yüklü bir para karşılığında aktroll olur muydunuz sorunsalı
paradan sonra gelen bir gururum var benim.
devamını gör...
normal sözlük'e yapıcı eleştiri
çaylak sistemi'nin gecikmemesi.
devamını gör...
gaslighting
bireyin kendi hafıza, algı ve akıl sağlığını sorgulayıp irdelemeye iten bir çeşit psikolojik kötü yönlendirmedir. bireyde veya seçilen grupta şüphe uyandırma, kalıcı inkar, çelişki ve yalan yoluyla peyderpey dikte edilir ve fark edilmesi kimi zaman güçtür.
bu manipülasyonun uygulanma şekilleri farklılık gösterse de temel olarak üç şekilde yapılır.
bunlardan birincisi, sözlü şekilde bir şeyleri ifade edip bu bilgileri her seferinde tekrardan farklı şekillerde anlatmaktır. böylece karşıdaki kişinin algılarını allak bullak etmek amaçlanır. ikinci yöntem ise fizikseldir; evde bulunan eşyaların yerlerini sürekli değiştirmek ve bir süre sonra olması gereken yerlerine tekrar koymak şeklinde gerçekleştirilir. böylece eşyayı ilk başta ait olduğu yerde göremeyen ama bir süre sonra tam orada bulan kurbana bu durumdan bahsettiğinde "ne saçmalıyorsun, hep oradaydı o" gibisinden tepkiler verilir. bu durum zamanla yine kendisinden şüphe etmesine yol açar. üçüncü yöntem ise bir olayın detaylarından bilinçli olarak bahsetmemek, daha sonra ise önceden bahsetmiş gibi konuşmak ve karşıdaki insana hafıza kayıpları yaşadığı vurgusunu yaparak aklını bulandırmak üzerinedir.
bu manipülasyonun uygulanma şekilleri farklılık gösterse de temel olarak üç şekilde yapılır.
bunlardan birincisi, sözlü şekilde bir şeyleri ifade edip bu bilgileri her seferinde tekrardan farklı şekillerde anlatmaktır. böylece karşıdaki kişinin algılarını allak bullak etmek amaçlanır. ikinci yöntem ise fizikseldir; evde bulunan eşyaların yerlerini sürekli değiştirmek ve bir süre sonra olması gereken yerlerine tekrar koymak şeklinde gerçekleştirilir. böylece eşyayı ilk başta ait olduğu yerde göremeyen ama bir süre sonra tam orada bulan kurbana bu durumdan bahsettiğinde "ne saçmalıyorsun, hep oradaydı o" gibisinden tepkiler verilir. bu durum zamanla yine kendisinden şüphe etmesine yol açar. üçüncü yöntem ise bir olayın detaylarından bilinçli olarak bahsetmemek, daha sonra ise önceden bahsetmiş gibi konuşmak ve karşıdaki insana hafıza kayıpları yaşadığı vurgusunu yaparak aklını bulandırmak üzerinedir.
devamını gör...
yavru kedi sahiplenmek
bir anda aklıma gelen ve de mutlaka düşüncelerimi paylaşmalıyım, dediğim kritik bir konudur.
doğar doğmaz acımasızca annesinden koparılan bir yavruysa sahiplenebilirsiniz. zaten bakanı olmayacaktır ve ilgisizlik, açlık, susuzluk vs. ortam koşulları onu öldürecektir. bu nedenle sahiplenilmesi en uygun davranış olur.
lakin annesi/babası yanında olan yavruları sahiplenirseniz hem kendinize hem o yavruya zarar verirsiniz. bu kez kediyi anne hasreti, anne sütü eksikliği vs. gibi sebepler öldürecektir. ölmezse bile mutlaka psikolojik olarak etkilenir. "hayvanın psiokojisi mi olur canım?" demeyin lütfen. korkmayı, özlemeyi hatta sevmeyi insanlardan daha iyi anlıyorlar.
doğar doğmaz acımasızca annesinden koparılan bir yavruysa sahiplenebilirsiniz. zaten bakanı olmayacaktır ve ilgisizlik, açlık, susuzluk vs. ortam koşulları onu öldürecektir. bu nedenle sahiplenilmesi en uygun davranış olur.
lakin annesi/babası yanında olan yavruları sahiplenirseniz hem kendinize hem o yavruya zarar verirsiniz. bu kez kediyi anne hasreti, anne sütü eksikliği vs. gibi sebepler öldürecektir. ölmezse bile mutlaka psikolojik olarak etkilenir. "hayvanın psiokojisi mi olur canım?" demeyin lütfen. korkmayı, özlemeyi hatta sevmeyi insanlardan daha iyi anlıyorlar.
devamını gör...
bir çaylağın entry'sini oylamak
iyi olan her tanımı oylarım. o yüzden normaldir.
bir çaylak iyi bir tanım girince oylarım. kavgalı olduğum sözlük yazarlarını bile oyluyorum. iyi tanım girsin yeterli.
bir çaylak iyi bir tanım girince oylarım. kavgalı olduğum sözlük yazarlarını bile oyluyorum. iyi tanım girsin yeterli.
devamını gör...
birileriyle sevişen kadın yazara dm atılır mı sorunsalı
önemli not: buradaki sevişen ibaresi yeşilçam filmlerindeki gibi, yani türkçemizde eski 'sevmek' anlamına gelmektedir.
birini seven -kadın erkek fark etmeksizin- yazara mesaj atılabilir.
-birini sevdik diye kendimizi tüm insanlıktan soyutlamadık ya?
denilesi kişidir.
acılıvegankebabı gizli ukdesi
*
birini seven -kadın erkek fark etmeksizin- yazara mesaj atılabilir.
-birini sevdik diye kendimizi tüm insanlıktan soyutlamadık ya?
denilesi kişidir.
acılıvegankebabı gizli ukdesi
*
devamını gör...
brokoli
babamın çok severek yediği ama benim kokusuna bile dayanamadığım bir sebzedir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle?
(bkz: orhan veli)
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle?
(bkz: orhan veli)
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı

evet değerli dostlar bu haberin pek mizahi bir boyutu yok ama yine de yazılması gerekiyor. zira bu turnuvanın yapılabilmesi için ciddi emek sarf eden başta hicligindansi, hidano ve 0330'un ihanete uğramış olmaları affedilebilir bir şey değil. arkadaş şurada biraz eğlenecektiniz, işin içine hile hurda karıştırıp, hurdaya çıkmanın ne lüzumu vardı? kürsüye çıkmasanız ne olacaktı? bakın adam 25. sırada yer aldı ama kürsünün ballı ekmek kadayıfını yaptırdı kendisine. herkesin gönlünde yer etti. bunu da sırf çabası sayesinde başardı. filleri tepişmedi dolayısıyla çimenleri ezmedi. efendi gibi yenildi ama turnuvanın kazananlarından biri oldu. kusura bakmayın ama adamın hunisi bile şu turnuvada sizden daha başarılı bir performans sergiledi.
bu arada bahislerin de içine ettiniz. bütün ajans çalışanları olarak, evi, arabayı, kabuğu artık allah ne verdiyse satıp, sekülerlesen çılgın hafız ile senden nefret ediyor olabilirim'e yatırmıştık. doğal olarak sayenizde avucumuzu yaladık!!! yalnız her şeye rağmen öngörülerimizde haklı çıktığımızı görüyoruz. ne demiştik?
senden nefret ediyor olabilirim: mahlası bile insanı sürüncemede bırakan bir oyuncu ile karşı karşıyayız. nefret ediyor mu etmiyor mu belli değil. istikrarlı bir soru işareti gibi! ihtimaller, olasılıklar bu arkadaşımızla maç yaparken havada uçuşabilir. kafa karıştırıcı bir stili var bence. ya da net bir oyun oynayıp kafanızın karışmasına bile izin vermeden, şahınızı alıp kaçabilir. yani garip bir hissiyat veriyor. siz bu adam ne halt edecek derken, oyunun bitme olasılığı bile var. genelde hislerimde yanılmam. bakın bu arkadaş final oynar. oynamasa bile final oynamış gibi yapabilir. alekhine savunması önereceğim bu arkadaşa karşı ama bilemiyorum, emin olamıyorum. muammalı çok hummalı bir yapısı var gibi. satranç tanrıları yar ve yardımcınız olsun!
adam hakikaten final oynamış gibi yaptı sayenizde.
kürsüye çıkan arkadaşları tebrik etmekle birlikte bizim bahislerin akıbeti için tüm bahislerin geçersiz sayılmasını talep ediyoruz. asrın soygunu gerçekleşti bu iki hilekar arkadaş yüzünden. belki de bahis baronlarının tetikçiliğini yapıyorlardı kim bilir? bundan sonraki turnuvalarda hile yapmanın cezası, hile yapan oyuncuyu katrana batırıp sonrasında kaz tüyü ile bir güzel harmanlayıp, sözlük içerisinde gezdirmek olsun derim ben.
bu güzel etkinliğe emek veren, hilesiz hurdasız efendi gibi katılıp güzel bir organizasyon olması için çabalayan herkese teşekkür ediyoruz. hepiniz gözümüzde şampiyonsunuz. bir de şam piyonları var ki, işte onlar sadece piyon! önümüzdeki turnuvada her şey gönlünüzde olsun!
devamını gör...
babaya peder diye hitap etmek
babuş diyeni duydu bu kulaklar. peder gayet iyi diye düşünüyorum.
devamını gör...
kadın cinayetleri politik midir sorunsalı
son yaşananlardan sonra tekrar gündeme getirmemiz gereken sorundur. çoğu cinayet artık basitçe bir hayatta kalma güdüsü ile işlenmiyor. insan yaşamına çok süre önce dahil olmuş ve devlet organının şu ya da bu şekilde kontrolünü sağlayabildiği her suç politik bir değer kazanmıştır. hayatımızdaki en büyük otorite olan devlet, yıllar boyu her türlü araç gibi şiddeti de elinde bulundurur ve bu araçlardan süzülerek yetişen bireyler ise bu devletin onayından geçmiştir. dolayısıyla; iktidarın gücünün yettiği her şey politiktir. bu iktidar yalnızca devlet değil, din alanında ve ekonomik alanda da bulunabilir.
kadın cinayetleri bölümüne gelirsek, son iktidarın tekelinde türkiye bu sorunu hiç olmadığı kadar patavatsızca ele alan ve çözümler konusunda adım dahi atmayan bir ülke haline gelmiştir. 7 yılda yüzde 1600 artan cinayetler için "abartılıyor" diyen 12. cumhurbaşkanı olsun, "tecavüzcü kürtaj yaptırandan daha masum" diyen milletvekili olsun, "anası tecavüze uğruyorsa çocuk niye ölsün, günahı ne? anası ölsün." diyen eski ankara belediye başkanı olsun, "kadınsa iffetli olacak. mahrem namahrem bilecek. herkesin içerisinde kahkaha atmayacak." diyen dönemin başbakan yardımcısı olsun; bu sözleriyle kadınların geceleri dışarıdayken arkasından bir ses duyduğunda yaşadığı korkunun tecavüz tehdidinde bulunan hatta ve hatta bunu uygulayıp masum bir insanın hayatını karartan erkeklerin içine düşmesini engellemiştir. insani yönden yaptıklarının iğrenç bir şey olduğunu düşünmeseler bile, gülünç sebeplerle cezaları indirilen hatta salıverilen katilleri gördükçe "ya hapse girersem?" korkusunu dahi yaşamamaya başlayan bir güruh oluşmasının politik olmadığı düşüncesi saçmadır.
kısacası; kadın cinayetleri politiktir, ama sadece politik değildir. ata-erkil yapının ve oturmuş kültürün de oluşturduğu bir problemdir.
kadın cinayetleri bölümüne gelirsek, son iktidarın tekelinde türkiye bu sorunu hiç olmadığı kadar patavatsızca ele alan ve çözümler konusunda adım dahi atmayan bir ülke haline gelmiştir. 7 yılda yüzde 1600 artan cinayetler için "abartılıyor" diyen 12. cumhurbaşkanı olsun, "tecavüzcü kürtaj yaptırandan daha masum" diyen milletvekili olsun, "anası tecavüze uğruyorsa çocuk niye ölsün, günahı ne? anası ölsün." diyen eski ankara belediye başkanı olsun, "kadınsa iffetli olacak. mahrem namahrem bilecek. herkesin içerisinde kahkaha atmayacak." diyen dönemin başbakan yardımcısı olsun; bu sözleriyle kadınların geceleri dışarıdayken arkasından bir ses duyduğunda yaşadığı korkunun tecavüz tehdidinde bulunan hatta ve hatta bunu uygulayıp masum bir insanın hayatını karartan erkeklerin içine düşmesini engellemiştir. insani yönden yaptıklarının iğrenç bir şey olduğunu düşünmeseler bile, gülünç sebeplerle cezaları indirilen hatta salıverilen katilleri gördükçe "ya hapse girersem?" korkusunu dahi yaşamamaya başlayan bir güruh oluşmasının politik olmadığı düşüncesi saçmadır.
kısacası; kadın cinayetleri politiktir, ama sadece politik değildir. ata-erkil yapının ve oturmuş kültürün de oluşturduğu bir problemdir.
devamını gör...
şiir alıntıları
biri bana sakin desin ortalık fena karışık
biri beni dinlesin
anlasın biri beni
biri gözlerime baksın
ortalık fena karışık..
ayın boynu bükük, neden?
neden bulanık hep suyum?
sevmiyor işte beni, biriniz de anlayın
biriniz şarap getirin, yakarım yoksa ağaçları
su serpin, tuz dökün, bakın her yerim kanıyor
ne deseler kanıyorum, sahi ben aptal mıyım?
bütün seyyar satıcılara yanaşasım geliyor
yancı bir kederdeyim bütün imkanlarım sakat
biri bana he desin
hak versin biri bana
hak versin geberiyorum
biri tez şarap getirsin
şirintepe parkındayım
ağır ve ağrılıyım, inanmıyorsanız bakın
babaa! üşüyorum. kimse farkımda değil
birileri bir şey yapsın
ateş yaksın, çay demlesin
ne bileyim, bir şey işte
biriniz de söyleyin lan, neden beni sevmiyor?
hayata nakavt oldum, izahın tek tarifi tuş
puştun biri miyim ne hiçbir şeyi haketmeyen
veysel gelsin beni alsın şirintepe parkındayım
bira ve cin ve parlement ve yarısı yenmiş biskrem
gözlerim mi seğiriyor ben mi yanlış görüyorum?
onu mu görüyorum hayal mi görüyorum?
kalkıp gitmem lazım lakin kıçımı kaldıramıyorum
baba! beni uyutsana bir süre uyanmayayım
anneme söylesene ekmeğime salça sürsün
sen yalan söylemezsin hiç, söyle beni seviyor mu?
baba! bak ben çok ciddiyim ortalık fena karışık
baba, bana ‘oğlum’ de ‘hadi eve gidelim’
-baba! söylesene bana,beni neden sevmiyor?-
*
biri beni dinlesin
anlasın biri beni
biri gözlerime baksın
ortalık fena karışık..
ayın boynu bükük, neden?
neden bulanık hep suyum?
sevmiyor işte beni, biriniz de anlayın
biriniz şarap getirin, yakarım yoksa ağaçları
su serpin, tuz dökün, bakın her yerim kanıyor
ne deseler kanıyorum, sahi ben aptal mıyım?
bütün seyyar satıcılara yanaşasım geliyor
yancı bir kederdeyim bütün imkanlarım sakat
biri bana he desin
hak versin biri bana
hak versin geberiyorum
biri tez şarap getirsin
şirintepe parkındayım
ağır ve ağrılıyım, inanmıyorsanız bakın
babaa! üşüyorum. kimse farkımda değil
birileri bir şey yapsın
ateş yaksın, çay demlesin
ne bileyim, bir şey işte
biriniz de söyleyin lan, neden beni sevmiyor?
hayata nakavt oldum, izahın tek tarifi tuş
puştun biri miyim ne hiçbir şeyi haketmeyen
veysel gelsin beni alsın şirintepe parkındayım
bira ve cin ve parlement ve yarısı yenmiş biskrem
gözlerim mi seğiriyor ben mi yanlış görüyorum?
onu mu görüyorum hayal mi görüyorum?
kalkıp gitmem lazım lakin kıçımı kaldıramıyorum
baba! beni uyutsana bir süre uyanmayayım
anneme söylesene ekmeğime salça sürsün
sen yalan söylemezsin hiç, söyle beni seviyor mu?
baba! bak ben çok ciddiyim ortalık fena karışık
baba, bana ‘oğlum’ de ‘hadi eve gidelim’
-baba! söylesene bana,beni neden sevmiyor?-
*
devamını gör...
baskı altında karar vermek
yine bir rahatsız ukdesi.
kriz yönetimi iyi biri ise çok da sıkıntılı bir durum değildir.aksi ise işler sarpa sarabilir.
kriz yönetimi iyi biri ise çok da sıkıntılı bir durum değildir.aksi ise işler sarpa sarabilir.
devamını gör...
türkiye'yi yaşanmaz kılan detaylar
emeğin değil de torpilin değerli olması.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
okunması gereken kitapları paylaştığımız başlıktır.
1) ince memed- yaşar kemal
2) don kişot- cervantes
3) daha- hakan günday
4) beyaz gemi- cengiz aytmatov
5) otobiyografik üçleme ( çocukluğum, ekmeğimi kazanırken, benim üniversitelerim )- maksim gorki
6) palto- nikolay gogol
7) şeker portakalı- jose mauro de vasconcelos
8) beyaz zambaklar ülkesinde- grigory petrov
9) inci- john steinbeck
10) martı johantan livingston- richard bach
11) irade terbiyesi- jules payot
12) gençlerle başbaşa- ord. prof. dr. ali fuad başgil
13) insan ne ile yaşar- tolstoy
14) altıncı koğuş- anton çehov
15) küçük prens- antoine de saint exupery
eğer daha başka okuduğum kitaplar aklıma gelirse eklerim.
liste benim tarafımdan hazırlanmıştır, herhangi bir siteden alıntılanmamıştır. saygılarımla.
1) ince memed- yaşar kemal
2) don kişot- cervantes
3) daha- hakan günday
4) beyaz gemi- cengiz aytmatov
5) otobiyografik üçleme ( çocukluğum, ekmeğimi kazanırken, benim üniversitelerim )- maksim gorki
6) palto- nikolay gogol
7) şeker portakalı- jose mauro de vasconcelos
8) beyaz zambaklar ülkesinde- grigory petrov
9) inci- john steinbeck
10) martı johantan livingston- richard bach
11) irade terbiyesi- jules payot
12) gençlerle başbaşa- ord. prof. dr. ali fuad başgil
13) insan ne ile yaşar- tolstoy
14) altıncı koğuş- anton çehov
15) küçük prens- antoine de saint exupery
eğer daha başka okuduğum kitaplar aklıma gelirse eklerim.
liste benim tarafımdan hazırlanmıştır, herhangi bir siteden alıntılanmamıştır. saygılarımla.
devamını gör...
heinz guderian
2. dünya savaşı sırasında barbarrosaa harekatı ve fransa (batı) cephesi'nde görev almış, ünlü alman zırhlı birlikler şefi.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
2. dünya savaşı'ndaki önemli nazi başarılarının birçoğunun arkasında guderian, onun öğrencileri veya taktikleri bulunmaktadır. bunlara örnek vermek gerekirse; (bkz: schlieffen planı)'nın tıkanmamasını sağlamak amacı ile geçilmesine neredeyse imkansız gözü ile bakılan (bkz: ardenler) ormanı'ndan zırhlı birliklerini geçirerek, müttefik birliklerini kuşatma altına alması. üstelik ardenler'i geçtikten sonra birkaç üst rütbeli subaylardan tepki gelmiş ve daha fazla ilerlemesine izin verilmemiştir. bunun nedeni heinz'in piyadeleri beklemeden, direkt olarak tanklarla atağa geçmesi idir.
evet, o dönemler tanklar başlı başına bir savaş aracı olarak değil de daha çok piyadeye destek ekipmanı olarak kullanılıyordu. çünkü heinz'in tankları hariç, o dönemin tankları yavaş ve hantaldı. (sovyetler ve abd de bunu bozacaktır.) dolayısı ile piyade ile birlikte gitmesi öngörülüyordu. heinz bu kalıbı yıkıp, günümüz tank-savaş anlayışını başlatmıştır ancak nazi almanyası'nda birtakım gelenekçi, süvari veya piyade altyapısından gelme subaylar bundan hoşlanmadığı için guderian'ın piyadeleri beklemesini isterler.
fakat kendisi yalvar yakar bir şekilde izni koparıp, sayıları 400.000'i bulan müttefik birliklerini dunkirk'de kuşatma altına alır. onları etkisiz hale getirecek iken, hitler'den "yeter artık, iyice sınırları aştın." minvalinde bir emir gelir ve guderian'ın saldırmaması emredilir. bu hitler'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacaktır.
hitler, dunkirk'deki birlikleri alt etmek için guderian'ın yerine lutwaffe'yi görevlendirir ancak lutwaffe bu görevi başaramaz ve yaklaşık 360.000 müttefik askeri dunkirk'den ingiltere'ye deniz yolu ile taşınarak kurtarılır. bu kurtarma harekatına (bkz: dunkirk kurtarma harekatı) denir.
her ne kadar ingilizler dunkirk'de başarılı olsa da guderian ve ekibi yarılmış olan belçika cephesi'nden artık güle oynaya paris'i alır ve batı cephesi böylelikle kapanır. ayrıca bu 1. dünya savaşı'nda 4 yılda yapılamayanın, çok kısa bir sürede (yaklaşık 1 ay. (10.05.1940-21.06.1940)) tamamlanması demektir.
yani bir nevi batı cephesi'nin fatihi diyebiliriz.
ayrıca arkadaşları ona hızlı taktikleri ve piyadeyi beklemeyişinden ötürü hızlı heinz de demiştir.
bir de dünya'nın en büyük kara harekatı olan 21 haziran 1941 saat 4.55'te başlayan barbarossa harekatı'nda yaptıkları vardır ki savaş tarihine geçmiştir.
barbarossa harekatı başladığında, 1 haftada minsk'i ele geçirmiştir. ağustos'un başlarında merkez cephesi'nde yaptığı kuşatmalarla 600.000 sovyet askeri'ni esir almıştır. bu dünya savaş tarihi'nde alınan en büyük esir sayısıdır. daha sonra hız kesmeden smolensk'i alır ve moskova'ya doğru ilerler ancak hitler'den yine çok büyük bir hata gelecektir.
hitler guderian'a piyadeleri beklemediği gerekçesi ile ceza niteliğinde bir emir verir. ona moskova yerine kiev'e saldırmasını emreder. kiev ile moskova arasındaki mesafe farkı yaklaşık 200 km'dir. guderian geri dönüp, kiev'i alıp, tekrar dönüp, moskova'yı alana kadar kış gelecektir. bunu hitler'e iletir ancak hitler umursamaz. üstelik, petrol sıkıntısı çeken almanya guderian'ın git gel 400-500 km'lik boş yere yol tepmesiyle, boş yere benzin kaybedecektir.
boş yere diyorum çünkü halihazırda kiev için saldıran birlikler zaten vardır. guderian'ın geri dönüp, kiev'i alması hiç bir şey ifade etmez.
ve tam da dediğimiz gibi olur. guderian geri döndüğünde kış gelir ve sovyetler artık daha hazırlıklıdır. böylelikle moskova'ya 22 km kala, dürbünle kremlin sarayı'nı görürken, geri dönmek zorunda kalır.
eğer hitler ve avamının piyade takıntısı bu kadar yüksek olmasa, dunkirk'de 400 bin asker yok edilmiş (esir veya ölü) olacaktı ve muhtemelen ingiltere de fransızlar ile beraber pes edecekti. etmese bile önemli bir gelişmeydi bu.
yine guderian dinlenseydi, moskova, tula gibi yerler düşmüş olacak ve belki de bugün çok çok farklı bir dünya'da yaşıyor olacaktır.
tüm bu olayların üstüne guderian hitler'e iyice çıkışır ve görevden alınır. tabi daha sonra (1944) hitler çaresiz kalınca, guderian'ı çağırır ve doğu cephesi genel şefi olarak atar ancak iş işten çoktan geçmiştir. zaferler kaybedilmiştir. bu saatten sonra sovyetler'i durdurmak imkansızdır. ancak yine de işini layığı ile yapmaya çalışır ve sovyetleri belki 0,5-1 yıl geciktirir.
ayrıca heinz guderian bugünkü modern tank anlayışının şeflerinden olmakla birlikte (bkz: blitzkrieg) taktiğinin de uygulayıcı, öncüsü ve geliştiricilerindendir. bu taktik polonya'da çok işe yaramıştır. keza fransa'da uygulanan taktik de bir nevi budur.
bu taktiğin önemini anlamak için batı cephesi'ndeki orduların güçlerinin kıyaslanması yeterli olacaktır. bizlere hep naziler çok güçlü, über güçlü, mükkemmel olarak anlatılır. böylelikle sovyetler ve amerika bizim kahramanımız olur. burada nazileri savunacak halim yok ancak sovyetler'in ve amerika'nın anlattığı kadar güçlü değillerdi. batı cephesi'nde ekipmanlar karşılaştırıldığında neredeyse birbirine eşit olduklarını, hatta bazı konularda fransa'nın almanya'dan önde olduğunu göreceksiniz. ancak blitzkrieg ve hızlı heinz'in hızlı tankları, ekipmanlardan, istatistiklerden çok daha üstün gelmiştir.
çünkü tıpkı kendisinin de dediği gibi;
"ileride her nerede savaş olursa olsun tanklar savaşın kaderini belirleyici faktör olacaktır."
işte fransızlar ve ingilizlerin tek eksiği tanklarının ve tank şeflerinin hızlı guderian ve hızlı tankları kadar güçlü olmamasıdır.
onlar piyade için tank anlayışında iken,
guderian tank için piyade anlayışındadır ve bu kazandırır.
heinz guderian ayrıca sanıldığı gibi nazi partili değildir. hatta birçok yerde ırkçı muameleri eleştirir. hatta süregelen rivayetlerden biri o dur ki, heinz ve birlikleri minsk'e girdiğinde askerlere çiçek dağıtan insanları görür ve askerlerine dönüp, der ki; "işte onlar bizim kadar alman'dır. onlar artık reich vatandaşı'dır, reich sınırlarındadır ve bizim halkımızdır." der.
tabi bu rivayetler ne kadar doğru bilinmez ancak guderian'ın hitler'le yaşadığı sorunlar, bazı kayıtlar ve yazdığı kitaplar göz önünde bulundurulduğunda gerçekten bir ırkçı olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir.
kitapları:
(bkz: bir askerin hatıraları)
(bkz: dikkat panzer) bu kitap bazen orjinal adı ile satılır. orjinal adı:
(bkz: achtung panzer)'dir.
devamını gör...
sözlüğe veda edip geri dönen yazar
yargılamamak gereken yazarlardır. sınavları olacağı için ya da psikolojik rahatsızlıklarından dolayı ayrılan yazarlar sonrasında sınavları geçince veya daha iyi hissedince geri dönebilir, bu normaldir. veda işi de daha önce iletişime geçtikleri yazarlara haber vermek içindir.
devamını gör...
2 şubat 2014 gagauzya bağımsızlık referandumu
ben gagavuz olsam ne türkiye'yi isterim, ne rusya'yı isterim. avrupa birliği gibi bir imkan varken rusya'ya yanaşmaları tuhaf bir durum.
devamını gör...
medeniyet göstergesi detaylar
başarıyı takdir etmek.
insanların kişisel alanlarına saygı duymak.
samimiyet kurma konusunda ısrarcı olmamak.
yerlere ufacık dahi olsa çöp atmamak.
bağırmadan konuşmak.
fikirlere körü körüne bağlanmamak.
insanların kişisel alanlarına saygı duymak.
samimiyet kurma konusunda ısrarcı olmamak.
yerlere ufacık dahi olsa çöp atmamak.
bağırmadan konuşmak.
fikirlere körü körüne bağlanmamak.
devamını gör...

