cihad "mücadele" etmektir.
mücadele eylemi, "eylem karşısında eylem" ve "eylemsizlik karşısında eylemsizlik" prensibine dayanır. "eylemsizlik karşısında eylem" saldırıdır. islam, saldırın demez.

cihad, saldırı değil, savunmadır. ilk darbe karşısında misilleme emredilir.
savaş ve kıtal gibi kavramlarla karıştırılmamalıdır.
devamını gör...

dinledikçe kendimi karpuz gibi hissettiğim yayın:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üye olurken ''ben robot değilim'' testi koyulması. şu testi geçemeyecek bir sürü yazar var. gelmişler burada fikir beyan ediyorlar.
devamını gör...

gök gürültüsü, şimşek çakmasından sonra oluşan çok yüksek bir sestir. şimşek çakmasını, ses hızından daha hızlı olduğu için ilk görürüz. daha sonra gök gürültüsünü duyarız. gök gürültüsüne sebep olan şimşek ise, günümüzde kullandığımız erkek ismi olan ‘berk’ in arapça’dan dilimize geçmiş halidir.
devamını gör...

hiçbir yerde yazmayan ufak ama güzel bir nezaket kuralı.
devamını gör...

kasvetli havası
ayazı
ankara ünüversitesi
devamını gör...

bir yazar bana mesaj atmış, geri dönüş yapacaktım ama çaylaklardan mesaj almak istemiyormuş :( nerede basın özgürlüğü?
devamını gör...

bir kaç önemli nokta ile yapılabilecek eylem.

-bilgi verici başlıklara yazmak.
-orhun abideleri gibi yazmak. uzun uzun.
-başlık açmak. özellikle tutacağına inandığınız bir başlık varsa hiç beklemeyin. direkt siz açın. çünkü ilk tanımlar herkes tarafından görülür.*
-başka yazarları beğenin. bazen onlar da sizi beğenir böylelikle tatlış tatlış beğenileşirsiniz.*
-komik olun. kimse duvar kadar sıkıcı birinden hoşlanmaz.
-sabahın köründe tanım girmeyin. gecenin bir yarısında da. akışa bakın. birkaç saniyede bir yenileyin. eğer akıyorsa girin.
-bunun gibi rehberler yapın. güzel oluyor.
devamını gör...

banane banane bende mor mahlas istiyorum diye mızıkçılık yapmak istediğim mod. kendisiyle henüz iletişime geçmedim buna rağmen de tırsmıyor değilim. bari ödünç verse de hevesimizi alsak olmaz mı? hı söylesene? olmaz mı?
devamını gör...

bir deneyci temsili locke’tur. esas olarak bilginin özelliği ve kaynağına ilişkin felsefe problemine ayırdığı ünlü insan zihni ürerine bir deneme adlı kitabında locke zihni ‘üzerinde hiçbir yazı bulunmayan, hiçbir tasarıma sahip olmayan beyaz bir kağıda’ benzetir. peki o, yani zihin bu tasarımları ve düşünceleri nereden elde eder?

insanın her zaman meşgul ve sınırsız hayal gücünün kendisine hemen hemen sonsuz değişik biçimler verdirdiği bu geniş yığın zihne nereden gelir? zihin, aklın ve bilginin bütün malzemesini nerden alır? buna tek kelime ile cevap veriyorum: "deneyden”. görüldüğü gibi locke zihni, deney öncesinde üzerinde veya içinde hiçbir şey bulunmayan beyaz bir kağıda veya “boş bir levhaya’ benzetmekte (bkz: tabula rasa) ve bilginin bütün kaynağını deneyde, gözlemde, duyuların kullanımı sonucu zihne gelen verilerde bulmaktadır. başka bir deyişle locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi mevcut değildir ve her türlü bilginin kaynağı deneydir.

felsefe dilinde kaynağı deney olan bu tür bilgilere, ‘deneyden sonra gelen, deneyle elde edil­miş’ bilgiler anlamında (bkz: a posteriori) bilgiler denir. o halde locke’a göre her türlü bilgi a posterioridir. bununla birlikte locke, ılımlı bir deneycidir; zihni duyumlara indirgemez. zihnin bir kez kendilerini aldıktan sonra deneyden gelen şeyler, deney malzemesi üzerinde çalışmasını, anlam işlemesini reddetmez. buna karşılık deneyciler içerisinde daha ileri giderek, duyumlardan ayrı veya onları aşan bir zihnin olduğunu kabul etmeyenler, böylece zihni veya aklı sadece duyumların toplamına indirgemeye çalışanlar da vardır ve bunların bu görüşüne duyumculuk (bkz: sensationalismi) adı verilir. ünlü bir fransız filozofu olan (bkz: condillac) bu görüşü savunanların başında gelir.
devamını gör...

hayat kurtaran bilgilerde bugün!

kanama çeşidine göre değişecektir. şayet bu konuda 2 günlük hızlandırılmış ilk yardım kursunu almadıysanız, şöyle yapabilirsiniz. kan hızlıysa bu atardamar kanamasıdır, sadece üzerine bastırın, kılcal damarsa bölgeyi belirli aralıklarla açmak kaydıyla turnike yapabilirsiniz.
devamını gör...

"yok ben timsahım, seni avlamak için göz yaşı döküyorum" diye cevaplanması gereken sorudur. ya da cevaplamayın, ağlayan birine ağlıyor musun diye soran buna da inanabilir*.
devamını gör...

ama belki bir gün, bir şiirin içinde rastlaşırız seninle...
hırsız yavuz

gözlerin o kadar yeşil ki, öpsem gözlerinden, dudağımda bir orman filizlenir.
mecnun çınar

“yalnızlık..yalnızlık gece ayazında sabaha kadar beklemek gibidir. ısınmak için güneşin doğmasını beklersin ama o güneş hiç bir zaman doğmaz. yalnızlık bulmadığın sevgiyi başka yerlerde aramak gibidir. ne yaparsan yap onu bulamayacağını bilirsin ama yine de denemekten vazgeçmezsin onun boşluğunu hep başka şeylerle doldurmaya çalışırsın. yalnızlık aynı havaya soluyup da bir türlü yan yana olamamak gibidir. aldığın her nefeste onun kokusunu duymak istersin ama yapamazsın.aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar. yalnızlık dediğin eski bir sandalyenin gıcırdamasıdır yalnızlık..

iskender çınar
devamını gör...

sevgili edinmek için gerçekten birsey yapmalı mı insan? ne yapmalı mesela? meseleye "yapmak" fiili ekledikten sonra, o "bisey" bilinç altında, verdiğin tavize dönüyor farkında olmadan. bunun da, ileride bedelini ödüyorsun, işler yolunda gitmediğinde de hesabını soruyorsun.

insanlar sevgili olurlar, bunun için birsey yapılmasına gerek yok. şartlar olgunlaşır ve gelişir.
devamını gör...

iskoçya'nın başkentidir. bir şehir tarihi dokusunu nasıl koruyabilir sorusuna net olarak bir cevaptır. şehrin mimarisi, kaleleri, binaları gerçekten çok etkileyicidir. gezerken zaman zaman orta dünyada mıyım? acaba hissine kapılıyor insan. havasına kesinlikle güven olmaz. bir bakarsın güneşli, bir bakarsın dolu yağıyor, bir bakarsın fırtına var ama hepsi kendisine çok yakışıyor. gezmek için 2 gün ayırmanız yeterlidir. yaşamak için ise bir ömür diyelim.

circus lane sokağının güzelliklerini seyredip bir kahve içebilirsiniz. dean village bu köy gerçekten bu şehrin en güzel yanlarından birisidir. edinburgh kalesine gidip castle rock'da şehrin o eşsiz manzarası ile ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. tabii ben ekstra olarak joint kullandım o başka :)) viski tutkunları için arcade bar'ı önerebilirim. yerli iskoç viskilerinin aromaları gerçekten damak çatlatıyor. onun haricinde frankenstein pub'da tercih edilebilir.

akşamları şehir çok fazla dinamik değil. mekanlar daha hızlı durumda kafanıza uyan mekanlar da eğlenebilirsiniz. iskoç halkı genel olarak kibar bir yapıya sahip. güvenle sokaklarında dolaşabilirsiniz. imkanı olanların gidip bu büyüleyici şehri doyasıya gezip ruhlarını dinlendirmelerini öneririm.
devamını gör...

bazı duyguları gelişmemiş, kişiliği de oturmamış insancıklar..
ben tükeniyorum.
devamını gör...

mevsimleri yaz-cehennem-yazimsi-yaz oncesi seklindedir.

insanlari havasindan bagimsiz sicakkanli, yardimsever olan, kati surette ac kalmayacaginiz, adim basi tablada yahut restoranda kebapci gorebileceginiz, bulup bulabileceginiz en en en muhtesem muzlu sutu yapan kazim’i olan, uzaktayken ozleten hatta televizyonda denk gelindiginde goz dolduran, ziyarete gidildiginde min +3 kg ile donmeye sebep, sadece ev koridorundan gecmeyen guzergahi bulunan 7/cye sahip, asi cocuklari sokaklarina sigmayip mavi lacivert formalarla omuz omuza yuruyen, dogup buyudugum yer.

bircok sanatci yetistirmis, kurtulusu bile ocak basinda, kendi gibi baskana sahip sehir. gazetelerin 3. sayfasinda cikan ya da ana haberleri susleyen haberler ile sinirlandirilmamasi gerekir. adini gorunce bile burnuma portakal cicegi kokusu geldi.

bir sonraki adim: skyscanner/saw-ada/en yakin tarih/gidis donus

bu da buraya girebilecegim en uzun tanim olsun.
devamını gör...

beyaz eşyayı damat tarafının alması. 50 bin sadece o tutuyor alümünyum.
devamını gör...

bu hafta 10-15 arası seyrettiğim tablo. malum ciddi ciddi tanımları okuyarak, seversem beğendiğim için anca bu kadar oluyor. seri favlamayı karaktersizlik olarak görüyorum. katılmadığım bi fikri neden karma puanı kasmak için beğeneyim öyle değil mi? *
devamını gör...

bazı yazarların yaptığı bir şovdur. hatta belki ben bile yapmışımdır bilmiyorum.
ama bir tanım gerçekten bilgi veriyorsa ve uzunsa bu normaldir. insan bazı meramlarını kısa anlatamıyor.

madalya sistemiyle gelen bir şov durumu varsa uzun sürmeyecektir. çünkü ortaya konulan sistem saçma olmuş. modlar tanım okumaktan intiharın eşiğine gelebilirler o yüzden pek mümkün olmayacak diye düşünüyorum.
kısa sürede bir düzenleme veya değişim olacaktır.
o kadar tanımı kim okuyacak nasıl okuyacak.
müracaat sistemi ise saçmalık.
bu benim tanımım bak bakalım sınavı geçiyor mu madalya hak ediyor mu muhabbeti garip.
ayrıca bazı tanımlar kısa olunca çok güzel oluyor.
metinde kelimeler ne kadar kısaysa o kadar süratli bir okuma deneyimi sunuyor.
akışkan ve hızlı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim