bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
levent yüksel;zalim.
devamını gör...
armysuzy
benim fake'im zannedilen yazarımız.
ama şöyle bir durum var, pek sevgili armysuzy'in cinsiyeti kadın, ben ise erkeğim.
tıp bu kadar ilerledi mi bilmiyorum, aydınlatırsanız sevinirim *
ama şöyle bir durum var, pek sevgili armysuzy'in cinsiyeti kadın, ben ise erkeğim.
tıp bu kadar ilerledi mi bilmiyorum, aydınlatırsanız sevinirim *
devamını gör...
ankilozan spondilit
ilerleyici, sistemik ve romatizmal hastalık. ahmet mete ışıkara ve suna pekuysal örneğini verirsek hastalığın ne olduğu gayet iyi anlaşılır.
devamını gör...
insanlar ikiye ayrılır
gelişmeyi seçip hayatının sorumluluğunu üstlenerek çevresindekilerin de kendilerini geliştirmeleri konusunda onlara katalizör olarak hayatının kalitesini arttırmak için adım atanlar ile kendini hayat şartlarının kucağına bırakıp onu, bunu, kaderi vs. suçlayarak kurban rolüne bürünüp hayatından sürekli şikayet ederek kendini hiçbir şeyi değiştirme gücüne sahip olmadığına inandırarak bedenen canlı ama ruhen ölü bir insan olmaya mahkum edenler..
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
türkiye tarihinin en önemli sivil hareketidir. görüyorum ki kafa sözlükte de ilk üç gün ben de destekledim tayfası sürekli karalamaya çalışıyor. yok efendim direniş(!) denmesi zaten nasıl bir hareket olduğunu belli ediyormuş.
arkadaşlar moralinizi bozmak gibi olmasın ama tdk türkçe sözlükten naklen bırakıyorum tanımı:
--! spoiler !--
direniş: direnme işi
direnmek: herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannut etmek
--! spoiler !--
bakın "herhangi bir düşüncede" diyor. insanların demokratik hakkını kullanmakta ısrar etmesi onları terörist yapmaz. ama ben kime neyi anlatıyorum; kötüsünüz, kötü!
arkadaşlar moralinizi bozmak gibi olmasın ama tdk türkçe sözlükten naklen bırakıyorum tanımı:
--! spoiler !--
direniş: direnme işi
direnmek: herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannut etmek
--! spoiler !--
bakın "herhangi bir düşüncede" diyor. insanların demokratik hakkını kullanmakta ısrar etmesi onları terörist yapmaz. ama ben kime neyi anlatıyorum; kötüsünüz, kötü!
devamını gör...
i. justinianus
flavius petrus sabbatius iustinianus, ya da iustinianus * magnus; 4.yüzyılda değil 6.yüzyılda yaşamış olan bizans imparatoru. pek çok açıdan ilginç bir şekilde diğer bir büyük kayser-i rum olan kanuni sultan süleyman'la pek çok benzerlik gösterir. örneğin süleyman gibi iustinianus da seferlerle, savaşlarla parayı bitirmiş ve geride neredeyse tamtakır bir hazine bırakmıştır. ikisinin de muhteşem sanat eserleri olan büyük ibadethaneleri istanbul'da bütün ihtişamalrıyla boy gösterir. birisi theodora'nın, diğeri hürrem sultan'ın pençelerinden kurtulamamışlardır.
iustinianus'un ilk sınavı 532 yılında yaşanan nika ayaklanması'ydı. hipodrom'daki mavi ve yeşil takımların taraftarları olan maviler ve yeşiller'in liderlerinden bazılarının idam edilmesi hiç görülmemiş bir olaya sebep oldu ve iki taraftar grubu güçlerini birleştirdi. nika* sloganları atarak konstantinopolis şehir merkezini yakıp yıkan isyancılar imparator ii. theodosius'un yaptırdığı anıtsal ayasofya kilsiesi'ni* de yerle bir ettiler. daha sonra hipodrom'a girerek yarışçılardan birine imparator olarak taç giydirdiler. isyan o kadar büyüdü ki iustinianus şehirden kaçmak için hazırlıklarını yaptı. ancak eşi theodora bunu reddederek imparator gitse bile tahtı bırakmayacağını ve sonuna kadar savaşacağını söyleyip kocasını kalmaya ikna etti. komutan belisarius çağrıldı ve lejyonuyla hipodroma giren komutan çıkışları kapatarak içerideki otuz bin isyancıyı kılıçtan geçirdi. isyan böylece bastırıldı ve yakılan ayasofya'nın yerine iustinianus sanat ve mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan bugünkü ayasofya'yı inşa ettirdi.*
doğu roma imparatorluğu'nun büyük bir ideali vardı, renovatio imperii. yani imparatorluğun barbarların eline geçmiş olan batı yakasını tekrar ele geçirerek imparatorluğun restorasyonunu sağlamak, doğu ve batı'yı tekrar birleştirmek. bu ideali gerçekleştirmeye en çok yaklaşan da iustinianus olmuştur. sasani imparatorluğu'ya yapılan savaşın sonunda sonsuz bir barış imzalayıp yüzünü batıya dönen imparator, ilk olarak vandalların kralı hilderic'i devirerek tahta geçen gelimer'e karşı kuzey afrika seferine çıktı. belisarius komutasındaki bizanslılar tunus, sardinya, korsika ve balear adalarını ele geçirerek 534 yılında vandal yönetimine tamamen son verdiler. bu sefer imparatorluğa yaklaşık elli ton altına mal oldu. prokopius'un dediğine inanacak olursak can kaybı ise beş milyondu.
535 yılında yine belisarius komutasındaki başka bir ordu ostrogotların egemenliğindeki italya'ya çıktı. sicilya'dan başlayarak kuzeye ilerleyen belisarius, 536 yılında neapolis* ve roma'yı ele geçirdi. 538 yılına dek ostrogotlar roma'yı kuşattılarsa da alamadılar. daha sonra iustinianus narses isimli başka bir komutanla takviye birlikler gönderdi ancak belisarius ve narses'in anlaşmazlığı yüzünden narses geri çağırıldı. 540 yılında bizanslılar ostrogotların başkenti ravenna'ya ulaştılar. ostrogotlar belisarius'a batı roma imparatoru ünvanını teklif ettiklerinde belisarius teklifi kabul etmi gibi görünerek başkente girdi ve italya'daki ostrogot yönetimi bitirilmiş oldu. hemen ardından belisarius, iustinianus tarafından konstantinopolis'e çağırıldı ve sefer sonlandı. 541'de ostrogotların tekrar italya'ya saldırması ve sicilya'ya kadar ilerlemesi sonucu ikinci sefere çıkıldı ancak pek çok savaş, kentlerin sürekli el değiştirmesi ve frank kabilelerinin istilasının engellenmesinden sonra 554 yılında italya tam olarak romalıların hakimiyetine girdi. bu seferlerin maliyeti ise yaklaşık yüz elli ton altın ve yine prokopius'a inanırsak yüz elli milyon got'un öldürülmesiydi. bu arada hispania'ya düzenlenen seferler sonucu iber yarımadasının güneyi de tekrar imparatorluğa dahil olmuştu.
daha hakkında anlatılacak çok şey var ancak benim klavyem bu adama yetmez. ölümünden kısa bir süre sonra ele geçirdiği yerlerin çoğu tekrar barbarların eline geçti, renovatio imperii bir hayal olarak kaldı. döneminde latincenin yerini attika yunancasının almaya başlamasıyla roma imparatorluğu, bizans imparatorluğu'na dönüşmeye başladı; iki yüz yıl süren tarihin ilk hıyarcıklı veba* salgını gerçekleşti; anthiokheia* kenti yağmalanıp yıkıldı, baştan sona tekrar inşa edildi ve depremde tekrar yıkıldı; codex iustinianus olarak da bilinen, o zamana kadarki en kapsamlı kanunname olan corpus iuris civilis hazırlandı. hazineyi dibine kadar bitirse de tarihe çok şey kattı bu zat. 565 yılında öldüğünde apostoleion'a* defnedildi, bugünkü fatih camii. o yüzden yattığı yerde dinlensin de diyemiyoruz. neyse. okuduğunuz için teşekkürler. 555 yılının sınırlarını gösteren harita ektedir, saygılar.
iustinianus'un ilk sınavı 532 yılında yaşanan nika ayaklanması'ydı. hipodrom'daki mavi ve yeşil takımların taraftarları olan maviler ve yeşiller'in liderlerinden bazılarının idam edilmesi hiç görülmemiş bir olaya sebep oldu ve iki taraftar grubu güçlerini birleştirdi. nika* sloganları atarak konstantinopolis şehir merkezini yakıp yıkan isyancılar imparator ii. theodosius'un yaptırdığı anıtsal ayasofya kilsiesi'ni* de yerle bir ettiler. daha sonra hipodrom'a girerek yarışçılardan birine imparator olarak taç giydirdiler. isyan o kadar büyüdü ki iustinianus şehirden kaçmak için hazırlıklarını yaptı. ancak eşi theodora bunu reddederek imparator gitse bile tahtı bırakmayacağını ve sonuna kadar savaşacağını söyleyip kocasını kalmaya ikna etti. komutan belisarius çağrıldı ve lejyonuyla hipodroma giren komutan çıkışları kapatarak içerideki otuz bin isyancıyı kılıçtan geçirdi. isyan böylece bastırıldı ve yakılan ayasofya'nın yerine iustinianus sanat ve mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biri olan bugünkü ayasofya'yı inşa ettirdi.*
doğu roma imparatorluğu'nun büyük bir ideali vardı, renovatio imperii. yani imparatorluğun barbarların eline geçmiş olan batı yakasını tekrar ele geçirerek imparatorluğun restorasyonunu sağlamak, doğu ve batı'yı tekrar birleştirmek. bu ideali gerçekleştirmeye en çok yaklaşan da iustinianus olmuştur. sasani imparatorluğu'ya yapılan savaşın sonunda sonsuz bir barış imzalayıp yüzünü batıya dönen imparator, ilk olarak vandalların kralı hilderic'i devirerek tahta geçen gelimer'e karşı kuzey afrika seferine çıktı. belisarius komutasındaki bizanslılar tunus, sardinya, korsika ve balear adalarını ele geçirerek 534 yılında vandal yönetimine tamamen son verdiler. bu sefer imparatorluğa yaklaşık elli ton altına mal oldu. prokopius'un dediğine inanacak olursak can kaybı ise beş milyondu.
535 yılında yine belisarius komutasındaki başka bir ordu ostrogotların egemenliğindeki italya'ya çıktı. sicilya'dan başlayarak kuzeye ilerleyen belisarius, 536 yılında neapolis* ve roma'yı ele geçirdi. 538 yılına dek ostrogotlar roma'yı kuşattılarsa da alamadılar. daha sonra iustinianus narses isimli başka bir komutanla takviye birlikler gönderdi ancak belisarius ve narses'in anlaşmazlığı yüzünden narses geri çağırıldı. 540 yılında bizanslılar ostrogotların başkenti ravenna'ya ulaştılar. ostrogotlar belisarius'a batı roma imparatoru ünvanını teklif ettiklerinde belisarius teklifi kabul etmi gibi görünerek başkente girdi ve italya'daki ostrogot yönetimi bitirilmiş oldu. hemen ardından belisarius, iustinianus tarafından konstantinopolis'e çağırıldı ve sefer sonlandı. 541'de ostrogotların tekrar italya'ya saldırması ve sicilya'ya kadar ilerlemesi sonucu ikinci sefere çıkıldı ancak pek çok savaş, kentlerin sürekli el değiştirmesi ve frank kabilelerinin istilasının engellenmesinden sonra 554 yılında italya tam olarak romalıların hakimiyetine girdi. bu seferlerin maliyeti ise yaklaşık yüz elli ton altın ve yine prokopius'a inanırsak yüz elli milyon got'un öldürülmesiydi. bu arada hispania'ya düzenlenen seferler sonucu iber yarımadasının güneyi de tekrar imparatorluğa dahil olmuştu.
daha hakkında anlatılacak çok şey var ancak benim klavyem bu adama yetmez. ölümünden kısa bir süre sonra ele geçirdiği yerlerin çoğu tekrar barbarların eline geçti, renovatio imperii bir hayal olarak kaldı. döneminde latincenin yerini attika yunancasının almaya başlamasıyla roma imparatorluğu, bizans imparatorluğu'na dönüşmeye başladı; iki yüz yıl süren tarihin ilk hıyarcıklı veba* salgını gerçekleşti; anthiokheia* kenti yağmalanıp yıkıldı, baştan sona tekrar inşa edildi ve depremde tekrar yıkıldı; codex iustinianus olarak da bilinen, o zamana kadarki en kapsamlı kanunname olan corpus iuris civilis hazırlandı. hazineyi dibine kadar bitirse de tarihe çok şey kattı bu zat. 565 yılında öldüğünde apostoleion'a* defnedildi, bugünkü fatih camii. o yüzden yattığı yerde dinlensin de diyemiyoruz. neyse. okuduğunuz için teşekkürler. 555 yılının sınırlarını gösteren harita ektedir, saygılar.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün normal sözlük'ü bitirme operasyonu
benjaminin gece ortalarında göklerden gelen bir karar vardır deyip piyasaya çıkacağı operasyondur. tüm yazarları tanım girmeye sol frame e davet ediyoruz.
devamını gör...
merhaba ben israfil bu da surum
2021 senesi içinde gaipten gelip herkesi etkisi altına alması beklenen sestir efenim. en azından ben bekliyorum.
bir yerden de yecüc ile mecüc pörtlerse de şaşırmam yâni.
bir yerden de yecüc ile mecüc pörtlerse de şaşırmam yâni.
devamını gör...
alttaki yazara sor
underratedin anlamına baktım ve evet var bir film. hatta benim en sevdiğim filmdir. yaklaşık bir 20 defa izledim. her sıkıldığımda açar izlerim. ismi de 'işe yarar bir şey.' gideyim de izliyeyim.
benim sorum şu:
'bu öyle bir şeydir ki bütün erkeklerde bulunur, kadınlar evlendiğinde erkeğinkini alır, arnold schwarzenegger de oldukça uzun , brad pitt de ise kısadır. madonna da yoktur, papa da vardır ama o kullanmaz.' nedir bu?
benim sorum şu:
'bu öyle bir şeydir ki bütün erkeklerde bulunur, kadınlar evlendiğinde erkeğinkini alır, arnold schwarzenegger de oldukça uzun , brad pitt de ise kısadır. madonna da yoktur, papa da vardır ama o kullanmaz.' nedir bu?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği yemek
sevdiklerimle yediğim tüm yemekler.
devamını gör...
ılık süt
çocukken sıkça içine bir kaşık bal karıştırılmak suretiyle içilen içecek.
sonra neden şeker hastası oluyoruz...
sonra neden şeker hastası oluyoruz...
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
tekrar tekrar bakıyorum da çok havalı duruyor ya. çok yakışıyor nickimin yanına. keşke gerçekten kurucu olsaydım dedirtti.
devamını gör...
merdumgiriz_
kendileri çok içten, samimi bir insan. profiline bakınca da anlaşılıyor zaten. ve güne güzel başlamamı sağlayan kişilerden. sabah sabah yüzümü güldürdü sağ olsun.* tanımlarınızdan bizi eksik bırakmayınızz lütfen. keyifli sözlükler.*
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'e soru sor
yoldaş benjamin franklin'de bizi duyacak mı?
sözlüğü twitter gibi kullanan çaylaklarla ilgili ne düşünüyorsunuz?
sözlüğü twitter gibi kullanan çaylaklarla ilgili ne düşünüyorsunuz?
devamını gör...
sözlükte olması gerekenler
bir kaç gün oldu buraya geleli ,
ılk gözlemim, özellikle ülkenin gerçek gündemiyle ilgili entry girmekten , yorum yapmaktan ciddi biçimde kaçınılmakta .
buna bir çok olguyu sebep olarak sayabilirim ancak gerek olmadığını düşünüyorum.
bununla ilgili sadece usta nazım'ın
' sen yanmazsan , ben yanmazsam , biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' sözünü burada hatırlamak istiyorum .
bunun dışında belirli bir seviye var , umarım böyle devam eder.
ancak bir endişem var ki , bunu paylaşmak isterim .
bir çok sözlükte varolan bir durum, ilerleyen günlerde burada da yaşanacak gibi , hatta bu hatayi belki ben de yapabileceğim.
sürekli başlık açmak, sözlüğü başlık çöplüğüne çevirmek.
bunun önüne mutlaka geçilmeli diye düşünüyorum.
bu da , günlük, haftalık veya aylık belirli bir sayıda başlık açabilme sınırı getirilerek kontrol altına alınabilir diye düşünüyorum. böyle olunca herkes limitini iyi ve daha güzel kullanmak için biraz daha dikkatli , özenli kullanır gibi geliyor bana .
yanılıyor olabilirim , birileri bunu ' özgürlüğe müdahale ' olarak da değerlendirebilir, ancak ilerleyen günlerde kavram kargaşasının yaşanmasının önüne geçilmesi de bir şekilde sağlanmalı diye düşünüyorum...
ben bu konudaki fikrimi aktardım.
burası henüz yeni , eksik görülen yönler olabilir ,
bu yönde tespitleri olanların da bu başlık altında bu düşüncelerini dile getirebileceklerini,
moderasyonun da bunlari dikkate alacağını düşünüyorum, umarım yanılmam...
ılk gözlemim, özellikle ülkenin gerçek gündemiyle ilgili entry girmekten , yorum yapmaktan ciddi biçimde kaçınılmakta .
buna bir çok olguyu sebep olarak sayabilirim ancak gerek olmadığını düşünüyorum.
bununla ilgili sadece usta nazım'ın
' sen yanmazsan , ben yanmazsam , biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' sözünü burada hatırlamak istiyorum .
bunun dışında belirli bir seviye var , umarım böyle devam eder.
ancak bir endişem var ki , bunu paylaşmak isterim .
bir çok sözlükte varolan bir durum, ilerleyen günlerde burada da yaşanacak gibi , hatta bu hatayi belki ben de yapabileceğim.
sürekli başlık açmak, sözlüğü başlık çöplüğüne çevirmek.
bunun önüne mutlaka geçilmeli diye düşünüyorum.
bu da , günlük, haftalık veya aylık belirli bir sayıda başlık açabilme sınırı getirilerek kontrol altına alınabilir diye düşünüyorum. böyle olunca herkes limitini iyi ve daha güzel kullanmak için biraz daha dikkatli , özenli kullanır gibi geliyor bana .
yanılıyor olabilirim , birileri bunu ' özgürlüğe müdahale ' olarak da değerlendirebilir, ancak ilerleyen günlerde kavram kargaşasının yaşanmasının önüne geçilmesi de bir şekilde sağlanmalı diye düşünüyorum...
ben bu konudaki fikrimi aktardım.
burası henüz yeni , eksik görülen yönler olabilir ,
bu yönde tespitleri olanların da bu başlık altında bu düşüncelerini dile getirebileceklerini,
moderasyonun da bunlari dikkate alacağını düşünüyorum, umarım yanılmam...
devamını gör...
nikola tesla
a.ka. elektriklerin tanrısı. elinde imkanı olsaydı ve türlü politik baskılara maruz kalmasaydı belki şuan ki teknoloji daha o yıllarda elde edilebilirdi ve bugün geldiğimiz nokta onun verdiklerinden öteye geçememiştir. tesla yalnızca bir dahi değildi yalnızdı hiç evlenmedi gerçi otel de kalırken güvercinlere sevgilim diye hitap ettiği söylenir. hayatı hep parasızlık içerisinde geçmiştir artık buna sebep olarak edison'un şeref yoksunluğu mu dersiniz? tesla'nın olan parasını deneylere yatırmasımı dersiniz? yada tesla daha doğar doğmaz düz taban olarak mı doğdu dersiniz bilemem. yıl 2020 tesla daha ilkokul kitaplarında dahi geçmiyor bir çok şeyi ona borcluyken oysa.
bazı fikirlerini kötü insanların eline geçmesinden korktuğu için yok ettiği yada yazıya geçirmediği söylenir.
peki bu adama neden politik baskı yapılmış? görünür sebep her ne kadar edison'un yukarıdan tanıdıkları olduğuyla ilgili olsada bence asıl sebep tesla'nın icatlarını insanlık için yapmış olmasıdır zira tesla dünyaya bedava elektrik dağıtım fikrindeydi. bu da insanların üzerinden para kazanan, onları sömüren insanların işine gelmiyordu.
philadelphia deneyi ile alakalı ise kanıtlanmış bir şey yok ama sırf eğlence yada şehir efsanesi de değildir. kimine göre gerçekten başarmıştır tesla, kimine göre yapamamıştır. ne yazık ki bunu şimdilik bilemeyeceğiz.
edison ile olan çekişmelerini işleyen bir film olarak (bkz: the prestige)
bazı fikirlerini kötü insanların eline geçmesinden korktuğu için yok ettiği yada yazıya geçirmediği söylenir.
peki bu adama neden politik baskı yapılmış? görünür sebep her ne kadar edison'un yukarıdan tanıdıkları olduğuyla ilgili olsada bence asıl sebep tesla'nın icatlarını insanlık için yapmış olmasıdır zira tesla dünyaya bedava elektrik dağıtım fikrindeydi. bu da insanların üzerinden para kazanan, onları sömüren insanların işine gelmiyordu.
philadelphia deneyi ile alakalı ise kanıtlanmış bir şey yok ama sırf eğlence yada şehir efsanesi de değildir. kimine göre gerçekten başarmıştır tesla, kimine göre yapamamıştır. ne yazık ki bunu şimdilik bilemeyeceğiz.
edison ile olan çekişmelerini işleyen bir film olarak (bkz: the prestige)
devamını gör...
ağır yaşamlar
spor yaparken izliyorum. normalde spor yaparken canım sıkılır, bir noktadan sonra tamam derim bu kadar yeterli, bu yürüyüş beni 4 sene idare eder. ancak bu programı izlerken spor yaptığım zamanlardan beri her yürüyüş saatlere yayılıyor, asla yeterli gelmiyor, resmen onlardan biri olmaktan korkuyorum. ve bazen ağlaya ağlaya spor yapıyorum üzülüp ki ben nasıl psikolojik bir ruh hastasıyım, hiç bilemiyorum.
çok üzücü. yaşamları gösterilen çoğu vaka cinsel istismara uğramış ya da sevgi açlığı çekmiş. içlerinde oluşan o sevgi açlığını yemek yiyerek doldurmaya çalışmışlar. yiyecekler bir tür madde bağımlılığı haline gelmiş. yaşama şansları %5. 300 kilolardan 80 kiloya düşmeye çalışıyorlar yaşamak için falan. çok zor ve sahiden çok iç acıtıcı.
tüm bunlar sonrası şu sonuca ulaşabiliriz sanırım. çok yememek lazım.
çok üzücü. yaşamları gösterilen çoğu vaka cinsel istismara uğramış ya da sevgi açlığı çekmiş. içlerinde oluşan o sevgi açlığını yemek yiyerek doldurmaya çalışmışlar. yiyecekler bir tür madde bağımlılığı haline gelmiş. yaşama şansları %5. 300 kilolardan 80 kiloya düşmeye çalışıyorlar yaşamak için falan. çok zor ve sahiden çok iç acıtıcı.
tüm bunlar sonrası şu sonuca ulaşabiliriz sanırım. çok yememek lazım.
devamını gör...
mustafa kemal'in dayıları ve amcaları
mustafa kemal atatürk'e karşı fesli masa başında akşama kadar hakaret ettiyse 5816'yı bahane etmeye gerek yoktur zaten lese majeste law olarak dünyada buna benzer yasalar var eğer gerçekten bildiğiniz atatürk hakkında yalanlar varsa ne biliniyorsa tasdikli belgeleriyle söylenebilir saygı çerçevesinde eleştirilebilir. dayısı abdurrahman aldırma olduğunu biliyorum nereli olduğu ne fark eder zamanında ülkemiz bitmiş haldeyken silah arkadaşlarıyla yeniden kurmuş mu gerisi teferruat.
devamını gör...
çöküş tayyip
diriliş ertuğrul ve kuruluş osman dan sonra serinin 3. ve son halkası olacak olan dizi. merakla bekliyoruz.
devamını gör...
