uzun saç
ben şahsen seviyorum. 8 senedir de alıştım sanırım. artık bakımı da kolay geliyor bana.
zaten çabuk kuruyor olduğu için de pek uğraştırmıyor beni.
zaten çabuk kuruyor olduğu için de pek uğraştırmıyor beni.
devamını gör...
apati
duygusuzluk veya duygu dışavurumu olmama hali. genelde geçici bir durumdur. süreklilik kazanmaz. tam apati diye tabir edilen kişileri, kızdırmak, sinirlendirmek, hüzünlendirmek, kıskandırmak falan imkansızdır.
devamını gör...
nilgün marmara
zamanında zelda hakkında bir şeyler karalamıştım ama kendi yorumumdan daha çok nilgün'ü şahsen tanıyan değerli insanların yorumunu buraya betimlemek isterim.
’nilgün marmara’nın ‘’kırmızı kahverengi defter’’ adlı kitabındaki biyografisi şöyle yazılmıştı:
1958’de doğdu; yirmi dokuz yıl sonra yeryüzünü terk etmeye karar verdi. aslında bundan sonra vereceğim çoğu bilgi onun kim olduğuyla alakalı değil bu dünyada geçici taşıdığı sıfatlar ve yüklerden ibaret.’’
cemal süreya nilgün marmara’nın ölümünün ardından: ‘’nilgün ölmüş, beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağıya atarak canına kıymış. ece ayhan söyledi. çok değişik bir insandı zelda. akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alarır, bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi, çok da gençti sanırım otuzuna değmemişti… ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz etti: bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. dönüp baktığımda bir acıda buluyorum nilgün’ün yüzünde, o zamanlar görmemişim. bugün ortaya çıkıyor.’’ cemal süreya’nın bu satırları aslında nilgün marmara’nın intiharının anlık bir karar olmadığı, uzun zamandır süregelen bir mücadelenin yaşama isteğinin kaybolmasıyla sonuçlandığını anlıyoruz. ki marmara veda mektubunun henüz başında ‘’her gün kötücü bir düşü kurmak ve taşımak artık kılgıyı gerektiriyor.’’ diyerek bu yükü uzun zamandır taşıdığını ve taşımaktan kurtulamayacağına kanaat getirdiğini ifade etmek istiyor aslında. bir bakımı bu seçiminin bir vazgeçiş olduğunu anlatıyor.
nilgün' ün yeri çok ayrıdır bende o yerkürenin bütün arka bahçelerini görmüştür, hem de 20'lerinde. öyle güzeldin ki kuş koyduk yoluna cancağazım.
’nilgün marmara’nın ‘’kırmızı kahverengi defter’’ adlı kitabındaki biyografisi şöyle yazılmıştı:
1958’de doğdu; yirmi dokuz yıl sonra yeryüzünü terk etmeye karar verdi. aslında bundan sonra vereceğim çoğu bilgi onun kim olduğuyla alakalı değil bu dünyada geçici taşıdığı sıfatlar ve yüklerden ibaret.’’
cemal süreya nilgün marmara’nın ölümünün ardından: ‘’nilgün ölmüş, beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağıya atarak canına kıymış. ece ayhan söyledi. çok değişik bir insandı zelda. akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alarır, bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi, çok da gençti sanırım otuzuna değmemişti… ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz etti: bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. dönüp baktığımda bir acıda buluyorum nilgün’ün yüzünde, o zamanlar görmemişim. bugün ortaya çıkıyor.’’ cemal süreya’nın bu satırları aslında nilgün marmara’nın intiharının anlık bir karar olmadığı, uzun zamandır süregelen bir mücadelenin yaşama isteğinin kaybolmasıyla sonuçlandığını anlıyoruz. ki marmara veda mektubunun henüz başında ‘’her gün kötücü bir düşü kurmak ve taşımak artık kılgıyı gerektiriyor.’’ diyerek bu yükü uzun zamandır taşıdığını ve taşımaktan kurtulamayacağına kanaat getirdiğini ifade etmek istiyor aslında. bir bakımı bu seçiminin bir vazgeçiş olduğunu anlatıyor.
nilgün' ün yeri çok ayrıdır bende o yerkürenin bütün arka bahçelerini görmüştür, hem de 20'lerinde. öyle güzeldin ki kuş koyduk yoluna cancağazım.
devamını gör...
rahatsız (yazar)
sayfasına her girdiğimde; bu yazara çok fazla oy verdiniz yavaş a** uyarısıyla kendime geliyorum. sözlüğümüzün mizah desen var yazarlarından.
devamını gör...
insana mutsuzluk veren kokular
hastane koridorlarında burna gelen kesif ilaç kokusu.
devamını gör...
saruwaka-machi'nin gece manzarası
halkın hedonistik faaliyetlerinden kaygı duyan hükümet, 1842'de şehrin gelişen eğlence endüstrisini engellemeyi amaçlayan bir dizi reform başlattı. tüm kabuki tiyatroları, şehrin kuzeydoğusundaki saruwaka-machi bölgesine taşınmak zorunda kaldı. ancak bu amaç amacının aksine daha fazla ilgi uyandırdı. insanların müstehcen performanslara katılmasını zorlaştırmaktan ziyade, bölge, kabadayı tiyatroculara hitap eden sayısız işletme ve restoran ile gelişen bir cazibe merkezi haline geldi. saruwaka-machi'nin bu tasvirinde, üç tiyatro, sağdaki çatı sırasının üzerinde yükselen taretleriyle tanımlanabilir. gösterilere sadece gün doğumu ve gün batımı arasında izin verildiğinden, gökyüzünde dolunay bulunan bu baskı eser; tiyatroların kapanmasından sonra bölgeyi gösteriyor.

yine de, insanlar hala sokakta eğlenirken, günün erken saatlerinde, gördükleri performansların bitmek bilmeyen heyecanının tadını çıkarıyorlar.
kaynak

yine de, insanlar hala sokakta eğlenirken, günün erken saatlerinde, gördükleri performansların bitmek bilmeyen heyecanının tadını çıkarıyorlar.
kaynak
devamını gör...
ünlülerin isimleri ile hemhal olmuş objeler
acun ılıcalı - siyah tişört
devamını gör...
çok kısa bir hayatımız olduğu gerçeği
hiçbir şeyi değiştirmez. bu sözde kısa hayatınızda her şeyi deneyimleyemeniz mümkün değildir, ancak bu kötü bir şey olmak zorunda değil. her şeyi rahatlıkla deneyimlemeye, yaşamaya, öğrenmeye yetecek uzunlukta bir ömrünüz olsaydı bile, bunu siz kendiniz istemezdiniz. bu yüzden her şey için bu kadar geniş yelpazeler mevcut. farklı insanlar farklı arayışlara yönelir, farklı arayışlar da farklı deneyimlerle sonuçlanır. kendinizi ortada kalmış, bir şeylere yetişememiş hissediyorsanız, belki de kendinize yeterince özen göstermiyor, vakit ayırmıyorsunuzdur. siz de özgünlüğünüze hürlük, hürlüğünüze güven katın, kendi yolunuzu çizin. ne azını isteyin, ne fazlasını. hiçbir şeyin azıyla yetinemez, fazlasını da kaldıramazsınız. yaptığınız her işte akılcı bir basitliğe sığının.
ruh halinize göre geçici felsefeler yaratmaktan vazgeçin, karar alma yetinizi kötü etkileyebilir.
alt tarafı insanız. ne abartıya geliriz, ne de yergiye.
ruh halinize göre geçici felsefeler yaratmaktan vazgeçin, karar alma yetinizi kötü etkileyebilir.
alt tarafı insanız. ne abartıya geliriz, ne de yergiye.
devamını gör...
doğu ekspresinde cinayet
agatha christie'nin yazdığı polisiye romandır. kitabın baş kahramanı dedektif hercule poirot'nundur.
agatha hanım bu romanı 1933 yılında istanbul'da, pera palas otel'de yazımıştır. romanın giriş bölümü de istanbul'da geçiyor.
uzun zamandır kitap okumuyorsanız ya da kitap okumakta zorlanıyorsanız eğer sizi içine çeken bir roman. dün elime aldım, ertesi güne kadar ara ara okudum ve bir çırpıda da bitti zaten. üstelik hem okuyor hem eğleniyor hem de heyecan içerisinde kalıyorsunuz. ben hep bir sonraki sayfayı merak ederek okudum.
kitap üç bölümden oluşuyor. ilk bölümde kitaptaki karakterleri tanıyorsunuz, yavaş yavaş olaya adapte olmaya başlıyorsunuz, kitabın sizi içen çektiği ilk adım. ikinci bölüm ise olayın yaşandığı, geliştiği bölüm. heyecana kapılıp sürüklendiğiniz yer de diyebilirim. üçüncü bölüm ise sonuç bölümü. olayın çözüldüğü kısım.
kitabı okurken katilin kim olduğunu tahmin etmem her bir ifade alınışta değişti. zaten okumuşsanız ne demek istediğimi anlamışsınızdır. okumadıysanız da şöyle söyleyeyim; kitabın sonunda şok üzerine şok yaşadım.
size kitaptan bir de alıntı bırakayım:
sadakat çok güç bulunur ve bedeli asla ödenmez.
agatha hanım bu romanı 1933 yılında istanbul'da, pera palas otel'de yazımıştır. romanın giriş bölümü de istanbul'da geçiyor.
uzun zamandır kitap okumuyorsanız ya da kitap okumakta zorlanıyorsanız eğer sizi içine çeken bir roman. dün elime aldım, ertesi güne kadar ara ara okudum ve bir çırpıda da bitti zaten. üstelik hem okuyor hem eğleniyor hem de heyecan içerisinde kalıyorsunuz. ben hep bir sonraki sayfayı merak ederek okudum.
kitap üç bölümden oluşuyor. ilk bölümde kitaptaki karakterleri tanıyorsunuz, yavaş yavaş olaya adapte olmaya başlıyorsunuz, kitabın sizi içen çektiği ilk adım. ikinci bölüm ise olayın yaşandığı, geliştiği bölüm. heyecana kapılıp sürüklendiğiniz yer de diyebilirim. üçüncü bölüm ise sonuç bölümü. olayın çözüldüğü kısım.
kitabı okurken katilin kim olduğunu tahmin etmem her bir ifade alınışta değişti. zaten okumuşsanız ne demek istediğimi anlamışsınızdır. okumadıysanız da şöyle söyleyeyim; kitabın sonunda şok üzerine şok yaşadım.
size kitaptan bir de alıntı bırakayım:
sadakat çok güç bulunur ve bedeli asla ödenmez.
devamını gör...
liverpool fc
ingiltere'de tuttuğum takımım, severim, köklü, hikâyesi, seveni çok olan kulübü.
keşke ülkemizden'de böyle dünyada çok sevilen sayılan kulüb ler çıksa.
keşke ülkemizden'de böyle dünyada çok sevilen sayılan kulüb ler çıksa.
devamını gör...
bir demet tiyatro
fekat niçün niçün niçün lutfiye
diyen mücver abla'sını hatırladığım üniversite yıllarımın dizisi.
salı günleri oynardı çarşambaları kantinde sadece ondan bahsederdik.
ehe ehe diye gülen mükremin abi gibi gülerdik.
diyen mücver abla'sını hatırladığım üniversite yıllarımın dizisi.
salı günleri oynardı çarşambaları kantinde sadece ondan bahsederdik.
ehe ehe diye gülen mükremin abi gibi gülerdik.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
yasak.
devamını gör...
akrabaların yalandan halini hatrını sorduğun gün geliyor
"akbabaların" diye okudum bir an ama yanlış anlamamışım sonuçta eş anlamlı diyebiliriz. tüm gençlerimizin allah yardımcısı olsun dediğim gündür. *
devamını gör...
brokoli yiyen insanın amacı
bir insan eşittir ben... özellikle haşlayıp sıcak sıcak tuz döküp kemirmeye bayılıyorum. çorbası konusunda da en ala italyan aşçıyla rekabete girerim, net. ne kadar yararlı, ne kadar zararlı bilemem ama benim ara ara yeme nöbetlerim geliyor. kendimden geçiyorum.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
duygusuz olmayan her yazarın tanımları baş tacıdır.
devamını gör...
don juan demarco
imdb favori filmlerimdendir.
romantik ve dram türündeki 1995 yapımı bir filmdir.
johnny depp ve marlon brando'nun şereflendirdiği bu yapım adı pek duyulmasa da izlenmeye değer şahane bir filmdir.
film bir otelde başlıyor ve üzerinde pelerin ve maske bulunan bir genç önce bir kadın ile kısa süreli ilgileniyor ve devamında otelin çatısına çıkarak intihar edeceğini beyan ediyor.
isminin don juan demarco olduğunu iddia eden bu genç (johnny depp) hayatını bir silahşörün kollarında vermek istediğini söyleyerek polisi ve itfaiyeyi meşgul eder.
emekliliğine günler kalmış olan devlet psikiyatristi dr. jack mickler (marlon brando) bu genci ikna etmek için görevlendirilir.
mickler zoro koyafeti giymiş bu çılgın gencin suyundan giderek onu aşağı inmeye ikna eder ve akıl hastanesinde mickler 'in gözetimi ile kilit altına alınır
asıl hikaye bundan sonra başlar. genç masalımsı hikayesini anlatmaya başlar ancak bu hikaye gerçek olamayacak kadar romantik ve fantastiktir.
özetle birbirlerine ihtirasla bağlı bir anne ve babanın çocuğu olan bu gencimiz öocuk yaşlardan itibaren kadınların gözdesidir. ve bu fantastik serüvenini gerçekten sevdiği tek bir kadın için sonlandırma niyetindedir.
film boyunca hem ilginç hikayelere tanık olup hem de kulakları rahatlatan güzel müziklerle karşılaşacaksınız.
fantastik romantik komedi olarak tanımlayabileceğim bu filmi izlemenizi tavsiye ederim
romantik ve dram türündeki 1995 yapımı bir filmdir.
johnny depp ve marlon brando'nun şereflendirdiği bu yapım adı pek duyulmasa da izlenmeye değer şahane bir filmdir.
film bir otelde başlıyor ve üzerinde pelerin ve maske bulunan bir genç önce bir kadın ile kısa süreli ilgileniyor ve devamında otelin çatısına çıkarak intihar edeceğini beyan ediyor.
isminin don juan demarco olduğunu iddia eden bu genç (johnny depp) hayatını bir silahşörün kollarında vermek istediğini söyleyerek polisi ve itfaiyeyi meşgul eder.
emekliliğine günler kalmış olan devlet psikiyatristi dr. jack mickler (marlon brando) bu genci ikna etmek için görevlendirilir.
mickler zoro koyafeti giymiş bu çılgın gencin suyundan giderek onu aşağı inmeye ikna eder ve akıl hastanesinde mickler 'in gözetimi ile kilit altına alınır
asıl hikaye bundan sonra başlar. genç masalımsı hikayesini anlatmaya başlar ancak bu hikaye gerçek olamayacak kadar romantik ve fantastiktir.
özetle birbirlerine ihtirasla bağlı bir anne ve babanın çocuğu olan bu gencimiz öocuk yaşlardan itibaren kadınların gözdesidir. ve bu fantastik serüvenini gerçekten sevdiği tek bir kadın için sonlandırma niyetindedir.
film boyunca hem ilginç hikayelere tanık olup hem de kulakları rahatlatan güzel müziklerle karşılaşacaksınız.
fantastik romantik komedi olarak tanımlayabileceğim bu filmi izlemenizi tavsiye ederim
devamını gör...



