çalışan kadın vs ev kadını
#224805 peki babalar? demek istiyorum.
babaların kontrolü hiç yok o zaman çünkü sadece çalışıyor ve ev işi bile yapmıyor genelde.
çocuklarla da haliyle anneden çok çok çok çok daha az ilgileniyor. baba o zaman gereksiz bir para aracı?
lan hepimiz baba sevgisinden uzak yaşamışız görüyor musun? pes.
önemli bir şey söyleyeceğim; yıllardır annem de babam da çalışır. artık emekliler ve evdeler de bizim çocukluğumuz böyle geçti. eve gelirlerdi et yemeğine karar verilmişse babam, sebze yemeğine karar verilmişse annem, toplama bulaşık çay kısmı da bize kalırdı. çalışan ailelerin çocukları daha fazla sorumluluk sahibi olur. 3 kardeşiz, kardeşlerim erkek. her çeşit yemeği yapmayı da biliriz, temizliği de, ütüyü de, çamaşır yıkamayı da. evi çekip çevirmek konusunda bu entryi giren primattan 800 milyar strilyon yıl daha öndeyiz. hiçbir sevgiden de mahrum kalmadık çok şükür. üniversiteye gittiğimizde de anne açız diye ağlamadık hepimiz yaptık yedik.
çalışan kadın iyidir. açık görüşlüdür. yetiştirdiği çocuk da daha kültürlüdür.
ev hanımları müge anlı izleyip gıybet yapar genelde. bunun yetiştidiği çocuk böyle saçma sapan entryler girer işte.
günde 200 kelime dışında kelime de kullanmazlar. çalışan kadınlar min 800 kelime kullanır. daha zekidirler yani.
ev hanımlığı benim için aslında terfi almak gibi bir şeydi. çünkü kendimi bildim bileli çalışıyorum.
şu düşünce tarzlarını gördükten sonra kimse kusura bakmasın kendimi o sınıfa sokamam. inadına çalışacağım galiba. kafalara bak. inanılır şeyler değil. gerçekten değil.
çalışan kadının her şekilde alacağı versustur.
yaşasın işçi emekçi kadınlar.
evde oturup elti çekiştirmedikleri için her zaman ilerde olacaklardır.
yetiştirdikleri çocuklar da daima pırlanta gibi parlayacaktır. net.
babaların kontrolü hiç yok o zaman çünkü sadece çalışıyor ve ev işi bile yapmıyor genelde.
çocuklarla da haliyle anneden çok çok çok çok daha az ilgileniyor. baba o zaman gereksiz bir para aracı?
lan hepimiz baba sevgisinden uzak yaşamışız görüyor musun? pes.
önemli bir şey söyleyeceğim; yıllardır annem de babam da çalışır. artık emekliler ve evdeler de bizim çocukluğumuz böyle geçti. eve gelirlerdi et yemeğine karar verilmişse babam, sebze yemeğine karar verilmişse annem, toplama bulaşık çay kısmı da bize kalırdı. çalışan ailelerin çocukları daha fazla sorumluluk sahibi olur. 3 kardeşiz, kardeşlerim erkek. her çeşit yemeği yapmayı da biliriz, temizliği de, ütüyü de, çamaşır yıkamayı da. evi çekip çevirmek konusunda bu entryi giren primattan 800 milyar strilyon yıl daha öndeyiz. hiçbir sevgiden de mahrum kalmadık çok şükür. üniversiteye gittiğimizde de anne açız diye ağlamadık hepimiz yaptık yedik.
çalışan kadın iyidir. açık görüşlüdür. yetiştirdiği çocuk da daha kültürlüdür.
ev hanımları müge anlı izleyip gıybet yapar genelde. bunun yetiştidiği çocuk böyle saçma sapan entryler girer işte.
günde 200 kelime dışında kelime de kullanmazlar. çalışan kadınlar min 800 kelime kullanır. daha zekidirler yani.
ev hanımlığı benim için aslında terfi almak gibi bir şeydi. çünkü kendimi bildim bileli çalışıyorum.
şu düşünce tarzlarını gördükten sonra kimse kusura bakmasın kendimi o sınıfa sokamam. inadına çalışacağım galiba. kafalara bak. inanılır şeyler değil. gerçekten değil.
çalışan kadının her şekilde alacağı versustur.
yaşasın işçi emekçi kadınlar.
evde oturup elti çekiştirmedikleri için her zaman ilerde olacaklardır.
yetiştirdikleri çocuklar da daima pırlanta gibi parlayacaktır. net.
devamını gör...
türk halkının aşağılık ikiyüzlülerle dolu olması
ahlâk bekçiliği yapanların en ahlâksız olması, türk halkının büyük bir çoğunluğunun acınası iki yüzlülüğüne örnektir. başkasında görüp yargıladıkları birçok şeyi kendileri de zamanında muhakkak yapmışlardır.
devamını gör...
hayatı güzelleştiren ufak detaylar
dışarıda fırtına varken sıcacık yatağımızdan kalkmak zorunda olmamak.
devamını gör...
en güzel teoman şarkısı
sus konuşma.
özellikle sona doğru keman geçişi yok mu beni benden alır.
özellikle sona doğru keman geçişi yok mu beni benden alır.
devamını gör...
karl marx
komünist manifesto teorilerinin manifestosu niteliğinde bir kitaptır. komünizmin temel ilkelerini ortaya koymuştur. kısadır. bir oturuşta biter. iktisat literatürüne hakim olmayan bir insan ilk okuyuşta sadece okur, ancak bir şey anlamaz. örneğin meta ne demek? das kapital ise ciddi birikim isteyen bir kitaptır. teoriye hakim olmadan asla anlayamazsınız. karl marx ve friedrich engels birlikte çalışmışlar ve derlemeleri engels yapmıştır. bilinenin aksine marxist iktisat diye bir şey yoktur. karl marx bir klasik iktisatçıdır. elbette bir gün kapitalist sistemin kilitlenip çıkmaza gireceğini savunur, ispat etmeye çalışır.
emek sınıfının sermaye sınıfına karşı bir gün mutlaka kazanacağını söyler. bu yüzden komünist manifesto'nun sonunda dünyanın bütün işçileri birleşin der. üniversitede beni en çok güldüren olaylardan birisinde, sosyoloji dersinde çocuğun bir tanesi hocaya soru sorarken karl marx'ı kast edip; kral marx demişti. belki komik değil ama yine de sınıf kopmuştu baya. yani okuduğumuz okul da %1'lik dilime girmiş öğrencilerin girdiği bir okuldu. belki de o kadar zekî bir çocuğun böyle bir hata yapmasına gülmüştük. o günden beri karl marx'tan bahsederken hep kral marx derim ve ardına bir gülerim.
emek sınıfının sermaye sınıfına karşı bir gün mutlaka kazanacağını söyler. bu yüzden komünist manifesto'nun sonunda dünyanın bütün işçileri birleşin der. üniversitede beni en çok güldüren olaylardan birisinde, sosyoloji dersinde çocuğun bir tanesi hocaya soru sorarken karl marx'ı kast edip; kral marx demişti. belki komik değil ama yine de sınıf kopmuştu baya. yani okuduğumuz okul da %1'lik dilime girmiş öğrencilerin girdiği bir okuldu. belki de o kadar zekî bir çocuğun böyle bir hata yapmasına gülmüştük. o günden beri karl marx'tan bahsederken hep kral marx derim ve ardına bir gülerim.
devamını gör...
harry potter ve felsefe taşı
baştan belirteyim, hala okumayan, izlemeyen mevcutsa, spoiler içerebilir.
orijinal adıyla harry potter and the philosopher's stone, büyülü dünyanın ilk hikayesidir; çocuk kitabı olarak değerlendirmek de mümkün. zaten j.k rowling seriye başladığında ''çocukların kendilerini güçlü hissedeceği bir dünya yaratmak istedim.'' diye açıklıyor.
genel hatları ile baktığımızda geçmişinden bir haber 11 yılı geride bırakan öksüz bir çocuk; teyzesi, eniştesi ve kuzeni tarafından sistematik baskıya maruz bırakılmış bir gündelik hayat -merdiven altında yaşamasından direkt anlaşılıyor-, sürekli hor görülen, fazlalıkmış hissi yaratılan, hizmetçi gibi kullanılan bir çocukluk evresinin ardından, 11 yaşına bastığı gece yine henüz çocuk sayılırken hayatını komple değiştiren bir davet; büyü ile tanışma.
ama ne tanışma...
o vakte kadar ailesini trafik kazasında kaybettiğini sanan silik mizaçlı harry potter, büyücülük dünyasına adım atması ile birlikte aslında ''ünlü'' olduğunu, bu ününü de ailesini kaybederek, bir affedilmez lanet olan avada kedavra'dan sağ çıkması ile kazandığını öğrenir. tanınmak için kötü bir şöhret aslında.
zaman geçtikçe dahil olduğu sihirli evrene alışan harry, ilk günden yakın arkadaşlar edinmeye başlar ve fakat her amerikan fantezisinde olduğu gibi, zorba tipler ile de uğraşmak zorunda kalır. (bkz: malfoy)
yine, o çocuk haliyle, geçmişi ile ilk yüzleşmeyi yaşayacaktır. (bkz: voldemort)
gün sonunda ise hogwarts'ı gerçek evi olarak tanımlayacaktır.
orijinal adıyla harry potter and the philosopher's stone, büyülü dünyanın ilk hikayesidir; çocuk kitabı olarak değerlendirmek de mümkün. zaten j.k rowling seriye başladığında ''çocukların kendilerini güçlü hissedeceği bir dünya yaratmak istedim.'' diye açıklıyor.
genel hatları ile baktığımızda geçmişinden bir haber 11 yılı geride bırakan öksüz bir çocuk; teyzesi, eniştesi ve kuzeni tarafından sistematik baskıya maruz bırakılmış bir gündelik hayat -merdiven altında yaşamasından direkt anlaşılıyor-, sürekli hor görülen, fazlalıkmış hissi yaratılan, hizmetçi gibi kullanılan bir çocukluk evresinin ardından, 11 yaşına bastığı gece yine henüz çocuk sayılırken hayatını komple değiştiren bir davet; büyü ile tanışma.
ama ne tanışma...
o vakte kadar ailesini trafik kazasında kaybettiğini sanan silik mizaçlı harry potter, büyücülük dünyasına adım atması ile birlikte aslında ''ünlü'' olduğunu, bu ününü de ailesini kaybederek, bir affedilmez lanet olan avada kedavra'dan sağ çıkması ile kazandığını öğrenir. tanınmak için kötü bir şöhret aslında.
zaman geçtikçe dahil olduğu sihirli evrene alışan harry, ilk günden yakın arkadaşlar edinmeye başlar ve fakat her amerikan fantezisinde olduğu gibi, zorba tipler ile de uğraşmak zorunda kalır. (bkz: malfoy)
yine, o çocuk haliyle, geçmişi ile ilk yüzleşmeyi yaşayacaktır. (bkz: voldemort)
gün sonunda ise hogwarts'ı gerçek evi olarak tanımlayacaktır.
devamını gör...
kariyer.net'te piramit tasarlayacak mimar arayan firavun
vefatından sonra ebedi istirahatini geçireceği piramidi kariyer.net gibi amatör mimarların cirit attığı kariyer.net'te arayan bir değişik firavundur.
bu mimarları ararlarken genelde şöyle kriter sıralar bir de bu firavun kısmısı:
- lahitim bubi tuzaklarıyla korunacak. kimse yaklaşamayacak.
-çok oda olmasın malum devir tasarruf devri 2 çivili oda - 1 hazine salonu yeter.
- adaylarımızın esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek olması gerekmektedir.
- kölelerle mümkün oldukça konuşmaması istenmektedir.
- prezentabıl giyime özen gösterilmelidir.
- iletişimi güçlü olmalıdır.
- maaş beklentiniz (seçiniz) 100 bira / 500 bira / 1000 fıçı bira
bu mimarları ararlarken genelde şöyle kriter sıralar bir de bu firavun kısmısı:
- lahitim bubi tuzaklarıyla korunacak. kimse yaklaşamayacak.
-çok oda olmasın malum devir tasarruf devri 2 çivili oda - 1 hazine salonu yeter.
- adaylarımızın esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek olması gerekmektedir.
- kölelerle mümkün oldukça konuşmaması istenmektedir.
- prezentabıl giyime özen gösterilmelidir.
- iletişimi güçlü olmalıdır.
- maaş beklentiniz (seçiniz) 100 bira / 500 bira / 1000 fıçı bira
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
tek kelimeyle iyi, iki kelimeyle iyi değil.
devamını gör...
arandığı zaman bulunmayan şeyler
yanında olmasını istediğin o insan.
devamını gör...
askerde eşini hamile karısıyla aldatmak
şu an tedavülde olmayan bir sözlükte, zamanında açılmış başlıktır.
moderatörler defalarca düzeltmeye kalkmışsa da kimse bu başlıktan net bir anlam çıkartamamıştır.
üzerinden yıllar geçmesine rağmen gizemini korumaktadır.
moderatörler defalarca düzeltmeye kalkmışsa da kimse bu başlıktan net bir anlam çıkartamamıştır.
üzerinden yıllar geçmesine rağmen gizemini korumaktadır.
devamını gör...
siyasi parti seçmenlerinin bilinçsiz olması
yıllardır futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutan seçmenlerin partileri hata yapsa veya hataları aleni şekilde yapsa da ısrarla "benimsedikleri" partilere oy atmaları sonucu ortaya çıkan bilinçsizliktir. bazı ülkeler de "isteyerek" bilinçsiz kitleler meydana getiriliyor ve aynı görüşü benimsemeyen insanlara da baskıcı uygulamalar yapılmaktadır. bugün a partisi iktidar ve kalıplaşmış bir kitlesi var. yıllar sonra b partisi gelecek ve aynı şekilde onunda kalıplaşmış kitlesi oluşacak. bu süreç hep böyle devam edip gidecek. bu da gösterir ki ülkelerde ki eğitimin önemi artmadıkça, önüne gelen herkes "ne söylersem inanıyorlar" diyerek bilinçsiz kitleleri kolayca sözlerinin etkisi altına alabilirler ve diledikleri gibi organize edebilirler.
devamını gör...
son sigara
bugün çalıştığım tatil oteline 5 ay önce kaybettiğim abimin 7 yaşındaki oğluyla yengem geldi. uzun yıllardır hiç eğlenmediğim kadar güzel eğlendik bir tanemle. yüzüne her baktığımda ağlayasım geliyor çocuğun. ama bir yandan o güzel yeğemime bakınca hayatı da daha çok seviyorum. bu ne yaman çelişkidir dostlar? ben de babasız büyüdüm. gece 12-08 mesaim var. uyumaya çıktım odama. ağlamaktan uyku tutmuyor. son bir sigara içeyim sonra uyurum diyorum son sigaralarım da çelişkiler de hiç bitmiyor.
neyse konumuza dönelim. saund kalite bakımından berbat bir şarkıdır. lakin yeşim ablanın sesi harika bir enstruman. bana yoldaşlık etti bu kötü günümde.
sizler de, dostlar da yeşim abla da var olsun. yaşam da var olsun.
neyse konumuza dönelim. saund kalite bakımından berbat bir şarkıdır. lakin yeşim ablanın sesi harika bir enstruman. bana yoldaşlık etti bu kötü günümde.
sizler de, dostlar da yeşim abla da var olsun. yaşam da var olsun.
devamını gör...
helis bulutsusu
helis bulutsusu veya helix bulutsusu, ayrıca the helix veya ngc 7293 olarak da bilinir, kova takımyıldızı yönünde bulunan oldukça büyük bir gezegenimsi bulutsu. karl ludwig harding tarafından muhtemelen 1824'ten önce keşfedilmiştir. bu bulutsu, parlak gezegenimsi bulutsular içinde dünya'ya en yakın olanıdır.uzaklığı yaklaşık olarak 215 parsek yani 700 ışık yılıdır. helis, 2003'ten bu yana internette sıklıkla "tanrı'nın gözü" olarak anılır. ünlü tv dizisi battlestar galactica'nın 15 aralık 2006 tarihinde yayınlanan the eye of jupiter bölümünde helis bulutsusuna muhtemelen bir gönderme vardır.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
özellikle yeni başlayan için motive edici desteği aşikar. işini ciddiye alan, entelektüel, yazar.
not: şairmiş
bkz elma kokan salon
not: şairmiş
bkz elma kokan salon
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
seni unutuyorum. aklımdan uzun bir süreliğine çıkıyorsun. ama sonra bir bakıyorum ki rüyalarımdasın. seni bazen çok iyi, bazen çok kötü bir halde görüyorum.
kötü bir halde gördüğümde insafıma dokunuyor. iyi bir halde gördüğümdeyse gururum inciniyor. birini ardında bırakan herkes ( en azından bırakmak zorunda kalanlar) ardındaki biraz yıkılsın ister. ama işte hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor. biliyorum ki sen hayatında ben hiç olmamıştı gibi hayatına devam etmişsindir.
neydim ki ben senin için? bile bile incittiğin, bundan en ufak bir tereddüt dahi duymadığın, gözlerinin içine baka baka katllediğin biriydim. bunu yaparken de, yapmana izin verdiğim ve yapmamanı ümit ederek aptalca bir bekleyiş içinde olduğumdan, zalimleşmekten zevk alarak katlettiği biri.
neydim ki ben senin için? skor tablonda bir +1'den başka bir şey değildim.
oysa ben sıfır olmak istemiştim. ruh dünyanda olamayacaksam o küçük egosal oyunlarının içinde hiç olmamak istemiştim. duygusal olarak sömürüp, kullanıp attığın kadınlardan biri olmamak istemiştim. aşkından ziyada dostluğuna talip olmuştum.
ama bir zalim dostluktan ne anlar?
kötü bir halde gördüğümde insafıma dokunuyor. iyi bir halde gördüğümdeyse gururum inciniyor. birini ardında bırakan herkes ( en azından bırakmak zorunda kalanlar) ardındaki biraz yıkılsın ister. ama işte hayatta her şey istediğimiz gibi olmuyor. biliyorum ki sen hayatında ben hiç olmamıştı gibi hayatına devam etmişsindir.
neydim ki ben senin için? bile bile incittiğin, bundan en ufak bir tereddüt dahi duymadığın, gözlerinin içine baka baka katllediğin biriydim. bunu yaparken de, yapmana izin verdiğim ve yapmamanı ümit ederek aptalca bir bekleyiş içinde olduğumdan, zalimleşmekten zevk alarak katlettiği biri.
neydim ki ben senin için? skor tablonda bir +1'den başka bir şey değildim.
oysa ben sıfır olmak istemiştim. ruh dünyanda olamayacaksam o küçük egosal oyunlarının içinde hiç olmamak istemiştim. duygusal olarak sömürüp, kullanıp attığın kadınlardan biri olmamak istemiştim. aşkından ziyada dostluğuna talip olmuştum.
ama bir zalim dostluktan ne anlar?
devamını gör...
vamana
hint mitolojisinde, tanrı vişnu'nun yeryüzüne inişlerinden birinde büründüğü avatarlardan biridir. cüce vişnu diğer isimlendirmesidir.
şeytanlar kralı bali, tanrıları yeryüzü ve gökyüzünden kovmuştur. tanrılar, vişnu'dan yardım ister. vişnu'da cüce avatar halinde yeryüzüne iner ve bali'den üç adımlık toprak diler. bali o'na üç adımlık toprak vericeğine yemin edince vişnu, üç adımda yeryüzünü ve gökyüzünü aşar. bali'de yemininden dönemez ve yeryüzü topraklarıyla gökkatlarını tanrılara bırakarak yeraltına çekilmek zorunda kalır.

şeytanlar kralı bali, tanrıları yeryüzü ve gökyüzünden kovmuştur. tanrılar, vişnu'dan yardım ister. vişnu'da cüce avatar halinde yeryüzüne iner ve bali'den üç adımlık toprak diler. bali o'na üç adımlık toprak vericeğine yemin edince vişnu, üç adımda yeryüzünü ve gökyüzünü aşar. bali'de yemininden dönemez ve yeryüzü topraklarıyla gökkatlarını tanrılara bırakarak yeraltına çekilmek zorunda kalır.

devamını gör...
erkeğe şekil vermek
kadınların deyimi ile odun yontmak kaba olmasın diye başlığa yazmadım. çok sevdikleri bir iş hem odun sevmezler hem odun yontmayı severler çok çelişkili varlıklar ya. tabi bu çoğunluğu kapsamaz herkes üstüne almasın. gayet düzgün dediği dedik kadınlarda var söylediklerini gayet karşılayan kadınlar başka onları bulanlara selam olsun.
devamını gör...
her kızın 25 tane flörtü olduğu gerçeği
olur mu öyle şey 100'dür o.
(bkz: gece gece saçma sapan başlıklar açılmış olması)
(bkz: gece gece saçma sapan başlıklar açılmış olması)
devamını gör...

