aslında havalı olmayan şeyler
gitar çalmak.
devamını gör...
melih bulu'nun hard rock dinlemesi
akıllara binali yıldırım'ın alevilerden oy isterken adımda ali var sözünü getirmiştir
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hala okuyorsun ya yazdıklarımı yuh olsun sana. bıraktın, yazmıyorsun bakmazsın diye uzun zaman sonra bir şeycik yazdım. senden kaçmak için buraya gelmiştim ben zaten. napayım ya sen okuyorsun diye sevdiğim bir yere yazmayı mı bırakayım?
saçmalık tamam mı attığın mesaj. ben sana bunu söylemek istesem yazarım, bahane bulurum annen nasıl derim, şunları çözemedim der soru atarım. istemiyorum seninle konuşmak ben artık. git istiyorum kalbimden. bırak yazdıklarımı okuma, istemediği birinin yazdıklarını niye okur insan ya? verdiğin akıllara senin ben.
durup dururken huzurumu bozma artık!
saçmalık tamam mı attığın mesaj. ben sana bunu söylemek istesem yazarım, bahane bulurum annen nasıl derim, şunları çözemedim der soru atarım. istemiyorum seninle konuşmak ben artık. git istiyorum kalbimden. bırak yazdıklarımı okuma, istemediği birinin yazdıklarını niye okur insan ya? verdiğin akıllara senin ben.
durup dururken huzurumu bozma artık!
devamını gör...
manga'nın eurovision'da birinci olamaması
manga:
manga'nın şarkısından bir cümle: "ne kadar farklı olduğumuz önemli değil. ''
lena:
lena'nın şarkısından bir cümle: ''yeni iç çamaşırı aldım, mavi.''
manga'nın şarkısından bir cümle: "ne kadar farklı olduğumuz önemli değil. ''
lena:
lena'nın şarkısından bir cümle: ''yeni iç çamaşırı aldım, mavi.''
devamını gör...
oceanus
yunan mitolojisi'nde,dünyayı çevrelediği tahmin edilen bir ırmağın tanrı'sıdır .diğer ırmak tanrılarının ve denizler ile suların peri'lerinin ata'sı olarak da bilinir.
devamını gör...
clementine
pek çoklarında travma yarattığı söylenmiş olsa da benim çok sevdiğim çizgi filmdir. özellikle malmoth'u hemera'dan daha çok severdim * hemera bana iyilik dozajı fazla abartılmış ve biraz yapay bir karakter gibi gelmiştir hep. malmoth delikanlı adamdır, özü sözü birdir hedefini saklamaz, gizlemez. kötüdür her haltı yiyeceğini bilirsiniz ama hemera'da hep bir sis perdesi vardır. bu kadından bir şey çıkacak diye beklersiniz. hem insanlar işin hep olumsuz taraflarına takılıyor. misal bu çizgi filmdeki sirk mevzusundan kimse bahsetmemiş. bence çizgi filmin en keyifli yanlarından birisi sirk ve sirk hayvanları. clementine'i de onlar ayakta tutuyor. hatta bir eleman vardı piresi türlü türlü soytarılıklar yapardı. o pire gibi bir pireniz olacak bir de helice gibi bir kedi. sırtınız yere gelmez. moral deposu mübarekler. clementine'in yolculukları da keyifliydi. yani malmoth üzerinden bu çizgi filmi kötüleyenleri esefle kınıyorum. * pek çok güzel yanı vardı. hemera'nın küresine ise hala sebebini bilmiyorum ama kıl kapıyorum. var o kadında bir şeyler ama çözemedim. asıl sıkıntılı karakterin o kadın olduğuna yemin edebilirim ama ispat edemem.
devamını gör...
dolmuşta ineceğim deme şekilleri
ğaptaaan orta gapıııı dır.
devamını gör...
psikologların aşırı ücret talep etmesi
kendime değilde başkalarına psikolojik destek verme konusunda iyi bir yerdeyim. bir uzman gibi empatik sempatik bir bakış açımın olduğunu düşünüyorum. çünkü dert dinlediğim zaman bir daha bir daha anlatılmak isteniliyor. bağımlılık mı yaratıyorum bilemiyorum. bazen o kişinin yerine geçip hamle belirliyorum. kendim o esnada ada çayı içiyorum. şu an için ücret talep etmiyorum. danışanlarım mutlu. eş,dost akrabaya çalışıyorum. önce bilimsel yaklaşıp sonra amann üç günlük dünyaya bağlıyorum. oh be iyi geldi deniliyor.
benim ihtiyacım olduğunda ise seninki de dert mi ifadesini görmek üzüyor. kendimi ifade edişimdeki alaycılığımdan dolayı ciddiyede alınmıyorum. ben kendimi bu paradoks'a sokup başkalarına nasıl iyi geliyorum anlamıyorum.
kendim için şunu söyleyebilirim: beni anlayan bir psikolog bulayım takıldığım yeri çözsün aşırı ücret talep etsin sıkıntı yok ama bu psikologu bulabileceğime dairde inancım yok. hiç denemedim de.. bakınız ön yargımlarım var, bu birinci teşhis. ben ufak ufak toplaya toplaya gideceğim çok geç kalmam inşallah. siz de arkadan gelin..
bu hastayı geçtik.
sıradaki..
benim ihtiyacım olduğunda ise seninki de dert mi ifadesini görmek üzüyor. kendimi ifade edişimdeki alaycılığımdan dolayı ciddiyede alınmıyorum. ben kendimi bu paradoks'a sokup başkalarına nasıl iyi geliyorum anlamıyorum.
kendim için şunu söyleyebilirim: beni anlayan bir psikolog bulayım takıldığım yeri çözsün aşırı ücret talep etsin sıkıntı yok ama bu psikologu bulabileceğime dairde inancım yok. hiç denemedim de.. bakınız ön yargımlarım var, bu birinci teşhis. ben ufak ufak toplaya toplaya gideceğim çok geç kalmam inşallah. siz de arkadan gelin..
bu hastayı geçtik.
sıradaki..
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
adını taşımaktan gurur duyorum atam. senin gibi biri, makam için değil vatan için çalışan lazım bu ülkeye. arkanda güzel bir ülke bıraktın ama bu ülkedeki güzellikleri hak etmeyen insanlar yönetiyor atam.
düzeltme: bu yönetme konusunda sadece iktidara değil lafım, alayına....
düzeltme: bu yönetme konusunda sadece iktidara değil lafım, alayına....
devamını gör...
kafa sözlük
yazar olma standartlarını yeniden gözden geçirmesi gereken sözlük. zira kontrolsüz büyümenin yol açtığı sıkıntıları yaşamaya başladık. lafım meclisten içeri malum sözlüğün çaylak arenasına dönmeye başladık ve bu arkadaşlar aralarında top çevirirken biz ne oluyor diye endişeyle izliyoruz. yeni gelen arkadaşlar içerisinde de elbette kafa sözlüğün ortaya koyduğu iddiaya destek verecek arkadaşlar var lakin sıkıntı şurada; bir başka başlıkta değerli bir yazar arkadaşımız dile getirmiş, buraya ilk göç ile gelenlerin çoğu eski/yeni malum sözlüğün mevcut düzenine kazan kaldıranlardı. yani isyankarlardı. buraya başka bir şeyi inşa etmek için geldiler. malum sözlüğün ilk zamanlarını yad eder bir kafa yapısı ile işe giriştiler.
lakin kimse alınmasın ama sonradan gelen arkadaşların çoğu orada yazar olamadıkları için buraya gelmeye başladılar. o sistemle ve yapı ile sorunları yok. bugün yazar yapılsalar koşa koşa oraya gidecekler. sorunları olmadığı içinde bu mecrayı o şekilde kullanmaya başladılar. imamın kayığına bindik/bineceğiz gibi duruyor.
bu nokta üzerinde ciddiyetle düşünülmesi lazım gelir diyorum. yoldaşa yeni sorun hediye etmenin haklı gururu ile kaçayım ben bu başlıktan.
lakin kimse alınmasın ama sonradan gelen arkadaşların çoğu orada yazar olamadıkları için buraya gelmeye başladılar. o sistemle ve yapı ile sorunları yok. bugün yazar yapılsalar koşa koşa oraya gidecekler. sorunları olmadığı içinde bu mecrayı o şekilde kullanmaya başladılar. imamın kayığına bindik/bineceğiz gibi duruyor.
bu nokta üzerinde ciddiyetle düşünülmesi lazım gelir diyorum. yoldaşa yeni sorun hediye etmenin haklı gururu ile kaçayım ben bu başlıktan.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
doğum günüm çünkü. literatüre düşülsün.
sevdiğim insanlar yanımda, çok güzel dostlar biriktirmişim ki böyle bir günde beni yalnız bırakmıyor, iyisiyle kötüsüyle eski yaşımı geride bırakıyorum. mutluyum ve yeni yaşımdan umutluyum.
ayrica güzel mesajlariniza tek tek geri dönüş yapsamda doğum günümü kutlayan kutlamayan herkese teşekkür ederim*
sevdiğim insanlar yanımda, çok güzel dostlar biriktirmişim ki böyle bir günde beni yalnız bırakmıyor, iyisiyle kötüsüyle eski yaşımı geride bırakıyorum. mutluyum ve yeni yaşımdan umutluyum.
ayrica güzel mesajlariniza tek tek geri dönüş yapsamda doğum günümü kutlayan kutlamayan herkese teşekkür ederim*
devamını gör...
mesaj atsam mı atmasam mı tereddütü
asla yaşamadığım tereddüttür. şimdi soracaksınız neden? anlatayım efendim.
söylenecek çok şey varken susmak kalbe zarardır. içimdekini söyler, gerisini karşı tarafa bırakırım. bir de en sevdiğim huyumdur; eğer susmuşsam benim için bitmiş demektir. bu nedenle çok çok kırılmadıysam asla mesaj atma ya da atmama tereddütüne düşmem, susmamaya, sorunu çözmeye çalışırım.
söylenecek çok şey varken susmak kalbe zarardır. içimdekini söyler, gerisini karşı tarafa bırakırım. bir de en sevdiğim huyumdur; eğer susmuşsam benim için bitmiş demektir. bu nedenle çok çok kırılmadıysam asla mesaj atma ya da atmama tereddütüne düşmem, susmamaya, sorunu çözmeye çalışırım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında. ne içinde yaşayabiliyorum zamanın ne de kendimi aradan sıyırıp kabuğuma çekilebiliyorum. aklım anlamını sorguluyor yaptıklarımın. aslında her şeyin bi anlamı olmak zorunda değil, hatta çoğu zaman ama sorguluyor işte. sonra çok eleştiriyor, beğenmiyor. kendimi biraz çekip nefes almak istesem de hayallerimi getiriyor gözümün önüne. artık o hayaller benim mi ondan bile emin olamıyorum ama işte bi umut tutunuyorum. onlar da olmasa elimde ne kalır neyle ilerlerim bilmiyorum çünkü. sıkı sıkıya tutunmaya çalıştıkça elimden kayıyor,elimi kanatıyor.
bazen ipin ucunu kaçırıyorum, bi elim pes ediyor. dönüp bakıyorum ona perişan olmuş. bi nedenle olmalı diyorum, diğer elimle daha da fazla kendime çekiyorum ipi. sanırım yaşıyorum, ne içinde ne de büsbütün dışında; bazen hissederek bazen de hissizleşerek, bazen bilmeden ve bazen de içimden gelerek.
bazen ipin ucunu kaçırıyorum, bi elim pes ediyor. dönüp bakıyorum ona perişan olmuş. bi nedenle olmalı diyorum, diğer elimle daha da fazla kendime çekiyorum ipi. sanırım yaşıyorum, ne içinde ne de büsbütün dışında; bazen hissederek bazen de hissizleşerek, bazen bilmeden ve bazen de içimden gelerek.
devamını gör...
antichrist
bugün uyanınca sabahın köründe terasta yuvarlak büyük bir taş görünce aklıma düşen film. ortası da delik. malum sahne.. canım pipim, allah seni bu şirretlerden korusun.
yüzeysel bakıldığında antifeminist ama bence alakası yok:
she kontrolcü korkak sorunlu bir abla, he ise tam tersi konumda. ablanın ve abinin hem bu özelliklerini hem de daha sonra birbirleri için yaptıklarını yüzeyselce bağdaştırırsak direkt antifeminizmi yapıştırırız. gel gelelim ki filmdeki mevzular özünde dinsel (hıristiyanlık).
nietzsche'nin der antichrist'ı ile filmin adı arasındaki benzerlik göz kamaştırıcı cinsten. allahım nasıl fark ettim bunu ya. ehe. trier abimizin avrupalılığa ve hıristiyanlığa olan takıntısını bilmek lazım. hristiyanlık kısmında nietzsche ile örtüşüyor. belki de trier'i bu denli dinî eleştirilere götüren nietzsche altyapısıdır. deccal'in alt başlığı "fluch auf das christentum".
she atipik majör borderline karışımı* artık tıpta ne deniyorsa o hastalıktan mustarip, he ise onu akılcı yollarla iyileştirmeye çalışan bir zat, eş. tabii ki iyileştiremeyecek. rasyonellik çok nadiren kazanır çünkü.
şimdi kadının bu manyakça halleri ve abuk subuk eylemleri üzerinden trier kadınları gömüyor demek çok basit değil mi? dancer in the dark'ı, dogville'i babam yapmadı sonuçta. belli ki burada başka bişiler demek istiyor adam. ne demek istiyür?
kadın doğa anadır, doğurgandır, şeytana kanabilecek ve onu kandırabilecek bir varlıktır. (elma mevzusu) doğa ise şeytanın evidir diyolla tıpkı filmde olduğu gibi. o zaman trier abimiz tüm film boyunca kadının hristiyanlık'taki bakışına bir eleştiri getirmiş olamaz mı? bence güttüğü gaye bu. tekrar dediğim gibi, dancer in the dark'ı babam yapmadı. keşke o yapsaydı ama..
zırvalayacak çok şey var daha ama aklıma durup dururken kanlı mastür sahnesi geliyor. odaklanamıyorum..
yüzeysel bakıldığında antifeminist ama bence alakası yok:
she kontrolcü korkak sorunlu bir abla, he ise tam tersi konumda. ablanın ve abinin hem bu özelliklerini hem de daha sonra birbirleri için yaptıklarını yüzeyselce bağdaştırırsak direkt antifeminizmi yapıştırırız. gel gelelim ki filmdeki mevzular özünde dinsel (hıristiyanlık).
nietzsche'nin der antichrist'ı ile filmin adı arasındaki benzerlik göz kamaştırıcı cinsten. allahım nasıl fark ettim bunu ya. ehe. trier abimizin avrupalılığa ve hıristiyanlığa olan takıntısını bilmek lazım. hristiyanlık kısmında nietzsche ile örtüşüyor. belki de trier'i bu denli dinî eleştirilere götüren nietzsche altyapısıdır. deccal'in alt başlığı "fluch auf das christentum".
she atipik majör borderline karışımı* artık tıpta ne deniyorsa o hastalıktan mustarip, he ise onu akılcı yollarla iyileştirmeye çalışan bir zat, eş. tabii ki iyileştiremeyecek. rasyonellik çok nadiren kazanır çünkü.
şimdi kadının bu manyakça halleri ve abuk subuk eylemleri üzerinden trier kadınları gömüyor demek çok basit değil mi? dancer in the dark'ı, dogville'i babam yapmadı sonuçta. belli ki burada başka bişiler demek istiyor adam. ne demek istiyür?
kadın doğa anadır, doğurgandır, şeytana kanabilecek ve onu kandırabilecek bir varlıktır. (elma mevzusu) doğa ise şeytanın evidir diyolla tıpkı filmde olduğu gibi. o zaman trier abimiz tüm film boyunca kadının hristiyanlık'taki bakışına bir eleştiri getirmiş olamaz mı? bence güttüğü gaye bu. tekrar dediğim gibi, dancer in the dark'ı babam yapmadı. keşke o yapsaydı ama..
zırvalayacak çok şey var daha ama aklıma durup dururken kanlı mastür sahnesi geliyor. odaklanamıyorum..
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
otomatik portakal
devamını gör...
fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler
pantolon, ceket, doktor, televizyon, radyo,çekomastik silikon, bilimum on ile biten kelimeler vb.
devamını gör...
çorba içmeden doymayan insan
kesinlikle babamın da içine bulunduğu gruptur.
çorba içmediyse hemen acıkır ama çorba içtiğinde çok uzun süre yemek yemeden durabilir.
herkesin midesi farklı tabii ki.
çorba içmediyse hemen acıkır ama çorba içtiğinde çok uzun süre yemek yemeden durabilir.
herkesin midesi farklı tabii ki.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
unutuyorum.
devamını gör...

