ülkenin geri kalmışlık belirtileri
taciz-tecavüz.
kadın cinayetleri.
çocuk istismarı.
aile içi şiddet.
çocuk evlilikleri.
eğitimsizlik.
adaletin sosyal medya aracılığıyla sağlanması.
kalıplaşmış düşünceler.
yenilenmeme.
kadın cinayetleri.
çocuk istismarı.
aile içi şiddet.
çocuk evlilikleri.
eğitimsizlik.
adaletin sosyal medya aracılığıyla sağlanması.
kalıplaşmış düşünceler.
yenilenmeme.
devamını gör...
venüs
venus, bir shocking blue şarkısıdır.
devamını gör...
aile tarafından üzülmek
sanki içimde deprem olmuşta bende o göçüğün altında kalmış gibi hissederim çoğu zaman.
devamını gör...
bizleri insan kılan bir şey
vicdan.
devamını gör...
mükremin çıtır replikleri
- tirbuşon doğru söyle; sen küçükken bir kırsal alanda kayboldun, seni öküzler büyüttü değil mi?
yani sen aslında tarzan'ın bir çeşidisin, hıyarzan.
yani sen aslında tarzan'ın bir çeşidisin, hıyarzan.
devamını gör...
bir hükümetin yol yaptığı için kendisinin takdir edilmesini beklemesi
bu ülkeden gitmek isteyenin de yolunu yapsalardı o zaman takdiri sonuna kadar hakederlerdi.
devamını gör...
şalom
ilk kurulan yahudi-israil topraklarının kralı.
şalom aleyke sözüne bağlı olarak arapça "selamun aleyküm" kelimesinin atasıdır.
şalom aleyke sözüne bağlı olarak arapça "selamun aleyküm" kelimesinin atasıdır.
devamını gör...
hiçbir siyasi görüşe sahip olmamak
hiçbir ideolojik görüşe sahip olmamak dünyanın her yerinde rahatlatıcı bir durumken hiçbir siyasi görüşü olmamak rahatlatıcı bir durum değildir bence. eğer siyaseti umursamazlıksa evet çok iyi gerçekten ama siyasi görüşümüzün olamamasının sebebi demokrasinin veya o ülkedeki uygulanış şeklinin hataları, eksiklikleri yüzünden olabilir. bu da kötü bir durum. siyasetle ilgileniyorum ama benim görüşümü yansıtan, benim haklarımı savunan bi siyasi görüşü savunan iyi olduğunu düşündüğüm bir parti veya beni temsil etmesi gereken kişiler yoksa aciz bir durumdayım demektir.
devamını gör...
yetenek diye bir şeyin olmaması
yanlış önerme. yetenek diye bir şey vardır, aksine ''yeteneksiz'' insan yoktur.
her şey belki parayla satın alınabilir insanoğlu için, çok az şey vardır asla satın alamayacağınız onlardan biri de yetenektir.
herkes keman çalamaz, herkes piyano çalıp üstüne virtüöz olamaz. eğer müzik kulağı yoksa fazıl saydan ders alsa ne olur...
bu onun sadece o konuda yeteneğe sahip olmadığını gösterir. müzik aleti çalmak yerine kimi resim yapar, kimi teknolojiyle ilgili konularda normalin dışında yeteneğe ve ilgiye sahiptir. eğer yeteneksiz olduğunuzu düşünüyorsanız da emin olun yalnızca keşfedilmedi içinizdeki o yaratım gücü, enerjisi.
çok bilindik bir klişe vardır; eğer bir balığı ağaca çıkmakla sınıyorsanız o hayatı boyunca yeteneksiz ve aptal olduğunu sanacaktır diye... tam böyledir aslında sistem bizi sadece hükümetlerin çıkarlarına yönelik tarihi ezberlememize, düşünmemize vakit bırakmayacak yoğunlukta matematik problemleri çözmemize yönlendiriyor. toplumsal olarak da aklıselim insanlar olmadığımız için de çocuklarımıza ''öğrenilmiş'' hobileri tanıyoruz sadece. belki de bu şansı dahi tanımıyoruz. matematikten 40 net yapmasını soyut bir resim yapmasına yeğliyoruz. çünkü soyut resmin değil, 40 net sonunda çizilen bir kariyerin ileride bir ev kredisi almaya değer görüleceğine bizi inandırdılar. çocuklarımıza yeteneklerini keşfetmeleri için imkan tanımaz olduk ne yazık. bu yüzden sanırım birçoğu kendini yeteneksiz görüyor ya da yeteneğin yalnızca parayla elde edilebileceği yanılgısına kapılıyor. halbuki yetenek tüm dış etkenlerden bağımsız biraz da içgüdüsel var olan bir olgu.
yeteneğin, sistemin, toplumun aymazlığının üzerine 10milyon cümlelik entry yazabilirim, biri beni durdursun. yine millete durduk yere buzdolabı taşıttık iyi mi! :)
her şey belki parayla satın alınabilir insanoğlu için, çok az şey vardır asla satın alamayacağınız onlardan biri de yetenektir.
herkes keman çalamaz, herkes piyano çalıp üstüne virtüöz olamaz. eğer müzik kulağı yoksa fazıl saydan ders alsa ne olur...
bu onun sadece o konuda yeteneğe sahip olmadığını gösterir. müzik aleti çalmak yerine kimi resim yapar, kimi teknolojiyle ilgili konularda normalin dışında yeteneğe ve ilgiye sahiptir. eğer yeteneksiz olduğunuzu düşünüyorsanız da emin olun yalnızca keşfedilmedi içinizdeki o yaratım gücü, enerjisi.
çok bilindik bir klişe vardır; eğer bir balığı ağaca çıkmakla sınıyorsanız o hayatı boyunca yeteneksiz ve aptal olduğunu sanacaktır diye... tam böyledir aslında sistem bizi sadece hükümetlerin çıkarlarına yönelik tarihi ezberlememize, düşünmemize vakit bırakmayacak yoğunlukta matematik problemleri çözmemize yönlendiriyor. toplumsal olarak da aklıselim insanlar olmadığımız için de çocuklarımıza ''öğrenilmiş'' hobileri tanıyoruz sadece. belki de bu şansı dahi tanımıyoruz. matematikten 40 net yapmasını soyut bir resim yapmasına yeğliyoruz. çünkü soyut resmin değil, 40 net sonunda çizilen bir kariyerin ileride bir ev kredisi almaya değer görüleceğine bizi inandırdılar. çocuklarımıza yeteneklerini keşfetmeleri için imkan tanımaz olduk ne yazık. bu yüzden sanırım birçoğu kendini yeteneksiz görüyor ya da yeteneğin yalnızca parayla elde edilebileceği yanılgısına kapılıyor. halbuki yetenek tüm dış etkenlerden bağımsız biraz da içgüdüsel var olan bir olgu.
yeteneğin, sistemin, toplumun aymazlığının üzerine 10milyon cümlelik entry yazabilirim, biri beni durdursun. yine millete durduk yere buzdolabı taşıttık iyi mi! :)
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
(bkz: muhafazakâr marksist reis)
devamını gör...
kozmik mikrodalga arka plan ışınımı
cosmic microwave background radiation kelimelerinin baş harfleri nedeniyle kısaca cmbr olarak anılan, evrenin her yerine homojene yakın dağılmış olan radyo dalgası. büyük patlama'dan geriye kaldığı düşünülmektedir.
robert wilson ve arno penzias tarafından tesadüfen keşfedildi. bu iki bilim insanı başka bir çalışma yaparken, nereden geldiğini anlamadıkları sürekli bir sinyal ölçtüler. bunu antenler üzerindeki kuş pisliklerine dahi yordular ve anteni bir güzel temizlediler ama sonuç değişmedi. böylece bunun kaynağını araştırmaya karar verdiler ve cmbr keşfedilmiş oldu.
evrenin erken dönemlerinde görünür ışık olarak bildiğimiz fotonlar, iyonize gazların yoğunluğu nedeniyle henüz görünür durumda değildi. sıcaklık düşmeye başladıkça yoğunluk da değişti ve evren yavaş yavaş biraz daha transparan hale geldi. fotonlar bu dönemde oldukça yüksek enerjiye sahipti ve bu nedenle dalga boyu oldukça kısaydı bunların. enerjileri azaldıkça dalga boyları da uzadı ve yavaş yavaş radyo dalgalarına dönüştüler.
yukarıda bahsettiğim iyonize gaz, evren soğudukça, bazı yerlerde yoğunluk farklılıkları iyice göze batacak şekilde dağıldı. bu da bugün cmbr haritası dediğimiz ölçüm sonuçlarında açıkça görülüyor.
cmbr'nin kaynağı olan fotonların ne kadar sürede enerji kaybederek radyo dalgası yayacak hale geldiği hesaplanarak, evrenin yaşına dair bir bilgi edinebiliriz. bu ışınım, büyük patlama'nın kanıtı sayılan ölçümler arasındadır.
cmbr haritası:
robert wilson ve arno penzias tarafından tesadüfen keşfedildi. bu iki bilim insanı başka bir çalışma yaparken, nereden geldiğini anlamadıkları sürekli bir sinyal ölçtüler. bunu antenler üzerindeki kuş pisliklerine dahi yordular ve anteni bir güzel temizlediler ama sonuç değişmedi. böylece bunun kaynağını araştırmaya karar verdiler ve cmbr keşfedilmiş oldu.
evrenin erken dönemlerinde görünür ışık olarak bildiğimiz fotonlar, iyonize gazların yoğunluğu nedeniyle henüz görünür durumda değildi. sıcaklık düşmeye başladıkça yoğunluk da değişti ve evren yavaş yavaş biraz daha transparan hale geldi. fotonlar bu dönemde oldukça yüksek enerjiye sahipti ve bu nedenle dalga boyu oldukça kısaydı bunların. enerjileri azaldıkça dalga boyları da uzadı ve yavaş yavaş radyo dalgalarına dönüştüler.
yukarıda bahsettiğim iyonize gaz, evren soğudukça, bazı yerlerde yoğunluk farklılıkları iyice göze batacak şekilde dağıldı. bu da bugün cmbr haritası dediğimiz ölçüm sonuçlarında açıkça görülüyor.
cmbr'nin kaynağı olan fotonların ne kadar sürede enerji kaybederek radyo dalgası yayacak hale geldiği hesaplanarak, evrenin yaşına dair bir bilgi edinebiliriz. bu ışınım, büyük patlama'nın kanıtı sayılan ölçümler arasındadır.
cmbr haritası:
devamını gör...
behzat ç. replikleri
ercüment çözerle ilk tanışma repliğidir. ercüment alkol metreye üflemez. sonra behzat amir gelir kendisi üfler ve komisere yeter mi la diye sorar. efsane repliktir benim için.
devamını gör...
mutlu eden yiyecekler
fıstık sarma.
devamını gör...
rpg oyununda npc'yi üzünce üzülmek
evet arkadaşlar var böyle bir durum. npc ile karakterim konuşurken seçtiğim diyalog sonucu npc'nin kaşları inip akabinde demek öyle düşünüyorsun tarzı bir cevap verince çok üzülüyorum. yakın zamanda kayıt aldıysam oyunu oradan tekrar başlatıyorum. tekrar başlatamadıysam da ulan gül gibi karakteri üzdüm ne biçim insanım diyorum. bunu yapan tek manyak ben değilimdir diye düşünüyorum*.
devamını gör...
sabahattin ali sözleri
aziz nesin ve rıfat ılgaz ile beraber çıkardığı marko paşa dergisi de ünlüdür. 1940'lı yıllarda bir baş makalede yabancı sermaye nasıl girer? başlığını gören sabahattin ali, dergisinde şu satırları yazmış :
" anlatalım... evvela hello johny, my darling, yes, okey girer. arkadan amerikan zırhlıları girer, bahriyeliler girer. daha arkadan danışman kurul, denetleme kurulu girer. ondan sonra, gerekirse borç verilebileceğine dair haberler girer. bu arada bazı yazarlar deliğe girer, bazı yazarlar türkiye'yi amerika'nın sınırı olarak gösterirler. ve sonunda ucu dünyanın merkezinde bulunan asıl kazık girer ki her kıvranışta biraz daha girer. "
" anlatalım... evvela hello johny, my darling, yes, okey girer. arkadan amerikan zırhlıları girer, bahriyeliler girer. daha arkadan danışman kurul, denetleme kurulu girer. ondan sonra, gerekirse borç verilebileceğine dair haberler girer. bu arada bazı yazarlar deliğe girer, bazı yazarlar türkiye'yi amerika'nın sınırı olarak gösterirler. ve sonunda ucu dünyanın merkezinde bulunan asıl kazık girer ki her kıvranışta biraz daha girer. "
devamını gör...
normal sözlük’ün ilk 2000 site içerisine girmesi
çok anlamadığım beni pek de ilgilenmediğim konu.
isterim ki burası büyümesin, hep böyle tatlış tatlış kendi halinde kalsın ama o da çok bencil bir istek olur.
isterim ki burası büyümesin, hep böyle tatlış tatlış kendi halinde kalsın ama o da çok bencil bir istek olur.
devamını gör...
kyk borcu saçmalığı
alırken kıtır kıtır,
sapına gelince meeeee...
devlet kimsenin boğazına basıp bu parayı alacaksın demiyor.
alan da geri ödeyeceğini (seve seve ya da seve seve) biliyor.
ödemezseniz de herhangi bir yerde bordrolu çalıştığınızda maaşınıza el konulunca yukarıdaki arkadaşa mesaj atıp zararınızın tazminini istersiniz.
sapına gelince meeeee...
devlet kimsenin boğazına basıp bu parayı alacaksın demiyor.
alan da geri ödeyeceğini (seve seve ya da seve seve) biliyor.
ödemezseniz de herhangi bir yerde bordrolu çalıştığınızda maaşınıza el konulunca yukarıdaki arkadaşa mesaj atıp zararınızın tazminini istersiniz.
devamını gör...


