geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
seneye görüşürüz esprisi kimden gelecek gerginliği
yagami light ukdesidir.
muhakkak her insanda olan gerginliktir. ulan sene sonları “seneye görüşürüz” esprisi her zaman yapılır biliyorsunuz ki, o yüzden ilk kimden gelecek diye ister istemez insan haliyle tedirgin oluyor.
yalnız bayağı bir kötü espri hiçbir zaman kanım ısınmadı ne yalan söyleyeyim.
muhakkak her insanda olan gerginliktir. ulan sene sonları “seneye görüşürüz” esprisi her zaman yapılır biliyorsunuz ki, o yüzden ilk kimden gelecek diye ister istemez insan haliyle tedirgin oluyor.
yalnız bayağı bir kötü espri hiçbir zaman kanım ısınmadı ne yalan söyleyeyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
covid ile haşır neşir olan bir intern doktorum ben. daha bi’ öğrenciyim ben
devamını gör...
izu yarımadası
ızu yarımadası, japonya'nın honshū adası'nda bulunan bir yarımadadır. yarımada, pasifik okyanusu kıyısında shizuoka prefektörlüğü sınırları içerisinde yer almakta olup derin girintili kıyılara sahip dağlık bir yapıya sahiptir. yarımadanın yüzölçümü 1,421.24 km² olup nüfusu 2005 yılı itibarı ile 473,942'dir.
izu yarımadası'na adanan gezi rehberi vardır ve bu 3 bölümdür;
ilki dağ'a: (link: www.japondan.com/2015/06/14...)
ikincisi okyanus'a: (link: www.japondan.com/2015/07/02...)
üçüncüsü de kültüre adanan: (link: www.japondan.com/2015/12/19...).
izu yarımadası'na adanan gezi rehberi vardır ve bu 3 bölümdür;
ilki dağ'a: (link: www.japondan.com/2015/06/14...)
ikincisi okyanus'a: (link: www.japondan.com/2015/07/02...)
üçüncüsü de kültüre adanan: (link: www.japondan.com/2015/12/19...).
devamını gör...
namusu iki bacak arasında sanmak
mesela dayınızı ya da bir tanıdığınızı araya koyup hatır ile bir kamu kurumunda işe başladınız.
engelli park alanına parkettiniz.
ya da ücret ödemediğiniz ve herkese ait olan yolun bir kenarına duba koyup buraya park yapılmaz diyerek orayı sahiplendiniz.
buraya belki de hepimizin yaptığı ve normal karşıladığı binlerce örnek yazabiliriz.
aslında hepimiz öyle ya da böyle namussuzluk yapmışızdır. tek bir noktaya odaklanmayalım. kesinlikle bacak arasında değildir. davranıştadır.
engelli park alanına parkettiniz.
ya da ücret ödemediğiniz ve herkese ait olan yolun bir kenarına duba koyup buraya park yapılmaz diyerek orayı sahiplendiniz.
buraya belki de hepimizin yaptığı ve normal karşıladığı binlerce örnek yazabiliriz.
aslında hepimiz öyle ya da böyle namussuzluk yapmışızdır. tek bir noktaya odaklanmayalım. kesinlikle bacak arasında değildir. davranıştadır.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
sigaranın son nefesi otobüse üfleyen kimsenin başı çektiği versustur.
devamını gör...
kitap alıntıları
dünya, bizleri kurtarma ve bize iyilik etme aşkıyla dolu insanlar tarafından hep kana bulandı. tarihteki bütün savaşları yürekleri iyilikle dolup taşan, kendini bir dava uğruna feda ettiğini düşünen kurtarıcılar çıkardı.
hitler almanları, stalin işçileri, mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. onlar hep “biz” dediler, hiç ''ben'' deyip kendilerini düşünmediler. ama bilim, zenginlik, hayatı kolaylaştıran, yaşanır kılan her türlü buluş, bilgi, kendi çıkarları için çalışan, işini iyi yapan bencilerin eseriydi. onlar hiçbir zaman biz olmadılar. sadece işlerini iyi yapmaya çalıştılar ve bizlere rağmen başardılar.
ayn rand/hayatın kaynağı
hitler almanları, stalin işçileri, mao köylüleri kurtarmak için dünyayı kana buladı. milyonlarca insan kurtarıcıların şefkat dolu ellerinde can verdi. onlar hep “biz” dediler, hiç ''ben'' deyip kendilerini düşünmediler. ama bilim, zenginlik, hayatı kolaylaştıran, yaşanır kılan her türlü buluş, bilgi, kendi çıkarları için çalışan, işini iyi yapan bencilerin eseriydi. onlar hiçbir zaman biz olmadılar. sadece işlerini iyi yapmaya çalıştılar ve bizlere rağmen başardılar.
ayn rand/hayatın kaynağı
devamını gör...
sözlük yazarlarından alınan ilginç mesajlar
biri durduk yere “sakın bir daha benimle konuşama!!” yazmıştı. abicim tamam da tek kelime etmemiştim ki sana zaten.
devamını gör...
öz güveni zedeleyen öğretmen
kekemelik problemi olan öğrencisinin konuşma bozukluğunu tiye alan ve sınıftaki diğer 24 öğrencisini güldüren öğretmendir aynı zamanda.
devamını gör...
acısını tek başına yaşayan insan
kırıldığın kadar sağlamlaşıyorsun bu dünyada, senden ne kadar gitmişlerse, sen de o kadar uzaklaşıyorsun insanlardan.
bu işin sonu seni, yalnız hissedeceğin, kimseye kolay bağlanamayacağın birine dönüştürüyor ama sen, artık kimsenin kolayca seni yıkamayacağını öğrenmiş oluyorsun.
yalnız kalıp da acına gömüldüğün zamanlarda büyüdüğünü fark edersin önce. kimin sende ne kadar olduğunu görürsün.
en zor sınavını tek başına atlatmaya çalışırsın, ama olduğundan çok daha sağlam ayağa kalkarsın.
kimseden medet ummaman gerektiğini anlarsın. herkesi nereye ne kadar koyman gerektiğini öğrenirsin.
öfkelisindir, kırgınsındır, bitkinsindir. ama sessiz kalırsın. sonra elin yanlışlıkla bir şeye takılır, bir şeyler kırılır, bağırırsın.
büyük şeyleri içinde bastırdığın için, küçük şeylere tahammül edemez noktaya gelirsin.
zamanla anlarsın, insanların kavgaları seninle değil. gerçekleşmemiş kişilikleri, sevilmemiş çocuklukları, başarılarla gizlemeye çalıştıkları özdeğersizlikleri ile...
kötü tavrı kişisel almamaya başlarsın; sen, bu savaşın sadece nesnesisin. bazen gerçekten tek sorunun, öznenin kendisinden kaynaklı olduğunu anlar, yoluna devam edersin...
bu işin sonu seni, yalnız hissedeceğin, kimseye kolay bağlanamayacağın birine dönüştürüyor ama sen, artık kimsenin kolayca seni yıkamayacağını öğrenmiş oluyorsun.
yalnız kalıp da acına gömüldüğün zamanlarda büyüdüğünü fark edersin önce. kimin sende ne kadar olduğunu görürsün.
en zor sınavını tek başına atlatmaya çalışırsın, ama olduğundan çok daha sağlam ayağa kalkarsın.
kimseden medet ummaman gerektiğini anlarsın. herkesi nereye ne kadar koyman gerektiğini öğrenirsin.
öfkelisindir, kırgınsındır, bitkinsindir. ama sessiz kalırsın. sonra elin yanlışlıkla bir şeye takılır, bir şeyler kırılır, bağırırsın.
büyük şeyleri içinde bastırdığın için, küçük şeylere tahammül edemez noktaya gelirsin.
zamanla anlarsın, insanların kavgaları seninle değil. gerçekleşmemiş kişilikleri, sevilmemiş çocuklukları, başarılarla gizlemeye çalıştıkları özdeğersizlikleri ile...
kötü tavrı kişisel almamaya başlarsın; sen, bu savaşın sadece nesnesisin. bazen gerçekten tek sorunun, öznenin kendisinden kaynaklı olduğunu anlar, yoluna devam edersin...
devamını gör...
baştan çıkarıcının günlüğü
varoluşçuluğun atası olarak bilinen danimarkalı filozof sören kierkegaard’ın varoluşçuluğun 3 aşmasından(estetik,etikve dini aşama) ilki olan estetik aşmayı ele aldığı kitabıdır.
yaklaşık 280 sayfadan oluşan kitap, baş karakter johannes’in cordelia’yı etkileme, nişanlanma ve ayrılma sürecini ele alan bir günlüktür.
johannes kendini bir “estet” olarak tanımlamaktadır. onun için estetik haz diğer tüm duygulardan öndedir.
cordelia ile ilk buluşmaları için beklerken şunlar geçmektedir aklından:
“mehtaplı bir gecede güzel göllerimizden birinde kayıkla açılmayı oldum olası sevmişimdir. yelkeni sarar, kürekleri toplar, dümeni çıkartır, boylu boyunca uzanırım ve gök kubbeyi seyrederim. tekne dalgaların kucağında sallandığında, bulutlar güçlü rüzgârın ardı sıra hızla geçip de ay bir an kaybolup sonra yeniden belirdiğinde bu huzursuzlukta huzur bulurum. dalgaların hareketi kucağında sallar beni, kayığa çarpışları tekdüze bir ninni gibi gelir. bulutların hızlı uçuşları, ışık ve karanlığın birbirini kovalaması beni öylesine sarhoş eder ki uyanık olduğum halde düş görürüm. aslında benim şimdi de yaptığım budur. fırtınalı bir gölde böyle bir aşağı bir yukarı inip çıkmak ne eğlencelidir. insanın içinde fırtınaların esmesi ne eğlencelidir.”
johannes cordalia’yı baştan çıkarmayı başarır ancak şimdi cordalia onunla nişanlanmak istemektedir. ancak johannes için nişanlanma, estetik hazzı bitirecek bir toplumsal baskıdır. burada cordalia’yı ikna etmeye çalışır:
“cordelia’cığım
[[alıntı]]
aşk gizliliği sever -nişan bir gizin açıklanmasıdır; aşk sessizliği sever- nişan herkese duyurudur; aşk fısıldamayı sever- nişan yüksek sesli bir ilandır. ama cordelia’nın sanatıyla nişan, düşmanı aldatmak için gereken şey olacak. karanlık bir gecede, öteki gemiler için, bir fener asmaktan daha tehlikeli bir şey yoktur, bu fener karanlıktan daha tehlikelidir.”
[[/alıntı]]
çabalaması nafiledir. cordalia ile nişanlanmıştır. johannes her ne kadar cordalia’yı çok sevse de onun estet prensibleri 6 aydan uzun bir ilişkiye izin vermez. bu aşamada cordelia’yı ayrılığa ikna etmeye çalışır, vicdani sorumluluğu üzerinden atmaya çalışır ve şu şekilde sonlandırır günlüğünü:
“onunla vedalaşmayacağım; hiçbir şey beni, her şeyi değiştiren ama sonucu etkilemeyen kadın gözyaşlarından ve kadın yakarışlarından daha fazla iğrendirmez. onu sevdim, ama şimdiden sonra ruhumu artık bağlayamaz. bir tanrı olsaydım neptün’ün bir su perisi için yaptığını yapardım ona: bir erkeğe dönüştürürdüm onu. yine de insanın kendini bir kızla şiirselleştirip şiirselleştiremeyeceğini; kızı, ilişkiden bıkanın kendisi olduğunu düşleyecek kadar gururlu kılıp kılmayacağım öğrenmeye değerdi gerçekten. oldukça ilginç bir epilog olabilir bu; kendi başına psikolojinin alanına girebilir, ayrıca inşam pek çok erotik gözlemle zenginleştirebilir.”
yaklaşık 280 sayfadan oluşan kitap, baş karakter johannes’in cordelia’yı etkileme, nişanlanma ve ayrılma sürecini ele alan bir günlüktür.
johannes kendini bir “estet” olarak tanımlamaktadır. onun için estetik haz diğer tüm duygulardan öndedir.
cordelia ile ilk buluşmaları için beklerken şunlar geçmektedir aklından:
“mehtaplı bir gecede güzel göllerimizden birinde kayıkla açılmayı oldum olası sevmişimdir. yelkeni sarar, kürekleri toplar, dümeni çıkartır, boylu boyunca uzanırım ve gök kubbeyi seyrederim. tekne dalgaların kucağında sallandığında, bulutlar güçlü rüzgârın ardı sıra hızla geçip de ay bir an kaybolup sonra yeniden belirdiğinde bu huzursuzlukta huzur bulurum. dalgaların hareketi kucağında sallar beni, kayığa çarpışları tekdüze bir ninni gibi gelir. bulutların hızlı uçuşları, ışık ve karanlığın birbirini kovalaması beni öylesine sarhoş eder ki uyanık olduğum halde düş görürüm. aslında benim şimdi de yaptığım budur. fırtınalı bir gölde böyle bir aşağı bir yukarı inip çıkmak ne eğlencelidir. insanın içinde fırtınaların esmesi ne eğlencelidir.”
johannes cordalia’yı baştan çıkarmayı başarır ancak şimdi cordalia onunla nişanlanmak istemektedir. ancak johannes için nişanlanma, estetik hazzı bitirecek bir toplumsal baskıdır. burada cordalia’yı ikna etmeye çalışır:
“cordelia’cığım
[[alıntı]]
aşk gizliliği sever -nişan bir gizin açıklanmasıdır; aşk sessizliği sever- nişan herkese duyurudur; aşk fısıldamayı sever- nişan yüksek sesli bir ilandır. ama cordelia’nın sanatıyla nişan, düşmanı aldatmak için gereken şey olacak. karanlık bir gecede, öteki gemiler için, bir fener asmaktan daha tehlikeli bir şey yoktur, bu fener karanlıktan daha tehlikelidir.”
[[/alıntı]]
çabalaması nafiledir. cordalia ile nişanlanmıştır. johannes her ne kadar cordalia’yı çok sevse de onun estet prensibleri 6 aydan uzun bir ilişkiye izin vermez. bu aşamada cordelia’yı ayrılığa ikna etmeye çalışır, vicdani sorumluluğu üzerinden atmaya çalışır ve şu şekilde sonlandırır günlüğünü:
“onunla vedalaşmayacağım; hiçbir şey beni, her şeyi değiştiren ama sonucu etkilemeyen kadın gözyaşlarından ve kadın yakarışlarından daha fazla iğrendirmez. onu sevdim, ama şimdiden sonra ruhumu artık bağlayamaz. bir tanrı olsaydım neptün’ün bir su perisi için yaptığını yapardım ona: bir erkeğe dönüştürürdüm onu. yine de insanın kendini bir kızla şiirselleştirip şiirselleştiremeyeceğini; kızı, ilişkiden bıkanın kendisi olduğunu düşleyecek kadar gururlu kılıp kılmayacağım öğrenmeye değerdi gerçekten. oldukça ilginç bir epilog olabilir bu; kendi başına psikolojinin alanına girebilir, ayrıca inşam pek çok erotik gözlemle zenginleştirebilir.”
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
deme öyle deme işte ya ben yapmasam daha iyi sjsjjsjsjsjsj.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
herhangi bir rütbe alamamış olmam rezilliği..
devamını gör...
yazarların radyodan istek şarkısı
izel- ah yandım.
devamını gör...
mini etek
etek türüdür. kendine yakıştırıp giyen her kadına yakışır.
devamını gör...
kestane
kestane, gürgen, palamut altı yaprak
üstü bulut
gel sen burda derdi unut
orman ne güzel ne güzel
üstü bulut
gel sen burda derdi unut
orman ne güzel ne güzel
devamını gör...
özür dileyip davranışları aynı kalan insan
özrünü kalben değil sırf özür dilemiş olmak için yapmış insandır.
belki iradesi zayıftır, kendine hakim olamamıştır bunların hepsine kabulüm. ama ikinci özrü kabul edilmeyecektir, her tercihin bir bedeli vardır.
belki iradesi zayıftır, kendine hakim olamamıştır bunların hepsine kabulüm. ama ikinci özrü kabul edilmeyecektir, her tercihin bir bedeli vardır.
devamını gör...
normal sözlük beğeni şeması
gidip gelen beğeni:yapılan beğeninin geri alınıp, siz online olduğunuzda tekrarlanmasi ve bildirim gelmesi sureti ile "bak ben de cevrimiçiyim"
mesajı vermek için yapılan beğeni çeşididir. tanım yapan kişi de sen zaten bunu daha önce beğenmiştin ? diye düşünmesine ve bildirim ekranı geçmişini kontrol etmesine sebep olur.
favori ile aynı anda gelmeyen beğeni: favoriden bağımsız farklı bir sürede gelip, (bkz: selam yine ben) mesajı vermek isteyen beğenidir.
pusuda bekleyen beğeni : tanım yapıp profilinize girip kontrol ettiğiniz anda gelen ve ulan hangi ara okudun anladın da beğeni yaptın? diye sormaniza sebep olan beğenidir.
mesajı vermek için yapılan beğeni çeşididir. tanım yapan kişi de sen zaten bunu daha önce beğenmiştin ? diye düşünmesine ve bildirim ekranı geçmişini kontrol etmesine sebep olur.
favori ile aynı anda gelmeyen beğeni: favoriden bağımsız farklı bir sürede gelip, (bkz: selam yine ben) mesajı vermek isteyen beğenidir.
pusuda bekleyen beğeni : tanım yapıp profilinize girip kontrol ettiğiniz anda gelen ve ulan hangi ara okudun anladın da beğeni yaptın? diye sormaniza sebep olan beğenidir.
devamını gör...
öğrenci evi
ailelerinden uzakta yaşayan öğrencilerin yaşadığı evdir. kafa dengi arkadaşlarla tutuldu mu çok eğlenceli geçer aç yattığınız geceler olsa bile.
devamını gör...
