resim yapmak
resim çizmek bence insanların gözünde fazla büyütülen bi durum.
yetenek tabi ki önemli ama asıl etkenin sabır olduğunu düşünüyorum. biraz uğraş, biraz eğitimle, biraz da gözlemle herkes yapabilir.
ayrıca illa da vinci gibi çizeceksiniz diye bir kural yok, eserinize bakınca mutlu olun yeter. zaten saatlerce uğraştığınız bi şeye bakınca muhtemelen mutlu olacaksınızdır.
yetenek tabi ki önemli ama asıl etkenin sabır olduğunu düşünüyorum. biraz uğraş, biraz eğitimle, biraz da gözlemle herkes yapabilir.
ayrıca illa da vinci gibi çizeceksiniz diye bir kural yok, eserinize bakınca mutlu olun yeter. zaten saatlerce uğraştığınız bi şeye bakınca muhtemelen mutlu olacaksınızdır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ve modern zamana geçtik, dünyanınbütününlülerininkullandığıjilet tanımları güzel olduğu kadar zevkliymişte. evdeki saat - uzunlar istediği için teşekkür ediyorum. ikinci versiyon daha güzel ama olsun bu da olur.
devamını gör...
batman'da koronadan ölen bir buçuk yaşındaki bebek
batmanda covid teşhisi konulan bir bebek, boşta solunum cihazı olmadığı ve başka hastaneye sevk edilemediği için vefat etti.
durum kontrol altinda diyen hükümeti mi yoksa bu salgını ciddiye almayıp maskeyi utanmasa slip don diye kullanacak tüm eşekleri mi eleştirsek bilemedim
durum kontrol altinda diyen hükümeti mi yoksa bu salgını ciddiye almayıp maskeyi utanmasa slip don diye kullanacak tüm eşekleri mi eleştirsek bilemedim
devamını gör...
la salamandre
fransız şair yves bonnefoy tarafından kaleme alınmış ve sıklıkla aynı şairin lieu de la salamandre şiiri ile karıştırılan şiir. bonnefoy tarafından 50'li yıllarda yayımlanmış olan du mouvement et de l'immobilité de douve'un bir parçası olan şiir ne yazık ki çeviri sırasında parçalara ayrılmış ve eksiltilmiş durumda. zaten doğru düzgün bonnefoy çevirisi bulmak mümkün değilken olanının da bu kadar eksiltilmiş olması gerçekten can sıkıcı bir durum. sait maden tarafından dilimize semender ismi ile kazandırılmıştır aynı zamanda. du mouvement et de l'immobilité de douve zaten başlı başına okuyucuyu dibi olmayan bir kuyuya atlıyormuş gibi hissettirmek için yazılmışken - ki bana kalırsa bonnefoy l’acte et le lieu de la poésie'de söylediklerini resmen canlı bir biçimde yaratmış- la salamandre'de pek farklı sayılmaz. şiire dair hoş bir ismet özel detayı var ki onu da not düşeyim*:
"değil mi ki albatrosu baudelaire'den
yves bonnefoy'dan semenderi öğrendim
bir gün bakarsınız
şu güzelim bilgiç beynimi kırıp
teneşir tahtası olarak kullanabilirim."
- ismet özel, akla karşı tezler
la salamandre, sait maden çevirisi ile:
ve douve’sun işte sen şimdi son odasında yazın.
bir semender duvarda kaçıp gitmede. o güzel
insan başı yaymada yaz ölümünü. “yok
olmak isterim sende, dar yaşayış” diye haykırıyor douve.
boş şimşek dudaklarıma koş, içime işle!
“bak bana, bak bana, koştum ben! ”
yanındayım senin, douve, ısıtıyorum seni.
aramızda yalnız bu çakıldan lamba var, bu
dinmiş biraz gölge, ellerimiz ki gölge
bekleyip durur. şaşırmış semender, kalmışsın
kımıltısız.
yaşamış olmakla ânını bilgiye dönüşen en yakın tenin.
semender yeniden göründüğünde, güneş
daha yeryüzünde pek alçaktaydı,
o parlayan gövdeyle bezenmişti yol taşlarıysa.
daha yeni koparmıştı son
bağlantıyı ki gölgede dokunulan yürektir o.
yarattı yarası, o kayalar görünümü,
bir ölüm vadisini kımıltısız bir gök altında.
dönüp gene bütün camlara, yüzü
ışıdı yıllanmış ölüm ağaçlarıyla.
yazıldığı dilde:
ı
et maintenant tu es douve dans la dernière chambre d’été.
une salamandre fuit sur le mur. sa douce tête d’homme répand la mort de l’été. « je veux m’abîmer en toi, vie étroite, crie douve. éclair vide, cours sur mes lèvres, pénètre-moi !
« j’aime m’aveugler, me livrer à la terre. j’aime ne plus savoir quelles dents froides me possèdent. »
ıı
toute une nuit je t’ai rêvée ligneuse. douve, pour mieux t’offrir à la flamme. et statue verte épousée par l’écorce, pour mieux jouir de ta tête éclairante.
éprouvant sous mes doigts le débat du brasier et des lèvres : je te voyais me sourire. or, ce grand jour en toi des braises m’aveuglait.
ııı
« regarde-moi, regarde-moi, j’ai couru ! »
je suis prés de toi, douve, je t’éclaire. ıl n’y a plus entre nous que cette lampe rocailleuse, ce peu d’ombre apaisé, nos mains que l’ombre attend. salamandre surprise, tu demeures immobile.
ayant vécu l’instant où la chair la plus proche se mue en connaissance.
ıv
ainsi restions-nous éveillés au sommet de la nuit de l’être. un buisson céda.
rupture secrète, par quel oiseau de sang circulais-tu dans nos ténèbres ?
quelle chambre rejoignais-tu, où s’aggravait l’horreur de l’aube sur les vitres
quand reparut la salamandre, le soleil
était déjà très bas sur toute terre,
les dalles se paraient de ce corps rayonnant.
et déjà il avait rompu cette dernière
attache qu’est le cœur que l’on touche dans l’ombre
sa blessure créa, paysage rocheux, une combe où mourir sous un ciel immobile. tourné encor à toutes vitres, son visage s’illumina de ces vieux arbres où mourir.
cassandre, dira-t-il, mains désertes et peintes, regard puisé plus bas que tout regard épris, accueille dans tes mains, sauve dans leur étreinte ma tête déjà morte où le temps se détruit.
l’ıdée me vient que je suis pur et je demeure dans la haute maison dont je m’étais enfui. oh pour que tout soit simple aux rives où je meure resserre entre mes doigts le seul livre et le prix.
lisse-moi, farde-moi. colore mon absence. désœuvré ce regard qui méconnaît la nuit. couche sur moi les plis d’un durable silence, éteins avec la lampe une terre d’oubli.
"değil mi ki albatrosu baudelaire'den
yves bonnefoy'dan semenderi öğrendim
bir gün bakarsınız
şu güzelim bilgiç beynimi kırıp
teneşir tahtası olarak kullanabilirim."
- ismet özel, akla karşı tezler
la salamandre, sait maden çevirisi ile:
ve douve’sun işte sen şimdi son odasında yazın.
bir semender duvarda kaçıp gitmede. o güzel
insan başı yaymada yaz ölümünü. “yok
olmak isterim sende, dar yaşayış” diye haykırıyor douve.
boş şimşek dudaklarıma koş, içime işle!
“bak bana, bak bana, koştum ben! ”
yanındayım senin, douve, ısıtıyorum seni.
aramızda yalnız bu çakıldan lamba var, bu
dinmiş biraz gölge, ellerimiz ki gölge
bekleyip durur. şaşırmış semender, kalmışsın
kımıltısız.
yaşamış olmakla ânını bilgiye dönüşen en yakın tenin.
semender yeniden göründüğünde, güneş
daha yeryüzünde pek alçaktaydı,
o parlayan gövdeyle bezenmişti yol taşlarıysa.
daha yeni koparmıştı son
bağlantıyı ki gölgede dokunulan yürektir o.
yarattı yarası, o kayalar görünümü,
bir ölüm vadisini kımıltısız bir gök altında.
dönüp gene bütün camlara, yüzü
ışıdı yıllanmış ölüm ağaçlarıyla.
yazıldığı dilde:
ı
et maintenant tu es douve dans la dernière chambre d’été.
une salamandre fuit sur le mur. sa douce tête d’homme répand la mort de l’été. « je veux m’abîmer en toi, vie étroite, crie douve. éclair vide, cours sur mes lèvres, pénètre-moi !
« j’aime m’aveugler, me livrer à la terre. j’aime ne plus savoir quelles dents froides me possèdent. »
ıı
toute une nuit je t’ai rêvée ligneuse. douve, pour mieux t’offrir à la flamme. et statue verte épousée par l’écorce, pour mieux jouir de ta tête éclairante.
éprouvant sous mes doigts le débat du brasier et des lèvres : je te voyais me sourire. or, ce grand jour en toi des braises m’aveuglait.
ııı
« regarde-moi, regarde-moi, j’ai couru ! »
je suis prés de toi, douve, je t’éclaire. ıl n’y a plus entre nous que cette lampe rocailleuse, ce peu d’ombre apaisé, nos mains que l’ombre attend. salamandre surprise, tu demeures immobile.
ayant vécu l’instant où la chair la plus proche se mue en connaissance.
ıv
ainsi restions-nous éveillés au sommet de la nuit de l’être. un buisson céda.
rupture secrète, par quel oiseau de sang circulais-tu dans nos ténèbres ?
quelle chambre rejoignais-tu, où s’aggravait l’horreur de l’aube sur les vitres
quand reparut la salamandre, le soleil
était déjà très bas sur toute terre,
les dalles se paraient de ce corps rayonnant.
et déjà il avait rompu cette dernière
attache qu’est le cœur que l’on touche dans l’ombre
sa blessure créa, paysage rocheux, une combe où mourir sous un ciel immobile. tourné encor à toutes vitres, son visage s’illumina de ces vieux arbres où mourir.
cassandre, dira-t-il, mains désertes et peintes, regard puisé plus bas que tout regard épris, accueille dans tes mains, sauve dans leur étreinte ma tête déjà morte où le temps se détruit.
l’ıdée me vient que je suis pur et je demeure dans la haute maison dont je m’étais enfui. oh pour que tout soit simple aux rives où je meure resserre entre mes doigts le seul livre et le prix.
lisse-moi, farde-moi. colore mon absence. désœuvré ce regard qui méconnaît la nuit. couche sur moi les plis d’un durable silence, éteins avec la lampe une terre d’oubli.
devamını gör...
depremlerin fuhuş yüzünden olması
dünya öküzün boynuzunda durduğundan, öküz hapşırınca deprem olur diye duymuştum ben.
devamını gör...
cengiz aytmatov
edebiyatçı, gazeteci, çevirmen, diplomat ve siyasetçi gibi birçok sıfata sahip yazar. bir dönemin en çok ses getiren filmlerinden 'selvi boylum al yazmalım' filmi de yazarın aynı isimli kitabından uyarlanmıştır.
devamını gör...
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
süresiz uzaklaştırıldığını farkettiğimde çok üzüldüğüm, pratik zekası ve güldüren kurguları ile uzun uzadıya yazdığı her tanımı zevkle okutan, geri dönmesi ve cezasının kalkması halinde çok sevineceğim yazardır.
devamını gör...
asal sayılar
yalnızlığa damgasını vurmuş asil tek sayılardır. lakin 2 hariç.
t: asal sayıların bahsinin geçtiği başlık.
t: asal sayıların bahsinin geçtiği başlık.
devamını gör...
kafa store'un cep yakması
devamını gör...
anne ve babanızın sevda öyküsü
bir kaçırılma öyküsü de bizimkilerden gelsin. eskiler bir başkaymış be. adrenalin, sevdaluk, baş kaldırma hepsi mevcut. şimdiki nesilin maalesef ruhu yok onun için hiç mi hiç şansı yok.
devamını gör...
fatih terim
türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörüdür.
bu yüzden çekemeyeni fazladır, zira başarılı olan her insana çamur sıçratmak gibi milli bir hastalığımız mevcut.
her sene şampiyonluk parolası ile başlayanlar, sırf etkileşim kasabilmek için fatih hoca'ya demediklerini bırakmazlar.
ama sezon sonu konuşan hep o olur. elini şöyle bir sallar ve der ki: "hepsine geçmiş olsun".
bu yüzden çekemeyeni fazladır, zira başarılı olan her insana çamur sıçratmak gibi milli bir hastalığımız mevcut.
her sene şampiyonluk parolası ile başlayanlar, sırf etkileşim kasabilmek için fatih hoca'ya demediklerini bırakmazlar.
ama sezon sonu konuşan hep o olur. elini şöyle bir sallar ve der ki: "hepsine geçmiş olsun".
devamını gör...
esnek çalışma saatleri
günümüz şartlarında esnek çalışma saati yok ki. kim ne derse desin emekçi insanın halini gerçekten görmek lazım.
devamını gör...
kötü oda arkadaşı
benim için kötü oda arkadaşı yoktur, pis oda arkadaşı vardır. pisliğini gördüğım an benim için bitmiştir, ısınamam. pis kızlarla kyk da 4 senem geçti, 6 ay da pis bir ev arkadaşım oldu. temizlik önemli yahu.
devamını gör...
araç kullanırken ayakların donması
erzurum'da kargo firmasında şöförlük yapan hanife olgun'nun yaşadığı tatsız durum.
başına gelen bu talihsiz hadisesi olgun şöyle aktardı:
kargoda kamyon şoförü olarak çalışıyorum. ığdır'a ilaç götürdüm. doğubayazıt ilçesi ve ağrı üzerinden erzurum'a gelirken hava çok soğuktu. özellikle ağrı dağı eteklerinden geçerken kamyonun içindeki sıcaklık eksi 35'i gösteriyordu. kaloriferi sonuna kadar açtım ama hiç fayda etmedi. camlarda bir parmak kalınlığında buz vardı. ayaklarımın üşüdüğünü hissettim ama bunun normal olduğunu sandım. bir an evvel erzurum'a gelmek için durmadım. eve geldiğimde üşüyen ayaklarım nedeniyle kamyondan inemedim. çocuklarımı telefonla arayıp yardım istedim. beni kamyondan indirip, eve götürdüler. eşime ayaklarımı hissetmediğimi söyledim. botlarımı çıkardığımda patladığını gördüm. hemen hastaneye geldik. doktorlar ayaklarımın yandığını söyleyerek yanık merkezinde tedaviye aldılar. 20 senedir şoförüm. çok soğuklar gördüm ama böyle bir şey ne yaşadım ne de duydum.
kaynak
başına gelen bu talihsiz hadisesi olgun şöyle aktardı:
kargoda kamyon şoförü olarak çalışıyorum. ığdır'a ilaç götürdüm. doğubayazıt ilçesi ve ağrı üzerinden erzurum'a gelirken hava çok soğuktu. özellikle ağrı dağı eteklerinden geçerken kamyonun içindeki sıcaklık eksi 35'i gösteriyordu. kaloriferi sonuna kadar açtım ama hiç fayda etmedi. camlarda bir parmak kalınlığında buz vardı. ayaklarımın üşüdüğünü hissettim ama bunun normal olduğunu sandım. bir an evvel erzurum'a gelmek için durmadım. eve geldiğimde üşüyen ayaklarım nedeniyle kamyondan inemedim. çocuklarımı telefonla arayıp yardım istedim. beni kamyondan indirip, eve götürdüler. eşime ayaklarımı hissetmediğimi söyledim. botlarımı çıkardığımda patladığını gördüm. hemen hastaneye geldik. doktorlar ayaklarımın yandığını söyleyerek yanık merkezinde tedaviye aldılar. 20 senedir şoförüm. çok soğuklar gördüm ama böyle bir şey ne yaşadım ne de duydum.
kaynak
devamını gör...
covid-19 aşısı arz ve talebi
habertürk gazetesi yazarı fatih altaylı: ....sağlık bakanı herkese “aşı olun, aşı olun” diyor.
millet de sağlık bakanı’na “bulsak olacağız” diye yanıt veriyor.
dün sorduğum “gerisi ne zaman gelecek. 17 gündür yeni aşı gelmedi” soruma gayrı resmi yanıt olarak “şubat sonuna kadar tamamı gelir” dendi ama kesin bir şey duyamadık.
pek yakında karaborsada el altından aşı satıldığını duyarsak ya da kaçak yollarla aşı geldiğine şahit olursak şaşırmayacağız.
sahte aşılar ortalıkta dolaşmaya başlarsa da.
arz talep dengesizliğinin doğal ekonomik sonucudur bu.
bakan ve biz el ele talebi arttırıyoruz ama arzı arttıran yok. yine de ülkemizin sağlık çalışanlarını bir kez daha kutlamak, onlara bir kez daha teşekkür etmek istiyorum...yazının tamamı
pfizer-biontech aşısının yüzde 95 oranında etkili olduğu açıklanmıştı.
brezilya’dan gelen son açıklamaya göre sinovac aşısının etkinlik oranı yüzde 50,4.
çeşitli aşıların yapıldığı ülkelerde nüfus ve aşı olan insan sayısı oranına göre çizilen güncel grafik ise şöyle.

pfizer-biontech aşısını kullanan israil’de her 100 kişiden yaklaşık 30 tanesi aşı olmuş durumda.
millet de sağlık bakanı’na “bulsak olacağız” diye yanıt veriyor.
dün sorduğum “gerisi ne zaman gelecek. 17 gündür yeni aşı gelmedi” soruma gayrı resmi yanıt olarak “şubat sonuna kadar tamamı gelir” dendi ama kesin bir şey duyamadık.
pek yakında karaborsada el altından aşı satıldığını duyarsak ya da kaçak yollarla aşı geldiğine şahit olursak şaşırmayacağız.
sahte aşılar ortalıkta dolaşmaya başlarsa da.
arz talep dengesizliğinin doğal ekonomik sonucudur bu.
bakan ve biz el ele talebi arttırıyoruz ama arzı arttıran yok. yine de ülkemizin sağlık çalışanlarını bir kez daha kutlamak, onlara bir kez daha teşekkür etmek istiyorum...yazının tamamı
pfizer-biontech aşısının yüzde 95 oranında etkili olduğu açıklanmıştı.
brezilya’dan gelen son açıklamaya göre sinovac aşısının etkinlik oranı yüzde 50,4.
çeşitli aşıların yapıldığı ülkelerde nüfus ve aşı olan insan sayısı oranına göre çizilen güncel grafik ise şöyle.

pfizer-biontech aşısını kullanan israil’de her 100 kişiden yaklaşık 30 tanesi aşı olmuş durumda.
devamını gör...
güzelliğin göreceli bir kavram olmaması
algının zihni ele geçirmesi halinde söylenecek söz.
not: güzellik sadece şekilsel güzellik ya da bir kadının güzelliği değildir.
öyle olsa bile güzel olanla çirkin olan nasıl belirlenecektir? en az güzel olanla en az çirkin olan arasındaki sınır nasıl belirlenecektir?
insanları güzel çirkin diyerek kişiliklerinden kopartıp sadece medyadaki halleri üzerinden değerlendirmeyi yanlış buluyorum. yine de örnek verecek olursam bella hadid birçoklarınca güzel hatta çok güzel bulunan bir model. fakat estetikli haliyle bile bence güzel değil. derseniz ki kim güzel o zaman? mesela carey mulligan.
daha somut bir şey üzerinden gidelim. daha önce hiç filtre kahve içmemiş biri için çözünebilir kahve güzeldir. ama taze çekirdeklerle hazırlanmış bir kahve içene kadar.
zamanla daha iyisini daha güzelini gördükçe önceki versiyon güzelliğini yitirmeye başlar. yani güzellik görecelidir efendim hem de bal gibi*.
not: güzellik sadece şekilsel güzellik ya da bir kadının güzelliği değildir.
öyle olsa bile güzel olanla çirkin olan nasıl belirlenecektir? en az güzel olanla en az çirkin olan arasındaki sınır nasıl belirlenecektir?
insanları güzel çirkin diyerek kişiliklerinden kopartıp sadece medyadaki halleri üzerinden değerlendirmeyi yanlış buluyorum. yine de örnek verecek olursam bella hadid birçoklarınca güzel hatta çok güzel bulunan bir model. fakat estetikli haliyle bile bence güzel değil. derseniz ki kim güzel o zaman? mesela carey mulligan.
daha somut bir şey üzerinden gidelim. daha önce hiç filtre kahve içmemiş biri için çözünebilir kahve güzeldir. ama taze çekirdeklerle hazırlanmış bir kahve içene kadar.
zamanla daha iyisini daha güzelini gördükçe önceki versiyon güzelliğini yitirmeye başlar. yani güzellik görecelidir efendim hem de bal gibi*.
devamını gör...
ikizler burcu
insanlar tarafından dengesizliği ile tanınmış ve ikiyüzlü olmakla suçlanan burçtur.
bence bu burcun insanının en belirgin özelliği pratik zekasıdır. bitmek tükenmek bilmeyen bir merakları vardır ve aynı anda birden çok işi yapabilirler.
bence bu burcun insanının en belirgin özelliği pratik zekasıdır. bitmek tükenmek bilmeyen bir merakları vardır ve aynı anda birden çok işi yapabilirler.
devamını gör...
dahavakitvar
“bir koku gibi dururdu parmağı yüzüğünün içinde
gerindikçe bütün doğuya yayardı bedenini,
sağlığından çerçeveler yaratır kelime hatun
uzun uzun duyardı gözlerine çekilmiş mili
diyor ki değil daha, vakit var daha” (cemil süreya).
her şey anını bekler, işte tam da bu yüzden, “bitti” dediğin an başlar bazı şeyler...ne yaparsan yap, su akar yolunu bulur. garip bir huzur veriyor bu söz, hiçbir şeye yetişmek zorunda değilmişiz gibi. mutluluk da huzur da insanın içinde, tabi ki görebilene.
dahavakitvar nickli yazar da huzur verir okuyana. kafa sözlük’ü daha da sevdiren, yazma hevesi uyandıran, nezaket dolu bir yazar. yaşam sevincimizi artıran yazılarına devam et neşeli yazar.
gerindikçe bütün doğuya yayardı bedenini,
sağlığından çerçeveler yaratır kelime hatun
uzun uzun duyardı gözlerine çekilmiş mili
diyor ki değil daha, vakit var daha” (cemil süreya).
her şey anını bekler, işte tam da bu yüzden, “bitti” dediğin an başlar bazı şeyler...ne yaparsan yap, su akar yolunu bulur. garip bir huzur veriyor bu söz, hiçbir şeye yetişmek zorunda değilmişiz gibi. mutluluk da huzur da insanın içinde, tabi ki görebilene.
dahavakitvar nickli yazar da huzur verir okuyana. kafa sözlük’ü daha da sevdiren, yazma hevesi uyandıran, nezaket dolu bir yazar. yaşam sevincimizi artıran yazılarına devam et neşeli yazar.
devamını gör...

