yine benim. eleştiri dinlemem. hatta eleştiren insanla görüşmeyi kestiğim görülmüş şeydir.

kendimi bildim bileli hep bir şeyleri sorguluyorum. bir kalem üzerine bile uzun süre düşündüğüm oldu. daha ergenlik döneminde sosyal ilişkiler konusunda kendime belirli kurallar koyup onları madde madde yazmıştım. dışına çıkmaya yeni başladım. hep kurallarım oldu. onlara uyacak kadar iradeli oldum. kendimi çok eleştirdim, düzeltmeye çalıştım, bazılarını düzeltemedim. kafamın iyi çalıştığını düşünüyorum. her şeyi ama her şeyi sorguluyorum.

ve tuvaletten çıkmadan önce elini yıkamayı bilmeyen biri gelip bana bir şeyler öğretmeye çalışıyor. daha çocuğuna fayda sağlayamamış, çocuğunun bile nefretini kazanmış biri bana ilişkiler üzerine akıl veriyor. 3. kez boşanmış bana flört üzerine ahlak dersi veriyor. erkeklerle konuşma günah diyor. sanki kocaları gökten nur içinde önüne düştü kadının.

böyle hadsizleri çekemiyorum. kibirli biriyim zaten, bunu da kabul ediyorum. istiyorum ki karşıma benden daha çok sorgulamış, daha zeki biri çıksın, desin ki bu doğru değil. oturup doğru ve yanlış üzerine konuşalım. eleştiri yaptığı konu hakkında hayır öyle değil dediğim zaman savunma yapamayacak bir tip ile neyi paylaşabilirim? daha önemlisi neden tartışmalıyım?

yıllar önce bir arkadaşım civciv dedi hayat korkarak yaşanmaz. böyle korkak gibi kaçıp duramazsın. ona o gün daha çok saygı duyup daha yakın davranmaya başlamıştım. çünkü benimle ilgili sahiden doğru, değiştiremediğim bir şey üzerine yorum yapmıştı. korkmadan yaşıyordu hayatı, ondan öğrenecek çok şeyim olduğu için peşine takıldım. çok soru sordum, kendi cevaplarımı onun cevapları yüzünden epey sorguladım.

böyle insanlar az. beni eleştirdiği şeyi kendileri yapıyor insanlar. sonra benden anlayış bekliyorlar. ya da onları dinlememi istiyorlar. bu yanlış.

bizim türk insanı her şeyi doğru bilir. bi de şunu düşünmek lazım. ben başkalarını eleştiricek haddi kendimde neden buluyorum? ben kendimi düzeltmek yerine neden başkalarını düzeltmeye çalışıyorum? kimse mükemmel değilse ben yine mükemmel değilim, o zaman neden kendi yanlışlarım gözüme batmıyor, başkaları gözüme batıyor?

herkes eleştiri kabul etmeyen insanı sorguluyor çünkü kimse kendini sorgulamıyor. durum bu.
devamını gör...

bakara 25,
"(habîbim, yâ muhammed!) îmân edip sâlih ameller işleyenlere, şübhesiz kendileri için altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! (onlar) ne zaman rızık olarak oradan, herhangi bir meyveden rızıklandırılsalar: “bu, daha önce rızıklandırıldığımız şeydir” derler. çünki bu (cennet ni'metleri), kendilerine (dünyadaki rızıklarıyla) birbirine benzer şekilde verilir. onlar için orada tertemiz zevceler de vardır ve onlar, orada ebedî olarak kalıcıdırlar."

zevce bir erkek tarafından nikahlanan kadın demektir. bunun gibi bir sürü örnek mevcut kuranın içinde. evrenselliği bırakın, sadece o coğrafyadaki erkeklere yönelik bir kitaptır bu. kutsallıktan çok uzak olduğunu düşünüyorum. kadınlara hiçbir zaman erkek vadedilmemiştir ama erkeklere savaşmaları karşılığı "garı" vardır. söylenecek söz yok efendim, görüyorsunuz.

güncelleme: birkaç tane daha ayet koymak isterim.
(nisa,20)eğer bir eşi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. siz onu, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız? (eş alma hakkı,biliyorsunuz 4'e kadar çıkıyor, sadece erkeklere verilmiştir.

(nisa,34)  allah’ın, (iki cinse) birbirinden farklı özellik ve lütuflar bahşetmesi ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. sâliha kadınlar allah’a itaatkârdır; allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü allah yücedir, büyüktür. (bu ayet hakkında konuşmaya bile gerek yok)

bakara 228, boşanan kadınlar kendi başlarına (evlenmeksizin) üç âdet süresince beklerler. allah’a ve âhiret gününe iman ediyorlarsa, allah’ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. eğer taraflar arayı düzeltmeyi istiyorlarsa kocaları, onları kendilerine geri çevirme hususunda başkalarından daha ziyade hak sahibidirler. kadınların, mâkul ve meşrû ölçülerde ödevlerine denk hakları vardır; erkeklerin ise onların üzerinde bir dereceleri mevcuttur. allah izzet ve hikmet sahibidir. (tesfirinde aynen şu yazıyor: ir: a) kadın haklar bakımından erkeğe mutlak anlamda eşit değildir; her ikisinin hakları arasındaki nisbet “benzerlik ve denklik”tir. b) nasların değişmez kıldıklarının dışında kalan haklar ve ödevlerin değişim ve dengesi sosyal şartlara ve kamu vicdanındaki meşruiyet ölçülerine (ma‘rûf) göre ayarlanabilecektir. c) haklar ve ödevler karşılaştırıldıkları zaman erkeklerin haklarında bir derecelik fazlalık bulunduğu görülecektir.)

maide surei 6, ey iman edenler! namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın). eğer cünüp olursanız temizlenin. şayet hasta veya yolculuk halinde veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin), yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat o sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. (sıradan bir ayette bile erkeklere yönelik konuşuluyor.)

kurana arada güncellemeler geliyor bildiğiniz gibi. zevce kelimesini değiştirdiler, eski kuranlarda var hala. bir de adetle ilgili bir ayet vardı onu da güncellemişler. arada uptade geliyor. kuranın da zamana uyması lazım, değil mi?
devamını gör...

neden hep böyle gitmelerin...
senin de ruhun benim gibi sürekli kaçmak mı istiyor her şeyden...
devamını gör...

ay sonu da sana köklerler. doğalgaz faturasını yani.
devamını gör...

mfö - kelimeler kafi
seninle kırılmışız bir zaman
tamiri zor bilirsin
kırık kalpler derneğinde suskunuz
son bir denemeye ne dersin?
ödemeler peşin bu sefer
ümitler en kolay becerdiğim
kelimeler kafi...

devamını gör...

ülkedeki cehaletin somut göstergelerinden biridir. bu olaydan çıkarmamız gereken sonuç nedir?
dinin insanlara vahşeti (tanrı için) normalleştirilmesi mi, yoksa insanların din denen olgunun arkasına saklanıp gerçek nefretlerini açığa çıkarması mı?
hasta bir toplum evet inkâr edemeyiz ama nasıl bu kadar kolay manipüle olabiliyorlar? şu an yaşadığımız hayat onların eseri. yönetildiğimiz kişileri bunlar başa getirdi. ne kadar rahatsız edici bir gerçek değil mi? eğitilmemiş toplum domino taşı ya da aşağıya yuvarlanan kar topu gibi gelip bize dokundu.
devamını gör...

bağımlılık.
devamını gör...

çin işkencesinden beterdir.

oblomov denen kanserojen naneyi bitirebildim güçlükle de olsa ama kaybettiğim beyin hücrelerini nasıl geri alacağımı bilmiyorum.

elbette buradaki sıkıcı olma durumu eserin kötü olmasından kaynaklanmıyor. tam aksine karakterlerin psikolojik yapısının okuyucuya oldukça güçlü ve başarılı bir şekilde hissettirilmesi kitabı "sıkıcı" yapan ana unsur.
devamını gör...

jose saramago’nun bir kitabındaki baskı hatası dolayısıyla kendileriyle iletişime geçmiştim. hem baskı hatası olmayan aynı kitabı, hem de saramago’nun başka bir kitabını yollayarak gerçekten takdirimi kazanmışlardı. benim zihnimde hep tatlı bir yerde kalacak olan yayınevidir.
devamını gör...

"ancak yaşamlarına bir anlam vermek isteğiyle kendi kendilerini ortadan kaldırmış karakterler baştan çıkarır bizi."

(bkz: emil michel cioran)
(bkz: var olma eğilimi)
devamını gör...

bir emil mihai cioran kitabıdır.

insanlar bir kitabı okumaya başlamadan önce hacmine de bakıyor ister istemez. bu bir tercih meselesidir. ancak çok yanlış sonuçlara neden olabilir. aman da minicikmiş diye aldığınız bir kitap sizi ezim ezim ezebilir. cioran kitapları da böyle kandırmacalı kitaplardandır.

cioran’ın bu kitabı da bir aforizma kitabıdır. son yıllarda edebiyat artık iyiden iyiye ayağa düşmeye başladığı için ve aforizma yazmak kolaymış gibi göründüğü için herkeste bir aforizma yazma sevdası baş gösterdi.

aforizma kelime oyunları yapıp kısa kısa cümleler yazmak değildir. bir aforzima eğer iyi yazılmışsa, üzerinde uzun uzun düşünülmüşse hacimli bir kitaba bedeldir. cioran’ın aforizmalarının tamamı bir kitap yoğunluğunda.

bu kitabında yine farklı konulara değinerek insanı ve varoluşu anlatmış yazar kendi fikrince. ama okuyana ders verme, yol gösterme derdinde değil asla, o dünyayı kendi gördüğü şekliyle anlatma peşinde.

o yüzden ilk paragrafta söylediğim gibi eğer bu kitabı minicikmiş diye alıp okumaya kalkarsanız içinizde oluşacak ve sizi yerle bir edecek depremlerden yazar sorumlu olmayacaktır.

daha önce burukluk kitabına yazdığım tanımda alıntıladığım bir aforizma ile bitireceğim bu tanımı, varın gerisini siz düşünün:

bir virgül uğruna ölünecek bir dünya düşlüyorum.
devamını gör...

mecburen yapılan, aslında tatil olmayıp kış hazırlığı ile geçen sayılı günler.
herkes güneye, ege'ye gidip 5 yıldızlı oteller'de tatil yapmak ister ama ülke şartları bunu kaldırmaz, yazın köye gidip erzak hazirlamasa kışın aç kalırlar.
tabiki burda kayıt dışı ekonomi var, onuda hesaplamak lazım.
devamını gör...

*
latince omurgasız.
devamını gör...

uzun zamandır yoktum biri demiş öldü, şimdi yazsınlar kral geri döndü...

şaka la şaka. dönüyorum ama reel hayatıma.

ulan günlerdir yok olmak niyetiyle yazdıklarımı siliyorum. sil sil bitmedi, hakikaten uzun uzun kafa şişirmişim. (burada bir gülücük var.)

ben ne yazmışım?

içinde ufak tefek insanlık öğütleyen hikayeler.
sağda solda okuduğum kendi seanslarımda yaşadığım birine faydası olur belki diye oluşturduğum psikoloji konulu içerikler.
azıcık komikli,amcamlı,kadri abili, orhan abili anılar.
eşim, bebelerim.
toplamında kimseye zararı olmayan duygularım, düşüncelerim.

en son olarak da burada gördüğüm zorbalığa ilişkin bir yazı.

ayıp mı etmişim? utanmayı gerektirecek bir şey mi yapmışım? bilemedim, belki etmişimdir.

peki başka ne olmuş?

en temel vazifesi okumak olan
modaretör durumum yoktu okuyamadım demiş.
en temel vazifesi objektif olmak olan modaretör yönetimin attığı yazarın nickaltında gitmiş yas tutmuş.
hiç tanımadığım biri seni sevmiyorum seni seveni de sevmiyorum yazmış. bir saat olayın yanlışlığını tartıştığım sözde ikna olan yazar akşamına kadın bir yazarın nickaltını bombalamış, uyarmışım utanma belasına silmiş.
öteki benlen dalga geçmiş.
beriki zorbalığa devam etmiş...

umrumda mı? kesinlikle hayır. vallahi billahi ben yine yazmaya devam edecektim. bunlar silmeye de gitmeye de inanın sebep değildi. ki karşıt görüşlü kaç yazarla görüştüm olayın yanlışlığını anlattım kim ne anladı bilmiyorum. saygı çerçevesinde yazıştık. modaretörün yaptığı da beni bağlamaz, oda sağolsun. velhasıl ben o yazı yüzünden felan toplamadım valizi. kızmadım bile kimseye. içerisinde küfür, hakaret vs. olmadığı sürece düşüncelere saygı duymak lazım.

ne tatava yaptın hoşşik ne demeye siliyon o zaman koleksiyonu?

gelin niyesini söyleyeyim ben size.

beni, buraya nokta dahi faydası olmayan üstüne kaç tane yazarı kaçıran biri gecenin bir yarısı mesajıyla rahatsız etti ve benim dışarıya açılan tek penceremin önüne pisledi. yönetime de durumu izah ettim sağolsunlar anlayışla karşıladılar ellerinden gelen yardımı yaptılar.

ki güneş'i tanıyanlar az çok bilir öyle çabuk sinirlenmez sabrı çoktur. bakın evliyim iki evladım var ve bu benim kaldırabileceğim bir şey değil. ayrıca yönetim bu insana bir şey yapılamayacağını z kuşağının bu şekilde ileteşim kurduğunu söyledi. daha önce de oldu ufak tefek umursamadım. şikayet ettim geçtim. burası anonim bir mecra bunlar oluyor ve olacak kimseyi suçlamıyorum. herkes kendinden sorumludur kötü söz sahibinindir. rahatsızlık vermek isteyen her türlü verir.

ama tekrar söylüyorum üstüne basa basa söylüyorum bu yazarın yaptığı benim kaldırabileceğim bir şey değil. bu saatten sonra azıcık kafam dağılsın diye oturduğum yerden başıma iş açmak, sinirimi bozmak istemiyorum. bebeler tüm kotamı dolduruyor zaten.

şunu da belirteyim ben kimseden taraf olmadım. yine yazayım; beni kimse kurmadı. bir yanlış gördüm ve bunu sıklıkla gördüm. yine söylüyorum hep söyleyeceğim. kötülükten kimseye hayır gelmez. burası sanal da olsa topluma açık bir yerdir. yanlış kime yapılırsa yapılsın yanlıştır. yahu daha ne diyeyim ayıptır işte ötesi var mı?

bu bilgiler ışığında çok sevdiğim defterimin son sayfasını karalayıp penceremi kapatıyorum. zira burada kalırsam aynı samimiyet ile yazabileceğimi düşünmüyorum. süte sinek düştü bir kere ve ben sinekli yoğurt yiyemeyeceğim. hakikaten çok rahatsız oldum. beni rahatsız eden yazara da ruh sağlığı diliyorum. o da sağolsun ne diyeyim. zira yaptıklarını aklı selim biri kesinlikle yapmaz.

yine söylüyorum ben vicdanımın sesini dinledim, siz de öyle yapmaya gayret edin. iyilikten kimseye zarar gelmez. bugüne kadar yazdıklarımı okumaya değer bulan, zaman ayırıp okuyan herkese çok teşekkür ederim. çoğunu sildiğim için de hepinizden özür dilerim duygum ve düşüncelerim burada kalsın istemiyorum. hepiniz sağolun varolun.

hadi bakalım yine bir ruhunuza canınıza sağlık yapıştırayım buraya. hoşçakalın.

"balıklar birbirini yiyor anne fazla uzaklara gitme seni de yerler."
devamını gör...

en zoru da beklemektir. allah tüm bekleyenlerin, bekleyişlerini mutlu bitirsin. çok geçmiş olsun. acil şifalar diliyorum..
devamını gör...

popi olunmaz, popi doğulur diyerek katılmadığım başlık.

(bkz: vermeyince mabud neylesin sultan mahmud)

edit: gözüm üstünde alan garner.*
devamını gör...

kovmak için bahane aramıştır.
devamını gör...

bu duayı 10 kişiye gönderirsen duan kabul olacak diyen kişinin akrabasıdır.
devamını gör...

derdinizi seveyim butonu aradığım başlıktır.
devamını gör...

çay içmeye fırsat olmayabilir ama; ilk girişte kolonya döndürüldüğü için o sekmez
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim