yasak ilişkiden doğan çocuk
orta doğuda tüm suç çocuğa atılır, sanki onun elindeymiş gibi hep dışlanır....
devamını gör...
marilyn monroe
hayatı boyunca zatüree ve bronşitten çok çekmiştir. bunun nedeni ise halkın önüne çıkmadan önce buzla dolu bir küvete girmesiymiş .çektiği acıyı azaltmak için uyuşturucu alarak buz gibi suyun içinde saatlerce yatıp ; memelerinin ve poposunun dik olmasının sağlıyormuş. biz sabahları erken kalkıp duş almaya üşenirken kadındaki disiplin gerçekten takdire şayanmış.
devamını gör...
iki kadın
yavuz özkan'ın yönetmiş olduğu 1992 yapımı film. dram içerikli yerli bir sinema. başrollerde zuhal olcay, haluk bilginer, serap aksoy oynuyorlar. filmin hem senarist, hem de yönetmeni olan yavuz özkan, bu filmde de isimleri olmayan üç karaktere kamerasını çevirmiş.
film, seks işçisi bir kadın ( zuhal olcay) ile randevu ayarlayıp sonrasında çıkan kavga sonucu kadına kendi isteği dışında cinsel tacizde bulunan bir bakan ( haluk bilginer), sonra da kadının bakana dava açması ve bakanın karısı ( serap aksoy) ile kadının sonradan başlayan dost olma hikayesini konu ediniyor.
filmdeki oyunculuklar olağanüstü derecede başarılı. zuhal olcay bu filmde de klasını ispatlamış. haluk bilginer, şimdiye kadar ki en antipatik, güç sahibi, kibirli, kaçamağı, aldatmayı, tecavüzü kendinde hak gören bir karakteri canlandırsa da hakkını teslim etmek gerek, rolünde epey başarılıydı.
filmde, cinsiyet ayrımcılığı üzerine vurgu yapılmış. erkeklerin yasak ilişkilerinin hoş görülüp, kadınların yasak ilişkileri sonucu ise kendilerine fahişe yaftası yapıştırılmasına eleştiri getiren bir film olmuş. film, birden fazla da ödül kazanmıştır. deli gibi yağan yağmur, göl ve orman manzaralı ev ( bolu'da çekilmiş), kadın ile bakanın vicdan ve sağduyu sahibi karısının dostluğu, olumsuz sahneler dışında filmdeki iç açıcı sahnelerden olmuştur. yönetmeninin aynı kişi olmasından dolayı da bir sonbahar hikayesi filmiyle benzer bir atmosfere ve tarza sahiptir.
film, seks işçisi bir kadın ( zuhal olcay) ile randevu ayarlayıp sonrasında çıkan kavga sonucu kadına kendi isteği dışında cinsel tacizde bulunan bir bakan ( haluk bilginer), sonra da kadının bakana dava açması ve bakanın karısı ( serap aksoy) ile kadının sonradan başlayan dost olma hikayesini konu ediniyor.
filmdeki oyunculuklar olağanüstü derecede başarılı. zuhal olcay bu filmde de klasını ispatlamış. haluk bilginer, şimdiye kadar ki en antipatik, güç sahibi, kibirli, kaçamağı, aldatmayı, tecavüzü kendinde hak gören bir karakteri canlandırsa da hakkını teslim etmek gerek, rolünde epey başarılıydı.
filmde, cinsiyet ayrımcılığı üzerine vurgu yapılmış. erkeklerin yasak ilişkilerinin hoş görülüp, kadınların yasak ilişkileri sonucu ise kendilerine fahişe yaftası yapıştırılmasına eleştiri getiren bir film olmuş. film, birden fazla da ödül kazanmıştır. deli gibi yağan yağmur, göl ve orman manzaralı ev ( bolu'da çekilmiş), kadın ile bakanın vicdan ve sağduyu sahibi karısının dostluğu, olumsuz sahneler dışında filmdeki iç açıcı sahnelerden olmuştur. yönetmeninin aynı kişi olmasından dolayı da bir sonbahar hikayesi filmiyle benzer bir atmosfere ve tarza sahiptir.
devamını gör...
27 aralık 2020 normal sözlük güncellemesi
çok güzel olmuş diyeceğim değişimdir. abi adamlar işi biliyor ya.
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
(bkz: ışıl ışıl her yer her yer sanki pavyon)
devamını gör...
kendime not
güzel kızım,
gün boyu ders çalışmadın, uyudun uyandın, uyudun, uyandın. neden mi oldu? içinden gelmedi ve istemedin. hep bunu yapıyorsun yapma güzel kız, kendin için yapma. seni bir şey kötü hissettirdiği zaman ondan uzaklaş, yoğunlaşma lütfen, berbat oluyorsun berbat... iyi bir şey bul ve onu düşün, işinle ilgilen, kahveni iç, müzik dinle en önemlisi de şu an senin için önemli olan sınavına yoğunlaş. bal gibi de biliyorsun ki hepsini halledeceksin zor da olsa olscak. kendini üzme lütfenn...
(saat 02.32 de anlıyorum, gün boyu anlamadım. aslında biliyordum, hatırlattım güzel kendime bir kez daha)
gün boyu ders çalışmadın, uyudun uyandın, uyudun, uyandın. neden mi oldu? içinden gelmedi ve istemedin. hep bunu yapıyorsun yapma güzel kız, kendin için yapma. seni bir şey kötü hissettirdiği zaman ondan uzaklaş, yoğunlaşma lütfen, berbat oluyorsun berbat... iyi bir şey bul ve onu düşün, işinle ilgilen, kahveni iç, müzik dinle en önemlisi de şu an senin için önemli olan sınavına yoğunlaş. bal gibi de biliyorsun ki hepsini halledeceksin zor da olsa olscak. kendini üzme lütfenn...
(saat 02.32 de anlıyorum, gün boyu anlamadım. aslında biliyordum, hatırlattım güzel kendime bir kez daha)
devamını gör...
grpc
google tarafından geliştirilen protokol olarak http2, iletişim olarak binary serilization kullanan açık kaynak kodlu bir rpc kütüphanesidir. rpc(remote procedur call), uzak metotlara çağrı yapabilmeyi sağlar. grpc, dilden bağımsızdır. farklı kullanım alanları olsa da ben mikroservislerde kullanımından bahsedeceğim. çok kısaca açıklarsak, yazılımsal olarak iki tip geliştirme yaklaşımı vardır monolit ve mikroservis. monolit bütünseldir yani ayağa kaldırdığında tek başına çalışır bir kısım bozulursa tamamı etkilenir. mikroservis otonom çalışan tek bir amaç için yazılmış servislerdir mümkün mertebe birbirinden bağımsızlardır. amazon, netfix gibi platformlar mikroservis mimarisi kullanır ve binlerce yazılımsal servisleri vardır. işte bu mikroservisler birbirinden bağımsız olsa da kimi zaman başka servisten veri almaya yahut veri göndermeye ihtiyaç duyarlar. grpc'yi de bu amaçla kullanırız. örneğin bir sipariş bir de adres mikroservislerimiz var diyelim. sipariş oluşturulurken adres bilgisine ihtiyacımız var bu durumda adres mikroservisine senkron bir istek atmalıyız. daha sonra adres mikroservisinden gelen adres bilgisi verilerini alıp sipariş tablomuzu doldurup kaydetmeliyiz. grpc ile önce bir proto dosyası oluştururuz. bu dosyada istek atacak ve geri alacak property'ler ve bu işlemi yapacak metotlar bulunur. bu proto dosyası bir nevi kontrattır. yani iletişim yapacak bu iki mikroserviste de mutlaka bulunmalıdır. daha sonra sipariş servisi yani client'ımızdan adres mikroservisinin(server) http adresine datayla birlikte bir istek göndeririz. adres mikroservisinde de proto dosyasında belirttiğimiz metodu implemente ederiz. sipariş mikroservisinden isteğimiz adres mikroservisine gider ve servis ayaktaysa ve isteğimizde problem yoksa cevap sipariş mikroservisimize düşer. grpc genellikle restful mimarisiyle anılır. ikisi mikroservisler arasında senkron iletişim kurmak istediğimizde kullanılır. grpc binary serilization yani kullanıcının anlayamayacağı şekilde iletişim yaptığından servis içi iletişimlerde, rest ise json döndüğünden yani kullanıcı anlayabileceğinden client-server iletişimlerinde(dış isteklerde) kullanılır. grpc rest'ten hızlı olsa da bu yaklaşımlardan hangisi durumumuza uyuyorsa onu seçmeliyiz.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
@robnaja
@gomercan ve aşağıda görmüş olduğunuz caaanım yazarlarla gerçekleştirmiş olduğumuz zirve, he bir de (bkz: koruk suyu) *
@gomercan ve aşağıda görmüş olduğunuz caaanım yazarlarla gerçekleştirmiş olduğumuz zirve, he bir de (bkz: koruk suyu) *
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hoş geldin bengaripsengüzeldünyaumutlu. yine herkesi bir araya getirdin, var ol.* kaldığımız yerden devam. tatlı bir sevinç içinde dinlemedeyim.* iyi yayınlar dilerim.*
edit ve tanım: ozi'nin tatlı sesiyle daha da bir güzelleşen yayındır.*
edit ve tanım: ozi'nin tatlı sesiyle daha da bir güzelleşen yayındır.*
devamını gör...
keman öğrenmek isteyenlere tavsiyeler
tutuş önemli arkadaşlar nasıl başlarsanız öyle gider. küçük bir bölgede 36 nota var seslere düzgün basmak çok önemli. çünkü kulak o sesi alır. yay çekmek keza öyle tavsiyem bi kaç ay sadece yay çekin. 3-4 senedir hiç bir eğitim almadan keman çalıyorum tamamen istek ve sabır işi ayrıca makam olarak hicaz şarkılar ile uğraşın. birde ucuz öğrenci kemanı ile başlayın bir süre sonra sinirden vurup kırma ihtimaliniz var çünkü dünyanın en zor enstrümanı..
devamını gör...
kız çocuklarını üniversiteye gönderen babalar cehennemliksiniz
kabak tadı verdi artık bu ülkede bu muhabbetler. isterseniz bizi diri diri gömmediğiniz için şükredelim ha? cahiliye dönemi sanki arkadaş. ankara savaşı gibi bi 20 seneydi. orda istanbulun fethi 50 yıl gecikmişti, burda da 1500 yıl geriye gittik.
devamını gör...
max weber
sosyal bilimlere merakı olan herkesin okuması gereken bir toplum bilimcidir. protestan ahlakı ve kapitalizmin ruhu isimli kitabın yazarıdır.
devamını gör...
sigmund freud'un en güzel sözü
mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın oradaki.
bugün izmir 39 derece ve mahalleye çok güzel bir kız gelmiş.
bugün izmir 39 derece ve mahalleye çok güzel bir kız gelmiş.
devamını gör...
en büyük günah
islamiyete göre şirk,
insanlığa göre ise vicdansızlık diyeceğim başlık. zira vicdanı olmayan bir insan, bütün canlılara her türlü kötülüğü yapma eğilimindedir.
insanlığa göre ise vicdansızlık diyeceğim başlık. zira vicdanı olmayan bir insan, bütün canlılara her türlü kötülüğü yapma eğilimindedir.
devamını gör...
lord of the portakals miğfer dibi
ilkine göre beni daha çok eğlendiren film. abdulseyidbincabbar’ın girdiği sahnede sesli güldüm. *
devamını gör...
sen bihter ziyagil'sin aptallık etme
“büyük düşün” anlamına gelen bir ifadedir.
bihter'in adnan'a mektup bırakıp behlül ile kaçacağını öğrenen firdevs, bu girişimin başarısızlığı sonrasında bihter'i sorgular.
firdevs yöreoğlu: ne yaptığını sanıyorsun sen bihter? nereye gidecektin? "ateşe gidiyorum" ne demek? "yanacağımı bile bile gidiyorum" demişsin. "ilk kez yüzümde, bedenimde ateş hissediyorum."
bihter ziyagil: yeter, sus! aramızdaki yaştan bahsetmek istedim ben. gün geçtikçe bu farkın açıldığını hissediyorum, onun için.
firdevs yöreoğlu: ben sana başından söylemiştim. "ama bu fark önemli değil" demiştin. artık gerçekten de önemli değil. kendini kandırma. sen bihter ziyagil'sin. bu bütün mesafeleri kapatır, aptallık etme!
firdevs hanım "ziyagil" soyadını vurgularken "bir daha böyle zengin kocayı nerden bulacaksın, akıllı ol" diye imada bulunmaktadır.
(bkz: aşk-ı memnu)
bihter'in adnan'a mektup bırakıp behlül ile kaçacağını öğrenen firdevs, bu girişimin başarısızlığı sonrasında bihter'i sorgular.
firdevs yöreoğlu: ne yaptığını sanıyorsun sen bihter? nereye gidecektin? "ateşe gidiyorum" ne demek? "yanacağımı bile bile gidiyorum" demişsin. "ilk kez yüzümde, bedenimde ateş hissediyorum."
bihter ziyagil: yeter, sus! aramızdaki yaştan bahsetmek istedim ben. gün geçtikçe bu farkın açıldığını hissediyorum, onun için.
firdevs yöreoğlu: ben sana başından söylemiştim. "ama bu fark önemli değil" demiştin. artık gerçekten de önemli değil. kendini kandırma. sen bihter ziyagil'sin. bu bütün mesafeleri kapatır, aptallık etme!
firdevs hanım "ziyagil" soyadını vurgularken "bir daha böyle zengin kocayı nerden bulacaksın, akıllı ol" diye imada bulunmaktadır.
(bkz: aşk-ı memnu)
devamını gör...
neden ağladığını bilmeden ağlamak
bilinçaltında olan şeylerin suyun yüzüne çıkması hadisesidir.
bendeki gülmeli, ağlamalı.. hüngürt foşurt gerçekleşir.
bendeki gülmeli, ağlamalı.. hüngürt foşurt gerçekleşir.
devamını gör...


