türkiye'yi yaşanmaz kılan detaylar
yolsuzlukta ilk 3' devamlı zorlamak
basiretsiz yöneticiler ve onların gereksiz avaneleri
insan hakkı ihlalleri
vergi alıp sarayının masraflarına harcayan bir diktatör.
basiretsiz yöneticiler ve onların gereksiz avaneleri
insan hakkı ihlalleri
vergi alıp sarayının masraflarına harcayan bir diktatör.
devamını gör...
cahit berkay
bir fender stratocaster sahibi olmanın son model bir mercedes sahibi olmak ile aynı kefeye konabileceği zamanlarda iyi müziğin ne demek olduğunu bilerek bunu yapanlardan; sanatçı, besteci, moğollar grubunun demirbaşı.
ne var ki bunu yurtdışına taşımak istediklerinde -mesela fransa-, batı enstrümanlarının ellerinde oldukça amatör kaldığını farkedip müzikal anlayışlarını değiştirme kararı almışlardır. "anadolu rock", bu ve bunun gibi yaklaşımlar ile hayata geçmiştir.
amaç nasıl caz müzikte zencilerin beyazları kastederek; "öyle bir müzik yapacağız ki taklit bile edemeyeceksiniz" diyerek ortalığı sarsmasıysa, "anadolu rock"ta da hedef, batı enstrümanları ile batıyı tahmin ve taklit edemeyecekleri bir müzik tarzı ile sarsmaktır.
bunu da fransa'da "danses et rythmes de la turquie" albümü ile "french academie charles cros grand prix du disque" ödülü alarak başarmışlardır.
ne var ki bunu yurtdışına taşımak istediklerinde -mesela fransa-, batı enstrümanlarının ellerinde oldukça amatör kaldığını farkedip müzikal anlayışlarını değiştirme kararı almışlardır. "anadolu rock", bu ve bunun gibi yaklaşımlar ile hayata geçmiştir.
amaç nasıl caz müzikte zencilerin beyazları kastederek; "öyle bir müzik yapacağız ki taklit bile edemeyeceksiniz" diyerek ortalığı sarsmasıysa, "anadolu rock"ta da hedef, batı enstrümanları ile batıyı tahmin ve taklit edemeyecekleri bir müzik tarzı ile sarsmaktır.
bunu da fransa'da "danses et rythmes de la turquie" albümü ile "french academie charles cros grand prix du disque" ödülü alarak başarmışlardır.
devamını gör...
sarhoş bir kadınla konuşmak
her gün kendi kendime yaptığım eylem. hem sarhoşum hem de kendi kendime konuşuyorum.
t: içmesini bilen kadınlarla yapılan muhteşem aktivite.
not: alkolik hemcinslerime selamlarımı iletiyorum sabahın dördünde.
t: içmesini bilen kadınlarla yapılan muhteşem aktivite.
not: alkolik hemcinslerime selamlarımı iletiyorum sabahın dördünde.
devamını gör...
grup yorum
müziğin evrensel olması demek, müziğin toplumsal olaylardan uzak olması demek değildir. herkesin müziği yaşama ve algılama biçimi farklı olduğu için ister istemez bir sosyalistin de müziği algılama biçimi farklı oluyor. nasıl ki ağıtlar birçok halkın acılarını anlatan ezgilerse, bir sosyalistin de müzikten kendi hayat anlayışı doğrultusunda bir anlam çıkarması gayet normal.
bu açıdan müzik evrenseldir, müziğin siyaseti olmaz diyerek, bu grubu eleştirmek abes kaçıyor artık. tabii ki burdan marx'ın dediği "tek gerçek sanat, devrimin izinden giden sanattır" anlamı çıkmaz. yüzyıllardır devam eden sanat sanat için midir? yoksa toplum için mi geyiğine (sanatçı açısından) "sanat ego tatmini içindir" diyebilirim rahatlıkla.
bu açıdan müzik evrenseldir, müziğin siyaseti olmaz diyerek, bu grubu eleştirmek abes kaçıyor artık. tabii ki burdan marx'ın dediği "tek gerçek sanat, devrimin izinden giden sanattır" anlamı çıkmaz. yüzyıllardır devam eden sanat sanat için midir? yoksa toplum için mi geyiğine (sanatçı açısından) "sanat ego tatmini içindir" diyebilirim rahatlıkla.
devamını gör...
heinz guderian
2. dünya savaşı sırasında barbarrosaa harekatı ve fransa (batı) cephesi'nde görev almış, ünlü alman zırhlı birlikler şefi.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
devamını gör...
mavi kelebek
(bkz: srebrenitsa katliamı)'nda sırplar, boşnak cesetlerini kimse bulmasın diye ıssız, kuytu yerlere derin mezarlara gömer.
savaş biter, aradan yıllar geçer. bosna devleti bu mezarların bulunması için bir komisyon kurar. bu komisyon bazı bölgelerin jeolojik yapılarının değiştiğini, bu bölgelerde mavi kelebeklerin çoğaldığını fark eder. ölüm çiçeklerinden beslenen bu kelebekler, o alanda sık görülünce, komisyon bunun üzerine kazı çalışması yapar. ve yüzlerce toplu mezar bulur.
mavi kelebek; boşnakları, ölülerine kavuşturmuştur.
savaş biter, aradan yıllar geçer. bosna devleti bu mezarların bulunması için bir komisyon kurar. bu komisyon bazı bölgelerin jeolojik yapılarının değiştiğini, bu bölgelerde mavi kelebeklerin çoğaldığını fark eder. ölüm çiçeklerinden beslenen bu kelebekler, o alanda sık görülünce, komisyon bunun üzerine kazı çalışması yapar. ve yüzlerce toplu mezar bulur.
mavi kelebek; boşnakları, ölülerine kavuşturmuştur.
devamını gör...
yayımladığı bütün kitapları iyi olan yayınevleri
devamını gör...
kapalı maraş
nisan başında gezdiğim ve çok etkileyici bulduğum, zamanın donduğu etrafı tel örgülerle çevrili bölge.
küçük bir polis kontrol noktasından turnikelerden geçilerek giriliyor. 9-17 saatleri arasında gezilebiliyor. zaman dolduğunda bölgeyi boşaltıyorlar. bu kısımda kahve minibüsü, oturma alanları ve kiralık bisiklet parkı var. kapalı maraş oldukça büyük bir alana yayıldığı için bisikletle gezmek daha mantıklı. plaj tarafında cafe/restaurant için çalışmalar vardı. plajda da yine dondurma ve kahve minibüsü ve oturma yerleri düzenlenmişti. insanlar genelde piknik sepetiyle geliyorlar. gezip dolaşıp, yorulduklarında plajda piknik yapıp gezmeye devam ediyorlar.

göz alabildiğine giden harika bir sahil şeridi var. fransız rivieralarına benziyor. sahil şeridi boyunca da yüzlerce bina. zamanının süper lüks otelleri. iç sokaklarda yine yüzlerce apartman ve ev. koloniyal tipte büyük pencereli, geniş balkonlu ve yuvarlak hatlı estetik yapılar. hepsi hayaletli gibi. bomboş. her yeri ot bürümüş, camlar kırılmış, kapıların pencerelerin ahşapları çürümüş, demirler paslanmış. içlerine girilemiyor. yollar boyunca gezebiliyorsunuz. kaldırımlar boyunca binalara girişin yasak olduğunu gösteren zincirler, uyarılar ve bantlar çekilmiş. çürümüş dağılmış kafenin önünde; demirden yapılmış pofuduk minderli masa sandalyede 60 yıl öncesinin film yıldızlarını kokteyllerini yudumlarken hayal etmek mümkün. beni çokça hüzünlendirdi.



küçük bir polis kontrol noktasından turnikelerden geçilerek giriliyor. 9-17 saatleri arasında gezilebiliyor. zaman dolduğunda bölgeyi boşaltıyorlar. bu kısımda kahve minibüsü, oturma alanları ve kiralık bisiklet parkı var. kapalı maraş oldukça büyük bir alana yayıldığı için bisikletle gezmek daha mantıklı. plaj tarafında cafe/restaurant için çalışmalar vardı. plajda da yine dondurma ve kahve minibüsü ve oturma yerleri düzenlenmişti. insanlar genelde piknik sepetiyle geliyorlar. gezip dolaşıp, yorulduklarında plajda piknik yapıp gezmeye devam ediyorlar.

göz alabildiğine giden harika bir sahil şeridi var. fransız rivieralarına benziyor. sahil şeridi boyunca da yüzlerce bina. zamanının süper lüks otelleri. iç sokaklarda yine yüzlerce apartman ve ev. koloniyal tipte büyük pencereli, geniş balkonlu ve yuvarlak hatlı estetik yapılar. hepsi hayaletli gibi. bomboş. her yeri ot bürümüş, camlar kırılmış, kapıların pencerelerin ahşapları çürümüş, demirler paslanmış. içlerine girilemiyor. yollar boyunca gezebiliyorsunuz. kaldırımlar boyunca binalara girişin yasak olduğunu gösteren zincirler, uyarılar ve bantlar çekilmiş. çürümüş dağılmış kafenin önünde; demirden yapılmış pofuduk minderli masa sandalyede 60 yıl öncesinin film yıldızlarını kokteyllerini yudumlarken hayal etmek mümkün. beni çokça hüzünlendirdi.



devamını gör...
püskülün 46 yıldır cüzdanında saklanması
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
kahramanmaraş’ta 46 yıllık evli adam, kendilerini ziyaret eden valiye, eşinin ilk yaptığı mısır yemeğinden kalma püskülü gösterdi. evlilik cüzdanının arasında sakladığı mısır püskülünü ise yaşlı adamın karısı ilk defa gördü. buradan
--- alıntı ---
sait ahraz’ın 46 yıllık eşi günay ahrazı ise “evliliklerde en önemli şey birbirlerine saygı ve sevgidir” dedi. 46 yıllık mutlu çiftten genç çiftlere mesajlar verildiğini söyleyen kahramanmaraş valisi ömer faruk coşkun ise, “kadına yönelik şiddette uluslararası mücadele günü ve 46 yıldır mutlu ve huzurlu bir ailemizi ziyaret ettik. kendileri mutlu günler sürdürüyorlar. onların bu huzurlu mutlu evlilikle ilgili genç çiftlerimize mesajları oldu çok teşekkür ediyorum” dedi.
--- alıntı ---
kahramanmaraş’ta 46 yıllık evli adam, kendilerini ziyaret eden valiye, eşinin ilk yaptığı mısır yemeğinden kalma püskülü gösterdi. evlilik cüzdanının arasında sakladığı mısır püskülünü ise yaşlı adamın karısı ilk defa gördü. buradan
--- alıntı ---
sait ahraz’ın 46 yıllık eşi günay ahrazı ise “evliliklerde en önemli şey birbirlerine saygı ve sevgidir” dedi. 46 yıllık mutlu çiftten genç çiftlere mesajlar verildiğini söyleyen kahramanmaraş valisi ömer faruk coşkun ise, “kadına yönelik şiddette uluslararası mücadele günü ve 46 yıldır mutlu ve huzurlu bir ailemizi ziyaret ettik. kendileri mutlu günler sürdürüyorlar. onların bu huzurlu mutlu evlilikle ilgili genç çiftlerimize mesajları oldu çok teşekkür ediyorum” dedi.
--- alıntı ---
devamını gör...
yazarların yaşadıklarını hissettiği anlar
büyük mutluluk veya heyecanlarla değil, küçük ve rutin şeylerle yaşadığımı hissederim. bir pazar kahvaltısında ailecek sohbet ederken bi anda durup yaşamak böyle bir şey diye düşünürüm veya arkadaşlarımın dertlerini dinleyip onlara çözüm bulmaya çalışırken.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
gönlün çok şey yazmak istediği ama malum organımın yemediği başlık.
devamını gör...
tomris umay
okumaya değer yazar desem yetersiz kalır bu sözler. en iyisi şöyle devam ediyorum sözlerime;
özenle ve tek tek seçilmiş kelimelerin birleşiminden çıkmış mükemmel tanımlar. evet evet bu yazar işini biliyor ve yazacağı konuyu da titizlikle seçip hazırlıyor. benim bu seviyeye ulaşma şansım yok. benim kelimelerim, bu yazar karşısında sessizce ve kimselere görünmeden sıranın arka tarafını geçer. arka taraftan coşkulu bir şekilde tanımlarını destekler.
özenle ve tek tek seçilmiş kelimelerin birleşiminden çıkmış mükemmel tanımlar. evet evet bu yazar işini biliyor ve yazacağı konuyu da titizlikle seçip hazırlıyor. benim bu seviyeye ulaşma şansım yok. benim kelimelerim, bu yazar karşısında sessizce ve kimselere görünmeden sıranın arka tarafını geçer. arka taraftan coşkulu bir şekilde tanımlarını destekler.
devamını gör...
yabancı düşmanlığı
insanı insan olduğu için sevmeyenlerin yaptığı şeydir.
devamını gör...
bilek dekoltesi
(bkz: amanın anı)
devamını gör...
eleştirilen insana dönüşmek
git gide babama benziyorum. neyse ki gurur duyacağım yönleri de var diye avutuyorum kendimi.
utanç falan söz konusu değil de, bazen çok kızılan davranışı yapıyorken farkına varıyorsunuz.. ''aaaaa seni küçük mustafa senii'' diye kahkaha atıyorum ben vallahi.
utanç falan söz konusu değil de, bazen çok kızılan davranışı yapıyorken farkına varıyorsunuz.. ''aaaaa seni küçük mustafa senii'' diye kahkaha atıyorum ben vallahi.
devamını gör...
birkaç dolar için

bir sergio leone filmidir. dolar üçlemesinin ikinci filmidir. birinci film için (bkz: bir avuç dolar).
film 1965 yapımıdır. spagetti western türündedir. 2 saat 12 dakikadır. filmin senaryosunu sergio leone yazmıştır. filmin yönetmenliğini yine sergio leone yapmıştır.
filmin başrollerini clint eastwood ve lee van cleef üstlenmiştir. oyuncular şu şekildedir. gian maria volontè, luigi pistilli, rada rassimov,
enzo petito, claudio scarchilli, john bartha, livio lorenzon, antonio casale, sandro scarchilli, benito stefanelli, angelo novi ve antonio casas.
filmin müziklerini ilk filmde olduğu gibi ve sergio leone filmlerinde olduğu gibi ennio morricone yapmıştır. ilk film için söylediğim gibi efsane bir insan. efsane bir sanatçı. gerçekten müzikleri olmasa bu filmler böyle olmazdı. acayip bir adam. filmden aldığım keyfi çok fazla arttırıyor. muhteşem müzikler yapmış. sahnelerle uyumu ve kullanılış biçimleri nefis. sağ olsun. o olmasaydı bu filmler bu kadar kaliteli olmazdı.
filmin konusu iki ödül avcısı, kötüleri yakalamaya çalışıyorlar. clint eastwood ve lee van cleef ayrı ayrı sürekli suçluları yakalarlar. bir gün filmin kötü karakteri gian maria volontè hapisten kaçar ve başına 10.000 dolar ödül koyulur. ödül avcılarımız onun peşine düşer ve olaylar başlar. burada gian maria volontè abiye bir parantez açmak istiyorum. son zamanlarda gördüğüm en iyi kötü karakterlerden birisiydi. çok karizma ve iğrençti. olması gerektiği gibi. adamı seyrederken sinir oldum müthişti. iyi performans sergilemiş. ayrıca bir hikayesi olan kötü karakterleri seviyorum ve bir hikayesi vardı. hoşuma gitti. filmin sonuna gelene kadar zevkle izledim.
clint eastwood ve lee van cleef çok güzel oynamışlar. birbirleriyle çok uyumluydular. ikisi de karizmatik ödül avcılarıydılar. eastwood abi önceki filmde nasılsa öyle oynamış. kostümlere ve puroya kadar her şey aynıydı. ağzında puro olmadığı kısımlar çok azdı ve öyle olması gerekiyor. bu adamı purosuz görünce çıplak görmüş gibi hissediyorum.
spoiler içeren kısımlara geçmeden önce bu filmi tavsiye ediyorum. sinema severler izlemişlerdir ama izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim. ayrıca bu film bir üçleme ve ilk filmin üzerinde bir filmdi. giderek güzelleşen bir seri. umarım diğer film bu filmden daha güzel olur.
ilk film için (bkz: bir avuç dolar).
evet sahnelere ve spoiler veren kısımlara gelecek olursak. clint eastwood ve lee van cleef şapka uçurma sahneleri gördüğüm en güzel ve en ilginç sahnelerden biriydi çok keyifliydi.
gian maria abinin hapisten kaçırılma sahnesi de çok güzeldi. ayrıca geriye dönüş sahneleri hüzünlü ve güzeldi. karaktere ısınmamızı sağladı. saat imgesi güzeldi. saat ve olayların albay ile birleşmesi hoş bir detaydı. filmde bulunan bütün karakterlerin racona uyması çok hoşuma giden bir detaydı. şerefsiziz, adam öldürürüz ama kurallarımız var dercesine racon sahibiydiler.
son olarak ise filmin son sahnesi muhteşemdi, inanılmazdı. aşırı iyiydi. o müzik o mekan. nefisti. oyuncuların yaptığı her hareket sahneyle uyumluydu. düello dediğin böyle olur. bu film için sergio abiye harbiden teşekkür ederim huzur içinde uyusun.
devamını gör...
piyade er tarık tarcan
evine yük olmamak için bedelli askerlik yapmamış, mezun olur olmaz askere gitmiş. yüzündeki saflığı görünce içime öküz oturdu.
hakkını helal et kardeşim, ruhun şad olsun.
hakkını helal et kardeşim, ruhun şad olsun.
devamını gör...
o yemez teyzesi
misafirlikte annenin sinir edici cümlesidir. ne yememesi be nefessiz gömerim o yemekleri.
devamını gör...
