yazarların bugünkü mutluluk sebebi
bugün bir değil iki sebebim var. birincisi bir doktora tezinde kullanılmak üzere mesleki bilgi ve tecrubelerim için röportaj yapıldı. ikincisi annemin yıllarca bana uyguladığı ve bugün travmasini halen atlatamadigim "elalem ne der " ve "büyüklerin yanında nasıl davranılır" işkencelerini bir başka annenin liseye giden oğluna yapmasına engel oldum. mutluyum be sözlük.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
geziyi ilk 3 gün destekleyenlerin pasifist ataletlerine bahane olarak sunduğu pelesenktir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

ışık kapalıydı. annem gelip odama çamaşırları bıraktı. biraz sonra sesler gelmeye başladı. yahu ne oluyor dedim. ışığı açtım baktım manzara bu.
sepette uyuyormuş beyim. annemde karanlıkta farketmemiş. o da naz yapıyor. sanki dersin üzerinde demir yığınları var. azcık hareket oğlum çıkarsın zaten. aldım kucağıma biraz öptüm, kokladım. sonra keyfi yerine geldi. hayır bakışa bak. sanki dersin kuyruğunu çekmişler. hah deli manyak. serseri sevgilim benim.
devamını gör...
türkiye nasıl düzelir sorunsalı
türkiye'de bir kaynağa göre 116 başka bir kaynağa göre ise 105 siyasî parti var seçime girebilmesi için en az 41 il de örgütlenmesi gerekir.
türkiye ile ilgili bu kısa bilgiden sonra yurt dışında gelişmiş ülke tabir ettiğimiz ülkelere bir göz atalım abd 5 parti ingiltere 11 parti almanya 13 parti fransa 5 parti ( kaynak wikipedia)
şimdide argoda geçen atasözü'müze bakalım nerde çokluk orda .okluk
durum şu ki bizde herhangi bir partiye küsen siyasetçi gidip yeni bir parti kuruyor üstelik bu partiler bir nevi geçin kapısı gibi hazine' den yardım alıyorlar seçime katılma yeterliliğine sahip olanları da ekstra seçim yardımı alıyor. hal böyle olunca vatandaşa hizmet için kullanılabilecek önemli bir meblağ siyasi partileri beslemeye gidiyor eğer kanun çıksada siyasi partiler üyelerinden gelecek aidat ve bağışlarla faaliyet gösterecekler denilse ortada bir tanesi kalmaz diye düşünüyorum.
bunun yanısıra seçim yasası gereği barajı geçemeyen partilere atılan oylar ise o sandık bölgesindeki önde olan partinin ekmeğine yağ sürüyor bu da meselenin bir başka boyutu. bu tespitlerden sonra konuya dönersek eğitimin ön planda olduğu insanların karın doyurmak için çalışmaktan başka gönüllü sivil toplum örgütlerinde aktif faaliyette bulunması soran sorgulayan bir toplum olma yolunda her bireyin çekinmeden çıkıp hakkını araması ve başta gelişmiş ülkeler dediğimiz ülkelerdeki gibi kendi düşünce yapısına en yakın parti çatısı (115 parti nedir arkadaş parti sayısı bir elin parmaklarını geçmemeli) altında toplanıp daha müreffeh bir yaşam için mücadelesini burada sürdürmesi soran sorgulayan bir toplum haline dönmesi gerekir.
bütün bunların gerçekleşmesi için eğitim eğitim eğitim.
türkiye ile ilgili bu kısa bilgiden sonra yurt dışında gelişmiş ülke tabir ettiğimiz ülkelere bir göz atalım abd 5 parti ingiltere 11 parti almanya 13 parti fransa 5 parti ( kaynak wikipedia)
şimdide argoda geçen atasözü'müze bakalım nerde çokluk orda .okluk
durum şu ki bizde herhangi bir partiye küsen siyasetçi gidip yeni bir parti kuruyor üstelik bu partiler bir nevi geçin kapısı gibi hazine' den yardım alıyorlar seçime katılma yeterliliğine sahip olanları da ekstra seçim yardımı alıyor. hal böyle olunca vatandaşa hizmet için kullanılabilecek önemli bir meblağ siyasi partileri beslemeye gidiyor eğer kanun çıksada siyasi partiler üyelerinden gelecek aidat ve bağışlarla faaliyet gösterecekler denilse ortada bir tanesi kalmaz diye düşünüyorum.
bunun yanısıra seçim yasası gereği barajı geçemeyen partilere atılan oylar ise o sandık bölgesindeki önde olan partinin ekmeğine yağ sürüyor bu da meselenin bir başka boyutu. bu tespitlerden sonra konuya dönersek eğitimin ön planda olduğu insanların karın doyurmak için çalışmaktan başka gönüllü sivil toplum örgütlerinde aktif faaliyette bulunması soran sorgulayan bir toplum olma yolunda her bireyin çekinmeden çıkıp hakkını araması ve başta gelişmiş ülkeler dediğimiz ülkelerdeki gibi kendi düşünce yapısına en yakın parti çatısı (115 parti nedir arkadaş parti sayısı bir elin parmaklarını geçmemeli) altında toplanıp daha müreffeh bir yaşam için mücadelesini burada sürdürmesi soran sorgulayan bir toplum haline dönmesi gerekir.
bütün bunların gerçekleşmesi için eğitim eğitim eğitim.
devamını gör...
karma puanı denkleştirememek
karma puanı denkleştirememek başlık parasını denkleştirememek ile neredeyse aynıdır. biri sevdiği kızı alamaz, diğeri takipçilerini göremez.
devamını gör...
saint petersburg
1924-1991 yılları arasında sscb kurucusu lenin'e ithafen leningrad olarak adlandırılan şehir. ikinci dünya savaşı sırasında barbarossa harekâtı ile sovyet topraklarına 3 koldan giren alman ordusu'nun en önemli hedefleri arasındadır. 1941 sonbaharında leningrad kapılarına dayanan almanlar şehre doğrudan hücum eder. ağır bombardıman ve kanlı muharebeler sonucunda şehirdeki direnişin kırılamaması üzerine alman ordusu hitler'in emriyle taktik değişikliğine gider. buna göre sıcak çatışmaya girmeden kuşatmaya ağırlık verilecek, leningrad halkı gıdasız bırakılarak direniş unsurlarının açlık ve hastalıktan kırılıp gitmesi beklenecekti. her şey sona erdiğinde ise leningrad'daki bütün yapılar yok edilip hayalet şehir olarak bırakılacaktı. 1944'e kadar uygulanan bu korkunç plan süresince şehir halkına dışarıdan asgari miktarda yardım sağlanabilir. ladoga gölü -bazen sekteye uğrasa da- ikmal güzergâhındaki en önemli nokta olmuştur. yeterli iaşe imkanı bulunmayan şehirde kitlesel ölümler, anarşi ve yamyamlık vakaları yaşanır.. 827 gün boyunca kuşatmayı yarmaya çabalayan diğer kızıl ordu unsurları sonunda başarılı olur ve 1944 başında almanları püskürtür. ablukadan geriye sivil ve asker yüz binlerce zayiat kalır.
benzersiz direnişi ve kazandığı büyük zaferle muharebe tarihine adını yazdıran leningrad, birkaç yıl sonra politik bir vaka ile öne çıkar. 1949-50 yıllarında şehrin ileri gelenleri rejime ihanet suçlamasıyla tutuklanır. yargılanan yüzlerce sanık arasında politikacı, bilim adamı, yazar ve eğitimciler vardı. komplocuların lideri olduğu iddia edilen kişiler idam cezasına çarptırılırlar, geri kalanların büyük bölümü ise gulag ya da sibirya'ya sürgün edilirler.
benzersiz direnişi ve kazandığı büyük zaferle muharebe tarihine adını yazdıran leningrad, birkaç yıl sonra politik bir vaka ile öne çıkar. 1949-50 yıllarında şehrin ileri gelenleri rejime ihanet suçlamasıyla tutuklanır. yargılanan yüzlerce sanık arasında politikacı, bilim adamı, yazar ve eğitimciler vardı. komplocuların lideri olduğu iddia edilen kişiler idam cezasına çarptırılırlar, geri kalanların büyük bölümü ise gulag ya da sibirya'ya sürgün edilirler.
devamını gör...
birini sevmenizi sağlayan detaylar
samimiyet
uzun uzadıya yazmak istedim de yok, ben çok kolay sevebilirim birini. yeterki samimi olsun.
uzun uzadıya yazmak istedim de yok, ben çok kolay sevebilirim birini. yeterki samimi olsun.
devamını gör...
song of olympia
''olympia'nın şarkısı'' veya kukla bebek şarkısı, jacques offenbach tarafından yazılmış olan ve 1881 tarihinde gösterime giren hoffmann'ın masalları veya orijinal adıyla les contes d'hoffmann operasına ait oldukça eğlenceli bir aryadır. olympia, operanın ana karakterlerinden biri olup mekanik-kurmalı sisteme sahip bir oyuncak bebektir ve operanın 1.perdesinde karşımıza çıkar. hoffmann,onu gerçek bir kadın sanarak aşık olmuştur. bunun sebebi ise operanın şeytani karakteri olan doktor coppelius' un hoffmann'a verdiği yanıltıcı gözlüklerdir. olympia ile dans ederken bu gözlükler kırılır ve hoffmann kandırıldığını anlar.tabii bir oyuncağa aşık olmaktan dolayı da çok utanır.
soprano carla maffioletti'nin performansı harikadır, onu da şöyle bırakayım(olympia'yı taşıyan ve kuran adam hoffmann oluyor);
soprano carla maffioletti'nin performansı harikadır, onu da şöyle bırakayım(olympia'yı taşıyan ve kuran adam hoffmann oluyor);
devamını gör...
(tematik)
rand
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
türkiye de insan öldürmek bedavadır.
evinizin önünde öldürülmek işten bile değil.
adalet yoktur.
ama adliyelerin arka odaları kelepçe doludur.
evinizin önünde öldürülmek işten bile değil.
adalet yoktur.
ama adliyelerin arka odaları kelepçe doludur.
devamını gör...
evernevergreen
okumaktan keyif aldığım bir kaç yazar arasındadır kendileri. sözlükte daha fazla bulunması gereken yazardır.
devamını gör...
domestic hıyar
karşılıksız seviliyor.
devamını gör...
mantının abartılmış bir yemek olması
devamını gör...
11.22.63
çok güzel bir dizidir. daha önce kitabını okumuştum sonra dizisini izleyip felaket beğenmiştim. başroldeki kadın oyuncu o kadar güzeldi ki aşık oldum. kesinlikle izlenmesi gereken hoş bir dizi.
devamını gör...
okuduğu kitaptan bir şey anlamayan insan
düşünsel türdeki kitapları anlamak meşakkatli iştir. ister istemez bir altyapı gerektirir. ayrı bir dili de vardır. roman gibi okuduğunuzu kafada bir film sahnesi gibi kurup geçemezsiniz, ağır gider ve ilgi duymayanlar için çok sıkıcıdır. çok fazla da dinç kafa ister.
devamını gör...
herbert george wells
kitaplarından uyarlanan filmlerden;
1- 1902 yapımı georges melies'in yönettiği le voyage dans la lune - filmin bir kısmı ay'a seyahat ilk wells uyarlaması bu film. çoğu listede ilk bilim kurgu filmi olarak yer alır. yine listelerde en eski tarihli değerli bulunan filmdir. 13 dk. süresi. renkli ve üzerine müzik eklenmiş versiyonlarına bakarsanız daha rahat izleyebilirsiniz. her farklı müzikle başka güzel oluyor.
2- 1932 yapımı erle c. kenton'ın yönettiği island of lost souls - gaip ruhlar adası romanın ilk sesli uyarlaması. evrim teorisini kabul eden bir film olduğu için birçok ülkede yasaklanmış o dönem. en azından göz gezdirmek için bir sebep. wells de filmden hoşlanmamış ama aleni korku unsurlarının hikayenin daha derin felsefi içeriğini gölgede bıraktığı için.
3- 1933 yapımı james whale'in yönettiği the invisible man - görünmeyen adam filmin yönetmeni de başka kafalarda bir insan. başrolde oynayan kadın titanic de yaşlı rose'u oynayan kadın. fena film değildi.
4- 1936 yapımı william cameron menzies'in yönettiği things to come - dünyamızın geleceği en iyisi bu. mükemmel. zamanın ötesinde.
5- 1945 yapımı dead of night filminde charles crichton'ın yönettiği golfing story bölümü gece ölümü dört bölümden oluşan mükemmel bir film lakin sadece dediğim bölümü wells'in the story of the inexperienced ghost kitabından uyarlama.
6- 1953 yapımı byron haskin'in yönettiği the war of the worlds - dünyalar çarpışıyor en iyi görsel efekt oscar'ı kazanmış ama izlenmesine gerek yok. bu kitabı bir radyo programında okuyan orson welles'e inanan amerikalılar sokaklara dökülmüş ki bu olay, hakkında izlemiş olduğum iki filmden de daha güzel.
7- 1960 yapımı george pal'ın yönettiği the time machine - zaman makinası bu film de en iyi görsel efekt oscar'ı kazandı ama bu üstteki gibi değil. kitaplarından uyarlanmış güzel filmlerden biri, izleyebilirsiniz.
8- 2002 yapımı simon wells'in yönettiği the time machine - zaman tüneli welles ile ilk tanıştığım film. tabii ben o zamanlar yazarı tanımıyorum ve filmi izlediğimde de bilmiyordum. sinemada izlemiştim. farklı işlemiş konuyu. geçmişe gitmek için makineyi icat etmesinden ve bir olayı değiştirmek istemesinden etkilenmiştim. duygusaldır. geleceğe gittiği sahneler de güzeldi. filmin yönetmeni de yazarın torunu.
9- 2005 yapımı steven spielberg'in yönettiği war of the worlds - dünyalar savaşı yazarın kitabından uyarlanmış, sinemada izlediğim bir başka filmi. aynı eserden uyarlanmış diğer filme de yazdığım gibi izlenmelerine gerek yok.
senaryolarına girdiği 130 film kayıtlı şu an imdb de. hepsini kontrol etmiştim geçen yıl.
1- 1902 yapımı georges melies'in yönettiği le voyage dans la lune - filmin bir kısmı ay'a seyahat ilk wells uyarlaması bu film. çoğu listede ilk bilim kurgu filmi olarak yer alır. yine listelerde en eski tarihli değerli bulunan filmdir. 13 dk. süresi. renkli ve üzerine müzik eklenmiş versiyonlarına bakarsanız daha rahat izleyebilirsiniz. her farklı müzikle başka güzel oluyor.
2- 1932 yapımı erle c. kenton'ın yönettiği island of lost souls - gaip ruhlar adası romanın ilk sesli uyarlaması. evrim teorisini kabul eden bir film olduğu için birçok ülkede yasaklanmış o dönem. en azından göz gezdirmek için bir sebep. wells de filmden hoşlanmamış ama aleni korku unsurlarının hikayenin daha derin felsefi içeriğini gölgede bıraktığı için.
3- 1933 yapımı james whale'in yönettiği the invisible man - görünmeyen adam filmin yönetmeni de başka kafalarda bir insan. başrolde oynayan kadın titanic de yaşlı rose'u oynayan kadın. fena film değildi.
4- 1936 yapımı william cameron menzies'in yönettiği things to come - dünyamızın geleceği en iyisi bu. mükemmel. zamanın ötesinde.
5- 1945 yapımı dead of night filminde charles crichton'ın yönettiği golfing story bölümü gece ölümü dört bölümden oluşan mükemmel bir film lakin sadece dediğim bölümü wells'in the story of the inexperienced ghost kitabından uyarlama.
6- 1953 yapımı byron haskin'in yönettiği the war of the worlds - dünyalar çarpışıyor en iyi görsel efekt oscar'ı kazanmış ama izlenmesine gerek yok. bu kitabı bir radyo programında okuyan orson welles'e inanan amerikalılar sokaklara dökülmüş ki bu olay, hakkında izlemiş olduğum iki filmden de daha güzel.
7- 1960 yapımı george pal'ın yönettiği the time machine - zaman makinası bu film de en iyi görsel efekt oscar'ı kazandı ama bu üstteki gibi değil. kitaplarından uyarlanmış güzel filmlerden biri, izleyebilirsiniz.
8- 2002 yapımı simon wells'in yönettiği the time machine - zaman tüneli welles ile ilk tanıştığım film. tabii ben o zamanlar yazarı tanımıyorum ve filmi izlediğimde de bilmiyordum. sinemada izlemiştim. farklı işlemiş konuyu. geçmişe gitmek için makineyi icat etmesinden ve bir olayı değiştirmek istemesinden etkilenmiştim. duygusaldır. geleceğe gittiği sahneler de güzeldi. filmin yönetmeni de yazarın torunu.
9- 2005 yapımı steven spielberg'in yönettiği war of the worlds - dünyalar savaşı yazarın kitabından uyarlanmış, sinemada izlediğim bir başka filmi. aynı eserden uyarlanmış diğer filme de yazdığım gibi izlenmelerine gerek yok.
senaryolarına girdiği 130 film kayıtlı şu an imdb de. hepsini kontrol etmiştim geçen yıl.
devamını gör...
bitirimler sınıfı
bir grup afacan öğrencinin maceralarının anlatıldığı, yönetmenliğini ülkü erakalın'ın yaptığı 1975 yapımı film. perihan savaş, aydemir akbaş, ayşen gruda gibi ünlü isimlerin rol aldığı film bir noktadan sonra polisiye konulu bir filme dönüşüyor.
devamını gör...
sahiplenilen kedinin ölmesi
4 ay boyunca hergun karamürsel den yalova ya, her salı karamursel den bursa veterinerlik fakultesine götürdüğüm kazalı bir kedinin artık çenesi normale dönüyor. kemikler kaynamaya başlamış. minik minik çeneyi hareket ettirebilir dedikleri günün akşamı yediği sıvı gıdadan boğularak hayatını kaybetmesi.
günlerce, aylarca beraber uyuduk o yavrucakla, beraber ağladık artık sevineceğiz dediğim gün bıraktı gitti beni. çok acı bir deneyimdi. kendisi besleme bölgemin kraliçe annesiydi. tüm yavru kedileri sahiplenir korur kollardı. bölgenin bekçiliğini yapar sevecen tavırlarıyla herkesin sevgi ve ilgisini toplardı. bütün bir mahalle üzüntüye boğuldu o gidince. 4 sene oldu ama benim şapşik kızım carrefourumun yeri dolmadı.

yol arkadaşım, sevgi pıtırcığıma özlemle...
günlerce, aylarca beraber uyuduk o yavrucakla, beraber ağladık artık sevineceğiz dediğim gün bıraktı gitti beni. çok acı bir deneyimdi. kendisi besleme bölgemin kraliçe annesiydi. tüm yavru kedileri sahiplenir korur kollardı. bölgenin bekçiliğini yapar sevecen tavırlarıyla herkesin sevgi ve ilgisini toplardı. bütün bir mahalle üzüntüye boğuldu o gidince. 4 sene oldu ama benim şapşik kızım carrefourumun yeri dolmadı.

yol arkadaşım, sevgi pıtırcığıma özlemle...
devamını gör...






