201.
asker çocuğu olmaktır.
devamını gör...
202.
bazen dünyayı tanımak ve yorumlayabilmekten ileri gelir. dünyanın sevişemediğin yerleri hasretini çektiğin evinmiş gibi hissettirir, alacakları olsundur..
devamını gör...
203.
bu yüzden vuku bulur sürekli kaçma isteği
devamını gör...
204.
herkesin içten içe hissettiği ve de anlamlandıramadığı bir histir bu ait olamama duygusu. en rahat en konforlu evlerde yaşayıp en iyi yerlerde yemek yeseniz dahi bu hissiyat içten içe kemirir hepimizi. nedeni basittir esasında, bizler bu dünyaya ait varlıklar değiliz, burada sadece belli deneyimler yaşıyoruz ve de ortalama yaşam süresini geçirdikten sonra madde ile ilgili her ne varsa arkamızda bırakıp gidiyoruz ve yaşı olmayan bir varlığın bu kadar kısa sürede kendini bu kadar ağır şartlar içeren bir maddi küreye ait hissetmesi çok olanaklı olmuyor..
devamını gör...
205.
hiçbir yere ait olmadığımı hissetmem ile birlikte, yaşadığım hiçbir şeyin gerçek olmadığını da hissediyorum. 35 yıldır halüsinasyon görüyor ya da oyun oynuyor gibiyim. bir anda; "burada ne işim var?" sorusuyla, günlerce boşluğa düşebiliyorum. kafayı sıyırır cinsinden bir boşluk değil bahsettiğim, izahı güç benim için.
devamını gör...
206.
hepimiz kendimize aidiz. uzaklarda aramayın kendinize yerleşin.
devamını gör...
207.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
208.
dünyalı değilsiniz demekki.
devamını gör...
209.
ait olacağımız tek yerin mezarımız oluşu ve ölene kadar ait olduğumuz yeri bilemeyecek olmamız hayatın bir oyunu sanırım.
devamını gör...
210.
ben bunu galiba her yerde anlıyorum. öyle bir an oluyorki kendi ruhuma dahi diyorum. ben buraya ait değilim. ışte tam da bu yüzden, ait olduğum yeri arıyorum. ve bulduğum sonuçlar karşısında bir çaba icerisindeyim. şuan eğer bir aidiyet duygusunu hissettiğim an içime donup soruyorum.
ne diyeceksin şimdi?
cevap hep aynı. senin için bir önemi yok. zaten sen de aynı düşünüyorsun.
ıçime beraber el ele ait olmadığımız yerde bir tek kendimiz varmış gibi yürüyoruz.
sen de gel...
devamını gör...
211.
tek yaşamaya başlayınca geçecek, ayrı eve çıkınca geçecek, işe girince geçecek, sevip sevilince geçecek, bir yerlere demir atınca geçecek, kendi düzenimi kurunca, rutinime sadakatle bağlı olunca bu his er ya da geç geçecek diye çok çabaladım. her seferinde en başında başarılı olduğumu sandım. ama insan beynini kafasından çıkarıp birkaç günlüğüne mola veremiyor ya da tüm geçmişini camdan aşağı fırlatıp koşa koşa evden kaçamıyor.
bir uçağa bindiğinde, bir evden başkasına taşındığında, şehir değiştirdiğinde, ülke değiştirdiğinde, ayrıldığında, barıştığında.. tabak çanak kolisine bantlanmış küçük koliyle taşıyamıyor insan kendini.

zamanla bu hissin ne çevremle, ne onu saran dört duvarla, ne de kendi kendime bu hissi yok etme misyonu atadığım insanlarla alakalı olmadığını anladım. o insanların haberleri yoktu ama çok işleri vardı, mission impossible'a başlamışlardı benimle kesiştiklerinde. şimdi baktığımda "ne büyük haksızlık," diyorum. kimse kimseye yuva olma fikrinin ağırlığıyla ezilmek zorunda değil.

kısacası benim bu hissin sorumlusu. başlangıçta sebep ben değilsem de, bu hissi benimsemiş, kendime ait yapmışım. benden bir parça olmuş ait olmamak. ama herkes de illa bir şeylere ait olacak, bir gruba, bir eve, bir şehre veya bir insana aidiyet verip onlarla bir olacak diye bir şey yok. gerçekten güzel bir his olup olmadığı konusunda bile emin değilim artık. çünkü ne kadar görkemli gelse de, artık alışkanlığını kazandığım bu huzursuzluk daha tanıdık gelmeye başladı gözüme.
devamını gör...
212.
az ya da çok

yeniden dolaşır buldum kendimi. imgemle konuşuyorum, sessizliği öldürmesini bekliyorum.
-önce nefes al…

bir karıncayı gözlüyorum uzun zamandır...

birden gölgemi fark ediyorum
kendisinin olmayan bir şeyi sahipleniyor gölgem
kendi farkına varmakta zorlanıyor şüphesiz
sonra çok saçma bir şey oluyor, kendinden iğreniyor, suya atlıyor
başkaları için iğrenç bir yansı ama en çok kendisi için
bağışla beni gölgem
hiçbir şey normal değil, kimse için!

karınca öldü…

ben bir gün bir kupaydım, tutarsız ve de beceriksiz parmaklarımla kendimi tutup sarmaya çalıştım
anlamaya hazır değildim
yere düştüm
gerçek avucumda kaldı

karınca...

hiçbir gözeneğe sığmıyorum ne tuhaf
anları yükseltiyorum

tren saat kaçta kalkıyor?

ötenaziye karşı değilim, ilan ediyorum
sınıflara ayırıyorum kendimi, yasallaşıyorum. toplumlasallaşıyorum. genelleşiyorum. boğuluyorum. kendimi bulduğumu sandığım an tekrar kaybediyorum.
artık öz gibi hissetmiyorum. hiç kimse olamıyorum. ama hâlâ şaşırabiliyorum
oyunu doğru oynamalıyım!

ağır büküm, bedenimden çıktım.

uyruksuzum.
hiçbir temas noktam yok, hiçbir yere bağlı değilim
yalnızca ve yalnızca insan olduğumu hatırlayan bilincim ben, gerçeğim.

biletimi aldım mı?

sesimin mekanı,
le moulin...
dingin denge,
kendiliğinden uyum…
devamını gör...
213.
uzun süredir yaşadığım his. umarım bir gün kendimi bir yere, bir şehre ait hissederim.
bir söz var:
"ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum."
devamını gör...
214.
çok garip bir histir. yaşadığın zamana yabancı, yaşanılanlara yabancısındır. hiçbir eve hiçbir şehre hiç kimseye ait hissedemezsin. duygular yok olur bir anda. sonra kendini kandırırsın. bütün dallara tutunmaya çalışırsın. hayat seni kandırır. en sonunda zavallılığına ağlarsın. her şeyden kaçmak istersin, kimse seni bulamasın. yorulursun. yorgunsundur.
devamını gör...
215.
her yerden kacmak istemekle ayni sey
devamını gör...
216.
annem istemedi , babam istemedi bir ailem hiçbir zaman yoktu . hiç arkadaş edinemedim . ailem yok diye evlenip ailemi kendim kurayım istedim bir yere ait hissedebilmek için bu seferde eşimin ailesi istemedi . yani kocaman dünyada kendimi ait hissettiğim hiçbir çatı olmadı . sonunda anlıyorum ki bu dünyaya ait değilim .
devamını gör...
217.
böyle hissedenler yalnız değilmiş belli ki ama birbirimizi de pek bulabiliyor gibi görünmüyoruz..
belki de kök salmadan önce bir toplaşsak da yanlış hayatlarda heba etmesek kendimizi..
devamını gör...
218.
bir yere ait olmamak; kendini arayan, sorgulayan insanların yaşadığı duyguların en başındadır. ait olamadığını hissettiğin anda sorular başlar. o sorulara aradığın cevaplar başkaları için kendinden ne kadar ödün verdiğini farkettirir.
devamını gör...
219.
uzun zamandır hissettiğim duygu. nerede olmasam evim orası gibi hissediyorum ama oraya gittiğimde de oraya ait olmadığımı fark ediyorum.
devamını gör...
220.
ne zaman biteceğini merak ettiğim his.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hiçbir yere ait olamamak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim