"14 yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. hayatın adaleti budur.” (sefiller)
devamını gör...

kesinlikle 29 ekim 1923 tarihine gider , mustafa kemal paşa'yı bulur, ülkenin bugünkü durumunu genel hatlarıyla özetlerdim. alınması gereken daha radikal önlemleri ve az içmesini isterdim. erken ölümü bugün yaşadığımız çoğu kronik sorunun sebebidir.
devamını gör...

giysi, renk. türkülerimiz bile yeni nesle tuhaf geliyor neylersin:

'türlü donlar giymiş gülden naziktir
bülbül cevreyleme güle yazıktır'

(bkz: derdim çoktur hangisine yanayım)
devamını gör...

hazır depresifim, yaz da geldi, neden yapmayayım dedim.

kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2 sene önceki gazi uni. kütüphanesinden rektörlük binasi görüntüsü. portre gibi. hey gidi günler hey.
devamını gör...

isminin anlamı rapid eye movement, yani hızlı göz hareketleri, bu da uykunun rüya görülen evresi olarak bilinir.

r.e.m, monster albümü ile beni bambaşka diyarlara götürmüş müzik grubu, öyle ki bu monster albümünde hem punk, hem britpop, hem de grunge soundı duymak mümkün, dinleyin, dinletin. losing my religion en bilindik olmasına rağmen o şarkılarından çok daha iyi şarkıları vardır, popüler kültürün ne yazık ki tek şarkılık müzik grubuna döndürdüğü bir grup haline gelmiştir...

r.e.m'in patti smith ile ortak çalışmaları da mevcuttur, ilgisi olanın bakması lazım.
devamını gör...

ender şekilde görülen ve çok kuvvetli soğukları içerisinde barındıran bununla beraber de ekstrem hava koşullarına neden olan bir soğuk hava dalgasıdır. tulpar fırtınası, mevsim normallerini bir anda alt üst edecek cinsten özellikler barındırıyor. halk arasında "50 yılda 1 görülen kış" olarak da geçer.

1985 hatta daha sert geçen 1987 kışlarına benzeyen soğuk hava sistemi bu günden itibaren türkiye'nin kuzeyinden giriş yapacak. fırtına sebebiyle türkiye'de kar kalınlığı ve soğuk hava rekorları kırılacağı tahmin edilmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzüklerin efendisi'nin ilk kitabı olarak yazılmıştır. kitabı okumaya başladığımızda yazar bir yandan olayların gelişmesini sağlarken bir yandan da büyük bir emek ve zekayla inşa ettiği bu fantastik dünyayı bize tanıtmaya çalışır. her yeni karakterle bir türü tanımış oluruz. hobbitler, büyücüler, elfler, cinler, insanlar, troller,... bir de acayip mahluklar var ama onlara değinirsek -ki hikayenin başında çok karşımıza çıkmıyor- işin içinden çıkamayız. hobbitler küçük ama mutlu bir halk. evet her koşulda eğlenecek bir şey buluyorlar. bir de boğazlarına çok düşkünler ki bu yüzden de kendilerine çok kanım ısındı. cinler madencilik yapan, yorulmak nedir bilmez, cesur bir halk. elfler ise göreni kendine hayran bırakan büyülü ve büyülü olduğu düşünüldüğü için bazıları tarafından korkulan bir halk. insanları geçelim. büyücülerden ise gandalf'ın adını anmak yeterli olur sanırım.

evet. gelelim efsaneye. bir yüzük ki dokuz yüzüğe de hükmedecek güçte. onu yapanın aklı ve kötülüğü de sanki yüzüğe ruh olarak katılmış gibi. sahibine geri dönmek için elden ele gezen tehlikeli bir yüzük. takanı kendisine köle eden, yokluğunda adı dillerden düşmeyip takanı sayıklatacak (kıymetlimisss) kadar takanı divane eden bir meret. bunun yanında iyi özellikleri yok mu? var tabii. yaşlanmama, takınca görünmez olma falan filan. siz yine de her bulduğunuz yüzüğü parmağınıza geçirmeyin efendim.

kitabın adının neden yüzük kardeşliği olduğunu öğrenmek için de bir zahmet kitabı okuyun.

filmlerini izlemeyenin kalmadığı (ben hariç), dünyada en çok okunan kitaplardan olan bu harika seriye başlamanızı şiddetli bir sevgiyle tavsiye ediyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

diyanet son zamanlarda ''türk aile yapısı'' diyerek dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek için çok çalışıyor.

“diyanet’in her geçen yıl artış gösteren faaliyetleri, mevcut iktidar tarafından arzu edilen toplumsal değişime ivme kazandırma amacıyla hayata geçiriliyor. aile kurumunun bütünlüğünü korumaya yönelik çalışmalar, kadınların boşanmalarını engelleme amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler, çocukları kavramakta zorlandıkları dinî kavramlarla tanıştıran eğitimler, gençlere kyk yurtlarında verilen manevi danışmanlık hizmetleri, üniversite kampüslerinin tamamına cami/külliye yapılması, tahayyüllerdeki toplumu inşa etmek için atılan adımlar arasında yerini alıyor. bu çalışmaların bizzat diyanet işleri başkanlığı himayesinde yürütülmesi, kurumun cumhuriyet tarihinde belki de hiç olmadığı kadar araçsallaştırıldığını ortaya koyuyor.”

bu konuda yazılmış "biz her şeyiz" diyanet'in işleri isimli kitabı okumanızı öneririm. konuyla ilgili yazar burcu karakaş ile yapılan röportaj aşağıdadır. (46. dakikadan itibaren izleyebilirsiniz)

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyice gemi azıya aldı, alçak herifler.

bi salın lan artık hayvanları, ne bitmez kininiz, ne pis bir karakteriniz varmış ya!
devamını gör...

mükemmel bir yazar, kendisine hayranım ve tanımlarını da dikkatle ve bayılarak okuyorum. umarım kendisi hep burada olur.
devamını gör...

farkındalık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

boncuklarla bileklik falan yapardım küçükken, onları satmaya çalışırdım. kıyamam o zamandan da belli ne olacağım, bedave verirdim sonunda.
bir de şarkı yarışması yapardık çocuklar arasında. evet efenim sesimle para kazandım ben* sooora da gittik bakkala iki çokomel iki dondurma aldık arkaaaşla.
devamını gör...

varoşlardan selamlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birini kaybettiğini hissetmene neden olan içgüdüler öyle büyük ki bu hislerden kurtulmak çok zor ve beyin de bundan nasibini alıyor. artık bir kere daha duysam chris'in sözlerini anlayıp anlayamayacağımı çok merak ediyorum. ve karşımdaki kişilerin chris'in birlikte büyüdüğü anne ve baba olmadığını düşünüyorum. ama insanlar birbirini kaybettiğinde daha da yumuşuyor. yine de ne olursa olsun chris'in söylediği her şey söylenmek zorundaydı. ve ona güveniyordum. yaptığı her şeyin yapılması gerekiyordu. bu bizim hayatımız...*
devamını gör...

ne yazarsa yazsın o mahlasla yazarı ciddiye alamam ya her şeyi uyduramazsınız sayın uydurdum.
devamını gör...

mürekkep, bezir isinden hazırlandığı için suda çözülmektedir. bu yüzden el yazması eserler asla suyla temas ettirilmez. ancak mürekkebin bu özelliği kitap yazılırken oldukça işe yararmış. hattatlar hem divit ucunda kalan mürekkebi temizlemek, lekeleri gidermek için hem de sayfaya küçük imla işaretleri koymak için diviti tekrar mürekkebe bandırarak israf etmek yerine ucunu dillerine değdirir ve oradaki mürekkebin çözülüp kullanılmasını sağlarlarmış. bu durumda da dilleri mürekkep olurmuş. sonuçta eskiler de bir insanın yalamış olduğu mürekkep kadar ilme sahip olduğunu varsayarak bunu bir saygı alameti olarak kabul etmişlerdir. ondandır okumuş, bilgi sahibi kişiler için "mürekkep yalamış" ifadesi kullanılır.
devamını gör...

ne düzelir? kim? bir kağıda imza atmak neyi düzeltebilir??
aynı kağıda boşanmak için imza atınca , her şey yerle bir oluyor ama.
imza aynı, sen aynı, değişen ne?
biriyle sevişmek için nikahlanmak neyi ne kadar değiştirebilir?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim