insanın kendini çaresiz hissettiği anlar
hesapta olmayan ve gelirin 5 katını aşan zorunlu ödemeyle karşılaşılan an.kimse yanınızda değildir.
devamını gör...
normal sözlük'e giriş serüveni
ekşi sözlükte buraya sövüp sayıyorlardı. dedim bunlar kötü diyorsa kesin iyidir.
devamını gör...
1 mayıs 2021 normal sözlük mobil görünümünün güncellenmesi
ufak sorunlar zamanla halledilir olur o kadar normal. ben çok beğendim elinize sağlık.
takibin yakına gelmesi, o menünün sağ sola kayar olması ve sayfada aşağı inince yukarı çık tuşu belirmesi süper.
takibin yakına gelmesi, o menünün sağ sola kayar olması ve sayfada aşağı inince yukarı çık tuşu belirmesi süper.
devamını gör...
soft erkek çekiciliği
sürekli tanımlarında beni tarif edenler hakkında hukuki işlem başlatmayı düşünüyorum artık, açıkça hedef gösteriliyorum.
devamını gör...
normal sözlük yeni özellik istekleri
takip ettiğimiz yazaların tanımlarının ekranımıza düştüğü bir sayfa olması müthiş olurdu*. sözlüğü aktif kullanmayan ya da arada unuttuğumuz* yazarların tanımlarını görüp beğenebilirdik bu sayede.
(bkz: sıcak takip)
(bkz: sıcak takip)
devamını gör...
yazarların yaşadığı en utanç verici anı
en utandığım mı bilmiyorum ama ortaokula giderken yaşadığım birkaç anıyı aklıma getiren başlık.
anadolu lisesindeyiz, ilkokuldan sonra gitmişiz. genelde zengin aile çocukları var. çoğu kreşten beri arkadaş. biz birkaç kişi dışarıdan gelmişiz, tuhaf bakıyorlar bize.
hazırlık sınıfındayım, bir forma altına giydiğim ayakkabım, bir de spor ayakkabım var (o da zorunlu diye). arkasından basarak çıkardığım için ayakkabımın taban dikişleri açılmış ve yürüdükçe birbirinden ayrılıyor. yapıştırsam da açılıyor. bir gün bir arkadaşımın bunu bana söylemesiydi beni utandıran.
sonra yine aynı sene, beden dersinde giydiğim eşofmanların her hafta aynı olduğunu söylemişti aynı kişi.
tüm bunlar yetmemiş, yine aynı kişinin giydiğim arkasında kocaman tommy yazan montumun gerçek olup olmadığını sorması oldu, yakıştıramamış olacak.
çocuğum, marka nedir bilmiyorum bile. sonra sonra ne olduğunu öğrendim, büyük olup senelerce durduğu için mont.
karı da (evet karı) yememiş içmemiş beni takip etmiş, bana takmış kafayı, her şeyimi sorgular olmuş. çok utanmış olacağım ki, bu satırlar çıktı ortaya işte.
anadolu lisesindeyiz, ilkokuldan sonra gitmişiz. genelde zengin aile çocukları var. çoğu kreşten beri arkadaş. biz birkaç kişi dışarıdan gelmişiz, tuhaf bakıyorlar bize.
hazırlık sınıfındayım, bir forma altına giydiğim ayakkabım, bir de spor ayakkabım var (o da zorunlu diye). arkasından basarak çıkardığım için ayakkabımın taban dikişleri açılmış ve yürüdükçe birbirinden ayrılıyor. yapıştırsam da açılıyor. bir gün bir arkadaşımın bunu bana söylemesiydi beni utandıran.
sonra yine aynı sene, beden dersinde giydiğim eşofmanların her hafta aynı olduğunu söylemişti aynı kişi.
tüm bunlar yetmemiş, yine aynı kişinin giydiğim arkasında kocaman tommy yazan montumun gerçek olup olmadığını sorması oldu, yakıştıramamış olacak.
çocuğum, marka nedir bilmiyorum bile. sonra sonra ne olduğunu öğrendim, büyük olup senelerce durduğu için mont.
karı da (evet karı) yememiş içmemiş beni takip etmiş, bana takmış kafayı, her şeyimi sorgular olmuş. çok utanmış olacağım ki, bu satırlar çıktı ortaya işte.
devamını gör...
roxa
bugün doğum günüsü olan evet günüsü, gartic oyununun prensesiiii.
ilk ben kutlayacağım demiştim ama unutmuş bulundum sayın seyirciler ve çok utanıyorum.
neyse ki hiçbir şey için geç değil:
yeni yaşının ona mutluluk, heyecan, canı ne istiyorsa onu getirmesini umuyorum.
elim boş da gelmedim pastamı da aldım say, yasakmış pasta paylaşmak.
üfle gitsin morcuğum, canımcığım.
ilk ben kutlayacağım demiştim ama unutmuş bulundum sayın seyirciler ve çok utanıyorum.
neyse ki hiçbir şey için geç değil:
yeni yaşının ona mutluluk, heyecan, canı ne istiyorsa onu getirmesini umuyorum.
elim boş da gelmedim pastamı da aldım say, yasakmış pasta paylaşmak.
üfle gitsin morcuğum, canımcığım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
çok zengin olmayı hayal ediyorum.
hayat:
masadayım, çocuklarım rutin didişmelerini yapıyorlar, ev değirmen gibi, yarın şehir dışından arkadaşım yatıya gelecek, dolap bomboş.
hayal:
çocukların gece gündüz kursları olsa didişmeye fırsat bulmasalar.
evde bir kaç tane yardımcı olsa evi temizlemek zorunda kalmasam, yemek yapmak zorunda kalmasam.
bir yardımcı markete gitse markete gitmek zorunda kalmasam.
bir yardımcı arkadaşımla benim ne yapmam gerektiği ile ilgili bana fikir listesi verse ben oradan seçsem.
ona desem ki listeye şunları da ekle,
yarın akşam sezen aksu'yu ankaraya davet ettim. güzel bir mekan ayarlar mısın?
ertesi gün tarkan gelecek. performansı için ona da bir mekan ayarlar mısın?
şimdilik bu kadar. gidebilirisin.
hayat:
masadayım, çocuklarım rutin didişmelerini yapıyorlar, ev değirmen gibi, yarın şehir dışından arkadaşım yatıya gelecek, dolap bomboş.
hayal:
çocukların gece gündüz kursları olsa didişmeye fırsat bulmasalar.
evde bir kaç tane yardımcı olsa evi temizlemek zorunda kalmasam, yemek yapmak zorunda kalmasam.
bir yardımcı markete gitse markete gitmek zorunda kalmasam.
bir yardımcı arkadaşımla benim ne yapmam gerektiği ile ilgili bana fikir listesi verse ben oradan seçsem.
ona desem ki listeye şunları da ekle,
yarın akşam sezen aksu'yu ankaraya davet ettim. güzel bir mekan ayarlar mısın?
ertesi gün tarkan gelecek. performansı için ona da bir mekan ayarlar mısın?
şimdilik bu kadar. gidebilirisin.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"her başarının ardında muazzam bir bedel vardır. bazı bedeller zihinleri, yürekleri kanatır, bazısı bedenleri. "
devamını gör...
vincent van gogh'un abartılmış bir ressam olması
oysa vincent'i abartmak için hiçbir sebep yoktu. nüfuzlu biri değildi. ne parası ne şöhreti ne de yalnızlığını paylaşacak dostları vardı. yaşamı boyunca eserlerini kimseye beğendirmeye çalışmadı.
"çoğu insanların gözünde neyim ben -değersizin biri ya da tuhaf, aykırı, hoşa gitmeyen bir adam- toplumda kendine bir yer bulamamış, yer bulamayacak bir yaratık, yani hiçten de daha aşağı bir şey."
kendini bir türlü yeterli görememenin acısını taşıyordu. yaşayabileceği en kötü şartlarda yaşadı. resim malzemelerini bile kardeşinin gönderdiği parayla alırdı. eserlerini o şartlarda ve o şartlara rağmen yaptı. iki binden fazla resmi olduğu hâlde günümüzde birkaçından haberdarız. bilmediklerimiz de kim bilir ne kadar abartılmayı hak ediyordu.
bazen bir resme baktığımda hangi ellerden çıktığını, hangi aklın ürünü olduğunu bilmek bile gözümdeki değerini artırıyor. vincent için de böyle.
"çoğu insanların gözünde neyim ben -değersizin biri ya da tuhaf, aykırı, hoşa gitmeyen bir adam- toplumda kendine bir yer bulamamış, yer bulamayacak bir yaratık, yani hiçten de daha aşağı bir şey."
kendini bir türlü yeterli görememenin acısını taşıyordu. yaşayabileceği en kötü şartlarda yaşadı. resim malzemelerini bile kardeşinin gönderdiği parayla alırdı. eserlerini o şartlarda ve o şartlara rağmen yaptı. iki binden fazla resmi olduğu hâlde günümüzde birkaçından haberdarız. bilmediklerimiz de kim bilir ne kadar abartılmayı hak ediyordu.
bazen bir resme baktığımda hangi ellerden çıktığını, hangi aklın ürünü olduğunu bilmek bile gözümdeki değerini artırıyor. vincent için de böyle.
devamını gör...
metal müzik
ülkemde çoğunlukla dinleyenlerine satanist gözüyle bakılmaktadır, en azından bir kere "satanist misin?" sorusunu duymuştur dinleyicisi. ya da çoğunlukla hor görülmeye çalışılan bir müzik türüdür. " kapat şunu." lafına en çok maruz kalan güzeller güzeli müzik türü benim için. "seveni çok sever, sevmeyeni hiç sevmez." denilen şeylerden biridir. istisnalar var tabi arada eserse dinleyen ama kaideyi bozmaz. bana kalırsa sevilip sevilmeyeceği genelde ilk dinleyişte ortaya çıkar. aradığını bulmuş gibi hissettiriyorsa bayılırsın, ruhunda vardır yoksa eğer sende bir süre sonra kafa sürekli götürmüyorculardan olacaksındır. birde yarısına kadar bile tahammül edemeyenler vardır onlar genelde sevmeyeni hiç sevmez grubuna dahil oluyor. bu grubun genelde biraz ön yargıyla yaklaştığını düşünüyorum çünkü metal müzik zibilyon tane alt dalı olan bir müzik ve elbette hoşlarına gidecek şeyler vardır içerisinde ancak kişi çok uzak hissederse genelde aramak istemez. haklı da olabilir tarzına uymadığını düşünüyorsa neden tutup da diğer alt dallardan zorla uyanı bulayım, gider sevdiğim türü dinlerim diyebilir. sevmeyeni seveni, seveni sevmeyeni anlamıyor bu türün. yine de şahsım adına sevilmez mi be diyeceğimdir.
özellikle death... huzur veriyor bana... direkt ruhuma hitap ediyor. hissettirdikleri çok uç şeyler. sanılanın aksine anlamsız sözleri de yok neyi dinleyeceğini bilen için düşünürseniz çok güzel anlamlara çıkabiliyor o sözler. kendini kontrol edebilmeyi sağlıyor bence. "kendinle" ilgili bir müzik türü. kendini anlamlandırırsın, kendini ararsın, kendini-gücünü hissedersin, kendinle kavga edersin, kendine sahip çıkar kendini kontrol edersin.
metal müziğin derdi kendisidir yani. neden ergenlikte bu türe yöneldiğiniz de açıktır aslında. hepimizin derdi kendimiz değil midir o yıllarda? hah işte, bu sebeptendir kendisiyle problemi olan daha doğrusu problem kendisi olan ergenin yöneldiği türdür. hani dönüp bakınca "nasıl dinlemişim bu zımbırtıları?" diyorsanız eğer.
demek ki sizde o yıllarda bu hisleri hissetmişsiniz ancak şimdilerde unutmuşsunuz. birde unutamayanlar var...
metalde ruhundan parçalar bulanlar, onların kendisiyle olan hırçın dertler dönemi bitmiyor işte. kimsenin şahsıyla olan derdi bitmiyor bu aşikar ancak bazılarının ki yumrukların havada uçuştuğu minvalde devam ediyor. metalin sertliğini yaş kaç olursa olsun kabul ediyor bünye. yoksa öyle dedikleri gibi herkes için dönemlik olsaydı metal şimdi bu kadar metal dinleyeni bulamazdık çünkü kafaları götürmese canavarlar gibi bu müziğe hayat veren adamların kafa götürmezdi. götürecek olan her türlü götürüyor metali. ulan...çok güzel ama!
özellikle death... huzur veriyor bana... direkt ruhuma hitap ediyor. hissettirdikleri çok uç şeyler. sanılanın aksine anlamsız sözleri de yok neyi dinleyeceğini bilen için düşünürseniz çok güzel anlamlara çıkabiliyor o sözler. kendini kontrol edebilmeyi sağlıyor bence. "kendinle" ilgili bir müzik türü. kendini anlamlandırırsın, kendini ararsın, kendini-gücünü hissedersin, kendinle kavga edersin, kendine sahip çıkar kendini kontrol edersin.
metal müziğin derdi kendisidir yani. neden ergenlikte bu türe yöneldiğiniz de açıktır aslında. hepimizin derdi kendimiz değil midir o yıllarda? hah işte, bu sebeptendir kendisiyle problemi olan daha doğrusu problem kendisi olan ergenin yöneldiği türdür. hani dönüp bakınca "nasıl dinlemişim bu zımbırtıları?" diyorsanız eğer.
demek ki sizde o yıllarda bu hisleri hissetmişsiniz ancak şimdilerde unutmuşsunuz. birde unutamayanlar var...
metalde ruhundan parçalar bulanlar, onların kendisiyle olan hırçın dertler dönemi bitmiyor işte. kimsenin şahsıyla olan derdi bitmiyor bu aşikar ancak bazılarının ki yumrukların havada uçuştuğu minvalde devam ediyor. metalin sertliğini yaş kaç olursa olsun kabul ediyor bünye. yoksa öyle dedikleri gibi herkes için dönemlik olsaydı metal şimdi bu kadar metal dinleyeni bulamazdık çünkü kafaları götürmese canavarlar gibi bu müziğe hayat veren adamların kafa götürmezdi. götürecek olan her türlü götürüyor metali. ulan...çok güzel ama!
devamını gör...
köpek korkusu olan yazarlara tavsiyeler
sürü halinde köpek ile tek başına köpek farklıdır. tek başına köpekleri rahatça sevebilirsiniz. sürü halindeki köpeklerin alfa arkadaşa dikkat ederseniz gerisi sorun yaratmaz. birbirlerinden güç alarak çılgınlık yapabilirler, doğaları böyle. dikkatli olmakta fayda var ama şurası kesin ki korkunun hiçbir şeye faydası yok.
devamını gör...
veganizm
et, yumurta, bal, süt, deri, ipek, yün vb. hayvansal ürünlerin kullanılmasına ve tüketilmesine karşı çıkmaktadır. veganlık, vejetaryenliğin daha sıkı, katı ve gelişmiş bir beslenme şeklidir.
devamını gör...
meridyen
bir kutuptan başlayıp diğer kutupta sona eren, ekvator‘u ve diğer paralelleri dik olarak kesen hayali yarım çemberlere meridyen denir.
meridyenlerin özellikleri:
- başlangıç meridyeni ingiltere’de (londra) yer alan greenwich’ten geçer. derecesi “0”dır. 180 derece meridyeni ise aynı zamanda tarih değiştirme çizgisidir.
- birer derece aralıklarla çizilirler.
- başlangıç meridyeninin 179 tane doğusunda, 179 tane de batısında olmak üzere (tarih değiştirme çizgisi ile birlikte) toplam 360 tane meridyen yayı vardır. 180 derece meridyeni hem doğu hem batı meridyeni kabul edilir.
- başlangıç meridyeninden doğuya ve batıya doğru gidildikçe meridyen dereceleri büyür.
- meridyenlerin boyları aynıdır.
- bir meridyen üzerindeki tüm noktaların yerel saatleri aynıdır.
- - - alıntı - - -
referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
meridyenlerin özellikleri:
- başlangıç meridyeni ingiltere’de (londra) yer alan greenwich’ten geçer. derecesi “0”dır. 180 derece meridyeni ise aynı zamanda tarih değiştirme çizgisidir.
- birer derece aralıklarla çizilirler.
- başlangıç meridyeninin 179 tane doğusunda, 179 tane de batısında olmak üzere (tarih değiştirme çizgisi ile birlikte) toplam 360 tane meridyen yayı vardır. 180 derece meridyeni hem doğu hem batı meridyeni kabul edilir.
- başlangıç meridyeninden doğuya ve batıya doğru gidildikçe meridyen dereceleri büyür.
- meridyenlerin boyları aynıdır.
- bir meridyen üzerindeki tüm noktaların yerel saatleri aynıdır.
- - - alıntı - - -
referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
devamını gör...
lazerle göz çizdirme ameliyatı
lasik olarak da bilinen göz ameliyatı.
kornea kalınlığınız uygunsa, her şeyiyle birlikte toplam 25 dakika kadar bir süre içerisinde, lokal anestezi ile yapılan bir ameliyat. gözdeki sorunu giderme kısmı 5 dakikayı bile bulmuyor. miyop nedeniyle yaptırdım, oradan biliyorum.
önce gözünüze bir damla damlatılıyor. göz bebekleriniz bir türlü küçülmüyor damlanın etkisi nedeniyle. yanlış hatırlamıyorsam bunun ertesi günü de ameliyata alıyorlardı.
ameliyat sonrasındaki göz kuruluğu, basit bir göz damlası ile gideriliyor. zaten ertesi güne kadar ihtiyacınız kalmıyor bile buna, tamamen iyileşiyor kuruluk. korkmanızı gerektiren bir durum değil asla.
dikkat etmeniz gereken şey, bir süreliğine darbe almamak göz bölgenize. çocuklarla oynamayı seviyorsanız falan, bir süre uzak durmanız gerekebilir. kediniz, köpeğiniz varsa, onlardan da uzak durun. ne zaman nereye dalacakları belli olmuyor sonuçta. özellikle de kedilerin...
bunun dışında dikkat etmeniz ya da bilmeniz gereken pek bir şey yok. ihtiyacınız varsa korkmayın. gerçekten işe yarıyor.
edit: niyetiniz varsa videolarını izlemeyin. boş yere cesaretinizi kırarsınız. ileri dönemde tekrar ilerleyebilir numaranız, yaşa bağlı olarak. yani ölene kadar sağlam kalmıyor ama ben uzun süredir net görüyorum. yani öyle 3-5 yıl değil etkisi, merak etmeyin.
bir de korneanız sınırdaysa yaptırmayın derim. gözleriniz biraz daha hassaslaşabilir zamanla.
kornea kalınlığınız uygunsa, her şeyiyle birlikte toplam 25 dakika kadar bir süre içerisinde, lokal anestezi ile yapılan bir ameliyat. gözdeki sorunu giderme kısmı 5 dakikayı bile bulmuyor. miyop nedeniyle yaptırdım, oradan biliyorum.
önce gözünüze bir damla damlatılıyor. göz bebekleriniz bir türlü küçülmüyor damlanın etkisi nedeniyle. yanlış hatırlamıyorsam bunun ertesi günü de ameliyata alıyorlardı.
ameliyat sonrasındaki göz kuruluğu, basit bir göz damlası ile gideriliyor. zaten ertesi güne kadar ihtiyacınız kalmıyor bile buna, tamamen iyileşiyor kuruluk. korkmanızı gerektiren bir durum değil asla.
dikkat etmeniz gereken şey, bir süreliğine darbe almamak göz bölgenize. çocuklarla oynamayı seviyorsanız falan, bir süre uzak durmanız gerekebilir. kediniz, köpeğiniz varsa, onlardan da uzak durun. ne zaman nereye dalacakları belli olmuyor sonuçta. özellikle de kedilerin...
bunun dışında dikkat etmeniz ya da bilmeniz gereken pek bir şey yok. ihtiyacınız varsa korkmayın. gerçekten işe yarıyor.
edit: niyetiniz varsa videolarını izlemeyin. boş yere cesaretinizi kırarsınız. ileri dönemde tekrar ilerleyebilir numaranız, yaşa bağlı olarak. yani ölene kadar sağlam kalmıyor ama ben uzun süredir net görüyorum. yani öyle 3-5 yıl değil etkisi, merak etmeyin.
bir de korneanız sınırdaysa yaptırmayın derim. gözleriniz biraz daha hassaslaşabilir zamanla.
devamını gör...




