(bkz: bende bir resmin var yüzüme bakmıyor)
devamını gör...

her vücudun bir ilaca karşı biyolojik tepkisi aynı olmayabiliyor. kimin tedaviye cevap vereceği, kimde hangi yan etkilerin kendisini göstereceği kestirilemeyebiliyor. kısaca ilaçlar nabza göre şerbet verebiliyor. tam bu noktada farmakogenomi devreye giriyor. farmakogenomi; genlere göre ilaç tedavisini inceleyen bir bilim dalıdır. amacı, kişinin genetik yapısına göre uygun ilaç ve dozu saptamaktır.
devamını gör...

türkiyeli ifadesi gramer olarak hatalı olsa da bu sorunsal durup dururken ortaya çıkmış bir şey değil. zannedilenin aksine türkiye bir ulus devlet değil etnik devlettir. zaten türk bir ulus adı değil etnisite adıdır. haliyle ülkenin kabaca %15'ini oluşturan kürt etnisitesi için bu durum bir kimlik problemi yarattığından ortaya artılmış bir üst (ulus) kimliktir.

sözde ulus devlet olduğunuzu iddia ettiğiniz bir yerde demonym olarak bir etnik grubun adını herkese verirseniz bu etnik gruptan olmayanların aidiyet duygusunu da zedelemiş olursunuz.

hakiki ulus devletlere örnek olarak britanya, ispanya, iran, çin verilebilir. bu ülkelerde farklı etnisiteler ortak bir ulus kimliğini taşır. örneğin iran'da herkes önce iranlıdır ve bu herkesin benimsediği bir kimliktir. iran'ın önceki adı persia idi ve bu fars etnik grubunun ülkesi algısı yarattığı için tarihe de uyumlu olarak ülkenin adını iran olarak değiştirdiler. öte yandan ulus devlet projesi her zaman başarılı olmaz. örnek; çekoslavakya, yugoslavya.

türkiye'deki bu ulus-devlet inşası ve kimlik problemi nasıl çözülür bilmiyorum, çok girift bir konu fakat ortada bir sorun olduğunu kabul etmek gerekiyor.
devamını gör...

kuzeyin altta olduğunu anlayana kadar geçen 1 saniyede aklımı oynatacağımı sandığım fotoğraf. 15-20 yıla kuzeyde de orman kalmaz gerçi böyle devam edersek.
devamını gör...

bugün kendimizi nasıl iyi hissetsek diye düşünürken denk gelen başlık.
tamam doğru değil ama şuan çok da doğrudur diyesim var. harikayız, mütüşüz, mikemmeliz..*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle bir video ile tanımıştım 1-2 sene evvel önce. bence gayet güzel isimli bir köy.

devamını gör...

yoldaş benjamin franklin ’in paralel evrendeki hali olan spideryoldaş’ın bu zorlu yolda insanları bir araya toplaması ,sözlüğü kurmasına şahit olacağız. bu zorlu süreçte insanların freni patlamış bir trendeymişçesine bok yoluna”soyut anlamda” doğru giderken yoldaş sözlüğü kurmuş ve ışık olmuştur. bizim evrendeki yoldaşta aynı şekilde bu zorluklara göğüs germiş ve sözlüğü bugünlere getirmiştir.
yoldaş evrenine girmek istiyorsan;
buradan
edit: yorum yapmayı unutmayalım .başlığı uplayalım ki herkes görsün.
devamını gör...

insanların memur olabilmek için üye oldukları, kendi menfaatini ön planda tutanların partileri.
devamını gör...

düzgün yetiştirmek başarıdır fakat 9 ay karında taşımayı ya da bilmem kaç sene emzirmeyi başımıza kakmasalar daha iyi olur. sonuçta ben istemedim dünyaya gelmeyi ya da senin karnında büyümeyi.
devamını gör...

erdoğanın yönettiği ülkede yaşıyormuşuz. ulan siz atatürk'ün kurduğu ülkede yaşıyosunuz??
devamını gör...

demirtaşpaşa metro istasyonu yanındaki fırınlardan tahinli pide alıp ördekli kültür merkezinde osmanlı çayı ile yemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...

21. yy'da varlığımın kokuştuğunu aynaya bakmadan görebiliyorum. artık bir kanalizasyon faresinin dedikodularına bile konu olamıyorum. odamdaki kılıç çiçeği tozlanmış, balıklarımın yemini vermeyi unutmuşum gibi hissediyorum. en yakın arkadaşımı kaybetmiş ,aslında hiç bulamadığını anlayamamışım gibi. kulaklığımı düşürdüğüm koltuk kenarına geçen sene bıraktığım umutlarımı çorabımın teki ile birlikte bulmama vesile olduğu için teşekkür ediyorum. camımın önündeki menekşeler solmuş, kumrular artık şafakta penceremi ziyaret etmez olmuş. sivri dilim bile kesmez olmuş tenimin nemini. var neyleyim sensiz bedenimi. zat-ı muhterem tekilim, şahtı şahbaz gönlümün ehval'i olmuş.
sirtaki yapmak isteyen bir palyoçaya minnetlerim bunlar. kalk hadi -
rakı içelim,
çifte telli oynayalım,
mutlu olalım.
devamını gör...

dünya edebiyatının dev isimlerinden, bir yazardan daha fazlası olan, faust gibi bir başyapıt yazarak edebiyatı olduğundan daha yüksek bir yere taşıyan johann wolfgang von goethe’nin bu dünyadaki görevini tamamlayıp ayrılmak üzereyken sarf ettiği son sözleridir.

1832 yılında görevinin yapmış olmanın verdiği huzurla dünyadan ayrılmak üzereyken söyler bu sözleri büyük yazar. bu sözlerin fiziksel olarak muhattabı yardımcısıdır aslında.

ancak bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları şeyi nasıl ve ne amaçla yaparlarsa yapsınlar ortaya mutlaka bir sanat eseri, üzerinde düşünülecek bir felsefi ve edebi bir şaheser çıkarırlar.

goethe de benim için kesinlikle böyle bir insandır. nietzsche’nin übermensch dediği adamdır o. yazdığı her cümlenin derin bir anlamı olduğunu düşündürür. sanki edebi bir mükemmellik örneğidir büyük yazar.

bunları neden söyledim? çünkü yazar ölmeden önce bu sözleri gözlerindeki görme kaybı yüzünden yardımcısında perdeleri açmasını istediği için söylemişti. sadece dünyayı son kez daha aydınlık görmek için.

ama yazarın bu sözleri edebi ve ilahi ışığın peşinden koşmuş bir yazar için göründüğünden daha da anlamlı bir şeydi aslında.

bazı geceler, eğer dolunay varsa perdelerinizi aralık bırakıp goethe okumayı deneyin bence. yazara borcumuzu belki böyle öderiz.
devamını gör...

18 yıllık chivas içmek. hele güzel bir viski kadehinde içiyorsam kendimi mehmet karahanlı gibi hissediyorum bir an.
devamını gör...

gömleğin altına renkli kazak giymek. iyi ki bitti.
devamını gör...

zaman geçtikçe kırmak istemediği insanlar tarafından kırılacak olan insandır.
devamını gör...

bu gerçeği yıllarca sol sosyalist kesimler dile getirince terörist denildi. bugün devltin tetikçisi birebir şahit olduğu olayları (çıkar çelişkisi yaşadığı için) ifşaya başlayınca görür olmak ne kadar iki yüzlü bir davranış şeklidir. sedat peker'in anlattıklarına sosyalis kesim hiç şaşırmıyor. neden? çünkü bu zulmü birebir yaşadılar.
ırkçılık ve milliyetçiliğin gözünü kör ettiği bir kesim yapılan açıklamalara şaşkınlıkla ve hayretle bakıp hadi canım demesi komik ve acınası bir durumdur. beka deyip, devlet deyip, ecdat deyip deveyi hamuduyla götürenleri sedat peker ifşa edince mi görür oldunuz. yazık ki ne yazık... bu cennet topraklar birilerşnin çıkarı uğruna çöplüğe dönmüş durumda.
devamını gör...

l'ultima cena.
da vinci'nin en bilindik tablolarından biridir, isa'nın havarileriyle yediği son akşam yemeğini tasvir eder.
yemeğin masada yenmesi oldukça tartışılmıştır/tartışılır*.

sforzalar için yapılmıştır ve milano'dadır.




kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eskiden vardı ya hani fotoğraf makinesi gibi bir şey mercekten baktığınızda resim falan gözüküyordu. hatta bu durum tesbihlerde de vardı. heh ben de işte öyleyim. dışardan basit, sessiz sakin bir o kadar da sıkıcı ama tanıdığınız zaman bambaşka biriyim. pısırık sessiz biri sanılabilirim ama tanıdığım insanlara eğlenceliyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim