121.
141.entrydeki arkadaşın dediği gibi evlilik devletten sevişmek için onay almak demek. toplum bizi evliliğe baskılıyor ve bunla baş etmeyi başarırsanız kimseyle evlenip de uğraşmazsınız tabi insanların çenesi kapanmaz ama umurunuzda da olmamalı zaten.
devamını gör...
122.
(bkz: lgbtiq) bireylere dahil olma hakkı tanınmayan kurum
devamını gör...
123.
iki birey arasındaki karşılıklı mutabakata dayanan , taraflardan biri ya da ikisi birden çekilmediği sürece süre kısıtlaması olmayan, temeli sevgi, saygı, sadakat ve bolcana muhabbet üzerine kurulu sözleşme.
devamını gör...
124.
doğru insana denk geldiğinde dünyada yaşadığın cennetin.
devamını gör...
125.
büyük bir zevkle gerdeğe giricem ve ipek saten falan merak etme baya iyi olucak.
devamını gör...
126.
bu çağda yapılan ama yapılmaması gereken en saçma şey.
devamını gör...
127.
son kullanma tarihi çoktan geçmiş,günümüzde ne kutsallığı ne de ciddiyeti kalmış,içi boşalmış müessese.
mutlu olanlar şanslı kesim,istisna.
eşini aldatmayan arkadaşım yoktu ve bundan rahatsızlık duymuyorlardı.çocuk sahibi olmaları da durumu değiştirmiyordu.
doğru insan dediğiniz insanın bambaşka yüzünü görürsünüz yıllar sonra.şaşırırsınız.
işin içine para,hastalık girerse sevgi de biter.çünkü artık senin param benim param başlamıştır.
mutlu olanlar şanslı kesim,istisna.
eşini aldatmayan arkadaşım yoktu ve bundan rahatsızlık duymuyorlardı.çocuk sahibi olmaları da durumu değiştirmiyordu.
doğru insan dediğiniz insanın bambaşka yüzünü görürsünüz yıllar sonra.şaşırırsınız.
işin içine para,hastalık girerse sevgi de biter.çünkü artık senin param benim param başlamıştır.
devamını gör...
128.
âdetler 19. yüzyıl, kafalar 21. yüzyıl olunca ''gençler artık evlenmek istemiyor'' diye bir algı çıkıyor ortaya. hoş hiçbir âdete uymayacak olsak da günümüzde evlenmek mantıklı değil.
devamını gör...
129.
modern insan için ideal formunun evlilik + çocuk yapma + güven ve dürüstlük konusunda rüştünü ispatlama + açık evlilik modeline geçiş şeklinde olacağını düşündüğüm toplumsal sözleşmedir. çocukların birbiriyle iyi geçinen sağlıklı anne babalar ile büyümesi şart bence, ancak insanların cinsel yaşamları evliliğin sınırlandırmalarına sığmıyor işte.
zor işler diyoruz ya azizim.
zor işler diyoruz ya azizim.
devamını gör...
130.
ölesiye korktuğum bir şeydir. etrafımda evliliği iyi giden kimse olmadığı için beni çok korkutuyor. benim evlediğim kişi de bir psikopata dönüşürse ya da zamanla birbirimizi yormaya başlarsak nasıl bir son olacak bilemiyorum.
devamını gör...
131.
kiralama veya satın alma yöntemi ile ev ihtiyacının giderilme halidir.
tabi bir de yanaşma veya sevgili olma kontenjanından bilabedel olarak da edinebilinen versiyonu vardır.
tabi bir de yanaşma veya sevgili olma kontenjanından bilabedel olarak da edinebilinen versiyonu vardır.
devamını gör...
132.
istisnaları haricinde günümüz evliliği tarafların -bu taraflara aileler bizzat dahildir- aralarında yaptığı can sıkıcı bir ittifaktır.
evliliğin üzerindeki iktisadi baskı kalkmadıkça, toplum ve üretim ilişkilerinin insanın en doğal ilişkilerine olan etkisi sindirilmedikçe, son zerresine kadar ezilmedikçe, evlilik bir olgu olarak asla gerçek bir cinsel aşk halini alamaz, olsa olsa iki tarafın da tek seferlik fahişeliği olarak varlığını sürdürür.
çoğunlukla lise aşkları temizdir, doğaldır, gerçek anlamda cinseldir. bu aşkların üzerinde hiçbir iktisadi etken yoktur, varsa da yeterince etkili olamaz. insanın hayatına kapitalist üretim ilişkilerinden doğan etkenler girdikçe aşklar da bir çeşit alım-satım ilişkisine, kaygı içeren samimiyetsiz bir sevişmeye, bir çeşit sözleşmeye dönüşür. burjuva evlilik kurumunu "özgürleştirdiği" iddiasını ancak sınıfsal çemberlerin kendi içinde gerçekleştirebilmiştir.
evliliğin üzerindeki iktisadi baskı kalkmadıkça, toplum ve üretim ilişkilerinin insanın en doğal ilişkilerine olan etkisi sindirilmedikçe, son zerresine kadar ezilmedikçe, evlilik bir olgu olarak asla gerçek bir cinsel aşk halini alamaz, olsa olsa iki tarafın da tek seferlik fahişeliği olarak varlığını sürdürür.
çoğunlukla lise aşkları temizdir, doğaldır, gerçek anlamda cinseldir. bu aşkların üzerinde hiçbir iktisadi etken yoktur, varsa da yeterince etkili olamaz. insanın hayatına kapitalist üretim ilişkilerinden doğan etkenler girdikçe aşklar da bir çeşit alım-satım ilişkisine, kaygı içeren samimiyetsiz bir sevişmeye, bir çeşit sözleşmeye dönüşür. burjuva evlilik kurumunu "özgürleştirdiği" iddiasını ancak sınıfsal çemberlerin kendi içinde gerçekleştirebilmiştir.
devamını gör...
133.
sanırım yaklaşık bir saat kadar önce içine tekrar çekildiğim hal, durum.
sanırım diyorum çünkü emin değilim, soracağım ama şu anda soda içiyor ve o şişeyi kafama yemek istemiyorum.
şimdi şöyle oldu efenim, evde gevrek + boyoz yedik, yanında klorak içtik, çiğdem çitleyelim diye deniz kenarına gitmeye karar verdik, çünkü ikimiz de izmirliyiz ve izmirli olmak bunları yapmayı gerektirir.
e iyi güzel, lay lay lom gidiyoruz, gece pazarı için kimbilir nerden çıkıp gelmiş bir ıvır zıvır satıcısı mallarını düzeltiyormuş serin bir köşede, bunu gördü benim hatun* gitti sattığı şeylere bakıyor, ben de az geride öyle mal mal duruyorum, sonra yanıma geldi bu, "sol elini uzatsana" dedi, bileklik filan aldı sandım, salak gibi uzattım, şak diye yüzüğü taktı.
'bu ne lan kadın? " diye nazikçe sordum, " aynısınından kendime de aldım, baaak?" diye sol elini gözüme soktu, sonra" 20 lira versene " dedi, verdim o memleketi batasıca satıcıya verdi, kikir kikir gülerek yanıma geldi, "çıkarma sakın, kalsın " dedi.
durum böyle, dışardan bakılınca evlilik yüzüğü olması gereken parmaklarımızda 10 liralık teneke zımbırtılar var, ama bana evlenme teklif etmedi?
biz şimdi evlendik mi?
kına gecesi bari yapsaydık, puh!
sanırım diyorum çünkü emin değilim, soracağım ama şu anda soda içiyor ve o şişeyi kafama yemek istemiyorum.
şimdi şöyle oldu efenim, evde gevrek + boyoz yedik, yanında klorak içtik, çiğdem çitleyelim diye deniz kenarına gitmeye karar verdik, çünkü ikimiz de izmirliyiz ve izmirli olmak bunları yapmayı gerektirir.
e iyi güzel, lay lay lom gidiyoruz, gece pazarı için kimbilir nerden çıkıp gelmiş bir ıvır zıvır satıcısı mallarını düzeltiyormuş serin bir köşede, bunu gördü benim hatun* gitti sattığı şeylere bakıyor, ben de az geride öyle mal mal duruyorum, sonra yanıma geldi bu, "sol elini uzatsana" dedi, bileklik filan aldı sandım, salak gibi uzattım, şak diye yüzüğü taktı.
'bu ne lan kadın? " diye nazikçe sordum, " aynısınından kendime de aldım, baaak?" diye sol elini gözüme soktu, sonra" 20 lira versene " dedi, verdim o memleketi batasıca satıcıya verdi, kikir kikir gülerek yanıma geldi, "çıkarma sakın, kalsın " dedi.
durum böyle, dışardan bakılınca evlilik yüzüğü olması gereken parmaklarımızda 10 liralık teneke zımbırtılar var, ama bana evlenme teklif etmedi?
biz şimdi evlendik mi?
kına gecesi bari yapsaydık, puh!
devamını gör...
134.
doğru kişiyle doğru zamanda yapılırsa düğün sektörüne can suyu olacak gelişme.
devamını gör...
135.
136.
bakkal osman'a göre fakirlerin hayatını kolaylaştırmak için uydurduğu yalan,
berber erol'a göre düzenli, ücretsiz düzüşme,
başçavuş idris'e göre sıcak bir tas çorba,
amcama göre rezillik,
sokrates' e göre mutlulu olma ya da filozof olma nedeni,
topluma göre kıyısında köşesinde ortasında keramet olduğu dillendirilen hede.
berber erol'a göre düzenli, ücretsiz düzüşme,
başçavuş idris'e göre sıcak bir tas çorba,
amcama göre rezillik,
sokrates' e göre mutlulu olma ya da filozof olma nedeni,
topluma göre kıyısında köşesinde ortasında keramet olduğu dillendirilen hede.
devamını gör...
137.
paran biterse, işsiz kalırsan sorunlar başlar. yuvan dağılır. aile birlikteliği yok olur
devamını gör...
138.
başlarda cicim ayları olduğu için sorun olmayan ama daha sonra da kendini partnerlerin sabrına bıraktığı kurum
devamını gör...
139.
evlilik güzel ama kimse kolay kolay aldatmayacağının sözünü veremez bence. sonuçta insan sosyal bir varlık bazı şeylere karşı zaaflarımız var başka birisiyle birliktelik yaşama ihtimalimiz ihtimaller dahilinde.
devamını gör...
140.
yaş ilerleyince evlilik üzerine daha çok düşünmeye başlıyorsun. insan neden evlenir? yalnız kalmamak için mi? bir sırdaş, yoldaş edinmek için mi? yoksa çocuklarım olsun ve neslim devam etsin diye mi? çevrenin baskısından yahut ailenin baskısından kurtulmak için mi?
gözlemlerin neticesinde erkekler “düzenim olsun” diye, kadınlar ise “kendi evi, kendi düzenini kurmak”, “ romantik beklentiler”, “ yalnız kalmamak”, “baba evindeki baskıdan kaçmak”, “maddi olanaklar” yahut günümüzde evlilik üzerine gösteriş çok fazla düğünler, nişanlar, sözler, takılan altınlar, evlilik sonrası yemekler vb konularda gösteriş mecralarında eksik kalmamak için insanlar evliliği tercih ediyorlar. tabi bu saydıklarım arasında eksiklerim muhakkak vardır.
vemiz olarak düşününce ki biraz hayalperest de düşünüyorum sanırım.
hayatı biraz tecrübe edince gerçekten bütün samimiyetsizliklerin, çıkar ilişkilerinin, gıybetin, dedikodunun, hasetin, küfürün, yalanın, ye kürküm ye’cilerin içerisinde ayakta kalmak çok zor. şu hayatı gönlüyle yaşamak isteyenlerin illa ki bir noktada kendi dünyasını kurması gerekiyor. bu dünyada da tek başına olmak, mücadele etmek gerçekten zor.
kendi çıkarlarını düşünmeden, yalansız, güven ve sadakat üzerine inşa edilmiş muhabbet haliyle bu dünyada yaşlanabileceğin yoldaş, arkadaş, dost, gönüldaş, iki cihanda da kol kola yürüyebileceğin “o olmadan cennete dahi girmem” diyebileceğin bir gönül ehliyle benden bize geçebilmektir bence evlilik.
not: bu arada “o olmadan cennete bile girmem” demek küfüre girebilir. bu sadece işin ehemmiyetini anlatmak için verilmiş bir örnekti.
mevla bazı sevdiği kullarının “o olmadan cennete girmem” nazlanışına izin verirmiş.
ki şöyle bir durum var. eğer evlilik hali güzel çiftler birbirlerine saygı duyuyor, seviyor, ailelerine hizmeti ibadet biliyor, yuvalarına fitne girmemesi için uğraşıyor ve birbirlerini incitmiyorlarsa mevla böyle evlilikleri seviyor. evlilikleri vesilesiyle cennete girmeleri kuvvetle muhtemeldir. tabi en doğrusunu mevla bilir.
gözlemlerin neticesinde erkekler “düzenim olsun” diye, kadınlar ise “kendi evi, kendi düzenini kurmak”, “ romantik beklentiler”, “ yalnız kalmamak”, “baba evindeki baskıdan kaçmak”, “maddi olanaklar” yahut günümüzde evlilik üzerine gösteriş çok fazla düğünler, nişanlar, sözler, takılan altınlar, evlilik sonrası yemekler vb konularda gösteriş mecralarında eksik kalmamak için insanlar evliliği tercih ediyorlar. tabi bu saydıklarım arasında eksiklerim muhakkak vardır.
vemiz olarak düşününce ki biraz hayalperest de düşünüyorum sanırım.
hayatı biraz tecrübe edince gerçekten bütün samimiyetsizliklerin, çıkar ilişkilerinin, gıybetin, dedikodunun, hasetin, küfürün, yalanın, ye kürküm ye’cilerin içerisinde ayakta kalmak çok zor. şu hayatı gönlüyle yaşamak isteyenlerin illa ki bir noktada kendi dünyasını kurması gerekiyor. bu dünyada da tek başına olmak, mücadele etmek gerçekten zor.
kendi çıkarlarını düşünmeden, yalansız, güven ve sadakat üzerine inşa edilmiş muhabbet haliyle bu dünyada yaşlanabileceğin yoldaş, arkadaş, dost, gönüldaş, iki cihanda da kol kola yürüyebileceğin “o olmadan cennete dahi girmem” diyebileceğin bir gönül ehliyle benden bize geçebilmektir bence evlilik.
not: bu arada “o olmadan cennete bile girmem” demek küfüre girebilir. bu sadece işin ehemmiyetini anlatmak için verilmiş bir örnekti.
mevla bazı sevdiği kullarının “o olmadan cennete girmem” nazlanışına izin verirmiş.
ki şöyle bir durum var. eğer evlilik hali güzel çiftler birbirlerine saygı duyuyor, seviyor, ailelerine hizmeti ibadet biliyor, yuvalarına fitne girmemesi için uğraşıyor ve birbirlerini incitmiyorlarsa mevla böyle evlilikleri seviyor. evlilikleri vesilesiyle cennete girmeleri kuvvetle muhtemeldir. tabi en doğrusunu mevla bilir.
devamını gör...
