gittiğim ülke ve şehirlerin bileklikleri, interrail biletim, konser biletlerini saklarım hala.
bakınca insanı hüzünlendiren nesnelerdir.
edit: ilave olarak gelin çiçeğimi de saklarım hala, kuru çiçeklerden yapılmıştı salonda bir vazonun içinde duruyor.
devamını gör...

uzun bir süre nasıl kullanacağını cözemediğim, her konuda bilgi sunan ilginç site. r/museum sayfasında paylaşılan sanat eserlerini incelemek için kullanıyorum genelde.
devamını gör...

bence çok haklı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nurhan damcıoğlu'nun değeri bilinmeyen hit parçası.

devamını gör...

salı akşamı, saat 23:00 da canlı olarak sizlerle..

müzikler her zamanki gibi

muhabbet de fena sayılmaz

ilginizi çeken ve üzerine konuşmak istediğiniz başlıkları yayından önce buradan yazabilir veya bana mesaj olarak atabilirsiniz.

saat 23:00 da buradan dinleyebilirsiniz,
radyo.kafasozluk.com/

faithfully yours.
devamını gör...

haklı yazar beyanı. herkes dinini kendi içinde yaşamalı diye düşünüyorum.
devamını gör...

programın formatını faydalı buluyorum. çünkü yıllardır kapalı olan dosyaları bile, basın yoluyla, mağdurların etkileşimini sağlayıp çözüme kavuşturuyor.
devamını gör...

ailem sayesinde tanıyıp minik yaşımda depresyonla tanışmamı sağlayan şarkıdır. maksimum 3-4 yaşlarındaki bir çocuğa bu şarkı dinlettirilir mi size soruyorum sayın çocuğu esirgeme kurumu? keşke o zaman ailemden esirgeseydiniz beni.
üstüne üstlük ne zaman ufak tefek yaramazlık yapsam tak bu şarkı açılır ani duygu durum değişiminden ötürü ağlamaya, çeşme altına girip ıslanmaya çalışacak kadar psikolojim derinden etkilenmiştir.
çocukken büyüyünce ne olacaksın diye sorduklarında " murat kekilli'nin şarkı söylerken yağmurdan ıslanmış saçları veya korkuluk edasıyla yagmurda süzülen siyah deri montu olmak isterdim" diyordum. travmami siz düşünün.

t: murat kekilli'nin çıkış tarihi 1999 yılı olan şarkısıdır. tüh yaşımız da ifşa oldu şimdi.
devamını gör...

orta kalite gerilim filmi. serinin ilk filmi tahmin edilebilir bir senaryoya sahip olsa bile kötü bir film sayılmaz ama devam filmlerinde gerilimden ziyade vahşet dolu sahnelerle izleyiciyi çekmeye çalıştıkları için kalite yerlere düşmüş durumda. (bkz: the purge)

--! spoiler !--

serinin devam filmlerinde, aslında ilk olarak bu uygulamayı insanların küçük bir bölgede deney amaçlı para karşılığında yaptığını görüyoruz. daha sonra bir gelenek halini almaya başlıyor ama ilginç olan suç oranlarının oldukça düşmesi. gerçekten uygulansa günlük hayatta suç oranları bu kadar düşer mi diye düşündürtmüyor değil. ayrıca görece zengin olan insanların bunu nasıl eğlenceye dönüştürdüğünü görünce pek şaşırmıyorsunuz hatta koca senaryoda bence en olası şey bu durumdu.

--! spoiler !--
devamını gör...

sinirlenirim. sonra sinirlendiğim için daha çok sinirlenirim. bu defa kendime. hoff çok kötü olur o zaman. bir de bunun üzülmek versiyonu var. orası kara delik. ben değil terapistimin gelip yazması gerek buraya oranın tahlili hususunda. anlatacağım diye sızlanacağım, ağlayacağım yaşları çoktan geçtim. ben söylemem sen anla güzel motto millet. turnusol da bir yandan biliyor musunuz? bilin.

kendini oyalamayı iyi bilen bir insanım ama. kendimden korktuğumdan hee. bir kayboldum mu bulunmam çok zor çünkü. kanıra kanıra öğrendim kestirmeden beni düze çıkaracak sokakların yerlerini. son kertede yapacağım şeyi iyi öğrendim. önce mecburiyettendi, sonra konfor alanıma dönüştü kendileri. yalan yok bu bir nebze rehabilite ediyor beni. dizginliyor de süreç içerisinde. yoksa gelmişim 32 yaşıma. takribi 15-20 yaşları arasında oturtması gereken sistemlerini irdeleyip durmaya devam edecektim insanların. erenköy'den toplardınız beni artık. geniş zamanının hikayesinde nelere dönüşebilirdim düşününce akım çıkıyor.

dünya hassas kalpler için cehennem di' mi? evet evet, biz mahalle yansa saçlarını tarayacaklar olarak o kadar ve hiç yaşamayız bu cehennemde, anca siz söylediğinizde fark ediyoruz bunu. falan.
hoff yine sinirlendim. gideyim ötedeki sokak beni bekler şimdi.
devamını gör...

martingale sistemi nedir?
şans oyunlarındaki mottosu “ilelebet kaybedecek değilsin, elbet biri tutacak” olan matematiksel yöntemdir.

kısa ve net özetiyle, arka arkaya 10 kez bile kaybetseniz 11. de kazanırsanız bütün kaybettiklerini telafi edip kara geçtiğiniz bir teknik. diyeceksiniz hiç öyle şey olur mu? martingale tekniğin de nasıl olduğunu detaylı şekilde örneklerle görelim.

martingale sistemi çok basit bir temel mantıkla çalışır. zararı karşılamak için kazanana kadar bahis miktarını arttırana kadar devam etmektir( genelde bu önceki bahisin 2 katını yatırmak şeklindedir). daha çok kumarda kullanılır.
devamını gör...

ülkelerin satın alma gücünü ve fiyat düzeyini gösteren endekstir.
adı, anlaşılacağı üzere, big mac'ten gelmektedir.
big mac üzerinden hesaplanan maliyetlerin ülkeler arası oranlanmasıyla oluşturulur.
"the economist" dergisi tarafından yayınlanır.
devamını gör...

eğitim sistemi ve onun kronikleşmiş sorunlarını bir kenara bırakarak başlıyoruz işe koyulmaya. herhangi bir dili öğrenmek için ciddi bir sebebimiz olmalı. söz konusu ingilizce olduğunda herkesin öyle veya böyle sebepleri vardır. benim açımdan öncelikle hayatım boyunca sadece türkçe konuşan insanlarla muhatap olmaya mecbur kalma fikri çok ürkütücüydü. bundan sonra ise ingilizce okuyabilmek, daha fazla kitaba erişebilmek ve dünyaya açılabilmekti. muhtemelen buradaki çoğu insandan daha kötü bir 12 yıllık ingilizce eğitimi görmüşümdür. hiçbir şey öğrenmedim diyebilirim bu süreçte. 3 yıl kadar önce bir kursa yazılmış bir iki kur gittikten sonra hiçbir şey öğrenmeden ayrılmıştım. aslında hep erteliyordum bu geçtiğimiz süreçte, nasıl olsa öğrenirim filan diyerek boşluyordum meseleyi. sonra işin ciddiyetinin farkına vardım ve 2 yıl önce başladım hakikaten çalışmaya. önce murat kurt'tu galiba ismi tam olarak hatırlamıyorum, gramer kitabını edinip ona çalıştım biraz. gramerin önemli olduğunu biliyordum ama açıkçası gramer çalışmak hem çok sıkıcı hem de ağır ilerleyen bir süreçti. sonra benim asıl öğrenme sürecim başladı. bu asıl öğrenme süreci dediğim şey okuyarak oldu. ilkokul seviyesindeki çocuklara yönelik hazırlanan resimli öyküler vardır, onları okuyarak başladım. eş zamanlı olarak da kelime öğrendim. yani okuma sürecinde öğrendiğim kelimelerin haricinde de günlük 5-10 kelimeyi not defterime yazdım. zamanla 40-50 sayfalık kitaplara geçtim, kadıköy'de filan sahaflara gidip 5 liraya kitaplar alıyordum. bu kitapları okuduktan sonra iki tanesini verip aynı sahaftan yeni bir kitap alıyordum. bu şekilde okuyarak ve adım adım seviye yükselterek ilerledim. bu arada ilave olarak tabii ki altyazılı dizi ve film izliyordum. sevdiğim şarkıları bir deftere yazıp bazılarını ezberliyor ve tekrar tekrar dinliyordum. agatha christie, arthur conan doyle, hemingway, truman capote filan derken şimdi david hume gibi filozofları okuyabilecek durumdayım.

edit: benim kişisel öğrenme sürecim konuşabilmek için pek etkili bir yol değil. çokça yazılmış, doğrudur, konuşabilmek için bu dili pratik etmeniz gerekir. birkaç yıla çok spesifik olmayan metinleri çevirebilecek duruma gelebilirim ama o masadan kalkma fırsatı bulamazsam konuşma konusunda hep sıkıntı yaşayacağım. imkânı olan kişinin yapacağı en doğru şey ingilizcenin konuşulduğu bir ülkeye kursa gitmektir.
devamını gör...

saygıyla andığım rahmetli gazeteci.
devamını gör...

ben insanları kıyafetine göre değil, bana karşı olan haline ve tavrına göre değerlendiriyorum. herkese de bunu tavsiye ediyorum. yoksa çok kazık yersiniz çok.
devamını gör...

mutfağın olmazsa olmazı, kadın çantalarının, bavulların olmazsa olmazıdır. ondan öncesini düşünemediğimdir.
devamını gör...

en iyisi değil ama en sevimlisi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingiliz antropolog robin dunbar tarafından ortaya atılan bu sayı, bir kişinin yönetilebilir ilişki kurabileceği kişi sayısıdır.

bu sayı ise yaklaşık olarak 150. bu sayı tabii ki sabit bir sayı değil, 100 ve 230 arasında değişiyor.

peki neden 150? dunbar primatlar üzerinde gerçekleştirdiği gözlemler sonucu bir formül geliştirir. insanlar için ise bu sayı, 147.8 çıkmış.

sosyologlar, 150-200 civarındaki eşiğin bir sosyal grupta sağlıklı ve eşitlikçi ilişkiler sürdürebilmek için nörolojik bir sınır olduğunu söylüyorlar.

bu sınır aşıldığında, insanların birbirlerine olan sosyal bağlılıkları sürdürülemez hale geliyor. bu sayı üzerine çıkıldığında işler hiyerarşi ve kanunlar olmadan ilerlemiyor. bu olayın gizemi de evrimde saklı. çünkü insan beyni kalabalık gruplarda evrimleşmedi, yüz yüze iletişim kurduğu daha küçük gruplarda evrimleşmiştir.

dunbar, 21 farklı avcı-toplayıcı toplumun nüfuslarını incelediğinde sonucun ortalama 148.4 olduğunu gördü. günümüzde de kuzey amerika'da yaşayan amişler gibi toplumlar da ortalama 110 kişilik gruplar halinde yaşıyor. eğer sayı 150'yi geçerse çözümü grubu bölmekte buluyorlar. nedeni ise bahsettiğimiz gibi, bu sayı aşıldığı andan itibaren insanların birbirine yabancılaşması.
devamını gör...

1 bitcoin'in 50.341 dolar seviyesini görerek psikolojik band olarak kabul edilen 50 bin doları aşması durumudur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bitcoin 14 şubat'ta 50.000 dolarlık psikolojik sınırı kıramayıp hızlı bir şekilde 47.000 doların altına gerileyince son aylardaki hızlı yükselişinin sonuna gelip gelmediği tartışılmaya başlamıştı.

ancak bugün bitcoin kurumsal ilgiden gördüğü destekle yüzde 5 yükselerek 50.341 dolarla yeni tarihi zirvesine ulaştı. tesla'nın ocakta 1.5 milyar dolarlık bitcoin aldığını açıklaması, paypal'ın ardından visa ve mastercard gibi devlerin de müşterilerine bitcoin transferi hizmeti sunacağını açıklaması kripto paralara olan güvenin son haftalarda yükselmesine yol açtı. bunun yanında abd'nin en ski bankası bny mellon da yakında kripto para ürünleri sunmaya başlayacağını duyurdu.

bunun yanında twitter bilançosuna bitcoin eklemeyi değerlendirdiğini açıklarken abd basını apple, oracle gibi şirketlerinde benzer bir çalışma içinde olduğunu iddia etti. bu iddialarla ilgili söz konusu şirketlerden henüz bir açıklama yapılmadı.

2021'de yüzde 74 yükseldi

bugünkü yükselişle beraber bitcoin'in 2021 yılında dolar bazındaki yükselişi yüzde 74'ü buldu. son 1 yılda ise yatırımcısına yüzde 411 kazandırdı.

aslında 50.000 dolar teknik anlamda büyük bir önem arz etmiyor. ancak özellikle küçük yatırımcının gözünü kestirdiği psikolojik bir bariyerdi. şimdi bu bariyerin kalıcı olarak kırılıp kırılamayacağı takip edilecek.

1.5 trilyon dolar ilk kez aşıldı

bu arada bugün, ethereum da yüzde 2.8 yükselerek yeniden 1.800 doları gördü. piyasa değeri bakımından ilk 100'de bulunan 100 kripto paranın 51'i son 24 saatte dolar bazında değer kazandı. son haftaların konuşulan kripto parası dogecoin yüzde 4.5 düştü. altcoinlerde istisnalar hariç büyük bir 'bayram havası' görülmezken kripto paraların toplam piyasa değeri buhün ilk kez 1.5 trilyon doların üzerine tırmandı.


kaynak: www.haberturk.com/bitcoin-d...
devamını gör...

haklı-haksız tartışmasında bir yorum yapamayacağım tanım. kişilerin önceki yaşantılarına dair bir paylaşım yok çünkü.
yalnız olaya bir de şu açıdan bakalım. pandemi ile birlikte okuldaki tüm öğrencilerde ve velilerde telefonum var. bu, insanlara istediği zaman ulaşma imkanı tanıyor. * ha bu durum, her istediklerinde yanıtlayacağım ya da yanıtlamak zorunda olduğum anlamına gelmiyor.
ama insanla çalışırken belirli bir kural silsilesi oluşturmak öngörülebilecek sorunları engellemeyi sağlıyor.
şöyle bir anlaşmamız var: istediğiniz saatte sorularınızı atabilirsiniz, ben de ne zaman müsaitsem o zaman yanıtlarım. * yani ulaşılmak istemediğim anda kapatıyorum, olayım bitiyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim