201.


haushang ebtehaj - geri dönmeyecek gidenler

ölen eşine yazılmış.
devamını gör...
202.

ayrılık şiiri ne kadar yalın
sevdiğimiz aşk sözcükleri gibi
kılıçla kesiyor bir hain nokta
öpüşen virgüllerle akan cümleyi

nasıl soğuk ayrılığın güneşi
gölgeli bir çınar olan gövdemin
dallarını içten kırınca acı
buzdan bir alçıyla tutuyor beni

ayrılık sabahı ne kadar beyaz
ölümün hüzünlü arkadaşı kar
bana ütülü bir çarşaf hazırlar
bir karanfil tam yüreğimin üstünde
devamını gör...
203.

ayrılık kalpte bir yaradır. ama kanaması sol göğsünden görünür biçimde taşmıyor işte. sen öyle sansan da öyle olmuyor. kan dayanamayıp bir süre sonra avuçlarında bir yerlerden akıp gidiyor.

erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
-baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
ve ben artık
biliyorum:
toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
devamını gör...
204.

seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
ışıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
gölgesindesin diye ecel caka satamaz
sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
devamını gör...
205.

bu bizimki

yıkıcı bir aşk bu,
yıkıyor milletin ortasına
tutku yükünü.

bölücü bir aşk,
ekmeği suyu bölüyor
günde üç öğün.

hain bir aşk bu,
sizin eve hırsız girer
onunkine polis.

yasadışı bir aşk ,
evlenmeyi
hiç mi hiç düşünmüyor.

soyguncu bir aşk bu,
en sıradan ezgilerden
sevinçler devşiriyor.

kökü dışarda bir aşk,
dante ile beatrice'inkine
fena öykünüyor.

işgalci bir aşk bu,
samanlık sevişenin diyor
başka şey demiyor.
devamını gör...
206.
"bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yolunaaa,
buğulu gözlerimdeeeen geçmediğin gün-olmazi
benim kadar titremez hiçbir yiğit oğlunaa,
hiçbir ana, kızına bu kadar düşkün olmaz"

bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü,
alnından öz kardeşin öpse ben irkilirim,
değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü,
kimlerin rüyasına girdiğini bilirim!
devamını gör...
207.
diyorum ki
toplasak tası tarağı
kapatsak telefondaki tüm hesapları
hiç kimsenin bilmediği bir köye yerleşsek.
yolları tozlu
evleri gecekondulu
küçük bir bahçesi
bahçesinde köpeği
yemişler dikelim fidandan
biraz da domates falan
aksam erken yatıp
sabah ezanıyla uyansak
ilk önce bahçeye inip
çiğ düşmüş biberleri toplasak
ağaçları sulayıp feslegenleri okşasak
ayagımız topraga bassa
gelen geçenle selamlaşsak.
etrafımızda kuş sesleriyle
balkonda bir kahvaltı
kahvaltıda tereyağlı köy yumurtası
sokakta top oynayan birkaç çocuk
çocuk seslerine karışan sokak satıcıları.
ikindi vakitlerinde asma çardagı altında
komşularla semaverde çay sefası
çilek kokusu getıren meltem esintileri ve
kucaklaşan gönül sohbetleri..
akşam olunca çeksek perdeleri
sobayı yakıp kestane atsak
kıvrılıp miskin bir kedi gibi yerdeki mindere
iliklerimize kadar uykuya dalsak.
diyorum ki gitsek buralardan
ardımızda lüzumsuz telaşlar
heybemizde yeni huzur.
tek derdimiz yumurtlamayan tavuk
çürümüş domates
çiçeğine dolu vurmuş kiraz olsa
ne trafik gürültüsü
ne bir yere yetişme arzusu
tüm bu kargaşayı şehirlere bıraksak
ağrıyan başımızı,
yorgun ayaklarımızı alıp
kirlenmiş ruhumuzla
yola koyulsak..
diyorum ki
gitsek buralardan
ne varsa bizi yaşamaktan alıkoyan
arkamızda bıraksak..

inan durak taş
devamını gör...
208.
seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep, hep yeniden başlamak isterim.

özdemir asaf

her şiirine ayrı bir bayılıyorum. bana çok şey hissettiriyorlar. hepsi kalbimde bir sıcaklığa sebep oluyor...
devamını gör...
209.

sen varsın diye kestim ağaran sakalımı,
dişimi fırçaladım, söküğümü diktim.
sen varsın diye aldım yaşamın tozunu,
sularım aydınlanıyor sen varsın diye!..

bir dağbaşı kasabasıydım eskiden,
gündüzü boran, geceleri zehir zıkkım.
sen alıp indirdin beni gerçekliğime,
sen varsın diye kendimle barışığım!..

ormanın uğultusundan sızan reçine,
mermerin çatlağından akan su oldum.
yeni bir dünya buldum eski gövdemde,
sen varsın diye işte bütün bunlar!..

yalan söylemiyorum artık kendime,
varsıllığın aşk olduğunu öğrendim.
şairler yerinsin istedikleri kadar
şiirim yerini buldu sen varsın diye.
devamını gör...
210.
onu kırmış olmalı yaşamında birisi… dinlendikçe, susması, düşündükçe susması… tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi…

söylenmiyor çok şey, susmadan…

tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

insan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.
özdemir asaf
devamını gör...
211.
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum

öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.

çok manalı sevginin mesafeyi de kabul ettiği bir gerçek..
devamını gör...
212.
"açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın"

attila ilhan - ayrılık sevdaya dahil
devamını gör...
213.

ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.

sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.
devamını gör...
214.

maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...

itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...

dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...
devamını gör...
215.
ağıt

bir ağıt adıyorum bugün,
kimsesiz bıraktığın kalplere,
uykusuz bıraktığın gözlere,
ve kendime.

bir ağıt adıyorum bugün,
yalnızlığın içindeki çaresizlere,
aydınlığın içindeki korkak zihinlere,
ve kendime.

ve bir ağıt daha adıyorum bu sefer sana,
ama bugün kendimi bırakıyorum kollarına,
ama bugün kendimi doluyorum boynuma,
sen boğdun beni, ben alıyorum canımı ama.

e
devamını gör...
216.
hey dünya baksana bana bir dakika ,
kirleniyorsun sen her geçen saniyede ,
akıyor durmadan her yerinden yalan ,
saf ve masum kalmak çok zor seninle,
çocuk kalmak, kirlenmeden yaşamak ,
seninle çok zor yalan dünya...

ormanci
devamını gör...
217.
neden bana sormuyorsun
ne zamandır bekliyorum
yoldan aşağı patlayan silah sesleri ile seni bekliyorum.

lhasa de sela
devamını gör...
218.

kavuştukça

sonsuz ve ılık bir ülke soluğum
yabanıl ve makul ağzına
çünkü dehşet seviyorum, aşk mültecisiyim, çünkü
her yere yasaklıyım, yalnız serbestim sana

sana dokunuyorum kalaylanıyor gök
adını koyamadığım sessiz ihtilaller oluyor
fırtınalar oluyor, kasırgalar
çıldırtan bir güz yeşili örterken istek kipini
değdi değerken deniz kaçkını o mavi
çatılara, bulutlara, dumanına vapurların

şarkılar söylüyorum senin için değişik dillerde
bütün sevdalılar nehirler atlıyor, mevsimler
hele ana dilimle ki patlar oldum olası
sıkışmış mağma gibi yeraltında kaynayan

sana dokunuyorum, rastlantı olmaktan çıkıyor anlam
sana varıyorum, sular durmaz oluyor yataklarında
ki savunmalıyım diyorum güzel olan ne varsa
şu karıncalarla, günlerin yükünü taşıyan
böceklerle belki

bak çipolar çekiliyor gemiler
uzaklara çağırıyor düşü
sen mendil sallanışı gibi
dişil çiylerle kaplıyorsun denizi
ve açıkta, dalgada, sandallar gibi okşuyor suları
sözcüklerim
seninle aynı anlamda kavuştukça.
devamını gör...
219.

zamanlar

hepsini gördüm ayrı ayrı,
kuşların zamanı tunç rengindedir.
tanrılardır taşın zamanı,
denizin zamanı ölür dirilir.

göğü tanıyamadım, yok ki,
sahipsiz zamanlarla doldurmuşlar,
ama ordan iner o eski
ölümsüz sevdaların zamanı kar

ve havlamayan dev köpekleriyle
insanın zamanı... olmayan
ama hayalet bir yasemin gibi kokan,
toprağımız eşelendikçe.
devamını gör...
220.

yeni biçilmiş çim kokusu gülüşün
ırmakları yola düşüren özlem
kan kırmızı sancısı yürek atışlarımın
bakışlarının yargılayan sessizliği
yanak yanağa duruş
güneşli içtenliği el sıkışımızın
kimsesizliğimi kurtaran orman
yunusların oyunlarındaki deniz şaşkınlığı
yazını bekleyen gökyüzü

gülüşün
ilk dizesi şiirlerimin
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"günün şiiri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim