341.
her yaşını ayrı sevdiğim küçük kurbağanın bugünkü izi.
eskiden evde komik bulduğum, çok sevdiğim iki erkek vardı, babam ve ozi. şimdi bunlara bir üçüncüsü eklendi. bu hikâye onun sebebiyle başladı.
bilen bilir de bilmeyenler için söylüyorum evde adımın sağlık nazisine çıkmasına mütevellit sebepler çoktur. vücudumun bana açtığı savaş, türkiye'de yaşamanın verdiği kortizol yüksekliği falan derken hayatta kalmaya çalışmak olarak başlayan sağlıklı olma çabam ölümsüzlüğü yakalama isteğine dönüştü. sağlıklı besleniyorum, paketli gıda yemiyorum, takviyelere spor eşlikçi falan derken bence bu yolu yarıladım. neyse çok sevsem de kendimi * konu ben değilim. aldım, yaşamıma giriş sırasında üçüncü olarak tanıttığım ama hayatımın önceliği olan adamı doktora götürdüm. doktor baktı. tahlillerinizde hiçbir şey yok dedi. anlattı, komutları sıraladı; kolesterolü düşür, paketli gıdadan uzak dur, egzersiz yap, biraz kilo ver... cilt problemleri - özellikle sivilce- için hamur işi ve şekerden uzak dur.
eve geldik. ozi de öğle yemeği için gelmişti. eniştesi ozi'ye anlatmaya başladı. doktor tahlillerime baktı supermanmişim, herolar yanımda halt yemişmiş; diyor. onları dinledim.
ozi de büyüyor artık ve biraz sivilcesi olmaya başladı. sözleri bitince, yalnız, doktor sivilce için şeker ve hamur işinden uzak durmak lazım dedi, dedim. omzunu silkti. dedi ki "doktora ben gitmedim ki kim gittiyse o yemesin, bana kimse öyle bir şey demedi."
devamını gör...
342.
betül, 4-5 yaşlarında

ermiş: betül nasılsın, sağlığın sıhhatin nasıl?
betül: benim saatim yok ki, evde benim saatim.*
devamını gör...
343.
okuldan gelen 6 yaşındaki oğlumla aramızdaki diyalog:
-anne 20 liralık çikolatayı 25 liraya aldım.
-afferim oğlum, çok güzel yapmışsın. 5 lira niye fazla?
-zengin olsunlar diye.
devamını gör...
344.
bugün aklıma geldi.

yeğenim anasınıfına gidiyordu yani dört beş yaşında falan. okuma yazması yok. telefondan ses kaydı atmayı biliyor derdini öyle anlatıyor.

artık ben mi bilerek sinir ettim çocuğu, yoksa bana doğal siniri mi hatırlamıyorum.

“dört yapraklı yonca bulama inşallah!”

diye dua etmişti balım yaaaa.
devamını gör...
345.
arabayla oğlanı yüzmeye götürüyorum. beyefendi bindi arabaya. elinde telefon, nallarıda arabanın göğsüne dikmiş vaziyette;
+baba bu arabayı ne zaman yikatacaksin?
-700 liram olunca
+patatesleri satınca olur baba
-ne patatesi lan
+az daha yikanmazsa patates çıkacak arabadan baba puhahahaha.

şerefsiz ya. güldüm ama.
devamını gör...
346.
dün iki yaşındaki kız yeğenim. mutfak dolabından tencereleri çıkartıp dolaba tekrar koymaya başladı, daha sonra kendi kendine “aferin bana” demeye başladı. o ara onu o tencereler koyup kaynatıp yememek için zor tuttum kendimi.
(bkz: cimcime)
devamını gör...
347.
yeğenimle girdiğim her diyalog. gülmekten geberiyoruz konuşurken. ne söylersem bir kerede anlıyor p.z.v.nk. hayatımda ilk defa başıma geldi böyle bir şey. erkek dayıya dedikleri böyle bir şey olsa gerek. bana çekmiş, en çekmemesi gereken kişiye. yapacak bir şey yok.

-dayı, ot.zb.r çektikçe s.k.m küçülüyor, nasıl iş, anlamadım ki?

eski sevgilim para istemişti bir kere, ben de yollamıştım. ondan sonra girdiğimiz diyalog;
-dayı, bana valoranttan şu silahı alsana.
-olmaz.
-niye?
-param yok oğlum.
-dayı, sen de hep kızlara s.kt.yon kendini, s..leri de yok ki, biraz da ben s.k.yim, en azından s...m var.
sonuç; istediği silahı aldım.

yine valoranttan silah istiyor.
-oğlum sende dayıya dayamak için sürekli hazırdasın ha. illa her geldiğim de bir şey sokacan y.vş.k.
-dayı dayamayacaksam niye varsın ki?
sonuç; haklı çocuk, yine silahı aldım.

annesi intihar ettikten sonra parkta otururken;
-dayı, neden yaptı ki böyle bir şey?
-bir nedeni yok olum, yaşamak istemiyordu, sen de biliyorsun zaten, yaşamak istemek gibi, istememek de bir hak. yapacak bir şey yok. eğer annen öldü diye yaşamak istemiyorsan, sen de yap. ne ki yani? hepimiz öleceğiz sonuçta.
- ben de o g.t yok ki dayı, helal olsun valla, nasıl yaptı? ben yapamam.
-o zaman ske ske yaşayacaksın olum, yapacak bir şey yok.
-he valla.
beraber gülüştük yine. biraz zaman sonra yine ağladı biraz.
-dayı, sen de bırakıp, gitme beni dedi bana.
-bende de o g.t yok olum dedim, yine gülüştük.

-dayı, bana sultan papağını alsana.
-senin kuşun yok mu olum?
-ne kuşu?
bel altını göstererek; aha o işte lan.
-ya var da.
-eee? ötmüyor mu?
-ötüyor da sultan papağını daha çok ötüyor, hem konuşmayı da öğreniyor, ama benimki konuşmuyor.
-sultan papağını nasıl konuşuyor?
-dayı, öğretiyon konuşuyo işte.
-eee, sen de öğret konuşsun işte.
-dayı, yapacağın işe sokayım, almazsan alma.
-tamam, lan gel alalım.

böyle çok düzeyli muhabbetlerimiz var kendisiyle.
devamını gör...
348.
ne getirdin bize eskişehir'den oğlum
abime şapka, anneme paefüm sana da helva aldım baba
helva ne alaka lan
işe götürüp yersin diye düşündüm.

baba fukara, baba garip sen de haklısın oğlum. komik diyaloğa bak. hüzün kokuyor. helva da helva ama he.
devamını gör...
349.
kahkaha ile güldüğümde bana dik dik bakıp
"senin damağın niye öyle? niye öyle önde?" demişti.
yıkılmıştım ...
devamını gör...
350.
genellikle anlatıldığında ya da yazıya döküldüğünde ölü balık bakışlarına mazhar olunabilecek diyaloglardır. yaşanırken komiktir. bize kadar komiktir.
devamını gör...
351.
" bana da aylaynur sürer misin?"

(eyeliner)
devamını gör...
352.
arkadaşımın düğününden önce, evinde toplanmış damat tarafını beklerken yeğeni(6) ile olan komik değil trajikomik olan sohbetimiz:
-bir şey mi istedin defnecim neden öyle bakıyorsun?*
-yoo sana bakmak istedim.*
-bana neden bakmak istedin ki?*
-çok güzel görünüyorsun da ondan.*
-teşekkür ederim sen de çok güzel görünüyorsun.*
-hayır ben çocuğum sen ise güzelsin.*
-çocuklar da güzel olabilir o yüzden sen de güzelsin.*
-tamam senin dediğin olsun. gözlerin de çok güzel ama yeşil gibi duruyor.*
-teşekkür ederim ama yeşil değil ki.*
-her dediğime bir kulp bulup durma güzel dediysem güzeldir işte sana da yaranılmıyor.*
devamını gör...
353.
- şşşşt, ufaklık. kaça gidiyom bakem sen?
- sana kaç lazımdı moruk?
devamını gör...
354.
an itibari ile yaşanmıştır.

kardeşim yeğenimin sünnet olduğu yerden geçerken, yeğenime dönüp sünnetçi neredeydi acaba diye sorunca. yeğenim de..

ne oldu baba bir daha mı kestireyim istiyorsun dedi.

8 yaşında.
devamını gör...
355.
mezarlıkta cenazeyi mezara koyduk üzerine toprak atılıyor etrafında toplanılmış falan kuzenimin 4 yaşındaki oğlu diyor ki diko amca gidelim ya ben gösteriyi beğenmedim. gülmemek için ağzımın içini yedim.
devamını gör...
356.
ida 7-8 yasında. dunya guzeli ela gozlu acık kumral uzun saclı bir kız cocugu:

-ben: ida okulda hoslandıgın bi çocuk var mı?
-ida: demir den hoslanıyorum.
-ben: buyuyunce onla mı evlenicen?
-ida: simdilik bi sey soyleyemem. ya buyuyunce fikrim degişirse..

ihih. su kızın zekası bende yok.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocuklarla girilen komik diyaloglar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim