ne hissediyorum biliyor musunuz? burukluk, hafif bir hüzün nedeni çoğu şey lakin en yoğunu sevdiğim insanların ya değişmesi yahut aramızda yeller esmesi, iletişim kopukluğu. kısaca eskisi gibi olmadığınızı farkedip özlemek tam olarak bu. çevre, insan, duygu değişiyor.

her şey akar hiçbir şey kalıcı değildir, o yüzden aynı ırmağa iki kez girmek mümkün değildir; çünkü ırmağa bir kez daha girdiğimde, hem ben, hem de dere değişmiştir
.
devamını gör...

sevgilim; bir mucize olsa...
kavuşsak aynı göğün altında.
güneş'i sen alsan, ay'ı bana versen.
kayan yıldızlardan tuttuğum direklerden
öyküler yazsam sana...

esra pulak..
devamını gör...

bildiğim kadarıyla copy-paste içerik format kurallarına da aykırıdır. ekstradan böyle başlık açmaktansa durumu şikayet etseniz çok daha kolay çözülebilir sanki. en az copy-paste içerik kadar gereksiz başlık olmuş.
devamını gör...

hangi mutluluğu pardon?
kimseye muhtaç olmayacak kadar paran illa ki olacak!

akif'in de dediği gibi:
kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası: dostunun yüz karası; düşmanının maskarası!

onuruyla yaşamak için, bir insan hayatını idame edebilmeli. başkasına değil* kendi alın terine güvenmeli...
devamını gör...

“kimse kimseye muhtaç olmadan yaşar gider umarım” diye dua ediyor benimkiler hep ve haklılar da bence. birine mecbur kalmak ya da muhtaç olmak çok kötü bi his gerçekten de.
devamını gör...

ister inanın, ister inanmayın ama herşeyimle birlikte vicdanımı da çaldı bu ülke ve bu zihniyet. artık böyle haberler gördükçe tıpkı goebbels'in wolksturm'daki silahsız askerlerin kuş gibi teker teker vurulmasının zerre kadar umrunda olmadığı gibi içimde bit tırnağı kadar bile sızı hissetmiyorum.

çünkü biz bu senaryoyu yıllar öncesinden gördük. avaz avaz bağırdık ve terörist, vatan haini, dinsiz ilan edilip üzerine gençliğimizin çaresizce ellerimizden alınışını tüm tv kanallarında hd kalitesinde izledik. tüm bu yaşadıklarımızı yıllar öncesinden bize müstahak gördüler. müstahak mı? bence evet. ama olan kurunun yaşındaki yaşa oluyor maalesef. yolumuz da yol değil.
devamını gör...

yayınladığı dergiye göre sırası değişmekle birlikte özet, giriş, deneysel yöntem*, bulgular*, tartışma ve sonuç kısımlarından oluşan ve intihale asla girmemesi gereken özgün bilimsel yazıdır.

ülkelerin ekonomik gelişmişlikleri ile aynı ülkelerde yayınlanan özgün makale sayıları arasında pozitif korelasyon vardır.
devamını gör...

ek olarak; sürekli kikirdemek, suratta aptal bir sırıtış, komik olsun olmasın her şeye kahkaha atmak...
devamını gör...

397 yılında mor şmuel (samuel) ve öğrencisi mor şemun (simon) tarafından, bir zerdüşt tapınağının kalıntıları üzerinde inşa edilen; dünya üzerindeki en eski ve hala ibadet edilebilen süryani ortodoks manastırıdır. adında geçen mor kelimesi renk olan mor anlamında değil süryanicede kullanılan aziz anlamına gelmektedir. mardin ilinin midyat ilçesinin sınırları içinde bulunur. yolu düşenlerin mutlaka gidip görmesi tavsiye edilir.
devamını gör...

(bkz: bokeh)

tek başına değil de br çift olarak bütün dünya size kalsa ne olurdu sorusunu merak ederseniz bokeh isimli film bunu işlemiş.
devamını gör...

cenk'i okumadan nasıl beğenirsiniz?
direkt patlarsınız arkadaşlar, yapmayın.
6 paragraflık, uzun uzun güzel yazılar... okumuyorsanız bile okumuş gibi yapın*. iki gönderiyi hızlıca beğenmeyin, her beğeninin ardından en az dört dakika süre geçsin, bir şarkı açın dinleyin, sigara için....
devamını gör...

bazı başlıklarda ironi yapılıp yapılmadığını anlayamayacak insanların da var olduğunu da göz önünde bulundurarak kullanılmasını tavsiye ettiğim bir bkz. güle güle kullanın.
devamını gör...

portakal , mandalina gibi mevsim meyvelerinin fiyatlarından yola çıkarak bakarsak gerçekten hakkılık payı olan durum.

çiftçi o kadar emek veriyor, tüm yıl uğraşıyor ama kasasını cüzi miktarlara satıyor, o arada ne oluyorsa artık tezgahta fahiş fiyatlar oluyor.


pazarda kilosu 5 liradan, markette kilosu 7 liradan düşük meyve yok. meyve talebi arttığı için iyiyi kötüyü ayırmak da zorlaşıyor. her portakal ‘finike’ diye satılıyor. üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın fiyatta... arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.


haber kaynağı
devamını gör...

eskiden ben de “para nedir ki beyim, sevgiyi satın alabilir mi?” diye leyla gibi gezerdim ortalıkta. doğrudur maneviyatı satın alamaz ama bu dünya maneviyat ile dönmüyor maalesef.

parayla çok da güzel huzur olur, saadet olur. anneannem para yok diye doktoruna gitmeyi aksatıyorsa, arkadaşım parasızlık yüzünden okulu bıraktıysa, ev sahibi kira ödenemiyor diye çıkın diyorsa, bilmem kaç kişi evine ekmek götüremiyor diye kendini astıysa/yaktıysa; asıl parayla huzur olur.
bir kutu süt dokuz lira, çocuğuna süt almak için kenarda para biriktiren anne mi huzurlu yani? maalesef içinde bulunduğumuz dönemde huzur parayla olur.
devamını gör...

burada iki kedi oldu ama neyse.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"görücü usulü bir aşk istiyorum,
görünce göresim gelsin,
görmeyince ölesim..."

demiş, ilhan berk.
devamını gör...

maske takmayı ve kurallara uymayı insanlardan daha çabuk öğrenecekleri için pek sorun teşkil etmeyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...


beklenmedik, alışılmadık anlamına gelen bu söz bana nazım hikmet’ in aşağıdaki şiirini hatırlatır.

fevkalâde memnunum dünyaya geldiğime

“fevkalâde memnunum dünyaya geldiğime,
toprağını, aydınlığını, kavgasını ve ekmeğini seviyorum.
kutrunun ölçüsünü santimine kadar bilmeme rağmen
ve meçhulüm değilken güneşin yanında oyuncaklığı
dünya, inanılmayacak kadar büyüktür benim için.
dünyayı dolaşmak,
görmediğim balıkları, yemişleri, yıldızları görmek isterdim.
hâlbuki ben
yalnız yazılarda ve resimlerde yaptım avrupa yolculuğumu.
mavi pulu asya’da damgalanmış
bir tek mektup bile almadım.

ben ve bizim mahalle bakkalı
ikimiz de kuvvetle meçhulüz amerika’da.
fakat ne zarar,
çin’den ispanya’ya, ümit burnu’ndan alaska’ya kadar
her mili bahride, her kilometrede dostum ve düşmanım var.
dostlar ki bir kerre bile selâmlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.
ve düşmanlar ki kanıma susamışlar
kanlarına susamışım.

benim kuvvetim :
bu büyük dünyada yalnız olmamaklığımdır.
dünya ve insanları yüreğimde sır
ilmimde muamma değildirler.
ben kurtarıp kellemi nida ve sual işaretlerinden,
büyük kavgada
açık ve endişesiz
girdim safıma.
ve dışında bu safın
toprak ve sen
bana kâfi gelmiyorsunuz.
hâlbuki sen harikulâde güzelsin
toprak sıcak ve güzeldir.”
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

annem ve babamın teşvikleri sayesinde çok küçük yaşlardan beri sahip olduğum alışkanlıktır.

üniversite sınavında çok yararını göreceğimi tahmin ediyorum.

denemelerde millet 1-1 buçuk saat türkçe testi ile uğraşırken ben 1 saat içinde türkçe ve sosyal testlerini bitirmiş oluyorum (toplam 60 soru).

matematik testinde ise problem sorularında oldukça işe yarıyor ama matematik temelim zayıf olduğu için bu yararı pek kullanamıyorum ama kullanacağım.

normal hayatta ise hem düzgün diksiyon hem de bilgi ve kelime dağarcığı açısından oldukça yararlı bir alışkanlık.

sonradan kazanılması zor olsa da imkansız değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim