yazarların bugünkü mutluluk sebebi
philoktetes'i bulmuş olmamdır.*
sophokles(m.ö 495-406) yunan tragedyasının en önemli isimlerindendir ki benim için ilk sırada geliyor. yüz yirmi üç tane tragedyasının olduğu biliniyor ve günümüze sadece yedi tanesi ulaşabilmiş. (kral oidipus, oidipus kolonos'ta, trakhisli kadınlar, aias, elektra, antigone, philoktetes). philoktetes dışında hepsini okudum. bugün de onu bulmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. çünkü aylardır hiçbir kitabevi'nde bulamamıştım. dost kitabevi yine yüzümü güldürdü.
freud'un psikanalitik kuramları içinde yer alan oedipus(oidipus) ve elektra kompleksleri (elektra fallik dönemdeki kız çocuğun babaya karşı olan tutkusu, oidipus da erkek çocukların anneye karşı tutkusunu işliyor. bu komplekse sahip kız çocuklar anneyi bir düşman ya da rakip görebiliyorlar. erkekler de aynı şekilde babalarını. yaş ilerledikçe bu durum her bireyde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor) ilhamını sophokles'in kral oidipus ve elektra tragedyalarından alıyor. gelişim psikolojisine de önemli bir bakış açısı kazandırmış oluyor bu sebeple sophokles. daha sonra firdevsî o meşhur "şehname" eserinde, orhan pamuk da "kırmızı saçlı kadın" romanında bu komplekslere yer veriyor. karşılaştırmalı okuma yapıldığı zaman da öğrenme daha güzel ve kalıcı bir hal alıyor.*
antik yunan dönemi mitlerinden tutun da aristokrasiden, dönem insanlarının inanç sistemlerine, aşklarına, başkaldırılarına kadar pek çok konuyu kitaplarında bulmak mümkün. bu konuları işleyişi de oldukça başarılı. her sahneyi gözünüzün önünde canlandırabiliyor olmak da büyük keyif aynı zamanda. ve bence shakespeare ile kapışır.* okuyun, okutun.
zorlu psm "dijital sahne" antigone'dan bir bölümü bizlere hediye etti. bu kadarı bile sophokles'in ustalığını görmemizi sağlamaya yeterli diye düşünüyorum. keyifli seyirler dilerim.
sophokles(m.ö 495-406) yunan tragedyasının en önemli isimlerindendir ki benim için ilk sırada geliyor. yüz yirmi üç tane tragedyasının olduğu biliniyor ve günümüze sadece yedi tanesi ulaşabilmiş. (kral oidipus, oidipus kolonos'ta, trakhisli kadınlar, aias, elektra, antigone, philoktetes). philoktetes dışında hepsini okudum. bugün de onu bulmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. çünkü aylardır hiçbir kitabevi'nde bulamamıştım. dost kitabevi yine yüzümü güldürdü.
freud'un psikanalitik kuramları içinde yer alan oedipus(oidipus) ve elektra kompleksleri (elektra fallik dönemdeki kız çocuğun babaya karşı olan tutkusu, oidipus da erkek çocukların anneye karşı tutkusunu işliyor. bu komplekse sahip kız çocuklar anneyi bir düşman ya da rakip görebiliyorlar. erkekler de aynı şekilde babalarını. yaş ilerledikçe bu durum her bireyde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor) ilhamını sophokles'in kral oidipus ve elektra tragedyalarından alıyor. gelişim psikolojisine de önemli bir bakış açısı kazandırmış oluyor bu sebeple sophokles. daha sonra firdevsî o meşhur "şehname" eserinde, orhan pamuk da "kırmızı saçlı kadın" romanında bu komplekslere yer veriyor. karşılaştırmalı okuma yapıldığı zaman da öğrenme daha güzel ve kalıcı bir hal alıyor.*
antik yunan dönemi mitlerinden tutun da aristokrasiden, dönem insanlarının inanç sistemlerine, aşklarına, başkaldırılarına kadar pek çok konuyu kitaplarında bulmak mümkün. bu konuları işleyişi de oldukça başarılı. her sahneyi gözünüzün önünde canlandırabiliyor olmak da büyük keyif aynı zamanda. ve bence shakespeare ile kapışır.* okuyun, okutun.
zorlu psm "dijital sahne" antigone'dan bir bölümü bizlere hediye etti. bu kadarı bile sophokles'in ustalığını görmemizi sağlamaya yeterli diye düşünüyorum. keyifli seyirler dilerim.
devamını gör...
son samuray
bol bol ukde bırakmış olan yazar arkadaşımızdır.
devamını gör...
ramazanda bir hadis hatırlat
“kim benim üzerime yalan uydurursa, cehennemdeki yerini hazırlasın”
buhari, ilim, 38; müslim, zühd, 72; ebû davûd, ilim, 4; tirmizi, fiten, 70; müsned, 1/70.
buhari, ilim, 38; müslim, zühd, 72; ebû davûd, ilim, 4; tirmizi, fiten, 70; müsned, 1/70.
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
nazım hikmet. özgürlük bu kadar güzel anlatılamazdı.
devamını gör...
zenginlik belirtileri
kredi kartı ekstresi, limiti gibi kavramları bilmemek.
devamını gör...
bedelli askerliğin 39 bin 788 lira olması
bir şehidin bir damla kanı 39 bin 788 lira demek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
saat 6 küsur, buçuğu geçmiş. alexandria çalmaya başlıyor, uzaklardan uzaklardan. aklıma geliyorsun, sonra "bundan sonra adını anmayacağız onun" diyen kardeşim geliyor aklıma, o kızacak biliyorum ama akıl bu. bende yok ki?
neyse allah belanı vermesin kadın, uzak dur beynimden.
to dyhti çalmaya başladı şimdi de, mealinde kabaca der ki,
"hayatında daima gözlerini açık tut, çünkü önünde bir ağ var. "
böcek gibi yakalanmak var sonra o ağa, küçücük kırmızı siyah bir böcek, puh!!
yatayım ben, kaldır allahım!
neyse allah belanı vermesin kadın, uzak dur beynimden.
to dyhti çalmaya başladı şimdi de, mealinde kabaca der ki,
"hayatında daima gözlerini açık tut, çünkü önünde bir ağ var. "
böcek gibi yakalanmak var sonra o ağa, küçücük kırmızı siyah bir böcek, puh!!
yatayım ben, kaldır allahım!
devamını gör...
dünyadaki en korkunç gerçek
teoman "en güzel hikayem" şarkısında diyor bu gerçeklerden birisini...
evet ölmek bazılarımız için korkunç bir gerçek olabilir ama bazen ölseniz dahi olduramayacaklarınız, değiştiremeyecekleriniz var, bana kalırsa bu daha korkunç ve can yakıcı bir gerçek...
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen...
evet ölmek bazılarımız için korkunç bir gerçek olabilir ama bazen ölseniz dahi olduramayacaklarınız, değiştiremeyecekleriniz var, bana kalırsa bu daha korkunç ve can yakıcı bir gerçek...
bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen...
devamını gör...
psikojenik füg
disosiyatif psikojenik amnezinin altında incelenen diğer bir türdür. dissosiyatif füg, geri getirilebilen ya da geri getirilmeye çalışan hafıza olarak geçmektedir. geçmişte yaşanan travmatik olayları/durumları kişilerin unutmasıdır. öyle bir durum hale geliyor ki kişilerde semptomları, tamamiyle tüm hayatından kopup bambaşka bir insan olarak hayatına devam ediyor. kaygı duyduğu ya da korktuğu şeylere artık duyarsızlaşıyor ve bunun farkında olmuyor. genel olarak bu tarz durumlarda yaklaşık 2-3 ay ya da travmatik durumun ağırlığıyla beraber 5-6 ay olmak üzere değişkenlik gösterebiliyor.
-böyle durumlarda kalan insanların aslında hayatlarının düzensizliğinde kaybolması, kendini bambaşka bir insan olarak görmesi ve hayatına o şekilde devam etmesi ve hafızası yerine geldiğinde hiçbir şey hatırlamayacak olması büyük kayıplara sebebiyet veriyordur.
-böyle durumlarda kalan insanların aslında hayatlarının düzensizliğinde kaybolması, kendini bambaşka bir insan olarak görmesi ve hayatına o şekilde devam etmesi ve hafızası yerine geldiğinde hiçbir şey hatırlamayacak olması büyük kayıplara sebebiyet veriyordur.
devamını gör...
çinko
tombala oyununda bir sırayı tamamladığınızda söylenen kelimedir.
devamını gör...
2250 yılında normal sözlük başlıkları
devamını gör...
henüz bir kişisel iletiniz yok
kişisel neyim kaldı ki bir iletim olsun.
devamını gör...
bahçe duvarından aştım
öpüp sevip helalleşmenin ardından yanıyor olduğu görülmüstür.
devamını gör...
levent yüksel
naif bir adamdır. bu sabaha onun aşağıdaki şarkısıyla başladım.
nedir derdin söyle diye
bir gün bana sormadın
yüzüme bakmadın
anla beni sevgilim
bıraktım seni kal, hoşça kal
bugünlerin, yarınları var
gidiyorum ben, sen hoşça kal
nedir derdin söyle diye
bir gün bana sormadın
yüzüme bakmadın
anla beni sevgilim
bıraktım seni kal, hoşça kal
bugünlerin, yarınları var
gidiyorum ben, sen hoşça kal
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
çok maruz kalacağımı düşündüğüm başlık
devamını gör...
malware
dün aklıma çok eskiden oynadığım bir oyun olan sven bomwollen geldi. eski bir oyun olduğundan dolayı artık indirmeden de tarayıcı üzerinden oynanır sanıp google'da arattım. normalde bir şey indirmek istediğimde torrent sitelerini kullandığım için eski indirme sitelerini gözlerim arar oldu ve gezginler'e denk geldim. ara ara hırtlık yapsa da iyi bir siteydi gezginler. güvenip girdim ama tabi uykuluyum gecenin 2'si. o dalgınlıkla indir yazısını görür görmez yapıştırdım gelene gidene ''he'' diyip geçiyordum ki bir an inen dosyanın ismini fark etmemle iptal etmeye çalışmam bir oldu.
tabi iptal edemeden inmiş direkt kendini çalıştırmıştı. yükleme programı çeşitli programları önerip yüklememi istiyor aynı zamanda iptal etme seçeneği sunuyordu. iyi bari insaflıymış diyerek iptale basar basmaz beni tınlamayıp yüklemeye geçti. bu yüklemeler 5 saniye içinde olup biterken ben açılan sayfaları ve pencereleri kapatmaya çalışıyor bir yandan stres olmuş terliyordum. o an ''ne yapıyorsun olm çek fişi dursun her şey'' diye düşünüp şak diye bilgisayarı kapadım.
açıldığında erken davrandığım için yüklenen 3-5 yazılımı tespit edip sildim ayrıca yıllardır kullanmadığım antivirüs programlarını kurdum. imece usülü başladık bilgisayarı didik didik etmeye.
-abi şunu yakaladım ne yapayım? vur kafasına.
-abi şu program aslında trojan miner'mış napalım? vay namussuz uçurun kellesini.
derken, 32 adet mülteci yakaladım bilgisayarımda. çoğu, bilgisayar iyi olduğu için miner işlemini gerçekleştirse de, düne dek fark edilmeden kalabilen malware'lerdi.
kurtulmak adına ücretsiz olan malwarebytes, hitmanpro ve zemana kullandım. birden fazla program kullanmak her zaman iyidir, çünkü kimisinin bulamadığını diğeri buluyor veya beleş olduklarından dolayı hırtlık yapıp kendileri bir şeyler yerleştirebilirler. her ihtimali göze almak lazım.
velhasıl kelam, sabah 5'e kadar beni uyutmamış can sıkıcı parazit virüslerdir. bende olmaz, ben öyle işlere girmemiştim hiç demeyin. bu bitcoin çılgınlığında millet her yolu deniyor. internete bağlı bir cihaza sahipseniz mutlaka bir elden geçirin. ben kendime o kadar sene güvendim antivirüs kullanmadım. bu kadar güven hataya yol açar, siz yine de bir kontrol ettirin bu programlara.
tabi iptal edemeden inmiş direkt kendini çalıştırmıştı. yükleme programı çeşitli programları önerip yüklememi istiyor aynı zamanda iptal etme seçeneği sunuyordu. iyi bari insaflıymış diyerek iptale basar basmaz beni tınlamayıp yüklemeye geçti. bu yüklemeler 5 saniye içinde olup biterken ben açılan sayfaları ve pencereleri kapatmaya çalışıyor bir yandan stres olmuş terliyordum. o an ''ne yapıyorsun olm çek fişi dursun her şey'' diye düşünüp şak diye bilgisayarı kapadım.
açıldığında erken davrandığım için yüklenen 3-5 yazılımı tespit edip sildim ayrıca yıllardır kullanmadığım antivirüs programlarını kurdum. imece usülü başladık bilgisayarı didik didik etmeye.
-abi şunu yakaladım ne yapayım? vur kafasına.
-abi şu program aslında trojan miner'mış napalım? vay namussuz uçurun kellesini.
derken, 32 adet mülteci yakaladım bilgisayarımda. çoğu, bilgisayar iyi olduğu için miner işlemini gerçekleştirse de, düne dek fark edilmeden kalabilen malware'lerdi.
kurtulmak adına ücretsiz olan malwarebytes, hitmanpro ve zemana kullandım. birden fazla program kullanmak her zaman iyidir, çünkü kimisinin bulamadığını diğeri buluyor veya beleş olduklarından dolayı hırtlık yapıp kendileri bir şeyler yerleştirebilirler. her ihtimali göze almak lazım.
velhasıl kelam, sabah 5'e kadar beni uyutmamış can sıkıcı parazit virüslerdir. bende olmaz, ben öyle işlere girmemiştim hiç demeyin. bu bitcoin çılgınlığında millet her yolu deniyor. internete bağlı bir cihaza sahipseniz mutlaka bir elden geçirin. ben kendime o kadar sene güvendim antivirüs kullanmadım. bu kadar güven hataya yol açar, siz yine de bir kontrol ettirin bu programlara.
devamını gör...
acheronta movebo
vergilius'un aeneis'inden cehennemi karıştıracağım anlamına gelen latince bir alıntı. tam hali: " flectere si nequeo superos, acheronta movebo." yüksekteki tanrılara diz çöktüremezsem, akheron'u atlayıp geçeceğim veya eğer cennete gidemezsem, cehennemi karıştıracağım olarak çevrilebilir.
devamını gör...
kendine zarar vermek
ergenlik dönemi dediğimiz o delilik çağında yapılması oldukça normal olan eylem.
neden veya ne uğruna yapıldığı kimse tarafından bilinmez ancak birçok kişi ergenlik zamanlarında bunu yapmıştır. inkâr etmeyelim. benim kolumda dahi kuzenime özenerek koluma sapladığım camın 2 santimetre kadarlık bir izi bulunmakta. düşündükçe delirecek gibi oluyorum; bunu neden yaptım? bedenimle, kişiliğimle, kendimle alıp veremediğim neydi? hiçbir yanıt alamıyorum. sanırım o dönem ruh halimizdeki değişimler, anne-babaya karşı, çevreye karşı edindiğimiz hınç bu şekilde çıkıyordu dışarı.
ya da sadece özendiğimiz için yapıyorduk.
neden veya ne uğruna yapıldığı kimse tarafından bilinmez ancak birçok kişi ergenlik zamanlarında bunu yapmıştır. inkâr etmeyelim. benim kolumda dahi kuzenime özenerek koluma sapladığım camın 2 santimetre kadarlık bir izi bulunmakta. düşündükçe delirecek gibi oluyorum; bunu neden yaptım? bedenimle, kişiliğimle, kendimle alıp veremediğim neydi? hiçbir yanıt alamıyorum. sanırım o dönem ruh halimizdeki değişimler, anne-babaya karşı, çevreye karşı edindiğimiz hınç bu şekilde çıkıyordu dışarı.
ya da sadece özendiğimiz için yapıyorduk.
devamını gör...
