netflix.
devamını gör...

dün gece rüyamda telefonda konuştuğum güzel insan.anımsamıyorum konu neydi.
rüya olduğunu çıkaramıyorsun ama bir anormallik olduğunu hissediyorsun.
telefonununu ne zaman aldım da aradım da diyemiyorsun.
kafa sözlük hayatımıza öyle girmiş ki benzerleri gelir diye tahmin ediyorum.
devamını gör...

fransızca bir kelime olan "honorer" kelimesinden gelir. onur duymak, onurlandırmak anlamına gelir.*
devamını gör...

kısacık kariyerine onlarca eser sığdıran, bu eserleriyle dinleyicilerine onlarca tarifsiz duyguyu aynı anda yaşatmayı başaran, sesi kadar yüreği de güçlü olan adamın adıdır barış akarsu.
üç yıllık kariyeri olmasına rağmen on üç yıldır konuşuluyor, dinleniyor, anılıyor. işte sanatçı buna denir. günümüzde ne kadar da ucuzlaştı bu kelime değil mi? "sanatçı" yedi kelime. herkes kaldıramaz bu yedi kelimeyi, ağır gelir.

"satılık olan karanlıktır, çerçevede."
devamını gör...

işbu fotoğraf, ilgili tanımın tarihinde istanbul belgrad ormanında çekilmiştir. yaşasın kış!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün bir değil iki sebebim var. birincisi bir doktora tezinde kullanılmak üzere mesleki bilgi ve tecrubelerim için röportaj yapıldı. ikincisi annemin yıllarca bana uyguladığı ve bugün travmasini halen atlatamadigim "elalem ne der " ve "büyüklerin yanında nasıl davranılır" işkencelerini bir başka annenin liseye giden oğluna yapmasına engel oldum. mutluyum be sözlük.
devamını gör...

devamını gör...

tweette kuytulcular denmiş, furkan vakfı üyeleri. anlaşıldı neden bu muameleye maruz kaldıkları. iktidara sallıyor çünkü hocaları alpaslan kuytul ve çevresi. zannetmiyorum ki iktidara yakın bir tarikata böyle bir muamele yapılsın. hülasa camide bile ayrımcılık. soran olursa akp dindar dersiniz.
devamını gör...

kim resim kağıtlarımın üstüne kahve döktü? şaka mısınız siz ya sanata bile saygınız yok resmen!
devamını gör...

linke tıklamak istemeyenler için:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üst edit: alıntı yapıldığında kaynak da versek keşke.

***

birkaç yıl önce bulunan, doğada olmasa da laboratuvar ortamında yapay olarak sentezlenebilen tetranitratoksikarbon adlı molekül, 10 yaşında bir öğrenci tarafından bir fen bilgisi dersinde tesadüfen keşfedildi.
devamını gör...

adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:

-aranızda müslüman olan var mı?

korkudan kimse bişey diyemez. birazdan yaşlı bir adam ayağa kalkar:

-ben müslümanım der.

bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:

-amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin der.

yaşlı adam epey bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul' der.

adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:

-aranızda başka müslüman var mı? az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:

-ne bakıyosunuz ulan iki rekât namaz kıldırdık diye hemen müslüman mı olduk?
*
devamını gör...

iyi ki doğmuştur. malum büyük sözlüklerin hayal kırıklığı yarattığı bir dönemde içimizi ferahlatmıştır.
devamını gör...

sözlükte ne kadar öğrenci var bilemem ama şahsen ben sınav haftasındayım, tanım yazmayı bırak okumak için bile zamanım yok. sebeplerinden biri bu olabilir.
devamını gör...

adam öldürmenin elbette bir cezası vardır, verilmeli. fakat bunu yapan birçok insan elini kolunu sallaya sallaya sokakta geziyor.adaletse herkese eşit davranmalı. kaç tane kadın cinayeti işlendi, katillerinin kaçı hapiste acaba. bu ülkede adalet gerçekten olsaydı bu olaya bu kadar tepki gelmezdi zaten.
devamını gör...

korktuğumuz başımıza geldi, bu başlık da açıldı.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pazartesi sabahı kendimi akışta görmem şoku cem uzan'a hapis şokundan büyüktü bence.
ne kaçışı? işimiz var, laf dalaşına girelim diye mi bekleyecektim?
ne engeli? sadece kendim gibi düşünen insanları okumak istesem burada ne işim var?
ne ayıbı? ayıp konusunu hiç açmasak daha iyi değil mi?
bir şey söylerken tepkiye de hazır olmak gerek.
devamını gör...

kimsenin...cisimler şiirini ne zaman hatırlasam suratımda anlamsız bir gülümsemeye sebebiyet veren şair. hangi şair söylemişti şimdi hatırlamıyorum; "kederimin üstünde duran kan kızıl yakut taç", işte böyle bir şey bu şiir. ada vapuru, midem deli gibi bulanıyor ama çok renk vermeden yanımdaki arkadaşımla konuşmaya devam ediyorum. aniden durdu bir şiir vardı dedi, tek kişilik bandosuyum terkedişin neydi onun devamı? bütün dikkatimi o kadar verdim ki şiiri hatırlamaya ne midemin bulantısını hatırladım ne başka bir şey. küçük iskender öyle çok bilmezdim ama sonradan düşününce o arkadaşımın beni nasıl bildiğini fark ediyorum. beni ne kadar iyi biliyormuş aslında. o zaman anlamamıştım bunun dikkatimi başka bir şeye vermem için yapılan bir şey olduğunu durup on dakika şiiri hatırlamaya çalışmıştım. şimdi o kıymetli dostum başka bir ülkede belki ayda yılda bir duyuyorum sesini ama bazen ufacık bir anı buruk bir mutluluğa dönüşüyor tıpkı kederin üstünde duran kan kızıl yakut bir taç gibi. ne zaman hatırlasam istanbulu, küçük iskenderi ve gecenin huzursuz eden sessizliğini, biliyorum; " kimi yalnızlıklar boşunadır" ve bazı dostluklar daima hatırlanır.

şöyle buyuruyor kimsenin...cisimler şiirinde küçük iskender:


sıfırın içine giren bir cadıyım ben
anlaşılmaz olan yalnızca,
sonranın ilk bilançosu
tek kişilik bandosuyum terkedişin!
sabır.
ve sabır bir coğrafya hocası gibi
terliklerini giymekte mat saadettin!

kışkırtan soylu ölümün
gitgide sıklaşan soluk alış verişlerinde
gizlenen
dünsüz bir sen

kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamış seni o sokakta, bıçak çekmiş, üzerine yürümüş
titrek ateşler arasından,
kimi babaların infilak etmiştir ya oğulları
kimi yalnızlıklar boşunadır
kimi aşklar bitmesi için yaşanır

sen bunları hiç önemseme
git gülümse başkalarına
beni burkulmuş bırak
beni ısırılmış
beni emilmiş
beni intiharlardan çokca korkulan ideolojilerde bırak
biliyorsun
istanbul'un koynuna ancak şarapla girilir
benim koynuma titrek ateşler arasından,
üzerine yürünmüş
alkol kileri oğlanlardan bana ninniler getir
bana eş zamanlı kırılganlıklar, kırmızı alınganlıklar
cumhuriyet sonrası sepyalar getir
konuşan eşyalar getir bana
koku alan cisimler, takla atan hacimler
normali hiç anlatma bana
uzak dursun sistemin kalıcı terimleri

ben zamanın en tuhaf geometrik şekli olarak
bütün otellerinde sevişerek bu sonrasız kentin
bütün aynalarında tükürdüm kendi yüzüme
yüzümü ayna üzerinde boyadım
ki ben gittikten sonra kalsın orada
sahte suretim,
bu suskunlugun ortayerinde başlayan şarkılar gibi
hani o çok sevildiği halde, dinlenirken hep ağlanılan
nedensiz,
ben olanların en fuzuli yanıtı olarak
verildim bütün sorulara,
önemsemediniz


yani
bir ayrılık sonrası suçlamaları
iade edilen buz tutmuş armağanlar
iade edilen öpüşmeler, sevişmeler
çok özlediğin birinin ölümünü duymak gibi aniden

çekip giden bir sevgili
çekip giden bir düş
çekip giden bir sıfır

iççekişler, dışçekişler içinden
sana uzatılan uslu bir gül peşinden
koşarak giden sen
kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamışken seni o sokakta, hafif dokunulmuş
biraz okşanmış
titrek ateşler arasından, koşarak giden sen
kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamışken seni o sokaktai, hafif dokunulmuş
biraz okşanmış
titrek ateşler arasından, koşarak giden sen
kims...

devamını gör...

(bkz: ver yetkiyi gör etkiyi)
devamını gör...

namussuzun gözünde namus meselesidir.
kapat bacaklarını ne kadar ayıp di mi
[[/alıntı]] oğluna gelince göster bakıyım amcana çükünü der. çok kızı üzer bu oğlan der. ama kızın senin namusun di mi babacım? kapatayım bacaklarımı örteyim kalçamı çünkü bakarsa başkasının oğlanı kalkar bir tarafları lekelenir namusum. türkiye'de olmanın çok zor olduğu bir şeydir kız çocuk olmak. kadın olmak. namusçusundan tacizcisine, kadınları yaşamaya yaşamaya dar ettiği yerdir günümüzdeki türkiye. yalnız türkiye değil tabii. bu problem çoğu ülkede.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim