sevmediğin biri tarafından sevilmek
iki taraf için de fazlasıyla üzücü olan durum.
devamını gör...
köylerdeki komik lakaplar
acı bibergilin mustuk.
ne yapılmak nereye varılmak istenmektedir dedirten lakaplar.
ne yapılmak nereye varılmak istenmektedir dedirten lakaplar.
devamını gör...
içinde hapsolmak istediğiniz yıl
2012.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
çürümenin kitabı
ve diğer tüm emil cioran kitapları...
ve diğer tüm emil cioran kitapları...
devamını gör...
şarap ve aşk
en güzel kombinasyondur.hele şarap güzel bir şarap ise eh aşk da tutkuluysa eğer birinci şişe devrilir devrilmez güzel bir sevişme kaçınılmaz olur. aşıklar hem aşkın şarabını içerler hem de şarabın aşkın.
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
kevin spacey - the usual suspects tek geçerim. amcam birbirinden çok farklı iki rolde nasıl da döktürüyor…
devamını gör...
3 mayıs türkçülük günü
öfkemiz sarsın her yanı, #bozkurtlar yürüye yürüye..." 3mayıs coşkusu bütün yurdu sarsın türkçü türkiye !
devamını gör...
radyoaktivite
kararsız atom çekirdeklerinin kararlı duruma gelmek için yaptığı bozunma olayı.
buraya biraz detay yazayım.
durup dururken bir çekirdek neden bozunuma uğramak ister? tabii ki durup dururken değildir bu. çekirdek, proton ve nötronların bulunduğu kısmıdır atomun. nötronlar elektriksel olarak yüksüzdür ama protonlar için aynı şeyi söyleyemeyiz. bunlar pozitif yüklü parçacıklardır.
iki parçacık aynı türden yüklere sahipse aralarında bir itme kuvveti oluşur. yani iki parçacık da pozitif ya da iki parçacık da negatif yüklüyse bunlar birbirini itecektir. eğer biri pozitif diğeri negatif yüklüyse birbirlerini çekerler.
belirli bir proton sayısına kadar çekirdekte bir sıkıntı yaşanmaz. atom numarası ve dolayısıyla proton sayısı artmaya başladıkça bu itme kuvvetleri problem oluşturmaya başlar. öyle bir atom numarası * ve proton sayısına geliriz ki artık itme kuvvetleri, protonların bir arada durmasını neredeyse imkânsız hale getirir. bunun sonucu olarak da atom, çekirdeğinden proton atmak ister. ancak bu öyle kolay bir iş değildir. çünkü...
burada ilginç bir durum geçerli. normal şartlarda elinizde 1 kiloluk bir yük varsa, aynı elinize 1 kiloluk yük daha alırsanız, elinizde toplam 2 kilo olur. fakat atom çekirdeği ilginç bir şekilde, içindeki parçacıkların toplam kütlesinden daha düşük bir kütleye sahiptir. zira burada bir bağlanma enerjisi söz konusudur ve bunun sorumlusu çekirdek içinde geçerli olan güçlü nükleer kuvvetlerdir. bu kuvvetlerin etkisi altındaki protonlar, normalde sahip olduklarından daha düşük kütle değerine sahip olurlar. eğer bir protonu çekirdekten atmaya çalışırsanız, çekirdeğin biraz enerji kazanması ve protonun serbest hale geçebilmek için esas kütlesini geri kazanması gerekir. nötron için de bu durum geçerlidir.
ancak güzel bir çıkış yolu vardır: çekirdekten tek bir proton ya da tek bir nötron atmak yerine bir alfa parçacığını atmak. yukarıda söylediğim durum bu parçacık için geçerli değildir çünkü bu zaten kendi içerisinde özerk diyebileceğimiz sıkı bağlı bir yapıdır. kendi başına sahip olduğu bağlanma enerjisi yeterince büyüktür. çekirdek de sırf protonlardan kurtulmak için nötronları kaybetmeyi göze alır. böylece çekirdekten 2 proton birden atılmış olur ve elektriksel itme kuvveti, her atılan protonla beraber biraz daha hafifler. çekirdek gittikçe kararlı duruma yaklaşır.
buraya kadar anlattığım olay, alfa bozunumu sürecidir ve çok ağır atomlarda gerçekleşir.
***
alfayı gördük. beta bozunumunda neler olur?
burada da çekirdek içerisindeki dengesiz parçacık dağılımı söz konusudur. örneğin azot 7 protonu ve 7 nötronu olan hafif bir elementtir. karbon-14 ise 6 proton 8 nötrona sahiptir. yani her ikisi de toplamda aynı nükleon sayısına sahipse de, birindeki denge durumu diğerinde bulunmaz. zayıf nükleer kuvvetlerin öncülüğüyle bozunum gerçekleşir ve kararsız olan karbon atomu, 1 elektron ve 1 nötrino yayarak kendisini kararlı olan azot atomuna dönüştürür.
atom numarası 18 olan elemente geldiğimizde, bu elementin de nötron sayısını artırmaya yönelik bozunuma uğradığını görürüz. flor-18, yine 1 elektron ve 1 nötrino eşliğinde oksijen-18'e dönüşür. bu da bozunum geçirmenin ikinci yoludur.
üçüncü ve son yol da bir nötronun, bir protonun yerini almasıdır. elektron yakalama adı da verilen bu süreç sonunda, çekirdek etrafındaki elektronlardan biri kapılarak protonlardan biriyle nötron oluşturur. kütle numarası biraz daha büyük * atomlarda görülür.
***
bu iki bozunum türünden birine uğrayan çekirdekler, uyarılmış enerji seviyelerinden temel enerji seviyesine dönerken foton yayarlar. bu da gama bozunumudur.
alfa ve beta bozunumları, başlangıçtaki element ile son ürün olan elementin birbirinden farklı olduğu süreçlerken, gama bozunumu sonunda element başlangıçta da sonda da aynı elementtir, değişime uğramaz.
buraya biraz detay yazayım.
durup dururken bir çekirdek neden bozunuma uğramak ister? tabii ki durup dururken değildir bu. çekirdek, proton ve nötronların bulunduğu kısmıdır atomun. nötronlar elektriksel olarak yüksüzdür ama protonlar için aynı şeyi söyleyemeyiz. bunlar pozitif yüklü parçacıklardır.
iki parçacık aynı türden yüklere sahipse aralarında bir itme kuvveti oluşur. yani iki parçacık da pozitif ya da iki parçacık da negatif yüklüyse bunlar birbirini itecektir. eğer biri pozitif diğeri negatif yüklüyse birbirlerini çekerler.
belirli bir proton sayısına kadar çekirdekte bir sıkıntı yaşanmaz. atom numarası ve dolayısıyla proton sayısı artmaya başladıkça bu itme kuvvetleri problem oluşturmaya başlar. öyle bir atom numarası * ve proton sayısına geliriz ki artık itme kuvvetleri, protonların bir arada durmasını neredeyse imkânsız hale getirir. bunun sonucu olarak da atom, çekirdeğinden proton atmak ister. ancak bu öyle kolay bir iş değildir. çünkü...
burada ilginç bir durum geçerli. normal şartlarda elinizde 1 kiloluk bir yük varsa, aynı elinize 1 kiloluk yük daha alırsanız, elinizde toplam 2 kilo olur. fakat atom çekirdeği ilginç bir şekilde, içindeki parçacıkların toplam kütlesinden daha düşük bir kütleye sahiptir. zira burada bir bağlanma enerjisi söz konusudur ve bunun sorumlusu çekirdek içinde geçerli olan güçlü nükleer kuvvetlerdir. bu kuvvetlerin etkisi altındaki protonlar, normalde sahip olduklarından daha düşük kütle değerine sahip olurlar. eğer bir protonu çekirdekten atmaya çalışırsanız, çekirdeğin biraz enerji kazanması ve protonun serbest hale geçebilmek için esas kütlesini geri kazanması gerekir. nötron için de bu durum geçerlidir.
ancak güzel bir çıkış yolu vardır: çekirdekten tek bir proton ya da tek bir nötron atmak yerine bir alfa parçacığını atmak. yukarıda söylediğim durum bu parçacık için geçerli değildir çünkü bu zaten kendi içerisinde özerk diyebileceğimiz sıkı bağlı bir yapıdır. kendi başına sahip olduğu bağlanma enerjisi yeterince büyüktür. çekirdek de sırf protonlardan kurtulmak için nötronları kaybetmeyi göze alır. böylece çekirdekten 2 proton birden atılmış olur ve elektriksel itme kuvveti, her atılan protonla beraber biraz daha hafifler. çekirdek gittikçe kararlı duruma yaklaşır.
buraya kadar anlattığım olay, alfa bozunumu sürecidir ve çok ağır atomlarda gerçekleşir.
***
alfayı gördük. beta bozunumunda neler olur?
burada da çekirdek içerisindeki dengesiz parçacık dağılımı söz konusudur. örneğin azot 7 protonu ve 7 nötronu olan hafif bir elementtir. karbon-14 ise 6 proton 8 nötrona sahiptir. yani her ikisi de toplamda aynı nükleon sayısına sahipse de, birindeki denge durumu diğerinde bulunmaz. zayıf nükleer kuvvetlerin öncülüğüyle bozunum gerçekleşir ve kararsız olan karbon atomu, 1 elektron ve 1 nötrino yayarak kendisini kararlı olan azot atomuna dönüştürür.
atom numarası 18 olan elemente geldiğimizde, bu elementin de nötron sayısını artırmaya yönelik bozunuma uğradığını görürüz. flor-18, yine 1 elektron ve 1 nötrino eşliğinde oksijen-18'e dönüşür. bu da bozunum geçirmenin ikinci yoludur.
üçüncü ve son yol da bir nötronun, bir protonun yerini almasıdır. elektron yakalama adı da verilen bu süreç sonunda, çekirdek etrafındaki elektronlardan biri kapılarak protonlardan biriyle nötron oluşturur. kütle numarası biraz daha büyük * atomlarda görülür.
***
bu iki bozunum türünden birine uğrayan çekirdekler, uyarılmış enerji seviyelerinden temel enerji seviyesine dönerken foton yayarlar. bu da gama bozunumudur.
alfa ve beta bozunumları, başlangıçtaki element ile son ürün olan elementin birbirinden farklı olduğu süreçlerken, gama bozunumu sonunda element başlangıçta da sonda da aynı elementtir, değişime uğramaz.
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
yeni gelen yazarların bilmediği kankacılıktır. belli bir süre yazınca burada onlar da kanka sahibi olacaklardır. neyse gençler bunları kafaya takmayalım akışı akıtalım rica ediyorum. *
devamını gör...
12 nisan tecavüz günü trendini başlatanların bulunması
bu çocuklar reşit değil yani doğru ve yanlışı ayırt edebilecek durumda değiller sağlıklı bir karar mekanizması yok. bunları hapse atmak (ıslah evi) bir fayda sağlamayacak. bu çocuklar adam akıllı eğitim almalı ve ebeveynleri olacak kişiler çocukları bu hale gelene kadar ne halt yiyordu araştırılmalı.
sosyal medya gençleri çok bozdu bu gidişle çocuğum olursa manastırda falan yetiştirmek zorunda kalacağım.
sosyal medya gençleri çok bozdu bu gidişle çocuğum olursa manastırda falan yetiştirmek zorunda kalacağım.
devamını gör...
yazarların yaşama motivasyonu
sevdiğim herkes ve sevdiğim her şey.
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
casper
şirinler
taş devri
bugs bunny
tom ve jery
temel reis
heidi
red kit
şirinler
taş devri
bugs bunny
tom ve jery
temel reis
heidi
red kit
devamını gör...
meşeler gövermiş
kızılcahamam türküsü. bizim aşk hikayelerinden, imkansızlıklardan bir tanesi daha anlayacağınız. öylesine yazılmıyor ya bazı şeyler, anlatmaya çalışıyor insan çektiklerini. ne yapsa yetmiyor, dinmiyor içinin yangını. sanki tüm dünyayı önüne serseler bitmeyecekmiş gibi geliyor bu yangın. düşünüyor insan, ne ara yandı benim içim böyle? ne ara gözüm görmez oldu bu dünyayı? sonra biri geliyor, meşeler diyor, gövermiş. bakıyorsun böyle o kişinin gözlerine, “bir kez sarılsam aslında”diye geçiriyorsun “geçecek de işte…”aklından varmıyor diline kelimeler. öyle bir türkü bu. bir delikanlının yüreği yani, varlığın yokluğu, acının sesi biraz da…
open.spotify.com/track/4JFx...
/meşeler gövermiş varsın göversin,
söyleyin huysuza durmasın gelsin.
varmasın kötüye asılsın ölsün,
kötü adam yar ömrünü yok eder.
ben bilemedim yaylaların yolunu,
saçın uzun bağlasınlar kolumu.
eğer anan seni bana vermezse,
yemin ettim keseceğim yolunu.
karaser deresi bükülür gider,
zülüfler gerdana dökülür gider.
bir yiğit de sevdiğini almazsa,
o yiğidin ömrü sökülüp gider. /
open.spotify.com/track/4JFx...
/meşeler gövermiş varsın göversin,
söyleyin huysuza durmasın gelsin.
varmasın kötüye asılsın ölsün,
kötü adam yar ömrünü yok eder.
ben bilemedim yaylaların yolunu,
saçın uzun bağlasınlar kolumu.
eğer anan seni bana vermezse,
yemin ettim keseceğim yolunu.
karaser deresi bükülür gider,
zülüfler gerdana dökülür gider.
bir yiğit de sevdiğini almazsa,
o yiğidin ömrü sökülüp gider. /
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
devamını gör...
7. koğuştaki mucize
film, güney kore yapımı miracle in cell no 7 adlı filmden uyarlanan dram türü bir filmdir. içerisinde haksızlıkların, acıların, dramların olduğu ve izlerken gözyaşlarımızın firar edeceği bir filmdir. adalet kavramını sorgulattıran, insanların engelli olmasının sevgiden, merhametten yoksun olamayacağını gösterir. her ne kadar insanların bakış açısı engelli olan kişilere karşı çok iyi olmasa da, bu film bunu çok iyi açıklamış ve her insanın sevgiyle büyüyeceğini, merhametin çok güzel bir duygu olduğu, baba figürünün çok önemli olduğunu anlatması benim için ayrıca mükemmel bir ayrıntı.
konusuna gelecek olursak; 1983 yılında askerlerin cirit attığı bir ege kasabasında yaşayan ve engelli olduğundan dolayı üzerine bir öldürme iftirası atılan memo'nun suçsuz yere hapse atılması ve 7 yaşındaki kızıyla tekrar beraber olabilmek için hapishanedeki arkadaşlarının da yardımıyla bir mucizenin gerçekleştirilmeye çalışılmasını konu alıyor. herkes memo'nun ölmesini ve adaletin yerine getirilmesi için bir idam cezasına çarptırılmasını ister. ama memo, suçsuz ve masum bir babadır. onun saf ve masum olduğunu gören hapishane arkadaşları da onun tekrar kızıyla buluşabilmesi için birlik olurlar. bu her ne kadar çok kolay bir şey olmasa da bunu akıllarına koyarlar ve ne yapacaklarını düşünürler. zaman geçerken memo'nun da idamı yaklaşıyordur. idam günü geldiği zaman memo'nun yerine başka bir adamı koyarlar ( kendi rızası üzerine ) ve adam idam edilir. son olarak memo kurtulur ve kızı ovayla tekrar birbirlerine kavuşurlar. mucize ise gerçekleşmiş olur.
memo'nun kendi kızıyla aynı zekaya sahip olmasına rağmen, merhameti ve onu kendinden fazla sevmesi, korumak istemesi beni çok etkiledi. onun için tüm acılara katlanması ve sadece tek isteği onu tekrar görebilmek olması bir babanın haykırışlarıdır.
son olarak filmden bazı replikleri bırakmak istiyorum;
"baba idam değil, baba iyi adam..."
"halbuki sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."
"benim hastalığım yalan söyleyenlere inanmak. "
konusuna gelecek olursak; 1983 yılında askerlerin cirit attığı bir ege kasabasında yaşayan ve engelli olduğundan dolayı üzerine bir öldürme iftirası atılan memo'nun suçsuz yere hapse atılması ve 7 yaşındaki kızıyla tekrar beraber olabilmek için hapishanedeki arkadaşlarının da yardımıyla bir mucizenin gerçekleştirilmeye çalışılmasını konu alıyor. herkes memo'nun ölmesini ve adaletin yerine getirilmesi için bir idam cezasına çarptırılmasını ister. ama memo, suçsuz ve masum bir babadır. onun saf ve masum olduğunu gören hapishane arkadaşları da onun tekrar kızıyla buluşabilmesi için birlik olurlar. bu her ne kadar çok kolay bir şey olmasa da bunu akıllarına koyarlar ve ne yapacaklarını düşünürler. zaman geçerken memo'nun da idamı yaklaşıyordur. idam günü geldiği zaman memo'nun yerine başka bir adamı koyarlar ( kendi rızası üzerine ) ve adam idam edilir. son olarak memo kurtulur ve kızı ovayla tekrar birbirlerine kavuşurlar. mucize ise gerçekleşmiş olur.
memo'nun kendi kızıyla aynı zekaya sahip olmasına rağmen, merhameti ve onu kendinden fazla sevmesi, korumak istemesi beni çok etkiledi. onun için tüm acılara katlanması ve sadece tek isteği onu tekrar görebilmek olması bir babanın haykırışlarıdır.
son olarak filmden bazı replikleri bırakmak istiyorum;
"baba idam değil, baba iyi adam..."
"halbuki sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."
"benim hastalığım yalan söyleyenlere inanmak. "
devamını gör...
normal sözlük’e girince bildirim görmek
beni mutlu eden şeydir.
devamını gör...
hariciye
genel cerrahi kavramı litaritürümüze girmeden önce yerine kullanılan sıfat. bence daha havalı keşke öyle devam etseymiş.
devamını gör...


