eğer bir insan, sürekli şikayet edip kendini başkaları ile kıyaslıyorsa kesinlikle başarılı olamaz.

peki neden? başarılı olmak için gereken zamanı kendine ayıramaz da ondan.

hayatın kendisine karşı acımasız davrandığını düşünür, ama eline geçen ve boşa harcadığı fırsatları gözü görmez.

kısaca mızmız insanlar hayatta başarılı olamazlar. başarılı olan insanlar hep tuttuğunu koparan bahane üretmeyen insanlar olmuşlardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölenlerin ruhlarını ölüler diyarına taşıyan kayıkçıdır.

acheron ırmağının kıyısına gelen ölüleri kayığına bindirip hades’in diyarına taşıdığına inanılan kharoon pek de merhametli ve anlayışlı biri değildir.

eğer ölünün ağzına bir metelik konuşmak gönderilmemişse asla ve asla geçmesine izin vermez, yardımcı olmaz. bu yüzden mutlaka ölülerin ağızlarının içine bir metelik konur kharoon için. ona da hak vermek gerekir elbette, herkes ekmeğinin peşinde.

eğer ölüler toprağa gömülmemişse yine hades diyarına geçmesinin imkanı yoktur. sert ve anlayışsız bezirgan onları da geldikleri gibi geri gönderir. bu ruhlar sonsuza kadar amaçsız ve huzursuzca boşlukta salınıp durmak zorunda kalırlar.

benim kharoon ile tanışmam çok beğendiğim bir film aracılığıyla olmuştu. vincent ward’ın richard matheson’un romanından sinemaya uyarladığı ve başrollerin büyük aktör robin williams ve cuba gooding jr.’ın oynadığı what dreams may come. filmde eşinin ruhunun kurtarmak için cehennem kapılarına kadar giden bir adamın hikayesi anlatılır ve ben kharoon ile ilk kez orada karşılaştım.

kharoon’a olan inanç gelenek haline gelmiş bir inançtır ve hala özellikle yunan cenazelerinde ve hristiyan cenazelerinde etkisi görülür.
devamını gör...

şüphesiz sucuk.
devamını gör...

vallahi ben taşınmaktan yoruldum. taşınmak derken de kafamı kabuğuma sokuyorum, sonra çıkarıyorum. sonra tekrar sokuyorum. yorucu benim için. buranın eksiği gediği var eyvallah! amma velakin sürekli bu eksikleri gedikleri dile getirmek dışında ne yapıyorsunuz ki? yani elinizi taşın altına sokuyor musunuz? yok! anca başlık açalım yoldaşı ve yönetimi taşlayalım. bakın bu taşlama işi benim hoşuma gider. atın zaten. ben seviyorum mesela kızıl öfke benjamini taşlamayı. hem benjamini taşlamak ücretsiz. suudiler gibi para da istemiyor adam. taşlar beleş. ama arkadaş taşı atacaksanız da önce bir şu profillerinizin önünü bir süpürün. şikayetlerinizi tüm yönetim kanallarını zorlayarak yapın, geri dönüşler nasıl oluyor bir ona bakın. tek seferde hurra saldırıya geçmeyin. sözde huniyi biz takıyoruz da contaları sıyıran sizmişsiniz gibi duruyor. misal, ben olaya çakıl taşı ile başladım. bağımlılık yaptı, kayaya çevirdim. yine de adam makul bir şekilde oturup anlatmaya çalıştı. inanın buldunuz mu bunuyorsunuz. bundan sonra sözlük mözlük açılmaz diyeyim ben size. açılırsa da onun adı fihrist olur. sen, ben bizim oğlan aranızda güzelleme yapar, övgüler kervanı düzer, canım cicim etkinlikleri düzenlersiniz. öyle kolay değil bu işler. burada bile canım, cicim, tatlım, tatlişkom teraneleri ile uğraşıyoruz. fihristte artık neler olur kim bilir?

herkesi toptan memnun edemezsiniz. asgari müştereklere odaklanın biraz yahu. deli danalar gibi sürekli kafa sözlük şöyle, kafa sözlük bitiyor, kafa sözlük öldü, yenisi yolda, dat diri dat dat, dat diri dat dat, dat diri daaat daaaat!. vallahi böyle böyle eleştirilerinizin de pek kıymeti harbiyesi kalmıyor. altı dolu eleştiri yapan insanları da gümbürtüye götürüyorsunuz. böylece yönetimin de dikkatini dağıtıp, ciddi eleştirilerin arada kaybolmasına sebep oluyorsunuz. evvela bulunduğunuz ortamı düzeltmeye çalışın derim. buna da kendinizden başlayın. intihal yapanlar yapmasın! yalakalık trenine binenler biraz aynaya bakıp, vagonları terk etsin. sadece yazıp okumayanlar biraz okusun. sadece okuyanlar arada yazsın falan fişman, fındık fıstık. böylece yönetimin yükünü azaltırsınız işte. yoksa sürekli koca koca adamların/kadınların peşinden koşmaktan bunaltırsınız insanları. ben bunalırım mesela. eşek kadar olmuşsunuz uğraştığınız şeylere bakın. ar edin yahu biraz. neyse bakın yine uzadı mevzu. 6 ayda şu kafa sözlük yüzünden kafamız iyice güzel oldu. alkolü bıraktıracaksınız vallahi bize. ne bitmez, ne derin dertleriniz varmış arkadaş sizin. interaktif tımarhaneye çevirdiniz ortamı. neyse allah'tan kulüp olarak herkese bedava huni kampanyamız var da, açıkta kalmayacaksınız. hadi yine iyisiniz köftehorlar...
devamını gör...

kocaeli/derince'deyim, sene 1999, lise 1 bitti. o yaz 17 ağustos 1999 gölcük depremi...

okulum yıkıldı o depremde. enkazını gördüğümde sanki bütün arkadaşlarım, öğretmenlerim o enkazda öldü gibi hissetmiştim.
devamını gör...

eski günlerde kötüydü, şimdide kötü. bizim millet kendisi gibi olmayana illa zulmedecek. cinsimiz böyle. fırsatı olan doğru dürüst bir ülkeye kaçsın.
devamını gör...

arnella ukdesi

insandır.

ağla ve duygularını açığa çıkar.bu tür baskılardan kurtulabilirsin yanımda.hatta sarılıp ağlayalım aslanım.
devamını gör...

akla aşağıda sunulan karikatürü getirir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hadsizdir.
devamını gör...

evvel mahsus selam eder, gözlerinizden öperim değerli hunidaşlar. deliye her gün bayram olsa dahi, hepinizin bayramı mübarek olsun demekten kendimi alamadım. bu vesile ile tüm kulüp üyelerimizin ve adaylarımızın bayramını kutluyorum. hunileriniz baki, tahtalarınızda her daim eksik olsun dilerim.

efendim malumunuz olduğu üzere kulübümüz hızla büyüyor. son gelişmeler sonrasında üye sayımız yediye çıktı. şartları yerine getireceğini beyan dostlarımız da var. şimdilik ''biz tam yedi huniyiz, 14 kollu bir deviz, var mı bize yan bakan hey! yan bakan hey! yan bakan...'' şeklinde takıldığımızı kıvançla ifade etmek ederiz.

evernevergreen, kaşkolnikov, mahlassızım ve mitosfer gücümüze güç katmaya huni de can olmaya gelmişlerdir. kendilerine selam olsun. kafadandeniz doğuştan tahtaları eksik olması hasebiyle üyeliğe çok yakın duruyor. lakin iron maiden konusunda aramızda ufak pürüzler kaldı onu da çözersek inşallah kendisi de aramıza katılacak. menajer oyunları olmazsa bu transferi yakında duyururuz diye düşünüyorum.

ve sizleri şu güzide eserle baş başa bırakıyorum.

devamını gör...

taylan biraderlerin yönettiği berkun oyanın kaleme aldığı filmdir. film 8 ocakta netflix üzerinden yayınlandı. netflixte izlemeden önce film hakkında şu ifadeler kullanılmıştı “ alaycı, absürt, sıra dışı, dram-komedi” böyle tanımlanan bir film olduğu için içimden hadi abicim ya diye geçirdim ama tam olarak tanımlandığı gibi bir film izledim.
müzikler senaryo dekor kamera kullanımı tamamen tanımlandığı gibiydi.
oyuncu kadrosu klasik ifadeyle şampiyonlar ligi gibi engin günaydın ve haluk bilginer kamera önünde otursalar izlerim öyle severim ikisini de ve ikisi de başarılı bir iş çıkarmışlar.
öncelikle filmi severek izledim ve beğendim ama kadronun hakkını verdiğini düşünmüyorum çünkü böyle bir kadro varsa elinizde çıta yükselir hem de baya yükselir.
haluk bilginer ve engin günaydın hakkında bir fikri olmayan izleyiciler beğenmeyecekler belki de ben hayran olduğum için keyif alarak izledim bilmiyorum.
--! spoiler !--

filmde çok sevdiğim çok güldüğüm ve çok duygulandığım anlar oldu. özellikle aziz karakteriyle erbil karakterinin arasındaki görünmeyen bağa hayran oldum ve üzüldüm. birisi yalnız kalmak istiyor diğeri yalnızlıktan mahvolmuş durumda üstelik aziz karakteri sevgilisinden ayrılmak istiyor yalnız kalmak istiyor ama beceremiyor zaten erbil karakterinin dünyasında dolaşırken bu durumdan vazgeçiyor. iş yerinin patronu alp karakteri ise hüzünlü bir karakter sapkın sapık ve yalnızlık çeken bir insan bütün hayatı sahtelikler üzerine kurulmuş yalnızlığını parasıyla gidermeye çalışıyor ama başarılı olamıyor tabi. bu detayları sevdim ve hoşuma gitti. özellikle erbil karakterinin eşine sevgisi saygısı gözlerimi doldurdu belki ben çok duygusalım ama içime dokundu. sevmediğim kısımlara gelelim.
filmde modern dünyaya çok fazla gönderme var ve bunlar çok basit kaçıyor rahatsız oldum o kısımlarda youtuber küçük kızın olduğu sahne rahatsız etti beni böyle bir sosyal mesajı ya da bu durumu bende yansıtabilirim gerek yok daha zeki işler beklerdim. ayrıca filmde çok fazla merak edilen kısım var alp karakteri neden azize sapkın bilmiyorum anlamadım veya elinde sigara olan abla neden gizemli tavırlar içinde takıldı ve gitti anlamadım bilen yazar arkadaşlar portakal atarsa sevinirim.
film tam anlamıyla “alaycı, absürt, sıra dışı, dram-komedi” filmi olmuş trajikomik hayatlar gerçekçi durumları güzel şekilde yansıtmışlar.
benim filmden anladığım ve yorumlarım bu kadar. 9 kere leyla filminden daha başarılı olmuş bu sevindiriciydi.

--! spoiler !--
devamını gör...

savcı esra (bkz: behzat ç.)
devamını gör...

tanımlarıyla kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman düşündüren, uyku sorununu* en kısa sürede çözmesi gereken, kitapkurdu saygılı, kibar, özenli, işine çok düşkün,
çalışkan sohbeti keyifli değerli yazarımız.
devamını gör...

hepsi değil ama bazıları gerçekten öyledir. misal bir tanesi yanımdaki adamın şizofren olduğunu ima etti fakat ben anlamadım devam ettim. sonra sözüne geldim ki dolaylı yoldan hayatımı kurtarmış oldu. bir tanesi ise gerçekten hayatımda görüp görebileceğim en iğrenç insandı. kendisini tutup, cimer'e şikayet ettim ve sağlık bakanlığı tam tekmil üzerine düşeni yaptı ve şahıs ve gereken uyarıya, cezaya erişti.

doktor da insandır. lakin haddini bilmesi gereken yeri bilmeli ve saygınlığını korumalıdır.
devamını gör...

kişilerin birbirleriyle olan problemlerini çözme yöntemim. yanımda birinin söylediklerinden şikayet edildiğinde istemsizce bu cümle çıkıyor ağzımdan. kimse kimseye kırılmasın, buluttan nem kapmasın, hayat bayram olsun mu istiyorum artık bilmiyorum.
devamını gör...

aşk ve öbür cinler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok fazla cevabı vardır.

kimi insan seni küçük görür kimi insan senden korkar.
devamını gör...

lalettayin bir kişi ile en temel korku, endişe ve hislerimizi durduk yere açık gonullulukle paylaşmanın akabinde gelen, ben şimdi bunu niye yaptım, kendimi niye ifşa ettim ki hissi. pişmanlık ve hüzün.
devamını gör...

harut ve marut hikayemizin iki kahraamını melektir. başlarına gelen trajik olaylar kendilerinin iddiaları ve inatları yüzünden allah tarafından verilen ceza ile son bulmuştur. hikayemiz şöyle ki;

allah adem"i yarattığında bütün meleklere ona secde etmelerini buyurdu. şeytan dışında bütün melekler secde ettiler. daha sonra adem yeryüzüne gönderilince melekler yeryüzüne gönderilen insanoğlunun bozgunculuk yaptığını, birbirlerini katlettiği, yasak ve haram olan şeylere yöneldiğini kendi aralarında tartışmaya başladılar. tabi allah melekleri huzurunda topladı ve insanda olup kendilerinde olmayan şeyin nefs olduğunu buna rağmen bazı insanların nefslerine üstün geleceğini ve böylelikle meleklerden daha üstün olacağını söyledi. tam bu esnada bu harut ve marut isimli melekler itiraz ettiler. kendilerine nefs verildiği takdirde günaha girmeyeceklerini nefslerine hakim olacaklarını iddia ettiler. allah bu iki meleğin isteğini kabul ederek yeryüzüne babil denen yere insani bir biçimde gönderdi.

iki kafadar insan içine karışıyorlar. karınları acıkıyor, susuyorlar, uykuları geliyor ve ihtiyaçları hiç bitmiyor.. derken bir gün zühre adında güzeller güzeli bir kadınla karşılaşıyorlar. ikisi birden zühre'ye aşık oluyorlar. zühre bu iki aptal aşığı parmağında oynatıyor. sonra bu iki meleğe şarap içirip hem günaha girmelerini sağlıyor hemde kim oldukları hakkında bilgi edinmek istiyor. aptal aşıklar en sonunda kendilerini açık edip gerçekleri anlatıyor ve bir sınav için gönderildiklerini söylüyorlar. zühre fırsattan istifade öğrenilmemesi gereken her şeyi öğreniyor. en son allah'tan isteğimin geri çevrilemeyeceği bir dua söyleyin diyor. harut ve marut ism-i azam'ı söylüyor zühre'ye. zühre ism'i azam ile allah'a bir yıldız olup göğe yükselmek istediğini söyleyince zühre yıldızı (venüs) olarak göğe yükseltiliyor. harut ve marut ise babil'in kör kuyularının birinde ceza olarak baş aşağı sallandırılıyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim