çavdar tarlasında çocuklar
kitabı okumayı şimdi bitirdim.
öncelikle bu kitabın öyle sıradan edebiyat kitapları gibi uzun betimlemeler ve psikolojik analizler içermeyeceğini başından beri biliyordum. çünkü kitapta salinger'in yarattığı karakterlerinin kendi dili yani daha doğrusu kendini ifade etme biçimi var. tutup bütün karakterleri tekdüze bir diyalog içerisinde bulamazsınız.
sonunun olmaması beni biraz düşünmeye itti. kendimi salinger'in yerine koydum hemen. kendi ifadesiyle biraz otobiyografik bir eser olduğunu ve çocukluğunun aşağı yukarı böyle geçtiğini biliyordum. bence kendisi de sonunu göremiyordu kitabı yazdığı tarihte. o yüzden hep bahsettiği ''sahtekarlar'' gibi okuyucuyu etkileyecek bir son yazmak yerine kendisi gibi davrandı ve samimi bir itirafla sonlandırdı kitabı. ''sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.''
2. dünya savaşı sırasında yaşadıkları, çarpışmalar, ölümler,kaos ortamı hatta savaş sonrası hastaneye yatıp psikolojik tedavi alması gibi olaylara rağmen 16 yaşındaki o hoyrat yanını yansıtması bana muazzam geldi. ki o dönem ki olaylarla alakalı kızına: ''ne kadar yaşarsan yaşa, yanan etin kokusunu burnundan hiçbir zaman tam olarak sökemiyorsun.'' demiş olmasına rağmen.
genel olarak zevk alarak okuduğum bir kitaptı. altını çizdiğim yer sayısı baya fazla onuda belirtmek isterim. belki de holden karakteriyle aramda çok benzerlikler olduğunu düşündüğüm için bu kadar sevdim. neyse okuyun.
öncelikle bu kitabın öyle sıradan edebiyat kitapları gibi uzun betimlemeler ve psikolojik analizler içermeyeceğini başından beri biliyordum. çünkü kitapta salinger'in yarattığı karakterlerinin kendi dili yani daha doğrusu kendini ifade etme biçimi var. tutup bütün karakterleri tekdüze bir diyalog içerisinde bulamazsınız.
sonunun olmaması beni biraz düşünmeye itti. kendimi salinger'in yerine koydum hemen. kendi ifadesiyle biraz otobiyografik bir eser olduğunu ve çocukluğunun aşağı yukarı böyle geçtiğini biliyordum. bence kendisi de sonunu göremiyordu kitabı yazdığı tarihte. o yüzden hep bahsettiği ''sahtekarlar'' gibi okuyucuyu etkileyecek bir son yazmak yerine kendisi gibi davrandı ve samimi bir itirafla sonlandırdı kitabı. ''sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.''
2. dünya savaşı sırasında yaşadıkları, çarpışmalar, ölümler,kaos ortamı hatta savaş sonrası hastaneye yatıp psikolojik tedavi alması gibi olaylara rağmen 16 yaşındaki o hoyrat yanını yansıtması bana muazzam geldi. ki o dönem ki olaylarla alakalı kızına: ''ne kadar yaşarsan yaşa, yanan etin kokusunu burnundan hiçbir zaman tam olarak sökemiyorsun.'' demiş olmasına rağmen.
genel olarak zevk alarak okuduğum bir kitaptı. altını çizdiğim yer sayısı baya fazla onuda belirtmek isterim. belki de holden karakteriyle aramda çok benzerlikler olduğunu düşündüğüm için bu kadar sevdim. neyse okuyun.
devamını gör...
olgunluk belirtileri
bu başlıktaki 134 tanımın hepsini okudum.
120 tanesi kesin doğruydu.
120 tanımın hepsini beğendim diyerek işaretledim.
şu bir gerçekki olgun olmak için 120 tane kriter gerekli.
1 tane kriterle olgun olunmuyormuş bunu anladım.
ne kadar çok kriteriniz varsa ; o kadar çok olgunlaşmışsınız demektir.
hepinize bol kriterli günler diliyorum.
120 tanesi kesin doğruydu.
120 tanımın hepsini beğendim diyerek işaretledim.
şu bir gerçekki olgun olmak için 120 tane kriter gerekli.
1 tane kriterle olgun olunmuyormuş bunu anladım.
ne kadar çok kriteriniz varsa ; o kadar çok olgunlaşmışsınız demektir.
hepinize bol kriterli günler diliyorum.
devamını gör...
evet sayın seyirciler çiçek dikecekleri yere beton dikmişler
ece üner, kızı güneş'i işyerine götürdüğünde güneş, istanbul'da gökdelenlerin olduğu o meşhur arka plan görüntüsünün önünde haber sunuyormuş gibi yapmış ve bu cümleyi kurmuş. dört buçuk yaşındaymış. maşallah.
ece üner oğuzhan uğur'a konuk olduğu programda bu paylaşımı yapıyor. 39. dakika 18. saniye.
edit: program efsane olmuş.
ece üner oğuzhan uğur'a konuk olduğu programda bu paylaşımı yapıyor. 39. dakika 18. saniye.
edit: program efsane olmuş.
devamını gör...
sadece cahillerin kuracağı cümleler
"coğrafya kaderdir."
bazılarının bu cümleyi kurup hayatları için mücadele etmeyi bırakmasını ve her şeyi kadere yüklemesini cahilce buluyorum.
bazılarının bu cümleyi kurup hayatları için mücadele etmeyi bırakmasını ve her şeyi kadere yüklemesini cahilce buluyorum.
devamını gör...
nefesin kesildiği anlar
tek şeritli yolda viraja 120 km ile girerken.
devamını gör...
en iyi arkadaş
bazen senden bir parçadır, beyninin diğer yarısıdır, hayata tutunman için bir sebep, ağlanacak bir omuz, her şeyi koşarak ona anlatmak istediğin kimse, fiziksel mesafelerin zerre önemi olmayan ilişki, kız veya erkek kardeştir.
devamını gör...
mutsuzlukla başa çıkmanın yolları
''kendimi her zaman mutlu hissederim çünkü kimseden bir şey ummam. beklentiler her zaman yaralar. hayat kısa. öyleyse hayatınızı sevin, mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. sadece kendiniz için yaşayın.'' (shakespeare)
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
bir listeyle geldim.
- üst üste 8 dersim vardı, verdim bitirdim.
- doğum günüme tam 29 gün kalmış.*
- erik çıkmış.
- erik çıkmış.
- erik çıkmış.
listenin geri kalanı bu şekilde devam ediyor.
- üst üste 8 dersim vardı, verdim bitirdim.
- doğum günüme tam 29 gün kalmış.*
- erik çıkmış.
- erik çıkmış.
- erik çıkmış.
listenin geri kalanı bu şekilde devam ediyor.
devamını gör...
suça meyilli erkeklerle takılıp şiddet görüyorum diyen kadın
2 universite mezunu hastane calisani disaridan sicakkanli esprili ve ilimli birisi olan babamdan yillarca siddet gormem sonucu gorunce tepemin tasini attiran konudur. cok belli insanlar disinda neyin ne oldugunu asla bilemeyiz, boyle konusan insanlarin “insanligindan” suphe edilmelidir en basinda
devamını gör...
gerçek kahve içicilerine kahvenin etki etmemesi
günde 5 kahve içip 850 kere esneyen insanım, beni kanıt olarak kullanabilirsiniz dediğim tespit.
devamını gör...
içinden adam çıkmayan şehirler
trabzon, yozgat, çankırı, bolu. eski manitlerin şehirleri.
devamını gör...
2 haziran 2021 tff'nin yabancı kuralı açıklaması
aferim bu tff'ye. gerçi nasılsa uygulanmayacak bir kuralı açıkladılar.
yabancı kısıtlaması olmadığı son 5-6 sene milli takım ve yurtdışına transfer yapan oyunculara bakın, bir de kısıtlama varken bakın.
bravo! yeni mehmet topuz'lar, alper potuk'lar, tarık çamdal'lar geliyor. ne güzel ama değil mi ?
türk futbolcusuna sahip! çıkmak lazım.
yabancı kısıtlaması olmadığı son 5-6 sene milli takım ve yurtdışına transfer yapan oyunculara bakın, bir de kısıtlama varken bakın.
bravo! yeni mehmet topuz'lar, alper potuk'lar, tarık çamdal'lar geliyor. ne güzel ama değil mi ?
türk futbolcusuna sahip! çıkmak lazım.
devamını gör...
16 yıl eğitim verilen kişinin sonunda olduğu şey
artık eskiye göre çok daha fazla insanın okuma şansı bulduğu bi gerçek.üniversite dahil okuyoruz,eğitim görüyoruz ama belirli bi şansa sahip olan her birey yapabiliyo bunu iyi ya da kötü bi üniversitede.bence artık asıl önemli olan herkes gibi eğitim görürken bizim herkesten sıyrılmamızı sağlayacak şeyler katabilmek kendimize.
devamını gör...
sokak hayvanlarına selam veren insan
yüreği tertemiz bir insandır. onlara bir canlı olduğu için değer veren insandır.
devamını gör...
para verilip üstüne bir de dert sahibi eden şeyler
evcil hayvan dendiğini gördüğüm zaman çok üzüldüm. ilk olarak lütfen hayvanları satın almayın, sahiplenin. eşya değil, canlı olduğunu bilerek hareket edin. ek olarak evcil hayvan dert sahibi yapmaz insanı ya.. insana mutluluk verir, evin içinde bir heyecan bir eğlence kaynağı olur. evcil hayvanla vakit geçirmek, sevgi alıp vermek dünyanın en iyi terapi yöntemlerinden biridir bana göre. tabii ki tıpkı bir çocuk gibi ilgi göstermek gerekir ama bunun da bir yük olduğunu düşünmüyorum ben.
asıl başlığa cevap verecek olursam spor matı. para verdik diye sürekli spor yapmak zorunda hissettiriyor insana kendini.
asıl başlığa cevap verecek olursam spor matı. para verdik diye sürekli spor yapmak zorunda hissettiriyor insana kendini.
devamını gör...




