221.
uçaklara bağırıp pilotlardan hediye isterdik.
devamını gör...
222.
çocukken yaptığımız eylemlerimizin çoğunda ölüm korkusu; utanma ve ahlak kavramları gibi duygular tam oturmadığı için her şey mubahmış gibi yapardık. onlarca anımız olmasına rağmen, bir tanesini anlatmak isterim. mahallemizden sık sık geçen itfaiye aracının arka demir korkuluklarında asılarak 3-5 km yolculuk yapardık. çocuktuk bilmiyorduk, ani bir fren yapsa ya da düşsek ölmemiz işten bile değildi. şuan yazı yazdığımıza göre şükür hayatta kalmışız.
devamını gör...
223.
şimdi efendim 5-6 yaşlarındaydım herhalde anaokuluna ya da ilkokula yeni başladığım zamanlar. büyükbabam* köşedeki bakkaldan yoğurt almış, eve gelmiş. bir de ne görelim? yoğurtun son kullanma tarihi 3 hafta geçmiş. yoğurtu geri götürünce, aynı zamanda komşumuz olan bakkal kara donlu beytullah geri almamış. büyük babamla kavga etmişler. *
büyükbabam geldi, bunu bize anlattı. o zamanlar bir de yılan hikayesi furyası var, bayılıyorum o diziye. "ben de polis olucam." diye tutturmuşum.
ertesi gün uyandım, bahçemizde oynuyorum. birden aklıma geldi. madem ben de polis olacaksam, şimdiden beytullah amcanın dükkanını bozuk mal satmaktan mühürleyebilirdim. kimseye bir şey demeden, sessizce çıktım evden. en son arkamdan babaannemin anneme seslenişini duydum. "koş kızım! bizimki evden kaçıyor!" annem yakalamadan koşa koşa gittim bakkala. yolda beytullah amcanın karısını gördüm. "sizin bakkalı kapatmaya gidiyorum, polis olucam ben. bozuk yoğurt satmışsınız büyükbabama. "dedim, kadın da düştü peşime. hem gülüyor, hem de" ekmek paramızla oynama kızım!" diye bağırıyor.
bakkaldan içeri girdim. parmak uçlarımda doğrulup, var gücümle masaya bir yumruk attım." bozuk mal satıyormuşsun. ben polis olucam, mühürü vuru... " derken, annem arkamdan saçlarımdan yakaladı. eve gidene kadar saçlarımdan sürükledi beni. geceyi korkumdan televizyonun arkasına saklanarak geçirdim. *10 gün boyunca okul harici, bahçeye bile çıkmama ve dondurma yememe cezası almıştım.
büyükbabam geldi, bunu bize anlattı. o zamanlar bir de yılan hikayesi furyası var, bayılıyorum o diziye. "ben de polis olucam." diye tutturmuşum.
ertesi gün uyandım, bahçemizde oynuyorum. birden aklıma geldi. madem ben de polis olacaksam, şimdiden beytullah amcanın dükkanını bozuk mal satmaktan mühürleyebilirdim. kimseye bir şey demeden, sessizce çıktım evden. en son arkamdan babaannemin anneme seslenişini duydum. "koş kızım! bizimki evden kaçıyor!" annem yakalamadan koşa koşa gittim bakkala. yolda beytullah amcanın karısını gördüm. "sizin bakkalı kapatmaya gidiyorum, polis olucam ben. bozuk yoğurt satmışsınız büyükbabama. "dedim, kadın da düştü peşime. hem gülüyor, hem de" ekmek paramızla oynama kızım!" diye bağırıyor.
bakkaldan içeri girdim. parmak uçlarımda doğrulup, var gücümle masaya bir yumruk attım." bozuk mal satıyormuşsun. ben polis olucam, mühürü vuru... " derken, annem arkamdan saçlarımdan yakaladı. eve gidene kadar saçlarımdan sürükledi beni. geceyi korkumdan televizyonun arkasına saklanarak geçirdim. *10 gün boyunca okul harici, bahçeye bile çıkmama ve dondurma yememe cezası almıştım.
devamını gör...
224.
8 yaşlarındayken abim ve kuzenimle kuzenlerimizin evinin önünde dolaşırken alt katlarında oturan ev sahibi kadın bizim elimize bir balta vererek köşedeki ağacı budamamızı istemişti.( hepimiz 8 ila 10 yaşlarındayız) budamanın ne demek olduğunu bilmediğimiz halde baltayı aldık ve ağacın yanına gittik. ben ağaca bir balta darbesi indirdim ama çocuk gücüyle sadece kabuğu biraz sıyrıldı. sonra baltayı bırakıp ağacın kabuğunu soymaya başladım bi yandanda heralde budamak budur dedim kuzenim ve abimde bana katıldı ve 3-4 dakika içinde ağaç çırılçıplak kaldı. kadın bu durumu görünce çığlık atmaya başladı. ailelerimiz yürüyüş yaparken sesleri duydu. biz tabi güzel bi azar işittik ve eve döndük. ve pencereden gördüğüm kadarıyla teyzem ağacı boydan boya çamurla kaplıyordu. ( ev sahibiyle zaten sorun yaşıyorlarmış biz de tuz biber ektik)
devamını gör...
225.
sene 2000-2001 falan kardeşimi gezdiriyorum sokakta. evimiz bir ilkokula nerede ise komşu. kardeşimle okul bahçesinde dolaşıyoruz. okul binasının merdivenlerinde minicik bir oyuncak yarasa buldum, kanatları kağıt gibi. okul çocuklarından biri düşürdü sandım, kinder yumurtadan çıkan oyuncak kadar küçük bir şeydi. biz epey oynadık bu oyuncak(!) ile, hatta onunla eve geldik. babam gördü elimizde, aldı ve evet beklenen son, oyuncak değilmiş ki, ölmüş bir yarasa imiş, yarasa dediğin mağarada olur, orada olacak değilmişti ki. neyse, "hemen ellerinizi yıkayın" dedi babam, kolonyalar döktü bir de, kuduz virüsü olurmuş yarasalardı, ondan korktu. o küçük yarasayı babam evin çöpüne bile atmadı, evden çıktı teee uzaktaki çöp konteynerine attı. böylece koronayı 20 sene ötelemiş oldu, ülkenin adını da kurtardı, 'türk virüsü', olacak şey değil.
devamını gör...
226.
tüm gün lego'dan şehir yap. iki salak kuzen olarak birimiz king kong birimiz godzilla şehri yık dövüşürken. sonra kafamızda lego kırmaya çalışırken dikiş atılsın. çok başarılıydık ya.
devamını gör...
227.
makasla kendimi sünnet etmeye çalışmışım dedem hediye versin diye.
devamını gör...
228.
sokakta fütursuzca bağırıp sacma sapan ve amaçsız koşmak
devamını gör...
229.
hangi birini yazsak, yazmaya kalksak kitap olur herhalde. hareket halindeki araçlara asılarak ölüm pahasına peşinden gitmek mi, komşunun meyvelerini sınırsızca çalarak afiyetle yemek mi, komşularının zillerine defalarca basarak rahatsız edip peşinden kıs kıs gülmek mi, komşuya giderken aç gidip orada tıkınmak mı? epeyce var. allah affetsin diyemeyeceğim. zaten sorumlu olacak yaşta değildik.
devamını gör...
230.
bildiğimiz ateş düşürücü bir şurup olan calpolü tadı güzel diye kafaya dikmişim 3-4 yaşlarımda. ilk intihar girişimimdi.
yaşıtlarım bunu bonibon ile yaparken ben yine farkımı ortaya koymuşum ne diyebilirim ki..
yaşıtlarım bunu bonibon ile yaparken ben yine farkımı ortaya koymuşum ne diyebilirim ki..
devamını gör...
231.
doğmak..
devamını gör...
232.
benden üç yaş büyük olan çocuk için fake hesap açıp mesaj yazmam kendi hesabımdanda o hesap seni kandırıyor diye uyarmam. tam bi rezillliiikkk hahahaha
devamını gör...
233.
pokemonun yayınlandığı popülerliğinin zirve yaptığı dönemde yaşça benden büyük kuzenim pokemonların gerçekten var olduğunu söyleyip beni kandırmıştı yaşım 5 falan o zaman aradan bir kaç gün geçti bir baktım bizim bakkala pokemon topları gelmiş heyecandan kalbime inecekti nerdeyse hemen aldım bitane pokemon topu koştum eve 10 dakka falan bildiğim tüm pokemonları sayıp attım poke topunu hiçbiri çıkmadı içinden sonra biraz kurcaladım topun içinden sakız çıktı... hayatımdaki ilk küfrü o an etmiş olabilirim.
devamını gör...
234.
anne babanın başına bir şey geleceğini düşünüp ağlamak.
devamını gör...
235.
inşaata çıkıp kum yığınına atlamak.
devamını gör...
236.
annenin misafirin çocuğu yerine yapılan yaramazlık için sen haklı olsan bile seni harcayacağını anladığın halde hala kendini savunmaya çalışmak.
büyük salaklık. otur sopanı ye temiz.
büyük salaklık. otur sopanı ye temiz.
devamını gör...
237.
babamın işyerindeki dondurma dolabının bozulması akabinde eve 50 60 tane dondurmayla gelmesi ve benim ertesi gün 9 kornet 3 tane filanda max yiyip hasta olmam.
devamını gör...
238.
pamuk yanar mı diye misafir odası koltuğunun üstünde deney yapmak.
devamını gör...
239.
ben kulağıma boncuk sokmuştum. yanlışlıkla falan değil bildiğiniz dünyanın en normal şeyi gibi kulağıma boncuk soktum. sonra hastanede doktor onu çıkarmaya çalışırken yaşadığım acıyı hâlâ unutamıyorum.
devamını gör...
240.
tuvalet fırçası işe salonu temizlemek
devamını gör...