93 harbi
osmanlı imparatorluğunun rus çarlığı, romanya , sırbistan , bulgaristan ve karadağa karşı savaşıdır.
savaşın rumi takvime göre 1293 yılında olmasından dolayı 93 harbi denmektedir. aslında savaş 1877 yılında başlamıştır.
savaşın olduğu sırada avrupa kardeşler savaşı olan avusturya prusya savaşına odaklanmış durumdaydı. bu yüzden osmanlının en iyi müttefiklerinden olan fransa osmanlıya hiçbir şekilde yardımda bulunamamıştır.
ingiltere ise savaşı önlemek için büyük çaba göstermiş olsa da savaşın kaçınılmaz olduğunu onlar da anlamıştı.
bu dönemde ingiltere ile osmanlılar oldukça yakın müttefiklerdir. padişah abdülhamidin kişisel başarısıyla dönemin en gelişmiş tüfeklerinden hediye almıştır . osmanlılar da bu silahları fabrikalarda kopyalatıp askerlerine vermişti.
savaşın başlıca iki cephesi vardı bunlar kafkas ve balkan cephesiydi.
osmanlılar kendilerinde çokça üstün olan ruslara karşı iki cepheyide tutmuştur hatta bir ara avrupada osmanlıların rusları yeneceği düşüncesi bile olmuştur.
ve burada karşımıza iki büyük kahraman çıkıyor bunlar osman paşa ve ahmed muhtar paşa.
öncelikle iki cephede de işler osmanlının lehine gelişmiyordu. ahmed paşa zaten sayıca üstün olan rakibine karşı büyük zaiyatlar veriyordu balkanlarda ise ruslar ellerini kollarını sallaya sallaya tunayı geçmiştiler. kafkasyada doğu beyazıt düşmüştü batıda ise ruslar romanya ya girmiştiler ta ki plevneye kadar.
plevne şehrinde savunma hattı kuran osman paşanın destansı savunmasına şahitlik etmek üzereydik.--- alıntı ---
ruslar, bulgar topraklarında bir hayli ilerlemesine rağmen, kuzeyde hala direnen ve başarılı olan osmanlı bölgeleri vardı. oldukça stratejik önemi olan plevne ve lofça, henüz işgal edilmemişti. daha doğuda olan ve doğu tuna ordusunun kapısı olan elena kasabası da temmuz ayında rus saldırısını püskürtmüştü. osmanlı birlikleri şıpka geçidi'ni geri almak için çarpışırken general yuri şilder-şuldner komutasındaki rus birlikleri osmanlı ordusunu plevne'de abluka altına aldılar. plevne kalesinin komutanlığını osman nuri paşa üstlenmişti. kuşatmaya rus generalleri mihail skobelev, nikolay kridener ve kral ı. carol'un emrindeki rumen askerleri de katıldı. aslında plevne'deki osmanlı birliğinin amacı başkaydı; niğbolu'ya gelinecek ve burada rus ordusu durdurulacaktı. fakat niğbolu'ya rus ana ordusunun girmesi, bir de şıpka geçidinin düşmesi bu planı bozdu. osman nuri paşa, yakınında bulunan plevne'ye çekilmekle yetindi. plevne'deki osmanlı orduları beklenmedik bir şekilde başarılı bir savunma koydular. rus ordusu aylar boyunca taarruzlara devam etti. fakat sonuç alamadılar ve çok fazla zayiat verdiler. yaklaşık 5 ay boyunca ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı. kuşatmanın ilk safhalarında tek yönlü taarruz uygulandı. ağustos'ta rus taarruzu geri püskürtüldü. avrupa kamuoyunda rusların yenileceği ve savaşı osmanlıların kazanacağı söylenmeye başlandı. rus ordusunda moralsizlik başladı. plevne'ye güneydeki lofça kasabasından da mühimmat ve takviye birlikleri geliyordu. eylül ayına gelindiğinde plevne'deki osmanlı gücü 40.000 askeri bulmuştu. rus generalleri, kasabayı tam bir kuşatma altına alma kararı aldılar. bunun için plevne'ye mühimmat ve takviye sağlayan lofça'ya saldırıldı (bkz. lofça muharebesi). bu kasaba 3. plevne muharebesi'nden hemen önce kaybedildi. buna rağmen 3. plevne muharebesi osmanlı zaferi ile sonuçlandı. rus komutanlığı bunun üzerine plevne'yi tamamen kuşatma kararı aldı. radomirçe ve teliş mevziileri yoğun rus saldırıları ile alınarak plevne üzerindeki çember daraltıldı. bunun yanında gosif gurko, 24 ekimde gorni dubnik muharebesi'ni kazanarak sofya - plevne arasındaki tek lojistik yolu da kesti. böylece plevne'ye giden tüm yollar kapanmış oldu. buna rağmen osmanlı direnişi devam etti. erzağı, cephanesi biten osmanlı askerleri, rus taarruzlarına karşı bir süre daha direndi. plevne'ye yapılan 13 ekim ve 13-14 kasımdaki rus ve rumen kısmi saldırıları püskürtüldü. osman paşa, güneydeki şıpka geçidi muharebeleri'ndeki osmanlı taarruzlarından ümitliydi. bu saldırılar başarıya ulaşırsa, plevne'ye yardım gelebilir ve rus ordusu dağılabilirdi. fakat osmanlı taarruzları sonuç almıyordu.2 ekim'de başarısız bulunan mehmet ali paşa da başkomutanlık görevinden alınarak yerine süleyman hüsnü paşa getirildi. süleyman hüsnü paşa, deli fuat paşa ile birlikte elena ve tırnova, maçka yönünde kuzey bulgaristan'da ruslara saldırılarda bulundu. 4 aralık 1877'de osmanlı ordusu elena muharebesi'ni kazansa da bu muharebedeki zafer fazla bir yarar getiremedi. zira maçka yönündeki osmanlı saldırıları bir ilerleme sağlayamadı. artık gücü kalmayan osmanlı askerleri, çareyi 9 aralık günü yarma harekâtına girmekte buldu. rusların ilk safları yarıldı fakat osmanlı kaybı çok artmıştı ve rusların gücü çok fazlaydı. osman nuri paşa, 10 aralık 1877 tarihinde teslim olmayı kabul etti. plevne savunması, yaklaşık 35.000 rus kaybına sebep olmuştu. plevne, rus ana ordusunu durduran önemli bir noktaydı. buranın da düşmesi, istanbul'un yolunu açtı. bununla birlikte süleyman paşa komutasındaki osmanlı ordusu tırnova'yı ele geçirme ve plevne'ye yardım götürme amaçlı maçka muharebesi'ni 12 aralık 1877'de kaybederek zaten plevne teslim olmasa bile, plevne'deki kuşatmayı yarma ve bulgaristan'dan rusları çıkarmadaki son fırsatı da harcamıştı. böylece kuzey bulgaristan'da ruslar mevziilerini sağlamlaştırıp saldırıya geçti. plevne'nin düşmesinden sonra bulgar halkı, türk yaralılarını katletmeye başladı, sırplar da osmanlılara karşı yoğun saldırıya geçtiler. türk kontrolündeki sırbistan'ın bazı güney bölgelerini ele geçirdiler.
--- alıntı ---
doğu cephesinde ise işler farklıydı osmanlılar neredeyse savaşa 1-0 geride başlamışlardı.
--- alıntı ---
15 ekim'deki digor'da gerçekleşen alacadağ muharebesi'nde ruslar takviye ile osmanlı savunma hattını arkadan çevirdi ve osmanlı'nın 5-6.000 ölü ya da yaralı ile 8.500 savaş esiri kaybı oldu. kafkas cephesindeki osmanlı kuvvetleri çözülmeye başladı. 17 kasım 1877 tarihinde kars, tekrar kuşatıldı. şehri yaklaşık 25.000 osmanlı askeri savunuyordu. cephane ve sayı üstünlüğü olan rus ordusu, şehrin etrafını sarmıştı. kars işgal edildi ve osmanlı kaybı yaklaşık 2.500 ölü idi. rusların kaybı da o kadardı ve türkler, geri kalan askerlerini esir vermişti. ahmed muhtar paşa, kars-erzurum arasında kurduğu savunma hattında kış koşullarını iyi değerlendirerek üstün bir savunma savaşı verdi. deveboynu muharebesi ağır osmanlı kayıpları, rus zaferi ile sonuçlanmasına, ruslar ardından ilerleyerek erzurum'a doğru taarruz etmelerine karşın bu savunma hattını geçemediler. nene hatun ve diğer erzurumlu vatandaşlar aziziye tabyası'nda savunma yaptı. türk kamuoyunda bu olay, kahramanca gösterildi. gazi ahmed muhtar paşa, çok yıpranmış ve destek alamayan ordusunun imha olmasından endişelendi. osmanlı erzurum'dan çekildi ancak erzurum'un çevresi rus ordusunca sarılsa da ruslar, ikinci bir sert direniş olabilir endişesiyle şehre tekrar doğrudan saldırmadılar. erzurum'u tamamen sarıp abluka altında aldılar. bununla birlikte rus ordusu bayburt ile çoruh vadisine burada kurulmaya çalışılan, doğudaki son osmanlı savunma hattına kadar ilerledi. bu arada istanbul'un rus işgali tehlikesi altında kalma durumu belirince elindeki az kuvvetle başarılı bir savunma yaptığı düşünülen ahmet muhtar paşa, buradaki görevinden alınıp, acilen balkanlardaki ve istanbul'daki kuvvetlerin başına getirildi. savaşın bitmesinden sonra ayastefanos antlaşmasında erzurum ruslara teslim edilip, bırakılsa da; berlin antlaşması sonrası rus ordusu erzurum'dan geri çekildi ama kars, ardahan, artvin ve batum; berlin antlaşması'yla rusya'ya bırakıldı. bu şehirler, yeni türkiye cumhuriyeti hükûmetinin sovyetler birliği ile 16 mart 1921 tarihli moskova antlaşması'na kadar rusya'nın elinde kaldı.
--- alıntı ---
93 harbi, balkanları baştan aşağı değiştirmeye yetmiştir. savaş sonucunda 2 özgür devlet ve 2 özerk devlet kurulmuş, osmanlı nüfuzu oldukça azalmış ve bölgede rusların etkisi artmıştı. bu savaş, romanya için kurtuluş savaşı niteliğindeydi. savaşta güç kazanan diğer bir devlet de yunanistan krallığı idi. plevne savunması sona erdikten sonra cesaretlenen yunan ordusu, teselya'ya girmişti. kafkaslarda da stratejik önemi büyük birçok il, rus idaresine geçmişti. ayastefanos antlaşmasına göre rusya ve müttefiklerinin kazancı çok daha fazlaydı, fakat osmanlı'nın diplomatik uğraşları sonucunda düzenlenen berlin müzakerelerinde bu kazanç indirgenmiş, tazminat hafifletilmiş ve kaybedilen birçok il geri alınmıştı. iki tarafın da kaybı oldukça fazlaydı. rusya ve müttefiklerinin, 100.000'den fazla kaybı vardı. osmanlı kayıpları da o kadardı. hastalıktan ölenlerin sayısı iki tarafta da oldukça fazlaydı. bununla beraber plevne savunması ve aziziye tabyası, türk kamuoyunda kahramanca görülmüştü. rusya ve müttefikleri de, plevne savunması ile şıpka geçidi muharebeleri için anıtlar dikmişti. osmanlı devleti, bu savaştan sonra balkanlardaki varlığını 35 yıl daha sürdürebilecekti. sultan ıı. abdülhamid, savaştan sonra meclisi süresiz olarak tatil etti ve mutlakiyet yönetimine geri dönüldü. süleyman hüsnü paşa ve abdülkerim paşa yenilgi sorumlusu tutularak yargılandı. osman nuri paşa ile ahmed muhtar paşa ise "gazi" unvanını aldı. ahmed eyüp paşa da padişahın yaveri oldu. ülke içerisinde padişaha güvenmeyenlerin sayısı arttı ve bunun sonucunda çırağan baskını yaşandı. rus tarafında ise başarılı komutanların bazıları valiliğe atandı.
savaşın sonunda, vacha vadisinde 20 civarında köyde bulunan pomakların başlattığı ayaklanma, doğu rumeli vilayetinden özerklik elde edilmesiyle sonuçlandı. timraş köyünü merkez alarak kurulan özerk timraş cumhuriyeti 8 yıl kadar sürebilmiş, 1886'da bulgaristan egemen olmuştur.
(osman paşa rus çarı ile görüşüyor)
savaşın rumi takvime göre 1293 yılında olmasından dolayı 93 harbi denmektedir. aslında savaş 1877 yılında başlamıştır.
savaşın olduğu sırada avrupa kardeşler savaşı olan avusturya prusya savaşına odaklanmış durumdaydı. bu yüzden osmanlının en iyi müttefiklerinden olan fransa osmanlıya hiçbir şekilde yardımda bulunamamıştır.
ingiltere ise savaşı önlemek için büyük çaba göstermiş olsa da savaşın kaçınılmaz olduğunu onlar da anlamıştı.
bu dönemde ingiltere ile osmanlılar oldukça yakın müttefiklerdir. padişah abdülhamidin kişisel başarısıyla dönemin en gelişmiş tüfeklerinden hediye almıştır . osmanlılar da bu silahları fabrikalarda kopyalatıp askerlerine vermişti.
savaşın başlıca iki cephesi vardı bunlar kafkas ve balkan cephesiydi.
osmanlılar kendilerinde çokça üstün olan ruslara karşı iki cepheyide tutmuştur hatta bir ara avrupada osmanlıların rusları yeneceği düşüncesi bile olmuştur.
ve burada karşımıza iki büyük kahraman çıkıyor bunlar osman paşa ve ahmed muhtar paşa.
öncelikle iki cephede de işler osmanlının lehine gelişmiyordu. ahmed paşa zaten sayıca üstün olan rakibine karşı büyük zaiyatlar veriyordu balkanlarda ise ruslar ellerini kollarını sallaya sallaya tunayı geçmiştiler. kafkasyada doğu beyazıt düşmüştü batıda ise ruslar romanya ya girmiştiler ta ki plevneye kadar.
plevne şehrinde savunma hattı kuran osman paşanın destansı savunmasına şahitlik etmek üzereydik.--- alıntı ---
ruslar, bulgar topraklarında bir hayli ilerlemesine rağmen, kuzeyde hala direnen ve başarılı olan osmanlı bölgeleri vardı. oldukça stratejik önemi olan plevne ve lofça, henüz işgal edilmemişti. daha doğuda olan ve doğu tuna ordusunun kapısı olan elena kasabası da temmuz ayında rus saldırısını püskürtmüştü. osmanlı birlikleri şıpka geçidi'ni geri almak için çarpışırken general yuri şilder-şuldner komutasındaki rus birlikleri osmanlı ordusunu plevne'de abluka altına aldılar. plevne kalesinin komutanlığını osman nuri paşa üstlenmişti. kuşatmaya rus generalleri mihail skobelev, nikolay kridener ve kral ı. carol'un emrindeki rumen askerleri de katıldı. aslında plevne'deki osmanlı birliğinin amacı başkaydı; niğbolu'ya gelinecek ve burada rus ordusu durdurulacaktı. fakat niğbolu'ya rus ana ordusunun girmesi, bir de şıpka geçidinin düşmesi bu planı bozdu. osman nuri paşa, yakınında bulunan plevne'ye çekilmekle yetindi. plevne'deki osmanlı orduları beklenmedik bir şekilde başarılı bir savunma koydular. rus ordusu aylar boyunca taarruzlara devam etti. fakat sonuç alamadılar ve çok fazla zayiat verdiler. yaklaşık 5 ay boyunca ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı. kuşatmanın ilk safhalarında tek yönlü taarruz uygulandı. ağustos'ta rus taarruzu geri püskürtüldü. avrupa kamuoyunda rusların yenileceği ve savaşı osmanlıların kazanacağı söylenmeye başlandı. rus ordusunda moralsizlik başladı. plevne'ye güneydeki lofça kasabasından da mühimmat ve takviye birlikleri geliyordu. eylül ayına gelindiğinde plevne'deki osmanlı gücü 40.000 askeri bulmuştu. rus generalleri, kasabayı tam bir kuşatma altına alma kararı aldılar. bunun için plevne'ye mühimmat ve takviye sağlayan lofça'ya saldırıldı (bkz. lofça muharebesi). bu kasaba 3. plevne muharebesi'nden hemen önce kaybedildi. buna rağmen 3. plevne muharebesi osmanlı zaferi ile sonuçlandı. rus komutanlığı bunun üzerine plevne'yi tamamen kuşatma kararı aldı. radomirçe ve teliş mevziileri yoğun rus saldırıları ile alınarak plevne üzerindeki çember daraltıldı. bunun yanında gosif gurko, 24 ekimde gorni dubnik muharebesi'ni kazanarak sofya - plevne arasındaki tek lojistik yolu da kesti. böylece plevne'ye giden tüm yollar kapanmış oldu. buna rağmen osmanlı direnişi devam etti. erzağı, cephanesi biten osmanlı askerleri, rus taarruzlarına karşı bir süre daha direndi. plevne'ye yapılan 13 ekim ve 13-14 kasımdaki rus ve rumen kısmi saldırıları püskürtüldü. osman paşa, güneydeki şıpka geçidi muharebeleri'ndeki osmanlı taarruzlarından ümitliydi. bu saldırılar başarıya ulaşırsa, plevne'ye yardım gelebilir ve rus ordusu dağılabilirdi. fakat osmanlı taarruzları sonuç almıyordu.2 ekim'de başarısız bulunan mehmet ali paşa da başkomutanlık görevinden alınarak yerine süleyman hüsnü paşa getirildi. süleyman hüsnü paşa, deli fuat paşa ile birlikte elena ve tırnova, maçka yönünde kuzey bulgaristan'da ruslara saldırılarda bulundu. 4 aralık 1877'de osmanlı ordusu elena muharebesi'ni kazansa da bu muharebedeki zafer fazla bir yarar getiremedi. zira maçka yönündeki osmanlı saldırıları bir ilerleme sağlayamadı. artık gücü kalmayan osmanlı askerleri, çareyi 9 aralık günü yarma harekâtına girmekte buldu. rusların ilk safları yarıldı fakat osmanlı kaybı çok artmıştı ve rusların gücü çok fazlaydı. osman nuri paşa, 10 aralık 1877 tarihinde teslim olmayı kabul etti. plevne savunması, yaklaşık 35.000 rus kaybına sebep olmuştu. plevne, rus ana ordusunu durduran önemli bir noktaydı. buranın da düşmesi, istanbul'un yolunu açtı. bununla birlikte süleyman paşa komutasındaki osmanlı ordusu tırnova'yı ele geçirme ve plevne'ye yardım götürme amaçlı maçka muharebesi'ni 12 aralık 1877'de kaybederek zaten plevne teslim olmasa bile, plevne'deki kuşatmayı yarma ve bulgaristan'dan rusları çıkarmadaki son fırsatı da harcamıştı. böylece kuzey bulgaristan'da ruslar mevziilerini sağlamlaştırıp saldırıya geçti. plevne'nin düşmesinden sonra bulgar halkı, türk yaralılarını katletmeye başladı, sırplar da osmanlılara karşı yoğun saldırıya geçtiler. türk kontrolündeki sırbistan'ın bazı güney bölgelerini ele geçirdiler.
--- alıntı ---
doğu cephesinde ise işler farklıydı osmanlılar neredeyse savaşa 1-0 geride başlamışlardı.
--- alıntı ---
15 ekim'deki digor'da gerçekleşen alacadağ muharebesi'nde ruslar takviye ile osmanlı savunma hattını arkadan çevirdi ve osmanlı'nın 5-6.000 ölü ya da yaralı ile 8.500 savaş esiri kaybı oldu. kafkas cephesindeki osmanlı kuvvetleri çözülmeye başladı. 17 kasım 1877 tarihinde kars, tekrar kuşatıldı. şehri yaklaşık 25.000 osmanlı askeri savunuyordu. cephane ve sayı üstünlüğü olan rus ordusu, şehrin etrafını sarmıştı. kars işgal edildi ve osmanlı kaybı yaklaşık 2.500 ölü idi. rusların kaybı da o kadardı ve türkler, geri kalan askerlerini esir vermişti. ahmed muhtar paşa, kars-erzurum arasında kurduğu savunma hattında kış koşullarını iyi değerlendirerek üstün bir savunma savaşı verdi. deveboynu muharebesi ağır osmanlı kayıpları, rus zaferi ile sonuçlanmasına, ruslar ardından ilerleyerek erzurum'a doğru taarruz etmelerine karşın bu savunma hattını geçemediler. nene hatun ve diğer erzurumlu vatandaşlar aziziye tabyası'nda savunma yaptı. türk kamuoyunda bu olay, kahramanca gösterildi. gazi ahmed muhtar paşa, çok yıpranmış ve destek alamayan ordusunun imha olmasından endişelendi. osmanlı erzurum'dan çekildi ancak erzurum'un çevresi rus ordusunca sarılsa da ruslar, ikinci bir sert direniş olabilir endişesiyle şehre tekrar doğrudan saldırmadılar. erzurum'u tamamen sarıp abluka altında aldılar. bununla birlikte rus ordusu bayburt ile çoruh vadisine burada kurulmaya çalışılan, doğudaki son osmanlı savunma hattına kadar ilerledi. bu arada istanbul'un rus işgali tehlikesi altında kalma durumu belirince elindeki az kuvvetle başarılı bir savunma yaptığı düşünülen ahmet muhtar paşa, buradaki görevinden alınıp, acilen balkanlardaki ve istanbul'daki kuvvetlerin başına getirildi. savaşın bitmesinden sonra ayastefanos antlaşmasında erzurum ruslara teslim edilip, bırakılsa da; berlin antlaşması sonrası rus ordusu erzurum'dan geri çekildi ama kars, ardahan, artvin ve batum; berlin antlaşması'yla rusya'ya bırakıldı. bu şehirler, yeni türkiye cumhuriyeti hükûmetinin sovyetler birliği ile 16 mart 1921 tarihli moskova antlaşması'na kadar rusya'nın elinde kaldı.
--- alıntı ---
93 harbi, balkanları baştan aşağı değiştirmeye yetmiştir. savaş sonucunda 2 özgür devlet ve 2 özerk devlet kurulmuş, osmanlı nüfuzu oldukça azalmış ve bölgede rusların etkisi artmıştı. bu savaş, romanya için kurtuluş savaşı niteliğindeydi. savaşta güç kazanan diğer bir devlet de yunanistan krallığı idi. plevne savunması sona erdikten sonra cesaretlenen yunan ordusu, teselya'ya girmişti. kafkaslarda da stratejik önemi büyük birçok il, rus idaresine geçmişti. ayastefanos antlaşmasına göre rusya ve müttefiklerinin kazancı çok daha fazlaydı, fakat osmanlı'nın diplomatik uğraşları sonucunda düzenlenen berlin müzakerelerinde bu kazanç indirgenmiş, tazminat hafifletilmiş ve kaybedilen birçok il geri alınmıştı. iki tarafın da kaybı oldukça fazlaydı. rusya ve müttefiklerinin, 100.000'den fazla kaybı vardı. osmanlı kayıpları da o kadardı. hastalıktan ölenlerin sayısı iki tarafta da oldukça fazlaydı. bununla beraber plevne savunması ve aziziye tabyası, türk kamuoyunda kahramanca görülmüştü. rusya ve müttefikleri de, plevne savunması ile şıpka geçidi muharebeleri için anıtlar dikmişti. osmanlı devleti, bu savaştan sonra balkanlardaki varlığını 35 yıl daha sürdürebilecekti. sultan ıı. abdülhamid, savaştan sonra meclisi süresiz olarak tatil etti ve mutlakiyet yönetimine geri dönüldü. süleyman hüsnü paşa ve abdülkerim paşa yenilgi sorumlusu tutularak yargılandı. osman nuri paşa ile ahmed muhtar paşa ise "gazi" unvanını aldı. ahmed eyüp paşa da padişahın yaveri oldu. ülke içerisinde padişaha güvenmeyenlerin sayısı arttı ve bunun sonucunda çırağan baskını yaşandı. rus tarafında ise başarılı komutanların bazıları valiliğe atandı.
savaşın sonunda, vacha vadisinde 20 civarında köyde bulunan pomakların başlattığı ayaklanma, doğu rumeli vilayetinden özerklik elde edilmesiyle sonuçlandı. timraş köyünü merkez alarak kurulan özerk timraş cumhuriyeti 8 yıl kadar sürebilmiş, 1886'da bulgaristan egemen olmuştur.
(osman paşa rus çarı ile görüşüyor)
devamını gör...
insan tanımak
beraber büyük bir çuval tuzu tüketmeden olamayan iş.
bir gümüşhane deyişi.
bir gümüşhane deyişi.
devamını gör...
cinsiyetçi reklamların artması
ürünleştirilmiş bir dünyada bazen açık açık bazen gizliden gizliye cinsiyetçiliğe başvurulur. pek çok reklamda insanların değil, sadece bu işle ilgilenenlerin görebileceği gizli cinsiyetçi pekiştirme unsurları da mevcut. bu kadınlarla veya erkeklerle değil, ürünlerle ilgili bir durum. çikolata, dondurma yerken kendinden geçen çekici kadınları hepimiz biliyoruz. eeee. sigara tüketicisi arasına katılsın diye kadınlara eşitlik, kadınların da erkeklerle eşit olduğunu sigara içerek gösterebilecekleri fikrini aşılayan sigara şirketlerini nereye koyacağız? düşüncelerin de ürünleştirilmiş hali yaşanıyor.
günümüzde reklam ile yönlendirme özellikle piyasa ürünleri için tercih edilmiyor. herkesin bir fikri, değeri, dünyası var ve reklam da o dünyanın içinde tercih edilebilir olma yönünde bir adım. yine de agresif reklam politikası yok diyemeyiz ama bu şimdinin konusu değil. o dünyanın içinde ne değerliyse reklam onu hedef alır. meyve suyu reklamlarında gelişmiş ülkelerde doğa, orman ile doğallık vurgusu yapılırken az gelişmiş ülkelerde fabrika ve üretim tesislerinin gösterilmesi de hedef kitleye hitap edebilmek içindir. (not: bu meyve suyu örneği ünsal oskay hocaya ait.)
bütün bunlar reklamcılık ve reklamlarda cinsiyetçiliğin kendini tekrarlamadığı gibi bir sonuca çıkmıyor. ancak reklam hiçbir zaman masum değildir. cinsiyetçi reklamlarda bir artış söz konusuysa bu, hedef kitlesinin cinsiyet ayrımlarının daha belirgin olmasını arzulamasıyla da yakından ilgili olabilir. bu durumda reklamlar kadar ürün ve hizmetlerin hedefindeki ürünler de günah keçisi olabilir.
günümüzde reklam ile yönlendirme özellikle piyasa ürünleri için tercih edilmiyor. herkesin bir fikri, değeri, dünyası var ve reklam da o dünyanın içinde tercih edilebilir olma yönünde bir adım. yine de agresif reklam politikası yok diyemeyiz ama bu şimdinin konusu değil. o dünyanın içinde ne değerliyse reklam onu hedef alır. meyve suyu reklamlarında gelişmiş ülkelerde doğa, orman ile doğallık vurgusu yapılırken az gelişmiş ülkelerde fabrika ve üretim tesislerinin gösterilmesi de hedef kitleye hitap edebilmek içindir. (not: bu meyve suyu örneği ünsal oskay hocaya ait.)
bütün bunlar reklamcılık ve reklamlarda cinsiyetçiliğin kendini tekrarlamadığı gibi bir sonuca çıkmıyor. ancak reklam hiçbir zaman masum değildir. cinsiyetçi reklamlarda bir artış söz konusuysa bu, hedef kitlesinin cinsiyet ayrımlarının daha belirgin olmasını arzulamasıyla da yakından ilgili olabilir. bu durumda reklamlar kadar ürün ve hizmetlerin hedefindeki ürünler de günah keçisi olabilir.
devamını gör...
habitus
bireyin önceden öğrendiği şeyleri
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
devamını gör...
sözlüğün ücra bir köy okulunda ölümsüzleşmesi
mükemmel bir haberdir. bir şeye dokunmak onları mutlu kılmak harika bir olay. tebessümle dakikalarca baktım fotoğraflara. emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim. böyle olayların devam etmesini temenni ederim. mükemmel haber. mükemmel bir iş.
içim fotoğraflardaki gibi rengarenk oldu yemin ederim.
işte kafa sözlük ! işte kafa sözlük yazarları !
içim fotoğraflardaki gibi rengarenk oldu yemin ederim.
işte kafa sözlük ! işte kafa sözlük yazarları !
devamını gör...
son insan
(almanca:der letzte mensch), friedrich nietzsche'nin (bkz: böyle buyurdu zerdüşt) adlı yapıtında yer alan bir terimdir. ''übermensch'' olarak adlandırılan üst
insanın anti-tezini tanımlamak için kullanılmıştır. son insan; yaşamaktan bıkmış, risk almayan, yalnızca huzur ve güvenliğini düşünen kişi olarak tanımlanmıştır.
insanın anti-tezini tanımlamak için kullanılmıştır. son insan; yaşamaktan bıkmış, risk almayan, yalnızca huzur ve güvenliğini düşünen kişi olarak tanımlanmıştır.
devamını gör...
büyükşen cinayetinde katil belirsizliği
yok kiralık katil tutulmuş da yanlış eve girmiş miş miş.
ya aslında bu duruma iki şekilde bakıyorum. ilki, kendimizi büşra'nın travma sonrası verdiği ifadelere ve çelişkilere öyle kaptırdık ki kiralık katil tutulmuş olabileceği ve yanlış eve girdiği senaryosuna kendimizi inandırmak istemiyoruz.
ikincisi, ortada o kadar soru işareti var ki, "kara köpek bunu da mı yapacaktın?" "mehmet ali şaka mı yapıyorsun?" sözleri, uğur'un saçma tik rolü, mehmet ali'nin saçma salak çelişkili ifadeleri, uğur ve eşinde barut izi çıkması vb.
yengenin telefondaki mesajları silmesini yazmadım çünkü olaydan bağımsız ama kimsenin öğrenmesini istemediği başka bir şey varsa onun için de silmiş olabilir.
büşranın kendini yalan çıkaran ifadesini de yazmıyorum çünkü travma sonrası insanda donukluk olabilir. birileri de çıkıp "neden eve girmedin belki annen yaşıyordu" ya da "neden ağlamadın?" diye sorabiliyor. travmatik olay herkeste aynı tepkilere yol açmaz. büşrayı anlayabiliyorum.
eğer gerçekten kiralık katil evleri karıştırdığı için (bakın burası aşırı saçma çünkü bu adam önceden zaten gideceği yeri gözlemler, kimi vuracağına emin olur ve düzgün bir silah taşır) bir aileyi katlettiyse o kadar üzücü ki. ikinci ihtimalde de üzücü fakat ilk ihtimal akıl almayan cinsten. büşra'nın yaşadıkları travmanın da üstünde bir dram.
ikinci ihtimalde büşra ve uğur kardeşlerin bilip susması geride aileden kalan kalıntıları (3 kardeş) yok edecek. nereden bakarsanız bakın mahvolan bir aile. bizim için konuşması ve yazması basit.
ya aslında bu duruma iki şekilde bakıyorum. ilki, kendimizi büşra'nın travma sonrası verdiği ifadelere ve çelişkilere öyle kaptırdık ki kiralık katil tutulmuş olabileceği ve yanlış eve girdiği senaryosuna kendimizi inandırmak istemiyoruz.
ikincisi, ortada o kadar soru işareti var ki, "kara köpek bunu da mı yapacaktın?" "mehmet ali şaka mı yapıyorsun?" sözleri, uğur'un saçma tik rolü, mehmet ali'nin saçma salak çelişkili ifadeleri, uğur ve eşinde barut izi çıkması vb.
yengenin telefondaki mesajları silmesini yazmadım çünkü olaydan bağımsız ama kimsenin öğrenmesini istemediği başka bir şey varsa onun için de silmiş olabilir.
büşranın kendini yalan çıkaran ifadesini de yazmıyorum çünkü travma sonrası insanda donukluk olabilir. birileri de çıkıp "neden eve girmedin belki annen yaşıyordu" ya da "neden ağlamadın?" diye sorabiliyor. travmatik olay herkeste aynı tepkilere yol açmaz. büşrayı anlayabiliyorum.
eğer gerçekten kiralık katil evleri karıştırdığı için (bakın burası aşırı saçma çünkü bu adam önceden zaten gideceği yeri gözlemler, kimi vuracağına emin olur ve düzgün bir silah taşır) bir aileyi katlettiyse o kadar üzücü ki. ikinci ihtimalde de üzücü fakat ilk ihtimal akıl almayan cinsten. büşra'nın yaşadıkları travmanın da üstünde bir dram.
ikinci ihtimalde büşra ve uğur kardeşlerin bilip susması geride aileden kalan kalıntıları (3 kardeş) yok edecek. nereden bakarsanız bakın mahvolan bir aile. bizim için konuşması ve yazması basit.
devamını gör...
(bkz: herbokolog) yetiştirme yurdu.
devamını gör...
kaymakamı gören ismet inönü
yazdığı tanımlarla aşağıdaki gibi bir simaya sahip olduğunu düşündüğüm trolldür. hoş geldiniz, bir siz eksiktiniz.

#192970 kur'an için bol aksiyonlu, kovalamacalı kitap demiş.
#207998 bir evi yaşanılabilir kılan detaylar için köle örneği vermiş.
#211378 türk ateistlerinin cahil olduğu iddiasında bulunmuş.
#211290 ateistlere, aleni olarak vatan haini demiş.
#199663 bir de yetmezmiş gibi sözlükte çok ergen var demiş.
evet yazar arkadaş, sen sözlüğe katıldığın için ergenler çoğaldı. tenezzül edip tanımlarını okumasaydım keşke.
edit: uç uç böceğim. annen sana insaniyet alacak.

#192970 kur'an için bol aksiyonlu, kovalamacalı kitap demiş.
#207998 bir evi yaşanılabilir kılan detaylar için köle örneği vermiş.
#211378 türk ateistlerinin cahil olduğu iddiasında bulunmuş.
#211290 ateistlere, aleni olarak vatan haini demiş.
#199663 bir de yetmezmiş gibi sözlükte çok ergen var demiş.
evet yazar arkadaş, sen sözlüğe katıldığın için ergenler çoğaldı. tenezzül edip tanımlarını okumasaydım keşke.
edit: uç uç böceğim. annen sana insaniyet alacak.
devamını gör...
normal sözlük fenomeni olacağını düşündüğünüz yazarlar
özgeçmişine hobiler başlığı açıp kitap okumak yazan kafa sözlük yazarlarımızdan biri olmayacağına eminim. *
devamını gör...
uyuma numarası yapmak
ne zamandı hatırlamıyorum ama kalbim hızla attığı ve nefes alışverişimi kontrol edemediğim için yakalanma korkusu vardı içimde.
devamını gör...
13 haziran 2021 sedat peker'in video atmaması
izlerken yiyeceğim şeylere kadar hazırlamıştım. çok üzdü bu durum beni
devamını gör...
çay ile en iyi giden bisküvi
kesinlikle hanımeller.ayda yılda bir içtiğim çayla hanımeller yerim.
devamını gör...
işleve takılma
işleve takılma, nesneleri üretildikleri amaç ile sınırlayarak, bir nesneyi sadece bir görev için belirleme ve kullanma olarak tanımlanan psikolojik yanılsamadır. örneğin, bir vidayı sökmek için bıçak kullanmayı reddedip illa ki tornavida aramak işleve takılmadır. ya da ders çalışırken, saçı toplamak için kalem kullanmak gibi bir çözüm düşünmek, toka aramak yerine kalemi kullanmak işleve takılmamadır. benzer şekilde çay tabağını kül tablası olarak kullanmak da işleve takılmamadır.
işleve takılma yaratıcılığı olumsuz etkileyen bir durumdur. örneğin bir sobayı, çamaşır kurutmak, kestane pişirmek, ekmek kızartmak gibi bir sürü nostaljik ve etkili durum için kullanmak, sobayı sadece bir ısıtıcı olarak görmeyip işleve takılmama sonucudur.
işleve takılmanın bir sebebi mükemmeliyetçiliktir. çünkü, esas ihtiyaç duyulan alet yerine durumu kurtaran bir alet kullanmak esas alet kadar etkili bir sonuç vermeyecektir, bu da kişileri işleve takılmaya itmektedir. örneğin, hiç bir kalem bir toka kadar iyi saç toplayamayacak veya bir bıçak tornavida kadar etkili bir şekilde vida sökemeyecektir.
naçizane görüşüm, türk milletinin (özellikle öğrenci evlerinde) işleve takılmama konusunda çok başarılı olduğu yönündedir. yoksa kettlelar makarna tenceresi, ütüler saç düzleştirici olur muydu hiç?
işleve takılma yaratıcılığı olumsuz etkileyen bir durumdur. örneğin bir sobayı, çamaşır kurutmak, kestane pişirmek, ekmek kızartmak gibi bir sürü nostaljik ve etkili durum için kullanmak, sobayı sadece bir ısıtıcı olarak görmeyip işleve takılmama sonucudur.
işleve takılmanın bir sebebi mükemmeliyetçiliktir. çünkü, esas ihtiyaç duyulan alet yerine durumu kurtaran bir alet kullanmak esas alet kadar etkili bir sonuç vermeyecektir, bu da kişileri işleve takılmaya itmektedir. örneğin, hiç bir kalem bir toka kadar iyi saç toplayamayacak veya bir bıçak tornavida kadar etkili bir şekilde vida sökemeyecektir.
naçizane görüşüm, türk milletinin (özellikle öğrenci evlerinde) işleve takılmama konusunda çok başarılı olduğu yönündedir. yoksa kettlelar makarna tenceresi, ütüler saç düzleştirici olur muydu hiç?
devamını gör...
arctic monkeys
fena şarkı sözleriyle yeri geldiğinde şiir okuyormuşsunuz hissi veren, yeri geldiğinde "ulan evet ya benim de aklımdan geçiyordu bu" dedirten ingiliz rock grubu. bambaşka kültürlere sahip olmamıza rağmen bazen anlattıkları hayatı öyle ince bir yerden tutuyor ki, evet, diyorsun; kime sorsan bilir herhalde bu hissi.
mesela birkaç örnek paylaşalım:
"last night, what we talked about; it made so much sense but now the haze has ascended it don't make no sense anymore." from the ritz to the rubble. (bkz: hep böyle olur zaten...)
"baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can't say tomorrow day." do i wanna know. (bkz: bu ve bir üstteki sözü ilişki içerisinde görmeden edemeyeceğim)
"when she walks her footsteps sing a reckless serenade." reckless serenade. (bkz: benzetmenin güzelliği desem kaç kişi beğenir)
"somebody told the stars you're not coming out tonight and so they found a place to hide." black treacle. (bkz: tecahülüarif)
"as she walked away, well, her shoes were untied and the eyes were all red, you could see that we'd cried. and i watched and i waited till she was inside, forcing a smile and waving goodbye." do me a favour. (bkz: gözünüzün önünde canlanan veda sahnesinin hüznü...)
mesela birkaç örnek paylaşalım:
"last night, what we talked about; it made so much sense but now the haze has ascended it don't make no sense anymore." from the ritz to the rubble. (bkz: hep böyle olur zaten...)
"baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can't say tomorrow day." do i wanna know. (bkz: bu ve bir üstteki sözü ilişki içerisinde görmeden edemeyeceğim)
"when she walks her footsteps sing a reckless serenade." reckless serenade. (bkz: benzetmenin güzelliği desem kaç kişi beğenir)
"somebody told the stars you're not coming out tonight and so they found a place to hide." black treacle. (bkz: tecahülüarif)
"as she walked away, well, her shoes were untied and the eyes were all red, you could see that we'd cried. and i watched and i waited till she was inside, forcing a smile and waving goodbye." do me a favour. (bkz: gözünüzün önünde canlanan veda sahnesinin hüznü...)
devamını gör...
diyelim o bunu okuyordaki o olmak
olum klişe başlığın klişesini açmak nedir alüminyum!
devamını gör...
borderline kişilik bozukluğu
kişinin kendisini güzel ve başarılı hissederken birden değişerek kendisini önemsiz birisi olarak algılaması olayıdır.
devamını gör...
engel eğrisi
engel eğrileri, fiyatlar sabit iken tüketicilerin toplam gelir veya harcamalarında değişiklikler meydana geldiği takdirde tüketicilerin çeşitli mallara yönelik satın alımlarında ne şekilde değişiklikler olduğunu ortaya koymaktadır.
devamını gör...

