metallica'nın etkilenip one şarkısını yazdığı filmdir.

filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.

işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
devamını gör...

tr: nesli tükenmekte olan.
ing: troll.
fr: neánt.
devamını gör...

gül *
devamını gör...

(bkz: dyatlov geçidi olayı)
(bkz: tamam shud olayı)
(bkz: tarsus'taki gizemli kazı)
(bkz: young deneyi)
devamını gör...

venlerdir. kardiyovasküler sistem*in bir bölümüdür, oksijen oranı zayıf karbondioksit oranı yüksek olan, metabolizma ürünlerini taşıyan pis kanın kalbe dönüşünü sağlayan damardır.
devamını gör...

"yapamazsın" sözüdür. yaparım.
devamını gör...

bilmem kime gücendin
hadi gel anlat bana.

(bkz: kaan boşnak)
devamını gör...

şahap bey boş yapmayın ve soruya cevap verin dediğim başlıktır. 128 milyar dolar nerede lan neredeee ?
devamını gör...

beraberinde sese ve ışığa hassasiyet gibi durumlar da oluyorsa katlanılamaz bir ağrıdır. beyin dokusu ağrıya duyarsızdır aslında ama zarların,damarların,sinüslerin vs hasar görmesi o çekilmez ağrıyı oluşturur.
devamını gör...

bir çağın en ünlü insanlarından biri. "gözlerimin rengini bilmiyorum" ve "dayak yemeyi severim" sözleriyle hepimizin kalbine kazınmış kendi küçük yüreği büyük usta.
devamını gör...

üzerinde yaşadığımız gezegenin yüzey kısmı olarak kabul edebilecek olsak da aynı zamanda dünya anlamı verecek şekilde de kullanılabilen bir isimdir.

üzerinde yaşadığımız gezegene verilen diğer bir isim olarak ele aldığımızda sözcüğün çok da uzak olmayan bir zamanda yok olması mümkün olan bir gezegeni nitelediği için kendi kendini imha etmesinin de yakın bir olasılık olduğu fikrine kapılmadan edemiyoruz.

gezegeni git gide yok çetmekte bir mahsur görmeyen baskın yaşam formları bu yok oluş gerçekleştikten sonra nasıl bir yol izleyeceklerine dair de uçuk kaçık fikirlerini çok mantılı planlar gibi anlatıp durmakta.

üzerinde yaşayan herkes gezegenin sonrası ve öncesi hakkında fikir beyan ederken kimse şimdisi hakkında malumat sahibi değil sanki. gezegen yok olunca şunlar şunlar olacak diye uzun uzun anlatan ciddi bilim insanlarının yanısıra, aynı ciddiyetle ruhsal bir aleme göçeceğimiz için bu dünyanın çok da mühim olmadığına değinen maneviyatı güçlü bir ekip de mevcut.

gezegenin öncesi içinse big bang ve yaradılış hala tartışılmaya devam ediliyor. yaradılış bir inanç temeline dayandığı için ispat edilmesine gerek olmayan bir düşünce olarak rahatına bakarken, big bang hadron çarpıştırıcısı deneyi ile birlikte kendini tuhaf bir yerde buldu. acaba yeryüzü hiç var olmamış mıydı?

benim aklımdaki yok oluş teorisi çok net ve olan biten her şey teorimin gerçek olacağını kanıtlamak için bir yarış halinde, yeryüzünün ortaya çıkışı ile ilgili fikrim ise david hume ile birebir aynı:

“yeryüzü belki de çocuk bir tanrının eksik yapımından utanç duyarak yarıda bıraktığı ilkel bir taslak; yüksek tanrıların alaya aldığı ikinci sınıf bir tanrının yapıtı; emekliye ayrılmış ve artık ölmüş bir kutsallığın karmaşık ürünü.”
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eserin bir adı yok, adını siz gönlünüzde oluşan duygulara göre koyuyorsunuz zira ben öyle yaptım. bana göre bu resmin adı; "bir kahramanlık hikâyesi"
efendim şöyle ki; görmüş olduğunuz fotoğraf 1987 yılından hatıra. fotoğrafta görünen doktor, daha sonra hayatı filmleştirilen ve de aslen polonyalı olan zbigniew religa. okuduklarıma göre hastanın tek yaşama şansı yapılacak kalp nakliydi ancak polonya halkı kalp ameliyatı denince yerlere yattığından daha önce hiç gerçekleştirilememişti. halk kalbi kutsal sayıyor, kötü huylu* birinin kalbi alınırsa kişinin karakterinin değişeceğine inanıyorlardı. doktor regila söylenenleri kulak arkası etti ve koşullara rağmen 23 saat süren upuzun bir ameliyat gerçekleştirdi; operasyon başarılı olmuş, söylentilere kaya gibi sert bir cevap verilmişti.

hayatın insana oynadığı bir oyundur ki sevgili doktorumuz içtiği sigaralar yüzünden 2009 yılında akciğer kanserinden hayatını kaybeder, tedavi ettiği hastası ise ondan daha uzun yaşar. *

fotoğrafta şartların zorluğu da, doktorun* ne denli yorulduğu da açıkça görülüyor. asistanlardan biri yorgunluktan çoktan köşeye çökmüş uyumuş, gözler baygın... sağlık çalışanları iyi ki var dedirtiyor tekrardan. gerçekten, iyi ki varsınız. *
devamını gör...

reşat nuri güntekin'in, kadınlara düşman olan homongolos lakaplı ziya ile onu kendisine aşık etme konusunda kararlı olan sara adlı hanım kızı anlattığı romanı.

olaylar hiç de sara'nın umduğu şekilde gelişmeyecektir. güntekin'in birçok romanı gibi, bunu da okumanız tavsiye edilir.
devamını gör...

kimse için sandığınız kadar değerli değilsiniz.
devamını gör...

yazları fazla geldiği için takmazdım.telefona alışınca aramıyorum.aylardır kenarda duruyor saatler.
devamını gör...

ateşin insana güven vermesi, bulunuşundan sonra o zamanın insanlarının yabani hayvanlardan korunmasıyla açıklanabilir. ateşin güven vermesi insanlık tarihinin ilk toplu genetik özelliğidir.
devamını gör...

1956’da menderes döneminde kurulmuş olan, ülkenin yüz akı üniversitedir.
devamını gör...

benim de the last airbender kesinlikle. zaten sadece bir çocuk serisi olamayacak kadar güzel işlenmiş bir konusu var. devam serileri, rezalet filmi yüzünden devam etmemiş olsada, devam eden çizgi romanlarıyla avutuyoruz kendimizi.
devamını gör...

(bkz: çoğunluğun tiranlığı)

bir şeyi çoğunluğun söylüyor olması, söylenen şeyin doğru olduğu anlamına gelmez. mesela bir stadyumda bütün taraftarların hakeme gay hakem demesi hakemin gay olduğunu göstermez.
devamını gör...

başı çektiğim listedir. portakal stokum ile beraber 2021'i sözlükte karşılayacağım efendiler.
bu lanet 2020 yılından kenetlenerek kurtulacağız *

buyurun müracaatları alalım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim