iorek byrnison (yazar)
takipçilerine pek tabii destek olan, okuduğum kadarıyla kafa yapısı ve düşüncelerini kendiminkilerle bağdaştırdığım, tatlı mı tatlı bir yazar olur kendileri.
devamını gör...
çerkes soykırımı
(bkz: karadeniz en çok bize karadır).
devamını gör...
sürekli aldatılsa da insanlara güvenen kişi
insanlara güvenmiyor insansız yaşayamıyordur. aynı hataya kaç kez düşebilir ki insan?
devamını gör...
herkesin anlattığı lise aşkı olayını yaşamamış insan
benim de dahil olduğum gruptur. fen lisesinde okuduğum için böyle şeylere vaktim olmadı hiç, eksikliğini de hissetmedim açıkçası
devamını gör...
bir psikiyatristin gizli defteri
dr. gary small ve gigi vorgan tarafından yazılmış kitaptır.
kitap dr. small'ın ağzından birinci tekil kişi anlatılmış. ki önsözde de kitabı deneyimlerinden aktardığı için bu anlatım biçimini seçtiğini, kitabın diğer yazarı olan eşinin okurların olayları ve olayların ardında yatan bilimi kavranması için kitabın yazımında önemli bir rol aldığını söylemiştir.*
kitapta gerçek hastaların yaşamları ve duygusal mücadeleleri, kurgusal mekanlar ve durumlar ile değiştirilerek mahremiyet perdesinin ardında aktarılmış. ve yazılış amacı yine yazarın ağzından "psikiyatriden korkanların korkularını yenmeleri ve yardım almalarını sağlamak" şeklinde özetlenebilir.
kitap dr. small'ın eğitiminin ilk yıllarından itibaren yaklaşık otuz yıllık deneyimleri sürecinde karşısına çıkan ilginç vakaları kapsıyor.
bedenin zihni bozması kadar, zihnin de bedeni hastalandırdığı dinamiğinin ve de psikolojik sorunların hem fiziksel hem de zihinsel açıklamalardan yola çıkarak konuşma-ilaç tedavileri ile sonlandırılması ya da düzenlenmesinin konu edinildiğini söyleyebiliriz.
psikoloji bilimi konusunda öğretici bir kitap olmasa da belirli bir bakış açısı kazanmamızı sağlaması ve de keyifli üslubu ile hoş vakit geçirmemizi sağlaması açısından okunabilir kitaplar arasındadır.
kitabın çevirisi duygu akın tarafından yapılmış, doğan kitap tarafından yayımlanmıştır.
kitabın adının satış kaygısıyla 'bir psikiyatristin gizli defteri/ en sıra dışı vakalar' şekline evrildiğini düşünüyorum. eğer öneri olmasaydı ben de tam tersine bu kitabı herhangi bir raftan alıp incelemez dolayısıyla da okumazdım. *
kitap dr. small'ın ağzından birinci tekil kişi anlatılmış. ki önsözde de kitabı deneyimlerinden aktardığı için bu anlatım biçimini seçtiğini, kitabın diğer yazarı olan eşinin okurların olayları ve olayların ardında yatan bilimi kavranması için kitabın yazımında önemli bir rol aldığını söylemiştir.*
kitapta gerçek hastaların yaşamları ve duygusal mücadeleleri, kurgusal mekanlar ve durumlar ile değiştirilerek mahremiyet perdesinin ardında aktarılmış. ve yazılış amacı yine yazarın ağzından "psikiyatriden korkanların korkularını yenmeleri ve yardım almalarını sağlamak" şeklinde özetlenebilir.
kitap dr. small'ın eğitiminin ilk yıllarından itibaren yaklaşık otuz yıllık deneyimleri sürecinde karşısına çıkan ilginç vakaları kapsıyor.
bedenin zihni bozması kadar, zihnin de bedeni hastalandırdığı dinamiğinin ve de psikolojik sorunların hem fiziksel hem de zihinsel açıklamalardan yola çıkarak konuşma-ilaç tedavileri ile sonlandırılması ya da düzenlenmesinin konu edinildiğini söyleyebiliriz.
psikoloji bilimi konusunda öğretici bir kitap olmasa da belirli bir bakış açısı kazanmamızı sağlaması ve de keyifli üslubu ile hoş vakit geçirmemizi sağlaması açısından okunabilir kitaplar arasındadır.
kitabın çevirisi duygu akın tarafından yapılmış, doğan kitap tarafından yayımlanmıştır.
kitabın adının satış kaygısıyla 'bir psikiyatristin gizli defteri/ en sıra dışı vakalar' şekline evrildiğini düşünüyorum. eğer öneri olmasaydı ben de tam tersine bu kitabı herhangi bir raftan alıp incelemez dolayısıyla da okumazdım. *
devamını gör...
okuduğun bölümle alakasız bir işte çalışmak
türkiye gerçeğidir.
devamını gör...
thedansözkiller
sözlükte sohbet edilesi nadir yazarlardan. tanımlarını okurken her anlamda eğleniyorum eğlendirirken de düşündürüyor tabi. hem de aynı renklere sevdalıyız daha ne olsun.
bol bol yazması dileğiyle.
bol bol yazması dileğiyle.
devamını gör...
kadınların kendilerini çok değerli hissetmesi
türkiye de mi? diye düşündüren başlık. öldürmeyin, dokunmayın da değer vermeseniz de olur.
devamını gör...
aamir khan
çok hızlı şekilde kilo alıp sonra yine hızlı bir şekilde kilo verip forma giren hintli aktör. 3 idiots filmi benim favorim.
devamını gör...
bilgin yoksa fikrin de olmasın
(bkz: sözlükteki yazarların ordinaryus profesör doktor olmaları)
(bkz: sözlüğe einstein gelse farkedilmez)
(bkz: sözlüğe einstein gelse farkedilmez)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
etrafimdakilere mutlu gibi gozukuyorum ama degilim..
devamını gör...
2053 sabahına uyandığında yazarların google'da arayacağı ilk şey
kafa sözlük yazardım. 1.nesil bir yazar* olarak sözlüğün en saygın kişilerinden olurum herhalde.
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
devamını gör...
borsa istanbul’un yüzde 10’luk kısmının katarlılara devri
ajanslara düşen habere göre gerçekleşen olaydır.
katar'lıların bu kadar ekonomimizin içinde olmasına da anlam yükleyemediğimdir.

kaynak
katar'lıların bu kadar ekonomimizin içinde olmasına da anlam yükleyemediğimdir.

kaynak
devamını gör...
aşının içinde çip yerine ne olmasını isterdin
ütopik bir soru.
sağlam bi kas gevşetici olsa fena olmazdı. muscoril olur. efenim işte adeleks olur. biraz da dideral lütfen...
sağlam bi kas gevşetici olsa fena olmazdı. muscoril olur. efenim işte adeleks olur. biraz da dideral lütfen...
devamını gör...
barış manço şarkılarında geçen etkileyici sözler
unutmak kolay demiştin, alışırsın demiştin
öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme
gözlerimde yaş, kalbimde sızı, unutmadım seni
unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni
öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme
gözlerimde yaş, kalbimde sızı, unutmadım seni
unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni
devamını gör...
how you doin'
gelmiş geçmiş en iyi ve en çok izlenen sitcomlardan biri olan friends dizisinin en sevdiğim ikinci karakteri olan aktör joey tribbiani’nin bolca kullandığı bir selamlama sözüdür.
söz tek başına çok etkili olmasa da joey’nin tonlaması ve bu söze eşlik eden samimi ve biraz şapşal gülümsemesi sözün derinliğini arttırmaktadır.
dizi türkiye’de yayınlanmaya başladığında ben harıl harıl ingilizce öğrenmekle meşguldüm. ve o zamanlar da büyük bir friends hayranı olduğum için sıklıkla joey’i taklit ederek bu sözü söylerdim.
nedense arkadaşlarım beni öğretmene şikayet ettiler. grammar nazisi olan öğretmenim beni karşısına alıp dedi ki:
“ ya how are you? ya da what are you doing? demen gerekir. yoksa tamamen yanlış bir cümle kurarsın ve bu gidişle de ingilizce öğrenemezsin.”
tabii ki öğretmeni değil joey’i dinledim ben. peki ne oldu? sonunda ingilizce öğretmeni oldum, ingilizce sınav teknikleri ile ilgili 9 kitaplık bir set yazdım, veliler öğrencilerini okudukları okuldan alıp benim çalıştığım okula yolluyorlar dil sınıfında okumaları için.
joey’e teşekkür ediyorum ve şevk kırıcı öğretmenime soruyorum: how you doin’.
söz tek başına çok etkili olmasa da joey’nin tonlaması ve bu söze eşlik eden samimi ve biraz şapşal gülümsemesi sözün derinliğini arttırmaktadır.
dizi türkiye’de yayınlanmaya başladığında ben harıl harıl ingilizce öğrenmekle meşguldüm. ve o zamanlar da büyük bir friends hayranı olduğum için sıklıkla joey’i taklit ederek bu sözü söylerdim.
nedense arkadaşlarım beni öğretmene şikayet ettiler. grammar nazisi olan öğretmenim beni karşısına alıp dedi ki:
“ ya how are you? ya da what are you doing? demen gerekir. yoksa tamamen yanlış bir cümle kurarsın ve bu gidişle de ingilizce öğrenemezsin.”
tabii ki öğretmeni değil joey’i dinledim ben. peki ne oldu? sonunda ingilizce öğretmeni oldum, ingilizce sınav teknikleri ile ilgili 9 kitaplık bir set yazdım, veliler öğrencilerini okudukları okuldan alıp benim çalıştığım okula yolluyorlar dil sınıfında okumaları için.
joey’e teşekkür ediyorum ve şevk kırıcı öğretmenime soruyorum: how you doin’.
devamını gör...
9 mayıs 2021 kafa sözlük radyocusunun müslümanlığı övmesi
losing my religion çalıyor arkadaşlar. program her dinden bahsetti sonunda ateistlerin sesi oldu....
tek sıkıntı, “yahudiler çakal bir millettir” cümlesinin kullanılmış olması. sizi dinleyen musevileri arkadaşların olabileceği ihtimalini atlamış olmanız.....
tek sıkıntı, “yahudiler çakal bir millettir” cümlesinin kullanılmış olması. sizi dinleyen musevileri arkadaşların olabileceği ihtimalini atlamış olmanız.....
devamını gör...
direkt samimileşen insan
sen hayırdır diyesim geliyor. nerden geliyor bu rahatlık çözebilmiş değilim. oldukça rahatsız, gergin hissetmeme neden oluyor bu durum. nezaket ve kişisel sınırlar diye bir durum var. oturup anlatmak istiyorum böylelerine.
devamını gör...




