481.
abimden 20 tl karşılığında bozuk beş tl almam.

bir para verip beş para alıyormuş hissinin güzelliği, denizin köpürtüsü, anlayamazsınız.
devamını gör...
482.
ekmek aldığım madeni 1 lirayı diğer müşteri çocuğa para üstü olarak veren bakkal ile tartışıp, çocuğu dövüp, eve ekmek ve parayla dönmem.

ne de olsa kayseriliyiz...
devamını gör...
483.
çocuk olmamak.
salak salak onu, bunu kollamak.

mızıklansana, şımarsana be yavrum. hakikaten salakmışsın. hala da salaksın.
devamını gör...
484.
tornet ile öküz gibi bir yokuştan kaymak, yokuşun yarısında sol ön rulmanın yerinden fırlaması, önce kaldırıma sonra park etmiş arabaya fukara sümüğü gibi yapışmak, sol kolu 3 yerden kırmak, bu haldeyken haber alıp olay yerine gelen anneden bir de dayak yemek.
devamını gör...
485.
ooo kesinlikle (bkz: büyümek)
devamını gör...
486.
babaannemin camını kırıyordum.

alışkanlık haline getirmiştim bunu, ne zaman yaptırsa gidip tekrar kırıyordum. babamdan dayak yiyordum ama yine de pes etmeden yapıyordum bunu çünkü kendi halimde bir eğlenceye dönüştürmüştüm. arkadaşlarım sokakta top, saklambaç oynayıp mutlu olurken ben babannemin camına ayakkabı fırlatıyor, bundan keyif alıyordum.

ne hastalıklı bir çocukluk... ara sıra bu kadar saldırgan olmamın nedenini düşünüyorum, büyük ihtimalle tek çocuk olup aşırı sıkboğaz bir ailede büyümek... sırf küfür öğrenirim diye sokağa salmazlardı beni, hal böyle olunca içimdeki enerjiyi böylesine saldırgan bir şeyle dışarı vuruyormuşum meğerse.
devamını gör...
487.
fabrika satış mağazalarında fabrika satıldığını düşünüyordum
devamını gör...
488.
ablamin kafasini kiremitle yarmistim.
devamını gör...
489.
kardeşim küçücükken sümüğünü yerse zeki olacağını söylemiştim. diyarbakır- afyon yolu boyunca gizli gizli sümüğünü yemişti.
devamını gör...
490.
trt'ye gönüllü mahkum olduğumuz renkleri kısıtlı yıllar. zavallı spikerler gözlerini neredeyse kapatırmışçasına önlerindeki kağıtları itinayla okumaya çalışırken koca suratlarıyla ekranı kapladıklarından göz renklerini bir türlü seçemezdik. sanki silah zoruyla sunuculuk yaptıklarını düşündüğümden kendilerini kurtarmak için bir şeyler yapmak istemiştim. ve buldum da, televizyonun kenarındaki uyduruk hoparlörün süngerini delerek içine düştükleri bu esaretten kurtarmak... sonuç mu? süper kahraman olma hevesiyle yanıp tutuşan 3-4 yaşındaki miniğin hayal kırıklığı, abiden yenilen esaslı bir tokat ve babanın öfkesi. tamam saf ve salakçaydı, kabul. ama hayat o günlerde pek güzeldi be!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken yapılan salaklıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim