sevilen şiirin en vurucu dizeleri
başlık "ışıkhüzmesindegezendoga" tarafından 10.11.2020 18:01 tarihinde açılmıştır.
1981.
bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi...
yunus emre.
yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi...
yunus emre.
devamını gör...
1982.
hangi dizesini alsam bilemedim, her birini tek tek öper başıma koyarım:
……..
ve içimde gezerim ucu sivri bir bıçakla
söylesem size söylerim ey ipini kendi gerenler
kedere kederle, ağrıya ağrıyla karşı çıkarım.
masam ki şuracıkta solgun bir köy akşamı
bir uzun yoksul, bir başka yoksul
düşer ellerim bir çağın artıklarına
çatalımda kemikler, ölü gözleri
ve iniltiler, çığlıklar
benden bir şey sorulamaz gibiyim. biri gelsin şu tabağımı kaldırsın
çatalımı da
iğrenmenin, tiksinmenin en eskisiyim
iki eşya arasında bir hiçlik
ne iskemle, ne masa, tam orda tökezlenirim.
………..
……..
ve içimde gezerim ucu sivri bir bıçakla
söylesem size söylerim ey ipini kendi gerenler
kedere kederle, ağrıya ağrıyla karşı çıkarım.
masam ki şuracıkta solgun bir köy akşamı
bir uzun yoksul, bir başka yoksul
düşer ellerim bir çağın artıklarına
çatalımda kemikler, ölü gözleri
ve iniltiler, çığlıklar
benden bir şey sorulamaz gibiyim. biri gelsin şu tabağımı kaldırsın
çatalımı da
iğrenmenin, tiksinmenin en eskisiyim
iki eşya arasında bir hiçlik
ne iskemle, ne masa, tam orda tökezlenirim.
………..
devamını gör...
1983.
seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
uyandım bir sabah’ gibi değil, öyle değil
nasıl yürür özsu dal uçlarına
ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara.
susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
yitik ceren arayı arayı anasını buldu
adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı ağustos dindi
seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi
...
seni sevdim / gülten akın
devamını gör...
1984.
"bir kucak
sadece bir kucak
açılınca açıkları kapatan
acıkınca doyuran
ve doyurunca
nasıl da perişan, ne kadar da ölçülü
darası alınmaz yüküm bu benim
kayda geçirilemez, narhı konulmaz
resmen ve alenen ifade usulü yok
gözümün feri saydım onu, gücüm bundadır
dizimin dermanıdır o
buradan gelir cesaretim
bende bu kucak olduktan sonra
iyi veya kötü ne yapılabilir
kendi hayatı aleyhine
binlerce defa dolap
çevirmiş olan bana?"
sadece bir kucak
açılınca açıkları kapatan
acıkınca doyuran
ve doyurunca
nasıl da perişan, ne kadar da ölçülü
darası alınmaz yüküm bu benim
kayda geçirilemez, narhı konulmaz
resmen ve alenen ifade usulü yok
gözümün feri saydım onu, gücüm bundadır
dizimin dermanıdır o
buradan gelir cesaretim
bende bu kucak olduktan sonra
iyi veya kötü ne yapılabilir
kendi hayatı aleyhine
binlerce defa dolap
çevirmiş olan bana?"
devamını gör...
1985.
"en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.."
derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.."
devamını gör...
1986.
sevişilen şiir görüyor gözlerim, sanırım gözlerim bozuk.
devamını gör...
1987.
"zindan iki hece, mehmed'im lafta! baba katiliyle baban bir safta!"
devamını gör...
1988.
devamını gör...
1989.
gel vefasız, gel vicdansız.
çağırmazdım acil olmasa.
swh
çağırmazdım acil olmasa.
swh
devamını gör...
1990.
güneş de yoruldu dönüp durmaktan,
yine bahar gitti, yine yaz geldi.
sözü var, baharda gelirim diye.
devamını gör...
1991.
"çeşme var,kurnası murdar
yazgım,
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi."
yazgım,
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi."
devamını gör...
1992.
şimdi ne yazsam diye düşünürken ne çok dize varmış aslında diye aklıma geldi. her biri ayrı bir ruh halinde bir anı olarak hatta yer etmiş.
hangisini yazsam öbürü alınır haksızlık etmiş olurum .
bu yüzyılda şiir falan bitti belki ama cidden şiir çok güzel gerekli bir şeymiş.
hangisini yazsam öbürü alınır haksızlık etmiş olurum .
bu yüzyılda şiir falan bitti belki ama cidden şiir çok güzel gerekli bir şeymiş.
devamını gör...
1993.
...ruhum can kırığı...
devamını gör...
1994.
...
eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi usladık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber
hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber
...
kırlardan geliyorlar / turgut uyar
devamını gör...
1995.
zamanla nasıl değişiyor insan!
hangi resmime baksam ben değilim.
nerde o günler, o şevk, o heyecan?
bu güler yüzlü adam ben değilim;
yalandır kaygısız olduğum yalan.
devamını gör...
1996.
.
devamını gör...
1997.
on iki sıfır beş'te izmir'de bir yıldız kaydı
imbat durmuştu kan ter içindeydim
akdeniz'in elindeydim söz temsili
ışıklı bir tesbih karşıyaka'ydı
istanbul deyip mendebur sisli
bir deniz kahvesinde içiyordum
istanbul soluk yeşil bir tramvaydı
sultanahmet demişti inliyordu
on iki sıfır beş'te izmir'deydim allahım
şiir deniz gibi kımıldıyordu
...
başka yerde olmak / attila ilhan
devamını gör...
1998.
kısa zaten, komplesi vurucu;
elveda sevgili dostum elveda,
sen kökleri içimde uzanan.
ayrılık yazılmış alnımıza
ilerde gene karşılaşırız inan.
elveda dostum, el sıkışmadan sessizce
ne keder ne tasa gerek:
ölmek yeni bir şey değildir bu dünyada
ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek.
elveda sevgili dostum elveda,
sen kökleri içimde uzanan.
ayrılık yazılmış alnımıza
ilerde gene karşılaşırız inan.
elveda dostum, el sıkışmadan sessizce
ne keder ne tasa gerek:
ölmek yeni bir şey değildir bu dünyada
ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek.
devamını gör...
1999.
“sor, gücün sormaya yetiyorsa
var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi.”
var mıymış gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi.”
devamını gör...
2000.
