vizontele
2000 yılında yapılmış 2001 yılında gösterime girmiş yönetmenliğini yılmaz erdoğan, ömer faruk sorak'ın üstlendiği yapımcılığını necati akpınar'ın yaptığı ve yine yılmaz erdoğan'ın kaleminden dökülen komedi filmidir.
oyuncuları,
yılmaz erdoğan
demet akbağ
altan erkekli
cezmi baskın
cem yılmaz
şebnem sönmez
bican günalan
erdal tosun
şafak sezer
can kahraman
hakkari'de geçen film aslında van'da çekilmiştir. hakkari'nin bir köyüne televizyon gelmesini ve halkın bunu merakla karşılanmasını konu alır film. halkın çektiği bir takım sıkıntılar ve değişik diyaloglarda konu olmuştur. yılmaz erdoğan emin karakterini canlandırmıştır. deli emin kendi şahsına münhasır bir insandır kendileri. ve televizyonun kurulmasında rolü büyüktür.
en bilindik replikleri 'zeki müren de bizi görecek mi?' ve 'radyonun resimlisi' dir.
o dönem için keyifle izlenmiş bir filmdi benim için. gülmüştük eğlenmiştik açıkçası o dönemden sonra hiç izlemedim. ama ben bu ekibi genel olarak seviyorum. zaten son yıllarda yapılan komedi filmlerine bakarsak öpüp başımıza koymamız gereken bir film bence.
2003 yılında devam filmi çekilmiştir. beklenti varken devamı gelmedi ama gelmeyecek anlamına gelmez sanırım.
iyi seyirler...
oyuncuları,
yılmaz erdoğan
demet akbağ
altan erkekli
cezmi baskın
cem yılmaz
şebnem sönmez
bican günalan
erdal tosun
şafak sezer
can kahraman
hakkari'de geçen film aslında van'da çekilmiştir. hakkari'nin bir köyüne televizyon gelmesini ve halkın bunu merakla karşılanmasını konu alır film. halkın çektiği bir takım sıkıntılar ve değişik diyaloglarda konu olmuştur. yılmaz erdoğan emin karakterini canlandırmıştır. deli emin kendi şahsına münhasır bir insandır kendileri. ve televizyonun kurulmasında rolü büyüktür.
en bilindik replikleri 'zeki müren de bizi görecek mi?' ve 'radyonun resimlisi' dir.
o dönem için keyifle izlenmiş bir filmdi benim için. gülmüştük eğlenmiştik açıkçası o dönemden sonra hiç izlemedim. ama ben bu ekibi genel olarak seviyorum. zaten son yıllarda yapılan komedi filmlerine bakarsak öpüp başımıza koymamız gereken bir film bence.
2003 yılında devam filmi çekilmiştir. beklenti varken devamı gelmedi ama gelmeyecek anlamına gelmez sanırım.
iyi seyirler...
devamını gör...
azra gülendam haytaoğlu
antalya'da 5 gündür kayıp olan 26 yaşındaki üniversite öğrencisi azra gülendam haytaoğlu maalesef ölü olarak bulunmuş. bir yaratık bozuntusu azra'ya tecavüz edip boğarak öldürmüş, vücudunu 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömmüş.
yazıp yazıp siliyorum, hiçbir söz kafi değil. çok üzgünüm
kaynak: buradan
yazıp yazıp siliyorum, hiçbir söz kafi değil. çok üzgünüm
kaynak: buradan
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
su aygırı sütü pembe renklidir. sebebi ise suda yaşamaya adapte olan bu canlıların karadayken fazlaca su kaybetmesiyle olabilecek güneş yanıklarını önlemeye yarayan hipposudoric acid ve norhipposudoric acid adlı iki farklı vücut salgısını vücutlarında üretmeleridir.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
bugün kardeşim gelip benimle sohbet etmek istediğini söyledi. ricasını geri çevirmedim oturduk, saatlerce konuştuk. o bana bir şeyler anlattı ben ona bir şeyler anlattım ve şunun farkına vardım: o kadar çok büyümüş ki. ayrıca yaşına rağmen kendisini çok güzel bir şekilde geliştirmiş. bir yandan da kullandığı kelimelerden, bahsettiği şeylere kadar beni örnek aldığı o kadar belliydi ki. o an onunla ne kadar gurur duysam azdı. kavga etsek de, arada anlaşamasak da olur öyle şeyler. iyi ki varsın fasulye. seni seviyorum.
devamını gör...
karadeniz'in en medeni şehri
devamını gör...
öykünmek
birinin yaptığı bir şeye özenip onu yapmaya çalışmak.
benzemeye çalışmak da diyebiliriz.
benzemeye çalışmak da diyebiliriz.
devamını gör...
merdumgiriz_
o bizim miniğimiz, canımız. ve bugün doğum günü insanı. bu sebeple ilk cümle "iyi ki doğdun sevgili merdum." çok yaşların olsun ve de her biri nickinin tersine insanlar ile iç içe ve neşe içinde geçsin.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı....
(bkz: behçet necatigil - sevgilerde).
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı....
(bkz: behçet necatigil - sevgilerde).
devamını gör...
mahlastan dolayı pislik gibi görünmek
insanların görüşlerini önemseyen yazarın sıkıntısı.
gayette güzeldir mahlası. üzmesin kendisini.
hem,
nice mahlası güzel insanlar gördüm içi pis.
nice pis mahlaslar gördüm içi güzel.
gayette güzeldir mahlası. üzmesin kendisini.
hem,
nice mahlası güzel insanlar gördüm içi pis.
nice pis mahlaslar gördüm içi güzel.
devamını gör...
kitapların pahalı olduğu gerçeği
bir paket sigara parasının bir kitap parasına denk olması kitapların pahalı olmadığını gösterir. hem sigarayı hem de kitabı alamamak ise alım gücünün düşük olduğunu gösterir.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
devamını gör...
paul dirac
dirac denklemi ile bilinen ingiliz fizikçi ve matematikçi.
dirac, kuantum mekaniğinin kurucularından biri. kuantum elektrodinamiği terimini ilk kez kullanan kişi. yukarıda bahsi geçen dirac denklemi ile, pozitron denen parçacığın varlığını öngören ilk kişi aynı zamanda.
1933'te nobel fizik ödülü, 1939'da kraliyet madalyası, 1952'de de copley ve max planck madalyalarını aldı.
1930'da royal society, 1948'de american phsical society üyesi seçildi.
ölümünün ardından 2 farklı kurum tarafından adına ödül düzenlendi: birleşik krallık paul dirac madalyası ile abdus salam uluslararası teorik fizik merkezi dirac madalyası
***
dirac az konuşup çok düşünmesiyle ünlüymüş. sürekli olarak sadece "evet", "hayır" gibi tek kelimelik cevaplar verirmiş insanlara. arkadaşları sonunda bir birim uydurmuşlar:
konuşma kabiliyeti olan bir insanın, konuşabileceği en düşük kelime sayısı: 1 dirac = saatte ortalama 1 kelime
***
doctor who'nun adric karakterinin adı, dirac isminin harflerinden oluşur ve dirac'a göndermedir.
dirac, kuantum mekaniğinin kurucularından biri. kuantum elektrodinamiği terimini ilk kez kullanan kişi. yukarıda bahsi geçen dirac denklemi ile, pozitron denen parçacığın varlığını öngören ilk kişi aynı zamanda.
1933'te nobel fizik ödülü, 1939'da kraliyet madalyası, 1952'de de copley ve max planck madalyalarını aldı.
1930'da royal society, 1948'de american phsical society üyesi seçildi.
ölümünün ardından 2 farklı kurum tarafından adına ödül düzenlendi: birleşik krallık paul dirac madalyası ile abdus salam uluslararası teorik fizik merkezi dirac madalyası
***
dirac az konuşup çok düşünmesiyle ünlüymüş. sürekli olarak sadece "evet", "hayır" gibi tek kelimelik cevaplar verirmiş insanlara. arkadaşları sonunda bir birim uydurmuşlar:
konuşma kabiliyeti olan bir insanın, konuşabileceği en düşük kelime sayısı: 1 dirac = saatte ortalama 1 kelime
***
doctor who'nun adric karakterinin adı, dirac isminin harflerinden oluşur ve dirac'a göndermedir.
devamını gör...
yks'den sonra yapılacaklar
bir atlatayım da dizi, film, kitap gibi ertelediğim ne varsa izleyeceğim bitireceğim. sözlüğe verdiğim arayı kapatacağım ve bol bol gezeceğim.
devamını gör...
ilk buluşmada yapılmaması gerekenler
inceleme
olay yeri inceleme ekibinden biri gelmiş sanki. saçından bir parça, kanından bir damla alıp her birini özel korunaklı bölmeye yerleştirip, üzerinde derin araştırmalar yapacak gibi bakmak. abartmıyorum dış görünüşü incelemekten katilin kim olduğunu bulabilecek kadar işinde uzman insanlar var. ellerinde bir mikroskopları eksik böylelerinin.
şimdi gelelim olayın ciddiyetine;
iletişim kurallarında takılmadığınız ve bu etabı geçtiğiniz bir insanla yüz yüze görüşmenizde nasıl çuvallayabileceğizi anlatacağım. şunu da belirteyim ben otorite değilim. elbette ki incelenmeyi sevecek, gururu okşanacak kişilerde olacaktır. ama bahsettiğimiz seviyeli bir şey ise - ki genellikle böyle olması temenni edilir- yazdıklarımı dikkate alabilirsiniz.
öncelikle kişisel alan mesafe sini korumak gerekir. bunu geçtik bu mesafeyi aşmayıp göz ile aşanların sınırını aşma meselesi üzerinde duralım.
uzun uzun, baştan aşağıya, karşıdaki insanın dikkatini dağıtacak kadar bakmak.
trene bakar gibi bakmak. bakarken ne söylendiğini anlamamak. ucunu kaçırmayın dostlar. karşınızdakini takmıyormuş gibi yapın demiyorum ama o tatlı, değerli mesafeyi korumanızı öneriyorum. röntgen çekip onu yeterince yorumlayamıyorsan teşhis koyup akciğerini üşütmüşsün diyemiyorsan bir faydası yoktur.
bol şanslar diliyorum stressiz, öz güvenli ve sevgi dolu olmanızı temenni ediyorum..
olay yeri inceleme ekibinden biri gelmiş sanki. saçından bir parça, kanından bir damla alıp her birini özel korunaklı bölmeye yerleştirip, üzerinde derin araştırmalar yapacak gibi bakmak. abartmıyorum dış görünüşü incelemekten katilin kim olduğunu bulabilecek kadar işinde uzman insanlar var. ellerinde bir mikroskopları eksik böylelerinin.
şimdi gelelim olayın ciddiyetine;
iletişim kurallarında takılmadığınız ve bu etabı geçtiğiniz bir insanla yüz yüze görüşmenizde nasıl çuvallayabileceğizi anlatacağım. şunu da belirteyim ben otorite değilim. elbette ki incelenmeyi sevecek, gururu okşanacak kişilerde olacaktır. ama bahsettiğimiz seviyeli bir şey ise - ki genellikle böyle olması temenni edilir- yazdıklarımı dikkate alabilirsiniz.
öncelikle kişisel alan mesafe sini korumak gerekir. bunu geçtik bu mesafeyi aşmayıp göz ile aşanların sınırını aşma meselesi üzerinde duralım.
uzun uzun, baştan aşağıya, karşıdaki insanın dikkatini dağıtacak kadar bakmak.
trene bakar gibi bakmak. bakarken ne söylendiğini anlamamak. ucunu kaçırmayın dostlar. karşınızdakini takmıyormuş gibi yapın demiyorum ama o tatlı, değerli mesafeyi korumanızı öneriyorum. röntgen çekip onu yeterince yorumlayamıyorsan teşhis koyup akciğerini üşütmüşsün diyemiyorsan bir faydası yoktur.
bol şanslar diliyorum stressiz, öz güvenli ve sevgi dolu olmanızı temenni ediyorum..
devamını gör...
üst katta sürekli koşan ruh hastası çocuk
ruh hastası değildir; çocuktur. biz de geçtik o yollardan kim bilir kimlerin canını sıkmışızdır zamanında.
devamını gör...
yazarların istekleri
zaten gündemdeki her meseleyle ilgili yazılıp çiziliyor. 20-30 kişinin aktif olup aynı anda taş çatlasa 10 kişinin entry girdiği bir sözlükle malum sözlüğün ilgili başlıklarındaki tanım sayısını karşılaştırmak elmayla armutu karşılaştırmaya benziyor. zaten mevcut potansiyeli dahilinde gündemle ilgili bir sözlük olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
hiçbir zaman evlenemeyeceğini anlamak
uzun zaman önce fark ettim. böylesi daha iyi diye düşünüyorum. ama hayırlısı bu işler tabii.
devamını gör...
kimse yoksa maske takmanız gerekmiyor
peki neden polis tek başına yolda yürüyen insana ceza yazıyor?
devamını gör...
