abis: deniz veya okyanuslarda güneş ışığının ulaşamadığı en derin nokta. (türkçe)

komorebi: ağaçların ve yaprakların arasından süzülen parlak güneş ışığı (japonca)

sillage: kokunun izi, herhangi biri ortamdan ayrıldıktan sonra ardında bıraktığı koku. (fransızca)
devamını gör...

eger ölum nedenlerinin yapilan adli arastirmalar sonucunda, aşı kaynakli oldugu kesinlesirse, son derece olay yaratacaktir. mrna asilari aslinda derinligi bilinmeyen bir su gibi. dunya capinda kullanilan inaktif aşılardan oldukca farkli bir teknolojiyle uretilmekte. etkileri uzerinde yeterli bir bilgiye sahip olabilmek icin de minimum uc dort senelik etkilerinin gozlemlenmesi gerekir.bu da suan itibariyle mumkun olmadigi icin "denize dusen yilana sarilir" misali, bu asılardan medet ummus bulunmaktayiz...kisacasi bu asilarin cok ciddi etkileri olabilir de, olmaya bilir de...
devamını gör...

bu başlık da güzel bir örnektir.
devamını gör...

türk'ün babası.
devamını gör...

zifiri karanlık lütfen.
hep şu mutluluk hormonu şeysi.
ışık sevmiyor garibim.
sonra da gelsin,
mutluyum
mutlusun
mutlu.
devamını gör...

eğer ben bugün buralara gelebilmiş bir adamsam, annemin o omzumdaki eli sayesindedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde şifa tanrıçasıdır. tıbbın ve sağlığın tanrısı asklepios'un kızıdır.
devamını gör...

ölen yaşlı insanların bir sonraki kışı göremeyecek olmasına rağmen bilmeden hazırlık yapmasıdır çok hüzünlü geliyor bana iç burkuyor.
turşu kuruyor mesela sonra ölüyor . çok hüzünlü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tarihimizin en bıçak sırtı karakterlerinden biri olan midhat paşa 1822 istanbul 1884 taif/ suudi arabistan'da ölmüştür..
tuna ve suriye valiliklerinde gösterdiği planlamacı devlet adamlığı görevlerini sadrazamlığa seçildiğinde tam tersi yönde olumsuz kullanmış bir şahsiyettir.. bunlarla birlikte bir önemli etkisi de 2. abdulhamitin yönetiminde ilk kanun-i esasiyi hazırlayan kurulun başında olmuştur.

çalkantılı geçen hayat hikayesinde valilik görevlerinden sonra 2 sefer geldiği sadrazamlık görevlerinin ikincisinden 93 harbi (bkz: 93 harbi) sonrası azledilmiştir ve sürgüne gönderilmiştir. 1 yıl sürgünde kaldıktan sonra girite dönmesine izin verilen paşa sonrasında suriye valiliğine atanmıştır. burada yine yaptığı başarılı imar işleri sebebiyle payitahtta kendisinin devlet kuracağı söylentisi çıkarılınca önce izmir valiliğine atanmış, 9 ay süren bu görevinden sonra da önce öldürülmeye çalışıldı sonrasında devletin güvence vermesi üzerine istanbulda yıldız mahkemesinde sultan abdulazizi öldürülmesi suçuyla yargılandı ve idama mahkum edildi.

2. abdulhamit cezasını ömür boyu hapis cezasına çevirerek taif kalesine gönderildi. 3 yıl burada sıkı güvenlik önlemleri altında mahkumiyetini yaşayan paşa gardiyanları tarafından boğularak öldürüldü. her ne kadar sarayın direktif verdiği söylense de bununla ilgili kesin bir kanıt hiç bir zaman bulunamamıştır..

mithad paşa tanzimatın reformcu kuşağının önden gelen üyelerinden birisidir. esas tanzimat kadrosu kendisini dışladığı için hayatı genelde istanbul dışında valilik görevleri ile geçmiş ve bu şekilde sükse sağlamış ve itibara kavuşmuştur. hatta 1876'daki krizde kendisinin bir cumhuriyet rejimi tasarladığı iddia edilmiş ve bu iddialar 1908'deki 2. meşrutiyet ve cumhuriyetin ilanı sürecinde kendisine itibar edilmesine sebebiyet vermiştir.

yaptığı tüm bu olumlu işlerine rağmen özellikle rusya'nın kışkırtmaları sebebiyle çıkan ayaklanmalar ve padişahın dahi karşıt görüşte olduğu bir savaşa sırf ingilizlerin yardım edeceğine inanarak imparatorluğu savaşa sürüklemesi osmanlı'nın balkanlar'dan edirne'ye kadar geriye püskürtülmesine sebebiyet verecek olan ricatı başlatmıştır. bu bağlamda balkanlardaki bulgaristan-romanya-sırbistan bölgesinin kaybedilmesinin baş sorumlusu olduğu aşikardır..
kaynak ve detaylı bilgi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nisyan.
devamını gör...

--- alıntı ---

gözler her şeyi göremez, gönül bunun içindir

--- alıntı ---
bazen bir bakışından bazen sarıldığında saçlarını koklamasından , bazen konuşmayıp uzun uzun susuşlarından anlarsınız. bazen de sadece hissedersiniz gönlünüzle, en özeli de o değil midir zaten
devamını gör...

nasıl bir toplumda yaşıyoruz aklım almıyor. ruh hastası dolu her yer.
devamını gör...

arada bir burnunu ovuşturuyor, pudra şekeri alerji yaptı sanırım.
devamını gör...

benimdir bu maalesef ki. manavda kalabalık bir andayken manavcı abi benim poşete uzanıp tartmasın mı? o kadar kişi arasından beni seçti diye gözlerimden kalpler fışkıra fışkıra alışverişimi hep oradan yapıyorum.

e bir de minibüsten yolun ortasında inince şoför aman karşıya dikkatli geç demişti ona da bir vurulmadım değil. bu kadar ilgilendiğini belli etmeseydi keşke. hatalı yerde indirmiştir başı yanmasın diye dikkat et demiştir dedi bizim çocuklar ama ben ikna olmadım. kesin aşık bana.
devamını gör...

yılmaz erdoğan, benim çok sevdiğim ve ara ara açıp izlediğim bir oyunu için bir cümle yazmıştır. bu kitabı okurken zihnimde bu cümle eşlik etti bana kitabın sonuna kadar. “ her suç bir cezadır, her ceza biraz da suç.” cümleyi kelimesi kelimesine hatırlamıyor olabilirim ama yaklaşık olarak böyle bir cümle idi.

bu kitapta okuduğumuz hikayede bir gizli polis arzı endam etmekte ama bize seslendiği yer zamanında suçlu mu suçsuz mu bakılmadan, içinde bulunduğu teşkilatın gizli kanadının insanları içeri tıktıkları yer. o bir itirafçı, belki de değil.

suçunuzun kefareti anlatmaktır. anlatınca suç kavram olarak niteliklerini yitirmese de en azından hafifletici nedenler bulur kendine.

her ülkede polis halkın bir kısmının hayranlığını bir kısmının da nefretini üzerine çeker. bu yazılı olmayan bir kuraldır. yazarın zihninde yarattığı bu ülkede de durum hemen hemen böyle.

düşman gördüğünüz kişiye bir sıç isnat etmek çok kolaydır, eğer güçlüyseniz. bunu da mevcut bütün sistemler de görüyoruz. ama devran döndüğünde kahramanlar suçlu, suçlular kahraman olur.

kitabı okumanızı gerçekten tavsiye ederim.
devamını gör...

bazen yanımda kimse yokken, çocuk kanallarına gidiyorum, tom ve jerry varmı varsa kimse beni tv karşısin dan kaldıramaz.
yaşım mı? kemal'e erdim.
devamını gör...

isteyeceğim o kadar çok şey var ki..hangisini yazsam bilemedim..
devamını gör...

bende her gün yaşamak şiirini bırakayım şuracığa,

ışıklı günlerinde düşün,
memleketini, dostlarını, sevgilini,
onlarla kal, dinlen
bırak kendinden bir şeyler,
bir mağlup akşamın mahzunluğu
silinsin gözlerinden.

bir kavga sonunu unut.
sen maceralar peşinde değil,
umutsuz bir yolculukta değilsin.

yaşamak sadece sevmektir, inan bana.
sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor.
yaşamak suda, toprakta, insanlarda görünerek;
bir zeytin ağacı gibi.
bir zeytin ağacı gibi, ne güzel
denize yakın olacaksın,
uzayan dallarında, yapraklarında ışık
ta derinlerde köklerin.
bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek
yaşamak her gün...

arif damar
devamını gör...

"dostlarım var kışıma renk veren*"
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim