nihayet yaz tatili gelmişti. koca bir sene boyunca meteor* koleji olarak bu anı beklemiştik. çünkü tüm tatili evden uzakta, okulumuzun eğitim kampında geçirecektik. tek sorun ise... yel* koleji de kampa geliyordu. bizim baş düşmanımız. her münazarada, her spor müsabakasında karşı karşıya geldiğimiz için birbirimizden nefret ediyorduk. özellikle de yel kolejinin altın çocuğu, basketbol takımının kaptanı, kızların gözdesi, okul birincisi ve kahrolası şekilde çekici olan fırtına yel' den...
...
ona haddini bildirdikten sonra zafer sırıtışım yüzüme yerleşmişti. arkamı dönüp kuğul bir şekilde uzaklaşacağım esnada bileğimi yakaladı ve kulağıma eğildi.
(öhöm... burayı kazıklı maria' nın kötü çocuklara özel koah seslendirmesiyle okuyunuz lütfen. daha etkili oluyor.) burada biteceğini mi sandın? sana bu kampı dar edicem kızım. kiminle uğraştığını bilmiyorsun. buraya geldiğin için pişman olucaksınnn!!!

yazardan not: evt arkdşlar ilk kitap yazma deneyimim. beğendiyseniz oy verip yorum yapın pls. sonraki bölüm için 50 beğeni, 25 favori ve 74636353* dm istiyorum. bakın çok emek veriyorum bunu yazmak için niye beğenmiyorsunuz ühüüü?
devamını gör...

soruşturma açılması için evet esastır. ayrıca sadece kadın değil çocuk beyanıda esastır.

ya siz mal mısınız acaba ? elli kere açıklandı bu. her sitede bu konu. neden anlamakta zorluk çekiyorsunuz ? kanunlar kadını savunuyor. erkekleri eziyor diye bir şey değil bu. hiç bir hakim ''aaa bu kadın bu böyle diyorsa'' ona göre karar vereyim demiyor. ''''''''''''''''''''''''''''soruşturma açılması'''''''''''''''''''''' için gerekiyor bu. kadın gidiyor savcıya bana tacizde bulunuldu diyor savcıda soruşturma açıyor. yine bir suç varsa ispat gerekiyor.

"6284'e göre korunma talep eden kişi, tedbir için aile mahkemesine veya savcılık veya kolluk birimlerine delil olmadan talepte bulunabilir. tedbir kararı verilmesi için de delil aranmaz. aynı iddialarla ilgili olarak soruşturma açılmasını da talep edebilir. talep olmasa veya şikayet olmasa da bazı suçlar için savcı doğrudan soruşturma yapabilir, önemli olan suçun niteliğidir."

kadın beyanı esastır= "kadın, 'bu adam bana tecavüz etti' derse, adam hemen hapse atılsın demektir" --> hayır, değil.

kadın beyanı esastır= "kadın her zaman haklıymış gibi sunmaktır" --> hayır, değil.

kadın beyanı esastır= "feministlerin uydurduğu bir şey" --> hayır, değil.

kadın beyanı esastır= "bu laf, masumiyet karinesiyle çelişiyor." --> hayır, çelişmiyor.

elbette hata yapılıyordur. cinayet davalarında da hata yapılır. içinde hiç kadın olmayan davalarda hata yapılıyor.

anlayın artık *mk.
devamını gör...

uzun zaman önce ayaklar baş başlar ayak olmamışken, okyanus ötesindeki hain henüz hocaefendi iken, malum yönetimdeki siyasiler ayaklarını öperken, ablalar oluşumu her ilde vardı. bunlar okullarda okuyan aynı zamanda yurtlarda ve malum cemaatin evlerinde kalan genç ve taze beyinleri zehirliyorlardı. ablalar diyince benim aklıma malum oluşum geliyor.
devamını gör...

işini bilmeyen çavuş moduna geçmiştir. bir kadına karşı yatakta görüşürüz istersen diyip sonra üste çıkmaya çalışmış, gerçekleri söyleyincede bana yalaka diyerek itham etmiş hakaret etmiştir. kendisini moderasyona havale ediyorum.
devamını gör...

gelmiş geçmiş en iyi elektronik müzik grubu an itibari ile dağılmış.

kasklar çıkmıştır.

lan ben size saygımdan kasksız fotoğraflarınıza bir kere açıp bakmadım. türkiye'de kimin konseri olursa düşünmeden gidersiniz anketlerinde ilk sıralara sizi yazdım. elektronik müzik sever misin sorusuna "evet daft punk severim" diye cevap verdim.

en iyi rock grubunu tartışabilirsiniz. en iyi rapçiyi tartışabilirsiniz. en iyi pop sanatçısını tartışabilirsiniz. ama bu adamları kimse tartışmayı bile düşünmedi. düşünemez.

grubun dağılması bile karizmatik olmuştur. binlerce kez şarkılarınızı dinledim. size teşekkürü bir borç bilirim. bir gün çocuklarım olursa "bak bunlar çok iyiydi" diye dinleteceğim.

devamını gör...

bir penaltı kaçıran forvet, o gün için maçın seyrini değiştirememiş olabilir....
amma forvet olmayı bırakmaz, önündeki maçlara bakar, daha çok gol kovalar. sonuçta averajlar önemli, o kadar önemli ki yıl sonunda şampiyonluğu etkileyecek derecede....
devamını gör...

işe yarar bir butondur. sosyallik kazandırır. iyi yazarlar tanıtır.
devamını gör...

garip bir deşarj olma yolunu seçmiş omurgasız yazardır.

lan olm bu nasıl bir kafa lan, akşam evde otururken yarın ne yazsam da anama bacıma kallavi küfürler ettirsem diye mi düşünüyorsunuz.
devamını gör...

hayatımın en güzel günleri yaşatan fakat bir büyük yalanıyla geçmişte bıraktığımdır. iyi hatırlanmak varken neden insan kötü hatırlanmak için uğraşır acaba? dilerim herkesin karşısına güvenilir biri çıkar.
devamını gör...

"oralara girmeyelim, çok fena küfür yersiniz" demek istediğim konu. ana avrat dümdüz söver, sözlükten atılırım. bu halkın zekası ile dalga geçme zamanı bitti artık.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her gün yaptığım ve her gün en az bir yazarın profilimde gezdiğini gördüğüm değişik bir aktivity.
devamını gör...

-abi tabureleri aldım. mekânı da ayarlıyorum.
açacam o barı.
devamını gör...

mahalleden bir abimiz rakı masasındayken "5 çocuğuyla da gelse kabulum" demişti ama
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

casuslarımın bilgilendirmesi üzerine rozetlerimi almaya geldim.
devamını gör...

zamanların en iyisinde ve en kötüsünde, hem akıllılık hem de aptallık çağında, inanç ve kuşku devrinde, hem aydınlık hem karanlık mevsimde , varlığın ve yokluğun bir arada olduğu bir dönemde diye cevap verilmesi gereken durum.
(bkz: charles dickens)
devamını gör...

fransız sosyolog gustave le bon kitapların sadece rehber olabileceğini, önemli olanın tecrübeler olduğunu, her şeyin kitaplarda bulunmadığını, önemli olanın pratiğe geçirebilmek olduğunu söylerken; peyami safa da her kitabın insana dost olmadığını, kimi kitapların bizi zehirlediğini ve papağana çevirdiğini söyler. okunan kitapların bizlere bir şeyler katması gerekiyor. önemli olan çok fazla kitap okumak değil. zaten birçok kitap diğer kitapların kopyası durumunda. saysan üç beş özgün ve insana beyin fırtınası yaptıran kitap var. geçen sene ortaçağ siyasetname kitaplarını okudum ve çoğunun birbirinin kopyası olduğuna şahit oldum. hepsi birbirinden aşırmalar yapmış. hem paraya hem zamanınıza yazık. bunun yanında bir kitabın nasıl ne ne için okunduğu da önemli. kimileri okumuş olmak için, kültürlü görünmek için, bir tartışmada cahil görünmemek için okuyor. haliyle amaçsız okuduğumuz kitapların içeriklerinin çoğunu da unutmuş oluyoruz. usta birliğimde karantinada bir arkadaş vardı. bir sürü kitap getirmiş. her gün iki kitap bitiriyordu. ince ince kitaplardı elbette. ne anladın, kitap ne anlatıyor diye soruyordum iki üç cümleyi geçmiyordu anlattıkları. sadece can sıkıntısını dindirmek için öyle çerezlik okuyup durmuş anlayacağınız. dediğim gibi hangi kitabı nasıl, ne için, ne şekilde okuduğumuz en önemlisi.
devamını gör...

beğendim bunu.
devamını gör...

kara dörtleme olarak bilinen distopik romanlardır. sırasıyla bu dörtleme ‘biz’(1920), ‘cesur yeni dünya’(1931), ‘1984’(1948) ve ‘fahrenheit 451’(1953) yıllarında yayımlanmıştır.

ilk olarak 1984’ü okumuştum, yıllar önce. ilk okumam gereken ‘biz’ kitabını ise yeni bitirdim. yani kulağımı tersten tutmuş oldum.

öncelikle her ne kadar hayali bir dünya olarak görünse de her bir yazar, bulunduğu dönemin siyasi şartlarından etkilenmişlerdi. kitaplardaki distopik evren aslında bir sembol konumundaydı. ‘biz’ kitabı, 1920’de yayınlandı, 1921’de rusya’da yasaklandı. yazar, o dönem savaşlardan,isyanlardan ve en önemli devrim sayılan 1917 devriminden etkilenmiştir. devrim sonucu rusya’da marksizm uygulanmaya başlanmıştı. uygulamanın ne kadar başarılı olduğu, yazarın kitabının yasaklanmasından da bellidir sanıyorum.

tek tek yaratılan dünyaları incelersek;

biz: velinimet’in yönettiği, cam ile doğadan koparılmış bir halk var. bu dünyada sen, ben yok; ‘biz’ var. bireyin başlı başına bir değeri yok, birey sadece biz makinesinin bir parçası. her şey, insanlar bile matematiksel bir veriden başkası değil. erkekler sessiz harfle, kadınlar sesli harfle isimlendiriliyorlar. anne-baba kavramı yok. özgürlük ise hiç yok:


insanı suç işlemekten arındırmanın tek yolu, onu özgürlüğünden arındırmaktır’. ‘özgürlükten yoksun mutluluk ve mutluluktan yoksun özgürlük’ diye iki seçenek sunulmuştu; üçüncü bir seçenek yoktu. enayiler özgürlüğü seçti. doğal olarak yüzyıllar sonra prangalarını özlediler’.


cesur yeni dünya: huxley, ‘biz’kitabından en çok etkilenen yazar. öyle ki bir çok yerinde cesur yeni dünya’nın esintileri var. ama cesur yeni dünya şu yönden farklı: yarattığı dünya mükemmel ve ideal bir dünya ama mükemmelliğin bile mükemmel olmadığını aktarıyor.
26.yy’da geçen bu kitapta, üreme, uykuda öğrenme ile toplum değiştirilmiş;savaşlar, kıtlık bitirilmiş, teknolojik olarak gelişmiş bir toplum yaratılmıştır. ama bu ütopik toplum;aile, felsefe,edebiyat, sanat gibi kavramlar yokedilerek yaratılmıştır. buradaki yaratıcı ford’dur, insanlar onu tanrı olarak görmektedirler. burada da ‘biz’ kitabındaki gibi seks , serbest bırakılmış,kimse kimseye ait değil daha doğrusu herkes herkesindir inancı benimsenmiştir.

biz kitabındaki şu alıntıları aktardığımda, cesur yeni dünya’nın kitabın ana fikrinden nasıl etkilendiği daha rahat anlaşılacaktır:


devlet’in cinsel yaşamı kontrol etmemesi kadar büyük bir saçmalık olabilir mi?. ‘her üye, bir başka üyeyi seks aracı olarak kullanabilir’.


1984: buradaki yönetici ‘big brother’dır. özgürlük yok, insanlar sürekli izleniyorlar. kitaplar yokediliyor; gazetelerdeki yalan haberlerle halk uyutuluyor. gelecek de geçmiş de hep kontrol altında. kendileriyle mi çelişiyorlar; hemen eski haberler yakılıp, yenileri ortaya atılıyor. halk ezilir ama ezildiğinin bile farkında değildir; çünkü bilinçsizdir. partinin varlığını sürdürmesi için böyle bir halka ihtiyaçları vardı: sorgulamayan,körü körüne bağlı.
2+2’nin 4 ettiğini söyleyebilmek özgürlüktür.

fahrenheit 451: montag adlı , kitapları yakmayla görevli bir itfaiyecinin, tesadüfen eline bir kitap almasıyla sorgulaması ve düzene karşı çıkmasını anlatır. bu dünyada da, kitaplar yok edilmekte, televizyona bağlı , düşünmeyen, bir nevi zombileşmiş bir halk yaratılmıştır.

kitapları bir bütün olarak değerlendirirsem, yaratıcılığı ve öncülüğü hususunda birinciliği ‘biz’e; olay örgüsü ve işlenişi olarak 2.liği 1984’e veririm. en çok etkilendiğim 1984 kitabıydı. biz kitabı ise araya serpiştirilmiş radikal görüşlerle beni çok etkilese de, yazar yazım diliyle bu güzelliklere gölge düşürmüş. olayların geçişleri arasında boşluklar mevcut. yazarı evde zannederken, operasyon merkezinde olduğunu öğreniyorsunuz ama bunu da ancak operasyon merkezinden çıktığında öğreniyorsunuz. diğer 3 kitap için bunu diyemem; olay örgüsü, geçişleri net. yazım dilleri çok iyi. cesur yeni dünya biraz kopyacı olduğu için gözümden düştü. fahrenheit 451 ise biraz abartılmış bir kitap.

yazıyı , ‘biz’den bir alıntıyla bitirmek istiyorum. bu alıntıyı serpiştirecek yer bulamadım ve sona kaldı.


hristiyan , en yüce gönüllü tanrıya, hani şu isyan edenleri cehenneminde yakan tanrıya cellat denmez mi? peki, hristiyanların kazıklara bağlayarak yaktıklarının sayısı yanan hristiyanlardan az mıdır? ama bunların hepsi unutulmuştur ve tanrıya asırlarca ‘sevginin tanrısı diye tapılmıştır. ‘ ‘…. eski cennet düşü. hatırla: cennettekiler arzu, acıma, sevgi bilgisinden yoksundurlar. kutsanmışlardı. düşleri, fantezi operasyonuyla alınmıştı(ki zaten bu yüzden kutsanmışlardı.’
devamını gör...

bilgi şelâlesi bir insan olup 5 aydır kafa izninde olmak büyük kayıp. âsanızı yere vurma vakti gelmedi mi sayın gandalfgillerden ? neredesiniz, lütfen söyleyin... *
devamını gör...

yüzde yüz olmuştur bu ülkede yaşanan hiç bir olaya şaşırmamak lazım. öyle olaylar dönüyor ki çoğu basına yansımadığı için insanların haberi olmuyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim