401.
eski rüzgar pompası kulesinin tepesinden aynı anda üç kişi ipe tutunarak inmek.
sönmemiş kireçle derede balık avlamak
karpitle derede balık avlamak
dinamitle derede balık avlamak
şehrin sınırındaki yaklaşık iki dönüm otlak araziyi (otlar kurumuştu) molotof kokteyliyle yakmak
bir kutu mantar tabancası mantarını toprağa gömüp tek seferde patlatmak
barut doldurduğumuz dolmakalem kapağıyla tek atımlık taş tabancası yapmak
komşunun bahçesindeki şeftali ağacındaki tüm şeftalileri toplatmak. üst kat komşunun oğluna toplattım, ağaç bit kaplıydı. ağaçtan indiğinde kıpkırmızıydı. annesi sağlam bir sopa atmıştı oğluna.

bunların hepsi için babamdan ayrı ayrı "zopa yimek"

unutma eklemesi
birinci itemdaki kule bu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
402.
çatapat patlatmak
incir ağacına tırmanmak
boyundan büyük yerlere inip zor bela tırmanmaya çalışmaktan yara bere içinde eve dönmek
devamını gör...
403.
evdeki çer çöp kırık oyuncakları kapı önünde bir karton kutu üstüne koyup satmaya çalışmak.
devamını gör...
404.
anaokuluna başlayacağım günün sabahı. evde garip bir telaş var. ben de bir şey yapıştıracağım, ne olduğunu şimdi hatırlamıyorum. 404 yapıştırıcı buldum, bir türlü kapağı açılmıyor namussuzun. son çare dişimle açayım dedim, demez olaydım. kapağı dişime koymamla açılması bir oldu, bütün yapıştırıcı ağzımın içine dökülür dökülmez kurudu bir de. beş altı defa dişimi fırçaladım geçmedi. anaokulunun ilk günü ağzımda 404 le gezdim.
----
ilkokulda bir sürü stickerım vardı ama yapıştıracak hiçbir yer bulamamıştım çünkü 100 tane falan vardı. saçma sapan stickerlar, yaprak dökümü karakterleri falan var böyle üstünde. annemler evde yokken gidip bütün dolaplara hepsini yapıştırmıştım. annem de eve gelince haklı olarak sinir krizi geçirdi. aradan neredeyse yirmi yıl geçti hala dolapların üstünde o stickerlar var... utanıyorum kendimden sözlük, ne biçim anılarım var aklıma geldikçe geliyor.
devamını gör...
405.
tahta kaşık yapan dedeme özenip ben de oyuncak bebeğime yapmaya çalışmıştım. ince işçiliğin ortasında işaret parmağım kesilmişti. korkumdan dedeme göstermeden kaçmıştım ordan kızmasın diye. yemek yerken farketti ve sonuçta niye göstermedim diye azar işittim.
devamını gör...
406.
az önce çocukken yaptığım şeyi yapmaya çalıştım ama başaramadım. küçükken ne kadar atletik ne kadar bedensel fonksiyonları geniş olabiliyormuşuz be. üzüldüm. acil terapiye ihtiyacım var bu hantal bedenle bi sk yapamıyorum çünkü. kendime bozuldum resmen.
devamını gör...
407.
- yağmuru tanrı'nın gözyaşları zannetmek.
- elektrikler kesildiğinde, otomobil farlarının açık olmasına hayret etmek.
- yemek yediğinde bir daha acıkmayacağını düşünmek.
devamını gör...
408.
bahçedeki karınca yuvalarına hortum sokup su basardım. sonrasında üzülüp sağdan soldan bulduğum solucanları yuvalarının önüne bırakırdım yesinler diye.
devamını gör...
409.
nöbetçi öğrenciyim o gün. dersleri kaynattım diye keyfim yerinde. hocanın biri çağırdı odasına. pet şişe verdi bir tane ve "şuna sıcak su doldurup getir." dedi. gittim tuvalete, açtım sıcak tarafı. o zamanki kafayla akıl edemedim soğuğu da biraz açıp suyu ılıtmayı ve başladım kaynar suyu doldurmaya.

naylon şişe durur mu? yapıştırmış cevabı yamularak. şişe eciş bücüş bir şey oldu sıcaktan eğrilip. hemen çektim suyun altından ve mal gibi bakakaldım.

mecburen öylece götürdüm hocaya "hocam böyle oldu" diyerek. kadınla kısa bir süre bakıştık. kızacak diye beklerken gülmeye başladı şişeye bakıp. "tamam koy masaya." dedi.

ne zaman aklıma gelse kendime "salak" demeden duramam.

salak.
devamını gör...
410.
parmağa zımba basmak. akabinde vücuda saçma sapan bir nedenden dolayı metal teması olduğu için tetanoz aşısı olmaya gitmek zorunda kalmak.
devamını gör...
411.
#2224470 eklemeliyim: içine kibrit başı koyup ısıtarak patlatmaya çalıştığım (patlarlı motor deneyi yapıyorum) esans şişesinin çatlaması. benim de içindeki kibrit başları ziyan olmasın çıkartayım diye şişeyi elimle kırmam ve şişenin sol elimin başparmağını deriiiiiiiin bir şekide kesmesi. tabi baba korkusundan babaya söylememek. kanı bol (bkz: tentürdiyot)'la durdurduktan sonra ince dantel ipiyle dikmek ve bir hafta parmakta plasterle dolaşmak.
o yara izi, aradan geçen bir asra rağmen halen kaşınır ve acır zaman zaman.
devamını gör...
412.
çok güzel ses ses çıkıyor diye tuğla parçasıyla araba lastiğinin havasını indirmek. lastikten gelen o tssssssss sesi .. anlayamazsın!! (kendi arabamızın tabi.) çok hoşuma gidiyordu ne yapam?
devamını gör...
413.
annemin saç düzleşticisine el basmak. sıcak olduğunu bildiğim halde hangi akla hizmet etmişim merak ediyorum.
devamını gör...
414.
sebebini sonucunu düşünmeden yapılan davranışlardır. o zamanlarda düşünebilsek zaten şimdi salakça demezdik.
annemden çok korkardık o izin vermezse para harcayamazdık bakkala gittiysek para üstü tam gelmeli *.bigun bakkala gittim o zaman elli kuruş falan para üstü verecek bakkal sakız verdi yerine ne kadar istemem diye direttiysemde yapacak bisey yok. ağlaya ağlaya eve kadar geldim ama eve çıkmadım korkumdan aldıklarımda elimde. kapının önünde bekliyorum ağlaya ağlaya. annem ben eve gitmeyince telaşlanmış aşağı indi beni ağlak görünce korktuda tabii. zaten merak etmiş niye ağlıyorsun ne oldu diye sordu "para üstü yerine sakız verdi bakkal" dememle eline aldı terliği sokak ortasında sen bunun için mi ağlıyorsun bunun içinmi merak ettim ben seni diye diye belki bi saat kovaladı *
devamını gör...
415.
saçıma kahkül kesmek isteyip kısa kestiğim için olmadığını düşünüp saçımı kökünden kesmistim. o kısım kel kalmıştı.. bunu nasıl akıl edemedim bilmiyorum.
devamını gör...
416.
ümit davala traşıyla az dolaşmadım, allah affetsin.
devamını gör...
417.
göz doktoruna gidip gözlük vermesi için her türlü şeyi yapmak.
devamını gör...
418.
büyümek istemek.
devamını gör...
419.
ilkokul 5 gibi... adına ne kadar sevişmek denilirse artık... sevişme imkanı bulmak.
bir şekilde bir yerden erkeklerin büllüğünden gelen bir şeyle çocuk yapıldığını öğrenmiş olup

kızın üstüne işemeye kalkmak.

ulan bu harbi salaklıktı. neyse ki çişim yokmuş.
devamını gör...
420.
t/ yazarların çocukken yaptıkları/düşündükleri, salaklık olarak adlandırılabilecek, çocuksu saf zihin yapısının sonucu olan davranışları ve düşünceleri beyan ettikleri başlıktır.

ben çocukken anne babaların uyuduklarında bir önceki günü unuttuklarını sanıyordum çünkü kızıp bağırıp sonra hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlardı. meğer en kısa tabirle iletişimsizlikmiş * sonradan anladım.

ekstra:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel #22267
bende böyle zannediyordum, çocuk zihni görmediğini algılamakta zorlanıyor ne yapalım.
bazı şeyleri anlamak için büyümek gerekiyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken yapılan salaklıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim