burak özçivit
mutlu aile hayatı ile dikkatimi çeken, yakışıklı, güzel bir eşe ve tüm bebekler gibi dünya güzeli bir bebeğe sahip olan, son oynadığı kuruluş osman dizisinde ki rolünden önce çalıkuşu ve kara sevda dizilerinde de çok beğendiğim türk erkek oyuncu.
devamını gör...
merhamet
bryan stevenson'ın gerçek hayattaki mahkûmları anlattığı kitabıdır. her şey 1989 yılında avukat bryan'ın, ağır ceza almış, müebbet hapis cezası yemiş, haksız yere hapise atılmış, çocuk suçlular ve adil yargılanma hakkı elinden alınmış mahkûmları savunmak amacıyla; eji (eşit adalet insiyatifi) isminde kâr amacı gütmeyen kuruluşu kurmasıyla başlamıştır. bu kuruluşu kurmaya stajyerliğinde baktığı bir davayla karar veren bryan; kendisini en çok etkileyen davaları merhamet adlı kitabında anlatmıştır.
kendisi de bir siyahi olan bryan, o zamanlarda yaşanan ırkçılığın da fazla olmasından dolayı genelde siyahi mahkûmlara yardım etmiştir. ama eji her ırktan ve cinsiyetten insanlara yardım etmektedir.
bryan'ı en çok yoran davası haksız yere hüküm giyen walter mcmillian'ın davasıdır. hem bryan'ın kariyerine yeni başlamasından dolayı, hem de walter'ın dosyasında ki delil eksikliklerinden dolayı bryan idam cezasını, müebbet hapis cezasına çevirmek için çok çabalamıştır. tabi bunda walter'ın siyahi olmasınında büyük payı vardır. çünkü o dönemdeki ırkçılıktan dolayı, siyahi mahkûmların davasında sonuç değişikliği görülmüş şey değildir. ama bryan'ın da pes etmeye niyeti yoktur. kitap çoğunlukla walter üzerinde dönse de başka davalara da yer verilmektedir.
bir çocuk mahkûmun davasını okurken iş yerindeydim ve çocuk öyle bir söz söyledi ki ben göz yaşlarımı tutamadım.
kitapta yapılan her şey tüm gerçekleğiyle gözler önüne serildiği için bir çırpıda okuyabilirsiniz. çok fazla terimsel kelime kullanılmadığı için anlaması da gayet kolay. ayrıca kitabı okurken sizde temyiz sonuçlarını heyecanla bekliyor, 'acaba ne oldu?' diye merak ederek, kendinizi sayfaları çevirirken buluyorsunuz. gerçek hayat hikayelerini seviyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
son olarak kitabın son sayfasında eji'nin internet adresi bulunmakta. insanlara yardım eden bu kuruluşun hâlâ devam etmesi de mutluluk verici. ben bu tanımı yazarken, belki eji şu anda bir mahkûma yardım ediyordur. sizce de merhamet en güzel duygu değil mi?
kendisi de bir siyahi olan bryan, o zamanlarda yaşanan ırkçılığın da fazla olmasından dolayı genelde siyahi mahkûmlara yardım etmiştir. ama eji her ırktan ve cinsiyetten insanlara yardım etmektedir.
bryan'ı en çok yoran davası haksız yere hüküm giyen walter mcmillian'ın davasıdır. hem bryan'ın kariyerine yeni başlamasından dolayı, hem de walter'ın dosyasında ki delil eksikliklerinden dolayı bryan idam cezasını, müebbet hapis cezasına çevirmek için çok çabalamıştır. tabi bunda walter'ın siyahi olmasınında büyük payı vardır. çünkü o dönemdeki ırkçılıktan dolayı, siyahi mahkûmların davasında sonuç değişikliği görülmüş şey değildir. ama bryan'ın da pes etmeye niyeti yoktur. kitap çoğunlukla walter üzerinde dönse de başka davalara da yer verilmektedir.
bir çocuk mahkûmun davasını okurken iş yerindeydim ve çocuk öyle bir söz söyledi ki ben göz yaşlarımı tutamadım.
kitapta yapılan her şey tüm gerçekleğiyle gözler önüne serildiği için bir çırpıda okuyabilirsiniz. çok fazla terimsel kelime kullanılmadığı için anlaması da gayet kolay. ayrıca kitabı okurken sizde temyiz sonuçlarını heyecanla bekliyor, 'acaba ne oldu?' diye merak ederek, kendinizi sayfaları çevirirken buluyorsunuz. gerçek hayat hikayelerini seviyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
son olarak kitabın son sayfasında eji'nin internet adresi bulunmakta. insanlara yardım eden bu kuruluşun hâlâ devam etmesi de mutluluk verici. ben bu tanımı yazarken, belki eji şu anda bir mahkûma yardım ediyordur. sizce de merhamet en güzel duygu değil mi?
devamını gör...
nutuk’u yasaklamak
fikirlere kurşun işlemez derler. atam idealist ve hayallerinin çoğunu gerçekleştirmiş bir liderdi. yetmez koçlar yetmez. sizin gücünüz atama yetmez.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içimde bir gram bile vicdan kalmadı fakat son bir sevgi tohumu kaldı ve o tohumu yeşillendirip eski iyi halimi yakalamaya çalışıyorum. gücüm de kalmadı pek. her gün kendime yalvarıyorum o tohumu kurutma diye ama bu yeşerme için de yine başka bir şeyi bekliyorum. son bir çabam, umudum kaldı. o da olmazsa asla eskisi gibi olamayacağımdan korkuyorum.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
gülmek ya da ağlamak fark etmez. hayatta hiç bir şey sonsuza dek sürmez.
devamını gör...
django unchained
bir quentin tarantino filmidir. benim için efsane bir filmdir. çok lezzetli çok keyifli bir film yapmış tarantino abi. tabi en iyi filmi değil ama tarantino kalitesinde bir film.
konu olarak bir köle beyefendinin manitasını aramasını anlatıyor. manitasını kaçırıp çalıştırıyorlar ve karakterimiz manitasını kurtarmaya çalışıyor.
özellikle bu filmde kullanılan müzikler bir başkadır gerçekten inanılmaz uyumlu ve inanılmaz güzel müzikler seçmiş tarantino.
kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
şimdi filmden aklımda kalan güzel kısımları spoilerli şekilde yazayım.
öncelikle sen manyak mısın biarder bir insan kendi filminde kendini niye patlatır adam havaya uçtu lan.
doktor abi kazıklandığı için gururundan di caprionun elini sıkmıyor ya orada ayakta alkışladım.
di caprionun alexandar dumasın zenci olduğunu öğrendiğinde ki yüz ifadesi efsaneydi.
ayrıca filmde tarantinonun bütün ırkçılara bol bol geçirmesi çok güzeldi.
konu olarak bir köle beyefendinin manitasını aramasını anlatıyor. manitasını kaçırıp çalıştırıyorlar ve karakterimiz manitasını kurtarmaya çalışıyor.
özellikle bu filmde kullanılan müzikler bir başkadır gerçekten inanılmaz uyumlu ve inanılmaz güzel müzikler seçmiş tarantino.
kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
şimdi filmden aklımda kalan güzel kısımları spoilerli şekilde yazayım.
öncelikle sen manyak mısın biarder bir insan kendi filminde kendini niye patlatır adam havaya uçtu lan.
doktor abi kazıklandığı için gururundan di caprionun elini sıkmıyor ya orada ayakta alkışladım.
di caprionun alexandar dumasın zenci olduğunu öğrendiğinde ki yüz ifadesi efsaneydi.
ayrıca filmde tarantinonun bütün ırkçılara bol bol geçirmesi çok güzeldi.
devamını gör...
y kușağından z kușağına tavsiyeler
sizi suçlayanlara aldırış etmeyin sizler yarının umudusunuz.
edit: başlığı açan uçmuş.
edit: başlığı açan uçmuş.
devamını gör...
2023'te atatürk sözleşmesi bitecek benzin çıkaracağız
bir sokak röportajında akpli vatandaşın muhteşem müjdesi. gençler cevabı iyi vermiş doğrusu. sonra çomar deyince kızıyorlar.
mobile.twitter.com/mineozbe...
mobile.twitter.com/mineozbe...
devamını gör...
radyo yayınlarının tanıtımında yapılan çifte standart
sözlükte çifte standart olduğu fikrine katılıyorum ancak bu çifte standardın yönetim tarafından getirildiği fikrine katılmıyorum. sevgili uykusuzkahvenin yayında söylediği bir şey vardı "bizler radyo için dışarıdan profesyonel hizmet almadık. teknik kadro kurmadık. her şeyi amatör ruhla kendi içimizde yapmaya çalışıyoruz."
bu güne kadar yayın yapan arkadaşlarının bir tekinin bile radyo sektöründe en ufak bir şansı yok. bu da bir sır değil. ancak sözlük radyosunda aranan da zaten profesyonel işler yapanları maaşla radyoya getirmek değil. kendi aramızda kendi yağımızla kendi helvamızı kavurmak. kimin sektör stardartında program hazırladığı değil yani mesele. kimin elini taşın altına koyduğu ve çekmediği.
daha önce sözlük yazarlığı geçmişi olan birisinin, yeni sözlük yazarlığına başlamış birisini tenkit etmesi anlaşılabilir, çünkü ortada keşfedilmiş bir bağdat zaten var. işin doğrusu biliniyor. ancak sözlük radyosu işi öyle değil. görev alanlar daha önce radyoculuk yapmamışlar. kervanı yolda düzüyorlar. bağdatı keşfetmek zorundalar. hata yapmak ve hatalardan doğruyu bulmak zorundalar.
hataları olacak, değişklikler olacak. bir şeyler denenecek. bu yayın esnasında ses kesilmesi de olabilir teknik hata olarak. o zaman da "yayında sansür var" mı denilecek? elbette bazı şeyleri deneme yanılma ile bulmak zorundalar. önceden başlıklar sabitlenmiyordu evet ancak önceden radyonun kendine ait bir kategorisi de yoktu. deneniyor bir şeyler. sözlük gelişiyor, radyo gelişiyor. sözlük ilk kaydolduğumuz günki gibi mi? bir şeyi yapıp sonra vazgeçtiler. "yazarlara iltimas" diye ortaya mı atlandı. sözlükte bir ara moderasyon tek çatı altında toplandı. sonra işlevselliği azalttığı görüldü ve eski haline döndü. bbu bir deneme yanılmaydı ve gayet olağandı. kimse komplo teorileri üretmedi o konuda. ve belki de ileride yine o sisteme dönülecek.
eğri oturup doğru konuşalım. sek'in programı istenen etkiyi uyandırmadıysa bunun sorumlusu yönetim değil. kimse farklı bir kulp bulmaya çalışmasın. radyo işi sözlük gibi bireysel bir iş değildir. ekip işidir. radyonun amacı da sözlükte polemik oluşturmak değil sözlüğü bir adım daha ileri taşımaktır.
bu gibi ithamlar zedelenen kişisel egoyu tamir adına ancak radyoya ve dolayısı ile sözlüğe zarar verme pahasınadır.
ne uykusuzkahvenin ne de yoldaşın reklam derdi olmayan, reyting kaygısı taşımayan, daha fazla yazarın katılımcı olması için uğraşılan bir radyoda yazar kayıracağını söyleyemez. söyleyen için bir üst paragraf geçerlidir.
support süresini aşmıştır, diğerleri aştırılmamıştır. deneme yanılmadır. bir başlık sabitlenmiştir sonra sabitlenme işi bırakılmıştır. deneme yanılmadır. eğer ki supoort tekrar süresini aşarsa ya da tekrar bir başka yayın başlığı sabitlenirse yani eğer bir uygulama değişikliği bir seferden fazla gerçekleşirse haklılığı tartışılır. o zamana kadar kendi egonuz için kime neye zarar verdiğinizi umursamadığınız düşünürüm.
hepiniz aklı başında yaşını almış sayılacak bireylersiniz. tamam kendinizde haklı olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. ancak bu haklı olduğunuzu düşünmek sonucu giriştiğiniz eylem hak almak için olmalıdır, zarar vermek için değil. sizin yaptığınız ise aramadığınız hakkınız için karşıya zarar verme çabası olarak adlandırılır.
özetle : birden fazla tekrarlanmayan, uygulamadaki değişiklikler, işin doğrusunu bulmaya çalışırken ki deneme yanılmadır. birden fazla tekrarlanmayan değişiklikleri kişisel algılayıp şato önüne yığılmayın. elinizdeki meşaleleri kenara koyup cadı avını bırakın.
bu güne kadar yayın yapan arkadaşlarının bir tekinin bile radyo sektöründe en ufak bir şansı yok. bu da bir sır değil. ancak sözlük radyosunda aranan da zaten profesyonel işler yapanları maaşla radyoya getirmek değil. kendi aramızda kendi yağımızla kendi helvamızı kavurmak. kimin sektör stardartında program hazırladığı değil yani mesele. kimin elini taşın altına koyduğu ve çekmediği.
daha önce sözlük yazarlığı geçmişi olan birisinin, yeni sözlük yazarlığına başlamış birisini tenkit etmesi anlaşılabilir, çünkü ortada keşfedilmiş bir bağdat zaten var. işin doğrusu biliniyor. ancak sözlük radyosu işi öyle değil. görev alanlar daha önce radyoculuk yapmamışlar. kervanı yolda düzüyorlar. bağdatı keşfetmek zorundalar. hata yapmak ve hatalardan doğruyu bulmak zorundalar.
hataları olacak, değişklikler olacak. bir şeyler denenecek. bu yayın esnasında ses kesilmesi de olabilir teknik hata olarak. o zaman da "yayında sansür var" mı denilecek? elbette bazı şeyleri deneme yanılma ile bulmak zorundalar. önceden başlıklar sabitlenmiyordu evet ancak önceden radyonun kendine ait bir kategorisi de yoktu. deneniyor bir şeyler. sözlük gelişiyor, radyo gelişiyor. sözlük ilk kaydolduğumuz günki gibi mi? bir şeyi yapıp sonra vazgeçtiler. "yazarlara iltimas" diye ortaya mı atlandı. sözlükte bir ara moderasyon tek çatı altında toplandı. sonra işlevselliği azalttığı görüldü ve eski haline döndü. bbu bir deneme yanılmaydı ve gayet olağandı. kimse komplo teorileri üretmedi o konuda. ve belki de ileride yine o sisteme dönülecek.
eğri oturup doğru konuşalım. sek'in programı istenen etkiyi uyandırmadıysa bunun sorumlusu yönetim değil. kimse farklı bir kulp bulmaya çalışmasın. radyo işi sözlük gibi bireysel bir iş değildir. ekip işidir. radyonun amacı da sözlükte polemik oluşturmak değil sözlüğü bir adım daha ileri taşımaktır.
bu gibi ithamlar zedelenen kişisel egoyu tamir adına ancak radyoya ve dolayısı ile sözlüğe zarar verme pahasınadır.
ne uykusuzkahvenin ne de yoldaşın reklam derdi olmayan, reyting kaygısı taşımayan, daha fazla yazarın katılımcı olması için uğraşılan bir radyoda yazar kayıracağını söyleyemez. söyleyen için bir üst paragraf geçerlidir.
support süresini aşmıştır, diğerleri aştırılmamıştır. deneme yanılmadır. bir başlık sabitlenmiştir sonra sabitlenme işi bırakılmıştır. deneme yanılmadır. eğer ki supoort tekrar süresini aşarsa ya da tekrar bir başka yayın başlığı sabitlenirse yani eğer bir uygulama değişikliği bir seferden fazla gerçekleşirse haklılığı tartışılır. o zamana kadar kendi egonuz için kime neye zarar verdiğinizi umursamadığınız düşünürüm.
hepiniz aklı başında yaşını almış sayılacak bireylersiniz. tamam kendinizde haklı olduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. ancak bu haklı olduğunuzu düşünmek sonucu giriştiğiniz eylem hak almak için olmalıdır, zarar vermek için değil. sizin yaptığınız ise aramadığınız hakkınız için karşıya zarar verme çabası olarak adlandırılır.
özetle : birden fazla tekrarlanmayan, uygulamadaki değişiklikler, işin doğrusunu bulmaya çalışırken ki deneme yanılmadır. birden fazla tekrarlanmayan değişiklikleri kişisel algılayıp şato önüne yığılmayın. elinizdeki meşaleleri kenara koyup cadı avını bırakın.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
barfii
edit: başlığı görünce bu filmi yazacaktım aa biri yazmış beğeneyim dedim ben yazmışım
edit: başlığı görünce bu filmi yazacaktım aa biri yazmış beğeneyim dedim ben yazmışım
devamını gör...
rus edebiyatı klişeleri
en ufak bir olay olduğunda hemen tüm şehre koşup abartılı bir şekilde anlatan kokoş karılar, yiyecek ekmeği dahi olmayan açlıktan nefesi kokan insanların bile evlerinde hizmetçi olması, brezilyalı futbolcu gibi uzun isimler. -zaten yabancı ismi ezberlemek zor. bir de bunların uzun adlarının başına makamları eklenince anlayana kadar yüz elli sayfa geçiyor.-
not: kitapkurdu değilim. rus edebiyatından birkaç kitap okumuşumdur.
not: kitapkurdu değilim. rus edebiyatından birkaç kitap okumuşumdur.
devamını gör...
şeytan olsaydınız yapacağınız şeyler
bazı insanlardan kötülük 101 dersi alırdım sanırım, papucumu ters giydirdiklerine göre öğrenecek çok şey var.
devamını gör...
yunan alfabesi
çocukluğumdan beri kiril okuyabildiğim için lise yıllarımdayken elime fono yayınlarının yunanca sözlüğünü almamla yarım saat içerisinde okumayı söktüğüm alfabedir. ama dili bilmeyip sadece okumanın hiçbir esprisi yok.
(bkz: okuyabiliyorum ama bilmiyorum)
ama şöyle güzel bir tarafı da olmuştu. 2012 yılında amasya müzesini gezerken rehberimiz ''yunanca olduğunu'' iddia ettiği lahitlerin önüne geçip ''işte bu zeus'un, bu afrodit'in'' gibisinden poz kesiyordu. ben de lahitlerin üzerindeki yazıtlara şöyle bir göz gezdirdim, hiç afrodit mafrodit değil yani. bildiğin maşallah, allah filan yazıyor. sonra daha dikkatli bakınca, adının daha sonrasında karamanlıca olduğunu öğreneceğim, türkçe ile yazılmış olduğunu fark ettim. sonrasında da ''sen kimi yiyon, burada türkçe yazıyor. al bak burada maşallah yazıyor, şurada şu yazıyor'' gibisinden adamı herkesin ortasında rezil kepaze etmiştim. şu alfabeyi bilmesek mezar taşlarını zeus diye yutturacaktı.
(bkz: dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz)
(bkz: okuyabiliyorum ama bilmiyorum)
ama şöyle güzel bir tarafı da olmuştu. 2012 yılında amasya müzesini gezerken rehberimiz ''yunanca olduğunu'' iddia ettiği lahitlerin önüne geçip ''işte bu zeus'un, bu afrodit'in'' gibisinden poz kesiyordu. ben de lahitlerin üzerindeki yazıtlara şöyle bir göz gezdirdim, hiç afrodit mafrodit değil yani. bildiğin maşallah, allah filan yazıyor. sonra daha dikkatli bakınca, adının daha sonrasında karamanlıca olduğunu öğreneceğim, türkçe ile yazılmış olduğunu fark ettim. sonrasında da ''sen kimi yiyon, burada türkçe yazıyor. al bak burada maşallah yazıyor, şurada şu yazıyor'' gibisinden adamı herkesin ortasında rezil kepaze etmiştim. şu alfabeyi bilmesek mezar taşlarını zeus diye yutturacaktı.
(bkz: dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz)
devamını gör...
hapşırınca çok yaşa yerine yerhakemüllah denmesini isteyen tip
ablamdır. ilahiyat okuyor. düne kadar bilmiyordu şimdi çok yaşa demeye korkuyorum.
devamını gör...
kölelik
para sahibi kimseler önceleri yaşına, fiziki gücüne, cinsiyetine ve kabiliyetine göre bir köleye ömürlük ücret öder ve kendi adına çalışmasını sağlardı. kanunen kölenin yaptığı her işten efendisi sorumluyken köleye ceza verme konusunda da tek söz sahibi efendisiydi. yeme içme barınma temizlenme gibi ihtiyaçları da efendisine aitti. bu durum insanlık suçu olarak adlandırıldı ve tüm dünyada yasaklandı.
her hareketinden sorumlu olmayacak, hayatta kalması için yatırım yapması gerekmeyecek, disipline etmek için uğraşmayacak ve topluca bir ödeme yapıp çalışıp çalışmayacağı riskini almayan bir efendi için köleliğin kalkması da bir yerde iyi bir şey. sonuçta ödediği ücret dışında pek çok avantajı var ve ödenen ücrette tek seferde olmadığından o yönden de karda.
bu yönden baktığımızda ben köleliğin kaldırılmasının köleler adına yapılmış en büyük kandırmaca olduğunu düşünüyorum. bir gün efendi olurum hayali ile özgürlüğü kabul eden bu insanların pek çoğu günümüzde insani şartların da altında çalışmayı kabul ediyor. zaten mal sahibi için değişen bir şey olmadığından kimse köleliğin kaldırılmasına ses etmedi. unutmayın bir şey yapıldığında size ''hakkı savunulan'' bir grup gösteriliyorsa bilin ki o grup daha da sömürülecektir.
her hareketinden sorumlu olmayacak, hayatta kalması için yatırım yapması gerekmeyecek, disipline etmek için uğraşmayacak ve topluca bir ödeme yapıp çalışıp çalışmayacağı riskini almayan bir efendi için köleliğin kalkması da bir yerde iyi bir şey. sonuçta ödediği ücret dışında pek çok avantajı var ve ödenen ücrette tek seferde olmadığından o yönden de karda.
bu yönden baktığımızda ben köleliğin kaldırılmasının köleler adına yapılmış en büyük kandırmaca olduğunu düşünüyorum. bir gün efendi olurum hayali ile özgürlüğü kabul eden bu insanların pek çoğu günümüzde insani şartların da altında çalışmayı kabul ediyor. zaten mal sahibi için değişen bir şey olmadığından kimse köleliğin kaldırılmasına ses etmedi. unutmayın bir şey yapıldığında size ''hakkı savunulan'' bir grup gösteriliyorsa bilin ki o grup daha da sömürülecektir.
devamını gör...
çok düşünmek
salıncakta sallanmaya benzeyen eylemdir.
sürekli megulsündür fakat bir ilerleme kaydedememişsindir.
(bkz: kafaya takmak)
sürekli megulsündür fakat bir ilerleme kaydedememişsindir.
(bkz: kafaya takmak)
devamını gör...
instagram kullanmayan yazarlar veri tabanı
kapattım.nicedir ne saçma bir döngü içindeymişim .
devamını gör...


