cem karaca'nın güçlü sesini en iyi şekilde kullandığı şarkılardan. en azından herkesin bir kez bile olsa dinlemesini öneririm.


yiyin efendiler yiyin, bu iştah veren sofra sizin
doyuncaya tıksırıncaya patlayıncaya kadar yiyin
devamını gör...

ex nihilo nihil fit

hiçlikten hiçlik doğar.
devamını gör...

30 derece kuzey enlemlerde bulunan asor adası çevrelerinde oluşan bu yüksek basınç alanı, yıl boyunca etkilidir ancak yazın etkisi kışa göre daha belirgindir. yazın mb derinleşip etki alanını genişlettiğinde, alçalan hava hareketleri, sahra ve bitişiğindeki akdeniz bölgesinde kuraklığa yol açar. azor yüksek basıncı, yaz mevsiminde marmara, ege ve karadeniz' de kuzey yönlü rüzgarların etkili olmasına sebep olur. azor yüksek basınç alanın ortalama mb seviyesi 1022-1024 arasındadır ancak kış mevsiminde farklılıklar fazladır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kış mevsiminde ise konumuna göre iklime farklı etkileri vardır. kışın izlanda ab alanın tamamen etkisini yitirdiğinde , yatay görünüm alarak ülkemize sıcaklık ve yağış bakımından olumsuz etkilere neden olabilir. ülkemiz üzerine konuşlandığında ise durağan ve yağışsız havalar oluşturur. rüzgar etkisini yitirdiği için bu dönemlerde hava kalitesi de düşüktür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

azor yüksek basınç alanın ülkemiz adına en doğru konumu, izlanda dab alanın davis bölgesinde sıkışması sonucu orta avrupa üzerinden yükselmesi ( ispanya-ingiltere enlemleri arası) ve italya üzerinde oluşan tepki ab alanları sayesinde dikey hareketiyle, polar koridor ve sibirya termik yüksek basıncı alanın üzerinden soğuk hava akımlarının ülkemiz enlemlerine inmesine sebep olur.
devamını gör...

hayırdır ingiltere prensiyle mi konuşuyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu kıvamda bir yayın olma ihtimali yüksektir.
devamını gör...

“seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep, hep yeniden başlamak isterim.”

özdemir asaf şiiri.
devamını gör...

ben her tür müziği dinlemeyen insanlara hayret ediyorum zaten. hiç gün içinde kelebek görüp papatya toplayıp riff cohen dinlemediniz mi, hiç burnunuza rakı kokusu gelince ahmet kaya açmadınız mı, hiç terk edilip gökhan türkmen, kahredip güllü, yollara düşüp tarkan, umut dolmak isteyip hüsnü arkan coşmak isteyip muse, dinginleşmek isteyip erkan oğur dinlemediniz mi? hiç uzanıp mabel matiz, hiç 2005’e dönmek isteyip sagopa kajmer, hiç isyan edip müslüm gürses, hiç sevip sevilip göksel açmadınız mı?

nasıl ya? nasıl her modunuzda aynı tür dinleyebiliyorsunuz, inanılmaz buluyorum bunu.
devamını gör...

kendilerinden sonraki yüzlerce gruba direkt olarak etki etmiş grup. şahsımca tarihin en iyi debut albümlerinden birini yapmışlardır.(velvet underground and nico)

''how in the world were they making that sound?
velvet underground..''
devamını gör...

16 haziran 1979 yılında, balkonda güneşlenirken beyin kanaması sonucu hayatını kaybetmiş. tabi o dönemin büyük film yıldızının ani ölüm haberi bir fırtına gibi yayılmış, bomba etkisi yapmış, memleketi matem havasına büründürmüştür.
devamını gör...

tek başına dolaşmanın, izin kağıdı olmadan hususi arabanla trafiğe çıkmanın yasak olduğu; buna mukabil, kitleler halinde sokaklara, meydanlara dökülmenin serbest olduğu türk işi pandemi önlemi.

sokaklarda beşiktaşlılar bağıra bağıra geziyor, meydanlara toplanıyorlar. ne bu şimdi? bir de okulları açacaklar.
devamını gör...

#1707198

sözlük’e yeni özellik ekleyeceğim diye, oynaya oynaya bozacak sözlüğü! yakında kendimizi yazar profillerini sağa sola kaydırırken bulacağız galiba.

beni sola kaydırın millet. ben soldayım! giderken solda, dönerken solda.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

isveççe bir sözcüktür. stresliyken ve gerginken neşelenmek, rahatlamak ve iyi hissetmek adına, kişinin sevdiği ve kişi için özel bir anlamı olan yere gitmesi anlamına gelmektedir.
devamını gör...

yeni yıla girdiğimizden beri* ajanda kullanıyorum. henüz yeni kullanıyor olmama rağmen etkisini ve faydasını o kadar çok gördüm ki. hayatım düzene girdi resmen.

itiraf edeyim ben de bir zamanlar ajanda kullanamayan insan topluluğuna üyeydim. ama şuan anlıyorum ki meğer ben kullanmasını bilmiyormuşum *.
bir öğrenci olarak bahsedeyim. iki hafta içerisinde neler yaptım, neleri gözden geçirdim, kaç soru çözdüm gibi şeylerin hepsi elimin altında oluyor. böylece eksikliklerimi kolayca fark edebiliyorum. bu mükemmel bir şey, anlatabiliyor muyum?

kısaca kullanın kullandırtın efenim.
devamını gör...

asla verdiğim değeri hak etmedin çok yorucu bi insandın her zaman o yüzden baya mutluyum hayatımdan çıktığın için. ister her şeyi yok say, ister umrunda değilmiş gibi davran bana hava hoş. nasıl olsa kendimi baya iyi hissediyorum
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hahahaha gerçekten çok trajikomik ama bunu anlamam biraz sert oldu. bu gün çok sıradan bir gündü arkadaşımla sohbet ediyorduk. konu; kitaplar, filmler her şey çok olağan bir şekilde... farketmemek imkansız bir şekilde kızın birden morali bozuldu. ( galiba mutsuz şeyler hatırladı) e bende bunu farkettim. bunun da çok olağan olduğunu düşünerek ona biraz daha beklemesini ani karar vermemesini ve hala bir umudun olabileceğinden bahsettim...kız bana - sen hayata küsmek yerine, acıya alışıp acıyla yaşamayı öğrendiğin için hala bu kadar iyi niyetli düşünebiliyorsun dedi :) idrak etmem biraz uzun sürdü.. uzun bir süre sustuk. sonra zaten konuşamadım
devamını gör...

popüler bilim kitaplarıdır.

abartmayı geçtim ciddiye alınmaları bile büyük rezillik.
devamını gör...

insanolunbiraz ve küçükken halı kenarında araba kullanmış çocuk genel hatları ile gayet güzel anlatmışlar ama bir kaç kelâm da ben etmezsem olmaz *

maçların yapılacağı yer seçimi çok önemlidir. iki mahallenin arasında boş bir arsa yada toprak bir saha varsa, ekseriya bu alan tarafsız saha olması sebebiyle tercih edilirdi. eğer bu tarz bir alan yoksa, maçlar sırayla bir rakip mahallede bir sizin mahallenizde oynanırdı. özellikle deplasman kafilesi mevzusu mühimdir zira orada başınıza ne geleceği belli olmaz. bu sebeple mahallenin abilerinden müsait olanlar muhakkak kafileye dahil edilir ve çiğdem çitleyerek maçı izlemeleri temin edilirdi. kale direkleri yerine genelde taş kullanılırdı lakin bu durum topun gol olup olmadığı konusunda ciddi tartışmalara sebep olduğu için inşaatlardan bir kaç tuğla araklanması bu işin olmazsa olmazıydı. zaten iki takımın müşterek çalıştığı ve ortaklaşa yaptığı tek işte tuğla aşırma işidir. tuğlalar üst üste konur. yarım direk haline getirilir böylece tartışmaların önüne geçilmeye çalışılırdı. maç bitiminde tuğlalar bir daha ki maçta da kullanılsın diye kuytu bir yere konur ve saklanırdı. ancak her ne hikmetse yeni maç yapılacağı zaman bu tuğlalar hep kırılmış olur ve tuğla aşırma mesaisi yeniden başlardı. maçlar genelde gazozuna oynanırdı ve muhakkak gazoz almak istemeyen biri çıkıntı olur ve bu durum bazen ciddi arbedelerin çıkmasına neden olurdu.

evvel zaman içinde kalbur saman içinde bizimde deplasmana gittiğimiz bir günü hiç unutmam. bizim mahallede eko vardı. çocuk inanılmaz yetenekli. maradona eko zaten lakabı. milleti tespih tanesi gibi ipe diziyor. bu çocuk bizim en büyük silahımız. geri kalanlar bende dahil vasat oyuncularız. birde kazmalarımız var ki, onlar ayrı terane. neyse efendim eko maç esnasında yine milleti ipe dizdi, kalenin dibinde bomboş duruyorum verdi pası bana gönderdim kaleye. serde beleşçilik var. çok pis gol koklarım, tanju çolağın uzun boylu versiyonu gibi bir şeyim. ama benim saçlar diğer çocuklara göre biraz uzun olduğu için bana metin tekin muamelesi yapıyorlar. sarı fırtına falan diyorlar. havam bin beş yüz yani. rakip takımın kalecisi golü yedikten sonra topu alıp gelirken, bana doğru pis beleşçi diye çıkışmasın mı, benim şalterler attı. yürüdüm bunun üzerine, ortalık toz duman, millet ikimizi ayırmaya çalışıyor. neyse o arbede bir şekilde geçti gitti. maç devam etti. bizim maradona yine milleti tespih tanesi gibi ipe dizdikten sonra birde kaleciyi çalımladı. ben yine kalenin önünde bomboşum. alışmışız beleşçiliğe hiç sekmiyor, o kale tuğlasının arkasında bitiveriyorum. verdi yine pası bana. kendi de atsa atardı ama çocuk da bencillik namına zerre belirti yok. şimdi düşünüyorum da futbol oynarken bu kadar paylaşımcı olan bir çocuğu bir daha asla görmedim. futbol azizi olabilir. yalnız o esnada benim keçi inadım tuttu. topu beklettim ayağımın altında. atmadım içeri. o sırada kaleci geldi ayağımdan topu alıverdi.

maradona eko sinirlendi. bana doğru el kol hareketi yaparak koşmaya başladı;

maradona: ne yapıyorsun lan sen!
ben: adam bana beleşçi dedi. atmadım işte.
maradona: e beleşçisin!
ben: sensin beleşçi! (sinirle paylaşım noktasında kaf dağına çıkmış adama beleşçi diyorum.)

birbirimizi iteklemeye başlıyoruz. takım içi anlaşmazlık arş-ı alaya çıkmış. birileri bizi ayırmaya çalışıyor. baktık içlerinde karşı mahalleden çocuklar da var. hızlı bir manevra ile ''size ne oluyor lan!'' diyerek bunlara daldık. çocuklar neye uğradığını şaşırdı. sonrasında kavgaya sahadaki herkes katıldı. yalnız çok temiz dövdük adamları demek isterdim lakin anlamadığımız bir şekilde her iki tarafında temiz dayak yediğini söyleyebilirim. yani bize göre biz onları dövmüştük. onlara göre ise onlar bizi dövmüştü. bunun muhabbeti de aylarca sürdü. neyse sonrasında oramız buramız ağrılar içerisinde mahalleye dönerken, eko bana seslendi; ''lan senin yüzünden başımıza gelenlere bak.'' ''adam bana beleşçi dedi, hak ettiler' dedim hafif gülümseyerek. eko tekrar baktı bana, '' eee beleşçisin'' dedi. gülmeye başladık. hatta biraz anırmış dahi olabiliriz. o gün beleş gazoz da alamadığımız için gittik mahalle bakkalımızdan kendi kendimize gazoz ısmarlayıp içtik, üzerine de leblebi tozlarını höpürdettik. güzel günlerdi vesselam...

eko bak buraları okuyorsan benim beleşçilik halen devam ediyor haberin olsun, o zamanlar futbol oynarken vardı, şimdilerde sözlükte yapıyorum bu işi. hazır başlık buldum mu girip, yazıp, çıkıyorum. milleti ipe dizip açtığım başlık sayısı sınırlıdır. allah'tan bu beleşçilik bende sadece bir alanda zuhur ediyor da paçayı sıyırıyoruz. yoksa yandı gülüm keten helva...

tanım: her güzel şey gibi geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir etkinlik.
devamını gör...

o insanlarda vicdan varmı ki acaba. büyük ihtimal hiç rahatsız olmuyorlardır. bir insanın vicdanı olsa baştan bu işleri kabul etmez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim