hak aramayı. anneannem lise mezunu bir kadın ama mahkemeye işi düştüğünde ve hukuk kitaplarını okuyarak davayı avukat tutmadan kazandı.
devamını gör...
"aynaya baktığın zaman senin kendini güzel bulman yeterli, başka bir erkeğin bunu söylemesine ihtiyaç duyma."
devamını gör...
namaz sureleri.
hamur yuğurmak.
örgü örmek.
devamını gör...
üstüne kuma geldiğinde kahrından kanser olup vefat etmeyi.
devamını gör...
ahh... başlık beni kabimden vurdu. açan yazara @zugra çok teşekkür ediyorum. bebekliğim, ne şanslıyım ki anneannemin elinde geçti. daha sonra ise farklı tarihlerde tam beş yıl anneannemle yalnız yaşadım. ahh ne günlerdi yahu :) bana kendi annemden daha iy baktı. üzerime titrerdi adeta. ''sen emanetsin başına bir şey gelirse ben ne yaparım'' der beni dışarıya arkadaşlarımla oynamaya bile çıkarmazdı bazen. yalvar yakar izin alırdım :) evet ondan bir emanete nasıl sahip çıkılması gerektiğini öğrendim. hayır, öğrenmekten de öte içime işledi tam olarak.

bir de fedakarlığı öğrendim kendisinden. defalarca dedem rahmetli olduktan sonra 5 çocuğunu nasıl insan üstü bir çabayla tek başına okuttuğunun hikayesini dinledim. haa tüm bu çabayı gösterirken de evini çiçek gibi temiz tutmayı ihmal etmemiş hiç. öyle de bir temizlik hastasıdır kendileri :d diğer yandan bana bakması da yine ne kadar fedakar olduğunu gösteriyor. bu kadar büyük bir sorumluluğu üstlenecek kadar sevgi dolu olması ona bu fedakarlığı yaptıran motivasyon olmuş sanırım.
devamını gör...
aşırı cimri, paragöz ve sinsi bir kadın olmasıdır.
devamını gör...
aci biberi şeker gibi yemek.
devamını gör...
baba tarafını pek şey etme
devamını gör...
bir erkek için kahrından yataklara düşüp kanser olup akli dengeni kaybetmek ve can çekişerek ölmek.
devamını gör...
toton anneannem şimdi rahmetli tabi. velhasıl küçüktüm, yaz tatillerinde beni kuran kursuna göndermek istedi ben kabul etmedim bir süre böyle devam etti sonrasında baktı ben gitmiyorum bu arada ailemde bu yönde teşvik hiç olmadı, neyse ben kabul etmemekte direnince kendisi öğretmek istedi onuda kabul etmedim. bizim toton bir gün geldi seninle konuşmam lazım oğlum gel bakalım dedi tabi bu konuşma sırasında ben 7 veya 8. sınıfa gidiyorum, gittim yanına oturdum oğlum senin durumun nedir açıkca söyledim her hangi bir din veya yaratıcının olduğunu düşünmüyorum ve kabul etmiyorum ( sebepleri burada anlatmıyorum ) o an bizim tonton hiç uzatmadan saygı duyarım oğlum ama sende bunu unutma senin peygamberinde yaradanında vicdanın olsun onu her zaman hisset demişti..

o gün bu gündür hiç aklımdan çıkmaz.
- senin peygamberinde, yaradanında vicdanındır.
devamını gör...
torunlar arasında da ayrım yapılır.
devamını gör...
birlikte pek vakit geçiremedik farklı şehirlerde yaşadığımız için. 10 gün önce ölüm yıldönümü idi. bir burukluk hissettim, geçen sene öldüğü güne gittim. en son ben yıkamıştım kıyafetlerini, en son ben yedirmiştim yemeğini hastanede. beni tanımamıştı ilk başta, binbir çabam sonucu tanıdıktan sonra, kürtçe “kurban olurum” deyip sağ yanağıma dokundu güç bela. hep doktor olmamı isterdi ama beni kan tutar, doktor olmam imkansızdı. hep okulla ilgili konuşurduk, derslerimin nasıl olduğunu sorardı, başarılı olmamı çok isterdi. yaşamı boyunca köyünden ve sonrasında oturduğu şehir merkezindeki mahalleden pek çıkmadığı için türkçe konuşamazdı, ben de kürtçe pek konuşamıyordum. eğer ona bu kadar erken veda edeceğimi bilseydim kürtçe öğrenirdim onunla sohbet edebilmek için. üç cümleden öteye gitmezdi konuşmalarımız ama konuşunca “prensesim, sultanım “ derdik karşılıklı birbirimize. ben mesafelere rağmen yürekte beraber olmayı, idealist olmayı onunla konuştuğum birkaç cümle ile öğrendim.
mekanın cennet olsun mavişim.. *
devamını gör...
7 yaşımdayken kendisini kaybettik. annemin anlattıklarına göre müthiş bir kadınmış. yaşasaydı eğer çok başka bir insan olabilirdim. mekanı ve cennet olsun. onun sayesinde harika bir anneye sahibim.
devamını gör...
erken kalkan yol alır,
erken evlenen döl alır.

ah canım sürprizli anneannem. döl ne bilsin şuncacık çocuk.
devamını gör...
belli oldu illa ağlatacaksınız.
devamını gör...
adam olmayi ogretti bana.

ama ben dersi dinlemedim tabi. evet.
devamını gör...
biz küçükken bir şekilde işte iş öğrenin temizlik öğrenin eliniz işe yakışsın gibi niyetleri ile iş yaptırırlardı. tuttuğun banaysa öğrendiğin kendine derlerdi. o zaman çocuk aklımla da sinir olurdum böyle şeyler duymaya da gel gelelim öğrenilen şeyi düzgün öğrenmek önemli bir şeymiş.
devamını gör...
yirmi yaşıma kadar her sene yaz aylarında rahmetli anneannemden hızlandırılmış yörüklük dersleri aldım.
yün eğirmeyı, ceviz kabuğu, ağaç kökü gibi şeylerle yün boyamayı, sıfırdan yorgan yapmayı, halı kilim dokumak, tereyağı ve peynir yapmayı, yoğurt tarhanası, lokma dökmeyi, yufka açmayı, inek-koyun derisi yüzmeyi, kerpiç yapmayi, bulgur kaynatmayı, dışı yığma taş içi kerpiç olan evleri tamir edip badana yapmayı, onlarca çeşit yöresel yemek, salça marmelat reçel konserve yapmayı, erişte kesmeyi, inek ve koyun sağmak gibi bir çok şeyi öğretti.
asıl öğrettiği, doğuran değil de sevenmiş gerçek anne, benim annem de sendin anneannem.

eskiden köye gidip yerleşme hayalim vardı. şimdi kessen gitmem.

ayrıca kulağa küpe şu sözünü asla unutmam.
"fakirin hastası, zenginin ororosu sorulmaz."
devamını gör...
erkeklere verilen fazla önemin ileriki yaşlarda kızlarının olmaması durumunda huzur evinde kalmak zorunda olduğunu
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"anneannenin öğrettikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim