sessiz olur musunuz diyen tipler.
dün arkadaşla metroda ayakta lak lak ediyoruz, bizden yaşlıca olan, oturan bir abla,
-sessiz olun lütfen, dedi.
-peki, dedim.
konuşmaya devam ettik, metroda mı huzur evinde mi belli değil.
sanki kendi metrosu.
binme abla metroya, biz binince.
zaten ayakta kalmışız, iki lak lak edip ortamı eğlenceli hale getirmeye çalışıyoruz.
devamını gör...

avrupa, avusturalya ve yeni zelanda'da yetişebilen boraginaceae familyasından, 40 kadar birbirine yakın alt türü bulunan bitki cinsi. cins adı myosotis. bizim unutmabeni dediğimiz mavi çiçeğin bilimsel tür adı myosotis scorpioides. bu çiçek ingilizce forgetmenot olarak bilinir ve buradan dilimize geçmiştir. myosotis cinsi mavi, beyaz ve pembe tonlarında çiçekler açan otsu bir bitkidir.
e: forgetmenot (bkz: kafa sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

14 yaşındayken bir parça ekmek çaldığı için 6 ay hapse mahkum edilen yazardır.
devamını gör...

demokrasilerde seçilmişlere saygı duyulur, atanmışlara değil.
devamını gör...

fizikte tüm formüller eşitlikle verilir sadece entropi eşitsizlikle verilir.

entropi kelimesi ise celsius tarafından ortaya atılmıştır. kelimenin ilk hali tropidir, daha sonra o zamanlar heycanlı insanların yaptığı tanımlar gibi (örneğin "en"erji) ön ek eklenip entropi haline gelmiştir.

kıymetini boltzmann anlamıştır.

entropi kabaca düzensizliğin ölçüsüdür. iyi güzel hoş da bana kalırsa burada can alıcı nokta:
1-düzensizlik=düzen demektir. yani entropi bilgisizliğimizin(düzensizliğin) ölçüsü olduğu kadar, bilgimizin de ölçüsüdür aynı zamanda.

entropinin bu kadar değerli bir nicelik olmasının sebebi ise; entropi sayesinde; verilerin, kullandığımız belleklerde ne kadar yer kaplayacağını öngörebildik. bu da boltzmann'ın gelmiş geçmiş en iyi fizikçi olduğunu doğrular nitelikte bilgidir.

farklı amaçlar doğrultusunda birkaç alt dala ayrılır, bunlardan birisi shannon entropisidir.

shannon entropisi entropinin farklı bir çeşidi ya da farklı bir tanımı değildir ancak shannon tarafından entropi farklı amaçlarla kullanılmıştır.

shannon entropisi özünde 1 random variable(gelişigüzel değişiken)'i öğrenince entropideki değişiklik olarak tanımlanır. 2. dünya savaşında claude shannon tarafından bu bilgi ile radar sistemlerindeki noiselar azaltılabilmiş ve bu sistemlerin daha stabil çalışması sağlanmıştır. başka gelişimlere de ışık tutsa da asıl kullanım amacı bu olmuştur.

boltzmann etropisinin, bilişimdeki karşılığıdır. aynı karşılık kuantum mekaniğinde von neumann entropisi olarak bilinir.
devamını gör...

devrin ukdesi

sözlüğümüzün bel kemiği yazılımcısı iko'nun tatile çıkmasıyla, sözlük barış harekatının başarılı olduğunu dosta düşmana duyurulduğu şifredir.
kabloları kemirmek suretiyle sözlüğe darbe girişimi yapabilecek herkes bilmeli ki, her çıkılan tatilin, bir bitişi elbet olacaktır. denemeyin bile.
edit: sevgili modlar, bu şifre iko'nun tatile çıkması şeklinde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
devamını gör...

lan ne nickaltıymış ya. sözlüğe geldim geleli bunun muhabbeti dönüyor sözlükte sürekli. mod amcaya ulaşıp tekrar engelleteceğim akıştan amünyüm. bıktık bu muhabbetten üfff!!!
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nin orta kısmında bulunan, eskiden "özgür orange devleti" olarak bilinen eyaletidir. yüzölçümü 129.825 km²'dir.
lesotho ülkesi ile sınırı vardır.
bloemfontein en büyük şehridir.
devamını gör...

yeri geldiğinde, gerektiğinde hemen ve yerinde yanıtlar bulup veren kimseye hazırcevap denir. örnekler...
incili çavuş, osmanlı elçisi olarak fransa kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. kral bunları görünce dayanamayıp; ‘bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?’ diye sorunca, incili çavuş; ‘osmanlılar, adama göre adam gönderirler, beni de size göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek efendim’ cevabını verir.
88 yaşındaki winston churchill’e doğum gününde genç bir fotoğrafçı “umarım 100. doğum gününüzün de fotoğrafını çekebilirim.” dedi. churchill genci şöyle bir süzer ve “niye mümkün olmasın delikanlı, bana oldukça zinde ve sıhhatli görünüyorsun!”

spiker: hayatınızda hiç profesyonel futbolculuk yapmamış olmanıza rağmen nasıl başarılı bir teknik direktör oldunuz?”
jose morinho: “peki, jokey olmak için de önce at mı olmak gerekiyor?"

çirkin diye alay edilen abraham lincoln’a muhalefetten biri “bu adam ikiyüzlünün teki, inanmayın.” der. lincoln şöyle cevap verir, “ben ikiyüzlü olsam, neden bu yüzü kullanayım ki?

sokrates bir gün yürürken, tek kişinin geçebileceği kadar mesafe olan bir mevkide dönemin soylularından biriyle karşı karşıya gelir ve ikisi de durur. kısa bir süre bakıştıktan sonra:
soylu: "ben senin gibi pis bir zavallıya yol vermem!"
sokrates: "ben veririm..."

büyük iskender: “dile benden ne dilersen.”
diyojen: "gölge etme başka ihsan istemem”.

mehmet akif ersoy’a küçümseyen bir soru sorulur: baytar mısınız?
cevap verir. “evet, nereniz ağrıyor?

bir mahkeme esnasında hâkim bey, saçı sakalı uzamış necip fazıl ile dalga geçer.
“ne o..! maymuna dönmüşsün.”
necip fazıl yüzünü duvara çevirip: “şimdi de duvara döndüm”.

kulaklarının büyüklüğü ile ünlü galileo'ye hasımlarından biri:
- "efendim", demiş. "kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?"
galileo: "doğru", demiş. "benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?"

sokrates ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
-haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca sokrates'in cevabı gecikmemiş.
sokrates: ne yani, demiş. bir de haklı yere mi öldürülseydim?

napolyon savaşta ispanya'yı yenmiş. ispanya kralı "siz ancak para ve mal için savaşırsınız, biz ise namusumuz ve şerefimiz için savaşırız" demiş. bunun üzerine napolyon:
- evet insanın neyi eksikse onun için savaşır.

ingiliz devlet adamı winston churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, churchill'e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır: "hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."

öğrencilerinden biri, konfüçyüs'e:
- "ölüm nedir?" diye sorduğunda, konfüçyüs'ün cevabı şu olmuş:
hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim.

irlandalı yazar george bernard shaw ile ingiliz devlet adamı winston churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. bernard shaw, bir oyununun ilk gecesine, churchill'i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- "size iki kişilik davetiye gönderiyorum. bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. tabii dostunuz varsa."
churchill, hemen cevap göndermiş: "maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa."

yahya kemal, dostlarından birine:
-bu akşam yemeği benimle yer misin? diye sorunca,
arkadaşı: hay hay! der. çok memnun olurum. hiçbir mazeretim yok!
yahya kemal gülümseyerek karşılık verir: iyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.

sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. bir gün eşi sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.
sokrates, gayet sakin: "bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum".

fatih sultan mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş.
dilenci parayı alınca: aman sultanım, demiş. koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
fatih sultan mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca,
dilenci: ikimiz de hazreti adem'in çocukları değil miyiz? demiş. elbette kardeşiz.
sultan fatih: bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.

dümbüllü sahnedeyken bir seyirci protesto etmek için sahneye "hıyar" fırlatıyor.
dümbüllü yere düşen hıyarı alıp kalabalığa dönüyor ve şöyle diyor: "beyefendi kartvizitini yollamış."
devamını gör...

çok doğru ve tatlı olan bir uğraştır.

bankadaki sistemler genelde yavaş olur yoğunluktan dolayı bu sebeple bazı güzel kalpli banka personelleri de ot gibi beklememeniz ve az da olsa sizi keyiflendirmek için sohbet açmak isteyebilirler.

ne olacak canım ölüm kalım meselesi yoksa iki dakika durun sohbet edin, ölmezsiniz ya sanki.
devamını gör...

ben diyoloğa girişiyorum.

-selam ben_ebruli,
ne zaman gitti tren?
+ banasormabencahilim anlamam öyle şeylerden.
- ruhhastası* yok yok size demedim ama şaşırdım tepkinize.
+ portakala abi diyen mandalin bile var siz niye şaşırdınız hanımefendi.
- neysene şaşırdıysam şaşırdım.

siyahelbiseli adam geçer o sırada,
sessizveduygusuz bir tonlamayla
intikam iyi bişey değil mathilda der.

- hee aynen kim bu ya? kafamolmuşmaşukiye zaten.
+ insan evladıdır kendileri.
- bana göre herhangibiri işte.
+ tren gitti alkislarla sizi uğurluyoruz.

kağıt toplayan çocuk gelir.
içinden hepsimanyakbunların der.
sıradan bir gün, sıradan değişik vatandaşların hikayesidir bu.

şu anki online listesi ile gerçekleşti. bu arada acayip nickler varmış.*
devamını gör...

aslında yazar için açılan bir başlık. zeze bize ne çağrıştırıyor diye yazacakken şeker portakalı seven yazar diye tanım girecekken vazgeçtim. sonra bu daha makul geldi.

bir taşla iki kuş vurayım madem :

zeze : edebiyatı sevmesi beklenen yazarımız.

" her filmden kitaptan bir rol seçerdi, beğensin diye gelirse ölüm makyajsız gezmezdi."
devamını gör...

be my eyes.

görme engelli olup yardıma ihtiyacı olan kişilerin sizi görüntülü arayıp o anki sorularına yanıt vermenizi sağlayan bir uygulama. yiyeceklerin ambalajında yazan skt’yi, çamaşır makinesinin program bitimine kaç dk kaldığını, hangi ceketin hangi pantolonla takım olduğunu sorup kapatıyorlar. maksimum 2 dakikanızı alır. lütfen indirin.
devamını gör...

varolan ilaçların genelinin karaborsaya düşmesine sebep olabilecek olması bir yana kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yeni tedarik merkezini eczanelerden torbacılara kaydırabilirecek vahim gelişme.
devamını gör...

tek gerçek olan ölümün ilânı olan selaların okunuşu insanı biraz duraksatır. ister inançlı ol ister inanma ölüm gerçeğini en çok hatırlatan ve bir hayatın ardından veda namesi şeklinde okunan sela insanı birazcık da olsun hüzünlendirir.
not: bahsettiğim selalar sadece ölüm selalarıdır.
devamını gör...

nükleer tepkimeler aracılığıyla çok yüksek seviyede enerji açığa çıkaran kitle imha silahı.

nükleer tepkimeler, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle sonuçlanan füzyon ve atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla sonuçlanan fisyon tepkimeleri olmak üzere iki türlü. bu tür silahlar da genellikle bu tepkimeler aracılığıyla açığa çıkan enerjiden faydalanıyor.

silah mekanizmasına, tepkimeye yol açacak olan, belirli bir hacim ve kütleye sahip olması gereken radyoaktif madde yerleştiriliyor. ancak tabii tepkimenin, istenilen zamanda başlaması gerek, yoksa bu silahları sağlam bir şekilde korumak mümkün olmaz. bu nedenle, belirli hacimdeki bu maddenin bir arada durmaması sağlanıyor. silahın patlaması istendiği zaman, radyoaktif madde, mesela dinamit gibi bir tetikleyicinin etkisiyle sıkıştırılarak bir araya getiriliyor ve tepkime için gereken yoğunluk sağlanmış oluyor.

bu silahta kullanılan tepkime türü, fisyon tepkimesi. bunun sonucunda açığa çıkan enerji, şok dalgaları oluşturup belirli bir alan içerisinde kalan tüm canlıları anında yok edecek kadar büyük. patlamadan biraz daha uzakta kalan ama radyoaktif maddenin etkisinden korunacak kadar da uzakta olmayan bölgelerde ise canlıların genleri mutasyona uğrar. sonucu, birkaç kuşağa kadar etki eden gen mutasyonları ve kanser olabilir.

bir nükleer reaktörde de bu tür tepkimeler kullanılır ama orada durum sürekli olarak kontrol altında tutulur. zaten kontrol edilemediği noktada da çernobil faciası gibi sonuçlarla karşılaşırız.
devamını gör...

(bkz: alışmış kudurmuştan beterdir).
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

1) uzun vadeli eğitim programlamaları oluşturulmalı.
2)her yere eğitim fakültesi açılmamalı. sadece nitelikli okulların eğitim fakültesi olmalı
3) bölümlere kesinlikle formasyon verilmemeli. çünkü altı ayda öğretmen olunmaz.
4) öğretmenlerin yan dallara geçişine izin verilmemeli.
5) yığılma olan bölümlere öğrenci alınmamalı. o bölümler birkaç yıl kontenjan açmamalı
6) eğitim fakültelerine girerken ön mülakat yapılmalı ve mesleğe uygun olmayanlar puanı ne olursa olsun kabul edilmemeli. öğretmen dediğin kişi bilgiyi iyi aktarabilmeli
7) kesinlikle psikolojik testlerden geçilmeli. şizofren olan adam öğretmen olmasın.
devamını gör...

rahatsızın bırakmasına şiddetle karşı çıkıyorum artık. ukde doldurasım geliyor bakarken rahatsızın ukdeleri görüp oracıkta ciğerimi bırakıp bir sigara yakıp çıkıyorum ukdeler bölümünden.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim