normal sözlük yazarlarının çizimleri
kafa sözlük discord kanalında yarışmalarının düzenlendiği çizimler!
resimler bahane, sohbet şahane mottosuyla hareket edilen kanalda, muhabbete doyum olmuyor efenim.
muhabbetime doyum olmaz, yarışmaya katılırım ama resimde olmasada muhabbette iddalıyım diyen arkadaşlar keşki uğrasa!
aşağıdaki resim bir arkadaşın sultan sazlığı'nda çekilmiş bir fotoğrafının kopyasıdır. özellikle gökyüzü -güneş bileşimi çamurlaşmadan, kirli renklenmeden dolayı, ağzımın payını aldığım bir boyama çalışması olmuştu benim için....
siz siz olun hocalarınızın sözünden çıkmayın. yapma dediyse yapmayın arkadaşım... yılların ressamı dinle yani kadını dimi ama!
resimler bahane, sohbet şahane mottosuyla hareket edilen kanalda, muhabbete doyum olmuyor efenim.
muhabbetime doyum olmaz, yarışmaya katılırım ama resimde olmasada muhabbette iddalıyım diyen arkadaşlar keşki uğrasa!
aşağıdaki resim bir arkadaşın sultan sazlığı'nda çekilmiş bir fotoğrafının kopyasıdır. özellikle gökyüzü -güneş bileşimi çamurlaşmadan, kirli renklenmeden dolayı, ağzımın payını aldığım bir boyama çalışması olmuştu benim için....
siz siz olun hocalarınızın sözünden çıkmayın. yapma dediyse yapmayın arkadaşım... yılların ressamı dinle yani kadını dimi ama!
devamını gör...
yazarların doğmuş olmak istedikleri ülke
80li yıllarda arjantinde doğmuş olmayı çok isterdim. o aşk dolu sokaklarda koşmayı isterdim.
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
gülüşü. ama öyle sahteden değil, gözlerinin içi parlamalı olandan.
devamını gör...
tanımlı başlıklar isteriz
bir talep cümlesi.
ironik şekilde bu başlıkta da tanım yok ama*.
arkadaşlar, açtığınız başlıklara kısa da olsa bir açıklama yazmanız gerek format gereği. "ama yapmıyorum açıklama, silinmiyor yine de başlığım. demek ki formata uygun yazıyorum" diyor olabilirsiniz de sözlüğün yarıdan fazlasını uçurmanız gerekir bu formata uymayanları uçurursanız. bu sözlük adına iyi bir şey olmadığından silinmiyor başlıklarınız, formata uyduğunuzdan değil.
***
gelelim tanım denen şeyin ne olduğuna.
sözlük nasıl bir şeydir normalde? bir kelime vardır, ardından iki nokta üst üste konur ve o kelimenin anlamı açıklanır. o açıklama cümlesi bir yargı bildirir. birinin, başı sonu belli olmayan yorumuna dayanmaz, genel kabul görmüş bir açıklama cümlesi içerir. yapmanız gereken bu işte. başlığın anlamını kısacık bir cümleyle de olsa açıklamak. ben bu başlığı neyle açıkladım? "bir talep cümlesi" ifadesiyle. "evet ya ben de tanımlı başlık istiyorum" yazsaydım bu benim şahsi görüşüm olurdu, tanım değil.
***
son olarak "x kişi ukdesidir" bir tanım değil. başlığı kimin açtığına dair bir bilgi o, başlığın anlamına dair değil.
gerçekten artık tanımlı başlık istiyoruz. lisede arkadaşlara verip "yazsana bana bir şeyler" dediğimiz hatıra defterlerine döndü sözlük iyice.
ironik şekilde bu başlıkta da tanım yok ama*.
arkadaşlar, açtığınız başlıklara kısa da olsa bir açıklama yazmanız gerek format gereği. "ama yapmıyorum açıklama, silinmiyor yine de başlığım. demek ki formata uygun yazıyorum" diyor olabilirsiniz de sözlüğün yarıdan fazlasını uçurmanız gerekir bu formata uymayanları uçurursanız. bu sözlük adına iyi bir şey olmadığından silinmiyor başlıklarınız, formata uyduğunuzdan değil.
***
gelelim tanım denen şeyin ne olduğuna.
sözlük nasıl bir şeydir normalde? bir kelime vardır, ardından iki nokta üst üste konur ve o kelimenin anlamı açıklanır. o açıklama cümlesi bir yargı bildirir. birinin, başı sonu belli olmayan yorumuna dayanmaz, genel kabul görmüş bir açıklama cümlesi içerir. yapmanız gereken bu işte. başlığın anlamını kısacık bir cümleyle de olsa açıklamak. ben bu başlığı neyle açıkladım? "bir talep cümlesi" ifadesiyle. "evet ya ben de tanımlı başlık istiyorum" yazsaydım bu benim şahsi görüşüm olurdu, tanım değil.
***
son olarak "x kişi ukdesidir" bir tanım değil. başlığı kimin açtığına dair bir bilgi o, başlığın anlamına dair değil.
gerçekten artık tanımlı başlık istiyoruz. lisede arkadaşlara verip "yazsana bana bir şeyler" dediğimiz hatıra defterlerine döndü sözlük iyice.
devamını gör...
haydarpaşa garı
yeşilçam'ın belleklere kazıdığı kırsaldan şehre göçün, kan davasından kaçışların, bir sevdanın peşinden gidişlerin ve hüzünlü öykülerin dekoru. en son turistik otel planıyla ruhunu kaybedecekti ki sivil toplumun tepkisi engel oldu.
devamını gör...
türkiye
kendi öz vatandaşları hariç herkesin refah içinde yaşadığı ülke.
devamını gör...
j harfinin en seksi harf olması
ruj, makyaj, oje, jakuzi, jinekoloji, vajina, jenital, erojen, jigolo, jüpon, jartiyer gibi kelimelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
devamını gör...
yazarların şu an bulunmak istedikleri yer
şuan uzaydan dünyayı izlemek isterdim ,birazda dünyadan uzak kalmak isterdim çok üstüme geliyor çünkü.
devamını gör...
çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
taso ve misket.
devamını gör...
pantolon
orijini fransızca le pantolon kelimesidir.
kelimenin kökeni roma’da ruhani kişiliğiyle tanınan ve yine burada 303 yılında diocletion tarafından başı kesilmek suretiyle öldürülmüş bir din adamı, fizikçi ve aynı zamanda hıristiyan hekimlerin piri olarak anılan aziz pantaleone’e dayanır. buradan
pantolonun ilk defa asyada kullanıldığı düşünülmekte. pantolana dair ilk kayıtlar m.ö 6. yüzyılda avrasya'dan gelen kabilelerde kadın ve erkeklerin giydiği diz altı - bilek seviyesinde pantolondan bahsedilmekte. bu dönemde farsların, sarmatyalıların, ermenilerin ve orta asya halklarının pantolon giydiği belgelenmekte.
kimi türk tarihçiler ise pantolonun orijini türklerin giydiği potura dayandırmakta.
orijini hangi millet olursa olsun pantolon ilk çıkış noktasında hem kadınların hem erkeklerin giydiği bir kıyafetken, zaman içinde modern anlamda pantolon batı dünyasında sadece erkek kıyafetine dönüşmüştür. türkiye'de dahil olmak üzere asyada ise pantolon tarzı şalvar ve benzerleri kadın tarafından kullanılmıştır.
amerika'da ve avrupa'da kadınlar son derece rahat ve kullanışlı olan bu kıyafeti günlük hayatta kullanabilmek için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. 1851'de elizabeth smith miller amerika'da etek altı türk pantolonu denilen şalvarı sunmuştur. bloomers olarak adlandırılan u kıyafet kısa ceketle giyilmekteydi.

1960 ve 70'lerde kadın haklları derneklerinin eylemleri ve baskılarıyla amerika ve avrupa'da pantolon kadınlar için uygun bir kıyafet olarak görülmeye başlamıştır. bugün pantolon tekrar ilk çıkış noktasında olduğu gibi her cinsiyetten insanın günlük kıyafeti olmuştur.
türkiye'de ise 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başından itibaren şalvar ve potur gibi kıyafetler aşağılanmaya başlanırken, 19. yüzyılda modern kadın demek avrupanın sıkıcı ve cinsiyetçi modern kıyafetini giyen kadın anlamına gelmiştir. şalvarın yerine artık dar, diz altı etekler vardır.
şalvar giymek köylü kıyafeti olarak aşağılanmakla birlikte hala namus anlamında kabul edilirken, modern anlamda pantolon özellikle anadolu kasabalarında tepkiyle karşılanmıştır. ilk defa modern anlamda pantolon giyen kadınlara 1910 - 1920'lerde rastlamakla birlikte
kadınların pantolonu sıradan günlük kıyafet olarak yurdun hemen her yerinde kullanabilir hale gelmesi 1990'ları bulmuştur. bugün hala kimi muhafazakar ailelerde tartışma yaratan bir kıyafettir. 2000'li yıllarda pantolon giydiği için ailesi tarafından öldürülen, şiddete uğrayan kadınların haberleri hala zaman zaman gazetelerde yer almaktadır. pantolon giydiği için 2005 yılında öldürülen 18 yaşındaki halime, pantolon giydiği için şiddete uğrayan kadınlar türkiye'de özellikle kimi sosyal gruplarda kadının kıyafetini seçme özgürlüğünün bile olmadığını göstermektedir.
kelimenin kökeni roma’da ruhani kişiliğiyle tanınan ve yine burada 303 yılında diocletion tarafından başı kesilmek suretiyle öldürülmüş bir din adamı, fizikçi ve aynı zamanda hıristiyan hekimlerin piri olarak anılan aziz pantaleone’e dayanır. buradan
pantolonun ilk defa asyada kullanıldığı düşünülmekte. pantolana dair ilk kayıtlar m.ö 6. yüzyılda avrasya'dan gelen kabilelerde kadın ve erkeklerin giydiği diz altı - bilek seviyesinde pantolondan bahsedilmekte. bu dönemde farsların, sarmatyalıların, ermenilerin ve orta asya halklarının pantolon giydiği belgelenmekte.
kimi türk tarihçiler ise pantolonun orijini türklerin giydiği potura dayandırmakta.
orijini hangi millet olursa olsun pantolon ilk çıkış noktasında hem kadınların hem erkeklerin giydiği bir kıyafetken, zaman içinde modern anlamda pantolon batı dünyasında sadece erkek kıyafetine dönüşmüştür. türkiye'de dahil olmak üzere asyada ise pantolon tarzı şalvar ve benzerleri kadın tarafından kullanılmıştır.
amerika'da ve avrupa'da kadınlar son derece rahat ve kullanışlı olan bu kıyafeti günlük hayatta kullanabilmek için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. 1851'de elizabeth smith miller amerika'da etek altı türk pantolonu denilen şalvarı sunmuştur. bloomers olarak adlandırılan u kıyafet kısa ceketle giyilmekteydi.

1960 ve 70'lerde kadın haklları derneklerinin eylemleri ve baskılarıyla amerika ve avrupa'da pantolon kadınlar için uygun bir kıyafet olarak görülmeye başlamıştır. bugün pantolon tekrar ilk çıkış noktasında olduğu gibi her cinsiyetten insanın günlük kıyafeti olmuştur.
türkiye'de ise 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başından itibaren şalvar ve potur gibi kıyafetler aşağılanmaya başlanırken, 19. yüzyılda modern kadın demek avrupanın sıkıcı ve cinsiyetçi modern kıyafetini giyen kadın anlamına gelmiştir. şalvarın yerine artık dar, diz altı etekler vardır.
şalvar giymek köylü kıyafeti olarak aşağılanmakla birlikte hala namus anlamında kabul edilirken, modern anlamda pantolon özellikle anadolu kasabalarında tepkiyle karşılanmıştır. ilk defa modern anlamda pantolon giyen kadınlara 1910 - 1920'lerde rastlamakla birlikte
kadınların pantolonu sıradan günlük kıyafet olarak yurdun hemen her yerinde kullanabilir hale gelmesi 1990'ları bulmuştur. bugün hala kimi muhafazakar ailelerde tartışma yaratan bir kıyafettir. 2000'li yıllarda pantolon giydiği için ailesi tarafından öldürülen, şiddete uğrayan kadınların haberleri hala zaman zaman gazetelerde yer almaktadır. pantolon giydiği için 2005 yılında öldürülen 18 yaşındaki halime, pantolon giydiği için şiddete uğrayan kadınlar türkiye'de özellikle kimi sosyal gruplarda kadının kıyafetini seçme özgürlüğünün bile olmadığını göstermektedir.
devamını gör...
sonradan asyalı olunabilir mi sorunsalı
tabii ki iki estetik ameliyata bakar, anan baban tanıyamaz valla! sen paradan haber ver dediğim sorunsal.
devamını gör...
sohbet ederken keyif duyulan insan tipi
cinsiyet fark etmez , sevgili kişisi ya da arkadaş olabilir. eğer kafalar uyuşursa sohbet zevk verir. aynı dili konuşmak önemlidir.
devamını gör...
çıplaklığı modernlik sanan kesim
çıplaklık modernlik değildir fakat aleyna tilki ve gülşen gibi şarkıcıların giyinişine b*k atmak yobazlıktır.
devamını gör...
yol arkadaşlığı
uzun soluklu maceralarda değerlidir. tanırsınız, anlarsınız, fikirleriniz uyuşursa da bundan büyük bir zevk ve keyif alırsınız. sonra bir güven ilişkisi kurarsınız.
devamını gör...
sinirliyken kendini ifade edememek
ve o an söylemeniz gereken şeyler, sonra aklınıza gelir. bu da acıyı perçinler.
devamını gör...
ekşi sözlük
bu sözlükteki herkesin maaşı en az 10k $'dır.
bu sözlükteki herkes anlayışlı saygılı ve entelektüellerdir.
bu sözlükteki herkes 1.90'dır.(2.12 olanlar bile var.)
bu sözlükteki herkes günde en az 3 saat kitap okur.
bir şey daha vardı ama kalsın.
bu sözlükteki herkes anlayışlı saygılı ve entelektüellerdir.
bu sözlükteki herkes 1.90'dır.(2.12 olanlar bile var.)
bu sözlükteki herkes günde en az 3 saat kitap okur.
bir şey daha vardı ama kalsın.
devamını gör...
durumumuz yoktu sevisemedik'in sevismesi
bu başlığı kendisinin açmaması beni bir hayli şüphelendirmiştir.*
devamını gör...
mündemiç
felsefe terimi olan içkin kelimesinin diğer ismi.
yani varlığın yapısına karışmış, varlığın içinde bulunan. mesela enerji, maddenin içinde münberiçtir.
yani varlığın yapısına karışmış, varlığın içinde bulunan. mesela enerji, maddenin içinde münberiçtir.
devamını gör...
komilik yaptığı para ile aldığı bilgisayarı annesi işsiz kalınca iade etmek zorunda kalan kişi
bir gerçek.; türkiye'de işsizlik gerçeği.
"komilik yaparak 2,5 yılda biriktirdiği parayla bilgisayar alan ancak annesinin işten çıkarılmasıyla iade etmek zorunda kalan bir kullanıcının trendyol'da yaptığı yorum...."
buradan
"komilik yaparak 2,5 yılda biriktirdiği parayla bilgisayar alan ancak annesinin işten çıkarılmasıyla iade etmek zorunda kalan bir kullanıcının trendyol'da yaptığı yorum...."
buradan
devamını gör...
din istismarını önlemenin yolları
dinlere inanmayarak gayet basit.din zihninizi bulandırır. gerçeklerden uzaklaştırır. biraz realist ve akılcı düşünerek önleyebilirsiniz.
devamını gör...