101.
burnumu karıştırıp , koltukların altına sümük sürerdim. kedileri kuyruklarından yakalayıp kement gibi atardım. sinekleri yakalayıp , kanatlarını kırdıktan sonra ters çevrilmiş bir vazoda biriktirip , raidle katliam yapardım. evin çatısından , yoldan geçen insanlara çamur topları yapar atardım. listeyi uzatmayalım fazla bosverin ...
devamını gör...
102.
evin çatısına çıkıp bulutlara zıplamaya çalışmak... beceremeyince de saatlerce çatıda bulutlara bağıra çağıra ağlamak “siz çok kötüsünüz, heidi’ yi alıp gezdiriyorsunuz neden beni sevmiyorsunuz?”...
devamını gör...
103.
televizyonun içine bu insanlarr nereden girer nereden çıkar diye cihazı parçalamaya çalışmak.
annem yetişip kurtarmış cihazı. hep söylerdi, oğlum sen yedi düvel düşmana bedelsin diye.
devamını gör...
104.
büyüdüğümde mutlu olacağımı hayal etmektir.
devamını gör...
105.
evde koltuğu ateşe vermek.
devamını gör...
106.
çatalın tellerine tek tek düz makarna geçirmek!
devamını gör...
107.
çok sakar bir çocuktum (hala öyleyim, çok gayret ediyorum her şeye, bu nedenle elim ağır, hiç pratik biri değilim.), herkes çıktı diye çıktığım, inşaat halindeki birinci kattan düşmüştüm. daha neler var da, neyse..
devamını gör...
108.
kuş dili konuşmak lan ne salakmışız diyorum aklıma geldikçe.
devamını gör...
109.
allah ne renk diye soruyormuşum.yetmezmiş gibi allah'ın resmini çizsene demişim.zavallı necdet amca rastgele bir şey çiziyormuş.
devamını gör...
110.
çok çalışırsam her şeyi başarabilirim zannediyordum, halbuki şans faktörü hayatın her alanında varmış çok çalışınca her istediğimiz olmuyormuş.
devamını gör...
111.
tesla yapmaya çalışmak.

sene 2001 daha elektrikli arabanın ismi bile geçmiyor. oyuncak arabamın pili sürekli bitiyor. (2 tuşlu kablolu sadece ileri geri gidenlerden) ve bende arabamı elektrikli yapmaya karar veriyorum (vizyon desen var). kablolu arabanın kablosunu kesiyorum ve çift kanal kabloyu prize sokuyorum. (beyin desen yok) prizde olan mini bir patlamadan sonra apartmanın sigortalarını attırıyorum. babam geliyor içerden koşup öyle bir bağırıyor ki ergenliğimin sonuna kadar prizlerden uzak duruyorum o zaman çok kızmıştım ama şimdi çocuğum yapsa vereceğim tepkiyi bilemiyorum. zaten parmak kadarım adam korkmuş haliyle.
devamını gör...
112.
köyde yaşıyorduk. köyde yaşamaktan nefret ettiğim için evin hemen yanındaki mereği (bkz: merek)yakmaya kalktım. allahtan trabzon nemli, bende de fazla kibrit yoktu bir şey olmadı. rahmetli babaannem çocukluk sehlukluktur derdi. rumca bir kelime aptallık salaklık manasında.
devamını gör...
113.
ilkokula yürüyerek giderdim. 40dk falan sürerdi. her gün kaç metre yol gittiğimi tam olarak bulmak için bir ayağımı diğerinin ucuna ekleye ekleye gittiğimi, ayakkabımın boyundan mesafeyi tam olarak hesapladıgımı hatirlıyorum. görenlerin ne yapıyor bu çocuk diye bakmaları bile beni durduramamısti. bu bir salaklık evet. ama ertesi gün de sağlamasını yapmak salaklık değil, başka bir şey.
devamını gör...
114.
bonibon yiyip intihar etmek.
devamını gör...
115.
adını hatırlamıyorum ama bir cizgi filmde görmüstüm; bir karakter yüzüne toz sürünce görünmez oluyordu ben de bu harika detaydan cesaret dısarı adımımı atar atmaz yüzüme toz sürerek önüme ilk çıkana şakalar komiklikler yapmaya calısarak güzel bir hayal kırıklığı yaşamıstım. ah cocuklugum, hüzünlü kekim...
devamını gör...
116.
annenin okula yeni başlamış olan bendenizden peynir almamı istemesi,
"ne peyniri alayım?" şeklindeki soruma anlık bir dalgınlık sonucu "dana peyniri al." demesi,
markete giden bendenizin şarküteri reyonunda dana peyniri istemesi,
market görevlisinin "oğlum dana peyniri olmaz, inek peyniri vereyim." demesi,
her şeye rağmen ısrar edip dana peyniri istemem,
en sonunda market görevlisinin "tamam, sen annene git bir daha sor bakalım." demesi,
eve gidip gerçeği öğrenmem ve tartıştığım adamdan inek peyniri istemem.

çocukluğumda bunun üstüne salaklık tanımam.
devamını gör...
117.
b..k dediğim için annemin ağzıma pul biber sürmesi ve biberleri ağzımdan elimle temizlemeye çalışmam. sonrasında o ellerle gözlerimi ovuşturarak ağlamam finalde alev alev yanan bir surat.
hala pul biber gördüğümde hissettiğim acının sebebi.
devamını gör...
118.
mum yemek...evet doğru duydunuz ama napıyım çok ışıl ışıl gözüküyolardı,şeker sanmıştım.
devamını gör...
119.
maç izlerken futbolcuların 'top saklama terimi' ne hiç anlam verememiştim, hani görünüyor diye verilen tepkilerim ile bilinirim , düş kırıklığından ibaretti .
devamını gör...
120.
babam beni mutfakta iş yapmaya özendirmek ve biraz da gururlanmak için "hadi kızım, bize şöyle bol sulu bir salata* yap da yiyelim" demişti de ben sulu kelimesini dümdüz anlayıp yaptığım salataya su eklemiştim. hala gülerim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken yapılan salaklıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim