sigaranın paketten çıkıp yanayım mı abi demesi
sene bilmem kaç. birkaç yıl olmuştur. akşam dokuz suları, bir yeni mesaj. salvador, diyor ötesine geçemiyoruz bir şeylerin, olmuyor, olmayacak, yapamıyoruz. bildirimlerden okuyorum, okey masasındayız, espriler kahkahalar, bir cuma ya da cumartesi akşamı, dert yok tasa yok. sol elim bir titredi, taşlar sayılar gözlerimin önünde anlaşılmaz şifrelere dönüştü, betim benzim attı. masada bir murattı rosso, göz göze geldik, abi yanayım allah kuran aşkına dedi. ilkin o gün duydum. sonuncusunu bir saat önce falan. sigarayla konuşuyorsanız yalnızsınızdır, sigara sizle konuşuyorsa bitmişsinizdir.
t:bir bitiklik alameti.
t:bir bitiklik alameti.
devamını gör...
kız kesen kişiyi kesmek
kaçamak bakışlar atanı,bön bön bakanı, düşünenleri..bir çok şekli mevcut.insan analizi yapıyoruz efendim.bakışlar kişi hakkında birçok şeyi ele veriyor.
devamını gör...
normal sözlük'te artı oy alma taktikleri
hiç düşünmedim. eski olmak ve tanınır olmak önemli herhalde. ben öylesine içimden geldikçe yazıyorum. beğenilmek için değil yazmak istediğim için yazıyorum.
devamını gör...
üniversitede ilk gün
mal gibi aşık olmuştum, hey gidi hey.
devamını gör...
kalender (yazar)
ilahiyat mezunu olduğunu öğrenmemle değil bir yaşıma daha basmak, öbür tarafa intikal ettiğim yazardır. şu an sırat köprüsündeyim, burda bile geçiş sayısı garantisi verilmiş yuh diyorum başka bir şey demiyorum!
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
dilek.. kavuşamamak...
varolsun.
her kitabı ezberimdedir. ama yolların sonu hem ezberimde hem dilimdedir.
geri gelen mektubunu düzenli okuyorum.
"ruhumdaki azgın devi rüzgarlara attım,
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım."
varolsun.
her kitabı ezberimdedir. ama yolların sonu hem ezberimde hem dilimdedir.
geri gelen mektubunu düzenli okuyorum.
"ruhumdaki azgın devi rüzgarlara attım,
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım."
devamını gör...
sığ zamanın sayfaları çevrilirken acıtan dikenler
beat kuşağının yerle yeksan ve damarlarında alkol ve uyuşturucudan kana yer kalmamış abilerinden olan jack kerouac’ın yeraltı sakinleri isimli etkileyici romanının yüzüncü sayfasında geçen cümledir.
geniş zamanlar yaşayamadık, dar zamanlara hapsolduk. bunu zaten kabul ettik. ve bu sıkışıklık içinde allah ne verdiyse yaşama gayretine düştük. dar bir alanda kısa paslaşmalarla hayatımızı devam ettirmek, alıştığımız bir durum olmaya başladığı için çok da yadırgamadık.
ama sığ zamanlar canımızı yaktık. hiçbir şeyin derinine dalamamak, yaşadıklarımızın bizi soluksuz bırakmaması, başımızdan geçenler sonunda sırılsıklam olamamak. yaşadıklarının yüzeyde kaldığını bilmek, acaba daha neler yaşayabilir, neler hissedebilirdim, ne kadar içime işlerdi diye düşünüp durmak.
işte zaman geçip de -ki zaman hep geçer- ve biz yaş almaya başladıkça -ki biz hep yaş alırız- geri dönüp bir hayat muhasebesi yaparken bu eksik kalmışlık duygusu ağır ağır bir pişmanlığa dönüşür içimizde. sevdiğimiz için o zamanlar dikenine katlandığımız sığ yaşantıları nostaljik sayfaları çevirdikçe kan revan içinde bırakır elimizi, içimizi.
hayatı en derinine dalarak yaşamak için zaman kaybetmeyin. hiçbir derin yaşantı, sığ zamanlar kadar can yakamaz.
geniş zamanlar yaşayamadık, dar zamanlara hapsolduk. bunu zaten kabul ettik. ve bu sıkışıklık içinde allah ne verdiyse yaşama gayretine düştük. dar bir alanda kısa paslaşmalarla hayatımızı devam ettirmek, alıştığımız bir durum olmaya başladığı için çok da yadırgamadık.
ama sığ zamanlar canımızı yaktık. hiçbir şeyin derinine dalamamak, yaşadıklarımızın bizi soluksuz bırakmaması, başımızdan geçenler sonunda sırılsıklam olamamak. yaşadıklarının yüzeyde kaldığını bilmek, acaba daha neler yaşayabilir, neler hissedebilirdim, ne kadar içime işlerdi diye düşünüp durmak.
işte zaman geçip de -ki zaman hep geçer- ve biz yaş almaya başladıkça -ki biz hep yaş alırız- geri dönüp bir hayat muhasebesi yaparken bu eksik kalmışlık duygusu ağır ağır bir pişmanlığa dönüşür içimizde. sevdiğimiz için o zamanlar dikenine katlandığımız sığ yaşantıları nostaljik sayfaları çevirdikçe kan revan içinde bırakır elimizi, içimizi.
hayatı en derinine dalarak yaşamak için zaman kaybetmeyin. hiçbir derin yaşantı, sığ zamanlar kadar can yakamaz.
devamını gör...
nilgün marmara
eşinin, o öldükten sonra, kendi kendine takılırdı, aslına bakarsanız şiir yazdığını bile bilmiyordum cümlesinden, hayatını anlayabileceğimiz şairemiz.
devamını gör...
cenaze namazına katılan ateist günaha girer mi sorunsalı
ateist zaten inanmayan insan değil mi. sevaba günaha inanmayan birisi nasıl günaha girebilir. bir şeye girer ama neye girdiğini tam kestiremeyebilir.
devamını gör...
bim'de artan hırsızlık olayları
yalnız hırsızlık bu ülkenin her yanını sarmış, sadece bim veya benzeri mağazalarda değil, her kes birbirinden çalıyor, baştan aşağıya kadar hırsızlık dolu memleket, kaliteden, gramaj dan, kullanılan içerikten, işçilikten, malzemeden hep çalıyorlar , bu hırsızlık bu ülkede ezelden beri var , kanımıza işlemiş .
hollanda da 20 yıl önce sine kadar bisikletlerini kilitlemezlerdi , türklerin hırsızlıkları dan biktiklari için kilitliyorlar, inanmayan araştırsın, avrupa'da hırsızlıkta bulgar ve romen leri geçmiş durumdayız, üzülerek yazıyorum.
hollanda da 20 yıl önce sine kadar bisikletlerini kilitlemezlerdi , türklerin hırsızlıkları dan biktiklari için kilitliyorlar, inanmayan araştırsın, avrupa'da hırsızlıkta bulgar ve romen leri geçmiş durumdayız, üzülerek yazıyorum.
devamını gör...
bir erkeğin en tatlı olduğu an
başlığı okuduğum an bir kediyi okşayan erkek belirdi gözümde. belki daha tatlı oldukları anlar vardır ama çocukları ve hayvanları severken çok tatlı oluyorlar.
devamını gör...
ilk öpüşme
bunu unutmak için neler vermezdim...
devamını gör...
geceye güzel bir kadın görseli bırak
devamını gör...
karadeniz
denizi de insanı da hırçın olan bölge.
devamını gör...
gören de adam öldürdük sanır
yorumsuz
www.yenicaggazetesi.com.tr/...
www.yenicaggazetesi.com.tr/...
devamını gör...
amsterdam
hafta sonu ingiliz akınına uğrayan kent. red light etrafındaki barlara oturuyorlar, happy hour, bira 3 euro, içip içip şarkı söylüyorlar.
maç öncesi her yer yoğurtçu parkı, her yer köy içi, her yer nevizade gibi düşünün. böğürüyorlar liverpooooll liverpoooolll liverpoooolll diye.
düşen kan şekeri için patates kızartması satıyorlar her yerde.
arjantin steakçilere dikkat, direkt kanlı kanlı atıyorlar tabağı önüne.
hangi bar ota izin veriyor anlamak kolay. hangisi sigaraya izin veriyor anlamak daha zor.
şehrin gece ve gündüzü çok farklı. gece red light bildiğin açık genel ev oluyor. belirli sokakları, her yer değil. camekanlarda tangalı seks işcisi kadınlar sevgililerini bekliyor.
mimari süper, dar yollar, kırmızı tuğlalı evler, beyoğlu sokakları gibi yer yer.
barlarda gündüz birası yapan şekil tipler var. orta yaş beyefendiler ve hanımefendiler. biralar köpüklü. biralar çeşit çeşit, bardaklar da çeşit çeşit. lager biralar için bile 25 cl seçenekleri var.
schiphol havaalanınında bazen didik didik arıyorlar. donuna kadar.
havası değişken. yağmur güneş, yağmur güneş. temmuzda kaloriferler cayır cayır yanıyor. gece ıslak ayakkabılarınızı kurutmak zorunda kalabilirsiniz.
hediyelik eşya olarak çok güzel panduf satıyorlar. ortalama 9 euro. pançolar daha da ucuz.
her tip insan var. kolluk kuvveti göremezsin pek etrafta. güvenlidir.
trenlerde ara ara bilet kontrolü yapıyorlar.
çok güzel şehir valla, kanalları, minik minik köprüleri, parkları, sokak müzisyenleri, bisiklet yolları, sokak sokak gezmeli.
maç öncesi her yer yoğurtçu parkı, her yer köy içi, her yer nevizade gibi düşünün. böğürüyorlar liverpooooll liverpoooolll liverpoooolll diye.
düşen kan şekeri için patates kızartması satıyorlar her yerde.
arjantin steakçilere dikkat, direkt kanlı kanlı atıyorlar tabağı önüne.
hangi bar ota izin veriyor anlamak kolay. hangisi sigaraya izin veriyor anlamak daha zor.
şehrin gece ve gündüzü çok farklı. gece red light bildiğin açık genel ev oluyor. belirli sokakları, her yer değil. camekanlarda tangalı seks işcisi kadınlar sevgililerini bekliyor.
mimari süper, dar yollar, kırmızı tuğlalı evler, beyoğlu sokakları gibi yer yer.
barlarda gündüz birası yapan şekil tipler var. orta yaş beyefendiler ve hanımefendiler. biralar köpüklü. biralar çeşit çeşit, bardaklar da çeşit çeşit. lager biralar için bile 25 cl seçenekleri var.
schiphol havaalanınında bazen didik didik arıyorlar. donuna kadar.
havası değişken. yağmur güneş, yağmur güneş. temmuzda kaloriferler cayır cayır yanıyor. gece ıslak ayakkabılarınızı kurutmak zorunda kalabilirsiniz.
hediyelik eşya olarak çok güzel panduf satıyorlar. ortalama 9 euro. pançolar daha da ucuz.
her tip insan var. kolluk kuvveti göremezsin pek etrafta. güvenlidir.
trenlerde ara ara bilet kontrolü yapıyorlar.
çok güzel şehir valla, kanalları, minik minik köprüleri, parkları, sokak müzisyenleri, bisiklet yolları, sokak sokak gezmeli.
devamını gör...




