kendini olduğun gibi kabul etmek
yanlış bulduğum eylemdir. eşimize dostumuza kulak vermek lazım belki cidden düzeltmemiz gereken şeyler vardır, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek değil sürekli geliştirmeye yönelik hareket etmemiz gerekmez mi ? kendimizi sevmeyelim demiyorum sevgi hastalığımızın önümüze geçer de iyileşemezsek sıkıntı olur diyorum.
devamını gör...
küfreden kadın
sigarasını yakmışken ilk fırtında otobüs gelmiş olabilir, iddaa’da tek maçtan yatmış olabilir. ya da yemeksepetinden bir türlü joker yakalayamıyor olabilir.
netice itibariyle küfür eden erkekten bir farkı olmayan kadındır. keşke etmesedir çünkü küfür kötüdür. sözlüğümüzde bilem yasaktır.
netice itibariyle küfür eden erkekten bir farkı olmayan kadındır. keşke etmesedir çünkü küfür kötüdür. sözlüğümüzde bilem yasaktır.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
çocukluğum ve o zaman ki çıkarsız ilişkiler.
devamını gör...
insanı olgunlaştıran şeyler
sorumluluk almak.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
bu sene de tatil planlarım suya düşüyor, bi ben düşemiyorum suya. akşam olsun da dinleyip öğrenelim bakalım şambrelle nasıl yüzülüyormuş.
devamını gör...
spontane radyo yayını
çok kimseler bilmez ama aniden alınan kararlar, hesapsızca atılan adımlar, her daim sürprizli sonlara gebedir. kalemi kuvvetli iki yazarın, hitabetinin de kuvvetli olacağı kesin.
spontane radyo yayınının uzun ömürlü olmasını dilerim
canlı yayın yaptığınız için macbook' sahibi olmadığınızı fark ettik, bütün sözlük ahalisi anlık üzgün * )
spontane radyo yayınının uzun ömürlü olmasını dilerim
canlı yayın yaptığınız için macbook' sahibi olmadığınızı fark ettik, bütün sözlük ahalisi anlık üzgün * )
devamını gör...
stephen blumberg
5,3 milyon dolar değerinde 23.600 tane kitabı çaldıktan sonra yakalanan bibliyoman.
[ (bkz: bibliyomani) ]
çocukken, yıkılması kararlaştırılan victoria dönemine ait evlerin kapı kollarını, renkli cam parçalarını falan toplayıp biriktirirmiş blumberg. o dönemin mimarisine olan ilgisi önce o konuyla ilgili kitaplarla tanıştırmış onu. daha sonra da kitapları biriktirmeye, hatta çalmaya başlamış.
90'lı yıllarda tutuklandığında 71 ay ve 200.000 dolar para cezasına çarptırılmış. duruşmanın yapıldığı zamanlarda olaya müdahil olan bir doktor, blumberg'in gençlik dönemlerinde şizofrenik sanrılar gördüğünü ve çok defa hastaneye kaldırıldığını ortaya çıkarmış. biriktirdiği/çaldığı şeyleri, yapılması planlanan yıkımlardan korumak amacıyla çaldığını itiraf etmiş. blumberg, önemli ve nadir eşyalara, sıradan insanların erişmesinin hükümet tarafından engellediğine inanıyormuş ve bu planı boşa çıkarmak için, bu eşyaları "özgürleştirmeye" karar vermiş. yani tüm bu çalma olaylarının arkasında, varlığına inandığı bir komplo teorisi yatmaktaymış.
tutuklandıktan bir süre sonra serbest kalmış ama birkaç sene sonra da antika hırsızlığından yeniden tutuklanmış. bir şekilde yeniden çıkmış ve birkaç yıl sonra da bir evi soyduğu için tekrar tutuklanmış.
***
tutuklanan insanların psikolojik rahatsızlığı olduğu tespit edildiğinde salınmaları ilginç. bir insanı işlediği bir suçtan sonra, durumuna bağlı olarak ya tedavi edersin ya da mahkûm. bırakıp bırakıp başkalarına zarar vermesine sebep olanları da tutuklamak gerek bence.
[ (bkz: bibliyomani) ]
çocukken, yıkılması kararlaştırılan victoria dönemine ait evlerin kapı kollarını, renkli cam parçalarını falan toplayıp biriktirirmiş blumberg. o dönemin mimarisine olan ilgisi önce o konuyla ilgili kitaplarla tanıştırmış onu. daha sonra da kitapları biriktirmeye, hatta çalmaya başlamış.
90'lı yıllarda tutuklandığında 71 ay ve 200.000 dolar para cezasına çarptırılmış. duruşmanın yapıldığı zamanlarda olaya müdahil olan bir doktor, blumberg'in gençlik dönemlerinde şizofrenik sanrılar gördüğünü ve çok defa hastaneye kaldırıldığını ortaya çıkarmış. biriktirdiği/çaldığı şeyleri, yapılması planlanan yıkımlardan korumak amacıyla çaldığını itiraf etmiş. blumberg, önemli ve nadir eşyalara, sıradan insanların erişmesinin hükümet tarafından engellediğine inanıyormuş ve bu planı boşa çıkarmak için, bu eşyaları "özgürleştirmeye" karar vermiş. yani tüm bu çalma olaylarının arkasında, varlığına inandığı bir komplo teorisi yatmaktaymış.
tutuklandıktan bir süre sonra serbest kalmış ama birkaç sene sonra da antika hırsızlığından yeniden tutuklanmış. bir şekilde yeniden çıkmış ve birkaç yıl sonra da bir evi soyduğu için tekrar tutuklanmış.
***
tutuklanan insanların psikolojik rahatsızlığı olduğu tespit edildiğinde salınmaları ilginç. bir insanı işlediği bir suçtan sonra, durumuna bağlı olarak ya tedavi edersin ya da mahkûm. bırakıp bırakıp başkalarına zarar vermesine sebep olanları da tutuklamak gerek bence.
devamını gör...
sözlük yazarlarından alınan ilginç mesajlar
birisi adımı, yaşımı falan sorup "bu fotoğraftaki kız mı bu yaşta?" dedikten sonra "evet" cevabını alınca ana avrat dümdüz sövmüştü. artık kafasında nasıl oturtamadıysa bu bilgileri bir arada bir yere...
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
seni merak ettim.
devamını gör...
terapi yerine geçebilecek şey
doğada vakit geçirmek ve hayvanlarla iletişim kurmak. (özellikle kedilerle :) )
devamını gör...
ne olmak istiyordunuz ve ne oldunuz sorusu
trt arşiv'de denk geldiğim bir sokak röportajı. hayalindeki mesleği yapanlar gururlu bir şekilde cevap verirken, hayalinden başka bir mesleği yapanlar yüzlerinde buruk bir gülümsemeyle cevap vermiş.
devamını gör...
güne iyi başlatan şarkılar
kalk kalk kalk!
günaydın arkadaşlar, kalk dışarda içtima düzenine geç!!
günaydın arkadaşlar, kalk dışarda içtima düzenine geç!!
devamını gör...
van'da iran uyruklu 2 kişinin midesinden metamfetamin çıkması
van'dan izmir'e gitmek için ferit melen havalimanı'na gelen iran uyruklu 2 kişi, polis ekiplerince şüpheyle durduruldu. üst araması sonrası iç muayene için hastaneye sevk edilen 2 kişinin midesinde, 103 kapsül halinde 920 gram metamfetamin tespit edildi.
devamı için
devamını gör...
emin olunan ama kanıtlanamayan şeyler
tel tokaların yer altında dünyaları var ve bizden kaçıp evlerine gidiyorlar.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
yine iyi insanlar iyiliklerini dağıtıyor diyebileceğimiz bir etkinlik. az çok demeden bütçenize uygun yardım yapabilirsiniz. soğuk kış günlerinde minik dostlarımızı unutmak olmaz. haydi hep beraber bu bilinci oluşturalım. sokak hayvanları için kafa kafaya!
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
çok güzel bir kullanıcı adı değil mi sizce de. bu arada milletin kullanıcı adına salça olmaya başladığımı fark ettim. hepsi benim olsa keşke havalarında dolanıyorum ortalıkta, alamadım ama inceden deniyorum.
t: duygulara tercüman yazarın duygulara tercüman kullanıcı adı. keyifli sözlükler ola.
t: duygulara tercüman yazarın duygulara tercüman kullanıcı adı. keyifli sözlükler ola.
devamını gör...
lucifer'ın trollükten ihracı
yasinin ilerlemesinin getirisidir bu. bakmayin oyle trolluk pesinde olduguna, icindeki evlilik ve coluk cocuga karisma hissiyatini anca trollukle bastirmaya calisiyor, lakin her turk erkegi gibi onun da sonu evlilik. o da bugun yarin evlenecek. koltukta kumanda esliginde uyuyakalacak, cizgili pijamalar giyecek, gobek buyutmede esiyle yarisacak, cep telefonuna sehvetli mesajlar yerine alisveris listesi gelecek.* iste bunlar cok yakin, iste bunlar hep biyolojik saat...
devamını gör...
turuncu saçlı kadın
vakti zamanında izmir'in en ünlü kuaförlerinden birine gittim.
koltuğa oturttu adam beni.
dedi ne iş yapıyorsun.
dedim bik bik.
ooofffff dedi sana marjinal bir saç yapalım. böyle dolaşılır mı? sünepe gibi dedi.
zaten öyle dedi ben iyice sinir oldum.
iki buçuk saat sonra bir tarafı fazla kısa bir tarafı fazla uzun turuncu saçlarla çıktım sokağa.
mesele turuncu saçı yaptırdıktan sonra değil. mesele siyah saçlı olup iki hafta sonra diplerden çıkan o saçlarla kepazeye dönmek.
doğal turuncu saçlılara selam olsun.
t: esmer kadınların yapay olarak yeltenmemesi gereken kadın.
koltuğa oturttu adam beni.
dedi ne iş yapıyorsun.
dedim bik bik.
ooofffff dedi sana marjinal bir saç yapalım. böyle dolaşılır mı? sünepe gibi dedi.
zaten öyle dedi ben iyice sinir oldum.
iki buçuk saat sonra bir tarafı fazla kısa bir tarafı fazla uzun turuncu saçlarla çıktım sokağa.
mesele turuncu saçı yaptırdıktan sonra değil. mesele siyah saçlı olup iki hafta sonra diplerden çıkan o saçlarla kepazeye dönmek.
doğal turuncu saçlılara selam olsun.
t: esmer kadınların yapay olarak yeltenmemesi gereken kadın.
devamını gör...
tek yumurta ikizleri
bunların iki çeşidi vardır, birincisi hep aynı kıyafetleri giyenler, ikincisi is kasıtlı olarak hep farklı kıyafetler giyenler.
küççükken bir kitap okumuştum, orada hep aynı kıyafet alınan tek yumurta ikizlerinin birbirlerinin yokluğundan daha çok etkilendiği yönünde bazı saptamalar vardı, bilimsel tarafını bilmiyorum.
küççükken bir kitap okumuştum, orada hep aynı kıyafet alınan tek yumurta ikizlerinin birbirlerinin yokluğundan daha çok etkilendiği yönünde bazı saptamalar vardı, bilimsel tarafını bilmiyorum.
devamını gör...
louis aragon
beni korkunç yalnızlığımın içerisine çekmekte oldukça başarılı fransız, gerçeküstücü şair. *
gerçeği sanki çözmüş, bütün o -safsata olarak adlandırılabilecek- insan duygularının nihai mucididir sanki. beni derinden yaralar, yeni yaralar açar.
her yerinden bıçaklar insanı... ama bir yaz gecesi rüyası kadar da güzeldir. "mutlu aşk yok mudur sahiden?" diye yakarır insan. hüzünle önüne döner ve o cevabı bekler.
cevap gelir: "mutlu aşk yoktur, ölmek sevmekten daha kolaydır."
elsa triolet için şiirler yazar hayatının sonuna değin. aşıktırlar birbirlerine. yakalamışlardır aşkı. aragon onun için şiirler yazar durur. bir gün elsa gözlerini kapar hayata. aragon bu yas havası içerisinde, elsa'nın anısı için- çekmeceleri karıştırır ve bir mektup bulur. mektupta birçok erkek ismi yazılıdır ve şöyle yazar elsa o mektupta: "herkes beni sevsin. bütün erkekler bana hayran olsun istiyorum."
o uzun listedeki isimler muhtemelen elsa'nın birlikte olduğu veya ona aşık olan erkeklerin isimleridir. ayrıca şu konu da aydınlatıcı olabilir: elsa daha erken bir döneminde vladimir vladimiroviç mayakovski'ye aşıktı. fakat mayakovski, elsa'nın kız kardeşi liliya brik için ilan etmiştir aşkını.
mektubu bulduğu andan itibaren aragon şüphe içinde yaşamaya başlar. ölene kadar yücegönüllülükle katlanır (aşkına duyduğu o yüce bağlılıkla) acısına. elsa belki de hiçbir zaman aşık değildi aragon'a ve belki de nemfomani hastasıydı. ne acı! böyle bir acıyla nasıl yaşayabilir insan! hayatı boyunca kandırılmıştı belki de aragon. uğruna yaşadığı elsa ve bakmaya doyamadığı elsa'nın gözleri belki de sahtekarca bakıyordu başından beri.
fakat aragon işte... çok yücegönüllü, çok aşık. * hem onun anısına saygısızlık etmek mi? asla!
öyle derin ki gözlerin içmeye eğilince
yansıdığını gördüm orda tüm güneşlerin
oraya sığınışını bütün ümitsizlerin
öyle derin ki belleğim kayboldu içlerinde.
gerçeği sanki çözmüş, bütün o -safsata olarak adlandırılabilecek- insan duygularının nihai mucididir sanki. beni derinden yaralar, yeni yaralar açar.
her yerinden bıçaklar insanı... ama bir yaz gecesi rüyası kadar da güzeldir. "mutlu aşk yok mudur sahiden?" diye yakarır insan. hüzünle önüne döner ve o cevabı bekler.
cevap gelir: "mutlu aşk yoktur, ölmek sevmekten daha kolaydır."
elsa triolet için şiirler yazar hayatının sonuna değin. aşıktırlar birbirlerine. yakalamışlardır aşkı. aragon onun için şiirler yazar durur. bir gün elsa gözlerini kapar hayata. aragon bu yas havası içerisinde, elsa'nın anısı için- çekmeceleri karıştırır ve bir mektup bulur. mektupta birçok erkek ismi yazılıdır ve şöyle yazar elsa o mektupta: "herkes beni sevsin. bütün erkekler bana hayran olsun istiyorum."
o uzun listedeki isimler muhtemelen elsa'nın birlikte olduğu veya ona aşık olan erkeklerin isimleridir. ayrıca şu konu da aydınlatıcı olabilir: elsa daha erken bir döneminde vladimir vladimiroviç mayakovski'ye aşıktı. fakat mayakovski, elsa'nın kız kardeşi liliya brik için ilan etmiştir aşkını.
mektubu bulduğu andan itibaren aragon şüphe içinde yaşamaya başlar. ölene kadar yücegönüllülükle katlanır (aşkına duyduğu o yüce bağlılıkla) acısına. elsa belki de hiçbir zaman aşık değildi aragon'a ve belki de nemfomani hastasıydı. ne acı! böyle bir acıyla nasıl yaşayabilir insan! hayatı boyunca kandırılmıştı belki de aragon. uğruna yaşadığı elsa ve bakmaya doyamadığı elsa'nın gözleri belki de sahtekarca bakıyordu başından beri.
fakat aragon işte... çok yücegönüllü, çok aşık. * hem onun anısına saygısızlık etmek mi? asla!
öyle derin ki gözlerin içmeye eğilince
yansıdığını gördüm orda tüm güneşlerin
oraya sığınışını bütün ümitsizlerin
öyle derin ki belleğim kayboldu içlerinde.
devamını gör...