gençlerimize 3 mümkünse daha fazla çocuk öneriyoruz
başlık "100 numaralı adam" tarafından 19.02.2021 15:28 tarihinde açılmıştır.
181.
çocuğu kıl çadırda büyütmek gibi bir niyetiniz varsa olabilir. zira üç çocuk ve sizin sığacağınız bir evi kiralayabileceğinizi sanmıyorum. insanlar kaldırımlarda yaşamaya başlarsa hiç şaşırmayacağım. bu arada yeni yazlık saray için vergi lazım. malum her yeni çocuk yeni masraf demek, o da doğal olarak vergi anlamına geliyor...
devamını gör...
182.
mümkünse denmiş. mümkünü bulunmayanlar celallenmiş. size demiyor ki. size ne oluyor. sizi adamdan sayan mı var. siz kimsiniz ki. 3 çocuğu geçtim yaşamanız bile kimsenin umrunda değil. şimdi sessizce dağılın. ve işi mümkünü olanlara bırakın. bırakın ki daha çoğalıp hayatımızı daha da s...meye devam etsinler.
devamını gör...
183.
insanlar evlenemiyor. önce düğün masraflarını karşılayamıyor. düğün ve benzeri etkinlikler bana saçma gelse de bu geleneği sürdürmek isteyen insanlar var. saygı duyuyorum. sonrasında evlenip borçları ödemesi var. borçlar dışında aylık masraflar var. her iki bireyde kendi hayati isteklerini karşılamak için çalışırken bir de üstüne çocuk. bir yeni birey daha. çocuk kısmetiyle gelir derler (!) kısmetiyle gelen bebişin masrafları doğmadan başlar zaten. anne baba olmak güzel bir duygu olabilir fakat hayata getirdiğiniz bireyin tüm yaşamını garantiye almanız lazım. eksiksiz ve mutlu yaşaması için. günümüzdeki asgari ücretin bile kişilere yetmediği, vergilerin gittikçe arttığı ve daha bir sürü sorun varken bu dünyaya çocuk getirmek ciddi bir sorumluluk. bir tanesi için konuşurken 3 taneden bahsediyorlar. pes.
devamını gör...
184.
ülke bu halde değilken dahi evlilik ve çocuk yapmak, hem hayata bakışıma hem de almak istediğim sorumluluk alanlarına son derece zıt düşüyordu. şu anki durumda kondoma bir maaş isteseler yine yapmam.
devamını gör...
185.
bir kişi de çıkıp gençlerimize gezmelerini, görmelerini, eğlenmelerini, öğrenmelerini, kendilerini geliştirmelerini öneriyoruz demesin zaten. anca çocuk yapın, geçim derdine düşün ömrünüzü çürütün.
devamını gör...
186.
az çocuk yapmanın sebebi fakirlik falan değil arkadaşlar kimse kendini kandırmasın. sanayileşen, gelişen, gelir düzeyi artan ülkelerde kadın başına çocuk sayısı düşmektedir. yaşlanma tehdidi ile karşı karşıya olan ülkeler zimbamve, fildisi sahili gibi sahra altı ülkeler değil almanya, japonya gibi daha refah ülkelerdir. bunun sebebi de çocuk yapmanın bu ülkelerde pahalı olması ve çocukların bu ülkelerde hiçbir ekonomik getirisinin olmamasıdır. tarım toplumlarında gönderirsin çocuğu su almaya, tarlaya, hayvan gütmeye, bulaşık yıkamaya. 5 yaşından itibaren aile ekonomisine katkısı olur. üstelik sanayileşmiş toplumlardaki gibi nike spor ayakkabı, laptop, play station, akülü araba, binicilik kursu, yüzme, özel okul vb. masrafı yoktur. sanayileşmiş ülkelerde çocuklar 30 yaşına kadar hiçbir ekonomik getirisi olmadan aileye yüktür.
devamını gör...
187.
"çocuklara bu eziyeti çektirmeye hiç gerek yok" diye düşündüğüm ama yaptığım evliliğin sonucu olarak çocuk yapmak mecburiyetinde kaldığım gerçeği :((
devamını gör...
188.
mümkünse sen bir şey önerme.
devamını gör...
189.
(bkz: full pompa diyorsun yani)
devamını gör...
190.
yaşlılara ne önerilmiş? kaldım ben böyle, öneriyi bekliyorum. çabuk...
devamını gör...
191.
tamamdır. * üçüz şeklinde mi takdim edelim yoksa sırayla da kabul ediyor musunuz?
devamını gör...
192.
pardon da siz kafayı mı yediniz? insanlar geçinemiyoruz diyor siz hâlâ üç çocuk yapın diyorsunuz. hayat herkes için aynı standartta değil maalesef. her şey sizin keyfinize göre de olmuyor. önce bir insanlara istihdam sağlayın. şu şartlarda herkes her şey için zorlanırken daha mantıklı şeyler isteyin bence
devamını gör...
193.
kelle başı reşit olana kadar 100$ versin nüfus patlaması olur ülkede. şu şartlarda kedi bile zor bakılır evde allah kolaylık versin herkese.
devamını gör...
194.
madem fakirlikte çocuk yapmak bu kadar kolay, sen niye çocuklarına ve torunlarına arkası gelmez bir servet yığıyorsun abeem?
devamını gör...
195.
nüfus artış hızının artarak toplam nüfusun günden güne artması ancak istihdam imkanlarının fazla olduğu gelişmiş ülkelerde iyi bir şeydir.
bizde işsizlik tanımından kaynaklanan nedenlerle işsizlik oranı olduğundan düşük çıkıyor. buna rağmen oldukça yüksek bir işsizlik oranı var.
yabancı şirketler türkiye için aldıkları yatırım kararlarını zaman içinde başka ülkelere kaydırıyor.
yerli şirketler yabancılara satılıyor veya üretim tesislerini kendilerine göre daha uygun üretim yapacakları ülkelere taşıyorlar.
yabancı yatırımı getiremediğimiz gibi büyük ölçekli yerli şirketlerin de iflasını istediğini görüyoruz.
rivayete göre de daha sırada iflasını isteyecek başka şirketlerde olacağı için istihdamın artması bir yana toplu işten çıkarmalardan bahsediliyor.
devlet üç yıl için sadece emekli olan personelin yerine alım olacağını söylerken bu yıl 24 bin emekli olduğu halde 20 bin öğretmen ataması yapacağını açıkladı.
bu rakamın da seneye 8-9 bin olacağı söyleniyor ki bugüne kadar 12-13 binin altına emekli olmuş öğretmen sayısının olduğu sene yok.
asgari ücret 1 işçinin, vasıfsız bir işçinin bir işi yapması için gerekli olan şartları sağlaması için verilen minimum ücrettir.
yani iş yerine gelecek ulaşımı sağlaması, işte giyeceği üst baş alacak kadar ve günde 3 öğün yemek yiyeceği kadar paraya çalışması ina asgari ücretle çalışmak diyoruz ama bugün ülkenin %65'i asgari ücret veya onun bir kaç bin lira üstüne çalışıyor.
emeğin karşılığının bu kadar düşük olduğu bir ülkede işsizlik bu kadar fazlayken siz daha her ile 2-3 üniversite açıp genç işsizliği de gizliyorsunuz.
sonra bu adam neden mezun olunca iş bulamıyor evlenemiyor demiyorsunuz da 3 çocuk hatta 5 çocuk yapsın diyorsunuz.
sosyal sigorta sisteminin çökmeye doğru gittiği bir gerçek ama bunun çözümü daha fazla nüfus daha fazla asgari ücretle çalışan istihdam etmek değil.
kesin sayıyı kimse bilmiyor ama 95 milyon kişiye yetecek üretim yapamıyoruz. bu nedenle türklerde doğum 1.2 ye düşmüşken yabancılarda bu sayı 5.6 falan.
yani oran 1/5 gibiyken ileride belki 20 belki 50 yıl sonra bu gidişle kendi ülkemizde azınlık olacağız.
bizde işsizlik tanımından kaynaklanan nedenlerle işsizlik oranı olduğundan düşük çıkıyor. buna rağmen oldukça yüksek bir işsizlik oranı var.
yabancı şirketler türkiye için aldıkları yatırım kararlarını zaman içinde başka ülkelere kaydırıyor.
yerli şirketler yabancılara satılıyor veya üretim tesislerini kendilerine göre daha uygun üretim yapacakları ülkelere taşıyorlar.
yabancı yatırımı getiremediğimiz gibi büyük ölçekli yerli şirketlerin de iflasını istediğini görüyoruz.
rivayete göre de daha sırada iflasını isteyecek başka şirketlerde olacağı için istihdamın artması bir yana toplu işten çıkarmalardan bahsediliyor.
devlet üç yıl için sadece emekli olan personelin yerine alım olacağını söylerken bu yıl 24 bin emekli olduğu halde 20 bin öğretmen ataması yapacağını açıkladı.
bu rakamın da seneye 8-9 bin olacağı söyleniyor ki bugüne kadar 12-13 binin altına emekli olmuş öğretmen sayısının olduğu sene yok.
asgari ücret 1 işçinin, vasıfsız bir işçinin bir işi yapması için gerekli olan şartları sağlaması için verilen minimum ücrettir.
yani iş yerine gelecek ulaşımı sağlaması, işte giyeceği üst baş alacak kadar ve günde 3 öğün yemek yiyeceği kadar paraya çalışması ina asgari ücretle çalışmak diyoruz ama bugün ülkenin %65'i asgari ücret veya onun bir kaç bin lira üstüne çalışıyor.
emeğin karşılığının bu kadar düşük olduğu bir ülkede işsizlik bu kadar fazlayken siz daha her ile 2-3 üniversite açıp genç işsizliği de gizliyorsunuz.
sonra bu adam neden mezun olunca iş bulamıyor evlenemiyor demiyorsunuz da 3 çocuk hatta 5 çocuk yapsın diyorsunuz.
sosyal sigorta sisteminin çökmeye doğru gittiği bir gerçek ama bunun çözümü daha fazla nüfus daha fazla asgari ücretle çalışan istihdam etmek değil.
kesin sayıyı kimse bilmiyor ama 95 milyon kişiye yetecek üretim yapamıyoruz. bu nedenle türklerde doğum 1.2 ye düşmüşken yabancılarda bu sayı 5.6 falan.
yani oran 1/5 gibiyken ileride belki 20 belki 50 yıl sonra bu gidişle kendi ülkemizde azınlık olacağız.
devamını gör...
196.
ne kadar çok çocuk sermayeye o kadar çok ucuz iş gücü ve köle..
devamını gör...
197.
(bkz: nasıl yapacaz ablam onu ya)
devamını gör...
198.
ülke 784.000 km2 hepi topu. 3 taraf da deniz anasını. doğurun doğurun en sonunda venedik gibi suya batalım gitsin.
devamını gör...
199.
çocuk başına 100,000 dolar verecekseniz 3 de yetmez 5 tane ver ver ver ver ver allahım ver.
devamını gör...
200.
çocuk sahibi olmanın, öneri ve talimatla gerçekleşmesini normal bulan bir kafa ve kültür de var.. yok mu sanıyordunuz..
devamını gör...