epidermiste bulunan nöral krest kökenli merkel hücrelerinin tümörüdür.
erken merkel hücreli polyoma virüstür.
bu virüs tag geni ile maligniteye neden olur.
devamını gör...

seni seçtim. çünkü sen farklısın, japon'sun bir kere akıllı adamsın.
devamını gör...

(bkz: tamam.)
(bkz: yolun açık olsun paşam)
devamını gör...

"...
çarptı gözleri aman, ışıl ışıl
tam yerinde yıldızlar, şıkır şıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin

içimde bir tebessüm ah, kıpır kıpır
işliyor ya kalbime, tıkır tıkır
bütün alevler aşkımın şerefine
sönüp giden senden bilsin."

geceye mustafa sandal ve gülben ergen'in düeti olan 'şıkır şıkır' bırakıyorum. gülümsetir, tavsiyemdir.
devamını gör...

neden türkçe bir ad seçmediğimi düşünüyorum, bunun benim gibi türkçe takıntılı biri için ne yaman bir çelişki olduğunun da ayırdındayım.

bu sözlükte yazmaya başlayalı aylar olmuş. yazılarım genelde bilgi içerikli, hiç içimi dökebileceğim, kişisel günlüğüm gibi olan yazılar yazmamışım. bu sayfayı biraz bunun için istiyorum. hiç günlük tutmadım, hayatım boyunca bir kez bile. bazen yolculuklarda çiziktirdiğim şeyler olurdu, onları da hep kaybettim zaten. buraya yazdıklarım ben silmezsem kaybolmayacak. sonra dönüp dönüp okuyacağım.

beni tanımayanların okuması, sanki yazarken kendimi başkalarına anlatma sevdası.... bunların hepsi var tabii, yoksa herkese görünür bir yerde insan neden ruhunu soysun ki. bu teşhir içgüdüsü sözlüklere yazan herkeste var, sözlüklere yazamayanlarda da. insan hep fark edilmek, anlaşılmak, onaylanmak istiyor.

buraya devamlı yazacak mıyım bilmiyorum. yeni yılda garip bir hevesle uyandım sanki, kendimle ilgili uzun süredir ihmal ettiğim şeyleri yapmaya başladım bile. örneğin spor yapmaya başladım. zaman zaman pilates yapmıştım, şimdiyse her yer kapalı. ben kişisel spor yapabilen biri değilim. asla bir yoga insanı olmadım. kafamın içinde düşünceler sürekli tepişirken o huzuru nasıl bulabilirim ki. burası biraz benim meditasyon alanım gibi olacak. bakalım.
devamını gör...

kişinin içinde bulunduğu ruh haline göre huzur da hüzün de verebilen ses.

bazen çok sıcak bir günün akşamında, bir anda serpiştirmeye başlar yağmur. gözlerinizi kapatır, camdan başınızı uzatır ve yaz akşamının, yağmurla karışık kokusunu çekersiniz içinize. hele de sevdikleriniz iyiyse, yanınızdaysa bundan büyük huzur yoktur belki de...

bazen çok sevdiğiniz birinden ayrılırsınız. tam yalnız kalıp onu düşünmek istediğiniz sırada ağlamaya başlar gökyüzü sizinle beraber. işte o an, yağmurdan daha hüzünlü bir şey yoktur yer yüzünde...

ne hissettirirse hissettirsin, güzeldir yağmur yine de çünkü bilirsiniz ki size de, küçücük bir böceğe de, bahçenizdeki o güzel ağaca da candır o.

sesinin hiç eksik olmamasını dilerim.
devamını gör...

hiç sevmem, nefret ederim hatta.
beğendiği kişiye ballı ballı cümleler söylerken sizi beğenmediyse zoraki konuşur.
kapıları ardına kadar beğendiğine açarken size açtığı kapıyı bırakır şlak diye yüzünüze çarptırır.
dile geldiğinde ayhh dış görünüşe göre insan ayırmam ben diye konuşur ama ortama güzel bir kadın/erkek geldiğinde bu dediklerinden eser kalmaz.
çok sığ buluyorum böyle insancıkları.
neye açlar neden böyle davranıyorlar bilmiyorum.
devamını gör...

büyümek yasaklansın!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
eyyorlamam bu kadar…
devamını gör...

amon amarth’ın 17 eylül 2008 yılında çıkarmış olduğu şahane bir melodik death metal albümüdür gençler. albümde yok yok, her şarkı birbirinden gaz, birbirinden ahenkli, birbirinden güzel ve ritmi, riffleri, gitar soloları yoğun olan şarkılardır. öyle güzel gaz veriyor ki şarkılar, mübarek kendinizi savaş meydanında hissedersiniz o derece yani. bayıldık ulan buna da bittik hamdolsun anasını satıyım. viking metali bunlardan güzel yapan grup yok be, hakkını ziyadesiyle vermişlerdir.

albüme ait şarkılar;

twilight of the thunder god
free will sacrifce
guardians of asgård
where is your god?
varyags of miklagård
tattered banners and bloody flags
no fear for the setting sun
the hero
live for the kill
embrace of the endless ocean

şu şarkıların güzelliğine bakar mısınız ya? hele ki albümün ismi olan şarkıyı dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. headbang yapmak ve metal müziği derin bir şekilde hissetmek isteyenler için birebirdir. yalnız şarkılar arasında favorin nedir diye soracak olursanız kuşkusuz varyags of miklagard, where is your god?, the hero ve live for the kill derim. çünkü bu şarkıların enstrüman kalitesi oldukça güzel ve melodik death metali dibine kadar yaşatan şarkılardır.

her ne kadar viking metalin öncüleri de olsalar alanları melodik death metaldir, melodik death metali bunlardan iyi yapan gruplar nadirdir be. önermesi benden, dinlemesi siz metalcilerden. yalnız şu albüme çirkin diyecek olan insanı da şimdiden şiddetle kınıyorum. belirteyim dedim.

albümün ismi olan şarkının videosu;


video koymayı unutmuşum şuraya iliştireyim dedim.
devamını gör...

ilk önce allah rahmet eylesin, allah günahlarını affetsin diyorum.
arkadaşlar ben bu doktorun yaptığını asla tasvip etmem, bu kadar yıl eğitim görmüş bir insanın, insanların hayatını kurtarması,tedavi etmesi gerekirken intihar etmesi, bencillik tır, halka, ona emek veren öğretmen, hocalarına ihanettir, kusura bakmayın benim görüşüm bu.
devamını gör...

bu logoyu paint'ten yapmışlar demek paint'e hakarettir.
devamını gör...

biberin tadı içine sinmiş pilavımsı olay güzel oluyor.
biberi yiyene verebilirim..
devamını gör...

bi cinsel organımın bekçisi yoktu çok şükür oldu. allah cumhurbaşkanımızdan razı olsun hepimizin ahlakını koruyor. ekonomiyle ilgilenebilirdi, eğitimle ilgilenebilirdi, hukuk sistemimizle ilgilenebilirdi, allah korusun açlıktan intihar etmeye yaklaşan halkıyla ilgilenebilirdi ama o ahlakı seçti değerini bilin.
devamını gör...

saygı ve özlemle anıyoruz atam her daim izindeyiz..
devamını gör...

darmadağın kentlerin yasaklı sabahlarına uyanan
o kirli yüzlü çocukların
ve yüreği gül kurusu insanların acısıyla
günaydın ülkem
günaydın sevdam...
devamını gör...

kul hakkı.
onu aranızda halletmeden karşıma çıkmayın diyor.
devamını gör...

açtığı başlıklar her ne kadar tepki toplasa da .. engellemeyeceğim yazar..
lucifercim az biraz dikkat..
devamını gör...

2022 netflix yapımı gerçek bir hikâyeden uyarlama olan, 9 bölümlük mini dizi.
öncelikle söylemeliyim ki, diziye başlarken gerçek olduğunu bilmeden başladım ve sanırım gerçekliğini bilsem, tahammülüm daha az olurdu izlerken.

bence anna tam bir manipülasyon kraliçesi. bir insanı istediği noktaya nasıl getiriyor şaşırdım. üstelik iyi ve tatlı bir tavırla da yapmıyor bunu. kızarak, bağırıp çağırarak ve üstünlüğünü kanıtlayarak. bir şekilde herkes onun etrafında pervane, üstelik hepsi de bir şeylerin doğru olmadığını hissediyor. yine de konduramıyorlar işte, çünkü anna öyle bir insan. karizmatik ve karizmasının farkında. bu da onu daha tehlikeli yaptı sanırım.

yine de ilginç bir şekilde, tüm istedikleri oluyor. son nokta hariç. vakıfı kurmayı başarabilse, muhtemelen hayaline devam edecekti ama hapisteyken bile söylediği yalanı savunmaya devam etmesi, ruhsal bir problemi olduğunu çağrıştırdı bana. zira kendi söylediklerine en çok yine kendisi inanıyordu.

tabi diziyi seyrederken, izleyici olan bizleri bile manipüle edebilecek derecede akıllı olduğunu göz ardı etmek istemiyorum. bir noktada, 'iyi de, bu insanların hepsi de anna'yı kullanmak, ondan faydalanmak istememişmiydi? anna biraz da bu durumu kullanarak, kendine çevirdi' derken buldum kendimi. inanılmaz şekilde kendimi böyle düşünürken bulunca, gazetecinin ve avukatın onun etrafında dönüyor olmasını mantıklı buldum.

özetleyecek olur isek,
bir dolandırıcı hikayesinden çok fazlası olan bu dizi izlenir, izlettirilir. kötü örnek teşkil etmesi için değil ancak, bir insanın nasıl hayallerinin peşinden koştuğu gözlemlenebilir. onun da demiş olduğu gibi; birtakım yanlışlar yapmış da olsa, değerli bir amacı vardı.
devamını gör...

tiyatrocu ve yazar yılmaz erdoğan'ın, sürahi nine tiplemesiyle beyaz perdeye aktardığı babaannesi.

görsele hayat verense, ünlü tiyatrocu yasemin yalçın'dır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
süheyla erdoğan, 14 mart 2012 tarihinde vefat etmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
benim için, hatta herhalde bi sürahi nine izleyicisi için, yıllar sonra en duygusal an, bir yılmaz erdoğan ve bkm ortak projesi olan çok güzel hareketler bunlar 2'de yasemin yalçın'ın, sürahi nine tiplemesiyle yılmaz erdoğan'la aynı sahnede buluşmasıydı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
ben bu skeçte o kadar duygulanmıştım ki; sanırım anlatamam . zira sürahi nine benim çocukluğumdur.
gözümde, dedemden kalma, içine mendil sokulmuş garip bir gözlük, bir elimde pastırma dilimleri, gev gev gev, söylene söylene, topal topal yürüyüşümle, evdeki herkesi bu tipe güldürürdüm. ve tabi yılmaz erdoğan gibi bi duayenin onu, kendi babannesinden hareketle tiplemiş olması, bana korkunç bir haz verir, o küçük, nazlı evrenimde, garip bir g/özlem ve yazma eylemi oluştururdu... dolayısıyla benim için çok önemliydi, hala da önemlidir.

kendi babaanneme kavuşunca, haliyle çenem düştü efenm.
bahsettiğim skeç de budur. izliyoruz...

iyi seyirler...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim