kaynanalar genelde damatlarını beğenmezler. ve genelde kendi rahmetli kocalarıyla kıyaslarlar.

kaynana: (damadına) adam mısın, madam mısın? benim rahmetli rafet’im öyle miydi ya.. bir endam, bir caka... titretirdi ortalığı...

dünya sürekli geliştiği için, daha doğrusu gelişim ve değişim kaçınılmaz olduğu için, eskiler yeniye pek kolay uyum sağlayamazlar. yaşlılar kendi bayramlarını özler, babalar kendi bayramlarını... torun da kafayı yer; len hangi bayram güzeldi, anamınki mi, nineminki mi diye...

konuya dönecek olursak, yaşlıların, gençleri beğenmeme durumu dünyanın en eski mesleği kadar eski.

fahişe kaynana (tabelada vizite 1 kg pirinç yazar): hava 23 derece oldu tık yok. benim rahmetli komagene, buzul çağında bile takır takır işlerdi. hey gidi...

peki bir de şu açıdan düşünün. bugün karadaki canlılar, sudan çıkarak evrimleşti. bir iddia... o zaman filmi biraz daha geriye saralım.

deniz kaynanası (sallanan sandalyede örgü örüyor; arkasındaki duvarda, bıyıklı bir istavrit var. çerçeve içinde, osmanlı paşası gibi poz vermiş; yerde ise deniz köpeği var): be heeeey hey... şimdiki erkekler erkek mi be... benim rahmetli izzet’im öyle miydi... o balıklama atlamalar, düz kulaç, kurbağalama... kahrolası tekir... yedi dağ gibi herifimi...

işte deniz kaynanası rukiye hanım, damadı ve kızıyla birlikte torununu köpek olarak yetiştirmeye karar vermişti. sırf kocasının intikamını almak için.

deniz kaynanası: o tekir denen kediyi bulup babana yaptığını yapmazsan, sana hakkımı helal etmem.

deniz köpeği: hav blup... hav blup...

peki neydi tekirin, rukiye’nin kocasına yaptığı?.. biraz daha geriye saralım.

olayın kökeni, canlıların evrimleşmeye karar verip sudan çıkmalarıyla başlamıştı. i.ö. (insandan önce) 65, 832. 441’de, takvimlerin şubat 12’yi gösterdiğinin tahmin edildiği soğuk bir günde, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen 2 balık konuşuyordu.

balık-1: hafız; ben üşüdüm. çıkıyom.
balık-2: n’apacan çıkıp?
balık-1: evrimleşecem aga.

balık 1, kedi olmak istiyordu. istediğinde özgürce avlanacak, istediğinde sınırsızca seks yapacak, istediğinde ağaca çıkarak uyuyacak, istediğinde de oyun oynayarak vakit öldürecekti. balık 2 ise biraz daha temkinliydi. dünyanın buz gibi olduğu bir dönemde evrimleşmenin akıl kârı olmadığını düşünüyor, ortalık durulana kadar spekülatif hareketlerden uzak durmaya calışıyordu.

balık-2: bak amerika’da bi’ sürü yaratık işsiz ve aç geziyo’muş. bence acele etme...

balık 1 ısrarlıydı. çünkü denizin zor tarafları vardı. tamam dalgada boğulma tehlikeleri yoktu belki. ya da susuzluk tehlikesi gibi bir tehlike sıfır ihtimaldi. hiçbir balığın yağmur duasına çıktığı görülmemişti. zaten dinler çağı da başlamamıştı. başlasa bile dünya tarihi boyunca balıklar din meselesine bulaşmayacaklardı. balık 1’in hayalleri vardı. gerçi balık 2 de haksız sayılmadı. miami körfezi’ne yaşayan, dönemin meşhur spekülatörü somon (soros’un atası), işsizliğin daha da artabileceği yönünde uyarılarda bulunuyordu. ama balık 1’in umrunda değildi. sudan da bıkmıştı. eğer kedi olabilirse bir daha hiç yıkanmamaya yemin etti. yalanarak temizlenecekti. balık 2 ile helalleştiler.

balık-2: o zaman sen çık, bi’ bak bakalım. tavsiye edersen ben de gelirim yanına.

böylece balık 1, karaya çıktı ve zaman içinde, kafasına koyduğunu yaparak kedi oldu. gönlünce oynadı, zıpladı, vs... sonra bir gün, balık 2’nin yanına gitti.

kedi: lan? izzet?

balık-2: nedir?

kedi: hadi gel. burda ortam süper.


balık 2, nam-ı diğer rukiye’nin kocası izzet, biraz nazlansa da ikna oldu. çünkü denizin neminden romatizmaları azan karısı rukiye, evrimleşerek denizden çıkmak istiyordu. bir erkek olarak önden gitmek ve ortamı kolaçan etmek istedi. eğer her şey güzelse, hanımı da yanına aldıracaktı. teklifi kabul etti ve var gücüyle karaya zıpladı. ama hayatının hatasını yapmıştı.

evet; tam 2 dakika sonra tekir, sahil kenarında yalanarak temizleniyordu. arkadaş arkadaşa bunu yapar mı? başımıza gelmeden bilemeyiz. çünkü tekir evrimleştikten sonra tek başına kalmıştı. ne bir arkadaş, ne adam gibi yemek, ne seks... yiyecek olarak bir tek ot vardı, onu da yemek için karnının ağrıması gerekiyordu. şimdi diğer bir ihtiyacı kalmıştı tekir’in; seks... ama bunu bir balıkla yapması imkansızdı. daha önce denemişti gerçi ama her seferinde dayanamayarak balığı yiyordu. daha büyük bir canlı olmalıydı ve mümkünse bir memeli... aklına yine fikir geldi. bir süre önce fil olmaya karar veren, izzet’in cici annesi mavi balina... gerçi izzet’in amcası mahmut abi de vardı memeli cinsinden; soyu tükenen mamut’un atası... ama işin o kısmı eşcinselliğe girerdi. mavi balina’dan dönme fil hanım daha uygundu. mavi balina’dan dönme fil ile zoraki seks yapan tekir, mavi balina’nın fillikten vazgeçerek tekrar sulara dönmesine sebep olmuştu. bugün bildiğimiz filler ise fileto cinsi bir balinadan gelip, mavi balina’dan 25.803 sene sonradır. tekir’in, mavi balina’dan yeni tür bi’ sürü yavruları oldu; ismine bugünkü bilim adamları pisi balığı diyorlar.

işte hadise budur, bu kadar basittir. bugün köpeklerin neden durduk yere kedileri kovaladığı sorusunun cevabı da, rukiye hanım’ın torununa kadar uzanan, tarih öncesi çağlarda gizlidir.

köpekbalıklarının genlerindeki saldırganlık ise, rukiye hanım’ın torununu yetiştirme tarzında saklıdır. ve torununun köpek olmadan hemen önce sahip olduğu (ara dönem) çocuklarının soyundan gelir.

p.s. balinaların toplu intihar eylemleri de yukarıdaki acı hatıraya dayanmakta olup, olayı hâlâ çözemeyen bilim adamlarının dikkatine sunulur.
devamını gör...
ülkemizde darwin ve maymun ekseninden çıkamayan teori. halbuki teoriye göre sadece maymunlarla değil bütün canlılarla akrabayız. üstelik şu anki teori darwin'in teorisi değil. teorinin üç temel mekanizmasından yalnızca birini açıklamıştır darwin. mutasyon hugo de vries, kalıtım ise mendel tarafından geliştirildi. darwin'in teoriye tek katkısı doğal seçilim. o fikri ona veren de malthus'un population kitabıdır.
devamını gör...
yasa olmuştur. teori demek yanlış.
devamını gör...
uzun süre ana kaynağın toprak olduğunu sanan biri için ilk öğrenildiğinde şok etkisi yaratan, insanı ve doğayı doğru anlamak için öğrenilmesi gereken teori.
devamını gör...
ne gibi kanıtlar aranıyor bilmem ama çok sağlam kanıtlar mevcuttur elimizde. mesela "antibiyotik direnci." mesela "ara geçiş formları", mesela "fosiller". ha şimdiki maymunların insan olmamasını baz alırsanız kanıt bulamazsınız tabii...
devamını gör...
bilim ile dinin çakıştığı ortak bir paydada buluşamadığı teori.
devamını gör...
çok garip... bundan 20-30 yıl önce din alimleri!! bu tartışmaları jilet gibi keser atardı, ne evrimi ulannnn, maymun muyuz biz bla bla bla... şimdi dinliyorum da en radikali bile, aslında kuranda evrim geçiyor, biz evrime yok demiyoruz, evrimi allah yönetiyor gibi tam yol tornistan söylemlerde bulunuyorlar... bilim nelere kadirsin sen ya.
devamını gör...
canlıların her kuşakta rastlantısal değişikliklerle ve evrimciler arasında pek kabul görmeyen, çevre koşullarının etkisiyle gelişen eşey hücrelerindeki genlerin sonraki kuşaklara aktarılması sonucu türlerlerde ortaya çıkan gelişmenin zaman içinde bir türün tamamen farklı bir türe dönüşmesine sebep olduğunu savunan teori. teoriye göre bu sayede tesadüfen oluşmuş bir tek canlı hücresinden şu ana kadar yaşamış ve yaşamaya devam eden tüm canlı türleri evrimleşerek oluşmuştur. çevre koşullarının etkilemesi sonucu canlılarda türün değişmeden ortama uygun olarak gelişen özellikleriyle karıştırılmamalıdır. evrim bunu da içermekle birlikte esasında türlerin kökenlerini ve dolayısıyla canlılığın oluşumunu yaratılış inancına alternatif olarak sunar. özellikle bu sebepten dolayı yaratılışa inananlar ile yaratılılışı kabul etmeyenler arasında önemli ve stratejik bir konumu bulunmaktadır. bilim adamı, din adamı veya herhangi bir başka meslek veya gruptan insanların yaratıcı inancı ile yaratıcıyı reddediş inancı arasında en başta ayrıma sebep olduğu için çok yoğun tartışmalara sebep olmaktadır. bu güne kadar fosil bulgularında hiç bir ara forma rastlanmaması (kesinlikle türlerin geçişini gösteren hiç bir ara form bulunmamaktadır) teorinin çok önceden bilimsen yönünün çöktüğünü göstermektedir. bu sebeple evrim teorisi veya darwinizim aslında ateizmin varoluş inancıdır.
devamını gör...
link
yeni keşfettiğim ve videolarına patladığım arkadaşın evrim teorisi ile ilgili düşünceleri.


'yaz sıcağında elini tutmak istemiyorsan sevgilinin kuyruğunla tutuşursun'
devamını gör...
#2111336 entrisinde @papioyunda klasik neo-yararatılışçı, adnan oktarcı "ama ara form yok yok. evrim çöktü" argümanına sarılmış entrisini biitirirken.
ara form var oysa ki. şu anda yaşayan her canlı bir ara form. bu ara formcular serçe tarlakuşuna evrilirken gece yattığını sabah yarı tarlakuşu yarı serçe olarak uyandığını, ertesi sabah da artık tamamen tarla kuşu olduklarını sanıyor galiba. yok öyle bir şey. evrim son derecede ağır işleyen bir süreçtir. sen anne-babandan çocuğuna giden yolda bir ara formsun. anne-baban, büyük anne-babalarından sana gelen yolda bir ara formsun.
tembelliği bırakıp konuda adnan oktar ve benzeri şarlatanların yazılarını değil ciddi bilim adamlarının yazılarını okuyun.
işte bir tane populer bilim yazısı. konuyu adnan oktar ve dincilerin zırvalarından duyanlar için güzel bir starter.
evrimagaci.org/ara-turler-v...
devamını gör...
konuyla ilgili en çok tekrar edilen ama üstünde yeterince durulmayan bir durum var.

teori (caps lock açık)

evrim gerçektir, evrimin mekanizmasıyla ilgili görüşler teoridir ve maalesef ki milyonlarca yılı kapsadığı için teorinin gözlem ve deneye dayalı olması durumunda evrim, bilim insanlarını kendi silahıyla vuruyor.
devamını gör...
evrime teori demek bile bence doğru değil. evrim bir bilimsel gerçekliktir. bunun dinle alakası yok.
devamını gör...
katolik hristiyanların takipçisi sözde islamcı tayfanın ismini duyunca tüylerinin diken diken olması beni şaşırtıyor.

bunlar aynı zaman da aynı mantıkta düz dünyacıdır da.
devamını gör...
teori olarak kalmasının sebebi henüz açıklanamayan şeylerin olmasıdır.
malum evrim 1-2 yılda kanunlaşacak bir mesele değildir.
ancak çoğu şeyi gayet net bir şekilde açıklamaktadır.

big bang de açıklanırsa evrim kanunlaşacaktır.
devamını gör...
evrimleşme vardır, olmuştur ve olmaya devam etmektedir. milyonlarca canlıyı tek bir hücreden alıp günümüzdeki sayısız canlılara dönüştüren sistemin adı evrimdir. bunu yapan da ilahi bir kudret vardır. darwin, evrimleşmenin sadece kendi kendine olduğunu söyler. biz ise evrim vardır ve onu çekip çeviren mutlak ve sonsuz bir güç sahibi vardır diyoruz.
devamını gör...
darwin şarlatanının maymun iskeleti ile insan iskeletini birleştirip gerizekalılara kakaladığı teoridir.
devamını gör...
evrime inanmamak doğanın değişen gücüne inanmamaktir. (bu arada evrim kimseden kendisine inanmasını beklemez işini yapar)
değişime inanmayan insanda sorgulamaz ve dinlemez. sonra da konusu açılınca da madem öyle şimdiki maymunlar neden insan olmuyor der.
devamını gör...
arapların yaşam tarzını gördüğümde inandığım teori. aşırı kıllılar, ilk çağdan kalmalar, bulunduğumuz çağa ayak uyduramıyorlar ve maymunlar onlardan daha zeki. en acıtıcı olan sonuncu.
devamını gör...
çökmemiş, yalanlanmamıştır; aksine günümüz biliminin en kapsamlı ve sağlam teorilerinden biridir. bunu biyoloji bilimiyle birazcık alakası olan herkes anlayabilir. aksini iddia edenlerle tartışarak enerjinizi harcamayın bile.
devamını gör...
100.
yaşamımızın bilimle açıklanmasıdır. bir din olmadığı için inanıp inanamamak durumu mevcut değildir. bilim vardır, iyi ki de vardır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"evrim teorisi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim