normal sözlük aşık atışması
pek de kırılganmissin ermolettin..
nice başlıklarda görüşelim..
güzelim demene pek bir icerledim..
abilerimi çağırayım da önce onlarla gorusesin..
nice başlıklarda görüşelim..
güzelim demene pek bir icerledim..
abilerimi çağırayım da önce onlarla gorusesin..
devamını gör...
girift radyo yayını
yerel saat ile 21:00'de kırk yama, ben ve belki ı am melting lan melting ya da reginamills..
ama tuğba gülyeşil yok. (en azından bu günlük)
yayına daha çok olduğundan konu belirlemedik.
aklımıza gelirse eklerim.
c ya.
ama tuğba gülyeşil yok. (en azından bu günlük)
yayına daha çok olduğundan konu belirlemedik.
aklımıza gelirse eklerim.
c ya.
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
karşımdaki kişinin devamlı kendini anlatması, hiç bana nasılsın diye sormaması ve beni dinlememesi, lafı bir şekilde kendisine getirmesi. bana değersiz hissettirir bu durum. sanki onun varlığını değerini pekiştirme ihtiyacını karşılamaktan başka bir işlevim yokmuş gibi gelir.
devamını gör...
baskı sanatları
baskı sanatları; basılı ürünlerin akademik olarak sanat faaliyetlerine uygun bir şekilde incelenmesidir.
güzel sanatlar fakülteleri kapsamında eğitim verilmekte olan ve özel yetenek sınavı ile öğrenci alımı yapılan dört yıllık bir lisans bölümüdür.
özgün baskı teknikleri oluşturulan sanatsal eserlerin, çeşitli malzemeler ve farklı teknikler kullanılarak çoğaltılmasıdır.
baskı, tarihi çok eski yıllara dayanan ve günümüze dek değişerek kullanılan geleneksel bir tekniktir.
baskı; aynı çalışmalardan seri halde üretme işlemidir.
~sanatsal baskı diğer baskı türleri ile karıştırılmamalıdır, çünkü o özgündür.
her bir parçanın sanatsal değeri vardır çünkü; bu eserden kaç adet olduğu ve bu eserin kaçıncı basım olduğu gibi bilgiler eserin hemen altında, sanatçının imzasının hizasında yer alır. baskı sanatları yelpazesi çok geniş bir bölümdür. giyim, ev dekorasyonu, telefon kılıfı aklınıza gelen birçok alanda kullanılabilir ve geliştirilebilir. *
baskının bir çok çeşidi olmakla beraber her bir teknik için kendine ait metotlar kullanılmaktadır.
en basit şekilde baskı; hazırlanan eskiz (çizim)'lerin yapılacak tekniğe uygun kalıplara (ahşap, linol vesaire) çizilip, oyulması ardından üzerine boya verilerek istenilen yüzeye basılmasıdır. tekniği kavrayabilmeniz için; ilkokulda yaptığımız patates baskısına benzer. *
kendi yaptığım bir linol baskı örneği
güzel sanatlar fakülteleri kapsamında eğitim verilmekte olan ve özel yetenek sınavı ile öğrenci alımı yapılan dört yıllık bir lisans bölümüdür.
özgün baskı teknikleri oluşturulan sanatsal eserlerin, çeşitli malzemeler ve farklı teknikler kullanılarak çoğaltılmasıdır.
baskı, tarihi çok eski yıllara dayanan ve günümüze dek değişerek kullanılan geleneksel bir tekniktir.
baskı; aynı çalışmalardan seri halde üretme işlemidir.
~sanatsal baskı diğer baskı türleri ile karıştırılmamalıdır, çünkü o özgündür.
her bir parçanın sanatsal değeri vardır çünkü; bu eserden kaç adet olduğu ve bu eserin kaçıncı basım olduğu gibi bilgiler eserin hemen altında, sanatçının imzasının hizasında yer alır. baskı sanatları yelpazesi çok geniş bir bölümdür. giyim, ev dekorasyonu, telefon kılıfı aklınıza gelen birçok alanda kullanılabilir ve geliştirilebilir. *
baskının bir çok çeşidi olmakla beraber her bir teknik için kendine ait metotlar kullanılmaktadır.
en basit şekilde baskı; hazırlanan eskiz (çizim)'lerin yapılacak tekniğe uygun kalıplara (ahşap, linol vesaire) çizilip, oyulması ardından üzerine boya verilerek istenilen yüzeye basılmasıdır. tekniği kavrayabilmeniz için; ilkokulda yaptığımız patates baskısına benzer. *
kendi yaptığım bir linol baskı örneği
devamını gör...
hemşireye ceza amaçlı 500 kez ben salağım yazdırtan başhekim
sağlıkta şiddetin konuşulduğu ve farkındalık yaratmaya çalıştığımız şu günlerde güya hekim olan birinin başka bir çalışanına yaptığı zulümdür.
--- alıntı ---
antalya’daki kumluca devlet hastanesi’nde görev yapan başhekim ayşegül alkan'ın, hastaya müdahale etmek için alt kata inen bir hemşireyi yerinde göremeyince, hemşireye a4 kağıdına 500 kere “ben salağım görev yerimi terk ettim” yazdırdığı iddia edildi
--- alıntı ---
kaynak
--- alıntı ---
antalya’daki kumluca devlet hastanesi’nde görev yapan başhekim ayşegül alkan'ın, hastaya müdahale etmek için alt kata inen bir hemşireyi yerinde göremeyince, hemşireye a4 kağıdına 500 kere “ben salağım görev yerimi terk ettim” yazdırdığı iddia edildi
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
valorant
counter-strike'da supreme master first class rankını görmüş biri olarak söze başlayayım. ilk entry sahibi arkadaş cs:go oynayamayanların oynadığı oyundur diye bir tanım yapmış. ben cs:go oynayabildiğim halde valorant oynayamıyorum. cs:go'yu bırakma nedenim de hileydi. benim oynadığım zamanlarda düşük level, private profiller 3-4 maçta bir karşıya gelir ve aşırı belli edecek şekilde hile kullanırdı. kendim de overwatch üzerinden milletin raporunu izleyip ona göre hile mi değil mi karar verdiğim için az çok biliyorum. o sıralar bıraktım cs:go'yu. 4 sene önceydi. cs:go ücretsiz olmuş ve şimdiki halini tahmin bile edemiyorum.
bu arada size mantıksız gelebilir ama öyle bir nesil var ki, muhtemelen arkadaşları tarafından eziklik çekmiş başka bir açıklaması olamaz yoksa, oyunlarda hile yapmak bu insan artıklarının hayatlarında büyük bir boşluğu dolduruyor ve bunu alışkanlık haline getiriyor.
valorant'a dönecek olursam bu oyunda da hile var. oyunun anti-cheat sistemi olan riot vanguard ilk çıktığı zamanlar güzel çalışıyor olabilir fakat 2-3 gündür oynamaktayım ve henüz düşük rankta olmama rağmen hile kullanan veletleri anlayabiliyorum. her çıktığında hiçbir mermiyi kaçırmayan, her zaman kafadan vuran, çok ince pustuğunuz yeri bilerek sessiz sedasız gelen arkadaşlarla dolu. bunlar özellikle gece vakti çok geliyor. internette ve youtube'da da ufak aramalar yaparsanız bu hilelere kolay yoldan ulaşabilir ya da oynadığı oyunların kaydını almış kişilerin videolarını izleyebilirsiniz.
grafiklerini pek beğenmedim ama eğlenceli olabiliyor. bu zamana kadar cod'undan bf serisine kadar birçok fps oyunu oynamış, kolayca yüksek skorlar alabilen ben bu oyunda oynayamıyorum arkadaş. karşı takıma hile geldiğinde bu belli başlı arkadaşlar 25-30 kill alıyorlar, takımlarının geri kalanı 8 kill üzerine çıkamıyor. ayrıca riot vanguard sistemi neden oyunu oynamasam dahi arkaplanda çalışıyor anlam veremiyorum. arkadaşım sen anti-cheat yazılımısın ne kadar işe yaramasan da, neden oyunu kapattığım halde bilgisayarımı dikizlemeye devam ediyorsun?
son olarak bolca birbirine küfür eden veleti barındıran oyundur. erkeği kızı hiç fark etmiyor. ciddi oynayacaksanız hiç oynayıp kendinizi kanser etmeyin. ben insanlara direk hile demeyi, diyen tipleri de sevmem ama 13-15 yaş ortalamasındaki oyuncuya sahip bir oyundan ve çalışmayan anti-cheat sisteminden sonra bu bebeleri durduramazsınız. çocuk bundan keyif alıyor. hesabı ban yese yenisini açar. sonuçta ücretsiz değil mi?
bu arada size mantıksız gelebilir ama öyle bir nesil var ki, muhtemelen arkadaşları tarafından eziklik çekmiş başka bir açıklaması olamaz yoksa, oyunlarda hile yapmak bu insan artıklarının hayatlarında büyük bir boşluğu dolduruyor ve bunu alışkanlık haline getiriyor.
valorant'a dönecek olursam bu oyunda da hile var. oyunun anti-cheat sistemi olan riot vanguard ilk çıktığı zamanlar güzel çalışıyor olabilir fakat 2-3 gündür oynamaktayım ve henüz düşük rankta olmama rağmen hile kullanan veletleri anlayabiliyorum. her çıktığında hiçbir mermiyi kaçırmayan, her zaman kafadan vuran, çok ince pustuğunuz yeri bilerek sessiz sedasız gelen arkadaşlarla dolu. bunlar özellikle gece vakti çok geliyor. internette ve youtube'da da ufak aramalar yaparsanız bu hilelere kolay yoldan ulaşabilir ya da oynadığı oyunların kaydını almış kişilerin videolarını izleyebilirsiniz.
grafiklerini pek beğenmedim ama eğlenceli olabiliyor. bu zamana kadar cod'undan bf serisine kadar birçok fps oyunu oynamış, kolayca yüksek skorlar alabilen ben bu oyunda oynayamıyorum arkadaş. karşı takıma hile geldiğinde bu belli başlı arkadaşlar 25-30 kill alıyorlar, takımlarının geri kalanı 8 kill üzerine çıkamıyor. ayrıca riot vanguard sistemi neden oyunu oynamasam dahi arkaplanda çalışıyor anlam veremiyorum. arkadaşım sen anti-cheat yazılımısın ne kadar işe yaramasan da, neden oyunu kapattığım halde bilgisayarımı dikizlemeye devam ediyorsun?
son olarak bolca birbirine küfür eden veleti barındıran oyundur. erkeği kızı hiç fark etmiyor. ciddi oynayacaksanız hiç oynayıp kendinizi kanser etmeyin. ben insanlara direk hile demeyi, diyen tipleri de sevmem ama 13-15 yaş ortalamasındaki oyuncuya sahip bir oyundan ve çalışmayan anti-cheat sisteminden sonra bu bebeleri durduramazsınız. çocuk bundan keyif alıyor. hesabı ban yese yenisini açar. sonuçta ücretsiz değil mi?
devamını gör...
mahlasını t-shirt'üne baskı yaptırıp gezmek
malum kişinin resmini de bastırmam gerekir öyle olursa, ama yok o zaman silivriye gönderilirim.
neyse yapicam ben bunu.
neyse yapicam ben bunu.
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
genelgeçer bilindiğini ve kitlesi olduğunu düşündüğüm bilgim dahilinde birkaç fikir eklemek isterim o nedenle epey eksik olacaktır, bu kategoriler dışında edebiyatçılar veya aktörler eklenebilir:
dünya liderleri:
-mustafa kemal atatürk
-napolyon bonapart
-cengiz han
-vladimir ilyiç lenin
-büyük iskender
-julius caesar
-fatih sultan mehmet
-mahatma gandhi
-fidel castro
-atilla
-ernesto che guevera
-nelson mandela
-mao zedong
-abraham lincoln
müzik:
-red hot chili peppers
-led zeppelin
-bon jovi
-guns n roses
-scorpions
-nirvana
-metallica
-deep purple
-pink floyd
-iron maiden
-radiohead
-barış manço
-cem karaca
-yavuz çetin
-eric clapton
-the beatles
-michael jackson
-manga
-mor ve ötesi
-mfö
-creedence clearwater revival
-daft punk
-kiss
-eminem
-2pac
-the notorious b.i.g
-estas tonne
-jesse cook
-j.s bach
-claude debussy
-fazıl say
-wolfgang amadeus mozart
-ludwig van beethoven
-gabriel fauré
-ludovico einaudi
-evgeny grinko
-yiruma
-yom
-yann tiersen
anime:
-death note
-one piece
-naruto
-bleach
-boku no hero academia
-code geass
-demon slayer
-cowboy bebop
-berserk
-castlevania
-elfen lied
sporcular:
-michael jordan
-kobe bryant
-cedi osman
-furkan korkmaz
-mihail tal
-bobby fischer
-raşid necmettinov
-roger federer
-rafael nadal
-maria sharapova
-naim süleymanoğlu
-muhammed ali
dünya liderleri:
-mustafa kemal atatürk
-napolyon bonapart
-cengiz han
-vladimir ilyiç lenin
-büyük iskender
-julius caesar
-fatih sultan mehmet
-mahatma gandhi
-fidel castro
-atilla
-ernesto che guevera
-nelson mandela
-mao zedong
-abraham lincoln
müzik:
-red hot chili peppers
-led zeppelin
-bon jovi
-guns n roses
-scorpions
-nirvana
-metallica
-deep purple
-pink floyd
-iron maiden
-radiohead
-barış manço
-cem karaca
-yavuz çetin
-eric clapton
-the beatles
-michael jackson
-manga
-mor ve ötesi
-mfö
-creedence clearwater revival
-daft punk
-kiss
-eminem
-2pac
-the notorious b.i.g
-estas tonne
-jesse cook
-j.s bach
-claude debussy
-fazıl say
-wolfgang amadeus mozart
-ludwig van beethoven
-gabriel fauré
-ludovico einaudi
-evgeny grinko
-yiruma
-yom
-yann tiersen
anime:
-death note
-one piece
-naruto
-bleach
-boku no hero academia
-code geass
-demon slayer
-cowboy bebop
-berserk
-castlevania
-elfen lied
sporcular:
-michael jordan
-kobe bryant
-cedi osman
-furkan korkmaz
-mihail tal
-bobby fischer
-raşid necmettinov
-roger federer
-rafael nadal
-maria sharapova
-naim süleymanoğlu
-muhammed ali
devamını gör...
ptt kargo
sevgili normal sözlük yönetimi kitap gönderme kısmıyla beni benden alması bir yana dursun, çevremdeki birçok insanı da "lan o ne güzel sözlükmüş biz de üye olalım" nidaları atarak sözlüğe çekti, çok hoş bir detay değil mi? ama.... aması ne yazık ki var, bu güzel organizasyonun belki de tek can yakan kısmı ptt kargo ile teslimat sağlanması...
bildiğimiz üzere, türkiye'de işini hakkıyla yapan kargo şirketi yok, daha da kötüsü tüm kargo şirketleri toplanmış, "nasıl en şerefsiz olabiliriz?" mantığı ile çalışıyorlar.
bir hafta kadar önce sözlük kütüphanesinden kitap talep etmiştim, daha o gün içerisinde geri dönüşler sağlandı, birkaç gün sonra da kargo verildi, buraya kadar her şey kusursuz, kitap kısmı sözlük yönetimi elinden çıkıp kargonun elinin altına girince, nasıl değişiyor biliyor musunuz? misal, 2 gün önce, cumartesi sabahı saat 10 civarlarında gelmiş evime?! kargo, gelemeyince de apartmanın dış kapısına bir kağıt bırakıp şubeden almamı istemişler.
saat 8'de uyanmış, kitap okumaya dalmış bir insan evladı olarak, gelen bir kargonun kapıyı çalması veyahut zili çalması gerekmez mi? öyle bir durumda duymamam imkansız çünkü salonda otururken hemen yanı başımda olan kapı sesini duymayı bırakın, dışarıda denizden gelen gemilerin sesini dahi duyuyorum... yemin ediyorum sırf yukarı çıkmaya üşeniyorlar, kaldı ki bana "abi aşağıdayız bi gelsene" diyerek aramış olsa, üşenmem inerim.
üşenmem dedim, hakikaten gideyim alayım şubeden diye düşünüyorum ama bulunduğum yere en uzak ptt şubesinde bekletmişler, hadi ona da laf etmiyorum belki kargo kısımları ayrıdır diye, asıl sorun neresi biliyor musunuz? birkaç hafta önce yurtiçi %50, yurtdışı da %80 civarında zam yapılmış kargo ücretlerine, yani şöyle söyleyeyim kitap olduğu halde 16 lira kargo ücreti tutmuş, normalde kitap olması halinde indirim olması gerekiyor biliyorsunuz böyle bir kampanyaları var, ulan 16 liraya kampanyalı kitap alıyor insan.
şimdi diyeceksiniz ki, "la it, bi hafta sigara içme, alkol içme, git kargonu al da oku."
ben sigara kullanmıyorum, alkolüm de yok, cumaya kadar 42 lira ile idare etmem gerek, çok kızgınım sana ptt kargo, çok çok çok kızgınım.
sözlük yönetimi cansınız, sizin ayaklarınızı gül suyu ile yıkarım.
ptt kargo, senin allah belanı versin.
bildiğimiz üzere, türkiye'de işini hakkıyla yapan kargo şirketi yok, daha da kötüsü tüm kargo şirketleri toplanmış, "nasıl en şerefsiz olabiliriz?" mantığı ile çalışıyorlar.
bir hafta kadar önce sözlük kütüphanesinden kitap talep etmiştim, daha o gün içerisinde geri dönüşler sağlandı, birkaç gün sonra da kargo verildi, buraya kadar her şey kusursuz, kitap kısmı sözlük yönetimi elinden çıkıp kargonun elinin altına girince, nasıl değişiyor biliyor musunuz? misal, 2 gün önce, cumartesi sabahı saat 10 civarlarında gelmiş evime?! kargo, gelemeyince de apartmanın dış kapısına bir kağıt bırakıp şubeden almamı istemişler.
saat 8'de uyanmış, kitap okumaya dalmış bir insan evladı olarak, gelen bir kargonun kapıyı çalması veyahut zili çalması gerekmez mi? öyle bir durumda duymamam imkansız çünkü salonda otururken hemen yanı başımda olan kapı sesini duymayı bırakın, dışarıda denizden gelen gemilerin sesini dahi duyuyorum... yemin ediyorum sırf yukarı çıkmaya üşeniyorlar, kaldı ki bana "abi aşağıdayız bi gelsene" diyerek aramış olsa, üşenmem inerim.
üşenmem dedim, hakikaten gideyim alayım şubeden diye düşünüyorum ama bulunduğum yere en uzak ptt şubesinde bekletmişler, hadi ona da laf etmiyorum belki kargo kısımları ayrıdır diye, asıl sorun neresi biliyor musunuz? birkaç hafta önce yurtiçi %50, yurtdışı da %80 civarında zam yapılmış kargo ücretlerine, yani şöyle söyleyeyim kitap olduğu halde 16 lira kargo ücreti tutmuş, normalde kitap olması halinde indirim olması gerekiyor biliyorsunuz böyle bir kampanyaları var, ulan 16 liraya kampanyalı kitap alıyor insan.
şimdi diyeceksiniz ki, "la it, bi hafta sigara içme, alkol içme, git kargonu al da oku."
ben sigara kullanmıyorum, alkolüm de yok, cumaya kadar 42 lira ile idare etmem gerek, çok kızgınım sana ptt kargo, çok çok çok kızgınım.
sözlük yönetimi cansınız, sizin ayaklarınızı gül suyu ile yıkarım.
ptt kargo, senin allah belanı versin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kazandıkları ödüller
ödül derken illaki de bir nesne olmasına gerek yok bence. verilen emeğin karşılığını almak da bana göre ödüldür hatta en güzelidir.
2018'de forumda tanıştığım bir prof. öğretim görevlisi beni üniversiteye, doktora dersi anlatmaya çağırdı. üniversitede bölüm ile alakalı bir eğitimim olmamasına rağmen, kendi çabamla kendi eğitimim sayesinde bir seviyeye gelmiştim. sonra 2 seneye yakın gittim.
meteoroloji derslerini prof. varken ben anlattım. bu benim için bir şeref oldu her zaman. ödül dersek de mükemmel bir ödül bana göre.
2018'de forumda tanıştığım bir prof. öğretim görevlisi beni üniversiteye, doktora dersi anlatmaya çağırdı. üniversitede bölüm ile alakalı bir eğitimim olmamasına rağmen, kendi çabamla kendi eğitimim sayesinde bir seviyeye gelmiştim. sonra 2 seneye yakın gittim.
meteoroloji derslerini prof. varken ben anlattım. bu benim için bir şeref oldu her zaman. ödül dersek de mükemmel bir ödül bana göre.
devamını gör...
babayla olan ilişki
ne zaman kolunu kızının boynuna dolamış yürüyen baba kız görsem gözlerimi alamam.
baba ile ilişki,sıcak içten ve daimi olmalı.
5 yaşına kadar bir kızı her birey sever. sevimlidir çünkü. 30 yaşındaki bir kadını peki her yiğit baba sevgisini gösteremez.neden peki? 30 yaşında olan kadın da bir gün 5 yaşında idi. ne değişti. bir babanın kizina sarılması arayıp sorması,halini durumunu öğrenip yardımcı olması ve her zaman senin yanındayım arkandayım demesi çok mu zor. benim babam var ama aslında hiç olmadı.
sevgili babalar; kızlarınizi sevin. onlarla toksit ilişkiler kurunca siz, aynı size benzeyen toksit kişiliklere aşık oluyorlar . kaliteli, sevgi dolu,candan baba olmayacaksaniz bir kızın dünyaya gelişine sebeb olmayın.
baba ile ilişki,sıcak içten ve daimi olmalı.
5 yaşına kadar bir kızı her birey sever. sevimlidir çünkü. 30 yaşındaki bir kadını peki her yiğit baba sevgisini gösteremez.neden peki? 30 yaşında olan kadın da bir gün 5 yaşında idi. ne değişti. bir babanın kizina sarılması arayıp sorması,halini durumunu öğrenip yardımcı olması ve her zaman senin yanındayım arkandayım demesi çok mu zor. benim babam var ama aslında hiç olmadı.
sevgili babalar; kızlarınizi sevin. onlarla toksit ilişkiler kurunca siz, aynı size benzeyen toksit kişiliklere aşık oluyorlar . kaliteli, sevgi dolu,candan baba olmayacaksaniz bir kızın dünyaya gelişine sebeb olmayın.
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
size ve kişisel alanınıza saygı duymuyorsa, sizi anlamaya çalışmıyorsa, değersiz hissettiriyorsa iletişimi kesmek için başka bir sebep aramanıza gerek yok bence.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ya çocuk kalmalı insan,
ya da çocuk olmalı hep içinde!
başka türlü yürünmüyor omuzlardaki yüklerle,
ve deniz yıldızları;
minicik avuçlarında denize kavuşturmaya çalıştıkları,
o güzel deniz yıldızları,
onlar da her zaman çıkmıyor o çocukların yollarına...
ya da çocuk olmalı hep içinde!
başka türlü yürünmüyor omuzlardaki yüklerle,
ve deniz yıldızları;
minicik avuçlarında denize kavuşturmaya çalıştıkları,
o güzel deniz yıldızları,
onlar da her zaman çıkmıyor o çocukların yollarına...
devamını gör...
aileden para isterken utanmak
babam paran var mı deyince var diyorum göster deyince arkadaşımdan borç alıp gösteriyorum. sonra başım niye boktan kurtulmuyor! allahta benim belamı versin emi.
devamını gör...
başıboşlar
sözlük yönetiminin aldığı en güzel karardır. bu cesur karar için hepinizi tebrik ediyorum.
ben de bir baktım sol frame'de gözle görülür bir kalite artışı var. "herhalde okullar açıldı da bebe team okula gitti." diye düşündüm.
inanın son zamanlarda yazma iştahım iyice gitmişti. bilgi içeren bir entry, saniyeler sonra "bir zımba markası olsan hangi marka olurdun" gibi saçma sapan başlıklardan ötürü tarihin karanlık sayfalarına gömülüyordu.
yazma iştahımı geri kazandırdığınız için teşekkürler sayın yönetim. seviliyorsunuz.
ben de bir baktım sol frame'de gözle görülür bir kalite artışı var. "herhalde okullar açıldı da bebe team okula gitti." diye düşündüm.
inanın son zamanlarda yazma iştahım iyice gitmişti. bilgi içeren bir entry, saniyeler sonra "bir zımba markası olsan hangi marka olurdun" gibi saçma sapan başlıklardan ötürü tarihin karanlık sayfalarına gömülüyordu.
yazma iştahımı geri kazandırdığınız için teşekkürler sayın yönetim. seviliyorsunuz.
devamını gör...
sımsıkı sarıldığın kişiye bir daha sarılamayacak olmak
okuyunca bile üzüyor. başka ne denir ki?
devamını gör...
ya rab bu ne derttir
sözleri yunus emre'ye ait, geçmiş zamandan günümüze dek tek bir kıvılcımını kaybetmeden gelen yangın.
"ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
yar bu ne yaradır melhem bulunmaz
benim garip gönlüm aşktan usanmaz
varıp yare gider hiç geri dönmez
aşık olan gönül aşktan usanmaz
ahiret korkusun bir pula saymaz
aşk pazarıdır bu canlar satılır
satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz
dönüp dönüp sana öğüt verirler
dünya malı ile gözün boyarlar
aşık öldü deyi sala verirler
ölen hayvan olur aşıklar ölmez
aşık olan gönül aşktan usanmaz
ahiret korkusun bir pula saymaz
aşk pazarıdır bu canlar satılır
satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz"
ilkay akkaya yorumu;
ahmet aslan - ali ekber kayış yorumu ;
"ya rab bu ne derttir derman bulunmaz
yar bu ne yaradır melhem bulunmaz
benim garip gönlüm aşktan usanmaz
varıp yare gider hiç geri dönmez
aşık olan gönül aşktan usanmaz
ahiret korkusun bir pula saymaz
aşk pazarıdır bu canlar satılır
satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz
dönüp dönüp sana öğüt verirler
dünya malı ile gözün boyarlar
aşık öldü deyi sala verirler
ölen hayvan olur aşıklar ölmez
aşık olan gönül aşktan usanmaz
ahiret korkusun bir pula saymaz
aşk pazarıdır bu canlar satılır
satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz"
ilkay akkaya yorumu;
ahmet aslan - ali ekber kayış yorumu ;
devamını gör...


