bencillik nedir bilmeyen narin bünyelerin bir numaralı korkusu.
devamını gör...

o demir çubukla yavaş yavaş öldürülmesi gereken yaratık. bunu içerde demir çubuklarla öperler umarım. demir çubuğu aynı şekilde uygulayıp, atın arkasına bağlayacaksın bunu sürüye sürüye koşturacaksın. nasıl delirdim gece gece.
devamını gör...

bunlar hep işsizlikten. gece daha bir güzel buralar.
devamını gör...

7 yaşlarında nesrin isimli kız arkadaşıma,
çikolata kaplı leblebi diyerek
koyun dışkısı yedirmiştim.
yazarken bile sesli güldüm hatırlayınca.
bana,
çikolatası bozulmuş bunun annene söyle almasın bi daha bundan demişti.

-nesrin;
itiraf ediyor ve af diliyorum.
devamını gör...

26.09.2021 tarihi itibariyle yıllardır söylediklerimi doğrularcasına, 35 yaşında ve yeni sıklet değiştirmiş ukraynalı boksör usyktarafından patates edilerek balon olduğunu tekrar göstermiş vücut geliştirmeci. (boksör değil.)

maç ile ilgili benim görüşüm belliydi ve bu doğrultuda bahis sever arkadaşların birçoğuna da usyk'e oynanması yönünde tavsiyede bulundum ama dinlediler mi bilmiyorum. dinlemedilerse de oturup ağlasınlar, yapacak bir şey yok.

maça gelirsek;

joshua denen şarlatanın, gerçekten ama gerçekten kusursuz bir fiziği olmasına rağmen boks sporu ile uzaktan yakından alakası olmadığına ve korkusundan ötürü kol uzunluğu avantajını kullanarak, oyunu çirkinleştirecek ölçüde puana oynamasına şahitlik ettik. maçın gerek kendi memleketinde olması, gerekse de yaklaşık 50.000 seyircinin desteği neticesinde maç başladığında ilk 2 round içinde erken bir knockout gelse şaşırmazdım. zaten o yüzden bahisçilere de ilk 2 roundun bitmesini beklemeleri yönünde tavsiyede bulundum ve korktuğum başıma gelmedi. boks, korkakların puan zaferiyle sonuçlanacak bir spor değildir. umarım amerika ve ingiltere bahis baronları bunun farkına tekrar varırlar.

profesyonel sporlarda, özellikle boks gibi ağır tempolu ve birçok parametreyi içeren kompleks antrenman sistemleri içeren dövüş sporlarında 35 yaş oldukça geçkin bir yaş dilimi içerisindedir. üstelik yıllardır pazarlaması harikulade şekilde yapılan ve fiziği gereği sözde düşmana korku veren (bkz: antyhony joshua) karşısında, üstelik kendi memleketi ve angut seyirci kitlesi önünde gerçekleşen bir dövüşte psikolojik üstünlüğü ele geçirmek bir hayli zordur. lakin usky, kendisinden beklentimin de üzerinde bir sistemle 12. roundun son saniyesine kadar psikolojik üstünlüğü bir an olsun bırakmadan dövüştü ve son saniyede knockout şansını da elinin tersiyle itti. hakemlerin bana göre maçı 2 veya 3 saniye erken bitirmeleri de gözümden kaçmadı tabii. hayta hakemler sizi.

usky, her şeyden evvel bir kere düşünüldüğü gibi bir tyson fury değil; o seviyeye gerçekten çok uzak ama yukarıda saydığım tüm dezavantajlara rağmen hızlı perdelemeleri, saniyelik kombinasyonları ve joshua'nın reach mesafesini bloke etmesi sebebiyle tam manasıyla bir profesyonel gibi dövüştü ve mükafatını da bu sıkletin 4 kemerini de alarak elde etmiş oldu.

ezcümle, yüksek ihtimalle bir rövanş maçı olacaktır. kemerleri kaybeder mi, muhafaza edebilir mi bilemem ama bunca sene üzerine söylemek istediğim tek bir şey var ki;

günümüz ağır sıklet boksörlerinin istisnasız hepsini mike tyson tek koluyla döverdi. müsabakayı kazanırdı demiyorum; döverdi diyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
markete çıkıyordum baktım köprüleri kaldırmışlar dedim bir foto atayım sözlüğe hiç atmadım. dostoyevskinin şehrinden selam.
devamını gör...

hayranlarına"cumberbitches" denilen aktör. 4 sezon üst üste sherlock izleyince ister istemez cumberbitch olabiliyor insan. bir arkadaşım diyor.
devamını gör...

tüm esnaflarımızı aynı kefeye koymuyoruz * elbette fakat benim de rastladığım bir kaç örnek var;
gittiğiniz gün ya kampanyanın son günüdür ya da ertesi gün yeni listeler geçerli olacaktır.
maksat ayağınız alışsındır ya da sana oluru budur, herkese değil sadece sana...
bir de yukarıda başka bir yazar arkadaşım hesap makinesi konusuna değinmiş. o da başka bir evlere şenlik esnaf aksiyonudur. çatara patara hesap yaparlar, ekranı da gözünüze tutarlar. ben o sırada tersten leblebi yazmaya çalıştıklarını düşünüyorum hep eğlenmek için.*
devamını gör...

"sahne tozu yutmak" deyiminin kanıtlarından biri olan oyuncu.

2017'de aramızdan ayrılmış, arkasında sürekli hatırlanacak karakterler bırakmıştır.
devamını gör...

dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olarak geç bile kalmışlar, british museum 4,5 milyon eserini geçen sene sanal ortama taşıdı. güzel haber.
devamını gör...

bu sıcakta olmaktan korktuğum yerdeyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çıkıp geldiğim sözlükte bu bir ritüeldi. hep garipsedim, halada garipsiyorum, yani amaç nedir? durup dururken benjamin başlıkları açmanın? sözlüğü üstünüze mi yapacak?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eyerin iki yanından atın karnı hizasına doğru sarkan ve hayvana binildiğinde ayakların basmasına yarayan, altı düz demir halka.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dağına git demişler şahsıma
dağ mı kaldı dünyada
her yerler kurban gitti ranta
kurumlar sardı terası da.
devamını gör...

kimse kimseye yazmak zorunda değil sonuçta. yazıyorsa gerçekten içinden geldiği için yazmıştır diye düşünüyorum. bu ince hareketi için de teşekkür mahiyetinde bir yıldız çakıveriyorum.
devamını gör...

"hani o bırakıp giderken seni
bu öksüz tavrını takmayacaktın?" sözlerini içeren şarkının sözlerini, şair orhan seyfi orhon'un, öksüz kızının kanserden vefat etmesi üzerine yazdığı şiirin adı. 2 yetişkin insan arasında yaşanamayan bir aşk üzerine değil de bir babanın kaybettiği kızına yazdığı öğrenildiğinde yaşanan pek çok şeyin anlamını yitirmesine sebep olan sözler.
zeki müren'in yorumu için tık, cem adrian'ın yorumu için tık.
devamını gör...

gitmesin zaten. siz sevmediğiniz hatta düşmanınız size misafirliğe gelsin ister misiniz. zorla güzellik olmaz. gitsin feslinin çukuruna. anıt da işi ne?
devamını gör...

emrah serbestin kaleminden çıkan bir ankara polisiyesi, behzat ç. öyle herhangi bir polisiye değil. ağır bir sistem eleştirisi olan bir polisiye. cinayet büro amiri behzat ç'nin kızının intiharı ile başlar. bir dizi cinayetler, soruşturmalar, ekip içindeki insanların yaşadıkları ile devam eder konu olarak. dizi türk dizilerine pek benzemez. ondan izlemesi keyiflidir. 3. sezonun başında 6 behzat fikri çok sıcak gelmemiş olsa da bana, yine de izlettirir kendini. özellikle behzat ç ile savcı esra arasında geçen 'dünyanın ekseni kaydı behzat, 12 santim yerinden oynadı. sen bana bir santim bile yaklaşmadın' diyaloğı ile 'bizde mutsuz olalım, ne var? bizde mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluğa da varım.' diyoloğu akıllara kazınmıştır.

oyuncu ekibine gelir isek, başta erdal beşikçioğlu ve nejat işler olmak üzere ayça varlıer, canan ergüder gibi çok yetenekli oyuncular yer alıyor.
canım erdal beşikçioğlu'nun o dillere destan oyunculuğunu keyifle izliyorsunuz. harunun höt zöt tavırları ile fatih artman birleşmiş gibi öyle samimi, hayalet ve akbabayı ise bence inanç konukçu ile berkan şal dışında birisi canlandırmış olsa, kesinlikle yarım kalırdı karakterler. yani nasıl bu kadar başarılı oyuncu ekibi oluşturuldu hayret ediyorum. şuleyi canlandıran ayça bile gerçekten muhteşemdi. ki onun oyuncu olmak ile bi ilgisi de yokmuş. set fotoğrafçılığı peşindeyken bi bakmış dizinin şulesi oluvermiş. tüm dizide birtek bana bahar karakteri çiğ geldi. oyunculuğuna söz etmek yakışık almaz tabi ayça varlıer in ama muhtemelen karakteri çok gıcıktı ve ayça da güzel canlandırdığından iyice soğudum karakterden. işin özü bu ekiple behzat ç bin efsane olmaması imkansızdı.

şimdi okadar oyunculardan bahsettik, yönetmenden bahsetmezsek ayıp olur. yönetmen koltuğunda bakıyorız serdar akar var. kurtlar vadisi, elveda rumeli gibi pek çok iyi yapımda yönetmene bakınca onu görüyorız. işin başarısında biraz onun bakış açısının farklılığı da etkili oluyor diye düşünüyorum. birde sanırım çekimi canon marka dslr fotoğraf makineleri ile yapmışlar ve bu da sokakta gerçekleşen her aksiyon sahnesinin inandırıcılığını üst seviyede olmasına neden olmuş. polisiyelerde malum, kovalama sahneleri 'al bunu burdan' tarzında olunca dizi komediye kayıyor daha çok. ondan polisiyeyi polisiye yapan o aksiyon sahnelerinin ayarının tutturulmuş olması. bunu da bu çekimle çok kolay sağlamışlar ve yıllara meydan okuyacak bi iş çıkarmışlar. yine behzat ç izleyesim geldi bakın, gidip biraz harunun sorgulamak için gittiği yerlerde kendini tanıtma şekillerini izleyeyim de neşem yerine gelsin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim