üstünü çıkar söylediklerin anlaşılmıyor
devamını gör...

uyanınca yataktan kalkıyorum. daha ne yapayım ben bu hayatta?
devamını gör...

çok şiirsever bir insan olarak söylüyorum bunu: her daim olmaz anam babam.. her daim olmaz cancağızım..
kafiye mi kusayım, bana günah mı değil?
her şeyin fazlası zarar. romantizmin de, şiirin de.. denge önemli, denge her şeyi uzun sürer hale getiriyor çünkü.
devamını gör...

aziz nesin'in yanıldığı söylem.
devamını gör...

torunları şu an ülkenin içinden geçiyor.
devamını gör...

kendini tanıyor ve ne istediğini öğrenmeye başlıyorsun diyelim. öğrenmeye başlamak dedim çünkü ilerleyen yaşlarda daha fazla kendinle ilgili bilgiye sahip olabilirsin.
kendini birilerine ispat etmenin bir anlamı olmadığını sadece kendi istediğin kişi olman gerektiğini farkına varıyorsun. bu aydınlanma 30 dan öncede yaşanabilir.
devamını gör...

bir laf vardır kuyruk acısı diye, onu aklıma getiren başlık.
hayır olsun.
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde bir büyücü'dür.
devamını gör...

hani çizgi filmlerde uyuyabilmek için başvurulan yöntemlerden biri vardır ya, o işte. çizgi karakterimiz yatağına uzanır, uyku tutmayınca çitlerden atlayan koyunları saymaya başlar.
çocukken çoğu insan denemiştir bu yöntemi. maalesef işe yaradığına şahit olmadığım bir uyuma yöntemi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben kelime yazmıyorum genel de cin ali ve ayşe çiziyorum. cin ali’ye topaç, ayşe’ye çiçek. çocukluğumdan beri çizebildiğim ilk ve tek resim olduğundan sanırım elime kalem geçer geçmez her yere iliştiriyorum.
devamını gör...

üretim araçlarının; özel sektör elinde bulunduğu, sermaye akışının özgür olduğu ve fiyatın, üretimin, bölüşümün dışardan etki edilmeden piyasa tarafından belirlendiği ekonomik sistem şeklinde tanımlanabilir.

orta çağ geleneği feodal yapıdan çıkıp yeni bir düzen kurdu kapitalizm. bu düzen, hem üretimi hem de bölüşüm biçiminin kontrolünü piyasanın teşvikine ve caydırıcılığına bıraktı.kamu otoritesi de bu düzenin zayıf ayağı olarak egemenlik hakkına dayanıp yasama yapar, yargılar ve silahlanır; ama üretim ve bölüşüm sistemi içinde yerini almaz, kurt ile kuzuyu baş başa bırakır adeta.

aslında her şeyin başlangıcı 18. yüzyıl filozofu adam smith'in "benzer dürtülere sahip bireylerden oluşan bir çevrede, bireysel çıkarların işleyişinin nasıl rekabetle sonuçlanacağı, daha sonrada bu rekabetin toplumun istediği mallara ve arzu edilen fiyatlara nasıl olumlu yansıyacağı" düşüncesidir. yani smith'e göre bencil güdülerdir aslında toplumsal uyumu sağlayan. çok ciddiye alındı bu düşünce, alınması normaldi ve iyiydi aslında, ama sadece kendi dönemi için. çünkü aslında adam smith 18. yüzyıl ingiltere'sinin fakirliğine çözüm arıyordu. bir yatırımcının kendi kasabası dışında yatırım yapamamasını eleştiriyordu, para yerine çoğu bölgede çivinin kullanıldığı ingiltere'nin o dönemine sıkışıp kalmış olan smith nitelik olarak değişimleri göz ardı edip sadece niceliksel değişimlerin olacağına ihtimal vermişti. birilerinin işine geldiği için daha sonraları çok uygulama alanı buldu ki bu düşünce sistemi şimdilerde tepe noktasını yaşıyor adeta, yani küreselleşmeyi.

dünya nüfusuna vurulduğunda üretim faktörlerinin çok küçük bir kesimin elinde kalması ve bu faktörlerin maddi bağlamda değil, değer ve yatırım bağlamında çok hızlı hareket kabiliyeti kazanmış olmasıdır kapitalizmi hastalıklı yapan. gelir dağılımdaki adaletsizlikler, sermaye sahiplerinin devlet denen organizmayı felç edebilecek derecede etkileyebilmesi, bireyin üretim gücünün düşmesi ve daha nice sorunlar kapitalizmin günahıdır. günahının bedelini ise çoğu zaman kendini ısırarak ödemekte, ödetmekte. işte bu kadar az sayıda elin sahip olduğu sermaye ve aldığı kararlar sonucu krizlerden ve ekonomik problemlerden çıkılamıyor.

bazen düşünüyorum da; ne olurdu acaba ekonomi bilimi hep statik kalsaydı, insanoğlu onu dürtmeyip bıraksaydı bir kenarda, ne olurdu acaba?
devamını gör...

samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu gibi yerler için kullanılan bir kelimedir.
devamını gör...

çok zor bir çocukluk geçirir. devamlı travmalarla seneler ziyan olur.
devamını gör...

pandemi zamanı dükkân açmak gibidir. genelde sinek avlarsın. olsun müşterinin ayağı alışsın.
devamını gör...

güzel severmişim ben, hayatıma girip ortalığı viran yapan herkes bunu söyledi. benim kağıtlara yazacak gücüm de yok artık. bakın, bakın bu boşluk hissini oluşturmam yıllarımı aldı. ben yıllarca kimseye anlatamadığım o hissi tek başıma sırtlandım. bakın gözyaşlarım, akıtmayı seversiniz. ne de olsa bergen merhametli değil mi? ah benim dağ gibi durup dal gibi kırılan kalbim.. hâlâ çocuksu bir umutla, içten içe saçının okşanmasını bekliyorsun değil mi? bunu senden başkası yapmayacak ama güzel kendim. ah benim yazgısı yaman kızım.. nelere dayandık değil mi? kendi kavgamla diğerlerinin kavgasının karşılaşması bu. ben bunu kaybedersem hayatımın sonu olur bu. ah benim içinde çocuksu neşe taşıyan kızım.. ah benim gurbetlik çeken masum kızım.. buralara ait değilsin, biliyorum geçecek. dayanmalısın. lütfen dayan. ağla dilediğince ama bu çukurdan çıkınca çok güzel bir kimse olacaksın. bitecek bu melankolik hâl. unuttuklarını boşa çıkarma güzel kızım.. kendine en güzel desteği sadece sen verirsin. ama birinin seni kucaklayıp bağrına basmasını bekliyorsun.. ne acı! ulan harbiden çok acı, çok! varla yok arası hatırladığım kim varsa gözyaşım ile yıkansınlar!
devamını gör...

herkese merhaba,
böyle bir başlık açacağıma ben de inanmazdım ve biliyorum ülke gündemi kötü (hep), pandemi, felaketler vs bir çok olumsuzlukla boğuşuyoruz. ama bir yandan da hayat devam ediyor, arada nefes aldığımız an'lar oluyor.
ben bu başlığı bu yüzden açıyorum. elbette gereksiz, saçma bulan yazar arkadaşlarım olacaktır onlardan özür dilerim.*
ama benim gibi düşünen, radyoda, orada, burada denk geldiğinde müziğin sesini biraz daha açan, yerinde duramayan, bir yerlere giderken yüksek sesle bu şarkıları dinleyen sevgili yazar arkadaşlarım evet sizlere sesleniyorum. sizleri de sevdiğiniz parçaları paylaşmaya davet ediyorum. * *

o zaman hemen açılışı yapıyorum.*
affeder mi aşk bizi?

söz - müzik: cem adrian
düzenleme: alper atakan

ben bir kaç gündür bu şarkıyı sürekli dinliyorum (evet evet ayrılık şarkısı ama neredeyse insanları ayrıldığına şükrettirecek kadar yerimizde oturtmayan cinsten, tam yaz şarkısı ??) söz-müzik-düzenleme olarak bence çok iyi bir iş çıkarılmış. ayrıca irem derici hayranı olan varsa kusura bakmasın çok dinlemem, şarkılarına hiç hakim değilim ama bence bu şarkı kariyerinin en başarılı şarkısı olabilir.
iyi dinlemeler ve tabii hepimizin bunu soracağı (geçmişte-gelecekte) birileri (olmuştur) olacaktır...
her kimsen affeder mi aşk bizi?
devamını gör...

kafa iznine çıkınca, puan listesinden ve arama listesinden düşüyorsunuz zaten.
özellikle mahlasınızı aratmayan kimse görmüyor sizi.
yani yazılanların bir emek ve değeri olduğunu düşünürsek kalması daha iyidir bence.
söz uçar, yazı kalır misali. belki birileri denk gelir okur, bir ibret alır, gülümser, belki duygulanır mesela.
tamamen yok etmek bana göre de haksızlık.
yine de siz bilirsiniz elbettte.
devamını gör...

tabiki mustafa sandal!!! aya benzer yüreğim, doğal olarak takipteyim!
devamını gör...

bir şarki bile yıllarca mutlu ederken; hediye seçmek, bir de buna kulp takmak da ne bileyim?
belki de siz hediyeye, o kadar düşünülmeye layık insan değilsinizdir.
devamını gör...

her şey yolunda
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim