karşı cinste aranan özellikler
elinde migros fişi gibi bir listeyle gelmeyenin dövüldüğü başlık.
insan olması yeterli. insanlıktan kastımın bilişsel ve ahlaki olarak insanlık olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. yoksa nefes alan her iki ayaklıyı insan saydığımız için dünyayı bok götürüyor zaten.
bunun dışında, kişilik özellikleri için kriter belirlemek abes kaçar. marketten bisküvi mi alıyoruz alüminyum?
insan olması yeterli. insanlıktan kastımın bilişsel ve ahlaki olarak insanlık olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. yoksa nefes alan her iki ayaklıyı insan saydığımız için dünyayı bok götürüyor zaten.
bunun dışında, kişilik özellikleri için kriter belirlemek abes kaçar. marketten bisküvi mi alıyoruz alüminyum?
devamını gör...
seni aldattım diyen sevgiliye söylenecek ilk söz
öğrendigim bir sevgilime; " estağfurullah, o benim aldanmam " demiş ve tek kelime etmesine izin vermeden arkamı dönüp gitmiştim.
aylarca peşimden koştu, özürler diledi lakin, iş işten geçmişti.
aylarca peşimden koştu, özürler diledi lakin, iş işten geçmişti.
devamını gör...
sanat mı üstündür bilim mi sorunsalı
üstünlük meselesi değil de, sanat özgür düşüncenin olduğu yerde başlar. özgür düşünce için de bilim şarttır. yani şöyle anlatayım yediğiniz yemek, giydiğiniz kıyafet, içinde yaşadığınız ev bilimin eseridir. yaşamak için temel ihtiyaçları karşıladıktan sonra sanat ruhun doyum noktasına ulaşmasını sağlar. insanın kendini gerçekleştirme noktasıdır sanat.
avrupada sanat çok ilerde çünkü avrupa bilime yöneldikten sonra ihtiyaçlarını karşılayıp sanata vakit ayırabildi. nitekim osmanlının yükselme döneminde de sanat büyük bir yer kaplıyordu. nasıl ki giydiğimiz dondan kullandığımız kürdana kadar bilimin eseriyse, felsefe, şiir ve bilumum insana estetik veren tüm uğraşlar sanatın alanına girer.
yani üstünlük yoktur sanat ve bilim arasında, birbirini tamamlama vardır.
avrupada sanat çok ilerde çünkü avrupa bilime yöneldikten sonra ihtiyaçlarını karşılayıp sanata vakit ayırabildi. nitekim osmanlının yükselme döneminde de sanat büyük bir yer kaplıyordu. nasıl ki giydiğimiz dondan kullandığımız kürdana kadar bilimin eseriyse, felsefe, şiir ve bilumum insana estetik veren tüm uğraşlar sanatın alanına girer.
yani üstünlük yoktur sanat ve bilim arasında, birbirini tamamlama vardır.
devamını gör...
karmaşık sayılar
pek de karmaşık olmayan sayılardır.
matematikte i ile gösterilir. fransızca sanal anlamındaki imaginaire'in baş harfidir. z=a+bi şeklinde gösterilir.
a, gerçek (reel) kısmı; bi ise sanal (imaginary) kısmıdır. a'nın sıfır olduğu karmaşık sayılara saf sanal sayılar denir.
matematikte i ile gösterilir. fransızca sanal anlamındaki imaginaire'in baş harfidir. z=a+bi şeklinde gösterilir.
a, gerçek (reel) kısmı; bi ise sanal (imaginary) kısmıdır. a'nın sıfır olduğu karmaşık sayılara saf sanal sayılar denir.
devamını gör...
varlığı yokluğunda anlaşılan şeyler
sağlık kesinlikle.
günde 9 tane ilaç içmek, her ay 2 - 3 kere hastaneye gitmek inanın ki çok zor.
insan kendine yakıştıramıyor.
lütfen sağlığınıza dikkat ediniz.
en değerli varlığınız sağlıktır, hem sizin hem de yakınlarınız için...
günde 9 tane ilaç içmek, her ay 2 - 3 kere hastaneye gitmek inanın ki çok zor.
insan kendine yakıştıramıyor.
lütfen sağlığınıza dikkat ediniz.
en değerli varlığınız sağlıktır, hem sizin hem de yakınlarınız için...
devamını gör...
aziz nesin
kendisi hakkında, yakın arkadaşı demirtaş ceyhun'un yazdığı, güzel anekdotlar ve hikayelerle dolu "asılacak adam aziz nesin" adlı bir de kitap vardır. aziz nesin'in nasıl biri olduğunu anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
devamını gör...
yerli teknik adamlar
fatih terim, şenol güneş, aykut kocaman, abdullah avcı, sergen yalçın gibi popüler hocaların alt sınıfında bulunan 40 - 60 yaş grubundaki her yerli teknik adam, bir sezonda 2 veya 3 takım çalıştırabiliyor türkiye'de. başından ayrıldığı takımın karşısına başka maçta rakip takımın hocası olarak çıkabiliyor. yani ligimizde sezonda ancak bir takım çalıştırma kuralı yok. bu yüzden pro lisans diploması bacasız sanayide altın değeri gibi bir şey.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
çok uzundur kış boyu
sürüp giden bahar:
zaman kaybetmiş ayakkabılarını:
bir yıl dört yüzyıl eder.
pablo neruda
sürüp giden bahar:
zaman kaybetmiş ayakkabılarını:
bir yıl dört yüzyıl eder.
pablo neruda
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
ona kötü örnek olmaktır. çocuklar ebeveynlerini taklit ederek büyürler.
devamını gör...
uzak
nuri bilge ceylan'a cannes'ın kapılarını bir daha kapanmamak üzere açan filmdir. nbc'nin taşra üçlemesi diye adlandırılan; (kasaba, mayıs sıkıntısı, uzak) serisinin son filmi. grand prix ödülünü sting takdim etmiştir.
taşralı - kentli çatışması çok etkili işlenmiştir.
filmin kamera arkasında zeki demirkubuz'u da sıkça görürüz. o aralar dostane ilişkileri devam etmekteydi.
taşralı - kentli çatışması çok etkili işlenmiştir.
filmin kamera arkasında zeki demirkubuz'u da sıkça görürüz. o aralar dostane ilişkileri devam etmekteydi.
devamını gör...
regaip kandili
annem beni her kandilde olduğu gibi bu kandilde de camiye gitmeye zorlardı.
bende evden çıkar beş-on tur atar eve geri gelirdim.
bende evden çıkar beş-on tur atar eve geri gelirdim.
devamını gör...
ölmeden önce dinlenecek son parça
yaşamış olduğum hayatı film şeridi gibi hatırlayacağım ve sevdiklerime veda edeceğim o güzel parçadır.
devamını gör...
kafa izni
çok uzatmadan geri dönüleni makbul olan izin.
devamını gör...
tam da şu an yazarların hissettiği şey
21 yaşındayım. 21 diye belirtiyorum çünkü gençliğimin baharında 70'lerine merdiven dayamış birinin ruh haline sahibim. dışım gülse bile iç sesim "hadi ya, gerçekten yine gülümseyecek misin?" diyor. dışım da sırf birilerine açıklama yapmayayım, aman soru sormasınlar diye bu halde.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
dün dağlarda dolaştım evde yoktum *
güneş cebimde bir bulut peydahladı.
taş, kördür diye yazdım. ölüm, geleceksiz. şeylerin yalnız adı var.
ve: "ad evdir." (kim söyledi bunu?)
dün dağlarda dolaştım, evde yoktum.
bir uçurum bize bakmıştı, uçurumun konuştuğu usumda. buydu bizim kendinde sonsuz olanı duyduğumuz.
nesneler ki zamanda vardır. terziler çıracısı hermüsül heramise'nin pöstekisi her bahar ayaklanırdı. yağmur yağmamazlık edemez. taş, düşmemezlik.
ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılmaz. kurşunkalem kendini ağaç sanır. ufuk, hüthüt kuşu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için başka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk dediğimiz budur.
nerden başlasam yine oraya geliyorum.
ben gidiyorum.
ölüme, o büyük tümceye çalışacağım.
"bu kitabın elyazılarıyla yayımlanmasını istememin nedeni görsellik
değildir (görselliğin büyüsünü yadsımıyorum elbet, o nasıl yadsınır ki); bunun çok ötesinde bir şey: yazmak eylemi sırasında pek çok dize (şiir uçlan) asıl metnin dışına taşmıştır, atılmıştır. bunları işte göstermektir. okuyanları (okurları diyemiyorum, onları kendimle örtüşmeye götürmeye hakkım yok) bundan yoksun etmek istemedim.
ote yandan, gene okuyanlar elyazısında ikinci, üçüncü bir şiirin oluşumunu da bulgulayacaklardır. belki, son olarak da, yazmak denen cehennemin serüvenini izleyecekler, o labirente inme olanağını bulacaklardır. hepsi bu." ilhan berk *
güneş cebimde bir bulut peydahladı.
taş, kördür diye yazdım. ölüm, geleceksiz. şeylerin yalnız adı var.
ve: "ad evdir." (kim söyledi bunu?)
dün dağlarda dolaştım, evde yoktum.
bir uçurum bize bakmıştı, uçurumun konuştuğu usumda. buydu bizim kendinde sonsuz olanı duyduğumuz.
nesneler ki zamanda vardır. terziler çıracısı hermüsül heramise'nin pöstekisi her bahar ayaklanırdı. yağmur yağmamazlık edemez. taş, düşmemezlik.
ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılmaz. kurşunkalem kendini ağaç sanır. ufuk, hüthüt kuşu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için başka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk dediğimiz budur.
nerden başlasam yine oraya geliyorum.
ben gidiyorum.
ölüme, o büyük tümceye çalışacağım.
"bu kitabın elyazılarıyla yayımlanmasını istememin nedeni görsellik
değildir (görselliğin büyüsünü yadsımıyorum elbet, o nasıl yadsınır ki); bunun çok ötesinde bir şey: yazmak eylemi sırasında pek çok dize (şiir uçlan) asıl metnin dışına taşmıştır, atılmıştır. bunları işte göstermektir. okuyanları (okurları diyemiyorum, onları kendimle örtüşmeye götürmeye hakkım yok) bundan yoksun etmek istemedim.
ote yandan, gene okuyanlar elyazısında ikinci, üçüncü bir şiirin oluşumunu da bulgulayacaklardır. belki, son olarak da, yazmak denen cehennemin serüvenini izleyecekler, o labirente inme olanağını bulacaklardır. hepsi bu." ilhan berk *
devamını gör...
normal sözlük'teki kankacılık ezikliği
bu kankacılık müessesi illüminati gibi, herkes varlığından emin gibi konuşuyor ancak ortada görünür bir oluşum yok. mensupları da tam akp seçmeni. varlar, aramızda dolaşıyorlar ama kabul eden yok.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
ev insanıyım.
pandemiyle beraber eve kapanıp market alışverişime kadar aklınıza gelecek her şeyi evden yapmaya başladım. (aslında pandemiden önce başladım ben eve kapanmaya. buna daha önce değinmiştim tekrardan değinmek istemiyorum.)zaten işimde evdendi ki bu ara onu da bıraktım. iyice yaydım eve mabadımı.
pandemiyle beraber eve kapanıp market alışverişime kadar aklınıza gelecek her şeyi evden yapmaya başladım. (aslında pandemiden önce başladım ben eve kapanmaya. buna daha önce değinmiştim tekrardan değinmek istemiyorum.)zaten işimde evdendi ki bu ara onu da bıraktım. iyice yaydım eve mabadımı.
devamını gör...
haydarpaşa garı
yeşilçam'ın belleklere kazıdığı kırsaldan şehre göçün, kan davasından kaçışların, bir sevdanın peşinden gidişlerin ve hüzünlü öykülerin dekoru. en son turistik otel planıyla ruhunu kaybedecekti ki sivil toplumun tepkisi engel oldu.
devamını gör...
kemal tahir
1910 yılında doğan, gerçek ismini 1954 yılına kadar kullanmamış olan edebiyatçı. daha önce tipi soyadını almış. ancak, bu soyadını kullanmayıp daha sonra demir ve benerci soyadını kullanmış. yazılarında da cemalettin mahir, ismail kemalettin, körduman, samim aşkın, f. m. gibi müstear isimler de kullanmıştır.
siyasal sebeplerle 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, 12 yıl yattıktan sonra çıkan afla serbest kalmıştır. 1960 yılından sonra tamamen edebiyata yönelmiş ve romanlarından kazandığı gelir ile geçimini sağlamıştır. eserlerinde osmanlı dönemi, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemi, tek parti iktidarı, köy enstitüleri, toprak ağalığı konularına değinmiştir.
devlet ana eseri, edebiyat dünyasında büyük ses getirdi. osmanlı'nın kuruluşunu anlatan bu roman, hafızalara devletin yurttaşları için bir ana kucağı olduğu imgesi yerleştirdi. aynı şekilde 1965 çıkışlı yorgun savaşçı romanıyla da edebiyat hayatında yeni bir döneme işaret etmiştir. rahmet yolları kesti eseriyle de eşkıyalık sorununa değinmiş, ama eşkıyalığın kahramanlaştırılmasına karşı çıkmıştır. romanlarındaki yorum ve fikirlerden dolayı, bugün de güncelliğini koruyan yazar 1973 yılında vefat etmiştir.
siyasal sebeplerle 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmış, 12 yıl yattıktan sonra çıkan afla serbest kalmıştır. 1960 yılından sonra tamamen edebiyata yönelmiş ve romanlarından kazandığı gelir ile geçimini sağlamıştır. eserlerinde osmanlı dönemi, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemi, tek parti iktidarı, köy enstitüleri, toprak ağalığı konularına değinmiştir.
devlet ana eseri, edebiyat dünyasında büyük ses getirdi. osmanlı'nın kuruluşunu anlatan bu roman, hafızalara devletin yurttaşları için bir ana kucağı olduğu imgesi yerleştirdi. aynı şekilde 1965 çıkışlı yorgun savaşçı romanıyla da edebiyat hayatında yeni bir döneme işaret etmiştir. rahmet yolları kesti eseriyle de eşkıyalık sorununa değinmiş, ama eşkıyalığın kahramanlaştırılmasına karşı çıkmıştır. romanlarındaki yorum ve fikirlerden dolayı, bugün de güncelliğini koruyan yazar 1973 yılında vefat etmiştir.
devamını gör...
herkesi seven insan iticiliği
10/10, sek iticilik.
bu pollyanna vibeinin gecmiste kalmasi gerekiyordu artik ya; cicekler, kelebekler ne de guzel toprak ooeeahh dur kusuyorum.
herkesi nasil sevebiliyorsunuz arkadaslar? herkes tek profil degil? benim aklim almiyor vallahi almiyor. yani birbirine taban tabana zit iki kisiyi nasil ayni degerlendiriyorsunuz? siz mevlana misiniz lan?
agir girmek istemiyorum ama sanki biraz karaktersizlik kokuyor gibi ya. yani herkesle arami iyi tutayim, belki bir gun isim duser gibi biraz. cikarcilik lan dupeduz ahhddjahsi delirirsin.
herkes sevilmez. herkes sevilirse; gercekten sevilen kisinin digerlerinden farki kalmaz, degersizlesir, yapmayin etmeyin.
herkesten nefret ediyor olabilirsiniz ama bunda bir problem yok, nefret temiz duygu gogogo.*
ukdeydim, doldum.
bu pollyanna vibeinin gecmiste kalmasi gerekiyordu artik ya; cicekler, kelebekler ne de guzel toprak ooeeahh dur kusuyorum.
herkesi nasil sevebiliyorsunuz arkadaslar? herkes tek profil degil? benim aklim almiyor vallahi almiyor. yani birbirine taban tabana zit iki kisiyi nasil ayni degerlendiriyorsunuz? siz mevlana misiniz lan?
agir girmek istemiyorum ama sanki biraz karaktersizlik kokuyor gibi ya. yani herkesle arami iyi tutayim, belki bir gun isim duser gibi biraz. cikarcilik lan dupeduz ahhddjahsi delirirsin.
herkes sevilmez. herkes sevilirse; gercekten sevilen kisinin digerlerinden farki kalmaz, degersizlesir, yapmayin etmeyin.
herkesten nefret ediyor olabilirsiniz ama bunda bir problem yok, nefret temiz duygu gogogo.*
ukdeydim, doldum.
devamını gör...