sait faik abasıyanık
türk öykücülüğünde yeni bir devir başlatmış ve modern öykünün en güzel örneklerini vermiş yazardır. kitaplarının telif haklarını darüşşafaka'ya bağışlamıştır. şuan kitapları iş bankası yayınları tarafından basılmaktadır. şiirleri, öyküleri kadar rağbet görmemiştir. eheh zaten ustalığı da öykülerindedir.
devamını gör...
ferhan şensoy'un mektubuna aa'nın sansür uygulaması
sağlık sorunları sebebiyle rasim öztekin'in cenaze törenine katılamayan ferhan şensoy'un yazdığı mektubu, törende kızı derya şensoy okudu.
ortaoyuncular'ın amatör kolu nöbetçi tiyatro'dan yetişti rasim. kısa sürede ortaoyuncular'a katıldı. kavuğumu ona devrettim. ortaoyuncular'da çok başarılı bir dönem yaşadı. kimi rahatsızlıklarından ötürü sahneyi bıraktı. kavuğu şevket çoruh'a devretti. günü geldi, uçtu gitti gökyüzüne. kavuklu fotoğrafı asılı durur ses 1885'te. bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne. buluşuruz gökyüzünde neşeli bir meyhanede."
anadolu ajansı haberi girerken 'neşeli bir meyhanede' kısmına sansür uyguladı.
allah muhafaza okur günaha girerdik.
ortaoyuncular'ın amatör kolu nöbetçi tiyatro'dan yetişti rasim. kısa sürede ortaoyuncular'a katıldı. kavuğumu ona devrettim. ortaoyuncular'da çok başarılı bir dönem yaşadı. kimi rahatsızlıklarından ötürü sahneyi bıraktı. kavuğu şevket çoruh'a devretti. günü geldi, uçtu gitti gökyüzüne. kavuklu fotoğrafı asılı durur ses 1885'te. bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne. buluşuruz gökyüzünde neşeli bir meyhanede."
anadolu ajansı haberi girerken 'neşeli bir meyhanede' kısmına sansür uyguladı.
allah muhafaza okur günaha girerdik.
devamını gör...
500 bin liralık cip kullanan türbanlı
luciferın bile gıptayla baktığı moderatör başlığı.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
devamını gör...
cem adrian'ın şarkılarından alıntı
"bir istiridyenin kıymetli incisini
sakladığı gibi saklarım seni
bir bahar dalının narin tomurcuklarını
sakındığı gibi korurum seni.
...
ben seni çok sevdim
belki zordur anlaması sessizliğimden
ben seni çok sevdim
sen oku kelimeleri gözlerimden."
/////////***" ""
"... sana sarılınca, geçer sandım geçer sandim
sana inanınca, biter sandım biter sandım.
sana bağlanınca, düşmem sandım duşmem sandım
her yanım yarım yarım, kalbim yine darmadağın. "
sakladığı gibi saklarım seni
bir bahar dalının narin tomurcuklarını
sakındığı gibi korurum seni.
...
ben seni çok sevdim
belki zordur anlaması sessizliğimden
ben seni çok sevdim
sen oku kelimeleri gözlerimden."
/////////***" ""
"... sana sarılınca, geçer sandım geçer sandim
sana inanınca, biter sandım biter sandım.
sana bağlanınca, düşmem sandım duşmem sandım
her yanım yarım yarım, kalbim yine darmadağın. "
devamını gör...
makyaj yapmayı tamamen bırakmak
neden? zaten yapmak istediğimiz için, yapmak istediğimiz kadar yapıyoruz. bırakmak niye?
bazı sabahlar "bu dünya'ya zaten değmez. kirpiğim biraz daha uzamasın, yanağım biraz daha kızarmasın ne var ki?" diyorum, bazı sabahlarsa aynaya baktıkça gözümü alamayayım istiyorum. keyfime göre.
bırakmak yanlış bir tabir. makyaj başlanması veya bırakılması gereken bir şey değil çünkü.
bazı sabahlar "bu dünya'ya zaten değmez. kirpiğim biraz daha uzamasın, yanağım biraz daha kızarmasın ne var ki?" diyorum, bazı sabahlarsa aynaya baktıkça gözümü alamayayım istiyorum. keyfime göre.
bırakmak yanlış bir tabir. makyaj başlanması veya bırakılması gereken bir şey değil çünkü.
devamını gör...
türkiye'de islamın çok yanlış yaşanılması
devamını gör...
bahar candan'ın 5 bin tl maaşla arkadaş araması
5k'ya bile çekilmez ki bu şimdi neyse asgari ücretle sürünmeye devam.
devamını gör...
ilkokuldan akılda kalanlar
öğlenci olduğum dönemlerde okul çıkışı karanlığa denk geliyor diye dedem almaya gelirdi hep. elini tutar eve giderdik, o güven içinde hissetmek güzeldi.
devamını gör...
amigo kız etkisi
how i met your mother dizisinde ki kurgu bir karakter olan çılgın kazanova barney stinson tarafından, arkadaşlarının barda takılan bir grup çekici kadını göstermesi üzerine bunun bir yanılsama oluduğunu ortaya atmasıyla ilk kez gündeme gelmiştir.
çekicilik kat sayımızın çevremizdeki kişilerle doğru orantılı olması temeline dayanan bu teori, bir grup insanın* hep birlikteyken daha çekici ve seksi görünmesi anlamına geliyor. grup çekiciliği etkisi olarak da tanımlayabileceğimiz bu etki, grup üyelerinin tek tek değerlendirildiğinde grup olarak taşıdıkları çekiciliği kaybettiklerini savunur.
amigo kız etkisi olarak adlandırılmasının sebebi, amigo gruplarından hareketle tek tek bakıldıklarında çekici gelmeyen kızların bir arada olduklarında daha çekici gelmelerinin farkına varılmasıdır. bu duruma, nedimeler paradoksu ya da spice girls komplosu da dendiği duyulmuştur.
bu etkinin gerçekten var olabileceğini keşfeden kaliforniya üniversitesi, 2013 yılında çok sayıda katılımcının yer aldığı bir deney yaptı. üçer kişilik kadın ve erkek fotoğrafları gösterilen deneklerden resimleri çekiciliklerine göre puanlamaları istendi. sonra başka deneklere tek tek oldukları fotoğraflar sunularak tekrar puanlamalar alındı. sonuçların karşılaştırılmasında grup olarak sunulan fotoğrafların tek tek gösterilenlere oranla çok daha yüksek puanlar aldığı görüldü. böylelikle ortalama simaların grup halinde olduklarında daha çekici geldikleri kesinlik kazanmış oldu.
pazarlamacılık alanında da kullanılan bir yöntem olan bu teoriyi pekiştirmek adına hepimizin fark ettiği bir şeyi daha eklemek istiyorum. herhangi bir mobilya kataloğunu ya da bir kıyafet kataloğunu incelediğinizde ürünlerin tek tek parça parça sunulmasından ziyade bir odanın içinde yerleştirilmiş veya bir mankenin üzerinde değişik aksesuarlarla, kıyafetlerle desteklenmiş şekilde gruplandırılarak sunulduğu görmüşüzdür. tek başına cazip gelmeyen bir koltuk veya bir t-shirt, belli bir kompozisyon içerisinde sergilendiğinde ya da bir manken üzerinde bir başka pantolonla, ceketle kombin edildiğinde gözümüze çok daha cazip gelmektedir. bu bir pazarlama tuzağıdır. etkilenmemek istiyorsanız ilgi duyduğunuz her şeyi mutlaka tek tek ele alarak değerlendirin bu daha tutarlı olacaktır.
madem kalabalık olunca daha çekici oluyoruz öyleyse toplanalım 10 kişilik ekiple süper çekici bir şekilde alemlere akalım diye düşünenler varsa, orada durun.! yapılan bir başka çalışma da göstermiştir ki en ideal grup oluşturacak sayısının maksimum 4 olduğudur. grubu oluşturanların sayısı 4'ün üzerine çıktığında sonuca bir etkisinin olmadığı ispatlanmıştır.*
gereksiz bilgiler içeren hissiyat;
şüphesiz bir gerçektir ki beğenilmek insan ruhunu besleyen bir durumdur. bir başkası tarafından beğenildiğimizi hissettiğimizde mutluluk hormonu salgılarız. beynimiz, hep olsun daha fazla salgılasın istediğimiz serotonin ve dopamin hormonlarını salgılar. böylelikle vücudumuzun en ihtiyaç duyduğu duygulara ulaşmış oluruz. psikologlar başkalarının beğenilerine göre kendimizi şekillendirmenin bizi zamanla çok mutsuz edebileceğini belirtmiştir. böylesi durumlarda bireylerin kendi mutluluklarını bir başkasının onayına bağılı kılması sağlıklı bir özgüvenden bahsetmemizi engeler. 'o beğenirse mutlu olurum', 'o bana ilgi gösterirse kendimi iyi hissederim' veya 'ya beni beğenmezlerse?' gibi düşüncelerin sonucunda kaygı, takıntı hatta depresyon bile ortaya çıkabilir. önceliğin her daim kendimiz olduğunu belirtmek isterim. kendisine, ruhuna özveriyle yaklaşan insanlar, dışarıdan gelecekleri yani 'onaylanma ihtiyacını' bir kenara bırakmış olur. siz kendinizi beğenip sevmezseniz, başkasının sizi beğenmesi veya sevmesi pek mümkün olamamaktadır.
hayatınızda size sunulan bilgiler ve nesneler grup halinde sunulduğunda ya da siz genelleme yaparak ele aldığınızda ne kadar farkında olursanız olun, zihninizin ve gözlerinizin sizi yanıltabileceğini asla unutmayın.. kişisel ilişkilerinizde kimseyi kimseyle karşılaştırmayın arkadaşlar, genellemeleri baz alarak kişileri olumsuz kişilerle aynı kefelere koymayın. bunu yaptığınız taktirde yanılmanız ve üzülmeniz muhtemeldir..
-buraya kadar okudunuz madem don't let me be misunderstood parçasını da dinleyiveriniz..*
çekicilik kat sayımızın çevremizdeki kişilerle doğru orantılı olması temeline dayanan bu teori, bir grup insanın* hep birlikteyken daha çekici ve seksi görünmesi anlamına geliyor. grup çekiciliği etkisi olarak da tanımlayabileceğimiz bu etki, grup üyelerinin tek tek değerlendirildiğinde grup olarak taşıdıkları çekiciliği kaybettiklerini savunur.
amigo kız etkisi olarak adlandırılmasının sebebi, amigo gruplarından hareketle tek tek bakıldıklarında çekici gelmeyen kızların bir arada olduklarında daha çekici gelmelerinin farkına varılmasıdır. bu duruma, nedimeler paradoksu ya da spice girls komplosu da dendiği duyulmuştur.
bu etkinin gerçekten var olabileceğini keşfeden kaliforniya üniversitesi, 2013 yılında çok sayıda katılımcının yer aldığı bir deney yaptı. üçer kişilik kadın ve erkek fotoğrafları gösterilen deneklerden resimleri çekiciliklerine göre puanlamaları istendi. sonra başka deneklere tek tek oldukları fotoğraflar sunularak tekrar puanlamalar alındı. sonuçların karşılaştırılmasında grup olarak sunulan fotoğrafların tek tek gösterilenlere oranla çok daha yüksek puanlar aldığı görüldü. böylelikle ortalama simaların grup halinde olduklarında daha çekici geldikleri kesinlik kazanmış oldu.
pazarlamacılık alanında da kullanılan bir yöntem olan bu teoriyi pekiştirmek adına hepimizin fark ettiği bir şeyi daha eklemek istiyorum. herhangi bir mobilya kataloğunu ya da bir kıyafet kataloğunu incelediğinizde ürünlerin tek tek parça parça sunulmasından ziyade bir odanın içinde yerleştirilmiş veya bir mankenin üzerinde değişik aksesuarlarla, kıyafetlerle desteklenmiş şekilde gruplandırılarak sunulduğu görmüşüzdür. tek başına cazip gelmeyen bir koltuk veya bir t-shirt, belli bir kompozisyon içerisinde sergilendiğinde ya da bir manken üzerinde bir başka pantolonla, ceketle kombin edildiğinde gözümüze çok daha cazip gelmektedir. bu bir pazarlama tuzağıdır. etkilenmemek istiyorsanız ilgi duyduğunuz her şeyi mutlaka tek tek ele alarak değerlendirin bu daha tutarlı olacaktır.
madem kalabalık olunca daha çekici oluyoruz öyleyse toplanalım 10 kişilik ekiple süper çekici bir şekilde alemlere akalım diye düşünenler varsa, orada durun.! yapılan bir başka çalışma da göstermiştir ki en ideal grup oluşturacak sayısının maksimum 4 olduğudur. grubu oluşturanların sayısı 4'ün üzerine çıktığında sonuca bir etkisinin olmadığı ispatlanmıştır.*
gereksiz bilgiler içeren hissiyat;
şüphesiz bir gerçektir ki beğenilmek insan ruhunu besleyen bir durumdur. bir başkası tarafından beğenildiğimizi hissettiğimizde mutluluk hormonu salgılarız. beynimiz, hep olsun daha fazla salgılasın istediğimiz serotonin ve dopamin hormonlarını salgılar. böylelikle vücudumuzun en ihtiyaç duyduğu duygulara ulaşmış oluruz. psikologlar başkalarının beğenilerine göre kendimizi şekillendirmenin bizi zamanla çok mutsuz edebileceğini belirtmiştir. böylesi durumlarda bireylerin kendi mutluluklarını bir başkasının onayına bağılı kılması sağlıklı bir özgüvenden bahsetmemizi engeler. 'o beğenirse mutlu olurum', 'o bana ilgi gösterirse kendimi iyi hissederim' veya 'ya beni beğenmezlerse?' gibi düşüncelerin sonucunda kaygı, takıntı hatta depresyon bile ortaya çıkabilir. önceliğin her daim kendimiz olduğunu belirtmek isterim. kendisine, ruhuna özveriyle yaklaşan insanlar, dışarıdan gelecekleri yani 'onaylanma ihtiyacını' bir kenara bırakmış olur. siz kendinizi beğenip sevmezseniz, başkasının sizi beğenmesi veya sevmesi pek mümkün olamamaktadır.
hayatınızda size sunulan bilgiler ve nesneler grup halinde sunulduğunda ya da siz genelleme yaparak ele aldığınızda ne kadar farkında olursanız olun, zihninizin ve gözlerinizin sizi yanıltabileceğini asla unutmayın.. kişisel ilişkilerinizde kimseyi kimseyle karşılaştırmayın arkadaşlar, genellemeleri baz alarak kişileri olumsuz kişilerle aynı kefelere koymayın. bunu yaptığınız taktirde yanılmanız ve üzülmeniz muhtemeldir..
-buraya kadar okudunuz madem don't let me be misunderstood parçasını da dinleyiveriniz..*
devamını gör...
akrabaların normal sözlük'ü keşfetmesi
vaziyet alınacak durum kafa izninde.
devamını gör...
stefan andre
kendisi hakkında çok fazla bilgi bulamadığımız, albümlerine türkçe isim vermiş olan güzide piyanist. evgeny grinko dinlemeyi seven yazarlarımız, kendisini dinlemekten keyif alabilirler, bir bakınız derim. ayrıca bu kadar iyi işler çıkarıp fazla tanınmadığı için biraz üzülüyorum. dinlemek isterseniz birkaç öneri sundum, aşağıdan bakabilirsiniz. ben kendisini dinlerken mest oluyorum, sanki bana bir şeyleri hatırlattırıyor ya da unutturuyor bilemiyorum ama içimi tuhaf ve güzel bir his kaplıyor.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
buradan.
devamını gör...
tanrı'nın dua kabul oranını çok düşük tutması
yarım asırdır esefle gözlemlediğim üzücü istatistik. kabul oranı resmen yerlerde geziniyor. o kadar da inanmistik. tanrı ne yapmak nereye varmak istemektedir. bari çocuklarınkini kabul etse ama yok. kota belli.
devamını gör...
yörükler
tüm akdeniz ve ege şeridi boyunca yüzyıllardır göçebe olarak yaşamış bir türk halkı. şimdi bir çoğu yerleşik hayata geçtiler ama mersin'de, toros dağları eteklerinde halen daha göçebe hayatlarını sürdürenleri mevcut. antalya, muğla, aydın, ısparta, burdur, denizli ve bunların tüm ilçeleri; izmir'in kemalpaşa, bergama, ödemiş, tire ilçeleri önemli yörük merkezleridir. buralardaki halkın ekseriyetinin dedeleri neneleri yörüyorlardı. gaziantep'te de bir miktar varlar.
devamını gör...
uyku
hayatta en sevdiğim şeylerden biri uyumaktır ama bu aralar bi türlü düzgün uyuyamıyorum. ya uykumda sürekli uyanıyorum ya da çok erken ve saçma bi saatte uyanıyorum. zaten kafam çok dolu nolur sen bari yapma bunu demek istiyorum burdan kendisine*.biraz uyku lütfen ya biraz.
devamını gör...
lübnan
esad yönetimine destek veren şiilerle muhalefetin yanında olan sünniler arasında şiddetli çatışmaları yaşayarak, sınır komşusu suriye’ deki iç savaştan en fazla etkilenen ülkelerden biridir.
‘70’lerde filistin yanlısı savaş unsurlarının lübnan’ da örgütlenmesi ve ardından gelişen israil güdümlü korkunç sabra ve şatilla katliamı ‘na sahne olarak israil-filistin meselesinden de yine en fazla etkilenen ülkelerin başındadır.
1975 lübnan iç savaşından bu yana kalıcı barışı yaşayamamış bir zamanların insan mozaiği, renkli ülkesi...
amin maalouf ve feyruz gibi kalplerin, evrensel yeteneklerin acı dolu vatanı...
benim hafızamda, müziğiyle, feyruz ’ un ülkesi için söylediği, tüyleri diken diken eden şarkısı “le beyrut” ile kalacak.
‘70’lerde filistin yanlısı savaş unsurlarının lübnan’ da örgütlenmesi ve ardından gelişen israil güdümlü korkunç sabra ve şatilla katliamı ‘na sahne olarak israil-filistin meselesinden de yine en fazla etkilenen ülkelerin başındadır.
1975 lübnan iç savaşından bu yana kalıcı barışı yaşayamamış bir zamanların insan mozaiği, renkli ülkesi...
amin maalouf ve feyruz gibi kalplerin, evrensel yeteneklerin acı dolu vatanı...
benim hafızamda, müziğiyle, feyruz ’ un ülkesi için söylediği, tüyleri diken diken eden şarkısı “le beyrut” ile kalacak.
devamını gör...
hayko cepkin
dinlemekten çok zevk aldığım rock sanatçısıdır.
devamını gör...
kendisi gibi düşünmeyen herkese vatan haini diyen insan
son 10 yılda türeyen, tüm sosyal medya mecralarında da bolca bulunan insan tipi.
tiksindik be kardeşim.
tiksindik be kardeşim.
devamını gör...
pasaportu 4 yaşındaki oğlu tarafından karalanan baba
çizerken bazı kısımları gözden kaçırmış, daha iyi olabilirdi, puanım 10/8.
devamını gör...
yazarların üşengeçlik seviyeleri
günlük hayatta ne kadar üşengeç olduğumuzu örneklerle paylaşabileceğimiz başlık.
kişisel olarak üşengeçliğimi bir hayvan ile özdeşleştirecek olursam bu panda ya da koala olurdu sanırım. bu hayvanların yaşam şekillerine özeniyorum, iç geçiriyorum ciddi anlamda. ye, iç uyu döngüsü mis gibi.
ne diyorduk? evet üşengeçlik. hemen bir örnek verelim; mesela daha az önce mutfakta yemek yaparken üst üste duran iki tabak yere düşerek kırıldı. tabakların kırılmasına verdiğim tepki "oh be iyi ki kırıldı, yıkamaktan kurtuldum." sonra bunu düşündüğümü fark edip kısa süreli olarak hayatı sorguladım.
evet yolum yol değil yakında köpük tabak kullanmaya da başlarım ben.*
kişisel olarak üşengeçliğimi bir hayvan ile özdeşleştirecek olursam bu panda ya da koala olurdu sanırım. bu hayvanların yaşam şekillerine özeniyorum, iç geçiriyorum ciddi anlamda. ye, iç uyu döngüsü mis gibi.
ne diyorduk? evet üşengeçlik. hemen bir örnek verelim; mesela daha az önce mutfakta yemek yaparken üst üste duran iki tabak yere düşerek kırıldı. tabakların kırılmasına verdiğim tepki "oh be iyi ki kırıldı, yıkamaktan kurtuldum." sonra bunu düşündüğümü fark edip kısa süreli olarak hayatı sorguladım.
evet yolum yol değil yakında köpük tabak kullanmaya da başlarım ben.*
devamını gör...
