normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"yüzün yüzüme bir kere baksa anlardın" diyen kadının karşısında durup ona bakmayan adamın yüz ifadesine sahibim nice zamandır.
"aynada kendi yüzüme bakmaya tahammülüm yok ki senin yüzüne bakayım" diyen adamın karşısındaki kadının yüz ifadesi de bana ait.
bir de "bu ikisi aynı zaman ve mekan diliminden değiller" diyen iç ses senaryo yazarı var arka planda.
dış ses ise "kalk git artık saçmalıyorsun" diyor ama o kimin sesi bilmiyorum. şu an tek duyduğum eski bir türkü, onun sözlerine sığınıp hepsini susturuyorum..
afferin bana!
"aynada kendi yüzüme bakmaya tahammülüm yok ki senin yüzüne bakayım" diyen adamın karşısındaki kadının yüz ifadesi de bana ait.
bir de "bu ikisi aynı zaman ve mekan diliminden değiller" diyen iç ses senaryo yazarı var arka planda.
dış ses ise "kalk git artık saçmalıyorsun" diyor ama o kimin sesi bilmiyorum. şu an tek duyduğum eski bir türkü, onun sözlerine sığınıp hepsini susturuyorum..
afferin bana!
devamını gör...
keşkek
dana eti ile yapılanı orijinaldir. tavuk eti ile yapılanlar ise sahtedir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
kimlikte y kuşağı, ruhen x kuşağı.
devamını gör...
coronaya inanmayan insan
eskiden yaygın mıydı yoksa ekonomik krizlerle mi ortaya çıktı, bilinmez. kadın cinayetleri, kedi köpek cinayetleri, internet abuklamaları vs. mazoşizm yerini sadizme bırakmış.
bunların yanında da korona diye bir şey yok diyen akıldaneleri ortalıkta dolaşıyor. dünyanın düz olduğunu, yuvarlak bir dünyanın şeytan aldatmacası olduğunu iddia eden abd'li gibi, o da iddiasını kanıtlamak için kendi yaptığı roketle gökyüzüne havalanmak isterken kafa üstü yere çakılmıştı.
bunların yanında da korona diye bir şey yok diyen akıldaneleri ortalıkta dolaşıyor. dünyanın düz olduğunu, yuvarlak bir dünyanın şeytan aldatmacası olduğunu iddia eden abd'li gibi, o da iddiasını kanıtlamak için kendi yaptığı roketle gökyüzüne havalanmak isterken kafa üstü yere çakılmıştı.
devamını gör...
rüyada koşmaya çalışıp yerinde saymak
ne kadar çabalasam da bir kaç adımdan öteye gidemediğim durum.sanki ağır çekimde gibiyim.eskiye göre azalsa da dönem dönem yoklayan rüya.
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
düğünün ertesi günü çarşaf istenmesi.
devamını gör...
karantinada en çok özlenilen şeyler
kitap kulübüne katılıp okuduğumuz kitabı tartışmak
sinemaya gitmek
tiyatroya gitmek
route’a gidip bira içmek
sinemaya gitmek
tiyatroya gitmek
route’a gidip bira içmek
devamını gör...
quizlet
sınıf ortamlarında da kullanılabilen websitesi/uygulama. kahoot benzeri bir modla canlı quiz show'lar, yarışma ve oyunlar düzenlemek mümkün oluyor online derslerde, bu açıdan konu tekrarı yapmayı eğlenceli hale getiriyor öğrenciler için.
devamını gör...
stres
içimizde yaşayan tahta kurusu.
ne zaman karanlığa esir düşsek ortaya çıkar ve kanımızı emer.
ne zaman karanlığa esir düşsek ortaya çıkar ve kanımızı emer.
devamını gör...
lucifer
lucifer ismi hristiyanlıkta şeytan/şeytanın oğlu'nu tasvir etmek için kullanılıyor. ışık getiren anlamına geliyor. ayrıca sabah yıldızı(venüs) de bu isimle bilinir. şimdi gelelim diziye
başrollerinde tom ellis ve lauren german'ın olduğu fantastik, polisiye, komedi türündeki yabancı dizi. biraz ondan biraz bundan eklemişler. ortaya bu çıkmış.* dizi hakkındaki fikrim şöyle: kısaca vasat bir dizi *çok abartılacak bir dizi değil bence. diziyi abartanlar tom ellis fanları genelde. sadece ilk birkaç bölüm farklı geliyor gözünüze. o da ilk kez izlediğiniz için. sadece kişiler değişiyor olaylar aynı. istisnasız her bölümde bir cinayet var. lucifer(tom ellis) ve dedektif decker (lauren german) olay yerine intikal ediyor. cinayetin sebebini ve katili bulmaya çalışıyorlar. lucifer ne işe yarıyor derseniz. lucifer da işte tam katili bulma noktasında o kırmızı, şeytani gözlerini kullanıyor ve o meşhur soruyu soruyor. so tell me, what do you truly desire?
bu sorudan sonra adamlar eteğindeki tüm taşları döküyor haliyle. * neyse daha fazla yazmayayım. bundan fazlası spoiler'a girer.*
başrollerinde tom ellis ve lauren german'ın olduğu fantastik, polisiye, komedi türündeki yabancı dizi. biraz ondan biraz bundan eklemişler. ortaya bu çıkmış.* dizi hakkındaki fikrim şöyle: kısaca vasat bir dizi *çok abartılacak bir dizi değil bence. diziyi abartanlar tom ellis fanları genelde. sadece ilk birkaç bölüm farklı geliyor gözünüze. o da ilk kez izlediğiniz için. sadece kişiler değişiyor olaylar aynı. istisnasız her bölümde bir cinayet var. lucifer(tom ellis) ve dedektif decker (lauren german) olay yerine intikal ediyor. cinayetin sebebini ve katili bulmaya çalışıyorlar. lucifer ne işe yarıyor derseniz. lucifer da işte tam katili bulma noktasında o kırmızı, şeytani gözlerini kullanıyor ve o meşhur soruyu soruyor. so tell me, what do you truly desire?
bu sorudan sonra adamlar eteğindeki tüm taşları döküyor haliyle. * neyse daha fazla yazmayayım. bundan fazlası spoiler'a girer.*
devamını gör...
patriciler
bir dönem roma imparatorluğu tarafından kullanılan (bkz: krallık) yönetiminde en üst tabakada yer alan insanların oluşturduğu sınıftır.
bu sınıfın oy kullanma hakkı vardır.
kaynak: tarih notlarım.
bu sınıfın oy kullanma hakkı vardır.
kaynak: tarih notlarım.
devamını gör...
niloya
terapi için aşağıdaki videosunu izlediğim çizgi film.
devamını gör...
normal sözlük evlenecek eş aranıyor ilanları
edit: sarışın yakışıklı avrupalı beyler eklesin. abd pasaportu daha güzel olur. ok kib bye.
devamını gör...
etraftaki herkesin anında sevgili bulduğu dönem
şu ara yaşadığım durum.
sürekli bir şeyler anlatacak birileri var. onlar tanırken resmen ben de onlarla yeni sevgililerini tanıyorum.
nerdeyse oturup ortak danaya girer gibi ortak hayal kuracağız.* karşı taraf beni bilmiyor ama ben onun en sevdigi yemekten en sevdiği şarkıya kadar her şeyini biliyorum.
en fenası görüntülü arayıp "kıyafet dolabını aç, benlik olan ne var? " diyen kız arkadaşımdı. erkekler daha masum yazık heyecanları cenelerine vurmuş. umarım hepsi çok mutlu olur ve beni aramazlar.
çünkü bilinen bir gerçektir ki ; arkadaşlar bir ilişkiye başlar da mutlu olurlarsa, sevgililerine yaranmak için hiç aramazlar. *
ta ki ; araları bozulup da, dertleşecek birine ihtiyaç duyana kadar.*
sürekli bir şeyler anlatacak birileri var. onlar tanırken resmen ben de onlarla yeni sevgililerini tanıyorum.
nerdeyse oturup ortak danaya girer gibi ortak hayal kuracağız.* karşı taraf beni bilmiyor ama ben onun en sevdigi yemekten en sevdiği şarkıya kadar her şeyini biliyorum.
en fenası görüntülü arayıp "kıyafet dolabını aç, benlik olan ne var? " diyen kız arkadaşımdı. erkekler daha masum yazık heyecanları cenelerine vurmuş. umarım hepsi çok mutlu olur ve beni aramazlar.
çünkü bilinen bir gerçektir ki ; arkadaşlar bir ilişkiye başlar da mutlu olurlarsa, sevgililerine yaranmak için hiç aramazlar. *
ta ki ; araları bozulup da, dertleşecek birine ihtiyaç duyana kadar.*
devamını gör...
edvard munch
çığlık tablosunun kaynağı, endonezya'da bulunan krakatoa yanardağı'nın 1883'te yüz nükleer bomba şiddetinde patlamasıdır.
yanardağın kül kusması sonucunda; havada asılı kalan toz bulutları dünyayı sarmış, bu sebeple senelerce insanlar alacakaranlıkta yaşamıştır.
değerli dostlar; kırmızı dalga boylu ışıklar kül bulutundan geçerek dünyaya ulaşırken, mavi ve mor renkli dalga boylarındaki ışınlar yansımıştır. bu sebeple sonraki yıllarda gün doğumları ve gün batımları korkunçlu olmuştur. iki yıl boyunca hava sıcaklığı düşmüş, sıcaklık düşmeleri sebebiyle tarım ürünleri yetişmemiş, insanlar kıyametin geldiğine inanmışlardır. üstelik yanardağ patlamasından haberdar olamayacak kadar uzakta olan yerleri bile etkilemiştir.
etkilenen yerlerden birisi norveç, etkilenen insanlardan biride norveçli ressam edvard munch'tur. çığlık tablosu ''kırmızı gün''ün korkunçluğunu ve kasvetini yansıtmaktadır.
en güney il olan hatay'da yaşıyorum. bazen daha güneyimizde bulunan, çöl fırtınalarının yarattığı tozlar, burayı da kapladığında arada sırada bu kızıllığı yaşayabiliyoruz.
''
''
yanardağın kül kusması sonucunda; havada asılı kalan toz bulutları dünyayı sarmış, bu sebeple senelerce insanlar alacakaranlıkta yaşamıştır.
değerli dostlar; kırmızı dalga boylu ışıklar kül bulutundan geçerek dünyaya ulaşırken, mavi ve mor renkli dalga boylarındaki ışınlar yansımıştır. bu sebeple sonraki yıllarda gün doğumları ve gün batımları korkunçlu olmuştur. iki yıl boyunca hava sıcaklığı düşmüş, sıcaklık düşmeleri sebebiyle tarım ürünleri yetişmemiş, insanlar kıyametin geldiğine inanmışlardır. üstelik yanardağ patlamasından haberdar olamayacak kadar uzakta olan yerleri bile etkilemiştir.
etkilenen yerlerden birisi norveç, etkilenen insanlardan biride norveçli ressam edvard munch'tur. çığlık tablosu ''kırmızı gün''ün korkunçluğunu ve kasvetini yansıtmaktadır.
en güney il olan hatay'da yaşıyorum. bazen daha güneyimizde bulunan, çöl fırtınalarının yarattığı tozlar, burayı da kapladığında arada sırada bu kızıllığı yaşayabiliyoruz.
''
''
devamını gör...
fevkaladenin fevkinde
güzelliğin de üzerinde, en üst sınırda şahanelik anlamında kullanılan bülent ersoy tamlaması.
biraz daha abartılmış hali; fevkaladenin fevkindesinin de fevkinde olarak ifade edilebilir.
biraz daha abartılmış hali; fevkaladenin fevkindesinin de fevkinde olarak ifade edilebilir.
devamını gör...
yazarların dilemek istedikleri özürler
bu dünya'da bir yer işgal ettiğim için tüm insanlıktan özür diliyorum.
devamını gör...
popülaritesini hak eden filmler
imdb ye göre de esaretin bedeli. (the shawshank redemption) .
devamını gör...
kitap okuyan insanı belli eden detaylar
konuşma ve yazma şekli. direkt kendini belli ediyor.
devamını gör...



