ne olurdu hep genç kalsaydı dediğim erkek güzeli ingiliz aktördür. romantik komedilerde gençliğine sıklıkla rastlarız. notting hill, bridget jones, söz ve müzik bunlardan bazılarıdır. ne yapalım seviyoruz adamı*
devamını gör...

tırmandığı şey benim bacağım. rezil etmişti beni tüm otobüs durağına.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mutluluk hakkında söylenen çok güzel bir hikaye vardır;

--! spoiler !--
bir gün tanrılar kendi aralarında mutluluğun ne kadar güzel, ne kadar parıltılı bir duygu olduğu hakkında konuşuyorlardı. herkes ondan övgüyle bahsediyor, mutluluk ışıltıyla parlıyordu. sonra onu saklamaya karar verdiler, böyle bir güzelliğe herkes ulaşamamalıydı. nereye saklayacaklarına dair konuşmaya başladılar.

poseidon dedi ki; "denizin en dibine gömelim, kimse erişemez."
ardından güneş tanrısı helios dedi ki; güneş'e saklayalım, ulaşılmasın ona."

en güzel karar tanrılar kralı zeus'tan geldi. "mutluluğu," dedi "insanların içine saklayalım. nasıl olsa oraya bakmak akıllarına gelmez."
--! spoiler !--

böylece mutluluk kalplerimizde kalan, aklımıza gelmeyen bir duygu olarak kaldı.

edit: imla.
devamını gör...

genç olmaktan daha iyidir. en azından bir süre de olsa hiçbir şeyden haberleri olmadan, sanki herkes kendileriyle aynı durumdaymış gibi saf temiz bir şekilde yaşayacaklar.
devamını gör...

canlı performansı da çok iyi olan sanatçımız, güçlü bir sesi vardır. az dinlemedim lisede, hemen her şarkısını bilirim.siyah uzun deri ceketi ve gitarı ile bütünleşmiş asi anadolu rock starımızdır kendisi.
devamını gör...

böyle(bkz: birinci nesil yazar bey diyeceksiniz) demediği icin ciddiye alamadığım başlık.
devamını gör...

son derece iyi gözleme dayanan, toplumsal eleştiri içeren hüseyin rahmi gürpınar romanıdır. 20. yüzyılın başında yazılan roman dünyaya çarpacağı söylenen halley takım yıldızının halk arasında artan söylentiler sebebiyle dünyanın sonunu getireceğine, büyük felaketlerin olacağına ya da bunların uydurma olduğuna yönelik her kafadan bir ses çıktığı curcunalı bir zaman dilimini anlatır.

ince mizahıyla eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü bir eserdir. aslında bilimsel bilginin dışındaki abartıları, teorileri seven ve bunlarla heyecanlı tartışmalara giren tipleri eleştirir. akla mantığa uygun, eleştirel düşünce süzgecinden geçmiş güvenilir bilgilere riayet edenleri ara ki bulasın. romanda bir sahne vardır ki bu noktayı çok güzel anlatır. durumu halka anlatmak, insanları bilgilendirmek için bir konferans yapılır yapılmasına da dinleyen yoktur. toplananlar yine kendi aralarında konuşarak kulaktan dolma bilgileri yaymaya devam etmektedir.

konuşmalar, ortamlar öylesine canlı anlatılmış ki sanki bir komedi oyununu izliyormuş hissine kapılır insan. yazarın gözlem gücüne hayran olmamak elde değil. türk edebiyatının önemli romanlarından olup pek çok sosyolojik mesajları içinde barındıran okuması keyifli bir eserdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gündem değiştirme çabaları, kimse son 3 gündür yaşadığımız olayları unutturamaz.
(bkz: 29 temmuz 2021 türkiye yangınları)
(bkz: kafa sözlük fidan kampanyası)
devamını gör...

müslümanlar inandıkları ve içeriğine göre tüm yaşamını şekillendirdikleri kitabı okumuyorlar sorun yok. ama ateistler inanmadıkları kitabı okumuyorlar o halde cahiller öyle mi?
devamını gör...

dünyanın en güzel ismine sahip çiçeğidir.
kasımda canlanmaya, aralıkta da açmaya başlar.
devamını gör...

faşist değil, vatanperver olduğunu düşünüyorum.
bolu gibi küçük sayılabilecek bir ilin kaynaklarının mülteciler tarafından sorumsuzca kullanılmasına 'dur' demiştir.
burada yaşamanın bedelini yüzyıllardır ödüyoruz, ödeyeceğiz de. madem dönmemekte ısrar ediyorlar, onlar da ödeyecek.
5 milyon kişiye bakmak zorunda değiliz. onların hayatlarını güvence altına aldık, yedirdik, içirdik.
şimdi gitme zamanı. sınırsızca çoğalma stratejileriyle beraber pılısını pırtısını alıp gitmeleri gerekiyor.
ille de kalacaklarsa, burası imarethane değil, aş evi değil, yardım kuruluşu değil. bedelini ödeyecekler.
manevi zararlarının bedeli ise zaten ödeyebileceklerinden çok daha fazla.
tanju özcan sonuna kadar haklı. allah yolunu açık etsin.
bayramda ailesini ziyaret eden kalsın orada.
devamını gör...

duş almayıp küresel ısınmaya karşı direndiğin için sana teşekkür ederim.
devamını gör...

john wick bence.
(bkz: pencil)
devamını gör...

kol saatinin iyisi denince akla gelen marka. bu marka kol saati turgut özal dönemi zenginlerinin zamanına rastlayan bir marka. hemen her bürokratın kolunda olan bir saat. o dönem ne armani ne gucci ne boucheron biliniyor. dededen kalma statü sembolü marka, o zamanın öncelikli markası.
devamını gör...

sevilen bir yazarımızdır efendim.

trollüğün kralıdır ve trollere ders vermesi gereken yegane üstattır. bakın işte mr. doğukan'lar; trollük yapacaksanız böyle kaliteli yapın!
öyle 11 kez aynı yere tekrar dönmekle olmuyor o işler, adamlar ne cigaralar içiyor da emek veriyor trollüğe.
devamını gör...

osmanlı devletinde padişahın başkanlık etmesiyle toplanan, şimdiki bakanlar kuruluna denk gelen en büyük yasama ve yürütme organı. divana padişah başkanlık eder sıralama ise şu şekilde.

veziriazam, 2.vezir, 3.vezir,4. vezir bu sayı 7'ye kadar çıkabilir. ardından defterdarlar, sedaret kethüdaları, reisül küttab, çavuşbaşı, yeniçeri ağası ve eğer seferde değilse kapdan-ı derya şeklinde olurdu.

19.yüzyılda 2.mahmud döneminde başlayan reformlar ile birlikte tam olarak kaldırılmasa da yapısı epey değiştirilmiştir. vezaret makamları yerini nazırlıklara bırakmış ve artık topkapı sarayında değil babıali'de toplanmaya başlamışlardır.
devamını gör...

sigaram ve çakmağım yok ama idare ediverin artık dostlarım. he bak sigara almaya gitmeli, unutmayayım. akşama cigara yok.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
neyse bu başka başlığın konseptiydi, kusura bakmayın*? biz konumuza dönelim.

bugün 12 ağustos 2021. benim için oldukça önemli bir gün. kıymetlimin ellerimden kayıp gittiği gün. buna istinaden hem içimde hissettiğim kitap özleminden hem elimde çok fazla okumadığım kitap biriktiginden hem de kafamı dağıtmak istediğimden bir kitaba başlamak istedim. elime ulaştığından beri içimde aşırı derecede okuma isteği uyandıran tek bir kitap vardı. o da yukarıda fotoğrafını paylaştığım (bkz: bir gemide) isimli kitap. çok değer verdiğim bir deliye iki seçenek sunup onun seçtiği kitabı okuyacağımı söyledim ama hangisini seçerse seçsin istediğim kitabı okuyacağımı da adım gibi biliyordum.

o da aklımı okumuşcasına, kendinden çok emin bir şekilde "bir gemide"yi seçti. ilk saşkınlığım burada oldu ve bunu kendisine de söyledim. sadece güldük ve geçtik...
ardından telefonu kapattıktan sonra çayımı, kitabımı alıp köşeme çekildim ve okumaya başladım. daha ikinci sayfaya yeni geçmiştim ki bir cümle dikkatimi çekti.

/ geçtiğimiz ağustos aynının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti..."/

işte burada durakladım. bugün ayın on ikisi. benim için çok çok önemli bir gün. ardından onca olasılığa rağmen bir kitap seçmek geliyor içimden, yetmiyor bir başkasına daha seçtiriyorum ve o da bu kitabı seçiyor. seçtiğimiz kitabın ikinci sayfasında ise böyle bir cümle. kitaptaki olay ise ağustosun on ikisinde geçiyor.

olaylar bununla sınırlı kaldı mı? tabii ki hayır. çok sevdiğim bir dostum olan (bkz: mitosfer) aradı, konuşuyoruz. ona bu olaydan bahsetmeye başladım. daha " bugün ayın on ikisi" dememe kalmadan, "aaa bugün benim kardeşimin doğum günü" dedi. bir kez daha afalladım. öncelikle hayat geldi aklıma. ne garip, benim için bir yas günü, ölümün tarihi olan 12 ağustos; bir başkasının doğum günüydü. biri bugün için ağlarken diğeri büyük bir gülümseme ile kutlama yapıyordu. daha sonra bugün olan diğer şeyler geldi aklıma. ağustos ayının on ikisi...
belki de büyütülecek bir şey yok ama tesadüf diye bir şey de yok dostlar.
devamını gör...

itiraf etmek, kendime mi başkalarına mı itiraf etmek?

bir çok şeye realist bakabildiğim gibi kendime de realist bakabiliyorum.

yani bütün psikolojik açmazlarımın* da farkındayım aslında.

yine de bu kadar ilkeselliğin döndüğü zihnimde, o ilkeleri yaşatamamaktan korkarım,

bugüne kadar yaşadığım olumsuzlukları başkalarına yaşatmaktan korkarım.

madem itiraf ediyoruz,

mükemmeliyetçi bir yapım var. ve bu bana zarar veriyor. ama kafa sözlük bu özelliğimin bazı önemli noktalarda azalmaya başlamasına sebep oldu. iyiye gidiyor yani.
devamını gör...

'kimsesizlerin kimsesi yalnız allah' tır.
eğer allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? öyleyse müminler yalnız allah'a güvenip dayansınlar.”(âl-i imran, 3/160)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim