kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bugün ayrıı bii sıkıcıığğ yaaağ
devamını gör...

yani kendi açımdan bakıyorum dünyada en sevmediğim insan bana en basit bir şeyi hediye etse çok mutlu olurum yüzüm güler sevinirim. bir haftadır uğraşıyorum. yeni yıl kartları, notlar, kırmızı yeşil zarflar ( en sevdiği renk) kuzey ışıklarını andıran bir kolye buldum bir güzel paket yaptım verdim. yüzü değişmedi. bir tebessüm bile etmedi. hiç bu kadar kendimi değersiz hissetmemiştim
devamını gör...

voca.ro/12SSb5sYnIjd

çok iyi değil ama belki idare eder. herkes şarkı söylemiş bende şiir okumak istedim. hatalar varsa affola.
devamını gör...

küçük kuşları andıran çiçeklere sahip çalı türü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1993 yılında finlandiya’da kurulan melodik death metal grubudur. melodik death metal denilince akla gelen gruplar arasında yer alır. ben de yeri ayrı olan gruplardan çünkü lisede kendilerini sürekli dinleyen biriydim. grup hakkında çok şey yazılır çünkü bazen death metal yaptılar, bazen de thrash metal o da olmadı ekstrem metal bile yaptılar. zaman zaman çizgilerinden koptukları oldu lakin hiçbir zaman kalitelerinden ödün vermediler.

grubun yanılmıyorsam 19 tane albümü var, ben bazılarını şuraya koyayım ki children of bodom hayranlarının maziye gitmesini sağlayayım; are you dead yet?, hate crew deathroll, follow the reaper,blooddrunk, hatebreeder, ı worship chaos gibi gibi. grup hangi kafayla yapmış ki bu albümleri her biri altın değerinde be. etkileyici gitar sololarıyla, muhteşem şekilde atılan brutallerle, rifflerle, geçişlerle, ahenklerle beni her zaman kendilerine hayran bırakan bir grup olmuşlardır.

grubun beyni, yani alexi laiho bir dönem özel hayatıyla gündeme gelen şahane gitarist, söz yazarı ve de vokalisttir. children of bodom’u children of bodom yapan şüphesiz ki alexi’dir. yalnız onu da 2020’nin aralık ayında uyuşturucu ve alkol bağımlısı olması sebebiyle vücudunda oluşan çoklu hastalık yüzünden kaybettik, yani children of bodom beyni olmadan nasıl sürdürecek kariyerini inanın hiç bilemiyorum. erken ölüm oldu alexi’nin ya, bazen aklıma gelir de ciddi anlamda hüzünlenirim. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

doctor who'nun miko'yla imtihanı!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
miko beni doktor mu sanıyo'muş?
devamını gör...

her şey mümkün. bir gün bende giderim belki. *
devamını gör...

gece körlüğü hastalığının halk dilindeki ismi.
genetik ve doğuştan ortaya çıkabilen az görüşe sahip bir göz hastalığı. yani hasta, tam görüş yeteneğine sahip değildir ve renkleri de tam algılayamaz. algıladığı renkler siyah, beyaz, gri tonlarıdır. ilerlediği zaman merkezi görmede kaybın ortaya çıkması riski taşır.
devamını gör...

boga burcu kadının burnunun dibin de biter...
devamını gör...

tam aşk kadınıyım.

not: bir oğlak*
devamını gör...

makine mühendisliği bölümünün en belalı iki dersinden biridir.diğeri için (bkz: akışkanlar mekaniği)

dört tane yasası vardır.sıfırıncı yasa hikayesi nedeniyle ilginçtir.

termodinamiğin sıfırıncı yasası
bilindiği gibi sayma sayıları birden başlamaktadır. buna rağmen, termodinamik yasalarının birden değil de sıfırdan başlamasının sebebi, bu yasanın birinci ve ikinci kanunlarının ortaya konmasından yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra anlaşılabilmesidir.

bu kanun ilk olarak 1931 yılında r. h. fowler tarafından ortaya konmuştur.

bilindiği gibi, yüksek ısılı yerden düşük ısılı yere doğru daima bir geçiş söz konusudur. bu olgudan hareketle, termodinamiğin sıfırıncı yasası, “termal denge” kavramına dayanmaktadır ve şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“iki ayrı cisim bir üçüncü cisimle ısıl dengede ise birbirleriyle de ısıl dengededir.”

bu ifade, temas halinde olan cisimlerin ısı alış verişinde bulunduklarını ve belirli bir süre sonunda da termal dengeye gelerek aynı sıcaklıklara sahip olacaklarını söylemektedir.

termodinamiğin birinci yasası
yoktan enerji üretmek ya da var olan enerjiyi yok etmek için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birinci yasa ortaya çıkmıştır. yapılan deneyler sonucunda, kütle gibi enerjinin de korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. termodinamiğin birinci yasası, şu temel yargı ile ifade edilmektedir:

“enerji var iken yok, yok iken de var edilemez, ancak bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir.”

bu yargı ile enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği bilinerek tüm fiziksel ve kimyasal olaylar için enerji denklikleri yazılır. eğer bir sistem ya da obje enerji kazanırsa bu enerji mutlaka dışardan bir yerden gelmek zorundadır.

giren enerjilerin toplamı=çıkan enerjilerin toplamı
enerji dönüşümü / enerji değişimi= giren enerjilerin toplamı – çıkan enerjilerin toplamı

işin ısıya dönüşümü benjamin thomson (1753-1814) ve james prescott joule (1818-1887) tarafından nicel olarak incelenmiştir. diğer enerji türlerinin tümüyle ısıya dönüştüğünü deneysel olarak gösteren joule, 1840 yılında 1 cal’lik ısının 4,184 j değerindeki işe eşit olduğunu bulmuştur.

birinci yasa içinde iç enerji (u) ve entalpi (h) hal fonksiyonları yer alır. bu değerler ile enerjinin niceliği ortaya koyulur. birinci yasa ile elde edilen verim değerleri ise sistemin termal verimi ifade etmektedir.

birinci kanunu matematiksel olarak kanıtlamak olanaksızdır fakat doğadaki hâl değişimlerinin tümünün birinci kanuna uyduğu bilinir. bu da yeterli bir kanıt olarak sayılabilir.

termodinamiğin ikinci yasası
birinci yasa, enerjinin miktarı ve korunumunu ortaya koyarken ikinci yasa, enerjinin işe dönüşebildiği kısmı yani kalitesini ele almaktadır.

termodinamiğin ikinci yasası, hal değişimlerin herhangi bir yönde değil, belirli bir yönde gerçekleşeceğini söyler. termodinamiğin birinci ve ikinci yasası’nı sağlamayan bir hal değişimi gerçekleşemez.

enerji, daima kendini yok etme eğilimindedir. yani, yüksek potansiyellere ulaşan enerji, kendini daha düşük yoğunluğa sahip başka bir enerji formuna dönüştürme eğilimindedir.

termodinamiğin ikinci yasası, gerçekleşen olayların entropiyi artıracak yönde (enerji miktarının azalması yönünde) gerçekleştiğini ifade etmektedir. doğadaki bütün olaylar ikinci yasaya nedeniyle gerçekleşir.

termodinamiğin ikinci yasası şu temel yargıyı ortaya koymaktadır:

“enerjinin tamamı faydalı işe çevrilemez, bir kısmı sistemin içsel bütünlüğünü korumak için kullanılır.”

ikinci yasaya göre, herhangi bir süreçte bir sistem ve çevresindeki entropi değişimi ya “sıfır” yada “pozitiftir”. yani evrenin entropisi sürekli artma eğilimindedir. bu durumda, ikinci yasaya göre evrendeki hem enerji hem de madde zaman ilerledikçe daha az faydalı iş yapabilir hale gelmektedir.

bir sistemin enerjisi ne kadar fazla ise o kadar fazla iş yapılabilir. bununla birlikte, bir sistemin sahip olduğu enerjinin tümü iş yapmada kullanılamaz; bir kısım enerji sistemin içsel bütünlüğünün korunması için saklanır. bu durumda iş yapabilmede kullanılan enerji genellikle serbest enerji olarak adlandırılır. serbest enerji, bazen ekserji (exergy) olarak da adlandırılır.

termodinamiğin üçüncü yasası
termodinamiğin üçüncü kanunu, mutlak sıfır sıcaklığındaki maddelerin entropisi ile ilgilidir ve esas olarak mükemmel bir kristal maddenin mutlak sıfır sıcaklığındaki (-273c°) entropisinin sıfır olduğunu ifade eder. bu kanunla entropi için başlangıç değer şartları belirlenir.

mutlak sıfır, bir cismin keyfi olarak yakınlaşabileceği, ancak asla erişemeyeceği bir sıcaklıktır. laboratuarda 2.0 x 10-8 k kadar düşük sıcaklıklar elde edildi, ancak mutlak sıfıra ulaşılamadı.

termodinamiğin üçüncü yasası şu temel yargıyı ifade etmektedir:
“bir nesnenin sıcaklığını sonlu sayıda aşamada mutlak sıfıra indirmek olanaksızdır.”

kaynak:
www.enerjiportali.com/termo...
devamını gör...

neden eski bir tanıdık olduğunu ve her zaman da eski tanıdık olarak kalacağını gösteren cümle.
devamını gör...

birden aklımıza bir şarkı geldi. kırk yıl düşünsek aklımıza gelmezdi bu şarkı. sonra dedik ki neden dinlemeyelim ? arabadayiz tabi o an. sarki da sevemedim kara gözlüm şarkısı. youtubedan sevemedim kara gözlüm şarkısını açtık gidiyoruz. az ileri de ışıklar da durduk. ayni şarkı hemen yanimiz da duran arabada da çalıyor. yanımızda duran aracın içindekilerle kısa süreli bakıştık. tesadüfün bu kadarı dedik kendi aramızda. nedense çok güldük o an. sonra korna çalarak selamlastık tabii müzikdaşlarımizla. onlar sağ biz selametle yolumuza devam ettik.
devamını gör...

şırdan. git şurdan !
devamını gör...

#1574151 beni bu tanımdaki ‘mor’ auro ile epey şaşırtmış yazar; çünkü en sevdiğim renktir ve ‘5 kuruş fazla olsun,mor olsun’ düsturuyla hareket ediyorum*.

başlıklarda , nicklere bakmadan okuduğum tanımlarda, beğendiğim tanımların yazarı olarak sıkça karşıma çıkıyor. doğal.. o kadar doğal ki yan yanaymışız gibi hissediyorum okurken. müthiş bir anlatım tarzı var ve inanıyorum ki bu daha icebergin görünen kısmı.

nicki değişse de yine tanırım kendisini*. sevgiler.
devamını gör...

2018 kore yapımı netflix de yayınlanmakta olan romantik dram kategorisinde olan dizi. 16 bölüm. her bölüm yaklaşık 1 saat 20 dk sürüyor. kore dizilerine göre biraz uzun bölümler evet.
başrollerde ise son ye-jin ve jung hae-ini görüyoruz. konu olarak hızlı bi özet geçip, diziyle ilgili bol spoilerli yorumlarıma geçeceğim.
kahve üreticisi bir firmada iç denetçi olarak çalışan yoon jin-ah, romantik ilişkileri hep sorunlu olan, itaatkâr tavırlı biri. en yakın arkadaşı ise, çocukluktan itibaren görüştüğü kyung-seon, onun tam bir destekçisi. aynı kahve üreticisine bağlı bir cafe işletiyor. vee kardeşi seo joon hee, oyun içerikleri üreten bir firmada tasarımcı olarak çalışıyor. yurt dışından dönmesi ile birlikte jin ah ile arasında gelişen romantik ilişkiyi anlatıyor.
özetle dizinin ana konusu bu. böyle baktığımızda biraz düz ve bayat bir hikaye gibi duruyor farkındayım. bende uzun süre netflix listelerinde görüp, konusuna bir türlü ısınamadığım için izlememiştim. fragmanlarında gösterilen bisikletli sahne sayesinde eğlenceli bulup izlemeye karar verdim açıkçası. konu basitçe aşk hikayesi, ama karakterlerin birbirlerine saygılı ve nazik yaklaşımları diziyi izlenir kılan en önemli unsuru.


jin-ah çok akıllı bir karakter değil ayrıca, itaatkâr olması, iş yerinde cinsel tacizi kabullenmesi ne sebebiyet veriyor. annesi ile ilişkisi bu yüzden çokta sağlıklı değil. eski sevgilisi ise, onu hep yanında kolay ve ulaşılabilir görüyor. bütün bunları tabiki jin-ah hayatına seo joon hee yi alması ile görüyoruz. joon hee ise aşırı iyi. bu kadar iyi insanlar gerçekte yok denilecek kadar üstelik. bu anormallikleri öyle de güzel normal göstermişler ki, sıkılıp bayılmadan izleyebiliyorsunuz. ilk 10 bölüm güzel, biraz sorunlu, biraz ilişki içi siddete yer verilerek biraz da şirket içi cinsiyet farklılıkları ve tacizi meşrulaştıran yönetimi konu alıyor. son 6 bölüm
ise içler acısı. kızını alelade bir insan ile evlendiremeyeceğini düşünen bir anne ile aşk hayatında, iş yerindeki taciz vakalarının gündeme gelmesi ise iş hayatında karmaşa başlıyor. mümkün olsa hiç izlemeden son bölümün son 40 dakikasını izlemeye geçerdim ama, arada olanları da merak etmiyor değilsin. buradan anlayacağınız gibi, son mutlu merak etmeyin.

birde dizinin müzikleri gerçekten çok güzel seçilmiş. sakin bir yapım olmasından mütevellit, eğer bu kadar güzel bir soundtrackı olmasa idi, muhtemelen takip edilmesi zor festival filmlerine dönerdi dizi. özellikle stand by your man şarkısının birden fazla versiyonunun dizi içerisinde sahne temposu ve konusuna göre yerleştirilmiş olması, çok sevdiğim şarkıya yeniden vurulmama neden oldu. iyi de oldu.

tavsiye eder miyim kısmına gelirsek, ağır dram sevmeyenler için doğru tercih değil. son 6 bölüm zorluyor gerçekten. sinir oluyorsun olan saçma durumlara. ama romantizmin içinde dram olmadan olur mu? aşkın birazda doğasında bu var diyorsanız, gönül rahatlığı ile izleyin efendim.

şuraya da dizideki sevdiğim şarkının bence en iyi olan versiyonunu bırakıyorum. iyi dinlemeler.

buradan
devamını gör...

arkadaşlarımla kendi aramızda sohbet ederken yaptığımız yorumlar ve tespitler üzerine hep "yine haklı" dedikten sonra "ben artık haklı olmak değil, mutlu olmak istiyorum." demek bir klasik olmuştur, oradan aklıma geldi.
devamını gör...

yaptığı her işte bir hayır olan kimse
devamını gör...

bugünün karikatürü en bir sevdiklerimden sevgili cenk'in arka bahçesi için gelsin.
kendisini iki haftadır yaptığı spontane radyo yayını ile zaten az çok tanımaya başlamışsınızdır zaten ama ben de birkaç küçük şey söylemek istiyorum.
görüp görebileceğiniz en kafa dengi, en eğlenceli insanlardan biridir hepsinden önemlisi çok iyi bir dosttur. konuşurken sıkılmanız mümkün değildir, okurken kör olacağınız harika yazılar yazar ve eğer uslu bir okur olursanız 10000 kelimenin sonunda kendinizi görebilirsiniz.*
"naber kız?" der ve konuşmaya başlar başlamaz keyfinizi yerine getirir. bu karikatürle çok güzel anıları olduğunu biliyorum, o yüzden sana gelsin güzel insan!*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sakarya milli eğitim müdürü, gençlik spor müdürü, sakarya uygulamalı bilimler üniversitesi rektörü ve müftü, ırak kökenli şeyh muhammed hüseyni’yi önce ağırladı. daha sonra , heyet olarak şeyhi istanbul’daki tekkesinde ziyaret ettiler.
olay 2021 yılı nisan ayında kurucu liderinin; “ arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. “ dediği türkiye cumhuriyeti devletimizin sınırları içinde gerçekleşti.
nereden nereye.
bu arada dış güçler mars’ta uçurdukları helikopterin görüntülerini paylaşmakta idi.
selam ve dua ile.
buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim