yaptığı iyiliklerin boşa gittiğini anlayan kişi serzeniş'idir.
devamını gör...

2. dünya savaşı'nın ilk 4 yılı boyunca japon imparatorluk donanmasının başkomutanıdır. harvard üniversitesi mezunudur. günümüzde bile japonların ve amerikalıların saygı duyduğu birisidir. diğer japon komutanlarının aksine askerlerinin savaş suçu işlemesine engel olmuştur. solomon adalarına yaptığı bir gözlem uçuşu sırasında amerikan hava kuvvetlerine bağlı uçaklar tarafından pusuya düşürülmüş ve öldürülmüştür. ölümü uzun bir süre askerden saklanmıştır.
devamını gör...

konser esnasında, konser sahibi sanatçının aniden susarak, şarkıyı seyircinin söylemesini beklemesi durumudur. yıllardır bu duruma gıcık olmuşumdur; hiçbir anında da söylememişimdir.

ben o konsere gitmek için deli gibi para ödeyeyim, trafik, park yeri gibi bir sürü şeye katlanayım, sırf canlı dinlemek için; ama şarkıyı da ben söyleyeyim. ben şarkı söylemek için para vermiyorum ki, seni dinlemek için veriyorum. sinirlendim şu an yine.
devamını gör...

haklı olaydır.
sunucunun görevi ödül törenini sunması ve ödülleri dağıtmasıdır. ödülü vereceği kişilerin cebine giren paranın muhasebesini yapmak değil. özellikle herkesin gözü önünde kerem bursin'i kazandığı paradan vurup, rezil etme ve küçük düşürmesi tamamıyla sunucunun saygısızlığından ötürüdür. zenginin malı züğürdün çenesini yorardiye boşa dememişler.kerem beyi de ayrıca tebrik etmek lazım, sessiz sedasız töreni terk ettiği için.

kendisinin oyunculuğunu pek beğenmem ama kadına yönelik şiddete karşı tepkisiz kalmayıp buradan şunları söylemesiyle ben de az da olsa sempati uyandırmıştır.

sunucuya dava açıp bi 120.000 tl alarak biraz da sunucunun gözlerini yaşartması dileğiyle *
devamını gör...

mevzu bahis olduğunda tüm ortamı mahveden, aile bireylerini birbirine düşman edebilecek kadar şiddetli, insandaki fanatizm damarını şaha kaldıran, çoğu zaman tartışmanın manasız olduğu, devlet işlerini düzenleme ve yürütme anlayışı.
devamını gör...

varoluşçu felsefenin en önemli isimlerinden jean paul sartre’ın heybetli romanıdır.

modern zamanın içinde azgın bir nehrin kucağında sırılsıklam sürüklenirken ve bu hıza, bu gidişata, bu kargaşaya ayak uyduramazken ve de kendi içimizde bile çok kuvvetli, bir o kadar da etkili dalgaları zapt etmeye çalışırken hissettiğimiz, hissedebileceğimiz duygu bulantıdır.

yaşamaya başladığımız, o acı veren ilk nefesi aldığımız andan itibaren bulantı kendini göstermeye başlar. düşünme yetimiz kuvvetlenmeye başladıktan sonra ise dünyayı daha saydam bir halde görmeye başlarız. kazandığımız bu şeffaf bakış içimizde ağır ağır baş gösteren bir varoluş sancısına neden olur. bulantı artar, arttıkça artık yadsınamaz bir gerçekliğe dönüşür, nerdeyse elle tutulabilir bile hale gelir.

jean paul sartre dünyaya karşı hissedebileceğimiz tek duygunun bulantı olduğunu söyler.

romanın baş kişisi roquentin sadece dünyaya karşı hissetmekle kalmaz bulantıyı, kendine karşı da derin bir bulantı hissi ile kıvranmaktadır. ve kendine karşı duyduğu bulantı sadece ruhsal değil aynı zamanda da fizikseldir de.

roquentin günlüğüne her şeyi tek tek not eder, bireysellik arayışı içinde toplumdan kopuşunu gün be gün izleriz. roquentin çağdaş insanın bir prototipidir belki de, belki de çağdaş insanın ta kendisi.
devamını gör...

market sırasına ilerlerken bir anda minik adımlarını hızlandırıp önüme geçen 70 yaşlarındaki teyze :) ben poşet almaya gitmiştim gibi bir şey söyledi bir de önüme geçerken :) o kadar minnoştu ki gülmemek için zor tuttum kendimi :)
devamını gör...

sözlükteki yazarlardan en yakın dostlarım kendilerini biliyorlar zaten. hepsi ile de sık sık konuşuyorum ve hepsi bana çokça iyi geliyorlar ama normal yazarlardan bahsediyorsanız bu kişi kesinlikle sabahattin ali'dir.
devamını gör...

cahit sıtkı tarancı'nın 37 yaşındayken yazdığı şiirdir. ama evdeki hesap çarşıya uymamış, gariptir ki 46 yaşında vefat etmiştir kendisi. geriye de ölümün çaresizliğini anlatan bu naif ama can sıkıcı şiiri bırakmıştır.

"...hangi resmime baksam ben değilim."
devamını gör...

hangi durumda olduğu önemli..
karşılıklı bir ilgi varsa erkek kişisinin atması gerekir, devam eden ilişkide sorunlu belirsiz bir durum varsa, anlayıp telafi etmesi gereken kişi adım atmalı, diğer kişi atmasan daha iyi, sık dişini, herkes ne yaptığının/yapmadığının gayetde farkında, birde onuda sen anlatmak, çözmek zorunda değilsin, kafası çalışıyorsa, mesajmı atmalı, arasamı gelsemi bulur merak etme, değer veriyorsa, kaybetmek istemez, bir zahmet kafasını çalıştırır..
çokda beklememek lazım.. kısa sürede gönlünü alamıyorsa zaten vakit kaybıdır.. "yetersizdir.." belirsiz bir bekleyişten, net bir ayrılık çok daha iyidir.. tertemiz.
devamını gör...

dönem dönem olsa da sıklıkla yaşamadığım durum. yaşamıyorum çünkü alıştım. yani hadi ama; kaç kişi halka kuantum kütle çekimi başlığına tanım girer ki? başıma ne geleceğini bilerek açıyorum.
(bkz: kaşınmak)
devamını gör...

oturun sütlaç falan yiyin. saçmalamayın.
devamını gör...

''aynı gemideyiz'' edebiyatına dahil değilim, üzgünüm. beni deniz tutuyor. ben, o gemiye hiç bir zaman binmedim.
yol yaparlar,
köprü yaparlar,
hastane yaparlar,
havalimanı yaparlar ve bunların hizmet olduğundan habersiz, başarı hikayesi olarak pazarlanır.
bu projelerin doğayı nasıl katlettiğini sadece bir kaç meslek odası dile getirir, cılız bir ses çıkar.
projelerin bedelini vergi olarak biz öderiz fakat bunlar ,yapanların başarısıdır.*
nerede bir başarısızlık hikayesi, nerede bir batış biz aynı gemideyiz, hepimiz suçluyuz!!!
yok canımıniçi, o iş öyle değil.
devamını gör...

ölüm
devamını gör...

macar yazar antal szerb'in 1934 yıllarında yayınladığı eser. katartik korku yaratılarak muhteşem bir fantezi-dedektiflik kurgusu ortaya çıkarıyor szerb. 1920'lerin sonunda londra'da bir süre yaşamış olan szerb kendi anılarından ve gözlemlerinden yola çıkarak yazıyor eseri bundan ötürü bir macar entelektüelinin gözünden dönem ingiltere'sini görebilme şansı tanıyor. 1933 yıllarında geçen hikaye ingiltere'de yaşayan jános bátky'nin etrafında dönüyor. bátky otuz yaşlarında, on yedinci yüzyılın ingiliz mistiklerini inceleyen macar bir entelektüel olarak sunulmuş szerb tarafından.

efsaneden haberdar olmasını sağlayan gwynedd kontu ile tanışan bátky daha sonra maloney aracılığı ile osborne pendragon ile iletişim kuruyor ve olay örgüsü yavaş yavaş fantastik bir hal almaya başlıyor. aslında hiç göründüğü gibi olmayan karakterler, gizem dolu olay örgüsü ve gerçek bir sanatçının elinden çıkmış olan gotik atmosfer ile türünün en başarılı işlerinden biri ama aynı anda hem gotik roman hem hayalet hikayesi hem romantik hem ingiliz kır evi romanı olarak değerlendirilen bu eser özünde parodi hayalet hikayesi ve antal szerb'in birleşik krallık'ta bulunan tüm ingiliz, irlandalı ve galliler ile açıkça alay ediyor.


"i believe you even speak sanskrit."
"fluently," i replied. but she believed that too.
"and you must surely know the russian novelists. tell me something about dostoevsky or béla bartók. i've a friend who never stops talking about them."
"i never met bartók," i said, untruthfully, shocked at her ignorance. "but ı knew old dostoevsky really well. he and my father were at primary school together, and he often came for supper. he had a beard like pierce gwyn mawr's."
devamını gör...

bu yazarlık işine bu kadar paye biçmeyin yahu, yarın öbür gün master derecesi isteyen birileri de çıkabilir o zaman. eninde sonunda sosyal bir platformda yazıp çiziştiriyor herkes.
bir de şuna takıldım kampamyada, liseyi bitirdiğinde cümle kuramayanlar, üniversite de mi öğreniyor cümle kurmayı. yapmayın allahaşkına.
devamını gör...

gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri kıymeti yok gözümde. bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem. turgut uyar
devamını gör...

sözlükler aleminin olmazsa olmazıdır ama hani neye yarılacağına dikkat etmek gerek.
"insan neye gülüyorsa o'dur" derler, neye güldüğünüzü iyi seçin sonra şey deyince bozuluyorsunuz.
tanım: bilinçaltını açığa çıkaran hızlı ve ezbere okuma yüzünden ortaya çıkan okuma şeklidir.
devamını gör...

en sonki elektrik kesilmesinde yeeeeey diye bağırmama kendim bile şaşırdım, bu durumu bu kadar sevdiğimi bilmiyordum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim