normal sözlük yazarlarının çocukluk fotoğrafları
arkadaşlar arkadaşlar... ayva göbeğimle nasıl da eda ederdim, muhteşem slip mayomla...
fedon 1 ben 2'ydim bu alemde.
ne kadar da çirkin çıkmışım, normalde o dönem çok yakışıklıydım tüm kıslar beni mıncırırdı, "büyü de seni alıcam" derlerdi.
yalancı bunları yalancı... hani! kim aldı?
ayıp ya. onları görsem puh size dicem de... neyse...
yeşil top var ya... onu almaya gidiyorum fotoğrafta. çırak gibiydim, top kaçtı - git al... sor bir sor, deniz seviyor musun? az mı su yuttuk...

fedon 1 ben 2'ydim bu alemde.
ne kadar da çirkin çıkmışım, normalde o dönem çok yakışıklıydım tüm kıslar beni mıncırırdı, "büyü de seni alıcam" derlerdi.
yalancı bunları yalancı... hani! kim aldı?
ayıp ya. onları görsem puh size dicem de... neyse...
yeşil top var ya... onu almaya gidiyorum fotoğrafta. çırak gibiydim, top kaçtı - git al... sor bir sor, deniz seviyor musun? az mı su yuttuk...
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
insanların çoğu kolay yoldan gitmeye eğilimlidir. bu durum insanın doğasında vardır. bireyler kaç yaşında olursa olsunlar her zaman kolay anlaşılan ve tehlikesiz işlere yönelirler. bu açıdan bakıldığında; tartışma kültürünün alt seviyelerde olduğu ülkemizde politika, ekonomi, kültür ve spor gibi alanlarda herkes yorum yaparak katkıda bulunmak yerine okuyup geçmeyi seçiyor. çünkü pek çok kişi yanlış anlaşılacak veya ötekileştirilecek bunu biliyor.
bir diğer faktör ise akademik veya deneme tarzında bir metinin oluşturulmasının kolay olmaması. yani zaten günlük hayat sıkıcı birde wikipedia varken ben niye tekrar bu işle uğraşayım ki diye düşünüyor çoğunluk. bu konuda kimseye kızamıyorum. sebep ise yazılı metin okuma oranının gittikçe düşmesi.
velhasıl kelam kafa sözlük, ekşi sözlük, inci sözlük ve adıni yazmadığım niceleri.. hangisine gidilirse gidilsin, ortama çoğunlukla mizah ağırlıklı ya da boş beleş diye nitelendirilen ögeler hükmedecektir.
not: arada bilgi ağırlıklı başlıklar açıyorum. bunu katkı gelmeyeceğini bildiğim halde yapıyorum. ama çoğunlukla kafa dağıtmak için mizahi veya boş beleş paylaşımlar yapıyorum. (yaşım 28)
bir diğer faktör ise akademik veya deneme tarzında bir metinin oluşturulmasının kolay olmaması. yani zaten günlük hayat sıkıcı birde wikipedia varken ben niye tekrar bu işle uğraşayım ki diye düşünüyor çoğunluk. bu konuda kimseye kızamıyorum. sebep ise yazılı metin okuma oranının gittikçe düşmesi.
velhasıl kelam kafa sözlük, ekşi sözlük, inci sözlük ve adıni yazmadığım niceleri.. hangisine gidilirse gidilsin, ortama çoğunlukla mizah ağırlıklı ya da boş beleş diye nitelendirilen ögeler hükmedecektir.
not: arada bilgi ağırlıklı başlıklar açıyorum. bunu katkı gelmeyeceğini bildiğim halde yapıyorum. ama çoğunlukla kafa dağıtmak için mizahi veya boş beleş paylaşımlar yapıyorum. (yaşım 28)
devamını gör...
aesir-vanir savaşı
nors mitolojisi için adeta bir dönüm noktası, kilometre taşıdır. bir nevi titanlar- olympos tanrıları savaşıdır.
hikaye geliyor:*
her şey bir gün vanir'lerin kıymetli mi kıymetli freyja'sının asgard'a seidr yani büyü sanatını icra etmeye gitmesiyle başlar. freyja aesir'e seidr'i icra ederken aesir ok etkilenir vefreyja'ya arzuları doğrultusunda dua etmeye başlarlar. ilk başta kibar ve masum olan bu dualar zamanla yerini seviyesiz ve kaba dualara bırakır. bundan rahatsız olan freyja durumu dile getiri ama sinirlenen aesir freyja'yı bağlar ve asgard'ın meydanında ateşe verir. kül olan freyja her seferinde anka misali küllerinden doğdu hem de daha güzel bir şekilde. bu olay karşısında aesir freyja'dan korkmaya başladı ve vanir'e savaş ilan etti.
bu savaş yıllar boyunca sürdü, iki taraf da büyük kayıplar verdi. nihayet iki taraf da bir kazananın olmadığını anladı ve ateşkes yapmaya karar verdiler. bu ateşkesin devamlılığın sürmesi için de rehineler aldılar.
vanir aesir'e freyja, freyr ve njord'ü; aesir ise vanir'e hoenir denen üstün bilgisi olan birini ve yanında da yardımcısı olarak meşhur bilge mimir'i verdi. gel zaman git zaman vanir hoenir'in bilgeliğinden şüphe etmeye başladı. en sonunda aesir'in yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak için mimir'in kafasını kesip aesir'e yolladılar.
bilgelik uğruna kendisine sağ gözünü teslim eden odin mimir'i göründe kahırlara gark olur ve mimir'in kafasını baharatlar ve bazı büyüler yapar, bir nevi sucuk olur mimir.* bu yapılan işlevler mimir'in kafasına konuşabilme özelliği verdi. odin bu kafayı yanından ayırmadı.
hikaye geliyor:*
her şey bir gün vanir'lerin kıymetli mi kıymetli freyja'sının asgard'a seidr yani büyü sanatını icra etmeye gitmesiyle başlar. freyja aesir'e seidr'i icra ederken aesir ok etkilenir vefreyja'ya arzuları doğrultusunda dua etmeye başlarlar. ilk başta kibar ve masum olan bu dualar zamanla yerini seviyesiz ve kaba dualara bırakır. bundan rahatsız olan freyja durumu dile getiri ama sinirlenen aesir freyja'yı bağlar ve asgard'ın meydanında ateşe verir. kül olan freyja her seferinde anka misali küllerinden doğdu hem de daha güzel bir şekilde. bu olay karşısında aesir freyja'dan korkmaya başladı ve vanir'e savaş ilan etti.
bu savaş yıllar boyunca sürdü, iki taraf da büyük kayıplar verdi. nihayet iki taraf da bir kazananın olmadığını anladı ve ateşkes yapmaya karar verdiler. bu ateşkesin devamlılığın sürmesi için de rehineler aldılar.
vanir aesir'e freyja, freyr ve njord'ü; aesir ise vanir'e hoenir denen üstün bilgisi olan birini ve yanında da yardımcısı olarak meşhur bilge mimir'i verdi. gel zaman git zaman vanir hoenir'in bilgeliğinden şüphe etmeye başladı. en sonunda aesir'in yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak için mimir'in kafasını kesip aesir'e yolladılar.
bilgelik uğruna kendisine sağ gözünü teslim eden odin mimir'i göründe kahırlara gark olur ve mimir'in kafasını baharatlar ve bazı büyüler yapar, bir nevi sucuk olur mimir.* bu yapılan işlevler mimir'in kafasına konuşabilme özelliği verdi. odin bu kafayı yanından ayırmadı.
devamını gör...
mavi gozlu tipsiz yazar
akılda kalıcı bir mahlas seçmiş yazar arkadaşımız. ben kendisini yeni fark ettim bundan sonra bakacağım, takip edeceğim inşaallah.
devamını gör...
umut sarıkaya
gidişi türk mizah sektörünün yıkımını başlatan son mizah neferi. meslektaşlarına bakıldığında neden mesleğini bıraktığı az çok anlaşılıyor sanki.
devamını gör...
kitap alıntıları
demir olsam çürürdüm, toprak oldum da dayandım. büyük usta yaşar kemal
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın gezi direnişçilerine terörist demesi
yıllarca mağdur edebiyatı yapıp bugün mağrur olan birinden hiç de şaşırtıcı olmayan bir suçlama. zira ona göre kendisini sevmeyen, icraatlarını eleştiren herkes terörist, vatan millet düşmanı. bu hadsizliğe bir gün dur diyecek bu halk buna eminim.
devamını gör...
ptt kargo
açıkçası bu kadar olumsuz yorumu gördükten sonra gidip tekrar kontrol etme ihtiyacı duyduğum bir şubeye sahip kargo firması.
şimdiye kadar 1 kere bile mağdur etmedi, aylık aboneliklerimin olduğu dergileri ben evde yoksam bile telefon ile arayıp kapımın önüne bıraktılar.
bu durumda, şubeden şubeye fark gösteren ve belirli bir standardı bulunmayan kargo firması tanımı alması doğrudur.
şimdiye kadar 1 kere bile mağdur etmedi, aylık aboneliklerimin olduğu dergileri ben evde yoksam bile telefon ile arayıp kapımın önüne bıraktılar.
bu durumda, şubeden şubeye fark gösteren ve belirli bir standardı bulunmayan kargo firması tanımı alması doğrudur.
devamını gör...
tuhaf takıntılar
takıntı, kişinin isteği dışında akla gelen, istem dışı ve tekrarlanan durumlardır.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
devamını gör...
ziya gökalp
atatürk tarafından "fikrimin babası" olarak anılmıştır. türkiye'de halkbiliminin kurucusu olarak bilinir.
"herder’den ödünç alınan 'halka doğru' prensibi ile görüşlerini formüle eder ve 'türkçü' düşünce sistemine yerleştirir. gökalp bu prensibin mahiyetini anlatmak ve buna dayalı çalışmaları geniş kitlelere ulaştırmak için arkadaşlarıyla birlikte, 'halka doğru' adı ile bir dergi çıkarırlar. bu dergi türkçülük açısından olduğu kadar türk halkbilimi çalışmaları bakımından da ehemmiyetlidir. çünkü 'folklor' dan söz eden ilk yazı yine gökalp tarafından bu dergide yazılmıştır. ziya gökalp 'halka doğru' dergisinin 23 temmuz 1913 tarihli sayısında yayımladığı 'halk medeniyeti-ı, başlangıç' adlı çalışmasında, "her kavmin iki medeniyeti var: resmi medeniyet, halk medeniyeti, o hâlde kavimlerin medeniyetlerinden bahseden bir ilim olan 'içtimaiyatın' (sosyoloji) halk medeniyetini tetkik eden bir şubesi olmak gerek. işte kaideleri yazılı olmayan ve ancak ağızdan ağıza geçmek suretiyle bir soyda uzayıp giden bu ananevi medeniyeti mütalâa eden ilme “halkiyat” adı verilir.” diyerek folkloru tanımlar ve folklor terimi karşılığı “halkiyat”ı kullanır.".
sonuç olarak mehmet ziya gökalp'in türk milleti için yaptığı deha çapında birçok çalışması vardır.
kaynak:
www.turkyurdu.com.tr/yazar-...
"herder’den ödünç alınan 'halka doğru' prensibi ile görüşlerini formüle eder ve 'türkçü' düşünce sistemine yerleştirir. gökalp bu prensibin mahiyetini anlatmak ve buna dayalı çalışmaları geniş kitlelere ulaştırmak için arkadaşlarıyla birlikte, 'halka doğru' adı ile bir dergi çıkarırlar. bu dergi türkçülük açısından olduğu kadar türk halkbilimi çalışmaları bakımından da ehemmiyetlidir. çünkü 'folklor' dan söz eden ilk yazı yine gökalp tarafından bu dergide yazılmıştır. ziya gökalp 'halka doğru' dergisinin 23 temmuz 1913 tarihli sayısında yayımladığı 'halk medeniyeti-ı, başlangıç' adlı çalışmasında, "her kavmin iki medeniyeti var: resmi medeniyet, halk medeniyeti, o hâlde kavimlerin medeniyetlerinden bahseden bir ilim olan 'içtimaiyatın' (sosyoloji) halk medeniyetini tetkik eden bir şubesi olmak gerek. işte kaideleri yazılı olmayan ve ancak ağızdan ağıza geçmek suretiyle bir soyda uzayıp giden bu ananevi medeniyeti mütalâa eden ilme “halkiyat” adı verilir.” diyerek folkloru tanımlar ve folklor terimi karşılığı “halkiyat”ı kullanır.".
sonuç olarak mehmet ziya gökalp'in türk milleti için yaptığı deha çapında birçok çalışması vardır.
kaynak:
www.turkyurdu.com.tr/yazar-...
devamını gör...
kişinin sperm haline vereceği öğüt
seni yakacaklar!!!
devamını gör...
gözden akan yaş çeşidi
bir kişi hangi gerekçe ile ağlıyorsa gözyaşı içeriği ona göre şekilleniyor.
tillburg üniversitesinden dr. vingerhoets ve arkadaşları 3000 den fazla gözyaşının içeriğini ve ağlayan kişilerdeki etkisin incelediler. sonuç gerçekten çok ilginçti. ağlama türüne göre gözyaşı içeriği değişiyor ve ağlama sonrası, bu kişilerde mutluluk hormonunda anlamlı oranda bir yükselme gösteriyordu.
bir başka deyişle kişiler ağladıklarında içlerinde zehri bir yönü ile dışarı atmış oluyorlardı.
dr. willia frey bu çalışmaları biraz daha ileriye götürdü. soğandan kaynaklı ağlama ile duygusal filmlerden sonraki ağlamanın biyokimyasal analizlerine baktığında, çok şaşırtıcı bir durum olduğunu ortaya koymuş oldu.
kendi deyimiyle “ağlama, insanda atıkları ve zararlı maddeleri dışarıya atmanın iyi bir yolu” diyerek ağlamanın rahatlatıcı etkisini aslında sadece psikolojik değil, aynı zamanda fizyolojik bir temizlenmenin de temeli olduğunu ortaya koydu.
tillburg üniversitesinden dr. vingerhoets ve arkadaşları 3000 den fazla gözyaşının içeriğini ve ağlayan kişilerdeki etkisin incelediler. sonuç gerçekten çok ilginçti. ağlama türüne göre gözyaşı içeriği değişiyor ve ağlama sonrası, bu kişilerde mutluluk hormonunda anlamlı oranda bir yükselme gösteriyordu.
bir başka deyişle kişiler ağladıklarında içlerinde zehri bir yönü ile dışarı atmış oluyorlardı.
dr. willia frey bu çalışmaları biraz daha ileriye götürdü. soğandan kaynaklı ağlama ile duygusal filmlerden sonraki ağlamanın biyokimyasal analizlerine baktığında, çok şaşırtıcı bir durum olduğunu ortaya koymuş oldu.
kendi deyimiyle “ağlama, insanda atıkları ve zararlı maddeleri dışarıya atmanın iyi bir yolu” diyerek ağlamanın rahatlatıcı etkisini aslında sadece psikolojik değil, aynı zamanda fizyolojik bir temizlenmenin de temeli olduğunu ortaya koydu.
devamını gör...
allah
hakkıyla sevemediğim, ama çok sevdiğimdir. sebepleri ve neticeleri var eden olduğu için umudumun baki olmasının sebebidir. seviyorum sözlük!
devamını gör...
aklından bir sayı tut
john verdon’un yazmış olduğu ilk romandır.
emekli dedektif dave gurney bir gün eski okul arkadaşı mark mellery’den bir mektup alır, mellery mektupta onunla görüşmesi gerektiğini söylemektedir. gurney’in görüşme teklifini kabul etmesinin ardından yaptıkları görüşmede mellery aldığı bir mektup konusunda gurney’den yardım ister.
mellery posta kutusunda “aklından 1 ve 1000 arasında bir sayı tut.” yazan bir mektup bulmuştur. öylesine 658 sayısını tutan mellery, posta kutusundaki diğer mektubu açtığında 658 sayısı ile karşılaşır.
mellery ile karşılaşmalarının ardından bu olayı aklından çıkaramayan gurney olaya dahil olmayı kabul eder ve zamanla kendisini bilinmezlerle dolu bir davanın ortasında bulur.
incelikle işlenen detaylar ve tek nefeste okuyacağınız olaylarla kitap tam anlamıyla bir şaheser. şahsi düşünceme göre tek eksisi çok ama çok fazla betimleme kullanılması ve bazı olayların uzun uzadıya anlatılması. yine de çok heyecanlı ve sürükleyici bir olay örgüsüne sahip olduğunuz için akıp gidiyor, o yüzden bu eksi sizi çok da rahatsız etmiyor.
mutlaka vakit ayırıp okunması gereken bir kitap, aklınızın bir köşesinde bulunsun.
emekli dedektif dave gurney bir gün eski okul arkadaşı mark mellery’den bir mektup alır, mellery mektupta onunla görüşmesi gerektiğini söylemektedir. gurney’in görüşme teklifini kabul etmesinin ardından yaptıkları görüşmede mellery aldığı bir mektup konusunda gurney’den yardım ister.
mellery posta kutusunda “aklından 1 ve 1000 arasında bir sayı tut.” yazan bir mektup bulmuştur. öylesine 658 sayısını tutan mellery, posta kutusundaki diğer mektubu açtığında 658 sayısı ile karşılaşır.
mellery ile karşılaşmalarının ardından bu olayı aklından çıkaramayan gurney olaya dahil olmayı kabul eder ve zamanla kendisini bilinmezlerle dolu bir davanın ortasında bulur.
incelikle işlenen detaylar ve tek nefeste okuyacağınız olaylarla kitap tam anlamıyla bir şaheser. şahsi düşünceme göre tek eksisi çok ama çok fazla betimleme kullanılması ve bazı olayların uzun uzadıya anlatılması. yine de çok heyecanlı ve sürükleyici bir olay örgüsüne sahip olduğunuz için akıp gidiyor, o yüzden bu eksi sizi çok da rahatsız etmiyor.
mutlaka vakit ayırıp okunması gereken bir kitap, aklınızın bir köşesinde bulunsun.
devamını gör...
tin tin tini mini hanım
başlığı düz okuma şansınız yok. ister istemez melodisiyle okunuyor.
devamını gör...
psg
polisomnografi olarak kısaltmasını beklerken bir yazarımız fransız futbol kulübü demiş.
polisomnografi ise uyku çekimi olarak bilinmektedir. genel olarak nöroloji teknikerlerinin yaptığı çekimlerdir. huzursuz bacak sendromları ,uyku,apne,horlama ve uykusuzluk veya çok uyuma durumlarının tanısında büyük rol oynamaktadır.
polisomnografi ise uyku çekimi olarak bilinmektedir. genel olarak nöroloji teknikerlerinin yaptığı çekimlerdir. huzursuz bacak sendromları ,uyku,apne,horlama ve uykusuzluk veya çok uyuma durumlarının tanısında büyük rol oynamaktadır.
devamını gör...



