bilim insanlarından mars vebası uyarısı
bizim halihazırda kullandığımız virüsümüz var, ithal organizmalara, virüslere, mikroplara ihtiyacımız yok.
tombik koronamız var. *
tombik koronamız var. *
devamını gör...
troller yokken sözlüğün çok sıkıcı olması
doğrudur. sabahtan beri 1 tane bile lucifer tanımı görmedim. canım çok sıkkın.
devamını gör...
anadolu'da kullanılan işleme motifleri
yazıyı okurken aklıma direkt olarak navajo'lar geldi. ne alaka diyenin kalbini kırarım. alakası çok zira bizdeki halı motifleri ile navajo halılarının motifleri inanılmaz benzerlik gösterir. zaten yazacaklarımı yazdıktan sonra bir kaç örnek bırakacağım buraya. navajoların dokumacılığının ve kum sanatının arkasında çok keyifli efsaneler vardır. vakti zamanında örümcek kadın navajo kabilesini ziyaret etmiş. sizde demiş dokumacılık ışığı görüyorum, ''dokuyuverin gari!'' demiş. örümcek kadın kimdir, nedir derseniz? baş dokumacıdır. dokuma tanrısı olarak düşünebilirsiniz onu. şimşekten yapılmış bir dokuma tezgahı hediye etmiş navajolara... erkeği/kadını fark etmeksizin halı dokumayı bu tezgahta öğretmiş onlara. ama zamanla erkeklerin kabileler arası savaşlar, beyaz şeytanla savaşlar ve bufalo avı derken başları çok kalabalıklaşmış ve ihale navajo kadınlarına kalmış. bu inanç o kadar kanıksanmış ve derinlere işlemiştir ki, yeni doğan kız çocuklarının elleri örümcek ağları ile ovulur ve örümcek kadının yeteneğinin bu çocukları bulması için dua edilir. doğuştan dokumacı bir halk anlayacağınız.
değerli bir navajo'lu dostum aslında örümcek kadının insan olduğunu ve kendi insanlarına halı dokumayı öğrettiğini anlatmıştı. ama zamanla mevzu dilden dile aktarılarak öyle bir hal almış ki, anlattığım efsane doğmuş. kum sanatı ile ilgili de benzer bir hikaye vardır ama o bu başlığın konusu değil. orada da çizen adam/ressam adam gelip bu sanatı navajolara öğretiyor. neyse çok uzatmayayım. ben fi tarihinde navajo halılarını yakinen görme şansını eriştim. bizim halılarımıza ya da bizde kullanılan orta asya motiflerine cidden çok benziyorlar. bu mevzu derin aslında adamlara ayrı bir başlık açmak lazım. ben sadece yeri gelmişken bu benzerliğin altını çizmek istedim.
şöyle bir kaç örnek iliştireyim şuraya; artı inceledikçe ve karşılaştırdıkça benzerlikleri kendiniz de tespit edersiniz diye düşünüyorum.



.
değerli bir navajo'lu dostum aslında örümcek kadının insan olduğunu ve kendi insanlarına halı dokumayı öğrettiğini anlatmıştı. ama zamanla mevzu dilden dile aktarılarak öyle bir hal almış ki, anlattığım efsane doğmuş. kum sanatı ile ilgili de benzer bir hikaye vardır ama o bu başlığın konusu değil. orada da çizen adam/ressam adam gelip bu sanatı navajolara öğretiyor. neyse çok uzatmayayım. ben fi tarihinde navajo halılarını yakinen görme şansını eriştim. bizim halılarımıza ya da bizde kullanılan orta asya motiflerine cidden çok benziyorlar. bu mevzu derin aslında adamlara ayrı bir başlık açmak lazım. ben sadece yeri gelmişken bu benzerliğin altını çizmek istedim.
şöyle bir kaç örnek iliştireyim şuraya; artı inceledikçe ve karşılaştırdıkça benzerlikleri kendiniz de tespit edersiniz diye düşünüyorum.



.
devamını gör...
elektrogitar
şu ana kadar hakkında yazdığım şeyleri tek bir tanımda toplayacağım alet. daha yazdıkça edit girerim.
genel bilgiler
(bkz: elektro gitar kanalları)
(bkz: elektro gitar seçme rehberi)
(bkz: prosesör vs pedal)
(bkz: elektro gitar pedal rehberi)
teknik bilgiler
(bkz: downpicking)
(bkz: alternate picking)
(bkz: tapping)
ton alma rehberleri
(bkz: duman tonu rehberi)
(bkz: iron maiden tonu rehberi)
gitarlar
fender
(bkz: fender stratocaster)
(bkz: fender telecaster)
(bkz: fender mustang)
(bkz: fender dave murray stratocaster)
(bkz: fender standard stratocaster)
(bkz: squier)
gibson
(bkz: gibson flying v)
(bkz: gibson sg)
(bkz: gibson les paul)
(bkz: epiphone)
diğerleri
(bkz: esp) #733576
(bkz: ltd)
(bkz: ltd white zombie)
(bkz: ibanez)
manyetikler
(bkz: emg)
(bkz: seymour duncan)
amfiler
(bkz: fender twin reverb)
genel bilgiler
(bkz: elektro gitar kanalları)
(bkz: elektro gitar seçme rehberi)
(bkz: prosesör vs pedal)
(bkz: elektro gitar pedal rehberi)
teknik bilgiler
(bkz: downpicking)
(bkz: alternate picking)
(bkz: tapping)
ton alma rehberleri
(bkz: duman tonu rehberi)
(bkz: iron maiden tonu rehberi)
gitarlar
fender
(bkz: fender stratocaster)
(bkz: fender telecaster)
(bkz: fender mustang)
(bkz: fender dave murray stratocaster)
(bkz: fender standard stratocaster)
(bkz: squier)
gibson
(bkz: gibson flying v)
(bkz: gibson sg)
(bkz: gibson les paul)
(bkz: epiphone)
diğerleri
(bkz: esp) #733576
(bkz: ltd)
(bkz: ltd white zombie)
(bkz: ibanez)
manyetikler
(bkz: emg)
(bkz: seymour duncan)
amfiler
(bkz: fender twin reverb)
devamını gör...
yoldaş yoldaşa yürümez
sola mensup arkadaş ortamlarında ilkemizdir sanıyordum. meğerse herkes yürüyormuş ta tek saf benmişim.*
devamını gör...
şükür eden bir kul muyuz
bu konu üzerinde biraz dusunsek,bizim elimizde ne gibi nimetler var?belkide farkedemedigimiz ama kainatin zerreleri adedince sukretmemiz gereken nimetler var.biraz örnek vererek aklımıza yakınlaştırmak gelirse,biz insan olarak tüm canlılar ile alakadariz değil mi?örneğin kuşların birlikte civildasmasi,kedinin annesinin onu beslemesi,koruyup kollamasi bizi mutlu eder ve lezzet alırız değil mi?o halde bize lezzet veren her şey için de bir hamd lazımdır diyebiliriz.basimizin,dişimizin agrimadigi zamanlar aslında bizim için büyük nimet.kisacasi saglikliysan ve sevdiklerin hayattaysa sukredecek çok şeyin var demektir.
devamını gör...
beş para etmediği halde kendini iyi satan insan
kendini iyi satabiliyorsa ikna kabiliyeti yüksek çokta boş olmayan insandır
devamını gör...
atlıkarınca
ismi ile kafalarımızı hayli karıştıran, göz alıcı renkleri ve ışığıyla çocukluk hayali olan lunapark oyuncağı.

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••
atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.
rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••
atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.
rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.
devamını gör...
yazarların yazarları rahat bırakmaması
görmezden gelmek iyidir. saçmalayarak iyi ya da kötü umursandığını gören kişi aynı şekilde hareket etmeye devam edecektir. umursama pekiştirecini geri çekerek hareket edilmelidir. (bkz: 1 saniyeden fazla zaman ayrılmayacak başlıklar serisi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en acıklı anları
yazarlarımızın dokunaklı anlarını paylaştığı başlık.
benim ki ailemin isteği üzerine resim çantamı çöp konteynerine bırakmamdı. sonrasında ellerim cebimde gözlerim yaşlı ekmek almaya bakkala yürümüştüm. e bir de sonbahar. yapraklar filan. acıklıydı yani.*
benim ki ailemin isteği üzerine resim çantamı çöp konteynerine bırakmamdı. sonrasında ellerim cebimde gözlerim yaşlı ekmek almaya bakkala yürümüştüm. e bir de sonbahar. yapraklar filan. acıklıydı yani.*
devamını gör...
starman
1984 yapımı, bilim kurgu filmi. yönetmeni john carpenter, oyuncular ise jeff bridges ve karen allen.
bu filmden biraz uzun bahsedeceğim. çünkü bu filmin sonradan devam dizisi de çevrildi. jeff oynamıyordu dizide, oyuncular değişmişti haliyle( karen değişti mi bilmiyorum). ama dizisini severek izlediğimi hatırlıyorum. bu diziden bahsetmeyeceğim, çünkü detaylarını hatırlamıyorum . ben film kısmını alayım; dizi kısmını başka yazara bırakayım.
filmde her şey voyager ıı’nin fırlatılmasından sonra oluyor. carl sagan , kozmos kitabında bu bölüme ayrı yer ayırmıştı. bildiğimiz üzere, bir çok dilden mesajlar, müzikler de konmuştu bu araca; başka bir zeki tür bulursa bizi biraz tanısınlar diye. hawking sonradan ‘mesaj göndermeyin, tanrı muhafaza gelirler’ falan da demişti hatırlarsınız. bu filmde de bu anlatılıyor. mesaj alınıyor ve bizi ziyaret etmeye geliyorlar. işin ilginci(ki sonraki sahnelerde bununla ilgili diyalog da var), hem davet ediyorsun, hem kendi türünü cicik canlılar gibi gösteriyorsun; sonra da ziyarete gelince düşman belliyorsun. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
konusu kısaca ,yukarıda anlattıklarımla birlikte, bu davete icabet eden uzaylı dostlarımız saldırıya uğruyor. sonra birisi eşini yeni kaybetmiş jenny’nin evinin yakınına düşüyor.
bundan sonrası tamamen spoiler.
eski yapım diye bakmamak lazım. gerçekten dönemine göre iyi filmdir. özellikle evde, ölen scott’ın bedeninin şeklini alması sahnesi iyiydi. bir de bu tür kovalamacaların olduğu filmlerde mustang eksik olmaz bilirsiniz. buradada 1977 model wisconsin plakalı mustang, tüm ihtişamıyla yerini alıyor. bazı mantık hataları var ve normal, bilim kurgu türünde genelde mantık hatalarına rastlarız.
uzaylının kendi geldiği yeri tanımlaması iyiydi. düşünün tek bir dil, tek bir ülke var; savaş yok kıtlık yok. güçlüler güçsüzleri ezmiyor. ama yine de bir şeyin eksikliğini hissediyor. bizdeki heyecan duygusuna imreniyor sevgili uzaylımız. oysa gelse bir kaç ay yaşasa, anlayacak her şeyi de, neyse.
spoiler bitti.
izlenebilir bir film. dizide de, jenny’ye giderken bıraktığı ‘hediyeyi’ izledik. bu türü sevenler için dönemi de baz alırsak, güzel filmdir. ama beklentinizi yüksek tutmayın. filmleri çekildiği zamana göre değerlendirmek lazım. iyi seyirler.
bu filmden biraz uzun bahsedeceğim. çünkü bu filmin sonradan devam dizisi de çevrildi. jeff oynamıyordu dizide, oyuncular değişmişti haliyle( karen değişti mi bilmiyorum). ama dizisini severek izlediğimi hatırlıyorum. bu diziden bahsetmeyeceğim, çünkü detaylarını hatırlamıyorum . ben film kısmını alayım; dizi kısmını başka yazara bırakayım.
filmde her şey voyager ıı’nin fırlatılmasından sonra oluyor. carl sagan , kozmos kitabında bu bölüme ayrı yer ayırmıştı. bildiğimiz üzere, bir çok dilden mesajlar, müzikler de konmuştu bu araca; başka bir zeki tür bulursa bizi biraz tanısınlar diye. hawking sonradan ‘mesaj göndermeyin, tanrı muhafaza gelirler’ falan da demişti hatırlarsınız. bu filmde de bu anlatılıyor. mesaj alınıyor ve bizi ziyaret etmeye geliyorlar. işin ilginci(ki sonraki sahnelerde bununla ilgili diyalog da var), hem davet ediyorsun, hem kendi türünü cicik canlılar gibi gösteriyorsun; sonra da ziyarete gelince düşman belliyorsun. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
konusu kısaca ,yukarıda anlattıklarımla birlikte, bu davete icabet eden uzaylı dostlarımız saldırıya uğruyor. sonra birisi eşini yeni kaybetmiş jenny’nin evinin yakınına düşüyor.
bundan sonrası tamamen spoiler.
eski yapım diye bakmamak lazım. gerçekten dönemine göre iyi filmdir. özellikle evde, ölen scott’ın bedeninin şeklini alması sahnesi iyiydi. bir de bu tür kovalamacaların olduğu filmlerde mustang eksik olmaz bilirsiniz. buradada 1977 model wisconsin plakalı mustang, tüm ihtişamıyla yerini alıyor. bazı mantık hataları var ve normal, bilim kurgu türünde genelde mantık hatalarına rastlarız.
uzaylının kendi geldiği yeri tanımlaması iyiydi. düşünün tek bir dil, tek bir ülke var; savaş yok kıtlık yok. güçlüler güçsüzleri ezmiyor. ama yine de bir şeyin eksikliğini hissediyor. bizdeki heyecan duygusuna imreniyor sevgili uzaylımız. oysa gelse bir kaç ay yaşasa, anlayacak her şeyi de, neyse.
spoiler bitti.
izlenebilir bir film. dizide de, jenny’ye giderken bıraktığı ‘hediyeyi’ izledik. bu türü sevenler için dönemi de baz alırsak, güzel filmdir. ama beklentinizi yüksek tutmayın. filmleri çekildiği zamana göre değerlendirmek lazım. iyi seyirler.
devamını gör...
muhteş ikiliyle kafa rock radyo yayını
devamını gör...
sözlükten birine ciddi ciddi aşık olmak
ben yazanın kadın mı erkek mi olduğunu zor anlıyorum siz nasıl aşık oluyorsunuz valla helal
devamını gör...
türkiye'nin tokyo olimpiyatları'nda sadece 6 madalya kazanması
teşekkürler busenaz surmeneli.
helal olsun kardeşim.
helal olsun kardeşim.
devamını gör...
regl ağrısı
çeken kişiyi uykusuz, aksi, nalet yapan ağrı çeşidi.
devamını gör...
ölmeden önce yapılması gerekenler
iz bırakın. bildiğimiz en iyi iz bırakma yöntemi çocuk yapmak. ama onu tavsiye etmem. gezegende bi imzanız olsun. mümkünse fidan dikin. hayat size kötü bi tecrübe yaşatmış olabilir. evrenin ne kadar büyük ve sizin diğer milyarlarca türdaşınıza ne kadar benzer olduğunuzu düşünün. farkınızı kendiniz yaratın. elinizden geliyorsa sizden sonraki nesillere emanet bırakın. bi sanat eseri yaratın mesela. hiçbir şey bilmiyorsanız çizdiğiniz bi resmi nft'ye dönüştürüp satın. evet diktiğiniz ağaç da bir gün ölecek, nft'nin olduğu blokzincir de bozunacak. ama ölü haliniz bile bi işe yaramış olacak. belki bir ağaç, dirinizden daha kıymetli olacaktır.
devamını gör...



