levhaya kafa atmak.
liseye gittiğim dönemde, yine bir gün servisten inmiş eve doğru yürüyordum. her gün geçtiğim kaldırımın yani 47291 kere geçmiş olduğum kaldırımın tam ortasına, benim boyutumda bir levha dikmişler. sabah geçtiğimde bile yoktu. çevre düzenlemesi bugün olduğundan çok daha kötüydü tabi, kulağımda kulaklık, şarkıyı mırıldanarak yürüyorum. kişisel bir kusurum vardır, bakan körlerdenim
bir an bir darbe yedim, çizgi filmlerde karakterlerin kafasında uçuşan kuşlar uçuştu kafamda ve yere düştüm. eczanede çalışan kalfa, kapıda sigara içiyordu, o koştu geldi, berber çırağı geldi biri sağ kolumdan biri sol kolumdan çekip kaldırdılar beni, sağolsunlar. ben neye uğradığımı şaşırıp, bir süre levhaya baktım ve dönüp “ abi bunu buraya neden koymuşlar ki?, yolun ortasına levha mi konulur?” sorusunu sordum. bana ne cevap verdiklerini hatırlamıyorum. 1 hafta sonra o levha oradan kaldırıldı. sanırım tek kurban ben değildim. memlekete gidince berber çırağına bunu soracağım, çok komik kafa kazalarına şahit olmuştur, muhakkak.
devamını gör...

içinde olmasam da böyle tatlı jestlere bayılıyorum ya. bi kaç tanıdık sima var, bazıları ne yazık ki artık aramızda değil. biraz buruk bi detay. kalanlar ışıl, ışıl ne güzel.

begasu’nun -ses kaydı at ısrarlarına- inatla karşı çıktım, biraz sesimden çekindiğimden, biraz delisi dışına biri olduğumdan, * biraz da ya gerçek hayattan tanıdığım biri şans eseri yayını dinlerse diye. şans eseri diyorum çünkü araştırmaya inanmayan, keşif sevmeyen akbabalarım var. yine de eserikli hallerimden birine denk gelirsem ilerde bende ses kaydı atabilirim.

uzunca yazıyorum çünkü biraz da karma ihtiyacım var. * malum beklediğim o uzak yollardaki kafa store indirimi günlerine dürbünle bakıyorum. *

evet, konuya döneyim; bir aydır beklenen yayın sonunda bugün gerçekleşicek. heeeyt be! sonundaaaaa. kelimenin tam anlamıyla dört gözle bekliyorum. umarım heyecanını yenmende az da olsa payım olmuştur yeni arkadaşım. başarıların bol, heyecanın az, dinleyenin çok olsun. *
devamını gör...

2003 -2007 yılları arasında fox kidste yayımlanan eğlenceli bir çizgi dizi. 2005'de öss'ye hazırlandığım yıllarda bunun yüzünden ders çalışamadığım zamanlar olurdu. okulundaki elemanları devamlı trolleyen bir elemandı andy. kimse anlayamazdı ama mutlaka her bölümün sonundaki 'hesap lütfen' lafı dillere pelesenk olmuş idi. good old days.

encrypted-tbn0.gstatic.com/...
devamını gör...

fit kalmak.
eskiden yürüyorduk hareket ediyorduk fit kalabiliyorduk şimdi göbek yaptık.
devamını gör...

duygu boşalımından sonra oluşan hiçlik hissidir. hele de uzun ve anlamlı bir ağlayıştıysa ardında bıraktığı boşluk, hiçlik ve sakinlik hissi de o kadar büyük oluyor. pek bir şey yapılmaz genelde bunu geçirebilmek için ya da ben henüz bilmiyorum. sadece uyumayın derim, uyandığınızda daha berbat bir hal alabiliyor. o anınızı kabullenin ve kendinize sarılın, sanırım yapılabilecek en doğru hareket bu olur.
devamını gör...

marvel filmleri için söylediği; sinema değil, eğlence parkını anımsatıyorlar tabiriyle kalpleri bir kez daha fetheden usta yönetmendir.

13 yaşında çizmiş olduğu storyboard, yönetmen ceketiyle dünyaya geldiğini kanıtlar nitelikte.
o storyboard
devamını gör...

değerli bir yazardır. yazdıkları, paylaşımları
ve beğenileri ile saygılı örnek bir insandır. teşekkürler örnek vatandaş:))
devamını gör...

belirli bir yükseklikten bir ilk hıza sahip olmaksızın bırakılan cismin, kütle çekim kuvveti dışında herhangi bir etkiye maruz kalmadan yaptığı hareket.
devamını gör...


asla tatmin olamayan bir kadın portresi çizilmiştir bovary ile. arzuları uğruna hayatındaki herşeyi bir kenara atabilecek denli ihtiraslıdır. aptallıkla cesaretin aynı bedende bulunması da onu daha bir tehlikeli kılar. yaşadığı zamanın eğitimi,hangi ortamlarda büyüdüğü düşünülürse aslında mazur görülebilecek, yaşamı insanın içini burkan, bir roman kahramanıdır. yine de küçük kızını bakılması için bıraktığı eve gidip de evin pisliği karşısında sokağa çıkmadan önce ayakkabılarını paspasa silmesi bütün kitap boyunca aklımdan çıkmayan, bovary'nin vurdumduymazlığı ve bencilliği üzerine ilginç bir ayrıntı olarak aklımda yer etmiştir.



doktor charles parası var diye bir dulla evlenir. dul kıskançlık krizlerinde doktoru sever. o sırada doktor mademe bovary'in ailesi ile tanışır. eşinin vefatından kısa bir süre sonra da bovary'i ile evlenir. evlilik madame bovary'i mutlu etmez. okuduğu kitaplara uymayacak kadar pısırık ve vasat bir kocası vardır. o kitaplardaki lükslere güçlü erkeklere kendini yakistirir. bulunduğu kasabanın en zengini ile kocasını aldatır. kocasının nefretinden adama daha çok bağlanır ancak adam ilişkin metres boyutundan çıktığını ciddileştigini görünce kadını terk eder. madame bovary bu seferde kendinden daha genç ancak fakir biriyle birlikte olur. ona para yedirir. otel odalarında buluşurlar. bu giderleri karşılamak için senetler imzalar. eve icra gelince eski ve yeni sevgilisi ona yardım etmez. hayat boyunca hiç mutlu olmadın zaten bohemi ile intihar eder. daha sonrasında kocası charles evde eski sevgililerine ait mektupları bulur. bu olayı kaldıramaz ve o da ölür.
devamını gör...

simit-çay
ramiz dayı - ezel
cengiz atay-kerpeten ali
su-sabun
tantuni - ayran
gerisi-yalan.
devamını gör...

ivanmilinski ile birlikte curacao'ya yerleşip, bahis bürosu açmayı düşünüyoruz efendim. iş başvurusu yapmak isteyenler şimdiden cv'lerini özelden şahsıma ve ivan milinskiye ulaştırabilirler.
devamını gör...

fransa'nın afrika ülkelerine uyguladığı özel ve sömürgeci politikayı anlatan ifade. aynı zamanda bir refused şarkısı.

"just another word for genocide"

devamını gör...

rol yapamayanlar için ne büyük sıkıntıdır, kendini ifade edemezsin huzursuz enerjini etrafa yayarsın öylece zamanı tamamlayıp kurtulmayı beklersin.
devamını gör...

canlı vücudunu oluşturan, görev bakımından en küçük birim.

aynı zamanda suçluların kapatıldığı küçük oda ve gizli örgütlerin oluşturduğu topluluk anlamına da gelir.
devamını gör...

necati şaşmaz mesela,
bu ülkeye nazar değdi
devamını gör...

iki üstteki yazarın da dediği gibi ( büyük harflerle) hasss..... diye başlayıp ağız dolusu söveceğim bir beyan.
devamını gör...

"kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o'dur.
" friedrich nietzsche.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan'ın konuşmaya giriş cümlesidir ve aklıma hep şu karikatürü getirir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şahsen desteklemeyeceğim kampanya. mahlasımdan gayet memnunum.
devamını gör...

istanbul medipol üniversitesinde doçent olarak çalışan alanı finans olan bir hocadır. bankacılık ve finans ile ilgili kitapları vardır ve anlatım olarak beğendiğim bir akademisyendir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim