cevaben
neyzen tevfik'e atfedilen aslında mutlu çelik'e ait olan enfes bir taşlama.
yobazlara verilecek en güzel cevapları ihtiva eder:
--! spoiler !--
ne ararsın tanrı ile aramda
sen kimsin ki orucumu sorarsın?
hakikaten gözün yoksa haramda,
başı açığa niye türban sorarsın!
--! spoiler !--
bestelenmiş formları da hoştur.
yobazlara verilecek en güzel cevapları ihtiva eder:
--! spoiler !--
ne ararsın tanrı ile aramda
sen kimsin ki orucumu sorarsın?
hakikaten gözün yoksa haramda,
başı açığa niye türban sorarsın!
--! spoiler !--
bestelenmiş formları da hoştur.
devamını gör...
melikşah
büyük selçuklu devleti'ne en parlak çağını yaşatan sultan. sultan alparslan'ın küçük oğlu, kendisinden sonraki dört hükümdarın da babası (kısa süreliğine tahta çıkarılan muhammed tapar'la (gbkz: berkyaruk)'un oğullarını saymaz isek).
1055 doğumlu olan melikşah, daha 11 yaşındayken alparslan tarafından veliaht ilan edilir. 1072'de barzam kalesini teslim alırken kale dizdarı harezmli yusuf tarafından bıçaklanan alparslan son nefesinde vasiyetini hatırlatır ve veziri nizamülmülk'ü "oğluma göz kulak ol" diye uyarır. asi abisi kirman meliki kavurd'a da karısını miras bırakır, ama kavurd gençliğinden beri yaptığı şeyi yapıp yine ayaklanır, babasının cenazesini rey'de gömen ve isfahan şehrini payitahtı yapan melikşah ordusuyla gelip kirmanlıları yenince de teslim olarak af diler. ancak nizamülmülk "efendim bunun tövbesi tutmaz, öldürelim" diye melikşah'a kavurd'u boğdurup çocuklarının gözlerine mil çekme aklını verir. yine de bu dönemde kavurd'un kör oğulları kirman'da saltanat sürmeye devam edecek, kirman selçukluları böyle olacaktır.
diğer yandan, bizans'tan yeni yeni alınmaya çalışılan anadolu'dan sonra suriye'ye de göçebe türkmen kafilelerinin akın etmesiyle fatımilerden yeni alınmış suriye'de tekrar savaş çıkar. melikşah, abisi tutuş'u şam'a melik yaparak fatımileri sindirir, ama bu sefer de tutuş suriye selçuklu hanedanını kuracaktır. ayrıca melikşah öldükten sonra taht için ayaklanmışlığı da var ama konumuz orası değil.
melikşah'ın 20 yıllık hüküm süresi hep seferlerle geçer. zamanında selçuklular batıda akdeniz'e doğuda çin seddi'ne dayanmış geniş bir coğrafyada hükmetmekte, abbasi halifesiyle kız alıp vererek hilâfetin dünyevi yetkileri de fiilen melikşah'ça kullanılmakta, sultan da bu yetkilerle ortadoğu'da şii karmati ve fatımi devletlerine karşı abbasileri koruyup fırsattan istifade topraklarını genişletmektedir. nitekim yemen'e değin geniş seferler yapılır. vassal beyliklerden saltuklu beyliği'nin üstüne seferler düzenleyip onları zor durumda bırakan gürcü krallığına da seferler yapan melikşah, kuzeyde de fırtına gibi eser. güneyde yemen'e inmiş devletin hükümdarı, "buraya kadar geldik" dercesine karadeniz'den de bir avuç toprak alarak rey'deki aile mezarlığına serptirir. "burası ebediyen bizim" dercesine de kılıcını üç defa denize sokup çıkarır... doğu sınırında da uzun yıllar savaşılan gaznelilerle karahanlıların isyanları bastırılır, bölge güvence altına alınır.
şimdi buraya kadar güzel bir tablo çizdik. ancak 1090'larda işler pek iyi gitmemektedir, askeri değil siyasi sorunlar baş göstermiştir. öncelikle melikşah, kızı mahmelek'i verdiği halifenin kızına kötü davranması ve kızının çocuğunu alıp isfahan'a dönmesi üzerine halifeyle araları bozulur. hele ki halife hazretlerinin veliaht olarak kendi oğlunu (yani melikşah'ın torunu olan oğlu) tahta oturtmakla tehdit etmesi ipleri iyice gerer. en sonunda bağdat'a gelen sultan halifeyi tahttan indirir.
diğer taraftan melikşah'ın yıllardır yanında olan, devletin iki numaralığını başarıyla yerine getiren ve yedi sülalesine makam mevki dağıtan vezir nizamülmülk'le de arası bozulmuştur. nizamülmülk'ün rakibi olan tacülmülk de bu evrede güçlenmeye başlar. sultan, nizamülmülk'ü "dividini elinden sarığını başından alırım ha" diye tehdit eder, "benim dividim ve sarığım senin tacınla o derece alakalıdır ki, biri gitse öbürü de gider" gibi bir meydan okumayla karşılaşır. bu sırada da, huzuruna gelen bir ismaili fedaisi (yani o günlerde artık gücünün doruğuna çıkmış, yarı efsaneleşmiş intihar saldırılarıyla meşhur (gbkz: alamut) komutanı hasan sabbah'ın bir müridi) nizamülmülk'ü zehirli bıçakla öldürür. ama nizamülmülk çevresi suikasttan sultanı sorumlu tutarlar. zaten çok geçmeden, bağdat yakınlarında halifenin sürgüne gitmesini bekleyen melikşah zehirlenerek ölür (1092).
bir av partisine giden, dönüşünde zehirlenerek hayatını kaybedeni melikşah'a zehri kimin verdiği tartışmalıdır. halifenin adamlarından ismailîlere, tacülmülk'ün sırtını dayadığı cercei lannister kılıklı karısı terken hatun'a kadar (ki terken hatun çok kısa bir süre önce 4 yaşındaki kendi oğlu mahmud'u veliaht ilan ettirmişti ve bu durum, en büyük şehzade olan berkyaruk'u veliaht ilan ettirmek isteyen nizamülmülk'e tersti) birçok fail dönemin kroniklerinde ortaya atılmış. öyle ya da böyle, terken hatun'un oğlunu tahta oturtması ancak berkyaruk'un isyanı, derken tutuş'un işe karışması, sonuçta berkyaruk'un başta kalması ancak bu sefer de muhammed tapar isyanı, tam o teslim oldu derken berkyaruk ölünce muhammed tapar'ın tahta oturması derken taht kavgalarına ve imparatorluğun parçalanmasına giden bir süreç başlamıştır artık... belki de bu fetret devrini anlatmak dizinin imajına uymayacak diye, uyanış büyük selçuklu dizisinde melikşah öldükten sonra aniden bir önceki kuşağa (alparslan dönemi) döndüler.
bu entry osman gazi özgüdenli'nin selçuklular kitabında "zirve: melikşah (1072-1092) bölümünden faydalanarak yazılmıştır.
1055 doğumlu olan melikşah, daha 11 yaşındayken alparslan tarafından veliaht ilan edilir. 1072'de barzam kalesini teslim alırken kale dizdarı harezmli yusuf tarafından bıçaklanan alparslan son nefesinde vasiyetini hatırlatır ve veziri nizamülmülk'ü "oğluma göz kulak ol" diye uyarır. asi abisi kirman meliki kavurd'a da karısını miras bırakır, ama kavurd gençliğinden beri yaptığı şeyi yapıp yine ayaklanır, babasının cenazesini rey'de gömen ve isfahan şehrini payitahtı yapan melikşah ordusuyla gelip kirmanlıları yenince de teslim olarak af diler. ancak nizamülmülk "efendim bunun tövbesi tutmaz, öldürelim" diye melikşah'a kavurd'u boğdurup çocuklarının gözlerine mil çekme aklını verir. yine de bu dönemde kavurd'un kör oğulları kirman'da saltanat sürmeye devam edecek, kirman selçukluları böyle olacaktır.
diğer yandan, bizans'tan yeni yeni alınmaya çalışılan anadolu'dan sonra suriye'ye de göçebe türkmen kafilelerinin akın etmesiyle fatımilerden yeni alınmış suriye'de tekrar savaş çıkar. melikşah, abisi tutuş'u şam'a melik yaparak fatımileri sindirir, ama bu sefer de tutuş suriye selçuklu hanedanını kuracaktır. ayrıca melikşah öldükten sonra taht için ayaklanmışlığı da var ama konumuz orası değil.
melikşah'ın 20 yıllık hüküm süresi hep seferlerle geçer. zamanında selçuklular batıda akdeniz'e doğuda çin seddi'ne dayanmış geniş bir coğrafyada hükmetmekte, abbasi halifesiyle kız alıp vererek hilâfetin dünyevi yetkileri de fiilen melikşah'ça kullanılmakta, sultan da bu yetkilerle ortadoğu'da şii karmati ve fatımi devletlerine karşı abbasileri koruyup fırsattan istifade topraklarını genişletmektedir. nitekim yemen'e değin geniş seferler yapılır. vassal beyliklerden saltuklu beyliği'nin üstüne seferler düzenleyip onları zor durumda bırakan gürcü krallığına da seferler yapan melikşah, kuzeyde de fırtına gibi eser. güneyde yemen'e inmiş devletin hükümdarı, "buraya kadar geldik" dercesine karadeniz'den de bir avuç toprak alarak rey'deki aile mezarlığına serptirir. "burası ebediyen bizim" dercesine de kılıcını üç defa denize sokup çıkarır... doğu sınırında da uzun yıllar savaşılan gaznelilerle karahanlıların isyanları bastırılır, bölge güvence altına alınır.
şimdi buraya kadar güzel bir tablo çizdik. ancak 1090'larda işler pek iyi gitmemektedir, askeri değil siyasi sorunlar baş göstermiştir. öncelikle melikşah, kızı mahmelek'i verdiği halifenin kızına kötü davranması ve kızının çocuğunu alıp isfahan'a dönmesi üzerine halifeyle araları bozulur. hele ki halife hazretlerinin veliaht olarak kendi oğlunu (yani melikşah'ın torunu olan oğlu) tahta oturtmakla tehdit etmesi ipleri iyice gerer. en sonunda bağdat'a gelen sultan halifeyi tahttan indirir.
diğer taraftan melikşah'ın yıllardır yanında olan, devletin iki numaralığını başarıyla yerine getiren ve yedi sülalesine makam mevki dağıtan vezir nizamülmülk'le de arası bozulmuştur. nizamülmülk'ün rakibi olan tacülmülk de bu evrede güçlenmeye başlar. sultan, nizamülmülk'ü "dividini elinden sarığını başından alırım ha" diye tehdit eder, "benim dividim ve sarığım senin tacınla o derece alakalıdır ki, biri gitse öbürü de gider" gibi bir meydan okumayla karşılaşır. bu sırada da, huzuruna gelen bir ismaili fedaisi (yani o günlerde artık gücünün doruğuna çıkmış, yarı efsaneleşmiş intihar saldırılarıyla meşhur (gbkz: alamut) komutanı hasan sabbah'ın bir müridi) nizamülmülk'ü zehirli bıçakla öldürür. ama nizamülmülk çevresi suikasttan sultanı sorumlu tutarlar. zaten çok geçmeden, bağdat yakınlarında halifenin sürgüne gitmesini bekleyen melikşah zehirlenerek ölür (1092).
bir av partisine giden, dönüşünde zehirlenerek hayatını kaybedeni melikşah'a zehri kimin verdiği tartışmalıdır. halifenin adamlarından ismailîlere, tacülmülk'ün sırtını dayadığı cercei lannister kılıklı karısı terken hatun'a kadar (ki terken hatun çok kısa bir süre önce 4 yaşındaki kendi oğlu mahmud'u veliaht ilan ettirmişti ve bu durum, en büyük şehzade olan berkyaruk'u veliaht ilan ettirmek isteyen nizamülmülk'e tersti) birçok fail dönemin kroniklerinde ortaya atılmış. öyle ya da böyle, terken hatun'un oğlunu tahta oturtması ancak berkyaruk'un isyanı, derken tutuş'un işe karışması, sonuçta berkyaruk'un başta kalması ancak bu sefer de muhammed tapar isyanı, tam o teslim oldu derken berkyaruk ölünce muhammed tapar'ın tahta oturması derken taht kavgalarına ve imparatorluğun parçalanmasına giden bir süreç başlamıştır artık... belki de bu fetret devrini anlatmak dizinin imajına uymayacak diye, uyanış büyük selçuklu dizisinde melikşah öldükten sonra aniden bir önceki kuşağa (alparslan dönemi) döndüler.
bu entry osman gazi özgüdenli'nin selçuklular kitabında "zirve: melikşah (1072-1092) bölümünden faydalanarak yazılmıştır.
devamını gör...
sürekli kızların yazdıklarını beğenen tip
mahlastan kadın yazar tespit etme uzmanı yazardır.
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
bu anket palavra. hangi genç onlar böyle destek veriyor. anket başakşehir de mi yapıldı.
devamını gör...
kısa şiirler
her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
her zaman güzel mi bu kadar,
bu eşya, bu pencere?
değil,
vallahi değil;
bir iş var bu işin içinde. * *
böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
her zaman güzel mi bu kadar,
bu eşya, bu pencere?
değil,
vallahi değil;
bir iş var bu işin içinde. * *
devamını gör...
turizm bakanlığı'nın aşılandım videosunu kaldırması
reklam yapacağım diye bayağılığın dibine vurmaktı, kaldırmaları iyi olmuş.
devamını gör...
yazarların hayat felsefesi
gece 2 ' den sonra asla karar verme.
gidebildiğin yere kadar sür arabayı. benzin biterse de yürürsün.
( araba ve benzin mecazdır) .
gidebildiğin yere kadar sür arabayı. benzin biterse de yürürsün.
( araba ve benzin mecazdır) .
devamını gör...
mor gabriel manastırı
397 yılında mor şmuel (samuel) ve öğrencisi mor şemun (simon) tarafından, bir zerdüşt tapınağının kalıntıları üzerinde inşa edilen; dünya üzerindeki en eski ve hala ibadet edilebilen süryani ortodoks manastırıdır. adında geçen mor kelimesi renk olan mor anlamında değil süryanicede kullanılan aziz anlamına gelmektedir. mardin ilinin midyat ilçesinin sınırları içinde bulunur. yolu düşenlerin mutlaka gidip görmesi tavsiye edilir.
devamını gör...
dershane arkadaşlığı
genelde şöyledir :kaç net yaptın knk?
-iyi knk
-eyvallah,görüşürüz.
ya da
-silgi var mı?
-var
-teşekkürler
en sonunda ise
-iyi akşamlar
-iyi akşamlar,güle güle.
-iyi knk
-eyvallah,görüşürüz.
ya da
-silgi var mı?
-var
-teşekkürler
en sonunda ise
-iyi akşamlar
-iyi akşamlar,güle güle.
devamını gör...
grek mitolojisine göre insanın yaratılışı
prometheus sağlam heykeltıraşmış. şu balçık işinde de bayağı bayağı ustalaşmış. derler ki, beyzade boş zamanlarında oturup, insan ve hayvan figürleri yaparmış, sonrada bunlara ruh üflermiş. hani bilinen bir fıkra var ya, tam da o misal! balçık katmış, göz yaşı katmış, ruh katmış insan yapmış. işin içine göz yaşını niye karıştırmış orası muamma. belki de insanoğlunun sulu gözlü olmasının tek müsebbibi prometheus'tur. neyse asıl mevzu şu; prometheus içince biraz sapıtan bir abimizmiş. yani haddini hududunu pek bilmiyormuş. alkol abimizi fena çarpıyormuş. sen titan çocuğu da olsan, bu meret şişede durduğu gibi durmuyor. ağzınla içemiyorsan uzak duracaksın. her ne kadar zeus'a pabucunu ters giydirecek zekaya bile sahip olsan alkolizm adamı bitiriyor işte.
günlerden bir gün dionysos elinde birkaç şişe köpek öldüren ile dayanmış prometheus'un kapısına. gel demiş içelim güzelleşelim. bizim ateş hırsızı kayıtsız kalamamış bu davete. balıklama atlamış hemen, icabetin kralını yapmış. bak işte insan hayret ediyor, birader gelen zaten şarap tanrısı zıkkımın kökünü bile içse arkadaşı çarpmaz. sen onunla niye aynı masaya oturursun? azıcık aklı selim ol değil mi? yok işte, içmiş de içmiş. içtikçe de sapıtmış. dionysos gidince de oturmuş heykellerin başına. eh o kafa ile yapılan heykellerden kime ne hayır gelecek. gelmemişte zaten. insan denen kusurlu varlığın bütün arazlarının sebebi procan'ın alkol düşkünlüğü. ayık kafa ile yapsaymış bizi böylede illet yaratıklar olmazdık herhalde. titan çocuğu da olsan, meslek ahlakına sahip değilsen yarattığın yıkımlar büyük oluyor. sonra lunapark yakan manyaklarla aynı havayı solumak zorunda kalıyoruz. iyi halt etmişsin procan aferin sana!
günlerden bir gün dionysos elinde birkaç şişe köpek öldüren ile dayanmış prometheus'un kapısına. gel demiş içelim güzelleşelim. bizim ateş hırsızı kayıtsız kalamamış bu davete. balıklama atlamış hemen, icabetin kralını yapmış. bak işte insan hayret ediyor, birader gelen zaten şarap tanrısı zıkkımın kökünü bile içse arkadaşı çarpmaz. sen onunla niye aynı masaya oturursun? azıcık aklı selim ol değil mi? yok işte, içmiş de içmiş. içtikçe de sapıtmış. dionysos gidince de oturmuş heykellerin başına. eh o kafa ile yapılan heykellerden kime ne hayır gelecek. gelmemişte zaten. insan denen kusurlu varlığın bütün arazlarının sebebi procan'ın alkol düşkünlüğü. ayık kafa ile yapsaymış bizi böylede illet yaratıklar olmazdık herhalde. titan çocuğu da olsan, meslek ahlakına sahip değilsen yarattığın yıkımlar büyük oluyor. sonra lunapark yakan manyaklarla aynı havayı solumak zorunda kalıyoruz. iyi halt etmişsin procan aferin sana!
devamını gör...
sultan 3. mehmed han
sultan 3. murad hanın oğlu ve 13. osmanlı padişahıdır. aynı zamanda sancak eğitimi almış son padişahtır. 15 ocak 1595 yılında babasının ölümü üzerine manisa sancağından istanbula gelip tahta çıkmıştır. sultan mehmet tahta çıkar çıkmaz hayatta olan 19 erkek kardeşini boğdurmuştur. bu olay halk üzerinde kötü bir tesir yapmış ve padişaha kin güdülmesine neden olmuştur.
sultan mehmed tahta çıktığında uzun süredir devam eden bir avusturya osmanlı savaşı vardı ve anadolu da celali isyanları çoktan patlak vermişti. yaklaşık 30 yıldır padişahlar ordunun başında sefere çıkmamışlardı. sultan mehmet estergon kalesinin kaybı ve sinan paşanın o cephedeki başarısızlıkları üzerine 1596 yılında ordunun başında sefere çıkmaya karar verdi.
sultan mehmet ordunun başında çıktığı seferde ilk olarak eğri kalesini fethetti ve bu zaferle eğri fatihi ünvanını aldı. eğri kuşatmasındaki başarısının ardından ilerleyen osmanlı ordusu haçova da büyük bir düşman ordusu ile karşılaştı. bu savaşı ilginç kılan enteresan durum ise osmanlı ordusu savaşı kaybetmek üzereyken geri hizmet birliklerinin inanılmaz savunması ile toparlanıp savaşı kazanasıyla sonuçlanmasıdır.
şöyle ki çarpışmanın ilk anlarında düşman yeniçeri birliklerini bozmuş ve sultanın otağına kadar yaklaşmışlardı. savaşı kazandık düşüncesi ile yağma yapmaya başlamışlar fakat geride ne kadar asker vasfında olmayan hizmetli varsa ellerine geçirdikleri kepçe kazan ne varsa düşmana saldırmışlar, bu sırada bozulan yeniçeri ve sipahiler yeniden toparlanmış ve düşman ağır bir bozguna uğratılmıştır. o yüzden haçova meydan muharebesi tarihe "kepçe kazan savaşı" olarak da geçmiştir.
sultan mehmet 8 yıl osmanlı tahtında hüküm sürmüştür. son yıllarını ise şişmanlığa da bağlı olarak midesinden sıkıntılı bir şekilde geçirdi. avrupaya çıktığı gibi anadolu'ya celali isyanları için sefere çıkmayı düşündüyse de sağlığı el vermediği için çıkamadı. celalilerin üzerine yürümek isteyen oğlu şehzade mahmudu da iktidarına gölge düşebileceği korkusu ile 1603 yılında boğdurdu. (bkz: veliahd şehzade mahmud'un idamı) bu olay aynı zamanda 1.ahmed han'a osmanlı tahtının yolunu açmıştır.
sultan mehmed 21 aralık 1603 yılında midesine bağlı bir rahatsızlık sonucu oluşan kalp krizi neticesinde henüz 37 yaşındayken vefat etti.
sultan mehmed tahta çıktığında uzun süredir devam eden bir avusturya osmanlı savaşı vardı ve anadolu da celali isyanları çoktan patlak vermişti. yaklaşık 30 yıldır padişahlar ordunun başında sefere çıkmamışlardı. sultan mehmet estergon kalesinin kaybı ve sinan paşanın o cephedeki başarısızlıkları üzerine 1596 yılında ordunun başında sefere çıkmaya karar verdi.
sultan mehmet ordunun başında çıktığı seferde ilk olarak eğri kalesini fethetti ve bu zaferle eğri fatihi ünvanını aldı. eğri kuşatmasındaki başarısının ardından ilerleyen osmanlı ordusu haçova da büyük bir düşman ordusu ile karşılaştı. bu savaşı ilginç kılan enteresan durum ise osmanlı ordusu savaşı kaybetmek üzereyken geri hizmet birliklerinin inanılmaz savunması ile toparlanıp savaşı kazanasıyla sonuçlanmasıdır.
şöyle ki çarpışmanın ilk anlarında düşman yeniçeri birliklerini bozmuş ve sultanın otağına kadar yaklaşmışlardı. savaşı kazandık düşüncesi ile yağma yapmaya başlamışlar fakat geride ne kadar asker vasfında olmayan hizmetli varsa ellerine geçirdikleri kepçe kazan ne varsa düşmana saldırmışlar, bu sırada bozulan yeniçeri ve sipahiler yeniden toparlanmış ve düşman ağır bir bozguna uğratılmıştır. o yüzden haçova meydan muharebesi tarihe "kepçe kazan savaşı" olarak da geçmiştir.
sultan mehmet 8 yıl osmanlı tahtında hüküm sürmüştür. son yıllarını ise şişmanlığa da bağlı olarak midesinden sıkıntılı bir şekilde geçirdi. avrupaya çıktığı gibi anadolu'ya celali isyanları için sefere çıkmayı düşündüyse de sağlığı el vermediği için çıkamadı. celalilerin üzerine yürümek isteyen oğlu şehzade mahmudu da iktidarına gölge düşebileceği korkusu ile 1603 yılında boğdurdu. (bkz: veliahd şehzade mahmud'un idamı) bu olay aynı zamanda 1.ahmed han'a osmanlı tahtının yolunu açmıştır.
sultan mehmed 21 aralık 1603 yılında midesine bağlı bir rahatsızlık sonucu oluşan kalp krizi neticesinde henüz 37 yaşındayken vefat etti.
devamını gör...
beğenilen entryi oylamayı unutmak
unutmam... beğenirim direkt. sürekli entry girmeye odaklanmamak lazim. biraz da okuyalım, kim ne yazmış.
devamını gör...
insanı çileden çıkaran şeyler
belirsizlik ve sabretmek zorunda olmak.
devamını gör...
şampiyonlar ligi finalinin istanbul'dan porto'ya alınması
15 ülkeden gelenlere pcr testi yapmazsan, tam kapanma deyip binlerce insanın şampiyonluk ve protesto için sokaklara dökülmesine izin verirsen gayet normal bir karar. iyi oldu.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
doğruluk bizim için meziyettir
ey oblomovreis bu nasıl eziyettir
vişneyi bırakta al bir gocuk
yoksa bu savaş senin için hezimettir.
ey oblomovreis bu nasıl eziyettir
vişneyi bırakta al bir gocuk
yoksa bu savaş senin için hezimettir.
devamını gör...
beta alanin
esansiyel olmayan bir amino asittir. çoğu amino asitlerin aksine beta alanin amino asit, protein sentezi için vücut tarafından kullanılmaz. bunun yerine beta alanin histidin ile birlikte, karnosin üretir. bu, daha sonra iskelet kaslarınızda saklanır. karnosin, egzersiz sırasında kaslarınızda laktik asit birikimini azaltır ve daha iyi atletik performansa sahip olmanızı sağlar. ilk kullanımda epey bir karıncalanma hissi yaratır, sonradan bu daha az olur. 8 hafta kullanım 2 hafta ara şeklinde kullanılması sağlık açısından mantıklı kullanım şeklidir.
devamını gör...
dingo'nun ahırı
istanbul'da atlı tramvayların kullanıldığı yıllar... normalde iki at ile çekilen tramvaylara, oldukça dik olan şişhane yokuşunu çıkabilmesi için bir at daha koşulurmuş.
takviye atlar azapkapı'da tramvaya eklenir, taksim'de dingo isimli bir rum vatandaşın işlettiği ahırda dinlendirilir daha sonra tekrar azapkapı'ya götürülürmüş.
gün içinde sürekli atların girip çıktığı bu ahırın durumundan dolayı; her önüne gelenin girip çıkabildiği yerler için "dingo'nun ahırı" deyimi kullanılmaya başlanmıştır.
takviye atlar azapkapı'da tramvaya eklenir, taksim'de dingo isimli bir rum vatandaşın işlettiği ahırda dinlendirilir daha sonra tekrar azapkapı'ya götürülürmüş.
gün içinde sürekli atların girip çıktığı bu ahırın durumundan dolayı; her önüne gelenin girip çıkabildiği yerler için "dingo'nun ahırı" deyimi kullanılmaya başlanmıştır.
devamını gör...
kahvaltıda yaş pasta yemek
dün doğum gününüz olduğunu gösterir. iyiki doğdunuz...
devamını gör...
noktalama işaretleri
yazı dilinde duygu ve düşünceleri ifade edebilmek, cümlenin anlamlı olmasını sağlamak, okumayı kolaylaştırmak için kullanılan işaretlerdir.
bunlardan bazıları; nokta, virgül, noktalı virgül, ünlem, soru işareti, iki nokta, üç nokta, kesme işareti, tırnak işaretidir.
bunlar kendisinden önce gelen kelimelere bitişik yazılır ve kesme işareti hariç hepsinden sonra bir harf boşluğu bırakılır.
bunlardan bazıları; nokta, virgül, noktalı virgül, ünlem, soru işareti, iki nokta, üç nokta, kesme işareti, tırnak işaretidir.
bunlar kendisinden önce gelen kelimelere bitişik yazılır ve kesme işareti hariç hepsinden sonra bir harf boşluğu bırakılır.
devamını gör...
bakıcılığını yaptığı çocuktan hamile kalan çocuk bakıcısı
(bkz: pedofili)
devamını gör...