atma ziya
neşeli günler filminde, şener şen'in oynadığı ziya karakterinin sürekli olarak; olmamış olayları yaşamış gibi anlatmasından dolayı filmde yer alan repliktir. halen günümüzde arkadaş muhabbetlerinde kullananlar vardır.
devamını gör...
duygusal erkek
olsa bile olmuyormuş gibi davranması gereken erkektir.
devamını gör...
türk halkı ne zaman ayaklanacak sorunsalı
bu iş birazcık otoritenin halkına ne kadar baskı uygulayıp yaşam standartlarını düşürdüğüyle alakalıdır. ben şahsen pandemi döneminde halkına en az yardım yapan ülkelerden olduğumuz için bir ayaklanma olabileceği kanısındayım bu yıl ya da diğer yıl içerisinde. ama belli de olmaz, türk halkı o kadar sistematik bir biçimde sindirildi ki toplumsal bilinç kayboldu ve korku iktidarı üzerimize bir kara bulut gibi çöktü. ya ayaklanacağız ya daha da yılacağız. süreç gösterecek.
devamını gör...
şair evlenmesi
yks sınavında tanzimat dönemi edebiyatı sorularında hemen hemen her yıl yer alan bir eserdir. akılda tutulması lazımdır.
devamını gör...
fernando pessoa
1888 doğumlu portekizli şair, yazar ve ressamdır. farklı mahlaslarla, farklı kitaplar yazmış, kendine atıflar yapmış bir yazardır.
bazı çarpıcı cümleleri:
"kendi varlığımdan öylesine soyundum ki, bana göre, var olmak giyinmektir."
"hissettiğimi söylemeye çalışıyorum. hissettiğimi kendime söylemeden."
"ben, kendimle kendim arasındaki bu aralığım."
bazı çarpıcı cümleleri:
"kendi varlığımdan öylesine soyundum ki, bana göre, var olmak giyinmektir."
"hissettiğimi söylemeye çalışıyorum. hissettiğimi kendime söylemeden."
"ben, kendimle kendim arasındaki bu aralığım."
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
her şeyi eleştiren gruptan bıkmıştık ve küfürlerden.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın emekçiler,
günaydın dertlerden müzdarip uykusuz gececiler,
günaydın ayyaşlar.
normalde günün puanlamasını en sonda yapardım ama bugün kafadan sıfır vererek başlıyorum.
yine uykusuz, lanet, aksi bir şekilde güne başladım. hatta inanmazsınız iş yerine girerken kafamın içinde cendere çalıyordu.
herkese, herşeye atar gider yapasım var.
çabuk biten bir çarşamba dilerim.

günaydın dertlerden müzdarip uykusuz gececiler,
günaydın ayyaşlar.
normalde günün puanlamasını en sonda yapardım ama bugün kafadan sıfır vererek başlıyorum.
yine uykusuz, lanet, aksi bir şekilde güne başladım. hatta inanmazsınız iş yerine girerken kafamın içinde cendere çalıyordu.
herkese, herşeye atar gider yapasım var.
çabuk biten bir çarşamba dilerim.

devamını gör...
pazar günü erken uyanıp pazartesi yastıktan ayrılamamak
#83452 şu tanımımda az da olsa bahsettiğim durum.
bilimsel olarak sebebi bilincimizin sorumluluklara karşı gösterdiği dirençtir. halk arasında garfield'a döndüm de derler. *
bilimsel olarak sebebi bilincimizin sorumluluklara karşı gösterdiği dirençtir. halk arasında garfield'a döndüm de derler. *
devamını gör...
bir simitte 781 tane susam olması
başlığı görünce açıkçası garipsedim acaba kim uğraşmış da saymış diye ama başlığı açan arkadaşı görünce içim ferahladı.
tanım: simitteki susam sayısını bildiren başlık.
tanım: simitteki susam sayısını bildiren başlık.
devamını gör...
x olarak yatıp y olarak kalkmak
bipolarsan sadece filmlerde yaşanmayacak olandır..
devamını gör...
sık sık aynı oyuncu ile çalışan yönetmenler
demet akbağ-sermiyan midyat.
ikisi birbirini seçiyor sürekli ahahaha.
ikisi birbirini seçiyor sürekli ahahaha.
devamını gör...
kalbim
kalbim,
ölü mevsimler gibisin,
bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi...
ama bitti mevsim,
bir başka yolcu yok sana,
fark etmez gibisin.
kalbim,
demir masanın küfü, örtünün yırtığı,
camın kırığı, patlayan freni hayatımın,
kalbim, anla, bitti mevsim,
bir başka yolcu yok sana. * *
ölü mevsimler gibisin,
bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi...
ama bitti mevsim,
bir başka yolcu yok sana,
fark etmez gibisin.
kalbim,
demir masanın küfü, örtünün yırtığı,
camın kırığı, patlayan freni hayatımın,
kalbim, anla, bitti mevsim,
bir başka yolcu yok sana. * *
devamını gör...
schrödinger denklemi
olasılık dalgalarını ve bu dalgaların dış etkiler tarafından nasıl değiştirildiğini anlamamızı sağlayan, erwin schrödinger tarafından tanımlanmış denklem.
newton' un hareket yasaları önem bakımından klasik fizik için neyse, kuantum sistemlerinin davranışını inceleyen schrödinger denklemi de kuantum mekaniği için odur.
diferansiyel denklemlerin bir çeşidi olan bu eşitlikte bulunan ve adına hamiltonian operatörü ya da hamilton işlemcisi denen faktör, sistemi etkileyen tüm olası etkileşimleri, yani bir anlamda sistemin toplam enerjisini tanımlar. denklem, dinamik bir sistemin gelecekteki olası durumlarının dağılımını verir.
doğada, evrendeki tüm parçacıklarda bulunan bu "olasılıksal" durum, denklemi ilk kez tanımlayan schrödinger başta olmak üzere, birçok fizikçiyi rahatsız etti. hatta schrödinger'in kedisi adlı düşünce deneyi, biraz da schrödinger'in bu rahatsızlığından doğmuş ve deneyi tasarlayan kişi olarak bizzat schrödinger, sonucu oldukça "saçma" olarak yorumlamıştı.
newton' un hareket yasaları önem bakımından klasik fizik için neyse, kuantum sistemlerinin davranışını inceleyen schrödinger denklemi de kuantum mekaniği için odur.
diferansiyel denklemlerin bir çeşidi olan bu eşitlikte bulunan ve adına hamiltonian operatörü ya da hamilton işlemcisi denen faktör, sistemi etkileyen tüm olası etkileşimleri, yani bir anlamda sistemin toplam enerjisini tanımlar. denklem, dinamik bir sistemin gelecekteki olası durumlarının dağılımını verir.
doğada, evrendeki tüm parçacıklarda bulunan bu "olasılıksal" durum, denklemi ilk kez tanımlayan schrödinger başta olmak üzere, birçok fizikçiyi rahatsız etti. hatta schrödinger'in kedisi adlı düşünce deneyi, biraz da schrödinger'in bu rahatsızlığından doğmuş ve deneyi tasarlayan kişi olarak bizzat schrödinger, sonucu oldukça "saçma" olarak yorumlamıştı.
devamını gör...
sosyete mantısı
olsa da yesek dedirten mantıdır. gül böreği adı eskiden daha meşhurdu. son zamanlarda ismi buna evrildi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının nicklerinin anlamı
doğduğum küçük yerleşim yerini yad etmelere doyamamam.
-en organiğinden köylü olduğumu söylemiş miydim?
-söylemiştim di mi?
-ben de öyle tahmin ettim.
-en organiğinden köylü olduğumu söylemiş miydim?
-söylemiştim di mi?
-ben de öyle tahmin ettim.
devamını gör...
kardeş kardeşin ne onduğunu ister ne öldüğünü
annemi anlatmayan atasözü. herkes için iyi düşünür, iyi söyler. başta kardeşleri için tabii. hiç hasetlik, kıskançlık yoktur içinde. hep daha iyi olsun ister kardeşleri. “iyi olurlarsa bir de onları düşünmem.” der.
yalnız kardeşler arası bile durum böyleyse diğer insanların birbirine olan davranışları ve birbiri için düşündükleri normal o zaman.*
yalnız kardeşler arası bile durum böyleyse diğer insanların birbirine olan davranışları ve birbiri için düşündükleri normal o zaman.*
devamını gör...
there will be blood
alkışlar onun için: daniel plainview! i drink your milkshake! i drink it up! everyday! daniel day-lewis, daniel plainview rolünde! *
kusursuzdu oyunculuklar, kusursuz.
there will be blood, günümüze ışık tutan fakat bu ışığın aslında ne kadar da karanlık olduğunu gösteren bir film. bir dram veyahut bir trajedi. din-ideoloji çatışması, kilise-devlet çatışması, yoksulluk-varsıllık, sevgi-nefret, iyilik ve kötülük! baba ve oğul! hakikat bilgisi! her şeyi anlatıyor. o halde teması nedir diye sorulabilir mi? bilemiyorum. fakat insan ruhunu duyumsuyor bu film ile birlikte. çünkü çok gerçek. hayatın kendisi. dokunaklı, nefret edilesice, sevilesice bir şey bu! kan dökülecek, kan!
düşünmek için zaman istiyorum bu tanımı yazmaya... hakkında bir şey söylemeye cesaret de etmek istemiyorum aslında. ama ilk tanımın şerefine, yazacağım yine de.
daniel plainview'da kendimi gördüğümü söyleyeceğim. herkes de bunu söyleyecektir kendi için belki. aslında onun iyi ve kötü bir insan olup olmadığını kim bilebilirdi? içten içe yalnızlığını biliyor ve çabalıyor delirmemek için. ama kötücüllüğü açığa çıkıyor. kim isterdi cinayet işlemek, tek varlığı olan sevdiğini terk etmek? kimse istemezdi. ama kendi çıkarı için yapmak zorundaydı. paul thomas anderson mükemmel bir iş çıkarmış. romanından esinlenilen upton sinclair için de söyleyebiliriz bunu. (bkz: oil!)
filmin müziklerini jonny greenwood yapmıştır. aşağıda alıntılardan sonra birkaçını paylaşacağım. müzik o kadar uygundu, o kadar güzel yedirilmişti ki filmin nasıl geçtiğini anlayamadım. buradan da magnolia (film)'ya selam olsun. alıntıları doğrudan imdb'den paylaşacağım.
henry ve daniel arasında geçen konuşma:
--- alıntı ---
plainview: are you an angry man, henry?
henry brands: about what?
plainview: are you envious? d'you get envious?
henry brands: i don't think so. no.
plainview: i have a competition in me. i want no one else to succeed. i hate most people.
henry brands: that part of me is gone. working and not succeeding- all my, uh... failures has left me, uh... i just don't... care.
plainview: well, if it's in me, it's in you. there are times when i... i look at people and i see nothing worth liking. i want to earn enough money i can get away from everyone.
henry brands: what will you do about your boy?
plainview: i don't know. uhhhh, maybe it'll change. does your sound come back to you? i don't know. maybe no one knows that. a doctor might not know that.
henry brands: where's his mother?
plainview: i don't want to talk about those things. i see the worst in people, henry. i don't need to look past seeing them to get all i need. i've built up my hatreds over the years, little by little. having you here gives me a second breath of life. i can't keep doing this on my own... with these, umm... people.
--- alıntı ---
daniel ve eli. final:
--- alıntı ---
eli sunday: why are you talking about paul?
plainview: i did what your brother couldn't.
eli sunday: don't say this to me.
plainview: i broke you and i beat you. it was paul who told me about you. he's the prophet. he's the smart one. he knew what was there and he found me to take it out of the ground, and you know what the funny thing is? listen... listen... listen... i paid him ten thousand dollars, cash in hand, just like that. he has his own company now. a prosperous little business. three wells producing. five thousand dollars a week.
[eli cries]
plainview: stop crying, you sniveling ass! stop your nonsense. you're just the afterbirth, eli.
eli sunday: no...
plainview: you slithered out of your mother's filth.
eli sunday: no.
plainview: they should have put you in a glass jar on a mantlepiece. where were you when paul was suckling at his mother's teat? where were you? who was nursing you, poor eli? one of bandy's sows? that land has been had. nothing you can do about it. it's gone. it's had.
eli sunday: if you would just take...
plainview: you lose.
eli sunday: ...this lease, daniel...
plainview: drainage! drainage, eli, you boy. drained dry. ı'm so sorry. here, if you have a milkshake, and i have a milkshake, and i have a straw. there it is, that's a straw, you see? watch it. now, my straw reaches acroooooooss the room and starts to drink your milkshake. i... drink... your... milkshake!
[sucking sound]
plainview: i drink it up!
eli sunday: don't bully me, daniel!
[daniel roars and throws eli across the room]
plainview: did you think your song and dance and your superstition would help you, eli? i am the third revelation! i am who the lord has chosen!
--- alıntı ---
prospector's arrive (soundtrack), bazı sahnelerle birlikte:
oil (soundtrack):
kusursuzdu oyunculuklar, kusursuz.
there will be blood, günümüze ışık tutan fakat bu ışığın aslında ne kadar da karanlık olduğunu gösteren bir film. bir dram veyahut bir trajedi. din-ideoloji çatışması, kilise-devlet çatışması, yoksulluk-varsıllık, sevgi-nefret, iyilik ve kötülük! baba ve oğul! hakikat bilgisi! her şeyi anlatıyor. o halde teması nedir diye sorulabilir mi? bilemiyorum. fakat insan ruhunu duyumsuyor bu film ile birlikte. çünkü çok gerçek. hayatın kendisi. dokunaklı, nefret edilesice, sevilesice bir şey bu! kan dökülecek, kan!
düşünmek için zaman istiyorum bu tanımı yazmaya... hakkında bir şey söylemeye cesaret de etmek istemiyorum aslında. ama ilk tanımın şerefine, yazacağım yine de.
daniel plainview'da kendimi gördüğümü söyleyeceğim. herkes de bunu söyleyecektir kendi için belki. aslında onun iyi ve kötü bir insan olup olmadığını kim bilebilirdi? içten içe yalnızlığını biliyor ve çabalıyor delirmemek için. ama kötücüllüğü açığa çıkıyor. kim isterdi cinayet işlemek, tek varlığı olan sevdiğini terk etmek? kimse istemezdi. ama kendi çıkarı için yapmak zorundaydı. paul thomas anderson mükemmel bir iş çıkarmış. romanından esinlenilen upton sinclair için de söyleyebiliriz bunu. (bkz: oil!)
filmin müziklerini jonny greenwood yapmıştır. aşağıda alıntılardan sonra birkaçını paylaşacağım. müzik o kadar uygundu, o kadar güzel yedirilmişti ki filmin nasıl geçtiğini anlayamadım. buradan da magnolia (film)'ya selam olsun. alıntıları doğrudan imdb'den paylaşacağım.
henry ve daniel arasında geçen konuşma:
--- alıntı ---
plainview: are you an angry man, henry?
henry brands: about what?
plainview: are you envious? d'you get envious?
henry brands: i don't think so. no.
plainview: i have a competition in me. i want no one else to succeed. i hate most people.
henry brands: that part of me is gone. working and not succeeding- all my, uh... failures has left me, uh... i just don't... care.
plainview: well, if it's in me, it's in you. there are times when i... i look at people and i see nothing worth liking. i want to earn enough money i can get away from everyone.
henry brands: what will you do about your boy?
plainview: i don't know. uhhhh, maybe it'll change. does your sound come back to you? i don't know. maybe no one knows that. a doctor might not know that.
henry brands: where's his mother?
plainview: i don't want to talk about those things. i see the worst in people, henry. i don't need to look past seeing them to get all i need. i've built up my hatreds over the years, little by little. having you here gives me a second breath of life. i can't keep doing this on my own... with these, umm... people.
--- alıntı ---
daniel ve eli. final:
--- alıntı ---
eli sunday: why are you talking about paul?
plainview: i did what your brother couldn't.
eli sunday: don't say this to me.
plainview: i broke you and i beat you. it was paul who told me about you. he's the prophet. he's the smart one. he knew what was there and he found me to take it out of the ground, and you know what the funny thing is? listen... listen... listen... i paid him ten thousand dollars, cash in hand, just like that. he has his own company now. a prosperous little business. three wells producing. five thousand dollars a week.
[eli cries]
plainview: stop crying, you sniveling ass! stop your nonsense. you're just the afterbirth, eli.
eli sunday: no...
plainview: you slithered out of your mother's filth.
eli sunday: no.
plainview: they should have put you in a glass jar on a mantlepiece. where were you when paul was suckling at his mother's teat? where were you? who was nursing you, poor eli? one of bandy's sows? that land has been had. nothing you can do about it. it's gone. it's had.
eli sunday: if you would just take...
plainview: you lose.
eli sunday: ...this lease, daniel...
plainview: drainage! drainage, eli, you boy. drained dry. ı'm so sorry. here, if you have a milkshake, and i have a milkshake, and i have a straw. there it is, that's a straw, you see? watch it. now, my straw reaches acroooooooss the room and starts to drink your milkshake. i... drink... your... milkshake!
[sucking sound]
plainview: i drink it up!
eli sunday: don't bully me, daniel!
[daniel roars and throws eli across the room]
plainview: did you think your song and dance and your superstition would help you, eli? i am the third revelation! i am who the lord has chosen!
--- alıntı ---
prospector's arrive (soundtrack), bazı sahnelerle birlikte:
oil (soundtrack):
devamını gör...
interaktif sözlükler
ekşi sözlük, itü sözlük, uludağ sözlük, lafmacun sözlük, fokur fokur, otomatik portakal, private sözlük, 3harf sözlük, naçizane sözlük, birebir sözlük, iü sözlük, yıldız sözlük, zamane sözlük, vampircik sözlük, niyetsiz sözlük, anti ekşi sözlük, aaal sözlük, izmir sözlük, bilgi sözlük, net sözlük, sözlük marmara, kirli sözlük, ktü sözlük, homloji com, saü sözlük, deü sözlük, msü sözlük, türkiye sözlük, sözlük erciyes, ydü sözlük, uykusuz sözlük, lügat it türk, zaga sözlük, ezik sözlük, özgür sözlük, aü sözlük, hacettepe sözlük
yukarıdaki liste 2008 - 09 dönemine ait sözlükler listesi. o zamanlar not almıştım. umulmadık ve fazla bilinmedik bir sözlük piyasası varmış. ekşi sözlük, hala birinci ve gün geçtikçe git gide büyüyor. halef selef ihl sözlük ile dünya sözlük daha yoklar. instela o zaman itü sözlük iken ikinci sırada yer alıyor. okuyanlar ve hatırlayanlar vay be, ne sözlükler varmış o zamanlar diyecekler. her üniversitenin sözlüğü varmış neredeyse. sözlük piyasasının tavan yaptığı yıllar. zaten çoğu kalmadı, kepenkleri indirip gittiler.
yukarıdaki liste 2008 - 09 dönemine ait sözlükler listesi. o zamanlar not almıştım. umulmadık ve fazla bilinmedik bir sözlük piyasası varmış. ekşi sözlük, hala birinci ve gün geçtikçe git gide büyüyor. halef selef ihl sözlük ile dünya sözlük daha yoklar. instela o zaman itü sözlük iken ikinci sırada yer alıyor. okuyanlar ve hatırlayanlar vay be, ne sözlükler varmış o zamanlar diyecekler. her üniversitenin sözlüğü varmış neredeyse. sözlük piyasasının tavan yaptığı yıllar. zaten çoğu kalmadı, kepenkleri indirip gittiler.
devamını gör...
