dış görünüşle dalga geçmek
yalnızca özgüvensiz, karaktersiz insanların yapacağı durumdur. çünkü düşünebilen, aklı eren insanlar hayattaki belki de en önemsiz şeyin dış görünüş olduğunu bilir. birinin dış görünüşüyle dalga geçiyorsanız ya kendinizle barışamamışsınızdır ya da salaksınızdır. başka bir açıklaması ne yazık ki yok.
devamını gör...
9 ocak 2021 şırnak kömür ocağında göçük meydana gelmesi
şırtak'ta yaşanan üzücü hadise.
görümlü beldesi cudi dağı eteklerinde bir kömür ocağında göçük meydana gelmesi sonucu 3 işçi toprak altında kaldı. 2 işçi kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.
gelen haberlere göre bir içinin de kurtarılması faaliyeti devam ediyor.
iyi haberler gelmesini temenni ediyorum.
kaynak
görümlü beldesi cudi dağı eteklerinde bir kömür ocağında göçük meydana gelmesi sonucu 3 işçi toprak altında kaldı. 2 işçi kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.
gelen haberlere göre bir içinin de kurtarılması faaliyeti devam ediyor.
iyi haberler gelmesini temenni ediyorum.
kaynak
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
birinci sınıf müzik dersinde herkes sırayla şarkı söylüyordu.
bütün çocuklar mini mini bir kuş şarkısını söylerken ben çıkıp evlerinin önü boyalı direk söylemiştim. bütün sınıf baya eylenmiştik.ilk ve son konserimi hiç unutmam.
bütün çocuklar mini mini bir kuş şarkısını söylerken ben çıkıp evlerinin önü boyalı direk söylemiştim. bütün sınıf baya eylenmiştik.ilk ve son konserimi hiç unutmam.
devamını gör...
amerika birleşik devletleri deyince akla gelenler
kahrolasıca belgeseller. benim aklıma hep hiroşima ve nagazaki geliyor.
devamını gör...
madeleine peyroux
paris'in latin mahallelerinde sokak müzisyenlerinden esinlenerek şarkı söylemeye başlayan blues, jazz ve folk müziği yeniden kendi tarzıyla yorumlamasıyla ünlü vokalist.
80’lerin sonunda jazz grubu riverboat shufflers ve vintage esintili topluluk olan lost & wandering blues & jazz band gruplarıyla çalışmıştır.
1996'da ilk albümü dreamland'i çıkardı. piyanist cyrus chestnut, davulcu leon parker, gitaristler vernon reid ve marc ribot ve saksafoncu/klarnetçi james carter gibi jazz müzisyenleriyle beraber çalıştığı albümde, fats waller'ın ı'm gonna sit right down and write myself a letter, billie holiday'in gettin 'some fun out of life ve bessie smith'in lovesick blues şarkılarını yeniden yorumladı.
2004'te çıkan careless love albümünde ise elliott smith'in between the bars, bob dylan'ın you're going to make me lonesome’ını yorumladı.
2006’da half the perfect world, 2011’de standing on the rooftoop, 2013’te the blue room, 2016’da secular hymns ve 2018’de anthem adlı albümlerinde tom waits’den the beatles’a ray charles’dan leonard cohen’e kadar geniş bir yelpazede yeniden yorumlama yapan peyroux’nun sesi ve yorumu için billie holiday benzetmeleri yapılıyor. fakat ben başarısının büyük bir kısmını çalıştığı jazz müzisyenlerinin en iyileri olmasına bağlıyorum.
zira şarkıların orjinalleri benim için her zaman peyroux’nun yorumundan önde geliyor.
80’lerin sonunda jazz grubu riverboat shufflers ve vintage esintili topluluk olan lost & wandering blues & jazz band gruplarıyla çalışmıştır.
1996'da ilk albümü dreamland'i çıkardı. piyanist cyrus chestnut, davulcu leon parker, gitaristler vernon reid ve marc ribot ve saksafoncu/klarnetçi james carter gibi jazz müzisyenleriyle beraber çalıştığı albümde, fats waller'ın ı'm gonna sit right down and write myself a letter, billie holiday'in gettin 'some fun out of life ve bessie smith'in lovesick blues şarkılarını yeniden yorumladı.
2004'te çıkan careless love albümünde ise elliott smith'in between the bars, bob dylan'ın you're going to make me lonesome’ını yorumladı.
2006’da half the perfect world, 2011’de standing on the rooftoop, 2013’te the blue room, 2016’da secular hymns ve 2018’de anthem adlı albümlerinde tom waits’den the beatles’a ray charles’dan leonard cohen’e kadar geniş bir yelpazede yeniden yorumlama yapan peyroux’nun sesi ve yorumu için billie holiday benzetmeleri yapılıyor. fakat ben başarısının büyük bir kısmını çalıştığı jazz müzisyenlerinin en iyileri olmasına bağlıyorum.
zira şarkıların orjinalleri benim için her zaman peyroux’nun yorumundan önde geliyor.
devamını gör...
nicelik
bir şeyin azalıp artması, sayılabilmesi ve ölçülebilmesi durumlarını sayısal değer olarak belirten özelliğidir.
devamını gör...
turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması
tam bir türkiye portresi.
küfürü kullanarak kendini ifade eden bir mal
aşırı tepki gösteren diğer mal
sadece iyi vakit geçirmeye çalışan ama nasibini alan masum
yargı dağıtmaya çalışan vigilante mal
hiç bir şeyi ciddiye almayan chad.
küfürü kullanarak kendini ifade eden bir mal
aşırı tepki gösteren diğer mal
sadece iyi vakit geçirmeye çalışan ama nasibini alan masum
yargı dağıtmaya çalışan vigilante mal
hiç bir şeyi ciddiye almayan chad.
devamını gör...
beğenileriyle mutlu eden yazar
beğenin arkadaşlar beğenin. insanları mutlu etmekten zarar gelmez.
devamını gör...
sarmal
gazeteci murat ağırel'in güzel bir araştırma kitabı. ben sıradan vatandaşların büyük resmi görme , dış güçler gibi olaylarla ilgilenmemesi gerektiğini düşünüyorum. işimiz bu değil. bizim işimiz şuanı görmek ve cebimizdeki üç lira nerede bunu sormak. eğer şuan cebimizde üç lira değilde bir lira varsa kalan iki lira nerede ? işte bunu öğrenmek için bu kitabı okumak gerekir.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
devamını gör...
5 ağustos 2021 ümitcan uygun’un gözaltına alınması
kusura bakmayın kadınlar ;
ama böyle adamlara gidilmeyeceğin bile bile gidiyorsanız, öz eleştiri yapmanız gerek.
biz medeniyet kadın ile gelir derken, kadın medeniyeti resmen elinin tersiyle itiyor. "kro ama çekici" diye diye.
adam sabıkalı kardeşim? buna selam bile vermemeniz gerekirken, herifle sevişecek kadar ileri noktaya gidiyorsunuz ki, isteyen istediğiyle sevişsin derdim bu değil. ama toplumda daha düzgün adamlar var, bu tiplere giderseniz, böyle sürpriz sonlar görebilirsiniz.
lafım tüm kadınlara değildir. sap ile samanı ayırt etmesini bilen bir erkeğim.
tanım ; bir katilin, uslu durmayıp yine katil olmasıdır.
ama böyle adamlara gidilmeyeceğin bile bile gidiyorsanız, öz eleştiri yapmanız gerek.
biz medeniyet kadın ile gelir derken, kadın medeniyeti resmen elinin tersiyle itiyor. "kro ama çekici" diye diye.
adam sabıkalı kardeşim? buna selam bile vermemeniz gerekirken, herifle sevişecek kadar ileri noktaya gidiyorsunuz ki, isteyen istediğiyle sevişsin derdim bu değil. ama toplumda daha düzgün adamlar var, bu tiplere giderseniz, böyle sürpriz sonlar görebilirsiniz.
lafım tüm kadınlara değildir. sap ile samanı ayırt etmesini bilen bir erkeğim.
tanım ; bir katilin, uslu durmayıp yine katil olmasıdır.
devamını gör...
fransızca öğrenmek isteyenlere tavsiyeler
"aykut yavuz fransızca dersleri " youtube kanalı çok yardımcıdır.
devamını gör...
pişman olmamak için yapılması gerekenler
kendinizi yargılamayın, her ne yaşarsanız yaşayın, kendinizi suçlamayın.. her ne olmuşsa, yaşanmışsa, olması gerektiği için olmuştur, yaşanmıştır. öncelikle kendinizi affedin ki tekrar başlamak kolay olsun ve daha da kötü duygularla boğuşmak zorunda kalmayın..
devamını gör...
tek ayak cezası almak
biraz önce spor yaparken bir denge hareketi yapıyordum. tek bacağın üzerinde dengede kalıp, diğer ayağı arkaya doğru uzatıp, iki elimizi de açarak dümdüz uzattığımız ve de aşağı doğru 4 aşamada inip, 4 aşamada kalktığımız bir hareket. *
neyse o sırada ilkokul yıllarım aklıma geldi.* bu bir cezaydı ama farkında olmadan dengede kalmayı da öğretiyordu, diye düşündüm. sonrasında cezanın bizim için anlamını. düşünsenize minicik beden yaptığı bir suçun karşılığında birçok insanın karşısında cezalandırılarak yıldırılmaya çalışıyor. tekrarlanmaması için bedeni bir acı egzersizi yaparken ruhu da başkalarının önünde küçük düşürülmeye maruz kalıyor.
sonrasında bu cezayı aldığım anları düşündüm sırayla. * ilk başlarda bu durum üzücü idi. yanlış yapmış ve cezalandırılmıştım. sonrasında ise cezaya kalktığımız arkadaşlarım ile birlikte fısıltı ile konuşulan ve gizli gülümsemelerin olduğu bir ana dönüştü. ve umursamaz olmuştum artık. utanca mı alıştım yavaş yavaş, utanmamayı mı öğrendim? üstelik okulda ve öğretmenimden öğrendim. hata yapınca ceza alacağımı, cezalar karşısında yanlıştan vazgeçmemeyi ve de bu durumu tekrarladıkça umursamaz olmayı.
bir yerde yanlış varmış, yanlışlıklar ise hayatımda normal olmuş. belki de bu yüzden şu an birçok yanlışı kanıksadık kimbilir. ve belki de yanlışlıkları düzeltme yöntemlerine susmayı. *
neyse o sırada ilkokul yıllarım aklıma geldi.* bu bir cezaydı ama farkında olmadan dengede kalmayı da öğretiyordu, diye düşündüm. sonrasında cezanın bizim için anlamını. düşünsenize minicik beden yaptığı bir suçun karşılığında birçok insanın karşısında cezalandırılarak yıldırılmaya çalışıyor. tekrarlanmaması için bedeni bir acı egzersizi yaparken ruhu da başkalarının önünde küçük düşürülmeye maruz kalıyor.
sonrasında bu cezayı aldığım anları düşündüm sırayla. * ilk başlarda bu durum üzücü idi. yanlış yapmış ve cezalandırılmıştım. sonrasında ise cezaya kalktığımız arkadaşlarım ile birlikte fısıltı ile konuşulan ve gizli gülümsemelerin olduğu bir ana dönüştü. ve umursamaz olmuştum artık. utanca mı alıştım yavaş yavaş, utanmamayı mı öğrendim? üstelik okulda ve öğretmenimden öğrendim. hata yapınca ceza alacağımı, cezalar karşısında yanlıştan vazgeçmemeyi ve de bu durumu tekrarladıkça umursamaz olmayı.
bir yerde yanlış varmış, yanlışlıklar ise hayatımda normal olmuş. belki de bu yüzden şu an birçok yanlışı kanıksadık kimbilir. ve belki de yanlışlıkları düzeltme yöntemlerine susmayı. *
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
neden hep böyle gitmelerin...
senin de ruhun benim gibi sürekli kaçmak mı istiyor her şeyden...
senin de ruhun benim gibi sürekli kaçmak mı istiyor her şeyden...
devamını gör...
yks 2021
bittiğine kimsenin tahmin edemeyeceği kadar şükrettiğim, sonunda sözlüğüme kavuşmama fırsat veren dünyanın en gereksiz ve saçma sınavı.
ek:sonunda döndüümmm*
ek:sonunda döndüümmm*
devamını gör...
normal sözlük'e damgasını vuran yazarlar
küstüm hepinize.
kimse larktwain_123_ dememiş.
ben de tanım girip kimseyi yormam o zaman artık.
kimse larktwain_123_ dememiş.
ben de tanım girip kimseyi yormam o zaman artık.
devamını gör...



