türkiyeli
türkiye cumhuriyeti bir ulus devlettir. ulus devlet, içinde tüm yöresel ve etnik gruplar kendi varlıklarını da koruyacak şekilde olmak üzere üst bir milli kimliği oluşturur ve ‘tek devlet’ olarak yapılanır. atatürk "türkiye devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" diyerek ulus devlete vurgu yapmıştır. başka bir tanımla; yasama, yürütme ve yargı erklerini ulusal bir hükümet elinde merkezileştiren ve yurttaşların siyasal karar sürecine eşit koşullarda katılımını sağlayan devlet yapısıdır.*
yurttaşlık tanımı bütün anayasalarımızda yer almıştır. ırkçı bir amaç güdülmese de tartışma yaratır. osmanlı devleti olsaydık osmanlı yazacaktı bu maddede. anlatılmak istenen budur. kastedilen soy değildir. 1924 anayasası bu gerçeği daha net açıklamıştır. 1982 anayasasının tanımı anlamı zedeleyicidir.
özgün dile sahip ülkelerde yaşayan halka o ülkenin adı ile seslenilir. fransalı, rusyalı, ingiltereli, ispanyalı, almanyalı denmez. bu ülkelerin içinde de binbir çeşit halk vardır. ancak hiç biri çıkıp ben fransalıyım ya da rusyalıyım demez. bu sebeple türkiyeliyim demek hatalı bir söylemdir. buradan kavga çıkarıp tartışmak kimseye fayda sağlamaz. ilk tanımda ilber ortaylı'ya atfedilen sözler, odun kafalılar kısmı haricinde doğrudur. *
yürürlükteki 1982 tarihli anayasa'nın 66. maddesine göre, "türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür."
1961 anayasası'nın 54. maddesi;
türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür.
1924 anayasası'nın 88. maddesi;
türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “türk” denir.
not: bu tanım hiçbir şekilde milliyetçilik içermez. türk ya da kürt* kardeşlerim umarım açıklamayı yeterli bulmuştur.
yurttaşlık tanımı bütün anayasalarımızda yer almıştır. ırkçı bir amaç güdülmese de tartışma yaratır. osmanlı devleti olsaydık osmanlı yazacaktı bu maddede. anlatılmak istenen budur. kastedilen soy değildir. 1924 anayasası bu gerçeği daha net açıklamıştır. 1982 anayasasının tanımı anlamı zedeleyicidir.
özgün dile sahip ülkelerde yaşayan halka o ülkenin adı ile seslenilir. fransalı, rusyalı, ingiltereli, ispanyalı, almanyalı denmez. bu ülkelerin içinde de binbir çeşit halk vardır. ancak hiç biri çıkıp ben fransalıyım ya da rusyalıyım demez. bu sebeple türkiyeliyim demek hatalı bir söylemdir. buradan kavga çıkarıp tartışmak kimseye fayda sağlamaz. ilk tanımda ilber ortaylı'ya atfedilen sözler, odun kafalılar kısmı haricinde doğrudur. *
yürürlükteki 1982 tarihli anayasa'nın 66. maddesine göre, "türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür."
1961 anayasası'nın 54. maddesi;
türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür.
1924 anayasası'nın 88. maddesi;
türkiye’de din ve ırk ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “türk” denir.
not: bu tanım hiçbir şekilde milliyetçilik içermez. türk ya da kürt* kardeşlerim umarım açıklamayı yeterli bulmuştur.
devamını gör...
seni seviyorum cümlesine verilen en acı cevaplar
it'll pass.
(bkz: fleabag)
(bkz: fleabag)
devamını gör...
heysel faciası
tarihler 29 mayıs 1985'i gösteriyordu brüksel heysel stadyumu'nda oynanacak olan eski adıyla avrupa şampiyon kulüpler kupası (günümüz şampiyonlar ligi) final maçında juventus ile liverpool karşı karşıya gelecekti.
maçın başlamasına 1 saat kala ingiliz taraftarlar ile italyan taraftarlar arasında karşılıklı sataşmalar başladı.
ingiliz holiganlar aradaki bariyerleri aşarak, juventuslu taraftarlara hücum etti.
italyanlar'ın can havliyle kaçmaya çalıştı ama kaçacakları bir yer yoktu.
tribünün arkasındaki duvarın üzerinden kaçmaya çalıştı ama duvar dayanamadı ve çöktü.
duvarın çökmesiyle adeta bir can pazarı yaşandı.
betonarmenin altında kalan çok sayıda taraftar ve izdiham sırasında tel örgülerde sıkışan toplam 39 kişi hayatını kaybetti.
futbolcuların olayları öğrenmesi neticesinde liverpool efsanesi kenny dalglish başta olmak üzere maça çıkmak istemediler. uefa ve kulüp yetkilileri ise maçın oynanmasını emretti.
maç oynandı ama sahada futbol namına bir şey kalmamıştı artık. platini'nin penaltı golüyle juventus 1-0 kazanmıştı.
bu olaylar neticesinde liverpool avrupa kupalarından süresiz men edilmiş daha sonra bu karar 8 yıl mene düşürülmüştür. tüm ingiliz takımları ise 5 yıl avrupa müsabakalarından men edilmiştir.
dönemin demir lady lakaplı ingiltere başbakanı margaret thatcher, eğer bu ceza uygulanmazsa ingiltere'nin fifa ve uefa üyeliğini sonlandırmayı göze alacağını belirtmiştir.
maçın başlamasına 1 saat kala ingiliz taraftarlar ile italyan taraftarlar arasında karşılıklı sataşmalar başladı.
ingiliz holiganlar aradaki bariyerleri aşarak, juventuslu taraftarlara hücum etti.
italyanlar'ın can havliyle kaçmaya çalıştı ama kaçacakları bir yer yoktu.
tribünün arkasındaki duvarın üzerinden kaçmaya çalıştı ama duvar dayanamadı ve çöktü.
duvarın çökmesiyle adeta bir can pazarı yaşandı.
betonarmenin altında kalan çok sayıda taraftar ve izdiham sırasında tel örgülerde sıkışan toplam 39 kişi hayatını kaybetti.
futbolcuların olayları öğrenmesi neticesinde liverpool efsanesi kenny dalglish başta olmak üzere maça çıkmak istemediler. uefa ve kulüp yetkilileri ise maçın oynanmasını emretti.
maç oynandı ama sahada futbol namına bir şey kalmamıştı artık. platini'nin penaltı golüyle juventus 1-0 kazanmıştı.
bu olaylar neticesinde liverpool avrupa kupalarından süresiz men edilmiş daha sonra bu karar 8 yıl mene düşürülmüştür. tüm ingiliz takımları ise 5 yıl avrupa müsabakalarından men edilmiştir.
dönemin demir lady lakaplı ingiltere başbakanı margaret thatcher, eğer bu ceza uygulanmazsa ingiltere'nin fifa ve uefa üyeliğini sonlandırmayı göze alacağını belirtmiştir.
devamını gör...
her şeyin çok pahalı olması
her şeyi bilmem ama kışlıklar çok pahalı ya.
bot veya mont almak için kredi çekmek gerekiyor.
kapşonlu almak için yoldaşın maaş bağlaması falan gerekiyor.
bot veya mont almak için kredi çekmek gerekiyor.
kapşonlu almak için yoldaşın maaş bağlaması falan gerekiyor.
devamını gör...
sözlükte kafa dengi insan olmaması
biz neciyiz burda ayıp ayıpp! dediğim serzeniş.
devamını gör...
pavlov'un göbeği
#1627881 son derece manüpilatif bir tanım yazdığınız. üstelik doğruyu da yansıtmıyor. çünkü; isteyen herkes sözlükte başlık kutusuna nude kıvamı yazabilir ve şu ibareyle kolayca karşılaşabilir.

bir goy goy suçlaması var; bu sözlükte beni tanıyan herkes bilir ki; yapana itirazım olmasada da ben goy goya gelmem, bunun nesnesi olmam, gönüllüsü hiç olmam. *
esas konu bu değil zaten, burada önemli olan * bir yazarı böyle bir başlık açmamaya ya da altına tanım yazmamaya ikna etmekte kullandığınız yöntemin keyfiyeti ki; bu keyfiyet bir kafa izni ile neticelenmiş durumda zaten.
sakatlık; "sözlük formatı"nı uygulamadaki esnekliğiniz, kriterlerinizin yazara göre değişkenliği, zaman zaman kıyıcılık ya da kayırmacılık niteliği kazanması. sonuç olarak neden olduğu adaletsizlik sayın mod.
sakatlık; nick6 cancişliği, nick6 kankacılığı, cevap niteliğinde tanım yazma, sataşma niteliğinde tanım yazma ya da var olan başlıkların benzerlerinin defaatle açılabilmesi, goy gooyun dibine vurulabilmesi gibi birçok örnek cirit atarken sol sütunda, yönetimin verdiği tepkilerdeki tutarsızlık.
kolay gelsin.

bir goy goy suçlaması var; bu sözlükte beni tanıyan herkes bilir ki; yapana itirazım olmasada da ben goy goya gelmem, bunun nesnesi olmam, gönüllüsü hiç olmam. *
esas konu bu değil zaten, burada önemli olan * bir yazarı böyle bir başlık açmamaya ya da altına tanım yazmamaya ikna etmekte kullandığınız yöntemin keyfiyeti ki; bu keyfiyet bir kafa izni ile neticelenmiş durumda zaten.
sakatlık; "sözlük formatı"nı uygulamadaki esnekliğiniz, kriterlerinizin yazara göre değişkenliği, zaman zaman kıyıcılık ya da kayırmacılık niteliği kazanması. sonuç olarak neden olduğu adaletsizlik sayın mod.
sakatlık; nick6 cancişliği, nick6 kankacılığı, cevap niteliğinde tanım yazma, sataşma niteliğinde tanım yazma ya da var olan başlıkların benzerlerinin defaatle açılabilmesi, goy gooyun dibine vurulabilmesi gibi birçok örnek cirit atarken sol sütunda, yönetimin verdiği tepkilerdeki tutarsızlık.
kolay gelsin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
uǝq ɯᴉʎᴉʎị
devamını gör...
evrim ağacı
güzel şeyler yapan ama son zamanlarda çok populist, clickbait odaklı videolar ve makaleler yaptıklarını gördüğüm oluşum.
devamını gör...
hava tahminleri
özellikle yurdumuzun kuzey batı kesimlerinde haziran ayı ortasına kadar hava sıcaklılkarında önemli bir artış gözükmüyor. aksine serin havanın etkili olması öngörülüyor.
iskandinavya'ya yerleşmesi beklenen azor destekli yb sayesinde rusya üzerindeki serin hava, yb'nin dönüş hareketiyle yurdumuza taşınacaktır.

bu süreçte özellikle marmara ve karadeniz bölgelerinde uzun vadede yağışlar beklenirken, kısa vadede ise yarın ( cumartesi ) iç anadolu için dolu, sağanak yağış riski bulunmaktadır. yarın için önlemler alınmalıdır. özellikle iç anadolu bölgesinin kuzey kesimlerinde ciddi yağış bekleniyor.
sıcaklıklar da buna paralel mevsim normalleri ve altında seyredecektir. yani yaz mevsimi için 2 hafta civarı beklememiz öngörülüyor.
birleştirilmiş modeller çıktısına baktığımızda; 4 - 18 haziran arası sıcaklık anomalisi haritasında mavi renkler dikkat çekicidir.

istanbul diyagramına baktığımızda ise yağışların önümüzdeki 1hafta boyunca etkili olacağını görebiliriz. sıcaklıkların ise 20 - 22 dereceler civarında seyredeceğini söyleyebilirim. bir süre daha serin havalar şehrimizi etkileyecek.
iskandinavya'ya yerleşmesi beklenen azor destekli yb sayesinde rusya üzerindeki serin hava, yb'nin dönüş hareketiyle yurdumuza taşınacaktır.

bu süreçte özellikle marmara ve karadeniz bölgelerinde uzun vadede yağışlar beklenirken, kısa vadede ise yarın ( cumartesi ) iç anadolu için dolu, sağanak yağış riski bulunmaktadır. yarın için önlemler alınmalıdır. özellikle iç anadolu bölgesinin kuzey kesimlerinde ciddi yağış bekleniyor.
sıcaklıklar da buna paralel mevsim normalleri ve altında seyredecektir. yani yaz mevsimi için 2 hafta civarı beklememiz öngörülüyor.
birleştirilmiş modeller çıktısına baktığımızda; 4 - 18 haziran arası sıcaklık anomalisi haritasında mavi renkler dikkat çekicidir.

istanbul diyagramına baktığımızda ise yağışların önümüzdeki 1hafta boyunca etkili olacağını görebiliriz. sıcaklıkların ise 20 - 22 dereceler civarında seyredeceğini söyleyebilirim. bir süre daha serin havalar şehrimizi etkileyecek.
devamını gör...
0330
bu adama nasıl nick altı yazılmamış inanın hayretler içerisinde kaldım. kınıyorum hepimizi! kusurumuza bakmasın. vay bana vaylar bana... elbarto tosbağayı niye utandırıyorsun kardeşim? ben bu utançla kabuğuma çekilirim arkadaş!
affet beni 0330
affet beni 0330
devamını gör...
asklepion
bergama krallığı zamanında da kullanılmış olan sağlık merkezleridir.
devamını gör...
sevgilisinin nickaltı açık olan erkek
"hayırdır aslanım sen kimin nickaltını kapattırıyorsun?" demiyorsa o kıza bacılık hakkımı helal etmiyorum.
devamını gör...
kendini ifade etmeye üşenmek
değmeyecek kişilere özellikle de.
devamını gör...
john martin
1789-1834 yılları arasında yaşamış romantizm akımının temsilcilerinden, ingiliz ressam ve gravür sanatçısı. 1811'den itibaren kraliyet akademisi'nde eserleri sergilenmeye başlamış ve ünlenmiştir.
ressamın eserlerinde dini konular hakimdir. eserlerinde genelde insan figürlerinin önemsiz ve minicik kaldığı geniş heybetli manzaralar, bazen de sizi yutacakmış gibi görünen büyük dalgalar ve karanlık, korkunç bir gökyüzü destruction of tyre (1840), bazen de kırmızının en göz doyurucusuyla çizilmiş alevler karşınıza çıkar.

pandemonium (1825)
bu ressamın hangi eserini incelesem kendimi küçücük hissediyorum, çizilen manzaranın heybeti ve muhteşemliği karşısında kendimi eserin içinde buluyorum.
bir kaç eserini daha iliştireyim:
the destruction of pompei and herculaneum (c. 1821)
seventh plague of egypt (1823)
the destruction of pharaoh's host (1836)
the great day of his wrath (c. 1851)
ressamın eserlerinde dini konular hakimdir. eserlerinde genelde insan figürlerinin önemsiz ve minicik kaldığı geniş heybetli manzaralar, bazen de sizi yutacakmış gibi görünen büyük dalgalar ve karanlık, korkunç bir gökyüzü destruction of tyre (1840), bazen de kırmızının en göz doyurucusuyla çizilmiş alevler karşınıza çıkar.
pandemonium (1825)
bu ressamın hangi eserini incelesem kendimi küçücük hissediyorum, çizilen manzaranın heybeti ve muhteşemliği karşısında kendimi eserin içinde buluyorum.
bir kaç eserini daha iliştireyim:
the destruction of pompei and herculaneum (c. 1821)
seventh plague of egypt (1823)
the destruction of pharaoh's host (1836)
the great day of his wrath (c. 1851)
devamını gör...
92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi
92 yıl bu dünyada yer etmiş insan böyle bir ölümü mü hak ediyor ulan şerefsiz! elinde sadece huzurlu bir ölüm hayali kalmış bir insana bunu nasıl yaparsın? uzuvların kopsun ama kan kaybından ölme, senelerce çaresiz o acıyı çek! bedduadan medet umar olduk böyle mahlukatlar yüzünden.
devamını gör...
beden dismorfik bozukluğu
obsesif kompulsif bozuklukla ilişkili bir bozukluktur.
kişinin fiziksel olarak bir kusuruyla birlikte zihinsel anlamda çok meşgul olması, bu fiziksel kusurun var olması veya var olmaması ya da çok hafif dozda var olsa bile o kişinin bunu bir takıntı haline getirmesi durumudur. kişinin görüntüsü başkaları için normal kabul edilse de o kişi için büyük bir problemdir, obsesyondur. en belirgin özellikleri bu kusurlarından utanç duymalarıdır. vücudundaki bazı bölgelere takıntılı olup aşırı uğraşırlar.* günde ortalama 3-6 saat bu bölgeyle uğraşabilme potansiyelleri vardır. ağır vakalarda bu süre 8 - 10 saate çıkabilir. ciddi anlamda kişinin hayat kalitesini bozar niteliktedir. özellikle ergenlik dönemindeki kişilerde okulu bırakmaya bile yol açabilir. aslında bu bir algı bozukluğudur. buna bu kadar zaman ayıracak bir kusur söz konusu değil. çok sık görülen bir hastalık olduğu söylenemez. daha çok genç - yetişkinlerde görülür. 15 - 20 yaşlarında başlar. kadınlarda bir tık daha fazladır diyebiliriz. kadın erkek fark etmeksizin genele baktığımızda ise bekarlarda, boşanmış kişilerde, çalışanlara oranla çalışmayan kişilerde daha fazla görülebiliyor. ayrıca bu bozukluk kişinin kendisine zarar verip estetik ameliyatı haklı çıkarmasına bile sebep olabilir.
kişinin fiziksel olarak bir kusuruyla birlikte zihinsel anlamda çok meşgul olması, bu fiziksel kusurun var olması veya var olmaması ya da çok hafif dozda var olsa bile o kişinin bunu bir takıntı haline getirmesi durumudur. kişinin görüntüsü başkaları için normal kabul edilse de o kişi için büyük bir problemdir, obsesyondur. en belirgin özellikleri bu kusurlarından utanç duymalarıdır. vücudundaki bazı bölgelere takıntılı olup aşırı uğraşırlar.* günde ortalama 3-6 saat bu bölgeyle uğraşabilme potansiyelleri vardır. ağır vakalarda bu süre 8 - 10 saate çıkabilir. ciddi anlamda kişinin hayat kalitesini bozar niteliktedir. özellikle ergenlik dönemindeki kişilerde okulu bırakmaya bile yol açabilir. aslında bu bir algı bozukluğudur. buna bu kadar zaman ayıracak bir kusur söz konusu değil. çok sık görülen bir hastalık olduğu söylenemez. daha çok genç - yetişkinlerde görülür. 15 - 20 yaşlarında başlar. kadınlarda bir tık daha fazladır diyebiliriz. kadın erkek fark etmeksizin genele baktığımızda ise bekarlarda, boşanmış kişilerde, çalışanlara oranla çalışmayan kişilerde daha fazla görülebiliyor. ayrıca bu bozukluk kişinin kendisine zarar verip estetik ameliyatı haklı çıkarmasına bile sebep olabilir.
devamını gör...
sözlükte herkesin birbiri ile senli benli konuşması
sözlükte herkesin birbiri ile senli benli konuşması durumu. ben sizli bizli konuşanları anlamıyorum şahsen. aga sözlük burası. ben neden gidip trollere siz demeliyim. ya da diyelim ki troll olmayanlara dedim, o zaman da ayrımcılık olur. karşımdaki 1 kişiyse, ben neden ona siz demeliyim. bu adam yüce konsey mi, çete lideri mi, tek bir kişi abi. ben salağım galiba.
edit: tabiki bana siz diyene ben de siz demek zorundayım. ama bunun haricinde çoğunlukla sen derim.
edit: tabiki bana siz diyene ben de siz demek zorundayım. ama bunun haricinde çoğunlukla sen derim.
devamını gör...
maliye bakanımızın meczup olduğu gerçeği
söz konusu şahsın ağzından her bir gün art arda çıkan akla ziyan saçmalıklar ile tasdik edilebilecek durum.
sanırım hayatımda ilk defa ipe ihtiyaç duymayan kukla görüyorum.
sanırım hayatımda ilk defa ipe ihtiyaç duymayan kukla görüyorum.
devamını gör...

