buzdolabına konulan suyu içip dışarıda bırakmak
yazın yeniden gelmesiyle geliyor gelmekte olan.
devamını gör...
chernobyl
chernobyl nükleer felaketi hakkında farklı bakış açıları kazandıracak bir mini dizi. oyuncu seçimleri o dönemde yaşamış gerçek kişilere çok benzediği için gerçekçiliği artıyor. dizi bitiminden sonra şu ikilinin hayatlarını iyice araştırma ihtiyacı hissediyorsunuz.
--! spoiler !--
valery legasov
boris shcherbina
--! spoiler !--
--! spoiler !--
valery legasov
boris shcherbina
--! spoiler !--
devamını gör...
une belle histoire
michel fugain klasiklerinden 1974 çıkışlı şarkı. insanın fransızca öğrenesi geliyor.
open.spotify.com/track/1Gdt...
---------
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
güneye gitti, güneye
elle descendait dans le midi, le midi
kendilerini yol kenarında buldular
ıls se sont trouvés au bord du chemin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance
parmaklarının ucunda gökyüzü vardı
ıls avaient le ciel à portée de main
providence'tan bir hediye
un cadeau de la providence
o zaman neden yarını düşün
alors pourquoi penser au lendemain
geniş bir buğday tarlasına saklandılar
ıls se sont cachés dans un grand champ de blé
kendinizi akıntılara bırakın
se laissant porter par les courants
birbirlerine başlayan hayatlarını anlattılar
se sont racontés leurs vies qui commençaient
onlar hala çocuktu, çocuklar
ıls n'étaient encore que des enfants, des enfants
kendini yolun kenarında bulanlar
qui s'étaient trouvés au bord du chemin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance
ellerinin boşluğunda gökyüzünü kim kopardı
qui cueillirent le ciel au creux de leurs mains
biz sağduyuyu koparırken
comme on cueille la providence
yarını düşünmeyi reddetmek
refusant de penser au lendemain
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
güneye gitti, öğlen
elle descendait dans le midi, le midi
sabahın köründe ayrıldılar
ıls se sont quittés au bord du matin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
şanslı günde bitti
c'était fini le jour de chance
sonra kendi yollarına gittiler
ıls reprirent alors chacun leur chemin
birbirlerine el sallayarak, ilahi takdir
saluèrent la providence en se faisant un signe de la main
eve gitti, orada sisin içinde
ıl rentra chez lui, là-haut vers le brouillard
güneyde oraya gitti
elle est descendue là-bas dans le midi
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
open.spotify.com/track/1Gdt...
---------
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
güneye gitti, güneye
elle descendait dans le midi, le midi
kendilerini yol kenarında buldular
ıls se sont trouvés au bord du chemin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance
parmaklarının ucunda gökyüzü vardı
ıls avaient le ciel à portée de main
providence'tan bir hediye
un cadeau de la providence
o zaman neden yarını düşün
alors pourquoi penser au lendemain
geniş bir buğday tarlasına saklandılar
ıls se sont cachés dans un grand champ de blé
kendinizi akıntılara bırakın
se laissant porter par les courants
birbirlerine başlayan hayatlarını anlattılar
se sont racontés leurs vies qui commençaient
onlar hala çocuktu, çocuklar
ıls n'étaient encore que des enfants, des enfants
kendini yolun kenarında bulanlar
qui s'étaient trouvés au bord du chemin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
muhtemelen şanslı bir gündü
c'était sans doute un jour de chance
ellerinin boşluğunda gökyüzünü kim kopardı
qui cueillirent le ciel au creux de leurs mains
biz sağduyuyu koparırken
comme on cueille la providence
yarını düşünmeyi reddetmek
refusant de penser au lendemain
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
eve geliyordu, orada sisin içinde
ıl rentrait chez lui, là-haut vers le brouillard
güneye gitti, öğlen
elle descendait dans le midi, le midi
sabahın köründe ayrıldılar
ıls se sont quittés au bord du matin
tatil karayolu üzerinde
sur l'autoroute des vacances
şanslı günde bitti
c'était fini le jour de chance
sonra kendi yollarına gittiler
ıls reprirent alors chacun leur chemin
birbirlerine el sallayarak, ilahi takdir
saluèrent la providence en se faisant un signe de la main
eve gitti, orada sisin içinde
ıl rentra chez lui, là-haut vers le brouillard
güneyde oraya gitti
elle est descendue là-bas dans le midi
güzel bir roman, güzel bir hikaye
c'est un beau roman, c'est une belle histoire
bugün bir romantizm var
c'est une romance d'aujourd'hui
devamını gör...
you saw nothing in hiroshima
hiroshima mon amourfilminde geçen ve bence her şeyi özetleyen cümledir.
alain resnais’in 1959 yapımı filmi marguerite duras’nın muhteşem kitabından uyarlanmış muhteşem bir filmdir. hiroşimada geçmiş bir aşkın izlerini taşıyan bir aktrisle içinde hala hiroşima yangını taşıyan ve ailesini düşünen bir mimarın yatakta başlayan konuşmasının bize harika bir kurgu ile aktarılmasıdır.
bu cümle ise o kadar önemlidir ki anlatamam. ama anlatacağım. sen hiroşimada hiçbir şey görmedin. hiroşimada olan biteni izlediğini, okuduğunu, oralarda gezdiğini söyleyen fransız oyuncuya söyler bu sözü japon mimar. harika bir leitmotiftir bu söz.
biz dünyada hiçbir şey görmedik. ne dünya savaşları, ne atom bombaları, ne napalm yanıkları, ne yatılı okul önlerindeki toplu çocuk mezarları, ne de yerle yeksan edilen ortadoğu toprakları.
kadın aşağıya doğru akan bir su gibi kıvrılan dudakları ile konuşur. her şeyi gördüğünü söyler. adam içindeki mantar bulutu ile cevap verir. you saw nothing in hiroshima.
demem o ki we saw nothing on this cruel planet, either.
alain resnais’in 1959 yapımı filmi marguerite duras’nın muhteşem kitabından uyarlanmış muhteşem bir filmdir. hiroşimada geçmiş bir aşkın izlerini taşıyan bir aktrisle içinde hala hiroşima yangını taşıyan ve ailesini düşünen bir mimarın yatakta başlayan konuşmasının bize harika bir kurgu ile aktarılmasıdır.
bu cümle ise o kadar önemlidir ki anlatamam. ama anlatacağım. sen hiroşimada hiçbir şey görmedin. hiroşimada olan biteni izlediğini, okuduğunu, oralarda gezdiğini söyleyen fransız oyuncuya söyler bu sözü japon mimar. harika bir leitmotiftir bu söz.
biz dünyada hiçbir şey görmedik. ne dünya savaşları, ne atom bombaları, ne napalm yanıkları, ne yatılı okul önlerindeki toplu çocuk mezarları, ne de yerle yeksan edilen ortadoğu toprakları.
kadın aşağıya doğru akan bir su gibi kıvrılan dudakları ile konuşur. her şeyi gördüğünü söyler. adam içindeki mantar bulutu ile cevap verir. you saw nothing in hiroshima.
demem o ki we saw nothing on this cruel planet, either.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
kokulu silgi kullananların entellik seviyesi, başlığını açardım sanırım. *
çok sevdim bu başlığı ya. * yazın yazın, okuyalım!
çok sevdim bu başlığı ya. * yazın yazın, okuyalım!
devamını gör...
rütbe profil uyumu
yoktur. yoksa gardiyan rütbesine sahip olmamı gerektirecek ne yapmış olabilirim? sigara almam için para verdiniz üstüne mi yattım vicdansızlar?
devamını gör...
yakalarsam muck muck denilen sözlük yazarları
muck muck derken? yok mu bu sözlüğün namusu kardeşim ya? çok ayıp hiç yakıştıramadım.
devamını gör...
yazarların kendinde en nefret ettiği özellik
plansız olmak. ne kadar çoğu zaman işime yarasa da başıma büyük belalar açtığı da çoktur. siz siz olun bu hataya düşmeyin dostlar.
devamını gör...
çok güzel şey
“yaşamak güzel şey doğrusu
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmuşsa bir de
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnın
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
dostuna güveniyorsan
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inanıyorsan
üstelik hava da güzelse
yaşamak güzel şey
çok güzel şey doğrusu.”
melih cevdet anday şiiri.
üstelik hava da güzelse
hele gücün kuvvetin yerindeyse
elin ekmek tutmuşsa bir de
hele tertemizse gönlün
hele kar gibiyse alnın
yani kendinden korkmuyorsan
kimseden korkmuyorsan dünyada
dostuna güveniyorsan
iyi günler bekliyorsan hele
iyi günlere inanıyorsan
üstelik hava da güzelse
yaşamak güzel şey
çok güzel şey doğrusu.”
melih cevdet anday şiiri.
devamını gör...
6 ocak 2021 bahçeli'nin boğaziçi üniversitesi açıklaması
korkuyorlar, tahtları titriyor. en ufak protestoda kendilerini düşünüyorlar. ayrılacakları yumuşak deri koltukları düşünüyorlar, çünkü içten içe biliyorlar ki o rahat koltuklarını hak etmiyorlar.
--- alıntı ---
bahçeli, "boğaziçi üniversitesi'nden bir gezi parkı kalkışması çıkarmaya niyetlenmek başı ezilmesi gereken bir komplo" dedi.
--- alıntı ---
kaynak ve açıklamanın tamamı: t24
--- alıntı ---
bahçeli, "boğaziçi üniversitesi'nden bir gezi parkı kalkışması çıkarmaya niyetlenmek başı ezilmesi gereken bir komplo" dedi.
--- alıntı ---
kaynak ve açıklamanın tamamı: t24
devamını gör...
10 things i hate about you
william shakespeare'in the taming of the shrew* oyunun modern uyarlaması olan gil junger'ın 1999 yapımı uzun metrajlı romantik-komedi filmi. julia stiles, heath ledger ve joseph gordon-levitt gibi isimlerin rol aldığı ve dilimize senden nefret etmemin 10 sebebi olarak çevrilmiş olan film oldukça eğlenceli bir uyarlama. 90'lı yılların atmosferi zaten insanı alıp götürüyor. oyunda verona'dan gelmiş olan petruchio karakteri filmde patrick verona olarak karşımıza çıkıyor. iki kız kardeş olan bianca ve katherina isimleri değiştirilmeden orijinale sadık kalınan tek karakterler. kat -veya katherina- stafford karakteri zaman zaman lise yıllarımda ne kadar şirret bir insan olduğumu hatırlattığı için ne zaman izlesem oldukça eğleniyorum. insanın suratında aptal bir gülümseme ile kapattığı filmlerden. çok beklentiye girilmeden izlenecek sakin ve tatlı bir film. heath ledger ise bildiğimiz gibi, gülümsemesini biraz daha görebilmek için filmi on kere daha izletir. filmin son sahnelerinde kat tarafından okunan şiir ise biraz manidardır benim için çünkü hepimizin sırf ondan nefret edemediği için kendinden nefret ettiği birileri vardır. o yüzden; nefret ediyorum hep haklı olmandan, yalanlarından nefret ediyorum. beni güldürdüğünde bundan nefret ediyorum daha da kötüsü, ağlattığında. nefret ediyorum etrafımda olmamandan, aramamandan nefret ediyorum. ama en çok da biraz olsun senden nefret edemememden nefret ediyorum.
film hakkında sevdiğim pek çok sahne var ama beni en etkileyen sahne muhtemelen patrick'in kat ile arabada konuştuğu sahne. sonunda birinin bianca gibi değil kat gibi olan birine sevgisini gösterdiği bir an ve benim için oldukça özel çünkü insanlar sevilmek için belirli kalıplara uymanızı bekliyorlar. belki de tüm o kalıplar insanı mekanikleştiriyordur. insanlar o kalıplara uymadığınız zaman sevilmeyecek olduğunuzu söyler hatta bazen öyle ileri giderler ki sizin biri ile tanıştırılmayacak kadar utanç verici biri olduğunuzdan bile söz ederler. yine de bence o kalıplarda ruhsuz bir şeyler var, mekanik ve sevimsiz bir şey. o yüzden şu basit cümle belki de filmin en etkileyici cümlesi:
"biliyorum herkes bianca'nın harika olduğunu düşünüyor. alınma ama bence kız kardeşinde eksik olan bir şeyler var."
i hate the way you talk to me
and the way you cut your hair
i hate the way you drive my car
i hate it when you stare
i hate your big dumb combat boots
and the way you read my mind
i hate you so much it makes me sick
it even makes me rhyme
i hate it
i hate the way you're always right
i hate it when you lie
i hate it when you make me laugh
even worse when you make me cry
i hate it when you're not around
and the fact you didn't call,
but mostly ı hate the way
i don't hate you, not even close,
not even a little bit, not even at all.
film hakkında sevdiğim pek çok sahne var ama beni en etkileyen sahne muhtemelen patrick'in kat ile arabada konuştuğu sahne. sonunda birinin bianca gibi değil kat gibi olan birine sevgisini gösterdiği bir an ve benim için oldukça özel çünkü insanlar sevilmek için belirli kalıplara uymanızı bekliyorlar. belki de tüm o kalıplar insanı mekanikleştiriyordur. insanlar o kalıplara uymadığınız zaman sevilmeyecek olduğunuzu söyler hatta bazen öyle ileri giderler ki sizin biri ile tanıştırılmayacak kadar utanç verici biri olduğunuzdan bile söz ederler. yine de bence o kalıplarda ruhsuz bir şeyler var, mekanik ve sevimsiz bir şey. o yüzden şu basit cümle belki de filmin en etkileyici cümlesi:
"biliyorum herkes bianca'nın harika olduğunu düşünüyor. alınma ama bence kız kardeşinde eksik olan bir şeyler var."
i hate the way you talk to me
and the way you cut your hair
i hate the way you drive my car
i hate it when you stare
i hate your big dumb combat boots
and the way you read my mind
i hate you so much it makes me sick
it even makes me rhyme
i hate it
i hate the way you're always right
i hate it when you lie
i hate it when you make me laugh
even worse when you make me cry
i hate it when you're not around
and the fact you didn't call,
but mostly ı hate the way
i don't hate you, not even close,
not even a little bit, not even at all.
devamını gör...
cem uzan'ın bu tarz iktidarlar seçimle gitmezler açıklaması
ön ek: (bkz: bu tarz iktidarlar seçimle gitmezler başlığının cem uzan açıklamasına dönüşümü)
cem uzan'ın dikkat çekici tespitidir.
"bugün iktidarın koalisyonla bile yüzde 40’ı bulma ihtimali yok. bunu herkes gibi iktidar da biliyor. cumhurbaşkanı erdoğan kaybedeceği bir seçime gitmez. 2023’te 5 sene doluyor. o gün seçim olmadığını varsayın. bir kararname yayımlarlar, iki sene ertelerler... itiraz merciiniz neresi? belediye seçimlerini iptal ettiren yüksek seçim kurulu mu? bu tarz iktidarlar seçime gelir, seçimle gitmezler. seçimle gideceklerine inanmıyorum."
kaynak
cem uzan'ın dikkat çekici tespitidir.
"bugün iktidarın koalisyonla bile yüzde 40’ı bulma ihtimali yok. bunu herkes gibi iktidar da biliyor. cumhurbaşkanı erdoğan kaybedeceği bir seçime gitmez. 2023’te 5 sene doluyor. o gün seçim olmadığını varsayın. bir kararname yayımlarlar, iki sene ertelerler... itiraz merciiniz neresi? belediye seçimlerini iptal ettiren yüksek seçim kurulu mu? bu tarz iktidarlar seçime gelir, seçimle gitmezler. seçimle gideceklerine inanmıyorum."
kaynak
devamını gör...
söylemesi keyifli kelimeler
aynen.
devamını gör...
her düşüş bir öğreniş
tecrübelerimizin hepsinin aslında birer hatadan ibaret olmasını hatırlatan atasözü.
devamını gör...
eleştiriyi saygı sınırları çerçevesinde yapma gereği
üslubun her şey demek olduğunu bilmeyenlerin, eleştiriyi de, serzenişi de kibarca yapanları ajitasyon yapmakla suçladığı bir ülkede, gerekliliğinin anlaşılması oldukça zor olan durum.
insanlara karşı kibar ve saygılı olduğunuzda, kendinizi acındırmaya çalıştığınızı, mağdur edebiyatı yaptığınızı zannederler. kendileri saldırganlıktan başka şey bilmedikleri ve terbiyeden yoksun oldukları için, bunu yapanları art niyetli sanıp kabalaşırlar. acınacak halde olan kişiler eleştiri yapmayı geçtim, normal bir konuşmayı bile edepleriyle sürdürmeyi beceremiyor. bu tiplere karşı yapılması gereken tek şey var; "ama o başlattı" diyerek seviyesine inmek ve tıpkı ona dönüşmek yerine ya hiç cevap vermemek ya da saygınızı hiç bozmayarak, onunla olan farkınızı ortaya koymak.
insanlara karşı kibar ve saygılı olduğunuzda, kendinizi acındırmaya çalıştığınızı, mağdur edebiyatı yaptığınızı zannederler. kendileri saldırganlıktan başka şey bilmedikleri ve terbiyeden yoksun oldukları için, bunu yapanları art niyetli sanıp kabalaşırlar. acınacak halde olan kişiler eleştiri yapmayı geçtim, normal bir konuşmayı bile edepleriyle sürdürmeyi beceremiyor. bu tiplere karşı yapılması gereken tek şey var; "ama o başlattı" diyerek seviyesine inmek ve tıpkı ona dönüşmek yerine ya hiç cevap vermemek ya da saygınızı hiç bozmayarak, onunla olan farkınızı ortaya koymak.
devamını gör...
sözlükte kendin olmak
çok güzel bir şeydir. yazdıklarınla '' işte buradayım '' dersin. hissiyatını belli etmişsindir her satırınla çünkü.
devamını gör...
ne güzel istanbul be
köprüden geçerken her defasında söylediğim cümle. gündüzü başka güzel gecesi başka... tabii bir de acı acı söylemek var. her şey çok kötü ama "ne güzel istanbul be"
devamını gör...
eğitim hayatı boyunca en sevilen ders
türk dili ve edebiyatı, matematik.
devamını gör...

