381.
gotcha ile tomis'in girecegi muessese. evet.
devamını gör...
382.
kiminin omuz omuza hayata karşı mücadele eylemi. kiminin de yeni bir rakip edinme hali.
denk getirirseniz yapıştırın geçin. ne çıkarsa bahtına zaten.
denk getirirseniz yapıştırın geçin. ne çıkarsa bahtına zaten.
devamını gör...
383.
zor yanlarından biri trip attığında o kişiyle aynı evde bulunmak. şöyle azcık sokağa atıp sinirimiz geçince tekrar eve alsak her şey daha güzel olurdu.
devamını gör...
384.
yok ki
devamını gör...
385.
ciddi 1 sorumluluk getiren sey
devamını gör...
386.
şu hayatta alınan en zor karardır bence. ve tahammülsüz kişiliklerin pek kaldırabileceği müessese değildir
devamını gör...
387.
evet arkadaşlar, m*l gibi bakıp durduğum başlığın bana, benim başlığa baktığım bir başlık daha.
ne kadar çok başlık dedim ben. neyse, amaaan.
başlığa hitaben: bilmiyorum, düşünüyorum, ne düşündüğümü de bilmiyorum. *
t: biri erkek, biri kadın olmak üzere iki yetişkin insanın imza atıp "aile cüzdanı" adında bir defter alması. *
ne kadar çok başlık dedim ben. neyse, amaaan.
başlığa hitaben: bilmiyorum, düşünüyorum, ne düşündüğümü de bilmiyorum. *
t: biri erkek, biri kadın olmak üzere iki yetişkin insanın imza atıp "aile cüzdanı" adında bir defter alması. *
devamını gör...
388.
gerekliliği tartışılmakla beraber erkekler için kadınlara kıyasla çok daha faydalı bir kurumdur. evli erkekler, bekar erkeklere göre hem daha sağlıklı hem de daha uzun yaşamaktadır. toronto üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, evli erkeklerin bekar erkeklere kıyasla iki kat daha sağlıklı yaşlandığını ortaya koymuştur. ancak aynı araştırmada, kadınlar arasında en sağlıklı ve uzun yaşayan grubun bekar kadınlar olduğu belirlenmiştir. bu durum, büyük oranda toplumsal rollerin getirdiği sorumlulukların evlilik içinde kadınlara daha fazla yüklenmesiyle bağlantılıdır.
devamını gör...
389.
iki kişinin rol aldığı bir süreçtir. bir solo değil, düettir.
devamını gör...
390.
genişletilmesi ve reform edilmesi gereken kurum, evlilik kurumu heteronormativiteden arındırılmalıdır.
devamını gör...
391.
ya birinin çocuğuna bakmaya devam ettiğin y da bir erkekle yaşadığın hayattır. dıp tısssss.
devamını gör...
392.
her normal insanın, en az bir kez deneyimlemesi gereken müessese.
niçin, çünkü her canlı kendini gerçekleştirmeden ölmek istemez.
kendini gerçekleştirmenin ete kemiğe bürünmesi demek üremek demek.
üreme sonrası oluşan bebeğin haklarını en iyi koruyan ona en iyi bakımı veren müessese, evlilik.
aile toplumun çekirdeği ve aile evlenerek kuruluyor.
şu satırları yazan kadın 24 yaşına kadar hiç evlenmemeyi, çocuk yapmamayı düşünürdü. düğünler oynamalar ona fazla avam gelirdi.
demek istediğim insanlar değişir, değişmeyen tek şey değişim.
telafi edilemeyecek tek şey de zaman. bazı şeyler gençken daha kolay oluyor, evlilik de bunlardan biri. eğer biri sizi düşünüyorsa, sizde ona bir daha, alıcı bir gözle bakın derim.
her şey gönlünüzce olsun.
niçin, çünkü her canlı kendini gerçekleştirmeden ölmek istemez.
kendini gerçekleştirmenin ete kemiğe bürünmesi demek üremek demek.
üreme sonrası oluşan bebeğin haklarını en iyi koruyan ona en iyi bakımı veren müessese, evlilik.
aile toplumun çekirdeği ve aile evlenerek kuruluyor.
şu satırları yazan kadın 24 yaşına kadar hiç evlenmemeyi, çocuk yapmamayı düşünürdü. düğünler oynamalar ona fazla avam gelirdi.
demek istediğim insanlar değişir, değişmeyen tek şey değişim.
telafi edilemeyecek tek şey de zaman. bazı şeyler gençken daha kolay oluyor, evlilik de bunlardan biri. eğer biri sizi düşünüyorsa, sizde ona bir daha, alıcı bir gözle bakın derim.
her şey gönlünüzce olsun.
devamını gör...
393.
bana göre bir insanın hayatında oynayabileceği en büyük kumar.
devamını gör...
394.
geçen hafta tam üç arkadaşımın boşanma haberini aldım. kimi özgürlüğe kavuşmuş gibi mutlu, kimi başarısızlığa uğramış gibi melankolik. tüm konuşmaların ardından şunu düşündüm. evlilik, yani anne baba çocuk ve pembe panjurlu ev, özetle çekirdek aile bir ideal olarak kolektif bir arketip. tüm filmler, kitaplar vs aşk gibi bu arzu üzerine kurulu. garip şekilde tüm travmaların kökeninde de bu çekirdek aile düzeni ve burada aldığımız yaralar var. ve aile modeline ilişkin ahlaki kodlarımız tamamen kültürel ve lokal. mutlak hakikat gibi kabul ettiğimiz şeyler yalnızca uzun süren uygulamalardan ibaret.
montaigne döneminde karı kocanın cinsel haz alarak birlikte olması ahlak dışı görülüyor. karı ve koca yalnızca çocuk yapmak için birlikte olup cinsel duygularını üçüncü kişiler kanalı ile tatmin ediyorlar. ayrı yatıyorlar, ayrı odalarda yaşıyorlar. evlilik yalnızca ekonomik ve statüsel birliktelik. peygamber döneminde çok kadınla evlilik yaygın. hepsi ayrı yerlerde yaşıyor, ve kocanın kendilerini ziyaret ettiği günler var. bundan otuz yıl öncesine dek doğuda kumalık oldukça yaygın. ikinci eş illegal olsa da ahlaki kabul ediliyor. şeriatla yönetilen ülkelerde birden fazla eş hem legal hem ahlaki. batıda legal olmasa da çiftler kendi iradeleri ile sırf fantezi için multi ilişki yaşıyorlar. eski yunanda insanlar ömürleri boyunca beş altı evlilik yaşıyor ve evliliğin bittiğini yalnızca kent meydanında bağırarak duyuruyorlar. sahabenin birinin boşandığı eşi diğeri alıyor. farklı ebeveynlerden pek çok çocuk birlikte büyüyor. bunları neden anlattım? değişmez gördüğümüz ve bugün vazgeçilmez dediğimiz şeyler zamanla yerleşmiş birtakım kurallardan ibaret ve zamana ve bölgeye göre inanılmaz değişiyor.
modern çekirdek ailenin kökeni ortaçağ'a dayanıyor. nesebin ve mirasın korunması, süreklilik ve güvenlik duygusu çekirdek aile kurumunu oluşturuyor ve bu kurum oldukça da işlevsel. bu sayede yüzyıllardır ayakta. kapitalist sisteme de iyi bir üretici ve tüketici tedariki sağlayarak mikro kaynak oluşturuyor modern aile. sorun şu ki dijital çağ ile insan bir dönüşüm yaşadı. insan evriliyor. yeni insanın birtakım ruhsal süreçlerini bu evlilik modeli kaldırmıyor ve hızla bir boşanma kültürü oluşmaya başladı. buna sebep olan şey biraz da insanların ideal bir evlilik modelini sürdürmeye çalışması. misafir ağırlama stilinden tutun, çiftlerin tuzluk ve biberlik gibi takıldığı yapışık aile modeli, kök ailelerle kurulan saplantılı geleneksel ilişki, daha yetişkin olamadan yetişkin rolü yapıp birbirini ebeveyn kılan çiftler, narsistik bir uzantı amaçlı yapılan tanrı çocuklar, eş zamanlı dönüşemediği için bir yabancıya dönüşen ama aynı yastıkta kocama inadıyla evlilikte direnen mutsuz insanlar. tabi bir de popüler boşanma naraları var. ihaleyi komple ötekine yıkıp benlik değiştiremediği için eşini değiştirip aynı marazlı döngüyü tekrarlayan boşanmış insanlar. tüm bu hengameye bakınca bir çözüm bulamıyorum ama belki yapılabilecek şey çiftlerin çift olma iradesini koruma saiklerini değiştirmesi. kendi iç dinamik ve kurallarını kurması gerek çiftlerin. ve buna ömürlük bir sözleşme değil iki taraf da istediği sürece devam edecek bir anlaşma gözüyle bakılmalı. bu sayede kafes değil de devam etmesi için iki tarafın da çaba göstermesi gereken bir şeye dönüşür. ve bir de şunu kabul etmek gerek galiba. nasıl ki bazı arkadaşlarımızla üç yıl görüşüp şartlar ve kişiliğimiz değiştiği için bir süre sonra görüşmüyorsak, hayattan beklentileri ve talepleri değişmiş insanların da sırf zaman geçirdim diye mutsuz bir şeyin içinde kalmayı saplantıya çevirmemeleri. evlilik özünde soy ve miras sürekliliğini sağlamak için oluşturulmuş bir kurum. önemini anlamak ama idealize etmemek. idealize ettiğimiz her şeyin altında kalıyoruz. hiçbir çift, hiçbir kurum insan olmanın yükünü kaldıramaz. elbette duygusal varlıklarız, hayal kuruyoruz, cenneti ve güvenliği istiyoruz. ama bunları saplantılı şekilde istemek dünyayı cehenneme çeviriyorsa gerçekçi olmak gerek. ve bakışımızı değiştirmek gerek.
montaigne döneminde karı kocanın cinsel haz alarak birlikte olması ahlak dışı görülüyor. karı ve koca yalnızca çocuk yapmak için birlikte olup cinsel duygularını üçüncü kişiler kanalı ile tatmin ediyorlar. ayrı yatıyorlar, ayrı odalarda yaşıyorlar. evlilik yalnızca ekonomik ve statüsel birliktelik. peygamber döneminde çok kadınla evlilik yaygın. hepsi ayrı yerlerde yaşıyor, ve kocanın kendilerini ziyaret ettiği günler var. bundan otuz yıl öncesine dek doğuda kumalık oldukça yaygın. ikinci eş illegal olsa da ahlaki kabul ediliyor. şeriatla yönetilen ülkelerde birden fazla eş hem legal hem ahlaki. batıda legal olmasa da çiftler kendi iradeleri ile sırf fantezi için multi ilişki yaşıyorlar. eski yunanda insanlar ömürleri boyunca beş altı evlilik yaşıyor ve evliliğin bittiğini yalnızca kent meydanında bağırarak duyuruyorlar. sahabenin birinin boşandığı eşi diğeri alıyor. farklı ebeveynlerden pek çok çocuk birlikte büyüyor. bunları neden anlattım? değişmez gördüğümüz ve bugün vazgeçilmez dediğimiz şeyler zamanla yerleşmiş birtakım kurallardan ibaret ve zamana ve bölgeye göre inanılmaz değişiyor.
modern çekirdek ailenin kökeni ortaçağ'a dayanıyor. nesebin ve mirasın korunması, süreklilik ve güvenlik duygusu çekirdek aile kurumunu oluşturuyor ve bu kurum oldukça da işlevsel. bu sayede yüzyıllardır ayakta. kapitalist sisteme de iyi bir üretici ve tüketici tedariki sağlayarak mikro kaynak oluşturuyor modern aile. sorun şu ki dijital çağ ile insan bir dönüşüm yaşadı. insan evriliyor. yeni insanın birtakım ruhsal süreçlerini bu evlilik modeli kaldırmıyor ve hızla bir boşanma kültürü oluşmaya başladı. buna sebep olan şey biraz da insanların ideal bir evlilik modelini sürdürmeye çalışması. misafir ağırlama stilinden tutun, çiftlerin tuzluk ve biberlik gibi takıldığı yapışık aile modeli, kök ailelerle kurulan saplantılı geleneksel ilişki, daha yetişkin olamadan yetişkin rolü yapıp birbirini ebeveyn kılan çiftler, narsistik bir uzantı amaçlı yapılan tanrı çocuklar, eş zamanlı dönüşemediği için bir yabancıya dönüşen ama aynı yastıkta kocama inadıyla evlilikte direnen mutsuz insanlar. tabi bir de popüler boşanma naraları var. ihaleyi komple ötekine yıkıp benlik değiştiremediği için eşini değiştirip aynı marazlı döngüyü tekrarlayan boşanmış insanlar. tüm bu hengameye bakınca bir çözüm bulamıyorum ama belki yapılabilecek şey çiftlerin çift olma iradesini koruma saiklerini değiştirmesi. kendi iç dinamik ve kurallarını kurması gerek çiftlerin. ve buna ömürlük bir sözleşme değil iki taraf da istediği sürece devam edecek bir anlaşma gözüyle bakılmalı. bu sayede kafes değil de devam etmesi için iki tarafın da çaba göstermesi gereken bir şeye dönüşür. ve bir de şunu kabul etmek gerek galiba. nasıl ki bazı arkadaşlarımızla üç yıl görüşüp şartlar ve kişiliğimiz değiştiği için bir süre sonra görüşmüyorsak, hayattan beklentileri ve talepleri değişmiş insanların da sırf zaman geçirdim diye mutsuz bir şeyin içinde kalmayı saplantıya çevirmemeleri. evlilik özünde soy ve miras sürekliliğini sağlamak için oluşturulmuş bir kurum. önemini anlamak ama idealize etmemek. idealize ettiğimiz her şeyin altında kalıyoruz. hiçbir çift, hiçbir kurum insan olmanın yükünü kaldıramaz. elbette duygusal varlıklarız, hayal kuruyoruz, cenneti ve güvenliği istiyoruz. ama bunları saplantılı şekilde istemek dünyayı cehenneme çeviriyorsa gerçekçi olmak gerek. ve bakışımızı değiştirmek gerek.
devamını gör...
395.
doğru insanla harika, yanlış insanla berbat olacak eylem. doğru insanı bulma olasılığı ise % 0,0001.
devamını gör...