gördüğü konuları hem okuyanlar yararlansın diye sözlüğe aktaran hem de unutmamak için tekrar eden tiptir.

ben bilgi içerikli bir şeyi aktaracağım zaman kendi bildiklerimle beraber ekstra makalelere ya da bilgilere de bakıyorum ve hem bildiklerime bilgi katıyorum hem de yazarak bir kez daha tekrar ettiğim için o konuyu unutmuyorum. kazan-kazan durumu olduğu için aşırı iyi bir olay olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

ölümden hüzün olmak bir yudumda sarhoş olmak kadar imkansızdır artık şimdi tekrar aşık olmak.
devamını gör...

kafa sözlükte erkek bile erkek düşürebiliyordu. o yüzden doğru önerme.
devamını gör...

canınızı yakacak bir durumdur.

(bkz: ellerim bak boş kaldı)
devamını gör...

"ben zindanda, sen çiçeklerin arasında
kalbim acıyor
ağla istiyorum
"

devamını gör...

bir hiç uğruna yitip giden nickimin yasini tutmak için aldigim mahlas.
devamını gör...

ben bu sözlükte kural dışı tanımlar yazan tonlarca hesap biliyorum. onlara bir şey olmuyor da sırf pavlov'un göbeği nickli arkadaş bana takık diye ben niye çaylak yiyorum anlamış değilim. bir daha böyle gerzek bir ceza ile karşılaşırsam yazarlığımın iptalini talep edeceğim. bilginize.
devamını gör...

buradan

izleyin ve izletin dostlar. doğruluğuna inanmak ya da inanmamak size kalmış.
devamını gör...

fotoğraf makineleri için lensler üreten japon firmadır. özellikle canon kullanıcıları yakinen tanırlar. çok kaliteli lensleri vardır. genel bilgi olarak tamron markasını tanırım ancak deneme fırsatım olmamıştı, ta ki geçen güne kadar.

çok fotoğraf çeken birisi değilim çünkü buna pek zamanım olmuyor ancak ne akla hizmetse bir zaman evvel canon 60d almıştım. üzerinde 18-135mm lensi ve daha sonra makro çekimler için canon bir lens daha. geçtiğimiz günlerde de tamron tele objektif 55-200mm eski nesil bir lens daha aldım. aldığım lens sayısı, çektiğim fotoğraflardan fazladır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynak; evimin salonunun penceresinin hemmen yanındaki masanın üstü.

tamron'nun bu lensi dış mekan çekimleri içindir. geçtiğimiz günlerde bir arkadaşın "yeaaa benim bi'kaç fottomi çeksene" demesiyle lensi deneme fırsatı buldum. sonuç müthiş. arkadaş sanıyor ki, ben iyi fotoğraf çekiyorum. oysa makine iyi, lens iyi. benlik bir durum yok yani. fotoğrafları beğenmesine sevindim ve iyi ki almışım dediğim markadır tamron.

şu aralar lens alacaklar varsa ki, zaten bu markayı biliyorlardır. tamron lenslere daha alıcı gözle baksınlar derim.
devamını gör...

yıllarca denizi kuzeyine almış bir karadenizli olarak ankara'da yaşadığım süre boyunca her istanbul ya da trabzon yaptığımda aynı hüznü yaşarım.
sanki bana beni niye ihmal ediyorsun der gibi bakar bana.
canım ya, derim ona bende.
ardından da eklerim;
bende özledim bende
resmin var şu an elimde
sana koşmak isterim
derman yok dizlerimde.
devamını gör...

hiç de umduğunuz gibi bir okunuşu olmayan yanardağ.



az daha akıcı olan için:

devamını gör...

(bkz: ada vapuru)
devamını gör...

bana ne diyebilmek. yoksa insanlar başkalarının işlerine burunlarını bu kadar sokmazdı bence.
devamını gör...

(bkz: öldürmeyip süründüren şeyler)
devamını gör...

kendisini seviyorum...
gerçek değil gibi görünse de evet, kendisini seviyorum...

etrafımda kanka/arkadaş/dost işte adı her ne ise sizin lügatınızda, kendisi gibi insanlardan oluşturmaya çalışıyorum. bazen başarıyorum bunu, bazen başardıktan sonra da hak ettikleri değeri gösteremiyorum. sanırım bu da benim eksik bir yanım...
mesela, o asla etrafındakilere kendini değersiz hissettirmiyor, biliyorum... tartıştığı insanlara bile...

kadın olsaydım mesela, miko gibi bir kadın olmak isterdim. kaya gibi böyle... sıkı... ama dediğim dedik bir sıkılıktan bahsetmiyorum ha; yanıldığında ''yanılmışım'' diyebilecek cesareti ve bunu kabullenebilecek gücü bünyesinde barındıran, çok harika bir kadın miko...
mesela, tam da onun gibi, güçlü, zeki, güzel bir kadın olmak isterdim kadın olsa idim şayet...

zirvede mesela...
daha 1 saat sohbet bile etmemişken,
aramızda en az 5 insan varken bile, bakışlarından ne hissettiğini, ne anlatmak istediğini, sanki en az 10 yıldır tanışıyormuşum gibi gayet net bir şekilde anladım... anladığımı o da anladı...
tuhaf bir andı...

yani işin özü, ben bu muhteşem insanda kendimdeki çok sevdiğim yanlarımı görüyorum. benden çok çok daha fazlasının onda olduğunu da bizzat yakından gördüm. siz ısrarla görmek istemeseniz bile o zaten bir şekilde muhakkak gösteriyor. o yüzden, iyi ki varsın miko'can... seni tanıdığıma çok memnunum...
devamını gör...

çocukluğumu hatırlatır bana. annem bize kıyafet dikeceği zaman sümerbank'a giderdik büyük bir heyecanla. patiska alınacaksa sümerbank olmalıdır illa. çiçekli patiska desenlerini pek severdim. bu arada gençler bilmez ama patiska ve paçalı don ayrılmaz ikilidir.
devamını gör...

hakan peker ~bir efsaneydi~
devamını gör...

bilirkişi, hakim veya savcının hukuki bilgisi dışında, çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren durumlarda başvurulan, o konunun uzmanı kişilerdir.
eskilerde derdi bir bilene danışalım diye... yanlız havalı bir meslek ismi.
- ne işle meşgulsunuz?
+bilirkişiyim.
-her şeyi de mi biliyorsun.
vay be çok bilmiş.
devamını gör...

duş alan banyoyu temizlemeden çıkamaz.
çıkmamalıdır, çıkmayın be.
devamını gör...

lisedeyim, cumhuriyet gazetesi bana ağır geliyor, renksiz, her yeri, kıyısı, köşesi tıklım tıkış yazı, hatun resmi falan yok, bulmacası çok zor, çengel değil, spor sayfası vasat, pahalı... eve giriyor ama açıp da bu ne lan demiyorum. bizimkiler yıkılmış... ne oluyor lan? kim bu adam? niye annem ağlıyor? sonrasında o renksiz gazeteyi hatmetmeler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim