kafamda kentsel dönüşümler
2020 yılına damga vuran hit şarkılar arasında yerini aldı. bu şarkıyı dinleyen müzikseverler tarafından şarkının akor ve şarkı sözleri merak konusu olmuş.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bagermam, k. sütün üzerindeki i. kaymak tabakası, ucemak, whisper, tolgame.daddy,hobaaa3434, personongrata, hidano, stuff, patagonyalı, hazall, yoldaş, artik parlamayan yildiz, is düşüm, crimson, lodos86, celebrant, impossible. daha çok var. lütfen adlarını göremediler diye üzülmesinler. aklıma nick gelmiyor ama sevdiğim gerçeĝini değiştirmez.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
salak mısın cemile
devamını gör...
hayatın en güzel zamanlarının vasat geçmesi
an itibarıyla idrakını yaşadığım durumdur. hele ki türkiye gibi bir ülkede doktora yapıyorsanız. hele ki güzel havada dört duvar arasına kapanmaya zorlanmışsanız. aslında doktora veyahut karantina da değil durum. bunların hepsi birer faktör. ki doktora benim seçimimdi. kimse buna beni zorlamadı. türkiye'de doktora yapmak adında bunu ayrıca anlatacağım. ama genel olarak hayat çok vasat değil mi? mevcut düzen ve insan ilişkileri çok vasat değil mi? ben de mi bir problem var acaba? her şeyi kuralına göre yaşadığımız bir hayat. bize neler yapmamız gerektiği dikte edilen bir hayat. ha, "yapmıyorum ya!" derseniz de ötekileştirilmeyi, yalnızlaşmayı ve deli damgasını almayı kabul ediyorsunuz demektir.
çinli bir arkadaşım var. abi virüs oradan çıkmadı mı? bunlar durmadan gezip duruyor. ne maske, ne kısıtlama. hiçbir şey yok. her ay başka yerlere gidiyorlar. ben üç kuruşun hesabını yapmak zorundayım. hoş para olsa da çıkamıyorum.
çıldırmamak için biraz daha film izleyeyim. biraz daha uyuşturayım kendimi. hadi biraz daha kandıralım kendimizi. genciz.
çinli bir arkadaşım var. abi virüs oradan çıkmadı mı? bunlar durmadan gezip duruyor. ne maske, ne kısıtlama. hiçbir şey yok. her ay başka yerlere gidiyorlar. ben üç kuruşun hesabını yapmak zorundayım. hoş para olsa da çıkamıyorum.
çıldırmamak için biraz daha film izleyeyim. biraz daha uyuşturayım kendimi. hadi biraz daha kandıralım kendimizi. genciz.
devamını gör...
hi my i run
sözleneli 3 gün sonra 5 ay olacak yazar. teşekkür ediyor. ve hâlâ nişanlanmış değil.
kahrolası pandemi mutluluğuma çelme takmaya devam ediyor. hayır ağlamıyorum gözüme kurdele kaçtı.
kahrolası pandemi mutluluğuma çelme takmaya devam ediyor. hayır ağlamıyorum gözüme kurdele kaçtı.
devamını gör...
türk gençliğinin ev partisi yapmaması
'yapamaması'
devamını gör...
her ortamda sakinliğini korumak
son derece kontrollü insandır. olmuşla ölmüşün çaresi olmadığını bilir. çözüm odaklıdır. tehlike içeren durumlarda da bu sakinliğini koruması aslında evrime terstir. çığlık atma, kaçma davranışları göstermez.
devamını gör...
(tematik)
karasuk kültürü
atlı-göçebe kültürün orta asya'da yayılmasını sağlamış olan kültürdür.
en önemli özellikleri ise dünyanın diğer bölgelerine göre demiri daha erken işlemeye başlamalarıdır.
en önemli özellikleri ise dünyanın diğer bölgelerine göre demiri daha erken işlemeye başlamalarıdır.
devamını gör...
16 şubat 2021 bilim kurulu toplantısı
devamını gör...
adli tıp
alanına giren esas konular: cesedin incelenmesi, ölüm sebeplerini tespit etme, öldürücü ve yaralayıcı aletlerin incelenmesi, zehirlenme, çocuk düşürme, ırza geçme, akıl hastalıkları, alkolizm, uyuşturucu madde bağımlılığı vb.
ölüm vakalarını tespit etmekte doktorlar görev alırlar. cinayet vakalarında, olay mahalline giden ve cesede otopsi yapanlar, hükümet tabipleri ve uzman doktorlardır. hakimin belirlediği sınırlar kapsamında incelemede bulunurlar ve adalete katkıda bulunmak üzerede bir rapor hazırlarlar.
ölüm vakalarını tespit etmekte doktorlar görev alırlar. cinayet vakalarında, olay mahalline giden ve cesede otopsi yapanlar, hükümet tabipleri ve uzman doktorlardır. hakimin belirlediği sınırlar kapsamında incelemede bulunurlar ve adalete katkıda bulunmak üzerede bir rapor hazırlarlar.
devamını gör...
öz güveni zedeleyen öğretmen
altıncı sınıfı ailemden uzakta okudum.daha önce evden hiç uzak kalmamıştım, kardeşlerim,annem,babam burnumda tütüyor. amcamlarda kalıyorum.kuzenimle aynı sınıftayız.kuzenim şımarık,tembel.ben uslu, çalışkan. kuzenim beni kıskanıyor, o da çocuk beni istemiyor evde.sadece o değil beni o evde kimse istemiyor ama şartlar biraz kötü.babam köyde görev yapıyor ve ben okumalıyım.
yengem ne kızı üzülsün istiyor,ne düzeni bozulsun,ne de başka birine bakmak.hakli.kizmiyorum.o yüzden midir nedir bana daha az harçlık veriyor,kıyafetlerimi ütülemiyor. sessiz sakinim zaten.annem babam da sıkı sıkı uyarmış amcanlari üzme diye.yemin ederim yazarken gözlerim doluyor yaşadıklarımı düşününce.
derslerde sorun yok.calisiyorum yapıyorum,basariliyim.bir türkçe dersinde sorunum var. şivem olduğu için çocuklar konusmalarimla dalga geçiyor diye çok derse katılmıyorum ama matematikte fende sınıf soruyu yazmadan cevabı yapıştırıyorum.
din kültürü öğretmeni var.cok sert.ama en çok onu seviyorum.yazlari zorla gönderildigim camideki kurslardan her dua ezberimde. hoca hangi duayı dese takır takır okuyorum.hoca bir bana gülümsüyor.haftada bir saat din kültürü dersi var, ders gelsin diye dua ediyorum.hocanin da biraz şivesi var ve o derste açık ara en en en iyisiyim.ondan mıdır nedir aşırı seviyorum öğretmenimi.
bir gün tenefüste sınıfta otururken din kültürü öğretmen geldi ve dedi ki 'bir sınav var,katılmak ister misin?' hafız falan o tarz bir şey.hemen kabul ettim.o gider gitmez bahçeye koştum.kardeslerime hediye almak için biriktirdiğim paraya da kıyıp dondurma aldim.dondurmami yalaya yalaya kuzenimin yanına gittim.şımarıklık da nasıl kötü duruyor üzerimde.kuzenime,yanındaki sınıftan diğer arkadaşlara dedim 'sınav varmış,çok başarılı olduğum için öğretmen beni seçti'.şaşırıyorlar.arada dondurmama dil atıyor abarta abarta anlatiyorum'dualarin hepsini ezbere bilen çocuklar katiliyormus, süper sinavmis'. öyle özgüvenim de yok ama koca sınıfta hoca gelip sadece bana sorunca hava atmak istiyorum.sinav herkesin ilgisini çekiyor.sinifin renkli tokalı kızları bile ilgiyle dinliyor.havam kimse de yok.dediler biz de 'katılabilir miyiz? '
normalde selam vermezler sınavla ilgilenince benle arkadaş oluyorlar sanıp hepsini toplayıp din kültürü hocasının yanına gidiyorum 'arkadaşlarım da sınava katılmak istiyor' diyorum öğretmenime.öğretmen de hayır diyemiyor 18 kişi başvuruyoruz sınava.ama hoca çok sinirli bakıyor bana,pek hoslanmadi bu durumdan belli.hatami anlıyorum ama sınıfta ilk defa yer bulmuşum çok da takmiyorum.
biz o sınava 18 kişi girdik, hiçbir şey de yapamadık.cok saçma bir sinavdi zaten.
neyse aradan bir iki hafta geçti,sınav sonucu da kötü olunca bu hoca benimle muhabbeti, ilgiyi kesti.dualari ezbere bildiğimi görünce dindar bir ailem falan var sandı herhalde.yanilmisti.sadece ezberim iyiydi.baska bilgim yoktu.
birkaç hafta sonra birgün derste beni tahtaya çıkardı.pismis kelle gibi sırıtıyorum. sanıyorum ki aramızdaki buzlar eriyor.icimden diyorum hangi duayı derse desin çok düzgün, çok anlaşılır okuyayım,hoca beni affetsin.heyacanlanmamak için dua ediyorum.
elinde kısa ince bir sopası var.ogrencilere dokunmaz onunla gösterir ne gosterecekse.basladi benim kıyafetlerimi tek tek göstermeye.'gomlege bak,ütü nedir bilmiyor,yaka katlanmış,etek desen iki beden bol.senin annen baban yok mu? ' söyleniyor, sıralıyor,saç,ayakkabı...
dediklerinden çok en sevdiğim öğretmenimin bunu bana demesine üzülüyorum,gözlerim büyüyor,göz yaşlarımı tutmakta zorlanıyorum bir damla aksa durduramayacagim.siniftan çıt ses çıkmıyor.saydikca sayıyor, tahtadayim.gozumu diktim yüzüne göz kırpmadan gözlerim dolu dolu onu izliyorum.her dediği kafamın içinde yankılanıyor.saga sola yürüyor,peygamber efendimiz temizdi diyor,insan içine çıkarken dikkat ederdi diyor,on yaşındayım annemden babamdan uzağım dediği cümleler kafamda yankılanıyor. en son sınıftan en arka sıradan yaramaz bir kiz öğrenci var onun sesi yükseliyor 'onun annesi babası yanında degil '.
ögretmenimin yüzü değişiyor bir anda.hatasini anlıyor. kendime acıyorum.aglayarak sirama geçiyorum.kafami sıraya koyuyor, hıçkıra hıçkıra annemi babamı özleyişimden,yengemin yaptıklarına,kuzenime ,yalnızlığıma,çocukluğuma her şeyime ağlıyorum.
ve söz veriyorum ilerde öğretmen olursam tek bir çocuk benim yüzümden ağlamayacak, üzülmeyecek.
yıllar geçti,zaman degisti ama benim hala biraz özgüvenim eksik.
dağları aştım,bu saçma sapan anıyı aşamıyorum.
yengem ne kızı üzülsün istiyor,ne düzeni bozulsun,ne de başka birine bakmak.hakli.kizmiyorum.o yüzden midir nedir bana daha az harçlık veriyor,kıyafetlerimi ütülemiyor. sessiz sakinim zaten.annem babam da sıkı sıkı uyarmış amcanlari üzme diye.yemin ederim yazarken gözlerim doluyor yaşadıklarımı düşününce.
derslerde sorun yok.calisiyorum yapıyorum,basariliyim.bir türkçe dersinde sorunum var. şivem olduğu için çocuklar konusmalarimla dalga geçiyor diye çok derse katılmıyorum ama matematikte fende sınıf soruyu yazmadan cevabı yapıştırıyorum.
din kültürü öğretmeni var.cok sert.ama en çok onu seviyorum.yazlari zorla gönderildigim camideki kurslardan her dua ezberimde. hoca hangi duayı dese takır takır okuyorum.hoca bir bana gülümsüyor.haftada bir saat din kültürü dersi var, ders gelsin diye dua ediyorum.hocanin da biraz şivesi var ve o derste açık ara en en en iyisiyim.ondan mıdır nedir aşırı seviyorum öğretmenimi.
bir gün tenefüste sınıfta otururken din kültürü öğretmen geldi ve dedi ki 'bir sınav var,katılmak ister misin?' hafız falan o tarz bir şey.hemen kabul ettim.o gider gitmez bahçeye koştum.kardeslerime hediye almak için biriktirdiğim paraya da kıyıp dondurma aldim.dondurmami yalaya yalaya kuzenimin yanına gittim.şımarıklık da nasıl kötü duruyor üzerimde.kuzenime,yanındaki sınıftan diğer arkadaşlara dedim 'sınav varmış,çok başarılı olduğum için öğretmen beni seçti'.şaşırıyorlar.arada dondurmama dil atıyor abarta abarta anlatiyorum'dualarin hepsini ezbere bilen çocuklar katiliyormus, süper sinavmis'. öyle özgüvenim de yok ama koca sınıfta hoca gelip sadece bana sorunca hava atmak istiyorum.sinav herkesin ilgisini çekiyor.sinifin renkli tokalı kızları bile ilgiyle dinliyor.havam kimse de yok.dediler biz de 'katılabilir miyiz? '
normalde selam vermezler sınavla ilgilenince benle arkadaş oluyorlar sanıp hepsini toplayıp din kültürü hocasının yanına gidiyorum 'arkadaşlarım da sınava katılmak istiyor' diyorum öğretmenime.öğretmen de hayır diyemiyor 18 kişi başvuruyoruz sınava.ama hoca çok sinirli bakıyor bana,pek hoslanmadi bu durumdan belli.hatami anlıyorum ama sınıfta ilk defa yer bulmuşum çok da takmiyorum.
biz o sınava 18 kişi girdik, hiçbir şey de yapamadık.cok saçma bir sinavdi zaten.
neyse aradan bir iki hafta geçti,sınav sonucu da kötü olunca bu hoca benimle muhabbeti, ilgiyi kesti.dualari ezbere bildiğimi görünce dindar bir ailem falan var sandı herhalde.yanilmisti.sadece ezberim iyiydi.baska bilgim yoktu.
birkaç hafta sonra birgün derste beni tahtaya çıkardı.pismis kelle gibi sırıtıyorum. sanıyorum ki aramızdaki buzlar eriyor.icimden diyorum hangi duayı derse desin çok düzgün, çok anlaşılır okuyayım,hoca beni affetsin.heyacanlanmamak için dua ediyorum.
elinde kısa ince bir sopası var.ogrencilere dokunmaz onunla gösterir ne gosterecekse.basladi benim kıyafetlerimi tek tek göstermeye.'gomlege bak,ütü nedir bilmiyor,yaka katlanmış,etek desen iki beden bol.senin annen baban yok mu? ' söyleniyor, sıralıyor,saç,ayakkabı...
dediklerinden çok en sevdiğim öğretmenimin bunu bana demesine üzülüyorum,gözlerim büyüyor,göz yaşlarımı tutmakta zorlanıyorum bir damla aksa durduramayacagim.siniftan çıt ses çıkmıyor.saydikca sayıyor, tahtadayim.gozumu diktim yüzüne göz kırpmadan gözlerim dolu dolu onu izliyorum.her dediği kafamın içinde yankılanıyor.saga sola yürüyor,peygamber efendimiz temizdi diyor,insan içine çıkarken dikkat ederdi diyor,on yaşındayım annemden babamdan uzağım dediği cümleler kafamda yankılanıyor. en son sınıftan en arka sıradan yaramaz bir kiz öğrenci var onun sesi yükseliyor 'onun annesi babası yanında degil '.
ögretmenimin yüzü değişiyor bir anda.hatasini anlıyor. kendime acıyorum.aglayarak sirama geçiyorum.kafami sıraya koyuyor, hıçkıra hıçkıra annemi babamı özleyişimden,yengemin yaptıklarına,kuzenime ,yalnızlığıma,çocukluğuma her şeyime ağlıyorum.
ve söz veriyorum ilerde öğretmen olursam tek bir çocuk benim yüzümden ağlamayacak, üzülmeyecek.
yıllar geçti,zaman degisti ama benim hala biraz özgüvenim eksik.
dağları aştım,bu saçma sapan anıyı aşamıyorum.
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
ne demek mandalinalar portakalların çocuğu değil..
devamını gör...
kanzuk
ekşi sözlük bünyesindeki entry adındaki tanımların başka bir sitede kopyalandığını tespit ettiğinde sitesindeki eser sahibi statüsünü kullanarak telif hakkı ihlali gerekçesiyle dava açan kişinin ekşi sözlük'teki takma adı.
devamını gör...
amazonlar
karadeniz kıyısı yakınlarında, themiskyra'da (bkz: terme) yaşadıkları düşünülen ve sadece kadın savaşçılardan oluşan ulus.
amazon kadınlarının erkeklerden nefret ettiği söylemlerinin altında yatan birkaç sebepten bir tanesi de, amazon kadınlarının köle olarak kullandıkları erkeklerin, anadolu'da zeus adında erkek bir tanrı çıkmasını duymaları ve bu tanrının erkek olmasından kaynaklı övünmeleri sonucunda, buna çok kızan amazon kadınları; bu böbürlenme karşısında tüm erkek köleleri öldürmüş, cinsel organlarını kesmiş ve ana tanrıçaya sunmuşlardır. o günden sonra ülkelerine erkek girişini yasaklamışlardır.
bu savaşçı ruhlu kadınlar ok ve yay kullanıyordu. bunları rahat kullanabilmek ve hızlı ok atabilmek için, sağ memelerini dağlıyorlardı. uluslarında hiç erkek barındırmadıklarından dolayı amazon kadınları, aralarında en iyi savaşan kadınlar arasından hamile kalacak olan kadınları seçiyorlar ve komşu kabileye uğurluyorlardı. 2 ay boyunca burada kalan kadın, hamile kaldıktan sonra kabilesine geri dönüyordu. kız çocuk doğuran kadınlar; kendileri gibi savaşçı kadınlar yetiştiriyordu. erkek çocuk doğduğu takdirde, doğan çocuk babasına teslim ediliyor ve kadın tarafından bir daha asla görülmüyordu.
sonuç olarak, enteresan bir yaşam süren bu kadınlar günümüzde hala sıkça anılmaktadır. 'amazon gibi kadın' deyişini günümüzde kullanmamıza sebep olan kadınlar, bu kadınlardır.
amazon kadınlarının erkeklerden nefret ettiği söylemlerinin altında yatan birkaç sebepten bir tanesi de, amazon kadınlarının köle olarak kullandıkları erkeklerin, anadolu'da zeus adında erkek bir tanrı çıkmasını duymaları ve bu tanrının erkek olmasından kaynaklı övünmeleri sonucunda, buna çok kızan amazon kadınları; bu böbürlenme karşısında tüm erkek köleleri öldürmüş, cinsel organlarını kesmiş ve ana tanrıçaya sunmuşlardır. o günden sonra ülkelerine erkek girişini yasaklamışlardır.
bu savaşçı ruhlu kadınlar ok ve yay kullanıyordu. bunları rahat kullanabilmek ve hızlı ok atabilmek için, sağ memelerini dağlıyorlardı. uluslarında hiç erkek barındırmadıklarından dolayı amazon kadınları, aralarında en iyi savaşan kadınlar arasından hamile kalacak olan kadınları seçiyorlar ve komşu kabileye uğurluyorlardı. 2 ay boyunca burada kalan kadın, hamile kaldıktan sonra kabilesine geri dönüyordu. kız çocuk doğuran kadınlar; kendileri gibi savaşçı kadınlar yetiştiriyordu. erkek çocuk doğduğu takdirde, doğan çocuk babasına teslim ediliyor ve kadın tarafından bir daha asla görülmüyordu.
sonuç olarak, enteresan bir yaşam süren bu kadınlar günümüzde hala sıkça anılmaktadır. 'amazon gibi kadın' deyişini günümüzde kullanmamıza sebep olan kadınlar, bu kadınlardır.
devamını gör...
afedersiniz yerine pardon diyen insan
dil milliyetçiliği yapmayacağım. yapanlar için de üzgünüm ama dünyanın evrildiği noktaya bakarsak farklı dillerden etkileşim kaçınılmaz olmuştur. bilgi ve iletişim çağındayız ve bu durum dili de etkileyecektir. ayrıca onu söyleyecek insanlığa sahip olsun da sorry dese dahil benim için problem yoktur.
devamını gör...
evernevergreen
kitap kurdu olan, paylaştığı bilgilerle beni mest eden yazardır. ayrıca çok saygılı ve kibar bir şekilde kendini ifade eder. açtığı kitap başlıklarını sıklıkla takip ediyorum, paylaştığı kitapların tanımını yazarken akıcı bir dille yazdığı için kendisine müteşekkirim. iyi ki varsın, takibindeyiim şirin mi şirin sevgili yazar!!
devamını gör...
tele1
her sabah can ataklı'yı dinlemeden güne başlayamam.
sabah duşundan daha soğuktur.
sabah kahvesinden çok daha serttir.
özellikle abdülkadir selvi ve ahmet hakan gibi omurgasız kalemlerin yazılarına yaptığı yorumlar tadından yenmez.
tele 1'in akşam yayınlanan siyasi programları yorucu ve yıpratıcıdır, iç karartır.
yandaş medyadan temsilci çağırmadıkları için çok sıkıcı olmasının yanında hiç komik olmuyor.
sabah duşundan daha soğuktur.
sabah kahvesinden çok daha serttir.
özellikle abdülkadir selvi ve ahmet hakan gibi omurgasız kalemlerin yazılarına yaptığı yorumlar tadından yenmez.
tele 1'in akşam yayınlanan siyasi programları yorucu ve yıpratıcıdır, iç karartır.
yandaş medyadan temsilci çağırmadıkları için çok sıkıcı olmasının yanında hiç komik olmuyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sosyal hayatları
sosyal hayatı olan yallah başka sözlüklere biz burda asosyal koalalarız.
devamını gör...
felsefe
şüpheden doğan düşünce.
devamını gör...
yazarların yazar engelleme kriterleri
saygısızlık ve terbiyesizlik yapanlar sadece.
devamını gör...
