normal sözlük yazarlarının stres atma yöntemleri
ağlamak. becerebildiğim zamanlar en etkili yöntemimdir. beceremediğimde şiir yazmayı denerim.
devamını gör...
optimizm
pollyannacılık da diyebiliriz.
devamını gör...
keşke gerçek olsa denilen şeyler
toprağa ekilen her şeyin ağacı olsa. kalem, bilgisayar, kitap vs ekince ağacın meyveleri olarak toplayabilsek şahane olurdu.
devamını gör...
sen benim telefonumu ver ben sana kimliğimi vericem
2021'e girerken,saarhoş haliyle polisleri kafaya alan bu abimizi uzun bir süre unutmayacağımız kesin.buyrun;
devamını gör...
günde 4 saat uyuyan insan
genel olarak yetişkinler için önerilen süre 7 saat. 7 saatin altında uyumanın birçok hastalığın görülme sıklığını arttırdığıyla ilgili çalışmalar var. az uyunursa depresyon,hipertansiyon,diyabet,obezite gibi hastalıkların riskinin arttığı gösterilmiş. uyku düzeni çok önemlidir,uyku zaman kaybı değildir asla.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
sadeyim. o yüzden.. sek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
aklımı başımdan alsan diyorum
karşında adımı unutsam mesela
mısralarımın dili tutulsa
zihnimin saklı odalarına dolsan
seher ışıklarının odama dolması gibi
sevdanın ateşi kalbimin kütüphanelerinde
saçlarının dalgaları rıhtımlarımda olsa
sonunu düşünmeden yansak
ah sevgilim menekşeler gökyüzünde
nolur dumansız yak beni
kimseler bilmesin
bilirsin sezenler olur
benim yüreğim zaten aheste bir türkü gibi
dumlu dumlu bakar gözleri
e.k.
karşında adımı unutsam mesela
mısralarımın dili tutulsa
zihnimin saklı odalarına dolsan
seher ışıklarının odama dolması gibi
sevdanın ateşi kalbimin kütüphanelerinde
saçlarının dalgaları rıhtımlarımda olsa
sonunu düşünmeden yansak
ah sevgilim menekşeler gökyüzünde
nolur dumansız yak beni
kimseler bilmesin
bilirsin sezenler olur
benim yüreğim zaten aheste bir türkü gibi
dumlu dumlu bakar gözleri
e.k.
devamını gör...
çalıntı tanım girmek
google' çalmak eylemini, başkasının malını gizlice almak olarak tanımlamış. hırsız kelimesini, çalan kimse olarak tanımlamış.
toplumda var olan hırsızlık anlayışıda ne yazık ki böyledir.... birinin kıymetli bir eşyasını gizlice alınca suç işlemiş oluyorsunuz.
fikir hırsızlığı çocukluk yıllarımızda maruz kaldığımız suistimaldir. cezası yoktur, ilk bizim aklımıza gelen fikri, arkadaşlarımızla paylaşmışızdır ama illa bir kurnaz arkadaşımız çıkmış ve sahiplenmiştir o fikri.... yetişkinlik örnekleri için zeki demirkubuz - nuri bilge ceylan veya daha aşina olduğumuz tesla - edison mücadelesi*.
sığ bir toplumun, cahil çocukları olarak eğitim ille de eğitim havacıva zorlamasıyla neredeyse hepimiz üniversitelere gidiyoruz.
yavrum size okulunuzda hiç mi öğretmediler intihal büyük bir suçtur, bu net bir hırsızlıktır! e tabi bugün, boğaziçi üniversitesinin atanmış rektörü bile çalıntı tez sahibi, sizlerden çok büyük etik değer kaygıları beklememek lazım....
bize üniversitede, ilk dönem alıntı nasıl yapılır eğitimini sindirdiler.
her dersin başında atılan mailler ve ilk oryantasyon derslerinde hocalar şu cümle ile başlardı; intihal yaparsanız direkt n.a durumuna düşersiniz. bu öyle pislik bir durumdur ki, direkt sene tekrarı, kimse gözünüzün yaşına bakmaz.
bu ısrarlı tekrarlara rağmen çok fazla insan intihalden sene tekrarladı. bir arkadaşımız, turn-it-in uygulamasını türkiye'ye getirmiş olan hocanın dersinden intihal sebebiyle kaldı. bu arkadaşımız, bir sene boyunca her ortamın mezesi olmuştu. bu duruma gülmek eğlenceliydi fakat burada büyük bir yanlış vardı, insanlar hala daha cezaya rağmen uğraşıyorlar, kopyalıyorlar yani çalıyorlardı. zamanla bazı şeylerin eğitim ile çözülmeyeceğini anladım.
cahil bir toplumun, şekilci ve sığ gençleri ile yuvarlanıp gidiyoruz. daha çok beğeni, daha çok övgü, daha çok konuşulma arzusu bütün doğruların yok sayılmasına tercih ediliyor.
bilgi tanımları girmekten imtina etmemin en büyük sebebidir, yanlışa veya intihal durumuna düşme korkusu.
bir şairin dizelerini, bir sosyal bilimcinin cümlelerini, bilgiye hızla ulaşabildiğimiz çağda, kopyalayıp benimmiş gibi paylaşamazsınız arkadaşlar. belki sözlükte bir ceza almayacaksınız fakat ileride, iş hayatında mutlaka zorluklarını yaşarsınız.
mesela ben televizyonda en çok profesör doktor ersan şen ve cübbeli'yi dinlemeyi seviyorum.
ersan hoca, anlattığı her durumu, anayasa'nın maddeleri ile ve hatta fırkalarının numaralarını referans vererek konuşur.
cübbeli bey ise anlattığı her kıssadan bir ayeti direkt yapıştırır.
fikirlerine katılırım veya katılmam, konuşurken dahi referans veren adama saygı duyarım.
toplumda var olan hırsızlık anlayışıda ne yazık ki böyledir.... birinin kıymetli bir eşyasını gizlice alınca suç işlemiş oluyorsunuz.
fikir hırsızlığı çocukluk yıllarımızda maruz kaldığımız suistimaldir. cezası yoktur, ilk bizim aklımıza gelen fikri, arkadaşlarımızla paylaşmışızdır ama illa bir kurnaz arkadaşımız çıkmış ve sahiplenmiştir o fikri.... yetişkinlik örnekleri için zeki demirkubuz - nuri bilge ceylan veya daha aşina olduğumuz tesla - edison mücadelesi*.
sığ bir toplumun, cahil çocukları olarak eğitim ille de eğitim havacıva zorlamasıyla neredeyse hepimiz üniversitelere gidiyoruz.
yavrum size okulunuzda hiç mi öğretmediler intihal büyük bir suçtur, bu net bir hırsızlıktır! e tabi bugün, boğaziçi üniversitesinin atanmış rektörü bile çalıntı tez sahibi, sizlerden çok büyük etik değer kaygıları beklememek lazım....
bize üniversitede, ilk dönem alıntı nasıl yapılır eğitimini sindirdiler.
her dersin başında atılan mailler ve ilk oryantasyon derslerinde hocalar şu cümle ile başlardı; intihal yaparsanız direkt n.a durumuna düşersiniz. bu öyle pislik bir durumdur ki, direkt sene tekrarı, kimse gözünüzün yaşına bakmaz.
bu ısrarlı tekrarlara rağmen çok fazla insan intihalden sene tekrarladı. bir arkadaşımız, turn-it-in uygulamasını türkiye'ye getirmiş olan hocanın dersinden intihal sebebiyle kaldı. bu arkadaşımız, bir sene boyunca her ortamın mezesi olmuştu. bu duruma gülmek eğlenceliydi fakat burada büyük bir yanlış vardı, insanlar hala daha cezaya rağmen uğraşıyorlar, kopyalıyorlar yani çalıyorlardı. zamanla bazı şeylerin eğitim ile çözülmeyeceğini anladım.
cahil bir toplumun, şekilci ve sığ gençleri ile yuvarlanıp gidiyoruz. daha çok beğeni, daha çok övgü, daha çok konuşulma arzusu bütün doğruların yok sayılmasına tercih ediliyor.
bilgi tanımları girmekten imtina etmemin en büyük sebebidir, yanlışa veya intihal durumuna düşme korkusu.
bir şairin dizelerini, bir sosyal bilimcinin cümlelerini, bilgiye hızla ulaşabildiğimiz çağda, kopyalayıp benimmiş gibi paylaşamazsınız arkadaşlar. belki sözlükte bir ceza almayacaksınız fakat ileride, iş hayatında mutlaka zorluklarını yaşarsınız.
mesela ben televizyonda en çok profesör doktor ersan şen ve cübbeli'yi dinlemeyi seviyorum.
ersan hoca, anlattığı her durumu, anayasa'nın maddeleri ile ve hatta fırkalarının numaralarını referans vererek konuşur.
cübbeli bey ise anlattığı her kıssadan bir ayeti direkt yapıştırır.
fikirlerine katılırım veya katılmam, konuşurken dahi referans veren adama saygı duyarım.
devamını gör...
seri eksileyen yazar
umarım gerçekten beğenmedikleri tanım için kullanır insanlar.
gıcıklığına eksi verirse depresyona girerim.
gıcıklığına eksi verirse depresyona girerim.
devamını gör...
elin oğlu aldığın diplomaya değil yaptığın pilava bakar
elin oğlu eş değil aşçı alsın o zaman. yemek yapmak kadının görevi değil midesi olan herkesin öğrenmek zorunda olduğu iştir.
devamını gör...
aracıların para kazanmasını kabullenmeyen birey
tarladan 1 liraya alınan domatesin manavdan 10 lira olmasına karşı çıkan bireydir.
devamını gör...
kedisi olan yazarlar birliği
12 kedimle birlikte sizlere sevgiler yolluyoruz. merak ettiklerinizi sorabilirsiniz*
devamını gör...
kadınların beğenilme arzusu
erkeklerde yok mu peki? maaşınızla, arabanızla hava atmıyor musunuz? masanın üzerine cüzdanınızı, arabanızın anahtarını bırakmıyor musunuz?
devamını gör...
abla terörü
mensubu olduğum örgüttür. onlara bulaşmak için bir sebebe ihtiyacım yok. yan baktın, düz yattın diye kavga çıkarırım.bazen üzülüyorum onlara. ne istiyorsun yavrucaklardan diyorum kendi kendime ama ne yaparsın*
devamını gör...
en büyük şaban film müziği
insanı dinlerken bilmediği yerlere alıp götüren içinde hüzün, sevgi ve umut barındıran efsane parçadır. en büyük şaban filminde kullanılarak parçaya yazık edilmiştir. filmin çok çok ötesindedir.
devamını gör...
yemin ettim
tarkan'ın da çok güzel yorumladığı şarkı.
devamını gör...
yalan olduğu bilinen sözler
ben her zaman yanındayım.
devamını gör...
2020 2021 süper lig şampiyonu beşiktaş
bir galatasaraylı olarak beşiktaş'ı tebrik ederim. bu kadar dar kadro ile bunu başarmak zordu.
galatasaray'a gelecek olursak bu kadar alternatifli kadroya rağmen mütevazi kadrosu ile beşiktaş'ın gerisine düşüyorsan hatayı kendinde arayacaksın.
galatasaray'a gelecek olursak bu kadar alternatifli kadroya rağmen mütevazi kadrosu ile beşiktaş'ın gerisine düşüyorsan hatayı kendinde arayacaksın.
devamını gör...
songül karlı kışlık domates hazırlarken
domatesler mevsiminde toplanmıştır umarım. çünkü şu günlerde alınan ''kış domatesleri'' tahta gibi, işe yaramaz yani.
tanım: söngül karlı'nın kışlık domates hazırlarken çektiği videonun paylaşıldığı başlıktır.
tanım: söngül karlı'nın kışlık domates hazırlarken çektiği videonun paylaşıldığı başlıktır.
devamını gör...
yıldız kenter
finlandiya dünya kadın kuruluşu tarafından yüzyılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırılan ayşe yıldız kenter (1928-2019) devlet sanatçısı ve unıcef türkiye iyi niyet elçisi olmuştur.
profesyonel yaşama ilk adımı ankara devlet tiyatrosu’nda shakespeare’in ‘12. gece’ oyunu ile oldu. muhsin ertuğrul’un mektubu, 12 aralık 1948: “yıldız, iki gözüm kızım, bugün senin meslek hayatına ilk adımını attığın mübarek bir gündür. ‘mübarek’ diyorum, çünkü shakespeare gibi bir dahinin on ikinci gece kadar güzel bir eserinde baş kadın rolü oynayarak sahneye atılmak, şimdiye kadar çok az bahtiyara nasip olmuştur. fakat sakın bu başlangıç seni gurura sürüklemesin, bilakis daha çok çalışmaya ve daimi bir tevazua bağlasın. esasen ben senin dürüst ve kuvvetli seciyenden bunu bekliyorum.”
kardeşi müşfik kenter ve eşi şükran güngör ile kent oyuncuları topluluğunu kurdu. daha sonraki yıllarda sürekli olarak amerika birleşik devletleri ve birleşik krallık'ta "değişen eğitim metotları" ve "oyunculuk metotları" üzerine çalışmalar yaptı.
1962’de tiyatro hizmetlerinden ötürü “yılın kadını” seçildi ve behzat butak ile birlikte "ilhan iskender tiyatro ödülü"nü kazandı. sinema oyuncusu olarak üç kez “altın portakal” ödülüne layık görüldü.
100’e yakın oyun sergiledi. shakespeare, çehov, bertolt brecht, eugène ıonesco, harold pinter, edward albee, tennessee williams, alan ayckbourn, arthur miller, tom stoppard, brian friel, neil simon, david mamet, athol fugard, sergey kokovkin gibi pek çok yazarların yanı sıra melih cevdet anday, oktay rıfat horozcu, necati cumalı, güner sümer, adalet ağaoğlu, zeki özturanlı, güngör dilmen, muzaffer izgü gibi pek çok türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.
1984'te roma’daki italyan kültür birliğince “adalaide ristori” ödülüne layık görüldü
1989 yılında, korsika - bastia film festivalinde “hanım” filmindeki rolüyle “en iyi kadın oyuncu” ödülünü aldı.
1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü uluslararası lions kulübünün “the melvin jones” ile ödüllendirildi.
iki kez ulvi uraz “en iyi kadın oyuncu”, üç kez de aynı dalda avni dilligil ödülüne laik görüldü.
1994'te “konken partisi” oyunundaki fonsla rolü ile “olağanüstü yorum” ödülünü aldı.
1995'te kültür bakanlığınca, tiyatro sanatına katkılarından ötürü “onur” ödülüne layık gördü. kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “mevlana kardeşlik ve barış ödülü” verildi.
1996’da magazin gazetecileri derneği tarafından ramiz ile jülide’deki jülide rolü için “en iyi kadın oyuncu” ödülü verildi.
19 mayıs 1997'de uluslararası istanbul festivali tarafından ömür boyu tiyatro sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü yıldız kenter’e dame diana rigg tarafından takdim edildi.
1998’de ankara sanat kurumu “yılın kadın sanatçısı” ödülü, 1998 muhsin ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 cumhurbaşkanlığı büyük kültür ve sanat ödülü, “martı” adlı oyunda madam arcadina rolüyle 1999, afife tiyatro ödülleri - en iyi kadın oyuncu ödülü aldı.
kendisi son derecede mütevazi, saygı dolu ve nazik bir hanımefendiydi. boğaziçi sahilinde yürüyüş yapanlar ile tatlı sohbetler ederdi, nur içinde yatsın.
profesyonel yaşama ilk adımı ankara devlet tiyatrosu’nda shakespeare’in ‘12. gece’ oyunu ile oldu. muhsin ertuğrul’un mektubu, 12 aralık 1948: “yıldız, iki gözüm kızım, bugün senin meslek hayatına ilk adımını attığın mübarek bir gündür. ‘mübarek’ diyorum, çünkü shakespeare gibi bir dahinin on ikinci gece kadar güzel bir eserinde baş kadın rolü oynayarak sahneye atılmak, şimdiye kadar çok az bahtiyara nasip olmuştur. fakat sakın bu başlangıç seni gurura sürüklemesin, bilakis daha çok çalışmaya ve daimi bir tevazua bağlasın. esasen ben senin dürüst ve kuvvetli seciyenden bunu bekliyorum.”
kardeşi müşfik kenter ve eşi şükran güngör ile kent oyuncuları topluluğunu kurdu. daha sonraki yıllarda sürekli olarak amerika birleşik devletleri ve birleşik krallık'ta "değişen eğitim metotları" ve "oyunculuk metotları" üzerine çalışmalar yaptı.
1962’de tiyatro hizmetlerinden ötürü “yılın kadını” seçildi ve behzat butak ile birlikte "ilhan iskender tiyatro ödülü"nü kazandı. sinema oyuncusu olarak üç kez “altın portakal” ödülüne layık görüldü.
100’e yakın oyun sergiledi. shakespeare, çehov, bertolt brecht, eugène ıonesco, harold pinter, edward albee, tennessee williams, alan ayckbourn, arthur miller, tom stoppard, brian friel, neil simon, david mamet, athol fugard, sergey kokovkin gibi pek çok yazarların yanı sıra melih cevdet anday, oktay rıfat horozcu, necati cumalı, güner sümer, adalet ağaoğlu, zeki özturanlı, güngör dilmen, muzaffer izgü gibi pek çok türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.
1984'te roma’daki italyan kültür birliğince “adalaide ristori” ödülüne layık görüldü
1989 yılında, korsika - bastia film festivalinde “hanım” filmindeki rolüyle “en iyi kadın oyuncu” ödülünü aldı.
1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü uluslararası lions kulübünün “the melvin jones” ile ödüllendirildi.
iki kez ulvi uraz “en iyi kadın oyuncu”, üç kez de aynı dalda avni dilligil ödülüne laik görüldü.
1994'te “konken partisi” oyunundaki fonsla rolü ile “olağanüstü yorum” ödülünü aldı.
1995'te kültür bakanlığınca, tiyatro sanatına katkılarından ötürü “onur” ödülüne layık gördü. kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “mevlana kardeşlik ve barış ödülü” verildi.
1996’da magazin gazetecileri derneği tarafından ramiz ile jülide’deki jülide rolü için “en iyi kadın oyuncu” ödülü verildi.
19 mayıs 1997'de uluslararası istanbul festivali tarafından ömür boyu tiyatro sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü yıldız kenter’e dame diana rigg tarafından takdim edildi.
1998’de ankara sanat kurumu “yılın kadın sanatçısı” ödülü, 1998 muhsin ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 cumhurbaşkanlığı büyük kültür ve sanat ödülü, “martı” adlı oyunda madam arcadina rolüyle 1999, afife tiyatro ödülleri - en iyi kadın oyuncu ödülü aldı.
kendisi son derecede mütevazi, saygı dolu ve nazik bir hanımefendiydi. boğaziçi sahilinde yürüyüş yapanlar ile tatlı sohbetler ederdi, nur içinde yatsın.
devamını gör...