öyle arada gelir kendini hatırlatır, haklı çıkar ve birden geldiği gibi de giden düşüncedir. hiçbir durum bunun farkındalığının farkına varmak kadar canını acıtmaz.
devamını gör...

(bkz: portakal wars abdülseyidbincabbar’ın intikamı) bu kesitten sonra gerçekleşmiş darbedir. sanırım abdulseyidbincabbar fişi hakikaten çekti.
devamını gör...

sabahattinidir o sebahattin olsa duramazsın
devamını gör...

sihirli bir dünyanın içinde, huzurla . *
devamını gör...

hem annesi hem babası doktor olan bi çocuk olarak;
1) kongre/konferans/sunum/ poster: memeden kesilme sebebim, annemin kongreye gitmesi... sene olmuş 2021, hala yazıyo, hala gidiyo ama online çok şükür
2) nöbet: çocukluk nöbet tutarak geçtiği için, sende çocukluk olduğu için abartılı haylazlıklar, saklambaçlar ve kovalamacalar morgda sonlanabilir. benim yanlışlıkla morga girdiğim kaç sefer var sayamadım. bir de normalde çocukların mahallede amcaları, dayıları olur.. benimkiler hastanenin cerrahı, kantincisi, ambulans şöförüydü...
3) gece gelen telefonlar: korku, dehşet, ölüm, salgın, kaza, bela, entrika....
4) size değil, kamuya hizmet etmeleri: “normal” ana-babalar çocuklarının sümüğü aksa deli olurken, sen 40 derece ateşle yatsan, sabaha düzelirsin derler. genelde ilaç almana müsade etmezler. inanılmaz bi çifte standart yahu! sıfır özen!
5)okulda değişik karşılanmalar, millet resmen beni kantin olarak görüyordu borç para istiyorlardı. babam öğretim üyesi cerrahlar gibi 20k kazanmıyor, hep sabit hiç değişmiyor yıllardır. herhangi bir doçent (bu sanat akademisi hocası ya da matematik profesörü) üniversitede aynı maaşı alıyor. cerrah tarzı kadın doğum, göz doktoru, estetik cerrah türevleri ( kısaca dizilerde oynayanlar) 20k belki 25k kazanıyor. siz hiç ultrason bakan bir doktorun dizisinin çekildiği gördünüz mü?? neden? çünkü (en basit anlatım) kadının karnına bakıyor bebeğin cinsiyetini söylüyor..
(annem radyolog)

5) en önemli (bkz: covid-19): son 2 sene çok kötü geçiyor eve gelir gelmez banyoya koşuyorlar sırayla. geçen sene ilk korona patladığında çok korkunç günlerdi; sürekli bir endişe acaba annem babam eve hastalık getirdi mi endişesi... benim derslerimi iyice saldılar sonum hayrola...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genelde kucağımda laptop varsa toka aramaya üşendiğim için yaptığım hede. geçenlerde biraz analitik zekayı tazeleyim dedim. mis gibi oturmuşum kahve, laptop, telefon ve sudoku defterim yanımda. her zaman defterin içine koyduğum kalem kayıp. nasıl ya diyorum yeşil kalem nasıl gözümden kaçar? her şeyi toplamış oturmuşken mecburen kalkıp kalem aradım. en olmadık yerlere baktım, başım dönünce el kafaya gitti ve bingo! kalem topuzumdaymış.
devamını gör...

bilim kurulu toplanmış bakıyorum, maşallah barekallah!
hocam ben sayısalcı değilim yalnız tane tane anlatın.*
(bkz: nice try)
devamını gör...

stefan lazareviç komutasındaki sırplar, teslim olmamış, savaşmışlar.
devamını gör...

erken kalkmak.
şekeri azaltmak.
her gün kitap okumak.
özgüven açısından ilerlemek.
devamını gör...

çökmüş, köhnemiş, yozlaşmış fransa krallığı'nı ayağa kaldıran ideolojidir. milliyetçiliğin avantajı ülkenin yetenek havuzunu ve kaynak tabanını neredeyse maliyetsiz bir şekilde genişletmesidir. açalım;

modern devletin temelini ordu ve bu orduyu besleyecek vergi ve toprak rejimini sürdüren bürokrasi oluşturur. monarşilerde bu mekanizmaların yönetimi bir avuç aristokrat ve din adamının elindedir. örneğin ordu komutanlıkları ve subaylar aristokratlara ihale edilir, kilisenin elinde bol miktarda toprak vardır vs... halk bunun neresinde diye soracak olursanız, halkı ikiye ayırmak lazım. biri binlerce yıldır ezilen, sıfır siyasal hakka sahip yarı serf statüsündeki köylü, öbürü ise artık değişen teknoloji ve ticaret ile zenginleşen fakat yine de siyasi hakları olmayan burjuvazi. fransız devrimi dediğimiz şey aslında bir burjuva devrimidir. burjuva bu devrimi yapabilmek için halkı yanına çekmiş adına da halk devrimi demiştir. milliyetçilik bu dönemde doğmuştur.

ideolojinin ülke açısından yararı şudur: artık meşruiyeti sorgulanır durumda olan monarşi ve kilisenin yerini daha meşru bir yönetim yani cumhuriyet almıştır. meşruiyet toplumun hak ve sınıfları kendiliğinden kabullenmesi ve itiraz etmemesi demektir. artık kral için savaşmak istemeyen, kiliseye para vermek istemeyen tebaa, cumhuriyet sayesinde vatanları için vergi ödeyen, askerlik yapan yurttaşlara dönüştürülmüştür. bu öylesine büyük bir sinerji yaratmıştı ki, normalde asker bulmakta zorlanan dönem ordularına kıyasla napolyon savaşları döneminde fransa'da yaklaşık 2 milyon kişi askere alınmıştı. yani modern devletin en büyük eksiği olan para ve insan kaynağı sorunu giderilmişti. bu dönemde fransız yurttaşları coşkuyla askere yazılırken, ingilizler sağdan soldan topladıkları çapulcuları, suçluları zorla askere kaydettiriyor, ruslar köylerden topladıkları askerleri zincire vurarak götürüyordu.

ideolojinin ikinci yararı yetenek havuzunun genişlemesidir. eskiden komutan ve subay pozisyonları yeteneklerine bakılmaksızın aristokratların hakimiyetindeyken artık tamamen liyakatle dağıtılır hale gelmiştir. yani kendini kanıtlayan herkes sınırsız bir şekilde basamakları atlayabiliyordu. bunun en büyük örneği napolyon olsa da onunla sınırlı değildir. avrupa'nın bin yıllık tarihinde görülmemiş sayıda yetenekli komutan bu 15 yıllık kısacık dönemde fransa'dan çıkmıştır. sonuç: bütün avrupa'nın işgali.

ideoloji zamanla geri kalmış ulusların gelişmiş uluslarla arayı kapatmak için başvurdukları bir yöntem haline gelmiştir. fin, macar, balkan ve son olarak türk milliyetçiliği hep bu model üzerine kurulmuştur. toplumda büyük bir sinerji yaratan bu girişimle cehaletin kökü kazınmış, dogmacılıkla mücadele edilmiş , eğitim ve sağlık reformları hızla yapılabilir olmuştur. mesela taşra taşra gezen idealist öğretmen figürü bu dönemde ortaya çıkmıştır. alın size düşük maliyetle kalkınma.

ikinci dünya savaşından sonra kalkınmaya dayanan pozitif milliyetçilik yerini reaksiyoner milliyetçiliğe bırakmıştır. kısaca buna popülizm diyoruz. bütün sorunları "ulusun doğal düşmanları"nda gören, soyutlayıcı bir anlayış. günümüzde neredeyse bütün dünya gittikçe kangren haline gelen bu tür bir milliyetçiliğin pençesi altında.
devamını gör...

okuduğum kadarıyla katılmadığım sorunsal.
gayet nezih, eğlenceli bir ortama benziyor.
tabi, ne arandığına göre de değişir.
devamını gör...

can verme sakın aşka aşk afeti candır
aşk afeti can olduğu meşhuru cihandırsakın isteme sevdayı gam aşkta her an
kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandırher ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandıryahşi görünür yüzleri güzellerin emma
yahşi nazar ettikte sevdaları yamandıraşk içre azap olduğu bilirem kim
her kimseki aşıktır işi ahü figandıryadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandırgel derse fuzuli ki güzellerde vefa var
aldanmaki şair sözü elbette yalandır.

fuzuli - aşka sevdalanma.
devamını gör...

atın da bi görek. inanmıyorum.

editto asitto: yuh daha dün demiştim beğenilerde nick görülsün diye. bu ne hız. keşke başka bir şey dileyeydim.

editto 2: bence bu bildirimlerin puntoları biraz ufak olmalı. hadi iko yapabilirsin. (bkz: swh)
devamını gör...

bin bir şiirde, hikayede, şarkıda bülbülü üzmüş çiçektir.
çiçektir ama mazmunu odur sadece. maşuktur gül, aşık olunandır, aşka karşılık vermeyendir.
aşık bülbül, yana yakıla ulaşmak ister sevdiğine. fedakarlığından her şeyi yapar. kiminde dikenini kalbine saplar, güle kırmızı rengini verir; hepsinde vuslatı ister ama hep ölür.
en sevdiğim ise,
"gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül." dizesidir.
devamını gör...

eşcinsel bir erkekle ilişkide aktif olunca eşcinsel olmadığını düşünen milyonlarca andavalın delikanlı pozlarıyla dolaştığı memlekette gayet normal bir cehalet.

lezbiyenlik iyi iyi. neden? çünkü onların şeyleri yok. ama gaylik ovvv harrraam, lut kavmi len. neden? ayıp söylenmez.

abi hadi ya hadi.
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse en az orijinal versiyonu kadar caz versiyonunu da sevdiğim şarkı.
devamını gör...

türkiye gündemi.vallaha bıktıhkk.
devamını gör...

karanlıktan çok korkardım geceleri uykusuz kalırdım uyuyamazdım. kuşum vardı onu yanıma getirirdim beraber uyumak güvende hissettirirdi.
devamını gör...

bu amcalara alıştık. en kötüsü de bu ''alışmışlık'' aslında. fakat bu tarz olaylarda benim daha da çok dikkatimi çeken husus,o bu eylemi gerçekleştirdiği esnada onu dayaktan komaya sokmak yerine kameraya çeken vatandaşlarımızın varlığı. eline telefon alan her insan bunu bir gazeteci edasıyla kayıt altına alıp kendince bir sosyal farkındalık yaratmak istiyor fakat o amcaya haddini bildirerek daha büyük farkındalıklar yaratabilir.
konuyla alakalı black mirror adlı dizinin white bear adlı bölümünü izleyenler beni daha iyi anlayacaklardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim