insanın yaşlandığını anladığı anlar
geçen hafta hava çok güzel olduğu için çocukları bahçeye çıkarayım dedim.
çocuklara stajyerlerle oyun oynattıktan sonra sınıfa geçmek için hazırlanırken stajyerlerimden biri bahçe duvarından atlarken "hayda rinna rin narin nari nara" dedi ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: "vaaay deli yürek seni"
stajyer: "neden öyle dediniz ki hocam?"
ben: "e deli yürek müziği ya o, ondan."
stajyer: "deli yürek ne hocam?"
ben: "diziydi eskiden, nasıl bilmiyorsunuz ya sen kaç doğumlusun?"
stajyer: "2004 hocam"
ben: "2000'den sonra çocuk doğdu mu ya, eheheh"
stajyer: "hayat 2000'lerden sonra başladı hocam"
öyle ölmem çocuğum füze at. ben bilmiyordum çünkü 2000'den sonra çocuk doğup doğmadığını. peh.
evet artık 90'larda doğmuş olmak da yaşlandığımızı gösteren şeylerden biri malesef, hüzünlendim.
çocuklara stajyerlerle oyun oynattıktan sonra sınıfa geçmek için hazırlanırken stajyerlerimden biri bahçe duvarından atlarken "hayda rinna rin narin nari nara" dedi ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: "vaaay deli yürek seni"
stajyer: "neden öyle dediniz ki hocam?"
ben: "e deli yürek müziği ya o, ondan."
stajyer: "deli yürek ne hocam?"
ben: "diziydi eskiden, nasıl bilmiyorsunuz ya sen kaç doğumlusun?"
stajyer: "2004 hocam"
ben: "2000'den sonra çocuk doğdu mu ya, eheheh"
stajyer: "hayat 2000'lerden sonra başladı hocam"
öyle ölmem çocuğum füze at. ben bilmiyordum çünkü 2000'den sonra çocuk doğup doğmadığını. peh.
evet artık 90'larda doğmuş olmak da yaşlandığımızı gösteren şeylerden biri malesef, hüzünlendim.
devamını gör...
gök tengri
gök tengri / tengricilik
araplaştırılmadan yani islamiyet öncesi, eski atalarımın türklerin dini "gök tengri"cilik
"bu inancın kökenleri hun türkleri’ne kadar dayanmaktadır. öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir tanrı olduğuna inanılmış ve türk hakanları’nın da bu tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. türk tarihi’nde kut anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “tanrı’nın onadığı” anlamına gelmektedir.
göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları tanrı olarak nitelememişlerdir. örneğin güneş figürü, türk kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece gök tanrı tarafından türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
eski türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
eski türkler, tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (bozkurt efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
tengriciliğin inanç esasları:
tek tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. öyle ki attila’nın sırf bazı türkler’in mezarları margus papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
orhun abideleri’nde rastlanan tengri lafzı, köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. öyle ki büyük hun hakanı mete han bile tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
gök tanrı inancında ahiret, cennet ve cehennem :
bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır."
araplaştırılmadan yani islamiyet öncesi, eski atalarımın türklerin dini "gök tengri"cilik
"bu inancın kökenleri hun türkleri’ne kadar dayanmaktadır. öyle ki bu inanca göre, herşeyi görüp gözeten, bilip işleyen ve mekânı gökler olarak tanımlanan bir tanrı olduğuna inanılmış ve türk hakanları’nın da bu tanrı tarafından yetkilendirildiği düşünülmüştür. türk tarihi’nde kut anlayışı denilen bu inanç, bir anlamda “tanrı’nın onadığı” anlamına gelmektedir.
göktanrı inancında tabiatla iç içe yaşayan türkler, tabiattaki bazı şeylere de kutsiyet atfetmişler ancak bunları tanrı olarak nitelememişlerdir. örneğin güneş figürü, türk kültürü’nde çok önemli olsa da, bahar dönemi kutsal bir havayla geçirilse de bozkurt figürü tanrısallığı çağrıştırsa da bunlar birer puta dönüştürülmemiş, sadece gök tanrı tarafından türklere gönderilen nimetler olarak görülmüştür.
eski türkler’de kutsallık “ıduk” kavramıyla ifade edilmiş ve özellikle birer tabiat unsuru olan sular ve dağlar ıduk sayılmıştır. öyle ki her boyun bir kutsal dağı olmuş ve bu dağ adeta tanrı’nın bu boya hediyesi gibi görülüp bu boy için ıduk olarak kabul edilmiştir.
eski türkler, tanrı tarafından gönderilen dişi kurdun soyundan türediklerine (bozkurt efsanesi) inanmışlardır ki, bu da bir nevi mitolojik ıduk sayılır.
tengriciliğin inanç esasları:
tek tanrı inancına dayalı bu inanç sisteminde insanların dünyadaki yaşamlarına göre ahirette yer tutacaklarına inanılmış, tanrı adına kurbanlar (daha çok atlar) kesilmiş, haşre olan inançtan ötürü ölüler eşyalarıyla birlikte gömülmüş ve ölen kişilerin ruhları rahatsız edilmesin diye adeta mezarların üzerine titrenilmiştir. öyle ki attila’nın sırf bazı türkler’in mezarları margus papazları tarafından açıldığı için çıktığı bir sefer bile vardır.
orhun abideleri’nde rastlanan tengri lafzı, köktürkler’den önce de sonra da kullanılmıştır. öyle ki büyük hun hakanı mete han bile tanrıkut ismini kullanarak, bir anlamda göktanrı tarafından yetkilendirildiğini belirtmek istemiştir.
gök tanrı inancında ahiret, cennet ve cehennem :
bu inanca göre ruh (tin) ölümsüzdür. ölenlerin iyilerinin uçmak'a (cennet kavramının karşılığı) gideceğine inanılırken, kötülerin tamu'ya (cehennem kavramının karşılığı) yedi kat yerin dibine gideceği dile getirilmiş ve tabiata saygılı olunduğu ve töreye uyulduğu sürece tanrı’nın kendilerinden razı olacağına inanılmıştır."
devamını gör...
değersizlik hissi
o kadar yorgunum ki ne birşey düşünecek halim var nede daha fazla kırgınlık taşıyacak halim var. ağlamak istiyorum saatlerce ama izin vermiyorlar. gitmek istiyorum ama icimdeki şeylerden kaçabilecek miyim bilmiyorum. meşgul olmaya çalışıyorum, hızlı hızlı yürüyorum, son ses muzik dinliyorum ama icimdeki çığlıkları susturmaya gücüm yetmiyor. halden anlayan yorgunluğumu görebilen insanlara o kadar ihtiyacım varki... sevilmeye özellikle. ama değersiz hissediyorum kendimi
devamını gör...
instagram'da güzel olmayan kadınların bile binlerce takipçisi olması
bile derken? kadın güzel mi olmak zorunda? belki önemli bir yazar, sanatçı, sporcu, bilim insanı vs. gerçi bunu düşünen kardashian vari tipleri takip ediyordur. çok da bişey beklememek gerek. birini güzel diye takip etmeyin zaten. bakın sapiensi diğer türlerden ayıran şey beyni. beynini keşfet dostum bir yerlerde seni bekliyor.
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
ne yazık ki üzücü bir hikâye yazacağım. çok duygusal ve hassas yapıda olan arkadaşlar fotoğraflara tıklamasın. moral bozucu olabilir.
fotoğrafçı stanley forman'a pulitzer ödülü kazandıran fotoğrafın hikâyesi bu. forman, bir gazete için haber yapmak üzere bir yangın bölgesine gitmiş. orada çekim yaparken, itfaiyenin uzattığı yangın merdiveninden kurtarılmaya çalışılan bir kadınla çocuğun, merdivenin yıkılması sonucu aşağıya düşmelerine şahit olmuş. o sırada çekim yapmaya devam etmekteymiş.
ödülü kazanmaya kazanmış ama, bu fotoğrafla birlikte, bir fotoğrafçının (ya da gazetecinin) işini yapmaya hangi noktada son vermesi gerektiği, bu tür rahatsızlık verici fotoğrafları yayımlamanın etik olup olmadığı gibi tartışmalar da beraberinde gelmiş. ancak yetkililerin, yangın merdivenlerinin sağlamlığı ve güvenliği konusunda daha fazla tedbir almasını sağlamış aynı zamanda.
çocukla kadına gelince... çocuk kurtarılmış, ama kadın ne yazık ki hayatını kaybetmiş.

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)

(görsel, pbs.twimg. com'dan alıntıdır.)

(görsel, cloudfront. net'ten alıntıdır.)
fotoğrafçı stanley forman'a pulitzer ödülü kazandıran fotoğrafın hikâyesi bu. forman, bir gazete için haber yapmak üzere bir yangın bölgesine gitmiş. orada çekim yaparken, itfaiyenin uzattığı yangın merdiveninden kurtarılmaya çalışılan bir kadınla çocuğun, merdivenin yıkılması sonucu aşağıya düşmelerine şahit olmuş. o sırada çekim yapmaya devam etmekteymiş.
ödülü kazanmaya kazanmış ama, bu fotoğrafla birlikte, bir fotoğrafçının (ya da gazetecinin) işini yapmaya hangi noktada son vermesi gerektiği, bu tür rahatsızlık verici fotoğrafları yayımlamanın etik olup olmadığı gibi tartışmalar da beraberinde gelmiş. ancak yetkililerin, yangın merdivenlerinin sağlamlığı ve güvenliği konusunda daha fazla tedbir almasını sağlamış aynı zamanda.
çocukla kadına gelince... çocuk kurtarılmış, ama kadın ne yazık ki hayatını kaybetmiş.

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)

(görsel, pbs.twimg. com'dan alıntıdır.)

(görsel, cloudfront. net'ten alıntıdır.)
devamını gör...
bipolar duygudurum bozukluğu
kişinin bir anda kendini çok iyi hissederken, bir süre sonra içine kapanık bir hale gelmesine neden olabilir. bipolar bozukluk, kişinin manik depresyon tanımına da uyan ruh hallerine bürünmesine sebep olabilir. bu nedenle hastalığa tanı konma aşamasında, psikologlar tarafından yapılacak değerlendirme büyük önem arz etmektedir.
bipoların en belirgin özelliği kişinin ruh halinin uçlarda olmasıdır. bipolar bozukluk en yüksek seviyedeyken kişi hiperaktif bir ruh haline bürünür ve kendini çok mutlu hisseder. fakat depresyon haline büründüğünde ise dış dünyaya kendini kapatabilir ve hatta intihar eğilimi gösterebilir.
bipolar bozuklukta duygu durum atakları ileri seviyede değilse eğer yılda birkaç defa meydana gelebilir. çoğu insan duygu durum bozukluklarını fark edebilirken, ileri seviye bipolar bozukluğu yaşayanların bu durumu kendi kendine fark etmesi zordur.
bipolar bozukluk genetik aktarımla geçebileceği gibi, sonradan travmalar bağlı olarak da gelişebilmektedir. depresyondan şikayetiyle doktora giden kişilerin birçoğu gerçekte bipolar bozukluk yaşar.
bipoların en belirgin özelliği kişinin ruh halinin uçlarda olmasıdır. bipolar bozukluk en yüksek seviyedeyken kişi hiperaktif bir ruh haline bürünür ve kendini çok mutlu hisseder. fakat depresyon haline büründüğünde ise dış dünyaya kendini kapatabilir ve hatta intihar eğilimi gösterebilir.
bipolar bozuklukta duygu durum atakları ileri seviyede değilse eğer yılda birkaç defa meydana gelebilir. çoğu insan duygu durum bozukluklarını fark edebilirken, ileri seviye bipolar bozukluğu yaşayanların bu durumu kendi kendine fark etmesi zordur.
bipolar bozukluk genetik aktarımla geçebileceği gibi, sonradan travmalar bağlı olarak da gelişebilmektedir. depresyondan şikayetiyle doktora giden kişilerin birçoğu gerçekte bipolar bozukluk yaşar.
devamını gör...
pozitif olmak
pozitif olmak benim hayatımın büyük bölümünü etkiliyor. çok önemli olduğunu da düşünüyorum. karamsarlıkla hayat geçmez. her zaman olmasa da genel olarak böyle bir ruh hali içerisindeyimdir. hem böylelikle kendi sorunlarımı karamsarlığa düşmeden daha kolay çözebiliyorum hem de sevdiklerimle iletişimim iyi oluyor ve onlara da yardımcı olabiliyorum. her insanın hayatında da pozitif bir insan olmalı diye düşünüyorum.
devamını gör...
erdoğan'ın kanal istanbul’a karşı çıkanlar atatürk ve cumhuriyet düşmanıdır sözü
pudra şekerinden oluyor bunlar
devamını gör...
aşk acısı çekenlere tavsiyeler
bu sayfayı açıp, bu yazımı görüp ve hala bu yazıyı okuyorsan bil ki aynı yollardan geçtik. hayatımdan eksikiğini asla hayal bile edemeyeceğim kendimden çok sevdiğim birinin beni doğum günü hediyesi olarak terk ettiği bir dönemden geçtim yakın zamanda. kimseye anlatamadım açamadım içimi çünkü o vardı sadece benim için. ilk gün hayatımda ağlamanın tanımını yeniden keşfettim doğrusu. ilk hafta hayatım artık sanki bobmoş gibi hissettim. ayrılık evrelerini yaşayacaksın. için parçalansın ama kendine asla zarar verme. fotoğraflarını bile silmedim uzun süre. sonra yedekledim hepsini bir daha açmamak üzere. ve onları kaldırırken artık ona karşı olan duygusallığımı yitirdiğimi fark ettim. hayatıma güzel şeyler kattı ama geçmiş yaşandı ve bitti. tezcümle ayrılığı yaşa acını yaşa. yaşamazsan uzun süre sonra o acı seni kovalar yaşaman için. yaşamadan bırakmayacak çünkü biliyorum. özsaygını asla kaybetme. kendine yapacağın en güzel iyilik kendini sevmektir bunu unutma. hayat gibi bu da geçecek...
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
whatsapp'da birinin profil fotoğrafını stalklarken görüntülü aramak. ölüm gibi bir şey ama kimse ölmüyor
devamını gör...
utkaçı
türk mitolojisi'nde kurban tanrısıdır. gökyüzünde yaşar ve kurbanları iyilik tanrısı ülgen'e iletir. aynı zamanda ülgen'e en yakın tanrıdır.
devamını gör...
sözlüğü gündüz vakti gece modunda kullanan tip
gece modunda gözlerim her daim daha rahat ettiği için aralarında bulunduğum tiplerdir. astigmatımdan dolayı olduğunu düşünüyorum. beyaza alerjim var.
devamını gör...
mikro uyku
salvador dali ve einstein gibi dahilerin de kullandığı mikro uyku, çok kısa süreli uykuları tanımlamak için kullanılır.
mikro uyku sırasında hypnagogic duyular denilen deneyimlerle vücut, uykuyla uyanıklık arasında uyarılıyor, beynin algıları açılıyor ve bu da yaratıcılığınızın gelişmesini ve hafıza performansınızın artmasını sağlıyor.
insanlar mikro uykuyu bilinçli bir şekilde deneyimlemek için bir sandalyeye oturuyor. ellerine ağır bir anahtar alıyor, ellerinin altından anahtar düştüğünde ses çıkarması için tabak benzeri bir şey alıp uyuyorlar. derin uykuya geçtiklerinde anahtar ellerinden düşüyor ve uyanıyorlar. bu uyku 2- 20 saniye arasında sürebiliyor. gözlerimiz açıkkken de mikro uykuya dalmak mümkün. kitap okurken aynı paragrafı tekrar okuduğumuz anlar, gözlerimizi yavaşça kırptığımızda ve boş bakışlarla bir yere daldığımızda kendimize geldiğimizde son dakikayı hatırlamıyorsak mikro uykuya dalmış olabiliriz. mikro uyku ile hayal gücümüzü geliştirebilir, ürerkenliğimizi arttırabiliriz.
mikro uyku sırasında hypnagogic duyular denilen deneyimlerle vücut, uykuyla uyanıklık arasında uyarılıyor, beynin algıları açılıyor ve bu da yaratıcılığınızın gelişmesini ve hafıza performansınızın artmasını sağlıyor.
insanlar mikro uykuyu bilinçli bir şekilde deneyimlemek için bir sandalyeye oturuyor. ellerine ağır bir anahtar alıyor, ellerinin altından anahtar düştüğünde ses çıkarması için tabak benzeri bir şey alıp uyuyorlar. derin uykuya geçtiklerinde anahtar ellerinden düşüyor ve uyanıyorlar. bu uyku 2- 20 saniye arasında sürebiliyor. gözlerimiz açıkkken de mikro uykuya dalmak mümkün. kitap okurken aynı paragrafı tekrar okuduğumuz anlar, gözlerimizi yavaşça kırptığımızda ve boş bakışlarla bir yere daldığımızda kendimize geldiğimizde son dakikayı hatırlamıyorsak mikro uykuya dalmış olabiliriz. mikro uyku ile hayal gücümüzü geliştirebilir, ürerkenliğimizi arttırabiliriz.
devamını gör...
kitap okumuyorum eksikliğini de hissetmiyorum diyen tip
kitap okumamasının eksikliğini biz toplum olarak derinden hissediyoruz maalesef.
devamını gör...
öğrencilerin öğretmenlere söylediği klasik yalanlar
anladım hocam...
devamını gör...
yazarların ay'a çıkarken dinleyecekleri şarkı
başka şarkı kesmez beni.
devamını gör...
exulansis
latince kökenli bir sözcüktür. anlattığımız bir konu hakkında, karşı tarafın bizi anlamadığını fark ettiğimizde hevesimizin kaçması anlamına gelmektedir.
-bir espiri/şaka yaparken karşı tarafın bizi anlamaması üzerine espiriyi açıklama durumu ile örneklendirebiliriz.
-bir espiri/şaka yaparken karşı tarafın bizi anlamaması üzerine espiriyi açıklama durumu ile örneklendirebiliriz.
devamını gör...
izmir'in en yaşanılası yeri
ışıkkent,tepecik,kadifekale gibi nezih elit insanların takıldığı refah kokan yerleşkeler.benim önerim gece 12 gibi sokaklarında dolaşıp izmirin kalitesini iliklerinize kadar hissetmeniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının olabileceği renk
ben mavi olurdum. masmavi gökyüzü gibi uçsuz bucaksız, masmavi deniz gibi pak ve berrak.
devamını gör...
tek başına mutlu olabilen insan
içindeki insanı tanımıştır. normalde insanların başkalarıyla yaptığı bir şeyi bu kişi tek başına yapar ve daha mutlu olur.
ailemizle, arkadaşlarımızla kısaca sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek elbette güzel. ama ben bazen kendimi özlüyorum. şarkı söylemek, dans etmek, şiir yazmak, müzik dinlemek, kitap okumak ve daha sayamadığım yüzlerce aktiviteyi ben tek başıma yapınca daha çok eğleniyorum.
her insan biraz yalnız kalmalı diye düşünüyorum. çünkü yalnız kalınca kendimizle tanışıyoruz. öbür türlü diğer insanlardan kendimize sıra gelmiyor. zaten kendimizi tanıdıktan sonra tek başımıza mutlu olmak kolay.
ailemizle, arkadaşlarımızla kısaca sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek elbette güzel. ama ben bazen kendimi özlüyorum. şarkı söylemek, dans etmek, şiir yazmak, müzik dinlemek, kitap okumak ve daha sayamadığım yüzlerce aktiviteyi ben tek başıma yapınca daha çok eğleniyorum.
her insan biraz yalnız kalmalı diye düşünüyorum. çünkü yalnız kalınca kendimizle tanışıyoruz. öbür türlü diğer insanlardan kendimize sıra gelmiyor. zaten kendimizi tanıdıktan sonra tek başımıza mutlu olmak kolay.
devamını gör...