301.
bakır teli büküp prize takmak. allahtan sigorta attı da hayatta kaldım.
devamını gör...
302.
sürekli kibrit tutuşturmak ve onla çeşitli şeyleri yakmak. yangınsız o dönemi atlatmamız büyük şans. hatta bir keresinde odamdaki bir yığını tutuşturmuştum. sonra annemlerin odasına gidip deodorantını alıp çıkan ateşe sıkmıştım, neredeyse yangın çıkartıyordum. oysaki bişey püskürten şey yangın söndürmeliydi değil mi, çocuk aklı... en son annem ve babamın olduğu salona gidip su dolu sürahiyi kapmıştım. ne yapıyorsun oğlum falan denince, "çok susadım," deyip odama koşup ateşi söndürebilmiştim. cidden o ateşin yakınındaki kocaman ahşap gardırop tutuşsaydı işimiz kötüydü...
devamını gör...
303.
annemler çarşaf katlarken söz konusu çarşafı dev bir hamak olarak görerek* üzerine atlamam ve benim uçuş süremde katlama eylemine devam edilmesi sebebiyle burun üstü halıya çakılmam.
üzerinden yıllar geçti hala çarşaf görünce bir uçasım gelir.
devamını gör...
304.
bunca şeyi okuyunca aklıma ellerimin canının teee küçüklükten beri olmadığına dair bir anım geldi*
kalemtıraşların içinde eskiden yedek jilet olurdu iki tane. şu gri küçük olanların. o devirde tabi uçlu kalemleri kullanmak için dördüncü sınıfa geçme şartı vardı. kırtasiyeler dördüncü sınıf değilsek hemen kurşun kalem ve kalemtıraş verirlerdi. neyse işte benim en sevdiğim şeylerden biri de o jiletlerle oynamaktı*
bir gün aldım yine iki elimle küçücük parmaklarla halıya jilet sürtüyorum. o çıkarttığı ses hoşuma gitti heralde neden yaptım bilmiyorum. sonra baktım halının rengi değişiyor. daha da hoşuma gitti. asla hiçbir his yok tabi. meğer jiletleri araba gibi sürerken parmaklarım kesilmiş halının değişen rengi de kanmış. böyle anlatınca çok uydurmasyon durdu ama evet yaptım öyle bir salaklık*
devamını gör...
305.
yaz günü toplanmışız arabaya tatile gidiyoruz izmire. ilk defa denize gidicem heyecan falan da var. bizimkiler konuşuyor çeşmeye gidelim diye. ben duydum moralim bozuldu surat asıldı. içimden diyorum madem çeşmeye gidicez 3 saatlik yolu niye çektik qq evde de takılırdık. bizimkiler anladı güldüler falan. sonra öğrendim ki çeşme o çeşme değilmiş
devamını gör...
306.
brus lee filmleri izledikten sonra annemlerin yatağında ters takla atmaya kalkmış ve boynumun üzerine düşmüştüm annem görüpte yetişmiş nefessiz kalışımda bana nefes olup beni kurtarmıştı.
devamını gör...
307.
wc ye gitmek yerine yatağa işemek çok zevkliydi kesinlikle.
devamını gör...
308.
tavadan pişen pirzolaları koklamaya çalışırken yüzümü yakmıştım. belli belirsiz izi duruyor hala
devamını gör...
309.
kablosu kopmuş fişi prize takıp sonra onu çıkarmaya çalışırken carpilmak.
devamını gör...
310.
yaşım 8-9 sanırım en fazla, kiracıyız, ev sahibimiz aynı zamanda üst komşumuz, büyük de bir balkonları vardı. onlara annem çaya, kahveye gitmişti herhalde. ben de balkonda arkadaşım ile oynuyorum. benim gibi dinozorlar bilirler eskiden vita diye sarı teneke kutuda bir yağ vardı. balkonda da ondan var. boş ama kapağı aralık, duruyor bir köşede. kapak tırtık tırtık kesilmiş. meraktan herhalde elimi kolumu sokuyorum içine bir anda. canım acıyor tabii geri çekiyorum. bütün kolum çizik çizik ve kan revan içinde kalıyor tabii. annemden ölesiye korkuyorum çünkü kızacak bana. o halini ne kadar saklayabilirsin ki! sağlık ocağı vardı yakın hemen. annemle beraber oranın yolunu tutuyoruz. bu arada annemi kan tutuyor, daha önce kardeşimin kaşı yarılıyor çocuğu atıyor kucağından o kadar kan tutuyor. benim kolum sarılı gidiyoruz sağlık ocağına. orada temizleniyor falan. sargı vs eve geri gidiyorum.
hayır niye acaba sokuyorsun elini o kutunun içine? ne bulmayı umuyorsun? *
allah’tan geçici bir salaklık yaşamışım...
bir tane daha var ama onu da sonra anlatırım* *
devamını gör...
311.
7 veya 8. sınıfa gidiyorum. o dönem sürekli takıldığım bir arkadaşım var, bu arkadaşım bana göre aşırı serseri bir çocuktu. bazı yaptıkları aşırı fazlaydı ama takılırken eğleniyoruz, her türlü çılgınlıkları yapıyoruz, best kankayız. tabi ben biraz daha aklı başında hareket edip, aşırıya kaçmadan, mantıklı kararlar alırken bu, hırsızlık, sigara vb gibi şeylere bulaşıyordu, ayakkabı falan çalıyordu hatta. bir gün, kağıthane-hasbahçe yokuşu vardır bilen bilir, oradan kağıthane parkına gideceğiz. bir tane kamyon yavaş yavaş önümüzden geçiyor. bana dönüp ''arkasına takılak mı lan??'' dedi. ben ilkten ''yok'' dedim ama sonra çılgınlıklar best friend'i olduğumuz için kabul ettim. ilk olarak kamyonun arkasına o tutundu ardından koşa koşa ben de tutundum (bu arada o aşırı zayıf bense balık etli bir çocuğum) biraz ilerledik öyle, birbirimize bakıp mal mal gülüyoruz, sevinçliyiz, çünkü yolu neredeyse yarıladık, o kadar yolu yürümeyecektik. bir süre sonra şoför bizi farkedip ağzımıza s*çmasın diye ''artık atlayalım'' dedik. bizim piç yavaş, yavaş giden kamyondan zayıf olduğu için estetik bir şekilde atladı, kamyonun arkasından koşar vaziyette bana bakıp sırıtarak '' hadi lannn! niheheheh atlasana laaan! nihehahaha'' dedi tam atlamaya hazırlanıyorum birden kamyon hızlanmaya başladı! bana bir korku geldi tabi... ''olm çok hızlandı lan!'' diye bağırıyorum. bizim piç gülüyor ''nihahahaheheheh'' ben korkuyla ''olm atlayamıyorum lan çok hızlandı!'' bizim piç hala gülüyor. bir cesaretle ayaklarımı salıp tam kendimi yere bırakacağım... bırakamadım ayaklarım kamyonun arkasında sürünüyor, ellerimle sıkı sıkı kamyonun demirlerini tutuyorum, kamyon daha da hızlanıyor, piç hala gülüyor ''nieheheh atlasana hahaha'' ayaklarımı yukarı çıkarmaya çalışıyorum ama sürtünmeyle ayakkabılarım parçalanıyor, gücümü toplayamıyorum, dizlerim asfaltta sürtünüyor, ayaklarım bir ileri bir geri gidip geliyor... neyseki kamyon ışıklara doğru yaklaştı ve yavaşladı, ben kendimi bırakabildim. atlasam ne nafile... yeni ayakkabılarım, pantolonumun dizleri paramparça olmuş... dizlerime bakıyorum kan revan içinde asfalta sürtünmekten deri soyulup gitmiş ama neyse ki çok fazla bir zarar görmedim daha kötüsü ayaklarım lastiğin altına girip kırılabilirdi... o günden sonra yine çılgınlıklar yaptık, ama kamyon arkasına asla asılmadım.
devamını gör...
312.
yapışkanlı kağıt arasına kuru yaprak sararak içmek. takriben 9 yaşlarında filan idim ve işin kötüsü, bizden -ben ve kardeşim- başka arkadaşı olmayan bizden yaşça küçük bir er bireye de zorla içirmiştik, içmemesi durumunda bir daha kendisi ile oynamayacağımı söyleyerek. o dönem evin yakınında olan bir otopark girişinde vuku buldu olay, çocuk ilk fırttan sonra ağlayarak evine kaçmıştı.
devamını gör...
313.
duvarda asılı vefat etmiş dede fotoğrafını atatürk sanmak.. uzun yıllar...
devamını gör...
314.
koltuğun tepesine çıkıp tavana değmeye çalışmak.
devamını gör...
315.
geceleyin, boncuklu tabancayla aya ateş edip, ay üstüme düşecek diye eve kaçmıştım.
devamını gör...
316.
ilkokul ikiyi yeni bitirdim. yazın camiye gidiyorum kur'an kursuna. ablam ve arkadaşları da farklı bi kursa gidiyorlardı. sonra bi baktım ablamın ekip gizli gizli konuşuyorlar. usulca sokuldum meğer kursa gitmeyip kaçacaklarmış, pikniğe gideceklermiş. durur muyum beni de götürmezseniz hepinizi şikayet ederim diye başladım tehdit etmeye. ( yapardım çünkü acımasız bir ispiyoncuydum) derken ben o gün biraz hastaydım sonra giderek ağırlaştım ama anneme çaktırmıyorum çünkü yarın piknik var. zor bela izni koparıp güya ablamlarla onların kursuna gideceğim. gerçekten de kaçtık ve pikniğe gittik. tabi ben hastalıktan ölüyorum. öyle ki kaldırımların boyun aman allah'ım 10 metre. sonra büyük ablalardan biri beni sırtına aldı, eve kadar taşıdı yazık. ne piknik yapabildik adam akıllı ne eğlenebildik. sürüne sürüne eve geldim. bi insan ancak bu kadar şapşal olur hastasın işte gitme. ama yoooo kim yapacak yaramazlık, ablaya eziyet. tabiki ben. neyse bu da böyle bi anımdır işte.
devamını gör...
317.
enerji içeceği içince gücümün 10 katına çıkcana inanıyordum.
devamını gör...
318.
arkadaşın anlattığı saçma sapan yatırlı, büyülü hikayelerden günlerce korkmak, gece uyuyamamak.
devamını gör...
319.
bu yaşta yaptıklarımın yanında çok zekice kalıyorlar.
devamını gör...
320.
korkmaktır.
baskıcı bir ortamda büyüdüğüm için 11-12 yaşına gelene kadar mahalledeki çocuklardan korkardım.
sonra ilk kavgamı ettim ve o kadar da büyütmemem gerektiğini anladım.
sevgili anne babalar, çocuklarınıza baskı yapmayın.
karakterini, geleceğini ziyan etmeyin.
disiplin başka şey, zorbalık başka.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken yapılan salaklıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim