121.
(bkz: ithaf)
devamını gör...
122.
en sevdiğim şiir/ler çok da, en sevdiğim mısralar kesinlikle şunlar:
/ey tanrı! ey ölüme bulaşmış gizemli kahkaha
ne acı ki sana yabancıdır ağlamalarım
ben sana kâfir, ben sana münkir, sana asi
sana inat işte şeytan benim tanrım!/
/ey tanrı! ey ölüme bulaşmış gizemli kahkaha
ne acı ki sana yabancıdır ağlamalarım
ben sana kâfir, ben sana münkir, sana asi
sana inat işte şeytan benim tanrım!/
devamını gör...
123.
tesadüf bu ya
aynı kol saattinde durmuşuz..
sen sabaha karşı kalkan bir
uçaksın..
ben bir kadeh daha içsem
iyi olacak limited şirketi..
*
bıraksam yani bıraksam kendine
çekilecek çok cinayetli bıcaksın..
eski sevgiline dönüyorsun
kalbin tek kapılı buz dolabı..
her yer kirli
çünkü her yer çiçek açmış..
*
eşyalar hafızasını
kaybederse acımaz vurular adamı..
üstelik.. üstelik..
bildik bir şarkıdan hamileyiz hepimiz..
doğursak doğursak iki notalı ezgiler
doğururuz çalıntı da
sen zaten doğursan
o hüzünlü şeyi bana fırlatıp kaçıcaksın
*
varsa bir nöbetçi bar..
bir bar daha getir bana içerden lütfen
bol yolluklu..
ben dışardan seni sevsem
iyi olacak limited şirketi..
sen de iç
içkiye sevişe sevişe alışacaksın..
yahut gerisin geriye ismimi söyle
ismim tersten fazla anlamsız..
*
yaşadıklarımız şimdi fazla
fazla anlamsız tersten..
gittiğini düz söyle bari
tersten söylersen sende anlamayacaksın..
tesadüf bu ya
aynı kol saattinde durmuşuz
*
ben geçirmeye gelmesem seni
iyi olacak limited şirketi..
sen zaten kanatlarını kopardın
artık yalnızca ellerinle uçacaksın.
küçük iskender
aynı kol saattinde durmuşuz..
sen sabaha karşı kalkan bir
uçaksın..
ben bir kadeh daha içsem
iyi olacak limited şirketi..
*
bıraksam yani bıraksam kendine
çekilecek çok cinayetli bıcaksın..
eski sevgiline dönüyorsun
kalbin tek kapılı buz dolabı..
her yer kirli
çünkü her yer çiçek açmış..
*
eşyalar hafızasını
kaybederse acımaz vurular adamı..
üstelik.. üstelik..
bildik bir şarkıdan hamileyiz hepimiz..
doğursak doğursak iki notalı ezgiler
doğururuz çalıntı da
sen zaten doğursan
o hüzünlü şeyi bana fırlatıp kaçıcaksın
*
varsa bir nöbetçi bar..
bir bar daha getir bana içerden lütfen
bol yolluklu..
ben dışardan seni sevsem
iyi olacak limited şirketi..
sen de iç
içkiye sevişe sevişe alışacaksın..
yahut gerisin geriye ismimi söyle
ismim tersten fazla anlamsız..
*
yaşadıklarımız şimdi fazla
fazla anlamsız tersten..
gittiğini düz söyle bari
tersten söylersen sende anlamayacaksın..
tesadüf bu ya
aynı kol saattinde durmuşuz
*
ben geçirmeye gelmesem seni
iyi olacak limited şirketi..
sen zaten kanatlarını kopardın
artık yalnızca ellerinle uçacaksın.
küçük iskender
devamını gör...
124.
ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
devamını gör...
125.
"gelgelelim,
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi."
ahmed arif
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi."
ahmed arif
devamını gör...
126.
kırka yakın
ayakı vardır
kırkayakın
cenk durmazel - erdem uygan
ayakı vardır
kırkayakın
cenk durmazel - erdem uygan
devamını gör...
127.
vazgeçtim bu dünyadan, tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değilmi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değilmi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değilmi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız, erdem dağlara kaldırılmış.
ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş.
değilmi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değilmi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene.
doğruya doğru derken, eğriye çıkmış adın,
değilmi ki kötüler kadı olmuş yemen’e.
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama...
william shakespeare/66. sone
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değilmi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değilmi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değilmi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız, erdem dağlara kaldırılmış.
ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş.
değilmi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değilmi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene.
doğruya doğru derken, eğriye çıkmış adın,
değilmi ki kötüler kadı olmuş yemen’e.
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama...
william shakespeare/66. sone
devamını gör...
128.
her yere yetişilir
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla
ahmet abi sen de bağışla
.....
bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
o kadar çabuk
o kadar kısa
işte o kadar.
ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar mendilimde kan sesleri.
edip cansever.
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla
ahmet abi sen de bağışla
.....
bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
o kadar çabuk
o kadar kısa
işte o kadar.
ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar mendilimde kan sesleri.
edip cansever.
devamını gör...
129.
böyle başlıkları görünce utanıyorum. benim bildiğim tek şiir istiklal marşı.
bir de ;
daha dün annemizin kollarında yaşarken ,
artık okullu olduk sıraları doldurduk
sevincliyiz hepimiz yaşasın okulumuz.
bir de ;
daha dün annemizin kollarında yaşarken ,
artık okullu olduk sıraları doldurduk
sevincliyiz hepimiz yaşasın okulumuz.
devamını gör...
130.
rıfat ılgaz'ın kaldır başını kan uykularından* şiiridir.
bir de nedenini bilmediğim halde erdem beyazıt'ın şu siirini çok seviyorum:
bir ağaç bir mezartaşını yutuyordu çarşıkapıda
içimizde kıpırdanırken istanbul
bir çocuk mabedlerin susamışlığını satıyordu
sesini hatırlayamadığımız bir su testisinde
güneş sanki günahımızdı üstümüzde
sonra bu güvercinler niye varlar
bir anıyı yaşatmak için mi
ölümsüz bir ses mi taşımak için ötelere
avuç içi camilerden...
bir de nedenini bilmediğim halde erdem beyazıt'ın şu siirini çok seviyorum:
bir ağaç bir mezartaşını yutuyordu çarşıkapıda
içimizde kıpırdanırken istanbul
bir çocuk mabedlerin susamışlığını satıyordu
sesini hatırlayamadığımız bir su testisinde
güneş sanki günahımızdı üstümüzde
sonra bu güvercinler niye varlar
bir anıyı yaşatmak için mi
ölümsüz bir ses mi taşımak için ötelere
avuç içi camilerden...
devamını gör...
131.
yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
dante gibi ortasındayız ömrün.
delikanlı çağımızdaki cevher,
yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
gözünün yaşına bakmadan gider.
şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
benim mi allahım bu çizgili yüz?
ya gözler altındaki mor halkalar?
neden böyle düşman görünürsünüz,
yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
zamanla nasıl değişiyor insan!
hangi resmime baksam ben değilim.
nerde o günler, o şevk, o heyecan?
bu güler yüzlü adam ben değilim;
yalandır kaygısız olduğum yalan.
devamını gör...
132.
gidiyorum ben boşçakallar
sıçmışım ortalık yerinize
kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık.
(bkz: can yücel)
devamını gör...
133.
"nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet.
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
bir ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında amiral vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, amerikan amirali
amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi hikmet
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, amerikan üsleri, amerikan bombası, amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
nâzım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
devamını gör...
134.
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle? bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.
anlatamıyorum/ orhan veli
liseden beri hiç değişmedi.
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle? bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.
anlatamıyorum/ orhan veli
liseden beri hiç değişmedi.
devamını gör...
135.
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya
kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
(bkz: ataol behramoğlu)
devamını gör...
136.
erdem beyazıt - biraz yorgunum.
devamını gör...
137.
kendi siirim ismi yok. ortasinda « bazen has been simdi böyle diyorum birazdan sair ilan edebilirim » geciyor. en sevdiğim dizesi.
devamını gör...