sözlükten küstülmeyen troll kalmadığı vakit
artık kendi yazdıklarınıza gülersiniz.
sansüründe boğul sözlük.
devamını gör...

açık konuşayım eğer ki birinin tanımına artı oy atmışsam mutlaka okumuşumdur. bazen olur mesela tüm tanımları okurum sonra oylarım belki o zaman seri artılama gibi anlaşılabilir, lütfen öyle anlaşılmasın.

eğer artılıyorsam ya toplu olarak ya da tek tek de olsa mutlaka ve mutlaka okuyorumdur.
devamını gör...

âdeta on yıllardır çeşitli sözlükleri takip etmiş ve sosyal medya kullanmayan biri olarak, üzerimdeki etkileşim fakirliğini atmak ve cılız düşünsel birikimimi sunmak için katıldığım sözlüktür.
ayrıca font seçimi, renkler, butonların dağılımı gibi tema detayları çok güzel tasarlanmış; insanı katılmaya iten bir sıcaklıktadır.
devamını gör...

türkler gibi anadolu da yaşayan halklardan biri.


doğduğu coğrafyayı seçme şansı olmayan,
hangi ırktan olacağını seçme şansı olmayan,
zengin bir ailede veya fakir bir ailede doğmayı seçme şansı olmayan,
anneyi ve babayı seçme şansı olmayan insanlığın, hala ırk üzerinden ayrışma alışkanlığı yüzlerce yıl önce unutulması gerekiyordu.
devamını gör...

lütfen sakin olalım!!!
kaşkolnikov ve benim anonsum birbirine karıştı.
neden biliyor musunuz? kaşkol dönence'yi bana ithaf etmedi diye oldu.* ahım tuttu.

yayıncı ne yaparsan yap o dönence'yi çalll..
mağduruz.
devamını gör...

allah şifasını versin inşallah.
devamını gör...

çok kitap okuyan bundan mütevellit gerçek ve kurgu arasında gidip gelen, küçük yaşta aile fertlerini,kardeşi ahmet’i de, kaybeden,yapayalnız,temasfobi yaşayan, orta yaşlı aksi bir adam olan mehmet’in evine hizmetlisi, hizmetlisinin oğlu ve arkadaşı maktul arzu’nun dışında farklı biri olarak gazeteci kız’ın girmesiyle her şey başlar. bu genç kıza içten içe aşık olan mehmet, anlatmaya sakındığı, ihaneti benimseyemediği, aşktan korktuğu kendi geçmişini çoktan ölen ahmet’in hikayesiymiş gibi yani kardeşimin hikayesi olarak anlattığı kızın misafirliğinin bitişiyle kendini kendi “sevgili”siyle alt ettiği zülfü livaneli’nin yazdığı kitaptır.
devamını gör...

burnu estetiksiz kemikli kızlarımızı aşağılayan tipler yüzünden başvurulan(bkz: kinaye), medikal operasyondur.
devamını gör...

ınsanlari kadin erkek ayristirip belli formlara sokmaya calismak.

sayilanlarin hepsi sadece bir kadini degil ayni zamanda erkegide cirkin gosterir. yani bir kadini cirkin gosteren detay, bir erkegi cirkin gosteren detaydan farkli degildir. fircalanmayan dis, bakimsizlik (buna katiilmiyorum ayrica), yada sigara icmesi (sevmesemde buna da katilmiyorum) vs. aslinda insanlara kadin erkek diye ayri ayri bakmaktan vazgecmeliyiz. cinsiyetten bagimsiz insan olarak degerlendirmeliyiz.
devamını gör...

gürültü, yapmacık mutluluklar, elbiseden fışkırmış etler, saçma adetler.
devamını gör...

çikolata sosu da ister misiniz diye sormak isterim.(bkz: ivysaur)
vicdanlı ve merhametli olsun. gerisini birlikte hallederiz.
devamını gör...

herkesin başına gelmesi gereken durum.

ekşi'de eskiden mesela öyleydi, herhangi bir başlık pat diye patlardı, aynı gün google'da 1. sırada gündem olurdu. önemli bir özelliktir. gücü bir yüzüğün içinde sihirli şekilde taşımak gibidir.
devamını gör...

burdur'un gölhisar ilçesindeki "gladyatörler şehri" olarak da bilinen kibyra antik kenti, devasa anıtsal yapıları ile dikkat çekiyor.

kentte 30 bini aşkın piyade ve 2 binin üzerinde atlı askeri birliği ile türkiye'deki antik döneme ilişkin gladyatör frizleri bulunur. meclis binası 3 bin 600 kişi kapasitesiyle antik çağ anadolu’sunun en görkemli eserlerindendir. meclis binasının tam merkezinde bulunan kırmızı, yeşil ve beyaz mermerden yapılmış, yılanlardan oluşan saçları ve insanları taşa çeviren bakışlarıyla medusa mozaiği anadolu’da tektir. roma mimari geleneği ile yapılmış 10 bin kişilik stadyumu, roma hamamı, agoraları, 9 bin kişilik devasa tiyatrosu, yer altı oda mezarları ile 2016 yılında kibyra unesco dünya mirası geçici listesine girmişti.
kibyra antik kenti'nde kazı çalışmalarında tanrı asklepios'un - sağlık tanrısı heykelciği ve tanrı serapis'in - mısır kökenli tanrı büstü bulunduğu haberi geldi. kaynak
devamını gör...

günaaydın sözlük ahalisi,
bugün sözlükte yeni birşeyler olmuş. sevdiğim bir yazarın tanımlarını okuyup beğeni yaparken ne gördüm; 3 oydan sonrasını sistem izin vermiyor.alıştım da bol keseden kullanmayı.. neyse aslında iyi olmuşda diyebilirim yazar bağlılığından çok tesadüf beğendiğin tanımlara yönelmeye çalışmış oluyorsun. durumlar nedir sericiler demek istiyorum.. ben oy veremeyince bir üzülmedim değil.
devamını gör...

ben yapamıyorsam sen de yapmayacaksın düşüncesinin dışa vurumudur.
devamını gör...

yazı hatırlatan, aklıma sıcağı düşüren mis koku, domates kokusu.

pazar sabahı, birçok insan için geç kendim için erken bir saatte uyandım. bedenimi sarmalayan kolu nazikçe ve itina ile çektim ki tüm hafta erken kalkmaktan muzdarip insan, biraz daha dinlenebilsin diye. düşündüm sonra onca zamana rağmen eskimeyen ve etkisini yitirmeyen bir şey koku. yıllardır aşina olduğum ama hala üzerimde tesiri olan bir şey. ten kokusunu çektim içime, minik bir öpücük kondurup sessizce sıvıştım alt kata doğru.

sabahları en sevdiğim ana geçtim sonra. kahve kokusu. alt notasında ne olduğunu çıkaracak kadar gurme olmasam da çocukluğumdan beri bayıldığım bir koku bu. sığınak hatta. ve kahve bence en çok yalnızken içilen bir içecek. kahvemi içerken uyku ile uyanıklık arası, varlıkla yokluk arası bir yerde hissediyorum kendimi. sesleri dinlerken de yaşamaya alışmaya çalışıyorum. ve bunu sabahın altısında da kalksam öğleye doğru uyansam da benzer bir şekilde sürdürüyorum. bir ritüel. tek başına gerçekleştirilen...

ve şimdi son olarak yenilen şeyden öte, günün anlamına uysun ve de diğer günlerin aksine yalnız kalmadığım bir kahvaltı için biraz daha özenli bir şeyler hazırlamaya başladım. buzlukta yazdan kalan son domatesleri tavaya yerleştirirken biraz da hüzünlendim bitişine. sonra şöyle düşünerek teselli buldum. yaz geliyor.

yaz sever bir çocuktum hep, yaz sever bir yetişkine dönüştüm. tatil, deniz, okuldan uzaklaşma... hepsi hala aynı ne de olsa.
hah ne diyordum evi saran mis gibi bir domates kokusu var. bu koku aldı beni yazlara götürdü, tatillere götürdü; salgınsız güzel zamanları, kalabalık kahvaltı sofralarını hatırlattı. ve bu güne has bir anlam yükledi kendine koku.
bugün 'paylaşmaktı', domates kokusu.
devamını gör...

*
latince omurgasız.
devamını gör...

"... gel, eritir demirleri bendeki ateş... "

"gün bizim, güneş bizim."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim