41.
lisedeyken ingilizce hocam çok güzel özetlemişti, kendisine de dedesi anlatmış.
"gül bahçesi olan bir adam, bir gün evladını çeşit çeşit güllerin olduğu bahçeye götürür, şu bahçeden 5 dakika içinde bir tane gül beğenip alıp çıkacaksın der. evlat bahçeye girer, girdiği gibi karşısına bir gül çıkar çok beğenir tam koparacakken etrafa bakınır belki daha güzeli vardır deyip ilerler bir tane daha görür onu da çok beğenir ama yine daha iyisini bulurum deyip ilerler böyle diye diye kapının sonuna kadar gelir, süre iyice azalmıştır geriye dönemeyeceğini anlar ve kapıya en yakın gülü koparıp bahçeden çıkar ama gül istediği gibi bir gül değildir."
evlilik de böyledir işte karşımıza çok güzel güller çıkar ama hep daha güzelini buluruz diye diye belli bir yaşın üstüne geliriz sonra ya önümüze çıkan ilk gülü alırız ya da hiç gül alamadan o bahçeden çıkarız.
"gül bahçesi olan bir adam, bir gün evladını çeşit çeşit güllerin olduğu bahçeye götürür, şu bahçeden 5 dakika içinde bir tane gül beğenip alıp çıkacaksın der. evlat bahçeye girer, girdiği gibi karşısına bir gül çıkar çok beğenir tam koparacakken etrafa bakınır belki daha güzeli vardır deyip ilerler bir tane daha görür onu da çok beğenir ama yine daha iyisini bulurum deyip ilerler böyle diye diye kapının sonuna kadar gelir, süre iyice azalmıştır geriye dönemeyeceğini anlar ve kapıya en yakın gülü koparıp bahçeden çıkar ama gül istediği gibi bir gül değildir."
evlilik de böyledir işte karşımıza çok güzel güller çıkar ama hep daha güzelini buluruz diye diye belli bir yaşın üstüne geliriz sonra ya önümüze çıkan ilk gülü alırız ya da hiç gül alamadan o bahçeden çıkarız.
devamını gör...
42.
kurumdur,
yönetenlerin diğer kurumu gibi, kadın ve erkeği daha iyi yönetebilmek için oluşturulmuştur. sahip olduğunuz her şeyi maddi, manevi.. daha iyi kontrol edebilmelerini sağlar. kadın ve erkeğin belirlemediği kuralları dikte ettirdiğinden çiftleri mutsuz eder. bir de çiftler mutsuzluk sebeplerinde birbirlerini suçlarlar. asıl sorun sizde değil sizi yönetmek için belli kalıba sokanlarada.
yönetenlerin diğer kurumu gibi, kadın ve erkeği daha iyi yönetebilmek için oluşturulmuştur. sahip olduğunuz her şeyi maddi, manevi.. daha iyi kontrol edebilmelerini sağlar. kadın ve erkeğin belirlemediği kuralları dikte ettirdiğinden çiftleri mutsuz eder. bir de çiftler mutsuzluk sebeplerinde birbirlerini suçlarlar. asıl sorun sizde değil sizi yönetmek için belli kalıba sokanlarada.
devamını gör...
43.
maddi durumdan ziyade manevi duyguların uyuşması sonucu yapılması gereken birlikteliktir.
iki birey de çalışıp iyi bir hayat için para kazanmalıdır. ancak o zaman gerçek eşitlik sağlanabilir.
evlilik güzeldir, siz güzelseniz.
iki birey de çalışıp iyi bir hayat için para kazanmalıdır. ancak o zaman gerçek eşitlik sağlanabilir.
evlilik güzeldir, siz güzelseniz.
devamını gör...
44.
iki insanın kader ortaklığı yaparak hayatın zorluklarına karşı birlikte mücadele etmeleridir. yeri gelir biri düşer diğeri hemen onu kaldırır, yeri gelir sırt sırta verilir arkanı dayanabileceğin güvenli bir limandır, yeri gelir omuz omuza verilir üzerine gelen sıkıntılara yek vücut olup direnilir. yani iki kişide sevgi ve muhabbetten doğan birbirinin yakıtı ve birbirinin mutluluğudur.
çok zor durumlarda bile birbirinin huzuru olabilenlere aşk olsun.
çok zor durumlarda bile birbirinin huzuru olabilenlere aşk olsun.
devamını gör...
45.
bir huzur adası olması gerekirken, yazık ki dünyanın her yerinde çoğunlukla kaos kümeleri haline getirilmiş kurum.
devamını gör...
46.
2 karşı cinsin yasal olarak bir arada yaşamasına soyunu devam ettirmesine devletin izin vermesi.
aslında evlilik olmadan da bir arada yaşanabilir fakat o zaman çocuk için değişik sıkıntılar oluyor.
aslında evlilik olmadan da bir arada yaşanabilir fakat o zaman çocuk için değişik sıkıntılar oluyor.
devamını gör...
47.
evlilik, henüz daha küçük yaşlardan başlayarak birey olma çabası gösteren insanın, ergenlik dönemindeki aile içi egemenliğini ve özgürlüklerini korumaya çalışarak asi bi duruş sergilemesinin ardından yaşı ilerlediğinde doğal olarak kazandığı bu birey olma mücadelesini tekrardan en başa döndürerek sonlandıran ve bunu da resmileştiren bir tür intihar yoludur.
devamını gör...
48.
sorumlulukların iki katına çıkıp özgürlüklerin yarıya indiği değişim evresidir.
devamını gör...
49.
garip bir olay. doğru kişiyle olursa şahane olur.
ama yanılmışsanız, hele birde erkekseniz ayvayı yediniz.
çoluk çocuk olmasa da kan alır gibi alır o nafakayı devlet.
ama yanılmışsanız, hele birde erkekseniz ayvayı yediniz.
çoluk çocuk olmasa da kan alır gibi alır o nafakayı devlet.
devamını gör...
50.
doğada var olmadığı için yapmamamız gerektiğini savunuyorum.
edit: ben bu entryi girdikten sonra kardeşim geldi. evlilik teklifi almış. moraller biraz bozuldu. ama doğada yok sonuçta.
edit2: doğada yok ama ben de evleniyorum.
edit: ben bu entryi girdikten sonra kardeşim geldi. evlilik teklifi almış. moraller biraz bozuldu. ama doğada yok sonuçta.
edit2: doğada yok ama ben de evleniyorum.
devamını gör...
51.
evlenin tabi, sizin daha hayat dolu ve mutlu olmaya ne hakkınız var?
devamını gör...
52.
iki bireyin hayatlarını birleştirmek üzerine aldıkları karar.
böyle yazınca da saçma geldi , herkes kendi hayatını yaşasın işte ne gerek var?
böyle yazınca da saçma geldi , herkes kendi hayatını yaşasın işte ne gerek var?
devamını gör...
53.
kendi kendine olan bir şey olsa okeyim , anlaşabileceğim birini bulsam okeyim ancak valide gelmiş sana kız bulucaz diyor ahahahhaah bu yöntemler beni utandırıyor o yüzden hiç olacağını sanmıyorum.
devamını gör...
54.
birtakım yükümlülükleri (çamaşır yıkama, ütü, yemek yapmak gibi) kadına yükleyerek, gösterdiği emeklerin karşılığını ekonomik işleyişlerin dışında tutarak karşılıksız ve ücrete dayalı olmayan bir çalışma düzeni altında bırakıp , bizzat kadın üzerinden artı değer sağlanmasına dayanan kapitalist düzenin icat ettiği bir kurum.
neyse, çok sosyalist bir yorum oldu sanırım. günümüze geldiğimizde gitgide kurumsal güvenilirliğini, kendisine olan talebi kaybeden bir olgu haline gelmiştir. esasen uygarlık tarihinden beri çeşitli tanımlamalar altında karşı cinslerin bir "çatı" altında yaşayıp, bir "yastıkta" kocadıkları ilişkiler bütünü vuku bulmuştur fakat günümüzün modern evlilik anlayışından ziyade, seks'in bilincinde olmadan üremenin getirdiği karmaşanın belirli bir "akrabalık" çerçevesine oturtulma gayesi olduğu görülmektedir.
aşk, sevgi, kaybetme kaygısı, hep kendisine ait olduğunu bilmenin getirdiği özgüven vb. elbette anlaşılabilir sebeplerdir ve her tercihe olduğu gibi, evliliği tercih eden insanlara da saygı duyulması gerekir. fakat özellikle yeni mezun, görece gençlerin beşinci sınıf bir memurun tasdiki için bu kadar borca girmelerini anlayamıyorum; "gönüller bir olunca, samanlık seryan olur." özdeyişi eskidendi gençler. o zamanlar talep edilecek objelerin sayısı ve niteliği oldukça düşüktü. kısacası evlilikte de esas üretim aracı "kol kuvveti" idi. haliyle evet, gönüllerin bir olması bir şekilde samanlığa etki ederdi lakin ya şimdi ?
evlenmeyin, evlilik şöyledir böyledir demek benim haddim değil fakat böyle bir tasdikname öncesi lütfen ekonomi planlamanızı iyi yapın; ne kendinize eziyet edin, ne de yarın öbür gün sahip olacağınız çocuğa. ben okumuş adamım, ben şöyleyim, ben cahil değilim demeyin; oturun hesap kitap yapın ciddi ciddi, proaktif yaklaşımı en çok göstermeniz gereken durumlardan birisidir evlilik. ne konumlarda olan, lsoe mezunu ne kadınlar tanıdım 40'ından sonra "ay ama hormonlarım gereği üremeliyim." deyip de, tamamen bencilce bir içgüdü ile çocuk yapan. erkekleri hiç sormayın zaten.
neyse, umarım bir ömür birbirinize pişmanlık hissettirmeyeceğiniz, ekonomik olarak ne kendinize, ne de çocuğunuza eziyet etmeyeceğiniz bir evlilik hayatı yaşar, mutlu olursunuz ve bizler de uzaklardan mutluluğunuza tanıklık ederiz.
neyse, çok sosyalist bir yorum oldu sanırım. günümüze geldiğimizde gitgide kurumsal güvenilirliğini, kendisine olan talebi kaybeden bir olgu haline gelmiştir. esasen uygarlık tarihinden beri çeşitli tanımlamalar altında karşı cinslerin bir "çatı" altında yaşayıp, bir "yastıkta" kocadıkları ilişkiler bütünü vuku bulmuştur fakat günümüzün modern evlilik anlayışından ziyade, seks'in bilincinde olmadan üremenin getirdiği karmaşanın belirli bir "akrabalık" çerçevesine oturtulma gayesi olduğu görülmektedir.
aşk, sevgi, kaybetme kaygısı, hep kendisine ait olduğunu bilmenin getirdiği özgüven vb. elbette anlaşılabilir sebeplerdir ve her tercihe olduğu gibi, evliliği tercih eden insanlara da saygı duyulması gerekir. fakat özellikle yeni mezun, görece gençlerin beşinci sınıf bir memurun tasdiki için bu kadar borca girmelerini anlayamıyorum; "gönüller bir olunca, samanlık seryan olur." özdeyişi eskidendi gençler. o zamanlar talep edilecek objelerin sayısı ve niteliği oldukça düşüktü. kısacası evlilikte de esas üretim aracı "kol kuvveti" idi. haliyle evet, gönüllerin bir olması bir şekilde samanlığa etki ederdi lakin ya şimdi ?
evlenmeyin, evlilik şöyledir böyledir demek benim haddim değil fakat böyle bir tasdikname öncesi lütfen ekonomi planlamanızı iyi yapın; ne kendinize eziyet edin, ne de yarın öbür gün sahip olacağınız çocuğa. ben okumuş adamım, ben şöyleyim, ben cahil değilim demeyin; oturun hesap kitap yapın ciddi ciddi, proaktif yaklaşımı en çok göstermeniz gereken durumlardan birisidir evlilik. ne konumlarda olan, lsoe mezunu ne kadınlar tanıdım 40'ından sonra "ay ama hormonlarım gereği üremeliyim." deyip de, tamamen bencilce bir içgüdü ile çocuk yapan. erkekleri hiç sormayın zaten.
neyse, umarım bir ömür birbirinize pişmanlık hissettirmeyeceğiniz, ekonomik olarak ne kendinize, ne de çocuğunuza eziyet etmeyeceğiniz bir evlilik hayatı yaşar, mutlu olursunuz ve bizler de uzaklardan mutluluğunuza tanıklık ederiz.
devamını gör...
55.
kumar olduğuna katılıyorum. kurtlar vadisinde bir replik vardır. "kumarda kazanan yoktur kumarı oynatan kazanır."
yönetim 3 çocuk istiyor ya, siz mutlu olun olmayın önemli değil ama sistem devam etmeli.
yönetim 3 çocuk istiyor ya, siz mutlu olun olmayın önemli değil ama sistem devam etmeli.
devamını gör...
56.
eski sevgilinle hayal edip başkasıyla gerçekleştirdiği oluşuma denir.
devamını gör...
57.
bir tek kişinin olmak. kimilerine göre bu iyi bir şeydir, kimilerine göre kötü.
devamını gör...
58.
hayatımda ki en doğru karardır.
28 yaşında yaptığım bu işi keşke eşimle 5 sene önce tanışsaydım da 23 yaşımda falan yapsaydım dediğim olay.
zannedersem bu konuda şanslı azınlıktan olan biriyim.
28 yaşında yaptığım bu işi keşke eşimle 5 sene önce tanışsaydım da 23 yaşımda falan yapsaydım dediğim olay.
zannedersem bu konuda şanslı azınlıktan olan biriyim.
devamını gör...
59.
hayatı bilmediğin biriyle paylaşmak,ortak kararlar alabilmek ve hayatına annem dışında bir bayan ile paylaşmak.
devamını gör...
60.
uzaktan düşününce çok güzel bir fikir gibi geliyor özellikle de her erkek arkadaşımla mutlaka aynı evin içinde deneyimim olunca. ama aslında öyle kolay bişey değil etrafımdan ve ablalarımdan gördüğüm için. ve 25 yaşındayım evlenmek için kendimi hazır hissetmiyorum özellikle de bir bayan olarak. ne bileyim kendimi sanki hala liseye gidiyormuş gibi hissediyorum. bir evi çekip çevirmek yapabileceğimi düşünmüyorum. 1 ay kendi evimde tek kalıp deneyimledim ama bambaşka bir evi deneyimlemek, o evde kalmak. teşekkürler ama ben bir süre almayayım.
devamını gör...