321.
prizlere tel toka ve parmak sokmaya bayılırdım.
devamını gör...
322.
ablamla arkadaşı bakkala gideceklerdi.ben de gitmek istiyordum ama beni yanlarına almak istemediler.onlar gitmeye başladıklarında ben de koşarak arkalarından gittim.arabaya çarptım.neyse ki büyük bir çarpışma değildi.benim çarptığım arabanın arkasında da babamın arabası varmış.o da gidip ablamlara kızmıştı hemen.hâlâ o zamanlar ne kadar mal bir kardeş olduğumu düşünüyorum.otur oturduğun yerde sal ablanları.
devamını gör...
323.
4 kelimelik bir cümlenin sürekli tekrarını yapıp ileri yaşlarımda ancak anlayabildiğim bir hikayemdir.
çocukken dama( bizim buralarda çatı yoktur ve evlerin üstü düzdür o yüzden dam diye söylenilir. bazı yerlerde ise ahıra dam denir) çıkıp merdivenin tepesinde otururdum. annemde in aşağı dedikçe dedemle alakalı biraz ayıp, ( özür dilerim dede) anlamını sorsalar bilemeyeceğim bir küçük slogan atardım. *) la havle. ne biçim bir çocuk!) ayıp derdi annem o ayıp dedikçe daha da bağırıp tüm köye duyururdum.
çocukken dama( bizim buralarda çatı yoktur ve evlerin üstü düzdür o yüzden dam diye söylenilir. bazı yerlerde ise ahıra dam denir) çıkıp merdivenin tepesinde otururdum. annemde in aşağı dedikçe dedemle alakalı biraz ayıp, ( özür dilerim dede) anlamını sorsalar bilemeyeceğim bir küçük slogan atardım. *) la havle. ne biçim bir çocuk!) ayıp derdi annem o ayıp dedikçe daha da bağırıp tüm köye duyururdum.
devamını gör...
324.
okulda şişe kapağıyla cin çağırmak. erkeklerin bazı kızları korkutuşuyla çığlıklar eşliğinde kapanış.
devamını gör...
325.
top peşinde koşarken dişimi kırmak. hoşuma da gidiyor o ufak kırık ama herkes yaptır diye başımın etini yiyor.
devamını gör...
326.
büyümek.
devamını gör...
327.
ithal ürünlerin hepsinin italya'dan geldiğini sanmak.
devamını gör...
328.
bir an evvel büyümeyi istemek hayal etmek. bildiğin mallık ya ..!
devamını gör...
329.
annem kızartma yaparken tencereden yeni çıkardığı saplı kevgiri "anne bak şapkam nasıl olmuş" diyerek başıma koymuştum.
devamını gör...
330.
halamın oğlu kuzenim var. onunla 4 yaşında tanıştım. çocuk ailesel sıkıntılar içimde yetişmiş. asi ruhlu çocuktu ben buna türlü eziyetler yapardım. şu an yazarken bile mahçup ve üzüntülüyüm. bir gün küçük bir şişe bulup içine işedim. buna verdim parfüm yaptım dök diye. lan çocuk bi kokla bi bak ne olduğuna ama bu hiç bakmadan boşalttı üstüne. sonra anladı koşa koşa eve gitti. tabi halam şikayete geldi evde azar falan da yedim. hayatımın en salak olaylarındandır kendisi pişmanlığım hala üst seviyede
devamını gör...
331.
kaplumbağa ters dönerse yağmur yağar diye bir inanç vardı gidip kaplumbağaları ters çevirmiştim safça yağmur yağsın da serinliyelim diye tabi yağmadı hemen düzelttim.
devamını gör...
332.
düşüp dişimi kırmıştım.
devamını gör...
333.
ona salaklık değil tecrübe derler.
devamını gör...
334.
kan kardeşi olmak adına soda şişesini kırıp camıyla parmağımızı keser, kanattıktan sonra yaralı parmaklarımızı birbirimizin parmaklarına basardık. dostluğumuz pekişirdi. hey gidi salaklıklar.
devamını gör...
335.
kuzenle bir olup durduk yere 112'yi aramak.*
devamını gör...
336.
bu yaşımda yaptıklarımdan daha akıllıca ve masumdular.
devamını gör...
337.
sobanın ne kadar sıcak olduğunu merak etmek de bunlardan biri olabilir. sabaha kadar elimi bir tasa koyduğum suyun içine sokup öyle uyuyabildim.
devamını gör...
338.
zımbanın varlığından ilk haberdar olduğum vakitlerde parmağıma bassam bir şey olmaz herhalde lan diyip tüm gücümle basmıştım. acımıştı.
devamını gör...
339.
eve misafir gelenlerin kızına babamın getirdiği viskili, likörlü çikolata zulasını patlatalım mı demiştim. ne bilsin kızçem tam da ay şant demesi gereken yerde "hadi" demişti.
devamını gör...
340.
fanta şişesinin içindeki gaz yağını içtim.
devamını gör...