6 ocak 2021 bahçeli'nin boğaziçi üniversitesi açıklaması
şirinler buna şaşırdımı, elbette hayır.
gargamel şirinleri ezelden beri sevmez.
şirinler şarkı söyleyince tüyleri diken diken olur.
anlaşılan yine iş azmana düştü.
atıl azman! yok o atıl kurttu sanırım... neyse zaten gargamel hep fabrika ayarlarımı bozar. o zaman şarkıya devam,
laay laay la lay lay laay, lay lay lay lay laaay, laay laay la lay lay laay, lay lay lay lay laa...
gargamel şirinleri ezelden beri sevmez.
şirinler şarkı söyleyince tüyleri diken diken olur.
anlaşılan yine iş azmana düştü.
atıl azman! yok o atıl kurttu sanırım... neyse zaten gargamel hep fabrika ayarlarımı bozar. o zaman şarkıya devam,
laay laay la lay lay laay, lay lay lay lay laaay, laay laay la lay lay laay, lay lay lay lay laa...
devamını gör...
cumbalı kahve
istanbul'un balat ilçesinde bulunan kahvesi gerçekten diğer kahvelerden farklı olan güzel mini mekan. her balat'a uğradığımda kahvesini içmeden gitmem. sahibiyle muhabbetimizde kullandığı kahve çekirdeğini özel yurt dışından getirdiğini hatırlıyorum. türk kahvesi ve filtre kahvesi gerçekten başarılı,gidip tatmanızı tavsiye ederim.
biraz öznel olacak ama bir eleştirim de var. anlaşılır bir şey yalnız sahibinin amacı genel olarak müşterilere kahveyi vereyim daha sonra hızlı bir şekilde içsinler gitsinler sirkülasyon oluşsun düşüncesinde ve bunu her uğradığımda şahit oluyorum. tabi ki para kazanacak yalnız kendimde bariz hissetmedim ancak bazı anlara tanık oldum.
ama tabi ki kalitenin hakkını vermek lazım,gerçekten başarılı. bildiğim çok güzel bir kahve yapan yer var,gelmek ister misin? sorusuna harika bir şekilde yanıt verecek yerdir kendileri. gidip tattıktan sonra her zaman görüşünüzü benimle paylaşabilirsiniz.*
mekanın görüntüsü için tık tık
biraz öznel olacak ama bir eleştirim de var. anlaşılır bir şey yalnız sahibinin amacı genel olarak müşterilere kahveyi vereyim daha sonra hızlı bir şekilde içsinler gitsinler sirkülasyon oluşsun düşüncesinde ve bunu her uğradığımda şahit oluyorum. tabi ki para kazanacak yalnız kendimde bariz hissetmedim ancak bazı anlara tanık oldum.
ama tabi ki kalitenin hakkını vermek lazım,gerçekten başarılı. bildiğim çok güzel bir kahve yapan yer var,gelmek ister misin? sorusuna harika bir şekilde yanıt verecek yerdir kendileri. gidip tattıktan sonra her zaman görüşünüzü benimle paylaşabilirsiniz.*
mekanın görüntüsü için tık tık
devamını gör...
bir meriçin günlüğü
sevgili günlük. bugün elit bir kafede otururken yan masaya tam bir afet-i devran, esmer güzelinin biri oturdu. meriçliğim içimde kıpırdadı resmen, kız sigarasını ağzına koyar koymaz altın zippo çakmağımı çınn sesi ile açıp seri bir şekilde ateşledim. kız şöyle bir gözlerimin içine baktı, sigarayı ağzından çekip; "uuğğşt küpek, sen beni ne sandın" demesin mi..
nerden geldiğimi şaşırdım, kıza bak çıkan sese, şiveye bak. sonra garson geldi; "abi ne yaptın yaa? çingene abi bu kız, babası at yarışından yüklü para tutturmuş, öyle düzelttirdi kaportayı takılıyor burada" deyince kendime geldim. demek ki neymiş? ota b*ka meriçlik yapıp zıplamamak gerekiyormuş.*
not: bu tanımda geçen hiç bir cümle gerçek değildir, tamamen eğlence amaçlı yazılmıştır. ben sigara içmiyorum lan bir kere, el alemin sigarası ne yakıcam.*
nerden geldiğimi şaşırdım, kıza bak çıkan sese, şiveye bak. sonra garson geldi; "abi ne yaptın yaa? çingene abi bu kız, babası at yarışından yüklü para tutturmuş, öyle düzelttirdi kaportayı takılıyor burada" deyince kendime geldim. demek ki neymiş? ota b*ka meriçlik yapıp zıplamamak gerekiyormuş.*
not: bu tanımda geçen hiç bir cümle gerçek değildir, tamamen eğlence amaçlı yazılmıştır. ben sigara içmiyorum lan bir kere, el alemin sigarası ne yakıcam.*
devamını gör...
normal sözlük'te mit ajanı var mıdır sorunsalı
uzayda bizden başka yaşam var mı sorunsalı ile aynı sorunsaldır.
hiçbir zaman bilemeyeceğiz. *
hiçbir zaman bilemeyeceğiz. *
devamını gör...
evlenilecek birey özellikleri
- yabancı dil bilmesi.
ingilizce bilmeyen biri ile yapabileceğimi düşünmüyorum. koca, global bir kültür eksik kalıyor ve onunla paylaşabileceğim şeyler inanılmaz azalıyor.
bunun dışındaki her yabancı dil, kendisine saygımı katlar.
- türkçe bilmesi.
eğer olur da yabancı ve ana dili türkçe olmayan biri ile birlikte olursam, benimle sadece türkçe ile anlaşabilecek derecede türkçe bilmesi, ilişkiyi inanılmaz derecede kolaylaştırır. aynı şeyi ben kendi ingilizce bilgim ile yapabilirim fakat dediğim gibi, kültürü farklı.
bunun dışında türk biriyle evlenmem için kendisinin türkçeye pek hakim olması gerek. kendi dilini bilmeyen, başka dilleri de öğrenemez ve asla kendini düzgün açıklayamaz; bu da zamanla çok büyük sorunlara sebep olabilir.
bahsedecekler için:
- tdk çalışanı aramıyorum. hayatım diller ve bunların hakkında her şey ile geçti. artık hayatımın bir parçası. bunlar olmadan ve bunları paylaşmadan biriyle ömür boyu yaşayabileceğime inanmıyorum.
- birini yabancı dil bilmediği için yadırgamam. hatta isterse öğrenmesi için yol da gösteririm. fakat ana dilini düzgün kullanamamak, bir şeylerin eksik olduğunu gösterir. *
- dediklerim kesin olmamakla birlikte, kendim hakkında yüksek olasılıklı tespitlerdir.
ingilizce bilmeyen biri ile yapabileceğimi düşünmüyorum. koca, global bir kültür eksik kalıyor ve onunla paylaşabileceğim şeyler inanılmaz azalıyor.
bunun dışındaki her yabancı dil, kendisine saygımı katlar.
- türkçe bilmesi.
eğer olur da yabancı ve ana dili türkçe olmayan biri ile birlikte olursam, benimle sadece türkçe ile anlaşabilecek derecede türkçe bilmesi, ilişkiyi inanılmaz derecede kolaylaştırır. aynı şeyi ben kendi ingilizce bilgim ile yapabilirim fakat dediğim gibi, kültürü farklı.
bunun dışında türk biriyle evlenmem için kendisinin türkçeye pek hakim olması gerek. kendi dilini bilmeyen, başka dilleri de öğrenemez ve asla kendini düzgün açıklayamaz; bu da zamanla çok büyük sorunlara sebep olabilir.
bahsedecekler için:
- tdk çalışanı aramıyorum. hayatım diller ve bunların hakkında her şey ile geçti. artık hayatımın bir parçası. bunlar olmadan ve bunları paylaşmadan biriyle ömür boyu yaşayabileceğime inanmıyorum.
- birini yabancı dil bilmediği için yadırgamam. hatta isterse öğrenmesi için yol da gösteririm. fakat ana dilini düzgün kullanamamak, bir şeylerin eksik olduğunu gösterir. *
- dediklerim kesin olmamakla birlikte, kendim hakkında yüksek olasılıklı tespitlerdir.
devamını gör...
vegan
bu entry, bundan sonra bu başlığa yazılan argümanlara açıklamalar içerecektir.
#126075
bireyi dünyaya getirmek, ebeveynlerin kendi kararıdır. ve zaten anne kendi isteğiyle yavrusuna vermekte. burada veganlığa karşı bir durum yok.
#126098
bu argümanın kayda değer bir yanı yok. metin tamamen çarpıtma amaçlı yazılmış durumda. acı beyinde oluşur. verilen kimyasal tepkiye, bu bir ağlamadır demek asıl arabesk, duygusal yaklaşım.
#324126
bu gibi durumlarda nedense sağlıklı beslenen çocuklar değil de küçücük bir örnek seçiliyor ve sonra deniyor ki, "işte bu budur." navegan beslenen ve ölen bebek sayısı daha fazladır. oran olarak da daha fazladır ama bunu görmezsiniz, çünkü haber değeri yoktur. bir zamanlar everest'e çıkarken ölen vegan kadın haberi vardı. haber öyle bir sunuluyor ki, sanırsın everest'e çıkarken ölen tek kişi bu kadın. hayır. everest'e çıkarken ölen bir sürü insan var. hatta cesetleri orada bırakılan insanlar bile var.
#956348
beş yılı aşkın zamandır veganım ve bir kere doktora gittim. kış günü tişörtle gezen arkadaşınız benim. şimdi diyeceksiniz ki o kadar örneklem falan dedin, kendini örnek vererek bir yere varamazsın. haklısınız ama karşı taraf "tüm veganlar böyledir" gibi iddialı bir şey söyleyince, insan istemsiz düzeltmeden edemiyor.
#1080773
sadece tarım kısmına cevap vereceğim, çünkü diğer kısımlardaki açıklamalar yeterince doğru. tüm dünyada tarım için kullanılan tüm alanların ki buna bakliyatlar, meyveler falan filan da dahil, %55'lik bir kısmı direkt olarak insanlar tarafından tüketiliyor. %36'lık bir kısmı ise hayvanlara gidiyor. bu konuda çok açık yazılar var ama sanırım yazar bu kısımları araştırmak istememiş.
mesela news.cornell.edu/stories/19... üstüne tüketilen sudan ve ortaya çıkan metandan bahsetmiyor burada bile.
#1158602
çünkü uzun tartışmalar sonucunda konu dönüp dolaşıp, "abii peynirin tadı çok iyi yaa, vazgeçemem." "o değil de adana dürümsüz olmaz" gibi yerlere geliyor. bu insanların, hayvanlara zarar vermeden de bunlara sahip olabileceğini göstermek adına bu ürünler var. ben sadece vegan konferansındayken ucuza almıştım vegan peynir. başka da almadım. normalde de pek peynir meraklısı değildim, sanırım onun da etkisi var.
orijinal entry:
hayvanların haklarını önemseyen, hayvansal hiçbir besin kullanmayan kişi.
aynı zamanda 5 yıla yakın zamandır sahip olduğum sıfat.
peki neden? bir insan neden hayvansal ürünleri kullanmaktan vazgeçer?
her şeyden önce, hisseden bir varlığı öldürmenin yanlış olduğunu düşündüğüm için. bu noktada akla şu soru geliyor, o zaman neden vejetaryen olmayasın ki? sonuçta onlar da et yemiyor. neden diğer ürünleri tüketmeyi de reddediyorsun?
bu noktada ele almamız gereken şey ilk olarak, o ürünleri bize getiren sistem. bu sistem yumurta için erkek civcivleri bir günlükken öldüren sistem. çünkü erkek civcivler yumurtlayamaz.
bu sistem, tavukları üst üste daracık alanda yaşatıp, stresten birbirlerine zarar vermesin diye gagalarını kesen sistem.
bu sistem, tavuklar için iyi hiçbir şey vadetmiyor.
aynı sistem, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünlerini sağlayan sistem.
bu sistem, inekleri de dar alanlara hapsedip, hayatlarını cehenneme çeviren sistem.
diyelim ki bu sistem düzeltildi. inekler ve tavuklar düzgün bir şekilde yaşıyor.
sorun ne? neden hayvan ürünleri tüketmeyesin?
çünkü hayvanların da hakları var ve türcülük, insanlığın vazgeçmesi gereken bir düşünce.
#126075
bireyi dünyaya getirmek, ebeveynlerin kendi kararıdır. ve zaten anne kendi isteğiyle yavrusuna vermekte. burada veganlığa karşı bir durum yok.
#126098
bu argümanın kayda değer bir yanı yok. metin tamamen çarpıtma amaçlı yazılmış durumda. acı beyinde oluşur. verilen kimyasal tepkiye, bu bir ağlamadır demek asıl arabesk, duygusal yaklaşım.
#324126
bu gibi durumlarda nedense sağlıklı beslenen çocuklar değil de küçücük bir örnek seçiliyor ve sonra deniyor ki, "işte bu budur." navegan beslenen ve ölen bebek sayısı daha fazladır. oran olarak da daha fazladır ama bunu görmezsiniz, çünkü haber değeri yoktur. bir zamanlar everest'e çıkarken ölen vegan kadın haberi vardı. haber öyle bir sunuluyor ki, sanırsın everest'e çıkarken ölen tek kişi bu kadın. hayır. everest'e çıkarken ölen bir sürü insan var. hatta cesetleri orada bırakılan insanlar bile var.
#956348
beş yılı aşkın zamandır veganım ve bir kere doktora gittim. kış günü tişörtle gezen arkadaşınız benim. şimdi diyeceksiniz ki o kadar örneklem falan dedin, kendini örnek vererek bir yere varamazsın. haklısınız ama karşı taraf "tüm veganlar böyledir" gibi iddialı bir şey söyleyince, insan istemsiz düzeltmeden edemiyor.
#1080773
sadece tarım kısmına cevap vereceğim, çünkü diğer kısımlardaki açıklamalar yeterince doğru. tüm dünyada tarım için kullanılan tüm alanların ki buna bakliyatlar, meyveler falan filan da dahil, %55'lik bir kısmı direkt olarak insanlar tarafından tüketiliyor. %36'lık bir kısmı ise hayvanlara gidiyor. bu konuda çok açık yazılar var ama sanırım yazar bu kısımları araştırmak istememiş.
mesela news.cornell.edu/stories/19... üstüne tüketilen sudan ve ortaya çıkan metandan bahsetmiyor burada bile.
#1158602
çünkü uzun tartışmalar sonucunda konu dönüp dolaşıp, "abii peynirin tadı çok iyi yaa, vazgeçemem." "o değil de adana dürümsüz olmaz" gibi yerlere geliyor. bu insanların, hayvanlara zarar vermeden de bunlara sahip olabileceğini göstermek adına bu ürünler var. ben sadece vegan konferansındayken ucuza almıştım vegan peynir. başka da almadım. normalde de pek peynir meraklısı değildim, sanırım onun da etkisi var.
orijinal entry:
hayvanların haklarını önemseyen, hayvansal hiçbir besin kullanmayan kişi.
aynı zamanda 5 yıla yakın zamandır sahip olduğum sıfat.
peki neden? bir insan neden hayvansal ürünleri kullanmaktan vazgeçer?
her şeyden önce, hisseden bir varlığı öldürmenin yanlış olduğunu düşündüğüm için. bu noktada akla şu soru geliyor, o zaman neden vejetaryen olmayasın ki? sonuçta onlar da et yemiyor. neden diğer ürünleri tüketmeyi de reddediyorsun?
bu noktada ele almamız gereken şey ilk olarak, o ürünleri bize getiren sistem. bu sistem yumurta için erkek civcivleri bir günlükken öldüren sistem. çünkü erkek civcivler yumurtlayamaz.
bu sistem, tavukları üst üste daracık alanda yaşatıp, stresten birbirlerine zarar vermesin diye gagalarını kesen sistem.
bu sistem, tavuklar için iyi hiçbir şey vadetmiyor.
aynı sistem, yoğurt, peynir ve diğer süt ürünlerini sağlayan sistem.
bu sistem, inekleri de dar alanlara hapsedip, hayatlarını cehenneme çeviren sistem.
diyelim ki bu sistem düzeltildi. inekler ve tavuklar düzgün bir şekilde yaşıyor.
sorun ne? neden hayvan ürünleri tüketmeyesin?
çünkü hayvanların da hakları var ve türcülük, insanlığın vazgeçmesi gereken bir düşünce.
devamını gör...
the walking dead
bana göre post apokaliptik film ve diziler içerisinde kıyamet sonrasını en başarılı şekilde kurgulayan yapımdır. olaylar anındaki o kargaşayı izleyiciye çok başarılı bir şekilde hissettirebiliyor. karakterler ilk başta gölgelerinden bile korkan senin benim gibi normal insanlarken sezon ilerledikçe pişiyorlar.
zombi temalı yapımlar içerisinde de en gerçekçi zombi kurgusu şüphesiz buradadır. ben konuşan, depar atan, uzak mesafeye zıplayan zombi tiplemeler bile gördüm. buradaki zombiler aptal ve tek tekken gayet tehlikesizler. zombi dediğin böyle olmalı. bir de salgını öyle bir temellendirmişler ki izleyici “yahu acaba gerçekten de günün birinde böyle bir salgın mümkün olabilir mi?” diye düşünmekten kendini alamıyor.
ve merak edilen soru: bu hastalığın aşısı bulunacak mı?*
zombi temalı yapımlar içerisinde de en gerçekçi zombi kurgusu şüphesiz buradadır. ben konuşan, depar atan, uzak mesafeye zıplayan zombi tiplemeler bile gördüm. buradaki zombiler aptal ve tek tekken gayet tehlikesizler. zombi dediğin böyle olmalı. bir de salgını öyle bir temellendirmişler ki izleyici “yahu acaba gerçekten de günün birinde böyle bir salgın mümkün olabilir mi?” diye düşünmekten kendini alamıyor.
ve merak edilen soru: bu hastalığın aşısı bulunacak mı?*
devamını gör...
istanbul sözleşmesi olayının çok abartılması
bayanlar çiçektir’e kadar sabrettiğim için kendimden özür dilemem gereken başlık. aşırı kalitesiz troll kaynıyor burası gerçekten aşırı kalitesiz. 2 gün açıkta kalmış haydari gibi.
devamını gör...
homofobi
bastırılmış cinselliğin nefret söylemleri vasıtasıyla dışavurumu. isteyen istediği gibi yaşar cinsel hayatını, yargılamak kimsenin haddine değil. er ya da geç herkes kabullenecek bu durumu, er ya da geç.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
kafa sözlük tanrılığı
devamını gör...
normal sözlük'ün hali ile ilgili çok erkenci davranılması
evet , henüz 2 aylık bebek kıvamında olan sözlük için, onlarca başlıklar açıldı, gerek sevildi, gerek yerildi ama haksızlık ettiklerinin de farkına varılmadı.
çok değerli beyler-hanımefendiler!!!
biraz sabırlı olun, bebeği, sevgiyle , şefkat ile büyütün. o daha bebek; ağlayacak, acıkacak, gaz çıkaracak, kusacak, kendini hemen ifade edemeyecek.
lütfen büyümesini sabırla izleyin, bekleyin demiyorum, çünkü bizler onun anne ve babası olarak davranıp, yetiştireceğiz. yıllar geçip büyüdüğünde ancak, işte bu çocuk olmuş diyeceğiz.
selametle.
bir dost.
çok değerli beyler-hanımefendiler!!!
biraz sabırlı olun, bebeği, sevgiyle , şefkat ile büyütün. o daha bebek; ağlayacak, acıkacak, gaz çıkaracak, kusacak, kendini hemen ifade edemeyecek.
lütfen büyümesini sabırla izleyin, bekleyin demiyorum, çünkü bizler onun anne ve babası olarak davranıp, yetiştireceğiz. yıllar geçip büyüdüğünde ancak, işte bu çocuk olmuş diyeceğiz.
selametle.
bir dost.
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
en mükemmel evlilik, en iyi cinsel hayat bizde tavırları. canımın içi kaynanam, canım kız kardeşim melek görümcem zorlamaları.
devamını gör...
jack london
amerikalı gazeteci ve yazar.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
devamını gör...
iyi yazılımcıların yurt dışına göç etmesi
iyi yazılımcıyı geçtim yazılımcı olmayan bireyler dahi yazılımcı olmaya çalışıyor yurtdışına kaçmak için. bilet olarak görülen en revaçta meslek şu anda. titanic battı gençler, jack şu an tahta parçasında dondu donacak.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
kendisini bizleri mutlu etmek için parçalamaktan rozeti, kişisel iletiyi aklının ucuna dahi getirme fırsatını bulamamış, sözlüğün karikatürler efendisi kişiliği.
devamını gör...
türkiye'den seri katil çıkmaması
onun yerine bi sürü seri tecavüzcü var ister misin ?
devamını gör...
yaprak sarma
aklıma hemen yaprak sarma fan kılap nickli değerli yazarımızı getirmiş başlık.
t: genelde asma yaprağının içine pirinç veya bulgur pilavının koyulup sarılmasıyla yapılan lezzetli bir yemek. *
t: genelde asma yaprağının içine pirinç veya bulgur pilavının koyulup sarılmasıyla yapılan lezzetli bir yemek. *
devamını gör...
cengiz aytmatov
savaşın berbat yönlerini ve savaşın ne kadar kötü bir olay olduğunu anlatan kalemi efsanevi yazardır. kitapları 109'un üstünde dillere çevrilmiştir. savaşı anlatmasında babasının(bkz: stalin) tarafından öldürmesinin büyük etkisi vardır. roman ve hikaye türünde yazan yazarın en öne çıkan eserleri beyaz gemi,toprak ana,gün olur asra bedel, (kitabın ismi bile çok güzel) cengiz han'a küsen bulut...
romanları genelde dram üstüne kurulu olan yazarın kitabını okuduğunuzda gözünüzden illaki birkaç damla göz yaşı dökülüyor.
romanları genelde dram üstüne kurulu olan yazarın kitabını okuduğunuzda gözünüzden illaki birkaç damla göz yaşı dökülüyor.
devamını gör...

