hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
benim o kişilerden biri de. ne bir psikolojik rahatsızlığım var ne de özel bir durumum. (ki ikisi de olabilirdi, çok normal) hiç öyle aman benim niye hala sevgilim olmadı kafasında da değilim, hayatta yaşayacağımız şeyler bir şekilde kapıdan başını uzatıp "merhaba" diyor ne de olsa.
bu konuyla ilgili kendimce birkaç sebebim var. 20li yaşlarımın çok başındayım henüz ve kendim için yapmayı istediğim çok çok fazla şey var. yani kendi hayatımın doyum noktasına ulaşmadan ne kimseyi hayatıma alıp yeni alışkanlıklar edinebilirim ne de başkasının hayatına yük olabilirim. ayrıca birinin hayatına dahil olurken şunu unutmamamız gerekiyor bence kimse evladını başkası birkaç ay içinde kırıp üzsün diye büyütmüyor. hepimiz başta kendimiz sonra ailemiz, yakınlarımız için çok kıymetliyiz. açıkcası ben de yanlış bir seçimden dolayı kalbimin kırılmasına izin veremem. kendimi o kadar çok seviyorum. bir de arkadaşlarımı çok fazla dinleyen ve etrafımı izleyen biriyim bunun da lişki konusundan uzak durmamda etkisi azımsanamaz.
işte bu istediğim şeylerin hepsinin aynı anda olma ihtimalini göz önünde bulundurarak bir süre daha bu konuları rafta tutmayı uygun buluyorum. bu şekilde mutlu olmadığımı hissettiğim gün veto hakkımı kullanmamaya başlarım.
bu konuyla ilgili kendimce birkaç sebebim var. 20li yaşlarımın çok başındayım henüz ve kendim için yapmayı istediğim çok çok fazla şey var. yani kendi hayatımın doyum noktasına ulaşmadan ne kimseyi hayatıma alıp yeni alışkanlıklar edinebilirim ne de başkasının hayatına yük olabilirim. ayrıca birinin hayatına dahil olurken şunu unutmamamız gerekiyor bence kimse evladını başkası birkaç ay içinde kırıp üzsün diye büyütmüyor. hepimiz başta kendimiz sonra ailemiz, yakınlarımız için çok kıymetliyiz. açıkcası ben de yanlış bir seçimden dolayı kalbimin kırılmasına izin veremem. kendimi o kadar çok seviyorum. bir de arkadaşlarımı çok fazla dinleyen ve etrafımı izleyen biriyim bunun da lişki konusundan uzak durmamda etkisi azımsanamaz.
işte bu istediğim şeylerin hepsinin aynı anda olma ihtimalini göz önünde bulundurarak bir süre daha bu konuları rafta tutmayı uygun buluyorum. bu şekilde mutlu olmadığımı hissettiğim gün veto hakkımı kullanmamaya başlarım.
devamını gör...
yakup kadri karaosmanoğlu
yaban ve ankara kitapları dönemin analizi niteliğindeki değerli eserlerdir. özellikle ankara kitabı bir başkentin doğuşu ve cumhuriyetin kuruluşu gibi konuların anlaşılması açısından önemlidir.
yaban kitabından bir alıntı bırakalım şuraya.*
"-biliyorum beyim sen de onlardansın emme.
+onlar kim?
-aha, kemal paşa'dan yana olanlar...
+insan türk olur da, nasıl kemal paşa'dan yana olmaz?"
yaban kitabından bir alıntı bırakalım şuraya.*
"-biliyorum beyim sen de onlardansın emme.
+onlar kim?
-aha, kemal paşa'dan yana olanlar...
+insan türk olur da, nasıl kemal paşa'dan yana olmaz?"
devamını gör...
sevilen latince deyişler
"credo quia absurdum"
"inanıyorum, çünkü saçma" anlamına gelen, tertullian'a ait deyiş. kendisi bunu inandığı din için söylemiş olsa da yaşamın her alanında kullanılabilir.
"inanıyorum, çünkü saçma" anlamına gelen, tertullian'a ait deyiş. kendisi bunu inandığı din için söylemiş olsa da yaşamın her alanında kullanılabilir.
devamını gör...
bir insanın kaybetmemesi gereken şey
öğrenme arzusu
devamını gör...
5 nisan avukatlar günü
"görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hâkime, hele ne iktidara tabiyiz. bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. en kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar ama hiçbir zaman efendileri de olmadı!"
başta, salt mesleğini ifa ettiği için tutuklananlar ve sözlük bünyesinde bulunanlar meslektaşlarım olmak üzere, tüm onurlu avukatların gününü kutluyorum.
başta, salt mesleğini ifa ettiği için tutuklananlar ve sözlük bünyesinde bulunanlar meslektaşlarım olmak üzere, tüm onurlu avukatların gününü kutluyorum.
devamını gör...
gece 02.30’da yakılan sigara
eğer aile evindeyseniz ve babanız sigara içtiğinizi bilmiyorsa genellikle sadece bu saatlerde icebilirsiniz. ve evet şu an sigara içiyorum.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
barış manço gülpembe
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
dik dik bakan insan silsilesi.
devamını gör...
lahmacunun keko yiyeceği olması
yanlış bir düşüncedir. lahmacun on numara yiyecektir.
küçümsemeyin olum bu kadar kendi yiyeceklerimizi. turistler yiyince oooo dilişissss diyorlar.
küçümsemeyin olum bu kadar kendi yiyeceklerimizi. turistler yiyince oooo dilişissss diyorlar.
devamını gör...
aşırı klişeden zehirlenmek
ne zaman türk yapımı bir film ya da dizi izlesem başıma gelen olay. boğazıma parmak atıp kusasım geliyor bazen.
devamını gör...
mezar taşı okumak
benim de çok sevdiğim aktivitedir. hele ki bazı mezarlarda şiirler ve sözler yazar ya, o anda çok duygulanırım.
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
daha az acıtandan daha çok acıtana göre bir sıralamayla acılarımdan koleksiyonlar yapıp hepsini içimde biriktiriyorum.
devamını gör...
sabah 5'te uyanık olan yazarlar kulübü
her sabah gün doğmadan uyananlara oldum olsası imreniyorum. zamanını verimli kullanan, akıllı insandır zannımca.
yazarlarımızdan tavsiyelerini bekliyorum.
yazarlarımızdan tavsiyelerini bekliyorum.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
vardarovasıvardarovası.
devamını gör...
tiktok fenomeninden pis fakirler açıklaması
keşke bende o mayodan olsaymış. bana senden daha çok yakışırdı. çünkü bende o göbekten ve bir karış bacaktan yok. *
devamını gör...
otobüste kadına bakarak kendisini tatmin eden kişinin yakalanması
halk otobüsünde karşılıklı olduğunu sanmışmış! ulan hangi ülkede yaşadığını da unuttun galiba içince dediğim kişinin yaptığı hayvanlık. yahu benim aklım bu kadar insanlığın yüz karası kepaze hale nasıl düştüklerini almıyor sözlük. sokaktaki köpeklerin daha fazla utanma yetisi olduğunu düşünüyorum, pes!
devamını gör...
mercimek çorbası salçalı mı salçasız mı yapılır sorunsalı
iftara az kaldı yazı tura atın, yetişmeyecek.
devamını gör...
sevgiliden ayrılmak
tam bir serseri kurşun olmaya giriştir. beyin kendini kapatır surekli bos bos dusunursun, hobiler falan hak getire derken... neyse daha fazla anlatamayacagim o yuzden siz model grubundan levla'nin hikayesini okuyun dinleyin ve omuzunuzda yer açın! sumuklerini akıta akıta ağlayacak toromanim / melisim.
devamını gör...
ivan ilyiç'in ölümü
lev nikolayeviç tolstoy'un bir çırpıda bitirebilecek, varoluşsal sancılar içerisinde kıvrananların okuması gereken kitabı.
••
kitap işinde başarılı bir hakim olan ivan ilyiç'in, adım adım ölüme giden, etrafındaki insanların ise bunu hiç umursamadığını düşünmesine sebebiyet vermiş yaşamını konu edinir. ivan, yakınım dediği insanların sağlıklı, dinç ve acısız ruh halini kıskanır. eşine, kızına, iş arkadaşlarına... herkese alev püskürmektedir. kimsenin teşhis koyamadığı hastalığı ilerledikçe daha fazla küsmeye başlar hayata. zamanla hastalığı değil, ruhsal olarak çektiği acı onu ölüme götürmeye başlar.
••
konusu genel itibariyle böyle. hızlıca bitiyor ve cümlelerden anlamı tek başınıza çıkarmak zorunda kalıyorsunuz. yazar mana çıkarmanız için sadece cümleleri sunuyor önünüze. eğer "anlamadan bitti" diyorsanız tekrar okumanızı tavsiye edeceğim. bana bakmayın, çevirisi iğrenç bir yayınevinden okudum kitabı. yabancı yazarın kitap çevirisinde "allah rahatlık versin" yazıyordu, düşünün artık. *
buna rağmen beğendim, birçok cümlenin altını çizdim. azıcık daha param olsun güzel bir yayınevinden alıp okuyacağım. *
altını çizdiğim birkaç cümleyi de bırakayım;
••
tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak,
tam böyleydi durum. insanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altında çekilip gidiyordu. madem öyle, ölmeye hazır ol.
yıllar ilerledikçe ağırlık omuzlarına daha çok biniyordu. meğer başarılı bir yolda yürüdüğünü sandığı hâlde başarısızlığa doğru dört nala koşuyormuş da haberi yokmuş.
gözlerine bir bak, içinde hayat kalmamış!
••
••
kitap işinde başarılı bir hakim olan ivan ilyiç'in, adım adım ölüme giden, etrafındaki insanların ise bunu hiç umursamadığını düşünmesine sebebiyet vermiş yaşamını konu edinir. ivan, yakınım dediği insanların sağlıklı, dinç ve acısız ruh halini kıskanır. eşine, kızına, iş arkadaşlarına... herkese alev püskürmektedir. kimsenin teşhis koyamadığı hastalığı ilerledikçe daha fazla küsmeye başlar hayata. zamanla hastalığı değil, ruhsal olarak çektiği acı onu ölüme götürmeye başlar.
••
konusu genel itibariyle böyle. hızlıca bitiyor ve cümlelerden anlamı tek başınıza çıkarmak zorunda kalıyorsunuz. yazar mana çıkarmanız için sadece cümleleri sunuyor önünüze. eğer "anlamadan bitti" diyorsanız tekrar okumanızı tavsiye edeceğim. bana bakmayın, çevirisi iğrenç bir yayınevinden okudum kitabı. yabancı yazarın kitap çevirisinde "allah rahatlık versin" yazıyordu, düşünün artık. *
buna rağmen beğendim, birçok cümlenin altını çizdim. azıcık daha param olsun güzel bir yayınevinden alıp okuyacağım. *
altını çizdiğim birkaç cümleyi de bırakayım;
••
tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak,
tam böyleydi durum. insanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altında çekilip gidiyordu. madem öyle, ölmeye hazır ol.
yıllar ilerledikçe ağırlık omuzlarına daha çok biniyordu. meğer başarılı bir yolda yürüdüğünü sandığı hâlde başarısızlığa doğru dört nala koşuyormuş da haberi yokmuş.
gözlerine bir bak, içinde hayat kalmamış!
••
devamını gör...
pentagram
devamını gör...