bir erkeği kırmadan ona tipsiz olduğunu söylemek
bu hadsizliği yapacaksanız, sende kendimi görüyorum diyebilirsiniz.
devamını gör...
ilhan irem
anlasana ve konuşamıyorum mükemmel şarkılar...
spiritüel konulara epey meraklı olan mistik bir sanatcımız.hayranları kendilerine iremist der. ışık ve sevgiyle....(şarkılarının sonunda kullandığı cümle)
spiritüel konulara epey meraklı olan mistik bir sanatcımız.hayranları kendilerine iremist der. ışık ve sevgiyle....(şarkılarının sonunda kullandığı cümle)
devamını gör...
aşk bir baharat olsaydı ne olurdu sorunsalı
süs biberinden yapılan pul biber ... aşkla paralel gider , önce çok hoş bir hissi vardır. sonra öyle bir yakar ki ağzından burnundan alev çıkar , aşk da öyle.
devamını gör...
10 sene sonra ülkeyi nerede görüyorsunuz sorusu
suriye'nin 10 yıl önceki haline ve o 10 yıllık süreçte yaşananlara bakılarak cevabı çok net bir şekilde alınabilecek olan soru.
hatta suriye yine hafif kalır muhtemelen.
ruanda, iran ve afganistan karışımı bir şey olması çok daha olası.
hatta suriye yine hafif kalır muhtemelen.
ruanda, iran ve afganistan karışımı bir şey olması çok daha olası.
devamını gör...
sözlükteki bitmez vedaların yazarları
geçenlerde gittim 3 gün sıkılıp geldim bir kişiye bile demedim ki mevzu olmasın diye.
bir daha gidersem özelden sütlü tarhana çorbası'na der giderim.
bir daha gidersem özelden sütlü tarhana çorbası'na der giderim.
devamını gör...
aile evinde yazılı olmayan bir kural
bizim aile evinde yazılı olmayan birkaç kural var, onlarda;” çayı en küçük servis eder, bulaşıkları en küçük yıkar, kahveyi en küçük yapar ve yatakları en küçük serer.” resmen köle isaura ben...
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
sekiz köşe kasketiyle online listesinde mor iç aydınlatmalı dolmuş gibi parlaması dosta güven düşmana korku veriyor.
devamını gör...
maillard reaksiyonu
bir gıdanın ısıya* çok fazla maruz bırakılması sonucu aminoasit ve şeker arasında gerçekleşen, enzimatik olmayan bir reaksiyondur . bu reaksiyonu ilk gözlemleyen kişi louis-camille maillard olduğundan adı maillard reaksiyonu olmuştur. etin mühürlenmesi, ekmek ve keklerin yüzeyinin fırındayken kahverengileşmesi bu reaksiyonun örneklerindendir.
detaylı okumak isteyenler için
detaylı okumak isteyenler için
devamını gör...
çok arzu edilip sonra boş verilen şeyin gerçekleşmesi
(bkz: murphy kanunları)
o şey kesin istemekten vazgeçtiğinde seni bulacaktır.
o şey kesin istemekten vazgeçtiğinde seni bulacaktır.
devamını gör...
burhan altıntop replikleri
seksenlerde çocuk olan şebnem ferah hayranı bıyıklı idare müdürleri grubuna davet ediyii... pııffsstt amaaann... ne biçim bi grup yaa buu!
devamını gör...
yediğinin içtiğinin fotoğrafını çekip paylaşan insanlar
karşı çıkmadığım, zaman zaman da savunduğum hede. sebebi aslında basit, yemek fotoğrafı paylaşmanın görgüsüzlüğü hep "o yemeği yiyemeyen, aç insana kendisini kötü hissettirmeme" hassasiyetinden kaynaklanıyor. toplumda herkesin her yemeğe ulaşamıyor olduğu gerçeğini bu gerçeği olabildiğince gizleyerek, özünde aç ve yoksun olanın aslında o kadar aç yoksun olmadığına ikna çabası.
aç ve yoksun kişi mahrum kaldığı güzellikleri görmediğinden aslında konumunun ne kadar yoksun, sosyal hiyerarşide ne kadar geride olduğunun farkında olmuyor. çünkü etrafındaki herkes "abi biz de bi'şey yemiyoruz zaten merak etme" modunda stealth olarak takılıyor. gördüğü kadarı da onun bu eşitsizliğe sesini çıkarması için yeterli olmuyor, aç ve yoksulluğun sona ermesine de yaramıyor.
tam tersine herkes yemek fotoğrafı paylaşsa, herkesin sahip olduğu imkanlar herkes tarafından bilinse, hatta bunu yapmaya zorunlu olsalar, bunlardan mahrum olan insanların tepesi atar. "yeter lan yediğiniz içtiğiniz, hep güzel şeyler size niye bize yok? bizim suçumuz ne!?" diye sokaklara dökülürler.
biz bugüne kadar ''erdem ve ahlak'' kisvesi altında hep aslında göreceli olarak ayrıcalıklı kesime en az sıkıntı çıkaracak olan konforlu bir düzeneği sürdürüyoruz. anayasanda "sosyal devlet" diye geçiyorsun ama "aman ona toplumun ne kadar alt tabakasında olduğunu çok hissettirme" diyorsun. aman abi tadımız kaçmasın. sen yine portakallı pekin ördeğini ye ama bunu yaparken aç adama sistemin onu nasıl görmezden geldiğini hissettirme.
devlet burada bu temel eşitsizliği oluşturan ekonomik ve siyasi stratejilerin sahibi olarak sorumluluğu üstünden atmak için yine toplumu üstünüze sürecektir: "yemeğinin fotoğrafını paylaşıyorsan yemeğini de paylaş, iki fakiri de sen doyur" diyecektir. kendisi demez de topluma bunu dedirtir. oysa sen zaten o hesabı ödemek için harcadığın gelirinden de, üstüne hesabın kdv'sinden de sürekli olarak devletin topluca tutarlı ve iyi planlamayla doyurabileceği milyonlarca aç insanın parasını ödüyorsun. hepimiz ödüyoruz. sosyal devlette verginin temel amacı da budur, eşitsizliğin olumsuz etkilerini yok etmektir. halbuki bizde hükûmet, bu geliri seçimde varlığının devamlılığını sağlayacak unsurlara harcar. mesela duble yol yapar, köprü falan yapar. yemek vermez. verse de yeterince vermez.
seçmen de oyunu açları doyurmayı vaadedene değil de duble yol yapana verir. bu tercihiyle aslında kendi ahlakının sahteliğini de tescil eder. seçim sonrası da "aman abi olan var olmayan var bu yemek fotoğrafları olmuyor" der. aman diyim üçüncü boğaz köprüsünü, yeni havalimanını o adamın boğazından çaldıklarımızla yaptığımıza uyanır muyanır (!)
yemek fotoğraflarınızı paylaşın. en ağız sulandıracak instagram filtreleriyle, en lüks ışıklar altında, toplumun uçurumlarını en iyi veren kontrast ayarıyla.
aç ve yoksun kişi mahrum kaldığı güzellikleri görmediğinden aslında konumunun ne kadar yoksun, sosyal hiyerarşide ne kadar geride olduğunun farkında olmuyor. çünkü etrafındaki herkes "abi biz de bi'şey yemiyoruz zaten merak etme" modunda stealth olarak takılıyor. gördüğü kadarı da onun bu eşitsizliğe sesini çıkarması için yeterli olmuyor, aç ve yoksulluğun sona ermesine de yaramıyor.
tam tersine herkes yemek fotoğrafı paylaşsa, herkesin sahip olduğu imkanlar herkes tarafından bilinse, hatta bunu yapmaya zorunlu olsalar, bunlardan mahrum olan insanların tepesi atar. "yeter lan yediğiniz içtiğiniz, hep güzel şeyler size niye bize yok? bizim suçumuz ne!?" diye sokaklara dökülürler.
biz bugüne kadar ''erdem ve ahlak'' kisvesi altında hep aslında göreceli olarak ayrıcalıklı kesime en az sıkıntı çıkaracak olan konforlu bir düzeneği sürdürüyoruz. anayasanda "sosyal devlet" diye geçiyorsun ama "aman ona toplumun ne kadar alt tabakasında olduğunu çok hissettirme" diyorsun. aman abi tadımız kaçmasın. sen yine portakallı pekin ördeğini ye ama bunu yaparken aç adama sistemin onu nasıl görmezden geldiğini hissettirme.
devlet burada bu temel eşitsizliği oluşturan ekonomik ve siyasi stratejilerin sahibi olarak sorumluluğu üstünden atmak için yine toplumu üstünüze sürecektir: "yemeğinin fotoğrafını paylaşıyorsan yemeğini de paylaş, iki fakiri de sen doyur" diyecektir. kendisi demez de topluma bunu dedirtir. oysa sen zaten o hesabı ödemek için harcadığın gelirinden de, üstüne hesabın kdv'sinden de sürekli olarak devletin topluca tutarlı ve iyi planlamayla doyurabileceği milyonlarca aç insanın parasını ödüyorsun. hepimiz ödüyoruz. sosyal devlette verginin temel amacı da budur, eşitsizliğin olumsuz etkilerini yok etmektir. halbuki bizde hükûmet, bu geliri seçimde varlığının devamlılığını sağlayacak unsurlara harcar. mesela duble yol yapar, köprü falan yapar. yemek vermez. verse de yeterince vermez.
seçmen de oyunu açları doyurmayı vaadedene değil de duble yol yapana verir. bu tercihiyle aslında kendi ahlakının sahteliğini de tescil eder. seçim sonrası da "aman abi olan var olmayan var bu yemek fotoğrafları olmuyor" der. aman diyim üçüncü boğaz köprüsünü, yeni havalimanını o adamın boğazından çaldıklarımızla yaptığımıza uyanır muyanır (!)
yemek fotoğraflarınızı paylaşın. en ağız sulandıracak instagram filtreleriyle, en lüks ışıklar altında, toplumun uçurumlarını en iyi veren kontrast ayarıyla.
devamını gör...
kitap kurtlarının huyları
kitaplar filmlerden daha çok etkiler beni. çok begendigim kitaplar bazen rüyama bile girer. eğer sinirlendigim ya da heyecenlandigim bir yer olursa kitabı bırakır; şu içer, hava alır geri dönerim.
devamını gör...
kleptokrasi
wikipedia şöyle muazzam açıklamıştır; bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal veya dini grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca hırsızlar rejimi anlamına gelir.
devamını gör...
türk gencinin ömrünü mahveden üç şey
1. akraba
2. özgüvensizlik
3. işsizlik
.... ilki, son ikisini; son ikisi de, birbirini tetikler. bu bir kısır döngüdür.
2. özgüvensizlik
3. işsizlik
.... ilki, son ikisini; son ikisi de, birbirini tetikler. bu bir kısır döngüdür.
devamını gör...
bugün sözlüğün biraz şey olması
böyle şey,hani üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi.ya da ne bileyim birisi ekmeğe falan mı bastı,ne yaptık beddua mı aldık biz?
öyle bir şey.
öyle bir şey.
devamını gör...
normal sözlük yıkama yağlama timi
hangi tost? pardon dostmuş, nicki görünce dost alakasız geldi.(bkz: lol) ya isteyen istediğin yağlasın ballasın kime ne ? sen keyif aldığın tanımlara başlıklara bak! senden beklediğimiz sadece kaliteli trollük sen nelerlen uğraşıyosun, oralet fabrikasına müdür yaptık gene olmadı dediğim serzeniş.
devamını gör...
kız kulesi
1827 yılında almanya'nın brandenburg kentinde karl adında bir çocuk dünyaya gelir. babası müzik öğretmeni olan karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir fransız yetimhanesine gönderilir. daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. hamburg'tan kalkan bir gemiyle istanbul'a giderken henüz 12 yaşındadır.
gemi istanbul'a geldiğinde denize atlayan karl, kız kulesi'ne yüzerek kaçar.
kendisini kurtaran kız kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler. iki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. ama osmanlı sadrazamı ali paşa sorunu çözer ve karl'ı korumasına alır. karl, mehmet ali adını alır. mehmet ali, kırım, bosna ve karadağ savaşlarından sonra 2. abdülhamit döneminde paşa unvanını alır. mehmet ali paşa, 1878 yılında imzalanan berlin antlaşması'nda osmanlı'yı temsil eden üç kişiden biri olur.
almanca, fransızca, yunanca, farsça ve arapça dillerinde şiirler yazan mehmet ali paşa'nın dört kızı olur. paşa'nın leyla adındaki kızının da bir kızı olur; celile.
celile bir erkek çocuk doğurur: şair nâzım hikmet!
görüldüğü gibi karl'dan nazım'a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, kız kulesi'nin her zaman hikâyeleri vardır. eğer kız kulesi karl'ı kurtarmasaydı, nazım olmayacaktı. (sunay akın)
www.hurriyet.com.tr/kelebek...
edit : #459882 tanımda hikayenin devamını okuyabilirsiniz.
gemi istanbul'a geldiğinde denize atlayan karl, kız kulesi'ne yüzerek kaçar.
kendisini kurtaran kız kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler. iki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. ama osmanlı sadrazamı ali paşa sorunu çözer ve karl'ı korumasına alır. karl, mehmet ali adını alır. mehmet ali, kırım, bosna ve karadağ savaşlarından sonra 2. abdülhamit döneminde paşa unvanını alır. mehmet ali paşa, 1878 yılında imzalanan berlin antlaşması'nda osmanlı'yı temsil eden üç kişiden biri olur.
almanca, fransızca, yunanca, farsça ve arapça dillerinde şiirler yazan mehmet ali paşa'nın dört kızı olur. paşa'nın leyla adındaki kızının da bir kızı olur; celile.
celile bir erkek çocuk doğurur: şair nâzım hikmet!
görüldüğü gibi karl'dan nazım'a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, kız kulesi'nin her zaman hikâyeleri vardır. eğer kız kulesi karl'ı kurtarmasaydı, nazım olmayacaktı. (sunay akın)
www.hurriyet.com.tr/kelebek...
edit : #459882 tanımda hikayenin devamını okuyabilirsiniz.
devamını gör...
pandomim
charlie chaplin isimli sanatçının öncüsü olduğu bir sanat dalı.
devamını gör...

