cahillerin islama saldırma metodlarından, eğer peygamber yapmasaydı kimse o binanın etrafından dönmez veya o tarafa doğru secde etmezdi, ömer (r.a.) ya da ali (r.a.) olması gerekiyor, hacerül-esvedi öperken şöyle dedi: "hiç şüphesiz sen bir taşsın eğer peygamber seni öpmeseydi ben seni öpmezdim."

not: kimse kabe'ye tapmıyor, bunlar sizin pis düşünceleriniz ve çarptırmalarınızdan başka bir şey değil.

(bkz: al-i imran 119)
devamını gör...

#983960 sahsi olarak oldukca memnunum, hatta bu kadar yenilige ekibin icerisinde oldugum halde ben bile yetisemiyorum... kafa sozluk henuz senesini bile doldurmamis olusum. bu kadar kisa sure icerisinde olabilindigince buyuyen, gerek radyo gerek dergi reformlariyla diger sozluklerden cok daha ozgun bir yol cizerek, her gecen gun ekstra yol kateden bir platform/uz... yazarindan yonetimine kadar, gercekten herkesin buyuk bir ozveriyle bu sozluk icin emek harcadigini gonul rahatligiyla dile getirebilirim. eksiklikler olabilir, eklenmesi gereken ozellikler olabilir vs. bence sadece biraz zaman ki, su anki gidisata bakacak olursak bile, bence gayet iyi gidiyoruz, hatta fazla iyi gidiyoruz...
devamını gör...

m.ö mezopotamya'da yerleşik olarak yaşamış sümer, asur, babil ve akad gibi uygarlıkları sümeroloji bilimi çerçevesinde araştıran kişileridir.

ülkemizde en bilindik sümerolog muazzez ilmiye çığ'dır. 2021 yılı itibari ile 107 yaşında olan bilim insanı halen yaşamaktadır.
devamını gör...

'99 yapımı bomfunk mc's hiti.

devamını gör...

bağırsaklarda prebiyotik-probiyotik dengesinin sağlanması, spor/egzersiz yapmak, stres yönetimi ve mutlu olunacak herhangi bir aktivitenin gerçekleştirilmesiyle artan bağışıklık. vücudun en etkili savunma mekanizması.
devamını gör...

son favorim budur:

devamını gör...

ellerinden gelse pedofiliyi serbest bırakacaklar ama küçük adımlarla iniyorlar.
devamını gör...

sözlük kendini aştı... üzümlü kekimiz her geçen gün daha da güzelleşiyor...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ross geller'ın şevkle ve aşkla yaptığı mesleği.
phoebe buffay onu kızdırmak için evrim teorisine inanmadığını söyleyerek damarına basar ve olaylar gelişir. esasında phoebe gerçekten de evrime inanmaz ve ross bunu dert edinir. günlerce onu ikna etmeye çalışsa da başaramaz. sonuç olarak phoebe onu çıldırtır. ilgili bölümü ara ara açıp izlerim işine aşık bir paleontolog böyle mi oluyormuş diyerekten izlerim.
devamını gör...

oxford üniversitesi bilim insanlarına göre gülme ve kahkaha, yalnızca mutlu olmamızı sağlayan endorfinin salgılanmasına yol açmıyor, aynı zamanda ağrıyı ve stresi de azaltıyor. alman dr. heiner uber, ”gülme prensibi” adlı kitabında bu faydalardan geniş bir biçimde bahsetmiştir.
kalp damar hastalıklarının daha az görülmesi, hafızanın iyi durumda olması gülme ile yakından ilişkilidir.
güler yüzlü olmak kendinize güvendiğinizi gösterir, etrafınızdaki insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz.
içinizde tuttuğunuz duyguları serbest bırakmanın en iyi yolu iyi bir kahkaha atmaktan geçer. kahkaha doğal antihistaminikler salgılaması için vücudu uyarır. ayrıca, vücutta üretilen doğal bir antibiyotik gibi görev yapan t-hücrelerini aktive eder. bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.
gülmenin hipertansiyon sorunu yaşayan insanlar için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. kan basıncını normale düşürmeye yardımcı olur. gülmek kan dolaşımını artırır, böylece oksijen ve gerekli besinler vücudun tüm parçalarına dağılır.
gülmek karın, sırt, bacak ve yüz kasları için iyi bir egzersizdir. bağırsakları ve iç organları çalıştırır, karın kaslarını güçlendirir. bu aktivite sindirim ve besin emilimi için avantajlıdır.
gülmek kalori yakmaya da yardımcı olur. bir kişi günde 10 dakika kahkaha atarsa 30 kalori yakar.
güçlü bir gülümseme diyaframı titreştirir, derin nefes almak da daha fazla oksijen almayı sağlar bu nedenle gülmek en iyi solunum egzersizlerinden biridir.
uzun yıllar genç ve güzel görünmek için bol bol kahkaha atmak uzmanların önerileri arasında yer alır. yaşlılığa bağlı kırışıkları azaltan kahkaha, cildin çok daha pürüzsüz görünmesini sağlar.
gülmek, kasları gevşettiği için uyku sağlığını da olumlu etkiler, şeker hastalığına karşı korur, öfke duygusunu ortadan kaldırır,
japonya'daki doktorlar bir keresinde yaşlı insanlara hem fiziksel çalışmalar hem de gülme terapisi içeren kapsamlı tıbbi programlar sağladılar. faydalananlardan yaklaşık %92'si programa katıldıktan sonra yıllık tıbbi harcamalarının %30 oranında düştüğünü bildirdi.
gülmek beynin çok daha yaratıcı olmasını sağlar ve sanatsal üretimi destekler, cinsel yaşamda başarı sağlar.
insanların acıyla başa çıkmasına, kötü huylu tümörlerin yok edilmesine yardımcı olur.
samimiyet, yakınlık gibi hisleri harekete geçirir. güleryüzlü insanlar, karşı cins tarafından çekici bulunur.
her şey siz gülümsedikten sonra, gözünüze, daha iyi ve daha kolay görünecektir.
gülmek insanın ”en iyi doktoru” dur.
güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer. lev tolstoy.
devamını gör...

ılk zamanlar sürekli mesaj atan birisini engellemiştim. meğer kendisi moderetörmüş ve onlar engellemezmiş. engelleme girişimi olarak kaldı, başka kimseyi engellemedim.
devamını gör...

doğum gününnn kutlu olsunn devrinn.* senin doğum gününü unutmak çok zor zaten.* nice mutlu yıllara.*
devamını gör...

öğrenmeyi reddetmeleri.
devamını gör...

parasite filminde babanın çileden çıktığı o sahneyi aklıma getirdi nedense.

kimi toplum insanları için hakkaten büyük hakaret demek ki.
devamını gör...

“ve piçler yani aşk çocukları”
diye tanımlamıştır bir şiirinde ismet özel
(bkz: senin olan yenilgi)
devamını gör...

kimse kimseye yazmak zorunda değil sonuçta. yazıyorsa gerçekten içinden geldiği için yazmıştır diye düşünüyorum. bu ince hareketi için de teşekkür mahiyetinde bir yıldız çakıveriyorum.
devamını gör...

günün on saati bambu kemiren ayıcıklardır.
panda bir ayı türüdür aslında. bu yüzden sindirim sistemleri et yemeye müsaittir ama çok az besin öğesi içermesine rağmen tek besin kaynakları bambudur.
bulundukları bölgede bambular tükenirse açlıktan ölürler.
ve pandalar sonucunda ölüm olsa dahi et yemezler. bunun sebebi de etin tadını algılamalarını sağlayan bir genin evrimsel süreçte kayba uğramış olmasıdır.
yani pandalar kocaman sevimli gövdelerinde çocuk kalbi dışında böyle ilginç bilgileri de taşırlar.
devamını gör...

tel aviv'e yapılan füze saldırısına ait bir görüntü.

(link ölmüş.)
devamını gör...

hızlıca bir yer gelmek- gitmek, çarçabuk bir şeyi yapmak anlamında kullanılır. işler güçler dizisi ile de daha da sık kullandığımız bir pekiştirme hali.
dayanamayıp örnekde vereceğim.
“ fıtı fıtı yanımızda bitiverdi.”
devamını gör...

daha önce godzilla ( 1998)'i yöneten, josef rusnak'ın yönettiği, oyunculuklarını ise; (gbkz: craig bierko, armin mueller-stahl, gretchen mol, vincent d'onofrio gibi isimlerin paylaştığı, 1999 yapımı bilim kurgu filmidir.
senaryosu, daniel f. galouye'un simulacron-3kitabından uyarlanmıştır. kitap sıkı durun 1964 yılında yayımlanmıştır. bir tv dizisi olan, kablodaki dünya'dan esinlenilmiştir.
sevgili arkadaşlar, bilgisayarlarla ülke olarak 1990'larda tanışmaya başladık. o zamanlar internet cafeler vardı. tam olarak ergenlik dönemime gelen bu dönemde, mırc gibi çet odaları vasıtası ile sanal ''oğlan''larla konuşurduk.
gerçekten bu oğlanlar ''sanal'' mıydı, yoksa gerçek mi?
bizim için oğlanlarla tanışmaktan öteye gitmeyen bu süreçte, birileri düşüncelerini bir adım öteye götürerek ''sanal gerçeklik''kavramı üzerine kafa yoruyordu.
1990'ların sonlarına doğru, ''matrix gerçek nedir?'' diye sorgulatıyordu bize. herkesin elinde mavi ve kırmızı hap muhabbeti dönerken, bir süt firması logosundaki inekten, yavaşlatılmış süt fışkırtıyordu. yanlış hatırlamıyorsam reklam yasaklanmıştı. hafızama güvenmiyorum.
matrix, sanal gerçekliği anlamamıza neden oldu. sahip olduğu görsel efekt ve aksiyon sahneleri ise çok izlenmesini sağlayacaktı.
çok kaliteli filmler ise; matrix'in gölgesinde kalacaktı.
normal sözlük film ve dizi kulübünün bu haftaki filmi, the thirteenth floor ise bu filmlerden biridir. fırsat bu fırsat bende etkinlik sebebiyle bu filmi izlemeye fırsat buldum.

arkadaşlar, ben çok felsefeden anlayan, seven bir insan değilim. 40 yıllık hayatımda bende belirli çıkarımlar yapıyorum. materyalizm ile idealizm her zaman çatışmıştır. maddecilik ve idea çatışması benim çıkarımım.
film, herkesin bildiği, idealist felsefeci descartesin, ''düşünüyorum öyle ise varım'' sloganı ile başlıyor.
meteryalistler'in, bu söze dair savunma ve saldırıları ''ulan, masa düşünmüyor ama var'' olagelmiştir. bu yaklaşım hayatıma ''sanal gerçekli kavramı'' girene kadar benimde doğru olarak kabul ettiğim bir kavramdı.
beyin, maddi bir kavramdır. düşünce ise beynin elektronların , nöronların filan bir etkisi olarak maddenin uzantısıdır.
buraya kadar ok.
1990'lar küreselleşmeyi beraberinde getirmiş, sınırlar, sermaye, madde gibi kavramları sorguladığımız bir dönem olmuştur.
filmde tamda bunu sorguluyoruz.
çünkü sanal gerçeklikte, duyum ve algılarımız da devreye giriyor. ''sanal gerçeklik'' neyin doğru , neyin yalan olduğunu unutturuyor, beynimizi kandırıyor.
yanılsamalar, manipülasyonlar, için oluşturulmuş bir düzen...
bu yanılsamalar, iç içe geçmiş, silikleşmiş kat çizgilerinden oluşuyor.
13. kat ise en tepede... bi dakika ''silik sınırlar'' demiştik değil mi? belki oradan ötede gökyüzü vardır. belkide 13. kat ''en dip''tedir...

bundan sonrasını, spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''



hannon fuller denen bir adam var. bu adam, bir bilgisayar şirketinin sahibi. şirketi bir yazılım üzerinde çalışırken, sağ kolu olan , douglas hall'a bir şeyler açıklayacakken öldürülür.
tüm deliller, hall'ı işaret ederken; hall masum olduğunu ispatlamaya çalışacak ve ''gerçeğin peşine'' düşecektir.
ve hep birlikte, ''gerçek nedir?'' diye soracağız. bir simülasyon muyuz yoksa? tanrılar tarafından kurulan bir oyunun içerisinde miyiz?
ya tanrılar da simülasyonsa?
filmin ise en sevmediğim tarafı sonu oldu. bütün bu yaşananların aslında ''karı-koca tartışması''ndan ortaya çıkmış olması, beni üzdü.


bir dip not düşmeliyim ben filmi matrix'ten ziyade truman show'a daha çok benzettim.
arkadaşlar, filmin müziklerine bayıldım. ba-yıl-dım! bilim kurgu sevmiyorsanız, müzükleri için izleyin.
birini dinleyelim.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim