kapının ansızın çalışı gibi
akrebin ateş' e yanışı gibi
kendime cevapsız soru sormuşum
kaybolup giderken fırtınalarda
kendimce bir ıssız ada bulmuşum
farketmeden, farketmeden

farketmeden senin olmuşum..
devamını gör...

ne zaman bize derler:
yaşamakta bir artış var,

demek istemezler kadınların
genişledi bedenleri.

demek istemezler boyu uzun
ağaçların bulutlardan.

yolculuk edilebilir
demek istemezler
birazcık bir çiçekte.

sevişenler her gün sabahtan
akşama dek sarmaş dolaş
demek istemezler.

demek isterler ki düpedüz
zorlaşmada gittikçe
insanca yaşamak.
devamını gör...
beni sevindirdiğinde
bazen düşünürüm:
şimdi ölüversem
mutlu kalırım
sonsuza kadar.

bertolt brecht
devamını gör...
gün günden odamın şeklini alıyorum
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden
kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de
kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye
dal olan bir böceğin
o garip yazgısını

ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.
(bkz: edip cansever)(bkz: oda)
devamını gör...
seni saklayacağım

seni saklayacağım inan
yazdıklarımda, çizdiklerimde
şarkılarımda, sözlerimde.

sen kalacaksın kimse bilmeyecek
ve kimseler görmeyecek seni,
yaşayacaksın gözlerimde.

sen göreceksin duyacaksın
parıldayan bir sevi sıcaklığı,
uyuyacak, uyanacaksın.

bakacaksın, benzemiyor
gelen günler geçenlere,
dalacaksın.

bir seviyi anlamak
bir yaşam harcamaktır,
harcayacaksın.

seni yaşayacağım, anlatılmaz,
yaşayacağım gözlerimde;
gözlerimde saklayacağım.

bir gün, tam anlatmaya...
bakacaksın,
gözlerimi kapayacağım...
anlayacaksın.

-özdemir asaf.
devamını gör...
türkçeye çevirip bozmak istemedim.

the red rose whispers of passion,
and the white rose breathes of love;
o, the red rose is a falcon,
and the white rose is a dove.

but ı send you a cream-white rosebud
with a flush on its petal tips;
for the love that is purest and sweetest
has a kiss of desire on the lips.

john boyle o'reilly
devamını gör...
duydum ki bana darılmışsın
üzme beni arkadaşımsın
langur lungur tarhana bulgur
bana gönül koyma çay koy
devamını gör...
bende hiç tükenmez bir hayat vardı
kırlara yayılan ilkbahar gibi
kalbim her dakika hızla çarpardı
göğsümün içinde ateş var gibi

bazı nur içinde,
bazı sisteydim,
bazı beni seven,
bir göğüsteydim..

kah el üstündeydim,
kah hapisteydim,
her yere sokulan,
bir rüzgar gibi..

sözün şiirlerin mükemmelidir
senden başkasını seven delidir
yüzün çiçeklerin en güzelidir

gözlerin bilinmez bir diyar gibi..
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
birgün ağlayalım birgün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi..

hissedince sana vurulduğumu
anladım ne kadar yorulduğumu
sakinleştiğimi durulduğumu
denize dökülen bir pınar gibi

şimdi şiir bence senin yüzündür..
şimdi benim tahtım senin dizindir,
sevdiğim saadet ikimizindir,
göklerden gelen bir yadigar gibi..
devamını gör...
bugün pazar
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
nazım hikmet
devamını gör...
yıllar geçmişse gözlerinin önünden..
ya ölüyorsundur..
ya da sürünüyorsun..
sonuna gelmişsen hayatının..
ne önemi var..
ne yaşadığının..
bir aciysa bunca yaşanan..
değer bilmez desinler..
zaten içi bomboştu dünyanın..
devamını gör...

gözlerim kan denizi,
geleceğe sıçrıyor geçmişteki sızı.

bir lokma bir hırka olmasa da olur,
insanoğlu ancak acılarla yoğrulur.
dost, düşman yanyanalaştı;
tırafiği zor bir çamur kavşaktayız:
yaşamak geç, ölüm dur!
devamını gör...
fay-murathan mungan

kaç kişiyim bu yalnızlığın ortasında
bir boğa, bir leopar
arena ve opera
iyot ve rüzgar
arsenik ve sözcükler arasında
yüzüm çalılıklarla kaplı
aralayan gözüpek avcılar
için parslar geziyor kuytularında
iyi yürekli bir canavar saklanıyor
yazdıklarımın ve yüzümün
satırlarında

kendim için büyük bir tehlikeyim artık
ilerliyorum
içimdeki yer çatlağı boyunca.
devamını gör...
akşam yıldızı

ortasında yazın,
bir gece yarısında,
yörüngelerindeki yıldızlar,
kendisi göklerde, arasında
kölesi gezegenlerin, huzmesi
dalgalarda duran soğuk ayın
daha güçlü ışığı içinde,
parlıyorlardı baygın baygın.
baktım ona bir süre
ki soğuktu bana göre
çok soğuktu bu tebessüm.
derken geçti adeta bir örtü,
bir yün bulutu,
ve ben uzağa sana döndüm,
ırak görkemindeki
mağrur akşam yıldızı,
senin daha değerli ışığına döndüm;
kalbime mutluluk veriyor
çünkü taşıdığın gurur
göklerde geceleyin.
ve seviyorum şu soğuk,
yakın ışıktan daha çok
uzaktaki ateşini senin.

gecenin şiiri desek daha doğru olur.
(bkz: edgar allan poe)
devamını gör...
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
bazen sessiz sevdasın
ipekten kanatlarla
ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
karşıma çıkıyorsun
en serin imbatlarda
adını yazıyorum
bulduğun fırsatlarla
yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
öldür bendeki beni
sonra dirilt kendinle
çarpsam kara sevdayı
en azından yüzbinle
nasıl bağlandığımı
anlarsın kemendinle
kaç defa çıkıp gittim
buralardan yeminle
ama her defasında
geri döndüm seninle
hangi düğüm çözülür
nazla, sitemle, kinle
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin
bazen kız kardeşimsin
bazen öp öz annemsin
sultanımsın susunca
konuşunca kölemsin
eksilmeyen çilemsin
orada ufuk çizgim
burda yanım yöremsin
beni ruh gibi saran
sonsuzluk dairemsin
çaresizim çaremsin
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin

-yavuz bülent bakiler
devamını gör...
geçen gün gördüm
acımayı unuttum
sevinmeyi unuttum
ben her şeyi artık unutuyorum
ama o geçerken ne yalan söyleyeyim şuramda bir ağrı duydum

(bkz: edip cansever)
devamını gör...
sıkılmış şehrin yıkılmış duvarlarında
gezerken aylak aylak senin sokaklarında
...
sıkılmış şehrin yorulmuş sokaklarında
gezerken çaylak çaylak senin karanlığın da
...
devamını gör...

sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,
rüyalarım kadar sade, güzeldin,
başbaşa uzandık günlerce ıslak
çimenlerine yaz bahçelerinin.
ömrün gecesinde sükun, aydınlık
boşanan bir seldi avuçlarından,
bir masal meyvası gibi paylaştık
mehtabı kırılmış dal uçlarından.
devamını gör...

üç kez seni seviyorum diye uyandım
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
devamını gör...

yorgun gözümün halkalarında
güller gibi fecr oldu nümâyân,
güller gibi... sonsuz, iri güller
güller ki kamıştan daha nâlân;
gün doğdu yazık arkalarında!

altın kulelerden yine kuşlar
tekrârını ömrün eder i'lân.
kuşlar mıdır onlar ki her akşam
âlemlerimizden sefer eyler?

akşam, yine akşam, yine akşam
bir sırma kemerdir suya baksam;
üstümde semâ kavs-i mutalsam!

akşam, yine akşam, yine akşam
göllerde bu dem bir kamış olsam!
devamını gör...

gurbete kaçacağım
o lâcivert ülkeye

o üzünç denizine
uzayan iskeleye

ansızın sormaksızın
neler kalır geriye

gurbete kaçacağım
o kimsesiz ülkeye

o geri dönülmeze
bağlanan ilk köprüye

umarsız durmaksızın
acılar tüketmeye

gurbete kaçacağım
o duvaksız tepeye

o yolunda gözyaşı
çeşmesi kuru köye

kopup yalnızlığımdan
kopup sonsuzluğumdan

gurbete kaçacağım
gurbete tükenmeye
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"günün şiiri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim