günümüzde bilim adamları, şimdiye kadar nuh'un gemisinin nereye oturduğunu tam olarak belirleyememişlerdir. ama bazıları geminin, ağrı dağı'na oturduğunu ileri sürmüştür. aynı şekilde tevrat da, geminin oturduğu dağı ararat yani ağrı dağı ve çevresi olarak göstermiştir. kur'an-ı kerim ise geminin oturduğu dağ, hud suresi 44. ayette geçmektedir. ayette geminin oturduğu yer olarak cudi bölgesi gösteriliyor. ama bazı meallerde çevirisi cudi dağı diye yapılmış. halbuki kitapta cudi dağı olarak değil, sadece cudi ismi geçmektedir.
devamını gör...

hayat normale dönüşünce kızılayın ortasında yoldaş benjamin franklin’in askerleriyiz diye bağırıp gezecem.
ayrıca; (bkz: ne salak salak sorular bunlar ya)
devamını gör...

can sıkıntısı. öyle sizler gibi özel sebepler yazamayacağım üzgünüm canlarım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

[jakstat ukdesi]

''eğer kira'yı yakalarsak, o kötüdür. eğer kira kazanır ve dünyayı yönetirse, adalettir.''

yagami light, death note (anime)sinde kötülüklerle dolu ve çürümeye başlayan dünyayı kendi adaleti ile değiştirmeye çalışan bir karakterdir. ölüm meleği ryuk keyfî olarak ölüm defterini yeryüzüne düşürünce yagami light o defteri bulur ve içine yazdığı ismin, kendi istediği şekilde öleceğini öğrenir. lighto fazlasıyla zekidir. bu yüzden yazacağı isimleri, nasıl ve ne zaman öleceklerini dikkatli düşünür. tabii onun kadar zeki l, yani namı diğer ryuzaki, başından beri kira (yagami light)'nın kim olduğunu bilmesine rağmen onu durdurmak için büyük çaba gösterir. yagami light kim olduğu bilinse dahi insanların kafasını karıştırabilecek kadar zekidir.

bilmiyorum siz olsaydınız yagami light gibi ölüm defterini kullanır mıydınız? çok düşündüm fakat sanırım ben kullanmazdım. sadece bir kişi için bile kullanmazdım. bir kere başladığınızda asla durduramazsınız çünkü. lighto için de aynısı oluyor, dünyadaki tüm kötüleri öldürüp dünyayı çürümekten kurtaracağını düşünüyor, öyle bir şey olduğu taktirde yeryüzündeki tek kötü'nün kendisi kalacağını bilmeden.


insan dediğin böyle bir canlı işte ryuk. örneğin, okuldaki serbest tartışma dersinde "kötü insanları öldürebilir miyiz?" gibi bir konu asla dile getirilmez. diyelim ki konu olarak seçildi. herkes iyi çocuk rolü oynar, "bu doğru olmaz" der. elbette öyle yanıtlamaları en doğrusu. insan evladı toplu ortamlarda dışarıya karşı öyle olmak zorunda. fakat asıl içlerinden geçen bu. korkar ve dışarıya karşı benim varlığımı kabul etmezler ama kimin yazdığı bile belli olmayan interneti ''kira''lar kaplamış.


edit: aynı zamanda tanımlarını beğendiğim ve merakla takibime aldığım kafa sözlük yazarı.
devamını gör...

kronik hastalıgı olanlarda yaş, meslek kriteri yok listeye girmek için.
e nabızınızda çıkıyorsa gidip vuruluyorsunuz syn soral de böyle yapmış....
tanım: bilgisi olmayan fesat tiplerin fikir beyan ettikleri başlık.
devamını gör...

bedeni ruhundan çok sevilen,
geçmişi geleceğinden çok merak edilen,
sorumluluklari hayallerinden daha kiymetli olan,
kimsenin gerçekte tanımak istemediği varlıktır.
devamını gör...

sözlükte, tanımlar kadar okumaya heves ettiğim ve okumayı sevdiğim bir alanın deyim yerindeyse savaş alanına dönüşmesi durumu.

her yazarın, bütün tanımlarını ve başlıklarını okumaya fırsat olmuyor, haliyle bazen ne demek istediğini, ne düşündüğünü, ne anlatmaya çalışmış olabileceğini anlayabilmek için kendisi ile bana nazaran daha fazla etkileşimi olmuş kişilerin öznel görüşlerine ihtiyaç duyup nickaltına gidiyorum ama o da ne? ne göreyim?

efenim bu nick altı denen mecra; ecnebi filmlerinde, kişilerin kafasının ve ellerinin 3 oval delikten geçirilip ifşa edildiği garabete dönmüş. mesaj özelliği yokmuşçasına acımasızca tanımlar döşenmiş.

bilgilendirici tanımlar da var nadiren, onları da bulmak samanlıkta iğne aramak gibi. olumlama maksadıyla girilen tanımlar da tekrara düşmüş, okuma kalitesini düşürüyor, okuyucuyu zorluyor.

bir yazarın yazılarından, başlıklarından rahatsız iseniz lütfen başlık/ tanım engelleme özelliğini kullanınız, mesaj ile rahatsızlık veriyorsa engelleyiniz, eyleminin boyutuna göre özet bir nick altı girebilir, moderasyona da bildirebilirsiniz. kişisel eleştirilerinizi mesaj yolu ile yönlendirip tartışınız, başlık/ tanım altında cevap yoluna giderek okuma yapmayı zorlaştırmayınız.

genelleme veya karakter analizi için elinizde yeterli done olup olmadığını iyice ölçüp tartınız. elinize klavyeyi alıp aklınıza geleni pervasızca fırlatmayınız kişilerin nick altına.

arz ederim.
devamını gör...


ilk yemişini bu sene verdi,
kızılcık,
üç tane;
bir daha seneye beş tane verir;
ömür çok,
bekleriz;
ne çıkar?

ilâhi kızılcık!
devamını gör...

aklıma istemsiz bu karikatürü getirdi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

agu bugu cugu

evet 2002'de bir bebeydim... vurmayın lütfen 19 yaşındayım artık
devamını gör...

37 yaşında, bu özellikte birini tanıyorum. evleneceği insandan beklediği şeyleri kendi hayatında da uygulayan, takdir edilesi erkektir.
devamını gör...

sonra bunlar böyle yaparken tüm haber kanallarından şu ses yükselir:
- koyunları otlatırken ders çalışan çoban türkiye birincisi oldu
devamını gör...

gorgeous
devamını gör...

az önce derste etkinlik yaptırıyorum. fiilde çatı buluyorlar. sıra sıra soruyorum.
bir öğrencim var. anne-babasını trafik kazasında kaybetmiş. sıra ona geldi. cümle şu :
"anneni bu kadar zamandan sonra görünce, çok özlediğiniz için birbirinizle sıkı sıkı kucaklaştınız mı?"
sustu kızım. mikrofonunu açtı ama konuşmadı. nasıl panikledim bir bilseniz. acısını hatırlatıyorum gibi geldi. normalde cümleyi tam okur, ona göre açıklama yaparım. hemen kucaklaşmak işte, nasıl olur, ben sana sarılırım, sen bana sarılırsın karşılıklı yaparız,işteş bu yüzden, kucakladı deseydi o zaman da etken olacaktı dedim bir solukta. hemen diğer öğrenciye geçtim. benim yüreğime taş oturdu. ahhh be, bari çocuklara adil olsan dünya!..
devamını gör...

sürükleyicilik, akıcılık, merak, özgünlük, üzerinde düşünülmüşlük, emek ve çaba.
devamını gör...

--- alıntı ---

derler ki sultan mahmut'a kısmeti bağlı bir adamdan söz etmişler. sultan adamı bir de kendisi denemek istemiş.

bir koca tepsi baklava yaptırmış. üst tabakadan başka tepsinin her tarafına görünmeyecek şekilde altın dizdirmiş. adamını gönderip, ona tepsiyi birinin bir adağı diyerek kısmetsiz şahsa vermesini ve o şahsı takip etmesini emretmiş.

adamımız tepsiyi almış. yolda bir tanıdığına rastlamış. ikisinin de olaydan haberi yok. adamımız hikayeyi anlatınca, "senin," demiş - gerçek bir hayırseverlik duygusuyla-, "baklavadan çok paraya ihtiyacın var. al şu iki altını, sat tepsiyi bana." teklif adamımızın da işine gelmiş ve tepsiyi satmış.

sultan hikayeyi duyunca "fesüphanallah!" demiş. adamına, adamımızın her gün geçtiği köprünün, her gün geçtiği tarafına o gelmeden hemen önce altın dizmesini ve kenara çekilip izlemesini emretmiş.

adamımız köprüye gelince "ya!" demiş, "hep aynı taraftan geçiyorum, bu gün de diğer taraftan geçeyim, bir değişiklik olsun," demiş.

sultan hikayeyi duyunca, "ya hazreti pir!" demiş. adamımızı yaka paça beylik arazilerden birine getirmelerini emretmiş. getirmişler. adam korkudan tir tir titrerken ona bir kasnak verilmesini emretmiş ve adamımıza, "bu kasnağı atabildiğin kadar uzağa atacaksın. en son durduğu yere kadar olan arazi senin olacak," demiş.

adamımız kasnağı savurmuş. kasnak havada bir yay çizip gelmiş ayaklarının dibinde durmuş.

sultan "ya malik el mülk!" diye haykırmış, "getirin onu!" doğruca hazine odasına gitmişler. adama bir kürek verilmesini emretmiş. "küreği daldır, ne gelirse senindir." adam korku ve heyecandan küreği ters daldırmış ve gele gele bir metelik gelmiş.

sultan "kısmeti bağlı" olmanın ne demek olduğunu anlamış böylece.

raviyan-ı ahbar, nakilan-ı esrar zikr idürler kim "vermeyince mabut, neylesin sultan mahmut" meselini dahi şol sultan irad buyurmuştur.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

eğer dini kendi işine geldiği kesip biçmeden yaşıyorsa evet ahlaklıdır, semavi dinler esasında güzel ahlak üzerine kurulmuştur.* * din zaten bir yaşam biçimidir, insanın fıtratının gerektirdiği şeylerle bir anahtar kilit uyumu içerisindedir.
dini yani en azından islam'ı *günümüzde verilmek istenen şekle göre değil, aslına göre değerlendiriniz. ülkede oluşturulan müslüman algısının inanın hakiki müslümanlıkla uzaktan yakından alakası yok. islam "şekilden" * değil amel ve niyetten ibarettir.
devamını gör...

5-d sınıfından berke'nin yolda bulduğu monami kutusuna dandik pastel boya koyması.
devamını gör...

"sen ne kadar çok şey biliyorsun" demişti ünlü bir profesör hocam.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim