ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
başlık "dünyanıneniyibeşbininciyazarı" tarafından 27.01.2021 14:40 tarihinde açılmıştır.
101.
konuya başka bir yerden bakmak istiyorum. ot gibi yaşadığım için günlük rutinime dair anlatılabilecek, kayda değer bir şey olmadığından, flört neyim yapmadığım dönemler olmuştu. ne konuşacağız baba biz diye.
t: canının istediğini yapan insandır.
t: canının istediğini yapan insandır.
devamını gör...
102.
ot gibi yaşayıp günlük tutuyorsa ottan daha fazlası olup b.klardan laf yiyordur...
devamını gör...
103.
sevgili günlük,
bugün dünün aynısı
sevgilerimle,
epsilon.
bugün dünün aynısı
sevgilerimle,
epsilon.
devamını gör...
104.
yazma yeteneği varsa ot gibi hayata ejderhalar koyup o ejderhaları öldüren kahramanları da anlatabilir.
devamını gör...
105.
nasıl bir hayat yaşadığımı yazılı bir şekilde yüzüme çarpmama hiç gerek yok, farkındayım zaten.
devamını gör...
106.
sözlükte tutuyorum.
ot gibi yaşamımı kamu ile paylaşıyorum.
bizde şeffaflık ve hesap verebilirlik farzdır.
ot gibi yaşamımı kamu ile paylaşıyorum.
bizde şeffaflık ve hesap verebilirlik farzdır.
devamını gör...
107.
108.
ya siz louis litt misiniz? ses kayıt cihazı da alın bari tam olsun be öf.
devamını gör...
109.
iyi yapan bireydir. destekliyorum kendisini. ot gibi yaşamadığı halde günlük tutan birey gibi kendisinin de günlük tutması faydalıdır. hayatı eğlence ortamlarında birbirlerine gösteri yaparak geçen "birey"leri kafasına takmamalı ve yazmaya devam etmeli. okumak ve yazmak insan zihni için önemli etkinliklerden, az yapmak ya da hiç yapmamak zeka geriliğine sebebiyet verebilir..
devamını gör...
110.
başkasına göre ot gibi yaşadığı dönemi aslında bir bekleyiş bir durağanlık dönemidir ve o da ileride bu süreçlerden geçtikten sonra yaşadıklarını ve hissettiklerini yeniden anımsamak için yazıya döküyordur. iyi yapıyordur, aferindir kendisine.
devamını gör...
111.
ottur günahı yoktur, bırakınız tutsunlar.
devamını gör...
112.
ot deyince kokusu burnuma geldi.
devamını gör...
113.
ot gibi yaşamak ot gibi hissetmenin belirtisin değildir ve insan sırf duygularının değişimini gözlemlemek için bile günlük tutabilir.
daha önce de yazmışım gerçi ama neyse işte.
günlüğe her daim o gün ne yaptığınızı yazmanız gerekmez, ne için ve hangi sebeple kullanacağınızı seçerseniz hayatınıza daha fazla katkıda bulunabilecek bir alışkanlık haline gelir.
benim amacım kendimdeki değişimi gözlemlemek, bu yüzden o gün ne yaptığımdan bahsetme ihtiyacı duymam mesela, ekstra bir şey olmadığı sürece bu konuları yazmam.
ama duygularımdan bahsederim çünkü duygularımın değişimini izlemek, hangi sebeple değiştiğinin farkına varmak hoşuma gidiyor.
daha önce de yazmışım gerçi ama neyse işte.
günlüğe her daim o gün ne yaptığınızı yazmanız gerekmez, ne için ve hangi sebeple kullanacağınızı seçerseniz hayatınıza daha fazla katkıda bulunabilecek bir alışkanlık haline gelir.
benim amacım kendimdeki değişimi gözlemlemek, bu yüzden o gün ne yaptığımdan bahsetme ihtiyacı duymam mesela, ekstra bir şey olmadığı sürece bu konuları yazmam.
ama duygularımdan bahsederim çünkü duygularımın değişimini izlemek, hangi sebeple değiştiğinin farkına varmak hoşuma gidiyor.
devamını gör...
114.
gerçek bir yazarsa neden olmasın.. yaşadığı koşullar ve yer ne olursa olsun onun yazdıkları, yazmaya ve okumaya değer şeyler olacaktır. hemde yüzyıllarca..
yazmayı küçümsemeyelim.. sizin ona yakıştırdığınız yaşam, onun yaşadığı yaşam değil çünkü..
unutmayın sokaklar 'benim hayatım roman' diyenlerle dolu. ancak biz sadece yazabilenleri tanıyor ve okuyoruz. van gogh'un yaşadığı ortamları ve benzerini yüzmilyonlarca insan da yaşadı. ama biz ancak van gogh'un fırçalarından bize kalan renk ve resimlerle tanıyıp hayran kaldık aynı şeylere..
yazmayı küçümsemeyelim.. sizin ona yakıştırdığınız yaşam, onun yaşadığı yaşam değil çünkü..
unutmayın sokaklar 'benim hayatım roman' diyenlerle dolu. ancak biz sadece yazabilenleri tanıyor ve okuyoruz. van gogh'un yaşadığı ortamları ve benzerini yüzmilyonlarca insan da yaşadı. ama biz ancak van gogh'un fırçalarından bize kalan renk ve resimlerle tanıyıp hayran kaldık aynı şeylere..
devamını gör...
115.
huzursuzluğun kitabı böyle oluşmadı mı?
devamını gör...
116.
ot gibi yaşadığım için günlük tutamıyorum. ne yazacam ki zaten.
bugün de uyanıp işe gittim, akşama kadar çalıştım. geldiğimde acıkmıştım bişiler yedim. behzat ç yeni sezonunun 3. bölümü yayınlanmış, açtım izledim. iki bira yuvarlayıp uyuyacam birazdan da. bugün de kayda değer bişi olmadı.
böyle olur sanırım her sayfası.
bugün de uyanıp işe gittim, akşama kadar çalıştım. geldiğimde acıkmıştım bişiler yedim. behzat ç yeni sezonunun 3. bölümü yayınlanmış, açtım izledim. iki bira yuvarlayıp uyuyacam birazdan da. bugün de kayda değer bişi olmadı.
böyle olur sanırım her sayfası.
devamını gör...
117.
4 sene önce yazmışım: #387701
hala aynı düşünüyorum. eski günlüklerime bakmak da mental olarak zorlayıcı olsa da hoşuma gidiyor. nerelerden geldin be kızım sen dedirtiyor.
bence herkesin günlüğü, kişisel bir arşivi olmalı. illa oturup defter kalemle yazmaya gerek yok, telefonun not uygulamasına bile yazsan bir şeydir. ot gibi yaşamak bu düzenin bize zorla yaptırdığı bir şey. eminim buradaki yazarların %90'ı işten eve evden işe bir hayat yaşamak zorunda. yazmak bu otluğun aslında içinizden gelmediğini, dışarıdan bir baskı olduğunu hatırlatıcısı. aynı hayatları başka kafalarla yaşıyoruz. sabah işe giderken şahit olduğun bir tartışmanın sana ifade ettiğiyle bana ifade ettiği bambaşka. bireyselliğimizi, benliğimizi koruyalım çünkü sen buna değersin.*
hala aynı düşünüyorum. eski günlüklerime bakmak da mental olarak zorlayıcı olsa da hoşuma gidiyor. nerelerden geldin be kızım sen dedirtiyor.
bence herkesin günlüğü, kişisel bir arşivi olmalı. illa oturup defter kalemle yazmaya gerek yok, telefonun not uygulamasına bile yazsan bir şeydir. ot gibi yaşamak bu düzenin bize zorla yaptırdığı bir şey. eminim buradaki yazarların %90'ı işten eve evden işe bir hayat yaşamak zorunda. yazmak bu otluğun aslında içinizden gelmediğini, dışarıdan bir baskı olduğunu hatırlatıcısı. aynı hayatları başka kafalarla yaşıyoruz. sabah işe giderken şahit olduğun bir tartışmanın sana ifade ettiğiyle bana ifade ettiği bambaşka. bireyselliğimizi, benliğimizi koruyalım çünkü sen buna değersin.*
devamını gör...
118.
hiçbir şeyi yazmak kolay mı sanıyorsunuz?kolaysa siz de yapın
devamını gör...
119.
sevgili günlük,
bugün uzun zaman sonra sakin bir gün geçirdim.
yeni kararlar aldım ve dolapta iki yıldır duran ski masklardan benim olanı taktım ilk defa. camiye gittim. gidenlere dua ettim. kalanlara uzun ömür diledim. sonra çay içmeye gittim. iki kişi ile tanıştık ve muhabbet ettik. hesabımı ödemek istediler. ben de, "benim hikayem kötü la abi durumum değil" diyemedim. hesabım kadarını ihtiyaç sahibi olabileceğini düşündüğüm birine verdim.
bir ara çocukluğumda ettiğim dualar geldi aklıma ve onları okudum. toybox suresi ve allah'm kek ver duası.
toybox suresini çocukken cenazelerde okurdum bağıra bağıra. bu defa yürürken içimden okudum.
kendim içinse, allah'm kek ver duasını okudum.*
peşine ethfi'de açtığım işlem döndü. (bana benden daha yakın olan patron bilir kalbimi) 4 saatlik mumda allah katına çıktı hemen. zararım %950'den %220'ye düştü bir anda.
boksa yazıldım ve 20.000 adım attım. hala yürüyorum.
bir zaman bir arkadaşla giderim diye hiç uğramadığım mekanların bir kaçına uğradım ve denemek istediklerimi denedim.
en güzel olanı ise 8 aydır kayıp olan cürümü bulmak oldu. çok şükür ölmemiş.

itiraf etmeliyim, 8 yaşındaysanız hayat o kadar kötü olmuyor.
bonus,
bugün uzun zaman sonra sakin bir gün geçirdim.
yeni kararlar aldım ve dolapta iki yıldır duran ski masklardan benim olanı taktım ilk defa. camiye gittim. gidenlere dua ettim. kalanlara uzun ömür diledim. sonra çay içmeye gittim. iki kişi ile tanıştık ve muhabbet ettik. hesabımı ödemek istediler. ben de, "benim hikayem kötü la abi durumum değil" diyemedim. hesabım kadarını ihtiyaç sahibi olabileceğini düşündüğüm birine verdim.
bir ara çocukluğumda ettiğim dualar geldi aklıma ve onları okudum. toybox suresi ve allah'm kek ver duası.
toybox suresini çocukken cenazelerde okurdum bağıra bağıra. bu defa yürürken içimden okudum.
kendim içinse, allah'm kek ver duasını okudum.*
peşine ethfi'de açtığım işlem döndü. (bana benden daha yakın olan patron bilir kalbimi) 4 saatlik mumda allah katına çıktı hemen. zararım %950'den %220'ye düştü bir anda.
boksa yazıldım ve 20.000 adım attım. hala yürüyorum.
bir zaman bir arkadaşla giderim diye hiç uğramadığım mekanların bir kaçına uğradım ve denemek istediklerimi denedim.
en güzel olanı ise 8 aydır kayıp olan cürümü bulmak oldu. çok şükür ölmemiş.

itiraf etmeliyim, 8 yaşındaysanız hayat o kadar kötü olmuyor.
bonus,
devamını gör...
120.
öyle demeyin, otlar olmasa vejetaryenler açlıktan ölür. her gün iki taraf da hayatta kalma mücadelesi veriyor.* ot gibi görünseler bile başkalarının neler çektiğini anlayamazsınız.*
devamını gör...
