mitomani
psikolojik bir vakadır. yalan atıp yalanına inanma ve yaşama durumu da denebilir.
ne kadar tanıdık geldi demi, etrafınıza bir bakın sevgili yazarlar, sizin de çevreniz bu tarz insanlarla dolu degilmi?
bu tarz insanlarla sakın tartışmaya girmeyin bu arkadaşlara he he, tabi tabi diyerek ruh sağlığınıza sahip çıkın.
ne kadar tanıdık geldi demi, etrafınıza bir bakın sevgili yazarlar, sizin de çevreniz bu tarz insanlarla dolu degilmi?
bu tarz insanlarla sakın tartışmaya girmeyin bu arkadaşlara he he, tabi tabi diyerek ruh sağlığınıza sahip çıkın.
devamını gör...
1990'lı yıllar
lise yıllarım, üniversite yıllarım.
her gün kakara kikiri.
gençliğin hakkını verdiğim
gençliğime doyduğum yıllar.
onların sayesinde aklım gençliğimde değil
onların sayesinde şu an kendimi çok seviyorum
onların sayesinde mutlu bir anneyim.
her gün kakara kikiri.
gençliğin hakkını verdiğim
gençliğime doyduğum yıllar.
onların sayesinde aklım gençliğimde değil
onların sayesinde şu an kendimi çok seviyorum
onların sayesinde mutlu bir anneyim.
devamını gör...
alevi türküleri
çok fazla dinlediğim için bir dönem iş arkadaşımın “sen alevi misin?” tarzındaki aptalca sorusuna maruz kaldığım, canım ciğerim olan deyişlerdir. öyleyim veya değilim, kime ne, sana ne!
devamını gör...
giritliyim deyince otobur muamelesi görmek
giritli'nin olduğu yerde keçiler aç kalır diye bir söz vardır. özellikle batı anadolu'nun kıyı kesimleri ve adalarda, ot yemeği can kurtarıcı sayılır. bir bağ ot yemeği, insanın hem cebini, hem sağlığını, hem zamanını, hem de öğününü kurtarıyor. ot yemeği, bir anlamda meze değil, ana yemek haline gelmiş.
devamını gör...
senden daha güzel
bu şarkıyı dinlemek lazım .
devamını gör...
nazım hikmet ran
ideolojik şiirleri pek ilgimi çekmese de geri kalan şiirlerinde dudak uçuklatacak kadar iyi olduğunu düşünürüm hep size bir şiirini bırakıyorum. nasiplenirsiniz:
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
devamını gör...
sözlük yazarlarının kendilerine ait sözleri
"insanın sevmekten başka seçeneği yoktur; çünkü, eğer sevmezse, seçeneklerinin yalnızlıkta, yıkımda ve umutsuzlukta olduğunu görür."
31.03.1996 * pazar günü çok sevdiğim yazar leo buscaglia'nın "sevgi" adlı kitabının ilk sayfasına tarih ve imza atarak bu sözü yazmışım. bugün elime geçen bu kitapla ufak bir nostalji yaptım.
31.03.1996 * pazar günü çok sevdiğim yazar leo buscaglia'nın "sevgi" adlı kitabının ilk sayfasına tarih ve imza atarak bu sözü yazmışım. bugün elime geçen bu kitapla ufak bir nostalji yaptım.
devamını gör...
bir seni sevdim bir de seni sevmeyi
bir seni sevdim.. gerisi yalan..
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınnn sözlükkk.
iş yerinde iş yaparken aklıma geldin, yazayım dedim. herhangi birine kendimi açtıktan sonra karşı tarafa yansıtılan, hissettirilen büyüyü kaybettiğimi düşünüyorum. öyle ilginç, öyle standart, öyle tuhaf. bir büyü var mı onu da bilemiyorum. belki her şey olması gerektiği gibi. her şey sıradanlaşmaya mahkum. önemli olan; sıradanlaştırdıklarımızdan keyif almak. peki sizler sıradanlaştırdıklarınızdan ne kadar keyif alıyorsunuz, söyler misiniz?
sıradaki sıradanlaştıracağım kişi gelebilir. belki bir gün sıradanlaştıramadığım bir şey olur. herkese selam...
güzel ve sıradan olmayan bir gün geçirin.
ben iş başına.
iş yerinde iş yaparken aklıma geldin, yazayım dedim. herhangi birine kendimi açtıktan sonra karşı tarafa yansıtılan, hissettirilen büyüyü kaybettiğimi düşünüyorum. öyle ilginç, öyle standart, öyle tuhaf. bir büyü var mı onu da bilemiyorum. belki her şey olması gerektiği gibi. her şey sıradanlaşmaya mahkum. önemli olan; sıradanlaştırdıklarımızdan keyif almak. peki sizler sıradanlaştırdıklarınızdan ne kadar keyif alıyorsunuz, söyler misiniz?
sıradaki sıradanlaştıracağım kişi gelebilir. belki bir gün sıradanlaştıramadığım bir şey olur. herkese selam...
güzel ve sıradan olmayan bir gün geçirin.
ben iş başına.
devamını gör...
istisnasız herkesin sevdiği şey
olmayan şeydir. arkadaşlar yok böyle bir şey boşuna aramayın. çikolata sevmeyen insanlar var bu dünyada. çok acı ama gerçek.
devamını gör...
la bu islam ne etti size
bir an başlığı ben açtım sandım, tam benim dilimle açılmış. harbiden ne ettik la size?
devamını gör...
eyluling
o modların çiceği, o modlarin bugs'ı *. an itibariyle de kafa radyo yayını'nı kahkalariyla guzellestirmekte. evet bu tatlilik, bu muziplik yedigi havuçların yan etkisi... iki gözümün ciceği, hayatin hep kahkahali, dolu dolu gecsin *.
devamını gör...
güler yüzlü olmak
salak yerine konulmanıza, ciddiye alınmamanıza sebep olan davranış biçimi. insanlara sınırlarını belirtmezseniz sizi bir nesne gibi görürler. güleryüz iyidir ama herkese karşı güleryüzlü olmak iyi değildir. özellikle bizim ülkemizde...
devamını gör...
kadın
"kadın insandir, biz erkekler insanoglu" neşet ertaş
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
er başıma benim bile sapığım vardı be. 6-7 yıl hayatıma giren, girmek üzere olan ve girmesini istediğim her kadını uyardım sürekli arıyor mesaj atıyor diye. attığı mesaj da "aşkım napıyosun" öşlöadsödlş lan 5 sene olmuş ayrılalı ne aşkısı.
en sonunda telefonları sevgililerime verip konuşturtuyodum "ne arıyon ablacım" diye.
en sonunda telefonları sevgililerime verip konuşturtuyodum "ne arıyon ablacım" diye.
devamını gör...
ferik
tam olarak 15-16 haftalık, yeni yumurtlamış tavuklara verilen isim.
hiç değilse bizim buralarda öyle diyorlar.
hiç değilse bizim buralarda öyle diyorlar.
devamını gör...
iş ortamında sürekli gergin ve sinirli olan insan
vardiya amiri falansa vay halinize denebilecek durum. direkt birşey söyleyemezsin şikayet etsen ayrı dert. açık aranmalıdır sabırla ve dikkatle çalışılmalıdır. ilk fırsatta ayağı büyük bir dikkat ile kaydırılmalıdır.
devamını gör...
metrobüs
birçok fıkrada yer alan, istanbulun simgesi haline gelen, beylikdüzünden söğütlüçeşmeye kadar giden toplu taşıma aracıdır. kimse kullanmak istemez ve herkes kullanmaktan şikayetçidir ama kullanmayan tek bir insan bile bulamazsınız. istanbul toplu taşımasının vazgeçilmez omurgasıdır.
devamını gör...
esrarengiz yazarlar
bazı yazarlar sadece yazdıkları ile değil hayatları ile de ilgi uyandırırlar. ama asıl ilgi çeken yazarlar hayatları hakkında bir türlü tam ve düzgün bilgi edinemediklerimizdir.
ben bu yazarlardan dördünü sıralıyorum, gerisini imece usulü hallederiz:
1. fernando pessoa: portekiz’in yüz akıdır edebiyatta. alberto caeiro, alvaro de campos, ricardo reis, bernardo soares ve fernando pessoa isimleri ile kitaplar yazarken bu isimlere birer kimlik ve üslup vermeyi de eksik etmemiştir. öldüğünden sandığından farklı isimler altında yazılmış 10 binlerce sayfa eser çıkmıştır. bize bir pessoa lunaparkı hediye etmiştir. *

2. b. traven: hayatı ile ilgili net hiçbir bilgi yoktur. genelde işçi, yoksul, emekçi kesiöin hikayelerini anlatan traven bütün kitaplarını posta ile yollayıp ortadan kaybolmayı tercih etmiştir. bildiğimiz tek şey ise meksika’da yaşadığıdır.

3. j. d. salinger: salinger “ çavdar tarlasında çocuklar” gibi bir başyapıt yazmış ama asla ünlü olmaya çalışmamış, röportaj vermekten hep kaçınmış ve basit bir yaşam sürmeyi tercih etmiştir. çok az fotoğrafı vardır.

4. trevenian: asıl adı rodney william whitaker olan amerikalı yazardır. şibumi kitabının yazarıdır. yaşamı boyunca hep kendini gizlemiştir ama başyapıtları dünyaya yayılmıştır. müstear adla yazımı kitaplar da mevcuttur.
ben bu yazarlardan dördünü sıralıyorum, gerisini imece usulü hallederiz:
1. fernando pessoa: portekiz’in yüz akıdır edebiyatta. alberto caeiro, alvaro de campos, ricardo reis, bernardo soares ve fernando pessoa isimleri ile kitaplar yazarken bu isimlere birer kimlik ve üslup vermeyi de eksik etmemiştir. öldüğünden sandığından farklı isimler altında yazılmış 10 binlerce sayfa eser çıkmıştır. bize bir pessoa lunaparkı hediye etmiştir. *

2. b. traven: hayatı ile ilgili net hiçbir bilgi yoktur. genelde işçi, yoksul, emekçi kesiöin hikayelerini anlatan traven bütün kitaplarını posta ile yollayıp ortadan kaybolmayı tercih etmiştir. bildiğimiz tek şey ise meksika’da yaşadığıdır.

3. j. d. salinger: salinger “ çavdar tarlasında çocuklar” gibi bir başyapıt yazmış ama asla ünlü olmaya çalışmamış, röportaj vermekten hep kaçınmış ve basit bir yaşam sürmeyi tercih etmiştir. çok az fotoğrafı vardır.

4. trevenian: asıl adı rodney william whitaker olan amerikalı yazardır. şibumi kitabının yazarıdır. yaşamı boyunca hep kendini gizlemiştir ama başyapıtları dünyaya yayılmıştır. müstear adla yazımı kitaplar da mevcuttur.
devamını gör...
