kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

780 kmlik yazlığa gidiş yolunun neredeyse yarısında evin anahtarını unuttuğumuzu anlamamız! yaşanmış bir olaydır, az kalsın annemlerin boşanması ile sonuçlanıyordu. :) neyseki birimiz babama çilingir diye birşeyin varlığını hatırlattı da ortam az da olsa duruldu...
devamını gör...

yurt sınırları içerisinde , kendi aralarında almanca konuşmaları. sanırsın almanya şansölyeleri kendileri.
devamını gör...

şahısların bir tavsiye* üzerine aracılar tarafından gerekli işlemlerin yapılması sonucunda evlenmek. yabancılar buna blind date diyorlar ama o filmin sonunda evlenmek zorunda kalmıyorsun.
devamını gör...

lisede cimilli ibo dinleyen bir ben miyim?
devamını gör...

az önce rast geldim: sözde tarihçiler kategorisine "ermeni soykırımı iddialarını reddedenler" diye bir bölüm eklemişler. içlerinde ilber ortaylı'nın ve yusuf halaçoğlu'nun da bulunduğu bir yığın tarihçiyi de (diğer kişiliklerin yanında) dahil etmişler. vay be! koca koca çınarları kılını kıpırdatmadan yıkabilmek bu kadar kolaymış meğerse.

türkçe vikipedi'nin insanların siyasi emelleriyle rezil ettiği bir dezenformasyon platformu olduğunu biliyordum da, bu kadarını da düşünmemiştim.
devamını gör...

aşk bize ters gülüm
devamını gör...

şarjlı diş fırçamı şarj etmeyi unutmuşum manuelle fırçaladım. kolum çok ağrıdı sözlük. foşur foşur yıkamayı nasıl da özlemişim. ama yoruldum.
devamını gör...

kat kat giyinebilirsin ama kat kat soyunamazsın
devamını gör...

birtakım primatlar hala mevzuyu alkol olarak algılıyor. bu yüzden açıklama gereği duyuyorum.

şimdi canım mevzu benim içmem veya içmemem değil. ben içmeyebilirim. hatta inanır mısın 1 yıldır ağzıma sürmedim.
20 gün sürmeyince de kimse ölmez.

ancak mesele benim alkol almam değil, hukuksuzca, alkol alma özgürlüğümün kısıtlanması.

pekala eğer koronavirüs alkol alınmayıncs bitecek böyle desinler;bilimsel dayanağını göstersinler.

pekala tam kapanma gibi durumlarda alkol almak/satmak anayasa tarafından yasak edilmişse,buyrun, yasayı gösterin ki uyalım.

t:şuursuz irticacıların ve beyni örümcek ağı bağlamış mürtecileri anlayamadığı yasak.
devamını gör...

giacomo papi’nin radikal şıklarını sayımı isimli kitabında geçen bir kavramdır. ama gramsci’nin kuramlaştırdığı gibi ekonomik aygıtları da elinde bulunduran egemen sınıfın bireyleri kendi dünya görüşüne uygun doğrultuda yönlendirmesi anlamında kullanılan bir kavram değildir kültürel hegemonya bu kitapta. çok daha farklı bir şey anlatır.

burda kavramın sahip olduğu anlam ona entelektüel olduğu için bir grup insan tarafından dövülerek öldürülen giovanni prospero yorumu ile aktarılır bize. yazara göre kültürel hegemonya kelimeler, akıl ve diyalog yoluyla ahmaklığın önüne geçmektir.

bu kavram prospero’ya göre bir siyasi görüşün diğeri üzerinde kurmaya çalıştığı üstünlüğü ifade etmez. aslında anlatmaya çalıştığı şey aklın aptallık karşısındaki üstünlüğüdür.

bilgi insanları uygar bir kalıba sokmak için gerekli olan şeydir ve bunun içinde akıl ve mantığa ihtiyaç duyarız. ama günümüzde bilgi gücünü ve işlevini kaybettiği için artık akla ve mantığa da ihtiyaç duymuyoruz.

ve kültürel hegemonyanın bitişini müjdeleyen her türlü olayı saygıyla karşılayarak yeni bir çağa hoş geldin diyoruz. selamlar olsun sana aptalın egemenliği.
devamını gör...

'uzun zamandır nickaltı yazmak istediğim fakat dur bakalım bir şeyler eksik olabilir biraz daha oku, araştır, takip et dediğim' yazar.

efendim nereden başlasam bilemiyorum.
neresinden bakarsanız bakın sanat. neresinden bakarsanız bakın eğlence. neresinden bakarsanız bakın bilgi, kültür, candanlık, asalet...

çektiği fotoğraflar, yaptığı resimler, bilgisi yoğun ve dozunda eğlenceyle harmanladığı tanımlar...

profilinde size uçsuz bucaksız bilgi deryası sunuyor sayın yazar.

bulunduğu her ortamda farkını yansıtıyor, tarzını hemen belli ediyor. çok eğlenceli oluşu, bir çok konuda donanımlı olması, farklı fikirleri, olaylara durumlara farklı yerlerden bakabilmesi ve şunu söyleyeyim ince bir çizgisi... hayır resmiyet değil, duvarda değil, bir çizgisi var ve ötesine herkesi almayışı... çok konuşur, - dolu dolu- çok anlatır -bakış açısı farklı demiş miydim? yani eğer iyi takip etmiyorsanız kafaları yakabilir çünkü- çok güler, - yerinde ve huzur verici- çok dinler, - psikolog edasıyla, analizleri ve yönlendirmeleri hayat kurtarır-...

böyle uzar gider biliyor musunuz?
tanımanız lazım. bakın çok yakınında olmanıza da gerek yok bunları fark etmeniz için. sayfasına girmeniz, belki bir selam vermeniz yeter bu söylediklerimi anlayabilmeniz için.

'uzaktan böyleyse yakından nasıldır acaba?' dediğinizi duyar gibiyim. açıkçası bende merak etmiyor değilim. kutsal bir aurası var gibi. herkes gibi durmuyor, herkesin baktığı yerden bakmıyor hayata.

sayın yazar kalbinizin ışığını görebiliyorum. kelimelere ilmek ilmek işlediğiniz parıltıyla bizimde kalbimizde makes buluyor bu ışık.
kalbinizin ışığı hep aydınlatsın ışığa ihtiyacı olan hafif yoldan çıkmak üzere ya da yolunda ısrar eden fakat gideceği yönü hayatına çökmüş karanlıktan dolayı fark edemeyenleri.

ben biraz hani eskiden vardı ya yazardık 'hatıra defteri' o kıvamda gelirim nickaltlarına. kişiden ne aldıysam onu bırakıp çıkar giderim. umarım senden aldıklarımdan mutlu olursun. senin yansıttıkların beni mutlu ediyor bu arada.

sana dair bir çok temennim var.* ama en önemlisini buraya bırakıp gidiyorum. ışığın hiç sönmesin olur mu?
sevgiler...
devamını gör...

1400'lerin köln şehrinde geçen bir ortaçağ cinayet romanı. kitap en kısa haliyle bu şekilde tanımlanabilir fakat aslında size vaat ettiği şeyler bundan çok daha fazlası.

öncelikle yazar claudia gross tarih ve polisiye ögelerinin yanı sıra felsefeyi de fazlasıyla dahil ediyor kitabın içine. zaten katilimizin işlediği cinayetle sorduğu felsefi bir bilmeceyle başlıyor her şey: "bir bütünü oluşturan her şeyi ayırıyorsunuz, fakat neyin bir bütüne ait olmadığını görmüyorsunuz." sonrasında da kitabın içinde geçen felsefi tartışmalar kitabın sonuna kadar devam ediyor. dolayısıyla okurken kitaptan daha fazla tat alabilmek adına biraz felsefe bilginizin olması gerekiyor bence. özellikle platon, aristoteles, aquinolu thomas ve ockhamlı william'ın felsefelerini bilmeniz okurken size oldukça fayda sağlayacaktır. ayriyeten kitap o dönemde kadınların toplumda ve öğrenim hayatındaki yeri, sadece halkın değil sahip oldukları onca bilgiye rağmen üniversite hocalarının cahilliği, cücelik gibi toplumsal normların kabul edemeyeceği kusurlara sahip insanların o dönemde başından geçen tecrübeler gibi çok sayıda konuya da değiniyor. kitabı okurken tarih boyunca niye hiç kadın filozof çıkmamıştır sorusunun cevabını rahatlıkla alabileceğinizi düşünüyorum.

özetle kitabın felsefi kısımları kafamı biraz karıştırmasına rağmen oldukça sürükleyici bir kitaptı. birçok polisiye yazarının uyguladığı katilin kim olduğu konusundaki şaşırtma taktiğini claudia gross da uygulamış, fakat birçok yazarın aksine bunu kitabın sonunda değil nispeten ortalarında yaptığı için biraz şaşırdım açıkçası. fakat zaten önemli olan katilin kim olduğu değil. yani tabi ki önemli fakat yazarın esas derdi katilin kim olduğunu göstermek değil bence. eğer okursanız ne demek istediğimi anlarsınız ki
ortaçağ tarihine meraklı, o dönemin felsefesine aşına herkesin kitabı okuyabileceğini düşünüyorum. dolayısıyla bu tarz insanlara kitabı rahatlıkla önerebilirim.
devamını gör...

11 aralık 2020 günün ünlüsü yazarımız armysuzy oldu.
instagram postumuz
devamını gör...

çok basit ve yalın düşünülmüş bir rumuz kullanan yeni sözlük yazarı. resmen harften tasarruf etmiş.
devamını gör...

vay vayyy kimler gelmiş yaaa. hoş geldin be dostum, ulunun eski yazarı, 3. nesili…

mutlu oldum. koştur dur şimdi klavyene kuvvet. *
devamını gör...

sürücü kursu kitabıdır. okunmadığının kanıtını trafikte 5 dakika harcadığınızda çokça kez görürsünüz.
devamını gör...

tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan?
aşıda çip var mı?
coronavirüs gerçekten var mı?
erkekler kadınlara ev işlerinde yardım etmeli mi?
allah var mı?
iktidardan memnun musunuz?
eğitim sistemi nasıl?
devamını gör...

doğru, çok güzel koparıyor. o dünyanın rezilliğinden, sahteliğinden, acımasızlığından bir nebze de olsa kurtulmuş oluyorsun.
devamını gör...

19 ocak 2057'de öleceğimi öğrendiğim moral veren site.son 36 yılımı en iyi şekilde değerlendirmeliyim.

www.deathclock.com/
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim