markalaşmış normal sözlük yazarları
elbet bir gün diyip terk ediyorum başlığı.
o kadar güzel yazar varken kendimi yazamadım yahu.
neyse bize de aynı yoldan devam etmelerini dilemek düşer.*
o kadar güzel yazar varken kendimi yazamadım yahu.
neyse bize de aynı yoldan devam etmelerini dilemek düşer.*
devamını gör...
rüyada pavlov’un göbeği’ni görmek
yoldaş olsa seve seve görürsünüz ama o rüyayı! hiç uyanmak istemezsiniz!
söz konusu pavlov ve göbeği olunca kabusmuş, karabasanmış! yedirmeyiz ulan pavlov'u. göbeği için bir şey diyemeyeceğim ama.
t: yoldaş'ı görmek için istiareye yatan yazarın pavlov ve göbeğine laf ederken rüyasında doğukan ve fake hesaplarına maruz kalması olayı.
söz konusu pavlov ve göbeği olunca kabusmuş, karabasanmış! yedirmeyiz ulan pavlov'u. göbeği için bir şey diyemeyeceğim ama.
t: yoldaş'ı görmek için istiareye yatan yazarın pavlov ve göbeğine laf ederken rüyasında doğukan ve fake hesaplarına maruz kalması olayı.
devamını gör...
don't look up
(bkz: barış özcan)
barış özcan başlığına mı yazsam daha çok okunur buraya mı bilemedim. sonra filmin başlığına yazmayı seçtim.
ara ara film analizleri yapan barış özcan bu sefer bu filmi yorumluyor diye sevinmiştim fakat filmden yola çıkarak öyle noktalara parmak basmış ki, bi saattir dayak yemiş gibiyim.
birilerini silkelemek isteyen veya biri beni silkelese diye bekleyen kim varsa gelsin bu değerlendirme videosunu pür dikkat izlesin.
barış abiyi hiç bu kadar sinirli görmemiştim. gerçekten ha filmdeki di'caprio ha barış özcan... birileri bi yerlerde insanları uyandırmak için bas bas bağırıyor ve çok büyük bir çoğunluk susuyor, takmıyor, tiiye bile almıyor.
izleyin izlettirin, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız!..
barış özcan başlığına mı yazsam daha çok okunur buraya mı bilemedim. sonra filmin başlığına yazmayı seçtim.
ara ara film analizleri yapan barış özcan bu sefer bu filmi yorumluyor diye sevinmiştim fakat filmden yola çıkarak öyle noktalara parmak basmış ki, bi saattir dayak yemiş gibiyim.
birilerini silkelemek isteyen veya biri beni silkelese diye bekleyen kim varsa gelsin bu değerlendirme videosunu pür dikkat izlesin.
barış abiyi hiç bu kadar sinirli görmemiştim. gerçekten ha filmdeki di'caprio ha barış özcan... birileri bi yerlerde insanları uyandırmak için bas bas bağırıyor ve çok büyük bir çoğunluk susuyor, takmıyor, tiiye bile almıyor.
izleyin izlettirin, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız!..
devamını gör...
aşk acısı çekenlere tavsiyeler
oturun sütlaç falan yiyin. saçmalamayın.
devamını gör...
birdenbire olan şeyler
deprem.
devamını gör...
ölüm gibi bir şey olup ölünmeyen durumlar
evimizin yakınlarında afgan bir çocuk yaşıyor. çocuk evlere şenlik, tam bir fırlama. 5-6 yaşlarında ama ele avuca sığmıyor, herkes yaka silkmiş durumda. camlara taş atmalar mı dersiniz, arabaların dikiz aynalarına asılmak mı... her şey bunda.. türkçeyi iyi de anlamıyor, söylediklerimizin, uyarılarımızın yarısı havada kalıyor, çocuk boş boş suratımıza bakıyor. şirret de bir annesi var, çocuk ile ilgili sıkıntısını anlatan herkesle kavga ediyor.
neyse efenim, çocuklar kırmızı çizgimdir. asla kötü muamele sevmem, yapanı da kim olsa uyarırım. bu sebeple, bu çocuk da hafif dışlandığı için, daha özenli davranmaya gayret ediyorum. kızımdan da özellikle rica ettim, diğer arkadaşlarından ayırma, kendine bir şey aldığında ona da ikram et ya da oyuncaklarını paylaş vs diye. bir süre sonra diğer çocuklar kızıma 'biz onunla konuşmuyoruz, sen de konuşma' filan demişler. o da beni değil arkadaşlarını dinlemiş, bunun doğru olmadığını filan anlattım ama çocuk çocuktan öğreniyor işte.
bir gün kızım balkonda, çocuk aşağıdan seslendi, 'hadi dışarı gel oyun oynayalım' diye. kızım da 'gelmeyeceğim' dedi. ben de çaktırmadan dinliyorum bu arada. çocuk dedi ki 'o zaman ben size geleyim'.kızım da 'bizim evimize gelemezsin, annelerimizin arkadaş olması gerekiyor gelebilmen için' dedi. içimden dedim, aferin kızıma * çocuk da 'annelerimiz arkadaş olsun o zaman' dedi. kızım, 'benim annem senin annenle arkadaş olmaz' dedi. eyvah dedim, bu çocuğa biz neler aşıladık da ırkçı izlenimi verdik. sonra devam etti.
'çünkü benim annem yaşlı'
gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. ölüm gibi bişey oldu hakikaten*
neyse efenim, çocuklar kırmızı çizgimdir. asla kötü muamele sevmem, yapanı da kim olsa uyarırım. bu sebeple, bu çocuk da hafif dışlandığı için, daha özenli davranmaya gayret ediyorum. kızımdan da özellikle rica ettim, diğer arkadaşlarından ayırma, kendine bir şey aldığında ona da ikram et ya da oyuncaklarını paylaş vs diye. bir süre sonra diğer çocuklar kızıma 'biz onunla konuşmuyoruz, sen de konuşma' filan demişler. o da beni değil arkadaşlarını dinlemiş, bunun doğru olmadığını filan anlattım ama çocuk çocuktan öğreniyor işte.
bir gün kızım balkonda, çocuk aşağıdan seslendi, 'hadi dışarı gel oyun oynayalım' diye. kızım da 'gelmeyeceğim' dedi. ben de çaktırmadan dinliyorum bu arada. çocuk dedi ki 'o zaman ben size geleyim'.kızım da 'bizim evimize gelemezsin, annelerimizin arkadaş olması gerekiyor gelebilmen için' dedi. içimden dedim, aferin kızıma * çocuk da 'annelerimiz arkadaş olsun o zaman' dedi. kızım, 'benim annem senin annenle arkadaş olmaz' dedi. eyvah dedim, bu çocuğa biz neler aşıladık da ırkçı izlenimi verdik. sonra devam etti.
'çünkü benim annem yaşlı'
gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. ölüm gibi bişey oldu hakikaten*
devamını gör...
zihinsel yorgunluk belirtileri
isim unutmak.
kabadayı filmindeki şener şen gibi lafın ortasında donup kalmak.
kabadayı filmindeki şener şen gibi lafın ortasında donup kalmak.
devamını gör...
iki ellilik
ambidexterity.
iki eli de aynı maharetle kullanabilme yetisi. leonardo da vinci en ünlü ambidexterlardan biri idi. öyle ki; sağ eliyle yazdıkları sol eliyle yazdıklarının ayna tersi idi.
latince'de ambi, "her ikisi", dexter, "sağ" demektir. yani her ikisi de sağ elden çıkmış gibi.
iki eli de aynı maharetle kullanabilme yetisi. leonardo da vinci en ünlü ambidexterlardan biri idi. öyle ki; sağ eliyle yazdıkları sol eliyle yazdıklarının ayna tersi idi.
latince'de ambi, "her ikisi", dexter, "sağ" demektir. yani her ikisi de sağ elden çıkmış gibi.
devamını gör...
dame mary clarissa
tam adı agatha mary clarissa miller christie mallowan olan agatha christie, polisiye edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif hercule poirot ve birkaç karakteri ortaya çıkartan kişidir.
mary westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır.
15 eylül 1890-12 ocak 1976 birleşik krallıkta doğup vefat etmiştir.
eşi: max mallowan'dır(öncesinde bir evlilik daha yapmış 14 sene sürmüş) ve bir çocuğu vardır.
ününü 80 dedektif romanına bağlıdır (muhteşem değil mi,hepsini istiyorum kütüphanemde)
agatha küçükken babası vefat ediyor.annesi ile yalnız bir çocukluk geçiriyor. küçük yaşta öykü yazmaya başlıyor.16 yaşında eğitim için kısa bir paris macerası oluyor.
1914'te pilot albay archilbald christie ile evlenip fransa'ya gidiyor.dislektik* olmasına rağmen okumayı çok seven agatha the mysterous affair at styles’ı (styles’daki esrarengiz olay) adlı ilk polisiye romanını yazıyor.bazı sebeplerden dolayı 1920 de basılıyor.
1926'da 11 gün boyunca kaybolur.arabası göl kenarında bir ağaca çarpmış vaziyette bulunur.kaza senaryoları üretilir.kimisi hafıza kaybı der,kimi de kocasının sevgilisini öldürme planı yaptığını ileri sürer.
1928 yılında kocasından boşanan agatha 2.kocasıyla evlenir, birçok ülke gezer ve 30'lar da kitapları genelde uluslararsı yerlerde geçer.
1971 yılında ingiltere'nin en yüksek unvanı olan
"britanya imparatorluğu kadın komutanı" ünvanını almıştır.
erdal kalın poe ukdesi
mary westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır.
15 eylül 1890-12 ocak 1976 birleşik krallıkta doğup vefat etmiştir.
eşi: max mallowan'dır(öncesinde bir evlilik daha yapmış 14 sene sürmüş) ve bir çocuğu vardır.
ününü 80 dedektif romanına bağlıdır (muhteşem değil mi,hepsini istiyorum kütüphanemde)
agatha küçükken babası vefat ediyor.annesi ile yalnız bir çocukluk geçiriyor. küçük yaşta öykü yazmaya başlıyor.16 yaşında eğitim için kısa bir paris macerası oluyor.
1914'te pilot albay archilbald christie ile evlenip fransa'ya gidiyor.dislektik* olmasına rağmen okumayı çok seven agatha the mysterous affair at styles’ı (styles’daki esrarengiz olay) adlı ilk polisiye romanını yazıyor.bazı sebeplerden dolayı 1920 de basılıyor.
1926'da 11 gün boyunca kaybolur.arabası göl kenarında bir ağaca çarpmış vaziyette bulunur.kaza senaryoları üretilir.kimisi hafıza kaybı der,kimi de kocasının sevgilisini öldürme planı yaptığını ileri sürer.
1928 yılında kocasından boşanan agatha 2.kocasıyla evlenir, birçok ülke gezer ve 30'lar da kitapları genelde uluslararsı yerlerde geçer.
1971 yılında ingiltere'nin en yüksek unvanı olan
"britanya imparatorluğu kadın komutanı" ünvanını almıştır.
erdal kalın poe ukdesi
devamını gör...
ses tonu en etkili 10 ünlü insan
haluk bilginer, ibrahim sadri ve okan bayülgeni unutmamak gerek.
devamını gör...
çanak yalayıcı
çok az da olsa ''çanak'' kelimesini bir mutfak eşyası olarak anlayabilecek arkadaşlarımız olabilir.
tabii ki de burada mutfak eşyası olarak değil ''popo'' olarak bahsediliyor.
tanım: bir deyim.
tabii ki de burada mutfak eşyası olarak değil ''popo'' olarak bahsediliyor.
tanım: bir deyim.
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
kimsenin kimseyi gerçekten tanımadığı, tanımlarını okuyarak beğendiği ve yakınlık hissettiği bir kankacılık. özelden bir kaç cümle edilmiş olabilir. güzel yani. herkese tavsiye ederim.
devamını gör...
pişmanlık
başını taştan taşa vurduğu söylenen kişinin yaşadığı duygu.
devamını gör...
kitaplığından ödünç kitap vermeyen insan
ödünç kitap vermem, istediği bir kitap varsa satın alır ve hediye ederim. çünkü kitabı okurken altını çizmiş ya da not almışsınızdır doğal olarak hislerinizi, düşüncelerinizi de ödünç vermiş olursunuz.
devamını gör...
jane the virgin
yazın boş ve sıcak günlerinde izlediğim çerezlik dizi, telenovelaları aratmasa da hayli güldürmesi iyi gelmişti. dizideki rogelio de la vega karakterinin alarm melodisini telefonuma alarm zil sesi yapmıştım bir ara, sabah sabah moral yüklemesi oluyordu. bir de dizide bolca ispanyolcaya maruz kaldıktan sonra söylenenleri anlamaya başlıyorsunuz, bu da eğlenceli bir şey. *
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
canım anammm.
kroyuz ama para bizde. kıpss.
kroyuz ama para bizde. kıpss.
devamını gör...
sözlükte olması gerekenler
bir kaç gün oldu buraya geleli ,
ılk gözlemim, özellikle ülkenin gerçek gündemiyle ilgili entry girmekten , yorum yapmaktan ciddi biçimde kaçınılmakta .
buna bir çok olguyu sebep olarak sayabilirim ancak gerek olmadığını düşünüyorum.
bununla ilgili sadece usta nazım'ın
' sen yanmazsan , ben yanmazsam , biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' sözünü burada hatırlamak istiyorum .
bunun dışında belirli bir seviye var , umarım böyle devam eder.
ancak bir endişem var ki , bunu paylaşmak isterim .
bir çok sözlükte varolan bir durum, ilerleyen günlerde burada da yaşanacak gibi , hatta bu hatayi belki ben de yapabileceğim.
sürekli başlık açmak, sözlüğü başlık çöplüğüne çevirmek.
bunun önüne mutlaka geçilmeli diye düşünüyorum.
bu da , günlük, haftalık veya aylık belirli bir sayıda başlık açabilme sınırı getirilerek kontrol altına alınabilir diye düşünüyorum. böyle olunca herkes limitini iyi ve daha güzel kullanmak için biraz daha dikkatli , özenli kullanır gibi geliyor bana .
yanılıyor olabilirim , birileri bunu ' özgürlüğe müdahale ' olarak da değerlendirebilir, ancak ilerleyen günlerde kavram kargaşasının yaşanmasının önüne geçilmesi de bir şekilde sağlanmalı diye düşünüyorum...
ben bu konudaki fikrimi aktardım.
burası henüz yeni , eksik görülen yönler olabilir ,
bu yönde tespitleri olanların da bu başlık altında bu düşüncelerini dile getirebileceklerini,
moderasyonun da bunlari dikkate alacağını düşünüyorum, umarım yanılmam...
ılk gözlemim, özellikle ülkenin gerçek gündemiyle ilgili entry girmekten , yorum yapmaktan ciddi biçimde kaçınılmakta .
buna bir çok olguyu sebep olarak sayabilirim ancak gerek olmadığını düşünüyorum.
bununla ilgili sadece usta nazım'ın
' sen yanmazsan , ben yanmazsam , biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' sözünü burada hatırlamak istiyorum .
bunun dışında belirli bir seviye var , umarım böyle devam eder.
ancak bir endişem var ki , bunu paylaşmak isterim .
bir çok sözlükte varolan bir durum, ilerleyen günlerde burada da yaşanacak gibi , hatta bu hatayi belki ben de yapabileceğim.
sürekli başlık açmak, sözlüğü başlık çöplüğüne çevirmek.
bunun önüne mutlaka geçilmeli diye düşünüyorum.
bu da , günlük, haftalık veya aylık belirli bir sayıda başlık açabilme sınırı getirilerek kontrol altına alınabilir diye düşünüyorum. böyle olunca herkes limitini iyi ve daha güzel kullanmak için biraz daha dikkatli , özenli kullanır gibi geliyor bana .
yanılıyor olabilirim , birileri bunu ' özgürlüğe müdahale ' olarak da değerlendirebilir, ancak ilerleyen günlerde kavram kargaşasının yaşanmasının önüne geçilmesi de bir şekilde sağlanmalı diye düşünüyorum...
ben bu konudaki fikrimi aktardım.
burası henüz yeni , eksik görülen yönler olabilir ,
bu yönde tespitleri olanların da bu başlık altında bu düşüncelerini dile getirebileceklerini,
moderasyonun da bunlari dikkate alacağını düşünüyorum, umarım yanılmam...
devamını gör...
normal sözlük bağımlılığı
giremediğim zaman birini bir yerlerde bekletiyormuşum hissi veren bağımlılıktır.
devamını gör...

