#ödüllü filmler
türkçe adı: sürgündekiler
2004 yılında gösterime giren, müzikal bağlamda öne çıkan fransız macera ve drama filmidir. iki fransız aşık, ebeveynlerinin bir zamanlar sürgün edildiği cezayir'e doğru macera ve keşif dolu bir seyahate çıkacaktır. bu yolculuk, spiritüel bir kendini arayıştır da ve ilişki kesintilerini içerirken imgelemelerle de doludur. bu film, aynı zamanda yönetmen tony gatlif'in, 43 sene sonra cezayir'e dönmesi bakımından da önem taşımaktadır ve sinemacıya cannes film festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü getirmiştir.
2004 yılında gösterime giren, müzikal bağlamda öne çıkan fransız macera ve drama filmidir. iki fransız aşık, ebeveynlerinin bir zamanlar sürgün edildiği cezayir'e doğru macera ve keşif dolu bir seyahate çıkacaktır. bu yolculuk, spiritüel bir kendini arayıştır da ve ilişki kesintilerini içerirken imgelemelerle de doludur. bu film, aynı zamanda yönetmen tony gatlif'in, 43 sene sonra cezayir'e dönmesi bakımından da önem taşımaktadır ve sinemacıya cannes film festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü getirmiştir.
yönetmen:
tony gatlif
oyuncular:
romain duris
lubna azabal
latifa ahrar
zouhir gacem
leila makhlouf
habib cheik
tony gatlif
oyuncular:
romain duris
lubna azabal
latifa ahrar
zouhir gacem
leila makhlouf
habib cheik
*cannes film festival (2004) - en iyi yönetmen [tony gatlif]
*sevilla avrupa film festivali (2004) - rtv ödülü [tony gatlif]
*sevilla avrupa film festivali (2004) - rtv ödülü [tony gatlif]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "calakalem" tarafından 20.09.2022 12:05 tarihinde açılmıştır.
1.
tony gatlif'e cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü kazandırmış 2004 yapımı filmdir.
film, fransa'daki iki sevgilinin seviştikten sonra anavatanları "cezayir'e gidelim mi" fikriyle başlayıp muhteşem müzikleri, görsel kalitesi yüksek dans sahneleriyle bir yol hikayesine dönüşüyor. vatansızlığın ve aidiyetsizliğin beraberinde getirdiği ruhsal boşluklar ikisinde de derin yaralar ve savrulmalar yaratmıştır ve bu savrulmalar, fatih akın'ın duvara karşı filmindeki ruhsal evrilmelerle de paralellik gösterir bir bakıma. yol boyunca birbirleriyle de yüzleşme fırsatı yakalayan çiftin hikayelerine bir yol arkadaşı edasında dahil olurken en eski tarihlerden günümüze, bir insanlık trajedisi olarak varlığını hala sürdüren göçmenlik, kültürel kopuş, öze ait değerlerden uzaklaşma gibi olguların, insanı eksik bırakan yanlarını, tüm çıplaklığıyla gözlemleyebiliyorsunuz. varılacak yere kavuşmanın heyecanı ise sadece onların değil, sizin de öze dönüş özleminiz olmaya başlıyor. kaybolansa bize ait olsun ya da olmasın, dünya üzerindeki birçok renk ve çeşitliliğin güzelim zenginliği.
filmin müzikleriyse özellikle ayrı bir başlığı hak edecek kalitede. tüyleri diken diken eden manifeste'sini de bırakalım numune niyetine.
film, fransa'daki iki sevgilinin seviştikten sonra anavatanları "cezayir'e gidelim mi" fikriyle başlayıp muhteşem müzikleri, görsel kalitesi yüksek dans sahneleriyle bir yol hikayesine dönüşüyor. vatansızlığın ve aidiyetsizliğin beraberinde getirdiği ruhsal boşluklar ikisinde de derin yaralar ve savrulmalar yaratmıştır ve bu savrulmalar, fatih akın'ın duvara karşı filmindeki ruhsal evrilmelerle de paralellik gösterir bir bakıma. yol boyunca birbirleriyle de yüzleşme fırsatı yakalayan çiftin hikayelerine bir yol arkadaşı edasında dahil olurken en eski tarihlerden günümüze, bir insanlık trajedisi olarak varlığını hala sürdüren göçmenlik, kültürel kopuş, öze ait değerlerden uzaklaşma gibi olguların, insanı eksik bırakan yanlarını, tüm çıplaklığıyla gözlemleyebiliyorsunuz. varılacak yere kavuşmanın heyecanı ise sadece onların değil, sizin de öze dönüş özleminiz olmaya başlıyor. kaybolansa bize ait olsun ya da olmasın, dünya üzerindeki birçok renk ve çeşitliliğin güzelim zenginliği.
filmin müzikleriyse özellikle ayrı bir başlığı hak edecek kalitede. tüyleri diken diken eden manifeste'sini de bırakalım numune niyetine.
devamını gör...
