afferent loop sendromu
billroth 2 ameliyatından sonra görülebilen geç postgastrektomi komplikasyonlarından biridir.
alkalen reflü gastrit'den farklı olarak ağrı ile fışkırır tarzda kusma olur ve kusma sonrası ağrı geçer ve gıda artıkları bulunmaz.
tedavisi cerrahidir.
alkalen reflü gastrit'den farklı olarak ağrı ile fışkırır tarzda kusma olur ve kusma sonrası ağrı geçer ve gıda artıkları bulunmaz.
tedavisi cerrahidir.
devamını gör...
obi-wan kenobi
haza istanbul beyefendisi olan jedi şövalyesi. star wars serisinin demirbaşlarından birisidir.
jedi'lik hayatına qui gon jinn'in padawan'ı olarak başlamıştır. ancak temel öğretileri ve yaşama bakışı yoda d'kana tarafından şekillendirilmiştir.
çok cesur ve güvenilir bir adamdır. tatile çıkarken evinizi rahatlıkla ona bırakabilirsiniz. ne çiçekler solar ne de evde bir şey kaybolur. artı evinize girme teşebbüsünde bulunan hırsızlar ışın kılıcı marifetiyle ortadan ikiye ayrılır.
aynı zamanda zeki adamdır kenobi. sayamadığım kadar çok tuzaktan kurtulmuştur. takriben 3256 kumpastan kabzasından ışın kılıcı çeker gibi yırtmıştır.
lakin bazı batıl inançları vardır. anakin'i elinden tutmuş, konseyin önüne çıkarmış, ahanda bu seçilmiş kişidir diye ayak diremiştir.
kenobi'deki mesih gelecek dertler bitecek algısı, kendisini biraz kaderci bir hale büründürmüştür.
kenobi'nin köşeli olan jetonu kont dooku ile girdiği ikili mücadelede nizami şarj ile yere yığılması sonrasında dahi düşmemiş, kendisini kurtarmak için kolu biçilen anakin'i tek kolu kalmış mesih olarak görmeye devam etmiştir.
oysa olay yerine zıpkın gibi fişek gibi intikal eden yoda olmasa ikisi de çoktan gücün rahmetine kavuşmuş olurdu.
neyse hayatta herkesin bir takıntısı oluyor. kenobi'de böyle bir adam ve biz onu böyle de seviyoruz.
zaten sonrasında gerçekleri görmüş ve anakin'in üzerinden tır gibi geçerek, bacaklarını ve kolunu kesmiştir.
fakat iş işten geçmiş, geç düşen jeton jedilerin düşmesine sebep olmuştur.
devam eden süreçte arazi olmuş, izini kaybettirmiş ve tatooine'de gizlenmeye başlamıştır. kod adı ben'dir artık. burada hayatını kazasız belasız geçirmekteyken bela geliyorum demez, direkt olarak gelir ve onu bulur.
kenobi büyük savaşçıydı, son savaşı da kendisine yakışır şekilde olmuştur. değer verdiği canlıların hayatlarını kurtarmak için kendisini feda etmiştir.
vader kendisine karşı öldürücü darbeyi indireceği sırada güç ile bütünleşir. ince bir sesle fısıldar; ''feda..."
ondan geriye bir kahverengi cübbe, bir de ışın kılıcı kalır.
eşyaları galaktik savaş kahramanları müzesinde sergilenmekte olup, müze 8-17 saatleri arasında gezilebilir. tabi yolunu bulabilirseniz.
jedi'lik hayatına qui gon jinn'in padawan'ı olarak başlamıştır. ancak temel öğretileri ve yaşama bakışı yoda d'kana tarafından şekillendirilmiştir.
çok cesur ve güvenilir bir adamdır. tatile çıkarken evinizi rahatlıkla ona bırakabilirsiniz. ne çiçekler solar ne de evde bir şey kaybolur. artı evinize girme teşebbüsünde bulunan hırsızlar ışın kılıcı marifetiyle ortadan ikiye ayrılır.
aynı zamanda zeki adamdır kenobi. sayamadığım kadar çok tuzaktan kurtulmuştur. takriben 3256 kumpastan kabzasından ışın kılıcı çeker gibi yırtmıştır.
lakin bazı batıl inançları vardır. anakin'i elinden tutmuş, konseyin önüne çıkarmış, ahanda bu seçilmiş kişidir diye ayak diremiştir.
kenobi'deki mesih gelecek dertler bitecek algısı, kendisini biraz kaderci bir hale büründürmüştür.
kenobi'nin köşeli olan jetonu kont dooku ile girdiği ikili mücadelede nizami şarj ile yere yığılması sonrasında dahi düşmemiş, kendisini kurtarmak için kolu biçilen anakin'i tek kolu kalmış mesih olarak görmeye devam etmiştir.
oysa olay yerine zıpkın gibi fişek gibi intikal eden yoda olmasa ikisi de çoktan gücün rahmetine kavuşmuş olurdu.
neyse hayatta herkesin bir takıntısı oluyor. kenobi'de böyle bir adam ve biz onu böyle de seviyoruz.
zaten sonrasında gerçekleri görmüş ve anakin'in üzerinden tır gibi geçerek, bacaklarını ve kolunu kesmiştir.
fakat iş işten geçmiş, geç düşen jeton jedilerin düşmesine sebep olmuştur.
devam eden süreçte arazi olmuş, izini kaybettirmiş ve tatooine'de gizlenmeye başlamıştır. kod adı ben'dir artık. burada hayatını kazasız belasız geçirmekteyken bela geliyorum demez, direkt olarak gelir ve onu bulur.
kenobi büyük savaşçıydı, son savaşı da kendisine yakışır şekilde olmuştur. değer verdiği canlıların hayatlarını kurtarmak için kendisini feda etmiştir.
vader kendisine karşı öldürücü darbeyi indireceği sırada güç ile bütünleşir. ince bir sesle fısıldar; ''feda..."
ondan geriye bir kahverengi cübbe, bir de ışın kılıcı kalır.
eşyaları galaktik savaş kahramanları müzesinde sergilenmekte olup, müze 8-17 saatleri arasında gezilebilir. tabi yolunu bulabilirseniz.
devamını gör...
hala oruç tutup teravihe giderek cennete gideceğine inanan insanların olması
ya gidecekse? oruç tutmak zor değil, teravih de öyle. kimin neye inanıp neye inanmayacağını kendimde söyleme hakkı görmüyorum, tercihim bu.
hayat boyu yaşadığımız adaletsizliklerin, yenilen haklarımızın büyük bir hesap gününde görüşülüp karara bağlanacağına hep inandım.
bu inanç benim için hayata sımsıkı tutunma nedenlerinden biridir, demiş ya şair, kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette.
hayat boyu yaşadığımız adaletsizliklerin, yenilen haklarımızın büyük bir hesap gününde görüşülüp karara bağlanacağına hep inandım.
bu inanç benim için hayata sımsıkı tutunma nedenlerinden biridir, demiş ya şair, kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette.
devamını gör...
andvari yüzüğü
yüzüklerin efendisi serisine ilham kaynağı olduğu düşünülen mitolojik yüzük.
hikaye kaba taslak şöyle bir şey; sigmund odin'in soyundan gelen bir savaşçıdır. girdiği bir savaşta öldürülür ve odin onun kılıcını başkaları kullanmasın diye parçalara ayırır. kılıcın parçaları oğluna verilmek üzere karısı hjordis tarafından saklanır. hjordis yeniden evlenir ve sigmund'un oğlu sigurd, demirci regin tarafından büyütülür, demirci regin'in iki kardeşi vardır, ejderha fafnir ve şekil değiştiren otr...
günlerden bir gün otr, somon balığı avlamak için su samuru kılığına girer. loki su samurlarının derisine hayrandır. samur derisinden kendisine güzel bir kıyafet yaptırmak niyetindedir. terziye talimatı vermiştir lakin malzeme eksiktir. otr'la karşılaşır ve onu tuzağa düşürerek öldürür, derisini yüzer ve deriyi şahsi terzisine teslim eder. havalı kıyafetine kavuşmuştur.
tabi tüm bu olanlar otr'un babası hreidmar'ın kulağına gider. nasıl gitmiştir, mevzuyu kendisine kim aktarmıştır onu bilmiyorum. demek ki, ortada bir görgü tanığı var ki, adam olaydan haberdar oluyor. oğlunun su samuruyken avlanması ve loki'nin kıyafetine meze olması hreidmar'ı ziyadesiyle kızdırmıştır. intikam yeminleri eder.
tesadüf bu ya odin, loki ve hoenir bir yolculuk esnasında hreidmar'ın konutunda konaklamak zorunda kalırlar. hreidmar'ın istediği fırsat ayağına gelmiştir. hemen tazminat talebinde bulunur. oğlunun canına karşı kilosunca altın ister. aksi halde odin ve hoenir, hreidmar'ın salonunda rehin kalacaklardır. el mecbur loki tazminatı ödemek için altın arayışına girer. cüce andvari'nin altın stokuna ulaşır ve stoku bir güzel patlatır. lakin altınların arasında bir yüzük vardır. bu yüzük, yüzüğü takanın servetini katlayacak, zenginliğine zenginlik katacaktır. ancak cüce andvari bu değerli yüzüğü çalınma tehlikesine karşı lanetlemiştir. sinsilikler prensi loki'nin bu durumdan haberi yoktur. tüm hazineyi sırtladığı gibi hreidmar'ın salonunun yolunu tutar. altınları teslim eder, odin ve hoenir'in serbest kalmasını sağlar.
tabi altın takıntısı olan ejderha fafnir, gözünün önündeki altınların çekiciliğine dayanamaz ve hazineyi ele geçirmek için babası hreidmar'ı öldürür. loki'nin samur kürkü sevdası koca bir aileyi faciaya sürüklemiştir.
demirci regin, kardeşi fafnir'in babasını öldürdüğünü duyunca evlatlığı sigurd'dan fafnir'e meydan okumasını ister. sigurd'un gerçek babası sigmund'un kılıcının parçalarını kullanarak sigurd'a yeni bir kılıç döver. sigurd bu kılıçla ejderhanın karşısına çıkar ve onu yener. regin'in talimatı ile ejderhanın kanıyla yıkanır ve kalbini pişirmeye başlar. kalbi pişirirken elini yakar ve elini ağzına götürdüğü anda fafnir'in kanı dudaklarına bulaşır. bu olay ile birlikte sigmund hayvanların lisanına hakim olmuştur. çevresindeki kuşlar regin'in onu öldüreceğini kendisine söylerler. böylece sigurd, regin'in kellesini alır ve andvari'nin lanetli yüzüğünün bulunduğu hazineye sahip olur.
bu olaydan sonra sigurd, gün yüzü göremeyecektir. brynhild adındaki bir kadına aşık olur ve yüzüğü ona hediye eder. bu sırada büyücü grimhild, sigurd'un kendi kızı gudrun'a aşık olması için bir iksir yapıp, sigurd'a içirir. brynhild, sigurd'un büyünün etkisinde olduğunu bilmediği için sigurd'u affetmez ve öldürür. durumu öğrenince pişman olur ama artık çok geçtir. parmağındaki yüzükle birlikte sigurd'un cenaze ateşine atlar...
hikâyeyi okurken kuvvetle muhtemel, lotr evreni ile arasında ki temel benzerlikleri görmüşsünüzdür diye düşünüyorum. sigmund'un kılıcının parçalanması ve sonrasında dövülmesi narsil'in hikayesine çok benzemektedir. iki kılıçta varislerin görevlerini yerine getirebilmesi için yeniden dövülmüştür.
ha keza smaug'un cücelerin hazinesine çökmesi, fafnir'in yaptıklarını andırır.
son kertede yüzüğün gücü ve lanetine ek olarak yok ediliş hikâyesinde de, bu mitolojik anlatıdan esintiler vardır.
tüm bunların ışığında; tolkien'in ''andvari yüzüğünün laneti'' anlatısından etkilenmiş olabileceği ve kurgusunun bir kısmına bu mitolojik unsurları dahil etmiş olması olasıdır diyebiliriz.
hikaye kaba taslak şöyle bir şey; sigmund odin'in soyundan gelen bir savaşçıdır. girdiği bir savaşta öldürülür ve odin onun kılıcını başkaları kullanmasın diye parçalara ayırır. kılıcın parçaları oğluna verilmek üzere karısı hjordis tarafından saklanır. hjordis yeniden evlenir ve sigmund'un oğlu sigurd, demirci regin tarafından büyütülür, demirci regin'in iki kardeşi vardır, ejderha fafnir ve şekil değiştiren otr...
günlerden bir gün otr, somon balığı avlamak için su samuru kılığına girer. loki su samurlarının derisine hayrandır. samur derisinden kendisine güzel bir kıyafet yaptırmak niyetindedir. terziye talimatı vermiştir lakin malzeme eksiktir. otr'la karşılaşır ve onu tuzağa düşürerek öldürür, derisini yüzer ve deriyi şahsi terzisine teslim eder. havalı kıyafetine kavuşmuştur.
tabi tüm bu olanlar otr'un babası hreidmar'ın kulağına gider. nasıl gitmiştir, mevzuyu kendisine kim aktarmıştır onu bilmiyorum. demek ki, ortada bir görgü tanığı var ki, adam olaydan haberdar oluyor. oğlunun su samuruyken avlanması ve loki'nin kıyafetine meze olması hreidmar'ı ziyadesiyle kızdırmıştır. intikam yeminleri eder.
tesadüf bu ya odin, loki ve hoenir bir yolculuk esnasında hreidmar'ın konutunda konaklamak zorunda kalırlar. hreidmar'ın istediği fırsat ayağına gelmiştir. hemen tazminat talebinde bulunur. oğlunun canına karşı kilosunca altın ister. aksi halde odin ve hoenir, hreidmar'ın salonunda rehin kalacaklardır. el mecbur loki tazminatı ödemek için altın arayışına girer. cüce andvari'nin altın stokuna ulaşır ve stoku bir güzel patlatır. lakin altınların arasında bir yüzük vardır. bu yüzük, yüzüğü takanın servetini katlayacak, zenginliğine zenginlik katacaktır. ancak cüce andvari bu değerli yüzüğü çalınma tehlikesine karşı lanetlemiştir. sinsilikler prensi loki'nin bu durumdan haberi yoktur. tüm hazineyi sırtladığı gibi hreidmar'ın salonunun yolunu tutar. altınları teslim eder, odin ve hoenir'in serbest kalmasını sağlar.
tabi altın takıntısı olan ejderha fafnir, gözünün önündeki altınların çekiciliğine dayanamaz ve hazineyi ele geçirmek için babası hreidmar'ı öldürür. loki'nin samur kürkü sevdası koca bir aileyi faciaya sürüklemiştir.
demirci regin, kardeşi fafnir'in babasını öldürdüğünü duyunca evlatlığı sigurd'dan fafnir'e meydan okumasını ister. sigurd'un gerçek babası sigmund'un kılıcının parçalarını kullanarak sigurd'a yeni bir kılıç döver. sigurd bu kılıçla ejderhanın karşısına çıkar ve onu yener. regin'in talimatı ile ejderhanın kanıyla yıkanır ve kalbini pişirmeye başlar. kalbi pişirirken elini yakar ve elini ağzına götürdüğü anda fafnir'in kanı dudaklarına bulaşır. bu olay ile birlikte sigmund hayvanların lisanına hakim olmuştur. çevresindeki kuşlar regin'in onu öldüreceğini kendisine söylerler. böylece sigurd, regin'in kellesini alır ve andvari'nin lanetli yüzüğünün bulunduğu hazineye sahip olur.
bu olaydan sonra sigurd, gün yüzü göremeyecektir. brynhild adındaki bir kadına aşık olur ve yüzüğü ona hediye eder. bu sırada büyücü grimhild, sigurd'un kendi kızı gudrun'a aşık olması için bir iksir yapıp, sigurd'a içirir. brynhild, sigurd'un büyünün etkisinde olduğunu bilmediği için sigurd'u affetmez ve öldürür. durumu öğrenince pişman olur ama artık çok geçtir. parmağındaki yüzükle birlikte sigurd'un cenaze ateşine atlar...
hikâyeyi okurken kuvvetle muhtemel, lotr evreni ile arasında ki temel benzerlikleri görmüşsünüzdür diye düşünüyorum. sigmund'un kılıcının parçalanması ve sonrasında dövülmesi narsil'in hikayesine çok benzemektedir. iki kılıçta varislerin görevlerini yerine getirebilmesi için yeniden dövülmüştür.
ha keza smaug'un cücelerin hazinesine çökmesi, fafnir'in yaptıklarını andırır.
son kertede yüzüğün gücü ve lanetine ek olarak yok ediliş hikâyesinde de, bu mitolojik anlatıdan esintiler vardır.
tüm bunların ışığında; tolkien'in ''andvari yüzüğünün laneti'' anlatısından etkilenmiş olabileceği ve kurgusunun bir kısmına bu mitolojik unsurları dahil etmiş olması olasıdır diyebiliriz.
devamını gör...
kafatolog
dikkate alınmaması gereken bir yazar. mesajlarını engellemiştim çok önceleri, rahatsız etmişti zira.
ayrıca şeriat yaşamak istiyorsa yallah arabistana diyorum kendisine.
zaten kendisinden olsa olsa ahlak zabıtası olur.
ayrıca şeriat yaşamak istiyorsa yallah arabistana diyorum kendisine.
zaten kendisinden olsa olsa ahlak zabıtası olur.
devamını gör...
kişinin sperm haline vereceği öğüt
seni yakacaklar!!!
devamını gör...
referans torpil midir sorunsalı
genelde insanlar referans ile işe girmiş birisine ne uzatıyon işe torpil ile işe girmişsin diye sorabiliyor. bence referans torpil değildir çünkü zamanında oluşturdugunuz network ile birlikte oluşan bir şey referans öyle herkes kolay kolay referans olmaz. güvendiği birisine referans olur ve o güveni sağlamak içinde zamanında çok uğraşmışsınız bence bu da meziyet ister. öğrencilik yıllarında çoğumuz staj yaparız veya bulmayabiliyoruzda yaptığımız stajdan sonra işe giriyoruz genelde ve çalıştığımız yerden birisi o işe başvururken bu kişi daha önce bizde staj yapmıştı gerçekten işini çok iyi yapıyor diyerekten sizi işe alabiliyor bence bu torpil değil.
devamını gör...
feryal özel
1975 istanbul doğumlu gök bilimci, kara delik görüntüleme çalışmalarıyla adını bilim tarihine yazdıran değerli bilim insanı.
olay ufku teleskobu*'ndan alınan verileri işleyerek, bir kara deliğin tarihteki ilk görüntüsüne dönüştüren ekipte yer almaktadır ve matematik modelleme grubunun başkanıdır. ayrıca nötron yıldızı araştırmalarına yaptığı katkılar sayesinde 2013'te maria goeppert-mayer ödülünü kazanmıştır. halen arizona üniversitesi astronomi bölümünde profesörlük yapmaktadır.
olay ufku teleskobu*'ndan alınan verileri işleyerek, bir kara deliğin tarihteki ilk görüntüsüne dönüştüren ekipte yer almaktadır ve matematik modelleme grubunun başkanıdır. ayrıca nötron yıldızı araştırmalarına yaptığı katkılar sayesinde 2013'te maria goeppert-mayer ödülünü kazanmıştır. halen arizona üniversitesi astronomi bölümünde profesörlük yapmaktadır.
devamını gör...
gemide filminden akılda kalanlar
"demezler mi ulan adama, bu şehrin zaptiyesi sen misin diye? "
devamını gör...
poğaça meyve suyu ikilisi
midemi yakan bir başlık oldu.
devamını gör...
kar şiiri
orhan veli'nin efsane şiiridir. insanı duygulandırır*.
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
uludağda karı düşünüyorum karı
donları çözülmüş karı
masamda buz gibi biram
hani ya rakım
herkesin elinde ski kayıyor
benimki kırık
benim adım orhan veli kanık
yüreği yanık...
devamını gör...
seri artı oy veren yazarlar uçurulsun kampanyası
olum kaçıncıya yazıyorsun aynı şeyleri alüminyum, oraleti mi fazla kaçırdın dediğim başlık.
devamını gör...
sözlükte erkek olmak
sözlükten önce kadındık diye yorumladım
devamını gör...
evi ev gibi hissettiren detaylar
annenin sesidir, yaptığı yemeklerin kokusudur. akşam eve gelen babanın ayak sesleridir.
devamını gör...
emile
yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla geçmiş olması, bu arada bilimin çağlar atlamış olmasına rağmen hala büyük oranda doğru tespitler barındıran jean jacques rousseau eseridir. özellikle psikoloji ve pedagoji bilimlerinin daha ortada olmadığı 18 yy için devrimsel bir kitaptır. en basitinden günümüz bazı popüler çocuk doktorları bile, ninelerimiz en doğrusunu yapıyordu bebeleri kundaklamak gerekir derken, bu adam o dönemde kundaklamanın çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik gelişimine olumsuz etkilerinin olacağını söylemiştir.
öne sürülen bazı savlar bilimsel gelişmeyle desteksiz kalmış olsa da bir sistem olarak ortaya koyduğu eğitim modeli sağlamdır. bireysel olarak uygulayan var mıdır bilmiyorum ama fransa dahil hiçbir ülkede bir eğitim politikası olarak uygulanmamıştır. bu haliyle bir eğitim ütopyası gibidir.
yazıldığı dönem dikkate alınarak bir rehber kitap olarak değil de bir klasik eser olarak okunmalı. yazılanları o çağın kafasıyla tartmalı ve bulunduğumuz çağın bilimsel imbiğinden geçirerek dimağımıza işlemeliyiz.
rousseau'nun beyin kıvrımlarında seyahat etmek, çağının ötesindeki düşünce yapısını anlamak için ideal bir eserdir.
öne sürülen bazı savlar bilimsel gelişmeyle desteksiz kalmış olsa da bir sistem olarak ortaya koyduğu eğitim modeli sağlamdır. bireysel olarak uygulayan var mıdır bilmiyorum ama fransa dahil hiçbir ülkede bir eğitim politikası olarak uygulanmamıştır. bu haliyle bir eğitim ütopyası gibidir.
yazıldığı dönem dikkate alınarak bir rehber kitap olarak değil de bir klasik eser olarak okunmalı. yazılanları o çağın kafasıyla tartmalı ve bulunduğumuz çağın bilimsel imbiğinden geçirerek dimağımıza işlemeliyiz.
rousseau'nun beyin kıvrımlarında seyahat etmek, çağının ötesindeki düşünce yapısını anlamak için ideal bir eserdir.
devamını gör...
moderasyon sisteminin eskiye dönmesi
bugün önce yeni sistemi kullandım ama maalesef ikna olamadan eski sisteme döndüm.ama koşullar beni itti diyeyim.memnun kaldığınız moderatörden kopamıyorsun ikna edici cevaplar onda oluyor genelde.
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan kelimeler
mütevazı-mütevazi
mütevazı: alçak gönüllü.
mütevazi: birbirine paralel olan.
mütevazı: alçak gönüllü.
mütevazi: birbirine paralel olan.
devamını gör...
mata hari
aslen hollanda kökenli olup, birinci dünya savaşı sırasında dansözlük ve seks işçiliği aracılığıyla almanya lehine istihbarat toplayan meşhur kadın casus.
bilindiği gibi, istihbarat teşkilatlarının iki ana görevi bulunur: espiyonaj (haber alma) ve kontrespiyonaj (karşı haber alma). bu kavramlardan yola çıkarak türetilen sekspiyonaj ifadesi*, cinsel dürtüler aracılığıyla haber almayı ifade eder. önemli erkek ya da kadınlar, hoşlandıkları cinslerden seçilen* işveli cilveli yetiştirilmiş güzel ya da yakışıklı casuslar tarafından bir şekilde etkilenir ve bu yolla bilgi alınmaya çalışılır. bal tuzağı (honey trap) ya da bel altı istihbarat olarak da bilinir.
işte mata hari de, bu kavramın en bilindik icracılarından biridir.
asıl adı margaretha geertruida zelle'dir. mata hari ismi kendisine çok sonradan, fransızlar tarafından, sahne adı olarak takılacaktır. erken hayatında, bir subayın gazeteye verdiği ve evlenmek istediğini beyan ettiği ilanı görmesi üzerine o subayla evlenir ve bir kızı, bir de oğlu olur. bu evlilik sırasında, eşinin görevi icabı gittiği cava adası'nda yerel, egzotik dansları öğrenir. yaşadığı bir iki trajedi ve hayatının yolunda gitmemesi üzerine önce hollanda'ya geri döner, ardından da paris'e geçer. burada dansıyla ünlenmeye, herkesi kendine hayran bırakmaya başlar.
derken, tam da bu zamanlarda savaş başlar. mata hari şüpheli davranışlar sergiliyordur. gün geçtikçe fransız istihbaratının daha çok dikkatini çeker. çünkü almanlarla çok içli dışlıdır. zaman savaş zamanıdır, fransızlar tabiricaizse cadı avı gibi casus avına çıkmışlardır. entrikalar döner, kararlar verilir ve mata hari 15 ekim 1917 günü kurşuna dizilerek idam edilir.
hatta idamıyla ilgili bir de şehir efsanesi var:
söylenen o ki; kendisinin idamıyla görevlendirilmiş askerleri ölmeden önce selamlamış, onlara öpücükler yollamış, işveler yapmış. her ne hikmetse 12 kişilik manganın 8'i (hatta daha abartılı bir söylentiye göre 9 kişilik manganın 8'i) mata hari'yi ıskalamış. öyle güzel, öyle etkileyici bir kadınmış ki askerlerin tetiği çekmeye gönülleri razı gelmemiş.
şöyle bir hanımefendi kendisi:

duyan da barbara palvin sanar.* güzellik algısı tabii, bir şey diyemeyiz.*
ayrıca bizim de tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir dansöz casusumuz var: (bkz: emine adalet pee). hem de çok daha güzel, fıstık gibi. asın bayrakları!
---
bir tutankamonun laneti ukdesi idi.
bilindiği gibi, istihbarat teşkilatlarının iki ana görevi bulunur: espiyonaj (haber alma) ve kontrespiyonaj (karşı haber alma). bu kavramlardan yola çıkarak türetilen sekspiyonaj ifadesi*, cinsel dürtüler aracılığıyla haber almayı ifade eder. önemli erkek ya da kadınlar, hoşlandıkları cinslerden seçilen* işveli cilveli yetiştirilmiş güzel ya da yakışıklı casuslar tarafından bir şekilde etkilenir ve bu yolla bilgi alınmaya çalışılır. bal tuzağı (honey trap) ya da bel altı istihbarat olarak da bilinir.
işte mata hari de, bu kavramın en bilindik icracılarından biridir.
asıl adı margaretha geertruida zelle'dir. mata hari ismi kendisine çok sonradan, fransızlar tarafından, sahne adı olarak takılacaktır. erken hayatında, bir subayın gazeteye verdiği ve evlenmek istediğini beyan ettiği ilanı görmesi üzerine o subayla evlenir ve bir kızı, bir de oğlu olur. bu evlilik sırasında, eşinin görevi icabı gittiği cava adası'nda yerel, egzotik dansları öğrenir. yaşadığı bir iki trajedi ve hayatının yolunda gitmemesi üzerine önce hollanda'ya geri döner, ardından da paris'e geçer. burada dansıyla ünlenmeye, herkesi kendine hayran bırakmaya başlar.
derken, tam da bu zamanlarda savaş başlar. mata hari şüpheli davranışlar sergiliyordur. gün geçtikçe fransız istihbaratının daha çok dikkatini çeker. çünkü almanlarla çok içli dışlıdır. zaman savaş zamanıdır, fransızlar tabiricaizse cadı avı gibi casus avına çıkmışlardır. entrikalar döner, kararlar verilir ve mata hari 15 ekim 1917 günü kurşuna dizilerek idam edilir.
hatta idamıyla ilgili bir de şehir efsanesi var:
söylenen o ki; kendisinin idamıyla görevlendirilmiş askerleri ölmeden önce selamlamış, onlara öpücükler yollamış, işveler yapmış. her ne hikmetse 12 kişilik manganın 8'i (hatta daha abartılı bir söylentiye göre 9 kişilik manganın 8'i) mata hari'yi ıskalamış. öyle güzel, öyle etkileyici bir kadınmış ki askerlerin tetiği çekmeye gönülleri razı gelmemiş.
şöyle bir hanımefendi kendisi:

duyan da barbara palvin sanar.* güzellik algısı tabii, bir şey diyemeyiz.*
ayrıca bizim de tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş bir dansöz casusumuz var: (bkz: emine adalet pee). hem de çok daha güzel, fıstık gibi. asın bayrakları!
---
bir tutankamonun laneti ukdesi idi.
devamını gör...
lanet
yazımı karıştırılan kelimelerden biridir.
çoğu kişi 'nalet' olarak bilir ve kullanır.
kimseye lanet okumamanızı tavsiye ederim. çünkü o lanet dönüp sizi vurabilir.
çoğu kişi 'nalet' olarak bilir ve kullanır.
kimseye lanet okumamanızı tavsiye ederim. çünkü o lanet dönüp sizi vurabilir.
devamını gör...
mahlaslardan meslek tahmin etmek
beni de edin beni de edin.
devamını gör...