kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başkasına değer vermek aslında kendimize değer vermekle eşdeğerdir. birini seviyorsan aslında kendin için seviyorsundur ya da başka açıdan bakarsak karşımızdakine gösterdiğimiz sevgi kadar kendimizi seviyoruzdur. kendimizi değersiz hissetmemizin sebebi, kendimize biçtiğimiz düzeydeki değer beklentimizin, karşımızdaki tarafından gerçekleşmediği içindir. diyelim ki aşık olduğunuz biri var ve gerçekten kendisine değer veriyorsunuz. o gittiğinde üzülürsünüz çünkü ona verdiğinizi sandığınız değeri aşık olunan kişi vasıtasıyla kendinize veriyorsunuzdur dolayısıyla sizin kendi varlığınızı besleyen kaynak ortadan kalkmıştır bunun sonucunda da kendinizi kötü hissedersiniz. yeni bir arkadaş seçerken de seçimin altında yatan temel neden "ben, onun değerlerine saygı göstereyim ve onu mutlu edeyim" değil, "o, benim değerlerime saygı göstersin ve mutlu olayım" anlayışıdır. kısacası karşı taraf bende olmasını istediğim değerler ölçütünde değerlidir. daha da kısacası hiç kimse sizin izniniz olmadan size kendinizi değersiz hissettiremez.*
devamını gör...

tabii ki göstermelik, milletin gazını almak için yapılan gözaltıdır, bu kadarla da kalacaktır. bu kadar da eminim çünkü artık memlekette şaşırtacak hiçbir olay olmuyor ve uzun zaman da olmayacaktır. bu pislik zamanında elini kolunu sallaya sallaya ortalıkta dolaşamıyor olsaydı o zaman şaşırırdık işte.
devamını gör...

"ey, iki adımlık yerküre
senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!"

bu cümleyi boydan boya izledi gözlerim,
sonra da dedim ki,
hakkı var.
ne beyhude çabası var ki ömrümüzün,
hala arka bahçesine ektiğimiz çiçekleri suluyoruz gün toprağımıza..

haklıydın sevgili nilgün marmara..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel




‘kuşlar ölünceye kadar iyi bakınız onlara.’
devamını gör...

açık, dürüst iletişim kuran insanlardır. normalde olduğu gibilerdir. bir de gevezedir*. karşılarındakini de kendileri gibi varsayarlar. siz öyle değilseniz devam etmezsiniz. maalesef kandırılmaya da açıktırlar. onlara tavsiyem; somut kişisel bilgilerini paylaşmamalarıdır. onun dışında laflıyoruz işte, büyütecek bir şey yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha kötüsü uyanık olunduğu halde durak kaçırmaktır.
devamını gör...

''pardon ingiltere prens/prensesi siz misiniz? '' dediğim başlık. özür dileriz, insan kendi evinde de rahat kıyafetler giymemeli hatta çıplak gezmelidir. aksini iddia eden dağdan inmiş ayıdır!
(şaka şaka, gül diye.)
devamını gör...

ankara ruhu acıyla dolu fakat bağrında evlatlarını sevgiyle büyüten br şehirdir. spesifik bir özelliğini sayamazsınız belki doğasıyla ilgili. mesela denizi şöyledir, ormanı böyledir diyemezsiniz fakat onun farklı bir havası vardır. soğuktur fakat bir o kadar sıcaktır da, hem seversiniz hem lanet edersiniz.
hem entellektüel kültürü barındırır hem köylünün nasırlı ellerinden çıkma ürünlerini, bilmem kaç dönüm tarlasını saklar içinde.
yani en güzel yani zıtlıkların ahenkli birleşimidir bence.
devamını gör...

she-ra (en sevdiğim çizgi film,pembe kılıç),şeker kız candy,cizgi film kuşağı
90'lar türkçe pop,macaroni şarkısı ve haraketleri
7 numara,çılgın bediş,sıdıka
90'lar da çocuk olmak güzelmiş ya..
devamını gör...

la olum bu adamı nasıl küstürdünüz? vay anasını, şu ciddiyetsiz adamı bile bu hale getirmişler. bu linççilerden harbiden korkulur.
devamını gör...

yaşamı tehdit eden durumlar da aşırı fizyolojik ve bilişsel değişikliklerin birden ortaya çıkması ile kendini gösteren ivegen kaygı panik nöbetidir.
devamını gör...
(tematik)

sümerlerde rahip kral olarak görev yapan kişilere verilen sıfattır.

(bkz: ensi) olarak da bilinirler.
devamını gör...

medeniyet dediğimiz şey o bakma süresini doğru ayarlayabilmektir.

not: bakmamak söz konusu değildir.
devamını gör...

muhtemelen çoğu sevgili yazarlarımız ikisinin yeri başka diyecektir. yurt zamanında yaşanılan o kargaşalar ve gecelere kadar oturup bir oda içerisine 4-6 kişi sığışıp bol kahkahalı zamanları kimse unutamaz gibime geliyor. yüksek sesle odanın içinde konuşanlar, su ısıtıcısını devlet sırrı gibi saklamaya çalışmanın verdiği çaresizlik ve dahası. ev hayatında daha çok ailelerle birlikte geçirilen zamanlar aklıma gelmekte. eğitim öğrenimi bittikten sonra eve geldiğimiz ilk hafta adapte olamamak cok normal tabi. hatta odanızı küçük kardeşe verilmiş olması cok muhtemel. kendinizi o eve ait hissetmezsiniz artık ve iş bulup kendi evinize çıkmak için hayaller kurarsınız.
devamını gör...

ali atay, serkan keskin ve osman sonant üçlüsü tarafından * leyla ile mecnun (dizi)'un 17.bölümünün sonunda bu şarkıdan uyarlanan şarkı.

--- alıntı ---

mahallede takılırdım 9'a kadar,
her şeyi götürürdüm, sakıza kadar.
kafamdan başka yüküm yok, yoktu.
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.

sırtımda hırkamla yaza kadar,
annemle giderdim pazara kadar.
ferdi'den başka gücüm yok, yoktu
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.

o gemi gelmedi limana kadar,
iş arar dururdum sızana kadar (sebep sebep sebep)
ağzımdan çıkanla kulağımın duyduğu yok, yoktu
bu kıza kadar, bu kıza kadar.

kapı kapıyı açardı yetene kadar,
görüntü hep vardı tüpü bitine kadar.
ben böyle bir adam mıydım, mıydım?
kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.

derdimiz vardı, bize kadar.
şimdi oldular, dize kadar.
kıza kadar, dize kadar, bize kadar.

--- alıntı ---
devamını gör...

yakın zamanda babamın başına gelmiş olaydır. başına gelen insanı yorduğu kadar, etrafındakileri de yorar.
teşhisin konulması ile şikayetleri için ilk kez doktora gitmesi arasında iki ay var.
teşhis konulduktan sonra yapılan tedavi planındaki tedaviye uygun olup olmadığını anlamak için yapılacak testlerin tamamlanması 2-4 hafta sürecekmiş. testleri hızlandırmak için bir kamyon para dökülmese * en erken 2 ay diyorlar.
yani bu hastalık hayatınıza girdiği andan itibaren değil, kendini göstermeye başladığı andan tedaviye başlayabildiğiniz ana kadar neredeyse 4 ay geçiyor.
genelde tedaviye başlamadan 1-2 yıl ömür biçilen bir hastanın 4 ayı teşhis ve tedavi yöntemine karar verecek testler ile geçiyor.
4 ayın kısa bir süre olduğunu düşünebilirsiniz, ancak 10 ay önce gittiği check-up ta hiç bir sorun bulunmayan insanın 10 ayın sonra ciğerlerinde gelişmiş ve çoğalmış birden fazla kötü huylu, kalça kemiğine kadar metastaz yapmış kanser teşhisi konulabiliyor. 10 ayda bu kadar çoğalan ve gelişen bir kanserin tedavisine başlayabilmek için 4 ay beklenmesi demek her geçen gün tedavinin başarı şansının düşmesi, hastanın durumunun kötüleşmesi demek.
işin sonunda ameliyata ve radyoterapiye uygun olmayan, akıllı ilaç tedavisine uygun olup olmadığını öğrenmek için gen testi sonuçlarını beklediğim ve moral bozukluğundan hiç bir şey yediremediğim bir adet kanser hastasına sahibim. zaten hayatı boyunca hiç bir şeyden memnun olmamış, tüm hayatını depresif geçirmiş birinin kanser olması böyle oluyor demek ki.
gelip beyfendiyi kendi babası yapmak isteyen varsa lütfen buyurabilir mi? çünkü ben şimdiden çok yoruldum.*

aylar sonrası gelen edit:
henüz sona gelmedik ama yaklaşıyoruz. verilen ilaçlar işe yaramadı, artık her gün gözümün önünde biraz daha ölen ve moral bozukluğundan değil, nefes alamadığı için yemek yiyemeyen bir kanser hastam var.
devamını gör...

listeye beni de ekleyin. zamanı gelsin bakalım
devamını gör...

gökhan türkmen'in buna sessiz kal(a)mayacağını düşündüren şarkı.
devamını gör...

vay vay vay kafalara bak yine aşırı zekadan şaşkına dönmüş durumdayım. sizi bir küçük aydınlatayım.

bu adam yüzde doksan ihtimalle elektrik faturasından yakalandı. hps-600 w ampulle yapıyor bunları 30 tane vardır. o bitkilerin büyümesi için minimum (bak burası önemli minimum 12 saat açık kalması lazım) 600x30x12 günlük elektrik gideri. nerden baksan 3000-4000 tl elektrik faturası gelir. ha birde fan çalışması lazım 20 tanede fan olsa. 40 dairenin elektriğini çekiyorsun. hayırdır demezler mi be abicim size ? avcılarda hangi eve böyle fatura gelir ? boğazda yalı olsan en baba 1500 tl gelir.

normalde narkotiğin böyle bir uygulaması yok. ama biri elbet buradan patlatır. kapıcı patlatır. birisi faturayı görür. yada narkotiğin uzun süre bir başarısı olmaz. hemen bakarlar uygun bir bahaneyle patlatırlar.

bu arada iyi ki yakalanmışsınız siz. o apartmandan o kadar elektrik çekmek mucize. sadece kendinizi değil bütün apartmanı yakmanız an meselesiymiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim