"insanlık asıl bunlarda var, bizde değil "dedirtiyor resmen..
devamını gör...

gamalı haç olarak bilinen, ön türkler tarafından göç yoluyla tüm dünyaya yayılan asıl adı "öz tamgası" olan dört adet ters l harfinin birleştirilmesiyle oluşturulan bir semboldür. türklerde doğanın döngüsünü ve tanrıya ulaşıp geri dönüşü ifade eder.

taş ve çini süslemelerde, halılarda, el sanatlarında sıklıkla kullanılan bir semboldür.
devamını gör...

illüstrasyonlarına ölüp ölüp bittiğim, içinde reklamın eser miktarda olduğu, kapak ve konu seçimlerinde türlerine göre daha orijinal olan, severek okuduğum edebiyat dergisi.
devamını gör...

ünlü bilimkurgu yazarı ısaac asimov’un bilimkurguya en büyük katkısı üç robot kanunu’dur. üç robot kanunu’na göre;

1. robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. robotlar, birinci kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. robotlar, birinci ya da ikinci kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.

ben, robot’ta, ısaac asimov en ünlü 9 robot öyküsünü toplamıştır. bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, robot tarihinin izini sürüyor.
devamını gör...

buyucu ve teyzesi isimli çalışma.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tencereye biraz yağ damlat, soğanı kavur, biberi kavur, salçayı koy, sonra da ne koyarsan koy su ekle. bitti. tarif bu kadar.
devamını gör...

türkiye'de çok görülen bir durum.
özellikle kamu da.
siyasiler ve bürokratlar bu işin erbabı sayılır.
belirli pozisyonlara gelmek için bilgi birikim, liyakat ve ehliyet hiç önemli değill, sadece siyasi referans yeterlidir.
devamını gör...

favori filmim hakkında entry girmemem benim ayıbımdır. uzun zamandır filmler hakkında da entry girmiyordum zaten. varsa yoksa uzun boş yazılar yazıyorum hep.

ya ben flörtlerim bana izlemelik film sorunca hep bu filmi öneririm. nasıl olurda entry girmem yahu.

patrick suskind'in ilk ve tek romanından uyarlanmış film. 1985 yılında yazmış kitabı. çıktığı dönemde ortalığı kasıp kavurmuş. yanlış hatırlamıyorsam rusya'da filan yok satmış kitap.

bu filmi ilk tarkovski çekmek istemiş ama daha sonradan bu kitabın filminin olamayacağını söylemiş. neden böyle bir kanıya varmış bilmiyorum adamlar baya baya taş gibi film çıkarmışlar. zaten bu tarkovski garip adam, kendisini hiç sevemedim niyeyse.

kitapta olupta filmde olmayan çok büyük bir kısım var tabi. en basitinden kitaptaki ana karakter jean abimiz baya çirkin tasvir edilmiş. filmdeki oyuncu ise baya yakışıklı. toplumun o suratı kitaptaki kadar dışlaması zor. neden böyle birşey yapmışlar bilmiyorum. ama yakışıklı çocuk iyi oynamış hakkını verelim.

konusuna gelecek olursak koku duyusu çok gelişmiş olan jean'in dünyanın en iyi kokusunu elde etmek için güzel kadınları öldürerek onlardan parfüm yapmasını anlatıyor. jean toplumdan dışlanmış, babası kim belli olmayan, ölse bile gömülmeyecek biri ama çalışkan azimli. aslında o kadar çalışkan olmayacakta ne yapacak. adamı çalışkan olmaya itmiş toplum. o napsın.
devamını gör...

friedrich engels'in araştırma türündeki kitabı.

çarpıcı, çarpık, enteresan ilişkiler ağının içinde ailenin ilk aşamasından başlayarak, mülkiyet kavramı oluşumu, devletin kuruluşu ve bunca ilerlemenin bize kaybettirdiklerini ya da kazandırdıklarını anlatan muhteşem eserdir kendileri.

anaerkilden ataerkilliğe geçiş süreci ve evliliğin doğal sürecinden çıkıp iktisadi bir hal aldığını bize delilleriyle sunuyor engels. böylelikle kadınların toplumdan adım adım nasıl silindiğini ve üretim sürecinden el ayak çektirildiğini kolaylıkla anlarsınız. engels bize bugünkü servet eşitsizliğinin sebebinin ilk olarak ailede başladığını anlatır. ona göre, kadın proleter erkek ise burjuva olarak belirir toplum içinde ve sonunda mülkiyet ortaya çıktığında kölelik olarak devam eder. sonunda ise bir kısım servetine servet katarken diğer kesim resmen köle olarak resmileşir. devletin de kurulmasıyla bu taçlanır ve kurumsal soygun başlamış olur.

insanoğlunun açgözlülüğü ve servet düşkünlüğünün taş devrinde bile aynı olduğunu görüyoruz. yoksa nasıl olur da bunca özgürlüğü elinin tersiyle itiversin.

tarih meraklılarının mutlaka okuması gereken kitaplardan biridir.
devamını gör...

çok doğru seçim efendim. ince bir zevkiniz var.
devamını gör...

iğrenç cisimler meyve sularını çok seviyor, sebep bu. başka da bir açıklama gelmiyor aklıma. üretici firmaların hatası yok. bu gerçeği kabullenip yolumuza devam etmemiz gerekiyor artık. yıl olmuş sana 2021, aşalım bunları.
devamını gör...

bu hafta da, ciğer kokumuz mahalleyi saracak belli oldu.
devamını gör...

hayır diyebilmenin rahatlığının farkında olmayan insandır. ek olarak bence insanlara hayır demek hem kendinize hem karşıdakine saygı belirtisidir zira gönülsüzce evet dediğiniz işi baştan savma yapacağınızdan yapmasaydın daha iyiydi dedirtme ihtimaliniz yüksektir.
devamını gör...

çok güvenip sevdiğiniz bir insanın arkanızdan konuştuğu şeylerin kulağınıza gelmesi. "yapmaz o" dediğiniz şeylerin gerçek çıkması.
devamını gör...

türkiye sosyolojisine az biraz hakim olan kişinin şaşırmayacağı durumdur. hatta aksine bekar olup ailesiyle aynı şehirde yaşamasına rağmen kendi evine çıkmış bir kişi daha çok şaşkınlık vericidir. olması gereken, ideal olan yahut seçme şansımız olsa tercih edeceğimiz durumlar ile yaşadığımız coğrafya ve toplumun gerçeklerini karıştırmayalım derim. zira bu ülkede değil ayrı bir eve, kendine ait bir odaya bile sahip olmayan nice 30 yaşında insanlar var. üstelik kendine yeni bir ev tutacak maddi gücü olduğu halde bu şekilde yaşıyorlar. hele ki bir de kadınsa bu kişi çok istisnadır ki evlenmeden ayrı eve çıkabilsin. bu ülkede pek çok "ekonomik özgürlüğü olan" kadın bile sadece kendine ait bir alanı yani özgürlüğü olsun diye evleniyor. çok acı ama öyle. tüm bunları bildiği ve gördüğü halde hâlâ bu "tip"e şaşıran yoktur sanıyorum.
devamını gör...

sözlükte sıkça yaptığım durumdur, fitili ateşleyip kim ne girebilir merakla bekliyorum.
devamını gör...

kadının boşalmasından ve orgazm olmasından sorumlu olan klitorisin kesilerek alınması şeklinde görülen cerrahi uygulamaya "kadın sünneti" adı veriliyor. başta cinsel terapistler olmak üzere birleşmiş milletler, dünya sağlık örgütü ve çeşitli devletler tarafından "genital sakatlama", "kadının kastre edilmesi" veya "kadını cinsel zevk alamaz hale getirme" olarak adlandırılan bu uygulama özellikle geri kalmış ve dini baskıların yoğun olduğu topluluklar olmak üzere, orta afrika kabile toplumlarınca ve bazı güneydoğu asya ülkelerinde yapılan daha çok "geleneksel" bir uygulama...

dünya sağlık örgütü (dsö)'ne göre dört tür kadın sünneti yapılıyor. en çok uygulanan birinci tipinde prepusla birlikte klitorisin bir kısmı veya tamamı kesiliyor.

ikinci tipinde klitoris ve prepus ile birlikte çevresindeki küçük (labia minör) ve bir kısım büyük dudaklar (labia majör) kesililiyor.

üçüncü tipi mısır firavunu pharaoh'dan dolayı "firavun sünneti" olarak biliniyor ve klitoris ve prepus ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümü kesiliyor ve açık yaranın dış çeperleri biraraya getirilerek yara tümüyle dikiliyor, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılıyor.

dördüncü tipinde ise kadınlığı ve dişiliği sembolize eden her yere küçük kesiler yapılıyor. yani sembolik olarak klitoris ve vajina dudakları çiziliyor, klitoris dağlanıyor veya vajina genişletilecek şekilde kesiliyor veya bazı ilaçlarla daraltılıyor.

ayrıca belirtmek gerekir ki, bu vahşi ve ilkel uygulama islam ülkelerinde de sözde kadının cinsel dürtülerini yoketmek amacı ile uygulanmaktadır. kadını ve kadınlığı yok sayan bu uygulamanın insan hakları ile bağdaşmadığını ve bu eylemin ağır yaptırımlar ile cezalandırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir...
devamını gör...

harika bir manipülasyon örneği gördüğümüz başlık. bahsi geçen olayda ders anlatmaya çalışan bir öğretmenin karşısına geçip aptal aptal dans eden, dersi sabote eden ve yüksek ihtimal video çekildiğinden haberi olan gerizekalı bir ergenin izlenme kaygısı var. daha sonra da yine bir gerizekalı olduğu için öğretmenin başını ve yanağını okşuyor.
kimse kusura bakmasın hiçbir meslek grubunda işini yapmaya çalışan bir insanın karşısında durduk yere dans edip onu okşamaya çalışırsanız kimse sizi takdir etmez aferin çok güzel yaptın demez. videoda yer alan öğretmen için hem çok üzüldüm hem çok sinirlendim. harika bir sabır örneği göstermiş, tecrübene sağlık hocam.
bir de "öğrenci ne yapsın şiddet mi uygulasın? " diye sorulmuş. hayretler içerisindeyim. öğretmenin yanağını okşamanın tezatı şiddet göstermek midir? bir öğretmen olarak itibarsızlaştırılmaktan, böyle ergenlere ve saygısız insanlara meze olmaktan çok sıkıldım. umarım bir gün hak ettiğimiz saygıyı görür, insan yerine konuluruz.
devamını gör...

benimkisi dağınık ev gibi. kapak fotosu kaymış, profil fotosu kaymış... valla içim sıkılıyor. hiçbi şey sığmıyor etmiyor uğraş dur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim