genç olmanın çok güzel olması
şu anda fark ettiğim hede.
düşünsenize gün gelecek bayramda eli öpülmeye gelinilen kişi olacaksınız. çocuklarınız sizinle kavga edecek, hiçbir şeyden anlamayan bunak birisi olduğunuzu düşünecek. arkadaşlarınız ölmüş olacak ve yanlız kalacaksınız. çünkü jenerasyon değişmiş olacak. o günün teknolojisine ayak uyduramayacaksınız.
acaba 45 yaşına gelince kendimi mi assam?
düşünsenize gün gelecek bayramda eli öpülmeye gelinilen kişi olacaksınız. çocuklarınız sizinle kavga edecek, hiçbir şeyden anlamayan bunak birisi olduğunuzu düşünecek. arkadaşlarınız ölmüş olacak ve yanlız kalacaksınız. çünkü jenerasyon değişmiş olacak. o günün teknolojisine ayak uyduramayacaksınız.
acaba 45 yaşına gelince kendimi mi assam?
devamını gör...
kişilik doğuştan mı gelir çevreden mi edinilir sorunsalı
karakter ve kişilik aynı şeydir deriz ama...
bence karakter doğuştan gelendir, iskelettir yani, mizaçtır. zaten değiştiremediklerin ya da çok zor değiştirdiklerinin altına bakarsan onu görürsün. soğuk biri olman yüksek ihtimalle çevrenden dolayı değil. cıvıl cıvıl bir ortamda büyüyen biri de keza no frost olarak adlandırılabiliyorken aynı şeyi ciddi ortamlarda büyüyen birinde bu kadar keskin göremeyebilirsin.
kişiliğe gelirsek. daha genel hissettiriyor. sahip olduğun bütün fiziksel olmayan, kişisel özelliklerini içeriyor. davranışların, tutumların, mizacın, huyların, alışkanlıkların.
varolan karakterini ne yöne şekillendirdiğin, zaten varolan senin üstüne ne koyduğundur bana göre ki bu da biz farkında olmadan çevreden topladığımız şeylerin ortalamasına yakın çıkıyor.
lakin kişi isterse daha doğrusu farkında olursa. farkında olarak karakterini şekillendirmek isterse ne çevre ne doğuştan gelen özellikler onu yalnızca bir yere kadar etkileyebilir. bana göre kişilik farkındalığın kadardır. öyle ortamlarda büyümüş insanlar var ki hayranlıkla bakakalırsın kendini nasıl geliştirmiş diye görmediği kötülük kalmamıştır belki ama ona melek sıfatını yakıştıran vardır. bazıları da vardır ki sırf ceza olsun diye meleklerin arasına, cennete atılmış ama kendisi hariç herkese ceza olmuş bir şeytan gibidir. kendini fark ettiğin, kendine hakim olduğun kadardır kişilik.
bence karakter doğuştan gelendir, iskelettir yani, mizaçtır. zaten değiştiremediklerin ya da çok zor değiştirdiklerinin altına bakarsan onu görürsün. soğuk biri olman yüksek ihtimalle çevrenden dolayı değil. cıvıl cıvıl bir ortamda büyüyen biri de keza no frost olarak adlandırılabiliyorken aynı şeyi ciddi ortamlarda büyüyen birinde bu kadar keskin göremeyebilirsin.
kişiliğe gelirsek. daha genel hissettiriyor. sahip olduğun bütün fiziksel olmayan, kişisel özelliklerini içeriyor. davranışların, tutumların, mizacın, huyların, alışkanlıkların.
varolan karakterini ne yöne şekillendirdiğin, zaten varolan senin üstüne ne koyduğundur bana göre ki bu da biz farkında olmadan çevreden topladığımız şeylerin ortalamasına yakın çıkıyor.
lakin kişi isterse daha doğrusu farkında olursa. farkında olarak karakterini şekillendirmek isterse ne çevre ne doğuştan gelen özellikler onu yalnızca bir yere kadar etkileyebilir. bana göre kişilik farkındalığın kadardır. öyle ortamlarda büyümüş insanlar var ki hayranlıkla bakakalırsın kendini nasıl geliştirmiş diye görmediği kötülük kalmamıştır belki ama ona melek sıfatını yakıştıran vardır. bazıları da vardır ki sırf ceza olsun diye meleklerin arasına, cennete atılmış ama kendisi hariç herkese ceza olmuş bir şeytan gibidir. kendini fark ettiğin, kendine hakim olduğun kadardır kişilik.
devamını gör...
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim vardır diyen tip
evrim teorisi karşıtı dincilerden daha tehlikelidir.**
bunların en güzel örneği şu, dezavantajlı ve azınlık gruplar hakkında* evrimsel olarak şöyleler, genetik olarak bu konuda başarısızlar, doğaları böyle* bik bik diye öten, kaynağı göt olan iddiaları ortaya atan tiplerdir.
hatta geçenlerde sözlükte bence evrimsel olarak kadınlar rererö diyen bir pekin ördeği vardı yanlış hatırlamıyorsam.
şu cümleye iyi bakın: "bence evrimsel olarak", "bence" ve "evrimsel olarak"...
bu ikisini akademik bir ortamda dile getirse t...k oğlanı olacak halbuki haberi yok.*
şunu iyi idrak etmek gerekiyor: evrim dediğiniz şey öyle, tanrı gibi her şeye kılıf ve kaynak olarak gösterebileceğiniz belirsiz, ucu açık bir kavram değil. evrim bilimsel bir olgu ve kaynaklık ettiği iddialar da en az kendisi kadar bilimsel olmak zorunda.
bu konuda hatırı sayılır bir eğitim almamış hiç kimse bu konu hakkında kıçından tespit uydurmamalı ve uyduramaz da zaten; her şeyden önce etik değil bu.
"bence" diye söze başlayıp milyonlarca yıllık biyolojik süreçler hakkında yardıran arkadaşın da odtü'de profesör olmadığı herkesin tahmin edebileceği bir şey.*
(küçük bir not: burada bahsettiğim şey, yorum yapmamak değil. elbette ki insan okuduğu, gördüğü şeyler hakkında yorum yapacak ama önemli olan bunu uzman olmadığı konularda işin gurusuymuş gibi yapmaması. hele ki ayrımcı fikirlerle.)*
yalnız o değil de, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu, evrimsel süreci kendi saçma inanç ve düşüncelerini meşrulaştırmak için kullanan güruh yüzünden evrim ve genetik yeni bir din olmak üzere ki bunun ucu çok pis yerlere çıkabilir. zamanında bilim adı altında kafa tası ölçümlerinden veya beyin büyüklüğünden üstün ırk, cins, millet bilmem ne tespiti gibi akla ziyan uygulamalar vasıtasıyla ne boklar yendiği hepimizin malumu.
son olarak şunu belirteyim: eğer gerçek bir uzmanın bu tür mecralardaki kahvehane teorisyenlerinden ne kadar farklı olduğunu merak ediyorsanız gidip iyi bir üniversitenin ilgili bölümlerinden birinde bir derse konuk olabilirsiniz. *
bunların en güzel örneği şu, dezavantajlı ve azınlık gruplar hakkında* evrimsel olarak şöyleler, genetik olarak bu konuda başarısızlar, doğaları böyle* bik bik diye öten, kaynağı göt olan iddiaları ortaya atan tiplerdir.
hatta geçenlerde sözlükte bence evrimsel olarak kadınlar rererö diyen bir pekin ördeği vardı yanlış hatırlamıyorsam.
şu cümleye iyi bakın: "bence evrimsel olarak", "bence" ve "evrimsel olarak"...
bu ikisini akademik bir ortamda dile getirse t...k oğlanı olacak halbuki haberi yok.*
şunu iyi idrak etmek gerekiyor: evrim dediğiniz şey öyle, tanrı gibi her şeye kılıf ve kaynak olarak gösterebileceğiniz belirsiz, ucu açık bir kavram değil. evrim bilimsel bir olgu ve kaynaklık ettiği iddialar da en az kendisi kadar bilimsel olmak zorunda.
bu konuda hatırı sayılır bir eğitim almamış hiç kimse bu konu hakkında kıçından tespit uydurmamalı ve uyduramaz da zaten; her şeyden önce etik değil bu.
"bence" diye söze başlayıp milyonlarca yıllık biyolojik süreçler hakkında yardıran arkadaşın da odtü'de profesör olmadığı herkesin tahmin edebileceği bir şey.*
(küçük bir not: burada bahsettiğim şey, yorum yapmamak değil. elbette ki insan okuduğu, gördüğü şeyler hakkında yorum yapacak ama önemli olan bunu uzman olmadığı konularda işin gurusuymuş gibi yapmaması. hele ki ayrımcı fikirlerle.)*
yalnız o değil de, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu, evrimsel süreci kendi saçma inanç ve düşüncelerini meşrulaştırmak için kullanan güruh yüzünden evrim ve genetik yeni bir din olmak üzere ki bunun ucu çok pis yerlere çıkabilir. zamanında bilim adı altında kafa tası ölçümlerinden veya beyin büyüklüğünden üstün ırk, cins, millet bilmem ne tespiti gibi akla ziyan uygulamalar vasıtasıyla ne boklar yendiği hepimizin malumu.
son olarak şunu belirteyim: eğer gerçek bir uzmanın bu tür mecralardaki kahvehane teorisyenlerinden ne kadar farklı olduğunu merak ediyorsanız gidip iyi bir üniversitenin ilgili bölümlerinden birinde bir derse konuk olabilirsiniz. *
devamını gör...
şeker kullanmıyorum terör örgütü
el alem terör örgütünün masum bir koludur. sen şeker atarken kenafir gözlerle sana bakar ve seni küçümserler.
devamını gör...
bu gece kafa sözlük sunucusu saat kaçta çökecek yarışması
her çöktüğünde bir travmam oluşuyor. bu hasara da bi tazminat neyin mi istesek olmuyor böyle.
devamını gör...
seni üzenler neredeler sorunsalı
zihnimin bataklığında hepsi. ne çıkarıp atabiliyorum ne hıncımı alabiliyorum.
devamını gör...
bütün cips isimlerinin s ile bitmesi
lucifer gibi ısısısıs dolanıyor ve insanın iştahını açıyorlar.
devamını gör...
şaka maka balıkesir'in en güzel tatil beldesi olması
belde nedir? neye denir?
yahu başlıkta balıkesir’e belde denmesine mi takayım, tatil beldesi denmesine mi? benzetme olarak bile kullanımı yanlış.
ha bu arada, balıkesir il merkezinin hiçbir denize kıyısı yok, tatil ile ilgisi hiç yok. bildiğin il merkezi işte. sıradan.
tatil beldesi yazacaksan illa başlığa, denize kıyısı olan yerlerin ismini yaz. balıkesir nedir?
yahu başlıkta balıkesir’e belde denmesine mi takayım, tatil beldesi denmesine mi? benzetme olarak bile kullanımı yanlış.
ha bu arada, balıkesir il merkezinin hiçbir denize kıyısı yok, tatil ile ilgisi hiç yok. bildiğin il merkezi işte. sıradan.
tatil beldesi yazacaksan illa başlığa, denize kıyısı olan yerlerin ismini yaz. balıkesir nedir?
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
vurulmuşum...
dağların kuytuluk bir boğazında,
vakitlerden bir sabah namazında,
yatarım; kanlı, upuzun.
vurulmuşum;
düşüm gecelerden kara.
bir hayra yoranım çıkmaz,
canım alırlar ecelsiz,
sığdıramam kitaplara.
kirvem, hallarımı aynı böyle yaz;
rivayet sanılır belki.
gül memeler değil,
domdom kurşunu paramparça ağzımdaki.
dağların kuytuluk bir boğazında,
vakitlerden bir sabah namazında,
yatarım; kanlı, upuzun.
vurulmuşum;
düşüm gecelerden kara.
bir hayra yoranım çıkmaz,
canım alırlar ecelsiz,
sığdıramam kitaplara.
kirvem, hallarımı aynı böyle yaz;
rivayet sanılır belki.
gül memeler değil,
domdom kurşunu paramparça ağzımdaki.
devamını gör...
ilber ortaylı'nın andımızın kaldırılması hakkındaki görüşü
ilber ortaylı tek kelimeyle küstahlık olarak tanımlamıştır.
devamını gör...
çok çirkinim diyen kızın gerçekten de çok çirkin çıkması
biz doğruları konuşuruz efendi. erkekler gibi 7/24 yalan konuşmuyoruz. (bkz: erkeklerin sürekli yalan konuşması)

ekleme: ay çok üzgünüm iki dakika da kim ukdesini bıraktı bu başlığa yahu? dm'den söylerse hemen eklerim nickini.

ekleme: ay çok üzgünüm iki dakika da kim ukdesini bıraktı bu başlığa yahu? dm'den söylerse hemen eklerim nickini.
devamını gör...
146'dan internete girmiş efsane nesil
sonucunda kabarık telefon faturası ile aile büyüklerinin hışmına uğramış nesildir.
devamını gör...
kadınların çantasının içindekiler
annem başta olmak üzere bazılarında benim dışımda her şey mevcuttur.*
bununla ölümüne kapışabilecek iki şey vardır: narkotik şube ve kedilerin koltukların altına süpürdüğü nesneler.*
bununla ölümüne kapışabilecek iki şey vardır: narkotik şube ve kedilerin koltukların altına süpürdüğü nesneler.*
devamını gör...
sözlüğün kapanma ihtimali
pek üzerinde durmadığım ihtimaldir.
en kötü eyluling, hazall, gomercan falan toplanır sözlükte okey oynarız.
eyluling beni taşlar falan *
ama sözlük devam eder.
en kötü eyluling, hazall, gomercan falan toplanır sözlükte okey oynarız.
eyluling beni taşlar falan *
ama sözlük devam eder.
devamını gör...
fetterman kıyımı
bugünkü wyoming'in güneyinden montana'ya doğru yeni bir yol açmak isteyen a.b.d ordusu heryere yeni kaleler yapıyordu. bu bölge bizonların bol olduğu en iyi av bölgesiydi ve kızılderililer av bölgesinden ve yurtlarından geçen bu yola izin veremezdi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
devamını gör...
harper lee
eserlerini yazmaya, arkadaşlarının hediye olarak verdiği not defteri ile başlamış amerikalı yazar. yazmış olduğu bülbülü öldürmek (kitap) ilk çıktığı zamanlar çok satılanlar listesine girmeyi başarmakla birlikte günümüzde de çok okunan kitaplar arasındadır. betimlemesi ve anlatımı ile güçlü bir yazar profili sergilemiştir.
ikinci ve son kitabının ismi ise go set a watchman, tr: tespih ağacının gölgesinde'dir.
2016 yılında, doğduğu eyalet olan alabama'da vefat etmiştir.
ikinci ve son kitabının ismi ise go set a watchman, tr: tespih ağacının gölgesinde'dir.
2016 yılında, doğduğu eyalet olan alabama'da vefat etmiştir.
devamını gör...
hiç bitmeyecek sanılan şeyler
kilo verme sürecim.
devamını gör...
denize kıyısı olan şehirlerde insanların daha hoşgörülü olması
yaşam şartlarından dolayı oluşan durumdur.
sıcak deniz su huzur gibi etkenler yüzünden daha sakin ve hoşgörülü olurlar.
sıcak deniz su huzur gibi etkenler yüzünden daha sakin ve hoşgörülü olurlar.
devamını gör...

