muhafazakar sokak röportajcıları.
izleyenlere sinir krizi geçirtmek ve yolda yürüyen insanları rahatsız etmek dışında herhangi bir işe yaradıklarını görmedim.
devamını gör...

korkunç bir hastalık. kalıcı tedavisinin mümkün olmaması çok üzücü. şizofren olduğu belgeli bir kişiyle tanıştım şimdiye kadar. adam kendini var olmayan bir şirketin müdürü sanıyordu. kartvizit bile bastırmıştı. sabah işe gidiyordu(?), akşam işten geliyordu(?), iş çantası(?) taşıyordu. en acı olanı ise bu insanlar kesinlikle yalan söylemiyor aslında. sanrıları ve varsanıları(delüzyon ve halüsinasyon) o kadar güçlü ki onun dünyasında o şirket gerçekten var ve orada çalışıyor.

ayrıca şu an tutuklu olan ve birçok kişinin tanıdığı bir dini lider de paranoid şizofreni olduğu için askere alınmamıştır.
devamını gör...

birinci yüz.

ben insanların ikinci yüzünü gördüm mü, ilkini unuturum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi kitaplarımda yaparım bunu. kitaba bir yaşanmışlık katıyor. bir iz katıyorum ona. bencilce ama oraya dokunmuş olduğumu bilmek mutlu ediyor.
devamını gör...

günlük konuşma dilinde “haksız kazanç elde etmek, başkasının hakkına el uzatmak” anlamına gelen bir sözdür. bu sembolik bir anlamdır. gerçek anlamında kullanıldığında ise “ çift daldırmak” ya da “ çift bandırmak” anlamına gelebilir. ben tanımımda ikinci anlamı üzerinde duracağım.

bu terimle ilk karşılaşmam hala devam etmekte olan friends ile how i met your mother dizilerinden hangisinin daha iyi olduğu tartışmalarının bu tartışmalara girmeyecek kadar açık galibi olan seinfeld’in bir bölümünde oldu.

hangi bölüm olduğunu hatırlamıyorum ama açık büfe olan bir toplantıda jason alexander’ın canlandırdığı george costanza karakteri büfeye gider, eline bir cips alır ve sosa daldırır. daha sonra ağzına götürüp bir ısırık aldığı cipsi ikinci kez sosa daldırınca yanında bekleyen şahıs tepki gösterir. ve you double dipped der ancak george tam olarak anlamaz ne olduğunu.

bunun üzerine adam şöyle bir açıklama yapar: cipsi sosa bandın ve ısırdın, sonra yeniden sos bandın. bu ağzını kaseye sokmak gibi bir şeydir.

anlatmak istediğim şudur ki eğer böyle bir durumda kendinizi bulursanız george gibi olmayın. sosa bandırdığınız cipsi tek seferde yemeye çalışın.

(bkz: adab-ı muaşeret 101)
devamını gör...

elbet bir gün tası tarağı toplayıp gidip yerleşeceğim şehirdir. iç taraflarda insanları havası gibi sıcak, naif ve içtendir.
tatil bölgesi olarak çok tercih edilen ilçelere sahip olmasıyla beraberde turizim açısından önemli yere sahiptir.
herkesin gittiği plajlardansa kuytu, sakin koylar ve plajlar daha da çok sevmeme sebep olmuştur.

--! spoiler !--

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

--! spoiler !--
devamını gör...

patlarsa ne kadar ucuz olduğunu dokuz ay on gün sonra öğrenirsin.
devamını gör...

melancholia'daki olağanüstü performansı ile cannes'da en iyi kadın oyuncu ödülünü alan, ilk oscar adaylığını ise bu sene en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü dalında the power of the dog'daki rose karakteri ile kazanan ve heykelciğe de oldukça yakın olan 1982 doğumlu amerikalı aktris.

bu ablamızın iyi bir kariyeri var gerçekten. hollywood'un pek sevdiği çocuk yıldızlarından. kariyerinin ilk büyük işi interview with the vampire. ardından jumanji gibi döneme damgasını vurmuş çok önemli bir işin altından üstelik de henüz 13 yaşındayken başarı ile kalkmayı başarıyor. neredeyse bebekliğinden beri setlerde. hem televizyona hem sinemaya onlarca iş yaptıktan sonra sam raimi kendisine mary jane'i emanet ediyor. spider man ile dünyalığını yapan ve bol hasılatlı tüm bu işlerle adını dünyaya duyuran kirsten dunst'ın, ki arada eternal sunshine of the spotless mind falan gibi filmler de var birçok seride de (ben çok hakim olmasam da) yer aldığını biliyoruz. babası alman annesi de isviçre/alman asıllı bir amerikalı olan bu değişik isimli ablamız alman vatandaşlığını da aldıktan sonra avrupa sinemasından birkaç yönetmenin radarına giriyor. tam bu dönemde lars von trier kendisine melancholia'yı teklif ediyor ve bam! justine, oyuncunun o güne kadarki kariyerinin en önemli eveti oluveriyor.

şimdi geldiğimiz noktada sevmeyeni de en az seveni kadar olan ama adını da simasını da tüm sinema dünyasının bildiği bir oyuncu kendisi. vasatın çok üstünde bana kalırsa. muadili yok mu var ama ben çok da objektif olamıyorum. cidden melancholia izletmek istiyorum "çok overrated yeea" diyen insanlara, falan. ama şimdi şu da doğru bir yandan, çok üst düzey oyuncular tüm rolleri ile adından bu kadar uzun süre bahsettirir. beni de oynatsın trier ben de oynarım yani günün sonunda. neyse, karıştı kafam. ukde doldurdum gidiyorum. by.
devamını gör...

sözleneli 3 gün sonra 5 ay olacak yazar. teşekkür ediyor. ve hâlâ nişanlanmış değil.
kahrolası pandemi mutluluğuma çelme takmaya devam ediyor. hayır ağlamıyorum gözüme kurdele kaçtı.
devamını gör...

karşıdaki insanın mizacı belirir.
onda nerdesin ya o nasıl bir yerde olmak istiyor anlaşılır.
isteğin dikkate alınması ya da alınmamasına göre ayarlar yenilenir.
psikologlara göre, kimseden onu zor durumda bırakacak istekte bulunmamak
gerekiyor.
dikkat edin, istekte bulunmayın demiyorlar, zor durumda bırakacak istekte bulunmayın diyorlar.
şarkıda seven ne yapmaz deniyor ya, deneyin bakın bakalım, seven ne yapar ne yapmaz.
devamını gör...

buluşma bittikten ve ilerki buluşma için sözleştikten sonra kafa tokuşturmak.

bazı insanlar utandıkları için anlık dalgınlıkla yapabiliyor böyle şeyler.
(bkz: bir arkadaşım ekolü)
devamını gör...

nickimi rahat bırakın dostlar. üzülüyorum beee.
devamını gör...

30 saniyede bir konu geçişleri var ama bence eğlenceli olmuş baya. sevdim ben devamı gelmeli kesinlikle.
devamını gör...

aha başlığı açan eski ben şarkısı..

bugün duydum adını, şaka demiyorum işittim adını, derdini ufuklarda sönen gün gibi.....

kalbim yanıyor, ismini kimden işitsem..
geçer di mi bu hallerim?
geçmeli di mi bu hallerim?.

saçma, geçmiyor...
neler yaptım, görmüşsündür, geçmiyor..

yoluna bakıyorum, yokluğunla yanıyorum..

sanırım susmam lazım artık, sanırım içime bağırmam lazım artık, sanırım..
devamını gör...

trabzonsporun genç ve başarılı file bekçisi.kova falan diyenler olmuş şaka gibi gerçekten,önünde öyle bi tandem öyle bir orta saha varken uğurcan ne yapsın kardeşim?öyle bi eleşirmişlerki sanırsın önünde ramos pique ikilisi falan oynuyor da uğurcan geleni gideni içeri alıyormuş gibi.son derece geleceği parlak olan bir kardeşimizdir,yaşı genç yan toplarda da cepheden gelen toplarda da gayet başarılı ki son transfer döneminde çok fazla transfer teklifi almasıda iyi bir kaleci olduğunun göstergesi. not;galatasaraylıyım
devamını gör...

bana öyle dediler, havada kelebekler uçuyormuş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
seninle şöyle ağırbaşlı, ciddi bir ilişki yaşayabilirdik.*
devamını gör...

ekmek, peynir cesitleri ve zeytin esliginde guzel oluyor. bazen evde varsa uzum veya yaprak sarma da eklerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benden kısa.
benden uzun olsaydı da şansı yok. sonuç olarak e*kek.
t: kadın avındaki varlık. ezerim olm sizi.
devamını gör...

belki kitapların değil ama filmlerin en nefret edilen karakteri. ancak düşününce kendisinin çok da suçu olmadığı anlaşılıyor. gandalf, yüzüğü doğru kişiye emanet etmiştir. diğer karakterlerle yüzüğün arası nasıl bir bakalım:

-isildur, yüzüğü ateşe atamamıştır. sonunda yüzük tarafından öldürülmüştür.

-deagol ve smeagol yüzüğü görür görmez kavgaya tutuşmuştur ve smeagol gözünü kırpmadan yüzük için cinayet işlemiştir.

-bilbo, yüzüğü gördüğünde anında ceplemiştir. 111 yaşına geldiğinde ancak gandalf'ın zoruyla yüzüğü bırakmıştır ancak yıllar sonra bile keşke bir daha görebilsem demiştir.

-elrond'un divanı sırasında tüm ırkların temsilcileri yüzük için birbirine girmiştir.

-aragorn, gandalf, elrond kendilerini ele geçireceğini bildiğinden yüzüğe dokunmak istememiştir. elrond yüzüğün ayrıkvadi'de bile kalmamasını istemiştir. galadriel ise kendisine sunulan yüzüğü alırsa dönüşeceği kişiyle yüzleşmiş ve yüzüğü almayarak sınavını geçmiştir.

-boromir yüzüğü almaya çalışırken kısa süreliğine delirmiştir.

-saruman yüzüğü ele geçirmek için sauron'a bile kazık atmaya çalışmıştır.

-gollum seri boyunca yüzüğü tekrar ele geçirmek için entrikalar çevirmiştir. hatta yüzük için volkana atlamıştır. sadece kısa bir süreliğine yüzüğün yarattığı kişiliğinden kurtularak tekrar smeagol olmuştur.

-yüzükten en az etkilenen karakter olan samwise gamgee bile yüzüğü geri verirken bir an tereddüt etmiştir.

görüldüğü gibi yüksek elfler ve maia'lar bile yüzükten bu denli etkilenir ve korkarken frodo'nun biraz delirmesi çok normal. hatta en sonunda yüzüğü saklamak istemesi de çok normal. koskoca evrende tom bombadil harici yüzükten etkilenmeyen kimse yok, sadece samwise var azıcık etkilenen. zaten o da yardımcı yüzük taşıyıcısı. yani gandalf yüzüğü doğru kişilere emanet etmiştir ve frodo bu yüzden nefret edilesi bir karakter değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim