tekzip yerine edit kelimesini kullanan yazar
tekzip yalanlama, edit düzenleme/düzeltme anlamlarına geldiği içindir.
devamını gör...
gogol’un dar paltosu
20 gündür sözlükteyim ve benim böyle bir yazardan haberim yok.
niye kimse söylemiyor:
"şöyle şöyle mükemmel bir yazar var mutlaka takip etmelisin." diye. yani kendisini bulmam bana göre çok geç olsa da güç olmasın diyorum ve dolu dolu tanımları için kendisine teşekkür etmek istiyorum.
bir iki tanımını okuyunca havada kaparcasına takibe aldım.
yazma motivasyonunu hiç kaybetmez dilerim.
niye kimse söylemiyor:
"şöyle şöyle mükemmel bir yazar var mutlaka takip etmelisin." diye. yani kendisini bulmam bana göre çok geç olsa da güç olmasın diyorum ve dolu dolu tanımları için kendisine teşekkür etmek istiyorum.
bir iki tanımını okuyunca havada kaparcasına takibe aldım.
yazma motivasyonunu hiç kaybetmez dilerim.
devamını gör...
bülbülü öldürmek
harper lee' nin romanının ilk adı ‘atticus’ dur. fakat, kitabın yazarı lee, kitabın ismini sadece bir karaktere bağlamanın son derece sınırlandırıcı olduğunu düşünerek kitabın ismini değiştirmiş.
devamını gör...
iq ortalaması düşük ortamlar
egosu beyninden büyük olan insanların olduğu ortamdır benim için.
devamını gör...
doğum günü kutlama kulübü
adres de yazın kafa şeklinde pasta gönderelim admin de kafa sözlük kapşonlusu gönderir 1 sene sonra o kapşonlular herkeste olur ve hep beraber soyguna çıkabiliriz gerçekten muhteşem bi proje iyi ki varsın kafa sözlük..
devamını gör...
düşerim
(bkz: metin altıok) şiiridir. (bkz: fazıl say)'ın bestelediği 2003’te yayımlanmış olan metin altıok ağıtı albümünün ilk eseridir. albüm 2003’te düzenlenen metin altıok oratoryosu tarafından harbiye açık hava tiyatrosunda sahnelenmiş. sadece bu albümde olan ilk eser değil aynı zamanda fazıl sayın 2013’te yayımlanmış olan ilk şarkılar albümünde 8 farklı şaire ait şiirlerin bestelenmiş olduğu albümün de ilk eseri. 2013 yılında yayımlanan albümde ki farklılık ise eser de vokal olarak fazıl say’a eşlik eden insanı huzura boğan sesi ile (bkz: serenad bağcan).
şiir:
bazen oturduğum yerde
kendi kendime dalıp giderim,
bulanık geçmişimle.
genişleyen halkalar çizerim,
bir düşün uyanık imgesine.
gölünüze taş düşerim.
sizse hep konuşursunuz
sığınıp kof sözlere,
kaçarak kendinizden
uğuldayan hüznünüzle.
telâşla geceyi bulursunuz.
gözünüze yaş düşerim.– metin altıok
bestelenmiş eser:
vokal: serenad bağcan
piyano: fazıl say
söz: metin altıok
şiir:
bazen oturduğum yerde
kendi kendime dalıp giderim,
bulanık geçmişimle.
genişleyen halkalar çizerim,
bir düşün uyanık imgesine.
gölünüze taş düşerim.
sizse hep konuşursunuz
sığınıp kof sözlere,
kaçarak kendinizden
uğuldayan hüznünüzle.
telâşla geceyi bulursunuz.
gözünüze yaş düşerim.– metin altıok
bestelenmiş eser:
vokal: serenad bağcan
piyano: fazıl say
söz: metin altıok
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
kış uykusuna yatam, hiçbir şey yapmayam...*
devamını gör...
kurukahveci mehmet efendi
1871 yılından beri faaliyet gösteren enfes kahve üreticisi. eminönü'nden taze çekilmiş kahve kokusu çocukluk anıları canlandıracak kadar yoğun ve güzeldir. günde en az 3 fincan tüketerek, destek olmaktan gocunmadığım bir iki şirketten biridir.
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
sen niye bu dünyadan gidiyorsun ki, sorun sende değil ki seni bu hale getirenlerde... seni bu hale getirenler, seni öyle değersiz ve suçlu hissettirdiler ki sen de yaşamayı hak etmediğine inandın ama bu doğru değil. yaşamayı en çok sen hak ediyorsun. sen onlara bakma, kendi pis enerjilerini üzerine boca ettiler maalesef çünkü çok iyi niyetli ve saf birisin, seni kurban seçtiler ama sen, bakma onlara... hiç kimse seni desteklemese de, sen artık kendinin arkasında duracaksın, onlara inat daha mutlu yaşayacaksın, senin ışığını söndürmeye, pozitif enerjini çalmaya çalışanlara dur demeyi öğreneceksin ve inan, içindeki gücü fark edecek ve hepsinden daha güçlü, özgür ve mutlu olacaksın...
devamını gör...
bir kadına en çok yakışan aksesuar
tabiki gülüşü.
ne kadar süslenirsen süslen, gülebildiğin kadar güzelsin.
güldüren-keyif veren adama denk gelen kadın, birde kendi kolay gülen-kaprisi olmayan kadın, işte bu dünyadaki en uyumlu çift-en şanslı çift.
ne kadar süslenirsen süslen, gülebildiğin kadar güzelsin.
güldüren-keyif veren adama denk gelen kadın, birde kendi kolay gülen-kaprisi olmayan kadın, işte bu dünyadaki en uyumlu çift-en şanslı çift.
devamını gör...
bir işle uğraşırken başınızda bekleyen gereksiz kişi
motivasyonunuzu düşürmekten ve işinizi baltalamaktan başka bir işe yaramayan kişidir. eş olur, kardeş olur, komşu olur veya yoldan geçen hiç tanımadığınız biri olur piyangodan kim çıkarsa şansınıza artık.
mesela; bir şeyi tamir etmeye çalışırken bir anda başınızda belirir ve sürekli size direktifler vermeye başlar. kibar bir şekilde yardıma ihtiyacınız olmadığını belirtirsiniz, kendiniz halledebileceğiniz söylersiniz ama nafile.
'yanlış yapıyorsun, bu böyle yapılmaz' gibi cümlelerle sinirlerinizi bozmak suretiyle konuşmaya devam eder. içinizden 'ya bi defol git' deseniz de kırıcı olmamak için susar ve zorlu şartlar altında işinizi yapmaya devam edersiniz.
mesela; bir şeyi tamir etmeye çalışırken bir anda başınızda belirir ve sürekli size direktifler vermeye başlar. kibar bir şekilde yardıma ihtiyacınız olmadığını belirtirsiniz, kendiniz halledebileceğiniz söylersiniz ama nafile.
'yanlış yapıyorsun, bu böyle yapılmaz' gibi cümlelerle sinirlerinizi bozmak suretiyle konuşmaya devam eder. içinizden 'ya bi defol git' deseniz de kırıcı olmamak için susar ve zorlu şartlar altında işinizi yapmaya devam edersiniz.
devamını gör...
çivit mavisi
vikipedi'ye göre elektromanyetik tayfta mavi ile mor arasında yer alsa da bize göre mavi gibi mavi bir renktir.
bodrum'un o ateş sanan akrep, yılan, çıyanı kendinden kaçırtan ve fotoğraf çekinmek için de yerli ve yabancı turisti kendine çeken evlerinin, kapılarının boyandığı renk.
bodrum'un o ateş sanan akrep, yılan, çıyanı kendinden kaçırtan ve fotoğraf çekinmek için de yerli ve yabancı turisti kendine çeken evlerinin, kapılarının boyandığı renk.
devamını gör...
insanların güvenilmez olduğunu düşünmek
gayet yerinde bir düşüncedir. şu an öyle bir devirdeyiz insanları ahlaki yozlaşma maksimum boyutta. baban bile yerine göre sana kazık atabilir. böyle bir devir işte.
bazen dedem eskileri anlatırdı da o nasıl bir hayatmış dede, derdim. fakat şimdi keşke 80 sene önce doğmuş olsaydım diyorum.
anadolunun o mağrur insanları, atlarına binip gittiler.
bazen dedem eskileri anlatırdı da o nasıl bir hayatmış dede, derdim. fakat şimdi keşke 80 sene önce doğmuş olsaydım diyorum.
anadolunun o mağrur insanları, atlarına binip gittiler.
devamını gör...
klişe youtube yorumları
hayatımdan 8 dakika çaldı
devamını gör...
800 tanım giren 100 yazara kitap hediye edilmesi
hedef kitap ise var gücünle mücadele etmeli.
devamını gör...
bireysel silahsızlanma
dünyanın daha güzel bir yer olması için gerekendir.
insanların cinayet, katliam, saldırı, tehdit gibi haberlere 'bireysel silahlanma şart' tepkisiyle yaklaşması, tam aksini düşünmemesi bana çok korkunç geliyor.
2016-2018 yılları arasında ankara'da işlenen cinayet suçlarının % 68,6'sı ateşli silahlarla gerçekleştirilmiş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] 2016 yılı için bursa'da intihar vakalarında en çok kullanılan ikinci yöntem yine ateşli silahlarla olmuş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] silaha erişim türkiye'de kurallara bağlı ama hiç de zor değil. silaha erişimin kolaylığı ile suç arasındaki ilişkiyi kurmak gerçekten zor değil.
.png)
umut vakfı'nın hazırladığı yukarıdaki haritaya göre 2020 yılında işlenen bu silahlı cinayet suçlarının % 85'i ateşli silahlarla işlenmiştir. [ www.umut.org.tr/umut-vakfi-... ]
bu bilgi önemli çünkü ateşli silah öldürmenin en kolay aracıdır. katil her türlü öldürür denilmemeli, anlık sinir ya da cinnet hali için eline maktülün kanının bulaşacağı bıçaklamaya, ellerinin altında kurbanının çırpınışını ve direnişini hissedeceği boğmaya kıyasla tetiğe basmak en kolay iştir.
silahlı şiddetten korunmanın yolu silahsız olanların da silahlanması olarak görülürse, ülke olarak aşağıdaki grafikte abd ile aynı seviyelerde bir yere yerleşeceğimizden şüpheniz olmasın.

bu da bonus:

2017 yılı verilerine göre bireysel silahlanma oranı japonya’da %0,6 ingiltere’de %6,2 abd’de ise %88,8 oranında. silahlanma oranı ile suç arasındaki ilişkiyi görmemek için kör olmak gerek.
burada japonya'nın bulunduğu seviye çok dikkat çekici ve irdelenmeyi hakediyor. japonya bunu nasıl başarıyor anlamak için japon siyasi tarihine kısaca bakmak gerek. japonya modernleşmesinin başlangıcı sayılan 1868 meiji restorasyonuna kadar feodal bir düzenle yönetilmiştir. yani tüm ülke imparatorluk altında birleşene kadar, bakufu ya da şogun denilen güçlü derebeylerinin yönetiminde olmuştur. hükümranlık hakkı için diğer derebeyleri ile savaşan ve galip gelen bu güçlü derebeyleri aynı şekilde alaşağı edilmemek için ülke çapında kılıç avı (kataganari) denilen silah toplama ve halkı silahsızlandırma faaliyetlerine girişmişlerdir. en bilineni hideyoshi toyotomi’nin 1588 yılında başlattığı kılıç ve ateşli silah toplatma faaliyetidir. sonraki tokugawa periyodu (1603–1867) boyunca bu faaliyetler kapsamı genişletilerek çeşitli yasalarla düzenlenmiştir. çok kanlı savaşların sonunda 1868 yılında tokugawa periyodu sona erdirilip, meiji dönemi başladığındaysa bu sefer de yeni kurulan imparatorluk düzeninin tehditlere karşı ilk aldığı önlem yine kılıç ve ateşli silahlarla ilgili düzenlemelere gitmek olmuştur. imparatorluk ı. dünya savaşı öncesinde bu yasalarda bir revizyon yaptıktan sonra, ıı. dünya savaşının ardından anayasal monarşiye geçmiş, son olarak 1959 yılında da bu konudaki düzenlemelere son halini vermiştir. burada önemli olan nokta 1959’daki düzenlemede ülke açısından hiçbir iç tehdit olmamasına karşın, silah yasalarının geçmişteki gerekçelerinden farklı olarak, japon sivil halkının silahlardan uzakta bir yaşamı benimsemesi ve çok ağır şartlar içeren silah düzenlemelerine itiraz etmemesidir. halkın da yüzyıllar süren bu uygulamayı benimsemiş olmasından ötürü ne o gün ne de bu gün japon halkının silah yasalarının gevşetilmesi konusunda bir talebi olmamıştır.
japonya'da silah sahibi olmak gerçekten çok zordur. tabanca siviller için kesinlikle yasak, sadece avcılık ya da spor faaliyeti için av tüfeği ve havalı tüfek edinilebiliyor. bunun için de, ruh sağlığı ve uyuşturucu testlerinden geçilmesi, sabıka kaydının kesinlikle olmaması ve iş arkadaşları, yakın arkadaşlardan uzak akrabalara kadar bütün çevreyi araştıran teftiş sürecinden başarıyla geçmiş olmak gerekiyor. silah ruhsatı alındıktan sonra da bu kişiler düzenli olarak psikolojik ve yeterlilik kontrollerinden geçmek, her yıl silahlarını kontrol ettirip poligonda güvenli kullanım konusunda ehil olduklarını göstermek zorundalar. ayrıca silah sahipleri polis tarafından ikamet çevresinde soruşturulabiliyor ve polislerin bu kişiler için geniş arama yetkileri bulunuyor.
japonya’da tabanca taşımak ya da bulundurmak başlı başına bir suçtur ve cezası ağırdır. silah bulundurmaktan yedi yıla kadar hapis cezası ile yargılanılabiliyor. sadece güvenlik güçlerinin tabanca taşıma yetkisi vardır. haliyle güvenlik güçlerinin taşıdığı bu silahların da kullanımı çok nadir oluyor. 2014 yılında ateşli silahla sadece altı cinayet vakası raporlanmış. 2015 yılında tek bir polis memurunun silah kullandığı raporlanmış. bu durum japon resmi polis tabancalarının seçiminde de etkili olmuştur. japonya, kolluk kuvvetlerine toplu tabanca dağıtan nadir ülkelerdendir. bunun sebebi polislerin tabancalarını nadiren kullanmaları, bunun da güvenlik açısından tutukluk riski oraya çıkarmasıdır. pistol (şarjörlü) gibi icra yayı gücüyle çalışan tabancaların uzun süre kullanılmaması yaydaki gerginliğin azalmasına ve silahın doğru çalışamamasına yol açabiliyor, toplu tabancalarda böyle bir sorun yoktur.
silah konusunda getirilen kısıtlamalar mühimmatı da kapsıyor ve daha önce alınan mühimmatın tamamının tüketildiği kanıtlanmadan (boş mermi/fişek kovanları teslim edilmeden) yeni istihkak kesinlikle verilmiyor. tabanca yasak olduğu için tek bir tabanca mermisi dahi bulundurmak hapis cezası ile sonuçlanabiliyor. en büyük cezalar ise silah ve mühimmat temini ile ilgili.
olayın özü şu ki, silahlar öldürmek içindir, ateşli silahlar daha kolay öldürmek içindir. ne kadar az ateşli silah o kadar az suç.
insanların cinayet, katliam, saldırı, tehdit gibi haberlere 'bireysel silahlanma şart' tepkisiyle yaklaşması, tam aksini düşünmemesi bana çok korkunç geliyor.
2016-2018 yılları arasında ankara'da işlenen cinayet suçlarının % 68,6'sı ateşli silahlarla gerçekleştirilmiş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] 2016 yılı için bursa'da intihar vakalarında en çok kullanılan ikinci yöntem yine ateşli silahlarla olmuş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] silaha erişim türkiye'de kurallara bağlı ama hiç de zor değil. silaha erişimin kolaylığı ile suç arasındaki ilişkiyi kurmak gerçekten zor değil.
.png)
umut vakfı'nın hazırladığı yukarıdaki haritaya göre 2020 yılında işlenen bu silahlı cinayet suçlarının % 85'i ateşli silahlarla işlenmiştir. [ www.umut.org.tr/umut-vakfi-... ]
bu bilgi önemli çünkü ateşli silah öldürmenin en kolay aracıdır. katil her türlü öldürür denilmemeli, anlık sinir ya da cinnet hali için eline maktülün kanının bulaşacağı bıçaklamaya, ellerinin altında kurbanının çırpınışını ve direnişini hissedeceği boğmaya kıyasla tetiğe basmak en kolay iştir.
silahlı şiddetten korunmanın yolu silahsız olanların da silahlanması olarak görülürse, ülke olarak aşağıdaki grafikte abd ile aynı seviyelerde bir yere yerleşeceğimizden şüpheniz olmasın.

bu da bonus:

2017 yılı verilerine göre bireysel silahlanma oranı japonya’da %0,6 ingiltere’de %6,2 abd’de ise %88,8 oranında. silahlanma oranı ile suç arasındaki ilişkiyi görmemek için kör olmak gerek.
burada japonya'nın bulunduğu seviye çok dikkat çekici ve irdelenmeyi hakediyor. japonya bunu nasıl başarıyor anlamak için japon siyasi tarihine kısaca bakmak gerek. japonya modernleşmesinin başlangıcı sayılan 1868 meiji restorasyonuna kadar feodal bir düzenle yönetilmiştir. yani tüm ülke imparatorluk altında birleşene kadar, bakufu ya da şogun denilen güçlü derebeylerinin yönetiminde olmuştur. hükümranlık hakkı için diğer derebeyleri ile savaşan ve galip gelen bu güçlü derebeyleri aynı şekilde alaşağı edilmemek için ülke çapında kılıç avı (kataganari) denilen silah toplama ve halkı silahsızlandırma faaliyetlerine girişmişlerdir. en bilineni hideyoshi toyotomi’nin 1588 yılında başlattığı kılıç ve ateşli silah toplatma faaliyetidir. sonraki tokugawa periyodu (1603–1867) boyunca bu faaliyetler kapsamı genişletilerek çeşitli yasalarla düzenlenmiştir. çok kanlı savaşların sonunda 1868 yılında tokugawa periyodu sona erdirilip, meiji dönemi başladığındaysa bu sefer de yeni kurulan imparatorluk düzeninin tehditlere karşı ilk aldığı önlem yine kılıç ve ateşli silahlarla ilgili düzenlemelere gitmek olmuştur. imparatorluk ı. dünya savaşı öncesinde bu yasalarda bir revizyon yaptıktan sonra, ıı. dünya savaşının ardından anayasal monarşiye geçmiş, son olarak 1959 yılında da bu konudaki düzenlemelere son halini vermiştir. burada önemli olan nokta 1959’daki düzenlemede ülke açısından hiçbir iç tehdit olmamasına karşın, silah yasalarının geçmişteki gerekçelerinden farklı olarak, japon sivil halkının silahlardan uzakta bir yaşamı benimsemesi ve çok ağır şartlar içeren silah düzenlemelerine itiraz etmemesidir. halkın da yüzyıllar süren bu uygulamayı benimsemiş olmasından ötürü ne o gün ne de bu gün japon halkının silah yasalarının gevşetilmesi konusunda bir talebi olmamıştır.
japonya'da silah sahibi olmak gerçekten çok zordur. tabanca siviller için kesinlikle yasak, sadece avcılık ya da spor faaliyeti için av tüfeği ve havalı tüfek edinilebiliyor. bunun için de, ruh sağlığı ve uyuşturucu testlerinden geçilmesi, sabıka kaydının kesinlikle olmaması ve iş arkadaşları, yakın arkadaşlardan uzak akrabalara kadar bütün çevreyi araştıran teftiş sürecinden başarıyla geçmiş olmak gerekiyor. silah ruhsatı alındıktan sonra da bu kişiler düzenli olarak psikolojik ve yeterlilik kontrollerinden geçmek, her yıl silahlarını kontrol ettirip poligonda güvenli kullanım konusunda ehil olduklarını göstermek zorundalar. ayrıca silah sahipleri polis tarafından ikamet çevresinde soruşturulabiliyor ve polislerin bu kişiler için geniş arama yetkileri bulunuyor.
japonya’da tabanca taşımak ya da bulundurmak başlı başına bir suçtur ve cezası ağırdır. silah bulundurmaktan yedi yıla kadar hapis cezası ile yargılanılabiliyor. sadece güvenlik güçlerinin tabanca taşıma yetkisi vardır. haliyle güvenlik güçlerinin taşıdığı bu silahların da kullanımı çok nadir oluyor. 2014 yılında ateşli silahla sadece altı cinayet vakası raporlanmış. 2015 yılında tek bir polis memurunun silah kullandığı raporlanmış. bu durum japon resmi polis tabancalarının seçiminde de etkili olmuştur. japonya, kolluk kuvvetlerine toplu tabanca dağıtan nadir ülkelerdendir. bunun sebebi polislerin tabancalarını nadiren kullanmaları, bunun da güvenlik açısından tutukluk riski oraya çıkarmasıdır. pistol (şarjörlü) gibi icra yayı gücüyle çalışan tabancaların uzun süre kullanılmaması yaydaki gerginliğin azalmasına ve silahın doğru çalışamamasına yol açabiliyor, toplu tabancalarda böyle bir sorun yoktur.
silah konusunda getirilen kısıtlamalar mühimmatı da kapsıyor ve daha önce alınan mühimmatın tamamının tüketildiği kanıtlanmadan (boş mermi/fişek kovanları teslim edilmeden) yeni istihkak kesinlikle verilmiyor. tabanca yasak olduğu için tek bir tabanca mermisi dahi bulundurmak hapis cezası ile sonuçlanabiliyor. en büyük cezalar ise silah ve mühimmat temini ile ilgili.
olayın özü şu ki, silahlar öldürmek içindir, ateşli silahlar daha kolay öldürmek içindir. ne kadar az ateşli silah o kadar az suç.
devamını gör...
kız kardeşlerden uzun olanın küçük olması
hiç şaşmayan, kız kardeşlerin %90’ında görülen durumdur.
bir ortamda kardeş olduklarını bildiğiniz, ancak hangisinin abla hangisinin küçük kardeş olduğunu anlayamadığınız 2 kadın varsa, uzun boylu olan küçük kardeştir.
bir ortamda kardeş olduklarını bildiğiniz, ancak hangisinin abla hangisinin küçük kardeş olduğunu anlayamadığınız 2 kadın varsa, uzun boylu olan küçük kardeştir.
devamını gör...
kadın üniversitesi
gereksiz uygulamadir. japonya'da yapılıyor olması bu üniversitelerin mantıklı olduğu anlamına gelmiyor. norveç'te de olsa mantıksız olurdu. şöyle ki;
japon anayasasına göre kadın-erkek eşitliği var ancak olaya sosyolojik açıdan baktığımızda, budizm inancında, kadınlar her problemin kaynağı olarak görülmekte. hatta nirvana'ya ulaşabilmek için bir kadın önce erkeğe dönüşmelidir. kiz çocuklarınin erkeklerden daha farklı muamele gördükleri de söyleniyor.
3 yaşımdan beri erkekler ile birlikte okula gidiyorum. yani bu zamana kadar kötü ya da rahatsız edici bir şey yaşamadım. hatta sanırım sadece kızlar ile okusaydım kafayı yiyebilirdim.
edit: nikiforenko adlı değerli yazar bazı ilginç eklemelerde bulundu. ekstra bilgi olarak buraya da eklemek istedim. japonya'da budizm yaygın olsa da resmi din şintoizm olarak geçmekteymis. budizmin kutsal kitapları içerik itibariyle de birden fazlaymış ve benim bahsettiğim nirvana kısmı pitakalar'da yer alıyormuş. pitaka'da kullanılan dilin sembolik olduğunu, erkek ve kadından ziyade, benliğin çiftli yapısına gönderme yaptığından bahsetmistir.
japon anayasasına göre kadın-erkek eşitliği var ancak olaya sosyolojik açıdan baktığımızda, budizm inancında, kadınlar her problemin kaynağı olarak görülmekte. hatta nirvana'ya ulaşabilmek için bir kadın önce erkeğe dönüşmelidir. kiz çocuklarınin erkeklerden daha farklı muamele gördükleri de söyleniyor.
3 yaşımdan beri erkekler ile birlikte okula gidiyorum. yani bu zamana kadar kötü ya da rahatsız edici bir şey yaşamadım. hatta sanırım sadece kızlar ile okusaydım kafayı yiyebilirdim.
edit: nikiforenko adlı değerli yazar bazı ilginç eklemelerde bulundu. ekstra bilgi olarak buraya da eklemek istedim. japonya'da budizm yaygın olsa da resmi din şintoizm olarak geçmekteymis. budizmin kutsal kitapları içerik itibariyle de birden fazlaymış ve benim bahsettiğim nirvana kısmı pitakalar'da yer alıyormuş. pitaka'da kullanılan dilin sembolik olduğunu, erkek ve kadından ziyade, benliğin çiftli yapısına gönderme yaptığından bahsetmistir.
devamını gör...
gözlük veya lens takmayan miyop
üniversitede tanımadığım insanlara selam vermemin sorun yaratması, selam vermeyi kesip kimseye bakmayınca bu çok havalı denilmesi üzerine lense geçişim ve dünya’nın aydınlanması ile sonuçlanmıştır.
(bkz: kendime saygım yok davranışları) *
(bkz: kendime saygım yok davranışları) *
devamını gör...
