141.
mutluluğu düşünmek için bile boş zamanının olmamasıdır. yoksa kendiyle kalan insan mutsuzdur. tecrübeyle sabittir.
devamını gör...
142.
sağlıklı, huzurlu olursan mutlusun demektir. kendinizi ve sevdiklerinizi mutlu edin.
devamını gör...
143.
beklentilere göre şekillenen duygu. hayattan neyi ne kadar beklediğiniz ile alakalı olabiliyor çoğu zaman. yaptığınız, uğraştığınız işten beklentinizi düşündükçe o alanda mutlu olma ihtimaliniz de artıyor.
devamını gör...
144.
huzur ile birlikte anılan duygu durumu. aslında mutluluk huzura göre daha spontanedir. huzur sevgiyse, mutluluk aşktır. daha enerjik ve öfori doludur. huzurluysan bir sonraki adımın bellidir, mutluluk ise sen adımını attıktan sonra belirir.
devamını gör...
145.
146.
yemek yemek. net.
devamını gör...
147.
kimse buradan sağ çıkamayacak, o yüzden keyif almaya odaklanın.
demiş kertenkele kral. an içinde gerçekleşen ve devamlılığı belirsiz olan her şey gibi aslında biraz detay biraz zorlama ile (bkz: hayat) gibi olan mutluluk, var olma hissini kuvvetlendirdigi için değerlidir. insanın sadece bedenen keyif alması ile sınırlı olmayacak kadar değerli hem de. arayış içinde ulaşılması zorlasabilir. belki de (bkz: oğuz atay)
iyi şeyler birden bire olur, böyle bekletmez insanı.
derken bunu kastediyordur. günümüzde insan soyunun bir kırılma bir dönüm noktasında olduğu kabul edilirse, geçmiş dönemden çok daha farklı bir bakış açısı ile mutluluğun kaynağında da değişme olacağını ön görmek için kahin olmaya gerek yoktur. geçmiş anlatılmaya değer mutluluklarla dolu olabilir fakat gelecek hiç el değmemiş mutluluklara gebedir. insan ise anlatılani koşulsuz kabul edebilirken bilmediğine korku ile yaklaştığından anı içinde bulunduğu zamanı ve olması gereken mutluluğu hiç bulamayacağını düşünür. mutsuzluk kaynağı tavuğa ucabilecegini ogutlemektir. yenilgiler değil ama yanilgilardan uzak bir hayat dilerim.
devamını gör...
148.
devamını gör...
149.
(bkz: halil cibran)ın deyimi ile; maskesi düşmüş hüzünden başka bir şey değildir.
devamını gör...
150.
mutluluk bir kuşa benzer,
kuş kafeste cıvıldaşınca.
ve salıver doğaya birer birer
doğada uçup mutluluğu tadınca...
kuş kafeste cıvıldaşınca.
ve salıver doğaya birer birer
doğada uçup mutluluğu tadınca...
devamını gör...
151.
mutluluk var mı yok mu?
devamını gör...
152.
hüznü vareden kavramın adı . hüzün olmadan mutluluk, mutluluk olmadan hüzün var olamaz. şöyle denebilir birbirini ölçütü olan zıt kavramlardandırlar.
devamını gör...
153.
kimi zaman mafyanın tekelindeymiş gibi imkansız, kimi zaman da çocuğun elindeki elma şekeri gibi basit/yalın bir hissiyatı olan kavram.
ama her şekilde siz ona değil, o size -bazen her neredeyseniz- ulaşır.
ama her şekilde siz ona değil, o size -bazen her neredeyseniz- ulaşır.
devamını gör...
154.
mutluluk aslında "mutsuzluk"
“mutluluk nedir” diye sorulunca…
masallarda hikayenin sonuna denk düşen mutluluk, gerçek hayatta baş tarafta tercih edildiğinden; gerçek insanların başına, gerçek acılar geldiğinden; ayrıca mutlu insanların çok sıkıcı insanlar olmasından dolayı, mutluluk gerçek hayatta tercih edilmez, sevgili isacım…
ayrıca, yalnızca gerçek hayatta değil, romanlarda, dizilerde, filmlerde de mutlu insanları hiç kimse sevmez…
evinde oturan mutsuz insanları mutlu eden tek şey, kendilerinden daha mutsuz olan insanların hikayeleri olduğundan;
ayrıca yazarlarımız, genellikle, mutsuz insanların hikayelerini anlattığından parayı bu yolla kırarak mutlu olurlar…
“tarih yalnızca mutsuzları yazar.”
der poyraz’cım karayel.
“mutluluk nedir” diye sorulunca…
masallarda hikayenin sonuna denk düşen mutluluk, gerçek hayatta baş tarafta tercih edildiğinden; gerçek insanların başına, gerçek acılar geldiğinden; ayrıca mutlu insanların çok sıkıcı insanlar olmasından dolayı, mutluluk gerçek hayatta tercih edilmez, sevgili isacım…
ayrıca, yalnızca gerçek hayatta değil, romanlarda, dizilerde, filmlerde de mutlu insanları hiç kimse sevmez…
evinde oturan mutsuz insanları mutlu eden tek şey, kendilerinden daha mutsuz olan insanların hikayeleri olduğundan;
ayrıca yazarlarımız, genellikle, mutsuz insanların hikayelerini anlattığından parayı bu yolla kırarak mutlu olurlar…
“tarih yalnızca mutsuzları yazar.”
der poyraz’cım karayel.
devamını gör...
155.
birinin ıbanını istemesi..
devamını gör...
156.
mutluluk sensin...... aynaya baktığında gördüğün, ama bitürlü kabul etmediğin sen... ısrarla dışarda aradığın şey hevesten ibaret bir tutku... özüne dön, kendini gör, deriin bir nefes al.
devamını gör...
157.
eski yunanca'da mutluluk, eudaimonia kelimesi ile ifade edilmiş. peki ne var ki bunda?
kelimenin içinde yine yunanca daimon gizli; yani şeytan!
yani şeytanı işin içine karıştırmadan mutlu olmanın mümkün olmadığı ile ilgili bir çıkarımda bulunmuş o efsane mitlere dayalı coğrafya.
zaten lucifer'ında ışık tutan, yol gösteren manasında evrilmesi tesadüf değil.
daha fazla üstelemeyeyim, olay farklı yerlere gidiyor.*
kelimenin içinde yine yunanca daimon gizli; yani şeytan!
yani şeytanı işin içine karıştırmadan mutlu olmanın mümkün olmadığı ile ilgili bir çıkarımda bulunmuş o efsane mitlere dayalı coğrafya.
zaten lucifer'ında ışık tutan, yol gösteren manasında evrilmesi tesadüf değil.
daha fazla üstelemeyeyim, olay farklı yerlere gidiyor.*
devamını gör...
158.
sürekli mutlu olsaydık kesinlikle sıkıcı olurdu. en basitinden bir örnek vereyim.
mesela bir bilgisayar oyunu oynadığınızı düşünün bütün hilelerini biliyorsunuz ve oyunu sürekli kazanıyorsunuz. zamanla sıkılmaya başlarsınız. mutlulukta böyledir. ışte sürekli olursa bir anlamı olmaz. bazen hayata çekmemiz gerekir. aynı şekilde yaşamakta böyledir . sonsuza kadar sürseydi değersiz olurdu. onu önemli kılan şey ölümdür .
mesela bir bilgisayar oyunu oynadığınızı düşünün bütün hilelerini biliyorsunuz ve oyunu sürekli kazanıyorsunuz. zamanla sıkılmaya başlarsınız. mutlulukta böyledir. ışte sürekli olursa bir anlamı olmaz. bazen hayata çekmemiz gerekir. aynı şekilde yaşamakta böyledir . sonsuza kadar sürseydi değersiz olurdu. onu önemli kılan şey ölümdür .
devamını gör...
159.
büyük düşünürler mutluluk için çeşitli tanımlar ileri sürmüşlerdir:
i. mutluluğun herkes için genel-geçer bazı kaideleri olduğunu belirtmişlerdir. mesela sokrates'e göre mutluluk erdemli bir hayat yaşamak demektir. fakat erdemli bir hayat yaşamak size her zaman mutluluk vermez; şöyle ki, örneğin kendisinden hareket edecek olursak sokrates yaşadığı şehir-devlet'in yasalarına uymayı, o yasalar onun aleyhine de olsa kabul etmiştir ve baldıran zehrini içmiştir. baldıran zehri ona acı verse ve onu öldürse bile, sokrates mutluluğu içindeki bu erdemin gereklerine uyma güdüsünde bulmuştur.
ii. bazı düşünürler mutluluğun kişiden kişiye değiştiğini öne sürmüşlerdir. örneğin montaigne eğer benim hakkımda haksız bir hüküm verilseydi ben sokrates gibi yapamazdım, başka bir ülkeye ve başka yasaların geçerli olduğu bir yere giderdim demiştir ve sokrates'in erdemini ve mutluluğunu "erişilmesi çok zor" diye nitelendirmiştir.
iii. bu düşünürlerin hepsi şu durumun hakkını teslim etmişlerdir: "kim ne derse desin mutluluk ile şans, talih, kader, yazgı gibi kavramlar arasında kesin bir bağlantı vardır."
günümüzde ise mutluluk ile ilgili yapılan araştırmalar mutluluğun %50 oranda genetik kalıtım (bazı insanların mizaçları doğuştan dışa dönük, iyimser ve neşeli iken bazı insanların mizaçları doğuştan içe dönük, karamsar ve melankoliktir demek anlamına geliyor bu) %40 oranında bireyin kendini geliştirme olanağına ve son olarak %10'luk kısmının da dışsal olaylara bağlı olduğunu göstermiştir.
sonuç: büyük düşünürlerin bahsettikleri mutluluk ile şans, kader, talih, yazgı arasındaki ilişki aslında doğuştan sahip olduğumuz özellikleri (buna hangi çevreye doğduğun, annen ve babanın durumu da dahil ve daha önceden dediğim gibi genetik kalıtım olarak sana miras kalan mizaç) temsil ediyor. bütün bunlar şans.
ama %40 oranında kişisel bir azim ve gayretle ne noktaya gelebileceğimiz teslim ediliyor.
işin ilginç yanı, hepimizin kafaya taktığı dışsal olayların mutluluğa etkisi %10.
i. mutluluğun herkes için genel-geçer bazı kaideleri olduğunu belirtmişlerdir. mesela sokrates'e göre mutluluk erdemli bir hayat yaşamak demektir. fakat erdemli bir hayat yaşamak size her zaman mutluluk vermez; şöyle ki, örneğin kendisinden hareket edecek olursak sokrates yaşadığı şehir-devlet'in yasalarına uymayı, o yasalar onun aleyhine de olsa kabul etmiştir ve baldıran zehrini içmiştir. baldıran zehri ona acı verse ve onu öldürse bile, sokrates mutluluğu içindeki bu erdemin gereklerine uyma güdüsünde bulmuştur.
ii. bazı düşünürler mutluluğun kişiden kişiye değiştiğini öne sürmüşlerdir. örneğin montaigne eğer benim hakkımda haksız bir hüküm verilseydi ben sokrates gibi yapamazdım, başka bir ülkeye ve başka yasaların geçerli olduğu bir yere giderdim demiştir ve sokrates'in erdemini ve mutluluğunu "erişilmesi çok zor" diye nitelendirmiştir.
iii. bu düşünürlerin hepsi şu durumun hakkını teslim etmişlerdir: "kim ne derse desin mutluluk ile şans, talih, kader, yazgı gibi kavramlar arasında kesin bir bağlantı vardır."
günümüzde ise mutluluk ile ilgili yapılan araştırmalar mutluluğun %50 oranda genetik kalıtım (bazı insanların mizaçları doğuştan dışa dönük, iyimser ve neşeli iken bazı insanların mizaçları doğuştan içe dönük, karamsar ve melankoliktir demek anlamına geliyor bu) %40 oranında bireyin kendini geliştirme olanağına ve son olarak %10'luk kısmının da dışsal olaylara bağlı olduğunu göstermiştir.
sonuç: büyük düşünürlerin bahsettikleri mutluluk ile şans, kader, talih, yazgı arasındaki ilişki aslında doğuştan sahip olduğumuz özellikleri (buna hangi çevreye doğduğun, annen ve babanın durumu da dahil ve daha önceden dediğim gibi genetik kalıtım olarak sana miras kalan mizaç) temsil ediyor. bütün bunlar şans.
ama %40 oranında kişisel bir azim ve gayretle ne noktaya gelebileceğimiz teslim ediliyor.
işin ilginç yanı, hepimizin kafaya taktığı dışsal olayların mutluluğa etkisi %10.
devamını gör...
160.
ne denmiş: - ey zavallı insanoğlu! mutluluk diye bir şey yok. kendimden biliyorum öyle bir şey yok.-
devamını gör...
