sevilen şiirin en vurucu dizeleri
başlık "ışıkhüzmesindegezendoga" tarafından 10.11.2020 18:01 tarihinde açılmıştır.
1341.
saçlarını gittikçe kısalttığın günlerde
sen söylemiştin bu sözleri unutmadım
-her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa
bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde
kalıcı olan hiçbir şey yok diyordun
an’lar var yalnız ömrü karşılayan
şimdi sımsıcak bir kar yağıyor yine
yüreğimin üstüne yağıyor hiç durmadan
ellerin nasıl da üşüyor, bozacının
karlı sesi doluyorken odamıza
hava gittikçe kirleniyor bu kentte
ve aralıksız kar yağıyor kar yağıyor
kar ayrılık hüznüdür ve ne çok
ayrılıklar yaşandı şu son birkaç yılda
yurdundan ayrılanları düşünüyorum ve birisi
özledim diyor, ülkemin kar kokusunu da özledim
hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan
kısacık ömürler biçiyoruz kendimize
sonra yolculuklara çıkıyoruz, bir kentten
ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını
özlediğimiz birileri olmalı diyordun
yanındayken bile özlediğimiz birileri
öyleyse kalkıp ati’ye gitmelisin, istanbul’a
belki hâlâ saklıyordur bir gülü kimbilir
yaşandı mı o sıcak kış, yaşlandık mı
aynalara bakmaya vakit bulamadık
dönüp dönüp birbirimize bakmalardan
yaşandı mı o sımsıcak kış, ne dersin
devamını gör...
1342.
hiçbir kuş, hiçbir kuşa adres sormamalı!
küçük iskender- papağana silah çekme! - s- 29
küçük iskender- papağana silah çekme! - s- 29
devamını gör...
1343.
hayat trajik bir homoseksüeldir
bence bütün homoseksüeller adonistir biraz
çünki bütün sarhoşluklar biraz
freüdün alkolsüz sayıklamalarıdır
en sevdiğim yer ise
siz inanmayın bir gün değişir elbet
güneşe ve p**ise tapan rüzgarın yönü
çünki ben okumuştum muydu neydi
biryerlerde tanrılara kadın satıldığını
ah canım aristophones...
bence bütün homoseksüeller adonistir biraz
çünki bütün sarhoşluklar biraz
freüdün alkolsüz sayıklamalarıdır
en sevdiğim yer ise
siz inanmayın bir gün değişir elbet
güneşe ve p**ise tapan rüzgarın yönü
çünki ben okumuştum muydu neydi
biryerlerde tanrılara kadın satıldığını
ah canım aristophones...
devamını gör...
1344.
benim için; şiirin tamamı sarsıcıdır, bir tokat gibi.
devamını gör...
1345.
şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
devamını gör...
1346.
oysa herkes öldürür sevdiğini
devamını gör...
1347.
allahım, kaderimden şikayetçi değilim. aksine bahtiyarım evrende bana da rol verdiğin için sahşen.
allahım bizler senin falsolu kullarınız, ne olur bizden razı ol.
allahım bizler senin falsolu kullarınız, ne olur bizden razı ol.
devamını gör...
1348.
yağmur dindi sevgilim.
acıysa dinmemiş halde.
acıysa dinmemiş halde.
devamını gör...
1349.
1350.
"sana baktım ayı gördüm."
devamını gör...
1351.
sana da mona rosa taş bebeği bıraktım
devamını gör...
1352.
ben sana mecburum sen yoksun.
devamını gör...
1353.
ve bir melankolya çiçeği, saksıda; suyu düzenli verilecek, yeri değiştirilmeyecek.
devamını gör...
1354.
resulullah azrail’i yolda görse tanırdı;
ben azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki: “şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.”
resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi, ben ona derdim ki: “anam babam yoluna feda olsun ey ’ın resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?..”
resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki: “kızım ha gayret!”;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki: “anneciğim ölmesen…”
ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki: “anneciğim seni ben…”
annem döndü, bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.
resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm, haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.
ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının
anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…
ben azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,
derdim ki: “şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.”
resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi, ben ona derdim ki: “anam babam yoluna feda olsun ey ’ın resulü;
fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?..”
resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki: “kızım ha gayret!”;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki: “anneciğim ölmesen…”
ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki: “anneciğim seni ben…”
annem döndü, bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz.
resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm, haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.
ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının
anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…
devamını gör...
1355.
gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı
devamını gör...
1356.
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
*
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
*
devamını gör...
1357.
esirgenmiş bir dünyada müthiş yalnızım
geri dönsem bile ben artık o ben olmayacağım.
geri dönsem bile ben artık o ben olmayacağım.
devamını gör...
1358.
...
seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde
sonra akvaryumlu meyhanede balıklara sordum seni
canım kıyasıya sarhoş olmak istiyordu
yokluğun bir karanlık gibiydi içimde
ağır ve dayanılmaz
...
seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde
sonra akvaryumlu meyhanede balıklara sordum seni
canım kıyasıya sarhoş olmak istiyordu
yokluğun bir karanlık gibiydi içimde
ağır ve dayanılmaz
...
devamını gör...
1359.
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
devamını gör...
1360.
insanlardan buz gibi soğudum
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki sorma
anlarsın
cahit külebi
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki sorma
anlarsın
cahit külebi
devamını gör...
