kedim, bay dorian gray..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pelinsu 16 yaşında. pelinsu solcu bir kız; kedi annesi, ateist. kadıköy'de ikamet ediyor pelinsu. pelinsu işçi babasının okulunda harcasın diye verdiği harçlığı hdp eylemlerinde, kadıköy'de bira içmeye harcıyor. pelinsu aydınlanmış, pelinsu var ya nasıl da entel. fularlı seni.
pelinsu milliyetçilik hastalıktır diyor hdp eylemlerinde, katil polis diye ağlıyor. pelinsu'nun hali çok dramatik. pelinsu baran'la tanışıyor. baran çok çakal. baran bu işi biliyor. götürüyor kızı. pelinsu gırtlak kanseri oluyor. pelinsu hasta. pelinsu'ya yazık.

t: bir klişe.
devamını gör...

evet, sevgili romalılar tüm yoldaşlar, yazma sevdalıları, hayata farklı acilardan bakan eleştiri meraklıları bu vakti de gördük. ne güzler, yazlar ve baharlar göreceğiz daha. zamandan bir parça koparıp duygu ve düşüncelerinizi bu sayfalarda geleceğe yollarken her daim dostluktan, iyilikten, sevgiden, anlayıştan, insanlıktan asla kopmayın. hep birlikle nice güzel yarınlara.
devamını gör...

insanlardan kaçmak. nasıl ve neye tepki vereceğini bilemiyor insan bazı anlar. en iyisi kimseye zarar vermeden tek başına kalmak bir süre içinde olsa bile.
devamını gör...

karşısındaki insan bir şeyler anlatırken onu dinlemek yerine kendi söyleyeceklerine odaklanmak. benim de bunu yaptığım oldu ve bu davranışımdan ötürü pişmanlık duyuyorum. ne olursa olsun karşıdaki insan size vakit ayırıp (hakaret, laf sokma vs içermeyen tarzda) sizinle bir şeyler paylaşıyorsa söylediklerine odaklanıp onu güzelce dinlemek hakkıdır diye düşünüyorum.
devamını gör...

şahit olduğum olaylardan biridir.
sınıftan güzel bir kız ağlıyordu, baktım bizim kabo ibo kızın yanına gelmiş aysu nie ağlıysun kii, ama aysu kendni üzyosun, aysu yannış düşünüysunkiii diye kıza olta at.. pardon moral vermeye çalışıyor.
yani şöyle izah ediyim ibo ki öz abisini ablasını ağlarken görse umuruna bile getirmez o kadar diyim..
devamını gör...

kardeşim zeytinyağı var, sirke var, limon var. belanı mı arıyorsun bi de nar ekşisi döküyorsun…

dememi bekliyorsunuz ama hayır.. nar ekşisi salataya çok yakışıyor tavsiye ederim.
devamını gör...

wilfrid voynich (1865-1930)

1912 de bu kitabı italya’da bi papazdan satın alan yazar, kitabın şifresini çözmek için çalışmalara başlıyor.

113’e yakın tanınmayan bitkiler,
astronomi ve astroloji,
karnı şişik, banyo yapan çıplak kadınlar,
kozmolojik çizimler,
bitkisel ilaç resimleri ve
kimsenin bilmediği bi dilde yazılmış sayfalarca yazı barındıran, 240 sayfadan oluşan bu kitabın 15. yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.

bazıları bunu voynich’in trollüğü zannederken, bazıları ise ölümsüzlüğün formülü var zannederek hayatlarını bu şifreleri çözmeye adıyor. bi ara voynichology diye akım bile çıkmış ortaya.

2018’ de yapay zeka’nın bile çözemediği bir dilde olan bu kitabı bi ele geçirsem, nasıl sevinçli olurdum biliyor musunuz? *

daha çok detay ver, daha çooook diyeni şöyle alayım.

bahsettiğim gibi merak ettiğim bir konu. vaktim olunca mutlaka izleyeceğim üstteki videoyu.

umarım gizem çözülmüştür. *

edit:

az önce izlemeye çalıştım fakat sadece yirmibeş dakikasına katlanabildim. şimdiye kadar düşündüğümden farklı bir kelime etmedi kitabı inceleyen şahıs. altı yılını* boşuna heba etmiş maalesef.

kitabın neyi anlattığına değil, anlatmadıklarına odaklanarak sırrını çözme yolunda, onun deyimi ile “çemberi daraltmış.” ben böyle göremedim.

kitaba ulaşmış ve bunun havasını atıyor gibi yansıdı bana. altı yüz yıldır çözülemeyen bu kitap, altı yüz yıl daha çözülemeyecek gibi.
devamını gör...

tipik pazartesi sendromudur.
devamını gör...

biz aya çıkacaktık değil mi? en son öyle bir açıklama vardı.
devamını gör...

15. yüzyılda modalaşmış, modası geçmiş, ara ara yeniden moda olan çok sevdiğim bir kolye tarzıdır. ince, uzun boyunlu kadınlara çok yakışıyor bence. farklı çeşitleri ile güzel bir aksesuar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bana mı seslendiniz kardeşlerim. dinliyorum evet.
devamını gör...

gündüz evde bunalmayı tercih ederim, zira dışarısı cehennem. bugün en son kaldırımdan kazıyarak alabildiler beni. ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi. hala beynim çok akışkan kıvamda, sağa sola hareket edince bluk bluk yapıyor. fakat akşam da tam tersi, dışarısı daha mantıklı.
neyse ki bu memleketin yazının bitmesine bir buçuk ay kaldı. az daha sabır bana.
devamını gör...

oğuz atay'ın korkuyu beklerken adlı öykü kitabındaki ilk hikayedir.
nasıl ifade edebileceğim konusunda biraz kafam karışık olsa da elimden geleni yapacağım.
az biraz spoiler gibi. okumayanlara uyarıdır.
karakter öykünün başında öylece durmakta ve insanları izlemektedir.
oğuz atay bize karakterin uyumsuz be umutsuz olduğunu daha ilk satırlarda cümleleriyle verir zaten.
çevresinden kopuktur ve iletişimi dahi rastgeledir. bir amacı yoktur karakterin.
öylece amaçsızca dururken, çevresindeki insanlar onu kendi kafasında bir kimliğe sokar ve bu şekilde tesadüfen para kazanır. bu da aslında yazar oğuz atay'ın olmak istediği veya olduğu kişiyi kimseye tam olarak anlatmadığı ya da anlatamadığını gösterir bize.
kılığı da kötüdür ve kendisiyle yüzleştiğinde görünüşünden de rahatsızdır.

karakter bir satıcıya giderek bir kadın mantosu satın alır yani kendine olmayan bir role bürünür aslında. bunu yapmasının sebebi görünüşünü saklamaktır insanlardan. pejmürde halini saklarken aslında iç dünyasını da kendine uymayan bir mantoyla/karakterle çevresinden saklamaktadır.
çok karmaşık gibi oldu ama anlattım gibi.
beyaz mantolu adam oğuz atay tarafından filme çekilmek istense de bazı sebeplerden dolayı gerçekleşmemiş bir projedir. çekilen birkaç kare de kaybolup gitmiştir.
canım oğuz atay.
devamını gör...

akıllı sanılmasından daha iyidir.
iyi salak rolü yaparsanız aslından baya avantajlı bir durumdur.
devamını gör...

beni takip edebilirsiniz.

arada takipçilerime özel çekilişler yapıyorum, geçen dragon kemal arkadaşımız buzdolabı kazandı. bu hafta ısıtıcı çekilişi yapacağız. sürprizlerle karşınızdayım. takip edin.
devamını gör...

şu an zabahın köründe serviste zıplayarak işe giderken yolun anlamadan geçmesini sağlaması.
devamını gör...

eğer rüya içinde boşluğa düşerken çarptığını görürsen uyandığında felç kalırsın diye bir mit vardı.*
devamını gör...

aklıma geleni arar sorarım. yok o yazmadı yok bu yazmadı. vefadan olsa biraz da gerek. gururu olmaz böyle işlerin. ararım merakım diner.o onun insansızlığıdır.*
devamını gör...

ben kardeşimi kaybetmiştim.
annem, ben ve kardeşim pazara gitmiştik.
ben annemin elini kardeşim de benim elimi tutuyordu. hiç unutmam canım çok mısır istedi, tutturdum "ben mısır istiyorum" diye, aldırdım anneme. mısır hem sıcak hem de iki elim dolu, napayım kardeşimin elini bıraktım.* 5 dakika sonra annem çığlık kıyamet kardeşimi arıyor, ben hala mısır yiyorum. neyse ki zabıta abiler durumu fark etmiş hemen ağlayan kardeşimi bulmuşlar. *
o gün bugündür mısır yemedim dersem yalan olur, yedikçe kardeşime olayı anlatır gülerim. tabi annemin olmadığı zamanlarda.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim