melih cevdet anday
sevdiğim her şairden bir dize de olsa kalır hep aklımda. melih cevdet anday diyince de hep şu dizeler belirir aklımda.
'anlatma bana atları!
yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup
vurulup yerlerde yattıklarını...'
'anlatma bana atları!
yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup
vurulup yerlerde yattıklarını...'
devamını gör...
insanı duygusal olarak yıpratan şeyler
“aslında insanı en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil. yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.” dostoyevski
devamını gör...
orhan veli dizeleri
ne hoş, ey güzel tanrım, ne hoş
mavilerde sefer etmek!
bir sahilden çözülüp gitmek
düşünceler gibi başıboş.
açsam rüzgara yelkenimi;
dolaşsam ben de deniz deniz
ve bir sabah vakti, kimsesiz
bir limanda bulsam kendimi.açsam rüzgara
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.davet
mavilerde sefer etmek!
bir sahilden çözülüp gitmek
düşünceler gibi başıboş.
açsam rüzgara yelkenimi;
dolaşsam ben de deniz deniz
ve bir sabah vakti, kimsesiz
bir limanda bulsam kendimi.açsam rüzgara
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.davet
devamını gör...
benden selam olsun
köroğlu ile özdeşleşen tüfek icat oldu mertlik bozuldu dizesinin yer aldığı kastamonu yöresi türküsüdür.
devamını gör...
erutan
keman öğretmeni bir annenin kızı olarak dünyaya gelen kate kendi hikayesini şöyle anlatıyor: "annemden ve öğrencilerinden sürekli keman dinlerdim, onlardan dinlemediğim zamanlarda da evdeki plakları dinlerdim, bu yüzden antik/ortaçağ klasik müziğine oldukça aşinayım.
daha 1.5 yaşımda oyuncak bir keman hediye edildi bana ve ben daha ilk günden kırdım. e bu zaten beklenen bir durumdu fakat beklemedikleri şey neydi biliyor musunuz, benim bu enstrümanı ciddiye almak ve hızlıca öğrenmem. daha beklenirken annenin öğrencilerini taklit ediyor ve onların çaldığı parçaları çalıyordum."
15 yaşında donnybrook legacy/dönüş isimli bir gruba katılan ve 4 yıl onlarla birlikte çalan kate, kendilerinden çok şey öğrendiğini söyler. hatta öyle ki kelt müziğini (celtic song) onlar sayesinde sevdiğini ve bu sevginin kendi müzik tarzını bile etkilediğini anlatır. final fantasy ve chrono cross/trigger gibi oyunlardan etkilenip bir sürü minik besteler yaptığını, bunlara sözler yazdığını ve günün birinde bir oyun için besteci olmak istediğini de söyler. erutan ismi de final fantasy'den gelmektedir zaten.
müzik tarzı olarak gerçekten ancient medieval bir tarzı var fakat ayni zamanda sizi bir mmorpg oyununun içine de çekiyor sesi. örnek parçamız şurada
kendisinin a bard's side quest (2013), raindancer (2013) ve the court of leaves (2014) isimli 3 albümü bulunmaktadır. //allahım isimlere bak tam bir rpg oyun teması *
daha 1.5 yaşımda oyuncak bir keman hediye edildi bana ve ben daha ilk günden kırdım. e bu zaten beklenen bir durumdu fakat beklemedikleri şey neydi biliyor musunuz, benim bu enstrümanı ciddiye almak ve hızlıca öğrenmem. daha beklenirken annenin öğrencilerini taklit ediyor ve onların çaldığı parçaları çalıyordum."
15 yaşında donnybrook legacy/dönüş isimli bir gruba katılan ve 4 yıl onlarla birlikte çalan kate, kendilerinden çok şey öğrendiğini söyler. hatta öyle ki kelt müziğini (celtic song) onlar sayesinde sevdiğini ve bu sevginin kendi müzik tarzını bile etkilediğini anlatır. final fantasy ve chrono cross/trigger gibi oyunlardan etkilenip bir sürü minik besteler yaptığını, bunlara sözler yazdığını ve günün birinde bir oyun için besteci olmak istediğini de söyler. erutan ismi de final fantasy'den gelmektedir zaten.
müzik tarzı olarak gerçekten ancient medieval bir tarzı var fakat ayni zamanda sizi bir mmorpg oyununun içine de çekiyor sesi. örnek parçamız şurada
kendisinin a bard's side quest (2013), raindancer (2013) ve the court of leaves (2014) isimli 3 albümü bulunmaktadır. //allahım isimlere bak tam bir rpg oyun teması *
devamını gör...
hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu
bir şey olmamışsa bile bir şeyin olabilmiş olacağını ifade eder. bir milletvekiline ait bir sözdür.
devamını gör...
tuba büyüküstün
#368052 numaralı girdiyi okuduktan sonra, bana tiyatro camiasını düşündüren habere konu olan oyuncu.
bir yanda pandemi sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan tiyatro emekçileri, diğer yanda bölüm başına 200 bin lira gibi astronomik bir ücretle sözleşme imzalayan oyuncular.
türkiye'nin özeti niteliğinde bir haber gerçekten.
bir yanda pandemi sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan tiyatro emekçileri, diğer yanda bölüm başına 200 bin lira gibi astronomik bir ücretle sözleşme imzalayan oyuncular.
türkiye'nin özeti niteliğinde bir haber gerçekten.
devamını gör...
zaten yapacağın şeyin söylenmesi
yapasım varsa da yapmam. özellikle ezerek söyleniyorsa çok biliyorsan kendin yap diye çıkışma ihtimalim de yüksek.
devamını gör...
yaşanabilir bölge
duygusal açıdan bakarsak huzurun olduğu bölge, bilimsel açıdan ise canlı türlerinin hayatlarını devam ettirmeye elverişli topraklar.
devamını gör...
müptelası olunan kokular
çocukluğumda ahşap işleri yapan bir atölyeden gelen vernik kokusuna bayılırdım. hatta önünde oturup derin nefes alırdım. belki de o yüzden beşiktaşlı oldum.
devamını gör...
kadir mısıroğlu
zavallı kelimesini dahi ona çok göreceğimiz, din kisvesi altında halkı yobazlığa, kutuplaştırmaya, atatürk'ümüze düşmanlığa sürüklemeye çalışan; sapık zihniyetli ruh hastasının tekiydi*. velhasıl ateşi bol olsun..
devamını gör...
kur'an-ı kerim'den bir ayet bırak
siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim? ( ez-zuhruf sûresi 5. ayet)
ek: mûsâ, “ey rabbim! dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? ( a'raf 155.)
* *
ek: mûsâ, “ey rabbim! dileseydin onları da beni de bundan önce helâk ederdin. şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? ( a'raf 155.)
* *
devamını gör...
metal müziğin ruhu yüceltmesi
sorma arkadaş öyle bir sanatsal ruha bürünüyorum ki, zırhıyla ateşten geçen bir şövalye gibi hissediyorum ya, tabii hafif yanıyoz malum demir üstümüzdeki... nietzsche metal dinleseydi ne olurdu merak ediyorum...
devamını gör...
yazarların küçükken söyleyemediği kelimeler
komşumuz neriman teyzeye bir türlü neriman diyemiyor dum, reminan ancak, inşallah yaşıyordur.
iyi insan iyiliği ile anılır.
iyi insan iyiliği ile anılır.
devamını gör...
atina okulu
ingilizce "the school of athens", italyanca "scuola di atene" isimli tablo rönesansın büyük ustalarından rafaello tarafından yapılmış olup günümüzde vatikan'daki stanza della segnatura salonunun duvarında bulunmaktadır. aynı salonun diğer üç duvarı da rafaello tarafından resmedilmiş olup tüm duvarlar birlikte dört beşeri bilimi temsil ediyor (felsefe, teoloji, şiir, adalet).
eser, rönesansın temel aldığı klasik yunan medeniyeti'ne bir saygı duruşu niteliğinde olup ünlü yunan bilim insanları ve filozoflarını tek bir kare içinde göstermeyi amaçlamaktadır. yine de farklı coğrafyalardan bilginler ve diğer önemli insanlar da eser içinde yer almakta.
elbette bu resimleri aklına estiği için çizmiyor raffaello, kendisine bu görevi papa 2. julius veriyor. (michelangelo'yu sistine şapeli'nin tavanını boyaması için görevlendiren de aynı papa).

eser her ne kadar klasik yunan medeniyeti'nin bilginlerini tasvir ediyor olsa da arka plandaki yapı ve sütunlar yunan mimarisinin değil roma mimarisinin izlerini taşıyor. süslemeler ve sütunlardaki heykeller (solda apollon, sağda athena) ise yunan sanatının izlerini taşıyor.
resimde toplam 59 figür olup sol tarafta aritmetik ve müzik, sağ tarafta ise geometri ve astronomi alanındaki bilginler yer alırken orta kısımda filozoflar yer almaktadır.
şimdi tablodaki figürlerin kimlerin tasviri olduğuna bir bakalım:
+resmin merkezinde yer alan ikiliden kırmızı-turuncu giysili olan platon, yaşlı bir bilge gibi resmedilmiş. sağ eliyle yukarıyı işaret etmekte platon. bu işaret onun idealizm felsefesini (dünyada var olan her şey değişmez bir idea'nın yansımasıdır) temsil ediyor. ayrıca bunu destekler nitelikte giysiler giymiş durumda: mor havayı, kırmızı ise ateşi temsil ediyor. sol elinde tuttuğu kitap ise kendi eseri olan timeos. ayrıca rafaello, platon figürünü yaparken da vinci'yi örnek almış.
+platonun -bize göre- hemen sağındaki mavi giysili olan aristo, iyi giyimli ve daha genç resmedilmiş. sağ eliyle aşağıyı işaret ediyor aristo. bu işaret onun realizm felsefesini (bilginin kaynağı yeryüzünde olup bitenlerdir, asıl gerçeklik de bizim algılayabildiğimiz gerçekliktir) temsil ediyor. platon gibi aristo'nun da kıyafetlerinde temsil söz konusu: sarı toprağı, mavi ise suyu temsil ediyor. sol elinde tuttuğu kitap en meşhur eseri ethica (etik).
eserdeki diğer tüm filozoflar bu iki filozof (aristo ve platon) esas alınarak konumlandırılmış. platon tarafındakiler idealist, aristo tarafındakiler ise realist düşünürlerdir. bu ayrım arkadaki apollon ve athena heykelleri içinde geçerlidir. apollon güneş, müzik ve şiir tanrısı, platonik düşünceye uygun. athena savaş ve bilgelik tanrıçası, insanların fiili eylemlerine daha uygun, dolayısıyla aristo tarafında yer alıyor. yapılan bu ayrım tamamen doğru olarak yapılmış değil, örneğin ibn rüşd, islamda aristocu felsefenin (meşşailiğin) temsilcilerinden olmasına rağmen platon'un tarafında resmedilmiş.
+aynı hizada -bize göre- sol tarafta tamamen yeşiller içinde dinleyenlere bir şeyler anlatan kişi sokrates.
+eserin -bize göre- en solunda, kemer sütununun bitişiğindeki çocuk figürünün hemen arkasında beyaz sakallı olarak sadece başı görünen kişi kıbrıslı zenon.
+zenon'un baktığı kişi, elindeki kitabı inceleyen mavi giysili figür epikuros.
+epikuros'un hemen arkasındaki bıyıklı, sarıklı, eli göğsünde ve hafif eğilmiş olarak duran kişi ibn rüşd.
+resmin -bize göre- en sol altında yer alan, tek dizi üstünde yere oturmuş ve elindeki kitaba bir şeyler yazarken resmedilen kişi pisagor (pythagoras).
+pisagor'un hemen üst tarafındaki beyazlar içindeki figür bir kadına ait: hypathia. iskenderiye'de hocalık yapan hypathia aynı zamanda resimdeki tek kadın figür.
+resmin orta hattında aşağıda tek başına bir mermer bloğa yaslanmış bir şeyler yazan ve düşünceli olan figür heraklitos.. rafaello'nun atina okulu'nu çizdiği dönem michelangelo da meşhur sistine şapeli süslemelerini yapmaktaydı. michelangelo'nun çizimlerini zaman zaman inceleyen rafaello, ona hayran kalmış ve atina okulu'nda ona da yer vermek istemiştir. günlük hayatta hep yalnız ve düşünceli olan michelangelo'yu heraklitos olarak resme sonradan eklemiştir.
+resmin ortasında, merdivenlere uzanmış olarak resmedilen mavi giysili kişi diyojen. hayatı boyunca bir fıçı içinde tek parça bir kıyafetle yaşadığı için böyle resmedilmiş.
+resmin sağ altında yer alan ve yere eğilmiş bir şeyler çizen kırmızı giysili kişi öklid. bu figür, rönesansın ünlü mimarlarından bramante'nin yüzü esas alınarak çizilmiş.
+öklidin hemen arkasında ellerinde küre tutan iki adam resmedilmiş. bunlardan beyaz giysili olan zerdüşt (zoroaster), sarı giysili olan ise batlamyus (ptolemaios). dikkat edilirse zerdüşt'ün elindeki küre mavi tonlarda, batlamyus'un elindeki ise bir dünya modeli. bu da rastgele çizilmiş değil elbette, zira mavi küre gökyüzünü (astronomi) yeşil-mavi küre ise yeryüzünü (coğrafya) temsil ediyor. ayrıca batlamyus'un arkasının dönük olma sebebi o güne dek hiç tasvir edilmemiş olmasıdır.
+batlamyus'un -bize göre- hemen sağında yer alan beyaz giysili figür eski bir yunan ressam olan protogenes.
+eserdeki figürlerin -bize göre- sağ üst köşesinde ellerini kavuşturmuş olarak tek başına ayakta duran sakallı kişi plotinos. figürün donatello'dan esas alınarak çizildiği düşünülüyor.
buraya kadarki figürler kim oldukları bilinen figürler idi, bir de tam olarak kimi temsil ettiği bilinmeyen figürler var:
+sokrates'in -bize göre- solunda yer alan kişilerin kim oldukları tam bilinmiyor. hemen solundaki mavi giysili figürün xenophon (yunan düşünür) veya aeschines (yunan devlet adamı); onun solundaki kırmızı giysili figürün antisthenes (yunan düşünür), xenophon veya timon (yunan düşünür); onun solundaki üzerinde zırh bulunan figürün alcibiades (yunan komutan ve devlet adamı) veya büyük iskender olabileceği düşünülüyor.
+pisagor'un omzundan, onun yazdıklarına bakmaya çalışan sarı giysili figürün boethius (romalı matematikçi), anaksimandros, veya empedokles olduğu düşünülüyor.
+hypathia'nın -bize göre- hemen sağında yer alan, elindeki kitaptan bir şeyler gösteren ve pisagor'a bakan ayaktaki kişinin parmenides olduğu düşünülüyor.
+eserin -bize göre- sağ altında zerdüşt ile batlamyus'un sağında, beyaz giysili figürün hemen arkasında bize doğru bakan kişinin apelles (yunan ressam) olduğu düşünülüyor. figürün, rafaello'nun bizzat kendisinden esinlenerek yaptığı düşünülüyor.
+aristo'nun -bize göre- hemen sağındaki figürlerin peripatetik ekol düşünürleri olduğu varsayılıyor.
resimdeki perspektif o kadar güçlüdür ki, tüm süslemeler ve yerleşimler bu perspektifi destekler nitelikte ince ince işlenmiştir.
bu resmin bir de modern versiyonu çizilmiş "dante'yle ilahi komedya'yı tartışmak" isimli. 3 ressam tarafından çizilen bu resim tüm zamanların 103 önemli ismini barındırıyor. belki kim olduklarını tahmin etmek üzerine bir bulmaca oynanabilir.
eser, rönesansın temel aldığı klasik yunan medeniyeti'ne bir saygı duruşu niteliğinde olup ünlü yunan bilim insanları ve filozoflarını tek bir kare içinde göstermeyi amaçlamaktadır. yine de farklı coğrafyalardan bilginler ve diğer önemli insanlar da eser içinde yer almakta.
elbette bu resimleri aklına estiği için çizmiyor raffaello, kendisine bu görevi papa 2. julius veriyor. (michelangelo'yu sistine şapeli'nin tavanını boyaması için görevlendiren de aynı papa).

eser her ne kadar klasik yunan medeniyeti'nin bilginlerini tasvir ediyor olsa da arka plandaki yapı ve sütunlar yunan mimarisinin değil roma mimarisinin izlerini taşıyor. süslemeler ve sütunlardaki heykeller (solda apollon, sağda athena) ise yunan sanatının izlerini taşıyor.
resimde toplam 59 figür olup sol tarafta aritmetik ve müzik, sağ tarafta ise geometri ve astronomi alanındaki bilginler yer alırken orta kısımda filozoflar yer almaktadır.
şimdi tablodaki figürlerin kimlerin tasviri olduğuna bir bakalım:
+resmin merkezinde yer alan ikiliden kırmızı-turuncu giysili olan platon, yaşlı bir bilge gibi resmedilmiş. sağ eliyle yukarıyı işaret etmekte platon. bu işaret onun idealizm felsefesini (dünyada var olan her şey değişmez bir idea'nın yansımasıdır) temsil ediyor. ayrıca bunu destekler nitelikte giysiler giymiş durumda: mor havayı, kırmızı ise ateşi temsil ediyor. sol elinde tuttuğu kitap ise kendi eseri olan timeos. ayrıca rafaello, platon figürünü yaparken da vinci'yi örnek almış.
+platonun -bize göre- hemen sağındaki mavi giysili olan aristo, iyi giyimli ve daha genç resmedilmiş. sağ eliyle aşağıyı işaret ediyor aristo. bu işaret onun realizm felsefesini (bilginin kaynağı yeryüzünde olup bitenlerdir, asıl gerçeklik de bizim algılayabildiğimiz gerçekliktir) temsil ediyor. platon gibi aristo'nun da kıyafetlerinde temsil söz konusu: sarı toprağı, mavi ise suyu temsil ediyor. sol elinde tuttuğu kitap en meşhur eseri ethica (etik).
eserdeki diğer tüm filozoflar bu iki filozof (aristo ve platon) esas alınarak konumlandırılmış. platon tarafındakiler idealist, aristo tarafındakiler ise realist düşünürlerdir. bu ayrım arkadaki apollon ve athena heykelleri içinde geçerlidir. apollon güneş, müzik ve şiir tanrısı, platonik düşünceye uygun. athena savaş ve bilgelik tanrıçası, insanların fiili eylemlerine daha uygun, dolayısıyla aristo tarafında yer alıyor. yapılan bu ayrım tamamen doğru olarak yapılmış değil, örneğin ibn rüşd, islamda aristocu felsefenin (meşşailiğin) temsilcilerinden olmasına rağmen platon'un tarafında resmedilmiş.
+aynı hizada -bize göre- sol tarafta tamamen yeşiller içinde dinleyenlere bir şeyler anlatan kişi sokrates.
+eserin -bize göre- en solunda, kemer sütununun bitişiğindeki çocuk figürünün hemen arkasında beyaz sakallı olarak sadece başı görünen kişi kıbrıslı zenon.
+zenon'un baktığı kişi, elindeki kitabı inceleyen mavi giysili figür epikuros.
+epikuros'un hemen arkasındaki bıyıklı, sarıklı, eli göğsünde ve hafif eğilmiş olarak duran kişi ibn rüşd.
+resmin -bize göre- en sol altında yer alan, tek dizi üstünde yere oturmuş ve elindeki kitaba bir şeyler yazarken resmedilen kişi pisagor (pythagoras).
+pisagor'un hemen üst tarafındaki beyazlar içindeki figür bir kadına ait: hypathia. iskenderiye'de hocalık yapan hypathia aynı zamanda resimdeki tek kadın figür.
+resmin orta hattında aşağıda tek başına bir mermer bloğa yaslanmış bir şeyler yazan ve düşünceli olan figür heraklitos.. rafaello'nun atina okulu'nu çizdiği dönem michelangelo da meşhur sistine şapeli süslemelerini yapmaktaydı. michelangelo'nun çizimlerini zaman zaman inceleyen rafaello, ona hayran kalmış ve atina okulu'nda ona da yer vermek istemiştir. günlük hayatta hep yalnız ve düşünceli olan michelangelo'yu heraklitos olarak resme sonradan eklemiştir.
+resmin ortasında, merdivenlere uzanmış olarak resmedilen mavi giysili kişi diyojen. hayatı boyunca bir fıçı içinde tek parça bir kıyafetle yaşadığı için böyle resmedilmiş.
+resmin sağ altında yer alan ve yere eğilmiş bir şeyler çizen kırmızı giysili kişi öklid. bu figür, rönesansın ünlü mimarlarından bramante'nin yüzü esas alınarak çizilmiş.
+öklidin hemen arkasında ellerinde küre tutan iki adam resmedilmiş. bunlardan beyaz giysili olan zerdüşt (zoroaster), sarı giysili olan ise batlamyus (ptolemaios). dikkat edilirse zerdüşt'ün elindeki küre mavi tonlarda, batlamyus'un elindeki ise bir dünya modeli. bu da rastgele çizilmiş değil elbette, zira mavi küre gökyüzünü (astronomi) yeşil-mavi küre ise yeryüzünü (coğrafya) temsil ediyor. ayrıca batlamyus'un arkasının dönük olma sebebi o güne dek hiç tasvir edilmemiş olmasıdır.
+batlamyus'un -bize göre- hemen sağında yer alan beyaz giysili figür eski bir yunan ressam olan protogenes.
+eserdeki figürlerin -bize göre- sağ üst köşesinde ellerini kavuşturmuş olarak tek başına ayakta duran sakallı kişi plotinos. figürün donatello'dan esas alınarak çizildiği düşünülüyor.
buraya kadarki figürler kim oldukları bilinen figürler idi, bir de tam olarak kimi temsil ettiği bilinmeyen figürler var:
+sokrates'in -bize göre- solunda yer alan kişilerin kim oldukları tam bilinmiyor. hemen solundaki mavi giysili figürün xenophon (yunan düşünür) veya aeschines (yunan devlet adamı); onun solundaki kırmızı giysili figürün antisthenes (yunan düşünür), xenophon veya timon (yunan düşünür); onun solundaki üzerinde zırh bulunan figürün alcibiades (yunan komutan ve devlet adamı) veya büyük iskender olabileceği düşünülüyor.
+pisagor'un omzundan, onun yazdıklarına bakmaya çalışan sarı giysili figürün boethius (romalı matematikçi), anaksimandros, veya empedokles olduğu düşünülüyor.
+hypathia'nın -bize göre- hemen sağında yer alan, elindeki kitaptan bir şeyler gösteren ve pisagor'a bakan ayaktaki kişinin parmenides olduğu düşünülüyor.
+eserin -bize göre- sağ altında zerdüşt ile batlamyus'un sağında, beyaz giysili figürün hemen arkasında bize doğru bakan kişinin apelles (yunan ressam) olduğu düşünülüyor. figürün, rafaello'nun bizzat kendisinden esinlenerek yaptığı düşünülüyor.
+aristo'nun -bize göre- hemen sağındaki figürlerin peripatetik ekol düşünürleri olduğu varsayılıyor.
resimdeki perspektif o kadar güçlüdür ki, tüm süslemeler ve yerleşimler bu perspektifi destekler nitelikte ince ince işlenmiştir.
bu resmin bir de modern versiyonu çizilmiş "dante'yle ilahi komedya'yı tartışmak" isimli. 3 ressam tarafından çizilen bu resim tüm zamanların 103 önemli ismini barındırıyor. belki kim olduklarını tahmin etmek üzerine bir bulmaca oynanabilir.
devamını gör...
emir sultan
1368 yılında buhara'da doğmuştur.
osmanlı devleti’nin kuruluş devrinde bursa'da yaşamış tasavvuf dünyasında tanınmış şahsiyetlerden biridir.
kaynaklar soyunun hz. muhammed (sav) torunu hz. hüseyin'e dayandığını belirtir.
ismi, muhammed bin ali, lakabı şemsüddin'dir. ona buhara'da doğduğu için "muhammed buhari", seyyid olduğu için "emir buhari", yıldırım bayezid hanın damadı olduktan sonra da "emir sultan" denilmiştir.
1391'de bursa'ya göç etmiş ve yıldırım bayezid'in kızı hundi fatma hatun'la evlenmiştir.
1430 yılında bursa'da vefat etmiş olup; türbesi emir sultan camii yanındadır...
osmanlı devleti’nin kuruluş devrinde bursa'da yaşamış tasavvuf dünyasında tanınmış şahsiyetlerden biridir.
kaynaklar soyunun hz. muhammed (sav) torunu hz. hüseyin'e dayandığını belirtir.
ismi, muhammed bin ali, lakabı şemsüddin'dir. ona buhara'da doğduğu için "muhammed buhari", seyyid olduğu için "emir buhari", yıldırım bayezid hanın damadı olduktan sonra da "emir sultan" denilmiştir.
1391'de bursa'ya göç etmiş ve yıldırım bayezid'in kızı hundi fatma hatun'la evlenmiştir.
1430 yılında bursa'da vefat etmiş olup; türbesi emir sultan camii yanındadır...
devamını gör...
yara izi
“ iyi bir yara izi, en iyi nasihatten daha değerlidir.”
devamını gör...
1990 doğumlu teyzeler
sinirlenmeyeceğim bu başlığa. sinirlenirsem yaşım ortaya çıkacak.
devamını gör...

