sağlık olsun, kendisinin canı sağ olsun. seviliyor.
eksik olmasın. *
biraz kıvrak zekâsından bana da geçmiş olacak ki çamaşır makinesinin yediği çorabı mıçmaması gibi başlıklar açmaya heveslendim. sonra lucifer'ın hatrına entel olmaya devam etmem gerektiği geldi aklıma. şimdi elimde hiçbir işime yaramayacak delik adamı, italya'daki dev peluş tavşan gibi başlıklarla kalakaldım. sağlık olsun, kendisinin canı sağ olsun. seviliyor.
eksik olmasın. *
devamını gör...
diyanet'in sol elle şeytanlar yemek yer fetvası
diyanet solaklara şeytandır demek istememiştir.açıklama ise şu şekildedir:
--- alıntı ---
yeme-içmeyle ilgili genel ilkeleri belirleyen hz. peygamber (s.a.s.), sol elle yeme-içmeyi hoş karşılamamıştır. nitekim o, bu konu üzerinde önemle durmuş; şeytanların sol elle yiyip içtiklerini haber vererek ümmetini uyarmış ve çocuklara sağ elle yemek yemeyi öğretmiştir (buharî, et’ime, 2; müslim, eşribe, 13).
hz. peygamberin sağ elle yeme ve içme konusundaki tavsiye ve irşadlarına uymak her müslümanın vazifesidir. bu nedenle anne ve babaların çocuklarına diğer yemek adabıyla birlikte sağ elle yeme ve içmeyi de öğretmeleri gerekir. fizikî bir engel sebebiyle sağ eliyle yiyemeyen kimselerin sol elle yeme içmesinde ise bir sakınca yoktur .
--- alıntı ---
sol el ile yemek yemek haram değildir , buradaki amaç daha güzel olana şevki artırmaktır.
--- alıntı ---
yeme-içmeyle ilgili genel ilkeleri belirleyen hz. peygamber (s.a.s.), sol elle yeme-içmeyi hoş karşılamamıştır. nitekim o, bu konu üzerinde önemle durmuş; şeytanların sol elle yiyip içtiklerini haber vererek ümmetini uyarmış ve çocuklara sağ elle yemek yemeyi öğretmiştir (buharî, et’ime, 2; müslim, eşribe, 13).
hz. peygamberin sağ elle yeme ve içme konusundaki tavsiye ve irşadlarına uymak her müslümanın vazifesidir. bu nedenle anne ve babaların çocuklarına diğer yemek adabıyla birlikte sağ elle yeme ve içmeyi de öğretmeleri gerekir. fizikî bir engel sebebiyle sağ eliyle yiyemeyen kimselerin sol elle yeme içmesinde ise bir sakınca yoktur .
--- alıntı ---
sol el ile yemek yemek haram değildir , buradaki amaç daha güzel olana şevki artırmaktır.
devamını gör...
durup dururken hayatı sorgulamak
ara ara ; geç kalmışlık hissi aklıma geldiğinde, ülkemin durumu aklıma geldiğinde yaptığım aktivitedir.
aşırıya kaçılmadığı sürece faydalıdır.
aşırıya kaçılmadığı sürece faydalıdır.
devamını gör...
günaydın sözlük
helloooooo!
pazartesi kılıklı perşembe sabahından herkese günaydın. kılığa kıyafete aldanmamak lazım. çünkü soyunduğunda billur gibi perşembe. bu da demektir ki yarın cuma. harika bir haftabaşı yani. herkse iyi çalışmalar dilerim.
pazartesi kılıklı perşembe sabahından herkese günaydın. kılığa kıyafete aldanmamak lazım. çünkü soyunduğunda billur gibi perşembe. bu da demektir ki yarın cuma. harika bir haftabaşı yani. herkse iyi çalışmalar dilerim.
devamını gör...
webster
oya küçümen'in seslendirdiği, çocukluğumun dizisi.
tek kanal dönemi dizisi.
tek kanal dönemi dizisi.
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
bulaşık yıkarken müzik dinlemek.
devamını gör...
türkiye'nin iran'dan beter olması
özgürlüğün mini eteğe indirgendiği saçma bir çıkarım.
1960 lı yıllarda abd, musaddık hükümetini devirdikten sonra, kukla şah yönetimi ile beraber, iran'ın yer altı kaynaklarını sömürüyordu. bunu sömürürken aynı zaman da halkın ibadet etme örgürlüğünü kısıtlıyordu. meşhed şehrinde yer alan imam rıza türbesine ayakkabı ile girip saygısızlık eden prenses hanım ve ekibini unutmak ne mümkün. eğer bir halkın kutsalına saygısızlık özgürlük ise; evet iran özgür değildir.
islam devrimi tereyağından kıl çeker gibi gelmemiştir. 1963-1979 yılları arasında verilen 16 yıllık bir mücadelenin sonucudur. devrim olduktan sonra, devrimin ilk on yılında devrimin lider kadrosunun yüzde yetmişi öldürülmüştür.
devrimin, abd ve fransız destekli olması ile ilgili sadece tebessüm ettim. bilindiği gibi devrimin ilk işi, abd ve israil konsolosluklarını tasviye etmesidir. eğer böyle olmasaydı; 43 yıllık devrimin, abd ve batı devletleri tarafından ambargoya maruz kalması anlamsız olurdu. çünkü devrimi yaptıran güç, batılı güçler değildi. batılı güçler; hem devrimi yaptırıp, hemde ambargo uygulayacak kadar aptal değildir.
gelelim türkiye ile iran kıyaslamasına;
cumhuriyet kurulduktan sonra, 1946 yılına kadar biz kendi ayaklarımızın üstünde duran bir ülke idik. kimseye eyvallahı olmayan, özgür ve fakir bir ülke idik. 1946 yılında bir gemi geldi. adı: missouri gemisi idi. bu geminin bize vadettiği şey; "küçük bir amerika olma" hayali idi. biz bu hayali kurarken; onlar, bizden savaşarak elde edemedikleri şeyleri istiyorlardı. ve aldılar. bunu yaparken; yardım, uyum vs vs, gibi güzellemeler yaparak geldiler.
türkiye ne yazık ki hiç bir dönem tam manasıyla özgür olamamıştır. batılı sömürge güçleri ve işbirlikçileri; bu ülkeyi hiçbir zaman rahat bırakmamıştır. bugün ülkece yaşadığımız sıkıntılar siyasi bir sıkıntı gibi görünse de işin iç yüzü öyle değildir. eğer siyasi partilerin nöbet değişimleri ile sıkıntıların bertaraf olacağını düşünüyor iseniz; çok iyimsersiniz. türkiye birkaç defa özgür olmayı denemiş ve bu denemeleri hep içerideki hainler tarafından engellenmiştir. askeri darbeler, e-muhtıralar özgür olmak isteyen insanların önünde her dönem engel olmuştur. bu bağlamda batılı güçlerin dayatması, özgürlük adı altında insanlara empoze edildi. soyunmak özgürlük, kendi inancını yaşamak ise kısıtlanmak olarak algılandı.
iyi veya kötü iran ile kıyaslanmak türkiye yi küçük düşürmez. ne nükleer silah sahibi olmak iran'ın üstünlük sebebidir,ne de avrupa'nın dayattığı özgürlük anlayışı türkiye nin üstünlük sebebi olabilir.
1960 lı yıllarda abd, musaddık hükümetini devirdikten sonra, kukla şah yönetimi ile beraber, iran'ın yer altı kaynaklarını sömürüyordu. bunu sömürürken aynı zaman da halkın ibadet etme örgürlüğünü kısıtlıyordu. meşhed şehrinde yer alan imam rıza türbesine ayakkabı ile girip saygısızlık eden prenses hanım ve ekibini unutmak ne mümkün. eğer bir halkın kutsalına saygısızlık özgürlük ise; evet iran özgür değildir.
islam devrimi tereyağından kıl çeker gibi gelmemiştir. 1963-1979 yılları arasında verilen 16 yıllık bir mücadelenin sonucudur. devrim olduktan sonra, devrimin ilk on yılında devrimin lider kadrosunun yüzde yetmişi öldürülmüştür.
devrimin, abd ve fransız destekli olması ile ilgili sadece tebessüm ettim. bilindiği gibi devrimin ilk işi, abd ve israil konsolosluklarını tasviye etmesidir. eğer böyle olmasaydı; 43 yıllık devrimin, abd ve batı devletleri tarafından ambargoya maruz kalması anlamsız olurdu. çünkü devrimi yaptıran güç, batılı güçler değildi. batılı güçler; hem devrimi yaptırıp, hemde ambargo uygulayacak kadar aptal değildir.
gelelim türkiye ile iran kıyaslamasına;
cumhuriyet kurulduktan sonra, 1946 yılına kadar biz kendi ayaklarımızın üstünde duran bir ülke idik. kimseye eyvallahı olmayan, özgür ve fakir bir ülke idik. 1946 yılında bir gemi geldi. adı: missouri gemisi idi. bu geminin bize vadettiği şey; "küçük bir amerika olma" hayali idi. biz bu hayali kurarken; onlar, bizden savaşarak elde edemedikleri şeyleri istiyorlardı. ve aldılar. bunu yaparken; yardım, uyum vs vs, gibi güzellemeler yaparak geldiler.
türkiye ne yazık ki hiç bir dönem tam manasıyla özgür olamamıştır. batılı sömürge güçleri ve işbirlikçileri; bu ülkeyi hiçbir zaman rahat bırakmamıştır. bugün ülkece yaşadığımız sıkıntılar siyasi bir sıkıntı gibi görünse de işin iç yüzü öyle değildir. eğer siyasi partilerin nöbet değişimleri ile sıkıntıların bertaraf olacağını düşünüyor iseniz; çok iyimsersiniz. türkiye birkaç defa özgür olmayı denemiş ve bu denemeleri hep içerideki hainler tarafından engellenmiştir. askeri darbeler, e-muhtıralar özgür olmak isteyen insanların önünde her dönem engel olmuştur. bu bağlamda batılı güçlerin dayatması, özgürlük adı altında insanlara empoze edildi. soyunmak özgürlük, kendi inancını yaşamak ise kısıtlanmak olarak algılandı.
iyi veya kötü iran ile kıyaslanmak türkiye yi küçük düşürmez. ne nükleer silah sahibi olmak iran'ın üstünlük sebebidir,ne de avrupa'nın dayattığı özgürlük anlayışı türkiye nin üstünlük sebebi olabilir.
devamını gör...
mansur yavaş’ın tüm makam araçlarını satma kararı
gerçekleştiği takdirde uzun süredir ülkede bir ilke imza atacak başkandır. tek bir korkum var; insan psikolojik olarak makamda durdukça büyüklük psikolojisine bürünür ve bu statüyü kaybetmekten korkar, sağlıksız bir ruh haline bürünür.
lütfen böyle olma mansur yavaş. şu an tek iyi ve mantıklı sen görünüyorsun ülke başkanlarından. rica ediyorum ruhunu bozma *
lütfen böyle olma mansur yavaş. şu an tek iyi ve mantıklı sen görünüyorsun ülke başkanlarından. rica ediyorum ruhunu bozma *
devamını gör...
10.000 karmaya yaklaşırken gelen hangi rütbeyi alacağım merakı
çok merak edilmemesi gerek. zira saçma sapan bir şey olma ihtimali %72,8. hep söylediğim gibi gardiyan rütbesi verdiler bana. ama neden gardiyan onu söyleyen yok.
az önce yıkık diye rütbe gördüm. yazarın kendi tercihi değilse bu rütbeyi neye dayanarak reva gördünüz sayın yazara? bana biri yıkık dese kavga çıkar yeminle. *
ekleme: yıkık yazarın kendi tercihiymiş.
az önce yıkık diye rütbe gördüm. yazarın kendi tercihi değilse bu rütbeyi neye dayanarak reva gördünüz sayın yazara? bana biri yıkık dese kavga çıkar yeminle. *
ekleme: yıkık yazarın kendi tercihiymiş.
devamını gör...
deniz benim değil kürdistan’ın kızıdır
normal olmayan bir beyandır.
çok yazık umarım acıyla söylenmiş sözlerdir.
çok yazık umarım acıyla söylenmiş sözlerdir.
devamını gör...
evlilik müessesesi
evlilik yüceydi, evlilik görkemliydi. fakat insanlar onu bitirdi, tahrip etti. neticede seks için, ailesi için, toplum için evlenen insanların çoğaldığı bir toplum ortaya çıktı. fakat gerçeği neydi? sevginin paylaştıkça çoğaldığı, acının paylaştıkça azaldığı bir bütünlüğü ifade ederdi. aşkın insanda bıraktığı bağımlılık duygusundan soyuttu belki. ama asla bağımsız da değildi. insan doğası gereği tek kişi olamazdı zaten. yalnızlıktan, mutsuzluktan korkan insanın anlam arayışının sonlandığı ve insanın bir noktada huzura erdiği bir kurumdu. olması gerekenden bahsediyorum elbette. yoksa şu an olandan değil pek, her ne kadar olması gerektiği gibi olan evlilikler olsa da.
yorulmuş ruh, dinginleşmek ister. tüm hayatı boyunca (özellikle günümüz yüzyılı içerisindeki insanın bireysel gelişme çabasını göz önüne alırsak) öğrenmeye, bilgiye olan açlığını gidermeye çalışan insan, zaten yalnızdır, yalnızlaşır. geçmişinde acı çekmiştir zaten. ve bir noktada bu acılardan, mutsuzluktan uzaklaşayım derken; zihninin derinleşmesiyle beraber kendisini daha da derin bir çukurun içerisinde bulur. insanlarla arasına duvar çeker, insan doğasından nefret eder, tiksinir. bir noktada kendine de nefret duyar bu yüzden. çünkü kendisi de aslında bir insandır. kendisi sadece ötekileşmiştir. bu noktada insan sıradanlığının farkına varırsa eğer, daha da büyük bir buhran içerisine girer. kurtuluş yolu nedir o halde? kimisi inançta bulur kendisini, kimisi acısını şekillendirir, kimisi de aşık olur. ya kurtuluşa ermeye başlamıştır ya da daha da beter olmaya. evlilik hayatına başlama nedeni insanın bütün bu yalnızlık düşüncesinden kurtulma ihtiyacından da kaynaklanır. "ben yapayalnızım. insanlardan ötekileştim. sıradanım ama aynı zamanda sıra dışıyım. bedbahtım ama görkemliyim de. seviyorum birisini evet, o da benim gibidir belki. hem evliliği gerçekleştirirsem eğer, işte o zaman daha da çok sevebilirim. sevgim büyür gittikçe. ve yorulmam da artık. kurtuluşa ererim."
her insan evlenmemelidir. benim az önce tarifini yaptığım spesifik insan modeli aramızda yaşıyor olmalı. fakat herkes böyle değildir. o yüzden de zaten evlilik müessesesi tahrip oluyor. toplumun ortaya çıkardığı evlilik müessesesinin temel gayesi nedir? bu sorunun cevabını vermek az önce bahsettiğim şeylerin aksini ispatlayacakmış gibi gözükebilir. fakat aslolan daha makul: sistem içerisinde şekillenmiş bir kurum olan evlilik, insanın mutluluğuna ve dolayısıyla eşlerin mutluluğuna hizmet etmelidir. bir amaç değildir yahut. bir araçtır.
fakat aşk tehlikelidir. çok tehlikeli. o yüzden böyle bir şey için beklemek gerekir. beklemek ve görmek. hem evlilik olmasa da mutluluk olabilir pekala eşler için. bu yalnızca bize dayatılan bir paradigma. önemli olan sevginin paylaşılması, isteklerin belirginleşmesidir. özünde dürüst olmaktır.
yorulmuş ruh, dinginleşmek ister. tüm hayatı boyunca (özellikle günümüz yüzyılı içerisindeki insanın bireysel gelişme çabasını göz önüne alırsak) öğrenmeye, bilgiye olan açlığını gidermeye çalışan insan, zaten yalnızdır, yalnızlaşır. geçmişinde acı çekmiştir zaten. ve bir noktada bu acılardan, mutsuzluktan uzaklaşayım derken; zihninin derinleşmesiyle beraber kendisini daha da derin bir çukurun içerisinde bulur. insanlarla arasına duvar çeker, insan doğasından nefret eder, tiksinir. bir noktada kendine de nefret duyar bu yüzden. çünkü kendisi de aslında bir insandır. kendisi sadece ötekileşmiştir. bu noktada insan sıradanlığının farkına varırsa eğer, daha da büyük bir buhran içerisine girer. kurtuluş yolu nedir o halde? kimisi inançta bulur kendisini, kimisi acısını şekillendirir, kimisi de aşık olur. ya kurtuluşa ermeye başlamıştır ya da daha da beter olmaya. evlilik hayatına başlama nedeni insanın bütün bu yalnızlık düşüncesinden kurtulma ihtiyacından da kaynaklanır. "ben yapayalnızım. insanlardan ötekileştim. sıradanım ama aynı zamanda sıra dışıyım. bedbahtım ama görkemliyim de. seviyorum birisini evet, o da benim gibidir belki. hem evliliği gerçekleştirirsem eğer, işte o zaman daha da çok sevebilirim. sevgim büyür gittikçe. ve yorulmam da artık. kurtuluşa ererim."
her insan evlenmemelidir. benim az önce tarifini yaptığım spesifik insan modeli aramızda yaşıyor olmalı. fakat herkes böyle değildir. o yüzden de zaten evlilik müessesesi tahrip oluyor. toplumun ortaya çıkardığı evlilik müessesesinin temel gayesi nedir? bu sorunun cevabını vermek az önce bahsettiğim şeylerin aksini ispatlayacakmış gibi gözükebilir. fakat aslolan daha makul: sistem içerisinde şekillenmiş bir kurum olan evlilik, insanın mutluluğuna ve dolayısıyla eşlerin mutluluğuna hizmet etmelidir. bir amaç değildir yahut. bir araçtır.
fakat aşk tehlikelidir. çok tehlikeli. o yüzden böyle bir şey için beklemek gerekir. beklemek ve görmek. hem evlilik olmasa da mutluluk olabilir pekala eşler için. bu yalnızca bize dayatılan bir paradigma. önemli olan sevginin paylaşılması, isteklerin belirginleşmesidir. özünde dürüst olmaktır.
devamını gör...