henry david thoreau
aslında "waldo sen neden burada değilsin" dediği arkadaşı da devletin politikalarını beğenmiyor ama çoğumuz gibi, muhalif olayım ama rahatımda bozulmasın diyen biri.
devamını gör...
çok gezen mi bilir çok okuyan mı sorunsalı
cevabını nikos kazancakis'in zorba romanında bulabileceğimiz sorudur. romanda bir tarafta çok okuyan 35 yaşında bir "kağıt faresi" var; öte yandan da bir destan kahramanı gibi gönüllere yerleşen çok gezen zorba...
yaşam hareketi önceleyen bir yapıya sahipken nasıl okumak kutsanır bilmiyorum!
çok okuyan hiçbir şey bilmez sadece zihnini gereksiz yükle yorar.
çok gezen ise bir ağacın toprağa tüm kökleriyle işlemesi gibi yaşama salar kendini.
biraz gramer biraz edebiyat, biraz tarih ve biraz felsefe dışında bütün okumalar gereksizdir.
yaşam hareketi önceleyen bir yapıya sahipken nasıl okumak kutsanır bilmiyorum!
çok okuyan hiçbir şey bilmez sadece zihnini gereksiz yükle yorar.
çok gezen ise bir ağacın toprağa tüm kökleriyle işlemesi gibi yaşama salar kendini.
biraz gramer biraz edebiyat, biraz tarih ve biraz felsefe dışında bütün okumalar gereksizdir.
devamını gör...
üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
yat zıbar dedim, yitzhar ne dedi:)
devamını gör...
5 vakit namaz kılmak
yapana ruhani, fiziki faydası olan, yapmayanı ilgilendirmeyen bir durumdur. abdest alınmasını gerektirdiği için temiz kalmaya faydası vardır. dua içeren bir faaliyet olduğu için psikolojik olarak arınma ve rahatlama sağlar. inananlar için kulluk vazifesi, yaradana şükür vasıfları taşır. inanmayan arkadaşlarımız için de meditasyon tarzı bir ritüel olarak düşünebilirsiniz. zararı yoktur. dalga geçilmemesi insan olmanın gerekliliğidir. hangi inanış olursa olsun, ibadete saygı duyulmalı, duyulamıyorsa bile muhatabını rahatsız edecek söylemlerden kaçınılmalıdır.
devamını gör...
yazarların yazar engelleme kriterleri
ağır hakaret, küfür ve saygısız üslup kullananları engellerim. daha da olursa moderasyona havale ederim. davranış bozukluğu olanı ben tedavi edemem.
devamını gör...
leonardo da vinci'nin mona lisa'yı çizdikten sonra instagram'a post atmamış olduğu gerçeği
az önce youtube'ta takipçilerime canlı aerobik dersleri verirken aklıma gelen düşünce. birdenbire aklıma şimşek gibi hücum eden bu aydınlanma karşısında yayını kapatıp instagram'a girdim.
kullanıcı adı kısmına "leonardodavinci,, leodavinci,, davincileo,, leovinci,,vs." gibi isimler deneyerek araştırdım bu ünlü ressamı. ancak fake hesaplar vardı, bu üstat ressamın resimlerini paylaşan tonla ıvır zıvır hayran hesapları işte...
reddit, 4chan, ekşisözlük, memurlar. net, twitter gibi ünlü siteleri de stalkladım ancak yok kardeşim yok...
bir sonraki adım olarak internet archive sitesine gittim. bilenler bilir bu sitede web sitesi sayfalarının eski hallerini görebiliyorsunuz kronolojik olarak, bilmeyenler öğrenmiş oldu. çok faydalı bir sitedir.
neyse buraya girdim ancak 1503 yılına bakamadığımız için web sitelerinden pek bir şey bulamadım.
en son çare olarak en tehlikeli yola başvurdum. artık hedefime ya yaklaşmıştım, ya da araştırmacı gazeteci olarak bu acı gerçeği halkımıza açıklamak zorundaydım.
deep web'e girdim dostlar...
internetin en derin katmanlarında, cia, fbi gibi bilumum kimselerin ulaşabileceği top secret belgeleri bile taradım ancak leonardo da vinci'nin mona lisa ile alakalı ressamın attığı herhangi bir instagram postuna denk gelmedim. internetin hiçbir yerinde yok anlayacağınız.
bu acı gerçek beni ziyadesiyle üzdü. zaten duygusal dönemimdeyim sözlük... gerçekten mutlu bir günüm olmayacak mı bilmiyorum. nefret ediyorum bu durumlardann.....
kullanıcı adı kısmına "leonardodavinci,, leodavinci,, davincileo,, leovinci,,vs." gibi isimler deneyerek araştırdım bu ünlü ressamı. ancak fake hesaplar vardı, bu üstat ressamın resimlerini paylaşan tonla ıvır zıvır hayran hesapları işte...
reddit, 4chan, ekşisözlük, memurlar. net, twitter gibi ünlü siteleri de stalkladım ancak yok kardeşim yok...
bir sonraki adım olarak internet archive sitesine gittim. bilenler bilir bu sitede web sitesi sayfalarının eski hallerini görebiliyorsunuz kronolojik olarak, bilmeyenler öğrenmiş oldu. çok faydalı bir sitedir.
neyse buraya girdim ancak 1503 yılına bakamadığımız için web sitelerinden pek bir şey bulamadım.
en son çare olarak en tehlikeli yola başvurdum. artık hedefime ya yaklaşmıştım, ya da araştırmacı gazeteci olarak bu acı gerçeği halkımıza açıklamak zorundaydım.
deep web'e girdim dostlar...
internetin en derin katmanlarında, cia, fbi gibi bilumum kimselerin ulaşabileceği top secret belgeleri bile taradım ancak leonardo da vinci'nin mona lisa ile alakalı ressamın attığı herhangi bir instagram postuna denk gelmedim. internetin hiçbir yerinde yok anlayacağınız.
bu acı gerçek beni ziyadesiyle üzdü. zaten duygusal dönemimdeyim sözlük... gerçekten mutlu bir günüm olmayacak mı bilmiyorum. nefret ediyorum bu durumlardann.....
devamını gör...
şiir
"şiirde büyü vardır, onun gücü mehtabı aşağı çeker. güneşi tersine çevirir. yılanları parçalara ayırır ya da ırmakları yukarı akıtır. kapılar büyüye karşı duramaz. en sert kilitler cazibeyle açıl susam olur. "
ovidius
taşın içinde titrersin, ağacın dalında... gökten kayan yıldız kalbine düşer de kalbin titrer. işte o titremeyi söze döker şiir.
ovidius
taşın içinde titrersin, ağacın dalında... gökten kayan yıldız kalbine düşer de kalbin titrer. işte o titremeyi söze döker şiir.
devamını gör...
yazarların yazdığı hikayeler
biliyordun kendini de, onu da...
sen sahildeki kumdun hep, o ise dalgaydı süregelen şekilde.
gelip gelip ondan biriktirdiklerini senden almaya çalışıyordu. o sana geliyormuş gibi olsa da sen ona gidiyordun hep üstelik.
bir rüzgar çıkıyordu, bir lodos esiyordu o gelip acısını senden çıkartıyordu. sen her hali ile onu kabul ediyordun. hak edilmiyor olması sevgiyi geçersiz kılmıyordu henüz senin topraklarında ve egemenlik kayıtsız şartsız millete değil sevdaya aitti, teslim bayrakları gönüllü çekilmişti. bu kadar kolay fethedilmişti sınırlarını kesin çizgilerle çizdiğini sandığın, kimseleri kabul etmeyeceğini sandığın benliğin.
gelgitler zorluyordu en çok da;
uzaklaşmaya çalışıyordun olmuyor, yakınına gidince de dağılıyordun hep olduğu gibi.
parçalarını bir araya getirmek asırlar sürüyordu sanki...
milyon tane olasılık varken "neden o" diye milyon kez soruyordun kendine bir de, cevabı yoktu, olmamalıydı da... mantıklı bir cevap varsa zaten sandığın şey değildi başına gelen. tamamen olasılıksız, tamamen mantık dışı ama tamamen dünyanın en güzel mantıksızlığı. yıldızları saymayı denemek gibi, bir yerden başlayıp bir yerde bitmeyecek bir çaba. savrulduğun yerden tanelerini toplayıp yeniden ve yeniden başlamak, bitmeyen bir umutla ama her onun sesini duyduğunda yanan canınla, bazen bile isteye bazen istemsizce akan gözyaşınla, sevmek birini dünyanın en ağır yüküydü omuzlarında...
ve sonra sonra anlıyordu insan mevzu ortak bir pencere ya da aynı pencereden bakmak değildi aslında, herkesin penceresi farklıydı zaten. belki de o pencereden bakıldığında görülmek istenen sen değildin, belki de bir pencere bile yoktu ortada...
sen sahildeki kumdun hep, o ise dalgaydı süregelen şekilde.
gelip gelip ondan biriktirdiklerini senden almaya çalışıyordu. o sana geliyormuş gibi olsa da sen ona gidiyordun hep üstelik.
bir rüzgar çıkıyordu, bir lodos esiyordu o gelip acısını senden çıkartıyordu. sen her hali ile onu kabul ediyordun. hak edilmiyor olması sevgiyi geçersiz kılmıyordu henüz senin topraklarında ve egemenlik kayıtsız şartsız millete değil sevdaya aitti, teslim bayrakları gönüllü çekilmişti. bu kadar kolay fethedilmişti sınırlarını kesin çizgilerle çizdiğini sandığın, kimseleri kabul etmeyeceğini sandığın benliğin.
gelgitler zorluyordu en çok da;
uzaklaşmaya çalışıyordun olmuyor, yakınına gidince de dağılıyordun hep olduğu gibi.
parçalarını bir araya getirmek asırlar sürüyordu sanki...
milyon tane olasılık varken "neden o" diye milyon kez soruyordun kendine bir de, cevabı yoktu, olmamalıydı da... mantıklı bir cevap varsa zaten sandığın şey değildi başına gelen. tamamen olasılıksız, tamamen mantık dışı ama tamamen dünyanın en güzel mantıksızlığı. yıldızları saymayı denemek gibi, bir yerden başlayıp bir yerde bitmeyecek bir çaba. savrulduğun yerden tanelerini toplayıp yeniden ve yeniden başlamak, bitmeyen bir umutla ama her onun sesini duyduğunda yanan canınla, bazen bile isteye bazen istemsizce akan gözyaşınla, sevmek birini dünyanın en ağır yüküydü omuzlarında...
ve sonra sonra anlıyordu insan mevzu ortak bir pencere ya da aynı pencereden bakmak değildi aslında, herkesin penceresi farklıydı zaten. belki de o pencereden bakıldığında görülmek istenen sen değildin, belki de bir pencere bile yoktu ortada...
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına girecek olması
dort gözle bekledigimiz bir haber bu. simdiden emegi gecen/gececek olan, fikri ortaya cikarandan, sarki listeleriyle destek olacak yazarlarimiza kadar herkese sonsuz tesekkurler. o zaman ne yapiyoruz carsamba gecesini iple cekiyoruz...
devamını gör...
karda yürümek
hiç dokunulmamış bir karış yüksekliğindeki kardan bembeyaz bir düzlükte, hafif dipten gelen kıtırt sesleri ile ayak izlerinizden bir yol çizip ilerlemek en güzel olanıdır.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
panda bakıcılığı..
devamını gör...
makyaj yapan kadın
niye açıldı ki bu başlık? bıyık bırakan adam diye başlık açmakla bir farkını göremiyorum. herkes kendini nasıl mutlu hissediyorsa öyle yapsın. karışmayın artık insanlara!
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
kim demiş ben bir şey yazamam
korona vakti herkese kafa atamam
öyle her yazara yazar diye bakamam
kusura bakmayın ama çoğunuzu takamam
korona vakti herkese kafa atamam
öyle her yazara yazar diye bakamam
kusura bakmayın ama çoğunuzu takamam
devamını gör...
kafa dengi arkadaş bulmanın zorluğu
kim bilir gün içinde kaç insan yanımızdan geçip gidiyor kafa dengi diyebileceğimiz. günümüzde yeni insanlarla tanışmanın çoğunlukla arkadaş ortamı ve sosyal medyadan olduğunu var sayarsak bu iş biraz zor.
devamını gör...
corpus callosum
beynin her iki hemisferini * birbirine bağlayan anatomik bölgedir. hemisferler arasında bir duble yol, bir ara bulucu gibi görev yapar. oldukça fazla nöral liflere sahiptir.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
yağmur yağıyor ya, ondan.
devamını gör...
mesajı kelime kelime gönderen arkadaş
böyle adamlar var, benim çevremde de var. telefon çalıyormuş gibi efekt veriyor mesaj yazarken adam resmen. her cümleyi de bölmezsin arkadaş yahu. bir cümle için zırt zırt zırt sürekli titriyor telefon.
devamını gör...
mauna loa
hawaii'de bulunan "uzun dağ" anlamındaki ismiyle, dünyanın en aktif yanardağlarından biri. yüksekliği 4000 metrenin biraz üzerinde.
jeoloji diyor ki; mauna loa çok eskiden bir deniz dibi volkanıymış. püskürdüğünde üst üste yığılan ve soğuyan lav katmanları sayesinde zamanla yükselmiş ve şimdiki haline gelmiş. tahminlere bakılırsa, yaklaşık 1 milyon yıl sonra sönmüş bir volkana dönüşecek çünkü kardeşi mauna kea gibi o da hawaii sıcak noktası adı verilen bölgede bulunuyor. buradaki yer kabuğu hareketli. o nedenle bölgedeki yanardağların magma odaları sürekli olarak kayıyor ve başka bir bölgeye denk geliyor zaman içerisinde.
jeoloji diyor ki; mauna loa çok eskiden bir deniz dibi volkanıymış. püskürdüğünde üst üste yığılan ve soğuyan lav katmanları sayesinde zamanla yükselmiş ve şimdiki haline gelmiş. tahminlere bakılırsa, yaklaşık 1 milyon yıl sonra sönmüş bir volkana dönüşecek çünkü kardeşi mauna kea gibi o da hawaii sıcak noktası adı verilen bölgede bulunuyor. buradaki yer kabuğu hareketli. o nedenle bölgedeki yanardağların magma odaları sürekli olarak kayıyor ve başka bir bölgeye denk geliyor zaman içerisinde.
devamını gör...
ülkemizde küçümsenen meslekler
kesinlikle arkeoloji. bu kadar kültür zengini topraklarda yaşayıp bu kadar arkeolojiye düşmanlık inanılır gibi değil. çoğu insan bilim olduğunu bile bilmez belki de kazıcı ya da hazine avcısı sanarlar.
devamını gör...