ses tonu ve konuşma biçimi, diksiyonu. geri kalan şeyler pek dikkatimi çekmiyor, sesini duyduktan sonra.
devamını gör...

ödüllenen davranış, tekrarlanmaya açıkken cezalandırılan davranışın daha az tekrarlandığını öne sürer. yani olumlu veya olumsuz sonuçların, bir kişinin davranışlarında yol açtığı değişikliklere ''edimsel (operant) koşullanma'' denir.

skinner, edimsel koşullanma denince ilk akla gelen en önemli isimdir. kendi adını verdiği skinner kutusu ile bir deney yapmış ve deney faresinin düzeneğin bir kısmına her basışında aldığı yiyecek ve sudan dolayı (ödül), içgüdüsel olarak butona (manivela) basışında artış olduğunu gözlemlemiştir. yani fare, sonucundan hoşnut olduğu için hareketini tekrarlamıştır. ayrıca bu deney sonucunda fare, manivelaya bastığı taktirde yiyecek alacağını öğrenmiş olmuştur.

klasik koşullanma ile karıştırılmaması gerekir. klasik koşullanmada denek herhangi bir davranışta bulunmasa bile önüne yiyeceği gelir. fakat edimsel koşullanmada deneğin aktif olması ve davranışta bulunması gerekir.

sadece hayvanlarda değil, çocuklar üzerinde de önemli bir yere sahiptir. nitekim, çocuğu yaptığı bir davranıştan ötürü ödüllendirirseniz, örneğin matematik sorusunu çözdü diye ''aferin'' derseniz, ödül aldığı için belki de daha çok matematik çalışıp soru çözmeye çalışacaktır. evet, sınıfta parmağını hiç indirmeyen o arkadaşınızın nedeni buydu, ödül! ödül aldığı için davranışını tekrarlama eğilimi gösterdi. belki de arkadaşınız değil o kişi sizdiniz, kim bilir.
devamını gör...

siyah ama mat siyah, hiç ışık yok.

devamını gör...

türkiye cumhuriyeti anayasa'sının 2. maddesine göre türkiye cumhuriyeti'nin resmi dini yoktur. vatandaşların islam dini seçmesi tamamen kişisel tercihtir. yani türkiye bu kıyasta yer alamaz. türkiye her alanda olmasa da coğrafyasının en gelişmiş ülkesidir.
devamını gör...

vahdettin - (bkz: türkiye'den defolup gitmek)
devamını gör...

cenaze namazına katılan ateist günaha girer mi değil de ateist birinin cenaze namazı kılınır mı olsa başlık daha çok ilgi çekerdi benim açımdan. çünkü katıldığı kendi iradesi, inanmadığı bir dinin günahı sevabı da onu ilgilendirmez diye düşünüyorum, sevdiği birisini son yolculuğunda yalnız bırakmak istememiştir ya da çok sevdiği birisine destek oluyordur. kime ne bundan? öldüğünde ise başkaları onun yerine karar veriyor. bu daha korkunç bir şey değil mi?

gerçi bu gündem olacak kadar önemli bir şey mi? bu ülkede evet. vakitlice ve insan gibi ölmeyi becerelim de günah öteki tarafın mevzusu zaten...
devamını gör...

edit: yazar arkadaş ile anlaştık. niyetinin farklı olduğunu anladım. niyetini açıkladığı için teşekkür ederim. ama girdiyi silmeyeceğim çünkü aranızda aşağıda belirttiğim gibi düşünenler olduğunu biliyorum.

başlığı açan yazarımız "her kadın annelik ister" demiş ama yok öyle bir şey. bıkmadınız mı bu genellemelerden? hiçbir kadın anne olmak zorunda değil. karşısında güvendiği biri olsa da bir insan doğurmak istemeyebilir. "bir insan çocuk istemiyorsa mutlaka sorunu vardır" nasıl bir düşünce tarzıdır allah aşkına. 21. yüzyılda uğraştığımız şeylere bakın saçımı başımı yolmak istiyorum artık. yıkın şu "kadın=anne" algınızı.
devamını gör...

sinan canan ın söylediğine göre, einstein gibi çok zeki diye bildiğimiz birçok insanın, beyin ve zeka kapsitesi bizden çok da farklı değil arkadaşlar, beyin, zeka, kaslar gibi çalıştırıldıkça büyüyen, hatta büyüdükçe büyüyen sonsuz bir kapasiteye sahip, aynı bir zanaatkarın, (bu arada el ve beyinle senkronize yapılan işler acayip geliştiriyormuş zekayı) hergün yaptığı marangozluk yada boya işi gibi, zeka da kullandıkça, çalıştırdıkça ustalaşıyor diyebiliriz, işte bu yüzden bu noktada merak çok önemli, yani merak ettikçe uğraşıyor insan, öğreniyor, üzerine düşünüyor vs. birşeye ne kadar çok takarsanız o kadar yoğunlaşıyorsunuz ve bu sizi bir icat yapmaya kadar götürebiliyor...
devamını gör...

çoğu binada dış yalıtım yok, zira doğalgaz fiyatları da zaten el yakıyor bilinen bir gerçek.

bize nasip olmaz o doğalgazı indirimli kullanmak falan, hiç ümitlenmeyin efendim.

yerin altında işlenmiş hazır benzin bulsalar, onu bile kazık fiyatına satarlar halka.

bu malum dikta rejimi maalesef böyle. elini eteğini öpen ak koyunlar sağolsunlar.*
devamını gör...

yaşın ileriliğiyle, geriliğiyle, geleceğiyle, geçmişiyle ilgilenmeyip bir şey soracağım sadece: demokratik bir seçimin sonucu, neden sadece gençlerin tercihi yönünde olsun ki?

çok basit gibi görünen bir demokrasi ilkesi var, ''temel haklar oylamaya sunulamaz.'' bu demokrasi ilkesinin doğal bir sonucu olarak da, haklar “demokratik terbiye gereği” tartışmaya açılamaz. çünkü bir kez tartışmaya açıldığında, nerelere varacağını kimse kestiremez.
devamını gör...

- kucağında gır gır eden bir kedi ve üzerinde ince bir battaniye ile uykuya direnmek ama sonunda yenilmek.

- elinde en sevdiğin içecekle, üstü kapalı terasta oturup yağmurun çatıya vurmasından kaynaklı sesleri dinlemek. belki bir yandan da kitap okumak ya da bulmaca çözmek.

- güzel bir manzaraya bakan bir fiskos köşesinde, perdeleri ardına dek açıp en sevdiğin insan ya da insanlarla sohbet etmek, dışarıyı izleyerek.

- mezun olmadan önce yağmurlu havalarda okuldan dönüşler, eve gidip yemek yedikten sonra battaniye ile oturup ısınmalar da hoşuma giderdi.

aklıma gelmeyen şeyler de vardır mutlaka.

bir de yağmurun yağacağı kesin olan bir günde, hava koyu griye dönmüşken dışarıda olmak ve tam yağmurun başladığı anda eve adım atmak sırasında hissettiğim duygu kadar sevdiğim çok az duygu var hayatta. o güven duygusu ve dışarıdaki koyu renkli, karanlık havaya mukabil evdeki sıcak ortam... paha biçilemez bence buna.
devamını gör...

-... sonra, bir sabah baktım taşınmışlar mahalleden, bir selam bir gidiyorum bile demeden, bir daha da görmedim onu.
neyse, salla içelim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şüphesiz kafa sözlüğe girmek bu anlamsız hareketler bütününde başı çeker.

(daha demin de odayı temizledim)
devamını gör...

şu andır. tektir. kıymeti bilinmelidir.
devamını gör...

galatasaray'ın yeneceği maçtır.
devamını gör...

yurtdışında bulgar bir arkadaşımın kendisi için hazırladığı etli yemekten tattırmak istemesi ile başlamıştı.sordugumda domuz eti olmadığını ifade etmesine rağmen ısırdığım anda kıkırdamaya başlaması ile anlayıp hemen ağzımdan çıkarmıştım. tabi ne tadı ne kokusu güzeldi o ayrı mesele ancak farklı bir lezzet olsun diye denemek istemiştim.
dini inancınıza göre yersiniz yemezsiniz lakin ben sağlık açısından çok sağlıklı olmadığını, domuzların gerçekten temiz bir florası olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. birçok enfeksiyon için risk oluşturduğu için normal zamanda da yememenizi naçizane tavsiye ederim.
dipnot: yabancı arkadaşlarınızın bu domuz eti değil demesine itibar etmeyiniz.
devamını gör...

türkiye'nin kanayan yarası. biraz empati yapmaya çalışalım, iyidir empati. bu cinayet ve şiddet olaylarına şahit olan kadınların psikolojik durumlarını ne kadar anlayabilir bir erkek? 30 yaşında iri yarı sağlıklı sayılabilecek bir erkeğim. hiçbir kere korkarak adım atmadım sokakta. ya da ilişki kurduğum kadınlar tarafından öldürülebileceğim düşüncesiyle yaşamadım. bu olaylara şahit olan her kadın travmatize oluyor. kimisi farkında kimisi farkında değil bu travmanın. bi insanın yaşamı, özgürlüğü dolaylı yoldan ancak bu kadar esir edilebilir. hep bi kaygıyla yaşamak çok iğrenç bir şey değil mi?
devamını gör...

"celladına aşık olmuşsa bir millet,
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet."

bu dörtlük sanılanın aksine ömer hayyam'a ait değildir. söz yusuf şahin ceritli'ye aitmiş.
buradan
devamını gör...

şair-i azam.

'gelin bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar! bana kötü bana terkettiğiniz düşünceleri verin o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar onları verin, yakınmalarınızı artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar ben aştım onları dediğiniz ne varsa bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı verin bana verin taammüden işlediğiniz suçları da. bedelinde biliyorum size çek yazmam yakışık almaz bunca kaybolmuş talan parayla ölçülür mü ya?'

ideolojik söylemleri nedeniyle şairliğine büyük haksızlık edilen, 'büyük türk şairi.'
devamını gör...

murat menteş / (bkz: ruhi mücerret)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim