hiçbir yere ait olamamak
başlık "yine ne yaptın cansu" tarafından 08.11.2020 11:50 tarihinde açılmıştır.
381.
ne iyi bi evlat .
ne iyi bir sevgili .
ne iyi bir arkadaş .
ne de hayırlı bir kul olabildim .
özür dilerim ..
ne iyi bir sevgili .
ne iyi bir arkadaş .
ne de hayırlı bir kul olabildim .
özür dilerim ..
devamını gör...
382.
yaşam, görünmez duvarların arasına hapsedilmiş, biz de mahkum olmuşuz. fakat o görünmez duvarları, elinden geldiğince yıkmaya da muktedir yaratıklarız. çekindiğimiz iki şey var sadece: yalnız kalmak ve dillere düşmek. evet farklı bir şey yaptığın için yalnız kalabilirsin; herkesin yaptığı şeyleri yapmadığın için uyumsuz diye afişe edilebilirsin, ama bunların hangisi senin kendini daha iyi hissetmenden kıymetli ki. hiçbiri. bırak istediklerini desinler, bırak yalnız kal. bir şekilde kendine kavuşursun.
devamını gör...
383.
merhaba ben "hiç bir yere ait olamayan kişilik tipi"

her ortamda bulunurum ve olmak istediğim yer değildir hiç biri. aidiyet konusunu bir kenara bırakacak olursak ben her yerde özgürce bulunmayı ve mekanla ortamla insanlarla ve diğer şeylerle bağ kurmamaktan yana olan biriyim. yaşa ve devam et yaşadığın her şey yeni olsun. hiç bir yerde hiç birinde hiç bir şeyde uzun süre takılıp kalma taraftarı değilim. bir yere ait olmak istemiyorum. ben mağazadaki bir ürün yada envanterdeki bir malzeme veya listelerdeki bir ad soyad değilim. herkesin saplanıp kaldığı yerde ben kök salacak değilim. bırakır giderim, gidemesem bile dahil olmamak benim için varlık mücadelesi haline gelir.
bir şeyleri tamamlamak istemiyorum, bir parçası olmak, bir şeye bağlılık göstermek, bunların hepsi benim için anlamsız kendimi tamamlamamışken neyin parçası olabilirim ki? kendimi bir arada tutamıyorken neye bağlanıp sadakat gösterebilirim ? hiç bir yere ait olamam ben koskoca dünyanın tek bir şehrine hapsolmak bana göre değil, milyarlarca kadın varken birine tutsak olmak bana göre değil, trilyon tür müzik varken ben sadece iron maiden dinleyecek değilim.
takım tutamam, politik olamam, akademiye bel bağlayamam, kendim düşünmediysem başka fikirlere inanıp bağlanamam. ben keşfetmeliyim, hiç bir yere ait olamayanlar kaşif olur, onlar gezgindir. çok gezen mi bilir çok okuyan mı? kaşifler gezmekten başka bir şey bilmezler. önce bu pencereden bakarlar aynı bahçeye sonra karşıya geçip diğer pencerelerden bakarlar manzaraya. kaşifler gezmeden neyin ne olduğunu asla bilemezler.
hiç bir yere ait olamayan, yani bir şeylerin tutsağı olmayan kişi, çok kesin ve net söylüyorum özgürdür.

her ortamda bulunurum ve olmak istediğim yer değildir hiç biri. aidiyet konusunu bir kenara bırakacak olursak ben her yerde özgürce bulunmayı ve mekanla ortamla insanlarla ve diğer şeylerle bağ kurmamaktan yana olan biriyim. yaşa ve devam et yaşadığın her şey yeni olsun. hiç bir yerde hiç birinde hiç bir şeyde uzun süre takılıp kalma taraftarı değilim. bir yere ait olmak istemiyorum. ben mağazadaki bir ürün yada envanterdeki bir malzeme veya listelerdeki bir ad soyad değilim. herkesin saplanıp kaldığı yerde ben kök salacak değilim. bırakır giderim, gidemesem bile dahil olmamak benim için varlık mücadelesi haline gelir.
bir şeyleri tamamlamak istemiyorum, bir parçası olmak, bir şeye bağlılık göstermek, bunların hepsi benim için anlamsız kendimi tamamlamamışken neyin parçası olabilirim ki? kendimi bir arada tutamıyorken neye bağlanıp sadakat gösterebilirim ? hiç bir yere ait olamam ben koskoca dünyanın tek bir şehrine hapsolmak bana göre değil, milyarlarca kadın varken birine tutsak olmak bana göre değil, trilyon tür müzik varken ben sadece iron maiden dinleyecek değilim.
takım tutamam, politik olamam, akademiye bel bağlayamam, kendim düşünmediysem başka fikirlere inanıp bağlanamam. ben keşfetmeliyim, hiç bir yere ait olamayanlar kaşif olur, onlar gezgindir. çok gezen mi bilir çok okuyan mı? kaşifler gezmekten başka bir şey bilmezler. önce bu pencereden bakarlar aynı bahçeye sonra karşıya geçip diğer pencerelerden bakarlar manzaraya. kaşifler gezmeden neyin ne olduğunu asla bilemezler.
hiç bir yere ait olamayan, yani bir şeylerin tutsağı olmayan kişi, çok kesin ve net söylüyorum özgürdür.
devamını gör...
384.
herkesle iyi anlaştığın, girdiğin ortama uyum sağladığın ama aynı zamanda o yerlerde ve zamanlarda tam anlamıyla huzurlu, rahat ve mutlu hissetmediğin an oluşan durum.
ait olmaktan çok ait hissettirilmekle bir alakası var bence
ait olmaktan çok ait hissettirilmekle bir alakası var bence
devamını gör...
385.
sürekli gurbettir.
devamını gör...
386.
heybesi omzunda, gözü kapıda,bir yere kök salamayan, seyir defteri mutlak açık göçebe ruhların deneyimlediği durum.
devamını gör...
387.
her yerde olmak isterken hiç bir yerde olamamak. en çokta ait olmak istemediğin yere benzemeye başlamak.
devamını gör...
388.
bilmem ki hangi şehir benim
bak hiç bir yerde yok değirmenim
gidene uzun süre gelir geri dedimse de
böylesine ekilmemiştim
çekingenim biraz tekin değil bu sokak
elim belim bağlanır
tokat gibi vurur yüzüme ,belirlenir bu savaş
anladım hiç sevilmemiştim!
bak hiç bir yerde yok değirmenim
gidene uzun süre gelir geri dedimse de
böylesine ekilmemiştim
çekingenim biraz tekin değil bu sokak
elim belim bağlanır
tokat gibi vurur yüzüme ,belirlenir bu savaş
anladım hiç sevilmemiştim!
devamını gör...
389.
şu an olduğum yere kendimi hiç ait hissetmiyorum fakat nereye gideceğimi bilmiyorum. bu his çok yoruyor. dipsiz bir kuyuda sürekli düşmek gibi.
devamını gör...
390.
ben bu çağa ait değilim.
devamını gör...
391.
özgürlük hissine yol açması gerekirken eksiklik hissine sebep olan durumdur
devamını gör...
392.
bir zamanlar bu hisse kapılırdım.
sonra neden ait olmak zorundayım ki? dedim. zaten ölüp gideceğiz. buraya ait değiliz.
o halde yaşamdan tat almaya bakmalıyız.
sonra neden ait olmak zorundayım ki? dedim. zaten ölüp gideceğiz. buraya ait değiliz.
o halde yaşamdan tat almaya bakmalıyız.
devamını gör...
393.
ne geriye dönebilirsin ne yeniliklere uzanabilirsin.
devamını gör...
394.
asla ait olamadım birine, bir şeye ya da bir yere. çok istedim ama hep doğama aykırı olduğunu fark ettim. galiba yalnız kalmam, yalnız bir hayat geçirmem lazım. aslında birini çok sevmek ve onunla her yere ait olmayı çok isterdim. benim gibi birini mesela…
devamını gör...
395.
genelde çevremdeki ve kendimde yaptığım gözlem şu şekilde. arkadaş ortamınız dağıldı ise, yeni bir şehire taşınıp ya da eski yaşadığınız şehire dönüp arkadaşlarınızdan bağınız kopmaya başladıysa ve hayatınızda kimse yoksa aidiyet duygusu geliştiremiyorsunuz. hele bir de buna yaptığınız işi sevmeme durumu eklenirse durum hepten kötü. bence biraz aktif olun yeni arkadaşlıklar kurun derim. kendinizi yalnızlaştırmayın sonu depresyonla biter.
devamını gör...
396.
insan bazan gitmeyi o kadar çok istiyor ki. bazan değil hatta, çoğu zaman... hiçbir yere yere ait olmadan, herhangi bir yerin sakini olarak kalmadan yaşayabilmenin hayaliyle. kalabalıklardan uzaklaşıp tenhalığa karışmak, kendini buluncaya kadar gitmek ve ışıktan karanlığa, izlerin bulunamayacak şekilde kaybolana dek uzaklaşmak. bir adet bitmeyen yol, belki mühim bir yol arkadaşı ve hiç dinmeyen müzikle beraber; kendince ve kendin olabildiğince. yolda olmak. çılgınca… öyle işte.
devamını gör...
397.
hem maddi hme manevi hiçbir yere ait değilim. iki şehir arasında kaldım biri beni tanımıyor diğerini de ben tanımıyorum. ama tanımadığıma gitmek zorundayim.
devamını gör...
398.
bir yer yerine birine ait olmak..nerede olursanız olun gerisi kolay..
devamını gör...
399.
ben bu hissi 18 yaşına kadar yaşadım. o yaşlar ergenliğin de vermiş olduğu psikolojik etkiyle de çok daha fazla ve yoğundu haliyle. sonra üniversitede okumaya memleketime gittim. * 4 sene boyunca yaşadığım şehirde* olanaklar çok daha iyi ve fazla olmasına rağmen, okuduğum şehirde o kadar mutlu ve huzurluydum ki. yani tarif edilemez. öğrencilik hayatımda inek olmama rağmen sosyal yaşamım da çok güzeldi. sonra üniversite bitti.... ben yaşadığım şehre döndüm. döndükten bir süre sonra o uyumsuzluk ve dışlanmışlık hissi tekrar ele geçirdi beni. şehri terk etmek için * bavulumu toplayıp evdekilere "ben gidiyorum" dedim. şaka değil. sokakta da yatsam gidiyorum. sonra babam durdu ve dedi ki "kızım sen manyak mısın?" ... öyleyim. evet. velhasıl işe girdim. en azından maddi bir birikimle giderim. çünkü bir kadın olarak * belli bir birikimin yoksa çok zor. tam ben belli bir birikim yapmaya başlayacağım.... çalıştığım ofis kapandı. işsiz kaldım. kadere gel. olmak istediğim şehirde de istihdam sıfır. iş yok. sanki tr'de çok iş imkanı varmış gibi orada hiç yok yani. ne yapabilirim düşündüm düşündüm durdum ve dedim ki "sen yüksek lisans yapmak istiyordun"... şu an ne mi yapıyorum? sırf ait hissettiğim yere kendi imkanlarımla daha rahat gidebilmek için ales ve yökdil çalışıyorum. o süre zarfında araştırma görevlisi olmak bazen ne kadar uzak görünse de bunun için ne gerekiyorsa vermeyi de göze aldım. ilk zamanlarda isyan etsem de, büyümüş olacağım ki, istediğin şeyi almanın basit olmadığını zor yoldan öğrendim. bunu yaşayarak öğrenmekten pişman değilim ama o psikolojik süreci rezalet bir şekilde geçirdiğimden de o şekilde bir bok olmayacağını, hayallerin durup beklemekle gerçekleşmeyeceğini acı bir yoldan da olsa öğrendim. özetle, imkanları biz yaratıyoruz. zor da olsa. bu yazıyı da umarım,,, lütfen,,,, birkaç ay sonra yüksek lisansı kazandığımı görüp duygulanarak okumak istediğim için yazıyorum. kendime not: umarım şu an istediğin yerde mutlusundur. ben seni her şekilde seviyorum..
devamını gör...
400.
insanın kendini keşfetme serüveni biraz da ait olduğu yer, kişi, topluluk, etkinlik artık ne olursa onu aramakla geçiyor zaten. dönem dönem ait olduğunu hissettiğin şeyler değişiyor yerine başka şeyler alıyor. bu dramatik bir şey değil aksine kişinin kendi benliğine yaklaşmasını sağlayan içsel bir yolculuk, varolmanın ışıltısı. durağanlıkta kendinle huzurluysan ait olduğun yer belki de orasıdır bilemem ama durağanlık beni hep sıkmıştır, değilsen de bunu keşfetmek için birinin iteklemesine gerek yok. dün ile bugünü birbirinden ayıracak ufacık da olsa bir şey bulmak lazım. körelmeyi değil büyümeyi seçince ait olduğun şeye ve kendine yaklaşıyorsun bence. gerçek aitlik hissi ise ölünce gerçekleşecek.
devamını gör...