babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
eğer babanız hayattaysa iyi veya kötü ne söyleyecekseniz yüzüne karşı söylemenizi tavsiye ederim. toprağa girdim mi dönüş olmuyor çünkü.
devamını gör...
sürekli terk etmekle tehdit eden sevgili
er ya da geç terk edeceğinden derhal terk edilmesi gereken konuk sevgili. sürekli eleştirel tavırlar takınır ve sen bana layık değilsin fikrini empoze eder. alkolik ya da aşırı kiskanc iseniz pek de haksiz diyemem. sebep önemli.
devamını gör...
the truman show
sahte hayatlar yaşamaya çok alıştık internet alemine daldık dalalı. daimi bir takip edilme hevesiyle kendi özel hayatımızı gözler önüne sermekten büyük bir keyif duyar olduk. hayatımıza dair ne varsa, paylaşım sitelerinde ayan beyan ortaya döktük ve bu, bizim popülerlik yolundaki en büyük adımımız oldu. halbuki git gide yalana dönen, sahteliğe meyleden bir yaşam döngüsünde yol alıyorduk, bilemedik. bir kafede otururken “sıkıldım” desek hiç kimse dönüp bakmazken bize, bu sözü internette bir siteye yazınca onlarca yorum almaktan dolayı göğsümüz kabardı. 500 – 1000 sanal arkadaşımız olunca kendimizi sosyalleşmiş saydık fakat bir sinema filmini yalnız izlemek zorunda kaldığımızda bile o arkadaşların sahteliğinden şüphelenmek aklımıza gelmedi. işte bu bizim takip edilme, izlenme isteğimizdendir. büyük biradere gönüllü köleliğimizdendir.
bir başka ve daha evvel bir zamana ait olan televizyon ise başka bir yönümüzü ortaya koydu. başka insanların hayatına olan merak. televizyonla birlikte, kendi hayatımızı yaşamaktansa, başka insanların yaşadıklarını izlemeye koyulduk büyük bir iştahla. insanlarıın en özeline kadar soktuk burnumuzu, yetmedi eleştirmeye, akıl vermeye bile başladık. onlar yaşadılar biz izledik. onların hayatındaki her şeyi merak etmeye başladık. bir adam hayal kurdu mesela, biz o hayale ondan fazla inandık. eve gelince ilk iş televizyonu açtık dünyada neler olmuş diye bakmak için. ama aslında dünyada neler olduğunu, eve gelmeden az evvel kendi gözlerimizle görmekteydik. işte bu da bizim takip etme, izleme isteğimizdendir. büyük birader olmaya yeltenişimizdir.
bu iki isteğin bileşimi bizi yavaş yavaş “truman burbank kompleksi”ne doğru sürüklemeye başladı. her an bir film setinde gibi yaşamak adet oldu artık. kulağımızda kulaklıklarla yürürken, çalan müzik “clint mansel”e aitse bir de, kendimizi bir filmin başrolünde hissettik. fonda çalan müzik eşliğinde bize biçilen rolü oynuyorduk, çevremizdeki herkes gibi. bu yanlış değildi aslında, çünkü zaten herkes, bir kamera olsun ya da olmasın, clint mansel çalsın ya da çalmasın kendine yazılmış bir senaryoyu hayata geçirmekteydi. acı çeker gibi yapmak, gülümser gibi, acıkır gibi, sevişir gibi, yaşar gibi yapmak oldu işimiz. ve tabii sonunda ölür gibi yapmak… ta ki bir gün gökyüzünden bir spot ışığı önümüze düşüp bize bir şeyleri ayrımsatana kadar.
truman burbank, bir şirket tarafından evlat edinilen ve doğumundan itibaren her saniyesi dev bir film setinde geçen, farkında olmasa da yaşamı bir dizi olan bir adamın hikayesidir. tanıdığı herkes profesyonel oyunculardır, karısı, annesi, babası, en yakın arkadaşı… istinasız herkes. sahip olduğu hobiler ve dahi fobiler dizinin devamı için ona zorla kabul ettirilmiştir. ve otuz yaşına kadar truman bu olayın farkına varamaz bir türlü. andrew niccol’ün yaratıcılığın da bir sınırı olduğunu kabul edemeyen pırıl pırıl zihninin bir örneğidir bu film. niccol’ün zihninin ne kadar sınır tanımaz olduğunu anlamak için gattaca, simone, the terminal’i de izlemeniz yeterlidir sanırım. tabii bu yaratıcı kalem üstadının gözü kulağı olan yönetmen peter weir’i de unutmayalım. “dead poets society”de harikalar yaratan yönetmenin “the truman show”da yaptığı ise bir başka harikadır. jim carrey, oynadığı her rolün hakkını verebilen bir adam olduğu için de film büyük bir başarı sağlamıştır. izlemeye değer bir film olduğunu söylemeye gerek duymuyorum. izlemeye ve izlenmeye devam edin, sadece spot ışığı ya da bir dekor parçası düşerken kendinize dikkat edin. ölümünüzün “rating”i ne kadar yüksek olursa olsun, öldüğünüzde yayından kaldırılacaksınız…
bir başka ve daha evvel bir zamana ait olan televizyon ise başka bir yönümüzü ortaya koydu. başka insanların hayatına olan merak. televizyonla birlikte, kendi hayatımızı yaşamaktansa, başka insanların yaşadıklarını izlemeye koyulduk büyük bir iştahla. insanlarıın en özeline kadar soktuk burnumuzu, yetmedi eleştirmeye, akıl vermeye bile başladık. onlar yaşadılar biz izledik. onların hayatındaki her şeyi merak etmeye başladık. bir adam hayal kurdu mesela, biz o hayale ondan fazla inandık. eve gelince ilk iş televizyonu açtık dünyada neler olmuş diye bakmak için. ama aslında dünyada neler olduğunu, eve gelmeden az evvel kendi gözlerimizle görmekteydik. işte bu da bizim takip etme, izleme isteğimizdendir. büyük birader olmaya yeltenişimizdir.
bu iki isteğin bileşimi bizi yavaş yavaş “truman burbank kompleksi”ne doğru sürüklemeye başladı. her an bir film setinde gibi yaşamak adet oldu artık. kulağımızda kulaklıklarla yürürken, çalan müzik “clint mansel”e aitse bir de, kendimizi bir filmin başrolünde hissettik. fonda çalan müzik eşliğinde bize biçilen rolü oynuyorduk, çevremizdeki herkes gibi. bu yanlış değildi aslında, çünkü zaten herkes, bir kamera olsun ya da olmasın, clint mansel çalsın ya da çalmasın kendine yazılmış bir senaryoyu hayata geçirmekteydi. acı çeker gibi yapmak, gülümser gibi, acıkır gibi, sevişir gibi, yaşar gibi yapmak oldu işimiz. ve tabii sonunda ölür gibi yapmak… ta ki bir gün gökyüzünden bir spot ışığı önümüze düşüp bize bir şeyleri ayrımsatana kadar.
truman burbank, bir şirket tarafından evlat edinilen ve doğumundan itibaren her saniyesi dev bir film setinde geçen, farkında olmasa da yaşamı bir dizi olan bir adamın hikayesidir. tanıdığı herkes profesyonel oyunculardır, karısı, annesi, babası, en yakın arkadaşı… istinasız herkes. sahip olduğu hobiler ve dahi fobiler dizinin devamı için ona zorla kabul ettirilmiştir. ve otuz yaşına kadar truman bu olayın farkına varamaz bir türlü. andrew niccol’ün yaratıcılığın da bir sınırı olduğunu kabul edemeyen pırıl pırıl zihninin bir örneğidir bu film. niccol’ün zihninin ne kadar sınır tanımaz olduğunu anlamak için gattaca, simone, the terminal’i de izlemeniz yeterlidir sanırım. tabii bu yaratıcı kalem üstadının gözü kulağı olan yönetmen peter weir’i de unutmayalım. “dead poets society”de harikalar yaratan yönetmenin “the truman show”da yaptığı ise bir başka harikadır. jim carrey, oynadığı her rolün hakkını verebilen bir adam olduğu için de film büyük bir başarı sağlamıştır. izlemeye değer bir film olduğunu söylemeye gerek duymuyorum. izlemeye ve izlenmeye devam edin, sadece spot ışığı ya da bir dekor parçası düşerken kendinize dikkat edin. ölümünüzün “rating”i ne kadar yüksek olursa olsun, öldüğünüzde yayından kaldırılacaksınız…
devamını gör...
sayın cumhurbaşkanımızla külliye'de birlikte olduk
devamını gör...
foton
spini +1, durgun kütlesi 0 olan, elektromanyetik kuvvetin taşıyıcılığını yapan atom altı parçacık.
bir elektromanyetik dalga olan ışık, fotonlardan oluşur.
bir elektromanyetik dalga olan ışık, fotonlardan oluşur.
devamını gör...
üniversitelerin açılmaması
psikolojimizi yerle bir eden olaydır. üniversitede sosyalleşmek varken dört duvar arasında geçti 1-2 yılımız.
devamını gör...
bursa'ya gideceklere tavsiyeler
beni bulun ve yemek ısmarlayın ben sizi gezdiririm
devamını gör...
ho chi minh
ikinci dünya savaşı sırasında japonya'ya karşı savaşa başlamış, sonra fransa ve amerika birleşik devletleri ile savaşmış lider. herhalde en az 30 yıl savaşmış adam.
devamını gör...
normal sözlük'te gündemin nasıl belirlendiği sorunsalı
şuan kafa sözlük gündeminin gereksiz, cinsiyetçi, ötekileştirici, komik de olmayan başlıklarla dolu olması olayı. gündem bölümünde an itibariyle mantıklı bir başlık bulup okumak imkansız. güzel başlıklar açılıyor evet akışta görüyorum, kaliteli yazarların sayısı çok fazla çok güzel şeyler yazılıyor ama altına 2 kişi gelip yorum yapmıyor. gündemdeki başlıkların hepsi de zaten diğer sözlüklerden taşınan başlıklar. maalesef bu konuda sözlük yönetimini suçlayamayız. birazcık bilinçlenip düzgün başlıklara tanım girersiniz insanların karşısına da o başlıklar çıkacak. troll'ün biri başlık açınca kimse girip yorum yapmasa onu gündem'e çıkarmayacaksınız amacına ulaşamayacak zaten.
edit: troller de işini kaliteli yapsa da gülsek bari o da yok.
edit: bir çok arkadaşa mesaj attım ama hala aynı yorumlar geliyor burdan da yazmak istiyorum. ben de bilimsel, siyasal, sanatsal konularda derin tartışmalar, bilgiler beklemiyorum. sadece insanlar buraya diğer platformlarda gördükleri bu cinsiyetçi gereksiz polemikleri görmemek için yeni bir soluk olarak geldi ama bazı yazarlar burayı da öyle platformlara dönüştürmeye çalışıyor. ben zaten sadece bilim konuşun demedim diyemem de zaten moderatör falan da değilim. sadece burayı seven biri olarak kirletmeye çalışanların başlıklarına tanım girmezseniz bu başlıklardan kurtuluruz demek istemiştim.
edit: troller de işini kaliteli yapsa da gülsek bari o da yok.
edit: bir çok arkadaşa mesaj attım ama hala aynı yorumlar geliyor burdan da yazmak istiyorum. ben de bilimsel, siyasal, sanatsal konularda derin tartışmalar, bilgiler beklemiyorum. sadece insanlar buraya diğer platformlarda gördükleri bu cinsiyetçi gereksiz polemikleri görmemek için yeni bir soluk olarak geldi ama bazı yazarlar burayı da öyle platformlara dönüştürmeye çalışıyor. ben zaten sadece bilim konuşun demedim diyemem de zaten moderatör falan da değilim. sadece burayı seven biri olarak kirletmeye çalışanların başlıklarına tanım girmezseniz bu başlıklardan kurtuluruz demek istemiştim.
devamını gör...
dünyayı değiştiren 17 denklem
bilim tarihinin mihenk taşı sayılan eşitlikler.
çok uzun bir tanım olacak ama mutlaka ilgisi olanlar vardır diyerek elimi korkak alıştırmıyor ve başlıyorum. bazı gbkz'lerin altı boş olabilir. doldurmak isteyen çekinmesin, önden buyursun *
1- pisagor teoremi
bir dik üçgenin kenarları arasındaki ilişkiyi açıklayan teorem. buna göre, dik üçgenin kısa iki kenarının kareleri toplamı, uzun kenarın karesine eşittir.
görsel
2- logaritma
matematikte üstel fonksiyon adını verdiğimiz fonksiyonlar var. bunlar sabit bir sayı olan bir tabanla, değişken bir bilinmeyen olan üslerden oluşur. 2 üzeri x gibi... logaritmalar, bu fonksiyonların tersidir. tabloda 2 numarada bulunan denklem, özellikle büyük sayıların çarpımını kolaylaştıran, bir logaritma çarpım formülünün, logaritma toplamasına dönüştürülmesidir.
şu şekilde gördüğünüz üstteki formül, bunun ifadesidir.
3- kalkülüs
diferansiyel denklemler, integraller olarak da isimlerini duyduğunuz denklemlerle ilgili bir formül... 3 numaradaki formül türevi tanımlıyor. çoğu kişiye anlamsız birtakım karalamalar gibi görünse de, türev matematik kadar fizikte de önemli bir kavram. örneğin ivme dediğimiz şey, hızın zamana göre türevidir. bu denklem de türevin genel ifadesidir ve türevlenebilen her konuya uygulanabilir.
4- yer çekimi kanunu
genel olarak kütle çekimi olarak bilinen fiziksel özellik, incelenen cisim dünya (yani yer) ise yer çekimi olarak adlandırılır. isaac newton tarafından tanımlanan bu kanun, 2 kütle arasındaki çekim kuvvetinin, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olduğunu ifade eder. yani aradaki uzaklık arttıkça, kütle çekim kuvveti bu uzaklığın karesi kadar azalacaktır. kozmoloji için oldukça önemli bir kanundur bu. sadece dünya için değil, evrensel kütle çekim yasası olarak da kullanılır çünkü.
formüldeki büyük g, evrensel çekim sabitidir. m1 ve m2, aralarındaki kütle çekim kuvveti hesaplanacak 2 cismin kütleleri, paydadaki r ise bu cisimler arasındaki uzaklıktır.
5- (-1) sayısının karekökü
karmaşık sayılar adını verdiğimiz bir kavram var matematikte. bu sayılar bir reel, bir de sanal kısımdan oluşurlar. reel kısımlarla yapılan işlemler, bildiğimiz matematik işlemleridir ve herkesçe malumdur. sanal kısımlarla işlem yapmak biraz daha fazlasını gerektirir.
karekök içerisinde genel olarak pozitif sayılar görmeye alışkınızdır. önceki cümlede verdiğim linkteki tabloya bakarsanız, kendisiyle çarpılmış bir sayının, karekök dışına yine kendisi olarak çıktığını göreceksiniz. örneğin karekök 4 demek, 2 demektir. zira 4 dediğimiz sayı, 2 sayısının kendisiyle çarpılmasından elde edilir.
fakat karekök içerisinde negatif bir sayı olursa ne yapacağız? çünkü bir sayıyı kendisiyle çarpmak demek, sonucun pozitif olması anlamına gelir. o halde biz hangi sayıyı kendisiyle çarpıp da negatif bir sayı elde edebiliriz ki? işte burada devreye i sayısı girer. -1 dediğimiz bu sayı, i'nin karesi olarak kabul edilir ve işlemler buna göre yapılır. neye yarıyor bu sayılar peki? sim kart kodlamalarında kullanılıyor örneğin, kullandığımız birçok alette bulunan elektronik devrelerle ilgili hesaplarda kullanılıyor vs... yani önemli bir buluş bu i'nin karesi.
6- çokyüzlüler için euler formülü
çokyüzlü nedir? işte bunlara benzer, adı üzerinde çok yüzü olan cisimlerdir.
linkte gördüğünüz gibi oldukça basit bir formül bu.
v; söz konusu çokyüzlünün köşe sayısı,
e; aynı şeklin kenar sayısı,
f; yine aynı şeklin yüz sayısı
gördüğünüz gibi şeklinizin kaç yüzü olursa olsun, sonuç daima 2'dir. topoloji adlı matematik dalında kullanılır bu bilgi.
7- normal dağılım
gauss dağılımı olarak da bilinen bu dağılım, istatistiksel bir olasılık dağılımıdır.
istatistiksel bir veri setimiz olsun. bu formül bize der ki, bu setteki değerler içerisinde, hepsinin toplamından ortaya çıkan ortalama bir değer vardır ve siz o değere ne kadar çok yaklaşırsanız, incelediğiniz olayın görülme ihtimali de o derece artar. aksine, değerden uzaklaştıkça, olayın görülme ihtimali de azalır.
istatistik, matematik, fizik, sosyal bilimler gibi çok fazla kullanım alanı bulunur bu formülün.
8- dalga denklemi
bu denklem, tıpkı türevde olduğu gibi, bir değerin zaman göre nasıl değiştiğini verir bize.
9- fourier dönüşümü
doğada mekanik dalga ve elektromanyetik dalga dediğimiz fiziksel birtakım özellikler var. bunlar etrafımızda deneyimlediğimiz günlük hayattan, göremediğimiz kuantum dünyasına kadar her yerdedir. ses dalgaları, deprem dalgaları, kuantumdaki olasılık dalgaları gibi...
bazen bu dalgaları analiz ederken bazı dağınık dalga parçalarını birleştirmemiz ve tüme varmamız gerekebilir. fourier dönüşümü tam da bu işe yarar. elektromanyetik dalgalara da uygulanabildiğinden, çok geniş kullanım alanı bulunur.
10- navier - stokes denklemi
diferansiyel denklemlerden biri olan bu denklem akışkanların davranışını inceler. okyanus dalgaları, yıldız yapıları, bir uçağın etrafındaki hava akımları gibi birçok konuyu ilgilendirir.
11- maxwell denklemleri
elektrik alanı ve manyetik alan arasındaki ilişkiyi inceleyen bu denklemler, fizikte çığır açan denklemlerdendir çünkü elektromanyetizmanın temelidir bunlar. hayatın her alanında önemli olan ışık bir elektromanyetik dalga olduğundan, bu denklemler kullandığımız birçok teknolojinin de temeli oldu.
12- termodinamiğin ikinci yasası
"kapalı bir sistem içerisinde entropi ya artar ya da sabit kalır, azalmaz" olarak özetlenebilir. daha fazla bilgi için:
(bkz: termodinamiğin ikinci yasası)
entropi
fiziksel yasaların çoğu çift yönlü çalışırken, bu yasa sadece entropinin artacağı yönde çalışır.
13- izafiyet teorisi
özel görelilik ve genel görelilik konularını hepiniz bir yerlerde duymuşsunuzdur diye düşünüyorum. her ne kadar albert einstein nobel'i bunlardan biriyle almamış olsa da, oldukça ünlü kuramlardır bunlar.
söz konusu denklemi de yine bir yerlerde görmüşsünüzdür. bu denklem bize -en azından bildiğimiz evrende- kütlesi olan hiçbir şeyin, ışık hızına ulaşıp onu geçemeyeceğini söyler basitçe. yine fizikte çığır açtığını söylemeye gerek yok sanırım.
14- schrödinger denklemi
kuantum sistemlerindeki bilgiye ulaşabilmemizi sağlayan değerli bir denklemdir. atom altı parçacıklarla ilgili konularda karşımıza çıkar ve kuantum mekaniği için son derece önemlidir.
15- bilgi teorisi
matematik ve elektrik mühendisliğinde kullanılır. bilişim kuramı adıyla da bilinir. konu hakkında fazla bilgim olmadığından alıntı ile özetleyeceğim.
--- alıntı ---
"denklem shannon bilgi entropisi içindir. yukarıda verilen termodinamik entropi ile olduğu gibi, bu bir bozukluk ölçüsüdür. bu durumda, bir mesaj, bir kitap, internette gönderilen bir jpeg resmi veya sembolik olarak temsil edilebilecek herhangi bir şeyin bilgi içeriğini ölçer. bir mesajın shannon entropisi, içeriğinin bir kısmını kaybetmeden mesajın ne kadar sıkıştırılacağına ilişkin daha düşük bir sınırı temsil eder.
...
stewart’a göre, bilgi çağını başlatan denklem bu olmuştur.”
(matematiksel.org'dan alıntıdır.)
"bilginin önemli bir ölçütü, genellikle depolama ve iletişim için gerekli olan parçaların ortalama sayısı olan entropidir. entropi, bir rastgele değişkenin değerini tahmin ederken belirsizliği nicelikselleştirir. örneğin, bir yazı tura oyunun sonuç için sağladığı bilgi, bir zar atma oyunun sonuç için sağladığı bilgiden daha azdır. yazı tura oyununda eşit olasılıklı iki sonuç vardır, zar atma oyununda ise eşit olasılıklı altı sonuç. bu nedenle yazı tura oyunu daha düşük entropiye sahiptir."
(wikipedia'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
16- kaos teorisi
ilk bakışta kaotik, yani rastgele ve düzensiz görünse de, daha küçük ölçekte bakıldığında anlam kazanan davranışlar gösteren sistemlerle ilgili, kullanım alanı geniş bir formül. karmaşık ve tahmin edilemeyen davranışlar gösteren sistemlerin açıklanmasında kullanılır da diyebiliriz.
burada yine bir alıntıya başvuracağım:
--- alıntı ---
kaos teorisi’nin ı̇lkeleri
• “kelebek etkisi” ve “başlangıç durumuna hassas bağımlılık”
karmaşık sistemlerdeki anlık değişmelerin, uzun dönemde önemli değişikliklere yol açması durumudur.
• kaos örüntüleri (chaos pattern)
düzensizlik düzenin bir parçasıdır. düzenden düzensizlik, düzensizlikten düzen oluşabilir.
• türbülans (onset on turbulance)
hareketin rastgeleliğidir ve tüm ölçeklerde aşırı dağınıklık, enerji boşalması, sürüklenmeninhâkim olmasıdır.
• çekici öğeler (strangeattractors)
sistem davranışları, farklı çekici öğelerin etkisi altına girme eğiliminde olması durumudur.
• geri bildirim (feedback)
sistemler olumsuz geri bildirimler sayesinde kendi düzenlerini sürdürürler. bir basamaktaki herhangi bir çıktı, bir sonraki basamak için geri bildirim niteliğindedir. böylece olumsuz geri bildirimler sistem sapmalarını düzenlerken, olumlu geri bildirimler sistemdeki sürdürülebilirliği sağlar.
• kendi kendine örgütlenme (self-organization)
her yaşayan organizma hayatta kalabilmek için enerji harcar. bu sistemlerde değişim rastgele değil bütüncüldür. başlangıç ve kırılma noktaları oluşunca bu süreç özgür hareketlerle doğal akışla kendiliğinden gerçekleşir.
• zaman zaman tekrarlar (ıteration)
bazı fonksiyonların basitçe tekrar etmesidir.
(dunya.com'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
17- black - scholes denklemi
fischer black ve myron scholes'a nobel ekonomi ödülü'nü kazandıran bu denklem, finans alanında kullanılan, bir çeşit fiyat belirleme tekniğidir.
son bir alıntı gelsin:
--- alıntı ---
denklemi bir örnek ile açıklamaya çalışalım. eti, kilosunu x tl’den satın alma opsiyonunun değerini 2 şey belirleyebilir; etin fiyatı ve et fiyatının hangi aralıklarda hareket ettiği. fakat opsiyon değeri ve etin fiyatı (değeri) düşünüldüğü gibi basit bir şekilde değişim göstermez. buradan hareketle eğer doğru et portföyü ve et alıp satmak için doğru opsiyonlara sahipseniz elinizde tamamen risksiz bir portföy var demektir. et fiyatı ve risk içermeyen fiyat aralığını bildiğiniz için, aradaki farka bakarak en iyi opsiyon değerini hesaplayabilirsiniz.
(bilim.org'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
çok uzun bir tanım olacak ama mutlaka ilgisi olanlar vardır diyerek elimi korkak alıştırmıyor ve başlıyorum. bazı gbkz'lerin altı boş olabilir. doldurmak isteyen çekinmesin, önden buyursun *
1- pisagor teoremi
bir dik üçgenin kenarları arasındaki ilişkiyi açıklayan teorem. buna göre, dik üçgenin kısa iki kenarının kareleri toplamı, uzun kenarın karesine eşittir.
görsel
2- logaritma
matematikte üstel fonksiyon adını verdiğimiz fonksiyonlar var. bunlar sabit bir sayı olan bir tabanla, değişken bir bilinmeyen olan üslerden oluşur. 2 üzeri x gibi... logaritmalar, bu fonksiyonların tersidir. tabloda 2 numarada bulunan denklem, özellikle büyük sayıların çarpımını kolaylaştıran, bir logaritma çarpım formülünün, logaritma toplamasına dönüştürülmesidir.
şu şekilde gördüğünüz üstteki formül, bunun ifadesidir.
3- kalkülüs
diferansiyel denklemler, integraller olarak da isimlerini duyduğunuz denklemlerle ilgili bir formül... 3 numaradaki formül türevi tanımlıyor. çoğu kişiye anlamsız birtakım karalamalar gibi görünse de, türev matematik kadar fizikte de önemli bir kavram. örneğin ivme dediğimiz şey, hızın zamana göre türevidir. bu denklem de türevin genel ifadesidir ve türevlenebilen her konuya uygulanabilir.
4- yer çekimi kanunu
genel olarak kütle çekimi olarak bilinen fiziksel özellik, incelenen cisim dünya (yani yer) ise yer çekimi olarak adlandırılır. isaac newton tarafından tanımlanan bu kanun, 2 kütle arasındaki çekim kuvvetinin, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olduğunu ifade eder. yani aradaki uzaklık arttıkça, kütle çekim kuvveti bu uzaklığın karesi kadar azalacaktır. kozmoloji için oldukça önemli bir kanundur bu. sadece dünya için değil, evrensel kütle çekim yasası olarak da kullanılır çünkü.
formüldeki büyük g, evrensel çekim sabitidir. m1 ve m2, aralarındaki kütle çekim kuvveti hesaplanacak 2 cismin kütleleri, paydadaki r ise bu cisimler arasındaki uzaklıktır.
5- (-1) sayısının karekökü
karmaşık sayılar adını verdiğimiz bir kavram var matematikte. bu sayılar bir reel, bir de sanal kısımdan oluşurlar. reel kısımlarla yapılan işlemler, bildiğimiz matematik işlemleridir ve herkesçe malumdur. sanal kısımlarla işlem yapmak biraz daha fazlasını gerektirir.
karekök içerisinde genel olarak pozitif sayılar görmeye alışkınızdır. önceki cümlede verdiğim linkteki tabloya bakarsanız, kendisiyle çarpılmış bir sayının, karekök dışına yine kendisi olarak çıktığını göreceksiniz. örneğin karekök 4 demek, 2 demektir. zira 4 dediğimiz sayı, 2 sayısının kendisiyle çarpılmasından elde edilir.
fakat karekök içerisinde negatif bir sayı olursa ne yapacağız? çünkü bir sayıyı kendisiyle çarpmak demek, sonucun pozitif olması anlamına gelir. o halde biz hangi sayıyı kendisiyle çarpıp da negatif bir sayı elde edebiliriz ki? işte burada devreye i sayısı girer. -1 dediğimiz bu sayı, i'nin karesi olarak kabul edilir ve işlemler buna göre yapılır. neye yarıyor bu sayılar peki? sim kart kodlamalarında kullanılıyor örneğin, kullandığımız birçok alette bulunan elektronik devrelerle ilgili hesaplarda kullanılıyor vs... yani önemli bir buluş bu i'nin karesi.
6- çokyüzlüler için euler formülü
çokyüzlü nedir? işte bunlara benzer, adı üzerinde çok yüzü olan cisimlerdir.
linkte gördüğünüz gibi oldukça basit bir formül bu.
v; söz konusu çokyüzlünün köşe sayısı,
e; aynı şeklin kenar sayısı,
f; yine aynı şeklin yüz sayısı
gördüğünüz gibi şeklinizin kaç yüzü olursa olsun, sonuç daima 2'dir. topoloji adlı matematik dalında kullanılır bu bilgi.
7- normal dağılım
gauss dağılımı olarak da bilinen bu dağılım, istatistiksel bir olasılık dağılımıdır.
istatistiksel bir veri setimiz olsun. bu formül bize der ki, bu setteki değerler içerisinde, hepsinin toplamından ortaya çıkan ortalama bir değer vardır ve siz o değere ne kadar çok yaklaşırsanız, incelediğiniz olayın görülme ihtimali de o derece artar. aksine, değerden uzaklaştıkça, olayın görülme ihtimali de azalır.
istatistik, matematik, fizik, sosyal bilimler gibi çok fazla kullanım alanı bulunur bu formülün.
8- dalga denklemi
bu denklem, tıpkı türevde olduğu gibi, bir değerin zaman göre nasıl değiştiğini verir bize.
9- fourier dönüşümü
doğada mekanik dalga ve elektromanyetik dalga dediğimiz fiziksel birtakım özellikler var. bunlar etrafımızda deneyimlediğimiz günlük hayattan, göremediğimiz kuantum dünyasına kadar her yerdedir. ses dalgaları, deprem dalgaları, kuantumdaki olasılık dalgaları gibi...
bazen bu dalgaları analiz ederken bazı dağınık dalga parçalarını birleştirmemiz ve tüme varmamız gerekebilir. fourier dönüşümü tam da bu işe yarar. elektromanyetik dalgalara da uygulanabildiğinden, çok geniş kullanım alanı bulunur.
10- navier - stokes denklemi
diferansiyel denklemlerden biri olan bu denklem akışkanların davranışını inceler. okyanus dalgaları, yıldız yapıları, bir uçağın etrafındaki hava akımları gibi birçok konuyu ilgilendirir.
11- maxwell denklemleri
elektrik alanı ve manyetik alan arasındaki ilişkiyi inceleyen bu denklemler, fizikte çığır açan denklemlerdendir çünkü elektromanyetizmanın temelidir bunlar. hayatın her alanında önemli olan ışık bir elektromanyetik dalga olduğundan, bu denklemler kullandığımız birçok teknolojinin de temeli oldu.
12- termodinamiğin ikinci yasası
"kapalı bir sistem içerisinde entropi ya artar ya da sabit kalır, azalmaz" olarak özetlenebilir. daha fazla bilgi için:
(bkz: termodinamiğin ikinci yasası)
entropi
fiziksel yasaların çoğu çift yönlü çalışırken, bu yasa sadece entropinin artacağı yönde çalışır.
13- izafiyet teorisi
özel görelilik ve genel görelilik konularını hepiniz bir yerlerde duymuşsunuzdur diye düşünüyorum. her ne kadar albert einstein nobel'i bunlardan biriyle almamış olsa da, oldukça ünlü kuramlardır bunlar.
söz konusu denklemi de yine bir yerlerde görmüşsünüzdür. bu denklem bize -en azından bildiğimiz evrende- kütlesi olan hiçbir şeyin, ışık hızına ulaşıp onu geçemeyeceğini söyler basitçe. yine fizikte çığır açtığını söylemeye gerek yok sanırım.
14- schrödinger denklemi
kuantum sistemlerindeki bilgiye ulaşabilmemizi sağlayan değerli bir denklemdir. atom altı parçacıklarla ilgili konularda karşımıza çıkar ve kuantum mekaniği için son derece önemlidir.
15- bilgi teorisi
matematik ve elektrik mühendisliğinde kullanılır. bilişim kuramı adıyla da bilinir. konu hakkında fazla bilgim olmadığından alıntı ile özetleyeceğim.
--- alıntı ---
"denklem shannon bilgi entropisi içindir. yukarıda verilen termodinamik entropi ile olduğu gibi, bu bir bozukluk ölçüsüdür. bu durumda, bir mesaj, bir kitap, internette gönderilen bir jpeg resmi veya sembolik olarak temsil edilebilecek herhangi bir şeyin bilgi içeriğini ölçer. bir mesajın shannon entropisi, içeriğinin bir kısmını kaybetmeden mesajın ne kadar sıkıştırılacağına ilişkin daha düşük bir sınırı temsil eder.
...
stewart’a göre, bilgi çağını başlatan denklem bu olmuştur.”
(matematiksel.org'dan alıntıdır.)
"bilginin önemli bir ölçütü, genellikle depolama ve iletişim için gerekli olan parçaların ortalama sayısı olan entropidir. entropi, bir rastgele değişkenin değerini tahmin ederken belirsizliği nicelikselleştirir. örneğin, bir yazı tura oyunun sonuç için sağladığı bilgi, bir zar atma oyunun sonuç için sağladığı bilgiden daha azdır. yazı tura oyununda eşit olasılıklı iki sonuç vardır, zar atma oyununda ise eşit olasılıklı altı sonuç. bu nedenle yazı tura oyunu daha düşük entropiye sahiptir."
(wikipedia'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
16- kaos teorisi
ilk bakışta kaotik, yani rastgele ve düzensiz görünse de, daha küçük ölçekte bakıldığında anlam kazanan davranışlar gösteren sistemlerle ilgili, kullanım alanı geniş bir formül. karmaşık ve tahmin edilemeyen davranışlar gösteren sistemlerin açıklanmasında kullanılır da diyebiliriz.
burada yine bir alıntıya başvuracağım:
--- alıntı ---
kaos teorisi’nin ı̇lkeleri
• “kelebek etkisi” ve “başlangıç durumuna hassas bağımlılık”
karmaşık sistemlerdeki anlık değişmelerin, uzun dönemde önemli değişikliklere yol açması durumudur.
• kaos örüntüleri (chaos pattern)
düzensizlik düzenin bir parçasıdır. düzenden düzensizlik, düzensizlikten düzen oluşabilir.
• türbülans (onset on turbulance)
hareketin rastgeleliğidir ve tüm ölçeklerde aşırı dağınıklık, enerji boşalması, sürüklenmeninhâkim olmasıdır.
• çekici öğeler (strangeattractors)
sistem davranışları, farklı çekici öğelerin etkisi altına girme eğiliminde olması durumudur.
• geri bildirim (feedback)
sistemler olumsuz geri bildirimler sayesinde kendi düzenlerini sürdürürler. bir basamaktaki herhangi bir çıktı, bir sonraki basamak için geri bildirim niteliğindedir. böylece olumsuz geri bildirimler sistem sapmalarını düzenlerken, olumlu geri bildirimler sistemdeki sürdürülebilirliği sağlar.
• kendi kendine örgütlenme (self-organization)
her yaşayan organizma hayatta kalabilmek için enerji harcar. bu sistemlerde değişim rastgele değil bütüncüldür. başlangıç ve kırılma noktaları oluşunca bu süreç özgür hareketlerle doğal akışla kendiliğinden gerçekleşir.
• zaman zaman tekrarlar (ıteration)
bazı fonksiyonların basitçe tekrar etmesidir.
(dunya.com'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
17- black - scholes denklemi
fischer black ve myron scholes'a nobel ekonomi ödülü'nü kazandıran bu denklem, finans alanında kullanılan, bir çeşit fiyat belirleme tekniğidir.
son bir alıntı gelsin:
--- alıntı ---
denklemi bir örnek ile açıklamaya çalışalım. eti, kilosunu x tl’den satın alma opsiyonunun değerini 2 şey belirleyebilir; etin fiyatı ve et fiyatının hangi aralıklarda hareket ettiği. fakat opsiyon değeri ve etin fiyatı (değeri) düşünüldüğü gibi basit bir şekilde değişim göstermez. buradan hareketle eğer doğru et portföyü ve et alıp satmak için doğru opsiyonlara sahipseniz elinizde tamamen risksiz bir portföy var demektir. et fiyatı ve risk içermeyen fiyat aralığını bildiğiniz için, aradaki farka bakarak en iyi opsiyon değerini hesaplayabilirsiniz.
(bilim.org'dan alıntıdır.)
--- alıntı ---
devamını gör...
şiir alıntıları
ruhun mu ateş yoksa
o gözler mi alevden
bilmem bu yanardağ
ne biçim korla tutuştu
pervane olan kendini
gizler mi alevden
sen istedin ondan
bu gönül zorla tutuştu.
o gözler mi alevden
bilmem bu yanardağ
ne biçim korla tutuştu
pervane olan kendini
gizler mi alevden
sen istedin ondan
bu gönül zorla tutuştu.
devamını gör...
aşk
ortaçağda yaşamış olsaydım daha farklı bir tanımlama yapabileceğim sözcük. güncel hali ne yazık ki : karşı cinsten birini seç, kutsallaştır, bunu 1-2 yıl devam ettir, tüket, değersizleştir ve ayrıl. bir süre kendini geliştir ve gelişmiş skillerinle aynı işlemleri bir sonraki karşı cins için tekrar uygula ve buna ölene kadar devam et. 28 yaşına gelince de furyaya katıl, sosyal sebeplerle evlen. 30 yaşında boşan. 36 yaşında ikinci evliliğini yap ve…
devamını gör...
seninki de dert mi
dillendirmediğim lakin bazı insan kişilerinin gelip kafamı ütülerken iç geçirip içimden geçirdiğim cümle.
bakın lütfen! dert falan, sen hayırdır yani 'dert dinleme encümen azası mıyım ben? 'kolumdan tutan dert anlatıyor. hayır bir yere kadar dinliyorumda ama bir yerden sonrası bende yok. tamam biraz güzin ablalık mevcut ama bu şu demek değil ki sizin 'eltinizin, durumunuza bakıp cevap vermemesini' ısıtıp ısıtıp önüme koymanız minvalinde ki cümlelerinizi her daim dinleyeceğim. (sağlam bozdum ama olsun, cümleyi yahu! )
yoksa kimsenin derdini küçümsemem fakat işte zornan şeeettiriyorlar.
bakın lütfen! dert falan, sen hayırdır yani 'dert dinleme encümen azası mıyım ben? 'kolumdan tutan dert anlatıyor. hayır bir yere kadar dinliyorumda ama bir yerden sonrası bende yok. tamam biraz güzin ablalık mevcut ama bu şu demek değil ki sizin 'eltinizin, durumunuza bakıp cevap vermemesini' ısıtıp ısıtıp önüme koymanız minvalinde ki cümlelerinizi her daim dinleyeceğim. (sağlam bozdum ama olsun, cümleyi yahu! )
yoksa kimsenin derdini küçümsemem fakat işte zornan şeeettiriyorlar.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
bulaşık makinesi boşaltmak.
devamını gör...
madem öldürmeyecektin niye bu kadar ağrıdın
başımız ağrımaktadır. ağrısı saatlerdir geçmek bilmemektedir. bu kadar ağrımasına bir ölüm yakışırdı ama amacı nedir çözemediğim bir baş ağrısı. işbu başıma yaptığım bir sitemdir. saatlerce ağrıyarak ne yapmak nereye varmak istemektedir. hayır migren nasıl bi şey bilsem migren filan başlangıcı diyeceğim ama bilmiyorum ki. her türlü yol denenmiş ilaç takviyesi yapılmış olup şekilden şekile girilmek suretiyle sonuç beklenmeye başlanmıştır. ölürsem haber ederim.
birkaç artı oyla kem gözlerin hakkından gelebiliriz belki bilemiyorum altan.
-ey tanrı’m dayanabilir miyim buna ben? yardım et çıkar onu al başımdan lütfen. taşıyamayabilirim düşerim birden...
-içimden şu zalim şüpheyi kaldır,
ya sen gel ya da beni oraya aldır azrail.
birkaç artı oyla kem gözlerin hakkından gelebiliriz belki bilemiyorum altan.
-ey tanrı’m dayanabilir miyim buna ben? yardım et çıkar onu al başımdan lütfen. taşıyamayabilirim düşerim birden...
-içimden şu zalim şüpheyi kaldır,
ya sen gel ya da beni oraya aldır azrail.
devamını gör...
başlık açarken dikkat edilmesi gereken kurallar
... şöyle kadın , .... şöyle erkek vb. tarzı şeyler
devamını gör...
varoluş sıkıntısı
işte tam olarak beni tarif eden içinde bulunduğum durum.
sartre’a göre, insan, insanlığın bütün değerlerini kendisi yaratır ve
bunu tek başına yapar. yapamadığı zamanda heralde bir yıldız gibi kayar düşüncesindeyim.kaya kaya gidiyorsun sağa sola... kendi seçimlerimin sonucunu yaşıyorsam ve hayatımdan sorumluysam içinde bulunduğum mutsuzluğun sebebi de benim o halde. buraya kadar problemi adlandırdık*
şimdi sorunu çözme vakti. varoluşumu tamamlama,kendimi tanıma ve eksikliğimi giderme evresi. tam olarak oraya gelememek o insanı üzüyor işte.aynı seyirde ilerlemek düşünsel anlamda bir yol katedememek... burayı çözmeyince hep aynı yerlerde takılıp hep aynı yerlerde düşüyorsun.her seferinde tekrar başa sarıyorsun. elindeki oyuncağı yerine yerleştiremeyen ağzını büzmüş ağlamaklı çocuk burukluğuna dönmek. yardım almak istemeyen kendi eliyle doğru yere istediği hamleyi yapan çocuk olmak vardı. bu kadar basite almayın bu sıkıntıyı seninki de dert mi deyip geçmeyin.*
insanız ve hepimiz aynı dertten muzdaribiz.
sartre’a göre, insan, insanlığın bütün değerlerini kendisi yaratır ve
bunu tek başına yapar. yapamadığı zamanda heralde bir yıldız gibi kayar düşüncesindeyim.kaya kaya gidiyorsun sağa sola... kendi seçimlerimin sonucunu yaşıyorsam ve hayatımdan sorumluysam içinde bulunduğum mutsuzluğun sebebi de benim o halde. buraya kadar problemi adlandırdık*
şimdi sorunu çözme vakti. varoluşumu tamamlama,kendimi tanıma ve eksikliğimi giderme evresi. tam olarak oraya gelememek o insanı üzüyor işte.aynı seyirde ilerlemek düşünsel anlamda bir yol katedememek... burayı çözmeyince hep aynı yerlerde takılıp hep aynı yerlerde düşüyorsun.her seferinde tekrar başa sarıyorsun. elindeki oyuncağı yerine yerleştiremeyen ağzını büzmüş ağlamaklı çocuk burukluğuna dönmek. yardım almak istemeyen kendi eliyle doğru yere istediği hamleyi yapan çocuk olmak vardı. bu kadar basite almayın bu sıkıntıyı seninki de dert mi deyip geçmeyin.*
insanız ve hepimiz aynı dertten muzdaribiz.
devamını gör...
sözlük entelleri sıralı tam liste
yaz beni başa dediğim liste. valla bak, 1 numaraya yaz hem de.
edit: teessüf ediyorum domestic'ciğim hıyar'cığım. aile sırlarımızı neden ifşa ediyorsun? ben daha o at kafasıyla bayılma numaraları yapacaktım "binmeye" çalışanlara. şimdi başka bir şey bulmam gerekecek *
edit: teessüf ediyorum domestic'ciğim hıyar'cığım. aile sırlarımızı neden ifşa ediyorsun? ben daha o at kafasıyla bayılma numaraları yapacaktım "binmeye" çalışanlara. şimdi başka bir şey bulmam gerekecek *
devamını gör...


