beyaz sapot
turunçgillere uzaktan akraba olan meksika, orta amerika, kosta rika civarlarında yetişen tropikal bir ağaç türüdür.

bilimsel adı casimiroa edulis olarak geçiyor. santa domingo şeftalisi olarak da bilinir. bir diğer adlandırması ise "mamey sapote" dir.
mamey ismin tarihi ise şöyle gelmektedir; dünyanın en güzel ağaçlarından, dallarının şeklinden ve dallarının tepesinde bulunan güzel yeşil yapraklar nedeniyle "kokusu ve tadı ile kralların meyvesi" anlamında bu isim verilmiştir.mamey isminin kaynağı
yetişkin bir ağacın boyu 5-16 metreye kadar ulaşmaktadır. ve yıl boyunca yaprakları yeşil olarak kalıyor.
ağacın meyvesi yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve 700 gram ağırlığındadır. meyvenin dörtte biri kadar büyüklükte olan çekirdeği tek parça halinde meyvenin merkezinde bulunur. bu ağacın meyvesi ilk olgunlaşmadan önceki süreçte yeşil renktedir. zaman geçtikçe dış kabuğu sararır ve olgunlaşır. sararan kabuğunun altında muz, armut, vanilya aromasına benzer etimsi bir yapı bulunur.

mamey meyvesinin hasat vakti yani en uygun toplanma zamanı şubat ve temmuz ayları arasındadır. bu meyve direk kabuğu temizlenip yenilebilir veya restaurantlarda kullanılarak çeşitli yemekler yapılabilir. aynı zamanda bu meyve eski zamanlarda meyvenin çekirdeği ve kabuğu toz haline getirilip böcek ilacı olarak kullanılmış. aynı zamanda geleneksel tıpta ishal, enfeksiyon hastalıkları veya göz hastalıklarında kullanılıyor. isterseniz de bu meyveyi dondurma ve tatlı yapımında da kullanabilirsiniz.
mamey meyvesi sadece tadı için değil besin değerleri için de tüketilen bir meyvedir.
tüketilen her 100 gram mamey 124 kalori için, 0,5 gram doymuş yağ, 0.2 gram çoklu doymamış yağ, 0.1 gram tekli doymamış yağ ve 0.1 gram trans yağda dağıtılan 0.1 toplam yağ. 7 mg sodyum, 454 miligram potasyum, 25 gram lif ve 5 gram şeker içinde dağıtılan 20 gram karbonhidrat, a vitamini ile b1.5 vitamini arasında 12 gram protein, kalsiyum (18 mg), b6 vitamini (0.7 mg), c vitamini (23 mg), demir (0.8 mg) ve magnezyum (11 mg).

bilimsel adı casimiroa edulis olarak geçiyor. santa domingo şeftalisi olarak da bilinir. bir diğer adlandırması ise "mamey sapote" dir.
mamey ismin tarihi ise şöyle gelmektedir; dünyanın en güzel ağaçlarından, dallarının şeklinden ve dallarının tepesinde bulunan güzel yeşil yapraklar nedeniyle "kokusu ve tadı ile kralların meyvesi" anlamında bu isim verilmiştir.mamey isminin kaynağı
yetişkin bir ağacın boyu 5-16 metreye kadar ulaşmaktadır. ve yıl boyunca yaprakları yeşil olarak kalıyor.
ağacın meyvesi yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve 700 gram ağırlığındadır. meyvenin dörtte biri kadar büyüklükte olan çekirdeği tek parça halinde meyvenin merkezinde bulunur. bu ağacın meyvesi ilk olgunlaşmadan önceki süreçte yeşil renktedir. zaman geçtikçe dış kabuğu sararır ve olgunlaşır. sararan kabuğunun altında muz, armut, vanilya aromasına benzer etimsi bir yapı bulunur.

mamey meyvesinin hasat vakti yani en uygun toplanma zamanı şubat ve temmuz ayları arasındadır. bu meyve direk kabuğu temizlenip yenilebilir veya restaurantlarda kullanılarak çeşitli yemekler yapılabilir. aynı zamanda bu meyve eski zamanlarda meyvenin çekirdeği ve kabuğu toz haline getirilip böcek ilacı olarak kullanılmış. aynı zamanda geleneksel tıpta ishal, enfeksiyon hastalıkları veya göz hastalıklarında kullanılıyor. isterseniz de bu meyveyi dondurma ve tatlı yapımında da kullanabilirsiniz.
mamey meyvesi sadece tadı için değil besin değerleri için de tüketilen bir meyvedir.
tüketilen her 100 gram mamey 124 kalori için, 0,5 gram doymuş yağ, 0.2 gram çoklu doymamış yağ, 0.1 gram tekli doymamış yağ ve 0.1 gram trans yağda dağıtılan 0.1 toplam yağ. 7 mg sodyum, 454 miligram potasyum, 25 gram lif ve 5 gram şeker içinde dağıtılan 20 gram karbonhidrat, a vitamini ile b1.5 vitamini arasında 12 gram protein, kalsiyum (18 mg), b6 vitamini (0.7 mg), c vitamini (23 mg), demir (0.8 mg) ve magnezyum (11 mg).
devamını gör...
erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
sırf zeka konuşturmak için kırıcı olmaları. bu konuda gereksiz ve haksız davranmaları.
devamını gör...
bu başlığa size ait olacak tipik bir wattpad kurgusu özeti yazın
eğitimli kültürlü bir genç kız berdelle mardine gelin gider. burada aşiret veliahtı olan kocasıyla önce nefret sonra büyük bir aşk ilişkisi yaşar. bu süreçte bütün aile ilişkileri değişir. kız aslında kocasının ailesinin kızıdır erkek de eniştesi bildiği adamın eltisinin çocuğudur.
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
ona yetersiz olduğunu hissettirmek gerisi çorap söküğü gibi geliyor zaten.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
''sevgiye hasret'' konu: dram imdb:9.0 oyuncular: kafa sözlük yazarları.
devamını gör...
rakı adabı
"bardağın yarısından biraz fazla olacak şekilde rakı, üstüne de su konulur.
rakıya buz atılmaz.
rakı sofrasında siyaset konuşulmaz.
adabı vardır rakı içmenin, adap... anlıyorsun değil mi, adap!!"
hay sizin adabınızı da, sizi de... adam nasıl keyif alıyorsa içsin lan, sanırsın satranç maçına çıkıyor adam.
rakıya buz atılmaz.
rakı sofrasında siyaset konuşulmaz.
adabı vardır rakı içmenin, adap... anlıyorsun değil mi, adap!!"
hay sizin adabınızı da, sizi de... adam nasıl keyif alıyorsa içsin lan, sanırsın satranç maçına çıkıyor adam.
devamını gör...
domestic hıyar
canı istediği zaman gayet güzel ve bilgilendirici yahut eleştirel tanımlar girebilen ama sıklıkla canı bunu istemediği için ona buna saran, "ne zaman dönüyorsun sözlüğe/dönsene" ısrarlarına sık sık maruz kaldığım eğlenceli "hıyar". biraz da uslu durup dile düşmese güzel olur tabii ama huylu huyundan vazgeçmez. adam rahat duramıyor arkadaş!
yıllaaar öncesinde, puslu bir londra sabahında thames nehri üzerinde, tower bridge'de yürürken birden durup gözlerimin içine bakmış ve
"zürafaların ses telleri yoktur ve filler zıplayamaz" demişti. duygu dolu bir andı. işte o saadetin heyecanı içerisinde kendisine bir söz vermiştim: doğum gününde nick altına bir tanım girecek ve bunu yaparken asla geçmişe bakmayacaktım. işte o gün geldi çattı...
gecikmeli de olsa sözümü tutup sözlüğe dönüşüm itibarıyla ilk tanımımı buraya giriyor ve iyi ki doğdun sevgili deli insan diyorum kendisine. param olsa sana bir keçi yavrusu alırdım hediye niyetine ama videolarıyla idare edeceksin ne yazık ki. ayrıca kedi videosu terörünü karşılıklı olarak sonlandırmayı teklif ediyorum çünkü biliyorsun ki her gördüğün kedi, bir öncekinden daha sevimli
gelecektir sana her zaman. başka bir deyişle; bu işin sonu yok, artık yapmayalım bence.
not: eski, mürebbiye kılıklı meja olarak döndüğüm için seni başlıklarda yalnız bırakırım, demedi deme. fakat özelden demet akalın'ın ayaklarını konuşmaya devam bayım.
yıllaaar öncesinde, puslu bir londra sabahında thames nehri üzerinde, tower bridge'de yürürken birden durup gözlerimin içine bakmış ve
"zürafaların ses telleri yoktur ve filler zıplayamaz" demişti. duygu dolu bir andı. işte o saadetin heyecanı içerisinde kendisine bir söz vermiştim: doğum gününde nick altına bir tanım girecek ve bunu yaparken asla geçmişe bakmayacaktım. işte o gün geldi çattı...
gecikmeli de olsa sözümü tutup sözlüğe dönüşüm itibarıyla ilk tanımımı buraya giriyor ve iyi ki doğdun sevgili deli insan diyorum kendisine. param olsa sana bir keçi yavrusu alırdım hediye niyetine ama videolarıyla idare edeceksin ne yazık ki. ayrıca kedi videosu terörünü karşılıklı olarak sonlandırmayı teklif ediyorum çünkü biliyorsun ki her gördüğün kedi, bir öncekinden daha sevimli
gelecektir sana her zaman. başka bir deyişle; bu işin sonu yok, artık yapmayalım bence.
not: eski, mürebbiye kılıklı meja olarak döndüğüm için seni başlıklarda yalnız bırakırım, demedi deme. fakat özelden demet akalın'ın ayaklarını konuşmaya devam bayım.
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
şarkıda geçen ifadeyi hatırlatmıştır.
" bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?"
" bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?"
devamını gör...
ludwig van beethoven
“klasik müziğin devrimcisi, huysuz ve dahi”
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
yeni türkü-sezenler olmuş.
devamını gör...
deontoloji
bir mesleği uygularken mutlaka uyulması gereken ahlaki değerleri ve etik kuralları inceleyen bilim dalıdır.
devamını gör...
çılgın at
buradaki en dramatik nokta belirtildiği üzere ''küçük dev adam''ın ihanetidir.
rivayet odur ki, kara tepeleri ve bazı toprakları, amerikalılara satmak için robinson kalesi'nde toplanan diğer kızılderili şeflerine çılgın at tarafından şu mesaj gönderilir ; ''kara tepeler'i satmaya kalkışacak ilk reisi öldüreceğim.''
haberi taşıyan kişi ise bizzat ''küçük dev adam''dır. kendisine ne kadar güvendiği buradan anlaşılıyor. ne yazık ki, en güvendiği dostu ve yoldaşı ölümünde büyük rol oynadı.
aslında ''küçük dev adam''ın onu öldürmek istemediği, sadece kontrol altında tutmak istediği de söylenir. fakat her ne olursa olsun, çılgın at onun tarafından zapt edilmek istenirken öldürüldü. sanıyorum bu durum ihanetin boyutunu asla değiştirmeyecektir.
zaten o dönem özelinde duruma bakarsanız, benzer pek çok örnek görürsünüz. örneğin geronimo'nun en yakın dostlarından birisi olan ''naiche'' de daha sonra rezervasyon polisi olmuştur. onun durumu her ne kadar ''küçük dev adam'' kadar ibretlik olmasa da, kızılderili kabilelerinin bağımsızlıklarını sürdürebilmesi için savaşan büyük liderlerin beraber savaştığı pek çok savaşçının bu şekilde bir dönüşüme uğradığı ve beyaz adamın kaleyi içten ele geçirdiği rahatça görülebilir.
kara tepeler'de 1941'den bu yana yükselen ''rushmore dağı anıtı''her ne kadar lakota topraklarının ruhunu kirletiyor olsa da, çılgın at'ın ruhu ''sevgili yurdum benim. göz dikmeye kalkan sana, duyar sesini bu tüfeğin.'' nidaları ile o topraklarda dolaşıyor. ''çılgın at anıtı'' tam olarak tamamlanıp yükseldiğinde ise, çılgın at'ın işaret parmağı, o toprakların asıl sahibinin kim olduğunu, o 4 kafadara sonsuza dek hatırlatacak...
çılgın at'la ilgili türkiye'de rahatça ulaşabileceğiniz kaynak mike sajna'nın yazdığı ''çılgın at efsanenin ardındaki yaşam'' adlı kitaptır. genel manada biyografisini orada bulabilirsiniz. okunmaya değer bir kitaptır.
rivayet odur ki, kara tepeleri ve bazı toprakları, amerikalılara satmak için robinson kalesi'nde toplanan diğer kızılderili şeflerine çılgın at tarafından şu mesaj gönderilir ; ''kara tepeler'i satmaya kalkışacak ilk reisi öldüreceğim.''
haberi taşıyan kişi ise bizzat ''küçük dev adam''dır. kendisine ne kadar güvendiği buradan anlaşılıyor. ne yazık ki, en güvendiği dostu ve yoldaşı ölümünde büyük rol oynadı.
aslında ''küçük dev adam''ın onu öldürmek istemediği, sadece kontrol altında tutmak istediği de söylenir. fakat her ne olursa olsun, çılgın at onun tarafından zapt edilmek istenirken öldürüldü. sanıyorum bu durum ihanetin boyutunu asla değiştirmeyecektir.
zaten o dönem özelinde duruma bakarsanız, benzer pek çok örnek görürsünüz. örneğin geronimo'nun en yakın dostlarından birisi olan ''naiche'' de daha sonra rezervasyon polisi olmuştur. onun durumu her ne kadar ''küçük dev adam'' kadar ibretlik olmasa da, kızılderili kabilelerinin bağımsızlıklarını sürdürebilmesi için savaşan büyük liderlerin beraber savaştığı pek çok savaşçının bu şekilde bir dönüşüme uğradığı ve beyaz adamın kaleyi içten ele geçirdiği rahatça görülebilir.
kara tepeler'de 1941'den bu yana yükselen ''rushmore dağı anıtı''her ne kadar lakota topraklarının ruhunu kirletiyor olsa da, çılgın at'ın ruhu ''sevgili yurdum benim. göz dikmeye kalkan sana, duyar sesini bu tüfeğin.'' nidaları ile o topraklarda dolaşıyor. ''çılgın at anıtı'' tam olarak tamamlanıp yükseldiğinde ise, çılgın at'ın işaret parmağı, o toprakların asıl sahibinin kim olduğunu, o 4 kafadara sonsuza dek hatırlatacak...
çılgın at'la ilgili türkiye'de rahatça ulaşabileceğiniz kaynak mike sajna'nın yazdığı ''çılgın at efsanenin ardındaki yaşam'' adlı kitaptır. genel manada biyografisini orada bulabilirsiniz. okunmaya değer bir kitaptır.
devamını gör...
sürekli birileriyle dalga geçen insan
lisedeyken sürekli birilerinin giyimiyle, dinlediği müzikle, konuşma tarzıyla, yürüyüşüyle dalga geçen bir kitle vardı. daha sonra onların aslında hiçbir iyi özelliklerinin olmadığını ve bu eksiklik duygusunu gidermek, bomboş insanlar olduklarını saklayabilmek için hedef şaşırttıklarını anladım.
devamını gör...
gaba enzimi ve epilepsi
gaba enzimi ; sağlıklı beyinde epilepsi nöbetlerini engelleyen bir kimyasaldır.
her insanda az veya çok bulunur.
bazı insanlarda gaba enzimi eksikliği epilepsi nöbetlerine sebep olur. bu nadiren görülür.
bazı insanlarda gaba enzimi yeterli miktarda olduğu halde ; reseptör hatalarından dolayı beyin, var olan enzimi, algılayamaz ve kullanamaz. haliyle epilepsi nöbetleri başlar.
böyle hastalara ; çok miktarda pridoksin takviyesi yapılarak ; beyindeki gaba enzimi üretimi, üç, beş kat arttırlır. çok miktarda artan gaba enzimi sayesinde, reseptörler bu enzimi algılamaya başlar ve epilepsi nöbetlerini durdurur.
her insanda az veya çok bulunur.
bazı insanlarda gaba enzimi eksikliği epilepsi nöbetlerine sebep olur. bu nadiren görülür.
bazı insanlarda gaba enzimi yeterli miktarda olduğu halde ; reseptör hatalarından dolayı beyin, var olan enzimi, algılayamaz ve kullanamaz. haliyle epilepsi nöbetleri başlar.
böyle hastalara ; çok miktarda pridoksin takviyesi yapılarak ; beyindeki gaba enzimi üretimi, üç, beş kat arttırlır. çok miktarda artan gaba enzimi sayesinde, reseptörler bu enzimi algılamaya başlar ve epilepsi nöbetlerini durdurur.
devamını gör...
acun ılıcalı'nın parayla mutlu olunmaz demesi
sayın ılıcalı'nın açıklamasına karsılık davetimdir; buyursun, bütün parasını bana aktarsın. ben de denemiş olayım o da. bakalım olunuyor mu olunmuyor mu? ben de en az onun kadar meraklıyım bu konuda. paralarımız savaşsın isterdim elbette; ama takdir edersiniz ki ben çulsuzum. neyse, hodri meydan sayın ılıcalı!
düzeltme: bağlaç
düzeltme: bağlaç
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
"my soul needs an escape."
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
daha ne istiyorsun merdiven mi diye düşündüren durum.
boyum 1.59. bana göre 1.70 veya 1.75 yeterliydi. allah aza kanaat ettiğin için sana bu kulumu gönderdim dedi...
sözlümün boyu 1.97.
boyum 1.59. bana göre 1.70 veya 1.75 yeterliydi. allah aza kanaat ettiğin için sana bu kulumu gönderdim dedi...
sözlümün boyu 1.97.
devamını gör...
doctor who
the rings of akhaten bölümü ile aklıma kazınan çok sevdiğim dizi. çok eğlenceli olduğunu düşünürüm halen de. belki yaşlandım biraz ama halen izleyebilirim rastlasam. işte o bölümden bir sahne: *
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
sana çarpan arabanın plakasını almak için çırpınacağına , öl!
ikinci waliz- küçük iskender.
ikinci waliz- küçük iskender.
devamını gör...
