441.
salaklık sayılır mı emin değilim ama söke'deyken, ilkokul zamanlarımda dikenli bir tür tırtıllarla oynamıştım sonra parmaklarımın yan yüzeylerinde şişmeler oldu. böyle baloncuk baloncuk gibi. ben de kolonya sürdüm sürekli, günlerce. her sürdüğümde daha azsa ve kaşıntısı artsa da ısrarla sürmeye devam ettim çünkü kolonya abi. yani mikrop öldürücü, her tür musibetin ilacı. * sonra belki 1-2 hafta sonra kolonya sürmemeye başladım ve hemen geçti. *
devamını gör...
442.
kaktüse oturmak. kocaman sarı çiçekli olanlarından hem de.

tallulah (7), annesi onu okuldan almış, tam eve geçeceklerken bahçede komşuyu görmüş. annesiyle komşu muhabbet ederken tallulah’ın bacakları ağrımış ve bahçe kenarında bir taşa oturduğunu sanarak çömelmiş yere. oturduğu şey ne ola ki.. e zıplıyor tabi ayağa hemen. koşarak duşa..
devamını gör...
443.
tuğlaları toz haline getirip domates çorbası otlardan da sebze çorbası yapardık. restoranımız bile vardı.
devamını gör...
444.
eskiden merdaneli çamaşır makineleri vardı, o sıkma işini yapan merdane kısmından neler geçirmedim ki...çok tehlikeli olduğunu bile bile.
en son kiremit sıkmaya kalkıştım, paaatttt etti koptu bir yerleri, iyi dayak yemiştim annemden.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
445.
donla çıkmıştım sokağa bir kere. hatırladıkça utanırım.
devamını gör...
446.
çiçek toplayıp parfüm imal etmeye çalışırdım bütün gün. o kadar fazla alerjene maruz kalmıştım ki egzama olup suya sabuna dokunamadım bir süre.

hala güzel kokuların ve iyi parfümlerin hastasıyımdır. ama yapmaktan vazgeçtik şükür.
devamını gör...
447.
kafama tugla vurmustum, acimisti. ama hirs yaptim kiremit de vurdum, yardim kafami. bruce lee izleyip gaza gelmistim.
devamını gör...
448.
elimin üstünü permatikle tıraş etmeye çalışırken kesmiştim. iyi ki yüzümde denemek gibi bir saçmalık yapmamışım. baya kanadı birde. gizlemek için peçete ile özel çaba gösterip yatak odasında kanın durmasını bekledim. biraz malmışım o zaman, sonra insan ergenliğe girince kıllara lanet ediyor. o zaman dedemi izlerdim tıraş olurken, ondan etkilendim galiba.
devamını gör...
449.
abimden 20 tl karşılığında bozuk beş tl almam.

bir para verip beş para alıyormuş hissinin güzelliği, denizin köpürtüsü, anlayamazsınız.
devamını gör...
450.
ekmek aldığım madeni 1 lirayı diğer müşteri çocuğa para üstü olarak veren bakkal ile tartışıp, çocuğu dövüp, eve ekmek ve parayla dönmem.

ne de olsa kayseriliyiz...
devamını gör...
451.
çocuk olmamak.
salak salak onu, bunu kollamak.

mızıklansana, şımarsana be yavrum. hakikaten salakmışsın. hala da salaksın.
devamını gör...
452.
tornet ile öküz gibi bir yokuştan kaymak, yokuşun yarısında sol ön rulmanın yerinden fırlaması, önce kaldırıma sonra park etmiş arabaya fukara sümüğü gibi yapışmak, sol kolu 3 yerden kırmak, bu haldeyken haber alıp olay yerine gelen anneden bir de dayak yemek.
devamını gör...
453.
ooo kesinlikle (bkz: büyümek)
devamını gör...
454.
babaannemin camını kırıyordum.

alışkanlık haline getirmiştim bunu, ne zaman yaptırsa gidip tekrar kırıyordum. babamdan dayak yiyordum ama yine de pes etmeden yapıyordum bunu çünkü kendi halimde bir eğlenceye dönüştürmüştüm. arkadaşlarım sokakta top, saklambaç oynayıp mutlu olurken ben babannemin camına ayakkabı fırlatıyor, bundan keyif alıyordum.

ne hastalıklı bir çocukluk... ara sıra bu kadar saldırgan olmamın nedenini düşünüyorum, büyük ihtimalle tek çocuk olup aşırı sıkboğaz bir ailede büyümek... sırf küfür öğrenirim diye sokağa salmazlardı beni, hal böyle olunca içimdeki enerjiyi böylesine saldırgan bir şeyle dışarı vuruyormuşum meğerse.
devamını gör...
455.
fabrika satış mağazalarında fabrika satıldığını düşünüyordum
devamını gör...
456.
ablamin kafasini kiremitle yarmistim.
devamını gör...
457.
kardeşim küçücükken sümüğünü yerse zeki olacağını söylemiştim. diyarbakır- afyon yolu boyunca gizli gizli sümüğünü yemişti.
devamını gör...
458.
trt'ye gönüllü mahkum olduğumuz renkleri kısıtlı yıllar. zavallı spikerler gözlerini neredeyse kapatırmışçasına önlerindeki kağıtları itinayla okumaya çalışırken koca suratlarıyla ekranı kapladıklarından göz renklerini bir türlü seçemezdik. sanki silah zoruyla sunuculuk yaptıklarını düşündüğümden kendilerini kurtarmak için bir şeyler yapmak istemiştim. ve buldum da, televizyonun kenarındaki uyduruk hoparlörün süngerini delerek içine düştükleri bu esaretten kurtarmak... sonuç mu? süper kahraman olma hevesiyle yanıp tutuşan 3-4 yaşındaki miniğin hayal kırıklığı, abiden yenilen esaslı bir tokat ve babanın öfkesi. tamam saf ve salakçaydı, kabul. ama hayat o günlerde pek güzeldi be!
devamını gör...
459.
bizi buna kim inandırmıştı tam hatırlamıyorum ama birisi basketbol topuyla futbol oynarsak kaslarımızın daha güçlü ve dayanıklı olacağını söylemişti.

basketbol topuna pat küt kafayla falan vuruyorduk, koskoca bir neslin beyin nöronlarının yarısı bu yalana kurban gitti maalesef.
devamını gör...
460.
babanın arabayı kullanırken dönüşlerde sinyal koluna dokunduğunu fark etmeyip arabanın yolu bildiğini sanmak.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken yapılan salaklıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim