yazarların hayatlarını mahvetme şekli
amaan bir daha mı geleceğiz dünyaya be diye diye burnum b.k dan çıkmıyor.
devamını gör...
zili çaldıktan sonra kim o sorusuna ben diye cevap vermek
(bkz: refleks)
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
devamını gör...
kitap okuyan insanı belli eden detaylar
konuşma ve yazma şekli. direkt kendini belli ediyor.
devamını gör...
sevdadır
bir arkadaş zekai özger şiiri. bu şiirin isim verdiği bir şiir kitabı da mevcut.
şiiri eser gökay'ın sesinden dinlemek için tıklayınız.
bu şiir beni geçen sene kah güldürüp kah ağlatantır. hani bazı kelimeler aynı kalpten çıkmış gibi hissettirir ya bu şiiri de zekai özger'in değil benim kalbimden, etimden, kemiğimdendir. sanki bendir; benim aynamdır.
sabahın bir körü kalkardım. yemek içmek işlerini halleder, keyfim varsa süslenir keyfim yoksa saçımı toplar bir tişört geçirir üstüme çıkardım dışarıya. hava sıcak, asfalttan dumanlar yükselirdi. içimi stres yakarken tenimi de güneş yakardı. el, kol dolu, ağzımda maske nefes nefese yürürdüm durağa. durak türkiye'nin her yerinde bir zamanların dershanesi şimdinin kolejlerinden birinin önünde. durağa gelmeden alt yolda bir park var. ıssız mı ıssız, zaten hava yeni aydınlanmış çocuklar derin uykularının en tatlı yerinde olurdu. ben gider her sabah otururdum o parka günün ilk sigarası için. parkın karşısında malum kolej. kulağımda kulaktan onur akın'ın sesinden bu şiirin bestelenmiş halini dinlerdim. bir fırt sigaradan alır efkarlı efkarlı 'sen içeride ben dışarıda, oy mahpusluk' derdim. gözlerim genelde buğulanır, denemelerin güzel geçtiği günler umut dolu bakardı.
ben yine bu sevdanın peşinde yandığım günlerdeyim.
öğretmenlik sevdadır.
çocuklar söz size öğretmeniniz çam kolonyası getirecek bi'gün.
onur akın/ çam kolonyası
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım ,canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
beni unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasılda genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu
oy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda
oy mahpusluk mahpusluk
şiiri eser gökay'ın sesinden dinlemek için tıklayınız.
bu şiir beni geçen sene kah güldürüp kah ağlatantır. hani bazı kelimeler aynı kalpten çıkmış gibi hissettirir ya bu şiiri de zekai özger'in değil benim kalbimden, etimden, kemiğimdendir. sanki bendir; benim aynamdır.
sabahın bir körü kalkardım. yemek içmek işlerini halleder, keyfim varsa süslenir keyfim yoksa saçımı toplar bir tişört geçirir üstüme çıkardım dışarıya. hava sıcak, asfalttan dumanlar yükselirdi. içimi stres yakarken tenimi de güneş yakardı. el, kol dolu, ağzımda maske nefes nefese yürürdüm durağa. durak türkiye'nin her yerinde bir zamanların dershanesi şimdinin kolejlerinden birinin önünde. durağa gelmeden alt yolda bir park var. ıssız mı ıssız, zaten hava yeni aydınlanmış çocuklar derin uykularının en tatlı yerinde olurdu. ben gider her sabah otururdum o parka günün ilk sigarası için. parkın karşısında malum kolej. kulağımda kulaktan onur akın'ın sesinden bu şiirin bestelenmiş halini dinlerdim. bir fırt sigaradan alır efkarlı efkarlı 'sen içeride ben dışarıda, oy mahpusluk' derdim. gözlerim genelde buğulanır, denemelerin güzel geçtiği günler umut dolu bakardı.
ben yine bu sevdanın peşinde yandığım günlerdeyim.
öğretmenlik sevdadır.
çocuklar söz size öğretmeniniz çam kolonyası getirecek bi'gün.
onur akın/ çam kolonyası
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım ,canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
beni unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasılda genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu
oy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda
oy mahpusluk mahpusluk
devamını gör...
disk'in 3800 liralık asgari ücret talebi
4000 olsa da bir önemi yoktur. tartışılması gerekenler enflasyon, alım gücü gibi asıl belirleyici unsurlardır. yüksek olması daha çok kaçak işçiye, suriyeliye, afgana yönlendirecektir işverenleri. yüksek olması da iyi bir şey olduğu anlamına gelmiyor.
devamını gör...
gün geçtikçe azalan şeyler
siyah saç taneciklerim. yavaş yavaş aklar düşüyor.
devamını gör...
en uzun entry
50000 sınırı garip geldi. en nihayetinde burası bir websitesi ve bir veritabanı var dolayısıyla maksimum karakter sayısının 2'nin üssü olması lazım. veritabanında varchar ya da text olarak alıyor olsalar 65535 karaktere kadar yazabiliyor olmamız gerekir. ne bu 50 bin? doğru mu yanlış mı? doğruysa niye doğru? test eder miyim? meh.
abi gerçek bir sosyal deney unsurusunuz ya. 41 kişi hiç okumadan beğenip portakallara soktunuz bu manasız tanımı tebrik ederim.
abi gerçek bir sosyal deney unsurusunuz ya. 41 kişi hiç okumadan beğenip portakallara soktunuz bu manasız tanımı tebrik ederim.
devamını gör...
giyotin
geçmişte fransızlar'ın uyguladığı idam metodu. idam düzeneğine yatırdıkları mahkumun kafasının altına büyük bir sepet konuluyor ve mahkumun kesilen kafası o sepete düşüyor. günümüzde suudiler'in uyguladığı gaddarlığı eskiden bunlar yaparmış.
devamını gör...
normal sözlük kullanım kılavuzu
konu başlıkları
yeni başlık nasıl açılır?
sözlük düğmeleri
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
yeni başlık nasıl açılır?
açmak istediğiniz başlığı arama kutusuna yazın, karşınıza çıkan editörü doldurun, voila! başlık hazır.
(benim hazırladığım sözlükte hedef kitlem bunu bilmiyordu, görüyorum ki burada da bilmeyenler var.).
sözlük düğmeleri
alttaki düğmeler
1 -> b: bold örnek
2 -> i: italik örnek
3 -> bkz: bakınız örnek: (bkz: bkz)
4 -> gbkz: muamma (ekşideki hede olsa gerek) gbkz
5 -> *: gizli bkz *
6 ->spoiler: malum
--! spoiler !--
örnek
--! spoiler !--
7 -> link: malum örnek
8 -> önizle: nasıl görüneceğine bak
9 -> gönder: ve yazılmamış kurallar neticesinde bir gece ansızın uçurul.
üstteki düğmeler
1 -> şimdi yaynla: hemen gönder
2 -> sabaha bırak: umalım da küfür olmasın. edit: küfür değilmiş :) sabah yayınlansın demekmiş. tek sorunsal ingilizlerin kastettiği sabah ise gece 12:00 dan sonra oluyor
3 ->taslak kaydet: burada dursun, daha düzenleyeceğim
4 -> yardım tiki: bu ne bilmiyorum.
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
1 -> tanımı olduğu gibi kaydedip, gösterirken küçük karakter yapıyorsunuz. bu ciddi performans sorunu demektir. ha eğer javascript ile client'da yapıyorsanız bu da belki olası güvenlik açığı anlamına gelebilir. madem küçük göstereceksiniz baştan küçük kaydedin her seferinde replace etmeyin. ha derseniz ki halen karar veremedik ne yapacağımıza nolur n'olmaz orijinal kaydı tutuyoruz; bence çok da şeyetmeyin.
bu madde ile alakalı edit: (bkz: allah büyük harfle başlasın seçeneği) sanırım bunu gerektiriyor
2 -> en azından bold italik için kısayol tanımı yapabilirsiniz ctlr+b vs..
3 -> çok fazla renk var, fontlar ve renkler zihin yorucu. unutmayın burası metinler üzerine kurulu bir site. okurken dikkat dağıtıcı diğer her şey yok olmalı. fontların kenarındaki kıvrımlar bile zihnimiz için ek külfet. renkleri söylemiyorum bile. bakarken gözlerim acıyor, yazarken oldukça rahatsız ediyor.
yeni başlık nasıl açılır?
sözlük düğmeleri
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
yeni başlık nasıl açılır?
açmak istediğiniz başlığı arama kutusuna yazın, karşınıza çıkan editörü doldurun, voila! başlık hazır.
(benim hazırladığım sözlükte hedef kitlem bunu bilmiyordu, görüyorum ki burada da bilmeyenler var.).
sözlük düğmeleri
alttaki düğmeler
1 -> b: bold örnek
2 -> i: italik örnek
3 -> bkz: bakınız örnek: (bkz: bkz)
4 -> gbkz: muamma (ekşideki hede olsa gerek) gbkz
5 -> *: gizli bkz *
6 ->spoiler: malum
--! spoiler !--
örnek
--! spoiler !--
7 -> link: malum örnek
8 -> önizle: nasıl görüneceğine bak
9 -> gönder: ve yazılmamış kurallar neticesinde bir gece ansızın uçurul.
üstteki düğmeler
1 -> şimdi yaynla: hemen gönder
2 -> sabaha bırak: umalım da küfür olmasın. edit: küfür değilmiş :) sabah yayınlansın demekmiş. tek sorunsal ingilizlerin kastettiği sabah ise gece 12:00 dan sonra oluyor
3 ->taslak kaydet: burada dursun, daha düzenleyeceğim
4 -> yardım tiki: bu ne bilmiyorum.
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
1 -> tanımı olduğu gibi kaydedip, gösterirken küçük karakter yapıyorsunuz. bu ciddi performans sorunu demektir. ha eğer javascript ile client'da yapıyorsanız bu da belki olası güvenlik açığı anlamına gelebilir. madem küçük göstereceksiniz baştan küçük kaydedin her seferinde replace etmeyin. ha derseniz ki halen karar veremedik ne yapacağımıza nolur n'olmaz orijinal kaydı tutuyoruz; bence çok da şeyetmeyin.
bu madde ile alakalı edit: (bkz: allah büyük harfle başlasın seçeneği) sanırım bunu gerektiriyor
2 -> en azından bold italik için kısayol tanımı yapabilirsiniz ctlr+b vs..
3 -> çok fazla renk var, fontlar ve renkler zihin yorucu. unutmayın burası metinler üzerine kurulu bir site. okurken dikkat dağıtıcı diğer her şey yok olmalı. fontların kenarındaki kıvrımlar bile zihnimiz için ek külfet. renkleri söylemiyorum bile. bakarken gözlerim acıyor, yazarken oldukça rahatsız ediyor.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
huni başıma
huni başıma
huni başımaysa
fes neremeydi, aklım karıştı biraz.
huni başıma
huni başımaysa
fes neremeydi, aklım karıştı biraz.
devamını gör...
orhan veli kanık
deli eder insanı bu dünya;
bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.
bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.
devamını gör...
yazarların gelecek yıldan beklentileri
aslında yıllar geçse de değişmeyen beklentilerdir. her yıl başı bu sene o sene deyip sene sonu bu ne lan dünün aynısı desem de aralık ayı gelince bir aydınlanma yaşıyorum. böyle biraz hüzün gibi ya da pişmanlık gibi bir his gelip oturuyor karşıma. hesap soruyor gibi. ağzımızın tadı kaçıyor her geçen gün beklenti mi kaldı? var bir iki kırıntı:
-almanca öğrenmeye çalış.
-yarım bıraktığın işleri tamamla.
-daha fazla yürü.
- denemekten vazgeçme.
-onlar öyle olabilir ama bu senin tercihin değil. sen sen olmaya devam et. çünkü bu senin tercihin. insanları anlamaya çalış değiştirmek için uğraşma, seni değiştirmeye çalışana da kızma ama değişme de.
- maça git.
- aylık okumaları çoğalt.
-almanca öğrenmeye çalış.
-yarım bıraktığın işleri tamamla.
-daha fazla yürü.
- denemekten vazgeçme.
-onlar öyle olabilir ama bu senin tercihin değil. sen sen olmaya devam et. çünkü bu senin tercihin. insanları anlamaya çalış değiştirmek için uğraşma, seni değiştirmeye çalışana da kızma ama değişme de.
- maça git.
- aylık okumaları çoğalt.
devamını gör...
kandil
arapça *qindïl
avize, mum, ışık anlamına gelir.
avize, mum, ışık anlamına gelir.
devamını gör...
geceye bir erkek yalanı bırak
doğruları varsa onu yazalım...
devamını gör...
saçma şarkı sözleri
ka kaka kakalin kakalin kamalya...
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
saçlarımdaki beyazları farkettiğim an.
devamını gör...
sevildiğini anlamanın yolları
kıyamaması...
söylediklerine değer vermesi...
sana baktığında gözlerinin içinin gülmesi...
yanına gelmek için sürekli sebep araması...
söylediklerine değer vermesi...
sana baktığında gözlerinin içinin gülmesi...
yanına gelmek için sürekli sebep araması...
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
