akrep
eklem bacaklılar familyasından, yetişkinleri morötesi ışık altında parlayan ilginç, zehirli hayvan.
fobisi olanlar tıklamasın lütfen:

(görsel, cdn.hswstatic. com'dan alıntıdır.)
bunun nedenine dair birçok tahmin var bilim camiasında. en çok kabul görenlerinden biri ise, geceleri avlanan bu hayvanın bu özelliği kullanarak morötesi ışığın varlığını saptamak ve onun var olduğu yerlerden kaçınarak kendisini gizlemek.
fobisi olanlar tıklamasın lütfen:

(görsel, cdn.hswstatic. com'dan alıntıdır.)
bunun nedenine dair birçok tahmin var bilim camiasında. en çok kabul görenlerinden biri ise, geceleri avlanan bu hayvanın bu özelliği kullanarak morötesi ışığın varlığını saptamak ve onun var olduğu yerlerden kaçınarak kendisini gizlemek.
devamını gör...
bütün erkekler aynısınız diyen kadın
hepsini denemiş mi diye hep merak ettiğim kızdır.
devamını gör...
kalbim acıyor
burayı bulana kadar gerçekten geçmeyen sızım vardı,güzel oyalanma yeri*
devamını gör...
normal sözlük çocuk korosu
ben yine kaçırdım.
sürekli başlığa bakmıyorum ki. mesaj atsanız keşke...*
sürekli başlığa bakmıyorum ki. mesaj atsanız keşke...*
devamını gör...
insanlığa güncelleme gelse ilk istenecek özellik
diş yenileme özelliği. her yıl bir defa yenileme şansımız olsa fena olmazdı
devamını gör...
kitap sayfaları arasına not koyarak kadına hediye eden erkek
kütüphaneden çıkmayan erkektir. genelde boğazlı kazak üzerine süveter ya da babaannesinin ördüğü hırkayı giyer. giydiği gömleğin yakasını son düğmeye kadar ilikler ve türkçeyi yalın konuşmaya gayret eder. rehberinde 20'den fazla numara yoktur. olanlar da şiir kulüplerinden arkadaşlarıdır. saçlarını limonla ıslatarak sol tarafa doğru tarar. sol üst cebinde kalın çerçeveli gözlüklerini silmek için kahverengi bir bez taşır. mülayimdir. hayır demeyi bilmez herkese evet ya da pekiyi der. hoşlandığı kızın abisinden dayak yerken suratını greyfurt yiyormuş gibi ekşitir. utangaçlıktan dolayı başlıktaki eyleme kalkışır.
devamını gör...
hayvan çiftliği
george orwell ispanya iç savaşı’da general franco’nun kuvvetlerine karşı savaşmış bir savaş gazisidir. 2. dünya savaşında muhabirlik yapmış bir gazetecidir. ve tarihin gördüğü en büyük yazarlardan biridir. 1984 romanının nasıl bir bilimkurgu, yergi ve öngörü harikası olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. hayvan çiftliği yazarın “bir peri masalı” alt başlığıyla yazdığı muhteşem bir yergidir.
sosyalizme bağlanan orwell sistem esnasında yapılan hataları görünce vazgeçer ve sistemi yeren hayvan çiftliğini yazar.
aslında bu romanda yerilen sadece sosyalizm değildir, romanda sağlam bir kapitaliz eleştirisi de okunabilir.
romanda bir çiftlikte gerçekleşen devrimden bahsedilir. insanların kovulduğu çiftlikte artık hayvanlar hüküm sürmektedir. önce “bütün hayvanlar eşittir.” düsturuna tabi yaşamaya başlar hayvanlar. aslında hayvanların uyması gereken yedi emir vardır.
bunlar;
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. dört ayak üzerinde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3. hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. bütün hayvanlar eşittir.
ama yönetimi ele geçiren domuzlar giderek bu yasaları yavaş yavaş, kimseye çaktırmadan değiştirmeye başlar. bu olayı 1984 romanında da okumuştuk. 1984’te de yapılan tahminler tutmayınca eski tarihli gazeteler güncellenip değiştiriliyordu.
romanın sonuna doğru yedinci emir de değiştirilir ki bu aslında anlatılmak istenenin özetidir.
“bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar daha eşittir.”
sosyalizme bağlanan orwell sistem esnasında yapılan hataları görünce vazgeçer ve sistemi yeren hayvan çiftliğini yazar.
aslında bu romanda yerilen sadece sosyalizm değildir, romanda sağlam bir kapitaliz eleştirisi de okunabilir.
romanda bir çiftlikte gerçekleşen devrimden bahsedilir. insanların kovulduğu çiftlikte artık hayvanlar hüküm sürmektedir. önce “bütün hayvanlar eşittir.” düsturuna tabi yaşamaya başlar hayvanlar. aslında hayvanların uyması gereken yedi emir vardır.
bunlar;
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. dört ayak üzerinde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3. hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. bütün hayvanlar eşittir.
ama yönetimi ele geçiren domuzlar giderek bu yasaları yavaş yavaş, kimseye çaktırmadan değiştirmeye başlar. bu olayı 1984 romanında da okumuştuk. 1984’te de yapılan tahminler tutmayınca eski tarihli gazeteler güncellenip değiştiriliyordu.
romanın sonuna doğru yedinci emir de değiştirilir ki bu aslında anlatılmak istenenin özetidir.
“bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar daha eşittir.”
devamını gör...
sevgi soysal
türk edebiyatının ağır bedeller ödetilmiş, gamlı kadın yazarlarından. benim çok sevdiğim yazar. kitapları, yaşadığımız çağlar için acı bir fotoğraf gibidir.
1976 yılında, sadece 40 yaşındayken hayata veda etmiştir.
eşi; mümtaz soysal'dır.
keşke daha çok kalsaydı ve daha çok yazsaydı.
eserleri: yürümek, yenişehir'de bir öğle vakti, şafak, hoş geldin ölüm, tutkulu perçem, barış adlı çocuk, venüslü kadınların serüvenleri, bakmak, beş paralık roman, tante rosa, yıldırım bölge kadınlar koğuşu, türkiye'nin kalbi kabul günleri
1976 yılında, sadece 40 yaşındayken hayata veda etmiştir.
eşi; mümtaz soysal'dır.
keşke daha çok kalsaydı ve daha çok yazsaydı.
eserleri: yürümek, yenişehir'de bir öğle vakti, şafak, hoş geldin ölüm, tutkulu perçem, barış adlı çocuk, venüslü kadınların serüvenleri, bakmak, beş paralık roman, tante rosa, yıldırım bölge kadınlar koğuşu, türkiye'nin kalbi kabul günleri
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
sözlüğe çok girmediğimden yazıp çıktığımdan farketmemiştim. sanırım butik bir sözlük olduğu için online sayısına nispeten hep aynı yazarlar yazıyor.
gözlemlediğim kadarıyla kücük bir topluluk oldugu icin yazılandan cok, takip ve begeni ugruna birbirlerine yalakalık yapan ya da popülerite uğruna sacma sapan triplere giren tektipleşmiş profiller sürekli olarak aktif.
kendi kulvarında kaliteli yazarları kesfetmek bu durumda güçleşiyor. her konudaki fikrini merak edicegim bi profile de denk gelmedim şu ana kadar. bu durum yazma ve okuma şevkimi kırıp sözlüğü sıkıcı kılmaya başladı.
edit: bunları dile getirmek icin binlerce tanım mı girmem gerekiyordu? çapsız tavsiyelerinizi kendinize saklayın, tşkrlrr.
gözlemlediğim kadarıyla kücük bir topluluk oldugu icin yazılandan cok, takip ve begeni ugruna birbirlerine yalakalık yapan ya da popülerite uğruna sacma sapan triplere giren tektipleşmiş profiller sürekli olarak aktif.
kendi kulvarında kaliteli yazarları kesfetmek bu durumda güçleşiyor. her konudaki fikrini merak edicegim bi profile de denk gelmedim şu ana kadar. bu durum yazma ve okuma şevkimi kırıp sözlüğü sıkıcı kılmaya başladı.
edit: bunları dile getirmek icin binlerce tanım mı girmem gerekiyordu? çapsız tavsiyelerinizi kendinize saklayın, tşkrlrr.
devamını gör...
bu pandemi artık aşılanmamışların pandemisi
insanları kobay fare gibi gören bir adet mürekkep yalamış beyanı.
ben olmuyorum. biri bana bunu dikte edene kadar da olmayacağım. dikte edildiği takdirde de orada bir dalavere çevireceğim kesin. bir kez korona oldum benim için soğuk algınlığından tek farkı uyku hali ve t bölgesi ağrısıydı. yine geçiririm sorun değil. neymiş korona geçirenleri 3 sene sonra imamın kayığı bekliyormuş. ulan sen şuna biz bi bok yedik milleti damgalı eşşek gibi aşıladık ama ilerde nolur bilmiyoz en olmadı bunlar korona geçirdi deyip aşılananlar ölünce korona geçirmişlerdi deriz demiyor da böyle diyorlar. enteresan. vücudu dirençli olup koronayı atlatan kimsenin şiddetli akut enfeksiyonu geçirdi diye bilmem kaç yıl sonra öleceğine inanmıyorum.
ben olmuyorum. biri bana bunu dikte edene kadar da olmayacağım. dikte edildiği takdirde de orada bir dalavere çevireceğim kesin. bir kez korona oldum benim için soğuk algınlığından tek farkı uyku hali ve t bölgesi ağrısıydı. yine geçiririm sorun değil. neymiş korona geçirenleri 3 sene sonra imamın kayığı bekliyormuş. ulan sen şuna biz bi bok yedik milleti damgalı eşşek gibi aşıladık ama ilerde nolur bilmiyoz en olmadı bunlar korona geçirdi deyip aşılananlar ölünce korona geçirmişlerdi deriz demiyor da böyle diyorlar. enteresan. vücudu dirençli olup koronayı atlatan kimsenin şiddetli akut enfeksiyonu geçirdi diye bilmem kaç yıl sonra öleceğine inanmıyorum.
devamını gör...
küfürbaz olan insanların kafasının çalışmaması
''bana şiirlerinde küfür etme diyorlar usulsüz,
bu kadar o.çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz..."
can yücel
bu kadar o.çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz..."
can yücel
devamını gör...
yara bandı erkek
histerik kizlarin bos kaldiklarinda kisa bir sureligine hayatlarina dahil ettikleri arkadaslar. belki sen belki ben belki bakkal huseyin amca, karsindakinin olayini bilmiyosun sonucta. e duygular da zirve yapinca gordugun seyleri bile gormuyosun. kullanilip atilirlar, belki kullanildiginin farkinda bile olmadan atilirlar, kiz isin kilifini bulmustur. bol bol aci cekilir, sokaklarda davar gibi dolasilir, dunden kalma bi raki sisesine bir yumruk atilir. hayat olaganca acimasizligiyla devam eder.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
kimseye bir faydası olmayacak ama çekirgelerin duyma organları ön bacaklarındadır.
devamını gör...
yazar sayısı arttıkça entry giren yazarın azalması
doğru düzgün bir başlık açılsa dahi saniyeler içinde sol framede aşağılarda kaybolmasından dolayı "ortalık bi sakinleşsin hele" diye bekleyen yazarlardan bahseden başlıktır.
devamını gör...
çavdar tarlasında çocuklar
edebi değerinin yanında arkadaş seçiminde size mükemmel bir "turnusol" olabilecek kitap. şu kitabı sevmeyen ve yerde yere vuran insanlar şahsi kanaatimce çok sıkıcı insanlar.
bilirsiniz işte insanlar düşünsel ve davranışsal olarak ayrışırlar. mesela markette x adlı arkadaşınızla geziyorsunuzdur ki yan reyondan birisi markette çalışan ve arkadaşınızın adaşı olan başka bir "x" beye sesleniyordur. arkadaşınız ise bu çağrıya "efenddddiiiiim" diye bağırarak yanıt veriyor, yan reyondaki adam ise o sırada derdini anlatmaya başlıyordur bile. ne kadar çocukça değil mi? üstelik 30 yaşındaysanız. fakat arkadaşınızı neden arkadaş olarak seçtiğinizi de anlatıyor aslında bu durum. bu kitabı sevmeyen kişi markette gezerken bu olaya tanık olan ve sizin gülüşmelerinize tanık olup, sizi ayıplayan kişi. o yüzden arkadaşınız değil ve o yüzden de bu kitabı ve karakteri sevmiyor zaten. yani demek istediğim o ki insanlar kafa yapıları olarak ayrılırlar. arkadaş seçerken buna göre seçeriz. ne diyordum? kitap da bu işe yarıyor işte. kullanın.
tanım: central park'taki yapay göl donduktan sonra içindeki ördeklerin nereye gittiğini düşünenlerin ve birbirlerini bulup arkadaş olanların kitabı. yalnız değiliz aslında.
bilirsiniz işte insanlar düşünsel ve davranışsal olarak ayrışırlar. mesela markette x adlı arkadaşınızla geziyorsunuzdur ki yan reyondan birisi markette çalışan ve arkadaşınızın adaşı olan başka bir "x" beye sesleniyordur. arkadaşınız ise bu çağrıya "efenddddiiiiim" diye bağırarak yanıt veriyor, yan reyondaki adam ise o sırada derdini anlatmaya başlıyordur bile. ne kadar çocukça değil mi? üstelik 30 yaşındaysanız. fakat arkadaşınızı neden arkadaş olarak seçtiğinizi de anlatıyor aslında bu durum. bu kitabı sevmeyen kişi markette gezerken bu olaya tanık olan ve sizin gülüşmelerinize tanık olup, sizi ayıplayan kişi. o yüzden arkadaşınız değil ve o yüzden de bu kitabı ve karakteri sevmiyor zaten. yani demek istediğim o ki insanlar kafa yapıları olarak ayrılırlar. arkadaş seçerken buna göre seçeriz. ne diyordum? kitap da bu işe yarıyor işte. kullanın.
tanım: central park'taki yapay göl donduktan sonra içindeki ördeklerin nereye gittiğini düşünenlerin ve birbirlerini bulup arkadaş olanların kitabı. yalnız değiliz aslında.
devamını gör...
kötü ilişki vs yalnızlık
kötü ilişkilerden çıkmış biri olarak ebedi yalnızlığı tercih ederim. kafan rahattır, huzur dolusundur. kendi kendine yetmeyi öğrenmişsindir. kavga,trip, hayal kırıklığı yaşamazsın. sadece çevrendeki insanların "yine mi yalnızsın" ," iyi alıştın sende yalnızlığa", "artık birini bulsan mi" "evde mi kaldın " gibi gereksiz sorularıyla ugraşır durursun. ama bir yerden sonra onlara da kulak asmamayı öğrenirsin. hep söylerim günümüz de yalnızlık allaha mahsus değil, doğarken de ölürken de yalnızız. o yüzden sizi mutlu etmeyen insanları hayatınızda barindirmamaya, döne döne mutsuzluğa dayalı ve yazarın da dedigi gibi " kötü ilişkilere" takılı kalmayın . yalnızlığı seçin.
devamını gör...
acı eşiği
insan sinir sistemi ya hep ya hiç yaklaşımı ile çalışır. rahatsızlık veren durum eşik değerinin altında kaldığında hiçbir şey hissetmeyiz fakat eşik değeri aşıldığında, eşik üzerinde kalan kısmı değil tamamını algılarız. beynimizin rahatsızlık veren durumu ağrı/acı olarak tanımlaması için, beyne ulaşan acı verilerinin eşiğin üzerinde olması gerekmektedir.
süreğen veya geçici bir hastalıktan dolayı zarar verici uyarıların neden olduğu üzücü bir his, hoş olmayan duygusal deneyim olarak adlandırılan ağrının, rahatsızlık hissine dönüştüğü noktaya ağrı/acı eşiği denmektedir. evrensel olarak kabul görmese de dolorimetri adında bir acı ölçer geliştirilmiştir.
kişiden kişiye değişmekle beraber zaman içerisinde daha az algılanması ve hatta bazı durumlarda hiç hissedilememesi durumları ile de karşılaşılmıştır. kimisi kan bile veremezken kimileri anestezisiz kendini kestirir..
süreğen veya geçici bir hastalıktan dolayı zarar verici uyarıların neden olduğu üzücü bir his, hoş olmayan duygusal deneyim olarak adlandırılan ağrının, rahatsızlık hissine dönüştüğü noktaya ağrı/acı eşiği denmektedir. evrensel olarak kabul görmese de dolorimetri adında bir acı ölçer geliştirilmiştir.
kişiden kişiye değişmekle beraber zaman içerisinde daha az algılanması ve hatta bazı durumlarda hiç hissedilememesi durumları ile de karşılaşılmıştır. kimisi kan bile veremezken kimileri anestezisiz kendini kestirir..
devamını gör...





