bir başka sevgiliyi sevemem
'kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda' der nazım hikmet. herkes unutulur, gider, bir başka sevgili sevilir.
devamını gör...
çok çalışan kafayı durdurmanın yolları
klasik müzik dinlemek.
t: çok çalışan kafayı durdurmanın yollarının ifade edildiği bir başlık.
t: çok çalışan kafayı durdurmanın yollarının ifade edildiği bir başlık.
devamını gör...
tam kapanma günlükleri
tamm, iğne deliği kadar yer kalmayacak kapanmada bugün 2. gün. ilk gün iş dönüşü baktım(istanbul) sokaklar yine şenlik; yürüyenler, zibilyon kişi durakta otobüs bekleyenler, sohbet ve kahkaha atan polisler. hava da güzel diye yürüyerek döndüm eve iniş noktamdan. heidi gibi zıplaya hoplaya yürürken birkaç defa polisin önünden hatta aralarından geçme şerefine nail oldum. biri de demedi ki hop nereye kaymak? izin belgesi kimlik please? veyahut aaa siz kafa sözlükteki kaymak değil misiniz?(bkz: sısısısı) oysa ki iş çıkışı ülkemizin dosta güven hackerlara korku veren sitesi e-devlet üzerinden sistemsel sorun sebebiyle tüm gün izin belgesi alamadığımızdan şirketimiz geçici görev belgesi vermişti. çantamda boynu bükük kaldı gıcır gıcır ıslak imzalı kağat, üzülme guzum gösterticem ben seni abilere diye teselli ettim günlük. aman tam kapanmayı ihmal etme, yapraklarını koru!
devamını gör...
the queen’s gambit
netflixte son zamanlarda izlediğim en güzel kısa dizi. tek solukta bölümleri bitiyor ve boş olan hiçbir sahnesi yok.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kahve tercihleri
(bkz: uykusuzkahve)
devamını gör...
tutunamayanlar
yakın zamanda okuyup bir yükten kurtulduğumu düşündüren kitaptır.
bilişsel bir yük. herhangi bir sohbet labirentinde oğuz atay ve tutunamayanlar'ı karşıma çıktığında "okudun mu", " ondan etkikenmişsin sanki", " muhakkak okumalısın", "kendini bulacaksın" gibi dialogların ağırlığını göğüslemek zorunda kalmaktan usanmıştım. nihayetinde okudum. bencilliğe övgü'nün ( şimdi kitabın yılmaz savunucuları nasıl bir bencillik diye üşüşürler, maddi bir bencillikten bahsetmiyorum, "herkes beni sevsin, herkes beni anlasın bencilliği". öyle bir herkes ki bu, hakkın rahmetine kavuşmuş yazarlar düşünürler ve daha sonra gelecekler de dahil buna). işte bu bencil takıntı karakterlerin "disconnectus erectus" sıfatıyla kendilerini ödüllendirmelerine kadar götürüyor.
olmayacak korkuları, kaygıları kendilerine dert edinmiş ve bunu matah bir şeymiş gibi zaman zaman şiirle, destanla, kurmaca öykülerle donatmış yazar. okuduktan sonra kimsenin ne selim'i,ne turgut'u, ne günseli'yi ne de başka bir karakteri anladığını sanmıyorum. tam bir "kral çıplak" illüzyonu var. entelektüel birikimine b.k sürdürmek istemeyen bir deli kuyuya " hepimiz bir tutunamayanız, kitap bizi bize anlatıyor" demiş ve ardından gelen herkes benzer kaygılarla birbirine çok yakın cümleler kurarak aynı söylemi telaffuz etmiş. tutunamayanlarıbirhaltbellemişgillerden olmaya lüzum yok. kitabın bana göre güzel yanı, okuyanı birşeyler öğrenmek bilmek dürtüsüyle coşturması. adı geçen yazarları merak ettiriyor, onları tanımak okumak isteği uyandırıyor.
ayrıca eklemek zorundayım, oğuz atay'ın bazı bölümlerde hayata, insana dair enfes tanımları/tespitleri var. şöyle ki;
"
insan akıllı bir görünüşle, en saçma sözleri bırakabilir çevresindeki insanların yarattığı boşluğa.
"
tutunamayanlar s.403
bilişsel bir yük. herhangi bir sohbet labirentinde oğuz atay ve tutunamayanlar'ı karşıma çıktığında "okudun mu", " ondan etkikenmişsin sanki", " muhakkak okumalısın", "kendini bulacaksın" gibi dialogların ağırlığını göğüslemek zorunda kalmaktan usanmıştım. nihayetinde okudum. bencilliğe övgü'nün ( şimdi kitabın yılmaz savunucuları nasıl bir bencillik diye üşüşürler, maddi bir bencillikten bahsetmiyorum, "herkes beni sevsin, herkes beni anlasın bencilliği". öyle bir herkes ki bu, hakkın rahmetine kavuşmuş yazarlar düşünürler ve daha sonra gelecekler de dahil buna). işte bu bencil takıntı karakterlerin "disconnectus erectus" sıfatıyla kendilerini ödüllendirmelerine kadar götürüyor.
olmayacak korkuları, kaygıları kendilerine dert edinmiş ve bunu matah bir şeymiş gibi zaman zaman şiirle, destanla, kurmaca öykülerle donatmış yazar. okuduktan sonra kimsenin ne selim'i,ne turgut'u, ne günseli'yi ne de başka bir karakteri anladığını sanmıyorum. tam bir "kral çıplak" illüzyonu var. entelektüel birikimine b.k sürdürmek istemeyen bir deli kuyuya " hepimiz bir tutunamayanız, kitap bizi bize anlatıyor" demiş ve ardından gelen herkes benzer kaygılarla birbirine çok yakın cümleler kurarak aynı söylemi telaffuz etmiş. tutunamayanlarıbirhaltbellemişgillerden olmaya lüzum yok. kitabın bana göre güzel yanı, okuyanı birşeyler öğrenmek bilmek dürtüsüyle coşturması. adı geçen yazarları merak ettiriyor, onları tanımak okumak isteği uyandırıyor.
ayrıca eklemek zorundayım, oğuz atay'ın bazı bölümlerde hayata, insana dair enfes tanımları/tespitleri var. şöyle ki;
"
insan akıllı bir görünüşle, en saçma sözleri bırakabilir çevresindeki insanların yarattığı boşluğa.
tutunamayanlar s.403
devamını gör...
sözlüğe kafa dağıtmak için gelip sinir hastası olmak
neredeyse hiç başıma gelmeyen olay. başlıktan farkedebiliyorum, baktım girersem sinir hastası olacağım girmiyorum o başlığa kafam rahat devam ediyorum.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
malatyalı yazarlar olarak okudum, ciddiyim de valla.
madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
devamını gör...
sobotta
bizim zamanımızda 3 cildi en az 500 lira olan anatomi atlası idi sobotta.şimdi daha da fazladır diye tahmin ediyorum.kendi fikrim, netter'in çizimlerinin çok daha iyi olduğu yönünde.yani gerçeğini görmüş ve dokunmuş kadar oluyordum şahsen.hem de sobotta'nın yaklaşık 4'te biri fiyatta idi.netter sahibi olmaktan hiç pişman olmadım ama sobotta'yı açıp her okuduğumda aklıma gelen ilk şey iyi ki bunu almamışım oluyordu.
devamını gör...
yazılı olmayan ilişki kuralları
ilişkide ilk adımı erkek atmasidir. bu kural sanki tescil edilmis gibi davranılır çok garip.
devamını gör...
mutluluk
sürekli öylemişim gibi rol yaptığım durum. sanki mutsuz olursam yenik düşeceğim. oysa mutsuzum, sahiden yeniğim. değersizlikti yaşadığım, hani 'gözümün içine baka baka' derler ya öyle işte...
bu gece anladım ki kırgınlık da benim üzüntü de; lakin mutlu değilim. aslında çok değer verip beni kırmasına izin verdim. işin gerçeği buna pişman da değilim. ıyi ki yaşadım olduğum gibiydim dosta kıymet verdim.
yıllar içerisinde unutmuşum dünya nasil bir yer. artık anlaşılıyor ki çünkü küçücük kozamda dünyadan bihaberim. dünya böyle bir yer. dünya annem gibi, dünya babam gibi...
yani günün birinde evime gidince yine yalnız kalacağım. nerede olursam olayım bu benimle gelecek. bu hayat dersini aldığım için minnettarım. kalbini kırmıştım özür de dilemiştim gerçi pişmandım da ama diyet ödemem gerekiyormuş ki o diyeti ödedim.
ey mutluluk! sen olamadığım, sadece mış gibi olduğumsun.
iyi ki vardın, ben kim senin bildiklerini bilmek kim?
bu gece anladım ki kırgınlık da benim üzüntü de; lakin mutlu değilim. aslında çok değer verip beni kırmasına izin verdim. işin gerçeği buna pişman da değilim. ıyi ki yaşadım olduğum gibiydim dosta kıymet verdim.
yıllar içerisinde unutmuşum dünya nasil bir yer. artık anlaşılıyor ki çünkü küçücük kozamda dünyadan bihaberim. dünya böyle bir yer. dünya annem gibi, dünya babam gibi...
yani günün birinde evime gidince yine yalnız kalacağım. nerede olursam olayım bu benimle gelecek. bu hayat dersini aldığım için minnettarım. kalbini kırmıştım özür de dilemiştim gerçi pişmandım da ama diyet ödemem gerekiyormuş ki o diyeti ödedim.
ey mutluluk! sen olamadığım, sadece mış gibi olduğumsun.
iyi ki vardın, ben kim senin bildiklerini bilmek kim?
devamını gör...
kadın yazarların nickaltı
erkek yazarların nickaltından farklı olmayan yazarlara ait başlıktır.
devamını gör...
edebiyat ve okuma kulübü
hayırlı olsun diyerek el birliğiyle turuncu kurdeleyi kesmek boynumuzun borcu olmuş oluşumdur.bir sözlüğün olmazsa olmazı edebiyat kulübü artık sözlüğümüzde de mevcut.
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim..... nazım hikmet
hoş geldiniz, hoş geldik, hoş geldim*
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim..... nazım hikmet
hoş geldiniz, hoş geldik, hoş geldim*
devamını gör...
iko (yazar)
#886087
mor mahlasını günlük 500 karma ile kiraya veren iko'nun köşeyi döndüğü, sözlüğü tekeline alıp "bir gün tüm karmalar benim olacak" dediği yönündeki dedikodular yazarlar arasında kulaktan kulağa yayılmaya başladı.
tüm bu dedikodular karşısında iko'nun portakaldan yatağında keyifle gülümseyerek mor takımı ile olanları izlediği gelen haberler arasında. kameraların yakalayabildiği iko'ya ait en güncel fotoğraf aşağıdadır.*
mor mahlasını günlük 500 karma ile kiraya veren iko'nun köşeyi döndüğü, sözlüğü tekeline alıp "bir gün tüm karmalar benim olacak" dediği yönündeki dedikodular yazarlar arasında kulaktan kulağa yayılmaya başladı.
tüm bu dedikodular karşısında iko'nun portakaldan yatağında keyifle gülümseyerek mor takımı ile olanları izlediği gelen haberler arasında. kameraların yakalayabildiği iko'ya ait en güncel fotoğraf aşağıdadır.*
devamını gör...
yazarların sahur menüleri
bir adet kaşarlı tost, biraz çay, bir adet de salatalık*.
devamını gör...
inanmak başarmanın yarısıdır
tek başına inanmak yetmez dediğim düşünce.
başarmanın yarısı; mantıklı bir plan yapmak, yol haritası çizmek, ve bu plana uyulduğunda başarıya ulaşılacağına inanmaktır.
kalan yarısı da bu planı düzgünce uygulamaktan ibaret.
başarmanın yarısı; mantıklı bir plan yapmak, yol haritası çizmek, ve bu plana uyulduğunda başarıya ulaşılacağına inanmaktır.
kalan yarısı da bu planı düzgünce uygulamaktan ibaret.
devamını gör...
bel gamzesi
baş parmaklarla doldurulası 2 adet çukur.
devamını gör...

