bence bu durumu en iyi özetleyen psikiyatrist bahar tezcan'ın geçtiğimiz senelerde attığı bir tweet:

" bir dönemin çocukları öyle yoğun baskılarla büyütüldü ki; sus, edepli ol, her şeyi isteme, ağlama, elalem ne der! şimdi o çocuklar büyüdü ve acısını çıkarırcasına çocuklarına şunları öğütlüyor; tüm dünya senin, her şeyi iste, hepsi hakkın, kendine hayran ol. “hiç” neslinden “ben” nesline!"

bırakın bu gençler hakları olanı alsınlar. nasıl olmak istiyorlarsa öyle olsunlar. ister tiktok videosu çeksin, ister meydanlarda pankart taşısın. yeter ki bizler onlara kendileri olabilecekleri, seslerini duyurabilecekleri o güvenli ortamı sağlayabilelim. sizin gibi olmayan illa kötü değildir. kabullenelim bunu. çok güzeller, çok parlaklar. fırsat verirsek gözlerindeki ışık yeter ülkeyi aydınlatmaya.
devamını gör...

rusya güneyine yerleşen yüksek basınç ve dönüş hareketi nedeniyle ülkemizin batı kesimlerinde serin hava etkisini sürdürmeye devam edecektir.
bu pattern yaklaşık 1 hafta daha devam edecekken, haziranın son haftası yaz mevsimini hissedeceğiz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


fransa'nın güneyinde yer alan pont-saintesprit adlı köyde yaşayanlar 60 yıl önce başlarına gelen tuhaf olayların sebebini sonunda anladı. köylüler, yıllar önce bir gün aniden halisülasyonlar görmeye başlamış, bazılarının sonu akıl hastanesinde bitmiş, bazıları ise yaşamını yitirmişti. olayın arkasındansa abd istihbarat örgütü cıa çıktı.

amerikalı bir gazeteci tarafından yapılan bir araştırma sonucunda 60 yıl önce fransa'da meydana gelen ilginç olayın ardında cıa'in bir deneyi olduğu ortaya çıktı. araştırmaya göre, cıa, köylülerin ekmeğine halisünasyon ve histeriye yol açan lsd( lsd, medikal alanda bilinen en etkili uyuşturuculardan biridir. 25 milligram lsd, bir insanı yarım gün boyunca sersemletebilir.) katmış. 16 ağustos 1951'de yaşanan ve "lanetli ekmek" olarak tarihe geçen olayda beş kişi ölmüş ve yüzlerce kişi korkunç halüsinasyonlar görerek çıldırmıştı. gazeteci h.p albarelli yaptığı araştırma sonucunda elde ettiği belgelere dayanarak, cıa'in lsd'nin etkilerini test için bu olaya yol açtığını söylüyor. gazeteciye göre cıa'in suistimallerine dair 1975 tarihli bir beyaz saray raporunda bu olay atıfta bulunuluyor.

gazeteci, olayın cıa'in "zihin kontrolü" kapsamında yaptığı bir deney iddiasını ortaya attı. buna göre, cıa, köyün ekmeklerine bilerek lsd adı verilen sentetik uyuşturucu katmış ve neler olacağını görmek istemişti. albarelli'ye göre bu deney abd ordusunun özel operasyonlar birimi tarafından yapıldı. köylüler, o kadar etkilenmiş ki, biri yılanların onu yediğini düşündüğünü söylemiş. halk polise, sürekli ejderha gördüklerini, kendilerine saldırdığını söylüyormuş. bir çocuk bıçakla büyük annesine saldırmış. bir diğeri "ben uçağım" diyerek kendini ikinci kattan aşağı atmış. doktora koşan biri ise, "kalbim çıktı, ne olur yerine takın" diye yalvarmış. sokaklar çıldıran insanlarla dolmuş. olayda 5 kişi ölmüş, 300 kişi yaralanmış. uzmanlar o dönem, bu olaya, ekmeğin içindeki uyuşturucu etkisi yapan bir yaban mantarının neden olduğunu söylemiş.

mağdurlarsa daha fazla cevap istiyor. 71 yaşındaki charles granjoh, "neredeyse ölüyordum' nedenini bilmek istiyorum" diyor.


fil üzerinde yapılan lsd deneyi

bilim dünyası ve özellikle tıp alanında çalışanlar bir dönem lsd ile deyim yerindeyse kafayı bozmuşlardı. lsd'nin insan zihni üzerinde etkilerini çok merak eden bilimadamları olayı daha ileriye taşıyarak bunu hayvanlar üzerinde de denediler. fil tusko üzerinde şsd deneyi yapılan talihsiz hayvanlardan biriydi.

1962 yılında, oklahoma city'de bulunan lincoln hayvanat bahçesi direktörü, warren thomas, tusko isimli bir file bir insana verilebilecek lsd dozajının 3000 katını enjekte etti. aşırı dozda lsd enjekte edilen tusko, bu işlemden kısa bir süre sonra yere yıkıldı ve titreyerek öldü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anne tarafı yurt dışında yaşıyor. her tatilde poşet poşet çikolata getirirlerdi. öyle lezzetliylidi ki, ye ye doyamazdık. özellikle almanya'dan gelenleri hiçbir şeye değişmezdik. küçüktük ne bilelim, kimse de bir kısmının likörlü olduğundan bahsetmezdi. anneanne, dede namazında niyazında insanlar. onlar da 1,2 nasiplenirdi çoluktan çocuktan fırsat kalırsa. gel zaman git zaman, eve gelen bir misafir bunların likörlü olduklarını söyledi; rahmetli anneannem ve dedemin tövbe estaaaa tövbe estaaaa dediklerini anımsıyorum.

güzellerdi.

aklıma bu anıyı getiren çikolata türüdür.*
devamını gör...

orwellin en sevdiğim kitabıdır. tamamen günümüz türkiyesinin özeti niteliğindedir.
devamını gör...

türkiye'nin vefat etmiş değerli sosyologlarından biri olmakla beraber gilles deluze çevirileri yaparak onu türkiye'ye tanıtan kişidir. ayrıca kazakları muhteşem. şimdilerde modadır.
devamını gör...

genellikle yaraları dış etkenlerden korumak yara eksudasını ortamdan uzaklaştırmak amacıyla uygulanan bazen kullanılan malzemeye bağlı olarak yaraya ilaç uygulama veya yaranın iyileşmesini hızlandırmada yararlanılan kanıma bölgesine basınç uygulama yaralı bölgenin anatomik pozisyonunu koruma ve benzeri etkileri de olan aseptik malzeme ile yapılan yara bakımı uygulamalarıdır. pansuman.
devamını gör...

“özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken, son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: bana ve işimi yapmama huzurlu bir ortam sunan harika ülke brezilya’ya içten teşekkürlerimi sunmak. her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim, ruhsal anavatanım avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra, dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. bütün dostlarımı selamlarım! hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızıllığını görmek nasip olsun! ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.” (stefan zweig'in intihar mektubu)
devamını gör...

folklore albümü ile hayranı olduğum sanatçı. folklore albümünü dinlerken yakın dönem pop albümlerinde hiç yaşamadığım duyguları yaşadım. kalbime dokundu diyebilirim. bu arada kendisi hayranı olduğum tek pop sanatçısıdır.
devamını gör...

kendimi tanıdım. hayatımdaki en yabancı kişi benmişim, bunu farkettim. kendim hakkımda bilmem gereken her şeyi öğrendim. hayatın koşturmacasında ister istemez kendimizi ihmal ediyoruz. karantina sayesinde kendime fazlasıyla zaman ayırdım*.

okumayı hedeflediğim ama bir türlü yeterli vakit bulamadığım için ertelediğim kitapların çoğunu okudum. yeni şarkılar, filmler keşfettim. kendime ait bir şarkı zevkim oluştu. bunların hepsi benim için çok özel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yollardan selamm.
devamını gör...

stan lee'nin bir konuşmasından:

-spider-man hakkındaki bütün harika fikirlerimle birlikte yayıncımın ofisine gittim.

tepkisi şöyleydi:

"stan bu duyduğum en kötü fikir."
düşüncelerini söylemeye başladı, bu arada kendisi oldukça mantıklı ve zeki biridir. "öncelikle insanlar örümceklerden nefret eder, bu yüzden bir kahramana örümcek adam diyemezsin. genç mi olmasını istiyorsun bir de? gençler sadece yardımcı olabilir. kişisel sorunlar mı? stan süper kahramanları bilmiyorsun galiba. onların kişisel sorunları olmaz."

bu duyduklarımdan sonra ofisten hayal kırıklığıyla birlikte ama daha bilge bir şekilde çıktım. ama spiderman'i aklımdan çıkaramıyordum. o zamanlar 'amazing fantasy' adlı seriyi bitirmek üzereydik. iyi satmıyordu ve basına son sayısını verecektik. bir seriyi bitiriyorsanız içinde ne olduğu kimsenin umrunda olmaz çünkü seri son kez yayınlanıyordur. sadece aklımdan çıkarmak için sayıya ve sayının kapağına spider-man'i ekledim ve yoluma baktım.

bir ay kadar sonra satış rakamları geldi ve yayıncım, "stan stan!"diyerek ofisime girdi. "ikimizinde bayıldığı spider man'i hatırlıyor musun? hadi ona kendi serisini çıkaralım." dedi, yemin ederim. peki bunu size neden anlattım biraz zaman geçirmeye çalıştığımı saymazsak gerçekten iyi olduğunu bildiğiniz bir fikriniz varsa salağın tekinin sizi vazgeçirmesine izin vermeyin.

devamını gör...

(bkz: şehzade).
devamını gör...

alfabeyi alfabetik sıraya dizmek kimin aklına geldi?
devamını gör...

gelecekse eğer tavuğun esirgenmemesi gereken hayvandır.

--- alıntı ---

kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

--- alıntı ---
devamını gör...

kendini ve belki de hiç kimseyi sevemeyecek bir “yazar” beyanı. umarım sokaktaki kedilere tekme atan, bıyıklarını yakan, kuyruklarını kesen bir karakter olarak karşımıza çıkmazsın bir gün.
bu da “yazar”a kıçını dönmüş kedilerimin cevabı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hindistan cevizi ve badem birlesimi bir yuvarlak sekerdir. beyaz bademin etrafi yuvarlak gofret olur, ici de beyaz sut kremasi ile dolduruyor. en dis cephesi ise hindistan cevisinden olusur. cikolata icermez. dunyanin en iyi lezzetlerinden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

japonca olan bu kelime, güneş ışıklarının ağaçların arasından sızması anlamına gelir.
devamını gör...

okuldan mezun olurken 67 kg ,
9 sene sonra evlenirken 76 kg,
iki sene öncesinde 108 kg'a çıkıp,
şuanda 102 kg civarında seyreden biri için geçerli olmayan tanım. boyum 196 cm olduğu için 67 kg iken iskeletor diye anılırken, kilo aldıkça senin boyun var abi kilo sana yakışıyora evrildim.
67 kg ile maksimumum olan 108 kg arasında % 60 fark var. kilo alamıyorum diyenin ağzına kürekle mi vursam acaba*. o zamanda aynı şeyi yerdim, şimdi de....
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim