nazar boncuğu
eğer kötü birşeylerden koruyacağı düşünülüyorsa şirktir. müslümanların uzak durması gerekir.
devamını gör...
babayı en çok sinirlendiren evlat davranışı
masada telefonla oynanması.
devamını gör...
dahi olan insanların melankolik olması
bunu belki de bu yönden değil de başka bir taraftan ele almak lazım . şöyle ki travmaların yol açtığı melankolik hava belki de bu insanları dahi olmaya hayattan soyutlayıp kendilerini bilimin kollarına bırakmalarını sebeb oluyor bu travmanın ne yönde kullanıldığına bağlı bence nikola tesla da benim için bu yönde "dahi" olmaya mecbur olmuş biri.
devamını gör...
lev nikolayeviç tolstoy
--- alıntı ---
"gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir."
--- alıntı ---
sözünün sahibi insan. rus olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde... belki de gelmiş geçmiş en iyi roman olan anna karenina'nın kaşifidir (bkz: kaşif)
kendisi gözümde gerçek denilen algoritmayı çözebilen nadir kişilerdendir. zekası büyüleyicidir. bir dostoyevski tutkunu olarak söyleyeyim: belki dostoyevski'den bile zekiydi. tabii bana kalsa dostoyevski daha güzel yazıyor, o ayrı... hayatı çözmüştür kendince tolstoy. hem acı verici olduğunun farkındaydı da hep. optimistliğinin altında yatan neden sosyeteye mensup olmasıdır diyecekler olacaktır, lakin haksızdırlar. tolstoy'un hayatı her ne kadar dostoyevski'ninki kadar olmasa da, bir trajedidir. shakespeare'in o güzide trajedileri gibi.
"gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir."
--- alıntı ---
sözünün sahibi insan. rus olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde... belki de gelmiş geçmiş en iyi roman olan anna karenina'nın kaşifidir (bkz: kaşif)
kendisi gözümde gerçek denilen algoritmayı çözebilen nadir kişilerdendir. zekası büyüleyicidir. bir dostoyevski tutkunu olarak söyleyeyim: belki dostoyevski'den bile zekiydi. tabii bana kalsa dostoyevski daha güzel yazıyor, o ayrı... hayatı çözmüştür kendince tolstoy. hem acı verici olduğunun farkındaydı da hep. optimistliğinin altında yatan neden sosyeteye mensup olmasıdır diyecekler olacaktır, lakin haksızdırlar. tolstoy'un hayatı her ne kadar dostoyevski'ninki kadar olmasa da, bir trajedidir. shakespeare'in o güzide trajedileri gibi.
devamını gör...
ben dili
ben dilinde, karşımızdakine yönelik yargılayıcı ifadelerden ziyade kendimizde oluşan etkilerini ifade etme şeklidir. kendimizdeki durumu ifade ederken karşı tarafın iletişime set çekmesine de engel oluruz. çünkü ondan değil kendimizden bahsederek farkındalık oluşturmak istenir. bence empati yeteneğini de geliştiren bir dil. suçlayıcı değildir. karşıdaki kişinin sizde bıraktığı etkiyi anlamasını sağlar. daha sağlıklı bir iletişim gerçekleşir. eğitimde önemi büyüktür. aslında eğitimden ziyade toplumumuzda da çokça kullanılması gerekir. örneğin, odası dağınık bir çocuğa annesi "yeter artık bıktım odanı toplamaktan hemen topla odanı" demek yerine "odanı toplamaman beni üzüyor ve ayrıca diğer işlerimden fırsat bulamıyorum ve oldukça yoruluyorum" derse daha etkili olur ve sağlıklı bir iletişim gerçekleşir. o yüzden odanızı toparlayın ve ben dilini kullanın.
devamını gör...
ignorance is bliss
thomas gray tarafından yazılan ve zaman içinde anonimleşen “ cehalet mutluluktur” anlamına gelen sözdür.
bu söz yazar tarafından 18. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen sanki dünya üzerinde geçirilen bütün dönemler için geçerlidir. çünkü gerçekten cehalet insana anlamsız bir mutluluk verir.
evet bilmediğimiz şeylerden korkmak gibi bir alışkanlığımız var genetik kodlarımıza işlenmiş ama zamanla fark ediyoruz ki dünya hakkında ne kadar çok şey bilirsek, dünyayı ne kadar iyi anlarsak o kadar acı çekiyoruz.
öğrendikçe acı çekmek için daha çok neden buluyoruz. halbuki sadece kendimize dönüp hiçbir şeyden haberdar olmadan yaşasak belki de gerçek mutluluğu bulabileceğiz. eğer tercih edeceğimiz şey bu sanal mutluluksa tabii.
milattan önce beşinci yüzyılın sonunda yaşamış büyük tragedya yazarı sophokles thomas gray’den çok önce bu durumu “ to be wise is to suffer” şeklinde ifade etmişti kral oedipus’ta.
bağlamına bakılmaksızın bilmek acı çekmektir, o halde cehalet elbette ki mutluluktur. yine de yüzeysel bir mutluluğu derin bir acıya tercih eden insanlar sayesinde bu dünyanın katlanabilir bir yer haline getirilmesini beklemekten fazlası gelmez elimizden.
siz ne olursa olsun kant’a da kulak verin. sapere aude, bilmeye cüret et.
bu söz yazar tarafından 18. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen sanki dünya üzerinde geçirilen bütün dönemler için geçerlidir. çünkü gerçekten cehalet insana anlamsız bir mutluluk verir.
evet bilmediğimiz şeylerden korkmak gibi bir alışkanlığımız var genetik kodlarımıza işlenmiş ama zamanla fark ediyoruz ki dünya hakkında ne kadar çok şey bilirsek, dünyayı ne kadar iyi anlarsak o kadar acı çekiyoruz.
öğrendikçe acı çekmek için daha çok neden buluyoruz. halbuki sadece kendimize dönüp hiçbir şeyden haberdar olmadan yaşasak belki de gerçek mutluluğu bulabileceğiz. eğer tercih edeceğimiz şey bu sanal mutluluksa tabii.
milattan önce beşinci yüzyılın sonunda yaşamış büyük tragedya yazarı sophokles thomas gray’den çok önce bu durumu “ to be wise is to suffer” şeklinde ifade etmişti kral oedipus’ta.
bağlamına bakılmaksızın bilmek acı çekmektir, o halde cehalet elbette ki mutluluktur. yine de yüzeysel bir mutluluğu derin bir acıya tercih eden insanlar sayesinde bu dünyanın katlanabilir bir yer haline getirilmesini beklemekten fazlası gelmez elimizden.
siz ne olursa olsun kant’a da kulak verin. sapere aude, bilmeye cüret et.
devamını gör...
siz öğrenci misiniz yoksa terörist mi
ak parti'nin 5 il kongresine canlı bağlantı ile katılan cb. erdoğan'ın boğaziçi protestolarına katılan sözde* öğrencilere ilişkin söylediği sözler.
edit:
boğaziçi üniversitesi’nde gözaltına alınan 108 kişiden 79'u dhkp/c, tkp-ml dahil olmak üzere terör örgütü üyesi. (süleyman soylu)
kaynak: twitter.com/haskologlu/stat...
cumhurbaşkanı erdoğan, ak parti'nin 5 il kongresine canlı bağlantıyla katıldı. boğaziçi üniversitesi'ndeki protestoları eleştiren erdoğan, "siz öğrenci misiniz yoksa rektörün odasını basmaya kalkışan terörist misiniz?" dedi. erdoğan, "bu ülke bir gezi olayını yaşamayacak" ifadelerini de kullandı.
"terör örgütü üyesi olan bu gençleri milli ve manevi değerlere sahip gençler olarak kabul etmiyoruz. siz öğrenci misiniz? yoksa rektörün odasını basmaya çalışan, işgale kalkışan terörist misiniz? bu ülke, teröristlerin hakim olduğu ülke olmayacak, buna asla izin vermeyeceğiz. bay kemal sen terörist arkadaşlarınla yola devam edeceksen buyur devam et ama biz teröristlerle beraber olmadık olmayacağız.
lgbt yok böyle bir şey. bu ülke milli manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir.bu ülke teröristlere teslim olmayacak. artık bu ülke, taksim'deki bir gezi olayını yaşamayacak ve yaşatmayacaktır."
kaynak: bundle.app/Sr67dVJ7
edit:
boğaziçi üniversitesi’nde gözaltına alınan 108 kişiden 79'u dhkp/c, tkp-ml dahil olmak üzere terör örgütü üyesi. (süleyman soylu)
kaynak: twitter.com/haskologlu/stat...
cumhurbaşkanı erdoğan, ak parti'nin 5 il kongresine canlı bağlantıyla katıldı. boğaziçi üniversitesi'ndeki protestoları eleştiren erdoğan, "siz öğrenci misiniz yoksa rektörün odasını basmaya kalkışan terörist misiniz?" dedi. erdoğan, "bu ülke bir gezi olayını yaşamayacak" ifadelerini de kullandı.
"terör örgütü üyesi olan bu gençleri milli ve manevi değerlere sahip gençler olarak kabul etmiyoruz. siz öğrenci misiniz? yoksa rektörün odasını basmaya çalışan, işgale kalkışan terörist misiniz? bu ülke, teröristlerin hakim olduğu ülke olmayacak, buna asla izin vermeyeceğiz. bay kemal sen terörist arkadaşlarınla yola devam edeceksen buyur devam et ama biz teröristlerle beraber olmadık olmayacağız.
lgbt yok böyle bir şey. bu ülke milli manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir.bu ülke teröristlere teslim olmayacak. artık bu ülke, taksim'deki bir gezi olayını yaşamayacak ve yaşatmayacaktır."
kaynak: bundle.app/Sr67dVJ7
devamını gör...
börtü böceği seven iyimser olan kolay gülebilenleri saf salak görmek
onları kıskanmaktır.
devamını gör...
çam ağacı
ne meyvesi vardır, ne doğru dürüst gölgesi. ama sanki, kar yağsında görün benim güzelliğimi der.
devamını gör...
msn'deki ne dinliyorum özelliği
çevrimiçi yazarlar için yapın şunu sonra da otur izle denilebilecek kalitede bir ne yazıkki eski sayılan anlık iletişim uygulaması özelliği.
(bkz: mazi)
(bkz: mazi)
devamını gör...
hande sarıoğlu’nun isyanı
(bkz: herkes kendi götüne baksın) ile özetlemiştir.
devamını gör...
1995 yılından hafızada kalanlar
doğdum.
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
şey mi dost'um
devamını gör...
matris
bazı hesaplamalarda (mesela bilgisayar bilimlerinde) kullanılan bir çeşit sayı tablosu.
parantezler içerisine yazılan sayılar, satır ve sütunlar oluşturur. satır sayıları denklem sayısını, sütun sayıları ise denklemdeki bilinmeyenlerin sayısını verir.
3 satır ve 4 sütundan oluşan bir matrisi 3x4 şeklinde gösteririz. buna matrisin boyutu denir.
aslında matristeki sayılar doğrusal denklem sistemlerinin katsayılarıdır. şöyle:
3 denklem alalım:
3x -6y +7z = 3
9x -5z = 3
5x -8y +6z = -4
bunun matrisi aşağıdaki gibidir:
parantezler içerisine yazılan sayılar, satır ve sütunlar oluşturur. satır sayıları denklem sayısını, sütun sayıları ise denklemdeki bilinmeyenlerin sayısını verir.
3 satır ve 4 sütundan oluşan bir matrisi 3x4 şeklinde gösteririz. buna matrisin boyutu denir.
aslında matristeki sayılar doğrusal denklem sistemlerinin katsayılarıdır. şöyle:
3 denklem alalım:
3x -6y +7z = 3
9x -5z = 3
5x -8y +6z = -4
bunun matrisi aşağıdaki gibidir:
devamını gör...
osmanlı imparatorluğu
bir imparatorluk. severim. biz türklerin tarihini süslemişlerdir. yok türk değillerdi, türk düşmanları onlar diyenler var fakat onları da anlıyorum. sonuçta bizim milletimize göre, türk düşmanı olmayan tek tük insan vardır. hani eskiden ırkçı türklerin bir lafı vardı, türkün türkten başka dostu yoktur diye. o laf da yalanmış, biz kendimizle de düşmanız. herhalde farklı gezegenlerden olan canlılar bizim memleketimize gelseler, onlarla çok iyi anlaşırız. çünkü türkün uzaylıdan başka dostu yokmuş. kendi gezegenimizdeki canlılar gibi, diğer gezegenlerdeki canlılarla da anlaşamazsak, işte şimdi yandık demektir.
osmanlının mısır gibi, yunanlar gibi, sümerler gibi tarihini çok severim. zaten sevilmeyecek gibi bir tarihi yok. 600 yıllık falan bir tarihten bahsediyoruz yani. bunun da öncesine gitsek, neyse. hani osmanlı'yı bile roma'ya dönüştürdüğümüzü gördüm ya, ölsem de gam yemem. zaten zamanında "kemalist olmanın gerekliliklerinden biri de osmanlı düşmanlığıdır!" lafını duyduğumda ölsem de gam yemeyeceğimi anlamıştım. acaba italya başkanı da kuruluş osman izliyor mu? en azından ertuğrul izlemiştir herhalde.
ha, osmanlı roma ise ne güzel. sezar'ı da türk tarihi olarak çocuklarımıza anlatırız. olmadı, sezara, sezar bin muzaffer el daima falan deriz. burda maksat dalga geçmek değil, tarihimiz şenlensin. neden hâlâ konunun aslını açıklamak yerine boş-boş alay ediyorum derseniz, açıklanacak bir şey yok. her devletin lideri, her imparatorluğun imparatoru yahut her krallığın kralı, kendinin "el muzaffer daima" olduğunu düşünmez mi zaten? demek istediğim tüm krallar, her zaman zafer kazanmak istemez mi. ha istemese bile, "biz her zaman zafer kazanacağız!" diye ordusunu, halkını gaza getirmez mi? bunu alıp, roma'ya bağlamak yürek ister.
diğer bir husus, fatih sultan mehmet'in kayzer-i rum unvanıdır. doğu roma, fatih sultan mehmet devrinde osmanlının yönetimi altına girdi. bu nedenden dolayı fatih sultan mehmet'in "kayzer-i rum" yani roma imparatoru unvanını kullanması normal değil mi? sonuçta fatih sultan mehmet'in yönetimi altına bilmem kaç yüz/bin yıllık roma girdi. normal yani, büyük bir olay bu. bu olaydan sonra da kayzer-i rum olarak anıldı. neden bu olaylar anlatılmıyor elaleme bir düşünün? osmanlı'dan halkı soğutmak, nefret ettirmek için. fatih sultan mehmet "bizans imparatoru" unvanını da almıştır. bunda garip bir şey yok. osmanlı birçok bölgeye hükmetmiş, hakim olmuştur. dolayısıyla padişahlar bir nevi artık sadece osmanlı'nın değil, hükmettikleri krallıkların, imparatorlukların da imparatoru haline gelmişlerdir. bunlar utançla değil, gururla anlatılması gerekilen şeyler. ya da bunun yerine 600 yıllık tarihimizi inkar etmeli ve türk tarihi daha 20'ci asırda başladı, o 600 yıllık tarih bizim değil falan demeliyiz. halbuki milletlerin en çok övündüğü şey tarihleridir. ki buna göre, biz türkler, tarihimizle, diğer milletlerden daha çok övünmeliyiz.
eklemek istediğim bir şey daha var, osmanlı'da "türk" kelimesi hakaret olarak kullanılırdı iddiası. osmanlı tarihçisi neşri, 1-ci murad'ın kendisini savaşa davet eden krala kızıp, "inşallah ona türk erliğini göstereceğim" dediğini söyler. osmanlı'nın üçüncü padişahı olan bu insan, "üçüncü romanın üçüncü padişahı olan bir türk düşmanı" olduğu için mi türk'ün gücünü göstermek istiyor. devlet adamı, divan edebiyatı şairi olan tacizade cafer çelebi, fatih sultan mehmet devrindeki osmanlı askerlerini muzaffer türk ordusu diye anıyor. yine 17. yüzyıl kaynaklarında, fatih sultan mehmet'in oğlu cem sultan, "türk'ün oğlu" diye anılır. demek ki o dönem tarihçileri, şairleri, padişahlarına hakaret etmeyi çok seviyorlarmış..
son olarak, bediüzzaman'ın da dediği gibi;
gözünü kapayan, yalnız kendine gündüzü gece yapar.
e öyle yani.
osmanlının mısır gibi, yunanlar gibi, sümerler gibi tarihini çok severim. zaten sevilmeyecek gibi bir tarihi yok. 600 yıllık falan bir tarihten bahsediyoruz yani. bunun da öncesine gitsek, neyse. hani osmanlı'yı bile roma'ya dönüştürdüğümüzü gördüm ya, ölsem de gam yemem. zaten zamanında "kemalist olmanın gerekliliklerinden biri de osmanlı düşmanlığıdır!" lafını duyduğumda ölsem de gam yemeyeceğimi anlamıştım. acaba italya başkanı da kuruluş osman izliyor mu? en azından ertuğrul izlemiştir herhalde.
ha, osmanlı roma ise ne güzel. sezar'ı da türk tarihi olarak çocuklarımıza anlatırız. olmadı, sezara, sezar bin muzaffer el daima falan deriz. burda maksat dalga geçmek değil, tarihimiz şenlensin. neden hâlâ konunun aslını açıklamak yerine boş-boş alay ediyorum derseniz, açıklanacak bir şey yok. her devletin lideri, her imparatorluğun imparatoru yahut her krallığın kralı, kendinin "el muzaffer daima" olduğunu düşünmez mi zaten? demek istediğim tüm krallar, her zaman zafer kazanmak istemez mi. ha istemese bile, "biz her zaman zafer kazanacağız!" diye ordusunu, halkını gaza getirmez mi? bunu alıp, roma'ya bağlamak yürek ister.
diğer bir husus, fatih sultan mehmet'in kayzer-i rum unvanıdır. doğu roma, fatih sultan mehmet devrinde osmanlının yönetimi altına girdi. bu nedenden dolayı fatih sultan mehmet'in "kayzer-i rum" yani roma imparatoru unvanını kullanması normal değil mi? sonuçta fatih sultan mehmet'in yönetimi altına bilmem kaç yüz/bin yıllık roma girdi. normal yani, büyük bir olay bu. bu olaydan sonra da kayzer-i rum olarak anıldı. neden bu olaylar anlatılmıyor elaleme bir düşünün? osmanlı'dan halkı soğutmak, nefret ettirmek için. fatih sultan mehmet "bizans imparatoru" unvanını da almıştır. bunda garip bir şey yok. osmanlı birçok bölgeye hükmetmiş, hakim olmuştur. dolayısıyla padişahlar bir nevi artık sadece osmanlı'nın değil, hükmettikleri krallıkların, imparatorlukların da imparatoru haline gelmişlerdir. bunlar utançla değil, gururla anlatılması gerekilen şeyler. ya da bunun yerine 600 yıllık tarihimizi inkar etmeli ve türk tarihi daha 20'ci asırda başladı, o 600 yıllık tarih bizim değil falan demeliyiz. halbuki milletlerin en çok övündüğü şey tarihleridir. ki buna göre, biz türkler, tarihimizle, diğer milletlerden daha çok övünmeliyiz.
eklemek istediğim bir şey daha var, osmanlı'da "türk" kelimesi hakaret olarak kullanılırdı iddiası. osmanlı tarihçisi neşri, 1-ci murad'ın kendisini savaşa davet eden krala kızıp, "inşallah ona türk erliğini göstereceğim" dediğini söyler. osmanlı'nın üçüncü padişahı olan bu insan, "üçüncü romanın üçüncü padişahı olan bir türk düşmanı" olduğu için mi türk'ün gücünü göstermek istiyor. devlet adamı, divan edebiyatı şairi olan tacizade cafer çelebi, fatih sultan mehmet devrindeki osmanlı askerlerini muzaffer türk ordusu diye anıyor. yine 17. yüzyıl kaynaklarında, fatih sultan mehmet'in oğlu cem sultan, "türk'ün oğlu" diye anılır. demek ki o dönem tarihçileri, şairleri, padişahlarına hakaret etmeyi çok seviyorlarmış..
son olarak, bediüzzaman'ın da dediği gibi;
gözünü kapayan, yalnız kendine gündüzü gece yapar.
e öyle yani.
devamını gör...
dövme yaptırmak isteyenlere fikirler
üstünde uzun süre düşünün . illa anlamı olacak triplerine girmeyin . sıkılmayacağınız bir dövme seçin bu çok önemli . sevgili eş dost akraba gibi dövmeler sakın gaza gelip seçmeyin . bağımlılık yapıyor sürekli yaptırmak istiyorsunuz eğer zengin değilseniz yaptırmayın devamını yaptırmak istersiniz yaptıramazsınız kötü oluyor kendimden biliyorum .
devamını gör...
ateist olmak
kendisine saygısı olmakla ne alakasi olduğunu merak ettiğim eylem,allahtan deistimde kendime saygim var ateist olsam rezil bir insan olacakmisim(!).
edit:başlık sahibi kaçmış,ilk kez bir trolün doğuşuna tanıklık ettim sanırım.
edit:başlık sahibi kaçmış,ilk kez bir trolün doğuşuna tanıklık ettim sanırım.
devamını gör...
roman okumayı marifet sanan tip
iyi, nitelikli, özgün, ciddi romanlar okumak gerçekten de marifettir. yoğun bir zihinsel mesai ve yalıtılmış bir ortamda tek başına olmayı gerektirir. bir yazarin da dediği gibi roman okuru dünyanın en yalnız insanidir. 33 yıldır aralıksız iyi romanlar okuyorum ve bunu yapabilmiş sadece birkaç kişi tanıdım. yani evet. marifet gerektiriyor bu iş. iyi, edebi roman, psikoloji,sosyoloji, felsefe içerir zira. bunlar basit konular değil. salaklar bilmez.
devamını gör...
40 bin ton patates 10 bin ton soğan dağıttık
bakan pakdemirli açıklaması.
hamdolsun devletimiz bu işten de alnının akıyla çıkıp gerek dış mihraklara gerek cehape zihniyetine ve darbeci amirallere gereken cevabı vermiştir.
www.sozcu.com.tr/2021/ekono...
hamdolsun devletimiz bu işten de alnının akıyla çıkıp gerek dış mihraklara gerek cehape zihniyetine ve darbeci amirallere gereken cevabı vermiştir.
www.sozcu.com.tr/2021/ekono...
devamını gör...
