kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

spoiler özelliği direkt olarak görünmeyip bir buton işlevinde olsa da üstüne basınca açılsa güzel olmaz mıydı diye minik bir öneri bırakıyorum buraya. şahsen girdileri okurken spoiler olan kısımlara gözüm kayıyor bazen.
devamını gör...

sevgi kelebeği, saz üstadı sılho namlı selahattin demirtaş (terörist), alman haber ajansı dpa'ya verdiği mülakatta, "ne ben ne de partimizin pkk ile doğrudan ya da dolaylı bir bağlantısı veya ilişkisi var" demiş.
gören de bunları 'kanarya severler derneği üyesi' zannedecek.
apo denilen hainin heykeli ile alakalı söyledikleri bile kafi ama utanma olmayınca konuşuyorlar işte.
sonra küfür yasak.
gel de tut kendini.

buradan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ay balığı ya da mola mola olarak da bilinen bu balık, molidae familyasına ait bir balık türüdür. etleri lezzetsiz ve kötü koktuğu için ticari amaçlı avlanmazlar. ortalama 25-30 yıl arası yaşarlar. yaklaşık 15 cm kalınlığında bir derisi vardır ve bu onu ispermeçet balinasından sonra en kalın deriye sahip olan balık yapar. en büyükleri 3 metre uzunluğa ve 2 ton ağırlığa ulaşabilir.
besin olarak plankton, diğer küçük balıklar ve deniz anaları ile beslenirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatı kontrol edemezsin, ettiğini düşünürsün.
ipler kimsenin elinde değildir. en fazla sınav notlarını falan öngörebilirsin çalışırsan ama kontrol edemezsin.
sabahın beşinde kalkmanı, çiğ yumurta yiyip yirmi beş şınav çekmen gerektiğini söyleyen tiplerden de uzak dur. aptal aptal motivasyon naraları atıp bilmem kaç yaşına kadar şunları şunları yapmazsan bok olursun diyenler.. bak kaç onlardan kaç.
sakin ol. nefes al. en kör düğümler bile çözülebilir. sadece yaşa. yaşamayı hissetmek için dağlardan paraşütle atlamaya, derin denizlere dalmaya gerek yok önemli olan hissetmen.

yüzmeyi öğrendiğin günü hatırla; çırpındıkça, suyun içinde debelendikçe battın.
kulaklarına, ağzına su doldu nefes alamadın ama ne zaman kontrolsüzce çırpınmayı bıraktın, kendini teslim ettin, güvendin, sakin oldun işte o zaman suyun seni kucakladığını gördün.

sakin ol.
devamını gör...

(bkz: boşları erken toplayan garson)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
malcolm t. liepke - the kiss (2016)
devamını gör...

beni de ekleyebilirsiniz.
devamını gör...

artık acı çekmiyorsun, ölüm tüm ağrını aldı ve götürdü. artık senin için daha fazla acı yok biliyorum ama ben bütün direncimi kaybettim. artık acı çekmiyor olduğunu bilmek huzurlu hissettiriyor olsa bile tamamen gittiğini bilmek koca bir boşluğun içinde nefes almaya çalışmak gibi ama yine de yokluğunu hissetmenin bana ne yaptığını görmediğine seviniyorum. o barınağa ilk girdiğimde aklı beş karış havada küçük bir çocuktum sadece ama seninle büyüdüm ben. artık lisenin bahçesinde beklediğin, gömleğinin her yanına çamurlu pati izlerini bıraktığın ve paçalarını dişlerinle çekiştirdiğin o küçük çocuk değilim ama eğer geri dönebilseydim eğer dönebilsem yemin ederim zamanı o anlardan birinde durdurmak için her şeyimi verirdim.

koca dört gün , bana milyonlarca yıl gibi hissettiren koca dört gün. seni tamamen kaybettiğimi anlamam günlerimi aldı. tüm dünya bana sırtını dönmüş gibi hissettiğimde benim için orada olduğunu biliyordum. karanlık ödümü kopardığında, sınavı kazandığımda, o kupayı kaldırdığımda, o kazaları yaptığımda, kendimi en mutlu hissettiğim zamanlarda, o berbat günü geçiremediğimde, kendimi kimsesiz hissettiğimde ve insanlar sevilmeye değer olmadığımı söylediklerinde senin beni sevdiğini biliyordum. sadece dizlerimin üzerine çöküp tüm zaman boyunca beni ayakta tuttuğun için teşekkür etmek istiyorum ama yazmaktan daha iyi bildiğim bir şey yok. ben acıyı geçirecek başka bir yol bilmiyorum, hiç öğrenemedim. kağıtlara yazdığım her şey tamamen küle bulanıyor ve artık hatırlamak konusunda aklıma güvenemiyorum. zaman kavramım nerede bilmiyorum. bütün bu korkular, uykusuzluk ve kırgınlıklar benden tüm dayanma gücümü almıştı yine de idare ediyordum çünkü günün sonunda nefes aldığını biliyordum ama artık eskisi gibi yoluma devam edemiyorum. kendi ölümümü beklemek sorun değildi ama seni ölüme götüren yolu tüm zaman boyunca izledim. bunun bana ne hissettirmesi gerektiğini bilmiyorum.

eğer tüm acını alabilseydim yemin ederim yapardım ama oturup haftalar boyunca ölmek üzere olduğunu izlemekten başka bir halta yaramadım. neden her şeye geç kaldım ben böyle. ben zaten her şeye ve herkese geç kaldım. koca bir dört gün geçti ama kimseye hakkında tek kelime edemiyorum. tamamen yenilmiş hissediyorum. acıyı umursamamayı denedim ama düşünmeyi durduramıyorum. sadece seni biraz daha burada tutabilmek için neyi feda etmem gerekirdi bunu düşünüyorum ama hiçbir şey yoktu ve eğer yapabilsem bunu bilmeyi hiç istemezdim. eğer yapabilsem gitmene izin vermezdim ama izin vermek zorundayım. içimdeki bu hisle ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yok. her zaman uyuduğun köşeye gözümü çevirip bakamıyorum bile. yemin ederim hiç gücüm kalmadı. kaybolduğun gün aklımı kaçırdığımı sanmıştım, bu acı beni darmadağın eder sanmıştım ama şimdi geri dönemeyeceğin bir yere gittin ve ben bu düşünceyle ne yapacağımı bilmiyorum. her şey yolunda davranmaya çalışıyorum, eski hayatıma bakmaya çalışıyorum ama kafamın içinde bir yerde tıkılı kaldım ve delirmemek için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. sadece seni seviyorum. her zaman sevdim, sen benim ailemsin nasıl sevmezdim ki zaten. sevdiğim herkesin hainler listesine bir şekilde adımı yazdırmayı başardım ama bunun bir önemi yoktu çünkü günün sonunda eve girdiğim zaman senin kapıyı açtığım gibi üzerime atlayacağını biliyordum. dünya kalbimi kırdığında sana sarılıp uyumanın tüm acımı alacağını biliyordum keşke ben de senin için aynısını yapabilseydim. herkes bana sırtını dönebilirdi ben bir şekilde idare ederdim ama sensizliğin bana ne yaptığını bilmiyorum. sadece artık daha fazla bu acıyı benimle tutamam çünkü beni delirteceğini biliyorum. geç farkına vardım ama sana artık veda etmek zorundayım. bunun düşüncesinden bile nefret ediyorum ama geçmişin hayaletlerinden birine dönüşmene izin vermek zorundayım yoksa aklımı kaçıracağım. keşke gitmeden önce sana söyleme şansım olsaydı, burada olduğun her anın beni nasıl ayakta tuttuğunu. yine de artık veda etmek zorundayım çünkü burada daha fazla izlenecek yıldız kalmadı. gittiğinden beri burada hiçbir şey yok ama devam etmek zorundayım. burada olsan beni anlardın biliyorum, lütfen beni anlamış ol. sen sahip olduğum en iyi aileydin, artık acı çekmediğini bilmek güzel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

elma ağaçları tüm dünya anlatılarında yeniden doğuşun ve üremenin sembolüdür. hikayeler, masallar, filmler ve resimleri süsleyen elma motifinin bu denli sevilerek kullanılması sebepsiz değildir elbet. yasak meyve incir mi elma mı bilinmez ama tüm dünyada en yaygın inanç yasak meyvenin elma olduğu düşüncesidir. elma miti söylencelerde, masallarda hatta dinsel kıssalarda havva’nın adem’e yedirdiği bilgi ağacının meyvesi ve insanlığın cennetten kovulmasına neden olan meyve olarak var olmuş ve kendine sanat eserlerinde, yazınsal alanında yer bulmuş özel bir meyve olarak geçer.

aslında hiçbir kutsal kitapta, bilgi ağacının elma ağacı olduğuna dair bilgi olmamasına karşın çoğunlukla yasak meyvenin elma olduğu miti çok yaygın olarak geçmişten günümüze kadar gelmiştir. bu ağaç iyiyi ve kötüyü bilme ölçütü sunan bilgi ağacıdır. adem ve havva’nın cennetten kovulmasına neden olan bu meyve çoklukla görsellerde yılanın ağzından havva’yı baştan çıkartmak ve yasak olanı yaptırmak için ona sunulan elma şeklinde tasvir edilir. elma ilk günahla ilintili olarak görülmüş çünkü elma sözcüğü latince kökenli malus, malum yani kötü, günah anlamına gelen kelime ile bağdaştırılmıştır. adem ile havva’nın bu meyveyi yedikten sonra cennetten kovulması ve bunun beraberinde dünyaya kötülük getirmesi olarak da düşünülür.

resim: adem’in düşüşü ve ağıt ressam hugo van der goes 1479
kaynak dergipark
devamını gör...

bu gece melankolik miyiz? evvet. o zaman şerefine karalayalım bir şeyler.***

bu gece aklıma kahkaha atmak takıldı nedense. bir insan neden kahkaha atar?
çok mutlu olduğu için?
aşırı komik bir şeyle karşılaştığı için?
sevincinden öldüğü için?
yoksa sadece ses çıkartmak için mi yapıyor?
hepsi olabilir. ama ben bunlara bir madde daha eklemek istiyorum.
bir insan duygularını ifade edemediğinde ya ağlar ya da kahkaha atar, öyle değil mi? bir bebeğin konuşamadığı için ağlaması buna örnektir. normal bir birey için düşünecek olursak; eğer üzgünse büyük ihtimal ağlayacak, mutluysa da neşeli kahkahalar atacaktır.
peki canı gerçekten acıdığında ne yapar? daha mı çok ağlar? bence bu durumda duygularını ifade ediş şekli değişir. üzgünken kahkaha atması gibi..

"bazen canınız gerçekten yandığında kahkaha atarsınız. insanlar biraz delidir, konuşamazsın sadece gülersin. ameliyattan sonra çok güldüm. sevdiğimden değil, konuşamadığımdan."
-min yoongi-

hissettiklerini normal insanlardan farklı şekilde ifade etmeye başladıysan tebrikler çok canın yanıyor demektir.
bazen ağlamak yetmiyor.
bazen sadece ağlamak yetmiyor.
tiz kahkahalarını da ekliyorsun bu tabloya.
kahkaha atarak ağlayan insanlar, gerçekten kırılmışlardır. ama ben onların dünyanın en güçlü insanları olduklarına inanıyorum. acı insanı güçlendirir, canın acıyorsa bil ki artık eskisi gibi olmayacaksın.*
devamını gör...

bir sözlük içi olayı.

değinilmesi gereken 2 konu var:

1) evet, gerçekten nicke göre oylama yapan insanlar var. burada da durum 2'ye ayrılıyor:
a) "sana ne! istediğimi, istediğim kadar oylarım." itirazı. evet, doğru. kim, kimi istiyorsa oylamakta serbest. maalesef karışamıyoruz buna.
b) "hak eden, daha doğrusu gerçekten beğendiğim tanımları oylarım. birini tanıyor ya da seviyor olmam beğenmediğim bir tanımına karşı olan tutumumu değiştirmez." olması gereken bu ama teori ve pratik genelde farklı olur. sözlüklerde de olması gereken değil ilk şık gerçekleşir.

edit: eklemeyi unutmuşum. "beğenmediğim tanımları oylamam ama beğendiğim tanımları da hep aynı kişiler yazıyor" kısmı burada devreye giren kısım

2) altını çizerek belirteyim önce: başlık sahibinden bağımsız olarak konuşacağım şimdi.

"benim harika tanımlarım var ama kimse oylamıyor. başkalarına oy yağıyor." belki de tanımların harika değil ama sana öyle geliyor güzel kardeşim? sen zaten harika olduklarını düşündüğün için onları yazıyorsun ama o senin bakış açın. başkasına göre belki de son derece tırt şeyler yazıyorsun. ne derler, bilirsiniz: akılları pazara çıkarmışlar, herkes kendininkini beğenmiş. bu da o hesap işte...

özetle; olması gerekenle ve olan her zaman farklıdır. insanlar mantıklarından ziyade duygularıyla hareket eden yaratıklar çünkü.
devamını gör...

insan habersiz içer o çayı ve der ki ne de güzel bir çay hem de üstüne basa basa , şerefsizliğin dibi l*n bu yapmayın yazıktır günahtır .
devamını gör...

kısaca özetlemek gerekirse, hollywood filmlerinde bolca görmeye alışık olduğumuz kötü adam tiplemesidir.
devamını gör...

fatih erkoç-ellerim bomboş.
devamını gör...

hakan günday'ın yayınlanan ilk romanıdır.

yeraltı edebiyatı örneklerindendir.

ayrıca okuyanların psikolojisi üzerinde tuhaf etkiler bırakmasıyla meşhurdur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lise zamanında en arka sırada oturuyor telefonuda dizime koymuştum, öndeki arkadaş masasını çekince kopya çektiğim belli olduğunamı yanayım yoksa telefonun çat diye yere düşüp ekranının çatlamasınamı bilemedim.
devamını gör...

belki yenisi alınmaz, belki de hiç alınmaz diye sahip olduğum her şey. evet maddi şeylerdi belki bunlar ama çocukken farkında olmuyoruz ki manevi şeylerin, büyüyünce eksikliğini farkediyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim