sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
bir filmi film yapan unsurlar şüphesiz yönetmen,senaryo ve arka planda kalan diğer yönetmenlikler olduğu kadar, ortaya koyduğu performansla bir filmi vezir veya rezil edebilecek olan oyunculardır. ben de birçok efsane performansa şahit olmama rağmen, birinciliği asla kaptırmayan bir performansı adlandıracağım ;
daniel day lewis ( daniel plainview ) / there will be blood
malum olay daniel day lewis olunca az filmde oynamış olmasına rağmen ortaya koyduğu enfes performansların oranı yüksektir ki akademi de üç oscar ile kendisinin hakkını vermiştir.
en iyi performansı olarak ise, there will be blood'daki oyunculuğunu gösterebilirim. hani orta seviye bir filmi paul dano'nun da yardımıyla kült bir esere dönüştürmüş dersek yeridir.
fikir edinmek isteyenler için filmden bir sahne ;
daniel day lewis ( daniel plainview ) / there will be blood
malum olay daniel day lewis olunca az filmde oynamış olmasına rağmen ortaya koyduğu enfes performansların oranı yüksektir ki akademi de üç oscar ile kendisinin hakkını vermiştir.
en iyi performansı olarak ise, there will be blood'daki oyunculuğunu gösterebilirim. hani orta seviye bir filmi paul dano'nun da yardımıyla kült bir esere dönüştürmüş dersek yeridir.
fikir edinmek isteyenler için filmden bir sahne ;
devamını gör...
gaps diyeti
gaps diyeti, bağırsak ve psikoloji/fizyoloji sendromu (gut and psychology/physiology syndrome) için doğal bir tedavi yöntemidir. biyoloji ve beslenme uzmanı natasha campbell-mcbride oğluna otizm tanısı konulduktan sonra gaps diyetini geliştirmiştir. campbell-mcbride bağırsakları temizlemeyi ve öfke nöbetleri, yeme bozuklukları gibi otizmli çocukların problemlerini çözmek istemiştir.
gaps diyetinde amaç vücuttaki toksik yükü kaldırarak beynin düzgün çalışmasını sağlamaktır. önce sindirim yolu temizleyerek iyileştirilmeli, sonra da vücutta ki toksinler temizlenmelidir.
yasaklı besin listesi:
-şeker, yapay tatlandırıcılar ve şuruplar.
-işlenmiş ve paketlenmiş besinler.
-süt, soya,
-nişasta içeriği yüksek sebzeler.
-çay, kahve ve alkol
-mısır, buğday ve yulaf gibi tahıllar.
gaps diyeti üç ana bölümden oluşur.
1-giriş diyeti 6 aşamadan oluşur ve amino asitler, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi yani bağırsak astarını meydana getiren maddelerden oluşur. bu aşamalarda et suyundan yapılan yemekler ve çorbalar, yumurta ve sebze suları vardır. bir sonraki aşamaya geçmek için ağrının veya ishalin iyileşmesi beklenir. yaklaşık iki yıl sürer ve semptomlar oldukça iyileşir.
2-başlıca sindirim sorunları iyileştikten sonra tam gaps diyetine geçilir. bağırsak florası dengelenir ve fizyolojik, psikolojik semptomlar yok olur. diyete patates ve havuç hariç sebzeler, kırmızı et, balık, kefir, bal, kaymak, kuru kayısı, ceviz, fındık gibi e vitamini ve antioksidan kaynakları eklenir. yaklaşık iki yıl uygulanır.
3-gaps diyetinden çıkışta, bağırsak florası, duvarı ve epitel dokusu iyileşmiştir ve diyetten çıkılır. yasaklı yiyecekleri yemek için hastanın sindiriminin en az altı ay normal çalışması gerekir. patates ve glutensiz fermente tahıllar (karabuğday, darı, kinoa) ilk tüketileceklerdir.
detaylı bakmak isteyenler buyrunuz kaynaklar *
gaps diyetinde amaç vücuttaki toksik yükü kaldırarak beynin düzgün çalışmasını sağlamaktır. önce sindirim yolu temizleyerek iyileştirilmeli, sonra da vücutta ki toksinler temizlenmelidir.
yasaklı besin listesi:
-şeker, yapay tatlandırıcılar ve şuruplar.
-işlenmiş ve paketlenmiş besinler.
-süt, soya,
-nişasta içeriği yüksek sebzeler.
-çay, kahve ve alkol
-mısır, buğday ve yulaf gibi tahıllar.
gaps diyeti üç ana bölümden oluşur.
1-giriş diyeti 6 aşamadan oluşur ve amino asitler, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi yani bağırsak astarını meydana getiren maddelerden oluşur. bu aşamalarda et suyundan yapılan yemekler ve çorbalar, yumurta ve sebze suları vardır. bir sonraki aşamaya geçmek için ağrının veya ishalin iyileşmesi beklenir. yaklaşık iki yıl sürer ve semptomlar oldukça iyileşir.
2-başlıca sindirim sorunları iyileştikten sonra tam gaps diyetine geçilir. bağırsak florası dengelenir ve fizyolojik, psikolojik semptomlar yok olur. diyete patates ve havuç hariç sebzeler, kırmızı et, balık, kefir, bal, kaymak, kuru kayısı, ceviz, fındık gibi e vitamini ve antioksidan kaynakları eklenir. yaklaşık iki yıl uygulanır.
3-gaps diyetinden çıkışta, bağırsak florası, duvarı ve epitel dokusu iyileşmiştir ve diyetten çıkılır. yasaklı yiyecekleri yemek için hastanın sindiriminin en az altı ay normal çalışması gerekir. patates ve glutensiz fermente tahıllar (karabuğday, darı, kinoa) ilk tüketileceklerdir.
detaylı bakmak isteyenler buyrunuz kaynaklar *
devamını gör...
patlıcanı tuzlu suya koyunca tüm acısını dışarı atması
keşke bir patlıcan olsam dedirten özellik. hem doğal nikotin de içeriyor sigaraya da ihtiyaç duymazdım.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
kuzey kutup noktasında penguenler bulunmaz. kutup ayıları ise sadece kuzeyde bulunur. dolayısıyla kutup ayısı ve penguenler birbirlerini hiç görmemiş hayvanlar olduğu söylenebilir.
devamını gör...
ales
şu yaşıma kadar girdiğim en kazık ösym sınavıdır 2021 ales. ertelendi diye mi kinlendiniz ne yaptınız kardeşim? bir ara soruları okumaktan yoruldum ve sıkıldım. 3 kez bırak çık noktasına geldim ama devam ettim. bu bile soru çözme tempomu bozdu.
okullar aylardır boş olduğu için salonlar buzhane idi. balık olsam elverişli bir ortam olabilirdi belki ama insanım ben. önceden açıp ısıtsanız ne olurdu? zaten amfiye düşmüşüm oturduğum sıra ile masam arasından tır geçerdi, asla rahat değildim. sırayı ben kendime çekmeliyim keşke dandik bir lisede girseydim. sonra gözetmen ablacım, ben eşofmanımı, spor ayakkabımı çekmiş gelmişim rahat rahat. zaten ayıkamamışım ki sınav boyunca başını masaya koyup uyuduğuna göre sen de ayıkamamışsın buna rağmen sen de spor giymek yerine neden o 10 cm topuklar ha? anlatsana biraz? kitapçık dağıtacaksın diye amfide basamakları çıkarken beynimiz delindi. neyse ki sınav anında uyudun. dolaşmana müdahale etmek zorunda kalmadım.
gelelim iett’ye. otobüs seferlerini nasıl ayarlamış ise gelen giden yok. üstelik hem sokak yasağı hem sınav var. epey bi bekledikten sonra gelen otobüse herkes tıkıştı. akraba olup pazar sabahı otobüsle gezi yaptık. teşekkürler ekrem başkan! virüs belamızı vermese bari bir daha.
sınava gelince türkçe soruları türkçe miydi neydi anlayamadan sınav bitti. 2 soru çok basitti okuyup işaretlemelik. onda bile bunda bir pislik var kesin diye huylandım. matematik türkçe’ye göre çok daha kolaydı. ben hepsine bakmadım. işime yarar bir puan alamayacağım. akademik devam etmeyi de düşünmüyorum. niye girdim bilmiyorum. çok önceden başvurduk sonra ertelendi bari gideyim dedim. çünkü ağustos’ta ki ales’te uyuyakalmıştım. daha fazla ösym’ye beleş para kazandırmak istemedim herhalde.
çıkışta kalemleri köy okullarına verdim. onu gönderseler bari de pazar uykumu bölmeme ve donmama değse.
okullar aylardır boş olduğu için salonlar buzhane idi. balık olsam elverişli bir ortam olabilirdi belki ama insanım ben. önceden açıp ısıtsanız ne olurdu? zaten amfiye düşmüşüm oturduğum sıra ile masam arasından tır geçerdi, asla rahat değildim. sırayı ben kendime çekmeliyim keşke dandik bir lisede girseydim. sonra gözetmen ablacım, ben eşofmanımı, spor ayakkabımı çekmiş gelmişim rahat rahat. zaten ayıkamamışım ki sınav boyunca başını masaya koyup uyuduğuna göre sen de ayıkamamışsın buna rağmen sen de spor giymek yerine neden o 10 cm topuklar ha? anlatsana biraz? kitapçık dağıtacaksın diye amfide basamakları çıkarken beynimiz delindi. neyse ki sınav anında uyudun. dolaşmana müdahale etmek zorunda kalmadım.
gelelim iett’ye. otobüs seferlerini nasıl ayarlamış ise gelen giden yok. üstelik hem sokak yasağı hem sınav var. epey bi bekledikten sonra gelen otobüse herkes tıkıştı. akraba olup pazar sabahı otobüsle gezi yaptık. teşekkürler ekrem başkan! virüs belamızı vermese bari bir daha.
sınava gelince türkçe soruları türkçe miydi neydi anlayamadan sınav bitti. 2 soru çok basitti okuyup işaretlemelik. onda bile bunda bir pislik var kesin diye huylandım. matematik türkçe’ye göre çok daha kolaydı. ben hepsine bakmadım. işime yarar bir puan alamayacağım. akademik devam etmeyi de düşünmüyorum. niye girdim bilmiyorum. çok önceden başvurduk sonra ertelendi bari gideyim dedim. çünkü ağustos’ta ki ales’te uyuyakalmıştım. daha fazla ösym’ye beleş para kazandırmak istemedim herhalde.
çıkışta kalemleri köy okullarına verdim. onu gönderseler bari de pazar uykumu bölmeme ve donmama değse.
devamını gör...
kurt
abimizin hakkında, şöyle karizmatik bir deyim vardır.
"aslan ve kaplan daha güçlü olabilir; fakat hiçbir kurt sirkte gösteri yapmaz"
"aslan ve kaplan daha güçlü olabilir; fakat hiçbir kurt sirkte gösteri yapmaz"
devamını gör...
malabsorbsiyon
besin ögelerinden karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve minarellerin biri ya da birkaçının emilimindeki yetersizliktir. laktoz intoleransı ve çölyak bazı malabsorbsiyon örneklerindendir.
devamını gör...
sting
englishman in new york şarkısında benim gibi çayı kahveye tercih eden, hoş sesli güzel şarkıları olan dev sanatçı.
devamını gör...
çok sevmek
çok seviyorsanız ve sadık kalıyorsanız hayırlı olsun aşık olmuşsunuz demektir. insanları çok sevin.
devamını gör...
siyon liderlerinin protokolleri
özellikle nazi almanyası'nda beyin yıkama ve propaganda aracı olarak kullanılan yahudi karşıtı metinler.
19. yüzyıl sonlarında yahudiler birçok ülkede eşit vatandaşlık haklarından yararlandıkları için, ekonomik bakımdan oldukça iyi durumdadır. bu durum genel olarak kilise ve çevresinde, muhafazakârlar arasında tepkilere neden olur. kitap da ilk kez bu dönemde pyotr ivanovich rachkovsky tarafından paris'te yazılır. ancak sonrasında sergei aleksandrovich nilus tarafından bir başka kitaba ilave olarak 20. yüzyılın başında tekrar ortaya çıkar. yeni isimlerle ve daha uzun versiyonlarıyla birkaç kez tekrar tekrar belirir piyasada.
kitap farklı ülke ve kıtalara dağılır, farklı dillere çevrilir. içerik olarak bakıldığında ana hatlarıyla yahudilerin dünyayı ele geçirmek için planlar yapmasından dem vurduğu görülür. yahudi düşmanlığını tüm dünyada tetikler. başta adolf hitler ve henry ford olmak üzere yahudi karşıtı birçok insan tarafından çeşitli atıflara konu olur. kavgam gibi meşhur kitaplarda izleri görülür. 24 adet protokolden oluşan belgelerde yahudilerin, içlerinde yaşadıkları devletlere karşı komplo ve suikastler düzenleme hazırlığında oldukları iddia edilir. medyaya, para piyasasına ve aklınıza gelebilecek tüm küresel sistemlere sahip oldukları ve onları yönlendirdikleri, savaşların, devrimlerin arkasında onların olduğu ileri sürülür. yani özetle dünyayı yöneten gizli eldir yahudiler.
uzunca bir süre özellikle almanya'da bu protokoller manipülasyon amacıyla kullanılır. halk yahudilere karşı kışkırtılır. dünyanın diğer birçok ülkesinde de "yahudi tehlikesi" gibi başlıklarla gazetelerde çarşaf çarşaf yazıların yayımlanmasına neden olur.
1920'lerde bu metinlerin sağdan soldan, siyasi hiciv ve romanlardan alıntılanmış uydurma yazılar olduğuna ait haberler gazetelerde boy göstermeye başlar. metnin yalanlarla dolu olduğuna ilişkin incelemeler yayımlanır ancak buna rağmen günümüzde dahi bu metinleri doğru kabul edenler vardır*.
19. yüzyıl sonlarında yahudiler birçok ülkede eşit vatandaşlık haklarından yararlandıkları için, ekonomik bakımdan oldukça iyi durumdadır. bu durum genel olarak kilise ve çevresinde, muhafazakârlar arasında tepkilere neden olur. kitap da ilk kez bu dönemde pyotr ivanovich rachkovsky tarafından paris'te yazılır. ancak sonrasında sergei aleksandrovich nilus tarafından bir başka kitaba ilave olarak 20. yüzyılın başında tekrar ortaya çıkar. yeni isimlerle ve daha uzun versiyonlarıyla birkaç kez tekrar tekrar belirir piyasada.
kitap farklı ülke ve kıtalara dağılır, farklı dillere çevrilir. içerik olarak bakıldığında ana hatlarıyla yahudilerin dünyayı ele geçirmek için planlar yapmasından dem vurduğu görülür. yahudi düşmanlığını tüm dünyada tetikler. başta adolf hitler ve henry ford olmak üzere yahudi karşıtı birçok insan tarafından çeşitli atıflara konu olur. kavgam gibi meşhur kitaplarda izleri görülür. 24 adet protokolden oluşan belgelerde yahudilerin, içlerinde yaşadıkları devletlere karşı komplo ve suikastler düzenleme hazırlığında oldukları iddia edilir. medyaya, para piyasasına ve aklınıza gelebilecek tüm küresel sistemlere sahip oldukları ve onları yönlendirdikleri, savaşların, devrimlerin arkasında onların olduğu ileri sürülür. yani özetle dünyayı yöneten gizli eldir yahudiler.
uzunca bir süre özellikle almanya'da bu protokoller manipülasyon amacıyla kullanılır. halk yahudilere karşı kışkırtılır. dünyanın diğer birçok ülkesinde de "yahudi tehlikesi" gibi başlıklarla gazetelerde çarşaf çarşaf yazıların yayımlanmasına neden olur.
1920'lerde bu metinlerin sağdan soldan, siyasi hiciv ve romanlardan alıntılanmış uydurma yazılar olduğuna ait haberler gazetelerde boy göstermeye başlar. metnin yalanlarla dolu olduğuna ilişkin incelemeler yayımlanır ancak buna rağmen günümüzde dahi bu metinleri doğru kabul edenler vardır*.
devamını gör...
küresel ısınma
ankara'da utanmasam tişörtle dolaşacağım bu günde "acaba geldi mi lan?" dediğim olay.
devamını gör...
nuri beşer
27 mayıs 1960 darbesinden bir buçuk yıl sonra kurulan hükümeti sarsan olaylardan birinin başrolü, adalet partisi zonguldak milletvekili. 28 ocak 1962 gecesi, parlamenterlerin lokali durumundaki anadolu kulübü'nde eğlenirken yan masadaki iller bankası genel müdürü selahattin babüroğlu'yla aralarında bir itiş kakış yaşanır. daha taraflar sakinleştirilememişken beşer'in subay karılarına ağır bir küfür ettiği (rivayete göre "subay karılarını s..... etme cemiyeti kurdum" demiş, başka bir kaynaksa "güzel karılarla oturuyorsun nerden buluyorsun bunları" sorusuna "subay karıları kızları onlar" demiş) tüm ankara garnizonlarında yayılır, silahlı subaylar fellik fellik beşer'i aramaya başlar. nuri beşer iki hafta boyunca saklanarak yaşar, en sonunda dokunulmazlığının kaldırılacağı gün meclise gider ve emniyete teslim olur. bir ay sonra ilk kalkışmasını yapacak olan talat aydemir'in en önemli bahanelerinden birinin kahramanı olacaktır...
peki kimdir bu nuri beşer? nuri beşer sendikacı kökenli bir milletvekilidir. 1922'de erzincan eğin'de doğar. fakir bir aileye mensup olan beşer, ilkokul çağlarında geldiği istanbul'da bir karyola fabrikasında 11 yaşında çalışmaya başlar. bir yandan çalışır bir yandan da sultanahmet'teki sanat okulunu bitirir. henüz 17 yaşında mke'de tesviyeci olarak işe girer. askerlik dahil yedi yıl mke'de çalıştıktan sonra da 1946'da haliç tersanesine transfer olur.
nuri ustanın haliç tersanesinde iş başı yaptığı dönemde artık demokrat parti kurulmuş, "yeter söz milletindir" sloganıyla seçimlere gitmektedir. seçmen zaten tek partiden, 2. dünya savaşı'nın hayata yansıması olan kıtlık ve baskıdan bıkmıştır. ancak nuri beşer'e göre yeni partinin o yıllarda en tanınan ismi olan celal bayar'ın başbakanlığında 3008 sayılı iş kanunu'nun çıkması da onu proletarya arasında popüler biri yapmaktadır. o yıllarda kit'lerde bile koşullar oldukça kötüdür:
...bu dönemde işyerlerinde çok katı bir hiyerarşi vardı. en üstte memurlar, altında ustabaşları ve en altta "amele" bulunurdu. ustabaşı hükümdar gibiydi. 3008 sayılı iş yasası vardı, ancak ikinci dünya savaşı nedeniyle uygulanmıyordu. dp kurulduğu andaysa partinin iktidar olacağı belliydi, sadece işçilerin yüzde 85'i demokrat partiliydi, birçok ocak başkanı da işçiydi. abdullah baştürk bile dp'de ocak başkanlığı yaptı...
nitekim nuri beşer de demokrat parti'nin nişantaşı mahalle ocağının kurucuları arasında yer alır. partide samatya bucak başkanlığına (o yıllarda bucaklar ve köy-mahallelerde ocaklar, partilerin ilçe altı örgütlenmeleri oluyor) kadar yükselir.
proletarya, hem değişiklik isteği hem de grev ve sendika haklarını tanıyacağı vaatleri üzerine dp'ye oy vermeyi uzun yıllar sürdürecek, 1959'da ismet inönü'nün konvoyuna topkapı'da saldıran güruh arasında da pek çok paşabahçe şişecam veya beykoz kundura fabrikalarında çalışan işçiler olacaktır. grev hakkı 1961'e kadar tanınmaz gerçi, ancak daha dp iktidara gelmeden chp hükümeti sendika hakkını verir, sendikalar örgütlenmeye başlar. önce her işyeri ayrı ayrı sendikalaşır, sonra tekel, denizcilik bankası, şeker endüstrisi, sümerbank fabrikaları gibi birden fazla fabrikaya sahip işyerleri sendika federasyonları kurar, 1953'teyse ülkemizin ilk ve müesses nizamla en yakın sendikalar konfederasyonu, darbelerde disk yasaklanırken o darbe danışma meclislerinde temsil edilmiş türk-iş kurulur. 1948'de liman-dok işçileri sendikasının (dok gemi iş), 1951'de istanbul sendikalar birliği'nin kurucuları arasında yer alan nuri beşer bu süreçlere de katılır. 1957'de de türk-iş genel başkanlığına seçilir. şüphesiz politik kimliği bu göreve gelmesinde etkili olmuştur, zira seçimlerde aday olamasa da aday adayı olmuş, ayrıca dp mitinglerinde konuşmalar yapmıştır. ancak türk-iş genel başkanlığı sırasında menderes'le tartışmaları da olur. yine de 27 mayıs'a zemin hazırlayan 28 nisan 1960 olayları esnasında menderes'e "memleket meseleleri sokakta çözülemez, bu konuda size duyulan tepkiyi tasvip etmiyorum" gibi bir telgraf çektiğinin duyulması üzerine, ihtilali müteakiben türk-iş kendisini ihraç eder.
1961 ekiminde, artık menderes'lerin idam edildiği ve seçimlere gidileceği bir dönemde nuri başkanı (zira artık nuri usta değil, profesyonel bir sendikacıdır) adalet partisi kurucuları arsında görürüz. o yıllarda henüz ecevit'in kalesi olmamış, ereğlili politikacı kemal anadol'a göre ap il merkezinde "demokratların kalesidir" yazan zonguldak'tan aday olur, meclise girer. seçimlere göre birinci parti chp'dir, ancak 27 mayıs'a karşı tepkileri ustaca kullanan ve kendilerini dp'nin varisi olarak tanıtan yeni türkiye partisi ve adalet partisi oldukça güçlü bir şekilde meclise girmiştir. hassas dengeler üzerinde, intikam isteyen adalet partisi'yle darbeden sorumlu tutulan chp koalisyonu kurar. üç buçuk ay sonra da ilk paragrafta anlattığımız olay patlar.
kimse kurtaramadı beni, bana selam vermeye korktular. 14 gün ankara'da her gece bir ev değiştirdim, 14. gün meclise gittim, savunmamı yaptım ve merkez cezaevine teslim oldum...
diye mehmet ali birand'a olayı anlatan beşer, bir yıl hapis ve 4 ay tatvan'da sürgünle cezalandırılır. cezasını bitirdikten sonra siyasete dönemez, zira partisi bile ona sahip çıkamayacaktır. eski sendikası liman-dok iş kendisine sahip çıkar, müşavir olarak işe alır. 1963 yılında pendik'te bindiği taksinin üstüne bir cemse biner. tüm kemikleri kırık da olsa mucize eseri hayatta kalan, aylarca tedavi gören nuri beşer askeriyeyi mahkemeye vererek tazminat kazanır, tazminatıyla evinin kooperatif taksitlerini peşinen öder.
2013'te sessiz sedasız vefat eden nuri beşer, 1989'da türkiye'nin en önemli işçi sendika uzmanlarından, odtü iktisat bölümünde yarı zamanlı öğretim üyesi yıldırım koç'a konuşmuş, yıldırım hoca da beşer'le evinde yaptığı röportajı hem youtube'a koymuş hem de buradan aldığı notları "türk-iş tarihinden portreler" çalışmasında kullanmıştır. işbu girdide de genel olarak bu kaynaklardan ve 32. gün kapsamında yapılan ünlü "12 mart: ihtilalin pençesinde demokrasi" belgeselinden faydalanılmıştır.
peki kimdir bu nuri beşer? nuri beşer sendikacı kökenli bir milletvekilidir. 1922'de erzincan eğin'de doğar. fakir bir aileye mensup olan beşer, ilkokul çağlarında geldiği istanbul'da bir karyola fabrikasında 11 yaşında çalışmaya başlar. bir yandan çalışır bir yandan da sultanahmet'teki sanat okulunu bitirir. henüz 17 yaşında mke'de tesviyeci olarak işe girer. askerlik dahil yedi yıl mke'de çalıştıktan sonra da 1946'da haliç tersanesine transfer olur.
nuri ustanın haliç tersanesinde iş başı yaptığı dönemde artık demokrat parti kurulmuş, "yeter söz milletindir" sloganıyla seçimlere gitmektedir. seçmen zaten tek partiden, 2. dünya savaşı'nın hayata yansıması olan kıtlık ve baskıdan bıkmıştır. ancak nuri beşer'e göre yeni partinin o yıllarda en tanınan ismi olan celal bayar'ın başbakanlığında 3008 sayılı iş kanunu'nun çıkması da onu proletarya arasında popüler biri yapmaktadır. o yıllarda kit'lerde bile koşullar oldukça kötüdür:
...bu dönemde işyerlerinde çok katı bir hiyerarşi vardı. en üstte memurlar, altında ustabaşları ve en altta "amele" bulunurdu. ustabaşı hükümdar gibiydi. 3008 sayılı iş yasası vardı, ancak ikinci dünya savaşı nedeniyle uygulanmıyordu. dp kurulduğu andaysa partinin iktidar olacağı belliydi, sadece işçilerin yüzde 85'i demokrat partiliydi, birçok ocak başkanı da işçiydi. abdullah baştürk bile dp'de ocak başkanlığı yaptı...
nitekim nuri beşer de demokrat parti'nin nişantaşı mahalle ocağının kurucuları arasında yer alır. partide samatya bucak başkanlığına (o yıllarda bucaklar ve köy-mahallelerde ocaklar, partilerin ilçe altı örgütlenmeleri oluyor) kadar yükselir.
proletarya, hem değişiklik isteği hem de grev ve sendika haklarını tanıyacağı vaatleri üzerine dp'ye oy vermeyi uzun yıllar sürdürecek, 1959'da ismet inönü'nün konvoyuna topkapı'da saldıran güruh arasında da pek çok paşabahçe şişecam veya beykoz kundura fabrikalarında çalışan işçiler olacaktır. grev hakkı 1961'e kadar tanınmaz gerçi, ancak daha dp iktidara gelmeden chp hükümeti sendika hakkını verir, sendikalar örgütlenmeye başlar. önce her işyeri ayrı ayrı sendikalaşır, sonra tekel, denizcilik bankası, şeker endüstrisi, sümerbank fabrikaları gibi birden fazla fabrikaya sahip işyerleri sendika federasyonları kurar, 1953'teyse ülkemizin ilk ve müesses nizamla en yakın sendikalar konfederasyonu, darbelerde disk yasaklanırken o darbe danışma meclislerinde temsil edilmiş türk-iş kurulur. 1948'de liman-dok işçileri sendikasının (dok gemi iş), 1951'de istanbul sendikalar birliği'nin kurucuları arasında yer alan nuri beşer bu süreçlere de katılır. 1957'de de türk-iş genel başkanlığına seçilir. şüphesiz politik kimliği bu göreve gelmesinde etkili olmuştur, zira seçimlerde aday olamasa da aday adayı olmuş, ayrıca dp mitinglerinde konuşmalar yapmıştır. ancak türk-iş genel başkanlığı sırasında menderes'le tartışmaları da olur. yine de 27 mayıs'a zemin hazırlayan 28 nisan 1960 olayları esnasında menderes'e "memleket meseleleri sokakta çözülemez, bu konuda size duyulan tepkiyi tasvip etmiyorum" gibi bir telgraf çektiğinin duyulması üzerine, ihtilali müteakiben türk-iş kendisini ihraç eder.
1961 ekiminde, artık menderes'lerin idam edildiği ve seçimlere gidileceği bir dönemde nuri başkanı (zira artık nuri usta değil, profesyonel bir sendikacıdır) adalet partisi kurucuları arsında görürüz. o yıllarda henüz ecevit'in kalesi olmamış, ereğlili politikacı kemal anadol'a göre ap il merkezinde "demokratların kalesidir" yazan zonguldak'tan aday olur, meclise girer. seçimlere göre birinci parti chp'dir, ancak 27 mayıs'a karşı tepkileri ustaca kullanan ve kendilerini dp'nin varisi olarak tanıtan yeni türkiye partisi ve adalet partisi oldukça güçlü bir şekilde meclise girmiştir. hassas dengeler üzerinde, intikam isteyen adalet partisi'yle darbeden sorumlu tutulan chp koalisyonu kurar. üç buçuk ay sonra da ilk paragrafta anlattığımız olay patlar.
kimse kurtaramadı beni, bana selam vermeye korktular. 14 gün ankara'da her gece bir ev değiştirdim, 14. gün meclise gittim, savunmamı yaptım ve merkez cezaevine teslim oldum...
2013'te sessiz sedasız vefat eden nuri beşer, 1989'da türkiye'nin en önemli işçi sendika uzmanlarından, odtü iktisat bölümünde yarı zamanlı öğretim üyesi yıldırım koç'a konuşmuş, yıldırım hoca da beşer'le evinde yaptığı röportajı hem youtube'a koymuş hem de buradan aldığı notları "türk-iş tarihinden portreler" çalışmasında kullanmıştır. işbu girdide de genel olarak bu kaynaklardan ve 32. gün kapsamında yapılan ünlü "12 mart: ihtilalin pençesinde demokrasi" belgeselinden faydalanılmıştır.
devamını gör...
plak
plaklarda, makara kayıtlardan aktarım önemli bir yer tutar. sesi, gitarı, kemanı, piyanoyu vs. şarkıda çalan her şeyi gözeneklerine kadar kaydettiğinden tek tek duyarsınız. dijital kayıtlarda bu verim alınamaz.
son yıllarda dönem filmlerinin çekilmesiyle birlikte eski plaklar yeniden gündeme geldi. yeni neslin bu filmlerde plakları, pikapları görmesi yeni bir akım oluşturdu. bu plaklar, değeri fazla anlaşılmamış, çöpe atılmış ya da tavan araları, bodrumlarda çürümeye terk edilmişti. şimdi ne kadar değerli olduğu anlaşıldı.
son yıllarda dönem filmlerinin çekilmesiyle birlikte eski plaklar yeniden gündeme geldi. yeni neslin bu filmlerde plakları, pikapları görmesi yeni bir akım oluşturdu. bu plaklar, değeri fazla anlaşılmamış, çöpe atılmış ya da tavan araları, bodrumlarda çürümeye terk edilmişti. şimdi ne kadar değerli olduğu anlaşıldı.
devamını gör...
charles manson
bazı güruhun çok sevdiği seri katil ve manson tarikatı lideri. ben kendisini sevenlere anlam veremiyorum gerçekten. bir de kendisine hapiste çok kadından aşk mektubu falan gelmiş insan gerçekten hayret ediyor.
zaten bu seri katiller muhakkak geçmişlerinde yaşadıkları acı nedeniyle insanları katlediyorlar.
gelelim charles manson denen ruh hastası katilin hayatına. charles manson aslında hayat kadınının çocuğuymuş. annesi fuhuştan hapise girince de manson sokaklarda hırsızlık yaparak sokaklarda yaşamış. hırsızlık suçundan hapise girmiş lakin kendisi hapiste de doğru düzgün durmamıştır. sonra kendisine hapiste bıçak zoruyla cinsel istismarda bulunan olmuş. manson’da iyice çıldırmış tabi. ardından kendisini ıslah evine yerleştirilmiş. akabinde ıslah evinden çıkınca halen suç işlemeye devam etmiş. kadın pazarlama, sahte çek, uyuşturucu vesaire.
ruh hastası katil kendince tarikat kurmaya kalkmış. kurduğu tarikatın üyeleriyle de çiftlikte yaşamaya başlamış. sonra hamile bir kadını, polonyalı bir oyuncuyu, erkek kuaförü, lise mezunu bir genci manson tarikatı üyeleri katletmiş. ardından manson’un emriyle tarikat üyeleri bir çiftin daha canına kıymış. canına kıydıkları insanları da öldürmeden önce işkence yapmışlardır. tarikat üyeleriyle birlikte tutuklanmışlar fakat idam cezası olmadığı için de cezaları ağırlaştırılmış müebbet olmuş. yani ömür boyu hapis.
charles manson birçok ünlünün sevgisini kazandı aslında. onlardan biri de marilyn manson’dur. o da onun gibi psikopat bir endüstriyel metal sanatçısıdır. soyadını da kullanıyor şu an. ama charles manson hapiste olmaktan son derece mutluymuş. yiyorum içiyorum çalışmıyorum yatıyorum tarzında sözler söylemiş. kendisini hapise tıkanlara da çok kez teşekkür etmiş.
hak ettiği şekilde de ölmüş ama. sonuç itibariyle herkes hak ettiği hayatı yaşar, ölür. yapacak bir şey yok.
bazı sözlerinden biri de şudur;
“bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. bana aşağıdan bakarsaniz, tanrınızı görürsünüz. bana tam karşımdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz”
zaten bu seri katiller muhakkak geçmişlerinde yaşadıkları acı nedeniyle insanları katlediyorlar.
gelelim charles manson denen ruh hastası katilin hayatına. charles manson aslında hayat kadınının çocuğuymuş. annesi fuhuştan hapise girince de manson sokaklarda hırsızlık yaparak sokaklarda yaşamış. hırsızlık suçundan hapise girmiş lakin kendisi hapiste de doğru düzgün durmamıştır. sonra kendisine hapiste bıçak zoruyla cinsel istismarda bulunan olmuş. manson’da iyice çıldırmış tabi. ardından kendisini ıslah evine yerleştirilmiş. akabinde ıslah evinden çıkınca halen suç işlemeye devam etmiş. kadın pazarlama, sahte çek, uyuşturucu vesaire.
ruh hastası katil kendince tarikat kurmaya kalkmış. kurduğu tarikatın üyeleriyle de çiftlikte yaşamaya başlamış. sonra hamile bir kadını, polonyalı bir oyuncuyu, erkek kuaförü, lise mezunu bir genci manson tarikatı üyeleri katletmiş. ardından manson’un emriyle tarikat üyeleri bir çiftin daha canına kıymış. canına kıydıkları insanları da öldürmeden önce işkence yapmışlardır. tarikat üyeleriyle birlikte tutuklanmışlar fakat idam cezası olmadığı için de cezaları ağırlaştırılmış müebbet olmuş. yani ömür boyu hapis.
charles manson birçok ünlünün sevgisini kazandı aslında. onlardan biri de marilyn manson’dur. o da onun gibi psikopat bir endüstriyel metal sanatçısıdır. soyadını da kullanıyor şu an. ama charles manson hapiste olmaktan son derece mutluymuş. yiyorum içiyorum çalışmıyorum yatıyorum tarzında sözler söylemiş. kendisini hapise tıkanlara da çok kez teşekkür etmiş.
hak ettiği şekilde de ölmüş ama. sonuç itibariyle herkes hak ettiği hayatı yaşar, ölür. yapacak bir şey yok.
bazı sözlerinden biri de şudur;
“bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. bana aşağıdan bakarsaniz, tanrınızı görürsünüz. bana tam karşımdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz”
devamını gör...
dalga sesi
beyni uyardığı ve ruh halini dengelediği bilim adamlarınca kanıtlandı. morali bozuk kişilere tavsiye edilmektedir.
devamını gör...
patoo kuşu

pörtlek gözlü, sevimli olan bu kuşun 7 farklı türü bulunur. orta ve güney amerika'da yaşar.
geceleri avlanan gündüzleri ise tüylerinin kamuflaj özelliği sayesinde güvenle ağaçlarda uyuyarak geçiren bu kuşların rengi, ağaç kabuğuna benzeyen renk ve desenlere sahiptir. sinek ve böceklerle beslenirler ve yuva yapmazlar; bunun yerine yumurtalarını, çürük ağaç kabuğu içine açtıkları delikte saklarlar.
devamını gör...
pizza
italyanın napoli kentinden dünyaya yayılmış, italyanların dünyaya armağan ettiği harika lezzet.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
nizanim der yatın gari
geceleriniz olsun iyi
diş fırçalamayı unutmayın
bir de üstünüzü örtmeyi
geceleriniz olsun iyi
diş fırçalamayı unutmayın
bir de üstünüzü örtmeyi
devamını gör...
karma puanlar nasıl hesaplanır sorunsalı
videoda detaylıca anlatılmış..
devamını gör...
